Haber Analizhttps://www.haberanaliz.net GAZETEMİZ SUYA SABUNA DOKUNUR, BİR SOLUKTA OKUNUR... tr2021-03-08T16:09:38+03:00<![CDATA[Vakalar artarken Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’dan kritik 3 soru]]>https://www.haberanaliz.net/haber/vakalar-artarken-prof-dr-mehmet-ceyhandan-kritik-3-soru-130262bdf1bc7-36cf-4828-9b87-ad92d2268bf62021-03-07T21:57:00+03:00HABER MERKEZİ Vakalar artarken Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’dan kritik 3 soru

Vakalar artarken Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’dan kritik 3 soru

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, bu hafta uygulanmaya başlanan kademeli normalleşme önlemleri kapsamında birçok ilde kısıtlamaların gevşetilmesiyle ilgili değerlendirmede bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceyhan, “Görünen o ki, ne vatandaş, ne iş yerleri önerilere uymuyor. Ya uymalarını sağlayacağız, ya da İstanbul başta olmak üzere yeni vaka artışlarına hazırlıklı olacağız” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BU ŞEKİLDE SALGINI KONTROL ETMEK MÜMKÜN DEĞİL”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Lokal önlemlerle, seyahat kısıtlaması olmaksızın, salgını kontrol etmek mümkün değil” diyen Ceyhan, alınacak önlemlerin bütün yurtta aynı anda uygulanması gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>O SORULARI GÜNDEME TAŞIDI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ceyhan, risk durumu haritasına göre ‘çok yüksek riskli’ olarak tanımlanan şehirlerden daha az riskli olan kentlere olan trafiğe dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceyhan, bu kapsamda şu soruları gündeme getirdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">* Doğu Karadeniz’den her gün kaç kişi başka şehirlere gidiyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">* Turuncu Mersin ve Tarsus’tan kaç kişi öğlen sarı Adana’ya gidiyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">* Bunların ne kadarında mutasyonlu virüs var biliyor musunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İŞİMİZ ÖNCEKİ ARTIŞLARDAN DAHA ZOR OLACAK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ceyhan, şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">* Aşı tabi ki koruyucu ama bu kadar kısa sürece ve 18-60 yaş arasındaki sağlıklı kişilerde yapılan Faz 3 çalışma sonuçlarıyla yüzde 100 korunuyormuş gibi yaşamayın lütfen.</span></p><p><span style="font-size:18px">* Özetle; dünyada vakalar azalırken bizde artıyor. Böyle davranmaya devam edersek, virüs olumlu bir mutasyona uğramadıkça işimiz önceki artışlardan daha zor olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">SÖZCÜ GAZETESİ</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Prenses gitti...]]>https://www.haberanaliz.net/haber/prenses-gitti-13025e9ebe55d-c360-4858-8f7f-395264f33fec2021-03-07T21:55:00+03:00HABER MERKEZİ Prenses gitti...

Prenses gitti...

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tatil için Muğla'ya giden tasarımcı&nbsp;Aslı Yılmaztürk, kaldığı müstakil evde ocaktan sızan gazdan zehirlenerek vefat etti. Yakın arkadaşının ölüm haberini paylaşan Didem Soydan, Yılmaztürk'ün vefat etmeden önce kendisine Twitter'ı kapatmasını tavsiye ettiğini belirterek hesabını kapattı.&nbsp;Didem Soydan Twitter'dan yaptığı paylaşımda "Sektöre ilk girdiğimden beri tanıdığım, varlıkları ile güzellik katan insanlardan birinin ölüm haberini aldım. Prenses gitti. Bana bir tavsiyesi vardı bu mecra ile ilgili. Onu uygulama zamanı... Bye bye twitter" dedi.</span></p><h1><span style="font-size:18px">ASLI YILMAZTÜRK KİMDİR?</span></h1><p><span style="font-size:18px">34 yaşında vefat eden Aslı Yılmaztürk Artxdesign kurucusudur. Yılmaztürk, kreatif direktör olarak görev yapmaktaydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Robert Lisesi'ni bitiren Yılmaztürk sonra üniversitede ekonomi bölümünü kazandı. Görsel tasarım öğrenimi gördü. 2008'de AXD'yi bir blog olarak başlatan Yılmaztürk, 2015'de Artsxdesign'ı bir iş modeline dönüştürdü. (HABER MERKEZİ)&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">DUVAR GAZETESİ</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kadın hakları savunucusu Canan Arın Anne Klein Kadın Ödülü’nü aldı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kadin-haklari-savunucusu-canan-arin-anne-klein-kadin-odulunu-aldi-13024c7077888-4727-4fd9-9b59-e21081db585f2021-03-07T21:52:00+03:00HABER MERKEZİ Kadın hakları savunucusu Canan Arın Anne Klein Kadın Ödülü’nü aldı

Kadın hakları savunucusu Canan Arın Anne Klein Kadın Ödülü’nü aldı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin ilk bağımsız kadın sığınma evi Mor Çatı'nın kurucularından avukat Canan Arın kadın hakları alanında 40 yılı aşkın süredir yaptığı çalışmalarla tanınıyor. Arın, kadınların şiddetin olmadığı ve geleceklerini kendilerinin belirleyebileceği bir hayata sahip olmaları için verdiği mücadele nedeniyle 10. Anne Klein Kadın Ödülü’ne layık görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Online düzenlenen ödül töreninin açılış konuşmasını Heinrich Böll Vakfı Eş Başkanı Barbara Unmüßig yaptı. Pandemi koşullarının gerek iş hayatında gerekse ev içinde kadınların mevcut durumlarını daha da olumsuz etkilediğini belirten Unmüßig, bugün dünyanın her köşesinde kadınların işlerini erkeklere oranla daha fazla kaybettiğini ve ev içi şiddete daha yoğun maruz kaldıklarını vurguladı. Unmüßig, 1950-2011 yılları arasında yaşayan kadın hakları savunucusu, avukat Anne Klein adına verilen ödülün 2021 yılı sahibi olan Canan Arın’ın yaşamı boyunca bu alandaki çalışmalarını paylaştı. Arın'ın Türkiye’nin ilk kadın sığınma evi olan Mor Çatı’nın kurucuları arasında yer aldığını belirten Unmüßig, “Mor Çatı yıllardır şiddete maruz kalan kadın ve genç kızların ilk başvuru yeri oldu” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye'de kadınların ve LGBTI+'ların eşitsizlik ve baskıyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Unmüßig, kâğıt üzerinde haklar eşit görünse de uygulamanın aynı şekilde olmadığına dikkat çekti. Türkiye'nin 2012 yılında İstanbul Sözleşmesi'ni imzalayan ilk ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Unmüßig, sözleşmeden çekilme girişimlerini eleştirdi. "Türkiye’nin sözleşmeye taraf olması, Canan ve mücadele arkadaşlarının başarısıydı. Tıpkı şiddet konusunda medeni hukuk ve ceza hukukunda gerçekleştirilen reformlarda olduğu gibi" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Senin gibi cesur, korkusuz kadınlar, pek çok şeyi riske atarken aynı zamanda birer rol model, cesaret ve ilham kaynağı oldu" diyen Unmüßig, ödülü Arın'a vermekten dolayı mutluluk duyduklarını dile getirdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">‘FEMİNİST MÜCADELENİZE ÇOK ŞEY BORÇLUYUZ’</span></h2><p><span style="font-size:18px">Şair ve belgesel film yapımcısı Dilek Mayatürk de konuşmasında Canan Arın’ın kadın hakları savunucusu olarak yaptıklarını aktarırken mücadeleci, hak savunucusu kişiliğine vurgu yaptı. Düşlerin insanı harekete geçiren itici güç olduğunu belirten Mayatürk konuşmasında “Düşünceye, eyleme geçirilmeyen hayal, kadının kendi yarattığı ve sonunda içine hapsolduğu soyut duvarlar tehlikesi de taşır. Sevgili Canan Arın, siz hem düşlediniz, hem düşündünüz, hem de harekete geçtiniz. Tartışılmaz hukuk bilginize, feminist mücadelenize, kadınlar olarak çok şey borçluyuz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mayatürk, Mor Çatı’nın kadınların erkek şiddeti ve baskısından azade nefes alabilmeleri adına yaratılmış, içinde binlerce kadının olduğu çok büyük bir odayı çağrıştırdığını belirtti. Arın’ın binlerce kadının hayatına dokunduğunu ve onlara yaşam alanı sağladığını söyleyen&nbsp;Mayatürk, “Kendi devrimlerini yapabilmeleri için yüreklendirdiniz. Sözlerinizle ve dostluğunuzla ufuklarını genişlettiniz” dedi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">‘TARİH, KADINLARIN BİREY OLARAK KABUL EDİLME MÜCADELESİNİN HİKAYESİDİR’</span></h3><p><span style="font-size:18px">2021 Anne Klein Kadın Ödülü’nü Barbara Unmüßig’den alan Canan Arın teşekkür ederken “Bence bu ödüllerin anlamı ödülü alan ülkenin kadınlarına kadın hakları için savaşmaya devam edin, direnin, biz diğer ülkelerin kadınları sizi destekliyoruz, sizinle dayanışma içindeyiz’ mesajını vermesidir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihin kadınlar açısından tanımının “kadınların insan, birey olarak kabul edilme mücadelesinin hikâyesi” olduğunu belirten Arın çok sayıda kadının bugünkü konuma gelmek için verdiği mücadelede yaşamlarını kaybettiğini hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortaçağ'da bilge kadın oldukları için ateşe atılarak yakılan kadınlardan New York’taki 120 kadın işçinin daha iyi çalışma koşulları istedikleri için yakılarak öldürülmesine kadar tarihte birçok olay yaşandığını belirten Arın “adlarını sayamayacağımız ölçüde çok kadının mücadelesi sonucu buradayız” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’deki en güçlü muhalefeti kadınların yaptığını vurgulayan Canan Arın bu nedenle diğer muhalifler gibi baskıya maruz kaldıklarını söyledi. Yasaların fiilen uygulanmadığını, çocuk istismarının küçük yaşta evlilik ve çocuk doğurma, eğitimden mahrum bırakma ile arttığını, kadın cinayetlerinin politik ve sistematik olduğunu belirtti. Arın "Cinayet işleyenlerin cezaları sudan sebeplerle hafifletiliyor böylece kadın cinayetlerine yeşil ışık yakılıyor" dedi. Arın ödülünü, Türkiye ve dünyadaki ataerkilliğe, partiarkaya direnen bütün kadınlara armağan etti. (HABER MERKEZİ)</span></p><p><span style="font-size:18px">DUVAR GAZETESİ</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Beşiktaş borcunu açıkladı: 3 milyar 570 milyon 822 bin lira]]>https://www.haberanaliz.net/haber/besiktas-borcunu-acikladi-3-milyar-570-milyon-822-bin-lira-13023426c86d9-3de1-42ef-b979-b2ce46ff870a2021-03-07T21:49:00+03:00HABER MERKEZİ Beşiktaş borcunu açıkladı: 3 milyar 570 milyon 822 bin lira

Beşiktaş borcunu açıkladı: 3 milyar 570 milyon 822 bin lira

SPOR

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Beşiktaş Kulübünün olağan divan kurulu toplantısında, kulübünün borcunun 614 milyon 878 bin, Futbol Yatırımları AŞ'nin borcunun ise 2 milyar 955 milyon 943 bin olduğu bildirildi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[AKIL HASTANESİNE YATMASI GEKERENLER]]>https://www.haberanaliz.net/haber/akil-hastanesine-yatmasi-gekerenler-13022e2b0b63c-3810-4241-adea-35d18c4668202021-03-07T21:43:00+03:00HABER MERKEZİ AKIL HASTANESİNE YATMASI GEKERENLER

AKIL HASTANESİNE YATMASI GEKERENLER

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki’nin partisini ve kendisini hedef alan sözlerine yanıt verdi. AK Parti’nin iktidar olabilmek ve iktidarda kalabilmek için FETÖ ile PKK ile işbirliği yaptığını belirten Arık, “CHP’nin şeytanla işbirliği yapabileceğini söyleyenler önce aynaya baksın. Biz iktidar için şeytanla çuvala girmedik ama AK Parti iktidar olabilmek, iktidarda kalabilmek için şeytanla çuvala girdi” dedi. Arık, akıl sağlığı yerinde olan bir kişinin hiçbir tekrar tekrar kandırılmayacağını belirterek, “Akıl hastanesine yatması gerekenler FETÖ’nün, PKK’nın kandırdıklarıdır” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, katıldığı televizyon programında kendisini ve CHP’yi hedef alan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki’nin açıklamalarına yanıt verdi. Gittiği her toplantıda, katıldığı her programda yalan ve yanlışlar CHP’yi hedef alan Özhaseki’nin söylediği sözlere karşılık verilmesini hazmedemediğini ifade eden Arık, “İstiyorlar ki, her türlü yalanı söyleyelim, algı operasyonları yapalım ama hiç kimse de bize karşılık vermesin. Yok, böyle bir dünya, söylediğiniz her sözün karşılığı alacaksınız. Hem de öyle yalanlarla, masallarla değil salt gerçeklerle…” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ŞEYTANLA İŞBİRLİĞİ YAPAN AK PARTİ’DİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Özhaseki’nin “CHP’lilerin hepsinin akıl hastanesine yatması lazım” sözlerine karşılık veren Arık, meselenin sadece seçim kazanmak değil, demokrasiyi hazmetmek olduğunu ifade etti. CHP’nin Türkiye’ye demokrasiyi getiren parti olduğunu ifade eden Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bizim için millet iradesi kutsaldır. Milletimizin verdiği her karar bizim başımızın tacıdır. Onun için seçim kazanmak için ne terör örgütlerinden ne de sapıklardan medet ummadık”</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel seçimlerde Millet ittifakının başarısının tesadüf olmadığını belirten Arık, ilk seçimlerde Millet İttifakının zaferle çıkacağını belirtti. Bunun için tek güvencelerinin millet olduğunu ifade eden Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “CHP’nin şeytanla işbirliği yapabileceğini söyleyenler önce aynaya baksın. Biz iktidar için şeytanla çuvala girmedik ama AK Parti iktidar olabilmek, iktidarda kalabilmek için şeytanla çuvala girdi. Mesele seçim kaybetme meselesi değildir. Mesele demokrasiyi hazmetme meselesidir.Akıl hastanesi meselesine gelince akıl sağlığı yerinde olan insanlar her türlü terör örgütü tarafından tekrar ve tekrar kandırılmazlar. Eğer kandırılıyorlarsa akıl hastanesine yatması gereken onlardır. Akıl sağlığı yerinde olan hiç kimse kahraman Türk subaylarını teröristlerin gizli tanıklığı ile terörist ilan etmez. Akıl hastanesine yatması gereken biri varsa kahraman Türk subaylarını terörist diyenler, FETÖ yalanlarına Allah’a iman eder gibi inananlardır. Akıl sağlığı yerinde olan hiç kimse devletin kozmik odasını teröristlere teslim etmez. Akıl hastanesine yatması gerekenler devletin kozmik odasını teröristlere açanlardır.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kadınlar, toplumun ve ailenin direğidir]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kadinlar-toplumun-ve-ailenin-diregidir-1302131b6f417-68f0-45c0-9ede-69183d9ba7ee2021-03-07T21:39:00+03:00HABER MERKEZİ Kadınlar, toplumun ve ailenin direğidir

Kadınlar, toplumun ve ailenin direğidir

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayınladığı mesajında, kadınların her alanda eşitlik istediklerinin önemle altını çizerek, “Bugün görüyoruz: İş hayatından lise sıralarına kadar her yerde kadınlara yönelik eşitsizlikler ve hor görmeler yaşanıyor. Kadınlar, erkeklerin hizmetlileri değillerdir. Bunu herkesin kabul etmesi gerekir." ifadelerini kullandı.<br />KADIN HER ALANDA İLERLEMENİN ASLİ UNSURUDUR<br />Milletvekili Köksal, kadınların toplumun ve ailenin direği olduğunu belirterek, “Kadın, estetik bakış açısı ve sorgulayan tutumu ile her alanda ilerlemenin asli unsurudur. Bunu sadece bugün Batı medeniyetlerinde gördüğümüz gibi, Eski Türk Devletleri'nde de görüyoruz. Han ve hakan, devleti yönetirken önemli kararlarda hanımının onayını alıyordu. Pek üzerinde durulmasa da tasavvuf hayatında da kadınları görebiliyoruz. Buna en güzel örnek ilimizde yaşamış olan Sultan Divani Hazretleri'nin kızı Destina Hatun ile Arif Çelebi'nin kızı Güneş Hatun, Afyonkarahisar Mevlevihanesi'nde postnişlik yani yöneticilik makamında bulunmuştur.&nbsp; Böyle bir geleneğe sahip olan Türkiyemiz'de bugün durum içler acısıdır. Hemen her gün bir kadın, şiddet görerek öldürülmekte, ölmeyen kadın da şiddet gördüğünü korkudan söyleyememektedir. İşyerlerinde baskının en çok uygulandığı kesim yine kadınlardır.” dedi.<br />KADINLARIN YÖNETİMDE VE EKONOMİDE DAHA ÇOK YER BULMASI BOYNUMUZUN BORCUDUR<br />“Çalışan kadınlar, ev ve işyerinin yükünü omuzlarında hissederken; çalışamayan kadınlar ise ailelerine yük olduğunu düşünmekte ve psikolojik sorunlar yaşamaktadır.” diyen Köksal, “Kadının yönetimde ve ekonomide daha çok yer bulması boynumuzun borcudur. Bu bağlamda, ilimizdeki kadınların kooperatifler kurarak üretime katılması olumludur. Kadının hiçbir şekilde sömürülmediği, kadın ve erkeğin tam anlamıyla eşit olduğu bir Türkiye kuracağız, ülkemiz bu konuda dünyaya örnek olacak, bunun sözünü veriyoruz. Kadınların toplumdaki yerini erkeklerle aynı seviyeye çıkaran Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, her konuda olduğu gibi kadın hakları konusunda da rehberimizdir.” şeklinde konuştu.<br />KADINA ŞİDDET ERKEĞİN KENDİ AKLINA, HAYSİYETİNE ŞİDDETTİR<br />Milletvekili Köksal, kadına şiddetin aslında erkeğin kendi aklına, kendi haysiyetine şiddeti olduğunu dile getirerek, "Neredeyse her gün kadına şiddet haberleri okuyoruz. Son iki yıla ait kadın cinayetlerine ilişkin rakamlar ürkütücü bir tabloyu ortaya çıkarıyor. Bu kapsamda 2019 yılı raporuna göre 2019'da işlenen 474 kadın cinayetinden 115'i şüpheli olarak kayıtlara geçmiş ve suçluları bulunamamıştır. 2019 yılında öldürülen 474 kadının 152’sinin kim tarafından öldürüldüğü tespit edilemedi. 134’ü evli oldukları erkek, 25’i eski eşi, 51’i birlikte olduğu erkek, 8’i eskiden birlikte olduğu erkek, 29’u amcası, eniştesi gibi akrabalık ilişkileriyle bağlı olduğu kişiler, 15’i babası, 13’ü kardeşi, 25’i oğlu, komşusu, çocuğuyla aynı okulda veli olan kişi gibi tanıdığı kişiler, 3’ü de tanımadığı kişiler tarafından öldürüldü. 2020 Cinsiyet Eşitliği Raporu’nda Türkiye 153 ülke arasında 130. Sırada yer almaktadır. 2020 yılında 269 kadın öldürüldü 152 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Tüm kadınlarımızla dayanışma içinde olacağımızı bir kez daha hatırlıyorum.” diye konuştu.<br />KADINI BİR BİREY OLARAK DEĞİL, SADECE EŞ YA DA ANNE<br />OLARAK GÖREN BİR ZİHNİYETLE KARŞI KARŞIYAYIZ<br />Türkiye'de kadınların birçok sorun yaşadıklarının önemle altını çizen Köksal, "Maalesef Türkiye'de kadınlarımız şiddete maruz kalıyorlar. Cinayete kurban gidiyorlar. Ülkemizde hala; en temel hakkı olan yaşam hakkı ellerinden alınıp cinayetlere kurban giden kadınlarımızı, eğitim hakkı yarıda kesilerek çocuk yaşta evlendirilen çocuk gelinlerimizi, iş bulamayan yada çaresizlikten merdiven altı firmada iş güvencesinden yoksun olarak çalıştırılan kadınlarımızı, tarlada ırgatlık yapan yevmiye ile çalışıp çocuklarını okutmak için mücadele eden kadınlarımızı, her gün terör belasına eşi veya oğlu şehit olan kadınlarımızı eşit işe eşit ücret alamayan kadınlarımızı, ekonomik bağımsızlığı olmadığı için şiddete katlanmak zorunda kalan kadınlarımızı, ihtiyaçları olan hizmetlere dahi ulaşamayan engelli kadınlarımızı, unutmadık unutmayacağız ve unutanlara da her daim hatırlatacağız. Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin sağlanması için yeterli ve etkin mücadelede bulunmayan AKP iktidarı döneminde ne yazık ki kadınların toplumsal, sosyal ve iş yaşamından uzaklaştırılmaya çalışıldığını görüyoruz. Kadını bir birey olarak değil sadece eş ya da anne olarak gören bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bu duygu ve düşüncelerle bütün kadınlarımızın, emeklerinin karşılığını aldığı, kadına şiddetin son bulduğu, kadının bir nesne olarak görülmediği, aksine baştacı edildiği günlerin geleceğine inanarak kadınlarımızın bu özel günlerini kutluyorum.” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KADINLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ KARANLIĞIN PANZEHRİDİR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kadinlarin-ozgurlugu-karanligin-panzehridir-13020e69383ac-7baa-4501-bbc9-cbeb09e02f982021-03-07T21:36:00+03:00HABER MERKEZİ KADINLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ KARANLIĞIN PANZEHRİDİR

KADINLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ KARANLIĞIN PANZEHRİDİR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kadınların ayrımcılık, baskı ve şiddet içeren uygulamalarla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Antmen “ Adil, özgür, eşit ve barışının sürekli kılındığı bir Türkiye ancak kadınla erkeğin eşit olduğu bir sistemle mümkündür. Bu yüzden de Akp kendi iktidarını pekiştirmek için en başta kadınları ve İstanbul Sözleşmesini hedef alıyor. Çünkü saray anlayışı, kadınların ayağa kalkınca iktidarlarının son bulacağını çok iyi biliyor.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Antmen’in açıklamalarında öne çıkanlar şu şekilde;</span></p><p><span style="font-size:18px">AKP İKTİDARINDA KADINA ŞİDDET ARTTI</span></p><p><span style="font-size:18px">“Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet son 18 yılda görülmemiş şekilde arttı. Son 18 yılda kadına yönelik şiddet yüzde bin 400 yani, 14 kat arttı. Akp döneminde 20 binden fazla kadın cinayete kurban gitti. Kadınlara olan sözlü, fiziksel ve ruhsal şiddet toplumsal tüm katmanlarda normalleştirildi. İktidarın eril dili de bunu meşrulaştırdı. Çünkü kadına şiddet bireysel değil, politiktir.”</span></p><p><span style="font-size:18px">CUMHURİYET EN BAŞTA BİR KADIN DEVRİMİDİR</span></p><p><span style="font-size:18px">“Cumhuriyet; çağdaşlık, eşitlik, özgürlük ve büyük bir düşünce devrimi ile kadın ve erkeği eşit kıldı. Cumhuriyet; sosyal, ekonomik ve siyasal hayatta kadınların önünü açarak katılımını desteklemiştir. O dönemde yapılan en büyük devrim bir anlamda “kadın devrimidir”&nbsp; Bugün biz de Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı bu devrimi “kadınlarla devrim” diyerek kararlılıkla sürdürmeliyiz. İstanbul Sözleşmesine saldıranlara karşı bu sözleşmeye daha çok sahip çıkmalıyız. İlk seçimlerde de kadınları ötekileştirmeye, dışlamaya, sosyal ve siyasal hayatın dışında tutmaya çalışan iktidarı kadınlar sayesinde gönderecek ve kadın-erkek eşitliğini her alanda kuran bir Türkiye inşa edeceğiz.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Çeyrek asırlık havalimanı hayali suya düştü]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ceyrek-asirlik-havalimani-hayali-suya-dustu-13019dc95c3cb-acbd-441b-ab23-e4f70f8bc0492021-03-07T21:30:00+03:00HABER MERKEZİ Çeyrek asırlık havalimanı hayali suya düştü

Çeyrek asırlık havalimanı hayali suya düştü

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Önerge sahibi Gürer ise AKP iktidarları döneminde Niğde’ye her gelen Bakan’ın havaalanı sözü verdiğini hatırlatarak, “Madem bu proje 20 yıl önce tasfiye edildi ve yeni bir havaalanı projesi yoktu, Niğdelileri neden 18 yıl boyunca kandırdılar. Daha 3 yıl önce Başbakan olarak Niğde’ye gelen Binali Yıldırım, ‘1yıl içinde Niğde’ye havaalanı yapılacak’ sözü vermişti. Aradan 3 yıl geçtikten sonra Ulaştırma Bakanı AKP’nin ağzındaki baklayı çıkardı ve ‘Niğde’ye havaalanı yok’ dedi. Meğer hepsi yalan söylemiş, Niğdelileri fena kandırmışlar ” diyerek tepkisini dile getirdi.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GÜRER, ÇEYREK ASIR ÖNCE TEMELİ ATILAN HAVAALANINI, TBMM GÜNDEMİNE TAŞIDI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 25 yıl önce temeli atılan ve 18 yıllık AKP iktidarları döneminde, Niğde’ye gelen başbakan ve bakanların sürekli söz verdiği havaalanı projesinin akıbetini, soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>VERİLEN SÖZLER BOŞ ÇIKTI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, “Niğde ilinde 1996 yılında temeli atılan, 2018 seçimleri öncesi dönemin Başbakanı ve bakanlarının ödenek çıkardık havaalanı yapıyoruz diye Niğde’de nutuk attığı Niğde Havaalanı inşaat alanında tabela dışında bekçi kulübesi dahi boş durmaktadır” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GÜRER’İN SORULARI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili &nbsp;Ömer Fethi Gürer, “2021 yılı bütçesinden Niğde havaalanı yapımı için ne kadar kaynak ayrılmıştır?&nbsp;Niğde Havaalanının ne zaman tamamlanması düşünülmektedir?&nbsp;1996 yılından bugüne Niğde Havaalanı için bütçeden ya da valilikten ne kadar yatırım harcaması yapılmıştır?&nbsp;Son beş yılda merkezi yönetimden Niğde Havaalanı için herhangi bir nedenle yapılan harcama var mıdır? Tutar ne kadardır?” şeklindeki sorularına da yanıt verilmesini istedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YILLAR ÖNCE PROJE TASFİYE EDİLMİŞ!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer’in önergesini yanıtlayan Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu,&nbsp;"Niğde Havalimanı Altyapı İnşaatı&nbsp;işi, Niğde Valiliğince 1996 yılında 260 milyar TL keşif bedeli üzerinden yüzde&nbsp;9,20 tenzilatla ihale edilmiş ve yapımına başlanılmıştır. Yüzde 35 mertebesinde ilerleme sağlanmış ancak Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının 2001 yılında yayınladığı genelge ile başlanmış stol havalimanı&nbsp;yatırımları tasfiye edilmiştir” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BAKAN’IN İTİRAFI: NİĞDE’YE HAVAALANI YOK…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Karaismailoğlu, “Diğer taraftan; yeni bir havalimanının yapımı, fizibilite etüt çalışması ve yolcu potansiyel analizine göre uygun olduğunun tespiti halinde yatırım programına teklif edilebilmektedir” şeklinde açıklama yaparak, Niğde’ye günümüz itibariyle herhangi yeni bir havaalanı projesinin olmadığını da net bir şekilde itiraf etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HAYALLER SUYA DÜŞTÜ…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Önerge sahibi CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise önergesine Bakan Karaismailoğlu’nun verdiği yanıttan Niğde’nin havaalanı hayalinin suya düştüğünün anlaşıldığını belirtti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BİNALİ YILDIRIM,&nbsp;NİĞDE’YE 4 KEZ HAVAALANI SÖZÜ VERDİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">AKP iktidarının 18 yıldır Niğdelileri havaalanı konusunda da kandırdığını ifade eden &nbsp;Ömer Fethi Gürer, “Niğde’ye ne zaman bir başbakan, bir bakan gelse hep havaalanı sözü verdi. Binali Yıldırım 2 kez bakanken, 2kez de başbakanken Niğde’ye geldi ve her seferinde Niğde’ye havaalanı yapılacağını açıkladı. Son olarak 13 Ocak 2018’de geldiği Niğde’de ‘Bugün CHP Niğde'de uçak maketi uçurmuş. Onlar ancak maket uçurur. CHP boş konuşuyor. Biz neyi söz verdiysek mutlaka yaparız.&nbsp;30 havalimanını yapan, dünyanın en büyük havalimanını İstanbul'da yapan AK Parti, Niğde'ye, Bor'a mı havalimanı yapmayacak? Elbette ki bu yarım kalan havalimanını da biz yapacağız, hizmete açacağız” şeklinde açıklama yapmıştı. Ancak aradan 3 yıl geçti tek bir çivi dahi çakılmadı. Ardından 5 Haziran 2018’de Niğde’ye gelen dönemin Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan&nbsp;Niğde Havalimanı projesinde&nbsp;sona gelindiğini, yatırım programına alınıp,&nbsp;yapımına başlanacağını söylemişti” hatırlatmasında bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>50 BİN TL’LİK ÖDENEK NE OLDU?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı tarihlerde AK Parti’nin Niğde milletvekilleri tarafından&nbsp;“Niğde Havalimanı Fizibilite Etüd Projesi’nin yapımına 2018 yılında başlanacağı&nbsp;ve yılı içerisinde&nbsp;bitirileceği ifade edilerek, “Niğde Havalimanı Fizibilite Etüd projesi yapımı için 50 Bin TL ödenek konuldu” şeklinde açıklamalar yapıldığını anımsatan Gürer, “ Havaalanı konusunda Niğdelileri bir kez daha umutlandırmışlardı. 2015 yılının haziran ve kasım aylarında yapılan genel seçimlerden önce ise Niğde’deki billboardları havaalanı resimleri süslüyordu. Ne yazık ki tüm bunlar büyük bir yalanmış. AKP’nin son Ulaştırma Bakanı ağzındaki baklayı çıkardı ve Niğde’ye havaalanı yapılmayacağını net bir şekilde ifade etti” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HAVALANININ&nbsp;BEKÇİSİ&nbsp;BİLE EMEKLİ OLDU, KULÜBE BOŞ KALDI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bor ilçesinde 25 yıl önce dikilen “Niğde Havaalanı İnşaatı” tabelasının önünde açıklama yapan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Burada dönemin başbakanı tarafından 1996 yılında havaalanı temeli atıldığında bir bekçi atanmış ve bir de bekçi kulübesi yapılmıştı. Aradan geçen süre zarfından buraya atanan bekçi emekli oldu. Kulübe ise boş kaldı. Bekçi yaşıyor, tabela yerinde duruyor” diyerek tepkilerini dile getirdi.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kadının her alanda maruz kaldığı şiddet, patolojik bir hal almış, çığrından çıkmıştır]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kadinin-her-alanda-maruz-kaldigi-siddet-patolojik-bir-hal-almis-cigrindan-cikmistir-130182b14aa76-63e8-47a1-96a2-d495b8b4c7912021-03-07T21:23:00+03:00HABER MERKEZİ Kadının her alanda maruz kaldığı şiddet, patolojik bir hal almış, çığrından çıkmıştır

Kadının her alanda maruz kaldığı şiddet, patolojik bir hal almış, çığrından çıkmıştır

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Demokrat Parti olarak En milli ve birincil meselemiz; son yıllarda hızla artan şiddet ve taciz olaylarına son verecek düzenlemelerin vakit kaybetmeden TBMM'de gerekli değişikliklerinin teklifini yapmak ve hayata geçirilmesinin takipçisi olacağız.&nbsp;<br />&nbsp;<br />“Kadınlarımızın sorunlarını, kadınlarımızın kendileri için yapacağı<br />düzenlemelerle çözmeyi arzuluyoruz”<br />&nbsp;<br />Kadın hak ve hürriyetlerinin, kadının toplumsal yapı içindeki durumunun bu halde olmasının belki de en büyük nedeni; kadınların hak ve hürriyetleri, sorunları için düzenleme yapanların, erkekler olmasıdır. Elbette bu açıdan bakıldığında, siyasi temsilde eşitliğin sağlanması, kadınlar hakkında yine kadınların bir takım düzenlemeler yapabiliyor olması, “kendileri ile alakalı meselelere kendilerinin bakış açısı”nın sisteme yansıması önemlidir.<br />&nbsp;<br />Demokrat Parti İktidarında Kadınların, siyasetten başlayarak, toplumun tüm kademelerinde eşit biçimde yer almasına engel olan, dolaylı ve doğrudan tüm normların değişmesini sağlayacak düzenlemeler yapılacak ve zaman geçirilmeden hayata geçirilmesi Sağlanacaktır.&nbsp;<br />&nbsp;<br />Tüm bu tespit ve temennilerle, başta Türk Kadınları olmak üzere tüm Dünya Kadınlarının Kadınlar Günü’nü tebrik ediyorum.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kadınlarımızı kaybetmediğimiz ve onlara güvenli bir yaşam alanı verdiğimiz gün kutlanmalıdır]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kadinlarimizi-kaybetmedigimiz-ve-onlara-guvenli-bir-yasam-alani-verdigimiz-gun-kutlanmalidir-130170c43e023-11d1-4379-b84e-41c4ea2576482021-03-07T21:15:00+03:00HABER MERKEZİ Kadınlarımızı kaybetmediğimiz ve onlara güvenli bir yaşam alanı verdiğimiz gün kutlanmalıdır

Kadınlarımızı kaybetmediğimiz ve onlara güvenli bir yaşam alanı verdiğimiz gün kutlanmalıdır

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kadınlar için, tamamen kadınlar düşünülerek yapılan ve kadınların hayatını etkileyen en büyük yasa değişikliğinin hangisi olduğunu biliyor musunuz?<br />5 Aralık 1934 yılında, Atatürk sayesinde gerçekleşen Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı Verilmesi Yasası. Bu yasanın yürürlüğe girmesi üzerinden 87 yıl geçti. Peki bu 87 yılın son 10 yılında neler oldu?<br />Son 10 yılda kadınlara uygulanan psikolojik, ekonomik ve fiziksel şiddet katlanarak büyüdü. Kadın cinayetleri son 10 yılda 3 kat arttı! Kadın katilleri, tacizcileri ve tecavüzcüleri korunarak topluma tekrar salıverildi.<br />Bu yüzden kaç kadını kaybettik?<br />Sadece 2020 yılında 436 kadın maalesef hayatını kaybetti.<br />Peki kadınlar için, kadınlar düşünülerek yapılan ve kadınların hayatını etkileyen bir sözleşme olduğunu biliyor musunuz?<br />2014 yılının Ağustos ayında yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi'nin dört temel ilkesi; kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının korunması, suçların kovuşturulması, suçluların gerekli yaptırımlarla cezalandırılmasıdır.<br />İstanbul Sözleşmesi'nin kadınların elinden alınması demek, kadın cinayetlerine göz yummaya devam etmek demek. Kadınların toplumdaki rolünü indirgemek, kadını ayrıştırmak, kadını hiçe saymak ve hatta kadın varlığından korkmak demektir!<br />Kadınların nefes alabilmeleri, hayata karışabilmeleri ve korkusuzca yaşayabilmeleri için yasaların düzenlenmesi, cezaların artırılması ve kadınları koruyan İstanbul Sözleşmesi'nin devamlılığının sağlanması gereklidir!<br />Ben, Demokrat Parti'nin bir üyesi , Demokrat Parti Balıkesir İl Başkanı hatta ve hatta Balıkesir'in ilk kadın il başkanı olabilme hakkını, Atatürk'ün kadınlara açtığı yol sayesinde kazandım! &nbsp;İstanbul Sözleşmesi'nin açacağı yol sayesinde yaşayabilecek ve hayatın bir parçası olabilecek kadınları bir düşünün.</span></p><p><span style="font-size:18px">8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınlarımızı kaybetmediğimiz ve onlara güvenli bir yaşam alanı verdiğimiz gün kutlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6045190bb25d1.jpg" style="height:386px; width:286px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Demokrat Parti İl Başkanı&nbsp;<br />Işın GÜMÜŞYAY</strong> &nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[YALÇINKAYA KADINLARA KARANFİL DAĞITTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yalcinkaya-kadinlara-karanfil-dagitti-1301687e1e426-1751-493d-9a92-e70f8f22d2142021-03-07T18:06:00+03:00HABER MERKEZİ YALÇINKAYA KADINLARA KARANFİL DAĞITTI

YALÇINKAYA KADINLARA KARANFİL DAĞITTI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Akçakale Belediye Başkanı Mehmet Yalçınkaya ilçedeki kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü karanfil dağıtarak kutladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Yalçınkaya beraberinde AK Parti Akçakale İlçe Teşkilat Başkanı Mehmet Maskan ile AK Parti Akçakale Kadın Kolları Başkanlığı’nı ziyaret etti. Burada kadınlarla sohbet edip öneri ve taleplerini dinleyen Başkan Yalçınkaya Kadınlar Günü’nü kutlayıp karanfil dağıttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ardından ilçenin cadde, sokak ve parkları gezerek kadınları ziyareteden Başkan Yalçınkaya tek tek karanfil dağıtıp kadınların günlerini kutladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ALLAH BAŞKANIMIZDAN RAZI OLSUN”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Yalçınkaya ve beraberindekilere teşekkür eden kadınlardan DelleÇatanak“Allah razı olsun onunla gurur duyuyoruz. İlçede birçok projeye imza attı. İlçeye hizmet etme noktasında aralıksız çalışıyor. Bugünde bizleri ziyaret etti, bizlere karanfil dağıttı. Allah ondan razı olsun” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BAŞKAN YALÇINKAYA: KADINLAR TOPLUMUN EN ÖNEMLİ DİNAMİKLERİ </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kadınların toplumun en önemli dinamik ve unsurları olduğunu belirten Başkan Yalçınkaya da şu sözlerle Kadınlar Günü’nü kutladı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bütün hanım kardeşlerimizin kadınlar gününü canı gönülden kutluyoruz. Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Cumhuriyet tarihinde kadına en fazla değer veren bir siyasi liderdir. Hareketinde her zaman kadınlar ön safta yer almıştır. Bunu partinin yönetiminde, ticari hayatta, siyasi hayatta, her alanda kadına öncelik AK Parti tarafından verilmiştir. Ankara’da kadınlar kongresinin, büyük kongrenin tarihi 8 Mart olarak kabul edildi. O şekilde yapacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadınlar toplumun en önemli dinamikleri, en önemli unsurları… Kadının kutsal kitabımızda da, dinimizde de çok büyük yeri var. Onun için biz kadını gerçekten inanarak bir obje olarak istismar ederek değil kadını gerçek manada hak ettiği yerde bir anne, bir eş, toplumun çok önemli bir ferdi olarak kabul ediyoruz. Bugünü hakkıyla ve layıkıyla kutlamaya çalışıyoruz. Bu vesileyle Kadınlar Günü’nü kutluyor; bütün toplumumuza, bütün hanım kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyorum.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ALTAY KIŞLASI İÇERİSİNDE ALTYAPI VE ASFALT ÇALIŞMASI DA YAPACAĞIZ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/altay-kislasi-icerisinde-altyapi-ve-asfalt-calismasi-da-yapacagiz-13015ed763b60-d326-45a5-be10-a0d2e69965d52021-03-07T18:04:00+03:00HABER MERKEZİ ALTAY KIŞLASI İÇERİSİNDE ALTYAPI VE ASFALT ÇALIŞMASI DA YAPACAĞIZ

ALTAY KIŞLASI İÇERİSİNDE ALTYAPI VE ASFALT ÇALIŞMASI DA YAPACAĞIZ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ÇALIŞMALARIMIZ HIZLI BİR ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışmaların çok hızlı bir şeklide ilerlediğini belirten Müteahhit firma yetkilisi Bekir Arguvan çalışmalar hakkında Başkan Gürkan’a bilgiler aktardı. Arguvan, “ Şu anda inşaatımızda iki blokumuzun kaba inşaatı bitmiş durumda. Birinci blokta duvar, ince işleriyle birlikte elektrik ve tesisatımızı tamamladık. İkinci blokta duvar işlemleriyle birlikte çatı işlemleri de devam etmekte” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALTAY KIŞLASI İÇERİSİNDE 5 BLOK İNŞAAT YAPIYORUZ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışmaların hızlı bir şekilde ilerlemesinden son derece memnun olduğunu belirten Başkan Gürkan ise yaptığı açıklamada, “Altay Kışlası içerisinde sosyal tesis diye tabir ettiğimiz subaylarımızın misafir hanesinin inşaatıyla birlikte Er gazinosu ve idari bina olarak iki binamızın da inşaatı devam ediyor. Bu çalışmaları Büyükşehir Belediyesi olarak ilgili müellif firmalarla birlikte güzel bir şekilde yürütüyoruz. Altay Kışlası içerisinde aldığımız bin 100 dönüme karşılık kışla içerisinde 5 blok inşaat yapıyoruz. Ayrıca Altay Kışlası'nın içerisindeki sıcak asfalt ve istinat duvarları iş ve işlemleri yine Büyükşehir Belediyemiz tarafından yapılıyor. MASKİ Genel Müdürlüğümüz Su ve kanalizasyonla ilgili eksiklikleri ve hatlarının yenilenmesi için gerekli çalışmaları başlattılar.&nbsp; İnşallah Beyler Deresi'nden çıkarttığımız suyu hem Altay Kışlası'na hem de bu bölgedeki diğer yerleşim birimlerine ve sanayi sitemize verilmesi noktasında çalışmalarımız devam ediyor. İlgili müellif firmanın çalışmalarını hızlı bir şekilde sürdürüyor. İnşaatların kalitesi ve niteliği anlamında bizim belirlediğimiz standartlara uyduklarını gördük. Kontrol mühendislerimiz tarafından da sürekli kontrolleri gerçekleştiriliyor. Verilen zaman içerisinde inşaatlarımızı bitirerek askerlerimize sunmayı ve aldığımız yer içerisinde sanayi sitesinin planlarını yaparak ilgili paydaşlarımızla görüşüp bir an evvel aktif hale gelmesi için yoğun bir şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz” şeklinde konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bıçakçı Han kapılarını Kadın Emeği Sergi ve Satış Pazarı ile açıyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bicakci-han-kapilarini-kadin-emegi-sergi-ve-satis-pazari-ile-aciyor-13014ad7ccb8d-c742-460d-89f2-c7fd16d01f612021-03-07T18:01:00+03:00HABER MERKEZİ Bıçakçı Han kapılarını Kadın Emeği Sergi ve Satış Pazarı ile açıyor

Bıçakçı Han kapılarını Kadın Emeği Sergi ve Satış Pazarı ile açıyor

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İzmir Büyükşehir Belediyesi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü etkinlikleri kapsamında Basmane’deki tarihi Bıçakçı Han’da 8-9 Mart tarihlerinde tarımsal kalkınma kooperatifleri ile üretici kadın kooperatiflerinin katılımıyla Kadın Emeği Sergi ve Satış Pazarı’nı açıyor. Büyükşehir’in 2020 yılının Ekim ayında satın alarak yeniden kent yaşamına kazandırdığı Bıçakçı Han, üreten emekçi kadınların kurduğu stantlarla ve tarihi Basmane bölgesinin kültürel özelliklerini yansıtan ürün ve atölye çalışmalarıyla ilk misafirlerini karşılayacak.<br /><br />8 Mart’ın üreten, direnen kadınlarının tarihe iz bıraktığı çok önemli bir gün olduğunu söyleyen İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “İzmir bir kadın şehri. Bu şehirde kadınlar topluma öncülük ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu öncü rolü daha da güçlendirmek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Kadının ekonomik yaşama kazandırılması için Büyükşehir olarak kadınlara pozitif ayrımcılık yaptığımızı söylemeliyim. Kırsal kalkınma projelerimiz ve üretici pazarları başta olmak üzere tarım politikalarında kadın üreticilere öncelik veriyoruz. Meslek Fabrikası ve İzmir’in ilçelerinde yaygınlaştırdığımız Masal Evleri’nde kadın istihdamı öncelikli kurslar düzenliyoruz. Kadın Emeği Sergi ve Satış Pazarı da bu düşüncenin ürünü. Hayatın her alanında gerçek bir eşitliğin sağlanması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.<br /><br /><strong>Başkan Soyer açılışını yapacak</strong><br />Pandemi önlemleri alınarak açılacak Kadın Emeği Sergi ve Satış Pazarı 8 Mart Pazartesi saat 11.00’de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in açılış konuşmasıyla başlayacak. 32 kooperatifin standının bulunacağı Bıçakçı Han’da tarihi Basmane bölgesinin kültürel özelliklerini yansıtan ürünler ve atölye çalışmaları da olacak. Bölgede bulunan müzik aletleri üreticilerinin uygulamalı sergi ile katılacağı etkinlikte Halil İbrahim Efendi tarafından 1930 yılında kurulan ve o zamandan bugüne üç kuşaktır Basmane'de faaliyetini sürdüren ÖZTAT tatlıcısı da yer alacak. Bıçakçı Han’da iki gün boyunca Öznur Korkmaz’ın solist olarak katıldığı İzmir Büyükşehir Belediyesi THM Orkestrası, Belediye Pop Orkestrası ve Kadın Ritim Topluluğu Gösterisi ile Emir Sultan Mahallesi kadınlar ının ritim gösterisi de olacak. 9 Mart Salı günü ise 10.00-19.00 arası stantlar açık olacak.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Adalet, eşitlik, demokrasi, denge ve güç için BİRLİK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/adalet-esitlik-demokrasi-denge-ve-guc-icin-birlik-130136c466a7c-3492-467d-9509-8dc263dc55f92021-03-07T17:55:00+03:00HABER MERKEZİ Adalet, eşitlik, demokrasi, denge ve güç için BİRLİK

Adalet, eşitlik, demokrasi, denge ve güç için BİRLİK

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İzmir Köy-Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer’i Kemeraltı’ndaki birlik ofisinde ziyaret eden CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesi bir kadın başkan olarak kente kattığı değerler, önemli işler, üreticiye sağladıkları destekler için Soyer’e teşekkür etti. Köy-Koop hakkında bilgi alan Beko, bu önemli üst birliğin çalışmalarının tarladaki çiftçinin en iyi ürünü üretip, en iyi şekilde satmasına yönelik çalışmalarını taktir ve tebrik etti.<br /><br />BEKO: ÜRETİCİYİ GÜÇLENDİRECEK TEŞVİKLER YAPILMALI<br /><br />Kooperatifçiliğin çiftçinin örgütlenme biçimi olduğunu söyleyen CHP’li Beko, “Pandemi ile birlikte tarımsal üretimin, çiftçinin değerini iyice anladık. Çiftçinin güçlenmesi için kooperatif çatısı altında birleşmesi ve sizin başkanlığını yaptığınız Köy-Koop gibi birliklerle sesini duyurması çok önemli. Bu nedenle üreticinin sesi olduğunuz, onun adına gerekli pazarlığı yaptığınız, ihracat için yolunu açtığınız için onlar adına çok teşekkür ediyorum. Tarımda politikaların değişmesi, üreticinin güçlenmesi, üretimi bıraktırmaya yönelik değil devam ettirmeye yönelik teşviklerin yapılması, köylünün köyünde kalmasını sağlayacak teşviklerin verilmesi şart. Biz iktidara geldiğimizde bunların hepsinin yol haritası hazır ve çok başarılı bir şekilde ülkemizde tarımı şaha kaldıracağız. Sizlerin de destekleriyle üreticimiz karar alıcıların, yanlış politikaların kurbanı olmayacak. Ulu önderimiz Atatürk’ün dediği gibi köylü milletin efendisi olacak” dedi.<br /><br />SOYER: HER ORTAĞIN SÖZ HAKKI EŞİTTİR<br /><br />Birlik hakkında bilgi veren İzmir Köy-Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer, Köy-Koop’un kooperatiflerin bir araya gelerek oluşturduğu kurumlar arası bir üst birlik olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Biz kooperatiflerin ürünlerinin daha iyi üretilmesi, aralarındaki iletişimin sağlanması, ürünlerinin pazarlanması konularında çalışıyoruz. 1965 yılında Türkiye’de ilk mandalina ihracatını yapan kooperatif Ulamış Tarımsal Kalkınma Kooperatifimizdir. Bunu Köy-Koop sayesinde yapmıştır. İzmir Köy-Koop’un hikayesi 1960’larda Mahmut Türkmenoğlu’yla başlıyor. Resmi kuruluşunu 1971’de tamamlıyor ve Ankara’da genel merkezi kuruyorlar. Genel merkez Türkiye’deki diğer Köy-Koop birlikleriyle kuruluyor.&nbsp; Bu çok özel özerk bir yapı çünkü biz kendi öz sermayelerimizle kurulan kooperatifleriz. Her ortak sermayesini 5’te koysa bin de koysa seçimlerde 1 oya sahiptir. Söz hakkımız eşittir.”<br /><br />YEREL YÖNETİMLERLE ÜRETİCİNİN İŞ BİRLİĞİNİ SAĞLIYORUZ<br /><br />Kooperatifçiliğin bilhassa küçük olan üreticinin bir araya gelip güç oluşturmasında en demokratik zemin olduğuna vurgu yapan İzmir Köy-Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer, “Biz küçük üreticilerin bir araya gelerek kurduğu kooperatiflerin birliğiyiz. Pazarlamasındaki kabiliyetlerini arttırıyoruz, bakanlıkla olan ilişkilerdeki desteklemeleri biz sağlıyoruz. Aynı zamanda yerel yönetimlerin kooperatiflerle 4734 Sayılı Yasa’daki maddelere dayandırdığı, bakanlığın verdiği yetkiyle alışveriş ve iş birliklerini biz düzenliyoruz. Bizim çatımız altındaki 104 kooperatif üreten kooperatiftir. Kooperatifler yasa gereği birliğe üye olmaya mecbur değil ama bir çatı altında buluşmak kaçınılmaz oluyor. Mesela İzmir Büyükşehir Belediyesi bir toplantı yapacak, kooperatiflerle bir proje geliştirecek. Binlerce üretici ile görüşmüyor. 20 bine yakın üreticisi, 104 kooperatifi olan İzmir Köy-Koop Birliği ile görüşüyor ya da yine binlerce üreticisi olan Arıcılar Birliği ile… Bizim İzmir’in 4 bölgesinden 7 tane yönetim kurulu üyemiz var. Bölgelerindeki her şeyi bize aktarıyorlar. Birlik bakanlığın da verdiği yetkiyle yerel yönetimlerle üreticinin iş birliğini sağlıyor” açıklamalarını yaptı.<br /><br />DENGEYİ SAĞLAYAMADIK VE ŞU AN HASTAYIZ!<br /><br />Pandemi ile birlikte toprağın, üretimin öneminin arttığına değinen Soyer, “Bu memlekette önce toprağın ne kadar kıymetli olduğunun ve kimin sahip çıktığının bilinmesi lazım. İzmir’in farkı kırsaldaki yaşamın devam ediyor olması. Bugün Ödemiş’te üretim yapan aynı zamanda çocuğunu da okutabilen, sağlığa da ulaşabilen üretici var. Ülkenin kalkınmasında payını alabilen kırsalda yaşayan insanlar var. İzmir bunu o kadar güzel halledebiliyor ki, yüzde 45’lere yakın bir kırsal hayattan bahsediyoruz. İdeal bu. İstanbul’a bakıyorsunuz bütün memleket akın etmiş durumda ve biz İstanbul’u doyurmaya çalışıyoruz. Kar İstanbul’a yağar, trafik İstanbul’da sıkışır. Bir ülkenin bütün sorunlarını, kalkınmasını, payını bölüştürmemiz lazım eşit oranda. Zaten adalet ve denge şifa getirirmiş. Dengeyi sağlamadığınız zaman hastalanıyorsunuz. Şu an hastayız” dedi.<br /><br />KADININ DAHA ÇOK SÖZ HAKKININ OLMASI GEREK<br /><br />8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesi tarım sektöründe kadınların yaşadıkları çaresizlikler ve sorunlara da değinen Soyer, “Tarımda, kırsal alanda kadının güçlendirilmesi için yoksulluk, eğitim, sağlık, tarımsal üretim, girişimcilik, pazarlama, sosyal güvenlik gibi konularda sorunların çözülmesi için Köy-Koop'un ilk kadın genel başkanlığını yapmış bir kadın olarak sorumluluğum olduğunu düşünüyorum. Bu konuda da yazılı olarak gerekli Bakanlıklara hazırladığımız çalışmalarımız, taleplerimiz var. Çok hızlı, yerinde eğitim talebimiz var; bu eğitimlerle verimli doğru üretim, kadının güçlenmesine yönelik pazarlama çalışmaları, üretimin devamlılığı ve sosyal hakların sağlanması gibi konuları aktarmayı planlıyoruz. İdealim kadının tarımda söz hakkının daha çok olması. Yönetim masalarında kadınların varlığının artması çok önemli. Bunu eşitlik için arttırmak isterim. Hayatın her alanında toplumsal cinsiyet eşitliği olmasını savunuyorum. Kooperatif yönetimine seçime girdiğimizde salonda yüzlerce kooperatif ortağı erkek ve biz üç delege kadındık. İdealim; o salondaki dengenin kurulması. Kadının ürettiği ürünün nasıl pazarlanacağı ve nasıl üretileceği ile ilgili alınan bir kararda söz sahibi olmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ASKİ’DE ÜÇÜNCÜ TOPLANTI MAMAKLI MUHTARLARLA YAPILDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/askide-ucuncu-toplanti-mamakli-muhtarlarla-yapildi-130123473710c-afc9-44ee-8d0f-9ab35c2d8a692021-03-07T17:51:00+03:00HABER MERKEZİ ASKİ’DE ÜÇÜNCÜ TOPLANTI MAMAKLI MUHTARLARLA YAPILDI

ASKİ’DE ÜÇÜNCÜ TOPLANTI MAMAKLI MUHTARLARLA YAPILDI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan&nbsp;<strong>“muhtarlarla buluşma”</strong>&nbsp;toplantıları hız kesmeden devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp; Başkent’in yıllardır çözülemeyen içme suyu ve altyapı sorunlarını çözüme kavuşturmak amacıyla ortak akıl ilkesi doğrultusunda muhtarlara görüşmelerini sürdüren ASKİ Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, Çankaya ve Gölbaşı ilçelerinden sonra Mamak ilçesi muhtarlarıyla bir araya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MAMAK-GÖLBAŞI İÇME SUYU HATTI YAPIMI BAŞLADI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp; “ASKİ Muhtarlarla Buluşuyor”&nbsp;</strong>toplantılarıyla mahallelerin altyapı eksikliklerini ve talepleri birinci ağızdan dinleyen ASKİ Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, Mamak ilçesinde başlayan altyapı yatırımları hakkında bilgi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp; Öztürk, toplantıda 650 bin kişiye hizmet verecek olan 26 kilometre uzunluğundaki Mamak-Gölbaşı İçme Suyu Hattı’nın yapım çalışmalarının başladığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KURAKLIK UYARISI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>ASKİ Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, Ankara 1. Bölge Su ve Kanal İşletme Dairesi Başkanı Yılmaz Şengül, Su inşaat Dairesi Başkanı Gülay Aslan, Abone İşleri Dairesi Başkanı Tarık Kaplan, Kanal İnşaat Dairesi Başkanı Oğuz Alsancak ile ASKİ Mamak Bölge Müdürü Suat Durukan’ın da katıldığı toplantıda, Mamaklı muhtarların sorun ve talepleri tek tek dinlenerek çözüm önerileri masaya yatırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Toplantıda iklim değişikliğine bağlı yaşanan kuraklığın su kaynaklarını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Öztürk, Başkent’te suyun tasarruflu kullanılması konusunda uyarılarda bulunarak muhtarlardan destek istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÖZTÜRK: “İLÇENİN ALTYAPISINA ADETA NEŞTER VURDUK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Nüfusu 670 bine yaklaşan Mamak’ın alt ve üstyapısının yıllarca ihmal edildiğini, çarpık yapılaşmanın ortaya çıkardığı gecekondulaşmanın en yoğun görüldüğü ilçelerden biri olduğunu vurgulayan ASKİ Genel Müdürü Erdoğan Öztürk, ilçede sık sık yaşanan sel ve su baskınlarıyla gündeme geldiğini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İlçenin altyapısına adeta neşter vurduk. Mamak’ın yağmur suyu ve atık su hatlarını birbirinden ayırmak için imalat çalışmaları yaptık. Yoğun yağışlarda su baskınlarının yaşandığı binalar ve sokak içleri için 4 bin 100 metre yağmur suyu hattı döşedik. Haftada bir patlak veren içme suyu hatlarına da müdahale ederek, kısa sürede 133 bin 934 metre içme suyu hattı imalatını tamamladık. İlçede toplamda 21 bin 140 metre atık su hattı ile 14 bin 640 metre yağmur suyu hattı yaptık.” &nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HATİP ÇAYI TEMİZLENDİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp; Senelerdir el sürülmeyen Hatip Çayı’nın Şahap Gürler, Yeşilbayır, Üreğil ve Lalahan Mahallelerinin şehir içinden akan bölümlerinde temizlik yapıldığını söyleyen Öztürk, şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Toplamda 11 bin 960 metreküp dere temizliği yaptık. 4 bin 151 küçük hazneli ızgara imalatı ile 16 bin 988 ızgara temizliği ve 705 bin 170 metre de atık su ve yağmur suyu hat temizliği gerçekleştirdik. Mamak’ta yapılan TOKİ projelerinin hizmete girmesi için su temini ve kanalizasyon deşarjı çalışmalarını hızla tamamladık. Mamak Belediyesinin önündeki su yığılmalarının önüne geçen imalatlar yaptık. Ankara’yı altyapısı güçlü, musluklarından pırıl pırıl ve kesintisiz su akan, atık suları çevre ve insan sağlığına zarar vermeyen, insanları mutlu ve huzurlu bir kent yapmak için birlikte çalışacağız.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÖNCELİK ATIK VE YAĞMUR SUYU HATLARININ AYRIŞTIRILMASI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp; Ankara’nın en büyük sorunlarından birinin atık su hatları ile yağmur suyu hatlarının ayrıştırılmaması olduğuna dikkat çeken Öztürk,&nbsp;<strong>“Kuvvetli yağışlarda yağmura teslim olan semtler görüyoruz. Bunlar Başkent’e yakışmayan görüntüler. Önceliğimiz bu hatların ayrıştırılması. Bu yönde tespitlerimizi yapıyoruz. Ayrıştırma işlemi zaman alacak ama bir şekilde çözmemiz lazım”&nbsp;</strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; ASKİ’li yetkilileri dinleyen ve çözüm önerileri konusunda fikir alışverişinde bulunan Mamaklı muhtarlar ise görüş ve önerilerini şu sözlerle dile getirdiler:&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">-Ali Kahraman (Ege Mahallesi Muhtarı):&nbsp;<strong>“ASKİ Mamak Bölge Müdürümüz ve birim şeflerimiz bize çok yakınlar. Ayrıca ilk kez ASKİ Genel Müdürü nezdinde bir toplantı yapılıyor. Bunun için sizi ve ekibinizi tebrik ediyorum.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Ekrem Yalçınkaya (Derbent Mahallesi Muhtarı):<strong>&nbsp;“ASKİ ekipleri adeta 112 ile yarışıyor ve sorunları hızla çözüyorlar.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Satılmış Çakır (Peyamisefa Muhtarı): “<strong>ASKİ, 355 Sokak’taki sıkıntımızı giderdi, çok teşekkür ediyoruz. 336 Sokak’taki sıkıntı da inşallah çözülecek.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Çiğdem Sarıtaş (Cengizhan Mahallesi Muhtarı):&nbsp;<strong>“ASKİ Bölge Müdürlüğü çok özverili çalışıyor. Bize sadece bir telefon kadar uzaktalar. Kendilerini 7 gün 24 saat arayabiliyoruz ve her zaman anında müdahale ediyorlar. Böylece temiz su patlağında su boşa akmamış oluyor, kanal patlağında da daha fazla zarar görmeden olaya müdahale etmiş oluyorlar. Sadece yağmur suyu hatlarına daha fazla önem verilirse su tahliyelerinde rahatlamış oluruz.” &nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Sevgi Özüçeşli (Gülveren Mahallesi Muhtarı):&nbsp;<strong>“Çalışmalarınızdan çok memnunum ancak gecekondudan modern yapılara geçilirken kanal bağlantılarında sıkıntılar yaşanıyor. Bir binanın kanalını diğer binaya bağlayan müteahhitlerden dolayı zaman zaman taşmalar oluyor. Bunların da önlenmesi gerek.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Ahmet Halat (Kayaş Mahallesi Muhtarı):&nbsp;<strong>“ASKİ bir sıkıntımız olduğunda anında hizmet veriyor. Keşke her kurum ASKİ gibi olsa.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Murat Kaymakçı (Balkiraz Mahallesi Muhtarı):&nbsp;<strong>“Başkanımız Mansur Yavaş’a ve çalışma arkadaşlarına Ankara’ya verdikleri hizmetlerden dolayı çok teşekkür ediyorum. Mamak Caddesi’nde kot farkından dolayı tepme yaşanıyor. Bu soruna da el atılırsa Ankara’ya güzel hizmet edilmiş olacak.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Fazlı Dinçdemir (Mehtap Mahallesi Muhtarı): “<strong>139 Sokağımızın yağmur suyu kanalı yoktu orası yapıldı. Vatandaşlarımız çok mağdurdu, yağmur yağdığında gündüz kadınlar, gece de erkekler evlerine su basmasın diye kum torbalarıyla bekliyordu. O sorunumuz çözüldü çok teşekkür ederiz.”</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Büyükşehir, İklim Değişikliği Planı hazırlıyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/buyuksehir-iklim-degisikligi-plani-hazirliyor-13011991d98e0-eb1e-4c26-8851-9101bddfe8172021-03-07T17:48:00+03:00HABER MERKEZİ Büyükşehir, İklim Değişikliği Planı hazırlıyor

Büyükşehir, İklim Değişikliği Planı hazırlıyor

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanmakta olan İklim Değişikliği Eylem Planı çalışmaları kapsamında “Balıkesir Yerel İklim Değişikliği Eylem Planı Çalıştayı” gerçekleştirilecek. 9 Mart Salı günü saat 10.30 ile 17.00 saatleri arasında çevrimiçi olarak yayınlanacak çalıştayda; “Küresel İklim Değişikliği ve Kentler”, “İklim Değişirken Endüstri Gelişir mi”, “İklim Değişikliğinde Sağlık Sektörünün Uyumu”, “İklim Değişikliği-Hava Kirliliği”, “İklim Değişikliği Senaryoları Altında Sulama Barajlarının Sürdürülebilirliğinin İrdelenmesi” gibi konu başlıkları uzmanları tarafından ele alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YOUTUBE HESABINDAN TAKİP EDİLEBİLECEK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ), İstanbul Teknik Üniversitesi, Balıkesir Kent Konseyi, Balıkesir Üniversitesi, UCLG-MEWA’nın işbirliğinde gerçekleştirilecek olan çalıştay, Büyükşehir Belediyesi’nin YouTube hesabından takip edilebilecek. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı ve UCLG-MEWA Çevre Komitesi Başkanı Yücel Yılmaz’ın da açılış konuşması yapacağı çalıştaya katılım için başvurular ise&nbsp;<a href="http://basvuru.balikesir.bel.tr/" target="_blank">http://basvuru.balikesir.bel.tr</a>&nbsp;adresinden yapılacak.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ERDEMLİ DEMOKRAT PARTİNİN KAPISI KAPALI AYLIK KİRASI ÖDENMEDİĞİ ORTAYA ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/erdemli-demokrat-partinin-kapisi-kapali-aylik-kirasi-odenmedigi-ortaya-cikti-1301005c24fe5-f99e-42cb-88d6-9dbc0d2d45772021-03-07T13:13:00+03:00HABER MERKEZİ ERDEMLİ DEMOKRAT PARTİNİN KAPISI KAPALI AYLIK KİRASI ÖDENMEDİĞİ ORTAYA ÇIKTI

ERDEMLİ DEMOKRAT PARTİNİN KAPISI KAPALI AYLIK KİRASI ÖDENMEDİĞİ ORTAYA ÇIKTI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ANKARA-&nbsp; </strong>Mersin Demokrat Partinin süresi uzutalmıyan İl başkanı HÜSEYİN KARAGÖZ, “partiye musallat olan ve İyi partide dikiş tutturamamış kişilerin atamalarının gerçekleştirilmesinden sonra ben il başkanı Olarak olayın farkına varıp görevden el çektirmeme rağmen genel merkez sessiz kaldı. &nbsp;Erdemli ilçesine defaten resmi yazı yazdım, Farklı zamanlarda 18 ayrı telefon görüşmesi yaptım, acele davranmasını istedim, ancak ilçe başkanı ataması yapılan şahsın işi ağırdan alıp önemsemediğini görünce, durumu genel merkeze rapor nhalinde iletim görevden aldığımı bildirdim. Yerine atama da yaptım. Bu arada bugün öğreniyorum ki, halen 3 ay olmuş mal sahibine kirada olan hizmet binamız için beş kuruş ödeme yapmamış. Adam kendisine her telefon açtığında ise ya cenazedeyim, ya toplantıdayım, sonra görüşürüz diyerek oyalamış ve 3 aylık kira bedeli olan 3 bin lirayı şu ana kadar ödememiş” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hüseyin Karagöz, diğer taraftan, henüz 6 Oacakta ataması yapılan ve kendisine tebliğat yaparak evraklarını getir dediğimiz ve bir türlü getirmeyen Hasan Şıhman, yönetimini belirleyip, genel merkeze sunamamış, ardından da oluşturduğunu iddia ettiği yönetimin listesini ve resmi evraklarını adliye ve STK müdürlüğüne de vermemiştir. Fakat buna rağmen ben ilçe başkanıyım, ben görevime devam ediyorum havası yaratmaktadır. Böyle bir olay yoktur. Kağıt üstünde herkes ilçe başkanlığı yapar. İcraat lazımdır. İcraatlarıda yoktur. Tek bir üye kaydı yapmadığı gibi, şahsın kendisi ve beraber hareket ettiğini söylediği, yönetimine aldığı kişilerde partinin üyesi değildir. Kısacası kendisi bile resmiyetde üye değildir. Böyle bir ilçe başkanlığı olur mu? Bina sürekli kapalı, kendisini bir çuval bayrak ve flama verdik, hizmet yerini süsle dedik onu bile yapamadı. Üstelik gidip gelerek 8 ayrı zamanda tutanak tuttuğumuz ve tespit yaptığımız binayı hiç açmıyor. Tüm bunları genel merkeze bildirdik işlem yapmıyorlar. Sadece siz zaten görevden aldınız, birde yasal süreleri doldu, zaten hükmü şahsiyetleri kalmadı, münfesih durumdalar demekle yetiniyorlar. Böyle lakayıt çalışma olur mu?. ÜSTELİK BEN, İL BAŞKANI OLARAK&nbsp; AYNI DURUMDA OLAN DİĞER İLÇELERİDE VAKTİYLE ALIP, YERLERİNE, O TARİHTE YENİ ATAMA YAPMIŞIM, EVRAKLARIDA SİZE VERİYORUM” dedi.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Hüseyin Karagöz Erdemli ilçesine yazdığı resmi tebliğatları sundu (Aşağıda)</span></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6044e01a53d55.jpg" style="height:1280px; width:1125px" /></span></strong></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6044e03df4120.jpg" style="height:1594px; width:1101px" /></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Partinin kirada olan hizmet binasının görünümü.(Aşağıda)</span></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6044e0aa5768e.jpg" style="height:561px; width:898px" /></span></strong></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Genelgeyle kanunun verdiği hak kaldırılamaz]]>https://www.haberanaliz.net/haber/genelgeyle-kanunun-verdigi-hak-kaldirilamaz-13009c157d60f-509d-447c-914e-0f3e4bf4f40d2021-03-06T20:17:00+03:00HABER MERKEZİ Genelgeyle kanunun verdiği hak kaldırılamaz

Genelgeyle kanunun verdiği hak kaldırılamaz

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<h2><strong><span style="font-size:18px">MÜZEYYEN YÜCE</span></strong></h2><h2><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığı, 81 ilin sağlık müdürlüklerine gönderdiği genelgede, sağlık çalışanlarının istifa taleplerinin “her ne olursa olsun” kabul edilmeyeceğini duyurdu. Olağanüstü şartlarda dahi kamu çalışanın istifa hakkının elinden alınamayacağını belirten idare hukukçusu Prof. Dr. Metin Günday, sağlık çalışanlarının bir ay bekleyip istifa edebileceğini ve buna karşı bir yaptırımın uygulanamayacağını söylüyor.</span></h2><p><span style="font-size:18px"><strong>ANKARA -</strong>&nbsp;Türkiye’de ilk Covid–19 vakasının tespit edildiği&nbsp;11 Mart’tan bu yana salgınla mücadelede en safta görev yapan sağlık çalışanları, pandemiyle birlikte artan iş yükünden, Sağlık Bakanlığı tarafından 27 Ekim 2020 tarihinde uygulamaya konulan istifa yasağına kadar bir dizi sorunla mücadele ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığı 27 Ekim 2020 tarihinde ilgili birimlere gönderdiği genelgeyle merkez ve taşra teşkilatında görevli personelin istifa, emeklilik ve yıllık izin gibi haklarının pandemi nedeniyle yasaklandığını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine Sağlık Bakanı Fahrettin Koca imzasıyla 19 Ocak 2021 tarihinde yayımlanan ikinci genelgeyle sağlık çalışanlarının emeklilik ve yıllık izin haklarındaki kısıtlama kaldırılırken, istifa yasağında bir değişiklik yapılmadı.Kamuda görev yapan sağlık çalışanları istifa yasağının kaldırılmasını beklerken, 3 Mart 2021 tarihinde yayımlanan yeni bir genelgeyle sağlıkçıların istifa taleplerinin “her ne sebeple olursa olsun kabul edilmeyeceği” ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık çalışanları istifanın anayasal bir hak olduğuna vurgu yaparak yayımlanan genelgeye tepki gösterirken, İdare Hukuku Uzmanı Prof. Dr. Metin Günday, hiçbir kamu çalışanının zorla çalıştırılamayacağının kanun ile sabit olduğunu söyledi.</span></p><h1><span style="font-size:18px">'KAMU ÇALIŞANI BİR AY BEKLEYİP İSTİFA EDEBİLİR'</span></h1><p><span style="font-size:18px">&nbsp;657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan 20. madde uyarınca kamu çalışanlarının kanunda belirtilen esaslara göre devlet memurluğundan çekilebileceğini belirten Günday, bu esaslara ilişkin durumları şu şekilde anlattı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Belirtilen esaslar da kanunun 94’üncü ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş. Yani, bu maddede “Devlet memurları bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memuriyetten çekilme isteğinde bulunabilir. Çekilmek isteyen memur yerine atanan kişinin gelmesine kadar görevine devam eder. Yerine atanan kişi bir aya kadar gelmediği takdirde üstüne haber vererek görevini bırakabilir” diyor. Yani istifa talebinde bulunan memurun görevi bırakması için kanunda verilen süre bir aydır. Eğer bu süre zarfında yerine biri gelmesiyle kamu çalışanı üstüne haber vererek istifa edebilir.”</span></p><h2><span style="font-size:18px">'OLAĞANÜSTÜ ŞARTLARDA DAHİ KAMU ÇALIŞANIN İSTİFA HAKKI ELİNDEN ALINAMAZ'</span></h2><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Kamu çalışanlarının istifa hakkı ancak Olağanüstü Haller durumunda farklılık gösterebilir” diyen Günday, şu an Türkiye’de böyle bir durumun söz konusu olmadığına dikkat çekerek şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">“657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan 97. maddede ise olağanüstü şartlarda yapılması gerekenler düzenlenmiş. Yani bu maddede de “Olağanüstü şartlarda devlet memurları yerine atacak kişi göreve başlamadığı sürece işi bırakamaz” diyor. Bu durumda dahi devlet memurunun istifa hakkı elinden alınamaz. Sadece istifa edilir ama yerine bir yenisi gelene kadar görevi bırakamaz. Normal şartlarda 30 gün bekleniyordu; OHAL şartlarında süresiz – 5 ya da olabilir, 6 ayda olabilir- &nbsp;bekliyor. Ama şu an böyle bir durum söz konusu değil. Pandemi nedeniyle Olağanüstü Hal ilan edilmişse ancak o durumda “memur yerine yeni bir kişi gelene kadar görevi bırakamaz” diyor. Ama şu an böyle bir durum söz konusu mu, değil.”&nbsp;</span></p><h3><span style="font-size:18px">'GENELGEYLE KANUNUN VERMİŞ OLDUĞU ÇEKİLME HAKKI ORTADAN KALDIRILAMAZ'</span></h3><p><span style="font-size:18px">Günday, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan genelgenin hukuken hiçbir hükmünün olmadığını, sağlık çalışanlarının kanunda yer alan esasları karşılaması halinde istifa edebileceklerini ve buna karşı bir yaptırımın uygulanamayacağını söyledi. Kimsenin bir kurumda zorla çalıştırılamayacağını vurgulayan Günday, kamu çalışanın istifa hakkına ilişkin şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Şu an yapılan uygulamayla genelge kanunu ortadan kaldırıyor. Genelgeyle kanunun vermiş olduğu çekilme hakkı ortadan kaldırılamaz. Devlet memuru kanunda ön görülen hususlar dâhilinde çekilme hakkına sahiptir. Sağlık çalışanını silah zoruyla çalıştıramazlar. Sağlık çalışanı istifa ettiğini yazılı olarak beyan edecek, 30 gün de bekleyecek. 30 gün sonra görevi bırakabilir. Buna rağmen sağlık çalışanına bir yaptırım uygulanmaya kalkılırsa, sağlık çalışanı bu yaptırıma karşı mahkemeye başvuracak ve mahkemenin bu yaptırımı iptal etmesi gerekir. Devlet memuru kanunda belirlenen usul ve esaslara göre istifa ederse bunun hiçbir yaptırımı yok. Kimse kimseyi zorla çalıştıramaz, çalıştırırsa da hukuksuz çalıştırıyorlardır. İstifa hakkı genelge ile engellenemez.”</span></p><h3><span style="font-size:18px">'SAĞLIKÇILARI İSTİFAYA GÖTÜREN SEBEPLERİ DE KONUŞMAK LAZIM'</span></h3><p><span style="font-size:18px">Ankara Barosu Sağlık Kurulu Başkanı Berna Gümrükçüoğlu’na göre de kişinin zorla çalıştırılması Anayasaya aykırı. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun kişiye görevinden istifa etme hakkı tanıdığını, bu hakkın bir genelgeyle engellenemeyeceğini kaydeden Gümrükçüoğlu,&nbsp;“Kamu çalışanları istedikleri takdirde görevinden istifa etme hakkına sahiptir. Kişinin zorla çalıştırılması Anayasaya aykırıdır. Ben de bir sağlıkçı olarak sağlık çalışanları pandeminin başından bu yana kendi alanları dışında olan yerlerde de görevlendirildiler. Aslında biz istifa yasağından önce sağlıkçıları istifaya götüren sebepleri ve bu düzenlemelerin hukuka uygunluğunu da konuşmamız lazım. O yüzden kimsenin hakkına helal getirmeyecek bir düzenlemeyle bu hukuksuzluk ortadan kaldırılmalıdır” diye konuştu.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">GAZETE DUVAR</span></strong></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Altan Karındaş hayatını kaybetti]]>https://www.haberanaliz.net/haber/altan-karindas-hayatini-kaybetti-130089c885501-28aa-4b2d-995c-03206cbe646f2021-03-06T20:12:00+03:00HABER MERKEZİ Altan Karındaş hayatını kaybetti

Altan Karındaş hayatını kaybetti

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<h2><span style="font-size:18px">&nbsp;2 yıl önce bir röportajda konuşan Karındaş, "3 kere ölümden döndüm; nefes darlığı, bronşit, akciğer... Kalbimde elektriklenme var. Bypass oldum. Şimdi de fizik tedavi görüyorum. Çok şükür birkaç dostum var ama bütün camiaya kırgınım. Hepsine kırgınım. Sizlere de kırgınım." ifadelerini kullanmıştı. Altan Karındaş, hastalığına rağmen 2019 yılında 10 Kasım Atatürk filmi için kamera karşısına geçmişti.</span></h2><p><span style="font-size:18px">10 yıldır Muğla’nın Marmaris Belediyesi Huzurevi’nde kalan ünlü sanatçı Altan Karındaş, bazı organlarında yaşadığı rahatsızlık nedeniyle 1 ay önce hastaneye kaldırılmıştı. Ünlü sanatçı bu sabah hayatını kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Acı haberi ünlü tiyatrocu Nedim Saban sosyal medya hesabından duyurdu:</span></p><p><span style="font-size:18px">Tiyatromuzun büyük ustası Altan Karındaş’ı biraz önce kaybettik. 'Ölüm oranı yüzde yüz olan tek hastalık yaşamdır' der Memet Baydur.<br />Çok üzgünüm, hastaneye girmeden önce yolladığı ses kaydı yüreğimin en derin yerinde acıtmaya devam edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HASTALIKLARINA RAĞMEN...</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Altan Karındaş ve opera sanatçısı Mithat Demokan, hastalıklarına rağmen&nbsp; 2019 yılında 10 Kasım&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/galeri-mustafa-kemal-ataturk-ataturkun-hayati-ilkeleri-inkilaplari-sozleri-siirleri-ve-fotograflari-resimleri-41625504" target="_blank">Atatürk</a>&nbsp;filmi için kamera karşısına geçmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SANATLA GEÇEN BİR ÖMÜR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Altan Karındaş 30 Ağustos 1928 tarihinde dünyaya geldi. İstanbul Belediye Konservatuvarı'nda Şan ve&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/tiyatro" target="_blank">Tiyatro</a>&nbsp;eğitimi alan sanatçı; 1951 yılında Muhsin Ertuğrul'un Küçük Sahne'sinde sanat hayatına başladı. Şehir Tiyatroları, Ulvi Uraz Tiyatrosu, Saim Alpago Tiyatrosu, Gen-Ar Tiyatrosu, Arena Tiyatrosu gibi topluluklarda çalıştı. Bir dönem kendi adına da tiyatro kurdu.&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/film-izle/" target="_blank">Sinema</a>&nbsp;ve dizi filmlerde rol aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HERKESE KIRGINIM</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ünlü sanatçı 2 yıl önce Posta'dan&nbsp;Gizem Yetil'e verdiği röportajda böyle sitem etmişti:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;Çok geçmiş olsun. Ciddi bir rahatsızlığınız yoktur umarım.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">3 kere ölümden döndüm; nefes darlığı, bronşit, akciğer... Kalbimde elektriklenme var. Bypass oldum. Şimdi de fizik tedavi görüyorum. Ama kalp pili olduğu için tüm tedaviyi uygulayamıyoruz. Anlayacağın canımla uğraşıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;Neden huzurevinde kalıyorsunuz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İşte geldik yine aynı yere! Huzurevinde kaldığımı duyanlar hemen, “Vah vah, yazık” demeye başlıyorlar. Avrupa'da insanlar kendiliğinden giderler huzurevine. Bizimkiler yaşlanınca çocukların başında, "Bıdı bıdı" yaparlar anca. Kendim istedim, geldim. 10 yıldır belediyenin huzurevindeyim. Burası harika bir yer. 2 odalı, apart bir daire gibi. Başkasıyla da yaşayamam zaten. Çok mutlu bir hayatım var.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BENİM BURADA OLDUĞUMDAN ÇOĞU OYUNCUNUN HABERİ YOK</strong><br /><strong>Geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yakınlarımdan yardımcı olanlar var sağ olsunlar. Ayrıca babadan kalma maaşım... Biz öyle çok paralar kazanmadık. Hem zaten ne yapayım ki parayı? Sürekli hastanedeyim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şimdiki oyuncular inanılmaz para kazanıyor.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim zamanımızda da kazanıyorlardı. Ama tiyatroda para dönmüyor. Şarkıcılıkta, dizilerde var para . Tiyatrocunun kazancı bellidir. Helal olsun tabii kazanacaklar böyle de olması lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Biraz kızgın gibisiniz.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çoğu oyuncunun bile haberi yok benim burada olduğumdan. Çok şükür birkaç dostum var ama bütün camiaya kırgınım. Hepsine kırgınım. Sizlere de kırgınım. Zamanında birçok insana yardımcı oldum. Çok koştular peşimden bir şey öğrenmek için. Ama şimdi çoğu ortada yok.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;KEŞKE EV HANIMI OLSAYDIM, BU KADAR NANKÖRLÜK GÖRMEZDİM</strong><br /><strong>Geçmişe dönüp bakınca pişmanlıklarınız var mı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Keşke idealist olmasaydım. Keşke ev hanımı olsaydım. Bu kadar nankörlük görmezdim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;Aaa neden?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Her şeyi reddettim çünkü. Ne parası tatmin etti, ne de emeğimin karşılığını alabildim. Çok yoruldum. Benim gibi bir sanatçı Amerika'da olsa milyonları götürürdü. Biz sıkıntılarla yaşadık. Şimdi kimsenin, kimseden haberi yok. Çok oyunculu nankör, insan dışı bir meslek. Zamanında benden meslek öğrenenler bile aramıyor. Aramaları için sebep yok. Daha bir sürü şey… Bir sürü insan… Bir sürü olay…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KIYMETİM BİLİNMEDİ</strong><br /><strong>Neden nankör olduğunu düşünüyorsunuz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkenin en ücra köşelerine kadar tiyatroyu götürmeye çalıştım ben. Çocuklara, ailelere, hayatında hiç tiyatro görmemiş insanlara, kahvede masaları birleştirerek tiyatro yaptım. İnsanlara tiyatroyu aşılamaya çalıştım. Ama şimdi kimse bilmez beni. Beni sadece yaşıtlarım tanıyor. Kıymetim bilinmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ne istiyorsunuz peki şu an?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Benden yardım isteyenlerden, yardım ettiklerimden alaka istiyorum. Beddua etmem ama neyse… Zaten görüyorum ne halde olduklarını. İstanbul'da sanatçıların kaldığı yerler var. Bu konuyu Ekrem İmamoğlu ile görüşmem lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">kaynak:&nbsp;https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/magazin/unlu-sanatci-altan-karindas-hayatini-kaybetti-41756366</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[YÜZDE 62’Sİ EĞİTİM-ÖĞRETİM ALAMIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yuzde-62si-egitim-ogretim-alamiyor-13007a05dd9a8-d892-49dd-adea-3388fbff11732021-03-06T20:06:00+03:00HABER MERKEZİ YÜZDE 62’Sİ EĞİTİM-ÖĞRETİM ALAMIYOR

YÜZDE 62’Sİ EĞİTİM-ÖĞRETİM ALAMIYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>1200 Müzisyenin Tamamı İşsiz, Roman Çocuklarımızın %62’si Eğitim Almıyor</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İktidarın Mersin’deki Roman vatandaşlarımızla hiçbir şekilde ilgilenmediğini belirten CHP’li Başarır,&nbsp;<strong>“Mersin’de Roman vatandaşlarımızdan yaklaşık 1200 müzisyen var ve şu an tamamı bir yıldır işsiz. Geçtiğimiz yıl Mart ayında çektikleri kredileri ödeyemiyorlar. Hemen hemen hiçbirinin evinde çocuklarının uzaktan eğitim alması için internet, tablet ya da bilgisayarı yok. İlkokul 3. Sınıfa gittikleri halde okuma-yazma bilmeyen çocuklarımız var. Mersin ilimizde Roman çocuklarımızın %62’si eğitim almıyor ve %37’si de ilkokul 3. Sınıftan terk. İktidar uzaya gitmekten bahsediyor. Yaşadığımız bu yüzyılda hala bu sorunların var olması anlaşılır gibi değil”&nbsp;</strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Roman Vatandaşlarımız Adeta Kaderlerine Terk Edilmiş Durumda</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi koşullarının ülkedeki tüm vatandaşları etkilediğini ancak dar gelirli ve&nbsp;&nbsp;Roman vatandaşlarımızı hem iş konusunda hem eğitim konusunda daha da çok olumsuz yönde etkilediğini ifade eden CHP’li Başarır,<strong>&nbsp;“Roman vatandaşlarımız adeta kaderlerine terk edilmiş durumda. İktidar sanal gündem oluşturmakla uğraşacağına buradaki işsizliğe bir an önce çözüm bulmalı. Özellikle Millî Eğitim Bakanlığı Roman çocuklarımızın eğitim sorununu gidermeli”</strong>&nbsp;sözlerini dile getirdi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[HER GÜN 213 KAMYON AVRUPA ATIĞI TÜRKİYE’YE BOŞALTILIYOR!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/her-gun-213-kamyon-avrupa-atigi-turkiyeye-bosaltiliyor-13006b960271b-e665-4959-a552-85d395631a072021-03-06T20:00:00+03:00HABER MERKEZİ HER GÜN 213 KAMYON AVRUPA ATIĞI TÜRKİYE’YE BOŞALTILIYOR!

HER GÜN 213 KAMYON AVRUPA ATIĞI TÜRKİYE’YE BOŞALTILIYOR!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Koronavirüs salgını sürecinden geçtiğimize dikkat çekerek, bu süreçte Türkiye’nin Avrupa’nın çöplüğüne nasıl çevrildiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>173 KAT ARTTI!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Avrupa ülkelerinin kendi topraklarında imha etmediği başta plastik olmak üzere insan sağlığını tehdit eder nitelikteki atıklarının Türkiye’ye kabul edildiğinin ve 2004 yılından bugüne bu ülkelerden gelen atık miktarının 173 kat arttığının altını çizen CHP’li Ali Öztunç, “Bu, her gün 213 kamyon dolusu plastiğin ülkemize boşaltılması anlamına gelmektedir” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuyu Meclis gündemine getiren CHP’li Öztunç, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a kamuoyu adına yanıtlaması istemiyle 6 soru yöneltti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öztunç’un önergesi aynen şu şekilde;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aşağıdaki sorularımın Çevre Ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat KURUM tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saygılarımla.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ali ÖZTUNÇ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kahramanmaraş Milletvekili&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye AB ülkelerinden ithal ettiği atık hacmi bakımında ilk sırada yer almaktadır. Türkiye’ye 2004 yılından bugüne Avrupa Birliği ülkelerinden ithal edilen plastik atık miktarı 173 kat artmıştır. Bu, her gün 213 kamyon dolusu plastiğin ülkemize boşaltılması anlamına gelmektedir. Bir yandan kendi çöpüyle baş edemeyen ve günde 144 ton plastik atığın denize karıştığı bir ülke konumundayken diğer yandan plastik atık ithalatı artarak devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna istinaden;</span></p><p><span style="font-size:18px">- Türkiye hangi ülkelerden, yılda kaç ton çöp ithal etmektedir? Bu çöplerin ne kadarı plastik atıktır?</span></p><p><span style="font-size:18px">- İthal edilen plastik atıkların içerisinde tıbbi atık olup olmadığına dair herhangi bir tespit yapılmakta mıdır? Korona virüs salgının dünyayı etkisi altına aldığı bu dönemde çöp ithalatının durdurulması yönünde bir düşünceniz var mıdır? &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">- Günde 144 ton plastik atığın denize karıştığı bir ülke, neden plastik atık ithal eder? Neden ülkesini gelişmiş ülkelerin plastik çöplerinden kurtulduğu bir ülke durumuna getirir?</span></p><p><span style="font-size:18px">- Türkiye’de ithalat ile birlikte yılda kaç ton katı atık işlenmektedir? Toplanan atıkların ne kadarı geri dönüşümde değerlendirilmekte, ne kadarı katı atık depolama alanlarında depolanmaktadır?</span></p><p><span style="font-size:18px">-&nbsp;Türkiye’de atık ithalatı yapan firma sayısı, atık toplama ve geri dönüşüm tesisi sayısı ne kadardır?</span></p><p><span style="font-size:18px">- 2020 yılında atık ithalatı yapan firmalara yönelik yapılan denetim sayısı kaçtır? Bu firmalarda tespit edilen usulsüzlükler nelerdir? Bu usulsüzlüklerle ilgili kaç TL para cezası kesilmiştir?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[EFES SELÇUK’TA EŞİTLİK BİRİMİ KURULACAK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/efes-selcukta-esitlik-birimi-kurulacak-13005e557591f-ff9e-4671-8d47-e6d39524bb032021-03-06T19:53:00+03:00HABER MERKEZİ EFES SELÇUK’TA EŞİTLİK BİRİMİ KURULACAK

EFES SELÇUK’TA EŞİTLİK BİRİMİ KURULACAK

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong><em>Efes Selçuk Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nda Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlıklarının tamamlanarak hayata geçirilmesi amacıyla Eşitlik Birimi kurulması kararı oy birliğiyle kabul edildi.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal cinsiyet eşitsizliği başta olmak üzere her türlü toplumsal eşitsizlik başlığında kentteki dezavantajlı kesimlerin yaşamlarının iyileştirilmesi ve kolaylaştırılması amacıyla, Efes Selçuk Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nda Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlıklarının tamamlanarak hayata geçirilmesi amacıyla Eşitlik Birimi kurulması kararı oy birliğiyle kabul edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BÜTÜNSEL VE KAPSAYICI BİR TOPLUMSAL EŞİTLİK STRATEJİSİ </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’in hayata geçirdiği Engelsiz Yaşam Merkezi, Kadın Danışma Merkezi ve çocuklara Masal Evi gibi projeleri geliştirerek ve yaygınlaştırarak kentteki toplumsal eşitsizlikleri azaltmayı amaçlayan Yerel Eşitlik Eylem Planı ve Eşitlik Birimi kararları, Efes Selçuk’a bütünsel ve kapsayıcı bir toplumsal eşitlik stratejisi sunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Efes Selçuk Belediyesi Mart Ayı Toplantısı’nda kabul edilen karar ile birlikte, eğitim, sağlık,&nbsp; istihdam, yönetim mekanizmalarına katılım, kadına yönelik şiddet ve kentsel hizmetler başlıklarında, kadınların günlük yaşamlarını etkileyen, kentsel hizmetlere erişimlerini kolaylaştıran ve yerel mekanizmalara kadın katılımın arttırılması için belediye hizmetlerinden yararlanmanın bir harcama yapılmasını (maliyet) gerektirdiği hallerde özellikle düşük ve orta gelir düzeyine sahip ailelerde kadınların ve kız çocuklarının gereksinimlerinin göz önünde bulundurularak alınacak hizmet bedellerinde indirim yapılmasını mümkün kılıyor. Söz konusu kararlar gereğince; tapuya Aile Konutu Şerhi için alınan belgelerden bazı ücretler alınmayacak, kadın pazarcılara %25 ücret indirimi sağlanacak ve yeni işletme açacak kadınlardan alınacak çeşitli ücretlerde indirim yapılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YEREL EŞİTLİK EYLEM PLANI HAYATA GEÇİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Efes Selçuk Belediye Meclisi Mart Ayı Toplantısı’nda Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlanması ve Eşitlik Birimi kurulmasına oy birliğiyle karar verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediye meclisinden çıkan kararla kentin tüm paydaşlarıyla, sivil toplum örgütleri ve üniversiteler ile birlikte bir Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlanacak. Çocukları, gençleri ve tüm dezavantajlı grupları kapsayacak planın en önemli parçası kadınlar olacak. Bu plan kadınlara ve dezavantajlı gruplara eğitim, sağlık, istihdam, yönetim mekanizmalarına katılım, kentsel hizmetler başlıkları anlamında katkı sunacak. Kadınların ve tüm dezavantajlı grupların hayatına pozitif ivme kazandıracak, yaşam standartlarını yükseltecek. Belediye bünyesinde Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın hazırlanması amacıyla bir Eşitlik Birimi kurulacak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SÖYLEMLERİ EYLEME DÖNÜŞTÜRECEĞİZ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Efes Selçuk Belediye Meclisi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nda alınan kararların özellikle kadınlara yönelik söylemlerin ötesinde eylemlere yönelik kararlar olduğunun altını çizen Başkan Sengel; “Kadına pozitif ayrımcılığı içeren bir maddeyi mali hizmetler alanında oy birliği ile meclisten geçirdik.&nbsp; Aldığımız bu kararlar gerçekten birçok belediyeye örnek olacak nitelikte. Alınan bu kararların devamında sivil toplum örgütleriyle, meslek odalarıyla oturup konuşacağız. Kadınların çalışma şartlarını daha iyi hale getireceğiz. Bunları yapmak zorundayız. Efes Selçuk’ta bir şeylerin başlangıcını yapmak zorundayız.&nbsp; Çünkü ilk defa Efes Selçuk Belediyesi’nde bir kadın belediye başkanı ve ilk defa kadın popülasyonu bu kadar yüksek bir meclisimiz varken “kadına pozitif ayrımcılık” , “kadına şiddete hayır” demenin haricinde söylemlerin haricinde eylemsel olarak biz ne yapabiliriz diye düşünmemiz lazım” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KADINLAR VİTRİN OLMANIN ÇOK ÖTESİNİ HAK EDİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kadın kent Efes Selçuk’ta ilk kez kadın bir belediye başkanı olmasının ve belediye meclisinde kadın üye sayısının en yüksek olduğu dönem ile alınan kararları ilişkilendiren Başkan Sengel; Kadınların siyasette ve sosyal hayatta vitrin olmanın ötesinde gerçekten kadınların bir şeyler yapabileceğini gösteren yegâne belediye biziz, yegâne ilçe de Efes Selçuk. Çünkü Efes Selçuk çağdaş, demokrat aynı zamanda belli değerlere sahip olan insanların yaşadığı bir kenttir” dedi. Kadınların hayatın her alanında donanımlı olması gerektiğine dikkat çeken Başkan Sengel; “İZAV (İzmir Avukatları 100. Yıl Hukukun Üstünlüğü Derneği)&nbsp; ile bir protokol imzalayarak, kadınlara hukuk okuryazarlığı öğreteceğiz. Kadınlara, eşitliğe yönelik eylemsel planlar yapmak istiyoruz. 8 Mart’ta, kadınlara ilişkin söylemlerimizin hepsini Efes Selçuk Belediyesi’nin sözde değil özde de yerine getireceğini düşünüyorum.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Sengel, meclis toplantısının sonunda tüm kadınları 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Efes Selçuk Belediyesi tarafından düzenlenecek “Kadın İnsanlığın Kanatlarıdır” temalı etkinlik programına davet etti.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TÜRKİYE’NİN ÖNCELİĞİ DİYALOG VE DİPLOMASİ!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/turkiyenin-onceligi-diyalog-ve-diplomasi-13004523adc17-1d78-4d7c-a690-53bfac9bbd872021-03-06T19:48:00+03:00HABER MERKEZİ TÜRKİYE’NİN ÖNCELİĞİ DİYALOG VE DİPLOMASİ!

TÜRKİYE’NİN ÖNCELİĞİ DİYALOG VE DİPLOMASİ!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Suudi Arabistan yönetimi, aylardır Türk mallarına gayriresmi bir boykot uyguluyor. Türk ihracatçılar iflasın eşiğinde. CHP’li Mahmut Tanal, konuyu Meclis’e taşıdı. Tanal’a cevap veren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin Suudi boykotuna karşı diyalog ve diplomasiye öncelik verdiğini açıkladı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suudi Arabistan’ın Türk mallarına yönelik boykot kararına ilişkin CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın kendisine yönelttiği soru önergesine cevap verdi.<br /><strong>ÇAVUŞOĞLU: GİRİŞİMLERİMİZ SÜRÜYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Çavuşoğlu, CHP’li Tanal’a gönderilen önerge cevabında, “Suudi Arabistan’da son dönemde firmalarımıza ve ihraç mallarımıza gayriresmi şekilde uygulanan kısıtlayıcı tedbirler hakkında Suudi makamları nezdinde girişimlerimiz sürdürülmektedir” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çavuşoğlu, 27 kasım 2020 tarihinde Niamey’de gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı 47. Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısı marjında, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile yaptığı görüşmede de konuyu gündeme getirdiğini aktardı.<br /><strong>ÖNCELİK DİYALOG VE DİPLOMASİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Keyfiyeti ayrıca ilgili uluslararası platformlarda da gündeme getirmeye devam etmekteyiz” diyen Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal menfaatlerimizi, firmalarımızın ve vatandaşlarımızın ekonomik çıkarlarını ilgilendiren hiçbir konuda esiz kalınması söz konusu değildir. Bu konuda da ikili ve çok taraflı platformlarda gerekli adımlar atılmaya devam edilecektir.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Suudi Arabistan hükümetinin Türk mallarına uyguladığı ambargo konusunda önceliklerinin diyalog ve diploması olduğunu dile getiren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, şöyle devam etti: “Öte yandan, Türkiye, önceliği diyalog ve diplomasi olmakla birlikte, menfaatlerini savunmak ve milli güvenliğini korumak için sahada ve masada gerekli adımları atmaktan çekinmeyen dış politika anlayışını sürdürmekte kararlıdır.”<br /><strong>CHP MECLİS’İ ACİL TOPLANTIYA ÇAĞIRMIŞTI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal ve milletvekili arkadaşları, Suudi Arabistan’ın Türk mallarına uyguladığı ambargo konusunda Meclis Genel Kurulu’nda bir genel görüşme açılması amacıyla TBMM Başkanlığı’na önerge sunmuştu. Suudi Arabistan’ın Türkiye menşeli ürünlere karşı aylardır sürdürdüğü gayriresmi ambargonun dayanılmaz bir hal aldığının vurgulandığı önergede, olup bitenler karşısında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sessiz kalmasının beklenemeyeceğinin altı çizilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suudi Arabistan’ın gayriresmi ambargo uygulaması nedeniyle bu ülkeye tekstil, mobilya ve gıda ürünleri başta olmak üzere geniş yelpazede ihracat yapan Türk vatandaşları ve firmaların büyük bir mağduriyet yaşadığının belirtildiği gerekçede, “İşlemleri bitmiş, muayeneden geçmiş, gümrük vergisi ödenmiş Türkiye menşeli ürünlerin Suudi Arabistan limanlarında, gümrüklerde uzun süre bekletilmesi, iyi niyetten uzak, kasıtlı bir tutuma işaret etmektedir” denilmişti.<br /><strong>“BOYKOT TEPKİSİZ BIRAKILACAK BİR HADİSE DEĞİL”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Suudi Arabistan yönetiminin tutumunun Meclis’te görüşülmesi gerektiğinin kaydedildiği önergede, şöyle denilmişti:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Suudi Arabistan’ın Türk mallarına karşı aylardır sürdürdüğü gayriresmi ambargo, saklanacak, kamuoyundan gizlenecek, tepkisiz bırakılacak bir hadise değildir. İşin ciddiyeti ortadadır. TBMM Genel Kurulu’nda bir genel görüşme açılarak, Türkiye’den giden ürünlerin Suudi Arabistan limanlarında, gümrüklerinde gerekçesiz olarak uzun süre bekletilmesi ele alınmalı, Suudi hükümetinin gayriresmi ambargosuna karşı atılması gereken adımlar masaya yatırılmalıdır.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GİRGİN’DEN ÇAĞRI: SULAMA KANALLARI DSİ’YE DEVREDİLSİN!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/girginden-cagri-sulama-kanallari-dsiye-devredilsin-13003282de2a2-1b50-4aa2-b229-61c259e2bc522021-03-06T19:43:00+03:00HABER MERKEZİ GİRGİN’DEN ÇAĞRI: SULAMA KANALLARI DSİ’YE DEVREDİLSİN!

GİRGİN’DEN ÇAĞRI: SULAMA KANALLARI DSİ’YE DEVREDİLSİN!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Konu hakkında yazılı soru önergesi de verdiklerini söyleyen Girgin şunları söyledi : “Muğla İlimiz genelinde, 1950 yıllarından 2014 yılına kadar ki zaman zarfında inşa edilmiş 450.000 m. Açık, 150.000 m uzunluğunda kapalı sistem sulama kanalı bulunmaktadır. Bu kanalların birçoğu kırsal mahallelerimizde olmak üzere toplam 139 mahallede yaklaşık 17.000 dekar alanı sulamak için tesis edilmiştir. Söz konusu sulama tesislerinin bir kısmı ekonomik ömrünü tamamlamış olup kullanılamamakta, birçoğu da yerine yeniden inşa edilmesi veya modernize edilmesi gerekli hale gelmiştir. Mevcut durumlarıyla, çok fazla su kayıplarına neden olması, yeterli alanı sulayamaması, yeterli çiftçinin yararlanamaması nedeniyle ekonomik olarak kayıplara neden olmaktadır. Projelerin planlı, etkili ve ekonomik olabilmesi için ve su kaynağının etkin kullanılabilmesi amacıyla; sulama tesislerinin tarımsal ürün desenleri belirlenip, arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri tamamlandıktan sonra modern tesislerin yapılması ve bu iş ve işlemlerin aynı bakanlık altında toplanması gerekmektedir.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TESİSLER ATIL DURUMDA,ÜRETİCİLER MUHATAP BULAMIYOR, BÜTÜNLÜK YOK! </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">DSİ'nin yeni yaptığı tesisleri ile birlikte il özel idaresi zamanından kalan eski tesislerin kullanılmamaya başlandığını belirten Girgin, Örneğin yer altı sularından faydalanan Muğla ili yatağan ilçesi Bozüyük ve Gökpınar gibi mahallelerde de sulama tesisi atıl duruma kalmış olup kullanılmamaktadır. İklim değişikliği ve kuraklıkla mücadelenin daha da önem kazandığı bu dönemde sulama tesislerinin durumu ile ilgili acil bir düzenleme yapılması gerektiğini belirtti. Tarımsal ürün deseninin oluşturulması, arazi toplulaştırma, tarla içi geliştirme hizmetleri ve sulamanın Tarım ve Orman Bakanlığı marifetiyle yapılması gerektiğinin önemini belirten CHP Muğla Milletvekili Girgin Bütünlüğün sağlanması bakımından su tesislerinin DSİ’ye devri yapılması noktasında bakanlığı göreve çağırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SULAMA TESİSLERİ SAHİPSİZ KALDI </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Muğla ili, 6360 sayılı on dört ilde büyükşehir belediyesi ve yirmi yedi ilçe kurulmasına dair kanun’un 1. Maddesine göre, büyükşehir statüsü kazandığı zaman, ilimizde 2014 yılına kadar&nbsp; inşa edilmiş sulama tesisleri sahipsiz kalmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">1 Haziran 2018 tarihinde de sulama birliklerinin başına kayyum atanmış ve DSİ'nin kotrolüne verilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">DSİ genel müdürlüğü tarafından inşa edilen sulama tesislerinin işletme, bakım-onarım ve yenilenmesi vb hususlarda hüküm bulunmakta olup, DSİ marifeti ile yapılmamış sulama tesisleri ile ilgili hüküm bulunmamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MAĞDURİYET BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TARAFINDAN GİDERİLİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Girgin şöyle devam etti:“Muğla Büyükşehir Belediyemiz tarımı destekleme kapsamında ve üretici mağduriyetlerini biraz olsun önlemek için bu zamana kadar söz konusu tesislerde bakım-onarım ve temizlik faaliyetlerinde bulunmuş olup, söz konusu çalışmalara ara vermeden devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak 6360 sayılı sayılı on&nbsp; dört ilde büyükşehir belediyesi ve yirmi yedi ilçe kurulmasına dair yasada sulama suyu hizmetlerine yönelik görev tanımına yer verilmemesi, belediye başkanlığımıza "devir tasfiye ve paylaştırma komisyonu" tarafından herhangi bir tesis devir edilmemesi ve bütçe imkânları nedeniyle yeni sulama kanalı tesis edilmesine veya mevcut tesisin yenilenmesine dair taleplere olumlu yanıt verememektedir. Kuruluş yılı olan 2014’ten günümüze kadar, Belediye Başkanlığımıza Tarımsal faaliyetlerle uğraşan, üretim yapan, bu zamana kadar sulama tesislerinden fayda sağlayan üreticiler için mağduriyet oluşmuş ve çözüm için üreticiler muhatap kurum bulamamıştır.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Girgin Tarım ve Orman Bakanlığına şu soruları yöneltti:</span></p><p><span style="font-size:18px">1- Tarımsal ürün deseninin oluşturulması, arazi toplulaştırma, tarla içi geliştirme hizmetleri ve sulamanın Bakanlığınızca yapılması için bir çalışmanız var mı?</span></p><p><span style="font-size:18px">2- Bütünlüğün sağlanması bakımından ve su kaynaklarının kontrollü kullanımı açısından tarımsal sulama tesislerinin Devlet Su İşleri’ne devredilmesi için bir çalışmanız var mıdır?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BU MÜTEAHHİTLERİN KAZANCINI ARTIRMAYA YÖNELİK BİR HAMLEDİR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bu-muteahhitlerin-kazancini-artirmaya-yonelik-bir-hamledir-13002f0117de1-0d1b-4a4a-874a-0b321d824c552021-03-06T19:37:00+03:00HABER MERKEZİ BU MÜTEAHHİTLERİN KAZANCINI ARTIRMAYA YÖNELİK BİR HAMLEDİR

BU MÜTEAHHİTLERİN KAZANCINI ARTIRMAYA YÖNELİK BİR HAMLEDİR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">3 Mart 2021 tarihinde İYİ Parti grubu olarak TBMM’ Başkanlığı’na Sincan Uygur Özerk Türk Bölgesinde 35 milyon Müslüman Türkün maruz kaldığı mezalimi dile getiren ve Birleşmiş Milletlerin bu çerçevedeki kararlarına göre soykırımın büyük oranda bir başka örneğini teşkil eden uygulamalara dair TBMM’nin ortak bir karar almasını talep ettiklerini hatırlatan Tatlıoğlu açıklamasında şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Soykırım konusunda başında Türkiye olan Büyük Millet Meclisimizin duyarsız kalmasının tarih önünde ve millet önünde büyük bir vebal olduğunu söyledik. TBMM’nin milletimize ve insanlığa karşı büyük sorumluluğudur 50’nin üzerinde ülkede devlet nezdinde, hükümet nezdinde ve parlamento nezdinde karşılık bulmuş bu zulüm Türkiye tarafından sessiz karşılanamaz. Bu nedenle İYİ Parti grubu TBMM Başkanlığımıza ortak bir karar alınması talebinde bulunmuştur. Cumhur ittifakının bu ortak karara sahip çıkmasını bekliyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BU MÜTEAHHİTLERİN KAZANCINI ARTIRMAYA YÖNELİK BİR HAMLEDİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tatlıoğlu, parlamentonun gündemine 12 maddelik bir torba kanunun geldiğini, teklifin ikinci maddesinin manidar olduğuna dikkat çekerek, İYİ Parti olarak milletin yararına olan maddeleri onayladıklarını, milletin yararına olmadığını düşündükleri maddelere muhalif olduklarını da belirterek, “Burada 15 Mart 2020’den sonra ihalesi yapılmış projelerle ilgili kamuoyunda yandaş müteahhitlerin aldığı belirtilen projelere hazine garantisi getirilmektedir. Bu projeler kara yollarının veya devlet demir yollarının bu ödemeleri garanti etmesi yetmemiştir, firmalar bakanlığın buna kefil olması yönünde baskılamışlar ve bu bir kanun şeklinde genel kurula gelmektedir. Bir ihale belli şartlarla ilan ediliyor buna müteahhitler katılıyor ve sonuçlanıyor. Bundan sonra hazine garantisinin sağlanması, bu ihalelerle ilgili finansman mahiyetinde ciddi bir düşüklük sağlayacaktır. Bu esasında bu müteahhitlerin kazancını artırmaya yönelik bir hamledir.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SAYIN ERDOĞAN’IN VE EKİBİNİN SÖYLEDİKLERİNİN KAMUOYUNDA VE PİYASALARDA ALICISI YOKTUR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin gündeminde gündüz insanımızın yaşadıklarıyla gece medyanın konuştukları arasında bir irtibat olmadığını söyleyen Tatlıoğlu, “Türkiye’de enflasyon rakamları açıklandığında nereye evrildiğini bir kez daha gördük. Türkiye yüzde 17’lerle en yüksek faize sahip bir ekonomi. Enflasyon oranları özellikle TÜFE 15,61 iken, ÜFE’nin 27’de olması enflasyonun nasıl bir yukarı yönlü olduğunu göstermektedir. Saray ve bakanlar Türkiye’nin meselelerine hakim değildir. Faizi üzerinde baskı devam etmektedir. Dünyada en yüksek faizini ödeyen bir ülkefaiz üzerindeki baskı devam etmektedir ve enflasyonda bu baskıyı desteklemektedir. Bu şu demektir, Sayın Erdoğan’ın ve ekibinin söylediklerinin kamuoyunda&nbsp; ve piyasalarda alıcısı yoktur, kalmamıştır. Artık sarayın piyasalara ve kamuoyuna söylemleri anlamsız gelmektedir. Piyasadaki güvensizlik devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">26 Şubat itibariyle; Merkez Bankası rezervleri, TCMB brüt rezervi 95,2 milyar$, Net uluslararası rezerv 13,9 milyar$, Net rezerv-swap -44,1 milyar$, Dış varlık-döviz yükümlülük-swap -60,3 milyar$. Bu ne demek Türkiye 100 milyar dolar minumum döviz kazanımına sahip olması gerekmektedir” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İYİ PARTİ’YE ATEŞ AÇANLARIN SARAY MEDYASINDA KREDİ BULMASININ BİR ÖRNEĞİDİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkemenin partinin ihraç kararını bozması sonucu partiye tekrar dönen Ümit Özdağ’ın daha önce de dile getirdiği iddialarla istifa ettiğini, yeni bir siyasi parti kurma sürecine girdiğini dile getiren Tatlıoğlu, kendisine siyasi hayatında ve özel yaşamında başarılar dileriz dedi ve ekledi, “İYİ Parti’ye ateş açanların saray medyasında çok ciddi kredi bulmasının örneğini bir kez daha yaşadık bu da bizde bir burukluk olarak yer almaktadır”&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[FİNANSAL PİYASALARIN DENETİMİ ÖNEMLİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/finansal-piyasalarin-denetimi-onemli-13001523f0e41-c7ee-4635-ab37-ca28524509e42021-03-06T19:33:00+03:00HABER MERKEZİ FİNANSAL PİYASALARIN DENETİMİ ÖNEMLİ

FİNANSAL PİYASALARIN DENETİMİ ÖNEMLİ

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>FİNANSAL PİYASALARIN DENETİMİ ÖNEMLİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Finansal piyasaların denetim altına alınmasının önemine vurgu yapan CHP’li Durmaz, bu yönüyle bu kanuna destek verdiklerini dile getirerek yapılacak her düzenlemede öncelikle kamu yararının gözetilmesi gerektiğine işaret etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Durmaz konuşmasının devamında; “Bu sektörde denetim olmadığı için mağdur olmuş binlerce insan var! Saadet zinciri mağdurları var, tosuncuk mağdurları, Yimpaş, Kombassan, İhlas -Finans Mağdurları, İmar Bankası, Banker Kastelli, Jet Fadıl, Esenyurt, Deniz Feneri mağdurları var. Bu mağdurlar için ne yapılacak belli değil! Mağdurların durumu için de ek bir düzenleme gereklidir." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>FAİZLER ÇOK YÜKSEK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Piyasada 400 bin civarında mağduriyet yaşamış dar gelirli insanın olduğunu ifade eden Durmaz, vatandaşlarımızın hakkını savunacak bir sistemin gerekli olduğuna işaret ederek yüksek faiz politikalarının&nbsp;vatandaşı bu tür kuruluşlara yönelttiğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamasının devamında “Genellikle sonu ‘evim’ ile biten bu şirketler, masum bir yardımlaşma örneği mi yoksa ilerleyen dönemlerde mağduriyetlerle anılacak olan bir zincirin halkası mı?” diyen Durmaz: “Vatandaşın sicilini bozdunuz, sicil affı da çıkarmıyorsunuz vatandaşı bu kurumlara yönlendiriyorsunuz! Ama vatandaşı koruyan kollayan hiçbir yasal düzenleme yok!” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BDDK’NİN YETKİLERİ GENİŞLETİLDİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenlemenin BDDK’nın yetkilerini de genişlettiğini belirten Durmaz: “Maalesef ülkemizde kurumların çöktüğü bir dönem yaşıyoruz. Bağımsız olarak bildiğimiz kurullar ortaya irade koyamaz durumda. Sayın Cumhurbaşkanının etki etmediği bir kurum kalmadı.&nbsp;BDDK ne yazık ki tıpkı merkez bankası gibi siyasi bir kuruma dönüştü. İşte tam da bu nedenlerle, bu düzenlemede BDDK’ya verilen yetkilerin kamu yararına kullanılmayacağı yönünde endişelerimiz var.” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Milletvekili Sındır, “tarımı yönetemiyorsanız gıda krizi de olur fiyatlar da artar”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/milletvekili-sindir-tarimi-yonetemiyorsaniz-gida-krizi-de-olur-fiyatlar-da-artar-130005adadf0d-df0c-4b46-869c-9d9663d87ef72021-03-06T19:30:00+03:00HABER MERKEZİ Milletvekili Sındır, “tarımı yönetemiyorsanız gıda krizi de olur fiyatlar da artar”

Milletvekili Sındır, “tarımı yönetemiyorsanız gıda krizi de olur fiyatlar da artar”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sındır, üretim planlanmasının yapılmadığını, planlama için sağlıklı veritabanının dahi olmadığını, tarım ürünlerinde arz ve talep güvenliği ve istikrarının bulunmadığını, tarımsal üretim alanlarının sürekli olarak ve önemli bir düzeyde daraldığını, üretim girdileri ve ürün piyasalarının regüle edilmediğini, tarım ürünleri piyasalarının aracılara ve ithalat lobilerine teslim edildiğini söyledi. Konuşmasında çiftçinin sahipsiz bırakıldığına dikkat çeken Sındır, üreticilere yeterli desteğin verilmediğini ve desteklemenin üretimi planlamaktan, verim ve kalite artışını sağlamaktan, gıda güvenliğini ve güvencesini sağlamaktan uzak olduğunu ifade ederek AKP iktidarına yüklendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“PİYASALARI KONTROL EDEN, REGÜLE EDEN MEKANİZMALAR YOK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Piyasadaki arz ve talep istikrarının önemine değinen Sındır, “tarım ürünlerinde fiyat artışı deyince önce fiyatı konuşmak lazım. Fiyat nedir? Fiyat, aslında arz ve talebin buluştuğu noktada oluşan bir değerdir. Arz yükselir, talep düşerse fiyatlar doğal olarak düşer; arz düşük, talep yüksekse yani bir ürünün piyasadaki arzı yeterli miktarda değilse fiyatlar doğal olarak yükselir. O nedenle, ürün piyasalarında arz ve talebin güvenliğinin ve istikrarının sağlanması gerekir. Tarım ürünlerinde böyle bir istikrar var mı? Maalesef, bundan söz etmek mümkün değil çünkü piyasalar aracılara, ithalat lobilerine teslim edilmiş, çiftçimiz sahipsiz bırakılmış durumda. Piyasaları kontrol eden mekanizmalar yok, piyasaları ürün bazında regüle eden mekanizmalar yok” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KOMİTE HERHALDE ÇAY, KAHVE İÇİYOR!”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sözlerine Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasalarını İzleme ve Değerlendirme Komitesi ile Rekabet Kurulu’nu eleştirerek devam eden Sındır, “Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi başkanlığını, daha doğrusu, sekretaryasını Merkez Bankası yürütüyor. Üyeleri arasında Ticaret Bakanı, Hazine ve Maliye Bakanı, bir de Tarım ve Orman Bakanı var, o da herhalde tesadüfen konmuş. Bakıyorsunuz, bu komite toplandığında herhalde çay, kahve içip gidiyor; ortada alınan bir karar yok, ne yaptığı bilinmiyor. Piyasalarda kartel oluşturan aracılara karşı üreticiyi koruması gereken Rekabet Kurulu ise tam tersine, kartellerin yanında, onların destekçisi pozisyonunu almış, üretici sahipsiz ve çaresiz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÜRETİM YAPILMIYOR İSE FİYATLAR ARTAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">AKP iktidarı süresince üretim planlaması yapılmadığını ifade eden Sındır, “Planlama için sağlıklı bir veri tabanınız yoksa ve buna bağlı ürün desteği ve üretim planlaması yapamadıysanız, tarımsal üretimdeki fiyatlar doğal olarak sizin kontrolünüzün dışında artar. 2001 yılında yapılan genel tarım sayımından bugüne ülkede genel tarım sayımı yapılmadı. Desteklemenin amacı üretimi planlamaktır; desteklemenin amacı, verimi artırmaktır, kaliteyi artırmaktır; tüketicinin daha ucuz, daha sağlıklı, daha güvenli gıdayla, yeterli gıdayla, gıda güvenliğini, gıda arzını sağlamaktır; aksi durumda fiyatlar artar. Girdi maliyetleriniz yüksekse ve girdilerde ithalata dayalıysanız fiyatlarınız artar ve bu duruma dur diyemezsiniz. 35 milyon dönüm verimli ekilir alanda üretim yapılmıyor ise fiyatlar artar. Tarım ürünlerinde, bitkisel ve hayvansal ürünlerde gittikçe azalan ve ekside daha da büyüyen dış ticaret dengeniz sizin aleyhinizde gelişiyorsa yine fiyatlarınız artar” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İyi Parti tarafından genel kurula getirilen araştırma önergesini CHP olarak desteklediklerini belirten Sındır, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Hollanda'nın 1 milyon hektar tarım arazisi var, yaklaşık 116 milyar dolar ihracat yapıyor. Bizim 3,5 milyon hektar tarım arazisi tarım dışına çıkıyor, bırakın geri kalan tarım alanlarımızı, 10 milyar dolarlık ithalat yapıyoruz. Tarım sektöründe durum, vaziyet bu olursa tarım ürünlerinde fiyatlar artar. Para politikalarınız dövizi, döviz kurlarını kontrol eden değil, 128 milyar doları rezerv dışına çıkarırsa fiyatlarınız artar. İrade yoksa, politikasızlık varsa ve tarımı yönetemiyorsanız gıda krizi de olur fiyatlar da artar. Ülkemizin, çiftçimizin ve bütün yurttaşlarımızın lehine olan bu araştırma önergesini destekliyoruz.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DEMOKRAT PARTİ İL İL ÇÖKERTİLİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/demokrat-parti-il-il-cokertiliyor-12999e79b20d6-030b-48bd-bcf4-aa7059e6c3772021-03-05T16:59:00+03:00HABER MERKEZİ DEMOKRAT PARTİ İL İL ÇÖKERTİLİYOR

DEMOKRAT PARTİ İL İL ÇÖKERTİLİYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ANKARA- </strong>Demokrat partinin yurt geneli il ve ilçelerde birer birer çöktüğünü aktaran, (45&nbsp; günlük atama süresi dolunca yetkisi uzatılmayan) &nbsp;Mersin Demokrat Parti İl Başkanı HÜSEYİN KARAGÖZ, &nbsp;“Partinin esas dinamikleri durumunda olan YENİ ASYA grubu üyeleri ve temsilcileri dışında partiye adam bulmakta güçlük çekilir hale geldi. Sadece, Yani, yeni asya grubu partiye sahip çıkıyor. Bu arada partinin geçmişten bu yana ekmeğini yiyen, makam ve mevki sahibi olup piyasada isim yapanların hiç biri partinin yanından geçmiyor. Soruyorsunuz ya Ak partide, Ya İyi partide, Ya MHP’ye gitmişler. Şimdilerde yeni kurulan DEVA ve GELECEK partilerine giden eski il ilçe başkan ve yöneticileri kıyamet gibi. Partiyi bitirmişler oralara çekip gitmişler, birde halen bu partinin içini dizayn etmeye kalkıyorlar. Bu durumdan ne anlarsınız? &nbsp;Ben siyaseti bilen bir insanım. İki sivil toplum kuruluşunun başkanıyım. Bunların yapmaya çalıştığı, DP, şöyle bir kenarda dursun. Biz nemelanacağımız yerde nemalanalım, sıkışırsak geri döner başına geçer, boşta kalmayız anlayışı ile hareket edip, partiyi çıkarlarına uygun kullanmak. Ben bu oyunları bozdum. İl başkanı olup eli bir defa cebine gitmeyen, bir yere giderken kendi aracını bırakıp başkasının aracına binen, parti dara düştüğünde hemen başka bir partiye kaçan vatandaş, sülalecek o gittiği partide yer edinemeyince, bizim partideki uzantıları ile burayı karıştırmayı sürdürdü. Bu durum partinin genel merkezinde de böyle. Genel Başkan, sanki genel başkan değil iflas etmiş bir holdingin genel müdürü gibi davranıyor. Orada oturuyor. Partimize sonradan gelen Cemal Enginyurt’un bile sesi, soluğu ve ekranlardaki canlılığı onu korkutuyor. Partinin büyümesini değil, adeta küçük kalmasını isteyen bir tavrı var. Partinin mallarını satıp satıp ayakta durmak olmaz. Bu partiyi iktidara nasıl taşıyacaksın, plan ve projen ne, stratejin ne, topluma hangi mesajı vereceksin, ne gibi çalışmalar yapıyorsun, milletin sorunlarını nasıl dile getiriyorsun, meclis kürsüsünde neden sık sık konuşmuyorsun, İktidarı, yaptığı yanlış işlerden, yanlış uygulamalardan, içinde bulunduğumuz ekonomik girdabın ağırlığından neden sık sık bahsetmiyorsun, partinin büyükleri olan eski vekil ve genel başkan yardımcılığı yapanları, eski il ilçe başkanlarını neden bir araya toplayamıyorsun, onları neden davet etmiyorsun, kocaman genel merkez binası, odalar bomboş, o odalara eski genel başkan yardımcıları ve milletvekillerimize, siz bizlerin büyüğüsünüz buyurun gelin deyip neden açmıyorsun, onlara bir oda verip, partiye şenlendirseniz olmuyor mu? Daha çok söylerim. Ama dinletemem. Çünkü işlerine gelmez” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hüseyin Karagöz, “Benim atamam 45+45 oldu. Doğru. Ama ben ilk 45 günde bu partinin mülkü olan hizmet binasını teslim alamadım. Benim yanıma gelip, bu işi sen yapacaksın diyenlerin, benden evvel 4 isme gittiklerini, hemde kimi zengin, kimi etiket sahibi tipler, işi kabul ettiremediklerini sonradan öğrendim. Bana bu işi tevdi edenler, halimi, durumumu yerinde görüp, başımızın tacısın dediler. Her iki gelende her ay sana biz 500 tl göndereceğiz dediler. Beni atadılar, çekip gittiler. Ondan sonra yardım eden olmadı. Ben an be an yaşadıklarımı, güçlükleri yazdım aktardım. Dönen olmadı. Birisi gelipde benden önceki il başkanınından burayı teslim alıp bana veremedi. Ben savcılığa başvurdum, karakola başvurdum sonra 45 günde teslim aldım. Benim birinci 45 günlük atama sürem böyle doldu. Binaya geldim, binanın içinde sadece demirbaşlar var. Elektiriği kesik, suyunda borç var, telefonu borcundan kesilmiş hatları toplatılmıştı. Elektiriği açtırdım, suyun borcunu ödedim. Telefonu yeni bir numara alarak bağlattım. Bana yardım edecek tek bir kayıt kürek yok. Durumu genel merkeze aktardım. İlgilenen olmadı. O, bana ayda 5 er yüz lira göndereceğim diyen genel başkan yardımcılarıda telefona çıkmaz oldu” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hüseyin Karagöz, “Yahu ben 70 yaşındayım. Bana bu işi verirken, bu göreve getirirken beni görmediniz mi, size başka bir adam gösterip manken mi tanıttım. Ben kendi halinde bir adamım. Şimdi mi aklınıza 70 yaşında olduğum &nbsp;geldi. Utanmıyor musunuz, yönetimimi hep 65 yaş üstü insanlar ile doldurduğumu belirtmişsiniz. Yuh ya. Liste elinizde. 38 yaşında Avukat, 44 yaşında seramik sanatçısı öğretim görevlisi, 28 yaşında &nbsp;esnaf, 41 yaşında çiftçi, 34 yaşında ev hanımı, 42 yaşında STK temsilcisi, 40 yaşında Mühendis bulunduğunu ne tez unuttunuz. Bu isimleri ben değil siz mi getirip yönetimime aldınız? İnsan utanır ya. Şu yoklukta, adamın partinin binasından kaçtığı, iktidara yağ çekmek ve bir makam kapmak için yarıştığı ortamda biz gelmişiz ölü evini diriltmeye , ağıdı sonlandırmaya, bize de böyle kulp takıyorsunuz. Amacınız ne? Amacınız partiyi büyütmek ise, ikinci 45 günlük süremde 71 kez basına demeç verip, faaliyet ve çalışmalarımla haber olmuşum. Kapalı olan ve bir türlü binalarını teslim alamadığınız BOZYAZI- SİLİFKE- GÜLNAR- MUT- AYDINCIK ilçelerinin kapısını açmışım. Oralara birer ilçe başkanı ataması yapmışım. Göndermişim, onaylamıyorsunuz, bekletiyorsunuz. Derdiniz ne? Mersin merkezde bulunan 4 ana ilçe durumunda olan nüfusu 150- 250 bin arası olan ilçelere kıytırık atamalar gerçekleştirdiniz. Uyduruk isimler konuldu, karşı geldim, bunları görevden aldım, size bildirdim, yenilerini atadım, bir türlü onaylayıp göndermediniz. 25 gündür yaptığım yeni atamaların onaylanıp gönderilmesini bekliyorum,&nbsp; yapmıyorsunuz. Gönderdiğim raporları okumuyor sunuz. Sizlere diyorum ki, bu merkezdeki dört ilçenin kapısı kapalı, hizmet binaları yok, atadığınız adamlar bir hizmet binası tutmuyorlar, 5 kişiyi bir araya getiremiyorlar, halen bir hizmet binası açmadılar, o yerli olmuyorsunuz. Ben aldım diyorum, bunlarla çalışamayacağıma göre, önümü açacaksınız ki, ben yeni atamalar ile yoluma devam edeyim, kongrelerimi yapayım. İlçelerin kongreleri bitmeden il kongerisini nasıl yapacağım? Alay mı ediyorsunuz? Genel başkanı arıyorum, telefona çıkmıyor, dönmüyor. Beni bu makama oturtan genel başkan yardımcılarını arıyorum, onlardanda doyurucu cevap alamıyorum. Maksadınız ne? Nereye, kime hizmet ediyorsunuz? Genel merkez il başkanını dikkata almayacak, ama sinsi sinsi buradaki kaşarlaşmış iki eski ilçe başkanını arayacak, sonrasında benim görevden aldığım dediğim sözde ilçe başkanları dedikleri, (Akdeniz- Toroslar- Yenişehir- Mezitli) &nbsp;atandıkları günden bu yana bir defa yönetimini toplayamayan, karar defteri alıp tasdik ettiremeyen, hizmet binası tutamayan ve bize il binasında yer ver gelip orada bir odada kalalım, masraf etmeyelim diyen bu tiplerle el ele verecekler, benim hakkımda hüküm verecekler?! Böyle bir ahlaksızlık olur mu?” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hüseyin Karagöz, “Önemli bir durumda Mezitli ve Erdemli ilçeleri. Mezitli ilçesine atanan kişi 45 günlük atama süresi doldu yönetimini belirleyip de getiremedi. Bırakın hizmet binasını açmayı. Kağıt üstünde başkanlığı herkes yapar. Oh, ne güzel iş… Yine Erdemli ilçesi binamız mevcut. Kiralık yer. Başkanı vardı, aldılar yerine yenisini atadılar. Adam zenginmiş, varlıklıymış, para harcayacak mış.. Adam bu binanın içinde masa sandalye yok, ben koçmuyum, sabancımıyım ne harcayacam dedi. O zaman niye geldin deyince, partinin ANAP tan geçen binasını satın bana Erdemlide bir bina alın dedi. Olmaz deyince. Ben o zaman niye kira ödeyeyim, Tarsus ilçesi kendi iş yerine taşımış orada partiyi yönetiyor, bende evime götürüp orada çalışayım dedi.Şu duruma bakarmısınız? Bunları an be an genel başkana ve genel başkan yardımcısına rapor edip yazıp gönderdim. Hiçbir şey yapmadılar. Bana 45 günlük süren doldu, yetkini uzatmıyorum diyen genel başkan, onların kiminin yönetim listesini yapmayanların bile süreleri 60 günü geçti, onlara çekilin kenara diyemedi. Acaba neden? Partiyi diğer partilere peşkeş çekmek arzusunda olan, Geçmişte İYİ partiye ve MHP ye KUMPAS kuranlar ile yol yürümek daha mı iyi? Partinin eski il başkanlarından olan bir zat, iyi partiye gitti orada bir aylık il başkanlığı yaptı, teşkilat başkanına takılıp indirildi, o adam ve çevresinin lafı ile burada parti yönetmeye kalkan genel başkan neyin peşinde? Tüm bunları detayları ile yazıp kendisine vatsaptan atıp, sekreterine ayrıca ulaştırmama rağmen ses yok” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hüseyin Karagöz, “Anaptan bize geçen yeni mahalledeki yeri kiraya vermişler. Verenler eski il başkanı. Görevden aldık deyipde bir türlü elinden binayı alamadıkları adam. Ben aldım ve gidip kiracılıramızla konuştum. Adamlar ölmemiş. Adamlardan ilk sene kirayı almış, ikinci sene için ellerinden senet almış, şimdi yetkisi olmadığı halde bu yılın kirasını ben yetkiliyim diye istiyor. Adamlara vermeyin, muhatabınız genel merkez, diye yazı yazdım. Genel merkezi uyardım. Bizim süremizin uzatılmadığını duyunca, kiracılara mesaj atıp, onları ben görevden aldım, siz benimle muhatap olun demiş. Mesajın ekran görüntüsünü genel başkana attım, yahu tedbir alın, tüyü bitmedik yetimlerin hakkı var bu partide. Bu adama sen genel başkan yardımcısı da değilsin, hiçbirşeyde değilsin deyiverin, yada bir açıklama yapın dedim, onu da yapamadılar. Acaba neden? Onu da size ilerleyen zamanlarda tuttuğum 14 kişilik imzalı 18&nbsp; adet tutanakların içerikleri ile aktararacağım. Ben 70 yaşındayım ama allaha şükür aklı başındayım. Birileri gibi aklımı bir yerlere kiraya vermemişim. Ayrıca bulunduğum makamın hakkını vermek için elimden gelen gayreti sarfettim. Geldiğim günden beri uyku bana haram oldu. 3 kez Mut ilçesine, 2 Kez Gülnar ilçesine, 17 kez Anamur ilçesine, 2 kez Aydıncık ilçesine, 2 kez Bozyazı ilçesine, 4 kez Tarsus ilçesine kendi aracımla yakıt yakarak gittim. Hesaplarsanız 5 bin km yapar. Kendi imkanlarımla. Bunlar parti içindi” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hüseyin Karagöz, “Silifke ilçesinin teslim aldığım binasını ve evraklarını o ilçede ilçe başkanlığına atamasını yaptığım Habip Saygılı’ya teslim ettim. Durumu genel merkeze yazılı bildirdim. Yine, mersin merkezde bulunan AKDENİZ’ de kongresini yapmış ve evraklarını seçim kurulu ile valiliğe teslim etmiş olan Şaban Kıt çıktı geldi, oranın seçilmiş ilçe başkanı odur diye yazı yazdım.&nbsp; - TOROSLAR- YENİŞEHİR- MEZİTLİ ilçelerine yeni atama yaptım.&nbsp; Toraslar’a bir Avukat arkadaş, Yenişehir’e bir mimar arkadaş, Mezitliye Bir inşaat mühendisi arkadaşımı atadım ve gönderdim. Göndereli 1 ay oldu dönüş yok. Niye ki? Diğerlerinin kanuni süresi doldu, münfesih oldular. Birde münfesih olmadan evvel ben il başkanı ve yönetimi olarak onları görevden aldığımı, gerekçelerini yazıp size gönderdim. Neyi bekliyorsunuz? Bu gün bu dört ilçenin kapısı kapalı. Tabelası bile yok. İl binasıda ben inince kapandı, kapısı günlerdir açılmıyor. Erdemli ilçesinin kapısını aylardır açan yok. Tarsus ilçesi ise, başkanları kendi iş yerinden partiyi yönetiyor. Anamur ilçesi parti binası mülk olduğu halde haftada bir açıyor ve çay veren yok, artı kendine teslim edilen aracı hacze düşürmüş bağlattırmış, 1,5 yıldır yönetimini toplayamıyor, ama bunları dinliyor ve bunlarla yol yürüyorlar. Acaba niye? Bunlarıda tuttuğumuz tutanakların içinde yazanlar ile önümüzdeki günler sizlerle ayrıca paylaşacağım. Genel başkanımız iflas etmiş holding genel müdürü gibi orada oturmaya devam etsin. Amacını partiyi büyütmek değil, böyle küçük halde bırakmak olduğunu bir kez daha altını çizerek aktarıyoruml” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hüseyin Karagöz, “DYP- ANAP’ın birleşmesi ile nice şehitlerin ve yetimlerin hakkının olduğu birleşme suretiyle bir araya gelen DP’nin çatısında tuhaf işler sergileniyor. Bu çizgide olmayan ve bu davaya ihanet edenlerin varlıklarını çözdüm. İplerini pazara çıkardım. Bunlar partiyi büyütme değil, bekletme derdinde. Neyi bekliyorlar anlamış değilim. Benim çalışmalarım bunların kimyasını bozdu. Hesaplarını bozdu. Partiye ait binaları kendi özel yerleri gibi kullanmaya alışmış ve ne amaçla kullanmışlar, bunları tutanaklar ile ve fotoğraflar ile tespit ettim, sizlere ayrıca aktaracağım. DP bu genel başkan ile bir arpa boyu yol alamaz. En kısa sürede DYP-ANAP ve eski DP çizgisindeki emekçileri bulup sıtkı sadakatle partiye hizmet etmiş isimlerin gönlünü almazlar ise bir yere varamazlar. İşin gerçeği şu ki, bir partiyi doğru dürüst yönetemeyen, kazaren ülkenin başına geçip de ülkeyi nasıl yönetecek doğrusu çok merak ediyorum” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İLAÇ ZAMLANDI CHP’DEN KDV HAMLESİ GELDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ilac-zamlandi-chpden-kdv-hamlesi-geldi-129981134adc8-e45c-42c9-ac31-d26bbc58175a2021-03-04T23:17:00+03:00HABER MERKEZİ İLAÇ ZAMLANDI CHP’DEN KDV HAMLESİ GELDİ

İLAÇ ZAMLANDI CHP’DEN KDV HAMLESİ GELDİ

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Vatandaşın alım gücünün giderek düştüğü pandemi sürecinde ilaç fiyatlarına yüksek oranlarda zam yapılırken, CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, reçeteli, reçetesiz ayrımı yapılmaksızın ilaçta KDV oranının yüzde 8’den yüzde 1’e düşürülmesi amacıyla kanun teklifi hazırladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanal’ın Meclis Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinin gerekçesinde, günümüzde tıbbi tedavi yöntemindeki gelişmeler ve ilaç devrimiyle halkın sağlık hizmetlerinden daha fazla yararlanması ile ilaç kullanımının da arttığı belirtildi. Ayrıca hava kirliliği, çevre kirliği, sağlıksız yaşam biçimlerinin sürdürülmesi vb. durumlardan dolayı farklı hastalıkların ortaya çıktığı ve bu hastalıkların tedavisinde ilaçların kullanıldığının altı çizildi. Eskiden tedavisi mümkün olmayan pek çok hastalığın ilaçla tedavi edilebilir hale geldiğinin kaydedildiği gerekçede, söz konusu sebeplerden ötürü ilaç tüketiminde artış meydana geldiği dile getirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de küçükten büyüğe binlerce insanın kronik hastalığının bulunduğunun aktarıldığı gerekçede, kendisini sağlıklı hissetmek isteyen vatandaşların günde birden fazla ilaç kullanmak zorunda dahi kalabildiği ifade edildi.<br /><br /><strong>İLAÇ MASRAFLARI VATANDAŞIN BELİNİ BÜKÜYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kanun teklifinin gerekçesinde, haftalık, aylık periyotlarla ilaç satın almak zorunda kalan yurttaşların giderleri arasında ilaç masraflarının önemli bir yere sahip olduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sosyal devlet anlayışı çerçevesinde toplumun güçsüz kesimleri başta olmak üzere herkese insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşam seviyesi sağlanması gerektiğinin vurgulandığı gerekçede, Anayasa’da sıralanan sosyal haklar arasında sağlık hakkının da yer aldığı aktarıldı. Anayasa’nın 56. maddesinin hatırlatıldığı gerekçede, vatandaşların sağlıklı bir şekilde yaşamalarının sağlanabilmesi gerektiği belirtilerek, “Sağlığı korunmayan, ekonomik ve sağlık sorunları çözülemeyen insanların diğer hakları ile ilgili güvencelerinin anlamı olmayacaktır” denildi.<br /><br /><strong>KIYMETLİ TAŞLAR İSTİSNA TUTULURKEN…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizde reçeteli/reçetesiz ayrımı yapılmaksızın, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan veya ithaline izin verilen beşeri tıbbi ürünlerin KDV oranının yüzde 8 olduğunun anımsatıldığı gerekçede, “İşbu durum, vatandaşlar arasında eşitsizliğe neden olmaktadır. Son dönemlerde yaşanan Covid-19 salgını nedeniyle kişilerin sağlığına daha da dikkat etmesi gerekmektedir. Yine pandemi nedeniyle işsiz kalan, geliri düşen birçok vatandaşımız bulunmaktadır. Alım gücü neredeyse sıfıra inen vatandaşların birçoğunda ailede birden fazla sürekli ilaç kullanan kişiler bulunmaktadır. Son dönemlerde alım gücü düşük ya da bulunmayan ailelerde öyle bir hal almıştır ki, ilaç fiyatlarının yüksek olmasından dolayı ailede kimin ilaç kullanacağına kimin kullanmayacağına ilişkin karar vermek zorunda kalınmaktadır. Bu durum ise sağlık hakkının ve hatta yaşam hakkının ihlali anlamına gelmektedir.&nbsp;&nbsp;Kıymetli taşlar (elmas, yakut, zümrüt vb.) bazı durumlarda KDV’den istisna tutulurken, ilaçların KDV’ye tabi olması, ekonomik olarak güçlü ile güçsüz insan arasındaki farkı artırmakta ve bu durum sosyal devlet anlayışı ile bağdaşmamaktadır. Dolayısıyla ilaçlara uygulanan KDV oranının düşürülmesi gerekmektedir. İşbu kanun teklifimiz ile de ilaçlara uygulanan KDV oranının yüzde 1 olarak belirlenerek kişilerin sağlık hakkının ihlalinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir” ifadelerine yer verildi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Para için İnsan Hakları!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/para-icin-insan-haklari-1299769f18b5e-4958-4503-b3d0-da58c1a791022021-03-04T23:14:00+03:00HABER MERKEZİ Para için İnsan Hakları!

Para için İnsan Hakları!

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">T.B.M.M.'de düzenlediği basın toplantısına Sağlık Bakanlığı tarafından bastırılan "100 Yılın Sağlık Bakanları" başlıklı 2 ciltlik kitabı ülkede Ak Parti döneminde kamu harcamalarında yaşanan israfa örnek olarak göstererek başlayan&nbsp;CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu,&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan İnsan Hakları Eylem Planına değinerek,&nbsp;<strong><em>“19 yıllık iktidardan sonra 125 sayfalık insan hakları ile ilgili&nbsp; strateji belgesini açıklamak bugüne kadar insan hakları ile ilgili pek bir şey yapılmadığının itirafıdır. ”</em></strong>&nbsp;dedi.&nbsp;</span></p><p><br /><span style="font-size:18px">İnsan Hakları Eylem Planının bazı eksiklikler olmasına rağmen doğru ve güzel bir belge olduğunu, insan hakları ile ilgili, yargıyla ilgili, infazla ilgili, kadınlarla çocuklarla ilgili güzel şeyler olduğunu ifade eden Bekaroğlu,&nbsp;<strong><em>“Fakat 19 yıllık iktidar bunu yayınlıyor. Nasıl güveneceğiz. Yani, böyle kitaplar belgeler olmadığı, Anayasa’da yasalarda eksiklikler olduğu için yaşanmıyor ki insan hakkı ihlalleri. İhlallerin büyük çoğunluğu uygulamalardır, uygulamaları yapan kişilerdir. İnsan hakları ve demokrasi ile ilgili bir şey yapılabilmesi için öncelikle demokrasinin işlemesi gerekiyor. Yasamanın, yürütmenin ve yargının yerli yerine konulması gerekiyor.”</em></strong>&nbsp;diye konuştu.</span></p><p><br /><span style="font-size:18px"><strong>KENAN EVREN’İN BAKANLARI BİLE TBMM’YE BU KADAR SAYGISIZ DEĞİLLERDİ</strong></span></p><p><br /><span style="font-size:18px">İktidarın TBMM’ye saygı göstermediğini, milletvekillerinin soru önergelerine ya hiç cevap verilmediğini ya da ciddiyetsiz cevaplar verildiğini hatırlatan Bekaroğlu, sorularına cevap vermeyen Cumhurbaşkanı Fuat Oktay’ı Kenan Evren gibi davrandığı için eleştirdiğinden dolayı dokunulmazlığının kaldırılması için TBMM’ye fezleke gönderildiğini söyledi.&nbsp;</span></p><p><br /><span style="font-size:18px">Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’nu da sorulara ciddiyetsiz cevap verdiği için eleştiren Bekaroğlu,<strong><em>&nbsp;“Ulaştırma Bakanı’na sorduğum Ovit Tünelinde 19.568 TL’lik işe 17 milyon TL ödeme yapmışsınız. Bu nedir, buna cevap verin demişiz. Başka 13 soru daha sormuşuz. Bunların sadece iki tanesine çok yuvarlak cevaplar, hatta cevap bile sayılamayacak cevaplar verdi. Sn. Adil Karaismailoğlu, ben TBMM üyesiyim, Anayasanın bana yüklediği görevi yapıyorum, sana soru soruyorum. Bu sorulara cevap vermek zorundasın. Böyle bir şey gönderilir mi, sen kimsin, nesin, ne sanıyorsun kendini? Bu da versin mahkemeye, aynen söylüyorum; Kenan Evren’in bakanları bile böyle davranmadı. Onların bile Parlamentoya, seçilmişlere saygısı daha fazlaydı. Siz 28 Şubatçılardan daha geridesiniz dediğimiz zaman kızıyorlar. Şimdi bunlar insan hakları eylem planı açıklayacak ve biz bunlara inanacak mıyız?”&nbsp;</em></strong>şeklinde konuştu.</span></p><p><br /><span style="font-size:18px"><strong>UÇUM, ALTUN HESAP VERECEK&nbsp;</strong></span></p><p><br /><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum ile İletişim Başkanı Fahrettin Altun’u eleştiren Bekaroğlu, Uçum’un “İ<strong>letişim Başkanını eleştirmek devlete hesap sormaktır, eleştiremezsiniz”&nbsp;</strong>anlamına gelen sözlerine sert tepki göstererek, şunları söyledi:</span></p><p><br /><span style="font-size:18px">“Cumhurbaşkanı’nın sarayda adamları var. İletişim Başkanı Sayın Fahrettin Altun, siyasi bir kişiymiş gibi her gün siyasetçilere laf yetiştiriyor, ağır hakaretlerde bulunuyor. Hiçbir mahkeme de onunla ilgili bir işlem yapmıyor. Başka bir başdanışman Mehmet Uçum dedi ki, İletişim Başkanını eleştirmek demek devlete hesap sormaktır, eleştiremezsiniz.” Buna yapılan eleştirilerden sonra bugün diyor ki, Fahrettin Altun bakanlar gibidir. Niye, Cumhurbaşkanı atamıştır. Evet Cumhurbaşkanı atıyor ama 657’ye göre devlet memuru. 657 ne diyor; devlet memurlarına siyasi açıklama yapmayı yasaklıyor. Şimdi buradan soruyorum; Ey Fahrettin Altun, Ey Mehmet Uçum, kimsiniz siz, kendinizi ne sanıyorsunuz? Mühür kimdeyse Süleyman o, biz de şimdi dönemin Süleymanının adamlarıyız, fedaileriyiz, istediğimizi yaparız. Niye, çünkü arkamızda Süleyman var! Öyle değil,&nbsp;<strong>Benim yaşım 66, ne Süleymanlar gördüm bu memlekette. Ne ‘Sözde Süleymanlar’ gördüm. Bundan 5-8 sene önce, FETÖ deniyor şimdi, Fetullah Gülen’in adamları kral kesilmişti bu memlekette, asıyorlardı, kesiyorlardı. İstediklerinin ayağını kaydırıyorlardı. MİT Başkanını bile gözaltına almaya kalkıyorlardı. Neredeler şimdi; hepsi cezaevinde</strong>.&nbsp;<strong>Yanlış anlamasınlar; Mehmet Uçum’u, Fahrettin Altun’u hapisle tehdit etmiyorum. Ama hesap sormayı tehdit kabul ediyorlarsa, hukukun içinde hesap verecekler. Mehmet Uçum kimmiş, Fahrettin Altun kimmiş, bu memlekette herkes görecek.”</strong></span></p><p><br /><span style="font-size:18px"><strong>BU KİŞİLER İNSAN HAKLARINI UYGULAYAMAZ&nbsp;</strong></span></p><p><br /><span style="font-size:18px">İnsan Hakları Strateji Belgesi ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Bekaroğlu; “Bu belgede çok önemli başlıklar var. Burada yazılanları yapabilmeleri için kişilerin de değişmesi lazım. Bir Süleyman Soylu var, İçişleri Bakanı. Bir kadın Merve Demirel; basın açıklaması yaparken polis tarafından tacize uğrayarak gözaltına alınıyor. Eleştirilerden sonra çıkıyor bu Bakan, ‘Merve Demirel’in babası FETÖ’cü bilmem ne sendikasının üyesiydi. Dolayısıyla DHKPC’li olabilir, polis de gözaltına alırken eli bir yere kaymış olabilir. Ne var bunda’ diyor. Şimdi böyle bir İçişleri Bakanının olduğu yerde insan hakları eylem planı uygulayacak, kim; Cumhurbaşkanı, hangi&nbsp;<strong>Cumhurbaşkanı; çıkıyor diyor ki, bu Ayşe Buğra var ya Boğaziçi Üniversitesinde açıklamayı imzalamış. O zaten Osman Kavala’nın hanımı. Eee, hani Müslümandın Sayın Cumhurbaşkanı? Veda Hutbesi ne diyor; hiç kimse eşinden, babasından, kardeşinden dolayı suçlanamaz</strong>. Sayın Tayyip Erdoğan; senin bu belgeyi uygulayacağına nasıl inanacağız? Bunların hepsi yalan, ekonomileri de TÜİK’leri de hepsi yalan. Bu belgede yazılanlar da yalan, inanmıyoruz, güvenmiyoruz size. Yani Sayın Tayyip Erdoğan’la Sayın Süleyman Soylu bu belgeyi uygulayacaklarmış! Niye yapıyorlar; para için.&nbsp;<strong>İnsan diye bir dertleri yoktur, insan hakları diye bir dertleri yoktur. Normal bir ülkenin içişleri bakanı suç işleyeni yakalar, yargıya teslim eder. Yargı da kanun çerçevesinde cezasını verir. Bu suçun mahiyeti ne olursa olsun. Diyor ki, mezarın yanındaki ağaca asacaktım. Böyle bir içişleri bakanı olur mu? Bu bakan insan hakları eylem planı uygulayacakmış.</strong>"dedi.</span></p><p><br /><span style="font-size:18px"><strong>PARA BİTTİ, İNSAN HAKLARI AKLINA GELDİ!</strong></span></p><p><br /><span style="font-size:18px">İnsan Hakları Strateji Belgesinin açıklanmasının&nbsp; Türkiye ekonomisinin ihtiyaç duyduğu dış kaynakla da ilgisi olduğunu belirten Mehmet Bekaroğlu; “Ne için yapıyorlar bunu, para için. Para bitti, yol göründü, dönemin sonuna geldiler. Türkiye’de büyük bir ekonomik kriz var, aşı bile alamıyorlar. Okulları açtık, öğretmenlere aşı yapamıyoruz. Kafelerde lokantalarda çalışanlara aşı yapamıyoruz. Niye, para yok. Bunlara para lazım, para için de insan hakları lazım. Kredi vermiyorlar, hak ihlallerini eleştiriyorlar. Cumhurbaşkanı, Avrupa ülkelerinden iyi durumda olduğumuzu söylüyor ama o Avrupa ülkeleri %1’le borç alıyor, biz %8’le bile borç para bulamıyoruz, aşı alamıyoruz. Borç istediğimiz insanlar bir de insan hakları sicili istiyor. Bunu oraya ekleyecek, borç para bulacak. Böyle bir şey olmaz. Keşke bulsa. Bu komikliktir, uzatmaktır. Bir an evvel seçim, erken seçim yapılmalı. Bu insanları söyleyecek hiçbir şeyleri kalmadı. Bu belge 2003 yılında önemliydi, bütün dünya da bunu önemsemişti. Herkesi kandırdı, parayı cebe indirdi, dağıttı adamlarına. Şimdi para bitti, tekrar insan haklarına yöneldi. Yapılacak iş, ülkeyi bir an evvel salimen problemsiz bir şekilde erken seçime götürmektir" şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Tekin’den “icraları durdurun çağrısı”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tekinden-icralari-durdurun-cagrisi-12996b43b243f-f2bf-44a6-90b4-322e31c381a72021-03-04T23:10:00+03:00HABER MERKEZİ Tekin’den “icraları durdurun çağrısı”

Tekin’den “icraları durdurun çağrısı”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Salgının en ağır yükünü taşıyan esnaf, kaderleriyle baş başa bırakıldı. Borcu borçla kapatan esnafın artık çıkar yolu kalmadı. Tekin, esnafın dar boğazdan çıkabilmesi için güçlü ve yeni bir destek paketine ihtiyaç olduğunu kaydetti:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esnaf için asıl zor günlerin şimdi başladığına işaret eden Tekin, normalleşme süreci ile birlikte tedbir kararlarının kalkması neticesinde icra takiplerin artacağının altını çizen Tekin, “İş yerleri kapalıyken alacaklıya neyin parasını istiyorsunuz’ diyebilen esnafın kapısına bundan böyle alacaklılar gelmeye başlayacak. Dolayısıyla, iktidar yetkilileri çok geç kalmadan acil tedbirler almalı ve bu soruna çözüm üretmelidirler” dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Koranavirüs tedbirleri kapsamında küçük esnaf başta olmak üzere Türkiye genelinde yüz binlerce esnafın dükkanının yaklaşık bir yıldır kapalı olduğunu hatırlatan Tekin, "Esnafımız çok zor bir süreçten geçti. 1 Mart itibarıyla kısıtlı olarak esnaf kepenk açtı ama sorunları bitmiyor. Kira, SGK ve vergi vb. borçları artarak devam ediyor. Mücbir sebeple iş yerlerini kapatan esnaf ve sanatkarlara doğru düzgün bir nakdi yardım da yapılmadı. Tüm bunlar yaşanırken, kirasını ödeyemeyen esnaf yardım beklerken, şu an çok sayıda esnaf icralık olmayla karşı karşıya. Çünkü ödeme şansları yok” dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tekin, açıklamasının devamında:&nbsp;tüm icralar yine en azından pandemi süreci bitene kadar durdurulmalıdır. Kazancı düşen esnafımıza bir de icra takibi yapıldığında yaşama şansları kalmayacak. En azından pandemi sürecinde, esnaf için icra işlemleri bir süre durdurulmalı. Ayrıca, bu icralar esnafımızın kara listeye düşmesine de neden oluyor. Kredi almakta zaten zorlanan esnafımız yeniden kara listeye girmesinin mutlaka önüne geçilmelidir. Diye konuştu.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kaderine terk edilen esnafımızın bir nebze de olsun belini doğrultabilmesi için bunlar şarttır. Aksi halde, bu sene içinde kepenk kapatmayan esnaf kalmayacak, ülke var olan ekonomik krizin üstüne daha da derin ve içinden çıkılamayacak bir darboğaza girecektir” dedi.</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DSİ, KARACAÖREN’İ KİRLİLİĞE RAĞMEN NEDEN YİNE GÜNDEME ALDI?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/dsi-karacaoreni-kirlilige-ragmen-neden-yine-gundeme-aldi-12995c1f07872-6260-48d8-a159-fb70f006a9c42021-03-04T23:06:00+03:00HABER MERKEZİ DSİ, KARACAÖREN’İ KİRLİLİĞE RAĞMEN NEDEN YİNE GÜNDEME ALDI?

DSİ, KARACAÖREN’İ KİRLİLİĞE RAĞMEN NEDEN YİNE GÜNDEME ALDI?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Antalya’nın içme suyu ihtiyacını karşılamak için Karacaören Barajından su taşınması amacıyla 2014’te temeli atılan 2017’de ise iptal edildiği için yarım kalan isale hattı yeniden ihaleye çıkarıldı. Kamuoyu tarafından balık ölümleriyle bilinen baraj suyunda siyanürden arseniğe birçok başlıkta metal kirliliğinin bulunduğunu ve kirliliğin insani tüketim sınır değerlerinin altında olduğunu analizlerle belirleyen DSİ, 26 Şubat’ta projenin ihalesini gerçekleştirdi. Geçtiğimiz hafta Antalya Kent Konseyinin de iptalini istediği proje ihalesini CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer TBMM gündemine taşıdı. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye bir önerge veren Özer, “30 yıldır atık deposuna dönüşen baraj suları neden Antalya halkına içirilmek isteniyor?” diye sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KİRLİLİK İNSANİ TÜKETİM DEĞERLERİNİN ALTINDA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Önergede, toplu balık ölümleriyle de gündeme gelen Karacaören Barajı’nın sularının balık çiftlikleri ve evsel atıklar yüzünden ağır kirlilikle karşı karşıya olduğunun altını çizen CHP’li Özer, Bakan Pakdemirli’ye şu soruları yöneltti:</span></p><p style="margin-left:53.4pt"><span style="font-size:18px">·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Karacaören Barajı sularına dair yapılan analiz sonuçları nedir? Buradaki kirlilik değerleri nedir? Kirlilik İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’e göre sınır değerlerin altında mıdır?</span></p><p style="margin-left:53.4pt"><span style="font-size:18px">·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Kirlilik seviyesi kullanıma uygun değilse 2017’de iptal edilen proje neden yeniden gündeme gelmiştir? Projenin maliyeti nedir?</span></p><p style="margin-left:53.4pt"><span style="font-size:18px">·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Kirlilik kullanıma uygun değilse nasıl bir arıtma işlemine gidilecektir? Bu işlemin maliyeti ne olacaktır?</span></p><p style="margin-left:53.4pt"><span style="font-size:18px">·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Karacaören Barajı suları tarımsal üretimde kullanılmakta mıdır?</span></p><p style="margin-left:53.4pt"><span style="font-size:18px">·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;30 yıldır atık deposuna dönüşen barajın suları neden Antalya halkına içirilmek istenmektedir?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KİRLİLİK İHALE DOSYASINDA YER ALIYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Isparta ve Burdur illeri sınırlarında yer alan Karacaören Barajından su taşınması için 2014’te başlanan projenin yaklaşık yüzde 25’i tamamlanmış, 43 kilometrelik isale hattı ile Varsak Mahallesinde yapılması planlanan arıtma tesisinin ihalesi ise geçtiğimiz cuma günü DSİ tarafından gerçekleştirilmişti. Proje kapsamında yapılan su analizlerine göre Karacaören Barajı’nda siyanürden arseniğe, kurşundan civaya, çinkodan bakıra birçok başlıkta metal kirliliği bulunmuştu. Yine ihale dosyasındaki Arıtma Tesisi Kesin Raporu’na göre barajın sularındaki kirliliğin İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’e göre sınır değerlerin altında olduğu tespit edilmişti. Antalya Büyükşehir Belediyesi de kirlilik nedeniyle 2017’de Karacaören Barajı sözleşmesini sonlandırdığını açıklamıştı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Milletvekili Sındır, “Bergama’da ata toprağı haraç mezat satılıyor!”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/milletvekili-sindir-bergamada-ata-topragi-harac-mezat-satiliyor-12994e2d05bf9-370b-4e20-b22b-373e9d5873a52021-03-04T23:01:00+03:00HABER MERKEZİ Milletvekili Sındır, “Bergama’da ata toprağı haraç mezat satılıyor!”

Milletvekili Sındır, “Bergama’da ata toprağı haraç mezat satılıyor!”

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle soru önergesini TBMM Başkanlığına sunan Sındır, “köylülerimize atalarından, dedelerinden kalan mülkleri ve arazileri, vergi ödemelerini yaptıkları Bergama Belediyesi tarafından haraç mezat satılacak. 831 bin 938 m2 verimli tarım arazisi yurttaşlarımızın sesine kulak tıkayarak, onların haklı sitemlerini görmezden gelerek satılıyor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BU SAÇMA DÜZENLEME NEDENİYLE KÖYLERİMİZ BOŞALIYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bütünşehir Yasası’yla birlikte köy ve belde tüzel kişiliklerinin tamamen ortadan kaldırıldığını hatırlatarak sözlerine başlayan Sındır, “2012 yılında çıkarılan Bütünşehir Yasası’yla illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köylerin ve belde belediyelerinin tüzel kişilikleri ortadan kaldırıldı; köyler ve beldeler isimleriyle mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyelerine katıldı. Kırsal, köy, tarımsal nitelikleri yok sayılarak kentsel yerleşimlerden onları ayıran özellikleri, ayrıcalıkları, sahip oldukları ortak taşınır ve taşınmaz malları, mera alanları, diğer tüm hak ve yetkileri ellerinden alınarak tamamen büyükşehirlerle aynı statüye getirildi. Bütünşehir Yasası mağduru köylerimizde tarımsal üretim faaliyetleri sekteye uğradı ve köylerde artan hayat pahalılığı yaşanamaz bir hal aldı; köyden kente göçler arttı. Ülke nüfusumuz 2013’ten bu yana yüzde 9 artarken köy nüfusumuz ise yüzde 11 azaldı. Bu saçma düzenleme nedeniyle köylerimiz boşalıyor, özellikle gençlerimiz üretim faaliyetinde bulunamadıkları için şehirlere zorunlu göç ediyor” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TAŞINMAZLARIN GERÇEK SAHİBİ KÖYLÜLERİMİZE HİÇ SORDUNUZ MU?”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bergama Belediyesi tarafından satışa çıkarılan mülklerin gerçek ve öz sahiplerinin köylüler olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Sındır, “2012 yılında bu yasaya ilişkin tüm çekincelerimizi belirtmemize rağmen ve kanunun yürürlüğe girmesi sonrasında da Anayasa Mahkemesi’ne yapmış olduğumuz iptal başvurularımız sonuçsuz kaldı. Karşı çıktık, düzenlemenin köylere kilit vuracağını söyledik ama dinletemedik. Maalesef bugün köylülerimize atalarından, dedelerinden kalan mülkleri, arazileri, vergi ödemelerini yaptıkları Bergama Belediyesi tarafından haraç mezat satılıyor.&nbsp;&nbsp;Taşınmazların gerçek sahibi köylülerimize hiç sordunuz mu? Toplamda 831 bin 938 m2 olan verimli tarım arazisi babalarının malıymış gibi Bergama Belediyesi tarafından bölgede yer alan yurttaşlarımızın sesine kulak tıkayarak, onların haklı sitemlerini görmezden gelerek satılıyor. Vatandaşın, yurttaşın sesine kulak verin söz konusu satış kararından derhal vazgeçin” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“AKILLA İZANLA AÇIKLANABİLİR BİR TARAFI YOK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda yapılan düzenlemenin altını çizerek sözlerini sonlandıran Sındır, şöyle konuştu: “6360 sayılı Kanun ile köy tüzel kişiliğine haiz olan yerleşimlerin mahalleye dönüştürülmesi ile yapılan düzenlemenin tarımsal üretime, köy ekonomisine ve köy halkının yaşamına getirdiği ciddi olumsuzluklar karşısında bir yandan ‘Kırsal Mahalle’ düzenlemesi getirilirken diğer yandan köy ortak mallarının satılmasının akılla izanla açıklanabilir bir tarafı yok. AKP iktidarı olarak; bir tarım ülkesi olan yurdumuzu net ithalatçı bir ülkeye dönüştürdünüz, yüksek girdiler nedeniyle üreticimizin belini büktünüz, bankalardan aldığı kredileri ödeyemeyen çiftçimizin traktörünü, üretim araçlarını, tarlasını elinden aldınız. Medeniyetlerin beşiği Anadolu’muzdaki çiftçimizi ve çiftçilik kültürünü, kartellerin ve tüccarların ellerine ve insafına bıraktınız. Şimdi de son öldürücü darbeyi vuruyorsunuz, köylünün arazisini, mülkünü satıyorsunuz. Bergama’da ata toprağı haraç mezat satılıyor.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Sındır, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yanıtlaması istemiyle TBMM’ye verdiği önergede şu soruları yöneltti:</span></p><p><span style="font-size:18px">1.&nbsp;&nbsp;Tüzel kişiliği kaldırılmış olan köy ve beldelerden belediyeler veya kamu idareleri mülkiyetine geçen taşınır ve/veya taşınmazlar (tarım arazisi, zeytinlik, bağ-bahçe, yapı, araç-ekipman, vb) nelerdir?</span></p><p><span style="font-size:18px">2. Bu taşınır/taşınmazlardan halihazırda Bergama Belediyesi mülkiyetinde olanlar hangileridir? Bugüne kadar herhangi bir el değiştirme (devir, tahsis, satış, hibe, vb) yapılmış mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">3.Bergama ilçemizin Ayaskent, Kadıköy, Çitköy, Ferizler, Dağıstan, Ertuğrul, Kurtuluş ve Aşağıkırıklar mahallelerimizde ilçe belediyesi tarafından satılması planlanan söz konusu taşınmazların; imar planlarındaki nitelikleri, tapudaki vasıfları, büyüklükleri ve halihazır durumları nedir? Bu taşınmazlarda mahalle (önceden köy) halkı üretim yapmakta mıdır? Yapılıyor ise hangi ürünler üretilmekte ve kaç kişinin geçimini sağlaması mümkün olmaktadır?</span></p><p><span style="font-size:18px">4.Satılması düşünülen taşınmazlar içerisinde konut/ticaret/turizm vd imarlı taşınmaz bulunmakta mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">5. Söz konusu taşınmazların satılması öncesinde Bergama Belediyesi tarafından söz konusu mülklerin gerçek ve öz sahipleri olan mahalle (köy) halkının görüşünün alınması düşünülmüş müdür? Yoksa buna gerek görülmemekte midir?</span></p><p><span style="font-size:18px">6. 6360 sayılı Kanun ile köy tüzel kişiliğine haiz olan yerleşimlerin mahalleye dönüştürülmesi ile yapılan düzenlemenin tarımsal üretime, köy ekonomisine ve köy halkının yaşamına getirdiği ciddi olumsuzluklar karşısında bir yandan “Kırsal Mahalle” düzenlemesi getirilirken diğer yandan köy ortak mallarının satılmasını ne derece doğru buluyorsunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">7.&nbsp;&nbsp;Belediye Başkanı Sn.Hakan Koştu’nun kendi ifadelerinden de anlaşıldığı üzere; kamunun mallarını “satarak” ve/veya “kat karşılığı inşaat yaptırılmak üzere şirketlere devredilmesi” suretiyle yatırım ve hizmet üretme anlayışını doğru buluyor musunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">8.&nbsp;&nbsp;Bergama Belediyesi söz konusu taşınmazların satışını hangi yöntemle gerçekleştirecektir?</span></p><p><span style="font-size:18px">9. Bergama Belediyesi’nin söz konusu taşınmazların satışından elde etmeyi beklediği gelir beklentisi nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">10.Bergama Belediyesi’nin 2018, 2019 ve 2020 yılları bütçe gelir – gider ve borçlanma durumu nedir? Herhangi bir gelir sıkıntısı bulunmakta mıdır? Var ise borçlarını söz konusu taşınmaz satışları ile kapatmayı mı düşünmektedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">11.Yapılacak satışlar sonrasında mağduriyet yaşayacak çiftçi ailesi, tarım emekçisi kaç kişidir?</span></p><p><span style="font-size:18px">12.Bergama Belediyesi’nde Mart 2019 yerel seçimleri sonrasında günümüze kadar geçen sürede iş akdi feshedilen işçi veya sözleşmesi uzatılmayan personel sayısı nedir?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[AKŞENER’İN GRUP TOPLANTISI KONUŞMASI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/aksenerin-grup-toplantisi-konusmasi-12993d3cefd53-5787-4655-a364-6f863e9ba9b72021-03-04T22:57:00+03:00HABER MERKEZİ AKŞENER’İN GRUP TOPLANTISI KONUŞMASI

AKŞENER’İN GRUP TOPLANTISI KONUŞMASI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Aziz milletim, değerli milletvekilleri, kıymetli basın mensupları;</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçtiğimiz hafta sonu,değerli devlet adamı Necmettin Erbakan Hoca’nın vefatının yıldönümüydü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle, kendisini rahmet ve saygıyla anıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir sonraki gün de, 28 Şubat post modern darbesinin yıldönümüydü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dönemin muktedirlerinin“bin yıl sürecek” dedikleri,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama, yatsıya kadar zor dayanan 28 Şubat’ın, yıldönümüydü…</span></p><p><span style="font-size:18px">Aradan yıllar geçti, o kara günlerden, bugünlere geldik…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama maalesef görüyoruz ki;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, Türkiye’nin üzerinde, yeniden vesayetin eli dolaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, Türkiye’nin üzerinde, millete parmak sallayan,aynı zihniyetin gölgesi dolaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, Türkiye’nin üzerinde, 28 Şubat’ın hayaleti dolaşıyor!</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, MGK koridorları yerine,sarayın koridorlarında yuvalanmış bir hayalet.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, apolet yerine, kravat takan, haki yerine lacivert giyen bir hayalet.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, irticacıyerine, beğenmediğine terörist diyen bir hayalet.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, dünün mağdurlarını, bugünün mağrur muktedirleri yapan bir hayalet.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, dün şiirden hapis yatanlara, bugün milleti “tweetten hapse attıran” bir hayalet.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Dava arkadaşlarım;</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz dün, gerçeğine boyun eğmedik, bugün elbette hayaletine boyun eğmeyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz dün, toplusu, tüfeklisi önünde eğilmedik, bugün elbette yalanlısı, dolanlısı önünde eğilmeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü biz,hayaletlerin değil, hakikatin peşindeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü biz, vesayetin karşısında, milletimizin yanındayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin acı gerçekleri var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimiz, zorluklarla mücadele ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama Türkiye’nin, bu acı gerçekleri aşacak imkanları var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin, her bir vatandaşını, refaha erdirecek kaynakları, zenginliği var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütün mesele, bu zenginliği, kimin nasıl paylaşacağı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşler yolundayken, müteahhidini ihaleye boğan bu iktidar,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe dara düştüğündeyse, acısını onlardan değil,</span></p><p><span style="font-size:18px">sırtına yeni yeni vergiler, yeni cezalar bindirdiği milletimizden çıkartıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hak böyle olmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet böyle olmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet böyle yönetilmez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aliya İzzetbegoviç’in bir sözü,bu sıralar sosyal medyada çok paylaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rahmetli diyor ki;</span></p><p><span style="font-size:18px">“Davalar acılar içinde doğar, refah içinde ölür.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünün mağdurlarının, bugünkü izansızlığını görünce,</span></p><p><span style="font-size:18px">bu sözleri daha iyi anlıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dün “Dava adamıyım.” diye gezenlerin, bugün sarayda sürdükleri sefayı görünce,</span></p><p><span style="font-size:18px">bu sözleri daha iyi anlıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehitlerimiz varken, lebalep kongrelerde, üst üste çıkıp oynayanları görünce,</span></p><p><span style="font-size:18px">bu sözleri daha iyi anlıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanımız çöpten yiyecek toplarken, gününü gün edip, para içinde yüzenleri görünce,</span></p><p><span style="font-size:18px">bu sözleri daha iyi alıyoruz.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">İşte o nedenle;</span></p><p><span style="font-size:18px">Dün,rahmetli Erbakan Hoca’nın “Adil düzen” gömleğini yırtıp,</span></p><p><span style="font-size:18px">kendi kurdukları düzende sefaya dalanlar,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, işler sarpa sarınca, önce 2002 ruhuna,</span></p><p><span style="font-size:18px">o da olmayınca, 1994 ruhuna dönmekten bahsediyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">İronik olan tam da bu zaten…</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü 1994 ruhu dedikleri, işte o yırtıp attıkları gömleğin ta kendisi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geldikleri noktada bu arkadaşlar,</span></p><p><span style="font-size:18px">refah içindeki bu çöküşü durdurmak için,</span></p><p><span style="font-size:18px">kimin gömleğini giyip, hangi ruha sarılacakları üzerine kafa patlatırken,</span></p><p><span style="font-size:18px">bir yandan da,seri gündem çalışmaları yapıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama maalesef, her ürettikleri gündem ancak 3 gün dayanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü mızrak artık çuvala sığmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletin gündemi artık boş lafla, hamasetle gizlenemiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gömlek artık dikiş tutmuyor, yolcu olan Abbas, bağlasalar da durmuyor.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Dava arkadaşlarım;</span></p><p><span style="font-size:18px">Nitekim sarayın bu haftaki yeni gündemi, fezlekeler oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yalnız bu arkadaşlar nedense, kafayı bu fezlekelerin kendisine değil,</span></p><p><span style="font-size:18px">İYİ Parti’nin bu fezlekelere ne diyeceğine takmışlar…</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylemsizliğiyle meşhur küçük ortak,</span></p><p><span style="font-size:18px">çıkmış kürsüye, her zamanki gibi ancakbağırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biliyorsunuz, argümanı yetmeyen durmadan bağırır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkçesi yetmeyen de durmadan söver.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunlarda aynen öyle.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akıllarınca bu bağırmalarla, bu çağırmalarla bizi zora sokacaklar…</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa bizim bu konuyla ilgili tavrımız o kadar net ki,</span></p><p><span style="font-size:18px">arkadaşların yaptığı bu kadar tatavayı, eğlenceyle karışık bir şaşkınlıkla izliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlkesiz siyaseti düstur edinmişlerin,</span></p><p><span style="font-size:18px">Dün sövdükleriyle, bugün yoldaş olanların,</span></p><p><span style="font-size:18px">Dün yoldaş oluklarına da, bugün sövenlerin,</span></p><p><span style="font-size:18px">bu netliğimizi yadırgamasını elbette anlıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">O nedenle,arkadaşların bu şaşkınlığını gidermek adına,</span></p><p><span style="font-size:18px">bir kez daha, konuyla ilgili tavrımızı açıklamak istiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">İYİ Parti, terörün yanında, yöresinde olmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela İYİ Parti, teröristle masa kurmaz, pazarlık yapmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela İYİ Parti, teröristin kafasından konfeti temizlemez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela İYİ Parti, seçim kazanmak için, terörist mektubuna, katil röportajına bel bağlamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İYİ Parti, her zaman milletinin yanında, demokrasinin yolundadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela İYİ Parti, sandıkta başkasına oy verdi diye, milletine bela okumaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela İYİ Parti, itirazı olan gencine, esnafına, çiftçisine terörist demez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela İYİ Parti, millet şehidine ağlarken, lebalep kongrelerde sırıta sırıta konuşmalar yapmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İYİ Parti, hukukun yanında, adaletin peşindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela İYİ Parti, terörden siyaset devşirme peşinde olanların ipiyle, kuyuya inmez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela İYİ Parti, adaleti, siyasi hesaplarına meze yapmaya kalkanlara, alkış tutmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">MeselaİYİ Parti, milletin derdi konuşulmasın diyeönüne getirilen fezlekelere,</span></p><p><span style="font-size:18px">gözü kapalı el kaldırmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İYİ Parti, o fezlekelerin önünü arkasını iyice okur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü İYİ Parti, o fezlekelerin önünde biri varsa, ardında da sizin olduğunuzu çok iyi bilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özetle İYİ Parti, Türk yargısının hazırladığı fezlekeye bakar, gereği neyse onu yapar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan kimsenin endişesi olmasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama bu arada,</span></p><p><span style="font-size:18px">Twitter fenomeni küçük ortak, tatava yapmayı bıraksın,</span></p><p><span style="font-size:18px">“Yapacağım, her an yapabilirim, birazdan yapıyorum…” diye ağzına sakız ettiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">malum kapatma başvurusunu, ne zaman yapacakmış, onu söylesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hızlı olmasa da, ziyadesiyle öfkeli küçük ortak, hamaseti bıraksın,</span></p><p><span style="font-size:18px">HDP eş genel başkanının, Sayın Erdoğan’la, nasıl kol kola yürüdüklerini anlattığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Netflix belgeseli kıvamındaki açıklamalara cevap versin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kürsülerde fırtınalar estirip, icraata gelince, “aradığımız kişiye ulaşılamayan” küçük ortak,</span></p><p><span style="font-size:18px">boş konuşmayı bıraksın,</span></p><p><span style="font-size:18px">Uygur kardeşlerimiz için ne düşünüyorlar, Çin zulmü için ne yapacaklar, onu açıklasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle,</span></p><p><span style="font-size:18px">Çin’in, Uygur kardeşlerimize yaptıklarının “Soykırım” olarak tanınması için,</span></p><p><span style="font-size:18px">meclis grubumuzun, Yüce Meclis’e vereceği öneriye,</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Bahçeli ve arkadaşlarının da desteğini bekliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tabi Sayın Perinçek’ten izin alabilirlerse…</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Merak ediyorlarmış…</span></p><p><span style="font-size:18px">İYİ Parti fezlekeler geldiğinde ne yapacakmış?...</span></p><p><span style="font-size:18px">Elbette, vatandaşı iki yumruk arasında sıkıştıran bu utanmazlığa geçit vermeyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elbette, milletimizin hür iradesine saygı duyacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elbette, siyasi şovun değil, hakkın ve hakikatin yanında duracağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kadar basit, bu kadar net.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Aziz milletim;</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretmenlerimiz, bizi bugüne getiren yolun temel taşlarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatan savunmasından, yeni Cumhuriyetin kuruluşuna ve yükselişine kadar emekleri vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu gerçeği görmez, öğretmenlerimizin önemini anlamazsak,</span></p><p><span style="font-size:18px">bugün memleketi yönetenlerin düştüğü duruma düşer,</span></p><p><span style="font-size:18px">öğretmenlerimizi, bin bir çileyle baş başa bırakırız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretmenlik mesleğini, “kadrolu”,“sözleşmeli”, “geçici” gibi,</span></p><p><span style="font-size:18px">tuhaf sosyal tariflere mahkum eden bugünkü iktidar,</span></p><p><span style="font-size:18px">on binlerce genç öğretmen kardeşime verdiği sözü, tutmuyor, tutamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanlığı’na göre 107 bin 909,</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayıştay’a göreyse 138 bin öğretmen açığımız varken,</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece, 20 bin öğretmenimizin ataması yapılabildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her yıl verilen mezunlarla birlikte, mezun olup da atanamayan gençlerimizin sayısı, 700 bini buluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de toplam, 1 milyon 117 bin öğretmenimiz varken,</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna yaklaşan sayıda,atanamayan genç öğretmenimizin olmasını kabul edemeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böyle plansızlık, böyle sorumsuzluk, böyle iş bilmezlik olmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milyonlarca çocuğumuzun, on binlerce öğretmene daha ihtiyacı olmasına rağmen,</span></p><p><span style="font-size:18px">maalesef artık ülkemizde, “Atanamayan öğretmen” adlı bir meslek grubu var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazıktır, günahtır!</span></p><p><span style="font-size:18px">Her biri, pırıl pırıl gençlerimiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her biri, öğrencileriyle buluşacakları günü iple çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her biri, sınıfa girecekleri o ilk günün hayaliyle, yanıp tutuşuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama, eşe, dosta, kayınçoya,devlette 2, 3, hatta 4 koltuk ayarlayabilen Sayın Erdoğan,</span></p><p><span style="font-size:18px">nedense gencecik öğretmenlerimize bir kadroyu bile çok görüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koca bir ülkenin gündemini, abuk sabuk konularla meşgul edenler,</span></p><p><span style="font-size:18px">öğretmenlerimizi bir türlü görmüyor, duymuyor, umursamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazıklar olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buradan, atanmamış olsalar da,</span></p><p><span style="font-size:18px">bizim gönlümüzde, “Öğretmen” olan kardeşlerime sesleniyorum;</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizleri görüyoruz, dertlerinizi biliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir meslektaşınız olarak, sizlere söz veriyorum;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iktidar yapamadı ama, ilk sandıkta biz geleceğiz, biz yapacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretmenlerimizin çözülemeyecek derdi yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ülkenin kaynaklarını, 5 müteahhite değil,</span></p><p><span style="font-size:18px">sizlerin atamasını yaparak,çocuklarımızın eğitimine aktaracağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçiniz rahat olsun.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Değerli milletvekilleri;</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Erdoğan, aklını fikrini, bu meselelerin çözümüne yorması gerekirken,</span></p><p><span style="font-size:18px">kendisihala milletimize masal anlatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Damat gitti, “kayınpederden masallar” tam gaz devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haftabaşındaki kabine toplantısının ardından çıktı ve dedi ki;</span></p><p><span style="font-size:18px">“Kamu harcamalarında israfa tahammülümüz yok.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Yanlış duymadınız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunu söyleyen,</span></p><p><span style="font-size:18px">daha dün, milyarlarca lirayı heba etmeyi,“itibardan tasarruf olmaz” diye savunan,</span></p><p><span style="font-size:18px">aynı Sayın Erdoğan…</span></p><p><span style="font-size:18px">Allah kimseyi böyle şaşırtmasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Allah kimseyi böyle yoldan çıkarmasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siz hiç, “israfa tahammülümüz yok” diyen,</span></p><p><span style="font-size:18px">ama, 12 uçakla gezen birini duydunuz mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Siz hiç,“israfa tahammülümüz yok” diyen,</span></p><p><span style="font-size:18px">ama,kendine saray koleksiyonu yaptıran birini gördünüz mü?</span></p><p><span style="font-size:18px">Siz hiç “İsrafa tahammülümüz yok” diyen,</span></p><p><span style="font-size:18px">ama,ultra lüks araç filosuna, her gün yenilerini katan birinigördünüz mü?</span></p><p><span style="font-size:18px">Alın size en yakın örnek;</span></p><p><span style="font-size:18px">17 milyar lira zarar etmiş Türk Hava Yolları’na,</span></p><p><span style="font-size:18px">347 adet lüks otomobil kiralamak için, 2 gün sonra ihale yapılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir kişi de çıkıp,</span></p><p><span style="font-size:18px">“Şirket bu kadar zarar etmiş, millet bu kadar darda,</span></p><p><span style="font-size:18px">bir süreliğine iki yaşında, üç yaşında arabalarla idare edelim.” demiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lüks arabayı israf görmeyen bu zihniyet,</span></p><p><span style="font-size:18px">utanmadan çıkıp “kamuda israfa tahammülümüz yok.” diyebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne diyeyim, Allah ıslah etsin.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Dava arkadaşlarım;</span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi yüküyle dara düşmüş vatandaşına, 53 milyar lira destek vermekle övünen,</span></p><p><span style="font-size:18px">israf düşmanı Sayın Erdoğan,</span></p><p><span style="font-size:18px">bunun iki katını, hem de inadına,Kanal İstanbul çılgınlığına yatıracağını söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Egoya bakar mısınız?</span></p><p><span style="font-size:18px">Cürete bakar mısınız?</span></p><p><span style="font-size:18px">Arkadaş, “İnadına yapacakmış.”…</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Bak sayın Erdoğan;</span></p><p><span style="font-size:18px">Madem sen unuttun, ben sana hatırlatayım;</span></p><p><span style="font-size:18px">Peygamber Efendimiz buyuruyorlar ki;</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bir kimseyi, inada kapılmış, çekişmeci ve kendi görüşünü beğenmiş görürsen,</span></p><p><span style="font-size:18px">bil ki, onun ziyanı tamamdır.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletle inatlaşma Sayın Erdoğan!</span></p><p><span style="font-size:18px">Millet iradesiyle inatlaşılmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset tarihi, milletiyle inatlaşan şuursuz siyasetçi çöplüğüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletiyle inatlaşanların sonuna bak, ders çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama illaki inat edeceksen;</span></p><p><span style="font-size:18px">Millete karşı değil, millet için inat et.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela,kalkınmada, üretimde, istihdamdainat et.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela, adalette, hukukta, demokraside inat et.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela, refahta, huzurda, mutlulukta inat et.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela, açları tok yapmakta, işsizlikten ağlayan babanın derdine derman olmakta inat et.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela, yolsuzlukları bitirmekte, gençlerimizin umutlarını yeşertmekte inat et.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gel, siyasi hayatında bir kez olsun kendi çıkarın için değil, milletinin iyiliği için inat et.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Bu sözlerimi yabana atma.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bak ne diyor Abdurrahim Karakoç;</span></p><p><span style="font-size:18px">“Aman deyim, bilir misin amanı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Boş hayale kurban etme zamanı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Müjde dağlarına eyvah dumanı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Çöker amma, neden sonra anlarsın.”</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">“Kurnaz emer budalanın kanını,</span></p><p><span style="font-size:18px">Böyle yürür hokkabazın kanunu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğru karar, eğri dostun canını,</span></p><p><span style="font-size:18px">Sıkar amma, neden sonra anlarsın.”</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Dava arkadaşlarım;</span></p><p><span style="font-size:18px">Varsın onlar, inat etsin, biz milletimiz için mücadele etmeye devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Varsın onlar, bizi dinlemesin, biz milletimizin sesi olmaya devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Varsın onlar, milletin sesini duymasın, biz o sesi cümle aleme duyurmaya devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Varsın onlar, yayını kessin, biz her hafta bu kürsüyü,milletimize bırakmaya devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hafta Milletin Kürsüsü’nde,</span></p><p><span style="font-size:18px">müzisyenlerimizin, sanatçılarımızın ve sahne emekçilerimizin dertlerini dinleyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemiden en büyük yarayı alan kesimlerden biri de onlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bildiğiniz gibi, pandeminin başından beri, müzik sektörü tamamen kapalı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tek bir gün dahi açılmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tek bir konser dahi verilemedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müzik sektörü denince, aklınızayalnızca ünlü isimler gelmesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müzik sektörü, pek çok emekçinin çalıştığı, çok büyük bir sektör.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir konser organizasyonunda, sadece şarkıcı yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">O konserlerin ardında ışıkçısı var, ses teknisyeni var, orkestrası var, gişesi var, büfesi var, tedarikçisi var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sektörde sadece ünlü sanatçılar yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haftasonu sahne alıp, ekmek parasını kazananlar da var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğlence sektörünü besleyen, onbinlerce emekçi var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemiden önce bile, hayata zar zor tutunan insanlarımız var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dile kolay.</span></p><p><span style="font-size:18px">11 aydır işsizler.</span></p><p><span style="font-size:18px">11 aydır, tek kuruş gelirleri yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müzik sektöründe çalışanların çoğu yevmiye ile çalışıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yani sigortaları yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aldıkları düzgün bir destek yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aralarında enstrümanlarını satıp geçinmeye çalışanlar var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha İki hafta önce, geçim sıkıntısı çeken bir müzisyen kardeşimiz daha, canına kıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">En vahim olanı da ne biliyor musunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimse onları dikkate almıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimse dertlerini dert edinip, çözüm sunmuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimse, “sizin için de şu desteği vereceğiz” demiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü, ağalar hala kongre peşinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü, ağalar hala Kanal İstanbul peşinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü, ağalar hala yandaş besleme peşinde.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Sayın Erdoğan;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir sektör, 11 ay boyunca çözümsüz bırakılır mı?</span></p><p><span style="font-size:18px">Böyle vicdansızlık olur mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir de utanmadan,“Müzik Susmasın” diye kampanya yaptınız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir yıldır aç yatan sanatçılarımıza, sadaka gibi, bir aylık doğalgaz parasıreva gördünüz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonra ne oldu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Onun da ilk taksitini ödediniz, ikinci taksitten hala ses yok…</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte o nedenle bugün,</span></p><p><span style="font-size:18px">iktidarın ısrarla görmezden geldiği, müzik emekçilerimizin sesini duyurmak için,</span></p><p><span style="font-size:18px">Müzik-Sen Genel Başkanı İpek Koçyiğit aramızda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buyurun İpek Hanım, kürsü de, söz de sizindir.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Teşekkür ederim İpek kardeşim.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnşallah bu kara günler geçecek, ve o muhteşem sesler yeniden yankılanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hepimiz özlemle bekliyoruz.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Değerli milletvekilleri:</span></p><p><span style="font-size:18px">Son dönemde,aya roket yollamaya odaklanan Sayın Erdoğan’ın,</span></p><p><span style="font-size:18px">maalesef, milletimizin sorunlarıyla ilgilenecek vakti yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vakti olmadığı gibi, aynı zaman artık görüyoruz ki, niyeti de yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pazartesi günü,</span></p><p><span style="font-size:18px">2 milyon 200 bin esnafımızın, milyonlarca çalışanımızın, öğrencilerimizin, ailelerimizin,</span></p><p><span style="font-size:18px">gözü kulağı, kabine toplantısından çıkacak karardayken,</span></p><p><span style="font-size:18px">kendisinin çıkıp anlattıkları, bunun çok çarpıcı bir göstergesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimiz 24 saat sonra ne yapacağını bilmiyor,</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Erdoğan, 24 yıl önceki mağduriyetinden siyasi rant devşirmenin peşinde koşuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Esnaflarımız, “Bir gün bile dayanacak gücüm yok.” diyor,</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Erdoğan, esnafımıza ve milletimize, “Yeni Anayasa çalışmasında yol aldık.” diye müjde veriyor.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">2 buçuk milyon öğrencimiz, tablete ve internete ulaşamadığı için uzaktan eğitimden mahrum,</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Erdoğan, İngiltere küçüldü, biz büyüdük diye hikaye anlatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diyor ki;</span></p><p><span style="font-size:18px">“Türkiye 2020’de yüzde 1.8 büyüdü.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Madem öyle, ben de şimdi buradan,milletimize çok basit bir soru soruyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px">Siz bu büyümeyi hissettiniz mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir senedir, dükkanını açmasına izin verilmeyen esnafımıza, pazarcılarımıza soruyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px">Siz bu büyümeyi hissettiniz mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Maliyetlerin altında ezilen, tarlasını ekemeyen, süremeyen, borcu her geçen gün çığ gibi artan,</span></p><p><span style="font-size:18px">haciz gelmesin diye, traktörünü satan çiftçilerimize soruyorum;</span></p><p><span style="font-size:18px">Siz bu büyümeyi hissettiniz mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Emekli vatandaşıma, EYT’li kardeşime soruyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizler bu büyümeyi hissettiniz mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Okula gidemeyen, EBA’ya erişemeyen öğrenci evlatlarıma soruyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px">Siz bu büyümeyi hissettiniz mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Evin ekonomisini idare etmeye çalışankadınlarımıza soruyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px">Siz bu büyümeyi hissettiniz mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Tencereyi kaynatamayan kadınlarımız gerçeği biliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ay sonunu getiremeyen çalışanlarımız, emeklilerimiz gerçeği biliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir yıldır sahipsiz bırakılan, milyonlarca esnafımız gerçeği biliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">18 yıldır kaderine terkedilen çiftçimiz gerçeği biliyor.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Hal böyleyken,</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Erdoğan’ın büyük bir gururla anlattığı, yedi düveli kıskandıran bu büyümede,</span></p><p><span style="font-size:18px">eğer milletimiz büyümediyse, o zaman kimler büyüdü?</span></p><p><span style="font-size:18px">Ak Parti kongrelerindeki halay başları, saray danışmanları, ve beşli soygun çetesi dışında,</span></p><p><span style="font-size:18px">kimlerin durumu iyiye gitti?</span></p><p><span style="font-size:18px">Gelin beraber bakalım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela, büyümenin yarısından fazlası, bankacılık faaliyetlerinden gelmiş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yani, “Faiz lobisini bitireceğim” diye atarlanarak gezmişsin,</span></p><p><span style="font-size:18px">ama o faiz lobisinin, ülkenin şu zor döneminde bile,</span></p><p><span style="font-size:18px">büyümenin yarısından fazlasını, alıp götürmesine bir şey yapamamışsın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela, çalışan kesimin aldığı ücretin milli gelir içindeki payı düşmüş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yani, vatandaştan alıp, finans çevrelerine vermişsin,</span></p><p><span style="font-size:18px">senin deyiminle, “faizcilerin”, Robin Hood’u olmuşsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela, esnafın kepengini indirdiğin için, üretici de malını satamamış, stoklamak zorunda kalmış.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatta o kadar çok stoklamış ki, stok artışını saymazsan, ekonomi yüzde 1.65 daralacakmış.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yani, stokçulukla savaşacağım derken, yeni nesil stokçuluğu icat etmişsin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela,sana göre büyüyen Türkiye’nin, Merkez Bankası net rezervi 80 milyar dolar azalmış.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesela, o büyüyen ekonomi, dolar bazında yüzde 6 küçülmüş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yani, Damat Bakan,ekonomide Instagram’da olduğu kadar başarılı değilmiş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yani, “Damat sıfatı, bakanlığının önüne geçti.” dediğin Damat Bakan’ın,</span></p><p><span style="font-size:18px">bakanlığında da pek bir hayır yokmuş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yani, “Aslında tanısanız seversiniz.” dediğin damadının, sevilecek pek de bir yanı yokmuş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü, kongrelerde yere göğe sığdıramadığın o Damat Bakan,</span></p><p><span style="font-size:18px">milletimizin döviz rezervini çarçur, memleketi de 70 cente muhtaç etmiş.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Dava arkadaşlarım;</span></p><p><span style="font-size:18px">Her başarısızlığına, sipariş bir başarı masalı yazdıran Sayın Erdoğan’ın büyüyen ekonomisinde,</span></p><p><span style="font-size:18px">esnafımız,çiftçimiz, çalışanlarımız, emeklilerimiz, işsizlerimiz bu haldeyken,</span></p><p><span style="font-size:18px">peki ihracatçılarımız ne durumda?</span></p><p><span style="font-size:18px">Acaba onlar, bu olağanüstü büyümeyi hissedebilmişler mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Maalesef ihracatçımız, bu dönemde, malını yükleyip satacak boş konteyner bulamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Piyasalarda ciddi bir kaos var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çin, Türkiye’deki armatörlere baskı yapıp, konteynerleri kendisine yönlendiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail ve Suudi Arabistan, boş konteyner çıkışına sınırlama getiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her ülke, ihracatçısını korumak için çeşitli tedbirler alırken,</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Erdoğan ve arkadaşlarıkılını kıpırdatmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhracatçılarımız,Damat Bakan’ın çarçur ettiği dolarları geri kazanmak için gemi bulamazken,</span></p><p><span style="font-size:18px">onlar uzay gemisi peşinde koşuyorlar.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Sayın Erdoğan;</span></p><p><span style="font-size:18px">İki lafın birinde, “yerli ve milli”demeyi biliyorsun, ama iş uygulamaya gelince hep tersini yapıyorsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhracata dayalı bir büyüme, yerli ve güçlü bir deniz filosuyla olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bak sana bazı rakamlar vereyim:</span></p><p><span style="font-size:18px">Birleşmiş Milletler, Ticaret ve Kalkınma Konferansı verilerine göre,</span></p><p><span style="font-size:18px">en bağlantılı limanlar arasında, Ambarlı Limanı ancak 44. sırada geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fas’ın Tanjer Med limanı 24, Yunanistan’ın Pire limanı 29, Mısır’ın Port Said limanı ise 31. sırada.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunanistan, 10 sene önce, lojistik sektöründeki tarifiyle,</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin beşte biri kadar konteyner elleçlerken,</span></p><p><span style="font-size:18px">şimdi, Türkiye’nin yarısı kadar konteyner elleçliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunanistan, Fas, Mısır, bu ticaret savaşlarında avantaj sağlamak için,ne gerekiyorsa yaparken,</span></p><p><span style="font-size:18px">sen ve arkadaşların milletimize sadece masal anlatıyorsunuz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böyle olmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu zihniyetle ihracatımız büyümez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kafayla ülke kalkınmaz.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Aziz milletim;</span></p><p><span style="font-size:18px">Siz ülkeyi yöneten beceriksizlere bakmayın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ak Parti’nin ihracatçımızı düşürdüğü bu durumun çıkışı var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çözümlerimiz, projelerimiz hazır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz yetkiyi alır almaz, bu sorunları 2 aşamada çözeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk aşamada;</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiçbir armatörün, boş konteynerle ülkeden çıkmasına izin vermeyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk armatörlerin, gerekirse zararlarını karşılayarak,</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin yüklerini taşımasını mecbur tutacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyadaki büyük taşımacılık şirketleriyle pazarlığa oturup anlaşma yapacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yakın ülkelere Ro-Ro, Tren, TIR nakliyeleri için ihracat teşviki vereceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkinci aşamada ise;</span></p><p><span style="font-size:18px">Filo ve konteyner üretimine teşvik verip, yerli ve güçlü bir denizcilik filosu oluşturacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’yiOrtadoğu ve Uzakdoğu’yla bağlayan bir lojistik hattı kuracağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çok modlu taşımacılığı mümkün kılıp, limanlarımızın tren yolu bağlantılarını kuracağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Limanlarımızın kapasitesini,</span></p><p><span style="font-size:18px">büyüklüğü giderek artan konteyner gemilerinin yanaşabileceği şekilde geliştireceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylece hem damadının çarçur ettiği dövizi yerine koyacağız,</span></p><p><span style="font-size:18px">hem de, üç yanı denizlerle çevrili Türkiye’mizi, bu alanda hak ettiği yere taşıyıp,</span></p><p><span style="font-size:18px">çok önemli bir gelir kapısını aralayacağız.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Değerli milletvekilleri;</span></p><p><span style="font-size:18px">Israrla söylüyorum, bu iktidarın milletimize verecek bir şeyi kalmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakın, sadece ihracatta ya da sanayide değil, nereye el atsak, bir sorun yumağı ile karşılaşıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dardaki vatandaşımızın pazarlardan patates toplamak zorunda kaldığı Türkiye’de,</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftçimiz, depolardaki patatesini satamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şairin dediği gibi;</span></p><p><span style="font-size:18px">“Yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Depolar ağzına kadar patates dolu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece Niğde’de, depolarda çürümeye yüz tutan 450 bin ton patates var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülke genelindeyse, yaklaşık 700 bin ton patates çürümeyi bekliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece maliyeti bile, yaklaşık 700 milyon lira.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir ay daha depolarda kalırsa, hepsi ya çürüyecek, ya da çimlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Patates üreticisi, iki aydır “ürünümüz çürüyor” diye bağırıyor,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama Sayın Erdoğan oralı bile olmuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Erdoğan;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir zamanlar, “Ekilmedik bir karış yer bırakmayın.” diyordun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Patates üreticisi de seni dinledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki sonra ne oldu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Ürünleri ellerinde kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haydi bakalım, şimdi al eline o çok sevdiğin mikrofonu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Niğde’deki, Konya’daki, Afyon’daki, Ödemiş’teki, patates üreticilerimize,</span></p><p><span style="font-size:18px">Onları içine düşürdüğün durumun çaresini söyle, biz de duyalım.</span></p><p><span style="font-size:18px">“80 kuruşa, 100 kuruşa mal ettiğiniz patatesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">40 kuruşa, 50 kuruşa satmanıza gönlümüz razı değil.”de.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Zararınızı karşılayacağız.” de.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haydi bakalım Sayın Erdoğan, işini yap ve zor durumdaki Türk çiftçisine bir şeyler söyle!</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama söyleyemezsin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütün politikalarını, üreteni cezalandırmak üzerine kurarsan,</span></p><p><span style="font-size:18px">bugünler geldiğinde, ağzını açıp da bir şey söyleyemezsin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Senin o performans canavarı Tarım Bakanınbilmez ama;</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarım ekonomisindeki temel kural,</span></p><p><span style="font-size:18px">bir yıl önce fiyatı artan ürünün, bir yıl sonra arzının da yüksek olmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başında olduğun devletin, önemini bir türlü kavrayamadığın,</span></p><p><span style="font-size:18px">“dengeleyici, düzenleyici” rolü de, işte burada ortaya çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kongre kongre gezip salgını yaymakla uğraşacağına, git biraz bunlara çalış.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sen çöken partini toplayacaksın diye, olan çiftçimize oluyor, olan üreticimize oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet yönetmek ciddiyet ister.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görevinin ciddiyetinin farkına var artık.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Dava arkadaşlarım;</span></p><p><span style="font-size:18px">Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi Türkiye’yi taşıyamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İktidar, bu ucube sistemimemlekete musallat ettiğinden beri,</span></p><p><span style="font-size:18px">insanımızfakirleşti, ekonomimiz bozuldu,</span></p><p><span style="font-size:18px">hukuk, adalet, liyakat ortadan kalktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, her gün, potansiyelini gerçekleştirmekten bir adım daha uzaklaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">O nedenle, düze çıkmanın yolu, önce bu ucube sistemden kurtulmaktan geçiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir yıldır il il, ilçe ilçe geziyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Memleketin her yanında, milletimizin dertlerini dinliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yalanları bozarak, duvarları yıkarak yürüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Arkamızda milletimizin desteğiyle, her geçen gün büyüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü milletimiz, gayretimizi görüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü milletimiz, samimiyetimiz biliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu yüzden, Millet Bizi Çağırıyor!</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz bu kutlu çağrıyı duyuyoruz, ve emin adımlarla iktidara yürüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimizin içi rahat olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkiyi aldığımızda iktidar ve ortakları gibi,</span></p><p><span style="font-size:18px">yalan dünyayla değil, milletimizin gerçekleriyle meşgul olacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimizin refah, huzur ve mutluluğu için çalışacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve emin olun milletimizin hakkı olan büyük, zengin ve mutlu Türkiye’yi mutlaka inşa edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Allah bu kutlu yolda bizi milletimize karşı mahcup etmesin.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken,</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Erdoğan’ı, dün itibariyle insan hakları kavramını keşfettiği için tebrik etmek istiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendisi, anayasamızda ve mevzuatımızda hali hazırda var olan,</span></p><p><span style="font-size:18px">ancak uygulamaya bir türlü yanaşmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">hatta tam tersine, yıllardır hunharca çiğnediğisayısız ilkeden bazılarını,</span></p><p><span style="font-size:18px">sırf dünyaya şirin görünmek adına keşfetmiş oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Erdoğan için büyük, bizler için ise atılmamış olan bu adımdan ötürü,</span></p><p><span style="font-size:18px">kendisini yürekten kutluyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer biraz daha gayret edip, iyi bir Cumhurbaşkanı olursa,</span></p><p><span style="font-size:18px">bir gün elbet cumhuriyeti, demokrasiyi ve güçler ayrılığını da keşfedebileceğine inanıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kim bilir, belki o gün kendisi çıkıp, “İYİleştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” bile diyebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Neden olmasın?...</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantımızı şereflendirdiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağ olun, var olun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Allah’a emanet olun.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[EVDEN ÇALIŞMAYLA İLGİLİ EKSİKLİKLER GİDERİLMELİ!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/evden-calismayla-ilgili-eksiklikler-giderilmeli-12992b338273c-4763-4f73-bdbe-ca23749553b42021-03-04T22:33:00+03:00HABER MERKEZİ EVDEN ÇALIŞMAYLA İLGİLİ EKSİKLİKLER GİDERİLMELİ!

EVDEN ÇALIŞMAYLA İLGİLİ EKSİKLİKLER GİDERİLMELİ!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Koncuk verdiği önergede “Çalışanlar evden çalışmayı kabul ettiği için, işveren işçinin ücretinde ve sosyal haklarında indirim yapılamayacağına, işyerinde çalışırken almış olduğu ücret, ikramiye, giyim yardımı, yemek yardımı, sağlık yardımı gibi tüm haklarını almaya devam etmeli ve bu hakların işverence ödenmesi gerekmektedir.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Evden/uzaktan çalışmayla ilgili yasal mevzuat eksikliklerin giderilmesi&nbsp;</strong><strong>için Yönetmelikte değişiklik yapılması gerekmektedir!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bağlamda; “Haftalık 45 saati aşan çalışmalar evden çalışmada da fazla çalışma sayılır. Fazla çalışma hükümlerine uygun olarak çalışanlar fazla çalışma saat ücreti alamamaktadır. Çalışanların hak kaybının önlenmesi için önlemlerin alınması, yasal mevzuattaki açıklar sebebiyle evden çalışanların yasal haklarının korunması ve normalleşme sürecinde iş güvencesini sağlamak için Bakanlık olarak çalışma yapılması gerekiyor.” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Artık Yunanistan-İsrail-Mısır, Türkiye’yle anlaşmak zorundadır!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/artik-yunanistan-israil-misir-turkiyeyle-anlasmak-zorundadir-129915509c147-0fad-412b-a3f2-845091dd2a9a2021-03-04T22:26:00+03:00HABER MERKEZİ Artık Yunanistan-İsrail-Mısır, Türkiye’yle anlaşmak zorundadır!

Artık Yunanistan-İsrail-Mısır, Türkiye’yle anlaşmak zorundadır!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kıbrıslı deneyimli gazeteci Ata Atun’un değerlendirmeleri şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px">Libya’yla anlaşma 21. yüzyılın en önemli anlaşmasıdır. Rum kesimi kendisine yardımcı olabilecek ülkelerle anlaşması, Avrupa’nın elektrik sistemine bağlanma, Türkiyenin münhasır ekonomik bölgesine el koyma isteği tamamen son buldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">1946 kıta sahanlığı sözleşmesi bu yetkiyi&nbsp; Türkiyeye zaten vermektedir. Türkiye bu anlaşmayı BM’ye de bildirmiştir. Güney Kıbrıs’ın artık Yunanistan’la&nbsp; doğalgaz elektrik bağlantısı kurması mümkün değil. Türkiyeyi Antalya’ya hapsetme isteği boşa çıktı. Haddim olmayarak Cumhurbaşkanımızı ve Dışişleri bakanımızı kutluyorum. İnanılmaz müthiş bir adım, getirilerini Türkiye’ye kazandırdığı politik gücü bir müddet sonra daha iyi göreceğiz. Miçtotakis’le görüşme, önem arz ediyor. Mutabakat metnini isteyecek kaygılarını dile getirecek. Ama Türkiye nezaket icabı bir kaç cümle edecek o kadar. Bu anlaşma Meis adasıyla Girit ilişkisini kesmiş oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti’nin yaptığı anlaşma, bölgedeki ülkelerin birbiriyle hakkaniyet ilkesiyle anlaşmasını öneren Deniz Hukuku Anlaşması’na tam uygun. Türkiye devreye girerken KKTC’de devreye giriyor çünkü ikisinin de anlaşması var. İstese de istemese de Yunanistan İsrail Mısır Türkiye’yle anlaşmak zorundadırlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye artık lider ülke bu bölgede o ne isterse herkes ona uymak zorunda.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">kaynak: veryansın.tv</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">https://www.veryansintv.com/kibrisli-gazeteci-prof-ata-atun-artik-yunanistan-israil-misir-turkiyeyle-anlasmak-zorundadir&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[NURLAR İÇİNDE YAT ŞİŞMAN ADAM]]>https://www.haberanaliz.net/haber/nurlar-icinde-yat-sisman-adam-12990a0c2db07-08b8-4bde-a84a-7fbd8d9e66172021-03-04T22:21:00+03:00HABER MERKEZİ NURLAR İÇİNDE YAT ŞİŞMAN ADAM

NURLAR İÇİNDE YAT ŞİŞMAN ADAM

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sağlık camiasının ender isimlerinden Yılların firma sahibi Yaşar abi, (Şişman adam)'ın vefatını üzülerek öğrendik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet ile iş yapan, dürüst- onurlu- hırsız olmayan bir iş adamı ve firma sahibi idi. Allah mekanının cennet eylesin.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Sağlık Bakanlığına çağrımdır]]>https://www.haberanaliz.net/haber/saglik-bakanligina-cagrimdir-12989d8048a21-4e45-4325-925a-fc21c23147592021-03-04T22:14:00+03:00HABER MERKEZİ Sağlık Bakanlığına çağrımdır

Sağlık Bakanlığına çağrımdır

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><em><strong><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımız Bakanlıklara tasarruf edilmesi yönünde telkinde bulundu...</span></strong></em></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığına çağrımdır.</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Okadar çok gereksiz bürokrat varki, mesaisinin yarısından fazlasını odasında çay kahve ve boş muhabbetle geçiriyor. bu bürokratların sayısı yarıya indirilse çok büyük bir tasarruf sağlanır Örn. il Sağlık Müdür yardımcısı başkanlarım iline göre sayıları 2-3 eksiltilmeli bunların yardımcıları kesinlikle 1 den fazla olmamalı her ilin uzman sayısı en az yarıya indirilmeli Hastanelerde Başhekim Yrd. Sayıları yarıya indirilmeli Müdür sayıları düşürülmeli müdür yrd. Sayıları yarıya indirilmeli ihaleler Ankaradan tek elden genel yapılmalı illerde sağlık harcamaları tecrübesiz bilgisiz her iki yılda değişecek kişilerin eline bırakılmamalı yıllarca ihaleleri aynı firmaların almasının önüne geçilmeli en basitinden sağlıkta tasarrufun formülü bu.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">MUSTAFA DURUEL</span></strong></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Mersin Yüzüncüyıl Ormanının imara açılacağı iddialarını mecliste]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-yuzuncuyil-ormaninin-imara-acilacagi-iddialarini-mecliste-129888172d487-5d9b-45eb-b175-cff2864405332021-03-03T12:42:00+03:00HABER MERKEZİ Mersin Yüzüncüyıl Ormanının imara açılacağı iddialarını mecliste

Mersin Yüzüncüyıl Ormanının imara açılacağı iddialarını mecliste

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">HDP Mersin Milletvekili Dr. Rıdvan Turan, konuyla ilgili <strong>Tarım ve Orman Bakanı Sayın Bekir Pakdemirli’nin</strong>yanıtlaması için soru önergesi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dr. Rıdvan Turan önergesinde “Mersin’in Mezitli ilçesi Davultepe mahallesinde bulunan Yüzüncüyıl Ormanı’nın Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından özel kişiler veya şirketlere kiralandığı iddia edilmektedir. Bir başka iddiaya göre Yüzüncüyıl Ormanını kiralayan özel kişi veya şirket bu alanda imar çalışması yaparak orman içinde ağaçları kesmektedir. Yüzüncüyıl Ormanı denize sıfır olması ve habitatı nedeniyle CarettaCaretta’ların yumurtlama bölgesidir. Dolayısıyla Yüzüncüyıl Ormanı’nın imara açılması, ormanın CarettaCaretta’lara ev sahipliğini ortadan kaldıracak ve bölgenin ekolojisini olumsuz etkileyecektir. Bu anlamıyla Yüzüncüyıl Ormanı hakkında kent siyasetinde önemli yeri olan iddiaların açıklanması gerekmektedir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan önergesinde şu sorulara yer verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">1)&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yüzüncüyıl Ormanı’nın Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından özel kişilere veya şirkete kiraya verildiği iddiaları doğru mudur? Eğer doğru ise bu alan kimlere ne kadar süreliğine ve ne kadar bedel karşılığında kiraya verilmiştir?</span></p><p><span style="font-size:18px">2)&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yüzüncüyıl Ormanı’nda imar faaliyetlerinin olacağı iddiaları doğru mudur? Eğer doğru ise bu alanda hangi imar çalışmalarının yapılması planlanmaktadır?</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BUGÜNKÜ İKTİDAR MİADINI DOLDURDU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bugunku-iktidar-miadini-doldurdu-1298751a2bfec-2ad4-4e6c-92b4-b8fbd3c6b2062021-03-03T12:37:00+03:00HABER MERKEZİ BUGÜNKÜ İKTİDAR MİADINI DOLDURDU

BUGÜNKÜ İKTİDAR MİADINI DOLDURDU

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İYİ Parti Erzurum Milletvekili Naci Cinisli TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, önemli açık tespitleri olduğunu bunları kamuoyu ile paylaşmak istediğinibelirterek konuşmasına başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi öncesinde de ülkenin zor durumda olduğunu, pek çok sektörde krizlerin olduğunu söyleyen Cinisli, içeride ve dışarıda ülke yönetimini üstlenen yapının güven kaybına uğradığına, kendi vatandaşımızın da yabancıların da iktidara güvenmediğine dikkat çekerek “Bugünkü iktidar miadını doldurmuştur” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkenin dört bir yanını karış karış gezdiklerini, vatandaşların feryatlarını dinlediklerini kendi memleketi Erzurum Horasan’da esnafın dertlerini dinlediğini belirten Cinisli, esnaf ziyaretlerinden edindiği izlenimleri şöyle anlattı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Sorunlar çeşit çeşit bir bölgesel sorunlar var bir de herkesin ortak sorunları var. Bu sorunlar içerisinde sosyal sorunlar var, ekonomik sorunlar var, çevre sorunları var, gençlerin güvensizlik sorunu var. Çevreyi fazlasıyla ihmal ediyoruz. Bizim anlayışımızdaki büyüme ile iktidarın anladığı büyüme çok farklı. Biz kalkınmadan bahsediyoruz iktidar büyümeden bahsediyor. Yeni açıklanan büyüme rakamlarına bakarsak bir miktar büyüdüğümüzü iddia ediyorlar veri siparişi verilen TÜİK rakamları bunlar.Geçtiğimiz altı senedeki kişi başına düşen milli gelire baktığınız zaman 12 bin 500 dolardan 8 bin dolara düşmüş bir milli gelirden bahsediyoruz. Bu kadar kesin bir düşüş varken nasıl büyümeden bahsedildiğini benim aklım almıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerimiz bugün bir çıkmazda, maalesef okudukları üniversiteleri hakiki üniversite zannederek gittiler, fakat bugün yüzbinlerce işsiz genç kardeşlerimiz var. Bu kardeşlerimizin üzerinde yükler var, Kredi Yurtlar Kurumundan aldıkları borçlar var. Ülkenin içinde bulunduğu boğucu iklimden dolayı kendilerine artık ülkede yer bulamaz halde görüyorlar. En acısı kendilerinden daha az eğitim almış, daha az niteliklere sahip kendi yaşıtlarının particilik vesilesi ile önemli yerlerde işler bulmalarını gördükçe isyan eder hale gelmişlerdir. Onları partizanlık uğruna sanki bu ülkenin vatandaşı değilmiş gibi hissettirmeye kimsenin hakkı yoktur. Eşitliği getirmemiz lazım, demokrat şartları getirmemiz lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AK PARTİ DÖNEMİNDE BİR NESİLİ VE TARIM SEKTÖRÜNÜ KAYBETTİK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Esnaf borç içinde maalesef esnafımız utancından kepenk indirmiyor, içeride kimse yok, doğalgazı ödeyemez durumda. Köylerimiz boşalıyor, üretimden kopardık, çiftçinin geleceğe dair umutlarını tamamen boşa çıkardık. AK Parti döneminde bir nesil kaybettik ve tarım sektörünü kaybettik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum sosyal olarak ve ekonomik olarak gittikçe geri gidiyor. Erzurum Türkiye’deki dinamikleri ayakta tutan bir şehirdir, bu şehrimizin kıymetini bilmemiz lazım, ayakta tutmamız lazım. Erzurum pahalı yaşanan bir şehir, bunun sebeplerinden bir tanesi uzun süren kış aylarında yakılan doğalgaz ve elektrik giderleri. Doğalgaza son 59 günde üçüncü defa zam geldi. Erzurum’a 1969 yılından beri devlet himayesinde istihdam yaratan yatırım Erzurum’a gelmiyor. Son zamanlarda yapılmaya çalışılan bazı yatırımların da fiyasko ile sonuçlandığını görüyoruz. Erzurum’a turizmle ilgili yatırımlar çekmemiz lazım. Bu yatırımları çekmemiz için Erzurum’a halisane duygularla hizmet eden siyasilerin, hizmet ekibinin belediyenin olması lazım. Bugüne kadar maalesef hizmet eden milletvekilleri belediye maalesef göremiyoruz. Eğer olsaydı Erzurum 2012’de 51. Sıradayken 1019’da 67’nci sıraya düşmezdi. Burada şehrimizin siyasilere verdiği destek çok doğru bir şekilde değerlendirilmemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>OVİT TÜNELİ BİR ÇIKMAZDADIR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum’da sanayi yok, sanayinin olması için lojistik yatırmaların olması lazım denildi ve bunun için de Ovit tüneli yapımına başlandı 2012 yılında. Temel atılırken müteahhitle bir pazarlık yapılarak 2016’da bitecek olan tünelin 2015’de bitirilsin diye. Herkes çok sevindi Türkiye’nin en üzün tüneli dünyanın en uzun ikinci tüneli denildi. Bugün geldik 2021’e. 2015 yılında bununla ilgili bir açılış daha yapıldı. 2016 yılında tünelin ucunda ışık var sloganıyla Sayın Binali Yıldırım tarafından bir açılış daha yapıldı ve 2018 yılında Sayın Cumhurbaşkanı açıldı diye bu tüneli açtı resmi bir açılış töreni düzenlendi. Ben Ovit Tünelinden geçen bir kişiyi tanımıyorum. Eğer Ovit tünelinden bir kişi varsa bana başvursun, geçtim desin. Yine anlaşmalarla, inşaatı üstlenen meşhur beş müteahhitten biri maliyetleri yükseltmeye baladı. 7 milyon liralık aydınlatma maliyeti çıktı bir anda 21 milyona. Aradaki iki farklı tünelde bitirilemez oldu Ovit Tüneli bir çıkmazdadır. Ovit tünelinin biranönce bitirilmesini, Erzurum’a yatırım gelmesi için lojistik avantajının artırılmasını istiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum’un iki tane çok ciddi ihtiyacı vardır. Bunlardan bir tanesi Erzurum havaalanı Türkiye’nin en köhne en eski en kullanışsız havaalanıdır. Erzurum’a yaraşır bir havaalanı istiyoruz. Bir de yine Türkiye’nin en köhne stadyumu Erzurum’dadır. Erzurum Sporumuza hiç yakışmayan bizi mahcup eden bir stada sahibiz. Erzurum’a da yeni modern çok amaçlı bir stat yakışır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>LEBALEP DOLU KONGRELER SONRASINDA ERZURUM’DA COVİT ORANI BİNDE 38’DEN, 60’LARA ÇIKTI </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Lebalep dolu kongreler seyrediyoruz, Erzurum’da da bunlardan biri gördük. Erzurum’da binde 38’e kadar düşmüş covit oranı bir anda binde 60’lara çıktı. Sadece Erzurum’da yapılan kongre değil tabi sebep Erzurum dışındaki kongrelere Erzurumluların taşınması ve geri gelmesi de sayıyı artıran sebeplerden. Bu sorumsuz davranışlar vatandaşlarımızı incitiyor, bizler cenazelerimizi kaldıramazken cami avlularına sığmayan Ak Parti cenazeleri görüyoruz, statlara sığmayan Ak Parti kongreleri görüyoruz. Bunlar ayıp davranışlardır, buradan protesto ediyorum kınıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum’da ziraat ve hayvancılığa gerekli desteklerin verilmediğini görüyoruz. Biz İYİ Parti olarak Erzurum’u bir hayvancılık yoğunlaşma bölgesi haline getireceğiz. Burada tarımın, ziraatın ve hayvancılığın her bölümüne desteği artıracağız. Erzurum’da tarıma hayvancılığa yatırım yapılacak bütün avantajları sağlayacağız inşallah. Ben Erzurum’a savunma sanayinin tekrar dönmesini teklif ediyorum. Savunma Sanayi Erzurum’un genetik kodlarında çok yakışır olması gerekir ve veri merkezinin olması gerekir. Ayrıca Erzurum bilişim şehri de olabilir. Bilişim sektörünün Erzurum’a gelmesini istiyorum. Yapılan sorumsuz kongreler aslında Ak Partinin çöküşünün göstergesi, bu şekilde gövde gösterisi yaptıklarını zannediyorlar. Bu kadar haksızlığa uğramış, ekonomik bakımdan, demokratik değerler bakımından haksızlığa uğramış milletimiz cezayı sandıkta mutlaka verecektir. Tarihte bunu yaşadık bugün de yaşayacağız.”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Deprem riski olan yerde kolon kesmek faciaya davetiyedir]]>https://www.haberanaliz.net/haber/deprem-riski-olan-yerde-kolon-kesmek-faciaya-davetiyedir-12986cabbcf6a-23d7-4493-b3e2-0d4ca95bb30f2021-03-03T12:34:00+03:00HABER MERKEZİ Deprem riski olan yerde kolon kesmek faciaya davetiyedir

Deprem riski olan yerde kolon kesmek faciaya davetiyedir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Gürer’in öneresini yanıtlayan Bakan Murat Kurum, bu gibi durumlarda İmar Kanunun ilgili mevzuatları gereği yapıların mühürlenerek inşaatların durdurulduğunu, sorumlular hakkında idari ve adli müeyyidelerin uygulandığını ve 1000 TL’den az olmamak üzere para cezası verildiğini açıkladı.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TAŞIYICI KOLONLARI KESENE NE KADAR CEZA VERİLİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği yazılı soru öneresinde,&nbsp;işyerlerine&nbsp;ait alanların genişletilmesi amacıyla binaların alt kısmındaki taşıyıcı kolonların kesilmesiyle&nbsp;ortaya&nbsp;çıkan sorunlara işaret etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçtiğimiz yıl İzmir’de meydana gelen depremde bir örneğinin yaşandığı soruna dikkat çeken CHP Milletvekili Gürer, “Alt katında spor salonu, dükkân, market&nbsp;vb.&nbsp;iş yeri olan apartman sayısı kaçtır? İllere göre dağılımı nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşam yeri olan binaların alt katlarına açılan iş yerleri mimari açılan denetlenmekte midir?</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir depreminde bina altında yer alan bir market için binanın kolonlarının kesildiği tespit edildi. Örnekte olduğu gibi bina altında yer alan marketlerde kolon kesim işlemi izninin verilme gerekçesi nedir? Bina altında yer alan marketler için kolon kesimi yapılan ve bu işlem için izin alınan yer sayısı kaçtır?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bina sağlamlığı riske atılarak verilen bu karar hakkında öngörülen cezai işlem nedir?” şeklinde sorular yöneltti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1000 TL PARA CEZASI…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in önergesine yanıt veren Bakan Kurum, 3194 sayılı İmar Kanununun ilgili mevzuatlarına işaret etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">İlgili Kanunun 32. ve 42. Maddelerine dikkat çeken Bakan Kurum, ruhsat&nbsp;alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı&nbsp;tespit edilmesi durumunda, yapının&nbsp;mühürlenerek inşaat derhal durdurulduğunu, sorumlular hakkında idari müeyyidelerin uygulandığını ve 1000 TL’den az olmamak kaydıyla, aykırılığın büyüklüğüne göre para cezasının verildiğini bildirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CEZALAR CAYDIRICI OLMALI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer,&nbsp;“Binaların alt kısmındaki taşıyıcı kolonların kesilerek,&nbsp;dükkânların&nbsp;genişletilmesi sorunu ile sık sık karşılaşılmaktadır. Ülkemizde ciddi deprem riski vardır. Depremden sonra ah vah etmeden önce gerekli önlemler alınmalıdır. Riskli binalar yanında işyeri genişletmek için yapı kolonları kesmek yaşanacak olası bir depremde faciaya davetiye çıkarmaktır. İzmir depreminde ne yazık ki&nbsp;onlarca vatandaş, bu yüzden binanın altında kalarak can verdi. Sorun kapsamlı bir şekilde ele alınarak, başta cezaların caydırıcı bir şekilde düzenlenmesi ve denetim mekanizmasının çok iyi çalıştırılması gerekmektedir” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BODRUM’UN KORUNMAYA İHTİYACI VAR, YAĞMALANMAYA DEĞİL]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bodrumun-korunmaya-ihtiyaci-var-yagmalanmaya-degil-12985392cb72b-56f6-4337-884f-fccbed56ab7d2021-03-03T12:31:00+03:00HABER MERKEZİ BODRUM’UN KORUNMAYA İHTİYACI VAR, YAĞMALANMAYA DEĞİL

BODRUM’UN KORUNMAYA İHTİYACI VAR, YAĞMALANMAYA DEĞİL

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Meclis Genel Kurulu’nda konuşan Girgin “Korunması gereken alanlarımız bir birranta kurban ediliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca Bodrum’da 4 milyon 500 bin metrekare büyüklüğündeki 76 parselin imar durumunu sordu. Özelleştirme İdaresi, imar planlarını kendisi yapıyor.76 parselin durumunu Bodrum Belediyesine ne amaçla sordunuz”? dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ADABOĞAZI’NIN YAĞMALANMASINA HAYIR!</span></p><p><span style="font-size:18px">“Özellikle kamuya ait, ortak alanlarımızın muhafaza edilmesi gerekir. Yoksa bu alanları imara mı açmayı düşünüyorsunuz”? diyen Girgin Adaboğazı üzerinden tepkisini gösterdi. Girgin şunları söyledi :</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bodrumlu'nun itiraz ve direnciyle defalarca durdurulmuş olan imar talepleri, bu yeryüzü cennetinin küçücük adasından başlayarak bir kez daha canlanmış görünüyor. Bu alanlardan birisi 2 adadan oluşan Adaboğazı’dır. Tamamı 1.derece doğal sit ve tescilli meradır. Üzerinde kültür varlığı olarak tescilli Sarnıç yapısı ve "zeytinin binlerce yıllık atası" olarak bilinen yaklaşık 30.000 kök DELİCE bulunmaktadır. Akvaryum Koyu dahil, kıyısı ve tüm alanıyla denizcilere,&nbsp; balıkçılara, çobanlara, doğa yürüyüşçülerine yani yöre insanımıza ve her türlü varlığa mekan ve yuva olmaya devam etmektedir. Bu alanların korunmaya ihtiyacı var, yağmalanmaya değil. Bodrumlular buna izin vermeyeceklerdir.”</span></p><p><span style="font-size:18px">PLAN YETKİSİ KEYFİ KULLANILAMAZ</span></p><p><span style="font-size:18px">“Özelleştirme kapsamına alınmadan önce bir çalışma yapmak için bu bilgiler istenmis. Bazıları imar planı içinde, bazılarının plana konu edilebilmesi için mera, sit vb. niteliklerin değiştirilmesi gerekiyor. Her ölçekteki planı değistirebiliyorlar. İktidarın talebi doğrultusunda Özellestirme idaresi plan yetkisini kafasına göre kullanmaya meyilli, sorun burada” diyen Girgin 'yatırım' gerekçesiyle Bodrum’un adım adım ranta kurban edilmesine karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">YARIMADAYI YAŞANAMAZ HALE GETİRMEYELİM</span></p><p><span style="font-size:18px">“Yürürlükteki imar planlarının yapılaşmaları tamamlanmış kısımlarında bile altyapı ve donatı ihtiyaçlarının henüz karşılanmamış olduğu gerçeğinden hareketle, planlanmış nüfusu arttırıcı yeni imar alanları oluşturarak Bodrum Yarımadasını yaşanamaz ve yönetilemez bir hale getirecek kararlar alınmamalı” diyen CHP’li Girgin Bodrum'u bitirme adımlarına müsaade etmeyeceğiz dedi.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Esnafın derdini dinlediler]]>https://www.haberanaliz.net/haber/esnafin-derdini-dinlediler-12984f6e66816-a542-438f-be29-953c0dd9a61b2021-03-03T12:27:00+03:00HABER MERKEZİ Esnafın derdini dinlediler

Esnafın derdini dinlediler

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Aksaray esnafı ile buluşma programına CHP Afyonkarahisar Milletvekili ve "CHP Esnaf Masası" Üyesi Av. Burcu Köksal'da katıldı.<br />ESNAF GÜÇLENMELİKİ, EKONOMİ GÜÇLENSİN<br />CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Aksaray gezisinde Yeşiltepe Belediyesi ve Süt Birlikleri'ni ziyaret ettikten sonra esnafla buluştu. Kılıçdaroğlu, esnafın yaşadığı sorunları dinledikten sonra yaptığı açıklamada, "İktidar partisi 1 milyon 300 bin esnafın sorununa çözüm getirmek zorunda. Asgari ücreti düşük tutarsan ne alsın vatandaş. Esnaf güçlenmeliki ekonomi güçlensin. Birisi üretiyorsa bundan daha değerli bir şey yok. Altı ay buraya para girmezse ne yapacaksın? Ama umutsuz olmayın. Düzeni değiştireceğiz. Herkesin kazandığı bir düzen olmazsa, orta direği yok edersen ne olacak? Ortada destek yok. Verilen destek 1 milyon 300 bin esnafa 7 milyar lira. Sadece bir Katarlı şirkete sağlanan ise 90 milyon dolar. Mitinge serbest, buraya gelince yasak. İnsanca ve hakça bir düzen kurmak zorundayız. Bunu da beraber yapacağız." dedi.<br />ESNAF TOPLUMUN ORTA DİREĞİDİR<br />CHP olarak salgın döneminde esnafın sorunlarını yakından takip ettiklerini ve çözüm önerilerini sunduklarını kaydeden Milletvekili Av. Burcu Köksal ise, "Aksaray'da Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte esnaflarımızı ziyaret edip sıkıntılarını dinledik. Daha sonrada çiftçilerimizle bir araya geldik. Pandeminin başladığı Mart ayından bu yana birçok işyeri kapatıldı. Kapatılmayan işyerlerinde de büyük miktarlarda maddi kayıp var. Alım gücü zaten olmayan vatandaşımız, koronavirüs salgını nedeniyle temel ihtiyaçlarında bile kısıtlamaya gitme durumunda kaldı. Vatandaşın cebinde para yok. Dolayısıyla bu noktada özellikle küçük esnaf, KOBİ, iş insanları bir hayli zorda. Ancak, pandemi sürecinde esnaf kaderi ile baş başa bırakıldı. Sürekli sahadayız, esnafımızı dinliyoruz. Gittiğimiz her yerde bir dokunuyor bin ah işitiyoruz. Esnaf dertli kan ağlıyor. Esnaf, mahvolduk desteğe ihtiyacımız var diyor. AKP'nin açıkladığı sözde destek paketinden esnaf yararlanamadığını söylüyor. Nasıl geçinecek bu insanlar. Esnaf toplumun orta direğidir." ifadelerini kullandı.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İKTİDAR İNSAN HAKLARINI YENİ KEŞFETMİŞ GİBİ DAVRANIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/iktidar-insan-haklarini-yeni-kesfetmis-gibi-davraniyor-129834f38b3b4-b36f-4550-81b0-e40a0bf86e4f2021-03-03T12:21:00+03:00HABER MERKEZİ İKTİDAR İNSAN HAKLARINI YENİ KEŞFETMİŞ GİBİ DAVRANIYOR

İKTİDAR İNSAN HAKLARINI YENİ KEŞFETMİŞ GİBİ DAVRANIYOR

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Meclis Genel Kurulu’nda söz alan CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Av. Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kamuoyuyla paylaştığı iktidarın İnsan Hakları Eylem Planı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br /><br />Erdoğan’ın Beştepe’deki toplantıda 9 amaç ve 11 ilkeyi sıraladığını belirten Tanal, “İlkesel olarak söylem ve vaatlere değil, uygulamaya bakacağız. Biliyorsunuz Erdoğan, ‘Başkanlık sistemi gelince ekonomi uçacak’ dedi ama tam tersi oldu. Tek adam rejiminde ekonomimiz yere çakıldı. ‘Kamu hizmetlerinde bürokrasi azalacak’ dediler. Ancak daha beter bir duruma sürüklendik. Bürokrasi iyice çekilmez bir hal aldı. Erdoğan, seçimden önce ‘Bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra faizle şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz’ demişti. Daha beteri oldu. Bu milletin parası faize gidiyor. Bu yüzden söyleme değil, eyleme bakacağız” dedi.<br /><br /><strong>İNSAN HAKLARINI YENİ KEŞFETMİŞ GİBİ DAVRANIYOR!</strong><br /><br />AKP iktidarının insan hakları karnesinin kırıklarla dolu olduğunu dile getiren Tanal, “Çok eski çağlardan beri insan hakları hep vardı. 19 yıldır iktidarda olan Ak Parti ise insan haklarını yeni keşfetmiş gibi davranıyor. İktidarınızın insan hakları karnesi ortada. Size verilen krediyi tükettiniz. Samimiyetiniz sorgulanıyor” ifadelerini kullandı.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SGK PROTEZ VE ORTEZ ÜCRETİNİ YAKLAŞIK 10 YILDIR HİÇ DEĞİŞTİRMEDİ!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sgk-protez-ve-ortez-ucretini-yaklasik-10-yildir-hic-degistirmedi-12982634296bd-46e1-46e3-a206-fe62cc09ecf32021-03-03T12:01:00+03:00HABER MERKEZİ SGK PROTEZ VE ORTEZ ÜCRETİNİ YAKLAŞIK 10 YILDIR HİÇ DEĞİŞTİRMEDİ!

SGK PROTEZ VE ORTEZ ÜCRETİNİ YAKLAŞIK 10 YILDIR HİÇ DEĞİŞTİRMEDİ!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Engelli vatandaşlarımız kırık, bozuk protezlerini kullanmak zorunda kalıyor ya da evlerinden çıkamıyor!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), protez ve ortez ücretlerinin tamamını karşılamadığı ve&nbsp;fiyatlarını güncellemediği&nbsp;için engelli vatandaşlarımız kırık veya bozuk protezlerini kullanarak sokağa çıkmak zorunda kalıyor. Protez ve ortez&nbsp;fiyatları her geçen yıl artmasına rağmen, SGK protez ve ortezler için ödediği ücreti yaklaşık 10 yıldır hiç değiştirmedi.&nbsp;Bu nedenle engelli vatandaşlarımızın yaşadıkları mağduriyeti ortadan kaldırmak için fiyat ve katkı paylarının güncellemesinin elzem olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koncuk, gelişim çağındaki çocukların&nbsp;altı ayda bir yeni ortez, protez yaptırmaları gerekiyor. Ekonomik durumu iyi olmayan ailelerin çocukları, protezi veya ortezi olmadığı için evden çıkamıyor. Gelişim çağındaki çocukların mağduriyet yaşamaması ve sosyal hayata katılım sağlaması açısından gelişim süreçleri tamamlanana kadar Bakanlık tarafından Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile hareket edilerek ücretsiz verilmesi yönünde ortak bir çalışma olması gerektiğini belirterek sözlerine son verdi.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Milletvekili Sındır, “İzmir depreminin ardından Bakanlık ne yapmak istiyor?”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/milletvekili-sindir-izmir-depreminin-ardindan-bakanlik-ne-yapmak-istiyor-129819c2779ad-0187-492d-a90e-1efa447694532021-03-03T11:57:00+03:00HABER MERKEZİ Milletvekili Sındır, “İzmir depreminin ardından Bakanlık ne yapmak istiyor?”

Milletvekili Sındır, “İzmir depreminin ardından Bakanlık ne yapmak istiyor?”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle soru önergesini TBMM Başkanlığına sunan Sındır, “İzmir depreminin ardından yürütülen süreç şeffaf değil. Adeta kamuoyundan bilgi saklanırcasına ve tutarsızlıklarla süreç ilerletilmeye çalışılıyor. Çevre Bakanı İzmir’e geliyor, sadece AKP ve MHP’lilerin davet edildiği deprem toplantısı düzenleniyor. CHP’den bir tek vekil çağırılmıyor. Proje alanındaki vatandaşlarımızın mülkiyeti hazineye geçirilip, istendiği gibi plan proje üretilip, ardından ihaleyle vatandaşın malının vatandaşa satılması durumu söz konusu. Bu durum mülkiyet ve eşitlik hakkına aykırıdır. Vatandaşlarımızın mağdur edilmesine göz yummayacağız” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SÜRECİN ADİL, ŞEFFAF VE DENETLENEBİLİR OLMASI GEREKİYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Başta TMMOB olmak üzere, çeşitli meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar tarafından dile getirilen talep, görüş ve önerilere merkezi hükümet tarafından kulak tıkandığını ifade ederek sözlerine başlayan Sındır, “Seferihisar körfezi açıklarında moment büyüklüğü 6.9 olan ve İzmir merkezine 70 km uzaklıkta bir deprem ve depremin en yakın olduğu ilçemiz Seferihisar’da depremin ardından deniz taşması afetleri yaşandı. Maalesef deprem nedeniyle yaşanan yıkımlar sonucunda 117 vatandaşımız hayatını kaybetti ve binin üzerinde vatandaşımız ise yaralandı. Merkezi hükümet tarafından deprem sonucu çöken veya ağır hasar gören yapılardan dolayı Kanun kapsamında; yaşanan afet dolayısıyla alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlara ve konut üretimine yönelik çalışmalara başlanıldı. Fakat depremin ardından yürütülen süreç şeffaf değil. Adeta kamuoyundan bilgi saklanırcasına ve tutarsızlıklarla ilerletilmeye çalışılıyor. Çevre Bakanı İzmir’e geliyor, sadece AKP ve MHP’lilerin davet edildiği deprem toplantısı düzenleniyor. CHP’den bir tek vekil çağırılmıyor. Çeşitli meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar tarafından dile getirilen talep, görüş ve önerilere merkezi hükümet tarafından kulak tıkanıyor. İzmir şehrini ilgilendiren 1/100000 ve 1/25000 planlar yapılırken, planın bütünlüğü ilkesi sebebi ile proje alanı için İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerine de danışılmadığı anlaşılıyor. Bizzat tarafıma iletilen iddiaların da, sürecin de daha adil, şeffaf ve denetlenebilir olması gerekiyor” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BU KAZANILMIŞ HAKKIN İHLALİ DEĞİL DE NEDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Depremde hasar almış yapıların bulunduğu özel mülkiyete tabi olan arsalar rezerv alan ilan edildiğini ifade ederek sözlerine devam eden Sındır, “Depremde yıkılan ve hasar gören alanın yerinde dönüşüm yapılması gereken alan olması gerekirken bu bölgenin rezerv alanı ilan edilmesindeki kriterlerin neler olduğunu Sayın Bakan kamuoyuna açıklamalı, yasal dayanağının ne olduğunu da belirtmeli. Bakanlık tarafından deprem sonucu çöken veya ağır hasar gören yapıların yoğunluklu bulunduğu bölgelerde 6306 sayılı Kanun çerçevesinde alelacele toplam 7 adet Rezerv Yapı Alanı belirlendi ve plan değişikliğine konu oldu. Bakanlık tarafından ilan edilen yedi proje alanında sekiz kata kadar inşaat izni verilirken yeni yapılan projelerde zemin artı 5 kat inşaat izni verilmiştir. Bu kazanılmış hakkın ihlali değil de nedir. Maalesef yasaları ve mevzuatı tanımayan bir iktidar ile karşı karşıyayız. Bakınız; Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 21.maddesinin 6.fıkrasında “Onaylı jeolojik-jeoteknik veya mikro bölgeleme etüt raporu bulunmayan alanlarda imar planları hazırlanamaz” denmektedir.&nbsp;&nbsp;Bakanlığın söz konusu yönetmelik hükmüne aykırı 1/100000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ve 1/25000 Ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı Değişikliği onaylamasının nedeni nedir? Aynı şekilde İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikleri dikkate alındığında uygulamaya esas işlemlerin yapılabilmesi için yürürlükte 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının olması gerekmektedir. Fakat bu göz ardı edilerek proje alanında 22 Şubat 2021 tarihinde temel atma töreni gerçekleştirilmiştir. Keyfi uygulamalara göz yumacağımızı düşünenler büyük yanılgı içerisindeler” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>“VATANDAŞLARIMIZIN MAĞDUR EDİLMESİNE GÖZ YUMMAYACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir depremi sonrasında birçok bilinmezin olduğunu ifade ederek sözlerini sonlandıran Sındır şöyle konuştu: “İzmir depreminde deprem anında hafif, orta, ağır hasar görmüş toplam kaç yapı var, tam olarak açıklanmadı. Yıkılmış veya yıkılacak apartmanlarda kaç adet bağımsız bölüm ve kaç adet dükkân bulunduğu kamuoyu ile paylaşılmadı. Bina enkazlarından çıkarılan eşyalar vatandaşlara usulüne uygun teslim edilmedi;&nbsp;&nbsp;özel eşyalar, ziynet eşyaları, paralar, kasalar ve kasalardaki kıymetli evrakların akıbeti ne olduğu bilinmiyor. Proje alanında eğer yapılmış ise, zemin etüt raporlarına ilişkin bir bilgi sunumu gerçekleştirilmedi. Proje alanında fore kazık ve jet grout uygulaması yapılacağı söylenmekte. Fakat hangi proje alanında kaç adet fore kazık ve ne kadar jet grout yapılacağı bilgisi ne biz deprem komisyonu Milletvekilleriyle ne de kamuoyu ile paylaşılmadı. Sadece yedi proje alanındaki yapılar mı ihale usulü yaptırılacak? Eğer öyle ise diğer bölgelerdeki yapılarda mal sahipleri istedikleri şirketler ile anlaşabilecekler mi? Proje alanındaki vatandaşlarımızın mülkiyeti hazineye geçirilip, istendiği gibi plan proje üretilip, ardından ihaleyle vatandaşın malının vatandaşa satılması durumu söz konusu. Bu durum mülkiyet ve eşitlik hakkına aykırıdır. İzmir depreminin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ne yapmak istiyor? Daha onlarca belirsizliği soru önergemizde sayın bakana sorduk. Yaşanan gelişmeleri ve süreci yakından takip edeceğiz ve vatandaşlarımızın mağdur edilmesine göz yummayacağız” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sındır, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a yanıtlaması istemiyle TBMM’ye verdiği önergede şu soruları yöneltti:</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">1.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Depremde hasar almış yapıların bulunduğu özel mülkiyete tabi olan arsaların rezerv alan ilan edilmesinin yasal dayanağı nedir?&nbsp;&nbsp;Depremde yıkılan ve hasar gören alanın yerinde dönüşüm yapılması gereken alan olması gerekirken bu bölgenin rezerv alanı ilan edilmesindeki kriterler nelerdir?</span></p><p><span style="font-size:18px">2.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bakanlık tarafından ilan edilen yedi proje alanında 8 kata kadar inşaat izni verilirken yeni yapılan projelerde zemin +5 kat inşaat izni verilmiştir. Bunun nedeni nedir? Bu kazanılmış hakkın ihlali değil midir? Bu karar Mahalle kültürünü devam ettirmek için bir plan kriteri midir? Türkiye de bu plan kriteri ile planlanmış hangi bölgeler vardır?</span></p><p><span style="font-size:18px">3.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İzmir şehrini ilgilendiren 1/100000 ve 1/25000 planlar yapılırken, planın bütünlüğü ilkesi sebebi ile proje alanı için İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerine hiç danışılmış mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">4.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 21.maddesinin 6.fıkrasında “Onaylı jeolojik-jeoteknik veya mikro bölgeleme etüt raporu bulunmayan alanlarda imar planları hazırlanamaz.” denmektedir.&nbsp;&nbsp;Bakanlığın söz konusu yönetmelik hükmüne aykırı 1/100000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ve 1/25000 Ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı Değişikliği onaylamasının nedeni nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">5.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikleri dikkate alındığında uygulamaya esas işlemlerin yapılabilmesi için yürürlükte 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının olması gerekmektedir. Proje alanında 22 Şubat 2021 tarihinde yapılan temel atma töreni hangi yasal dayanağa göre gerçekleştirilmiştir?</span></p><p><span style="font-size:18px">6.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İzmir depreminde deprem anında yıkılmış kaç bina, hafif/orta/ağır zarar görmüş toplam kaç yapı vardır? Yıkılmış veya yıkılacak apartmanlarda kaç adet konut, kaç adet dükkân bulunmaktadır?</span></p><p><span style="font-size:18px">7.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Deprem anında yedi binanın yıkıldığı bilinmektedir. Bu binaların enkazlarından çıkarılan eşyalar vatandaşlara usulüne uygun teslim edilmemiştir.&nbsp;&nbsp;Bina enkazlarından çıkan özel eşyalar, ziynet eşyaları, paralar, kasalar ve kasalardaki kıymetli evrakların akıbeti nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">8.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İdareniz tarafından orta hasarlı olduğu halde yıkılmış bina var mıdır? Eğer yıkıldı ise hangi dayanak ile yıkılmıştır? Diğer orta hasarlı binalarla ilgili uygulamanız ne olacaktır?</span></p><p><span style="font-size:18px">9.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Depremde en çok zarar gören alanda zeminin alüyonlu olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle zemin etüt raporları önem taşımaktadır. Proje alanında eğer yapılmış ise, zemin etüt raporları kamuoyu ile paylaşılacak mıdır? Kaç metre, kaç adet sondaj yapılarak zeminlere karar verilmiştir?</span></p><p><span style="font-size:18px">10.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Proje alanında fore kazık ve jet grout uygulaması yapılacağı söylenmektedir. Hangi proje alanında kaç adet fore kazık ve ne kadar jet grout yapılmaktadır?</span></p><p><span style="font-size:18px">11.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yedi proje alanı hangi kriterlere göre oluşturulmuştur, projelerin hazırlanmasında mülk sahiplerinin görüş ve önerileri neden alınmamıştır? Projeler neden hiç askıya çıkarılmadan ihale edilmiştir?</span></p><p><span style="font-size:18px">12.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Sadece yedi proje alanındaki yapılar mı ihale usulü yaptırılacaktır. Diğer bölgelerdeki yapılarda mal sahipleri istedikleri şirketler ile anlaşabilecekler midir?</span></p><p><span style="font-size:18px">13.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Proje alanından çıkmak isteyen maliklere neden izin verilmemektedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">14.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yedi proje bölgesinde yapılacak toplam konut ve dükkân sayısı nedir? Eski durumdaki sayılar ile karşılaştırıldığında kaç adet konut / dükkân eksik kalmaktadır? Eksiklik var ise bu eksikliğin telafisi nasıl olacaktır?</span></p><p><span style="font-size:18px">15.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Deprem tüm Bayraklı genelinde etkili olmuş ve toplamda 652 bina ağır hasar almışken,&nbsp;&nbsp;yedi proje alanının neye göre hangi kriterler dikkate alınarak seçildiği bilinmemektedir. Proje alandaki binalar hangi bilimsel kriterler gözetilerek 7269 ve 6306 sayılı kanunlara tabi kılınmıştır? Tüm bunların nedeni rant bölgesi olan lokasyonlarda anayasadaki mülkiyet hakkına aykırı olarak 6/A maddesine işlerlik ve uygulama alanı kazandırmak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">16.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Depremden zarar görmüş 652 adet ağır hasarlı bina varken orta hasarlı ve az hasarlı binaların dahi dahil edilmek suretiyle sadece yedi proje alanı oluşturulmasındaki kamu yararı nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">17.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Hastane bölgesinde ilan edilen rezerv alanda kaç konut yapılması planlanmaktadır. Bu konutların kaçı depremzedelere verilecektir? Hastane yanındaki rezerv alana yapılacak konutlar sadece 7269 nolu kanun şerhi bulunan ağır hasarlı apartman maliklerine mi verilecektir? Uygulanacak kredi oranı ne olacaktır?</span></p><p><span style="font-size:18px">18.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;6306 kentsel dönüşüm 6/A maddesi, vatandaşa ait tapuların hazineye devredilmesini vatandaşın mülkünde idarenin istediği gibi tasarrufta bulunmasını sağlamaktadır. Bu durum mülkiyet hakkına ve anayasaya aykırı değil midir?</span></p><p><span style="font-size:18px">19.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İdare ancak ve ancak kanunlarla öngörülen şekilde kamulaştırma ile ivedi durumlarda kamulaştırmasız el atma ile satın alma veya takas trampa ile mal edinebilir. Proje alanındaki örnekler vatandaşın mülkiyetini hazineye geçirip, istendiği gibi plan proje üretilip, ardından ihaleye ile vatandaşın malını vatandaşa satılması durumu ortaya çıkmaktadır. Vatandaş kendi istediği ekip ile neden kendi inşaatını yapamamaktadır? Bu konudaki açıklamanız nedir? Bu durum mülkiyet ve eşitlik hakkına aykırı değil midir?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">20.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Proje alanında binaların bir kısmı 7269 sayılı yasadan bir kısmı ise 6306 sayılı yasanın 6A maddesinden yıkılmıştır. Ancak daha sonra tüm tapulara 7269 ve 6306 sayılı yasa şerhi işlenmiştir. Bu yasa hükümleri hangi kriterlere göre işletilecektir?</span></p><p><span style="font-size:18px">21.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İhaleler yapılmış olmasına rağmen borçlandırma rakamları&nbsp;&nbsp;neden halen kamuoyu ile paylaşılmamıştır?</span></p><p><span style="font-size:18px">22.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Hak sahipliği için imzalatılan belgede kullanılacak kredi miktarının belli olmadığı doğru mudur? Depremzedeler ne kadar borçlandığını bilmeden hak sahibi olmaya mı zorlanmaktadır?</span></p><p><span style="font-size:18px">23.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;6306 sayılı kanunun 6/A maddesi uyarınca idare istediği her yeri riskli alan olarak tespit edebilecektir. Hangi alanlar için bu uygulama yapılabilecektir?</span></p><p><span style="font-size:18px">24.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Deprem anında DASK’ı olmayan daire sahibinin hak sahibi yapılmayacağı hükmü vardır. Elazığ depreminde bu hükmün uygulanmasından vazgeçilmiştir. İzmir depreminde de benzer uygulama yapılacak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">25.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Depremde toplam 652 ağır hasarlı bina tespiti yapılmışken,&nbsp;&nbsp;Proje alanlarındaki binalar acilen yıkılmıştır. Halen ağır hasarlı olup yıkılmayan kaç bina vardır?</span></p><p><span style="font-size:18px">26.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yıkımı resen gerçekleştirilen binaların enkaz bedelleri vatandaşlara ödenecek midir? Yıkım ihalesini alan firmalar ve ihale şartnameleri neden kamuoyu ile paylaşılmamaktadır?</span></p><p><span style="font-size:18px">27.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Devlet vatandaşından yıkım bedellerini talep edecek midir? İhale dökümanları, ihale şartnameleri, ihale edilen projelere ilişkin teknik ve hukuki detaylar neden kamuoyu ile paylaşılmamıştır?</span></p><p><span style="font-size:18px">28.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bakanlıkça yerinde üretilecek konut ve dükkânlar için, oluşabilecek muhtemel fazlalığın dağıtımı ile ilgili uygulama ne olacaktır?</span></p><p><span style="font-size:18px">29.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;7269 ve 6306 sayılı kanunların borçlandırma rakamlarının tesisi, yapılandırılması ve ödeme şekil ve şartları farklılık arz etmektedir. Binaların 7269 ve 6306 sayılı kanunlara tabi kılınarak ayrıştırıldığı gerçeğine binaen, uygulamada aynı afeti yaşamış vatandaşlar arasında gerek borç tahakkuku gerekse geri ödeme süre ve koşullarında da bu fark yaratılacak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">30.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak tarafınızdan anıt park olacağı ilan edilen Rızabey apartmanının bulunduğu bölgedeki anıt park projesi hazır mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">31.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;30.10.2020 tarihinde yaşanan deprem sonrası Bayraklı Şehir Hastanesi bölgesinde orman vasfı dışına çıkarılarak ve alanın sit statüsü yeniden düzenlenerek bir kısmı tamamen doğal sit statüsü dışına çıkarılmak sureti ile alelacele “rezerv alanı” belirlenmesi hangi bilimsel dayanaklarla yapılmıştır? İzmir’de 1995 yılında meydana gelen sel felaketi sonucu yitirdiğimiz 65 vatandaşımızın 58’i Laka Deresi Havzası’ndan gelen sele kapılarak hayatını kaybetmesi sonrasında harcanan kamu kaynakları yapılan binlerce km. teras, ağaçlandırma yapılan alanın yeniden konut alanına çevrilmesi yeni felaketlerin kapısını açmayacak mıdır? Kentsel alan içerisinde rezerv alan/alanlar olarak belirlenebilecek kamu mülkiyetindeki alanlar olup olmadığı konusunda bir araştırma yapılmış mıdır?</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Emir, 1 milyon doz aşı için savcılığı göreve çağırdı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/emir-1-milyon-doz-asi-icin-savciligi-goreve-cagirdi-129805240e72c-fa19-4f81-a3c4-7e946e076ab12021-03-03T11:33:00+03:00HABER MERKEZİ Emir, 1 milyon doz aşı için savcılığı göreve çağırdı

Emir, 1 milyon doz aşı için savcılığı göreve çağırdı

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz hafta gündeme getirdiği, ardından CHP Ankara Milletvekili Murat Emir’in belgelerini kamuoyu ile paylaştığı “bedelsiz 1 milyon doz aşı” ile ilgili Emir ve 21 milletvekili TBMM Genel Başkanlığına araştırma önergesi sundu. Önerge üzerinde konuşan Emir, bedelsiz 1 milyon doz aşı için ödenen 12 milyon doların aracılık faaliyetinin karşılığı olduğunu belirterek özetle şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">MÜHÜR, PATATES BASKI GİBİ</span></p><p><span style="font-size:18px">“Sayın Genel Başkanımız geçen hafta basit bir soru sordu, dedi ki: ‘DMO, ücretsiz girdiğini belgesiyle ispatladığımız 1 milyon doz aşı için herhangi bir ödeme yaptı mı, bir fatura kesildi mi?’ Sağlık Bakanı, Sinovac firmasından getirttiği belgeleri gösteriyor. Bu belge bir kâğıt parçasıdır, belge niteliği taşımaz. Bakın, garip olan, sanki bunda patates baskı bir mühür kullanılmış. Niye? Çünkü eğer Çin'de üretildiyse gerçekten bu belgeler Türkçesini niye üretiyorlar, zaten İngilizcesini yazmışlar?</span></p><p><span style="font-size:18px">AÇIKLAMALARDA TUTARSIZLIK VAR</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz diyoruz ki: ‘Bu 12 milyon dolar sizin ısrarla sakladığınız aracı firmanın komisyonudur.’ Sayın Bakan şu belgeye güvenerek dedi ki: ‘Nakit akışı için yapılmış bir şey.’ Keymen firması dün açıklama yaptı, o da diyor ki: ‘Ben bazı masraflar yaptım, bu masraflar için de bana 1 milyon dozu ücretsiz yolladılar.’ Birisi ‘teminat’ diyor, diğeri ‘masraflara mahsuben, ticareten mahsuplaştık’ diyor. İki belge bile, iki firmanın sunduğu belge bile tutarsız. Açık seçik yakalandınız. Neresinden baksanız tutarsızlık var.</span></p><p><span style="font-size:18px">İLK PARTİDEN 12 MİLYON DOLAR</span></p><p><span style="font-size:18px">Acaba Bakanlığın içerisinde bu firmayla ortaklaşan ve sadece ilk partinin komisyonu olan 12 milyon doların ve daha sonra kazanılacak komisyonların paycısı olan başka birileri mi var?&nbsp;"Aracı" deyin, "komisyoncu" deyin, "distribütör" deyin, hiç fark etmez. Bakın, bu firma kendi nam ve hesabına çalışıyor. Kendi nam ve hesabına Çin'den aşıyı getiriyor ve Türkiye Cumhuriyeti devletine, DMO'ya satıyor. Konşimento kime aitse malın sahibi odur. Keymen firması, bu malın aracısıdır, bu mal ticaretinden de para kazanmaktadır. Şimdi, burada sorun, bir firmanın para kazanması değil, arkadaşlar. Burada sorun, buradaki fahiş fiyat farkıdır, sadece ilk partiden kazanılan para 12 milyon dolardır. Buna Meclis el koymayacaksa biz burada ne yapacağız Allah aşkınıza?</span></p><p><span style="font-size:18px">SAVCILIĞI DEVREYE SOKMAMIZ LAZIM</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk parti ödemeden 12 milyon dolar aldıysa toplamda 50-60 milyon dolar aracılık faaliyetinden para kazanmadığını hanginiz iddia edebilirsiniz? Peki, bu 50-60 milyon doların Bakanlığın koridorlarında, gizli odalarında paylaşılmadığını hanginiz söyleyebilirsiniz? Savcılığı devreye sokmamız lazım. Bakanlıkta kimlerin ‘Keymen de Keymen’ diye herkesi dışladığını ben biliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">İKTİDARIMIZDA MASAK BAKACAK</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir gün, biz iktidar olacağız, MASAK bakacak, MASAK. MASAK vatandaşın paralarının nerelere gittiğine bakacak ve o paralardan kimin para kazandığını anlayacak. Bakın, Sayın Recep Akdağ Bakan, -karışmasın diye- yine güzel bir şey söyledi, dedi ki: "Bu şekilde üretici firmaları tedirgin etmeyelim." Doğru söylüyor ama bütün üretici firmaları tedirgin kim etti biliyor musunuz? Fahrettin Koca ve bürokratlar etti. O yüzden bir aşı alıyoruz sadece.”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÜNEŞLİ HALKI DA MI YALAN SÖYLÜYOR!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gunesli-halki-da-mi-yalan-soyluyor-12979826e4eca-2de0-40cd-9576-922640c777362021-03-03T11:28:00+03:00HABER MERKEZİ GÜNEŞLİ HALKI DA MI YALAN SÖYLÜYOR!

GÜNEŞLİ HALKI DA MI YALAN SÖYLÜYOR!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Güneşli sakinlerinin okul yapımı için bağışladığı araziye villa yapılmasıyla ilgili iddiaları yalanlayan AKP Genel Başkan Yardımcısı, Kayseri Milletvekili Mehmet Özheseki’ye yanıt verdi. Özhaseki’nin Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak Kayseri’ye tek hizmetinin Güneşli’deki tarım arazisini imara açmak olduğunu ifade eden Arık, “Babaları, dedeleri okul yapımı için tarlalarını veren Güneşli Halkı da mı yalan söylüyor? Halka lanet okumaya alışıksınız, bu kez de yalancılıkla suçlamanız normal” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güneşli halkının 1960’lı yıllarda okul yapımı için bağışladığı yaklaşık 1 milyon metrekarelik alana villa yapılması yönünde alınan karar tartışmalara neden oldu. CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık’ın bölgeye giderek Güneşli halkı ile görüşmesinin ardındanAKP Genel Başkan Yardımcısı, Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki, sosyal medya hesabından açıklama yaparak Arık’ın yalan söylediğini ifade etti. “Sayın Özhaseki, keşke sosyal medya hesabından açıklama yapmak yerine Güneşli’ye gitseydi, Güneşli halkıyla görüşseydi” diyen Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Sayın Özhaseki’nin açıklaması kendisinin ve partisinin nasıl bir çıkmaz, nasıl bir acziyet içinde olduğunu gözler önüne seriyor. Sayın Özheseki, ‘karar alındığında büyükşehir belediye başkanı değildim’ diyor. Evet,Özhaseki Büyükşehir Belediye Başkanı olarak değil, Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak bu karara imza atmıştır. Sayın Özhaseki, Çevre ve Şehircilik Bakanı iken 30 Mayıs 2018 tarihli yazı ile Güneşli’deki bu alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olması için teklifte bulunduğunuz yalan mı?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlar Kurulu’nun 4 Haziran 2018 tarihli kararının altına attığınız imza yalan mı? Yoksa aynı tarihli 2018/11929 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi mi yalan? Başkan değildiniz ama bakan olarak Güneşli halkının okul yapılması için bağışladığı tarım arazisini imara açtınız, Çevre Şehircilik Bakanı olarak Kayseri’ye yaptığı tek ‘hizmet’de budur.Sayın Özhaseki, keşke sosyal medya hesabından açıklama yapmak yerine Güneşli’ye gidip, büyükşehir belediye başkanınızın randevu dahi vermediği o insanları bir dinleseydiniz. Babaları, dedeleri okul yapımı için tarlalarını veren Güneşli Halkı da mı yalan söylüyor? Halka lanet okumaya alışıksınız, bu kez de yalancılıkla suçlamanız normal. Onlara bir sorsaydınız, eminim ki Güneşli halkı kimin yalan söylediğini size anlatırdı… Bana söylediklerini size de söyleyip, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’a ‘Özhaseki’nin vebaline ortak olmayın’ dediklerine kulaklarınızla tanıklık ederdiniz. Ama bunun için önce halkı dinlemek, halkı anlamak gerekir.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>FETÖ’NÜN TAŞERONLUĞUNU YAPMADIM</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Özhaseki’nin açıklamasında kullandığı “kiralık vekil” ifadesine de yanıt veren Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “ Biz söz konusu olayda sadece Güneşli halkının taleplerini dile getirdik. Onların taleplerinin son derece masum ve haklı talepler olduğunu söyledik. Yine aynı şeyleri söylüyoruz. Ama yaptıklarının arkasında duramayan, attığı imzanın altında ezilen Sayın Özhaseki, ‘kiralık vekil’ diyerek aklınca bize hakaret etmeye kalkmış. Sayın Özhaseki, AKP’’nin faşizmi karşısında Türk demokrasisi için bana ve arkadaşlarıma verilen bir görev vardı, biz o görevi onurumuzla yerine getirdik. Biz ne çizgimizi ne de duruşumuzu bozmadık. Bozduğumuz şey AKP’nin demokrasimize kurduğu tuzaktı. Ve biz bu şeref nişanesini ömrümüz boyunca taşımaya devam edeceğiz. Sizin de ömrünüz boyunca taşıyacağınız şeyler olduğundan eminiz. Çok şükür demokrasi için bedel ödemek gerekiyordu ben bu bedeli ödedim ama hiçbir zaman koltuk için, menfaat için, iktidarda kalabilmek içinFETÖ’nün taşeronluğunu yapmadım. FETÖ istiyor diye, Talas’ta, Erkilet’te imar değişikliği yapıp fakir fukaranın elinden arsasını, evini alıp FETÖ’ye peşkeş çekmedim. Çok şükür demokrasiye kurulan tuzağı bozdum, birileri gibi Gülen Yüzler Projesi adı altında kurslar açıp, FETÖ’nün Kayseri’nin zeki çocuklarını tuzağa düşürmesine aracılık etmedim. Kayseri’yi ilçe ilçe, köy köy gezdim halkımım dertleriyle dertlendim ama şehir şehir, ülke ülke dolaşıpFETÖ’nün projelerini takip edip, işadamlarından FETÖ için himmet toplamadım. Şükürler olsun uçak dolusu iş adamını Pensilvanya’ya götürmedim. Sayın Özhaseki, Hazret-i Âişevâlidemiz ‘Yalandan daha kötü bir şey yoktur. Çünkü,yalanla iman bir arada bulunmaz’ diyor. Çok şükür bizim yalanla işimiz yok. Ama bu ülke FETÖ Kumpaslarına zemin hazırlamak için olmadık yalanlara sığınanları hatta daha da ileri gidip FETÖ’nün yalanlarına ‘Allah’a iman eder gibi inandım’ diyenleri de gördü. Tarih beni demokrasi mücadelemle sizi de dağdaki teröriste ‘gerilla’, terörist başını ‘siyasi figür’ &nbsp;ilan etmenizle; FETÖ iddianamelerinde geçen ifadelerle ve FETÖ yalanlarına ‘Allah’a iman eder gibi’ inanmakla, bu yalanlara ortak olmakla yazacak.”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İkinci el araç satışında binde 5 vergiye sert tepki]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ikinci-el-arac-satisinda-binde-5-vergiye-sert-tepki-12978a552edee-e97a-481d-854f-a143d37d66b02021-03-03T11:06:00+03:00HABER MERKEZİ İkinci el araç satışında binde 5 vergiye sert tepki

İkinci el araç satışında binde 5 vergiye sert tepki

ASAYİŞ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, hükümetin yama tutmayan bütçe için yeni kaynak arayışına girdiğine dikkat çekti. Dr. Şevkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yaptığı konuşmada hükümetin bu kez de gözünü geçen yıl 6 milyon satışın yapıldığı ikinci el araç pazarına diktiğini kaydetti.<br /><strong>“İKİNCİ ELDE YENİ SORUN”</strong><br />Meclise getirilmesi beklenen yasa taslağına göre ikinci el araç satışından binde 5 oranında vergi alınacak olmasının zaten daralmış piyasada ciddi bir mağduriyet yaratacağına işaret eden Dr. Şevkin, ayrıca ehliyetini yenilemek isteyen vatantaştan 15 lira alınmasına karşılık, sürücü belgesini 5 yılda bir güncellemek isteyen ağır vasıta araç sürücülerinden ise 270 lira alınmasına da tepki gösterdi.<br /><strong>“HANGİ AKLIN ÜRÜNÜ”</strong><br />“Araç fiyatlarının yükseldiği, sıfır araç temininde yaşanan sıkıntı ve maliyetlerin artışının ardından neredeyse 10 yılda bir aracını değiştirmek isteyen vatandaşa yeni vergi bindirilmesi kabul edilemez” diyen CHP’li Dr. Şevkin, şunları söyledi:<br />“Ayrıca ehliyetini yenilemek isteyen vatandaştan 15 lira alınmasına karşılık ehliyetini 5 yılda bir güncellemek isteyen ağır vasıta ehliyet sahibi insanlarımızdan 270 lira alınması da hangi aklın ürünüdür. Hükümet, büyüyen bütçe açığına vatandaşın sırtına yeni vergiler bindirerek çözüm bulma alışkanlığından vazgeçmek, iğneden ipliğe vergi yükü altında ezilen, pandemi sürecinde kepenk kapatan, açlığa mahkum edilen esnaf ve vatandaşımızın üzerinden elini çekmek zorundadır.”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KRONİK HASTALAR COVİD-19 AŞISI BEKLİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kronik-hastalar-covid-19-asisi-bekliyor-12977f1c1f613-dd38-470c-836b-75368bec6d5f2021-03-03T11:02:00+03:00HABER MERKEZİ KRONİK HASTALAR COVİD-19 AŞISI BEKLİYOR

KRONİK HASTALAR COVİD-19 AŞISI BEKLİYOR

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, koronavirüs aşısında kronik hastalara öncelik tanınmamasına tepki gösterdi.<br /><br /><strong>KRONİK HASTALAR AŞIYI DÖRT GÖZLE BEKLİYOR</strong></span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">E-Nabız uygulamasında “riskli kişiler kategorisi”nde yer almasına rağmen 55 yaşındaki KOAH hastası bir vatandaşın karşısına çıkan “COVID-19 pandemik aşılaması için belirlenen öncelikli grupta değilsiniz” şeklindeki yazıyı sosyal medya hesabından paylaşan Tanal, “Pandemi kapsamında risk grubunda yer alan, kronik hastalığı olan vatandaşlara Covid-19 aşı sırası ne zaman gelecek? Yandaş medya, sözüm ona aşıyı teşvik amaçlı haberler yapıyor. Gülüyoruz. Yahu kronik hastalar dört gözle aşılamayı bekliyor. Yeter ki aşı sırası gelsin” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.<br /><br /><strong>ERDOĞAN’A HATIRLATMA!</strong><br /><br />Mesajın devamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı ve Sağlık Bakanlığı’nı etiketleyen Tanal, “Türkiye'nin aşılamada dünyada ilk 5 ülke arasında yer aldığını’ söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, kronik hastaların hala aşı sırasının gelmediğini hatırlatalım” diye yazdı.<br /><br /><strong>TANAL SORU ÖNERGESİ VERDİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li vekil Mahmut Tanal, kronik hastaların koronavirüs aşısından mahrum bırakılmasını, Meclis gündemine de taşıdı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Tanal, “Koronavirüs salgını kapsamında risk grubunda yer alan, kronik hastalığı olan vatandaşlara Covid-19 aşı sırası ne zaman gelecektir? Kronik hastalığı olan vatandaşlara aşılama önceliği tanınmaması, ayrımcılık değil midir? İlk aşılama sürecinin üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen risk grubundaki kronik hastaların aşıdan mahrum bırakılması, Anayasamızda vurgulanan ‘Eşitlik İlkesi’ne ve ‘Sağlık Hakkı’na aykırı değil midir?” diye sordu.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DEMOKRAT PARTİ MERSİN’DE ŞOK GELİŞME]]>https://www.haberanaliz.net/haber/demokrat-parti-mersinde-sok-gelisme-12976c0b2c116-7ab0-40e2-abfa-69492d2544de2021-03-03T08:41:00+03:00HABER MERKEZİ DEMOKRAT PARTİ MERSİN’DE ŞOK GELİŞME

DEMOKRAT PARTİ MERSİN’DE ŞOK GELİŞME

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA- Demokrat partide tuhaf ve ilginç gelişmeler yaşanıyor. Gelişen olaylar halkda karşılığı farklı olan, üzücü ve şaşırtıcı olaylar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’e kısa süre önce il başkanı olarak ataması yapılan iş adamı, STK önderi HÜSEYİN KARAGÖZ’ün kanunen 45 günde bir yetkilendirilmesi yenilenmesi hususu süresi bitiminde yenilenmeyerek, çalışmalarınızdan dolayı teşekkür ederiz denerek sonlandırılmış oldu.</span></p><p><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>İşte o belge.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/603f3df8a0be2.jpg" style="height:780px; width:559px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada konuyu sorduğumuz HÜSEYİN KARAGÖZ, “Beni bu göreve atarken, kırk çeşit vaatte bulundular.&nbsp;Hatta yanıma gelen iki genel merkrez yetkilisi biz de sana ayda şu kadar yardım da edeceğiz dediler. İşime&nbsp;karışmayacaksınız, il yönetimimi ve teşkilatlarımı ben kuracağım, çalışma arkadaşlarımı ben belirleyeceğim dedim. Kabul ettiler. İşe başladım. İşe başladığımda merkezdeki 4 ilçe ile (&nbsp;TOROSLAR- YENİŞEHİR-- MEZİTLİ) Erdemli, ilçesi münfesih durumda idi. Yerler kapalı idi. Ayrıca Silifkie yine aynı durumda idi. Bozyazı, Aydıncık, Gülnar yine aynı durumda idi. Kongresini yapmış olan ve bir tek hali hazırda ilçe başkanı durumunda olan TARSUS VE ANAMUR ilçeleri idi. Onlardan da Tarsus ilçesinin hizmet binası yok, ilçe başkanı işleri kendi ofisinden yürütüyordu. Gelir gelmez işlere dört elle sarıldım. İl yönetimini oluşturup onaylattım. Bu arada yaptığım tüm çalışmalar ülke geneli basına yansıdı ve ben bunları kamuoyu ile an be an paylaştım. Daha dün Aydıncık, Bozyazı, Gülnar ilçelerime pırıl pırıl genç insanlar atadım. Kapalı olan partinin kapılarını&nbsp;açıp, hizmete soktum. Ondan önce, Silifke ilçesine gidip oranın kapalı binasını hizmete açtım, orayı teslim aldım. Partiye ait olan ve ANAP’tan bize geçen mülkleri takip edip sahip çıktım. Bu arada 8 yıldır ilçe başkanı olduğunu söyleyen ve il başkanı alır il başkanı getiririrm havasında olan Anamur ilçesi başkanı hakkında detaylı rapor yazdım. Orada onların emrinde olan partiye ait araç borcundan haciz edilmiş, vergileri ödenmemiş, sigortası yüklü miktarda borç çıkartılmıştı, gidip vergiyi yapılandırdım, ilçe başkanı olan şahsı uyardım ve tüm yaptığım çalışmaları an be an genel merkeze rapor ettim. Bu arada benim ve ekibimin çalışmaları başta kendi partimizin içindeki, partinin adı ile geçinen kaşarlanmış tipleri rahatsız etti, öte yandan buraya düne kadar sıcak bakmayan bir kısım siyasi çeteleri harekete geçirdi. Dünün Kocamaz’a kumpas yapanları, sözde iş adamı geçinenleri, bizim Demokrat partinin eski il başkanları ile el ele tutuşup benim buradan alınmam için çabaladılar. Kongrenizi yapamadınız demişler. 45 günde,&nbsp;13 ilçenin 11'i ni kapalı halde bana vereceksin, bunların başkanları ortada olmayacak. Teşkilatı kuracaksın, 11 ilçede hizmet binası bulacaksın, oralara yönetimler oluşturacaksın, 11 ilçe kongresini yapacaksın,&nbsp;sonra ben il kongresini yapacağım. 45 günde elimde sihirli değenk mi var benim? Ben kapalı olan 4 ilçeyi açtım. diğer ilçelerde atamalarımı yaptım, genel merkezde 15 gündür bu atamalar bekliyor. Buyursun gelsinde yapacak olan yapsın. 45 günde. <strong>45 günde&nbsp;YAŞADIĞIM</strong>&nbsp;<strong>Herşeyi ileride detayları ile ve halkımızı şok edecek belgeleri ile sizlere aktaracağım.</strong> Şimdilik bu kadar. HAKKIMI GENEL BAŞKANA&nbsp;HELAL ETMİYORUM. Allaha şükür ki yüzümü kızartacak bir iş yapmadım. Anlımın akı ile, namusum ile çalıştım ve kısa sürede böylesine yoğun şekilde hizmet ettim. Benim gelmem ile DYP- ANAP çizgisinde olan birleşme ile adı DP olan gerçek partililer hep dua ettiler. Utanmadan, bu gün partinin anahtarını ver diye, bir ilçe başkanını bana göndermişler. Oysa ben burayı nasıl teslim aldım en iyi kendileri bilir. Kime vereceksem burayı, ona bir yetki belgesi verin, binayı ve anahtarları bu adama verebilirsiniz deyin, o belge ile gelsin, ben vermeye hazırım dedim. Sözümün arkasındayım, o yetki belgesi ile kim gelirse ona teslim edeceğim. Bu gün itibari ile partinin kapısını kapattım, iş yerime çekildim. Kamu oyuna saygı ile duyuruyorum” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Seferihisar'dan sonra İzmir'de de açıldı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/seferihisardan-sonra-izmirde-de-acildi-12975e4444f28-47a7-47fb-82d1-0a9d493858632021-03-03T08:10:00+03:00HABER MERKEZİ Seferihisar'dan sonra İzmir'de de açıldı

Seferihisar'dan sonra İzmir'de de açıldı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, yok olan yerel tohumların bir merkezde toplanıp korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için ilkini 10 yıl önce Seferihisar'da kurduğu Can Yücel Tohum Merkezi'nin ikincisini İzmir'de açtı. Törende konuşan Başkan Soyer, Anadolu’nun tohumlarını ölümsüzleştirmek ve tarladan sofraya uzanan süreçte iyi, temiz, adil gıdanın en güzel örneklerini üretmek istediklerini söyledi.<br /><br />İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, ünlü şair Can Yücel'in yok olan yerel tohumların bir merkezde toplanıp korunması gerektiğine yönelik vasiyetine sahip çıktı. Yüzlerce çeşit atalık tohumu güvence altına alacak ve yok olmaya yüz tutan tohum-gen çeşitliliğini gelecek kuşaklara aktaracak merkezin ilkini 2011'de Seferihisar'da kuran Başkan Tunç Soyer, ölümsüz ustanın adını taşıyan Tohum Merkezi'nin ikincisini ise İzmir Aşık Veysel Rekreasyon alanında törenle hizmete açtı.<br />Törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, İzmir Köp-Koop Başkanı Neptün Soyer, Can Yücel'in Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi kızı Güzel Yücel Gier, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay, Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin, Kemalpaşa Belediye Başkanı Rıdvan Karakayalı, Beydağ Belediye Başkanı Feridun Yılmazlar, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce, CHP Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, CHP Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Buğra Gökçe, Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay, İzmir Büy&amp;uuml ;kşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Şevket Meriç, Bornova Belediye Başkan yardımcıları Hüseyin Ünal, Yahya Yıldız, Ercan Kahya, muhtarlar, kooperatif başkanları ve yurttaşlar katıldı.<br /><br /><strong>Can Yücel'in vasiyeti hayat bulmaya devam ediyor</strong><br />Atalık tohumların hikayesini anlatan video gösteriminin ardından konuşma yapan usta şair Can Yücel'in kızı Güzel Yücel Gier, babasının hayattayken tohum bankası fikrinin bulunduğunu belirterek, bu hayalin gerçekleşmesinden mutluluk duyduğunu ifade etti. Gier, “Babam saf şair olmaz, politikaya, toprağa dokunmalı derdi. Babam öldükten sonra Can Yücel şenlikleri yapıldı, Tunç Soyer oraya geldi. Annem de ‘Can’ın vasiyeti bu’ dedi. İlk Seferihisar’da tohum şenlikleri kuruldu, teşekkür ederim. Sadece kurulması değil, yaptığı işler ve çalışmalarla karakılçık denilen uygulamayla nasıl hayata geçtiğini gördük. Bir şairin, aydının nasıl toprakla buluşabileceğini burada elle tutulur bir şekilde görmeye devam ederiz” dedi.<br /><br /><strong>“Kurulan her merkez umudumuzu büyütüyor”</strong><br />Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, tohumları korumanın yalnızca gıdayı değil, ülkenin bağımsızlığını da korumak anlamına geldiğini söyledi. Tohum Merkezi'nin ilkini 2011 yılında Seferihisar'da açtıklarını, o günden bugüne, Yerel Tohum Merkezi kurmak isteyen herkese, nerede olursa olsun yardımcı olduklarını belirten Başkan Tunç Soyer, “ Muğla Menteşe’de, Tunceli Ovacık’ta ve yurdumuzun pek çok köşesinde tohum takas etkinlikleri düzenledik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunan Mehmetçik Belediyesi ile ortak protokol ile Ekim 2015’te, Zekâ Bey Tohum Merkezi’nin kurulmasını sağladık. Kurulan her bir tohum merkeziyle, topraklarımızın kadim kültürünü korumak için umudumuz daha da büyüyor” dedi.<br /><br /><strong>“İçme suyu kaynaklarımızı koruyacağız”</strong><br />Yoksulluk ve kuraklıkla mücadelenin bir anahtarı olarak tasarladıkları İzmir Tarımı politikalarında, yerel tohumların belirleyici bir rolünün bulunduğunu da kaydeden Başkan Soyer, “İzmir tarımını ülkedeki tarım uygulamalarından ayıran en temel farklardan biri, kuraklıkla mücadele. Kuraklıkla mücadele uygulamalarımızın omurgasında ise, iklim değişikliğine dirençli yerel tohumlarımız yer alıyor. Çünkü karakılçık ve saz çavdarı gibi tahıllarımız, gambilya ve mürdümük gibi atalık yem bitkilerimiz, kendi doğal koşullarında, çok fazla girdi ve sulamaya ihtiyaç olmadan yetişebiliyor. Böylece tarımsal sulamada yüzde 77 oranında kullanılan suyun yüzde 50’sini tasarruf etmemizi ve içme suyu kaynaklarımızı korumamızı mümkün hale geliyor” dedi.<br /><br /><strong>“Alacağımız yem 15 milyon lira”</strong><br />Bu yıl itibariyle altı aşamalı İzmir Tarımı vizyonu programını il genelinde uygulamaya başladıklarını hatırlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, bu kapsamda yerel tohumların çeşitliliğini ve ekilen alanları artırdıklarını ifade etti. Baysan şirketinin bu yıl, 10 bin dönüm arazide, susuz yem bitkisi ve hububat ekiminde sözleşmeli alım gerçekleştirdiklerini anımsatan Tunç Soyer, alacakları yem miktarının değerinin yaklaşık 15 milyon lira olacağını söyledi.&nbsp; Soyer, şunları söyledi: “Yerel tohumlarımızla elde edeceğimiz ürünlerin, katma değerli ürün haline getirilmesi, lojistik, işleme, markalaşma, satış ve ihracatı gibi çalışmaları da sürdürüyoruz.”<br /><br /><strong>Kırsalda ürün planlaması dönemi</strong><br />Tıpkı mandacılık gibi, yoksulluk ve kuraklıkla mücadelenin bir anahtarı olarak tasarladıkları İzmir Tarımı’nın diğer somut çözümlerinin de Türkiye’de hızla yayılacağını çok iyi bildiklerini kaydeden Başkan Tunç Soyer, İzmir Tarımı'nın, kırsalda ürün planlaması dönemini başlatan, tarım ekonomisindeki yeni taleplerle, topraklarımızın sunduğu doğal imkanları en iyi şekilde buluşturan yenilikçi ve gerçekçi bir strateji olduğunu belirtti.&nbsp; Can Yücel Tohum Merkezi’nin,&nbsp; Anadolu’nun binlerce yıllık hafızasını içinde taşıdığını aktaran İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Yaşamlarımızı borçlu olduğumuz tohumlarımız, bizi binlerce yıl besledi, büyüttü. Fakat bir an geldi, yanlış tarım politikaları sonucunda kaybolmaya başladılar. Şimdi sıra bizde. Yeniden çoğalıp çocuklarımızı beslesinler diye, tohumları mızı burada koruma altına alıyor, geçmişimize olan borcumuzu ödüyoruz” diye konuştu.<br />&nbsp;<br /><strong>Başkan Soyer hayalini paylaştı</strong><br />“Benim en büyük dileğim bu merkezlerin tüm Türkiye’de hızla yayılması ve her şehrin, ilçenin, mahalle ve köyün yerel tohumlarına sahip çıkmasıdır” diyerek hayalini de katılımcılarla paylayan Tunç Soyer, “Bu nedenle, Türkiye’nin yerel tohumlarını korumak için çalışan tüm oluşumları, burada görmeyi diliyorum. Pandemi süreci biter bitmez buluşmak üzere Türkiye’nin tüm tohum gönüllülerini İzmir’e davet ediyorum. Bu nedenle yine, yeniden söylüyorum; 'tohum köktür', 'tohum gelenektir', 'tohum gelecektir'.”<br />Konuşmaların ardından Başkan Soyer, Aşık Veysel Rekreasyon alanında hizmete giren Can Yücel Tohum Merkezi'ni dolaştı.<br /><br /><strong>Merkezde neler yapılacak?</strong><br />Can Yücel Tohum Merkezi'nde okul öncesi, ilk, orta ve lise öğrencilerine uygulamalı dersler verilecek.&nbsp; Ayrıca Anadolu tohumlarının korunacağı bu çatı altında, doğanın ve doğayla birlikte üretmenin yaşam için ne kadar önemli olduğu, öğrencilere anlatılacak. Tohum merkezinde, yüzlerce çeşit atalık tohumun korunmasını güvence altına alınacak ve yok olmaya yüz tutmuş tohum-gen çeşitliliği gelecek kuşaklara aktarılacak. Ayrıca ‘Tarladan Sofraya” uzanan süreçte iyi, temiz ve adil gıdanın en güzel örneklerini üreterek tohum ve gastronomi arasındaki bağları ortaya konulacak.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Milyonlarca kişi borç batağında]]>https://www.haberanaliz.net/haber/milyonlarca-kisi-borc-bataginda-12974330a8eff-b8df-43db-91fc-9f79ddc6e27d2021-03-03T08:04:00+03:00HABER MERKEZİ Milyonlarca kişi borç batağında

Milyonlarca kişi borç batağında

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, bireysel kredi borcu olanz kişi sayısının 34 milyonu aştığını, borç miktarının da 866 milyar liraya ulaştığına dikkat çekerek, "AKP, salgınla daha da yakıcı hale gelen krizi derinleştiriyor, çözüm üretmek için adım bile atmıyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"ÇÖZÜMSÜZLÜKTE ISRAR EDİYORLAR"</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda söz alarak ekonomik krizin etkilerini ve yaşanan acı tabloyu değerlendiren CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, "Bir yandan ekonomik kriz, diğer yandan Covid-19 salgını ve bunun getirdiği kısıtlamalar, toplumun tüm kesimlerini çok olumsuz etkiliyor. AKP'nin çözümsüzlükte ısrarcı politikaları, sosyal devlet anlayışından uzak yaklaşımı, yurttaşların sorunlarını daha da derinleştiriyor" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"SEYRETMEYİN, ÇARE ÜRETİN"</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomide yaşanan dramı seyreden iktidarı sert sözlerle eleştiren Ayhan Barut, şunları kaydetti:<br />"Halk sağlığı ve sosyal yaşamın yanı sıra özellikle ekonomiyle ilgili ortaya konan veriler, bu söylediklerimizin ispatıdır. Türkiye Bankalar Birliğinin açıkladığı veriler bile yurttaşlarımızın nasıl borç batağına batırıldığını göstermektedir. 2020 yılında bireysel kredi borcu olanların sayısı 2019 yılına kıyasla 2 milyon 107 bin kişi artarak 34 milyon 4 bine yükseldi. Bu kişilerin kredi borcu da 618.5 milyar liradan 866.6 milyar liraya ulaştı. Bu veriler gösteriyor ki iktidar sorunları çözmüyor, aksine derinleştiriyor. Bu yangını seyretmeyin, çare üretin!"</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BU TEKLİF DÜPEDÜZ HALKI SÖMÜRMEKTİR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bu-teklif-dupeduz-halki-somurmektir-129737ac95497-0fc7-4e36-a13e-97e1d21192202021-03-03T07:59:00+03:00HABER MERKEZİ BU TEKLİF DÜPEDÜZ HALKI SÖMÜRMEKTİR

BU TEKLİF DÜPEDÜZ HALKI SÖMÜRMEKTİR

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">1 Mart 2021 tarihinde Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’na 22 AKP milletvekilinin imzasıyla 2/3427 esas nolu “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin havale edildiğini belirten CHP’li Başarır,&nbsp;<strong>“Söz konusu kanun teklifinin 2. maddesi, ne yazık ki yine, yeniden mevcut siyasi iktidarın yandaş şirketleri kayırmanın ön hazırlığıdır. Mevcut siyasi iktidar, yandaş şirketlere karşı ellerinden gelen her türlü kolaylığı sağladığı yetmiyormuş gibi şimdi de yabancı sermayelerden aldıkları kredilerde de devleti kefil durumuna sokmaya çalışmaktadırlar”</strong>&nbsp;dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>Halktan Toplanan Vergilerle Beyefendilerin Faiziyle Birlikte Kredileri Ödenecek</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">İşin açıkçası, iktidar milletvekillerinin, önerilen bu kanun teklifiyle yandaş şirketlere yabancı finans kaynaklarından kredi kullanabilmeleri için devleti kefil etmek niyetinde olduklarını ifade eden Başarır,&nbsp;<strong>“Oldu da yandaş şirketler kredilerini ödeyemezse kim ödeyecek? Halk! Halktan toplanan vergilerle beyefendilerin faiziyle birlikte kredileri ödenecek.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esnafa, çiftçiye, işçiye, emekliye, EYT’lilere, atanamayan öğretmenlere kulak tıkayan, ekonomik zorluklar nedeniyle intihar eden vatandaşlarımızı görmezden gelen İktidar, ne acıdır ki iş yandaş şirketlere geldi mi hem gözünü hem de kulağını dört açmaktadır. Bu getirilen teklif, biliyorum zor ama umarım kanunlaşmaz. Komisyona sunulan bu teklif, düpedüz halkı sömürmekten başka bir şey değildir”&nbsp;</strong>sözlerini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;<strong>Utanmasalar, İleride ‘Yandaş Şirket’ Adı Altında Bir Vergilendirme Kalemi Açacaklar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">22 AKP milletvekilinin önerdiği bu teklif kanunlaşırsa, gazete kupürlerinde ve sosyal medyada&nbsp;<strong>‘Beşli yandaş şirketin kredilerini devlet ödeyecek’&nbsp;</strong>başlıklarının dolaşacağını belirten CHP’li Başarır,<strong>&nbsp;“Geçiş garantili otoyol, köprü ve tünellerle; uçuş garantili havalimanlarıyla; hasta garantili şehir hastaneleriyle vatandaşın cebine sürekli göz diken iktidar, ne yazık ki yandaş şirketler uğruna, vatandaşı daha da zor duruma düşürmekten hiç çekinmemektedir. Utanmasalar, ileride ‘yandaş şirket’ adı altında bir vergilendirme kalemi açacaklar. Akıldan, mantıktan, adaletten, hukuktan yoksun bu kanun değişikliği teklifi ileride yaşanılacak olan kara günlerin habercisidir.”&nbsp;</strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Asıl Amaç Kanal İstanbul İhaleleri</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu kanun teklifinin asıl amacının Kanal İstanbul Projesi kapsamında yapılacak olan ihaleler olacağını belirten CHP’li Ali Mahir Başarır,&nbsp;<strong>“Muhtemelen bu kanun teklifini hemen ilgili komisyona ve TBMM Genel Kurul’u gündemine getirmeyeceklerdir. Çünkü buradaki asıl amaçlardan biri de Kanal İstanbul Projesi kapsamında yandaş şirketlere verilecek olan ihalelerdir”</strong>&nbsp;sözlerini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuya İlişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun yanıtlaması istemi ile yazılı soru önergesi veren CHP’li Başarır, şu soruların yanıtlanmasını istedi:</span></p><ol><li><p><span style="font-size:18px">15 Mart 2020 tarihinden bu zamana kadar Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) kapsamında yap -işlet-devret modeliyle hangi ihaleler yapılmıştır? Bu ihaleleri hangi firmalar hangi bedel karşılığında almıştır?</span></p></li><li><p><span style="font-size:18px">15 Mart 2020 tarihinden sonra ihalesi yapılan işlerden hangilerinin uygulama sözleşmesi imzalanmış, hangilerinin imzalanmamıştır?</span></p></li><li><p><span style="font-size:18px">15 Mart 2020 tarihinden bu zamana kadar, Bakanlığınız ya da Bakanlığınıza bağlı kamu kurum ve kuruluşlarından ihale alan şirketlerin hangileri yabancı finans kuruluşlarından kredi talebinde bulunmuştur?</span></p></li></ol><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gazeteci Ercan Güneş, basında geçen 30 yılını kitap yaptı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gazeteci-ercan-gunes-basinda-gecen-30-yilini-kitap-yapti-129726dad23d7-b5ad-4d5f-9b77-7d6ec05daf3e2021-03-03T07:54:00+03:00HABER MERKEZİ Gazeteci Ercan Güneş, basında geçen 30 yılını kitap yaptı

Gazeteci Ercan Güneş, basında geçen 30 yılını kitap yaptı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bugüne kadar çok sayıdaki yaygın basın kuruluşunda çeşitli kademelerde görev yapan Ercan Güneş, meslekteki 30 yıllık birikimini kitaplaştırdı. Yaklaşık 1 yıllık çalışmanın ürünü olan Ah Medya Vah Medya’nın tüm basım aşamaları tamamlanarak okuyucunun beğenisine sunulacak. Sokak Kitapevi’nde basımı tamamlanan ve önsözünü deneyimli gazeteciler Oral Çalışlar ile Yavuz Donat’ın yazdığı kitabın özellikle basın camiasından olumlu tepkiler alması bekleniyor.&nbsp; İlk kitabını bitirmenin heyecanını yaşayan Güneş, Muhabirimize yaptığı açıklamada; Ah Medya Vah Medya’da ulusal medya deneyimlerini kaleme aldığını, acı tatlı hatırlarını tarihe not düştüğünü söyledi. Kitabıyla sadece gazetecilere değil her kesimden okuyucuya hitap ettiğini anlatan Güneş, “Meslektaşımız olsun ya da olmasın herkesin keyifle okuyacağına inanıyorum. Özellikle üniversite öğrencilerinin başucu olabileceği bir kitap hazırladım” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“GÜCÜM YETTİĞİNCE YAZMAYA DEVAM EDECEĞİM”</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 1 yıllık emeğin ürünü olan kitapta hatırların yanı sıra yaşamından kesitler de sunduğuna dikkat çeken Güneş, “Hem hayattan kesitler, hem yaşamdan bir boyut, 30 yıllık bir boyut, hem de ulusal medyada 30 yıllık bir maceranın devamı diyeyim daha sonu demeyeyim çünkü ben hala hem çalışıyorum hem de bu hayat okulunun bir öğrencisi olduğuna inanıyorum. Gücüm yettikçe de öğrenciliğimi ve yazılarımı devam ettireceğim. Herkesin hayatta yaşanmışlıkları edindiği dipnotları vardır. Ben de arkadaşlara zaman zaman bunu söylerdim, bunları bir tarafa not edin, yeri geldiğinde dostlarınızla paylaşın. Biraz daha teferruatlıysa yaşadıklarınız bir kitaplaştırın, en azından üç beş insan yaşadıklarınızdan haberdar olsun diye. Benim de aklımdaydı bu. Çok acı şeyler yaşadım, olumlu şeyler yaşadım, şanslar yaşadım. Bunları kitap haline getirmeyi 10 yıldır düşünüyordum. Ancak fırsat bulamadım. Pandemi zamanında bir çok günü evlerimizde geçirmek zorunda kaldık, ben de bu dönemi değerlendirdim. Yıllar içinde zaten notlarımı almıştım ama bu kadar detaylı bir kitap çıkabileceğini düşünmemiştim” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">“KAHRAMANLARIN ÇOĞU HAYATTA”</span></p><p><span style="font-size:18px">14 bölümden oluşan kitabın içeriğiyle ilgili olarak da Güneş, şunları kaydetti: “Kitabın içerisinde yaşanmış birebir anılarım var. Kahramanlarımızdan vefat eden abilerimiz, arkadaşlarımız var ancak Allah uzun ömürler versin çoğu hayatta. Kitabı oluştururken acı hatırlara da yer verdim ancak bu kesinlikle bir rövanş bir kavga olarak algılanmasın. Şahit olduğum kötü anıları törpüleyerek verdim daha çok güzel hatıralara değindim. Öte yandan birçok iletişim öğrencisinin bilmediği eski çalışma sistemleri var.&nbsp; O dönem Türkiye’deki tüm ulusal gazetelerin çalışma tarzlarını anlatan bir kitap. Eskilerin çalışma sistemlerini anlattım, yenilerle karşılaştırdım.”</span></p><p><span style="font-size:18px">ERCAN GÜNEŞ KİMDİR?</span></p><p><span style="font-size:18px">1961 Gaziantep İslahiye doğumlu olup ilkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Mersin’de tamamladı. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme bölümü mezunudur. Halen aynı üniversitenin Medya ve İletişim bölümü öğrencisidir. 12 yıllık devlet memurluğunun ardından&nbsp; Sabah, Hürriyet, Türkiye, Akşam, ve Milliyet gazetelerinin reklam departmanlarında çalışarak Milliyet Gazetesi’nden emekli oldu. Ara dönemlerde Adana Ekspres Gazetesi Mersin Temsilciliği, Ressam Bedri Baykam’a ait Skala Dergisi Akdeniz Temsilciliği, Yaban TV Mersin Temsilciliği ve yerel televizyon kanalı olan Sun TV Reklam Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Çeşitli yerel gazetelerde siyaset, ekonomi ve spor üzerine binin üzerinde köşe yazısı yazdı. Son olarak 2012 yılında başladığı Mersin Ticaret Borsası’ndaki Basın Danışmanlığı görevini halen sürdürmektedir. Evli ve bir çocuk babasıdır.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN DEMOKRAT PARTİ ÜÇ İLÇENİN HİZMET BİNASINI AÇTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-parti-uc-ilcenin-hizmet-binasini-acti-12971be37e77a-997f-4d6f-af7b-1ff423b4f6082021-03-01T22:32:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN DEMOKRAT PARTİ ÜÇ İLÇENİN HİZMET BİNASINI AÇTI

MERSİN DEMOKRAT PARTİ ÜÇ İLÇENİN HİZMET BİNASINI AÇTI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ANKARA- </strong>Demokrat Partililer&nbsp;büyük gayret içindeler. Bu bağlamda teşkilatlar yeniden yapılanıyor. Önemli yapılanmaların başını çeken Mersin il örgütü ise bu gün yeni ilçe başkanlıkları atamalarına imza attı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aydıncık- Gülnar- Bozyazı ilçelerini il yönetiminden 5 kişilik heyetle birlikte gezen il başkanı HÜSEYİN KARAGÖZ, öncelikle Gülnar ilçesinin hizmet binasını açtı ve burada genç pırıl pırıl bir isim olan HASAN YONCA’YI yakasına rozet takarak ve genel merkeze resmi yazı ile bildirerek atamasını gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha sonra Bozyazı ilçesine geçen heyet, buradada parti hizmet binasını açtı, Bozyazı ilçesinde eski yeni partililerden oluşan bir heyet&nbsp; (Mustafa Yılmaz, Apul Gübbük, Ali Tandoğan, Mehmet Fevzi Yılmaz, Hüseyin Tok, Fehmi Deniz, Hamdi Ala, Mustafa Şimşek) toplantıda hazır bulundular.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ali Tandoğan söz alarak, “Değerli arkadaşlar, kıymetli il başkanım ve sayın heyeti hepinizi saygı ile selamlıyorum. Hoşgeldiniz. Partimizin emektarları burada. Sizlere bilgi verecekler, diyerek çok anlamlı ve duygulu bir konuşma yaptı. Daha sonra İl başkanı kendini tanıtarak, beraberinde gelen heyeti tanıttı ve hizmet binasında, ilçe başkanlığı için bir düşünceniz varmı diye sordu. Orada bulunan, Bozyazılı partili heyet, oy birliği ile Hüseyin Tok’u başkan olarak istediler. Bunun üzerine il başkanı bu ismi Ankara’ya yazıyorum. Hayırlı uğurlu olsun dedi ve bir çuval parti bayrak ve 2 düzine rozet verdi. Çok sıcak konuşmaların ve duygulu anların yaşandığı Bozyazı ilçesinde, 1,5 saatlik toplantıda, yörede DP il başkanı ve heyetinin oraya geldiğini duyanlar bir anda parti binasını hınca hınç doldurdular.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan Dönüş güzerğahında Aydıncık ilçesine gelen il heyeti, burada eski yeni partililer ile buluştu. Onlar ile müzaker sonucu, önceki dönemlerde partinin ilçe kademesinde görev almış ve en son ilçe başkanı durumunda olan partinin evrak ve belgelerininde kendisinde olduğu AHMET TEKİN isminde oy birliği ile karar kılındı. İl başkanı Karagöz, hayırlı uğurlu olsun. Durumu Genel merkeze bu gün yazı ile sunuyorum. Allah utandırmasın dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DP Mersin il başkanı ve il başkanlık divanı üyelerinin bu günkü yolculukları 350 km gidiş, 350 km geliş şeklinde gerçekleşirken, Silifke ilçesi Taşucu yöresinde dinlenmek için konaklama yaptılar. Bu konaklamada, orada bulunanlar, il heyetinin aracında DP bayraklarını görünce, “Ya, allah aşkına siz nerelerdesiniz. Size hasret kaldık. Genel başkanımıza selam söyleyin. Yolunuz yolumuzdur. Bize rozet verin” deyince, il başkanı herkese birer rozet takarken, diğer taraftan tek tek telefonlarını alıp, bundan sonra irtibat halinde olacağız dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/603d471e86ed5.jpg" style="height:389px; width:800px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/603d4739367f3.jpg" style="height:389px; width:800px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/603d47586a37a.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/603d477850b03.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Akıllı telefonda corona virüsü testi geliştirildi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/akilli-telefonda-corona-virusu-testi-gelistirildi-12969100a248a-c3e4-416e-93d9-b2460a12a0802021-02-28T15:13:00+03:00HABER MERKEZİ Akıllı telefonda corona virüsü testi geliştirildi

Akıllı telefonda corona virüsü testi geliştirildi

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Fransa'daki Lille Üniversitesi'nde aralarında Marsilya'dan da araştırmacıların bulunduğu uzman ekip, akıllı telefonla yapılabilen bir corona virüsü testi geliştirdi. Akıllı telefona takılan bir çeşit USB cihaz üzerindeki şeride sürüntü örneği yerleştirilerek yapılan test 300 kişi üzerinde denendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Testlerin yüzde 90 oranında doğru sonuç verdiğini açıklayan uzmanlar, mart ayında testi bin kişi üzerinde denemeyi planladıklarını duyurdu. Akıllı telefon aracılığıyla yapılan testin en büyük avantajı ise 10 dakikada sonuç vermesi oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TEST ÖNCE HASTANELERDE KULLANILACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Testin ilk olarak hastanelerde kullanılması, daha sonra ise halka sunulması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilim grubunun üyelerinden David Devos yaptığı açıklamada, “Buradaki amaç, önümüzdeki haftalarda çok hızlı bir şekilde acil servislere sunabileceğimiz, vakaları çabuk teşhis eden bir test hazırlamak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Covid-19’un ilk dalgası hastanede felaketle sonuçlandı. Çünkü orada birçok insan bilmeden enfekte oldu. Daha sonraki amaç, pratisyen hekimlerimiz, eczacılarımız ve bakımevlerimiz için testi kullanıma sunmak” dedi.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Adalıoğlu, Göktaş, Özgür ve 12 gazeteci MEİGDER üyesi oldu]]>https://www.haberanaliz.net/haber/adalioglu-goktas-ozgur-ve-12-gazeteci-meigder-uyesi-oldu-129689429b1ef-dda8-41a2-8599-649a218e2c512021-02-28T15:01:00+03:00HABER MERKEZİ Adalıoğlu, Göktaş, Özgür ve 12 gazeteci MEİGDER üyesi oldu

Adalıoğlu, Göktaş, Özgür ve 12 gazeteci MEİGDER üyesi oldu

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin İnternet Gazetecileri Derneği Yönetim Kurulu A.Vahap Şehitoğlu başkanlığında, Mersin Akaryakıtçılar Derneği ev sahipliğinde toplandı.<br />Toplantıda, MEİGDER yönetim kurulunca üyelik çağrısı yapılan başta Ali Adalıoğlu olmak üzere 20 gazetecinin üyelikleri karara bağlandı.<br />MEİGDER Yönetim Kurulu Başkanı A.Vahap Şehitoğlu, Yeni Üyelerin katılımıyla ilgili ‘Kentimizde sadece halkın hizmetinde olan, mesleğine tutkun, meslek ahlakından ödün vermeyen, saygın, cesur ve bağımsız gazetecilerini yuvamızda görmekten çok mutlu olduk. Zenginleştik.’ dedi.&nbsp;<br />Nisan ayında yapacakları olağan genel kurul toplantısında daha da güçlü birliktelik ve oluşumlara imza atacaklarını söyleyen Şehitoğu; geleneksel gazeteciliğin yerini alan İnternet Gazeteciliğinin önemine de dikkat çekti.&nbsp;<br />Şehitoğlu: ‘Şu bir gerçek ki, internet haberciliğine olan rağbet çok daha fazla artmaktadır. Mersinliler, bölgemizde yaşanan olayları ve gelişmeleri daha detaylı ve kapsamlı olarak internet gazetecilerinin haberleriyle öğrenmekte ve işini ciddi yapan haber sitelerine yönlenmektedirler.’ görüşünü ifade etti.&nbsp;<br />Mersin İnternet Gazetecileri Derneğine üye olan isimler şöyle:<br />Ali Adalıoğlu, Mustafa Göktaş, Uğur Özgür, Muhammer Çoban, Ufuk Kaba, Mehmet Açık, İsa İnce, Serdal Kılıç, Vahide Selin Özgür, Osman Kayacan, Hatice Yardım, Umut Kaba, Murat Tuncer.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Sorunlar askıda, icra iflas haziranda patlar]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sorunlar-askida-icra-iflas-haziranda-patlar-12967718f0781-dd9c-4e32-9133-882c029c3da92021-02-28T14:54:00+03:00HABER MERKEZİ Sorunlar askıda, icra iflas haziranda patlar

Sorunlar askıda, icra iflas haziranda patlar

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><u><em><strong>Özlem ERMİŞ BEYHAN</strong></em></u></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 19 Ocak'ta, “Hazırlıklarımız kamuoyuna sunma aşamasına gelmiştir” dediği reform paketi sürekli ertelenip en son “haftaya” açıklaması gelirken ekonomi eski bakanlarından Ufuk Söylemez, “paketten makyaj çıkar” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">FITRATLARINA AYKIRI</span></p><p><span style="font-size:18px">■ Reformları bekliyoruz. Ne düşünüyorsunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">■ AKP ekonomi başta olmak üzere her alanda sıkışmış durumda. Reform paketi, yeni anayasa gibi başlıklarla gündemi değiştirmeye çalışıyorlar. İşsizlik, yoksulluk, yüksek enflasyon, yolsuzluk iddiaları, partizanlık, liyakatsizlik gibi Türkiye'nin gerçek sorunları büyürken oy oranları hızla düşüyor. İktidar ömürlerini uzatmak için çözüm arıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">■ Paketten gerçek bir reform çıkmaz mı?</span></p><p><span style="font-size:18px">■ Kamu işe alımlarda mülakat kaldırılacakmış. 18 senedir bürokrasiyi liyakatsiz, ehliyetsiz kadrolarla doldurup bunu söylemek insanlarla alay etmektir. Bu siyasal islamcı-ihvancı zihniyet asla eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik yasal düzenlemeler yapamaz. Çünkü bu fıtratlarına aykırıdır. AB yaptırımlarından kurtulmak için kasaba kurnazlığı yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">■ Ekonomik sıkıntıların artması anlamında neden haziranı işaret ettiniz?</span></p><p><span style="font-size:18px">■ Ekonomide açılma ile durdurulan icralar, ertelenen borçlar, iflaslar, işten çıkarmalar hayata &nbsp;geçecek. Şu an sorunların çoğu askıda, bu askıdaki sorunların hayata geçmesi kaçınılmaz. O zaman işsizlik, batık krediler ve yoksulluğun daha belirgin hale gelmesinden endişe ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm ekonomik kurumlarda yönetici kadro değiştirilmeli<br />■ Yeni Anayasa söylemlerini inandırıcı bulmuyorum. Anayasa oylaması AKP'ye hayır oylamasına dönüşebilir. Referanduma gidilirse AKP'ye, yoksulluğa, yolsuzluğa hayır oylaması haline gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px">■ 2.5 milyar dolara satın aldıkları S400'leri aktive edemedikleri gibi ABD'ye de ‘her türlü pazarlığa açığız' mesajları yolluyorlar. Devlet yönetimi açısından dik bir duruş sergilenmiyor maalesef.</span></p><p><span style="font-size:18px">■ Yaz aylarında aşı pasaportu devreye girebilir. Turizm sektörü açısından aşılamanın süratle devam etmesi çok kritik.</span></p><p><span style="font-size:18px">■ Berat Albayrak günah keçisi ilan edildi ama son olarak TÜİK'te çok doğru bir şekilde yapıldığı gibi tüm kurum ve kamu bankalarının yönetimlerinin liyakatli kadrolarla değişmesi gerekiyor</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/603b8582adc77.jpg" style="height:1713px; width:1200px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>sözcü gazetesi</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gazetecilere Şubat'ta da ceza yağdı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gazetecilere-subatta-da-ceza-yagdi-129664da950a3-9509-43d2-820e-c2fe9bc9745a2021-02-28T14:45:00+03:00HABER MERKEZİ Gazetecilere Şubat'ta da ceza yağdı

Gazetecilere Şubat'ta da ceza yağdı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP 26. Dönem Milletvekili Barış Yarkadaş, gazetecilerin Şubat ayında da baskıya uğradığını, gözaltına alındıkları ve hapisle cezalandırıldıklarını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şubat ayında da gazeteciler için değişen bir şey olmadı. CHP eski Milletvekili - Gazeteci Barış Yarkadaş, medyada Şubat ayında yaşanan hak ihlallerini rapor haline getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>RAPORUNU SAVAŞ KARŞITLARINA İTHAF ETTİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yarkadaş, her ay düzenli olarak yayımladığı raporun Şubat ayına ait dosyasını 1 Mart 2003'te TBMM'ye gelen savaş tezkeresine "Hayır" oyu veren CHP'li vekillere ithaf etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GAZETECİLER HEDEFTE</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Raporunda Şubat'ta medyada yaşanan ihlalleri ayrıntılarıyla ortaya koyan Yarkadaş, "AKP ve MHP iktidarı sorunların altında eziliyor. İktidar, sorunlara çözüm üretemedikçe, gerçeği yazan gazetecileri hedefe koyuyor ve susturmaya çalışıyor" ifadesini kullandı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yarkadaş'ın raporuna göre, medyadaki&nbsp; hak ihlalleri şunlar:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ŞUBAT AYI "SICAK" GEÇTİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2021 yılının Şubat ayında 4 gazeteci gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">28 gazeteci hakim karşısına çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">1 gazeteciye ev hapsi cezası verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">6 gazeteci 26 yıl 10 ay hapis cezası aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2 televizyon kanalına para cezası verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">1 gazeteci saldırıya uğradı.</span></p><p><span style="font-size:18px">1 gazeteciye dava açıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">1 gazeteciye 7 bin 80 lira para cezası verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">2 haber sitesine sansür uygulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlarca haber sansürlendi.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KARAYOLLARI’NDA AYNI İŞİ YAPAN İŞÇİLERE FARKLI ÜCRET]]>https://www.haberanaliz.net/haber/karayollarinda-ayni-isi-yapan-iscilere-farkli-ucret-12965d26b7828-cca1-4e14-88b9-f7bd07c88f8e2021-02-28T14:42:00+03:00HABER MERKEZİ KARAYOLLARI’NDA AYNI İŞİ YAPAN İŞÇİLERE FARKLI ÜCRET

KARAYOLLARI’NDA AYNI İŞİ YAPAN İŞÇİLERE FARKLI ÜCRET

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Karayolları Genel Müdürlüğü ve bağlı Bölge Müdürlükleri bünyesindeki işçilerin, aynı işi yapmalarına rağmen 3 farklı skala üzerinden ücretlendirmelerini Meclis gündemine taşıdı.<br />Tanal, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından yanıtlanması talebiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, Karayolları Genel Müdürlüğü ve bağlı Bölge Müdürlüklerinde aynı işi yapmalarına rağmen işçilerin 3 farklı ücret cetveli, skala üzerinden ücretlendirilmelerinin gerekçesini sordu.<br /><strong>KARAYOLLARI’NDA EŞİT ÜCRET İÇİN ÇALIŞMA YAPILACAK MI?</strong><br />Tanal devamında şu soruları yöneltti:</span></p><p><span style="font-size:18px">- Karayolları Genel Müdürlüğü ve bağlı Bölge Müdürlüklerinde işçilere yönelik uygulanan farklı yevmiye, ücret tarifeleri; "Herkesin, herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır” vurgusunun yer aldığı İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 23. maddesine, sosyal devlet ilkesinin vurgulandığı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesine, eşitlik ilkesinin yer aldığı Anayasa’nın 10. maddesine ve “Ücrette Adalet Sağlanması” başlıklı Anayasa’nın 55. maddesine aykırılık teşkil etmiyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">- İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na aykırı olan 3 farklı skala, cetvel üzerinden ücretlendirme uygulamasına son verilecek midir? Karayolları Genel Müdürlüğü ve bağlı Bölge Müdürlükleri bünyesindeki işçilere eşit ücret ödenmesi, işçilerin haklarının iyileştirilmesi yönünde gerekli çalışmalar başlatılacak mıdır?</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ESNAF, İŞÇİ, ÇİFTÇİ, EMEKLİ PERİŞAN!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/esnaf-isci-ciftci-emekli-perisan-129649a49c71f-0ba1-4d55-ab3b-c27a1a79627b2021-02-28T14:39:00+03:00HABER MERKEZİ ESNAF, İŞÇİ, ÇİFTÇİ, EMEKLİ PERİŞAN!

ESNAF, İŞÇİ, ÇİFTÇİ, EMEKLİ PERİŞAN!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Kasaptan 5 Liralık Et, Fırından Ucuz Diye Bayat Ekmek</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mersinimizde esnafın, çiftçinin, emeklinin, işçinin&nbsp;ciddi ekonomik zorluk yaşadığını ve geçim sıkıntısı içerisinde olduğunu belirten CHP’li Başarır,&nbsp;<strong>“Ne yazık ki kirasını, elektrik ve su faturalarını ödeyemeyen, boşalan raflarına yeni ürün koyamayan bakkal, kilosu 65 Lira olan etten 5 Liralık et talep edilen kasap, daha ucuz diyerek bayat ekmek alınan fırın, akşama kadar bir tabak yemek satamayan lokanta, tezgahındaki sebze ve meyveleri satamayan pazarcı esnafları manzaralarıyla karşı karşıya kaldık”</strong>&nbsp;dedi</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Limon değerinin altında meyve suyu Fabrikalarına veriliyor</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Saray’da oturanların vatandaşı değil itibarlarını düşündüklerini ifade eden CHP’li Başarır,&nbsp;<strong>“Tarlasında binbir zorluklarla ürün yetiştirmeye çalışan çiftçilerimizin traktörleri icralık. Tarım girdi maliyetlerine zam üstüne zam yapılıyor. Gübreye yapılan zamlara çiftçimiz isyan ediyor. Mersin’in önemli geçim kaynaklarından limon, değerinin altında meyve suyu fabrikasına satılıyor. Limon işçileri, çocuklarının karnını doyurabilmek için ucuz fiyata limon soyuyorlar. Ortadaki acı tablonun tek sorumlusu mevcut siyasi iktidardır, tek adam rejimidir”</strong>&nbsp;sözlerini dile getirdi.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MALTEPE’DE HALK SAĞLIĞI İÇİN ÇÖPLERİ İBB TOPLUYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/maltepede-halk-sagligi-icin-copleri-ibb-topluyor-1296381e74ecd-73b4-4a18-a1a8-001aca5c64c92021-02-28T14:36:00+03:00HABER MERKEZİ MALTEPE’DE HALK SAĞLIĞI İÇİN ÇÖPLERİ İBB TOPLUYOR

MALTEPE’DE HALK SAĞLIĞI İÇİN ÇÖPLERİ İBB TOPLUYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), ayrım yapmadan 39 ilçe belediyesi sakinlerine aynı mesafede ve eşit hizmet götürmektedir. Son günlerde Maltepe ilçesinden çok sayıda vatandaş, temizlik ve çöp toplama konusunda yaşanan olumsuzluklardan şikayetçi olmuş ve İBB’den yardım talep etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi döneminde temizlik koşullarının taşıdığı hayati önem nedeniyle, bu şikayetlere İBB’nin kayıtsız kalması, toplum sağlığı açısından mümkün değildir. Bu sebeple, grev hakkına saygı duymakla birlikte, Maltepe’de toplum sağlığını tehdit eden unsurlar&nbsp;İBB iştiraki İSTAÇ marifetiyle toplanmaktadır.<br /><br />Anayasa’nın 56.maddesine göre; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.” Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir. Anayasa da yer alan hükümler devlete ve vatandaşa birer tavsiye değil, uyulması zorunlu, müeyyideye bağlanmış en üst hiyerarşik kurallar bütünüdür.<br /><br />Büyükşehir sınırları içinde çevrenin korunması genel yetkisi 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. Maddesinin (i) bendi uyarınca Büyükşehir Belediyesine verilmiştir.<br /><br />Yine,1593 Sayılı Hıfzıssıha Kanunu’nun &nbsp;çeşitli maddeleri, çevre ve toplum sağlığının korunması konusunda belediyeleri yetkili kılmaktadır. Bu çerçevede; grev nedeniyle Maltepe ilçesinde toplanmadığı için, çevre sağlığına zarar veren ve salgın hastalık üreme ve yayma riski taşıyan çöplerin toplanmasına, Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda bulunan ana arterler ve meydanlar öncelikli olmak üzere, katkı sağlanmaktadır.<br /><br />Bazı çevrelerce İBB’ye yönelik ‘grev kırıcı’ yakıştırmasının, içinde bulunduğumuz salgın ortamı şartlarında kabul edilmesi mümkün değildir. Bu yakıştırmayı, İBB ailesi olarak sözün sahiplerine iade ediyoruz. Maltepe Belediyesi’nin temizlik işçilerinin hak ettiği ücreti alması konusunda da ilgili kurumla İBB olarak görüşmelerimiz devam etmektedir. Arzumuz, bir an evvel bu grevin tarafları memnun edecek şekilde sona ermesidir.<br /><br />İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ilçe ya da parti farkı gözetmeksizin, toplumun genelini ilgilendiren sorunlara her yerde güçlü bir şekilde müdahale etmeye devam edecektir.<br /><br /><strong>Kamuoyuna saygıyla &nbsp;duyururuz...</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI</strong></span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Esnafta durum vahim]]>https://www.haberanaliz.net/haber/esnafta-durum-vahim-12962135225da-d596-4354-9b68-24993711f5b72021-02-28T14:32:00+03:00HABER MERKEZİ Esnafta durum vahim

Esnafta durum vahim

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>GÜRER &nbsp;ESNAFIN YANINDA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, her fırsatta TBMM’de&nbsp;sorunlarını gündeme getirdiği esnafı işyerlerinde ziyaret ederek talep ve&nbsp;şikâyetlerini dinlemeyi de ihmal etmiyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ESNAF ZİYARETİNE DEVAM&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Niğde merkez ve bazı ilçelerinde &nbsp;geçtiğimiz hafta&nbsp;başlattığı ziyaretlerine devam&nbsp;eden Ömer Fethi Gürer kapı&nbsp;kapı&nbsp;gezdiği esnafın sorunlarını&nbsp;TBMM gündemine taşıdı. CHP Milletvekili Gürer, dün geldiği Niğde’de esnaf ziyaretlerine kaldığı yerden devam etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BİR DOKUNDU BİN AH İŞİTTİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cadde ve sokaklarda tüm esnafları tek tek gezerek sorun ve taleplerini dinleyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, girdiği her işyerinde bir dokunup bin ah işitti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer’e dert yanan işyeri sahipleri&nbsp;pandemi&nbsp;sürecinin neden olduğu olumsuzlukların esnafı büyük oranda etkilediğini belirterek, “Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Siftah yapmadan kapattığımız günler oluyor. Evimize ekmek götüremeyecek duruma geldik. Kira desteğinden yararlanan esnaf sayısı çok az. Destek miktarı da zaten çok düşük. Biz sorunlarımıza kalıcı çözüm istiyoruz” dediler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DEVLETTEN DESTEK OLARAK SADECE 5 ADET MASKE ALDIM&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer,&nbsp;pandemi&nbsp;sürecinde işleri önemli ölçüde daralan &nbsp;Niğde Ata Sanayi Sitesi’ndeki esnafa ziyaretler gerçekleştirdi. Gürer’in ziyaret ettiği bir mobilya atölyesinin sahibi Şefik Aydoğan, artık dayanacak güçlerinin kalmadığını belirterek, “Küçük esnafın ayakta kalma şansı yok.&nbsp;Pandemi&nbsp;koşullarının başladığından bu yana devletten 1 lira dahi destek almadım. Ne kira nede sosyal destek verdiler. Sadece TC kimlik numaramla eczaneden 5 adet ücretsiz maske aldım. Başka hiçbir destek almadım” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KİRA YARDIMI ALAMIYORUZ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı bölgelerde esnafa 500 TL tutarında kira yardımı yapıldığını duyduğunu anlatan Şefik Aydoğan, “Ancak bizim buralarda destek &nbsp;kriterlerine&nbsp;uyan esnaf yok. Sigorta primini,&nbsp;BAĞ-KUR’unu&nbsp;ödeyemeyen, işçi çalıştıramayan, hesabı blokeli olan, senedi protesto edilen esnaf bu yardımları alamıyor. Kira yardımları,&nbsp;pandemi&nbsp;sürecinde koşulsuz bir şekilde tüm esnafa verilmeliydi” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DÖVİZ DÜŞTÜ AMA MALZEME FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aydoğan, mobilya sektöründe çok sayıda malzemenin ithal olduğuna da dikkat çekerek, döviz kurları yükselişteyken bu malzemelerin fiyatının da yükseldiğini, ancak dövizde gerileme dönemine girildiği halde fiyatların düşmediği gibi daha da arttığını ifade etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÜRETİM MALZEMELERİNİ SATIYORLAR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aydoğan, bazı esnaf kesiminin borçlarını ödeyebilmek için ekmek teknesindeki üretim için kullandığı malzemeleri bile satmak zorunda kaldığına da şahit olduğunu belirtti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MAĞDURİYET BÜYÜK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi&nbsp;sürecinde alınan tedbirler kapsamında kapalı olan işyerlerinde büyük mağduriyet yaşandığını anlatan &nbsp;Ömer Fethi Gürer&nbsp;ise, faal olan işyerlerinde ise ciddi gelir kaybının oluştuğuna dikkat çekti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ESNAF BATIYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, kısıtlama nedeniyle kapalı olan kahvehane, internet kafe, kıraathane, elektronik oyun salonu, bilardo salonu, halı saha işletmeleri, düğün salonu ve paket servisiyle sınırlanan restoran, lokanta, pastane, kafe ve kafeterya işletmelerinin adeta batma noktasına geldiğine vurgu yaptı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>FATURALAR 1 YIL SÜREYLE FAİZSİZ ERTELENMELİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Esnafın sosyal güvenlik prim ödemeleri ile vergi, elektrik, doğalgaz fatura bedellerinin bir yıl süreyle faizsiz ertelenmesi gerektiğini belirten CHP Milletvekili Gürer, sigorta prim borcu nedeniyle esnaf ve&nbsp;sanatkarların&nbsp;sağlık hizmetlerinden yararlanabilme süresinin normalleşme sürecine kadar sürdürülmesinin şart olduğunu ifade etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>NORMALLEŞME SAĞLANINCAYA KADAR ESNAFA DOKUNMAYIN&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ödenmeyen kredilerin de normalleşme sağlanıncaya kadar ertelenip faizlerin silinmesi yönündeki taleplerin mutlaka dikkate alınmasını isteyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Krediyi&nbsp;ödeyemeyeni kara listeye almak yerine destek kredisi alınması sağlanmalıdır. Esnafa geçici destek değil, ayakta kalmasını sağlayacak destek verilmelidir” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;<strong>38 BİN ÖĞRENCİ YOK&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde esnafının en önemli gelir kaynağından birinin de Niğde Ömer&nbsp;Halisdemir Üniversitesi olduğuna işaret ederek, “Ancak&nbsp;pandemiden dolayı üniversitede yüz yüze eğitimin olmaması nedeniyle 38 bin öğrencinin eğitim gördüğü üniversitede öğrencinin gelmemesi, esnafı büyük ölçüde zor duruma soktu. 150 bin nüfuslu Niğde’de 38 bin öğrencinin yüz yüze eğitime başlamamış olmasından kaynaklanan sorunlar, esnafın belini büktü” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KARAGÖZ, SİLİFKE VE AYDINCIK- GÜLNAR- BOZYAZI –MUT İLÇELERİNİ YERİNDE İNCELEDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/karagoz-silifke-ve-aydincik-gulnar-bozyazi-mut-ilcelerini-yerinde-inceledi-129617d19a8ac-ca8e-4df8-a100-93621e268df82021-02-27T14:38:00+03:00HABER MERKEZİ KARAGÖZ, SİLİFKE VE AYDINCIK- GÜLNAR- BOZYAZI –MUT İLÇELERİNİ YERİNDE İNCELEDİ

KARAGÖZ, SİLİFKE VE AYDINCIK- GÜLNAR- BOZYAZI –MUT İLÇELERİNİ YERİNDE İNCELEDİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA- Demokrat Parti Mersin’de hızla teşkilatlanmayı sürdürüyor. Uzun süredir ses seda çıkmayan AYDINCIK- SİLİFKE- BOZYAZI- GÜLNAR-MUT&nbsp; ilçelerini yerinde inceleyen ve partinin halkdaki karşılığını gözlemleyen Karagöz ve ekibi, Silifke ilçesinde parti hizmet binası ve içinin demirbaşlarını teslim aldılar. Bu arada genel merkeze durumu rapor halinde sundular.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer taraftan Aydıncık, Mut&nbsp; ilçelerinde yapılan incelemelerde buraların siyasi röntgeni çekildi. Gülnar ve Bozyazı ilçelerinde ise ANAP ile birleşme sürecinde parti hizmit binaları mülk halinde. Dolayısıyla uzun süredir kapalı durumda olan bu mülklerin partiye yeniden kazandırılıp canlı hale gelmesi için gereken girişimleri yapan il heyeti, partinin mülklerine ve mallarına da sahip çıkan bir tavır sergilediler. Tüm bu ilçelerde başkan adayları belirlendi önümüzdeki hafta ilçe başkanlarının atamaları yapılacak. Arkasından ilçelerin kongreleri gerçekleştirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, ANAMUR ilçesinin hizmet binasıda partinin mülkü. Bu arada partiye ait uzun süredir Anamur ilçesi hizmetinde olan, icrada olan ve haczedilen hizmet aracı ise borçları yapılandırılıp geçtiğimiz ay ilçe başkanına teslim edildi. Yapılandırılan borçları, taksit halinde, Anamur ilçe başkanı ve teşkilat biz ödeyeceğiz dedi. Evraklar ve araç ilçe başkanına teslim edilerek yola devam edildi. Bu arada ilçeye resmi yazı yazılarak araç hakkında yapılandırmadan sonra ne gibi işlemler tahsis edildi ise, yapılandırmanın bozulmaması için en kısa sürede yazılı bilgilendirme istendi. Yine Anamur ilçe hizmet binasının sabah saat 9, öğleden sonra 16 arası açık tutulması, ilçe yöneticilerinden bir kişinin hergün birinin nöbet tutması, gelen giden misafirlere çay ikram edilmesi yönünde gereken tedbirin alınması yazılı olarak istendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer taraftan, Çamylıyayla ilçesi için de harakete geçen il heyeti, Orada bulunan eski yeni partililer ile görüşmelerini sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarsus ilçesi için, ilçe başkanına, ilçe hizmet binasının en kısa sürede merkezi bir yerde ilçe yönetimi tarafından tutulmasını ve halka açılması için yazılı talimat göndererek yazılı bilgi istendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkezde bulunan 4 ilçe olan AKDENİZ- TOROSLAR- YENİŞEHİR- MEZİTLİ ilçelerinde 26.2.2021 günlü il yönetim toplantısında mahalle ve apartman, site sorumluları belirlendi, bunlara il başkanlığınca yetki belgeleri verilirken, adı geçenlerin sabıka kayıtları, birer adet resim, ikamet mernis adresleri, mezuniyet lerini&nbsp; gösterir belgeler il merkezinde dosyalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı şekilde muallakte kaldığı bildirilen bu dört ilçenin ilçe başkanları il yönetimince görevden alınmış yerlerine yeni isimler genel merkeze bildirilmiş idi. Hafta içinde yeni ilçe başkanları ile yol yürüyeceklerini belirten İl başkanı Hüseyin Karagöz, “atamasını sehven yaptırdığımız AKDENİZ ilçe ile yanıltılmak süretiyle&nbsp;atamalarının yapılmasına vesile olduğumuz 4 ilçenin yeni başkanları ile yol yürüyeceğiz ve en kısa sürede ilçe kongerelerimizi gerçekleştireceğiz. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. İş adamlarının mekanlarında toplanarak İL Başkanlığına &nbsp;meydan okuyan, o iş adamlarının yanlarında çalışan elemanları ve onlar ile değişik siyasi partilerin içinde o partilere zarar veren tipler ile kesinlikle yol yürümeyeceğiz. Ataması yapılmış olan merkezdeki 4 ilçe daha kendilerine bir hizmet binası tutmadıkları gibi, yönetimlerini bir araya getirip bir karara imza bile atamamış, hiçbir yasal evraklarını il Başkanlığına ilgili resmi birimlere&nbsp;teslim bile edememişlerdir. 4 kişiyi bir araya getiremeyenlerin, ısrar ile, biz bu koltukta oturacağız demelerindeki çabanın, perde gerisinde acaba hangi partiye ve siyasi çetelere hizmet yatmaktadır. Bizim burada işlerimizi baltalamak, ağırlaştırmak kime ne yarar sağlamaktadır. İYİ partinin eski il başkanlarından ve seçim dönemi adı siyasi KUMPASA karışan VE Kocamaz’ın evaraklarının seçim kuruluna verilmemesi ile adaylığını engelleyen, o&nbsp; isimlerinde içlerinde olduğu, bu gurubun Demokrat parti içinde yuvalanma isteği nedendir? Tüm bunlar ilerleyen zamanda ortaya çıkacaktır. Biz yılmadan yolumuza devam edeceğiz. Çünkü biz DP nin genç pırıl pırıl dinamik lideri GÜLTEKİN UYSAL’a ve Ankara’da kurduğu ekibe güveniyoruz. Onun açtığı yoldan, çizdiği rotadan şaşmayarak bayrağımızı burca dikeceğiz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha sonra, İl hizmet binasının, 15 Şubat 2021 gününden bu yana&nbsp; sabah saat 9, öğleden sonra 16 arası sürekli açık olduğu, bir misafir odası tanzim edildiği, bir nöbetçi il yöneticisinin oturduğu, çay ikramlarının sürekli yapıldığı, bir eleman tutulduğu, halkla sohbet yapıldığı, ancak pandemi dolayısıyla işlerin ciddi şekilde takip edildiği belirtildi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/603a305b0a930.jpg" style="height:777px; width:1600px" /></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[YENİ DÜZENLEMELER YAPILACAK MI?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yeni-duzenlemeler-yapilacak-mi-129597fd040f1-c095-4647-9381-4aeb1fff75512021-02-26T18:15:00+03:00HABER MERKEZİ YENİ DÜZENLEMELER YAPILACAK MI?

YENİ DÜZENLEMELER YAPILACAK MI?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hayallerindeki mesleği yapmak,polis olmak istiyorlar,ama renk körlüğü yaşadıkları için sınavlarda eleniyorlar.İstekleri mağduriyetlerinin giderilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İYİ Parti Grup Başkan Vekili Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan konuyla ilgili olarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplaması isteği ile verdiği soru önergesini TBMM Başkanlığı’na sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önergesinde;</span></p><p><span style="font-size:18px">“ ‘Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nde Hastalık Branşlarının Sınıflandırılması belirtilmiş 7-Göz Hastalıkları A)bendinin 2) a) maddesinde “Parsiyel veya total diskromatopsi (renk körlüğü) öğrenciliğe engeldir.” cümlesi yönetmelikte yer almıştır. Daha sonra yapılan değişiklik ile bu ibare yürürlükten kaldırılmıştır.’ diyen Türkkan, yapılan değişiklik ile Yönetmelik’te “Renk körlüğüöğrenciliğe engeldir” ibaresi kaldırılmış olsa da, “Görme ve diskromatopsi muayenesinde lens kullanılmasına izin verilmez.” ibaresinin yer almaya devam ettiğine vurgu yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Emniyet Genel Müdürlüğü’nden Kasım 2019’da konuyla ilgili yapılan açıklamaya da önergesinde yer veren İYİ Parti Grup Başkan Vekili, “ ‘…renk körlüğünü giderdiği söylenen lens ve gözlüklerin; bu sorunu tam olarak gideremediği, gözle ilgili diğer sorunlara yol açabileceğinden polisin çalışma usul ve koşulları açısından çözüm olarak görülemeyeceği sonucuna varıldı.’ denilerek renk körlüğünün polisliğe girişte engel olacağı duyurusu yapılmıştır.”ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ASKERLİK YAPIYORLAR AMA POLİS OLAMIYORLAR&nbsp; </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Önergesinde ayrıca,</span></p><p><span style="font-size:18px">“Renk körlüğü bulunan polis adayları sınavlarda elenmektedir. Ancak bu durumdaki adayların; zorunlu askerlik görevini yapmasında, bu görevi yaparken silah taşımasında ve nöbet tutmasında bir engel bulunmamaktadır. Subay ve polis olmak isteyen adaylara pigment eksikliği; yani, kısmi renk körlüğü gerekçe gösterilerek olumsuz cevap verilmektedir.” diye yazan Türkkan,&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">“Hayallerindeki mesleği genetik pigment eksikliği nedeniyle yapamayan ve bu konuda mağduriyet yaşayan çok sayıda aday bulunmaktadır.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte Türkkan’ın soruları;</span></p><p><span style="font-size:18px">1-Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nde “Parsiyel veya total diskromatopsi (renk körlüğü) öğrenciliğe engeldir.” cümlesi kaldırılmasına rağmen yeni Yönetmeliğe “Görme ve diskromatopsi muayenesinde lens kullanılmasına izin verilmez.” şeklinde bir ibare neden konulmuştur?</span></p><p><span style="font-size:18px">2-Renk körlüğü olan polis adaylarının lens kullanmadan göz muayenesinden geçemeyeceği bilindiği halde neden Yönetmelik’te bu şekilde bir madde düzenlemesine gidilmiştir?</span></p><p><span style="font-size:18px">3-Renk körlüğü bulunan adayların polis ya da subay olamayacak kadar rahatsız oldukları düşünülüyor ise neden zorunlu askerlik görevine tabi tutulmakta, hatta ehliyet ve silahlı özel güvenlik sertifikası verilmektedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">4-Bu adaylar polis olamazlarken, askerlik yapmaları, hatta adaylara ehliyet ve silahlı özel güvenlik sertifikası verilmesi çelişkili bir durum değil midir, bu konuda Bakanlık’ın görüşü nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">5-Hayallerindeki mesleği genetik pigment eksikliği nedeniyle yapamayan ve bu konuda mağduriyet yaşayan çok sayıda polis adayı bulunması nedeniyle bu mağduriyetlerin giderilmesi için birtakım yeni düzenlemelere gidilmesi düşünülmekte midir, İçişleri Bakanlığı’nın bu yönde bir çalışması bulunmakta mıdır?</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İNTİHARLAR ARTARKEN HÜKÜMET SESSİZ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/intiharlar-artarken-hukumet-sessiz-12958de8dfe73-3e46-4319-a6b6-0f0f05635e392021-02-26T18:10:00+03:00HABER MERKEZİ İNTİHARLAR ARTARKEN HÜKÜMET SESSİZ

İNTİHARLAR ARTARKEN HÜKÜMET SESSİZ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Aydın Milletvekili Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, intihar vakalarını Meclis gündemine taşıdı. Bülbül, “Konuyla ilgili Meclis’te komisyon kurulması talebi iktidar tarafından reddedilmişti. Daha önce verdiğimiz önergelerimiz yanıtsız kaldı. İktidar bu durumu ciddiye almalı ve ivedilikle harekete geçmelidir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son olarak Aydın’da 19 yaşında olan 3 kişinin aynı gün intihar etmesi üzerine CHP yeniden harekete geçti. CHP Aydın Milletvekili Adalet Komisyonu üyesi Süleyman Bülbül, konuyla ilgili Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’a soru önergesi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önergede, CHP Bilim Platformu’nun verilerine yer veren Bülbül, “Türkiye’de 2002-2019 arasında 5 bin 806 intihar vakası yaşanmış ve bu vakaların sebebi geçim sıkıntısı ve ticari başarısızlık olarak belirlenmiştir. Ayrıca&nbsp; Aydın kaba intihar hızının en yüksek olduğu 6. il olmuştur.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sosyal politikaların intiharlarla doğru orantılı olduğu açık olmakla birlikte intihar vakaları giderek artmaktadır. Salgın nedeniyle depresyon vakalarının artması da göz önünde bulundurularak intihar vakalarının doğrudan ele alınması ve bu kapsamda kamusal politikaların oluşturulması elzemdir.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bülbül, Bakan Selçuk’a şu soruları yöneltti:</span></p><ol><li><span style="font-size:18px">Bakanlığınızda intihar vakalarıyla ilgili bir çalışma var mıdır?</span></li><li><span style="font-size:18px">Bu kapsamda yürütülen bir çalışma varsa konu nasıl ele alınmakta ve değerlendirilmektedir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Bakanlığınızca intihar vakaları izlenmekte midir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Bu kapsamda raporlama çalışmaları yürütülmekte midir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Artan intihar vakaları ve ekonomik sıkıntılar arasındaki bağ Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Aydın’da Mart 2020 tarihinden önergenin yanıtlandığı güne kadar kaç yurttaş intihar etmiştir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Türkiye’de Mart 2020 tarihinden önergenin yanıtlandığı güne kadar kaç yurttaş intihar etmiştir?</span></li></ol><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bekaroğlu: Kod29 büyük bir ayıp]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bekaroglu-kod29-buyuk-bir-ayip-1295708d1d1fe-ca37-45fc-a9d0-42d9a4b6566a2021-02-26T18:07:00+03:00HABER MERKEZİ Bekaroğlu: Kod29 büyük bir ayıp

Bekaroğlu: Kod29 büyük bir ayıp

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM’de düzenlediği basın toplantısında kanun teklifinin gerekçesini anlatan CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Pandemi sürecinde işten çıkarma yasağı getirildiğini ama bazı fırsatçı ve ahlaksız işverenlerin İş Kanununun 25. Maddesinin “İşverenin haklı nedenlerle derhal fesih hakkı” başlıklı 1. Fıkrasının “Ahlak ve iyi niyetlerine uymayan haller vb.” başlıklı 2. Bendini istismar ederek, işten çıkarma yasağını delip tazminatsız şekilde insanları işten çıkardığını söyledi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İNSANLAR SOSYAL ÖLÜME MAHKUM EDİLİYOR!&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi sürecinde işten çıkarma yasağı getirildiğini ama fırsatçı, ahlaksız bir kısım işverenin iş kanununun bir maddesini istismar ettiğini ifade eden Bekaroğlu, “Kod29 diye bilinen -SGK’nın kayıtlarında Kod29 diye işlendiği için- 4857 sayılı İş Kanununun 25. Maddesinin 1. Fıkrasının 2 Nolu Bendine dayanarak işçilerini işten çıkarmaktadır. Bu madde problemli bir maddedir. İş Kanunundan çıkarılması için Kanun Teklifi verdik.” dedi. İş Kanununun işverene tanıdığı “haklı nedenlerle derhal fesih hakkı” başlıklı 25. Maddesinin ilgili bölümünde “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller” maddesine dayanarak işçi çıkarma yasağının delindiğini ve işverenin beyanına dayanılarak, savunması dahi alınmadan işçilerin işten çıkarıldığını kaydeden Bekaroğlu,&nbsp;<strong><em>“Bunların içinde neler yok ki; hırsızlık, işverenin ailesine kötü söz söylemek, ters bakmak… Bu madde ile insanlar işten çıkarıldı mı buna ne ihbar tazminatı, ne kıdem tazminatı ödeniyor ne de bir kuruş para veriliyor. Bu şekilde işten çıkarılan işçiler işsizlik ödeneğinden de yararlanamıyor. Yani bu işçiler aileleri ile beraber açlığa mahkum ediliyorlar. Sadece açlığa mahkum edilmiyor. Ahlaksızlık, hırsızlık gibi gerekçelerle işten çıkarılan insanlar başka yerde de iş bulamıyor, sosyal ölüme mahkum ediliyorlar.”&nbsp;</em></strong>diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunu fırsat olarak gören kimi işverenlerin yüzlerce binlerce işçiyi bu maddeye dayanarak sorgusuz sualsiz işten çıkardığını belirten Bekaroğlu, sadece özel sektörde değil, bu ahlaksız uygulamanın kamuda da uygulandığını söyledi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu maddenin Türkiye’nin iş yasasında bugüne kadar bulunmasının büyük bir ayıp olduğunu belirten Bekaroğlu,&nbsp;<strong><em>“Bütün siyasi partiler biraraya gelerek bu maddeye bir hal çaresi bulunması gerekiyor. Biz radikal bir teklifte bulunuyoruz; bütünüyle yasadan çıkarılsın. Hırsızlık, taciz gibi problemler için TCK’nın ilgili maddeleri gerekli işlemi zaten yapıyor. Bu şekilde kanun, işverenin eline işçiyi kesecek doğrayacak bir araç olarak verilmez. Bu, gerçek anlamda ahlaksızlıktır. ILO da bunu yasaklıyor. Bu maddenin düzeltilmesi için defalarca eleştiri gelmiştir.”</em></strong>&nbsp;diye konuştu.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BOZYAZILI ÇİFTÇİLERİMİZİ DE SEFALETE SÜRÜKLÜYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bozyazili-ciftcilerimizi-de-sefalete-surukluyor-129561f9ccee4-ba05-40b8-8f00-621fa46b6e0a2021-02-26T18:04:00+03:00HABER MERKEZİ BOZYAZILI ÇİFTÇİLERİMİZİ DE SEFALETE SÜRÜKLÜYOR

BOZYAZILI ÇİFTÇİLERİMİZİ DE SEFALETE SÜRÜKLÜYOR

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Mersin Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Ali Mahir Başarır, seçim bölgesi olan Mersin’in Aydıncık, Bozyazı ve Anamur ilçelerinde çalışmalarına devem etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Başarır, Bozyazı’da yıllardır ecrimisil ödeyerek hazineye ait tarım alanlarını ekip biçen ve tek geçim kaynakları olan çiftçilerin ellerinden bu tarım arazilerinin alındığını belirterek, eylem yapmak isteyen köylülerle bir araya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hak Arayan Çiftçimize Pandemi Engeli, AKP’ye Kongre Şöleni</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ellerinden alınan tarım arazilerini protesto etmek için bir araya gelen Bozyazılı çiftçileri emniyet güçlerinin dağıtmak istemesi üzerine, olay yerinde bulunan CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır,&nbsp;<strong>“Haklarını aramak isteyen çiftçilerimize yapılan bu muamele kabul edilemez. Pandemi gerekçesiyle haklarını aramak isteyen köylümüzü dağıtmak isteyenler dönüp AKP kongrelerine baksınlar. Yaptıkları lebalep kongrelerde pandemi tehlikesi yok mu? Binlerce insanı sıkış tepiş kongre salonlarına toplarken virüsün yayılma tehlikesi yok mu? Bu virüs AKP’lilere bulaşmıyor mu? Hak arayanlara pandemi engelini, AKP kongrelerine şöleni uygun görenler utanmıyorlar mı?”</strong>&nbsp;dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çiftçilerimiz Sefalete Terk Edilmiştir</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bozyazı’da köylülerimize, çiftçilerimize yapılanların ülkemizdeki tarımının neden bitme noktasına geldiğinin bir örneği olduğunu ifade eden CHP’li Başarır,&nbsp;<strong>“Bozyazı’daki yapılan adaletsizlik köylülerimizi açlığa terk etmekten başka bir şey değildir.&nbsp;&nbsp;2018 yılı Kasım ayına kadar, ‘Bozyazı Milli Emlak Şefliği ’ne müracaat edin, kullanmış olduğunuz arazileri sizlere kiralayalım’ diyerek her yerde reklam, duyuru yapan İktidar, çiftçilerimizin müracaatlarını ya dikkate almamış ya da bu bölgedeki tarım alanlarını millet bahçesi yapacağız gerekçesiyle ve türlü bahanelerle oyalamışlardır. Söz konusu başvuru süresi tamamlandıktan sonra dahi dışarıdan gelen, bölgeyle ilgisi olmayan kişilere köylümüzün kullandığı tarım arazileri kiraya verilmiştir. Sonuç olarak Bozyazılı çiftçilerimizin yıllardır ekip biçtikleri ve geçim kaynakları olan tarım arazileri ellerinden alınarak çiftçilerimiz sefalete terk edilmiştir. Dünyada az gelişmiş ülkelerde uygulanan bu sisteme karşı çıkan köylülerimizin yanındayız.”&nbsp;</strong>sözlerini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kirli Ellerinizi Bozyazılı Çiftçilerimizin Üzerinden Çekin!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bozyazı’da yaşanan skandalların bununla da bitmediğini belirten CHP’li Başarır,&nbsp;<strong>“16 Eylül 2020 tarihli Resmî Gazete’de,400 sıra no’lu Milli Emlak Genel Tebliği yayımlanmasından sonra geriye kalan tarım arazilerini kiralamak isteyen bölgedeki çiftçilerimizin yapmış oldukları başvuruların hiçbiri yine dikkate alınmamıştır. Geçimlerini sağlamak için çırpınan çiftçilerimiz, Bozyazı Emlak Şefliği ‘ne giderek, ‘400 Sıra No’lu tebliğden neden yararlanamıyoruz?’ dediklerinde, kendilerine ‘yukarıdan talimat var işlem yapamıyoruz’ yanıtını aldıklarını ifade ediyorlar. Yukarıdan bu talimatı kim veriyor? Yukarıdan talimat verenler, kirli ellerini Bozyazılı çiftçilerimizin üzerinden çeksinler. Buradan iktidara sesleniyorum: Köylümüzün, çiftçimizin ekmeği ile oynamayın!”</strong>&nbsp;sözlerini ifade etti.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[HOBİ BAHÇELERİ AF KAPSAMINA ALINSIN,]]>https://www.haberanaliz.net/haber/hobi-bahceleri-af-kapsamina-alinsin-1295555687819-efef-4e4d-9867-fea99c7ddd872021-02-26T17:59:00+03:00HABER MERKEZİ HOBİ BAHÇELERİ AF KAPSAMINA ALINSIN,

HOBİ BAHÇELERİ AF KAPSAMINA ALINSIN,

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>İYİ PARTİ TOPLUMSAL POLİTİKALAR BAŞKANI&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px"><strong>ÜNZİLE YÜKSEL:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HOBİ BAHÇELERİ AF KAPSAMINA ALINSIN,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BURADAN YARATILAN FON ÇİFTÇİLERİMİZE HİBE OLARAK DAĞITILSIN !</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2020 yılının Kasım ayında Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7255 sayılı yasa, pandemi tedbirleri kapsamında uygulanan sokağa çıkma yasaklarında vatandaşlarımızın bir kaçış, nefes alma alanı olarak istifade ederek rağbet gösterdikleri “hobi bahçelerini” dev bir sorun olarak gündemimize yerleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">30 senelik bir geçmişte arazinin düzenlenmesi, tarımın korunması, toprağın verimli kullanımına matuf yasaların uygulanmadığı, düzensizlik ve plansızlık içinde bir emlak rantına dönüştürülen hobi bahçelerinin tarımsal üretimimizi tehdit eder bir hale geldiği safhada getirilen yasal düzenleme, maalesef tarım arazilerinin korunarak dönüştürülmesini sağlamadığı gibi binlerce vatandaşımızı hapis ve para cezaları ile karşı karşıya bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Yasası 2005 yılında kabul edildi. 2014 yılında bu yasayı değiştiren 6537 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Yasasında Değişiklik Kanunu adıyla yeni bir yasa kabul edildi.&nbsp; Bu yasalar uygulansa bugün sorun haline gelen verimli tarım arazileri üzerindeki sanayi, enerji, konut, turizm, madencilik ve hobi bahçeleri gibi yapılaşmalar olmazdı. Tarım topraklarının amaç dışı kullanılması belli oranda da olsa önlenebilirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi istenen vatandaşlarımız ceza mahkemeleri kapılarında çözüm beklemekte, idari para cezalarına ilave olarak “eski hale getirme” talimatı verilmiş bahçelerdeki yapılar, kurulu düzenler için yıkım faaliyetleri yürütülmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasanın getirdiği hapis, idari para cezası ve yıkım yaptırımları ile her ne kadar söz konusu alanların yeniden tarım arazisine dönüştürülmesi öngörülmekte ise de, bunun gerçekleştirilmesi de fiilen mümkün görülmemektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öncelikle şu hususun şerh edilmesi gereklidir ki; Tarım Arazilerinin Korunması meselesi İYİ PARTİ’ nin bir milli güvenlik meselesi kabul ettiği öncelikli kırmızı çizgimizdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hobi bahçesi kentsel alanlarda olmalıdır, Belediyelere, kamuya ait kentsel alanlar rant yerine bu amaçla kullanılmalıdır. Hobi bahçesi konut, yazlık değildir. Kentte yaşayanların tarıma, üretime olan özlemlerini giderecekleri, kendi ihtiyacı olan sebzeyi, meyveyi üretecekleri bir alan olmalıdır. Hobi bahçesi emlakçıların rant alanı değildir, olmamalıdır. Hobi bahçesi yatırım aracı değildir. Havuzlu, otoparklı hobi bahçesi olmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan sonraki süreçte yasal düzenlemelerin tatbiki ile bu konuda gerekli tüm tedbirlerin alınması konusunda takipçi olacağımızı kamuoyuna ilan etmekle birlikte;</span></p><p><span style="font-size:18px">Parasını ödeyerek tapu sahibi olan, birçoğu belediyelerle ilişkili-iltisaklı emlakçılar, kooperatifler tarafından pazarlanan hobi bahçelerini satın alan, izinleri alınmış, belediye hizmeti tahsis edilmiş, elektriği suyu bağlanmış bahçelerde mütevazı organik tarımsal üretimine çabalayan vatandaşlarımızın da mağduriyetleri ivedilikle telafi edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zira aynı parselde kurulu bitişik bahçelerden bir kısmı imar affı kapsamında yasaya uygun hale gelmiş, bir kısmı imar affından istifade etmediğinden yıkım kararına maruzdur. Yan yana dizili bulunan bahçelerden biri imar affı kapsamında muhafaza edilirken bitişiğindeki bahçenin yıkılması halinde o alanda etkin bir tarım faaliyeti yapılması nasıl mümkün olacaktır?</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut düzenleri içerisinde bu alanlardan tarımsal istifade imkanı kalmamıştır. Nitekim yıkımı yapılacak yapılar da kurulu düzen, milli servettir. Bugüne kadar ihmal ile geldiğimiz noktada milyonlarca liralık milli servetin enkaza dönüştürülmesi yazıktır, günahtır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu gündem üzerine İYİ PARTİ olarak çözüm önerimiz;</span></p><p><span style="font-size:18px">Halihazırda valiliklerce tespiti yapılan hobi bahçelerinin mevcut yapılaşma durumlarının kayıt ve tutanak altına alınması ile yasada amir m2 başına 10 TL’lik idari para cezasının tatbik edilmesi suretiyle bu alanların “af” kapsamına alınmaları, yıkım tehdidinden kurtarılmaları ile;</span></p><p><span style="font-size:18px">Metrekare başına 10 TL olarak uygulanan idari para cezasının oluşturulacak mahsus bir fon içerisinde toplanması, toplanan bu paranın tamamının ceza toplanan bölgede tarım ve hayvancılık faaliyeti yapan çiftçilerimize karşılıksız hibe olarak dağıtılmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çözüm önerimizin dayanağında tüm batı ülkelerinde şehrin gürültüsü, trafiği, kirli havasından kaçan insanların organik tarımsal üretimlerini yapmaları, stresten arınmaları ve en önemlisi çocukların tarımsal üretim ile tanıştırılarak bu alanda yetiştirilmeleri gerekliliğinin bilimsel bir gerçeklik olarak kabulü ile devlet eliyle kurulan hobi bahçelerinin verimliliğine paralel olarak;</span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi döneminde bir Milli Güvenlik Sorunu haline gelen tarım ve hayvancılık meselesinin kahramanları olan çiftçilerimizin içinde bulundukları maddi darboğazda yaratılacak bir kaynağın adeta üretimimize ilaç olacağı gerçeği bulunmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle, “<strong>Hobi Bahçeleri Af Kapsamına Alınsın, Yaratılan Fon Çiftçilerimize Dağıtılsın</strong>” sloganı ile yetkilileri göreve davet ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamuoyuna saygıyla duyurulur.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’li Tekin: "AKP, Bitlis'i cezalandırıyor"]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-tekin-akp-bitlisi-cezalandiriyor-1295433f26f2e-726b-45ce-8b92-4de26c0b5d542021-02-26T17:56:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’li Tekin: "AKP, Bitlis'i cezalandırıyor"

CHP’li Tekin: "AKP, Bitlis'i cezalandırıyor"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Islah çalışmaları kapsamında yıkım kararı alınması nedeniyle kentte büyük bir göç dalgasının yaşanacağına dikkat çeken Tekin, “Bu esnaflar ne yapacaklar? Bitlis’i terk mi etmeleri isteniyor? Büyük emeklerle kurdukları iş yerleri, onları Bitlis’e bağlayan son şeyi de yıkarsanız bu insanlar nereye gitsinler? Kenti yönetenlerin böyle bir hata yapması kabul edilemez” diye konuştu.<br />Tekin açıklamalarını şöyle sürdürdü:<br />“Buradaki esnafın işlerine devam edebilmeleri için hiç bir alternatif sunulmamış. Yer dahi gösterilmemiş. Esnaf kardeşlerimiz, aslında Bitlis deresi projesine karşı değil. Sadece mağduriyetleri giderilsin istiyorlar. Yıllardır yaşadıkları toprakları terk etmek istemiyorlar. Yıkım başlamış ama hala esnafın nereye gideceği belli olmayan bir projeden o kentte hayır gelebilir mi?<br />Duruma tepki gösteren CHP’li Tekin, "Esnaf sıkıntılı, huzurları kalmamış. Eğer, dükkânları yıkıldıktan sonra esnafa merkezde yeni iş yeri verilmezse göç etmek zorunda kalacaklar. Para talep etmeden esnafa yeni iş yerleri verilmelidir. Kentte zaten işsizlik almış başını gitmiş durumda. “Bitlis dere projesi” yeniden gözden geçirilmelidir. Mağduriyetler giderilmeli, vatandaşlarımızın yıllardır yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalmaları engellenmelidir. Bitlislilerin menfaatini önemsiyor ve bu mağduriyetin bir an evvel giderilmesini istiyoruz. Konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İKTİDAR HDP’YE NE GİBİ VAATLERDE BULUNDU?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/iktidar-hdpye-ne-gibi-vaatlerde-bulundu-129531808cfb5-eb36-4f8d-b8b1-e0a5af19f6bc2021-02-26T17:53:00+03:00HABER MERKEZİ İKTİDAR HDP’YE NE GİBİ VAATLERDE BULUNDU?

İKTİDAR HDP’YE NE GİBİ VAATLERDE BULUNDU?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Meral Akşener’in Başdanışmanı, Milli Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Üyesi İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan’ın yaptığı açıklamaları sordu. Aytun Çıray, Meclis Başkanlığına sunduğu yazılı soru önergesinde, “2013-2015 yılları arasında ‘çözüm süreci’ adı altında PKK Terör Örgütü ile bir müzakere süreci yürütüldü. Söz konusu süreç o dönemdemilletimizin desteğini kazanmaya yönelik bir propaganda ve beyin yıkama kampanyası şeklinde yaşandı. Bu süreçte HDP Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan gibi milletvekillerinin önemli roller üstlendiklerinibiliyoruz” dedi ve şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Görev yaptığım ‘FETÖ Araştırma Komisyonu’nda zamanın MİT Müsteşarı Sayın Emre Taner’in anlatımlarından anlıyoruz ki, HDPmilletvekilleri bütün girişimlerini Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve ilgili bakanların ve kurumlarının bilgisi ve onayı dahilinde yapmışlardır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HENDEKLERİN KAZILMASININ ŞARTLARINI İKTİDAR HAZIRLADI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı Çıray, buradan Türk Milletinin çıkarması gereken çok hayati bir sonuç olduğunu belirterek,“Bu da terör örgütüne Güneydoğu’da yerleşim merkezlerinde hendekler ve tüneller kazıp, şehitler vermemize yol açan koşulları dönemin iktidarının göz göre göre hazırlamış olduğudur” dedi. Çıray, HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan’ın açıklamalarının, ustalıkla unutturulmaya çalışılan bu hakikati, Milletimizin bir daha asla unutmayacak şekilde hatırlamasının vesilesi olması bakımından büyük önem taşıdığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çıray açıklamasını şöyle noktaladı: “Ancak burada hayati değer taşıyan nokta, iktidardaki zihniyetin gerçekleri saptırmaya ve muhalefete çözüm sürecinin lekesini yapıştırma çalışmalarının ne kadar beyhude olduğunun ortaya çıkmış olmasıdır. Biz İYİ Parti olarak hiçbir zaman ve hiçbir koşulda AKP zihniyetinin yaptığı şekilde Türk Milletine çok ağır manevi ve maddi bedeller ödeten işbirliklerine asla gitmeyiz. Türk Milleti, gerçeklerin önünde sonunda ortaya çıkmak gibi bir huyu olduğunu bu çerçevede bir kere daha ibretle görmüştür ve bunların hesabını göreceği seçim gününüsabırsızlıkla beklemektedir.”</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte Aytun Çıray’ın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’dan Meclis Başkanlığı vasıtasıyla yazılı olarak cevaplandırmasını talep ettiği sorular:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KANDİL GÖRÜŞMELERİNİN TUTANAKLARINI AÇIKLAMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</strong></span></p><ol><li><span style="font-size:18px">Pervin Buldan’ın 2015 yılında terör örgütü tarafından rehine olarak alıkonan üç askeri “bizzat benim de içinde yer aldığım girişimler sonucunda Lice Kaymakamlığına getirdik,” şeklindeki ifadesinin doğruluğunu teyit ediyor musunuz? Ediyorsanız terör örgütü tarafından beş altı yıldır rehine olarak alıkonan askerlerimiz konusunda neden benzeri bir girişim için harekete geçmediniz?</span></li><li><span style="font-size:18px">Pervin Buldan, açıklamalarında kamuoyuna kendilerinin PKK terör örgütüyle işbirliğinin kanıtı olarak sunulan Kandil fotoğraflarının, dönemin Başbakanınınbilgisi dahilinde yürütülen toplantılara ait olduğunu ve bu toplantıların sonuçlarını devlete ve hükümete sunduklarını belirtmektedir. Bu doğru mudur? Doğruysa sözkonusu sonuç kayıtları ve tutanaklar hangi kurumumuzun arşivindedir?&nbsp; Bunları kamuoyuna açıklayıp Milletimizle paylaşmayı düşünüyor musunuz?</span></li><li><span style="font-size:18px">Çözüm sürecinin Türk Milletinin ağır bedeller ödemesine yol açan hatalarından kim ya da kimler sorumludur? Bu hatalar ve sorumluları konusunda harekete geçmeyi düşünüyor musunuz?</span></li></ol><p><span style="font-size:18px"><strong>KANDİL’E HDP HEYETİNİ KORUMA AMAÇLI İHA UÇURULDU MU?</strong></span></p><ol><li><span style="font-size:18px">Pervin Buldan, Kandil görüşmeleri sırasında havada İHA’lar gördüklerini ve sonra İnsansız Hava Araçlarının kendilerinin güvenliğini sağlamak için uçuruldukları bilgisini aldıklarını belirtmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerine ait araçların, PKK terör örgütünün merkez üssünün üzerinde içlerinde Buldan’ın olduğu heyeti korumak için uçurulduğu doğru mudur? Doğruysa bu hadise kaç kez gerçekleştirilmiş ve kimin emriyle yapılmıştır?</span></li><li><span style="font-size:18px">Pervin Buldan, 28 Şubat 2015 tarihinde, dönemin Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, AK Parti Grup Başkan Vekili Mahir Ünal ve İçişleri Bakanı Efkan Ala’dan oluşan AK Parti heyetiyle Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan ve İdris Baluken isimlerinden müteşekkil HDP heyeti arasında varılan ‘Dolmabahçe Mutabakatı’nda oturma düzeninin dahi dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından belirlenip dikte edildiğini açıklamıştır. Verilen bu bilgi doğru mudur?</span></li><li><span style="font-size:18px">Çözüm sürecinin sonuçlanması halinde HDP’lilere vaatlerde bulunuldu mu? Bulunulduysa bu vaatler neydi?</span></li></ol><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Özel Sektörün İnsafına Terk]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ozel-sektorun-insafina-terk-129520532b7f8-c51a-44d9-bf4f-92868361de872021-02-26T17:45:00+03:00HABER MERKEZİ Özel Sektörün İnsafına Terk

Özel Sektörün İnsafına Terk

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Ankara Milletvekili Levent GÖK, 13.11.2020 tarihinde Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde Covid-19 salgını sürecinde ambalajlı su fiyatlarında yüzde 20 ila 25 oranında artış meydana geldiğini ifade etmiş, temel ihtiyaç olan suyun satış fiyatlarına ve su ticareti yapan şirketlerin ortaklık yapılarına ilişkin sorular yöneltmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">17.02.2021 tarihinde önergeye cevap veren Ticaret Bakanlığı damacana su satışına ilişkin Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na herhangi bir başvuru veya şikâyet gelmediğini belirtmiş, yabancı ortağı veya ortakları bulunan ambalajlı su firmalarının istatistiklerini paylaşmıştır. 2002 Yılında 201 şirketin faaliyet gösterdiği sektörde sözü geçen şirketlerden yalnızca 2 tanesinde yabancı uyruklu ortak bulunurken,&nbsp;<strong>2020 yılında faaliyet gösteren şirket sayısı yaklaşık 3.5 kat artarak 688’e ulaşmış, yabancı ortaklı şirket sayısı ise 10 kat artarak 20’ye yükselmiştir. Sektördeki ticari işletme sayısı 18 yılda 15 kat artarken, 2002 yılında ambalajlı su ticareti yapan bütün ticari işletmelerin yerli olduğu, 2012 yılında yabancı ortaklıkların sektöre giriş yaptığı ve 2020 yılında yabancı ortaklı ticari işletme sayısının 5’e ulaştığı görülmüştür.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">AKP’li yerel yönetimlerin ülke genelindeki rantçı yaklaşımları ve hanelere sağlıklı içme suyu sağlayamamaları sebebiyle&nbsp;<strong>Türkiye’de ambalajlı su sektöründe devasa bir büyüme gerçekleşmiş, 18 yılda şirket sayısı 3.5 katına, ticari işletmelerin sayısı 15 katına yükselmiştir. İlgili kurullara herhangi bir şikâyette bulunulmamış olması ambalajlı su fiyatlarının yükselmediği şeklinde yorumlanamaz. 2002 yılında neredeyse tamamı yerli olan ambalajlı su şirketlerindeki yabancı varlığının 10 katına çıkması ise en hayati doğal kaynaklarımızdan olan suyun hızla yabancı ortaklıkların eline geçtiğini göstermektedir.</strong>&nbsp;Küresel iklim değişiklikleri ile Dünya genelinde su rezervleri azalırken Türkiye yanlış su politikaları ile geleceğimizi tehlikeye atmaktadır. Konuya ilişkin verdiğim soru önergesi ve cevabı değerlendirmeniz dileğiyle ektedir.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Soyer: “Kozak Yaylası agro turizmle kalkınacak”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/soyer-kozak-yaylasi-agro-turizmle-kalkinacak-12950aa6a48f5-3e81-4987-b800-4986379154922021-02-26T17:41:00+03:00HABER MERKEZİ Soyer: “Kozak Yaylası agro turizmle kalkınacak”

Soyer: “Kozak Yaylası agro turizmle kalkınacak”

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Bergama’da fıstık çamı üretimiyle ünlü Kozak Yaylası’nda devam eden tarım ve turizm projelerini yerinde inceledi. Yukarıbey Mahallesi’ndeki RURITAGE Koordinasyon Merkezi’ne giderek Bakırçay Havzası’nın kırsal mirasıyla kalkınmasını sağlayacak “RURITAGE-Kültürel Miras Esaslı Sistematik Stratejiler Yoluyla Kırsal Yenilenme” projesiyle ilgili bilgi alan Soyer, Kozak Yaylası Doğal Yaşam Parkı proje sahasında da incelemelerde bulundu. Kozak Yaylası’nı agro turizmle yeniden canlandıracak her iki projeyle ilgili çalışmaların hızlandırılmasını isteyen Başkan Soyer, Kozak Yaylası’nın başlıca geçim kaynağı olan fıstık çamındaki verim düşüklüğünü araştırmak için yapılan çalışmaları da inceledi. Başkan Soyer Büyükşehir’in kurduğu hava ölçüm istasyonla rıyla meteoroloji istasyonlarından elde edilen sonuçlarla ilgili bilgi alarak, “Kozak Yaylası dünyanın cenneti denilebilecek bir alan. Fakat bu cennet çok ağır bir tahribat ile yüz yüze. Bir yandan taş ocakları ve maden ocakları çok ciddi bir tehdit oluşturuyor, bir yandan çam kozalaklarına dadanan bir hastalıkla mücadele ediyoruz. Fıstık çamı üretimi iki milyon tondan iki bin tona düşmüş durumda. Gerçekten çok büyük bir kayıp var. Bu hem doğal felaket hem ekonomik felaket” dedi.<br />Fıstık çamındaki verim düşüklüğünün nedenlerini bulmak üzere ölçüm istasyonları kurduklarından söz eden Başkan Soyer, “Çok disiplinli bir çalışma yürütülüyor. Topraktan kozalağa kadar birçok ölçüm birlikte yapılıyor. Mart ayı sonunda bilim insanlarıyla beraber bu hastalıkla nasıl mücadele edileceğine dair net bir karar verebileceğimizi düşünüyorum” diye konuştu.<br /><br /><strong>Gelecek kuşaklara miras kalacak</strong><br />Kozak Yaylası’nın olağanüstü bir turizm potansiyeli olduğuna da dikkat çeken Soyer, “Kozak, tarımla turizmin buluşması olarak tarif edilebilecek agro turizme dünyada en iyi ev sahipliği yapacak bölgelerden biri. Kozak Yaylası hem tarım potansiyeli hem de zenginlikleriyle önemli bir turizm destinasyonu. AB ile birlikte yürüttüğümüz RURITAGE projemiz var. Bunu güçlendireceğiz. Hibe programıyla ilgili son dönemece girdik. Bu projeye de bölge vatandaşlarını dahil ederek hem tarıma ve turizme hem gelecek kuşaklara miras bırakacağımız çalışmalar yapacağız” dedi.<br /><br /><strong>Katılımcılar</strong><br />Başkan Soyer'in programına eşi ve İzmir Köy Koop Birlik Başkanı Neptün Soyer, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Buğra Gökçe, genel sekreter yardımcıları Eser Atak, Yıldız Devran, Ertuğrul Tugay, Suphi Şahin, Barış Karcı, İZSU Genel Müdürü Aysel Özkan, CHP Bergama İlçe Başkanı Mehmet Ecevit Canbaz, Yukarıbey Mahalle Muhtarı Yusuf Doğan ve belediye bürokratları katıldı.<br /><br /><em><strong>RURITAGE Projesi</strong><br />Büyükşehir, Avrupa Birliği’nin HORIZON 2020 Programı kapsamında oluşturduğu “RURITAGE-Kültürel Miras Esaslı Sistematik Stratejiler Yoluyla Kırsal Yenilenme” projesiyle bölgede ekolojik turizmin geliştirilmesini hedefliyor. Proje kapsamında inanç turizminin geliştirilmesi, bölgenin “jeopark” olarak tanınması, yerel gıda kültürü ve markalaştırma çalışmalarının yapılması, yerel zanaat atölyelerinin canlandırılması, yerel tarım ürünü festivallerinin düzenlenmesi,&nbsp; müzik kültürünü tanıtmak ve belgelemek için Bakırçay Havzası Ses Haritası oluşturulması, bölgede yeni gelir getirici ürünlerin araştırılması, “dağınık otel” gibi yeni ve dayanışmacı modellerin geliştirilmesi başta olmak üzere pek çok projeyle bölgenin ekonomik ve sosyal olarak canlandırılması hedefleniyor.<br /><br /><strong>Kozak Yaylası Doğal Yaşam Parkı</strong><br />Büyükşehir, RURITAGE Projesi kapsamında Kozak Yaylası Doğal Yaşam Parkı’nı kurmak için de faaliyet yürütüyor. Kozak Yukarıbey Turizm Geliştirme Kooperatifi’ne ait 100 bin metrekarelik proje alanında; karavan parkı, çadır kampı, ahşap ve yerel taş malzeme içeren bungalovlar gibi geçici ve kalıcı konaklama birimleri bulunacak. Bunların yanı sıra parkta açık festival alanı, yayla ve yörük kültürüyle ilgili sergileme alanları, doğal yürüyüş ve jeo-rota parkurları, eğitim salonu, üretim atölyeleri ve satış birimleri yer alacak. Atölyelerde üretilen dokuma, yaygı, kâğıt ve parşömen, peynir ve fıstık çamı gibi ürünler ise satış birimlerinde, kooperatiflerce üretilen diğer yerel ürünlerle birlikte satışa sunulacak. Çam fıstığı üretiminin azalması nedeniyle ekonomisi zayıflayan bölgeye can suyu olacak pr oje, yayla turizmini geliştirerek bölge insanına yerinde istihdam olanağı sağlayacak. İki ay içinde proje sahasının Büyükşehir’e devrolması sağlanacak. Bu iki aylık süreçte de Başkan Soyer’in talimatıyla otopark alanı, kamp alanı ve çadır alanının zemin düzenlemeleriyle yol imalatlarına başlanacak.<br /><br /><strong>Fıstık çamıyla ilgili araştırmalar sürüyor</strong><br />Fıstık çamında yaşanan verim düşüklüğüne çözüm üretmek amacıyla Türkiye Ormancılar Derneği ile protokol imzalayan Büyükşehir, iklim değişikliğinden ve hava kirliliğinden kaynaklı olasılıkların araştırılması amacıyla 1.5 milyonun üzerinde kaynak ayırarak bölgeye ikişer adet hava kalitesi ölçüm ve meteoroloji istasyonu kurdu. Birçok parametre ve veriyi tam zamanlı izleyen Büyükşehir, bölgeden toprak, yaprak, kozalak ve yağmur suyu örnekleri de topluyor. Verim düşüklüğünün olası nedenlerinden biri olarak görülen çam kozalak emici böceğine (Leptoglossus occidentalis) karşı özel olarak geliştirilen tuzakları da kış öncesi belirlenen pilot bölgelere yerleştiren araştırma ekibi, bu tuzaklardan böceklere karşı etkili olanları tespit edecek. Mart ayında ilk veriler paylaşılarak değerlendirme süreci başlaya cak.</em></span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Şahin’den Balıkesirlilere Covid Uyarısı!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sahinden-balikesirlilere-covid-uyarisi-129494da0803e-b317-4b1b-b78f-6622bc3734ac2021-02-26T17:37:00+03:00HABER MERKEZİ Şahin’den Balıkesirlilere Covid Uyarısı!

Şahin’den Balıkesirlilere Covid Uyarısı!

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre Balıkesir’de bu hafta başında vakaların belirgin bir şekilde artış gösterdiğini vurgulayan Milletvekili Dr. Fikret Şahin, “Geçtiğimiz aylarda Balıkesir genelinde Covid-19 vakalarında önemli oranda düşüşe tanık olmuştuk. Fakat bugün geldiğimiz noktada Marmara Bölgesinde en çok Covid hasta sayısı artışının yaşandığı illerin arasında Balıkesir’i görmekteyiz. Bakanlık verilerine göre Balıkesir’de 100.000 kişiden 92.40’ı Covidenfeksiyonuna yakalanırken, bu oranın İstanbul, Ankara ve İzmir’den dahi çok daha fazla olduğunu görüyoruz. İllerdeki vaka artış sayılarına göre normalleşme sürecinin 15 Mart itibariyle başlayacağı düşünüldüğünde Balıkesir’de bu süreç Mayıs ayını hatta Ramazan Bayramı sonrasını bulabilecek.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AKP Kongreleri Vaka Artışını Tetikledi! </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">AKP’nin gerek Türkiye genelinde gerekse Balıkesir’de tamamen dolu salonlarda düzenlediği parti kongrelerini de eleştiren Şahin şunları söyledi;</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut iktidarın partisinin hıncahınç salonlarda kongreler düzenlemesi ve Sağlık Bakanı’nın dahi bizzat katılım sağladığı kalabalık cenaze törenleri, bakanlığındahi &nbsp;kılavuz ya da tedbirleri önemsemediğinin en büyük göstergesi. Çok değerli Bilim Kurulu üyelerimiz bu manzaralar hakkında açıkçası ne düşünüyorlar ben çok merak ediyorum. Bu zamana kadar Covid ile mücadelede başarılı bir sınav veren Balıkesir’de dahi özellikle AKP’nin 10 Şubatta düzenlediği il kongresi sonrasında geçen 14 günlük sürede vaka sayılarında ciddi artış gözlemlendi. Öğrencilerimizin eğitimlerinden uzak kalmışken, esnafımız aylardır kan ağlarken, birçoğu dükkanını kapatıp gitmişken, kalanları ise normalleşme müjdesi beklerken, mevcut iktidarın bu ayrımcı, imtiyazlı ve bilimsellikten uzak anlayışını kabul etmek mümkün değil. AKP’liyi toplumdan farklı kılan şey nedir tüm vatandaşlarımız bunun cevabını bekliyor.Dünya genelinde Covid vakaları açısından kara bulutların dağılmaya başladığı ve günlük vakaların dünya genelinde 800 binlerden 300binlere düştüğü bir dönemde, tünelin ucu gözükmüşken mevcut iktidar mensuplarını da tüm tedbirlere uymaya davet ediyoruz. Balıkesirli hemşerilerimi de en azından önümüzdeki 2-3 hafta içerisinde aile içi görüşmelere ara vermeye, kapalı ve kalabalık ortamlardan uzaklaşmaya ve tüm tedbirlere eksiksiz uygulamaya çağırıyorum.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[LİMAN BAHANESİYLE ATATÜRK’ÜN ADINI SİLİYORLAR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/liman-bahanesiyle-ataturkun-adini-siliyorlar-129484ae09d9f-14c5-4be4-add5-2d56bee21ce32021-02-26T17:34:00+03:00HABER MERKEZİ LİMAN BAHANESİYLE ATATÜRK’ÜN ADINI SİLİYORLAR

LİMAN BAHANESİYLE ATATÜRK’ÜN ADINI SİLİYORLAR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Alpay&nbsp;Antmen, konuyla ilgili yaptığı açıklamada Atatürk Parkı’nın Mersin’in hafızası olduğunu belirterek “Birçok Mersinli vatandaşın orada anıları var. Burası yıkılırsa Mersin’in hafızası da kaybolacak. Ayrıca parkın içerisinde Refah Şehitleri Anıtı ile Uğur Mumcu Anıtı da var. Burası limana katılırsa bunların da tamamı ortadan kaldırılacak” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Vekil, limana karşı olmadıklarını, tam tersine ikinci bir liman yapılması gerektiğini ve o yerin de daha uygun olduğunu belirterek “Yapılması gereken Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer'in de dediği gibi ikinci bir liman yapılmasıdır. Atatürk Parkı Mersinli'lerin nefes aldığı yerlerden. Amaç burada liman değil Atatürk'ün adını silmek. Uğur Mumcu’nun adını ortadan kaldırmak. Türkiye'de sistematik bir biçimde Atatürk'ün isminin bulunduğu yerlerde inşaat bahanesiyle isim değişikliği yapılıyor. Burada da benzeri bir durum var. Liman inşaatı bahanesi ile Atatürk'ün adını kaldıracaklar. Oysa bu günlerde Türkiye'nin sığınacağı limanın adıdır Atatürk. Bütün dünya en önemli kentlerinin meydanlarına Atatürk’ün adını verirken hatta heykelini dikerken kurtardığı kendi ülkesinde sistematik bir şekilde adı silinmeye çalışılıyor. Eller gider Mersin’e; Atatürk karşıtları gider tersine! Ne yaparlarsa yapsınlar asla Mustafa Kemal Atatürk’ün adı ve devrimleri silinemez. Atatürk’ün adını silmeye kalkanın elini kırar, dil uzatanın da dilini keseriz. Mersin Büyükşehir Belediyemiz, değerli Belediye Başkanımız Vahap Seçer mevcut limanın Atatürk parkı yok edilerek genişletilmesinin durdurulması için bir dava açtı. Bizler de bu davanın takipçileri olacağız. Mersin Akdeniz’in incisidir, Atatürk Parkı da Mersin’in vazgeçilmez simgelerinden biridir. Hiç kimse Mersin’imizi şahsi rant hırslarına kurban edemeyecek” ifadelerini kullandı.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’li Tekin, “Ülkemiz büyük bir sosyal felaketle karşı karşıya”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-tekin-ulkemiz-buyuk-bir-sosyal-felaketle-karsi-karsiya-1294706a2747a-8151-4294-b181-f3040cd433112021-02-26T17:30:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’li Tekin, “Ülkemiz büyük bir sosyal felaketle karşı karşıya”

CHP’li Tekin, “Ülkemiz büyük bir sosyal felaketle karşı karşıya”

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP’li Tekin ve arkadaşları tarafından TBMM Başkanlığı'na sunulan araştırma önergesinin gerekçesinde, Türkiye'de artan intihar olaylarının, endişe verici boyutlara ulaştığı belirtildi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, yaptığı açıklamada ‘‘TÜİK'in yayımladığı verilere bakıldığında, AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılıyla 2019 yılı arasında 100 binden fazla yurttaşın yaşamına son verdiği anlaşılıyor. Ülke genelinde ekonomik nedenler yüzünden yaşanan intiharların toplam intiharlar içindeki payı da her geçen gün artarak devam ediyor. Güvenilirliği sorgulanan TÜİK’in verileri bile son 19 yılda yurttaşların geçinemediği için intihara sürüklendiğini ortaya koyuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin sosyal yapısında önemli değişiklikler yaşandığını söyleyen Tekin, iktidar yetkilileri tıpkı vaka sayılarını yok saydıkları gibi, yaşanan intihar vakalarını da yok sayıyorlar. İntiharların asıl nedeninin ekonomik kriz değil de intihar edenlerin yaşadığı psikolojik sorunlar olduğunu iddia ediyorlar. İktidar, son dönemde giderek artan bu intihar vakalarının ulusal bir sorun haline geldiği net bir şekilde görmelidir. Yoksa çok geç kalınacak” dedi</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, “ekonomik sorunlar ve yaşanan salgın ortamı, vatandaşlarımızı en yaşamsal gereksinimlerini bile karşılayamayacak hale getirmiş ve onları tükenmişlik duygusuyla baş başa bırakmıştır.&nbsp;Ülkemiz büyük bir sosyal felaketle karşı karşıyadır. Bu felakete dur demekte, Yüce Meclisin en önemli görevidir. Tüm siyasi partilerin önergemize “kabul oyu” vereceği inancıyla, ülkenin kanayan yarası olan intiharların, bir an önce araştırılarak gerekli önlemlerin alınması önem arz etmektedir” dedi.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Sağlık Alanında Eğitim Gören Gençler Mesleklerini Yapmak İstiyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/saglik-alaninda-egitim-goren-gencler-mesleklerini-yapmak-istiyor-12946bc0c663e-7a1c-493d-b380-4b8ef478829f2021-02-26T17:25:00+03:00HABER MERKEZİ Sağlık Alanında Eğitim Gören Gençler Mesleklerini Yapmak İstiyor

Sağlık Alanında Eğitim Gören Gençler Mesleklerini Yapmak İstiyor

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Sağlık alanında eğitim alan toplam öğrenci sayısının 277 bini geçtiğini belirten CHP’li Şeker, “<em>vatandaşların nitelikli bir sağlık hizmeti alabilmesi için ülkemizin iyileştirilmiş, nitelikli eğitim almış bir sağlık ordusu ile hizmet vermesi şarttır. Nitelikli sağlık personelinin verdiği hizmetin önemi özellikle COVID-19 pandemisi ile birlikte bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Ancak sağlık alanında gerek kamu sektöründe gerek özel sektörde istihdam edilen personel sayısı,sağlık neferi olarak ülkesine hizmet etmek için bu alanda eğitim alan gençlerimizin sayısının yanında oldukça az.Gerek önlisans, lisans ve gerekse sağlık meslek liseleri düzeyinde gerekli planlama ve ihtiyaç analizi yapılmadan teşvik edilen eğitim kurumlarından mezun olan gençler işsizlikle karşı karşıya kalıyor</em>” dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ameliyat teknisyeni, yaşlı bakım teknikeri, anestezi teknisyeni, biyolog, çevre sağlığı teknisyeni, çocuk gelişimcisi, diş protez teknisyeni, diş teknisyeni, diyetisyen, fizik tedavi teknisyeni, fizikoterapist, ilk ve acil yardım teknisyeni, ilk ve acil yardım teknikeri, kalp akciğer pompa çalışma teknisyeni, laboratuvar teknikeri, laboratuvar teknisyeni, odyolog, odyometri teknikeri, odyometri teknisyeni, ortopedi teknisyeni, patolojik anatomi teknisyeni, perfüzyonik pompa teknisyeni, protez teknisyeni, psikolog, diyaliz teknikeri, radyoloji teknisyeni, hemşire, acil tıp teknisyeni, röntgen teknisyeni, sağlık fizikçisi, sağlık savaş memuru, sağlık teknikeri, sağlık teknisyeni, sitopatoloji, bio medikal teknikeri, sosyal çalışmacı, tıbbi sekreterlik, tıbbi teknolog, eczacı teknisyeni, toplum sağlığı teknisyeni gibi alanlarda yüzbinlerce gencin eğitim aldığını belirten CHP’li Şeker, gençlerin eğitimini aldıkları mesleklerini yapamadıklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>CHP’li Şeker önergesinde aşağıdaki verilere yer verdi:</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yükseköğretim Kurulu (YÖK) verilerine göre sağlık alanında eğitim almak için yeni kayıt yaptıran lisans öğrencilerinin sayısı 2013/14 eğitim yılında 40.545 iken 2019/20 eğitim yılında 65.737’ye, toplam öğrenci sayısı da 156.638’den 277.472’ye çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2009/10 eğitim yılında 61 olan tıp fakültesi sayısı 2018/19 eğitim yılında 96’ya çıktı, aynı süre zarfında 38 bin olan tıp fakültesi öğrencisi sayısı 90 bine yaklaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diş hekimliğinde ve eczacılıkta da fakülte, öğrenci ve mezun sayılarının tıp fakültesi öğrenci ve mezun sayılarına benzer bir seyir izledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hemşirelik ve hasta bakımı ile ilgili lisans programlarında da hali hazırda 86 bin öğrenci eğitim alıyor. Bu sayı 7 yıl önceki sayının yaklaşık iki katına yakın.</span></p><p><span style="font-size:18px">YÖK verilerine göre terapi ve rehabilitasyon alanındaki yeni kayıt alınan lisans öğrencilerinin sayısı 2013 yılından bugüne iki katından fazla artış gösterdi. Buna paralel olarak toplam öğrenci sayısı da 16 binden 45 bine çıktı. Bu öğrenci artışı da yıllık 7500 mezun verilmesi anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Önlisans Mezunu Sayısında da Artış Devam Ediyor</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık alanında eğitim alan öğrencilerdeki artış yalnızca lisans öğrencilerinde olmadı. Hem sayısal hem oransal olarak lisanstan daha çok önlisans öğrencilerinde artış oldu. 2013 yılında yaklaşık 29 bin olan yeni kayıt önlisans öğrenci sayısı 2019/20 eğitim yılında 70 bine, 57 bin olan toplam öğrenci sayısı 146 bine çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Sağlık Meslek Lisesi Mezunları da AKP Mağduru</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Lisans ve önlisans eğitimi alan gençlerin yanında sağlık meslek lisesi mezunu gençlerin varlığının da ihmal edilmemesi gerektiğini belirten CHP’li Şeker, “<em>AKP iktidarında planlama ve ihtiyaç analizi yapılmadan açılmaları teşvik edilen ve sayıları giderek artan sağlık meslek lisesi mezunu gençler kamu sektöründe de özel sektörde de iş bulamamaktadır.Örneğin 2012-2018 yıllarında yapılan alımlarda Sağlık Bakanlığı adına toplam 54.963 hemşire alınırken bu sayının yalnızca %17 (9809) kadarı lise mezunu hemşirelere ayrılmıştır</em>” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık alanında işsizlik oranlarının artış gösterdiğini belirten CHP’li Şeker, “<em>2009 yılında %2,9 olan işsizlik oranı 2019 yılında %11,4 oldu.&nbsp; Hali hazırda sağlık alanında eğitimine devam eden gençleri de dikkate alırsak gerekli tedbirler bir an evvel alınmazsa, istihdam olanakları genişletilmezse, bu oranın artış göstereceği açıktır</em>” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">OECD verilerine göre, 1 milyon kişi başına düşen hastane sayısında ülkemizin 1 milyon kişi başına düşen 19 hastanesiyle 31 ülke arasında 23. sırada yer aldığını hatırlatan CHP’li Şeker, “<em>Ülkemiz sağlık hizmetinin kalitesini ve etkisini artırmak için hastane ve yatak sayısını artırmalı, bu artışa ek olarak sağlık çalışanı istihdamına da ağırlık vermelidir. Aksi durumda hali hazırda pandemi ile iş yükleri artmış olan sağlık çalışanlarımızın sırtına daha ağır yükler bindirmiş olacağız</em>” dedi.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[“SORUNU YARATANLAR, ÇÖZÜMÜ İÇİN ADRES OLAMAZLAR.”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sorunu-yaratanlar-cozumu-icin-adres-olamazlar-1294572e4442a-8e0b-4ef2-a524-5f503574191d2021-02-25T15:53:00+03:00HABER MERKEZİ “SORUNU YARATANLAR, ÇÖZÜMÜ İÇİN ADRES OLAMAZLAR.”

“SORUNU YARATANLAR, ÇÖZÜMÜ İÇİN ADRES OLAMAZLAR.”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Nevşehir ziyareti sonrası, Ekonomi Masası’nın Nevşehir çıkarması hakkında açıklamalarda bulunan Gökan ZEYBEK; “Sorunu yaratanlar, çözümü için adres olamazlar” diyerek sözlerine başladı ve “Türkiye’nin içine düştüğü bu ekonomik buhrandan çıkabilmesi için yeni kurallara, yeni kurumlara ve yeni kadrolara ihtiyacı var. Bunun tek &nbsp;adresi de liyakatli, kararlı ve göreve hazır Cumhuriyet Halk Partisi kadrolarıdır." diyerek sözlerine devam etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SEN, SANA OY VEREN VATANDAŞA SIRTINI DÖNERSEN BU HALK DA ÖNÜNE SANDIK GELDİĞİNDE CEZANI KESER”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Ekonomi Masası heyetinin Nevşehir’de ziyaret ettiği bir çok çarşı esnafının yardımlardan faydalanamadığını, bunun yanında büyük zararda olduklarını söyleyen ZEYBEK; “Esnaf, AKP’li siyasetçilerin seçildikten sonra bir daha kendilerini dinlemediklerinden yakınıyor, “TBMM’ye gönderdiğimiz insanları seçimden seçime görüyoruz.” diyorlar. “<em>Sen sana oy veren vatandaşa sırtını dönersen, bu halk da önüne sandık geldiğinde cezanı keser.”</em>&nbsp;şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“1.000 TL’LİK YARDIMI ALAN ESNAF YOK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Ekonomi Masası heyetine sorunlarını anlatan esnafın 1.000 TL'lik destekten faydalanamadığını belirten Gökan ZEYBEK; “Gördüğümüz o ki; basit usulde defter tutan esnafa verileceği söylenen ancak bu desteği alamayan esnafımız hayal kırıklığına uğramış durumda. Ülkeyi yönetenlerin bu sese kulak vermesi gerekiyor.&nbsp;<em>“Faturalara yetişemiyoruz, kiramız zor ödeniyor”</em>&nbsp;diyen esnaf için artık bıçak kemiğe dayanmış.” diyen ZEYBEK sözlerini kritik bir çağrı ile sürdürdü;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ SARAY’DA EKMEK ELDEN, SU GÖLDEN. YÜZÜNÜZ VAR İSE VATANDAŞIN YANINA UĞRAYIN, BİR BAKIN BAKALIM NE DURUMDALAR!”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Kırtasiyeci esnafımız okullar kapalı olduğu için kepenk indirmiş, lokanta işleten esnafımız sadece paket servisle çark dönmediği için çalışan sayısını 8’den 3’e düşürmüş, berberler ve kuaförler tamamen batmış, turizmcilerin kapıları duvar olmuş ama gelin görün ki AKP kongreleri son sürat devam ediyor.” diyen ZEYBEK önemli bir tespitte bulundu.&nbsp;<em>“Pandemi döneminde AKP kongreleri için binlerce vatandaş kapalı salonlarda, iğne atsan yere düşmeyecek bir biçimde konumlandırılırken, Nevşehir’deki Ahmet amcanın kahvehanesi kapalı, Nimet teyzenin marketi kapalı, Selim kardeşimin çay ocağı kapalı. AKP kongrelerinde yan yana çay içip sohbet eden vatandaşlar, 20 metre ötedeki kahvehanede çay içemiyorlar. AKP demek; riyakarlık demektir.”</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MİLLET ÇOLUĞUNUN ÇOCUĞUNUN KARNINI DOYURMAK İÇİN ÇÖP KONTEYNERLERİNDEN, PAZARLARDAN YİYECEK ARTIKLARI TOPLARKEN BİZ TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN 128 MİLYAR DOLARININ AKIBETİNİ TABİİ Kİ SORACAĞIZ.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Sn. Erdoğan 128 milyar doların pandemi ile mücadelede kullanıldığını söyledi. Halbuki Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı geçtiğimiz günlerde çıktı ve pandemide harcanan paranın %84’ünün işsizlik fonundan, %12’sinin hazineden ve %4’ünün ise bağışlarla sağlandığını söyledi. Biz kime inanacağız?” diyerek sözlerini sürdüren ZEYBEK; &nbsp;Bu ülkenin Cumhurbaşkanına mı? Yoksa bu ülkenin Bakanına mı inanacağız? Tutarsız ve desteksiz açıklamalar gösteriyor ki bu paranın bir ya da birkaç adresinin açığa çıkacak olması mevcut iktidarın uykusunu kaçırmakta.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz ısrarla soruyoruz ve soracağız.</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">1-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;128 milyar Dolar nereye gitti?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">2-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bu para Merkez Bankası kasasından nasıl ve ne şekilde çıktı?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">3-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bundan kim ya da kimler faydalandı?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE’NİN ÇÖZÜLEMEYECEK SORUNU YOK. ÇÖZÜM DOĞRU YÖNETİMDE. ÇÖZÜM CHP’DE.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamalarının sonunda “Enseyi karartmaya gerek yok” diyen ZEYBEK sözlerini şöyle tamamladı;</span></p><p><span style="font-size:18px">“CHP Ekonomi Masası olarak seçim olmayan dönemde, uzun zamandır Türkiye’yi karış karış geziyoruz, gezmeye de devam edeceğiz. Esnafın, sanayicinin, çiftçinin, kısaca üretimin her alanındaki, aşamasındaki emekçilerimizin dertleriyle dertleniyor, sorunlarına çözümlerimizle karşılık veriyoruz ve görüyoruz ki; CHP Ekonomi Masası ekonomik çıkmazdaki vatandaş için bir umut oldu. Şunu açık yüreklilikle söylüyorum ki; Türkiye’nin çözülemeyecek sorunu yok bunu herkesin bilmesi gerekiyor. Çözüm doğru yönetimde. Vatandaşlarımız Türkiye’nin yönetimini doğru yöneticilere, işin ehline teslim ettiklerinde bu sorunların çözümlerinin de hazır olduğunu görecekler. Doğru yönetimin adresi de Cumhuriyet Halk Partisinin liyakatli, kararlı ve göreve hazır kadrolarıdır.”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MECLİS KARAKOLLARI DA İNCELESİN]]>https://www.haberanaliz.net/haber/meclis-karakollari-da-incelesin-129449e42c7ff-adec-44ed-ad15-a1005c1c4cf52021-02-25T15:42:00+03:00HABER MERKEZİ MECLİS KARAKOLLARI DA İNCELESİN

MECLİS KARAKOLLARI DA İNCELESİN

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulu Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu, 27. Dönem 4. Yasama Yılı’nın 3’üncü toplantısını dün gerçekleştirdi.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda söz alan CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, alt komisyonun inceleme alanına cezaevlerinin yanı sıra gözaltı merkezleri ve karakolların da dahil edilmesi önerisinde bulundu.<br /><br /><strong>KOŞULLARI İNCELEMEKTE YARAR VAR</strong><br /><br />Türkiye’de A, B ve C şeklinde 3 tip karakol bulunduğunu belirten Tanal, “Türkiye’deki karakol yönetmeliği uyarınca -belki ‘Yeni, yabancı bir mevzu, nereden bu çıktı?’ diyeceksiniz- mevcut olan karakollar bu koşullara uygun mu, değil mi; bir. İki: Şimdi, karakola giriyorsunuz, siz o ifade sırasında normal, insani, sosyal, beşerî anlamda sohbet ediyorsunuz; farkında değilsiniz, arkanızda kamera kaydı var, kişi konuşuyor. İş ifade esnasına geldiği zaman o normal sohbet sırasında alınan konuşma metnini almayınca ‘Bak, kardeşim, seninle sohbet ederken sen bunları bunları konuştun’ diyor. Mümkünse karakollarda bulunan ifade odaları ile o gözaltında bulunan yerlerdeki koşulları da incelemekte yarar var. Bu da sizin alanınıza giriyor” dedi.<br /><br /><strong>GEÇMİŞTE KARAKOLLAR İNCELENDİ</strong><br /><br />24. Dönem’de komisyon olarak İzmir’de karakolları ziyaret ettiklerini anlatan Tanal, “Eski tutanaklar vardır burada, dosyalar da vardır. Yani düzeltileceği vesairesi söylendi. Bize o dönem İçişleri Bakanı brifing vermişlerdi, efendim, güya TOKİ’yle iş birliği, bir sözleşme yaptıklarını, mevcut olan tüm karakolların bu yönetmeliğin aradığı tip karakol formatına uygun hâlde yapılacağını söyledi. Bununla ilgili de hem çalışan polisler açısından sıkıntıyı gidermiş oluruz, Emniyet açısından hem de gözaltında bulunan kişiler açısından bu sorunu gidermiş oluruz” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TANAL’IN ÖNERİSİ ÜST KOMİSYONDA GÖRÜŞÜLECEK</strong><br />Ak Parti’li Alt Komisyon Başkanı İbrahim Yurdunuseven, “Şimdi, benim</span></p><p><span style="font-size:18px">şu andaki görüşüm: Tabii, bizim yetki alanımız hükümlü ve tutuklular olduğu</span></p><p><span style="font-size:18px">için… Ama buna bir bakalım, eğer öyle Emniyet karakollarını ziyaret ve</span></p><p><span style="font-size:18px">inceleme yetkimiz varsa onu da değerlendirelim bir sonraki toplantımızda” şeklinde CHP’li Tanal’a cevap verirken, araya giren CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi ise “Bizim Komisyonumuzun yok ise şayet İnsan Hakları Komisyonu’nun zaten vardır” değerlendirmesini yaptı.<br />Başkan Yurdunuseven, konuyu üst komisyonda dile getireceklerini bildirirken, tekrar söz alan Mahmut Tanal, “Sayın Başkanım, siz hukukçunuz, daha iyi bilirsiniz yani hukukta böyle teknik bir şey var, çoğunu yapan, azını öncelikle, evleviyetle yapar” diyerek, önerisinin hukuki dayanaklarının bulunduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan&nbsp;Yurdunuseven, “Şimdi, orası çok az, birbirini kapsayan bir alan değil; benim hukuk görüşüm öyle. Birbirini kapsayan, iç içe geçmiş bir yer değil o, birimler farklı” görüşünü dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, “Şimdi ‘çoğu’ derken yani siz cezaevine</span></p><p><span style="font-size:18px">Girebiliyorsanız, karakola haydi haydi girmeniz lazım oradaki koşulları</span></p><p><span style="font-size:18px">inceleme açısından” şeklinde karşılık verirken, Alt Komisyon Başkanı İbrahim Yurdunuseven, gözaltı merkezleri ve karakolların incelenmesi önerisinin üst komisyona iletileceğini ifade etti. Hakverdi de karakolların hak ihlallerinin denetlenmesi konusunda ciddi bir alan olduğunu söyledi.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bekaroğlu: Devlete hesap sorulur]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bekaroglu-devlete-hesap-sorulur-12943de7b40f2-3309-472f-adb2-eaab2fc0fa462021-02-25T15:38:00+03:00HABER MERKEZİ Bekaroğlu: Devlete hesap sorulur

Bekaroğlu: Devlete hesap sorulur

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM’de düzenlediği basın toplantısında konuşan CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, soru önergelerine hiç cevap vermeyen ya da ilgisiz cevaplar veren Fuat Oktay’ı Kenan Evren gibi davrandığı için eleştirdiğini, bu nedenle 10 bin tl tazminata mahkûm edildiğini, dokunulmazlığının kaldırılması için hakkında fezleke düzenlendiğini söyledi. Anayasal görevi olan millet adına denetim görevini yaptığı için ceza aldığını ifade eden Bekaroğlu, Fuat Oktay’ın cevaplamadığı Merkez Bankasının kaybolan rezervleri ile ilgili soruları TBMM Başkanına gönderdi. Milletvekillerinin sorularının Anayasanın ve TBMM İçtüzüğünün öngördüğü yasal süreler içerisinde cevaplanması gerektiğini kaydeden Bekaroğlu, milletvekillerinin sorularını cevaplamayan Cumhurbaşkanı Yardımcısının suç işlediğini söyleyerek,&nbsp;<strong><em>“TBMM Başkanı, kendisini Kenan Evren sanan bu zata hesap sormazsa ben bunlar hakkında suç duyurusunda bulunacağım.”</em></strong>&nbsp;diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DEVLETTEN HESAP SORULUR&nbsp;&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Niye böyle yaptıklarını Cumhurbaşkanı Başdanışmanlarından birisi olan Mehmet Uçum açığa vurduğunu belirten Bekaroğlu, Uçum’un&nbsp;<strong><em>‘Siz İletişim Başkanına hesap soramazsınız. İletişim Başkanına hesap sormak devlete hesap sormaktır.’&nbsp;</em></strong>anlayışının sakat bir anlayış olduğunu söyledi.&nbsp;<strong><em>“İletişim Başkanı devlet demek değildir. Ayrıca, devlete de hesap sorulur.”</em></strong>&nbsp;diyen Bekaroğlu, Milletvekillerinin görevinin devlete hesap sormak olduğunu kaydetti. Bunun otokrasinin tarihsel bir yanılgısı olduğunu ifade eden Bekaroğlu, 14. Louis’nin “Devlet benim” dediğini hatırlattı.&nbsp;TDK sözlüğünde otokrasinin “Bir kişi, küçük bir küme ya da tek siyasi partinin siyasi erki elinde bulundurmasıdır” diye tanımlandığını belirten Bekaroğlu,&nbsp;<strong><em>“Türkiye’nin bugün yönetim şekline en uygun tanım “Otokrasi”dir. ‘Biz devletiz, bize kimse hesap soramaz. Bize hesap sormaya kalkan terör örgütüne hizmet etmiş olur.’ Bu anlayış ancak otokrasilerde olur.”</em></strong>&nbsp;diye konuştu.&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>OSMAN KAVALA ERDOĞAN İÇİN İMZA ATMIŞTI&nbsp;</strong>&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Osman Kavala’nın intikam uğruna cezaevinde tutulduğunu öne süren Bekaroğlu,&nbsp;<strong><em>“Anayasa Mahkemesi ile AİHM çıksın diye karar veriyor, hayır içeride tutuluyor. Şimdi Sayın Erdoğan Osman Kavala’yı adeta intikam alır gibi hukuksuzca cezaevinde tutuyor ama o Osman Kavala, 20 yıl önce Recep Tayyip Erdoğan’ın cezaevinden çıkması için başlatılan kampanyaya imza vermiştir. Şanar Yurdatapan’ın öncülük ettiği düşünceye özgürlük kampanyalarında, Erdoğan’ın okuduğu için mahkum edildiği şiirin altına “bu suçsa aynı suçu biz de işliyoruz” diyerek imza atan Osman Kavala’yı şimdi adeta intikam alır şekilde içeride tutuyorlar.”</em></strong>&nbsp;diye konuştu.&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GERGERLİOĞLU TERTEMİZ BİR HEKİM VE HAK SAVUNUCUSUDUR&nbsp;&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun bu ülkenin yetiştirdiği tertemiz bir hekim ve insan hakları savunucusu olduğunu söyleyen Bekaroğlu,&nbsp;<strong><em>“Hayatı insan haklarını savunmakla geçmiştir. İnsan haklarını savunurken hiç kimseyi ayırmamıştır. Bu benim gibi düşünür-düşünmez, kadındır-erkektir, Türktür-Kürttür; hiç böyle bir ayrım yapmaz. Kim hak ihlaline uğrarsa onu destekler. İnsan hakları savunuculuğu da bu demektir.”</em></strong>&nbsp;dedi.&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Gergerlioğlu’nun insan hakları savunuculuğunda ısrar ettiği için intikam alırcasına saçma sapan bir yargılama süreciyle cezaevine gönderilmeye çalışıldığını söyleyen Bekaroğlu,&nbsp;<strong><em>“Bunlar kabul edilemez. Ömer Faruk Gergerlioğlular herkese lazım. Bu ülkede hak ihlalleri bitmez. 10 sene önce FETÖ’cülerin astığı astık, kestiği kestikti. Onlar hukuksuzca insanları içeri atıyordu, şimdi onlar içerde. Daha önce 28 Şubatçılar içeri atıyordu, bir dönem onlar içeri girdi. Gergerlioğlu’na sahip çıkmak gerekiyor. HDP’lidir, bilmem ne, terör merör; ilgisi yok. Ömer Faruk Gergerlioğlu, birçok konuda ama en son çıplak aramalar konusunda hak savunusu yaptı. Çıplak aramalar yoktur diye yalan söylüyorlar. Onlarca tanık var, onlarca bunu yaşayan insanların açıklamaları var. Ayrıca yönetmelik çıplak arama yapılmasına izin veriyor. Bu şekilde açılan soruşturmalar da yönetmeliğe uygundur diye işlem görüyor.”</em></strong>&nbsp;diye konuştu.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ADALET YOKSA DEVLET YOKTUR&nbsp;&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet ve Kalkınma Partisinin gücünü kaybettikçe otoriter totaliter bir rejimi ülkede bugüne kadar görülmemiş şekilde, aynen Fuat Oktay örneğinde olduğu gibi 12 Eylül gibi 28 Şubat gibi uygulamaya çalıştığını söyleyen Bekaroğlu,&nbsp;<strong><em>“Kim karşı çıkıyorsa, mahkemeleri, yargıyı onun kellesini uçurmak için kullanıyor. Böyle olmaz; yargı adalet dağıtmak içindir. Adalet yoksa devlet yoktur. İşte “devlet bölünmesin, devlete söz söylenmesin…” Devleti bölen sizsiniz, adaleti ve ona olan güveni ortadan kaldırıyorsunuz. Dolayısıyla devleti riske eden sizlersiniz. Bu, sürdürülebilir değildir. Bu millet yıllarca, 100 seneden fazla demokrasi tecrübesi yaşamıştır. Bedel ödemiştir, zor günler yaşamıştır. Çok sıkıntılı bir şekilde eksik de olsa kör de olsa topal da olsa; demokrasiyi, hukuk devletini bir şekilde inşa etmiştir ve asla sizin bunu yıkmanıza yok etmenize izin vermez. Yeniden kuruluşun anayasasını yapacaklarmış. Yeniden kuracakları şey de bu otokrasidir; bir zümrenin iktidarı. Bu millet demokrasiden vazgeçmez, bir zümrenin iktidarını asla kabul etmez&nbsp; ilk seçimde bunları indirecek ve yasal çerçevede hesap soracaktır.”&nbsp;</em></strong>diye konuştu.&nbsp;&nbsp;</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’li Beko, Çevre Sağlığı Teknikerlerinin istihdamını sordu]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-beko-cevre-sagligi-teknikerlerinin-istihdamini-sordu-1294220a469d0-10d2-4371-8e09-64aa02820ac52021-02-25T15:35:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’li Beko, Çevre Sağlığı Teknikerlerinin istihdamını sordu

CHP’li Beko, Çevre Sağlığı Teknikerlerinin istihdamını sordu

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Salgına rağmen yetersiz atamaya dikkat çeken CHP’li Beko, şu soruları yöneltti: “Ülke genelinde var olan tüm hastanelerde istihdam edilen Çevre Sağlığı Teknikerlerinin toplam sayısı ne kadardır? Geçtiğimiz yıl bu alanda kaç mezunun ataması yapılabilmiştir? 2021 yılı için öngörülen sayı ne kadardır? Yıllık Çevre Sağlığı Teknikeri ihtiyacı ne kadardır? Bu ihtiyacın yüzde kaçı ilgili alan mezunları tarafından karşılanmaktadır? Yetersiz atama nedeniyle Çevre Sağlığı Teknikerlerinin yerine diğer sağlık çalışanlarının bu alanda görev yaptıkları bilgisi doğru mudur? Eğer doğruysa bu durum hastalar açısından bir risk yaratmayacak mıdır? Covid-19 salgını nedeniyle artan sağlık emekçisi ihtiyacı açıktır. Başta filyasyon ekipleri olmak üzere pandemi karşısında sağlık kurumlarında halk sağlığını koruyabilecek olan Çevre Sağlığı Teknikerlerine yeterli kadro neden açılmamaktadır?”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN DEMOKRAT PARTİNİN KİMSE HUZURUNU KAÇIRAMAZ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partinin-kimse-huzurunu-kaciramaz-12941e99b9af4-3a45-40b4-a080-594ebc26a02e2021-02-25T15:28:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN DEMOKRAT PARTİNİN KİMSE HUZURUNU KAÇIRAMAZ

MERSİN DEMOKRAT PARTİNİN KİMSE HUZURUNU KAÇIRAMAZ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ANKARA- </strong>Demokrat parti ülke geneli kongrelerine start verirken, Bu nedenle aylar süren araştırmalar ve incelemeler neticesi, yörenin sevilen ve saygı duyulan iş adamı STK önderi HÜSEYİN KARAGÖZ’ün ataması yapılarak yola devam diyerek rota çizildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İl başkanı Karagöz, an be an burada yaptığı her icraatı Genel Başkana bildirirken, bir yandanda basın aracılığı ile yaptığı işleri kamuoyu ile paylaştı. Kısa süre içinde başarıdan başarıya koşan Karagöz ve il heyetini yıldırmak, bıktırmak üzere bir kısım çıkar çeteleri ve siyasi çeteler iş birliği yaparak kumpas kurma hazırlıklarına girdiler. Bunun üzerine Karagöz, başından kestirdi attı. Sözde iş adamı geçinen, bir ayağı CHP- bir ayağı MHP ve bir ayağı İYİ partide yer alıp, eli ve kolunu Demokrat parti içine uzatmaya çalışanlara DUR dedi. Gelişen olaylar sonucu Genel Başkan ve GİK emri ile Genel Başkan yardımcısı Ahmet Uyanık, Mersin’e gelip İlçe başkanlarını dinledi, ardından il başkanı ve teşkilat başkanını dinledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60379849dadd6.jpg" style="height:530px; width:1247px" /></span></p><p><span style="font-size:18px">DP Mersin il Başkanı Hüseyin Karagöz, “Benim ve il heyetinin bu kişiler ile çalışma azmi ve ortamı kalmamıştır. Ben merkezdeki dört ilçe olan AKDENİZ- TOROSLAR- YENİŞEHİR- MEZİTLİ ilçeleri ile ERDEMLİ ilçesinin başkanlarını atama yolu ile belirlemiş idim, bunları gördüğüm lüzum üzerine gerekçelerini genel merkeze yazılı sunarak 11.Şubat.2021 günü görevden alıp el çektirdim. Kendilerine ayrı ayrı telefon açıp tebliğ ettim. Ayrıca zaten bunlardan MEZİTLİ VE ERDEMLİ ilçesi atandıkları günden bu yana , Mezitli bu gün itibarı ile 36 gündür, Erdemli ise 49 gündür yönetim oluşturup da listelerini sunamadılar. Ayrıca listesini sunan Akdeniz ilçesinin kongresi yapılmış, evrakları seçim kurulu ve il dernekler masasına teslim edilmiş olup, oranın seçilmiş başkanı ŞABAN KIT’tır. Genel merkez seçilmiş başkanı fesih etmeden, sehven &nbsp;atama yapmıştır, bu atama da hukuken geçerli değildir. Dolayısıyla biz durumu en ince detayı ile genel başkan yardımcımıza aktardık. Merkezdeki 4 ilçeye sehven atamaları yapılan bu kişilerle çalışamayacağımızı, bunlar ile yol yürmeyeceğimizi de bildirdik. Gerekeni Ankara yapacaktır. An itibari ile AKDENİZ- TOROSLAR- YENİŞEHİR-ERDEMLİ- MEZİTLİ ilçelerinde, il başkanlığımız tarafından tanınan resmi sıfatlı&nbsp; ilçe başkanımız yoktur. &nbsp;Hiç birinin atama evrağı ve yönetim kurulu listesi tarafımdan tasdik edilerek seçim kuruluna ve il dernekler masasına verilmemiştir. Yaptığım incelemelerde de kendileri veya bir başkası da ilgili makamlara vermemiş, teslim etmemişllerdir. Kamu oyunda yanlış anlaşılmalara gerek yoktur. Genç demokrat, yaşlı demokrat diye tabir olmaz. Demokratlar tek çatıdadır. O da Mersin Demokrat Partidir. Sözde İş adamlarının ofislerinde toplanıp resim çektirip paylaşım yaparak biz buradayız, ilçe başkanıyız demekle bi iş olmuyor. Partimin resmi sıfatlı il başkanı ve il heyeti biziz. Biz bu insanları resmi olarak tanımıyoruz. Kamuoyu da bunu böyle bilsin” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6037986c04123.jpg" style="height:433px; width:1033px" /></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ASGARİ ÜCRETLİ NEFES DE ALIYOR, ALMASIN MI?”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/asgari-ucretli-nefes-de-aliyor-almasin-mi-12940be0b9904-33a0-4693-bd38-6523410563de2021-02-24T00:04:00+03:00HABER MERKEZİ ASGARİ ÜCRETLİ NEFES DE ALIYOR, ALMASIN MI?”

ASGARİ ÜCRETLİ NEFES DE ALIYOR, ALMASIN MI?”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Adalet ve Kalkınma Partisi Kayseri Milletvekili İsmail Tamer’in “Artık asgari ücretli evinin önünde arabası mevcut” sözlerine tepki gösterdi. 2021 Türkiye’sinde insanların otomobil sahibi olmasının lüks olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Arık, “Millete tepeden bakmayı alışkanlık haline getiren AK Partililer, bir yanda günlük masrafı 10 milyon lirayı bulan Saray’ın şatafatını savunurken diğer yanda ‘Artık asgari ücretli evinin önünde arabası mevcut’ diyerek milletimize otomobili de lüks olarak gördüklerini itiraf ediyor. Asgari ücretli nefes de alıyor, almasınlar mı” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Tamer’in “Türk ekonomisi sıkıntılı süreçte bile büyüyor ve bu ilerlemeyi yok sayamayız. Bakıyoruz, eleştiren insanlar cep telefonlarını 6 ayda bir değiştiriyorlar, arabalarını yılda belki de ikinci yılda değiştiriyorlar. Artık asgari ücretli evinin önünde arabası mevcut” sözlerine kamuoyunda yeni bir tartışma başlatırken, CHP Kayseri Milletvekili Arık da Tamer’in sözlerine tepki gösterdi. İnsanlığın 1769’da otomobille tanıştığını ifade eden Arık, 2021 Türkiye’sinde otomobilin bir ihtiyaç değil, bir lüks olarak görülmesinin AK Parti’nin Türkiye’yi yönetemediğinin göstergesi olduğunu söyledi. AK Partililerin Türkiye’nin gerçeklerinden koptuğunu ve milletin derdi ile dertlenmediğini ifade eden Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “İnsanların karnına kuru ekmek girdiğini söylüyoruz, AK Partililer, millete tepeden bakan, kibirli bir ifade ile ‘Karnı doyuyor’ diyor. Bu sözlerin bir dil sürçmesi değil, AK Parti’ni bu millete tepeden baktığının bir göstergesi de Kayseri Milletvekili Sayın İsmail Tamer’in sözleridir. Bir yanda “uzaya gidiyoruz” diyerek gündemi saptıranların taa 1769’da icat edilen otomobili milletimize çok görüyor. Onlara göre insanların midesine kuru ekmek giriyorsa çok, insanlar dişinden tırnağından artırarak bir otomobil almışlarsa lüks… Kendilerine han, hamam vatandaşa gelince ise yaşamak bile haram… Millete tepeden bakmayı alışkanlık haline getiren AK Partililer, bir yanda günlük masrafı 10 milyon lirayı bulan Saray’ın şatafatını savunurken diğer yanda ‘Artık asgari ücretli evinin önünde arabası mevcut’ diyerek milletimize otomobili de lüks olarak gördüklerini itiraf ediyor. Asgari ücretli nefes de alıyor, almasınlar mı? Yakında utanmadan, sıkılmadan vatandaşın karşısına geçip, ‘Nefes alıyorsunuz ona şükredin’ diyecekler…”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[‘Kozak Yaylası’nda 8 bin 882 fıstık çamını kurban etmeyin!’]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kozak-yaylasinda-8-bin-882-fistik-camini-kurban-etmeyin-1293998f3143c-04ae-4556-859d-f8f14d4341a82021-02-23T23:57:00+03:00HABER MERKEZİ ‘Kozak Yaylası’nda 8 bin 882 fıstık çamını kurban etmeyin!’

‘Kozak Yaylası’nda 8 bin 882 fıstık çamını kurban etmeyin!’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İzmir milletvekili Kani Beko, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi verdi. CHP’li Beko, yaylanın ünlü çam ağaçlarının yok olma tehdidine dikkat çekerek, “İzmir Bergama Kozak Yaylası’nda Türkiye’nin en kaliteli doğal fıstık çamı ormanının yapılan genişleme sonucunda taş ocağı tehdidi altına girdiği vurgulanmaktadır. Bu kapsamda bölgede bulunan 8 bin 882 adet Anadolu’nun en kaliteli doğal fıstık çamı ağaçlarının kesileceği belirtilmektedir. Kozak’ta bulunan madenin bölge yaşamı üzerine telafisi mümkün olmayan riskleri ortaya çıkaracağı defalarca vurgulanmasına rağmen, Türkiye’nin en önemli fıstık çamı üretim alanlarından biri olan bu bölgede ÇED raporunun genişletilerek yenilenmesi kararının alındığı vurgulanmaktadır. Bölgede büyük bir zarara yola açacak olan bu kararın iptali için bir adım atacak mısınız?” diye sordu.<br /><br />ÖZEL EKOLOJİK HAVZADA KIYIM VAR!<br /><br />Kozak Yaylası’nın Bakırçay Havzası’nın tacı olarak kabul edildiğine vurgu yapan CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, şunları dile getirdi: “Kentin yanı başında yükselen Kozak Yaylası, sadece Bergama’nın içinde bulunduğu bölgenin değil, ülkemizin ve hatta dünyanın oksijen deposu olarak da bilinmektedir. Kozak Yaylası aynı zamanda yer altı kaynakları açısından da oldukça zengindir. Sahip olduğu fıstık çamı ekim alanları nedeni ile toplam 17 köyden oluşan, yaklaşık on bin nüfuslu özel bir ekolojik havza olan bu bölgede ağaçların kesilmesinin ardından oluşacak zarar nasıl karşılanacaktır? Bölge insanın yaşamını doğrudan etkileyen bu kararın yol açacağı telafisi olmayan zararlara karşı bir tasarrufunuz olacak mıdır? Çevre Bakanlığı olarak, bu karara karşı bir yaptırımınız olacak mıdır?”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Çağdaş Gazeteciler Derneği 43 yaşında!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cagdas-gazeteciler-dernegi-43-yasinda-129388e4f907d-b466-4f1b-9d2b-173f0f0540262021-02-23T23:54:00+03:00HABER MERKEZİ Çağdaş Gazeteciler Derneği 43 yaşında!

Çağdaş Gazeteciler Derneği 43 yaşında!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bugün dünden daha karanlık…</span></p><p><span style="font-size:18px">Sansür ve sömürünün her gün artan karanlığına karşı 1978 yılında emeğin hakkı, basın ve ifade özgürlüğü için “Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz” diyerek yola çıkan genç gazetecilerin mücadele örgütü olarak kurulan Çağdaş Gazeteciler Derneği bugün 43 yaşında.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de faşizmin köşe taşlarının dizildiği, insan haklarının hiçe sayıldığı ve yoksulluğun alışkanlığa dönüştürülmek istendiği ve tüm bu gerçeklerin halktan gizlenmesi için yoğun baskıların yaşandığı günlerde kurulan ÇGD’yi inşa eden koşullar, aradan geçen 43 yılda aktörler değişse de aynı gerçekliğini korumaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünün sömürü çarkını yöneten medya patronları, bugün Saray’ın gölgesinde ihale odaklarına dönüşmüştür. Dünün sansür kurumları, aynı temeller üzerinde şekillenen ancak yoğun iktidar gücü ile takviye edilmiş olarak bugün de ayaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteciler artık sadece emeğin sömürüsüyle değil, iktidarın yüzde 90’ını elinde bulundurduğu medya düzeninde “Saray’ın memuru” gibi görülerek sansür kıskacı altında da ezilmek istenmektedir. Bu kıskaca boyun eğmeyen, “sahibinin sesi” olmayı reddeden basın emekçileri ise şiddet ve işsizlikle terbiye edilmek istenmekte, her gün haklarından mahrum bırakılan işsiz gazeteci ordusuna yeni meslektaşlarımız katılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÇGD, 43 yıl önce “Örgütlü savaşım bayrağını açıyoruz” diyerek yola çıkan meslektaşlarının izinde, gazetecilerin özlük haklarının iyileştirilmesi, ifade özgürlüğü, demokrasi ve insan haklarının savunulması, sendikal örgütlenmenin genişletilmesi mücadelesine ilk günkü kararlılıkla devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm koşullar, bugünün basın emekçilerinin omuzlarına ÇGD’yi kuran onurlu mücadelenin azmini ve dayanışmayı büyütmenin görevlerini yüklemektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünün sansür ve sömürü araçları aynı ise bugünün mücadele aracı da aynıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünün ve bugünün karanlığına karşı yarının mücadele umudu da aynıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">43. yılında birlik, dayanışma ve savaşım için ÇGD’de birleşelim…</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşasın gazetecilerin onurlu mücadelesi!</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşasın ÇGD…</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Pandemi sürecinde yeterli atama yapılmalı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/pandemi-surecinde-yeterli-atama-yapilmali-129372a0d6d72-8522-4ba2-9dd7-df7437fb22d82021-02-23T23:48:00+03:00HABER MERKEZİ Pandemi sürecinde yeterli atama yapılmalı

Pandemi sürecinde yeterli atama yapılmalı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>SAĞLIK PERSONELİ AÇIĞI NEDEN KAPATILAMIYOR?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, ülkemizde hekim, hemşire ve ebe açığının neden kapatılamadığını ve atama bekleyen hemşirelere neden kadro verilmediğinin açıklanmasını istedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ATAMALAR&nbsp;İMKÂN&nbsp;ÖLÇÜSÜNDE YAPILIYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanı Koca, CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in önergesine verdiği yanıtta, personel alımlarının, Bakanlıkları ve bağlı kuruluşlarına ihdas edilen kadro/pozisyon imkânları ölçüsünde, hizmet gerekleri ve ihtiyaçları ile Devlet Personel Başkanlığınca belirlenen nitelik kodları dikkate alınarak yapılabildiğine işaret etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Koca, “2019 yılı içinde ilk etapta, taşra teşkilatı hizmet birimlerinde ÖSYM tarafından yapılan merkezi yerleştirme ile toplam 20.845 sözleşmeli sağlık personeli alınmıştır” açıklamasında bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HEKİM SAYISI, OECD ORTALAMASININ YARISI KADAR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Önerge sahibi CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise OECD ülkeleri ile kıyaslandığında ülkemizde nüfus başına düşen hekim sayısının çok düşük seviyelerde kaldığına dikkat çekti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer,&nbsp;“100 bin kişiye 351 hekimin düştüğü OECD ortalamasına karşı ülkemizde 186 hekim düşmektedir. Yine OECD ülkelerinde ortalama 100 bin kişiye 1.025 ebe ve hemşire düşerken ülkemizde ancak 272 kişidir” değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>PANDEMİ SÜRECİNDE YETERLİ SEVİYEDE ATAMA YAPILMALI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ömer Fethi Gürer,&nbsp;pandemi&nbsp;sürecinde görev yapan sağlık personelinin canla başla mücadele ettiğine de vurgu yaparak, “En azından bu süreçte hekim, ebe ve hemşire atamaları yüksek seviyede tutulmalıdır” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5 BİN 206 SÖZLEŞMELİ PERSONEL KADROYA ALINDI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Sağlık Bakanı Koca’ya yönelttiği bir başka soru önergesinde ise sözleşmeli olarak atanan ve Sağlık Alanındaki Bazı Düzenlemeler Hakkındaki Kararname kapsamında 3 yıl içinde kadroya alınması gereken personel sayısının da açıklanmasını istedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer’in önergesine yanıt veren Bakan Koca, “Üç yılını tamamlayan 5.206 sözleşmeli olarak görev yapan sağlık personelin 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (A) bendi kapsamındaki&nbsp;kadrolara atamaları yapılmıştır” açıklamasında bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KAMU DIŞI AİLE SAĞLIĞI PERSONELİNİN KADRO TALEBİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Sağlık Bakanlığına yönelttiği diğer bir soru önergesinde ise kamu dışı çalışan aile sağlığı personelinin kadroya geçirilmesi talebini gündeme getirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, “4924 sayılı eleman temininde güçlük çekilen yerlerde sözleşmeli sağlık personeli çalıştırılması ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında kanun kapsamında sözleşmeli olarak çalıştırılan kişi kamu dışı aile sağlığı çalışanı ise kadrolu statüye geçmelerine yönelik düzenleme yapılacak mıdır? Bu kapsamda Sağlık Bakanlığına bağlı çalışan sayısı kaçtır?” şeklinde soru yöneltti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4 BİN 434 KAMU DIŞI AİLE SAĞLIĞI PERSONELİNE KADRO YOK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Gürer’in önergesine yanıt veren Sağlık Bakanı Koca,&nbsp;4924 sayılı Eleman Temininde güçlük çekilen yerlerde sözleşmeli sağlık personeli çalıştırılması ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında kanun kapsamında sözleşmeli olarak çalışan kamu dışı aile sağlığı personelinin kadroya geçirilmesine yönelik bir çalışma&nbsp;bulunmadığını açıkladı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Koca, bu kapsamda 4 bin 434 sağlık personelinin görev yaptığını da sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>60 BİN ATAMA BEKLENTİSİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Acil tıp teknisyeni, ağız ve diş sağlığı teknisyeni, ameliyat teknikeri, Diş protez teknikeri, Beslenme ve diyetetik bölümü mezunu, diyetisyen, odyolog/ odyometrist mezunu, ortaöğretim bölümü mezunu hemşire, tıbbi sekreter, diyaliz teknikeri, sağlık idarecisi/yöneticisi, tıbbi laborant, cerrahi ameliyathane teknikeri, ortopedik protez ve ortez teknikeri, yaşlı bakım teknikeri, nükleer tıp teknikleri mezunları, psikolog, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, biyologlar, anestezi teknikeri, optisyen gibi farklı branşlarda, en az 60 bin sağlıkçının atanması sağlık bölümlerinden mezun olanlar tarafından beklenmektedir “ diye konuştu.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gazi ve şehit yakınlarının sorunları çözülmelidir]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gazi-ve-sehit-yakinlarinin-sorunlari-cozulmelidir-129366b11fefd-1041-4775-bed7-7ff58fb2a8392021-02-23T23:44:00+03:00HABER MERKEZİ Gazi ve şehit yakınlarının sorunları çözülmelidir

Gazi ve şehit yakınlarının sorunları çözülmelidir

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, gazilerin sosyal ve ekonomik hayatlarının iyileştirilmesi, şehit yakınlarının sorunlarının araştırılıp çözülmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) araştırma önergesi sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatanın bölünmez bütünlüğü, ülke savunması ve halkın huzur ve refahı için canını hiçe sayan gazilerin sosyal ve ekonomik hayatlarının iyileştirilmesi için bazı düzenlemeler gerektiğini, görüşü ne olursa olsun bu topraklarda yaşayan her bireyin gazilere ve şehitlere saygı duymak zorunda olduğunu dile getiren Dr. Şevkin, gaziler ve şehit yakınlarının sorunlarının tespiti ve çözümü için meclisin araştırma komisyonu kurmasını istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“AYRIM YAPILAMAZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırma önergesinde, gazilerin kendileri ve aileleri, şehitlerin aileleri ve çocukları arasında ayrım yapmanın, farklı ekonomik ve sosyal haklara maruz bırakmanın yanlışlığına dikkat çeken Dr. Şevkin, şehit ve gazilerin toplum nezdinde ayrıcalıklı bir yerinin olmasının önemine vurgu yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece resmi törenlerde hatırlanan gazilerin öncelikle şeref aylığının eşitlenmesi çağrısında bulunan Dr. Şevkin, önergesinin gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Şeref aylığı vatan için canını siper eden gazilere tanınan bir onurdur ve emeklilik maaşıyla karıştırılmamalıdır. Sosyal devlet ilkesinden hareketle muharip gazilerin çocuklarına iş imkânı sunulmalıdır. Gazilere faizsiz konut kredisinin önü açılmalıdır. Sosyal güvencesi olan ya da olmayan gaziler arasındaki eşitsizlik giderilmelidir. Sebebi ne olursa olsun adı gazi olan tüm vatandaşlarımız eşit haklara sahip olmalıdır. Tüm şehitlerimizin nerede veya nasıl şehit olduğuna bakılmaksızın aileleri devlet nezdinde eşit haklara sahip olmalı ve toplum nezdinde ayrıcalıklı görülmeli, hayatlarının sonuna kadar güvencede olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ŞEREF AYLIĞI MAAŞLA KARIŞTIRILMAMALIDIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yüce meclis gazilere, vatana hizmet tertibinden bazı haklar vermiştir. Bu hakları verirken muharip gaziler arasında 2007 yılından bu yana ayrımcılık yapılmıştır. Sosyal güvencesi olanlar ayrı, sosyal güvencesi olmayanlar ayrı uygulamaya tabi tutulmaktadır. Gaziler, yıllarca prim yatırmış, vergilerini vermiş, emeklilik hakkı kazanmıştır. Gazilere verilen şeref aylığı vatana hizmet tertibindedir ve maaş olarak değerlendirilmemelidir. Şeref aylığı, rütbesiz askerden mareşale kadar aynı ve eşittir. Bu haklar, gazilere yüce meclis tarafından verilmiştir. Gazileri, Kore’ye, Kıbrıs’a devlet göndermiştir. Seve seve devletin verdiği kutsal görevi başarı ile yapan gaziler, şanlı Türk bayrağını her yerde dalgalandırmıştır. Dolayısıyla gazilere bir hak verilecekse eşitlik ilkesine dayanarak uygulama yapılmalıdır. Gazilerimiz sadece törenlerde övülmekle kalmamalı yılın her günü onurlandırılmalıdır.&nbsp; Tüm bu nedenlerle gazilerimiz ve şehit yakınlarımızın sorunlarının tespiti ve çözümü için meclis araştırması açılmalıdır.”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Hamsi Komisyonu kurulsun, sorunlar çözülsün, vatandaş balık yesin]]>https://www.haberanaliz.net/haber/hamsi-komisyonu-kurulsun-sorunlar-cozulsun-vatandas-balik-yesin-12935a18a48c8-7e35-491d-bad8-66bf150779b72021-02-23T23:39:00+03:00HABER MERKEZİ Hamsi Komisyonu kurulsun, sorunlar çözülsün, vatandaş balık yesin

Hamsi Komisyonu kurulsun, sorunlar çözülsün, vatandaş balık yesin

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hamsinin dar gelirli ailelerin protein ihtiyacını karşılayan ucuz ve kolay erişilebilir bir besin kaynağı olduğunu belirten Bekaroğlu, hamsi avcılığının da on binlerce kişiye istihdam sağladığını belirtti. Kültürümüzde de önemli bir yer tutan hamsinin Karadeniz mutfağının vazgeçilmezi haline geldiğini, adına destanlar yazıldığını, türkülere, manilere, fıkralara konu olduğunu belirten CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu,&nbsp;<strong><em>“Dünya denizlerinde 2019 yılında 84 milyon ton balık avlanırken ülkemiz denizlerinde aynı yıl avlanan balık miktarı 463 bin ton olmuştur. Dünya deniz balıkları avcılığında Türkiye’nin payı % 0,55’tir. Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke için bu oran çok düşük kalmaktadır.”</em></strong>&nbsp;dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de balık avcılığının % 70’inin hamsi avı olduğunu vurgulayan Bekaroğlu, verdiği Araştırma Önergesinde TBMM bünyesinde bir komisyon kurularak Karadeniz’de hamsi rezervlerinin artırılması, avcılığının sürdürülebilir şekilde yapılması, sektördeki sorunların tespiti ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi gerektiğini söyledi. Bekaroğlu, hamsinin göç eden bir balık türü olduğu için Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerle eşgüdümlü olarak sürdürülebilir su ürünleri politikalarının belirlenmesi gerektiğini ifade etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HAMSİNİN %99’U TÜRKİYE VE GÜRCİSTAN’DA AVLANIYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Önergede, Karadeniz’deki hamsi rezervinin yıllık 1 milyon ton civarında olduğunu ve bunun Karadeniz’deki bütün balık rezervinin % 85’ini oluşturduğunu belirten Bekaroğlu,&nbsp;<strong><em>“Hamsinin % 99’u Türkiye ve Gürcistan karasularında avlanmakta olup Gürcistan sularındaki hamsi avı da büyük oranda Türkiye’den giden teknelerle yapılmaktadır. Ülkemiz karasularında 2004 yılına kadar 300 bin ton ve üzerinde miktarlarda hamsi avı yapılırken, av miktarı yıldan yıla düşmektedir. 2018 yılında ülkemiz karasularında yapılan hamsi avı miktarı 96.500 tona kadar düşmüş, 2019 yılında avlanan hamsi miktarı ise 262.544 ton olmuştur.”&nbsp;</em></strong>dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YETİŞTİRİCİLİK TEŞVİK EDİLİRKEN AVCILIK AZALIYOR, HALKIN BALIK TÜKETİMİ DÜŞÜYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hamsinin; çevre kirliliği, aşırı avcılık, kültür balıkçılığına yönelip avcılığın kendi kaderine terk edilmesi gibi nedenlere bağlı olarak nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını belirten Bekaroğlu, Tarım ve Orman Bakanlığının son yıllarda su ürünlerinde yetiştiriciliği teşvik ederken, doğal balık stoklarının avlanma yöntemi ile vatandaşların sofrasına getirilmesini ekonomik değeri düşük olduğu gerekçesiyle önemsiz gördüğünü ve adeta avcılıktan vazgeçip yetiştiriciliğe yönelme eğiliminde olduğunu kaydetti. “Buna bağlı olarak ülkemizde 2000 yılında kişi başına su ürünleri tüketimi 8 kg iken 2017’de 5,49 kg’a, 2018 yılında 6,1 kg’a düşmüştür. Kişi başı tüketim 2019 yılında küçük bir artışla 6,26 kg olmuştur. Vatandaşın zengin protein kaynağı olan balığa erişimi giderek güçleşmekte, pahalı hale gelmektedir.” diyen Bekaroğlu, hamsi avcılığının önemli bir sorununun da kontrolsüz bir şekilde çalışan soğuk hava depoculuğu olduğunu söyledi. Bazı spekülatörlerin bol avlandığında ucuz bir şekilde stokladıkları hamsileri çok kısa bir süre sonra çok yüksek fiyatlarla sattıklarına dikkat çeken Bekaroğlu,&nbsp;<strong><em>“Bu yıl yasakların da etkisi ile kasası 50 TL’den alınan hamsi bir-iki hafta sonra 200-250 TL’den satılmıştır.”</em></strong>&nbsp;dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YETİŞTİRİCİLİK İLE AVCILIK RAKİP DEĞİL TAMAMLAYICI OLMALI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dar gelirli ailelerin sofralarında kolay erişilebilir protein kaynağı olarak önemli bir yeri olan hamsinin Karadeniz sularında çoğalması ve avcılığının sürdürülebilir şekilde yapılması için tedbir alınması gerektiğine işaret eden Bekaroğlu,&nbsp;<strong><em>“Su ürünlerinde avcılık ile yetiştiricilik birbirinin alternatifi haline dönüşmemeli, biri diğerine engel teşkil etmeden birbirlerinin tamamlayıcısı olarak gelecek nesillere aktarılmalıdır. Hamsi göç eden bir balık olduğu için Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerle eşgüdümlü olarak koruma-geliştirme tedbirleri alınmalıdır.”&nbsp;</em></strong>dedi.&nbsp;</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ZİYA SELÇUK’A AÇIK MEKTUP]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ziya-selcuka-acik-mektup-12934af5fef76-295c-45a1-aab5-5e12bb3d5dc72021-02-23T23:36:00+03:00HABER MERKEZİ ZİYA SELÇUK’A AÇIK MEKTUP

ZİYA SELÇUK’A AÇIK MEKTUP

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p style="margin-left:-.25pt"><span style="font-size:18px"><strong>MİLLİ EĞİTİM BAKANI ZİYA SELÇUK’A AÇIK MEKTUP</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk, 1 Mart 2021 tarihinden itibaren yapılacağını açıkladığınız yüz yüze sınavların iptal edilmesi ya da ileri bir tarihe ertelenmesi için liseli gençlerimiz günlerdir kampanya yürütmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son olarak liseöğrencilerine, “Sınavlarınızda bugün yapılacak bir erteleme, yakın zamanda çalışma yükünüzü daha fazla artıracaktır. Bizim de durumunuzu tespit edip ihtiyaçlarınıza uygun destekleme programları tasarlamamızı engelleyecektir. Gelecek yıllara sorun biriktirmemek için zamanında çalışmak bu yüzden çok kritik.”&nbsp;açıklamasını yaptınız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Ziya Selçuk, yüz yüze sınavları yapma gerekçesi olarak,öğrencilerin çalışma yükünün artacağını ve gelecek yıllara sorunların birikeceğini söylüyorsunuz.Oysaki öğrencilerin sınavları iptal ya da erteletme taleplerinin gerekçeleri çok hayatidir! Pandemiden kaynaklı sağlık sorunları ve uzaktan eğitimledaha da derinleşen eğitimde fırsat eşitsizliği temel gerekçeleridir.</span></p><p style="margin-left:-.25pt"><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanlığımızın sınav yapma gerekçeleri, lise öğrencilerinin sınavlarıiptal ya da erteletme gerekçelerinin yanında dayanaksız kalmaktadır.</span></p><p style="margin-left:-.25pt"><span style="font-size:18px">Lise öğrencilerinin yüz yüze sınavlariptal edilsin ya da ertelensin talebi, yaşanacak mağduriyetleri de gözler önüne sermektedir.</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">İnterneti, bilgisayarı, televizyonu olmayan milyonlarca öğrenci;“Eğitimde fırsat eşitsizliğinin mağduruyuz.” diyorlar.</span></li><li><span style="font-size:18px">“Yüz yüze sınav, yüz yüze eğitime erişemeyen öğrencilerin başarı ortalamasını düşürerek daha da mağdur edecek.” diyorlar.</span></li><li><span style="font-size:18px">“Özel ders alanla, dağ başında uzaktan eğitime erişmeye çalışan öğrencinin aynı sınava girmesi hakkaniyetli mi?” diyorlar.</span></li><li><span style="font-size:18px">“Mutasyona uğrayan Covid-19 şimdi daha bulaşıcı ve daha öldürücüdür. Ailelerimize virüs taşımak istemiyoruz.” diyorlar.</span></li><li><span style="font-size:18px">“Öğretmenlerimiz ve diğer okul çalışanları aşılanmadı, herkes risk altında olacak.” diyorlar.</span></li><li><span style="font-size:18px">“Derslik ihtiyacı giderilmediği için Bilim Kurulu’nun açıkladığı 15 kişilik sınıf mevcutları da sağlanamadı.” diyorlar.</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">Ortada duran can yakıcı bir gerçek daha var ki o da sosyal devletin, uzaktan eğitime erişemeyen öğrencilere anayasal hakları olan eğitim desteğini vermemiş olmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz uzaktan eğitimin yükü altında hem maddi hem de psikolojik olarak ezilmiştir. Yaşanan olumsuzlukların üstüne, yüz yüze sınav yapmak sorunları çözmeyecek; aksine ömür boyu sürecek mağduriyetlerin sebebi olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk siz bir eğitim bilimcisiniz, siz bir öğretmensiniz… Liseli gençlerimizin haklı taleplerine duyarsız kalmamalısınız.Lise sınavları iptal edilmeli ya da uygun bir tarihe ertelenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerimizin gelecek hayallerini hep birlikte diri tutma dileğiyle, saygılarımı sunar, sağlıklı günler dilerim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yıldırım KAYA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CHP Ankara Milletvekili</strong></span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ESNAF BATIYOR, İŞLETMELERİ ARTIK AÇIN]]>https://www.haberanaliz.net/haber/esnaf-batiyor-isletmeleri-artik-acin-12933a7ef8e17-fd30-4662-9756-36efd14e0ce32021-02-23T23:31:00+03:00HABER MERKEZİ ESNAF BATIYOR, İŞLETMELERİ ARTIK AÇIN

ESNAF BATIYOR, İŞLETMELERİ ARTIK AÇIN

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kafe, bar, restoran, meyhane gibi yerlerde çalışan kişilerin aileleriyle birlikte milyonlarca kişiyi bulduğunu belirten Antmen, “Bir yandan Koronavirüs krizi diğer yandan ekonomik kriz vatandaşın belini büktü. Malum, iktidar bu salgın döneminde vatandaşı virüsle baş başa bıraktı. Halk artık devletten bir yardım istemekten vazgeçti. Hiç değilse ‘bırakın da çalışalım’ diyor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alpay Antmen’in açıklamasından öne çıkanlar şu şekilde;</span></p><p><span style="font-size:18px">SİYASİ ŞOV VATANDAŞTAN ÖNEMLİ Mİ?</span></p><p><span style="font-size:18px">“İki kişi yan yana yürüyünce ceza kesiyorlar, AKP kongrelerinde salonlar hınca hınç dolu.&nbsp;&nbsp;Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Bakın salgının olduğu bir dönemde kongre yapıyoruz Rize'de salon dolu’ diyor. Allah aşkına; Dünyada bana tek bir ülke gösterir misiniz şu salgında salonları doldurmakla övünen? Dünyada liderler; vatandaşlarını ekonomik olarak destekledikleri ve aşı yaptırdıkları için övünüyor. Bizde ise övüldükleri konu koronada salon toplantılarını doldurmak. Dünyada bütün iktidarlar vatandaşın canı için uğraşıyor; bizde ise iktidar siyasi şov peşinde. Demek oluyor ki bunların siyasi şovu, vatandaşın canından daha da önemli”</span></p><p><span style="font-size:18px">HER GÜN AÇIKLAMA BEKLİYORLAR</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bakın kafe-bar-restoran çalışanları; aileleriyle birlikte milyonları buluyor. Bu insanlar diyor ki ‘Hiç değilse HES Kodu ile dükkanlarımızı açalım’ Kafe ve restoran sahipleri ve çalışanları her gün iktidar tarafından bir açıklama bekliyor. Her gün hayal kırıklığına uğruyorlar. İktidar; halkın sorununu çözeceğine, eline yüzüne bulaştırdığı batık salgın ekonomisini örtmek için muhalefete saldırıyor.&nbsp;&nbsp;Biz sadece CHP’li ya da İYİ Partili kafeler açılsın demiyoruz. Bütün görüşlerden insanlar var.&nbsp;&nbsp;Ya bu insanlara yeterli ekonomik desteği sağlayın. Ya da izin verin ekmeklerini kendileri kazansınlar. Siftah yapmadan dükkanı kapatan var, faturalarını ödeyemediği için artık hiç açmayan var. İşletmecilerin hayatta kalabilmesi için ciddi şekilde hibe niteliğinde ciro desteklerinin verilmesi lazım. Yine; Vergi Borçları Yapılandırması ödeme tarihlerinin pandemi sonrasına en az 1 yıl ertelenmesi gerekiyor. Saraylarda yaşamakla büyük devlet olunmuyor. Büyük devlet, halkının bu en zor anında yanında olmakla olur. O esnafların birçoğu 40 yıldır bu ülkeye vergi ödedi ama bu iktidar o esnafa 40 gün bile bakamadı”</span></p><p><span style="font-size:18px">SANDIKTA BERTARAF OLACAKSINIZ</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bir de kafe ve restoran sahipleri ile çalışanlarına uygulanan bu zulmün başka bir nedeni daha var. İktidar, gizli ajandasında taşıdığı gerici sosyal sistemi getirmeye ve karşı olduğu sosyal hayat anlayışını da yok etmeye çalışıyor. Salgın bahanesiyle kendinden olmayanı yok etmeye çalışmak şu çağda anca tek adamlığın aklına gelirdi. İşinize geldiğinde hepimiz aynı gemideyiz; işinize gelmediğinde aynı gemide değiliz. İşinize geldiğinde birlik beraberlik; işinize gelmediğinde siz bir taraf biz diğer taraf… Vatandaşı taraflara ayırmaya devam ederseniz en sonunda siz sandıkta bertaraf olacaksınız haberiniz olsun”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ASIL BEKA SORUNU BEYİN GÖÇÜDÜR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/asil-beka-sorunu-beyin-gocudur-12932e918ec96-609c-4b07-a63e-c09235c0cac12021-02-23T23:26:00+03:00HABER MERKEZİ ASIL BEKA SORUNU BEYİN GÖÇÜDÜR

ASIL BEKA SORUNU BEYİN GÖÇÜDÜR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP’li Zeynel Emre’nin hazırladığı araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin önergede, beyin göçünün ülkeler arasındaki rekabetin en ciddi konusu ve ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ve devamlılığında belirleyici olduğuna dikkat çekildi. ABD’nin hakim olduğu tek kutuplu dünya düzeninde sarsıntılar yaşandığı ve uluslararası rekabet ve işbirliklerinin ön plana çıktığı kaydedilen araştırma önergesinde şöyle denildi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası rekabette ülkeleri öne çıkartacak etken eğitimli-genç nüfus</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hemen hemen her alanda uluslararası rekabetin yoğunlaştığı 21. yüzyılın ilk çeyreği, gelecek on yıllarda egemen olacak devletlerin, kültürlerin tarih sahnesinde kalıcı yerlerini aldıkları bir dönem özelliği de taşımakta. ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki ‘Soğuk Savaş’ın geçen yüzyılda ABD’nin hakimiyetiyle sonuçlanmasının ardından oluşan ve merkezinde ABD’nin yer aldığı tek kutuplu dünya düzeninde de ciddi sarsıntı yaşanırken; Çin başta olmak üzere Avrupa Birliği ve bazı Körfez ülkelerinin, ekonomik gelişimlerinde istikrar sağlayıp uluslararası ilişkiler ve ticarette etkin hale gelmesiyle birlikte ‘çok kutuplu dünya düzeni’ tartışmaları daha da fazla gündeme gelmeye başlamıştır. Bu ve benzeri kırılma dönemleri - geçmişte de yaşandığı üzere - uluslararası alandaki ikili ve çoklu işbirlikleri ile ülkelerin ‘öz güç’lerini değerlendirebilme parametreleri üzerinden ilerlemektedir. İkili, bölgesel ve çoklu düzlemde kurulan uyumlu işbirlikleri, ülkelerin potansiyellerinin somutlaşması, bilgi alışverişinde bulunulması, ortak ekonomik çıkarların oluşması ve kültürlerin iç içe geçmesine katkı sunarken, ‘öz güç’ parametresi, girilen işbirliğinde belirleyici rolün hangi ülkede olduğunu göstermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dünya nüfusu yaşlanıyor, genç nüfusun önemi daha da artıyor</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir ülkenin ‘öz gücü’, coğrafi ve stratejik konumundan yer altı ve yer üstü zenginliklerine, tarihine kadar çeşitli etkenlerle ifade edilmekle birlikte tartışmasız asıl etken, eğitimli genç insan kaynağıdır. Dünya nüfusunun her geçen yıl yaşlandığı; Birleşmiş Milletler’in, gelecek 30 yılda, dünya genelinde yaşlıların (65 yaş ve üstü ) sayısının iki katından fazla artarak 2050'de 1,5 milyarı aşacağı verisi göz önüne alındığında, genç ve eğitimli insan kaynağı, daha da fazla önem kazanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>En fazla beyin göçü veren ülkeler arasında Türkiye 24’üncü</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bağlamda uluslararası alandaki rekabetin keskinleştiği başlıklardan biri, ‘beyin göçü’ olarak tanımlanan genç ve eğitimli nüfustur. Bilhassa yaşlı nüfusa sahip gelişmiş batı ülkelerinin, eğitimli genç nüfus açığını, gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerden sağlama yoluna gittiği bilinen bir gerçektir. Araştırmalara göre; İsveç, Almanya, ABD, Norveç ve Kanada, dünyada en fazla beyin göçü alan ülkelerdir. Bu ülkelerin ortak özelliği, uluslararası düzeyde yükseköğretim kurumlarına sahip olmak ve iş imkanları sağmaktır. Beyin göçü verenler içinde öne çıkanlar ise aralarında bizim de yer aldığımız gelişmekte olan ya da gelişmemiş ülkelerdir. Ülkemizin, en fazla beyin göçü veren 32 ülke içinde 24’üncü sırada yer aldığı kaydedilmekte. Başka bir araştırmanın sonuçları ise; Türkiye’nin, ABD’de en fazla öğrenci okutan 10’uncu ülke olduğunu göstermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençler kaçıyor</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde, toplam nüfusumuzun yüzde 15’ini oluşturan 13 milyon gençle 20 AB üyesi ülkenin nüfusunu geride bırakmamıza karşın bu avantajımızı doğru kullanamadığımız ortada. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in geçen yıl açıkladığı verilere göre, 2019’da Türkiye’den en çok göçün yaşandığı yaş grubu 25-29. Ülkeden yurt dışına giden 330 bin 289 kişiden 50 bin 154’ünü, 25-29 yaş grubunun oluşturduğu belirtilmekte.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kaçış lise sonrası başlıyor</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan eğitim kurumlarımızda, siyasi etki başta olmak üzere çeşitli nedenlerden kaynaklı yaşanan niteliksel erozyon ve yüzde 30’lara varan genç işsizlik oranı, çok sayıda başarılı öğrenciyi, lise eğitimi sonrası yurt dışına göç ettirmekte. Liseye Geçiş Sistemi (LGS)'de tüm soruları doğru yanıtlayıp, 500 tam puan alan yüzde 1'lik dilimdeki öğrencilerin eğitim aldığı İstanbul Erkek’in yanı sıra Galatasaray, Alman Lisesi gibi asırlık okulları kazanan öğrenciler, 'işsizlik korkusu' ve 'niteliksiz üniversiteler' gerekçesiyle eğitimlerini yurtdışında sürdürmekte. İstanbul Erkek Lisesi'nden 2019 mezunlarının yüzde 52.6'sının, Alman Lisesi’nde yüzde 94.7'sinin, Galatasaray Lisesi'nden yüzde 32.6'sının yükseköğrenim için Almanya, ABD, Kanada ya da Fransa gittiği kaydedilmekte.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Otoriter uygulamalar beyin göçünün artmasına neden oluyor</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de son dönemde yaşanan siyasal olaylar da beyin göçünün önemli nedenleri arasında gösterilmekte. Gençlerin ağırlıkla yer aldığı hak arayışı eylemlerinin, bizzat siyasi erkin yönlendirmesi sonucu şiddetle bastırılması, terör suçlamasıyla cezalandırılması, karşı karşıya kaldığımız beyin göçü sorununun daha da büyümesine yol açmakta. ‘Kayyım rektör’ ataması nedeniyle Türkiye’nin başarılı üniversitelerinden Boğaziçi’nde; daha önce de aynı başarı düzeyindeki ODTÜ’de öğrencilerin hedef gösterilmesi, sorunu çözme makamında olanların sorumsuzluğunun en net örnekleridir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Beka sorunu</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; CHP’li Emre, beyin göçünün Türkiye’nin gerçek beka sorunu olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak, sorunun nedenlerinin tespiti ile çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve tersine beyin göçünün sağlanmasına yönelik gerekli tedbirlerin belirlenmesi için Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını istedi.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SORGULANMASI GEREKEN MEİGDER DEĞİL, MGC’NİN YÖNETİM ANLAYIŞI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sorgulanmasi-gereken-meigder-degil-mgcnin-yonetim-anlayisi-12930bd54aa76-d4ac-4308-ae94-d49e313a7cef2021-02-23T22:53:00+03:00HABER MERKEZİ SORGULANMASI GEREKEN MEİGDER DEĞİL, MGC’NİN YÖNETİM ANLAYIŞI

SORGULANMASI GEREKEN MEİGDER DEĞİL, MGC’NİN YÖNETİM ANLAYIŞI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>SORGULANMASI GEREKEN MEİGDER DEĞİL, MGC’NİN YÖNETİM ANLAYIŞI </strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Medya hem alan hem de kimlik olarak inanılmaz bir değişimin eşiğinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dijital platform uzun süredir &nbsp;gazeteciliğe ev sahipliği yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu süreç yeni oluşum ve birlikleri de beraberinde getiriyor. Yeni örgütlenmeler yaşamın akışının kaçınılmaz parçası oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısa adı MEİGDER olan Mersin İnternet Gazetecileri Derneği de bu oluşumlardan sadece bir tanesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu platformda yayın yapan gazetecilerin ihtisaslaşmış bir örgütlenmesi ..</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne var ki bu örgütlenme kendi camiasında bile farklı argümanlarla, yanlış algılamalarla değerlendiriliyor, haksızlığa uğruyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kentin gazeteciler adına çatı örgütü olan Mersin Gazeteciler Cemiyeti bu ihtisaslaşmış yapıyı kendisine bir tehlike olarak algılamış durumda ve bölünmeyi tetiklediğini savunuyor. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu süreçte çatı örgüt, en eski ve köklü örgüt olarak kapsayıcı olması gereken MGC ne yazık ki bunları yapmadığı gibi kısa süre içerisinde bu derneğe kurucu üye olanları ihraç ederek hücum planlarını devreye soktu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunu yaparken de bir süre önce kongresini yaparak üyelerinin oylarına sundukları tüzükten güç aldılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylece tüzük maddelerindeki tutarsızlığı, anti demokratik uygulamaları, dernekler yasasına ve anayasaya aykırılıkları da net olarak görmemizi sağladılar. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">MGC tüzüğünün aksayan yanlarını, yoruma açık, suiistimale açık maddelerini bu olay sayesinde daha net gördük.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yok canım o kadar da olmaz dediğimiz ne varsa MGC Cemiyeti onu yaptı. En genci 20 yıldır gazeteci olan ve cemiyet üyesi olan üyelerinin seçme ve seçilme hakkını garip bir şekilde elinden almaya çalıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan kurucu üyelere gönderilen ihraca yönelik tebligatlardaki usulsüzlük de kurumsallaşma yolunda adımlar atan MGC yönetimine hiç yakışmayan nitelikteydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu süreci sessiz, olgun ve sabırlı bir şekilde geçiren biz kurucu üyeler olarak, üyelik haklarımızın ihlal edildiğini ve bunun usulsüz bir evrakla tarafımıza tebliğ edildiğini görmekten dolayı büyük üzüntü duyduk.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve bunu kamuoyu ve muhatapları ile bu durumu paylaşmayı uygun gördük.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>MGC BABA OCAĞIMIZDIR... ÇATIMIZDIR</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Öncelikle hem MGC üyesi olup hem de MEİGDER’e kurucu üye olarak adım atan meslektaşlarımız hiçbir şekilde çatı örgütünü bölmeye ve itibarsızlaştırmaya &nbsp;yönelik bir hamle yapmamıştır, asla yapmayacaktır. Çünkü MGC bizim baba ocağımız, çatımızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">MEİGDER her şeyden önce bir grup MGC üyesinin kurduğu &nbsp;ihtisaslaşmış bir yapıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca tüzükte belirtildiği gibi Mersin ili sınırları içerisinde aynı amaca yönelik bir dernekleşme faaliyeti de değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dernek sadece internet gazetecilerini kapsayan ve &nbsp;onların alanına hizmet edecek olan bir yapılanmadır. Amaçları MGC kadar kapsamlı değildir. İhtisasa yöneliktir. Henüz yasası, tanımı olmayan internet gazeteciliğinin sorunlarıyla ilgilidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Spor yazarları derneği, Ekonomi Gazetecileri derneği ya da benzeri örgütlenmeler gibi..</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>“BEN YAPTIM OLDU” TÜZÜĞÜ YASADAN ÜSTÜN DEĞİLDİR</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">MGC yönetimi tüzüğün 4. Maddesinde belirtilen Mersin İli Sınırları içerisinde aynı amaca yönelik dernek faaliyeti yapılamaz hükmünü MEİGDER’e karşı uygulamasına, bunu bir ihraç silahı olarak kullanmasına rağmen tüzüğün bu maddesinin işaret ettiği başka derneklere ise uygulamamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun gerekçesi ise tüzüğün kabulünden önce o derneklerinin faaliyetlerinin başlamış olması ve geriye dönük işlem yapılmaması olarak belirtilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu da üyeler arasında eşitlik ilkesini ihlal etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yani Mersin ili sınırları içerisinde aynı amaca yönelik olarak kurulduğu iddia edilen bu derneklerin arasında tüzüğün kabul tarihi milat olarak kabul edilmiş ve Dernekler Yasasına muhalefet edilmiştir. &nbsp;Üstelik bu dernekler ihtisas derneği de değildir. Amaçları kapsamlı olan, MGC ile aynı amacı taşıyan derneklerdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dernekler yasasına göre ; “<strong>Dernek üyeleri eşit haklara sahiptir. Dernek, üyeler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, din ve mezhep, aile, zümre ve sınıf farkı gözetemez ve tüzüğe eşitliği bozan veya bazı üyelere ayrıcalık tanıyan hükümler konulamaz. Her üyenin genel kurulda bir oy hakkı vardır, üye oyunu bizzat kullanmak zorundadır</strong>” maddesinin “<strong>tüzüğe eşitliği bozan veya bazı üyelere ayrıcalık tanıyan hükümler konulamaz”</strong> kısmı bile tüzüğün yasalara aykırı hareket ettiğinin kanıtıdır.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>KENDİNİ YALANLAYAN TÜZÜK!</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca MGC Tüzük maddeler arasında yer alan bir ibare de özellikle MEİGDER ‘in kurucu üyelerinin önemli bir kısmının ihracının keyfi olduğuna işaret etmektedir. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Maddenin f fıkrasında Cemiyette 20 yılını dolduran, cemiyet kurucu üyeliği ve başkanlığı yapmış olanların yüz kızartıcı bir suç dışında asil üyeliklerini koruyacakları</strong> tüzükle karara bağlandığı halde özellikle genel kurul kararı ile MGC’nin onursal başkanı olan Vahap Şehitoğlu’nun MEİGDER kurucu üyeliği nedeniyle ihracının istenmesi açık bir şekilde tüzük ihlalidir. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ayrıca Tüzüğün üyelik hakları başlığı kapsamında 8. Maddesinin 5. bendinde meslekte 20 yılını aşmış üyelerin de basın mesleğini zedeleyici bir iş tutmamaları halinde üyeliklerinin devam edeceği de</strong> karara bağlanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iki madde de MEİGDER’in kurucu başkan ve üyelerini kapsamaktadır. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başka derneğe üye olmak ne yüz kızartıcı bir suç, ne basın mesleğini zedeleyici bir davranış ne de karşılığı ihraç edilmektir.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>HUKUKSUZLUK...USULSÜZLÜK...</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">MGC yönetimi ne yazıkki &nbsp;tüzük ihlalinin dışında fahri üyelikle tehdit edip ihraç edeceği mesajını verdiği meslektaşlarımıza gönderdiği tebligatta da ciddi bir usul hatası yapmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıkça söylemek gerekirse kurumsallaşma yönünde ciddi adımlar attıklarını ifade eden cemiyet yönetiminin üyelere gönderdikleri tebligatın hukuken hiçbir geçerliliği yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MGC üyesi olup MEİGDER’in kurucu üyelerine gönderilen belgenin üzerinde imza, tarih ve evrak numarası olmamasından dolayı, bu belge sahte belge hükmündedir</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şayet böyle bir karar alındıysa, karar defterinde, bahsedilen kararın yer aldığı bölümün onaylı bir örneğinin üyeye tebliğ edilmesi, yapılacak tebligatın usulüne uygun olarak cemiyetin renkli antetli kağıdına basılı olarak, ıslak imzalı, evrak numarası ve tarih eklenerek üyelere ulaştırılması gerekmektedir. </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer bu evrak Yönetim Kurulunun bilgisi dışında gönderilmiş ise, bu işin sorumlularının tespit edilerek, yargıya suç duyurusunda bulunulması gerekir.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>MGC YÖNETİMİ HAMİLİK YAPACAĞINA, HASIMLIK YAPIYOR</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Tüzükler derneklerin anayasasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı zamanda tüzük hükümleri üyelerin anayasal haklarını korumakla da mükelleftir. Ama gelinen noktada MEİGDER, Mersin Gazeteciler Cemiyeti yönetim kurulu tarafından bir tehlike, bir yüz kızartıcı suç ya da basın meslek kelerini ihlal eden bir kuruluş olarak algılanmıştır. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">MGC burada hamilik görevini üstlenmek yerine, peşin hükümlü şekilde hasımlık yapmayı tercih etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meslekte birçoğu 20 yılını devirmiş, yönetimlerde görev yapmış, meslek örgütü ile duygusal bağ kurmuş ve emek vermiş insanlardan oluşan bir yapılanmaya, alternatif bir örgüt gibi davranmak &nbsp;ve potansiyel bir tehlike gözüyle bakmak MGC yönetim kuruluna hiç yakışmamıştır. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">MEİGDER bünyesinde, bir zamanlar 4 parçaya bölünmüş cemiyetleri birleştirmek için mücadele veren insanların olduğu unutulmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">MEİGDER bünyesinde,&nbsp; kıyasıya mücadelelerin olduğu seçimlerden sonra bile bir saniye olsun bölünmeyi aklından geçirmeyenlerin ve meslek örgütüne aidiyet duygusuyla bağlı olanların olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>SON SÖZÜMÜZ</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Toprağın vatan olmasını sağlayan insandır.</span></p><p><span style="font-size:18px">MGC kurumsallığını ve varlığını sağlayan da içindeki insanlardır, meslektaşlarımızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle alınan her kararın merkezine güç ya da otorite değil insan konulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yönetim seçilmişlerden oluşur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Temsil makamıdır ama teslim alma makamı değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üyelerinin haklarını korumakla mükelleftir, bahane bulup üyelerini kovmakla değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesile ile içinde emeğimizin ve hakkımızın olduğu ya da üzerimizde emek ve haklarının olduğu &nbsp;MGC &nbsp;yönetim kurulunun başkan ve &nbsp;üyelerinin dernekler yasasına aykırı hükümler içeren tüzüğümüzü yeniden gözden geçirmelerini ve maddeler arasındaki tutarsızlıkları yeniden masaya yatırmalarını, bizler hakkında verdikleri haksız kararı bir kez da değerlendirmelerini bekliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aksi takdirde çatı örgütümüz olan Mersin Gazeteciler Cemiyeti’ni hem hukuk önünde hem de kamuoyu önünde zor duruma düşmesine yol açmış olacaksınız</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MEİGDER YÖNETİM KURULU ADINA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BAŞKAN</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>VAHAP ŞEHİTOĞLU</strong></span></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DEMOKRATLAR MERSİN'DE ŞAHA KAKTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/demokratlar-mersinde-saha-kakti-129298a9b2b03-09c5-49ee-bf90-aed2792dc4ef2021-02-22T12:18:00+03:00HABER MERKEZİ DEMOKRATLAR MERSİN'DE ŞAHA KAKTI

DEMOKRATLAR MERSİN'DE ŞAHA KAKTI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA- Kısa süre önce göreve atanarak başarılı çalışmalar sergileyen iş adamı ve Mersin Taksiciler Derneği başkanı aynı zamanda Ticari- Hususi araç sahip ve şoförleri vakfı (METAV) başkanlığını da yapan, İl Başkanı HÜSEYİN KARAGÖZ bir dakika boş durmuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün sabah GÜLNAR ilçesine hareket etmeden il heyeti ile çarşı pazar esnafını 2 saat süreyle tek tek gezen DP il başkanı Hüseyin Karagöz, "tüm esnafın sorunlarını yakından bilen insanım. Sizin içinizden bir kardeşinizim. Sizlerin temsilcisiyim. Az çok beni toplumda tanıyor biliyorsunuz.&nbsp; Sizlerin çektiği ekonomik sıkıntıların, sosyal sıkıntıların tek çözüm adresi kıratın şahlandığı Demokrat Parti çatısıdır. Ülke zor günlerden&nbsp;geçiyor. Tencere kaynamıyor. Boş tencerelerin kaynaması için çare Demokrat partidir. Kırattır" dedi, bu arada her gittiği yerde YENİ ASYA gazetesini dağıttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakülteyi bitirmiş öğretmen ataması bekleyen bir genç ile yine atama bekleyen mühendis bir genç "bizler iş bulamadığımız için tezğahta çalışıyoruz, reyonda çalışıyoruz. Olacak iş mi. Biz atama bekliyoruz, sn. genel başkanınızdan sesimiz olmasını mecliste bu hususları dile getirmesini istiyoruz" mesajı verdiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başka vatandaş, " O Cemal Enginyurt var ya, o, aslan gibi adam, sesimiz soluğumuz oldu, bırakmayın onu. Genel başkana selam söyleyin" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşlı bir teyze ise, "rozetimi takın, ben en kısa zamanda çatınızdayım. Genel başkanınıza ve Enginyurt'a selam söyleyin. Muhammet Kelleci benim babamın çok yakın arkadaşı idi. orada mı, onada selam söyleyin ellerinden öperim" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sıcak konuşmaların geçtiği ortamdan sonra DP Mersin İl Başkanı Hüseyin Karagöz ve il heyeti Mersin'in 250 kilometre ilerisindeki GÜLNAR ilçesine hareket ettiler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/603379935860d.jpg" style="height:800px; width:450px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/603379aeeedf4.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/603379d13ecc6.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/603379f542055.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60337a0f58682.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60337a28a9095.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60337a3e01c83.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60337a57f0bb8.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60337a6f2914b.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60337a8a9c8fd.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60337aa649523.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürsel Tekin: İstanbul talan ve tahribatla karşı karşıya…]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gursel-tekin-istanbul-talan-ve-tahribatla-karsi-karsiya-129284e454602-3866-45e5-ae92-ae152b8369222021-02-21T19:24:00+03:00HABER MERKEZİ Gürsel Tekin: İstanbul talan ve tahribatla karşı karşıya…

Gürsel Tekin: İstanbul talan ve tahribatla karşı karşıya…

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tekin, tüm dünyanın pandemi ile mücadele ettiği dönemde Türkiye’de sokağa çıkma yasakları ilan edilmişken, yurttaşlar evlerinden çıkamazken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul’da ne var ne yok talan ediyor” diyerek tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, İstanbul'da bir yandan deprem olacak deniliyor, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, şiddetli bir depremin beklendiği kentte, olası tsunami senaryoları ve eylem planları üzerine çalışmalar gerçekleştiriyor ama iktidarın İstanbul politikası hiç değişmiyor. “Rant, Rant ve Rant” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sorunların çığ gibi büyüdüğü İstanbul’u, 25 yıl yöneten İktidar partisinin belediyecilik anlayışı sayesinde İstanbul, adeta talan edilmişken şimdi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eliyle talana devam ediyor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, dün Eyüpsultan Kemerburgaz’da rezerv yapı alanı ilan edilen binlerce metrekarelik alan imara açılmış, plan delinerek “orman-kentsel yeşil ve spor alanı” fonksiyonuna sahip parsellere “konut-ticaret” fonksiyonu verilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbullu her gün yeni bir yağma, talan ve rant, haberine uyanıyor diyen Tekin, Kemerburgaz’dan sonra bugünde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı iki ilçede daha plan değişikliğine giderek tam gaz talan politikasına devam etti. Dedi”</span></p><p><span style="font-size:18px">Sarıyer’de doğal sit alanı olan bir bölge "kontrolü kullanma" alanına dönüştürülerek yapılaşmaya açılacağını ifade eden Tekin, Beşiktaş ilçemizde askeri lojmanlarında içinde bulunduğu yaklaşık 14 dönüm kamu alanı, yapılan plan tadilatı ile ticaret, turizm ve konut alanına çevrildi” dedi</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu şehrin son ihtiyacı yeni yapılaşmadır diyen Tekin,&nbsp;&nbsp;tüm bu plan değişiklikleri insan ve nüfus yoğunluğunu arttıracak adımlardır. Yapılan işlemler kamunun yararına değildir.&nbsp;Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca alınan, ülkenin doğal koruma alanlarını yok edecek, talan ve yapılaşmaya açan bu kararların, dikkatle takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahse konu bölgelerde herhangi bir olumsuzlukta, deprem sonucunda buradaki yurttaşların gidebileceği, toplanabileceği bir yer var mı? Diye soran Tekin, “Biraz vicdanlı davranın ve artık İstanbul’dan elinizi çekin ifadesini kullandı.”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Çiftçileri karabulutlar sardı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ciftcileri-karabulutlar-sardi-12927b868e68b-66d4-4e9f-b253-a5816fa72a262021-02-21T19:19:00+03:00HABER MERKEZİ Çiftçileri karabulutlar sardı

Çiftçileri karabulutlar sardı

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Patatesin ihracatının yapılabilesi için teşvik primi &nbsp;cazip kılınmasının tüccarı alıma yönelteceğini TMO’nun geçmişte olan örneklerdeki gibi patates alımı yapması gerektiğini söyledi.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GÜRER, ÜRETECİLERİN SESİ OLMAYA DEVAM EDİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ürününü maliyetine bile satamadığı için depoya koyan ve alıcı olmadığı için de kara kara düşünen patates üreticilerinin sesi olmaya devam ediyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TONLARCA PATATES ÇÜRÜMEYİ BEKLİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yıl patates üreticilerinin 1 liraya mal ettiği patatesi 60 kuruşa bile satamadığına dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Şu anda sadece Niğde ve Nevşehir’de 500 bin tona yakın patatesin depolarda alıcı beklediği biliniyor. Konya ve Aksaray illerinde de patates alıcı bekliyor. Şayet Mart ayına kadar çözüm üretilmezse patates depolarda çürüyecek ve binlerce üreteci ciddi manada mağduriyet yaşayacak. Bazı depolarda çillenme başlamış, daha iyi korunaklı olan depolarda ise ürün sadece kısa bir süre daha muhafaza edilebilir. Ama sonrası için durum perişanlık. Bazı köylerde patatesler hayvan yemi olarak tüketilmeye başlanılmış. Eğer depodaki ürünlerin satışı olmazsa çürüyen patatesin depodan boşaltılması da ayrıca bir külfet haline gelecek. Çürüdüğünde atıl olarak çevre kirliliğine de neden olacak. Sorunun çözümü için AKP iktidarı acil önlem alarak çözüm üretmelidir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İHRACAT TEŞVİK PRİMİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Elde kalan&nbsp;yüzbinlerce&nbsp;ton patatesin ekonomiye kazandırılabilmesi için önerilerini sıralayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, patatesin ihraç edilmesinin önünün açılması &nbsp;için tüccara cazip teşvik verilmesini ve bu konuda üreticinin derdine derman olabilecek oranda &nbsp;tüccarın alım yapacağı ihracat teşvikinin &nbsp;bir an önce verilmesi gerektiğini söyledi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TMO PATATES ALIMI YAPABİLİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hububat alımının yanı sıra zaman zaman üreticilere destek olmak adına farklı ürünlerin alımını da gerçekleştiren Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) &nbsp;geçmişte patates alımı yaptığını anımsatan &nbsp;Gürer, TMO patates alımı yapıp, tüketiciye uygun fiyatla satışına kapı aralaması gerekir. Tarım ve Orman Bakanlığı, patates üreticilerinin feryadını duymalı ve bu konuda TMO’yu görevlendirmelidir” şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>30 YILDIR BÖYLE BİR DURUMLA KARŞILAŞMADIK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftlik ilçesi ile merkeze bağlı Gölcük &nbsp;Edikli, Orhanlı, Konaklı, Kiledere, Alay, İnli, Bozköy, Azatlı, Divarlı, Ovalıbağ, Aktaş, Bağlama kasabaları ve Hasaköy, Tırhan, Ağçaşar, Hüyük, Kula &nbsp;köyleri &nbsp; başta olmak üzere Misli ve Melendiz ovasında üretilen ürünler depoda kaldı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Patates üreticileri, “Biz 30 yıldır böyle bir durum yaşamadık. Üret dediler ürettik, maliyetine satamadık. Ürün elimizde kaldı. Çürümeye az kaldı. Bir an önce iktidar sesimizi duyup bize yardımcı olsun” dediler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>PATATESE &nbsp;ÇÖZÜM BULUNSUN&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde 71 ilde patates yetişiyor. 2000 yılında, nüfusumuz 20 milyon daha azken 6,5 milyon ton patates yetişiyordu. Bugün ise yine aynı miktarda 5 milyon ton civarında patates yetişiyor. Hububattan sonra en çok tüketilen ürün olmasına rağmen depoda kalıyor. Patates üreticileriyle sürekli irtibat halindeyiz. Pandemiye rağmen üretim yapan, ancak ürünleri elinde kalan çok sayıda çiftçi ciddi manada kaygı yaşıyor. Bu ay da patates satılmaz ise tonlarca ürün heba olacak. Üreticiler için satış yolu yaratılmazsa, zarar tespiti yapılıp iktidar zararları karşılamalıdır” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KARAGÖZ: BİRLİK VE BÜTÜNLÜK İÇİNDE OLMALIYIZ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/karagoz-birlik-ve-butunluk-icinde-olmaliyiz-129264d5452fe-d1c7-4fa1-b756-1d8382f7942e2021-02-21T19:18:00+03:00HABER MERKEZİ KARAGÖZ: BİRLİK VE BÜTÜNLÜK İÇİNDE OLMALIYIZ

KARAGÖZ: BİRLİK VE BÜTÜNLÜK İÇİNDE OLMALIYIZ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ANKARA- </strong>Demokrat Parti Mersin İl Başkanı HÜSEYİN KARAGÖZ, 16 şehit verdiğimiz şu günlerde, şehit mezarlarına yapılan çirkin saldırıları sonrası, “Aziz vatanımız için şehit düşen kardeşlerimizin mezarlarına tahribat yaparak zarar verenlerin amaçları farklı. Ülkemiz doğusu- batısı- güney- kuzey ile bir bütündür. Adına ANADOLU dediğimiz bu topraklarda yaşmanın kıymetini bilmek zorundayız. Dünyanın gözü bizde... Vatanımız, Doğu ile Batı arasında önemli bir merkezde. Bu topraklar kolay kazanılmadı. Atamızın kemiklerini sızlatmak bize yakışmaz. Yurt da sulh cihanda sulh düsturu ile barış- sevgi- saygı içinde yaşamayı ilke edinmeliyiz. Öte yandan ayrılıkçı, bölücü, zarar verici hareketlere geçit vermemeli, devletimizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü için el birliği gönül birliği yaparak birbirimize sımsıkı sarılmalıyız. Bu asil millete sağduyulu olmak, sabırlı olmak, metanetli olmak, hoşgörülü olmak, mütevazi olmak yakışır. Milli ve manevi değerlerimizi korumak kutsal vazifelerimizden birisidir. Bu bağlamda şehit mezarlarımıza hunhar saldırıları yapanların bir an önce bulunup gerekli cezaya çarptırılmasına olan inancımız tamdır” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[HAVADAKİ ‘ELEMAN’ KRİZİ MECLİS’E TAŞINDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/havadaki-eleman-krizi-meclise-tasindi-12925e21100db-a755-4e76-8cd8-3eb5a7e79f392021-02-21T19:13:00+03:00HABER MERKEZİ HAVADAKİ ‘ELEMAN’ KRİZİ MECLİS’E TAŞINDI

HAVADAKİ ‘ELEMAN’ KRİZİ MECLİS’E TAŞINDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, üniversitelerde 5 yıl öğrenim gören Uçak Elektrik-Elektronik ve Uçak Gövde Motor bölümü mezunlarının unvanının ‘mühendis’ yerine “uçak bakım elemanı” olarak değiştirilmesine karşı harekete geçti. Tanal, unvan haksızlığına karşı TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi sundu. CHP’li vekilin hazırladığı kanun teklifi, Havacılık Yüksekokulu ve Havacılık Uzay Bilimleri Fakültesi’nin&nbsp;Uçak Elektrik-Elektronik Bölümü ve Uçak Gövde-Motor Bölümü’nün lisans programını tamamlayan kişilerin, “Uçak Bakım Mühendisi” unvanına sahip olmasını öngörüyor.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>‘ELEMAN’ DİYE DÜŞÜK ÜCRET ALIYORLAR, KAMUYA ATANAMIYORLAR</strong><br /><br />CHP’nin hukukçu vekili Mahmut Tanal’ın imzasını taşıyan&nbsp;2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin gerekçesinde,&nbsp;üniversitede 1 yılı hazırlık olmak üzere toplam 5 yıl öğrenim gören uçak elektrik-elektronik bölümü mezunlarına “Eleman” unvanının verilmesinin hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğu belirtildi.<br /><br />Türkiye’deki bazı bazı üniversitelerde “Uçak Elektrik-Elektronik” bölümünden mezun olmak için “Uçak ve Uzay Mühendisliği” bölümü öğrencilerinden daha fazla kredi ile ders almaları gerektiğinin aktarıldığı gerekçede, “Daha yoğun ve daha fazla ders ile mezun olan Uçak Elektrik-Elektronik bölümü mezunları, mühendis unvanına sahip olamamalarından dolayı yöneticilik kadrosuna gelememektedirler. Unvan farkından dolayı daha az ücretlere çalıştırılmaktadırlar. Bu durum Uçak Elektrik-Elektronik mezunu kişilerin önüne haksız bir set çekildiğinin göstergesidir. Yine ‘uçak bakım elemanı’ olarak kamu personeli istihdam edilmediği için bu unvana sahip kişiler istihdam problemi de yaşamaktadır. Her ne kadar uçak bakım elemanı mezunu veren üniversite sayısı artmış ise de bahsedilen problemlerden dolayı mesleği icra eden kişilerde motivasyon eksikliği yaşanacağı aşikardır” ifadelerine yer verildi.</span></p><p><br /><span style="font-size:18px"><strong>DİĞER ÜLKELERDE ‘MÜHENDİS’ DENİLİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok ülkede uçak bakım elemanlarının mezun olduğu bölüm ile eşdeğer müfredata sahip olan bölümlerin, Uçak Bakım Mühendisi, Uçak/Havacılık Elektrik Elektronik Mühendisi şeklinde adlandırıldığının kaydedildiği gerekçede, “Dolayısıyla ülkemizde de hak kaybı yaşanmaması ve emeklerinin karşılığını alabilmeleri için uçak bakım elemanlarının unvanları, ‘uçak bakım mühendisi’ olarak değiştirilerek kanunlaştırılmalıdır” denildi.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Beko: İşsizlerin yüzde 94’üne yaramayan İşsizlik Fonu kime yarıyor?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/beko-issizlerin-yuzde-94une-yaramayan-issizlik-fonu-kime-yariyor-12924abac79e9-303e-4e09-84f2-2b71aa367fb12021-02-21T19:09:00+03:00HABER MERKEZİ Beko: İşsizlerin yüzde 94’üne yaramayan İşsizlik Fonu kime yarıyor?

Beko: İşsizlerin yüzde 94’üne yaramayan İşsizlik Fonu kime yarıyor?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Günümüzde sosyal riskler arasında ilk akla gelenlerden birinin işsizlik olduğunu belirten CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, İşsizlik Sigortası Fonu ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Halkın büyük bölümünün geçimini ücretle sağladığından, kişinin işini kaybetmesi ve hemen iş bulamaması halinde ciddi tehlike ile karşı karşıya kaldığının altını çizen Beko, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işçilere yapılan nakdi ücret desteğinin 3 katı ödeme destek ve teşvik ödemelerinin işverenlere yapıldığına dikkat çekti. Beko, 2020’de işveren teşvik ve destek ödemelerine ayrılan kaynak 18 milyar TL iken nakdi ücret desteğine ayrılan miktar 6 milyar TL olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">SALGIN DÖNEMİNDE İŞÇİLERİN DERDİNE DERMAN OLMADI</span></p><p><span style="font-size:18px">DİSK-AR’ın araştırmalarını paylaşan CHP’li Beko, “Covid-19 döneminde işsizlik sigortası fonu (İSF) işverenlere destek için değil, işçiler için kullanılsaydı salgın boyunca işçilere yapılan toplam nakdi ücret desteğinin miktarı işçi başına 2.852 TL değil; 5.041 TL daha fazla, 7.893 TL olacaktı. Böylece işçilere ayda 1.168 TL değil bunun iki veya üç katı nakdi ücret desteği yapılabilecekti. Fon salgın döneminde işsizlerin derdine derman olmadı, giderek daha az oranda işçi işsizlik ödeneği almaya başladı. Salgın öncesinde Şubat 2020’de 4 milyon 228 bin işsizin 592 bini (yüzde 14) işsizlik ödeneği alırken, salgın dönemini kapsayan Ekim 2020’de 4 milyon 5 bin işsizin 255 bini (yüzde 6’sı) işsizlik ödeneği almıştır. Ekim 2020 itibarıyla işsizlik sigortasından yararlanan işsizlerin sayısı yalnızca 255 bin 424 kişidir. Aynı dönemde TÜİK’in açıkladığı dar tanımlı (resmi) işsiz sayısı ise 4 milyon 5 bindir. İşsizlerin yalnızca yüzde 6’sı İşsizlik Sigortası Fonundan yararlanabilir iken yüzde 94’ü yararlanamıyor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İŞTAH KABARTAN KAYNAK OLARAK GÖRÜLÜYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">Fonun, mevcut durumu itibariyle işsizlik sorunun etkilerini gidermekten çok hazineyi finanse eden ve ekonominin tüm kesimlerinin iştahını kabartan bir kaynak görünümünde olduğunu ve fondan aktarılan paraların akıbetinin bilinmediğini vurgulayan Beko, “Fonun yardım ödemelerindeki ağır koşullar fonun gelirlerinin işsizlere yardım etmek yerine birikim olarak artmasına neden olmaktadır. 4447 sayılı Kanunun açık hükümlerine rağmen fon gelirlerine yönelik müdahalelerin önünün açılması fonun geleceği konusunda ciddi endişelere neden olmaktadır. Özellikle nereye harcandığı konusunda kamuoyunun yeterli bilgi sahibi olmadığı ve ne kadar verimli kullanıldığı belli olmayan GAP projesine aktarılan paraların akıbeti konusunda kamuoyunda tereddütler bulunmaktadır” eleştirisinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">FON ÜZERİNDE ŞEFFAFLIK ŞART!</span></p><p><span style="font-size:18px">Fonun tek adam yönetiminde bütçe açıklarının finansmanı aracı haline dönüştüğü eleştirisinde bulunan Beko, konuyla ilgili önerilerini de şöyle sıraladı: “Fonun yeniden iş bulma ve mesleki eğitim amacıyla yaptığı harcamalar yeniden gözden geçirilmeli ve kurum kayıtlarındaki işsizlere ait mesleklere yönelik mesleki eğitim kurslarının açılmasına izin verilmemelidir. Fona ilişkin verilerin birbiriyle tutarlı olması ve verilerin fon kaynaklarının kullanımına katkı sağlayacak ve akıllarda soru işareti bırakmayacak şekilde tutulması ve yayınlanması sağlanmalıdır. Örneğin kurum kayıtlarından işsizlik yardımı kesilen sayısına ulaşılması ve bu kişilerin hangi nedenle yardımlarının kesildiğinin izlenebilmesine imkan sağlayacak şekilde kayıtlarının tutulması sağlanmalıdır. 40 yıllık uzun bir süreç sonunda uygulamaya giren ve 11 yıllık bir uygulama dönemiyle işsizlik sigortası, çalışma hayatına önemli katkılar sağlayan bir kurumsal yapıya kavuşturulması gerekir. Şeffaflık şart. Fon üzerinden işverenlere ve başka yönlere kanalize edilmesiyle ilgili olumsuzlukların yerine her geçen gün yoksullaşan emekçilerin ihtiyaçlarını gidermek için kullanılmalıdır. Bu ise ancak çoğulcu, kamucu bir anlayışla çalışma hayatının ilgili tüm taraflarının ortak katkılarıyla sağlanmalıdır.”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Köksal: Ali Çetinkaya emperyalistlere ilk kurşunu atan komutandır]]>https://www.haberanaliz.net/haber/koksal-ali-cetinkaya-emperyalistlere-ilk-kursunu-atan-komutandir-1292373af0fcf-b091-405b-b9fc-19d287dbdb2d2021-02-21T19:04:00+03:00HABER MERKEZİ Köksal: Ali Çetinkaya emperyalistlere ilk kurşunu atan komutandır

Köksal: Ali Çetinkaya emperyalistlere ilk kurşunu atan komutandır

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, Afyonkarahisar'ın yetiştirdiği önemli devlet adamlarından Ali Çetinkaya'nın vefatının yıldönümü dolayısıyla anma mesajı yayınladı.<br />ÇETİNKAYA, TÜRKİYE’NİN TEMELİNİ ATAN İNSANLARDAN BİRİDİR<br />Ali Çetinkaya'yı saygı, minnet ve rahmetle andığını kaydeden Milletvekili Köksal, “Ali Çetinkaya, Türkiye'yi işgal eden emperyalistlere ilk kurşunu atan komutandır. Böyle bir hemşehriye sahip olduğu için Afyonkarahisar Ali Çetinkaya ile gurur duymalıdır. Ali Çetinkaya'yı Kuvayi Milliye ile Ulusal Kurtuluş Savaşını başlatan bir komutan olarak daha iyi anlayabileceğimiz bir dönemi yaşıyoruz. Çetinkaya Türkiye'nin övündüğü demiryollarının temelini atan, Ankara'da Kızılay'dan Ulus'a kadar olan binaları yaparak Türkiye'nin temelini atan insanlardan birisidir." ifadelerini kullandı.<br />TÜM TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ BİR KAHRAMANDIR<br />Ali Çetinkaya'nın, 21 Şubat 1949'da bundan 72 yıl önce aramızdan ayrıldığını dile getiren Köksal, "Ali Çetinkaya'nın günümüz siyasetçilerine örnek olması gerekiyor. Ali Çetinkaya, sadece Afyonkarahisar için değil, tüm Türkiye için önemli bir kahramandır. Ali Çetinkaya, Ayvalık'ta kurtuluş mücadelesi için halkı örgütleyen bir kahramandır. Çetinkaya, Afyonkarahisar Milletvekili olarak bizi en iyi şekilde temsil etmiş bir insandır. Bugünkü siyasilere örnek olacak biçimde, çalmadan, çarpmadan yolsuzluk yapmadan yatırım yapılabileceğini göstermiş, bu konuda örnek olmuş bir insandır. Tüm Afyonkarahisarlı hemşehrilerimizin sonuna kadar bu milli kahramanımıza sahip çıkmasını istiyoruz. Ali Çetinkaya, işini en iyini yapan bir asker, devlet adamı, siyasetçidir. Afyonkarahisar'ın bu yiğit evladını rahmetle anıyor, eserlerinin ve adının yaşatılacağına söz veriyoruz." şeklinde konuştu.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Turizm sektörü, pandemi döneminde devletten yeterli desteği göremedi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/turizm-sektoru-pandemi-doneminde-devletten-yeterli-destegi-goremedi-1292255475d84-79c1-45f6-9680-433dc21f75052021-02-21T19:01:00+03:00HABER MERKEZİ Turizm sektörü, pandemi döneminde devletten yeterli desteği göremedi

Turizm sektörü, pandemi döneminde devletten yeterli desteği göremedi

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milletvekili Bahşi önergesinde; “Turizm sektörü, işsizliğin azaltılması, net döviz girdisinin arttırılması, bölgesel ve ülke çapında başka pek çok sektörün desteklenmesi anlamında çok önemli bir yere sahiptir. Ancak Turizmci pandemi döneminde devletten beklediği desteği görememiştir”. Dedi</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ekonomik kriz ve pandemiyle birlikte turizmin zor günler geçirdiğini belirten Feridun Bahşi, turizmcinin&nbsp; iflasın eşiğine geldiğini söyledi. TBMM’ye verdiği Önergesinde turizm çalışanlarının aşı konusuna da değinen Bahşi şu ifadelerde bulundu; “Pandemi sonrası normalleşmenin hızlanması ve ülke ekonomisinin hızla normale dönmesi için turizm sektörü çok önemlidir. Bundan dolayı Turizm çalışanlarının sezon öncesinde aşılanmasının uluslararası pazarlamaya büyük ve önemli etkisi olacaktır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Antalya Milletvekili Feridun BAHŞİ Kültür ve Turizm Bakanına soruları yöneltti;</em></strong></span></p><p style="margin-left:35.4pt"><span style="font-size:18px"><em>1-Pandemi döneminde Türkiye ekonomisinin can damarı olan turizm sektörüne hak ettiği değer ve desteğin verildiğini düşünüyor musunuz?</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2-Turizmcilerin borçlarının ertelenmesi hiçbir fayda sağlamamaktadır. Bu yüzden turizmcilerimize hibe desteği vermek için bir çalışmanız var mıdır?</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 3-SGK, muhtasar ödemeleri, elektrik, su ödemeleri ve çalışanların ücretleri konusunda işletmelere destek olmak için bir çalışmanız var mıdır?</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 4-Türkiye'de turizm çalışanlarının öncelikli aşılanması ve aşılama programının biran önce açıklanması için bir çalışmanız var mıdır?</em></span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Askeri Hastanelerin Açılması Çağrısı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/askeri-hastanelerin-acilmasi-cagrisi-129218ffa1e1c-6f29-458b-827f-3855693399152021-02-21T18:55:00+03:00HABER MERKEZİ Askeri Hastanelerin Açılması Çağrısı

Askeri Hastanelerin Açılması Çağrısı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Konuşmasında TSK’nın iki bin yıldan fazla süredir disiplini, operasyonel kabiliyeti ve eğitimiyle şanlı ve şerefli bir şekilde tarih sahnesinde yerini aldığını vurgulayan Milletvekili Şahin, muharebe gücünün yanı sıra askeri tababet ve tıbbiyenin vazgeçilmez unsurlar olduğuna dikkat çekti. Gülhane geleneğinden yetişen askeri hekimlerin Kırım Savaşı’ndan Balkan Savaşlarına, Çanakkale’den Trablusgarp’a Kurtuluş Savaşı’ndan Kıbrıs’a kadar birçok askeri operasyonda görev aldıklarını söyleyen Şahin, “ Osmanlı ve Cumhuriyet tıbbının 200 yılı aşkın tarihsel birikimi, harp deneyimi ve köklü geleneği 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından Gülhane Askeri Tıp Akademisinin kapatılmasıyla birlikte heba edildi. Bunun yanı sıra, 39 askeri hastane, 600 sağlık merkezi ve sefer görev hastaneleri de kapatıldı. Bizim gibi zor bir coğrafyada yer alan ve uzun yıllardır terörle mücadele eden bir ordunun askeri hastanelere ve hekimlere olan ihtiyacı bir zorunluluktur. Yurt içi ve yurt dışında birçok zorlu operasyon düzenleyen askerlerimizin beraberinde askeri tıp eğitimden geçmiş hekimlerin yer alması hem askerlerimiz açısından daha güvenli olacak hem de askerlerimiz yanlarında bulunan sağlık personellerini korumak zorunda kalmayacaklardır.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terör bölgelerinde bulunan askeri hastanelerin sivil hastanelerden önemli farkları bulunduğunun da altını çizen Şahin, konuşmasına şu şekilde devam etti;</span></p><p><span style="font-size:18px">“ Askeri hastanelerde güvenlik en üst seviyedir. Söz konusu hastanelere hasta veya yaralı olarak başvuran askerlerimiz kendilerini daha güvende hissederler. Terörle mücadele eden asker, polis, korucularımız ve diğer güvenlik güçlerimiz terör operasyonları sırasında yaşanan yaralanmalar sonrasında askeri hastanelerde tedavi olmak istediklerini belirtmektedirler. Askeri hekim ihtiyacının görmezden gelinmesinin bedelini millet olarak çok ağır ödüyoruz. 15 Temmuz alçak darbe girişiminin temel hedefi TSK’yı etkisiz hale getirmekti. Askeri hastanelerimizin kapatılmasıyla bir nevi bu amaca ulaşılmış olundu. 600 binden fazla askeri olup da askeri hastanesi olmayan tek ülkeyiz. Bu nedenle askeri hastaneler bir zorunluluktur ve tekrar açılması hayati önem taşımaktadır.”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN DEMOKRAT PARTİDEN SEÇER’E ZİYARET]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partiden-secere-ziyaret-129205e134c7c-2d1a-43c4-8b30-eb2221a133852021-02-21T00:01:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN DEMOKRAT PARTİDEN SEÇER’E ZİYARET

MERSİN DEMOKRAT PARTİDEN SEÇER’E ZİYARET

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ANKARA- </strong>Mersin Demokrat parti (DP)&nbsp;İl Başkanı Hüseyin Karagöz ve il yönetimi, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Seçer’i makamında ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">DP il Başkanı Karagöz, “Sayın Seçer, biz sizleri millet ittifakının üyeleri olarak ziyaret ediyoruz. Mersin kenti için yaptığınız çalışmaları yakından takip ediyoruz. Kısa zamanda çok güzel işler başardınız. Sizi seviyoruz ve DP Mersin olarak sizi destekliyoruz. Yaptığınız her güzel işte yanınızdayız. Eksik ve hatalı bir şey olursa da sizleri dostça uyarırız. Allah sizleri başarılı kılsın. Biliyorsunuz son günlerde büyük acı yaşadık. 16 şehidimiz var. Tüm şehitlerimiz için bir Fatiha okuyalım ve sözü size bırakalım” dedi.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">ŞEHİTLERE FATİHA OKUNDU</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Bu konuşmadan sonra Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Vahap Seçer’de “çok haklısın ve çok doğru” diyerek odada bulunan heyetin tamamı ellerini açarak Fatiha okudular.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">SEÇER BENİ MUTLU ETTİNİZ, MERSİN’E HİZMET ONURUMDUR DEDİ</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, DP’li heyetin nezaket ziyareti sırasında, “Beni mutlu ettiniz. Sizleri saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Değerli arkadaşlar Mersin’e hizmet onurumuzdur. Daha iyi hizmet edeceğiz. Sizlerin desteği de çok önemli. Sağolun. Şahsıma ve belediye hizmetlerimiz karşısında güzel düşüncelerinize teşekkür ederim. Kapımız sonuna kadar açıktır. Mersin’e hizmet noktasında her fikre de açığız. Sizlere de yeni görevinizde başarılar diliyorum” dedi.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">SERAMİK SANATÇISI ÖZEL YAPIM SANAT ESERİ VERDİ</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Ziyaret esnasında Seramik sanatçısı Demokrat Parti il Başkan Yardımcısı Tuğba ER, kendi tasarımını yaptığı, seramikten, el figürü üzerine tanzim ettiği canlı çiçekten oluşan sanat eseri hediye etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60317925d8ab5.jpg" /></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA['Müzisyenlerin hayatı magazin programlarında gördüğünüz gibi değil']]>https://www.haberanaliz.net/haber/muzisyenlerin-hayati-magazin-programlarinda-gordugunuz-gibi-degil-1291909307eda-9b30-41ee-9656-ba51d2ad8e3d2021-02-20T23:46:00+03:00HABER MERKEZİ 'Müzisyenlerin hayatı magazin programlarında gördüğünüz gibi değil'

'Müzisyenlerin hayatı magazin programlarında gördüğünüz gibi değil'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, perküsyon sanatçısı 29 yaşındaki Mehmet Mert El'in uzun işsizliğin ardından intihar etmesi üzerine müzisyenlerin pandemi sürecinde yalnız bırakıldığını belirterek, "Bu herkesin kaldırabileceği bir yük değil. Magazin programlarında gördüğünüz hayatlar gibi değil; gerçekler ağır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP İzmir Milletvekili Bakan, yazılı açıklama yaparak, “Dostlarının Mehmet Mert El ile ilgili yazdıklarını okudum, üzüntüm bir kat daha arttı. Yetenekli bir müzisyeni, iyi bir insanı kaybetmişiz. Çok üzgünüm” dedi. Tüm mekanlar kapalı oldruğu için geçimini sahne performanslarıyla sağlayan sanatçılar açısından çok zor bir dönem olduğunu vurngulayan Bakan'ın açıklaması şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>'SEKTÖRDE 1 MİLYON KİŞİ SÜREÇTEN ETKİLENDİ'</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Bunu sadece şarkı söyleyen sanatçı olarak düşünmeyin. Sektörün tüm bileşenlerini düşündüğümüzde, menajerlerden teknik ekibe, müzisyenlerden rodilere, aşçılardan temizlik elemanlarına, garsonlardan güvenlik elemanlarına, komilerden sesçilere yaklaşık 1 milyon kişinin bu süreçten olumsuz etkilendiği biliniyor. Sektör emekçileri gerçekten çok zor durumda, yaşam mücadelesi veriyorlar. Çoğu müzisyen ve sanatçının zaten sabit gelirleri yok, üstelik sigorta sorunları da var. Konser verdikçe, sahneye çıktıkça para kazanan insanlardan bahsediyoruz. Dünyanın birçok ülkesinde kültür- sanat alanı devlet destekleriyle ayakta tutuldu. Bizde ise müzisyenler, enstrümanlarını satarak evine ekmek götürmek, kirasını faturalarını ödemek zorunda bırakıldı. Sektör emekçileri yapayalnız bırakıldı. Bir müzisyenin ‘enstrümanını satışa çıkarmak zorunda kalması’ maddi ve manevi ne kadar büyük bir yıkım yaşandığının göstergesidir. İntiharlar bu yüzden oluyor, bu herkesin kaldırabileceği bir yük değil. Magazin programlarında gördüğünüz hayatlar gibi değil; gerçekler ağır.”</span></p><p><span style="font-size:18px">“Seyahat acentesi ve oteller sahibi bir iş insanı Kültür ve Turizm Bakanı olunca, her şey turizm odaklı işletildi” diyen CHP’li Murat Bakan, müzisyen ve sektör emekçileri için üç aylığına ayrılan aylık bin TL destekle Türkiye’de kimsenin geçinemeyeceğinin altını çizdi. (ANKA) - ARTI GERÇEK</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Alaska'da bir kadına tuvaletteyken ayı saldırdı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/alaskada-bir-kadina-tuvaletteyken-ayi-saldirdi-1291878afc852-d6a6-45cf-987b-74b3b34ade962021-02-20T23:40:00+03:00HABER MERKEZİ Alaska'da bir kadına tuvaletteyken ayı saldırdı

Alaska'da bir kadına tuvaletteyken ayı saldırdı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Alaskalı kadın Shannon Stevens, eyaletin güneydoğu bölgesindeki kırsalda bulunan evinin dışındaki tuvalete oturunca poposunu ayı ısırdı.<br />The Associated Press'e konuşan Stevens "Oraya gittim, tuvalete oturdum ve ben oturur oturmaz bir şey anında popomu ısırdı. Bu olunca sıçradım ve çığlık attım" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Shannon'ın çığlığını kardeşi Erik Stevens duydu ve neler olduğunu anlamak için koştu. Erik şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">Klozet kapağını açtım ve orada, tam da klozet kapağı hizasında bir ayının suratı vardı, delikten bana doğru bakıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erik ve Shannon, Erik'in Haines kasabasının yaklaşık 20 mil (32 km) kuzeybatısındaki yurt çadırında kalmak için kar arabasıyla bölgeye gelmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erik şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">Kapağı hemen hızlıca kapattım. 'Aşağıda bir ayı var, buradan hemen çıkmalıyız' dedim. Sonra olabildiğince hızlı bir şekilde yurt çadırına koştuk.</span></p><p><span style="font-size:18px">Shannon, yarası için "Kanıyordu ama çok kötü değildi" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geceyi yurt çadırında geçiren Erik ve Shannon, ertesi sabah dışarı çıktıklarında etrafa bakarken her yerde ayı izleri buldu ve hayvanın bölgeyi terk ettiğini anladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Shannon, kardaki pençe izleri için "Karda onları görebiliyordunuz, dış tuvaletin yan tarafına doğru gidiyordu" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erik ve Shannon, ayının yapının altında bulunan arka kapıdaki bir açıklıktan dış tuvalete girdiğini düşündü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Shannon "Sanırım kışın küçük bir sığınak için o kadar da kötü değil" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alaska Balık ve Av Hayvanları Yaban Hayatı Yönetimi Biyoloğu Carl Koch, pençe izlerinin fotoğrafları ve popo ısırma olayından iki gün sonra yarım mil (800 metre) ötede bir kara ayı görüldüğüne ilişkin rapordan yola çıkarak, sözkonusu olaydaki hayvanın kara ayı olabileceğini tahmin ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koch, kış ve kış uykusu mevsimi olmasına rağmen yılın bu zamanında bile sürekli ayıların görüldüğüne dair ihbar aldıklarını söyledi. Geçen yıl, Haines çevresindeki ayı sorunları konusunda rekor bir yıldı. Koch, düşük miktarda somon tedariki ve pek de parlak geçmeyen bakka mevsiminin buna neden olabileceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca "Bir ayının ine gittiğinde yeterince yağ alamaması, bu yüzen daha sık veya daha erken dışarı çıkması da mümkün" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koch, Shannon'ın ısırılmak yerine bir pençe darbesi almış olabileceği ihtimalini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koch "Birinin kışın tuvalette otururken poposunun pençelenmesi gibi bir olay düşünüldüğünde, bildiğim kadarıyla dünyada şimdiye kadar bunu yaşayan tek kişi Shannon Stevens olabilir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erik, bundan sonra ayı spreyi taşıyacağını söylerken, Shannon ise The Associated Press'e "oturmadan önce tuvalete bakma konusunda daha dikkatli olacağını" belirtti.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">*İçerik orijinal haline bağlı kalınarak çevrilmiştir. Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">https://www.independent.co.uk/news</span></p><p><span style="font-size:18px">Independent Türkçe için çeviren: Onur Bayrakçeken</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KAYNAK:&nbsp;indyturk.com</strong></span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Çin, dünyaya ‘aşı milliyetçiliği’ni önleme çağrısı yaptı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cin-dunyaya-asi-milliyetciligini-onleme-cagrisi-yapti-12917a4b67589-942f-4782-bf48-e4ea5bf4b6b72021-02-20T23:28:00+03:00HABER MERKEZİ Çin, dünyaya ‘aşı milliyetçiliği’ni önleme çağrısı yaptı

Çin, dünyaya ‘aşı milliyetçiliği’ni önleme çağrısı yaptı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çin, Bahar Bayramı tatilinde diğer ülkelere Covid-19 aşısı sevkiyatını sürdürdü. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying günlük basın toplantısında, yedi günlük Bahar Bayramı tatilinde gerçekleştirilen Covid-19 aşısı sevkiyatıyla ilgili bilgi verdi. Hua Chunying, Bahar Bayramı’nda Zimbabve, Türkiye, Peru, Fas, Senegal, Macaristan ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere yedi ülkeye Covid-19 aşısı teslimatı yapıldığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hua Chunying, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in küresel çapta Covid-19 aşısı planı hazırlanması çağrısına değinerek, Çin’in, Guterres’in aşıların adil şekilde dağıtılması ve daha fazla ülkeye ulaştırılması için harcadığı çabalara destek verdiğini vurguladı. Hua, şu anki koşullarda Çin’in aşıların adil dağıtılmasına yararlı olacak bütün çağrılara açık bir tutumla yaklaştığını ve diğer taraflarla bu konuda temas ile koordinasyonu güçlendirmeye hazır olduğunu aktardı. Hua, taraflara “aşı milliyetçiliğini” önlemek ve aşıların adil şekilde dağıtılmasını sağlamak için ortak çaba harcama çağrısında bulunarak Çin’in diğer taraflarla aşı ve salgını önleme alanlarındaki işbirliğini güçlendirmeye hazır olduğunun altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hua, “Çin, DSÖ’nün küresel COVID-19 aşısı ve tedavisi programına (ACT Accelerator) katılarak 10’dan fazla ülkeyle aşı geliştirme işbirliğini sürdürdü. Çin ayrıca, DSÖ’nün COVAX olarak bilinen küresel aşı planına da dahil oldu. DSÖ’nün talebi üzerine, gelişen ülkelerin acil ihtiyacını karşılamak için COVAX planı kapsamında 10 milyon doz Çin yapımı aşı sağlamaya karar verdi. Çin ayrıca, talepte bulunan 53 gelişen ülkeye halihazırda aşı yardımında bulundu. Çin aşılarının acil kullanımını onaylayan 22 ülkeye aşı ihraç etti. Aynı zamanda Çin, aşının yarı mamül olarak gönderilmesi konusunda diğer ülkelere yardım edecek. Çin, BM barış güçlerine de aşı bağışlamaya karar verdi” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>(Çin Uluslararası Radyosu)</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>KAYNAK: politikyol.com</strong></em></span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MAVİ VATANA SAHİP ÇIKMA PROJESİDİR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mavi-vatana-sahip-cikma-projesidir-1291641edb032-ac7e-4589-9f55-24e13ebafd6a2021-02-20T22:01:00+03:00HABER MERKEZİ MAVİ VATANA SAHİP ÇIKMA PROJESİDİR

MAVİ VATANA SAHİP ÇIKMA PROJESİDİR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, daha önce Mersin’de yapılacağı açıklanan ancak daha sonra 11. Kalkınma Planından çıkartılan Mersin Ana Konteyner Aktarma Limanı Projesi ile ilgili TBMM Genel Kurulunda konuşma yaptı. Konuşmasında Gökçel, “Tedarik zincirleri dünya ticaretinin en önemli ayağı haline gelmiştir. Artık birçok ülke limanlara yatırım yapıyor. Dünya Ticareti konteynerler üzerinden gemi taşımacılığı ile yön buluyor. Mersin Ana Konteyner Aktarma Limanı Projesi 15 yıldır tüm 5 yıllık kalkınma planlarında yer aldı. Fakat ne hikmetse 11. Kalkınma Planından çıkartıldı” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Ana Konteyner Aktarma Limanı Projesinin önemine değinen CHP’li Gökçel; “Bu proje Mavi Vatana sahip çıkabilmemiz için aynı zamanda ekonomimizi güçlendirmek için en önemli projelerden bir tanesidir. Peki, neden bu proje kalkınma planından çıkartıldı” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Hamaset Nutuklarıyla Mavi Vatan’a Sahip Çıkılmaz”</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin Akdeniz’de söz sahibi olmak için geliştirdiği politikalara da değinen Gökçel, Mersin Ana Konteyner Aktarma Limanı Projesinin Akdeniz politikamız için bir güç olacağını kaydetti. Gökçel; “Mersin AnaKonteyner Aktarma Limanı Projesi ülkemizin Akdeniz’deki varlığı için çok önemlidir. Hamaset nutuklarıyla Mavi Vatan’a sahip çıkılmaz, Eğer biz, avantajlarımızı kullanırsak, doğru yatırım yaparsak ve stratejimizi iyi kurarsak Mavi Vatan’a da sahip çıkarız. Ülkemizin ekonomisini de güçlendiririz, ülkemiz için hayırlı bir yapmış oluruz” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Limanının jeopolitik olarak çok önemli bir konumda olduğunu belirten Gökçel, Beyrut Limanında meydana gelen patlama sonrasında Mersin’in daha da önem kazandığını ifade etti. Gökçel, “Mersin çok önemli bir liman kentiolduğunu bir kez daha kanıtladı. Beyrut Limanında bir patlama oldu. Limanda patlama olduktan sonra Mersin kullanılmaya başlandı. Mersin limanı bölgedeki konteyner ve deniz taşımacılığına ev sahipliği yaptı. Hem ülkemize hembölgemize ekonomik katkılaryaptı “ dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Proje Gecikirse Kaynak Lazkiye ve Pire’ye Akacak”</span></p><p><span style="font-size:18px">“Mavi Vatan’da Hakimiyet Kurmak Yalnızca Donanma Bulundurmakla Olmaz”</span></p><p><span style="font-size:18px">TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada CHP’li Gökçel, Mersin Ana Konteyner Aktarma Limanı Projesi’nin hayata geçmemesi durumunda büyük bir gelirden mahrum kalınacağının altını çizdi. Gökçel; “Proje hayata geçmezse Asya ve Ortadoğu küresel ticareti önce Lazkiye sonra Pire Limanı üzerinden İtalya’ya geçecek ve ülkemiz küresel lojistik pastasından pay alamamış olacaktır. Mavi Vatan’da hakimiyet kurmak yalnızca donanma bulundurmakla olmaz aynı zamanda coğrafyanın ekonomisine yön vermekle Mavi Vatana sahip çıkılır. Lider ülke olmak da bizim sorumluluğumuzdadır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Projenin önceki kalkınma planlarında yer aldığını vurgulayan Gökçel, 9. Kalkınma Planı çerçevesinde hazırlanan komisyon raporlarına değindi. Gökçel raporda, Mersin Ana Konteyner Limanı Ortadoğu ve Orta Asya orijinli yüklerin Akdeniz’e çıkışında önemli bir ana liman görevi görecektir. AyrıcaTürkiye Limanlar Master Planında ülkemize strateji ve rekabet gücü kazandıracaktır denildiğini hatırlattı.Gökçel, Genel Kurulda tüm Mersin Milletvekillerine çağrı yaparak bu proje için birlikte hareket etme çağrısında bulundu.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Doğal SİT alanlarında, dereler artık özgür akacak]]>https://www.haberanaliz.net/haber/dogal-sit-alanlarinda-dereler-artik-ozgur-akacak-12915581f3931-023d-47e5-a67f-221772e599a32021-02-20T21:45:00+03:00HABER MERKEZİ Doğal SİT alanlarında, dereler artık özgür akacak

Doğal SİT alanlarında, dereler artık özgür akacak

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Danıştay 6. Daire,&nbsp; Mimarlar Odası ve Çevre Mühendisleri Odası’nın açtığı davada, doğal SİT alanlarında HES yapılmasına izin veren 69 sayılı ilke kararını iptal etti.&nbsp; Danıştay 6.Dairesi, "Doğal Sit Alanlarında Planlanan Hidroelektrik Santralleri (HES) Projelerinin Gerçekleştirilmesine Yönelik İlke Kararı"nın 3. maddesinin, 1. derece doğal sit alanlarıyla ilgili bölümü dışındaki kısmı ile 1., 2., 4., 5. ve 6. maddelerinin iptaline oy birliği ile karar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararı değerlendiren Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, ‘’ Yargı bu kararla birçok doğal SİT alanında ekolojik katliama açan HES yapımına dur demiştir.&nbsp; Doğal SİT alanlarında dereler artık özgür akacak’’ dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dereleri kelepçeleyen HES projeleri bir ekolojik katliamdır</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Candan şöyle devam etti:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">“Türkiye’nin her yanında AKP iktidarı döneminde Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 26.06.2003 tarih ve 25150 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra su varlıklarımız sermayeye peşkeş çekilmeye başlandı. 2003 yılından sonra derelerimiz üzerinde özel sektör tarafından yaklaşık 550’ye ulaşan HES projeleri yapıldı. Ruhsat alanlar ve inşaatı devam edenleri saymazsak bugün Türkiye'de Cumhuriyet tarihi boyunca 673 HES projesi bulunuyor. DSİ’nin 2020 Aralık verilerine göre&nbsp; bu projelerin 67’si DSi tarafından 616’sı özel sektör tarafından yapıldı. AKP iktidarı döneminde derelerimizin su kullanım hakkı özel sektöre peşkeş çekildi. Özel sektör tarafından yapılan dereler üzerindeki kelepçeler olan HES’lerin %88’i 2003 yılından sonra gerçekleşti ve doğal bir katliam yaşandı. Ankara’dan, Tunceli’ye, Bolu’dan Çorum’a, Karadeniz’in eşsiz doğasında, Alakır’da, ikizdere’de, Munzur’da, Rize Fındıklı’da Çağlayan Vadisinde doğal sit alanlarımızda, bu tahribattan nasibini aldı. Doğal SİT alanlarında belirli koşullarda HES yapılmasını öngören 69 sayılı ilke kararının meslek odalarımızın açtığı dava ile iptal edilmesi, derelerin kardeşliği için mücadele eden, barikatların önünde deresine suyuna toprağına doğasına sahip çıkan Melahat Teyzelerin, Metin Lokumcuların başarısıdır. Doğal varlıklarımızın korunmasında halkımızın direnişinin yanındayız.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Danıştay’ın Kaçak Sarayda, Munzur da ve HES’lerle ilgili arka arkaya verilen iptal kararları mücadelenin haklılığının göstergesidir”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">‘’Danıştay’ın arka arkaya&nbsp; Kaçak Sarayı ilgilendiren 271 sayılı İlke&nbsp; kararında, Munzur Vadisi Peyzaj düzenlemesi iptal kararında ve Doğal sit alanlarındaki HES lerin yapımını iptal eden kararları umut verici ve mücadelenin haklılığının tescilidir’’ diyen Candan Danıştay 6. Dairesinin, karar gerekçesinde yer alan şu ifadelere dikkat çekerek şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp; ‘’İlke Kararı incelendiğinde; doğal sitlerde sit derecelerine/kategorilerine göre belirli şartlara bağlanmak suretiyle HES projelerine izin verilebileceğine ilişkin soyut belirlemeler içeren genel bir düzenleme yapıldığı görülmektedir. Ancak; doğal sit alanlarında hidroelektrik santral yapımı gibi, korunması gerekli doğal alana etki olasılığı yüksek olan bir tesise izin verilebilmesi için; her iznin; izin verilecek olan doğal sit özelinde ve kurulacak tesisin niteliği, büyüklüğü, kapasitesi, çevresel etkileri gibi kendine özgü özellikleri dikkate alınarak karara bağlanması, uluslararası yükümlülükler ile doğal sitlerin korunması amacı çerçevesinde zorunluluk arz etmektedir. Bilimsel temele dayalı karar alma bütünlüğünü sağlamak amacıyla çıkarıldığı belirtilen dava konusu İlke Kararının, doğal sitleri düzenleyen ve dava konusu İlke Kararına göre üst norm olan Çevre Kanunu, Milli Parklar Kanunu, Orman Kanunu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Kara Avcılığı Kanunu, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik ve Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik gibi doğal sitler ve doğal sitlerle kesişen alanların korunması yönünde düzenlemeler içeren mevzuat hükümlerinin ihmal edilmesi sonucunu doğuracağı ve bu durumun uygulamada önüne geçilemez sonuçların oluşmasına sebebiyet vereceği açıktır. Bu itibarla; doğal sit alanlarında HES projelerine izin verilebileceğine ilişkin soyut belirlemeler içeren genel bir düzenleme niteliğindeki dava konusu İlke Kararında konu ve maksat yönlerinden hukuka uyarlık görülmemiştir.Danıştay bir kez daha doğal sit alanlarımızda katliama dur demiştir.’’</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi</strong></span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KISITLAMADA YARDIMLARINI SÜRDÜRÜYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kisitlamada-yardimlarini-surduruyor-12914de0dabee-fa9f-4d3a-b0f4-0c6990d82cea2021-02-20T21:41:00+03:00HABER MERKEZİ KISITLAMADA YARDIMLARINI SÜRDÜRÜYOR

KISITLAMADA YARDIMLARINI SÜRDÜRÜYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Pandemi sürecinde vatandaşlara yönelik sosyal yardım projelerini sürdüren Büyükşehir Belediyesi, sokağa çıkma kısıtlamasında dar gelirli ailelerin kapısına kadar giderek mesailerine devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanları ekipleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül’ün talimatları ile ziyaret ettikleri evlerde tek tek kapıları çalarak içerisinde çeşitli temel tüketim malzemelerinin yer aldığı gıda kolilerini ailelere teslim ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ziyaret ettikleri evlerde yaşayan vatandaşların herhangi bir isteği ve eksiğinin olup olmadığını da soran ekipler, İhtiyaç duyulduğu her an Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi olarak yanınızdayız mesajını iletiyor.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İstanbul’a Bir Hançer Daha]]>https://www.haberanaliz.net/haber/istanbula-bir-hancer-daha-1291337f89189-499c-41b6-bbb0-f4c61d4595682021-02-20T21:35:00+03:00HABER MERKEZİ İstanbul’a Bir Hançer Daha

İstanbul’a Bir Hançer Daha

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AKP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kaybetmesinin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı son günlerde imar planı tadilatında şuursuzca bir politika izlemeye başladığını ifade eden Tekin, İstanbul’un geleceği, yerel yönetimler tarafından değil merkezin baskısıyla şekilleniyor.” Dedi</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Türkiye corona virüsü ve ekonomik sıkıntılarla mücadele ederken, Ankara’nın İstanbul’daki yerel yönetimi şehrin planlamasıyla ilgili tüm sürecin dışında tutup, kenttin son yeşil alanlarına bile müdahale etmesine dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Tekin, “Yıllardır dikey mimariyle İstanbul’un merkezini betona boğanlar, İstanbul’a ihanet ettik diyenler bugün merkezde rant alanları bitince yeşil alanları imara açmaya devam ediyor. İstanbul’a her fırsatta ihanet eden bu anlayışı salgın sürecinde de dur durak bilmiyor” dedi</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, anlaşılan Ankara şimdi de kafayı Kemerburgaz’a takmış. Mevcut alan tamamen yeşil örtüyle kaplı. Böylesi bir yeşil alana, orman alanının ortasına, ticaret alanları, konut alanları yapmak, bölgenin doğasına ve bitki örtüsüne ciddi zarar verir. Bakanlık ormanlarımızı kamu adına korumakla yükümlüdür. Bu görevini yerine getirmek bir yana ormanlarımızı beton lobilerinin cirit attığı alanlara çevirmek, yasalarımıza aykırıdır ve suç teşkil etmektedir” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu plan değişikliği ile birlikte, İstanbul’un anayasası olarak bilinen Çevre Düzeni Planı’nın bir kez daha ayaklar altına alındığı söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Kemerburgaz’da ki imar planlarının iptali için dava açacaklarını söyledi. Tekin konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">Kemerburgaz’da yapılacak bu düzenlemeyle bölgeye yeni nüfus ve yapı yoğunluğu getiriliyor. Ve bu Plan tadilatı ile İstanbul’un Anayasası olarak kabul edilen 2009 yılı Çevre Düzeni Planı yasalara aykırı bir şekilde rant ve ticaret uğruna değiştirilmek isteniyor.&nbsp;İstanbul’un kendi nüfusunu beslemesi mümkün değilken, mevcut tarım alanlarının ve onu besleyen orman ve su varlığının yok edilmesi İstanbul için son şansını da kaybetmesi demektir.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Plan yapılırken kamu yararı esas alınır. Bir kentin planı o kentin Anayasası sayılır. Eğer buna uyulmazsa kent planları bilimsel özelliklerini yitirir. Ve böylece çarpık kentleşme ile birlikte yeşil alanlarını yok eden ranta yönelik planların önü alınamaz. Çok acıdır ki bu anlayışın öncülüğünü çevreyi ve kenti koruma görevi üstlenmiş kurum yapıyor” ifadelerini kullandı.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Suyu bilinçsizce tüketiyoruz]]>https://www.haberanaliz.net/haber/suyu-bilincsizce-tuketiyoruz-129127a47ed1b-7bac-40ec-88f9-f6daa5d7f2662021-02-20T21:33:00+03:00HABER MERKEZİ Suyu bilinçsizce tüketiyoruz

Suyu bilinçsizce tüketiyoruz

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, çevrim içi “Dönüşüm Evde Başlar” paneline katıldı. Büyükşehir'in enerji tüketimini azaltan ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yoğunlaşan pek çok çalışma yürüttüğünü belirten Soyer, su varlıklarının hızla azalmasına rağmen suyun hala bilinçsizce tüketildiğini dile getirdi.<br /><br />İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Dokuz Eylül Rotary Klubü’nün, İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi proje ortaklığı ve Dokuz Eylül Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştirdiği “Dönüşüm Evde Başlar” paneline katıldı. Çevrim içi panelin moderatörlüğünü gazeteci Fatih Portakal üstlendi. Panelde konuşan Başkan Tunç Soyer, belediyenin temiz bir çevre ve enerji tasarrufu konusunda hayata geçirdiği çalışmalar hakkında bilgi verdi.<br />Başkan Soyer, “Başka Bir Dünya Mümkün” sloganıyla yola çıktıklarını, bu doğrultuda en temel stratejik hedeflerden birini “doğa” olarak belirlediklerini ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin tamamına, Stratejik Planda yer verdiklerini söyledi. Belediye olarak yaptıkları tüm çalışmalara rağmen temel dönüşümün evden başladığına dikkat çeken Soyer, şu bilgileri paylaştı: “İzmir Büyükşehir Belediyesi, enerji tüketimini azaltan ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yoğunlaşan pek çok çalışma yürütüyor. ESHOT’un Buca’daki atölye binalarında, elektrikli otobüslerimizin enerji ihtiyacını karşılamak için güneş enerjisi santrali kurduk. Aliağa İtfaiyesi, Bergama Mezbahası, Uzundere Spor Salonu, Çiğli Aile Danışma Merkezi ve Seyrek Hayvan Barınağı’ndaki santrallerimiz i le enerji ihtiyacımızın bir kısmını güneş enerjisi santrallerinden karşılamaya başladık.”<br /><br /><strong>İklim kriziyle mücadelenin formüllerini anlattı</strong><br />Konuşmasında iklim krizine de değinen Başkan Soyer, “Yaşamın temel kaynağı olan su ise en önemli başlıklardan biri. Kuraklık konusunu, iklim krizinin yarattığı etkileri bilirsek, evlerde musluklardan boşa akan suyun önemini çok daha iyi kavrarız. İçme sularımız her geçen gün azalıyor. Buna rağmen ne yazık ki suları bilinçsizce tüketmeye devam ediyoruz” dedi. Soyer, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin su kaynaklarını güvence altına almak için İzmir Tarımı stratejisini uygulamaya başladığını hatırlatarak iklim kriziyle mücadele formüllerini de açıkladı. Soyer, şunları söyledi: “ İzmir Tarımı’nı, Türkiye’de bugüne kadar uygulanan tarım politikasından ayıran en temel farklardan biri kuraklıkla mücadeledir. İzmir Tarımı politikaları ile tarımsal sulamada kullanılan suyu, en az yüzde 50 oranında azaltmayı hedefliyoruz. Bunu da doğru ürünün doğru yerde ekilmesiyle ve vahşi sulama yerine modern sulama teknikleriyle gerçekleştirerek sağlayacağız. Bu sayede kuraklığa karşı çiftçimizi ve şehrimizdeki milyonları koruyacak, içme suyu kaynaklarımızı teminat altına alacağız.”<br /><br /><strong>“Çevreci tesisler kurmaya başladık”</strong><br />Doğayı korumak adına her alanda mücadele verdiklerini söyleyen Başkan Soyer, bunun en iyi örneklerinden birinin Harmandalı Atık Depolama alanındaki biyogaz tesisi olduğunu söyledi. Yine pandemi döneminde açtıkları Tıbbî Atık Sterilizasyon Tesisinde de günlük 20 ton tıbbi atığın toplandığını belirten Soyer, böylece hava, su ve toprak alıcı ortamlarına hiçbir emisyon yaratmadan, çevreci bir yaklaşımla tıbbi atık yönetimini sağladıklarını dile getirdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, her bir yurttaşın doğayı ve çevreyi koruma bilincine sahip olmasını, Büyükşehir Belediyesi'nin bu alandaki vizyonunu desteklemesini de istedi.<br /><br /><strong>“Çok değerli çalışmalar yapıldı”</strong><br />Başkan Soyer, “Sizden önceki yöneticiler bu alanda çalışma yürüttü mü?” sorusuna, “Bu koltuğa oturduktan sonra geçmiş dönemde çok değerli çalışmaların yapıldığını gördüm. Örneğin atık suyun yüzde 99'unu biyolojik arıtma ile arıtan bir şehir haline gelmişse İzmir, bu benim iki yıllık çalışmamla olan bir şey değil. Geçmişte bu konuda yapılan çok değerli çalışmalar var. Ve İzmir Türkiye'nin lider kenti haline gelmiş. Ama elbette eksikler de var. Yağmur suyu ile pis su kanallarının ayrıştırılması gibi... Bizim geçmişte yapılan olumlu bir çok çalışmayla ilgili şükran borcumuz var. Eksik bırakılanları da tamamlama yükümlülüğümüz var” yanıtını verdi.<br />İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer, “Evde dönüşümü nasıl yapıyorsunuz?” sorusuna da şu yanıtı verdi: “Birincisi tasarruf. Bu konuda eşim ve kızlarımın büyük hassasiyeti var. Elektrik lambaları boşa yandığında hemen kapatırlar. Suyun çok tasarruflu kullanılmasını sağlıyorlar. Bu her an hissedilmesi gereken bir sorumluluktur. Çöpün ayrıştırılması da önemli. Bunu da yapıyoruz. Türkiye'de uygulanmasını hayal ettiğimiz ne varsa kendi ölçeğimizde uygulamaya çalışıyoruz.”&nbsp;</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GENÇ SPORCUNUN HAYALİNİ GERÇEĞE ÇEVİRDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/genc-sporcunun-hayalini-gercege-cevirdi-1291102a8f8c1-6e84-4134-aaad-4b70868507802021-02-20T21:30:00+03:00HABER MERKEZİ GENÇ SPORCUNUN HAYALİNİ GERÇEĞE ÇEVİRDİ

GENÇ SPORCUNUN HAYALİNİ GERÇEĞE ÇEVİRDİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, spora ve sporcuya desteğini sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Batman'da ailesinin geçimini inşaatlarda çalışarak kazanan Avrupa ve Türkiye Muaythai Şampiyonu Ahmet Ertekin'in spora devam edebilmesi için Başkent'e davet etti. 20 yaşındaki Batmanlı genç şampiyon Ahmet Ertekin, EGO Spor Kulübü ile sözleşme imzaladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İNŞAAT’TAN RİNGLERE TRANSFER OLDU</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Yavaş, Antalya'da kazandığı Avrupa ve Türkiye Muaythai şampiyonlukları sonrasında pandemi nedeniyle hem spor salonlarının kapanması hem de müsabakaların durdurulması üzerine memleketi Batman’a dönmek zorunda kalan Ertekin’i EGO Spor bünyesine kazandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genç milli sporcunun spora devam etme hayali Başkan Yavaş’ın devreye girmesiyle EGO Spor ile gerçek oldu. EGO Spor çatısı altında çok sevdiği muaythai sporuna devam edebileceğini belirten Ahmet Ertekin, duygularını şu sözlerle dile getirdi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Spor hayatıma 16 yaşında Antalya'da başladım. 4 yılda Avrupa ve Türkiye şampiyonlukları kazandım. Pandemiden dolayı memleketim Batman'a dönmek zorunda kaldım. Bu süreçte bazı zorluklarla karşılaştım ve inşaatlarda çalışmak zorunda kaldım. Kendimden küçük 8 kardeşim var. Aileme de destek olmam gerekiyordu. Ulusal basında benimle ilgili bir haber yapılınca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş görmüş ve bu konuda bana destek olmak istemiş. Ülkemizde kendini gösteremeyen ve sporu bırakmak zorunda kalan nice milli sporcu var. Ankara'da Mansur başkanımızın desteğiyle ilerlemek bana nasip oldu. Artık ringde sadece rakibime odaklanabileceğim. Yakın zamanda Dubai'de gerçekleştirilecek dünya şampiyonasında madalya kazanarak Mansur başkanıma teşekkür etmek istiyorum.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ŞAMPİYONALARDA EGO SPOR DAMGASI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Altyapıda yetiştirdiği sporcuların, ulusal ve uluslararası şampiyonalarda aldıkları madalyalarla önemli başarılara imza atan Türk sporunun parlayan yıldızı EGO Spor Kulübü, bir&nbsp; şampiyonu daha bünyesine kattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">EGO Spor Kulübü'nün 32 branş ve 8 bin sporcusuyla faaliyet gösterdiğini, sporcu sayısıyla da dünyanın en büyük 3 kulübünden birisi olduğunu ifade eden EGO Spor Başkanı Akın Hondoroğlu, şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Kulübümüz bünyesinde Ahmet kardeşimiz gibi mağduriyet yaşayan nice sporcuyu Türk sporuna kazandırmaya çalışıyoruz. Elimizden geldiğince Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş'ın katkılarıyla maddi ve manevi tüm sporcu kardeşlerimizin yanında olmaya gayret gösteriyoruz. Ahmet kardeşimizi de bu üstün çabası ve özverisinden dolayı Batman'dan Ankara'ya getirme kararı aldık. Ahmet Ertekin bundan sonra Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Spor çatısı altında Türk Bayrağını dünya şampiyonalarında zirveye çıkartıp, İstiklal Marşımızı söyletecektir.”&nbsp;</strong></span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[YAŞLILARA BİLGİLENDİRME VE YÖNLENDİRME DESTEĞİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yaslilara-bilgilendirme-ve-yonlendirme-destegi-12910a1c5243b-7729-406b-ae2e-4a70ebfc94ce2021-02-20T21:25:00+03:00HABER MERKEZİ YAŞLILARA BİLGİLENDİRME VE YÖNLENDİRME DESTEĞİ

YAŞLILARA BİLGİLENDİRME VE YÖNLENDİRME DESTEĞİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Malatya Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet vermekte olan Yaşlı Hizmetleri Birimi 65 yaş üzeri vatandaşlara yönelik vermiş olduğu hizmetlere ek olarak vatandaşlarla birebir irtibata geçerek Pandemi sürecinde bilgilendirme ve yönlendirme desteği veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malatya Büyükşehir Belediyesi Korona Virüs salgınından dolayı belirli saatlerde sokağa çıkabilen 65 yaş üzeri vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Yaşlı Hizmetleri birimi ekipleri 65 yaş üzeri 393 vatandaşla irtibata geçerek salgınla mücadelede daha bilinçli mücadele edilebilmesi için bilgilendirme ve yönlendirme hizmeti veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuyla ilgili olarak Yaşlı Hizmetleri Birim sorumlusu Nalan Öztürk yaptığı açıklamada şu bilgileri verdi. Öztürk, “65 yaş gurubunda olan vatandaşlarımız Covid 19 salgını sürecinde risk grubunda olmalarından dolayı, 65 yaş üzeri vatandaşlarımızın evlerinde almaları gereken kurallar hakkında bilgilendirmeler yapmaktayız. Özellikle evde yalnız yaşayan yaşlılarımızdan ricamız, acil durumlarda ulaşılması gereken telefon numaralarının ile kullandıkları ilaçlar, varsa alerji durumları bir yere yazılmalı ve görünür bir noktaya bırakılmaları gerektiğinin önemini ifade ediyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak yaşlılarımızla sürekli iletişimde kalarak sağlık desteği vermekteyiz. Sağlık konusunda bilgilendirme ve yönlendirme hizmeti vermekteyiz. Covid-19 aşısı, kronik hastalıklar, aktif ve sağlıklı yaşlanma, kullandığı ilaçlar konusunda bilgi verip, bağımsız yaşamlarına katkıda bulunmaya çalışmaktayız. Bugün itibariyle 393 yaşlımızla iletişime geçtik ve gerekli bilgilendirmelerde bulunduk. Covid-19 pandemi sürecinde yaşlılarımız evlerinde sağlıklı ve zinde bir yaşam sürmelerini için çalışmalarımız devam edecektir” dedi.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gübre destekleri ile sorun bitmiyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gubre-destekleri-ile-sorun-bitmiyor-1290995a22697-153a-49c2-8d14-e2b8c967d6262021-02-20T21:21:00+03:00HABER MERKEZİ Gübre destekleri ile sorun bitmiyor

Gübre destekleri ile sorun bitmiyor

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TBMM’DE AÇIKLAMALAR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “&nbsp;Çiftçilerin tarım kredi kooperatiflerine ve bankalara olan borçlarının en az 5 yıl sonra ödenmek üzere 2026 yılına kadar ertelenmesi, faizlerin silinip yeni kredilerin verilmesi istemiyle hazırladığı Kanun Teklifini TBMM Başkanlığına sunduğunu anımsattı. Gürer, bu teklifin değerlendirilmemesi halinde, tarımda yaşanan sorunların giderek artacağını ve gıdaya erişim dahil çok daha büyük problemlerin yaşanabileceği uyarısında bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GÜBRE DE SORUN VAR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gübre fiyatlarındaki fahiş fiyat artışını da gündeme getirdiklerini hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ancak iktidar, çözümü gübre satan bayileri denetlemekte buldu.&nbsp;İşin özü hiçbir&nbsp;zaman gündeme taşınmadı, bayi denetleyerek yapılan algı operasyonlarıyla bu sorunun çözülemeyeceği bilinmelidir” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SORUNUN ÖZÜNE İNİLMELİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gübretaş’ın tarım kredi kooperatiflerine gübre verirken, kendi bayilerine gübre vermediğini anlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım Kredi Kooperatifleri gübreyi kaça alıyor? Gübretaş kaça mal ediyor? Sonuçta bayiler bunu kaça satıyor? Birileri gübre bayilerini denetleyerek suçlu ilan edip kamuoyu oluşturmak yerine işin özüne inmelidir” şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ARTAN GÜBRE FİYATLARI ÇİFTÇİYİ PERİŞAN ETTİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl 1100 TL olan bir gübre çeşidinin bu yıl 1800 TL’ye, 1160 TL olan başka bir gübre çeşidinin 2 bin 160 TL’ye, 2 bin 200 TL olan gübrenin 3 bin 100 TL’ye ve 1860 TL olan gübrenin ise 3 bin 140 TL’ye çıktığını ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bir yıl öncesine göre gübre fiyatları katladı. Çiftçi tarlaya gübre atamazsa verim ve rekolte düşer. Bunun sonucu olarak saten ithalata bağlı olan bir ülke haline gelen Türkiye, daha çok ürün ithal etmek zorunda kalır” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GÜBREDE DESTEK YETER Mİ?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP milletvekili Gürer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gübre desteklerini % 100 artırdık dediğini, bu artışın çiftçi için çözüm olmadığını ifade etti. Çiftçi Faik Toy &nbsp;Cumhurbaşkanı destek açıklamasını değerlendirmiş, Faik Toy diyor ki “Gübre desteği 8 TL’den 16 TL’ye çıkarıldı. Kulağa hoş geliyor ama&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">(1 dekar için 60 kg gübre kullanılıyor) artış bir kilogram gübre fiyatında 13 kuruşa tekabül ediyor. Yani bu durumda çiftçi üre gübresini tonu 3130 TL’ye değil de 3000 TL’ye almış gibi olacak oysaki üre gübresi 1800 TL idi. Bilindiği üzere gübrelere %100 zam geldi. Ama desteğine de %100 zam yapıldı. İlk bakışta sanki bu zamların tamamı karşılanmış gibi bir çağrışım var. Oysaki gübre desteğine yapılan %100 artış gübre zammının sadece %10’unu karşılıyor. “ diyor. Artış gübrede sorunu çözmüyor. 1800 liradan 3100 liraya çıkan gübre için Cumhurbaşkanının açıklaması çiftçiye gerekli ve yeterli desteği sağlamamıştır” diye &nbsp;konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GÜBREYİ NEDEN KENDİMİZ ÜRETMİYORUZ?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İlaç, gübre, tohum, mazot, tarımsal sulama amaçlı kullanılan elektrikteki fiyat artışlarının engellenememesi durumunda, bitkisel üretimin önümüzdeki süreçte daha sorunlu bir hale geleceğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Gürer, “Gübreyi 15 firma ithal ediyor. Rusya, Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna’dan gübre alıyoruz. Neden kendimiz üretemiyoruz? Gübrede dahi dışa bağımlıyız” şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İKTİDARA UYARI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, tarımdaki sorunlar konusunda siyasi iktidarı bir kez daha uyardığını da belirterek, “Sorunlar derinleşiyor; alana gidip çiftçinin, besicinin sesini kulak verin ve bir an önce çözüm getirecek düzenlemeleri hayata geçirin” ifadelerini kullandı.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA["Durmak yok dünyanın en pahalı benzinini kullanmaya devam!"]]>https://www.haberanaliz.net/haber/durmak-yok-dunyanin-en-pahali-benzinini-kullanmaya-devam-1290770d143b7-e846-4a89-9398-648775c3b70a2021-02-19T21:16:00+03:00HABER MERKEZİ "Durmak yok dünyanın en pahalı benzinini kullanmaya devam!"

"Durmak yok dünyanın en pahalı benzinini kullanmaya devam!"

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, “Dünyanın en pahalı akaryakıtı bizde. Akaryakıt zammı enflasyonu aşıyor, vergilerle birlikte halkın sırtına biniyor” diyerek 2013 yılında zamların iptali için dava açmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkeme 8 yıl sonra, fiyat belirleme yönteminde ‘hukuka aykırılık olmadığına’ hükmetti ve davayı reddetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuyla ilgili açıklama yapan Tekin, CHP’nin her zaman hukuksuzluğun karşısında olduğunu belirterek, “Pandemi döneminde bile milletinin cebinden elini çekmeyen iktidar dünyanın en pahalı akaryakıtı satmaya devam edecek” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Tekin, mahkeme 8 yılın sonunda, fiyat belirleme yönteminde ‘hukuka aykırılık olmadığına’ hükmetti ve davamızı reddetti. Bu durumda, fiyatlar düşükken de yüksekken de, dünyanın en pahalı akaryakıtını Türkiye kullanmaya devam edecek.” Dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, iktidar, benzin fiyatında yaşanan yükselmeleri her ne kadar dünyadaki artan fiyatlara bağlasa da, nedense yüksek vergiler sürekli görmezlikten geliyor. Akaryakıt ürünleri üzerinde ortalama yüzde 70 oranında vergi alınıyor. İktidar, muhalefette iken bu yüksek vergi oranlarını sert bir dille eleştirmesine rağmen, iktidarı boyunca da bu tatlı kazançtan hiç vazgeçemedi.” Dedi</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, 2002 yılında Sayın Cumhurbaşkanı koltuğa oturduğunda bir litre benzin 161 kuruştu, şimdi 7.40 lira. Bu korkunç bir soygundur'' ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">O dönem yapılan zamların üzerine 100 kere daha zam geldi diyen Tekin,&nbsp;&nbsp;adalet yine gecikti. 3 Y ile; ‘yolsuzluk, yoksulluk ve yasakları’ ortadan kaldırma iddiasıyla gelenler 3 Z batağına düşüp ‘zam, zulüm ve zindan’ girdabında vatandaşa dünyayı dar ediyorlar. Ama vatandaş sahipsiz değil. CHP her zaman hukuksuzluğun karşısında olmuş, hep yargıya güvenmiştir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne olursa olsun, zamların geri alınması konusunda</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz." İfadelerini kullandı.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Beko: TÜİK Başkanı Neden Görevden Alındı!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/beko-tuik-baskani-neden-gorevden-alindi-12906219dbea5-e019-4f6e-9f1a-d9fd05b137a22021-02-19T21:13:00+03:00HABER MERKEZİ Beko: TÜİK Başkanı Neden Görevden Alındı!

Beko: TÜİK Başkanı Neden Görevden Alındı!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TÜİK başkanı; gelişinden bu yana bir yıl dahi olmadan görevden alınmaya götürecek ne gibi hatalar yapmıştı? Kendisine niçin hiç şans verilmemişti? Altı aylık bir bürokrat neyi başaramamış ve ne gibi sorunlara yol açmış olabilir?</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirin göreve başladığında dolar kuru 6,81 TL idi. Görevden alındığı gün ise kur 6.96 TL'ye gelmişti. Bu büyük bir başarısızlık olarak kabul edilemez. Kendisi 6,77-6,84 bandından 120 Milyar Doların Merkez Bankası ve kamu bankaları tarafından sabit tutulmaya çalışılırken buhar edildiği dönemde görev başındaydı. Neredeyse bir bant aralığında sabit kur uygulaması TÜİK'in sorumluluğunda değildi. Fakat daha önemlisi Şirin'in göreve geldiği Mayıs 2020'den ayından Ocak 2021'e kadar tüketici enflasyonu MB rakamlarına&nbsp; göre %11,39'dan %14,97'ye fırlamıştı. Aynı dönemde üretici fiyatları ise sabık başkanın&nbsp;kariyeri gibi zıplamış&nbsp;ve %5,53'ten %26,16'ya fırlamıştı. Fakat bu zıplamaya rağmen kamuoyunda gerçek enflasyon rakamlarının çok daha yüksek olduğu kanısı yaygındı. TÜİK nereden alışveriş rakamları topluyorsa oradan alışveriş yapma yolunda beklenti ve istekler dile getiriliyordu. Nitekim diğer göstergeler de TÜİK'in rakamlarıyla uyumlu olmanın çok ötesindeydi. Devlet kurumları girdikleri zam yarışında TÜİK'i hiç ciddiye almıyor görünüyordu. Ülkede temel hizmet ve tüketim kalemlerinde yaşanan enflasyonla TÜİK rakamları arasında olması gerekli&nbsp;bağ kopmuş ve TÜİK'in inandırıcılığının kalmadığı sıklıkla dillendirilir olmuştu. Ayçiçek yağı&nbsp;fiyatları&nbsp;%110, yumurta %100, süt %25 artmış, çevreci olduğu gerekçesiyle teşvik gören elektrikli otomobilde ÖTV artışı %300 olmuştu. Ayrıca internet hizmeti %34, köprü, tünel ve otoyol geçişleri %26, Genel Sağlık Sigortası primi %22 zam görmüştü. Zamların arkası kesilmediği gibi Nisan ayına kadar 2021 zamlarının artışının hız kesmeden devam edeceği söyleniyordu. TÜİK ise rakamlarına güveniyordu. Fiyat toplanılan bazı marketlerin TÜİK müfettişleri ziyareti öncesi fiyat indirimine gittiği iddiaları her yeni enflasyon rakamları ilanı öncesi dillendirilirken TÜİK'in saygınlığına bir tek TÜİK üst yönetimi ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı önem verir görünmekteydi. Nitekim memur maaşlarına ve emekli memur aylıklarına %7.36, SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına da %8.36 oranında zam yapılacağı açıklanırken dayanak noktası kamuoyu nezdinde şaibeli hale gelmiş TÜİK verileriydi. Öyleyse “yetenekli” Bay Şirin'in görevden alınmasının nedeni neydi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Saray yönetimi ne istediyse yapılmıştı. Faizleri ve döviz kurunu baskılamak için enflasyon oranları düşük bulunmuştu. Tüm emekçilerin&nbsp;maaşlarına dayanak olan gösterge maaş artışları düşük tutulmuştu. Maaş ve transfer ödemelerini baskılamak için TÜİK elini taşın altına koymuştu. Ne istendiyse vermişti. Öyleyse bu görevden alınmanın gerekçesi neydi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Akla gelen ilk açıklama 8 Kasım 2020 günü istifasını sosyal medya üzerinden duyurmak zorunda kalan ve o tarihten bu tarafa nerede olduğu ve ne yaptığı bilinmeyen damat bakan Berat Albayrak'ın Türkiye ekonomisini uçurumun eşiğine getirmiş olmasının bedelini aynı Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal gibi Muhammed Cahit Şirin mi ödemekteydi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Yoksa Albayrak'ın selefi Naci Ağbal'ın MB başkanı olmasının ve Lütfi&nbsp;Elvan'ın da Albayrak'ın koltuğuna kurulmasının ardından Albayrak'ın tüm ekibine dönük tasfiye Şirin'i de mi yerinden etmişti? Yani bu bir ekibin tasfiyesi miydi? Yoksa Şirin'in yerine 16 yıldır kurumda çalışan Ahmet Kürşad Dosdoğru'nun&nbsp;getirilmesinde Elvan'ın ve Ağbal'ın yerli ve uluslararası sermayeye verdiği taahhütler mi etkili olmuştu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu soruların yanıtını bilmek zor. Belki bunların hepsi bir arada olmuştur. Ama bilinen bir gerçek vardır. Sarayın adamı Bay Şirin kendinden bekleneni yerine getirmiş ve boş bir damacana gibi kenara konulmuştur. Kendinden beklenen ise bu ülkenin işçisinin, memurunun, emeklisinin emeğinin hakkının çalınmasıdır. Sarayın hazırladığı bütçede yandaş vardır. Sermayedar vardır. Ama işçi yoktur. Emekçi yoktur. Emekli yoktur. Şirin gider adı Dosdoğru gelir. Sonuç değişmez. Sarayın iktidarı yıkımın eşiğine getirdiği Türkiye bütçesine halkın sandıkta vereceği&nbsp;cevapla gidecektir. Bu gidiş durdurulamaz!</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÜBRE DESTEĞİ İÇİN 'SADAKA' ELEŞTİRİSİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gubre-destegi-icin-sadaka-elestirisi-129052cb70acb-9000-4299-8dbd-8b89e8f083132021-02-19T21:09:00+03:00HABER MERKEZİ GÜBRE DESTEĞİ İÇİN 'SADAKA' ELEŞTİRİSİ

GÜBRE DESTEĞİ İÇİN 'SADAKA' ELEŞTİRİSİ

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Üretim maliyetinin yüksekliği altında ezilen çiftçiye müjde olarak açıklanan gübre desteğinin yetersizliğini eleştiren CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer, TBMM Genel Kurulu'nda "Bırakın çiftçiye müjde adı altında sadaka vermeyi, gerçekten destek olun!" diye seslendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Özer konuşmasında şu ifadelerde bulundu:</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; "Gübre desteği yüzde 100 artırıldı. Buğday, arpa, yulaf, çavdarda dönüm başına 8 lira olan gübre desteği 16 liraya çıkartıldı. Cumhurbaşkanı da bunu müjde diye açıkladı. Şimdi hesaplayalım; çiftçi buğdayda dönüm başına ortalama 100 kilogram gübre kullanıyorsa dönüm başına ortalama 350 lira gübreye ödüyor demektir. Yani gübrenin kilosu 3,5 liraysa devlet desteği 5 kilo gübreyi bulmuyor. Şimdi bu mudur müjde? Müjde dediğin, yüksek maliyet fiyatlarıyla perişan olan çiftçiye 100 kiloluk gübrenin 50 kilosunu destek çıkmaktır. O yüzden, bırakın çiftçiye müjde adı altında sadaka vermeyi, gerçekten destek olun!"</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İşsizlik Ödeneğine İlişkin Soru Önergesi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/issizlik-odenegine-iliskin-soru-onergesi-12904acf95db0-2697-45a8-b9b5-def001a978ea2021-02-19T21:06:00+03:00HABER MERKEZİ İşsizlik Ödeneğine İlişkin Soru Önergesi

İşsizlik Ödeneğine İlişkin Soru Önergesi

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong><em>İşsizlik Ödeneğine Hak Kazananların Oranı Yüzde 52’den Yüzde 34’e Düştü</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısının güncel verilere göre 4 milyon 5 bin kişi olduğunu, işsizlik oranının da yüzde 12.9 olduğunu söyleyen CHP’li Şeker, pandemi sebebiyle işten çıkarma yasağının da devam ettiğini belirterek “<em>İşten çıkarma yasağına rağmen böylesi yüksek seviyede bir işsizlik oranının varlığı 1999 yılından beri var olan işsizlik ödeneğinin önemini daha da artırmaktadır. Ancak İŞKUR tarafından paylaşılan verilere göre işsizlik ödeneğinde hakediş oranında ciddi bir azalma görülmektedir. 2019 Ocak – Aralık döneminde ülke genelinde 1 milyon 955 bin 41 kişi işsizlik ödeneğine başvururken bu başvuruların 1 milyon 13 bin 56’sı yani yüzde 51.81’i kabul edilmiştir. Pandemi sebebiyle 17 Nisan 2020 tarihinden bu yana işten çıkarma yasağının geçerli olduğu 2020 Ocak – Aralık dönemine baktığımızda ise işsizlik ödeneğine başvuru sayısı 1 milyon 510 bin 856 kişi iken bu başvuruların 509 bin 538’i yani yüzde 33.72’si kabul edilmiştir</em>” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>İşsizlik Fonu 100 Milyar Liranın Altına Düştü</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Şeker, işsizlik ödeneğine başvurdukları halde ödeneğe hak kazanamayan vatandaşlarımızın sayısının 1 milyonu aştığını söyleyerek “<em>Yani sayıları en az 1 milyonu aşan işsiz, herhangi bir gelir olmaksızın borç batağına sürüklenmiştir. İşsizlik ödeneği hakedişlerindeki bu ciddi azalmaya rağmen 1999 yılından bu yana devam eden İşsizlik Fonu’nda 6 Mayıs 2020 tarihi itibariyle 129.496.347.293,61 TL var iken 9 Şubat 2021 tarihi itibariyle Fon Varlığı 97.680.790 bin TL olmuş</em>” uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Şeker İşsizlik Fonu’nun işsiz kalan her vatandaşımıza can simidi olabilmesi için gereken tedbirlerin alınması gerektiğini belirterek Bakan Selçuk’a aşağıdaki soruları yöneltti:&nbsp;</span></p><ol><li><span style="font-size:18px">2020 yılı içerisinde, bir önceki yıla göre işsizlik ödeneği hakedişlerinde yaşanan bu ciddi azalmanın sebepleri nedir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Başladığı günden bugüne dek İşsizlik Fonu’ndan işsizlik ödeneği olarak yapılan toplam ödeme ve işsizlik ödeneği ödenen kişi sayısı kaçtır?</span></li><li><span style="font-size:18px">Başladığı günden bugüne dek İşsizlik Fonu’ndan işsizlik ödeneği harici yapılan ödemeler nelerdir?</span></li><li><span style="font-size:18px">İşten çıkarma yasağının sona ermesi ile birlikte işsizlik sayısında ve dolayısıyla işsizlik ödeneği başvurusunda önemli bir artış olacağı öngörülmektedir. Bu artış karşısında İşsizlik Fonu’nun işsiz kalan her vatandaşımıza can simidi olabilmesi için ne gibi tedbirler alınması düşünülmektedir?&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></li></ol><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MANSUR YAVAŞ’TAN BİR DESTEK DE MÜZİSYENLERE]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mansur-yavastan-bir-destek-de-muzisyenlere-1290354aa9c4b-ae9b-401f-9fbc-1eb95e8591872021-02-19T21:02:00+03:00HABER MERKEZİ MANSUR YAVAŞ’TAN BİR DESTEK DE MÜZİSYENLERE

MANSUR YAVAŞ’TAN BİR DESTEK DE MÜZİSYENLERE

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Başkentlilerin zor günlerinde yanında olmayı sürdüren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, pandemi sürecinde de iş yeri kapanan ya da işsiz kalan sektör çalışanlarına destek olmaya devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ankara’da yaptığı toplumsal çağrılarla iyilik hareketi başlatan Başkan Yavaş COVID-19 salgını nedeniyle ekonomik zorluk yaşayan esnaftan çalışana kadar birçok meslek grubuna nakdi yardım sağlamayı sürdürüyor. Bu süreçte işini kaybeden sanatçıları da unutmayan Başkan Yavaş şimdi de müzisyenlere ve müzik gruplarına hem nakdi hem de tanıtım desteği için düğmeye bastı.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sosyal medya hesapları üzerinden müzisyenlere seslenen Başkan Yavaş,&nbsp;<strong>“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. Pandemide gelir kaybı yaşayan müzisyenlerimiz için destek programı başlatıyoruz. Biz daima dayanışma ile iyileştik, #6MilyonTekYürek olmaya devam edeceğiz”</strong>&nbsp;dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MÜZİSYENLERİN VE MÜZİK GRUPLARININ TANITIM VİDEOLARI BÜYÜKŞEHİR’DEN</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ankara’yı kültür ve sanatın başkenti yapmak için çalışmalarına ağırlık veren Başkan Yavaş, pandemi sürecinde işsiz kalan ve maddi anlamda zor günler geçiren müzisyen ve müzik gruplarına nefes aldıracak destek projesini hayata geçirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Daha önce&nbsp;ANTİYAP (Ankara Tiyatro Yapımcıları Derneği) üyesi tiyatrolar ile diğer tiyatroların 39 oyununu satın alarak ABB TV’den yayınlayan Büyükşehir Belediyesi, mali sıkıntı yaşayan müzisyen ve müzik gruplarının başvurmaları halinde performanslarının profesyonel video çekimlerini gerçekleştirerek bu performansları karşılığında ödeme yapacak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BAŞVURULAR İNTERNET ÜZERİNDEN 5 MART’A KADAR YAPILABİLECEK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp; Salgın döneminin başladığı ilk aylarda müzisyenlere nakdi yardım sağlayan Büyükşehir Belediyesi, sürecin uzaması nedeniyle yeni bir destek programını hayata geçirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp; Yeni destek programından yararlanmak isteyen müzisyenler için&nbsp;<strong>‘<a href="http://forms.ankara.bel.tr/muzisyenlere-destek" target="_blank">forms.ankara.bel.tr/muzisyenlere-destek</a>’</strong>&nbsp;adresi üzerinden başvuru süreci başlatılırken, farklı müzik türlerinde sanatını icra eden müzisyenler ve müzik gruplarına performansları karşılığı mali desteğin yanı sıra sosyal medya platformlarında kullanabilmeleri için performanslarının profesyonel çekim kayıtları da teslim edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp; Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı personeli ve Kent Orkestrası müzisyenlerinin yer alacağı komisyon tarafından değerlendirilecek başvurular, 5 Mart 2021 tarihine kadar internet üzerinden yapılabilecek.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÇETİN ARIK TERÖRÜ LANETLEDİ VE EKLEDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cetin-arik-teroru-lanetledi-ve-ekledi-12902589dc040-2b82-4751-9c28-b0aef2c959c92021-02-19T20:58:00+03:00HABER MERKEZİ ÇETİN ARIK TERÖRÜ LANETLEDİ VE EKLEDİ

ÇETİN ARIK TERÖRÜ LANETLEDİ VE EKLEDİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunuyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri Milletvekili Çetin Arık,&nbsp; “Teröristleri davul zurnalarla karşılayıp çadır mahkemelerinde bu teröristleri kahraman ilan eden, ömrünü terörle mücadeleye adamış kahraman askerlerimizi PKK'lı teröristlerin gizli tanıklığıyla terörist ilan eden anlayışı da lanetliyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunuyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM görüşmeleri tamamlandı. Kanun teklifi üzerinde konuşan CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, “Sözlerimin başında bir kez daha hain, bölücü PKK terör örgütü tarafından kalleşçe şehit edilen Gara şehitlerimize ve bu vatan için toprağa düşen tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Ortada şehitlerimiz var ama maalesef sorumluluk alan bir Allah'ın kulu yok. Dün olduğu gibi bugün de kimden gelirse gelsin; kimi hedef alırsa alsın; amacı ne olursa olsun; amasız, fakatsız, lakinsiz terörü, terör örgütlerini ve terör örgütlerine destek verenleri lanetliyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasının devamında Habur ve Ergenekon sürecini değerlendiren Arık,&nbsp; “Teröristleri davul zurnalarla karşılayıp çadır mahkemelerinde bu teröristleri kahraman ilan eden, ömrünü terörle mücadeleye adamış kahraman askerlerimizi PKK'lı teröristlerin gizli tanıklığıyla terörist ilan eden anlayışı da lanetliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">FETÖ, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kahraman subaylarına kumpaslar kurarken, kahraman Türk subaylarını ordudan tasfiye ederken kahraman subaylarımızın değil de FETÖ'nün kirli çocuklarının yanında saf tutanları da lanetliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kırmızı bültenle aranan eli kanlı teröriste gerektiğinde oy için ulaşabilen ama eli kanlı terör örgütü PKK'nın elinde tutulan 13 vatan evladına yıllarca ulaşamayan, bu vatan evlatlarını teröristlerin insafına terk eden anlayışı da lanetliyorum. Onca askerimizin katili terörist Murat Karayılan'ı ‘Bizim istediğimiz gibi konuşursa onu da TRT'ye çıkarırız.’ diyen anlayışı da lanetliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">‘PKK terör örgütü değildir, hak arayan bir örgüttür. Apo Türkiye için bir fırsattır.’ diyen kirli dili de lanetliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Millî şairimizin Mehmet Akif Ersoy ne güzel söylemiş: Irzımızdır çiğnenen, evladımızdır doğranan/ Hey sıkılmaz! Ağlamazsan, bari gülmekten utan.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Arık, kanun teklifinde binbaşılara, astsubaylara ve uzman çavuşlara söz verilen taleplerin ele alınmadığını ifade etti. Teklifte birçok eksikliğin bulunduğu ama Türk ordusunun yanında oldukları için kanun teklifine evet diyeceklerini belirten Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü:&nbsp; “Görüştüğümüz kanun teklifinde keşke Tank Palet Fabrikası gibi stratejik öneme sahip olan askerî tesislerin özelleştirilmesinin ya da bedelsiz olarak birilerine peşkeş çekilmesinin önüne geçecek bir madde de olsaydı ama maalesef ki yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu teklifte, yandaş medyanın tetikçi gazetecileri FETÖ kumpasını alkışlarken hapishaneden üniformalarıyla böyle çıkan ‘Sizlerin ve Atatürk'ün emaneti olan bu üniforma tertemiz ve lekesizdir. Bunu herkes görsün diye üniformamızla çıkıyoruz.’ diyen Atatürk'ün askerlerinden özür dileme yok, iadeiitibar yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine, bu teklifte, AKP ve FETÖ ortaklığıyla bozulan ordu bütünlüğünün sağlanması, baypas edilen emir komuta zincirinin yeniden kurulması da yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın milletvekilleri, yine, bu teklifte, hiçbir suça karışmamış olan askerî öğrencilerimizin mağduriyetini gidermeye yönelik bir adım da yok. Maalesef, bu teklifte siyasi müdahaleye açık, millî ordu yerine parti ordusu hayal eden bir düzenleme var. Bu anlayışla Peygamber Ocağı dediğimiz ordumuz yara arıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli milletvekilleri, bu düzenlemede diğer üstsubaylara verilen görev, makam tazminatı yine bir üstsubay olan binbaşılara verilmemiştir; bu haksızlıktır, adaletsizliktir. ‘Verilsin.’ diye önerge verdik, iktidar bloku tarafından reddedildi. Görevi başındaki binbaşılara verilen iyileştirmeler de emekli binbaşılara verilmemiştir; bu da haksızlıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine, astsubaylarımıza söz verilen görev tazminatı ve kademe, derece konusunda da bir iyileştirme yapılmamıştır. ‘İyileştirelim.’ diye önerge verdik ama iktidar bloku tarafından reddedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine, ‘Vatan savunmasının sözleşmesi olmaz.’ anlayışıyla en fazla şehit veren uzman çavuşlarımızın haklarıyla ilgili de ciddi eksiklikler var. ‘Gelin, düzeltelim.’ diye önerge verdik ama iktidar blokunun oylarıyla reddedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenlemede 2011 yılından beri bekleyen 6000 sayılı Kanun mağdurlarının sorunları kısmen çözülüyor. Bu tekliften 2.900 kişiden sadece 1.000 kişi yararlanabiliyor. Uzman çavuşlarımızın TOKİ projelerinden kendisi için belirli sayıda kontenjan ayarlanmasını talep ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütün bu eksikliklere rağmen, ‘Daha iyisi olsun.’ diye verdiğimiz önergelerimizin reddedilmesine rağmen ordumuzun yanındayız, oyumuzun rengi ‘evet’ olacaktır.”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gökan Zeybek Kanal İstanbul Açıklaması]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gokan-zeybek-kanal-istanbul-aciklamasi-12901270797c8-1957-43a8-bddf-dc33ae35c2062021-02-19T20:53:00+03:00HABER MERKEZİ Gökan Zeybek Kanal İstanbul Açıklaması

Gökan Zeybek Kanal İstanbul Açıklaması

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kanal İstanbul’un yapılacağı Arnavutköy'deki bölge sakinlerine ve çiftçilere, “bölgeyi terk edin” çağrısı yapılmasına tepki gösteren CHP İstanbul Milletvekili ve PM Üyesi Gökan Zeybek, “Yağma projeciliği ve ulus ötesi borçlanmaya dayanan bir finansman modelinin öne çıkarıldığı Kanal İstanbul projesi, iktidarın ideolojik olarak çıkmaza girdiğinin temel bir göstergesidir” dedi.<br /><br />Uzun yıllardır yapılması için hükümet tarafından girişimlerde bulunulan Kanal İstanbul projesinin planlandığı alanda yeni bir gelişme yaşandı. Arnavutköy'de 72 bin dekar alanda tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlardan, Nisan 2021'e kadar bölgeyi terk etmeleri istendi. Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen bu gelişme karşısında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili ve PM Üyesi Gökan Zeybek açıklamalarda bulundu.<br /><br />“KANAL İSTANBUL PROJESİNİ TOPLUMUN SADECE 3’DE 1’İ DESTEKLİYOR”<br />Kanal İstanbul’un maliyeti, etkileyeceği araziler ve vatandaşların projeye karşı olan tutumlarına vurgu yapan Milletvekili Zeybek, “Kanal İstanbul adında çılgın bir proje var. 136 bin dönüm tarım alanı 13 bin dönüm mera alanı yok olacak. 200 bin ağaç, 33 milyon metreküp yıllık su kaybı yaşanacak. Yapılan planda konutlara 36 bin 453 hektarlık bir alan ayrılacak. Yapılacak konut alanlarıyla birlikte tarım alanlarının yüzde 60’ı da yapılaşmaya açılacak. Projenin bedelini 75 milyar olarak açıkladılar. Bize göre en az tutar 200 milyardır.<br /><br />İstanbul yaşanabilecek bir şehir olmaktan çıkarılmış, kısa vadeli ekonomik ve siyasi çıkarlar adına tüm yaşamsal, kültürel ve tarihsel varlıklarıyla küresel yağmanın hizmetine sunulmuştur. Kamulaştırma yapılması bölgede yaşayan vatandaşların geçim kaynaklarının yok edilmesi anlamına gelmektedir. Kanal İstanbul projesini toplumun sadece 3’de 1’i desteklerken, 15, 30 yaş arasındaki gençlerin yüzde 98’i deprem tedbirlerinin alınmasının daha öncelikli bir karar olduğunu düşünmektedir” dedi.<br /><br />“ÖNCELİKLERİMİZ ORMAN VE SU HAVZALARINI KORUMAK”<br />Yapılması gerekenin İstanbul’u deprem ve iklim değişikliğine hazırlamak olduğunu hatırlatan Zeybek, “Yer altı su kaynakları da tehlike altındadır. İstanbul’un su ihtiyacının yüzde 29’unu karşılayan Terkos ve Sazlıdere barajlarımız, su kaynaklarının yok edilmesiyle, su yönetimi felaketiyle karşı karşıya kalacaktır. Kısaca Kanal İstanbul bir emlak ve rant projesidir. Dünya’nın tatlı su kaynaklarının üzerine titrediği, herkes için sağlıklı ve ucuz gıdaya erişebilme konusunda yeni yöntemlerin arandığı bir dönemde geri getirilemeyecek olan tarım, mera, sulak alanlarımız ve orman alanlarımızın üzerinden hafriyat kamyonlarınızı geçirecekler. Yağma projeciliği ve ulus ötesi borçlanmaya dayanan bir finansman modelinin öne çıkarıldığı Kanal İstanbul projesi, iktidarın ideolojik olarak çıkmaza girdiğinin temel bir göstergesidir. Önceliklerimiz orman ve su havzalarını korumak, nüfusu sınırlandırmak, ulaşımı akıcı hala getirmek, çürük ve çarpık yapı stokunu dönüştürerek İstanbul’u deprem ve iklim değişikliğine karşı hazırlamak olmalıdır” ifadelerini kullandı.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TATLIOĞLU, ÜLKENİN GERÇEK SORUNLARINI PAYLAŞTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tatlioglu-ulkenin-gercek-sorunlarini-paylasti-129005a3f63d7-6375-4f05-ba37-78b9e3e7b4f62021-02-19T20:47:00+03:00HABER MERKEZİ TATLIOĞLU, ÜLKENİN GERÇEK SORUNLARINI PAYLAŞTI

TATLIOĞLU, ÜLKENİN GERÇEK SORUNLARINI PAYLAŞTI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE HEM KAZANCI AZALAN HEM DE BU KAZANCINI FAİZDE ERİTEN BİR ÜLKE DURUMUNDA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Bu hafta Merkez Bankamız faiz kararını açıkladı. Politika faizini yüzde 17’de tutma gerekirse daha da sıkılaştırma kararı verdi. Merkez Bankası faiz ve para politikası konusunda yavaş yavaş da olma rolünü hatırlamaya çalışıyor. Geldiğimiz nokta şudur, Türkiye 17 faizle dünya şampiyonudur. Partili cumhurbaşkanlığı sisteminden itibaren faiz konusunda en yakın rakiplerinden açık ara önde ve lider bir ülkedir, enflasyonda da öyledir. Hem kazancı azalan hem de bu kazancını faizde eriten bir ülke durumundayız. Türkiye’nin toplam geliri yaklaşık 150 milyar daha azalmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇİFTÇİLERİN KAZANÇ MERKEZLİ BİR TARIM POLİTİKASINA KAVUŞMASI GEREKLİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Merkez Bankası ayrıca enflasyonla mücadelede daha da bir sıkılaştırmaya gitmekten bahsetmiştir yani talebi düşürmekle ilgilenmektedir. Üretimi artırmakla ilgilenmesi gerektiğini de özellikle vurgulamamız gerekiyor. Türkiye’de tarım sektöründe yeni bir sayfa açmak gerekiyor. Çiftçilerin kazanç merkezli bir tarım politikasına kavuşması gerekli. Her gün kan kaybeden ve borçluluğu Ak Parti döneminde 60 kat artan tarım kesiminin yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Bizim Türkiye’ye sunduğumuz modelin temel ayakları budur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AŞIDA BİRÇOK ÜLKENİN DOZ ORANI TÜRKİYE’NİN ÜZERİNDEDİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye sadece Çin’den Sinovak kullanan tek ülkedir. Dünyada 87 ülkede aşılama başlamıştır. 100 kişiye düşen doz bakımından Türkiye’de 7.40’tır oran. Bu oran İsrail’de 78’dir, Birleşik Arap Emirlikleri’nde 49’dur, İngiltere’de 25’tir, Sırbistan’da 14’tür, Şili’de 12’dir, Malta’da 11’dir, Danimarka’da da 7.7’dir, yani birçok ülkenin doz oranı Türkiye’nin üzerindedir. Yüksek mevkilerden söylendiği gibi bu konuda da dünya lideriyiz gibi bir konuyu düzeltmek istedik. Dünya Sağlık Örgütü tarafından bu veriler yayınlanmaktadır. Pandemi konusunda ülkenin en büyük sıkıntısı doğru bilgilendirmeydi, faturasını çok ağır ödedik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SGK, BAĞKUR PRİMLERİ YIL SONUNA KADAR ERTELENMELİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Henüz Türkiye Kobilerine ve esnafa kendine benzer ülkeler gibi bir destek sağlayamamıştır. Şubata kadar ertelenen SGK Bağkur primlerinin tekrar yıl sonuna kadar ertelenmesini talep etmekteyiz ve doğru bulmaktayız. Burada bir mağduriyet yaratılmamalı acilen düzenlemeye gidilmelidir. Pandemi sürecinde tünelinde ucundaki ışık görülmüştür ve tekrar toparlanma aşamasına girilmiştir. Yorgun, az kalmış enerjisini içerideki tartışmalarla harcayan bir yönetim var bu yönetimin Türkiye’yi daha ileriye taşıyabileceğini zannetmiyoruz. Dünyada bizim lehimize olan çok şey vardır. Esasen enerjisini buraya harcayan bir Türkiye’nin toparlanması için önünde çok ciddi bir alan, ciddi bir avantaj söz konusudur.”</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5fac272c5e7b4.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KARAGÖZ’DEN EMŞAV’A NEZAKET ZİYARETİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/karagozden-emsava-nezaket-ziyareti-1289987b751ea-7b3e-4b28-8aec-5a3994f858282021-02-19T20:39:00+03:00HABER MERKEZİ KARAGÖZ’DEN EMŞAV’A NEZAKET ZİYARETİ

KARAGÖZ’DEN EMŞAV’A NEZAKET ZİYARETİ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size