Haber Analizhttps://www.haberanaliz.net GAZETEMİZ SUYA SABUNA DOKUNUR, BİR SOLUKTA OKUNUR... tr2021-09-26T13:16:46+03:00<![CDATA[TANAL’DAN KAMU DENETÇİLİĞİ’NE VALİDEBAĞ KORUSU ŞİKAYETİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tanaldan-kamu-denetciligine-validebag-korusu-sikayeti-14536b08c19a3-6ccc-4ff7-b603-2cf955c2fb812021-09-25T21:54:00+03:00HABER MERKEZİ TANAL’DAN KAMU DENETÇİLİĞİ’NE VALİDEBAĞ KORUSU ŞİKAYETİ

TANAL’DAN KAMU DENETÇİLİĞİ’NE VALİDEBAĞ KORUSU ŞİKAYETİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, İstanbul halkının nefes alabildiği sayılı yeşil alanlardan biri olan, doğal ve tarihi sit alanı statüsünde yer alan Validebağ Korusu’nun ‘Rehabilitasyon Projesi’ adı altında ranta açılmak istenmesini, AKP’li Üsküdar Belediyesi’nin koruya yönelik hukuka aykırı müdahalelerini Kamu Denetçiliği Kurumu’na (Ombudsmanlık) şikayet etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">‘Şikayet edilen’ kurum olarak Üsküdar Belediyesi’nin yer aldığı başvuru dilekçesinde Tanal, 21 Eylül tarihinde Üsküdar Belediyesi ekiplerinin iş makineleri ve kamyonlarla Validebağ Korusu’na girerek, alana moloz ve toprak döktüğünü anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanal şikayet dilekçesinde, yapılaşma plana yönelik,&nbsp;&nbsp;İstanbul 6. İdare Mahkemesi tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararına rağmen Üsküdar Belediyesi’nin Validebağ Korusu’nda betonlaştırma çalışması başlattığına dikkat çekti.<br /><br /><strong>KORUDA EKOLOJİK DENGE BOZULACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tanal dilekçede şunları kaydetti: “Validebağ Korusuna yapılan bu saldırıya bölge halkı ve doğa sever vatandaşlar tarafından engel olunmaya çalışılmışsa da Üsküdar Belediyesi, çivi dahi çakılmasının yasak olduğu Validebağ Korusu’nu kirletmeye ve tahrip etmeye başlamıştır. Üsküdar Belediyesi, hakkında yürütmeyi durdurma kararı olan rehabilitasyon projesini zor kullanarak ve hukuku hiçe sayarak yapmaya başlamış ve 1. Derece Doğal Sit Alanı olan Validebağ Korusu’na zarar vermiş ve zarar vermeye devam etmektedir.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından işleme alınan dilekçesinde Tanal, Validebağ Korusu’nun İstanbul’un Anadolu yakasının ikinci en büyük yeşil alanı olduğunu aktardı. CHP’li vekil, “Validebağ Korusu’nda anıt ağaçlar da dahil olmak üzere, yaşları 15 ile 400 arasında değişen 40'ı aşkın türdeki ağaç ve ağaççık ile çok çeşitli bitki türlerinin, 100'ü aşkın kuş türü ile çeşitli böcek, sürüngen, kaplumbağa, kirpi, sincap gibi birçok hayvanın, ekolojik bir denge içinde barındığını” belirterek, Üsküdar Belediyesi’nin müdahalesinin bu ekolojik dengeyi bozacağına, canlıların yaşam alanını yok edeceğine işaret etti.<br /><br /><strong>VALİDEBAĞ KORUSU’NU BETONLAŞTIRMA PLANI YENİ DEĞİL</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dilekçede Koruya yönelik tehdidin yeni olmadığını kaydeden Tanal, “Validebağ Korusu, 1990'lı yılların başından itibaren yapılaşma tehdidine ve yanı başında bulunan 50 dönümlük arazinin yapılaşmaya açılacağı endişesiyle yapılan başvurular sonucunda, 1996 yılında İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından birinci derece doğa koruma alanı ilan edildi. 1999 yılında ise doğal SİT alanı olarak tescil edilmiştir. Ayrıca içinde yer alan tarihi binalar da tescil edilmiştir” bilgisini verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dilekçesinde, “2014 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen Validebağ Korusu’na müdahaleler bu dönemde başlamıştır” ifadesine yer veren Tanal, “Şubat 2020 tarihinde ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredilmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Üsküdar Belediyesi’ne tahsis edilen Validebağ Korusu için birçok farklı zamanda birçok farklı proje yapılmak istenmiştir. 2018 yılında millet bahçesi yapılmak istenen Validebağ Korusu’na yönelik projeler doğal dengeyi, ekosistemi ve koruda yaşayan canlı yaşamını tehdit etmektedir. Doğa severler ve yerel halk tarafından karşı çıkılan bu projeler hayata geçirilememiş ve proje hakkında adli yargıda davalar açılmıştır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU HUKUKA AYKIRILIĞI TESCİLLESİN</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tanal, dilekçede şöyle devam etti: “Validebağ Korusu’nun 261 bin 5 metre karelik bölümünü son olarak bakım ve onarım gerekçesiyle 2020 yılının Mart ayında Üsküdar Belediyesi’ne tahsis edilmiş olup, Üsküdar Belediyesi, ‘Bakım ve Rehabilitasyon projesi’ adı altında Validebağ Korusu’na hukuka aykırı müdahalelerde bulunmaktadır. Validebağ Korusu’nu koruma amacıyla kurulan dernekler ve bölge halkı tarafından koruda günlerdir hukuka aykırı müdahalede bulunulmasına engel olunmak için nöbet tutulmakta ve bu hukuka aykırı proje ile doğal yapısı bozulmak ve betonlaştırılmak istenen Validebağ Korusu savunulmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Validebağ Korusu’na yapılmak istenen projelerin doğal yaşama, ekosisteme ve canlı yaşamına zarar vereceği, korunun 1.derece doğal sit alanı olduğu gerekçesiyle çivi dahi çakılamayacağı gerekçesiyle projeler hakkında davalar açılmıştır. İstanbul 11. Bölge İdare Mahkemesi ihalenin yürütmesinin durdurulmasına, İstanbul 6. Bölge İdare Mahkemesi de planlara ilişkin yürütmenin durdurulması kararları vermiştir.”</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li vekil Mahmut Tanal, vatandaşların Anayasa’nın 56. Maddesinin kendilerine yüklediği sorumluluk doğrultusunda Validebağ Korusu’nu savunduğunu belirtirken, Kamu Denetçiliği Kurumu’ndan&nbsp;Üsküdar Belediyesi’nin eylemlerinin hukuka aykırı olduğu yönünde tavsiye niteliğinde karar alınmasını talep etti.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: “Gübrede neler oluyor”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-gubrede-neler-oluyor-14535f715da58-3b5d-4789-a0a9-7ee452b7b7052021-09-25T21:51:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: “Gübrede neler oluyor”

Gürer: “Gübrede neler oluyor”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ÜRETİCİ EKTİĞİNE PİŞMAN&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaptığı açıklamada, üreticiyi ektiğine pişman eden girdi maliyetlerindeki artışın neden olduğu olumsuzluğa dikkat çekti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2 BİN 700 LİRALIK GÜBRE 6 BİN 800 LİRA OLDU&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Girdi maliyet artışındaki en önemli kalemin gübre fiyatları olduğuna dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçen yıl ve bu yıl arasındaki satış fiyatlarını kıyasladı. Gürer, “Geçen yıl 2 bin 100 lira olan ÜRE&nbsp;gübresinin ton fiyatı, bu yıl 2,5 katına çıkarak 5 bin 100 liraya yükselmişti. Dün ise 6 bin TL’yi geçti. Geçen yıl 2 bin 720 lira olan&nbsp;DAP&nbsp;&nbsp;gübresi bu yıl 6 bin 800 lira oldu. Geçen yıl 2 bin 400 liradan satılan “20.20” olarak tabir edilen gübre, bu yıl 4 bin 500 liradan satılıyor. %26 Azotlu Gübre geçen yıl 1.000 TL/Ton iken dün itibari ile 3 bin 600 TL’ye çıktı. Gübreye gelen fiyat artışlarını TÜİK takip edemiyor ama artışın&nbsp;%100’ün üzerinde olduğunu bir bayide gidip görse, ne kadar yanlış veri açıkladığını görür” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;TOHUM DA&nbsp;KATLADI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2020 yılında Buğday Tohumunun ton fiyatı 3.000 TL iken&nbsp;bu yıl 5.000 TL’ye çıktı diyen Gürer, “Geçen yıl şekerpancarı tohumunun 250 ile 320 lira arasında değiştiğini, bu yıl ise&nbsp;450 ile 650 lira arasında bir tutara çıktığına dikkat çekti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Şekerpancarı tohumu fiyatındaki artış da yüzde 150’inin üzerine çıktı. Bu durumda üretici nasıl ekim yapsın?” diye sordu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İKTİDARI UYARA UYARA DİLİMİZDE TÜY BİTTİ&nbsp;AMA…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gübre fiyatlarının 2,5 katına, tohum fiyatlarının da 1.5 katına çıktığına işaret eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Yıllardır söyleye söyleye dilimizde tüy bitti. Tarımda girdi maliyetlerinin düşürülmesi için plan yapın proje geliştirin diye iktidarı sürekli uyardık. Ancak bizim sözlerimizi kulak ardı eden AKP, şimdi tarımda gelinin noktayı da görmek istemiyor. Özel şirketler ve ithalatçı firmalar dilediği gibi fiyat oluşturuyor. Gübre hammaddesi ithalata dayalı, döviz kuru artıkça fiyat artıyor, düşse de geri gelmiyor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TARLALAR BOŞ KALABİLİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ömer Fethi Gürer, “Siyasal iktidarın, bu vurdumduymaz tavrı, ülkemizde tarımın geleceği açısından çok sakıncalı. İktidar, bir an önce girdi maliyetlerinin düşürülmesine yönelik çalışma başlatıp, yerli üreticiyi destekleyecek düzenlemeleri hayata geçirmelidir. Aksi halde tarlalar boş kalır. Gübreye bu kadar fiyat bindirilmesi anlaşılır değil, iktidar gübredeki yüksek fiyatlar için inceleme başlatmıştı ama fiyatlar incelemelerin başladığı gündeki fiyatları da aştı” uyarısında bulundu.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ZAFER PARTİLİ KONCUK; “TÜRK MİLLETİ İLE İTTİFAK YAPACAĞIZ”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/zafer-partili-koncuk-turk-milleti-ile-ittifak-yapacagiz-14534a2fe1b81-a592-4c71-b106-39e79f8bd9042021-09-25T21:49:00+03:00HABER MERKEZİ ZAFER PARTİLİ KONCUK; “TÜRK MİLLETİ İLE İTTİFAK YAPACAĞIZ”

ZAFER PARTİLİ KONCUK; “TÜRK MİLLETİ İLE İTTİFAK YAPACAĞIZ”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu sözde siyaset anlayışı, “Benim oğlum bina okur döner döner yine okur” darbı meselenin ötesine geçememektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">“İktidar olmak için her boyayı boyanır! Dediğimiz bu yapıların gerçek yüzü bir bir ortaya çıkmaktadır. Seçim yaklaştıkça, görmediğiniz nice üslup ve tavrı görmeye hazır olun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kafa, bir bakarsınız Atatürkçü, bir bakarsınız millici, bir bakarsınız milliyetçiyiz diye ortaya atılır, ancak ilkesizlik, faydacılık, ortak, temel davranış şekilleridir. Aslında her şey olmak istenirken, hiçbir şey olamamak bunların asıl marazıdır!</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı senaryoyu, farklı aktörlerin oyunu ile, daha kaç defa seyredecek, kaç defa hayal kırıklıkları yaşayacağız?</span></p><p><span style="font-size:18px">Koncuk, tüm bu yaşananlar karşısında “Zafer Partisinin tek dayanak noktası, milletimizin yüksek ferasetidir. Bunun için, “TÜRK MİLLETİ İLE İTTİFAK YAPACAĞIZ.” diyerek ittifak konusunda Zafer Partisinin görüşünü açıklamış oldu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Ekonomi öldü, selasını da Ali Erbaş Hoca okusun.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ekonomi-oldu-selasini-da-ali-erbas-hoca-okusun-14533ca43124e-c192-42d3-9bea-20937d8543a02021-09-25T21:46:00+03:00HABER MERKEZİ Ekonomi öldü, selasını da Ali Erbaş Hoca okusun.

Ekonomi öldü, selasını da Ali Erbaş Hoca okusun.

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Biz bu filmi Naci Ağbal’ın istifası öncesinde de izlemiştik" diyen Tekin, “Artık bu durum şüphe etmenin ötesine geçmiş, doların yükselmesinden birileri kâr ediyor birileri de bu işe öncülük ediyor tezini güçlendirmiştir! Aksi söylenebilir mi?" yorumunu yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, “Ne zaman ki, Cumhurbaşkanı Merkez Bankasına dair bir açıklama yaptıysa geçtiğimiz yıllarda, her seferinde paramız ciddi değer kaybetti. O zaman şu soruyu sormakla yükümlüyüz: Her seferinde bu açıklamadan sonra TL’nin değer kaybedeceğini bilerek bu açıklama yapılıyorsa, Döviz artığında kim kazanıyorsa onlara gereği yapılıyor demektir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolar kurundaki 10 kuruşluk artış, Türkiye’nin toplam dış borcunu 47 milyar dolar artırıyor diyen Tekin, “Kurun yükseleceği ve Türkiye ekonomisini zora sokacağını bile bile Merkez Bankasına müdahale edilmesinin artık tesadüf olmadığı düşünüyorum.” Değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, “Sene başından bu yana asgari ücretlerinin enflasyon ve döviz<br />kurlarında oluşan artışa bağlı maddi kaybı 500 liranın üzerine çıktı. Sabit gelirlinin cebindeki para da döviz artışları nedeniyle eridi. Ülkemizin yüzde 80’ını kapsayan yoksul kesim zamlar karşısında ne yapacağını şaşırır duruma geldi. Kurdaki artışın temel nedeni yanlış ve yönsüz ekonomi politikalarıdır. Kendi parasının itibarını koruyamayan iktidar, vatandaşın cebini koruması mümkün değildir. Ekonomi, batıyor! Selasını kim okuyacak?” yorumunu yaptı</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Mersin Mezitli Belediyesi Çalışanlarına Promosyon Müjdesi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-mezitli-belediyesi-calisanlarina-promosyon-mujdesi-14532660f36e0-b17a-4139-8285-ae36f5320b112021-09-25T21:43:00+03:00HABER MERKEZİ Mersin Mezitli Belediyesi Çalışanlarına Promosyon Müjdesi

Mersin Mezitli Belediyesi Çalışanlarına Promosyon Müjdesi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan’ın belediye çalışanlarına ücret ödeneceği bankanın seçilmesinde kullandığı yöntem personelin cebine daha fazla para girmesini sağladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Tarhan tarafından ilçede bulunan banka şubeleri davet edilerek, üç yıllık ücret ödemesinin yapılacağı banka ihale ile belirlendi. Başkan Tarhan’ın yanı sıra banka temsilcileri, Mutlu Mezitli Ltd. Şti. Genel Müdürü Filiz Yalın, DİSK Genel İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, Mezitli Belediyesi işyeri temsilcileri ve belediye bürokratlarının katıldığı ihale çekişmeli bir sürecin ardından sonuçlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açık artırma şeklinde yapılan ve kayıt altına da alınan ihale sonrası Yapı Kredi Bankası üç yıldır olduğu gibi 2024 yılına kadar Mezitli Belediyesinde şirket bünyesinde çalışanlarının ücretlerinin ödenmesinde aracı kurum olma hakkı kazandı. Banka, çalışanlara bir defaya mahsus olarak 2925 lira promosyon parası ödeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan bu sözleşme ile Mezitli Belediyesi çalışanları, çalışan sayısı ile kıyaslandığında Mersin’de en yüksek promosyonu almış oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her zaman çalışanına en yüksek ücreti vermeyi amaç edindiklerini ifade eden Başkan Tarhan, ücretlerin ödendiği bankayı da belirlerken çalışanlara yüksek promosyonu sağlamak için açık ihale yöntemine başvurduklarını söyledi.&nbsp;<strong>“Aldığımız tüm kararları çalışanlarımızın daha mutlu ve huzurlu şekilde görevlerini yapmaları üzerine kurduk”&nbsp;</strong>diyen Başkan Tarhan<strong>, “Yapılan ihale sonrası Yapı Kredi bankası ile anlaşarak önemli bir promosyon desteği sağladık. Şirketimiz bünyesinde her çalışanımızın hesabına 2925 lira yatacak. İhalemizi son derece şeffaf bir biçimde DİSK Genel İş Sendikası temsilcilerinin ve çalışanlarımızdan oluşan işyeri temsilcilerimizin önünde gerçekleştirdik. Yani alacakları promosyon miktarının belirlenmesine çalışanlarımız tanıklık etti. Gösterdikleri duyarlı yaklaşım nedeniyle banka temsilcilerimize ayrıca teşekkür ederim”&nbsp;</strong>şeklinde konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[“KOLTUK İÇİN ÜLKEYİ ATEŞE ATTINIZ!”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/koltuk-icin-ulkeyi-atese-attiniz-14531c5fe3cc2-da99-41c4-9bb7-7d5d1123df442021-09-25T21:41:00+03:00HABER MERKEZİ “KOLTUK İÇİN ÜLKEYİ ATEŞE ATTINIZ!”

“KOLTUK İÇİN ÜLKEYİ ATEŞE ATTINIZ!”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, MHP’lilerin partisini hedef alan sözlerine tepki gösterdi. MHP’nin ülke menfaatleri için değil şahsi menfaatler için siyaset yaptığını belirten Arık, “Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu ülkenin ortak değeridir. ‘Mustafa Kemal’e zerre muhabbeti olan cenazeme gelmesin..." diyen meczubun cenazesine koşa koşa gidenlerle aynı safta duranların Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adını anmaları samimiyetsizlik, CHP’ye Atatürk’ü anlatmaya kalmaları ise en hafif ifadesi ile talihsizliktir. Biz milliyetçiliği de vatan sevgisini de milliyetçiliği ayaklar altına alan, vatan toprağını bırakıp kaçan partinin stepnesi olanlardan öğrenecek değiliz. Siyasi ikballerini Türkiye’ye Habur rezaletini yaşatanlara; Oslo’da teröristlere pazarlık atanlara; bir oy için teröristleri devletin televizyonuna çıkaranlara; terörist başının mektubundan medet umanlara bağlayanlardan milliyetçilik de öğrenecek değiliz. Biz milliyetçiliği Beşparmak dağlarına, Egenin haşhaş tarlalarına yazdık. Bugün ülkemizdeki en büyük tehlike siyasi ikbal için dün söylediğini bugün inkar eden, BOP eşbaşkanı ile kol kola girenlerdir. Bugün ülkemizin beka sorunu koltuk için ülkeyi ateşe atanlardır. Dün 17/25’’in hesabını soracağına namus ve şeref sözü veren MHP koltuk için ülkeye ateşe atmış, şimdi suç bastırmaya çalışmaktadır. Ama boşuna uğraşmasınlar aziz milletimiz yerli ve milli olma iddiasındaki Cumhur İttifakının sahte vatanseverliğine de, içi boş milliyetçiliğine de kanmayacaktır.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[“Fırıncı da kuyumcu da satış yapamıyor”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/firinci-da-kuyumcu-da-satis-yapamiyor-14530c96b054f-2c93-4ebd-ab69-a8e87dcdec302021-09-25T21:37:00+03:00HABER MERKEZİ “Fırıncı da kuyumcu da satış yapamıyor”

“Fırıncı da kuyumcu da satış yapamıyor”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">&nbsp;Türkiye’de temel gıdadan giyime, kırtasiyeden mutfak malzemelerine, sebze-meyveden ziynet eşyalarına kadar her alanda artan fahiş fiyatlar esnafı da vatandaşı da kara kara düşündürüyor.<br />Milletin alım gücünün oldukça düştüğüne dikkat çeken Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, Adana Dağlıoğlu, Bey ve Havuzlubahçe mahalle muhtarları, vatandaşlar ve esnafı gezdi, sorunları yerinde tespit etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşların ekonomik krizle adeta boğuştuğuna işaret eden Dr. Şevkin, “Evlerde tencereler kaynamaz oldu. Millet ekmek de alamıyor altın da…” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dağlıoğlu Mahallesi’nde kuyumcunun da fırıncının da artan maliyetler karşısında çaresiz kaldığını ve satışların düştüğünü ifade eden Dr. Şevkin’e dert yanan Kuyumcu Abdurrahman Eser, “Eskiden evlenecek insanlar düğün için 200-300-400 gram altın alırdı. Artık mazide kaldı. İnsanlar 100 gram altını dahi alamaz hale geldi. 100 gram altın 50 bin liranın üzerinde. Gençler hem pandemi hem de ekonomik kriz nedeniyle çok büyük sıkıntı içerisinde” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“NASIL EVLENECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kuyumcu dükkânında altın bakan Kadir Çağın adlı genç de “Bu gidişle evlenemeyeceğiz” diye konuştu. CHP’li Milletvekili Dr. Şevkin’in, “Evlenecek misin, altın almaya mı geldin?” sorusuna, “Yok vekilim, nasıl evleneceğiz. Ancak bakıyoruz, altın alacak durumumuz yok. 2006 yılında 16 yaşında bir çocuktum, tekstil işinde 600 lira maaş alırdım. 600 lira maaşla 28-29 gram altın alabiliyordum. Şimdi 2800 lira aylık maaş alıyorum. Ayda toplasam 5 gram altın alamam. Evlenmeye kalksam, kız tarafı 100-150 gram altın istese, 5-6-10 yıl yemeden içmeden çalışarak çalışmam ve toparlayabilirsem evlenmem gerekiyor. Ekonomi bu şekilde giderse hiç evlenemeyeceğim sanırım” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“100 LİRALIK BİR ÇUVAL UN 190 LİRA OLDU”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;“Gelir düzeyi yüksek olanlar artık altın alabilecek” diye konuşan CHP’li Dr. Şevkin, bu kez Eser Kardeşler Ekmek Fabrikası işletmecisi Yaşar Eser’le görüştü. Milletin ekmekten de kıstığını ifade eden Dr. Şevkin’in “İşler nasıl” sorusuna yanıt veren fırıncı Yaşar Eser ise, “Vatandaşın alım gücü daraldı. Daha önce 5 ekmek alan bir vatandaş 2’ye 3’e düşürdü. Esnaf da sıkıntılı. Bir çuval un Ocak ayında 100 liraydı, şimdi 190 lira oldu. Bir vatandaşa bakıyoruz bir kendimize bakıyoruz ve kime dert yanacağımızı bilmiyoruz. Girdi maliyetleri yükseliyor. Gönül ister ki ekmeğin fiyatını 1 liraya vereyim ama üretim maliyeti kesinlikle kurtarmıyor. İşyerimde işçi maaşı ödememek için çocuklarım ve yeğenlerimle çalışıyorum. Ancak bu şekilde geçimimi sağlayabiliyorum” diye konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Mersin KIRAT, işte o SURAT!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-kirat-iste-o-surat-14529274ea402-bca0-4cc7-bd74-f345bdcf59362021-09-25T21:10:00+03:00HABER MERKEZİ Mersin KIRAT, işte o SURAT!

Mersin KIRAT, işte o SURAT!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Alışık olunan salon süslemesi yoktu. Salonda Genel Başkanın resminden başka parti bayrağı ve kurucularının da resmi yoktu.</strong> <span style="color:#FF0000"><strong>En önemlisi Türk Bayrağı yoktu.</strong></span> Toplantı yapılan mekân Mersin Belediyesine ait olduğu için salonda ATATÜRK posterleri, demirbaş olarak zaten vardı. <strong>Salon ön kısımda 65- 70 kişinin varlığı dışında BOMBOŞTU.</strong> Heyecan yok. Coşku yok. Partinin kurucuları ve eskilerinden hiç kimse yok. İyi partiden dışlanan orada dikiş tutturamayanların listelere doluşturulduğu kongre çok sönük geçti. Tam bir fiyasko idi. <strong>Ahmet Uyanık olan biteni keyifle izledi.&nbsp;</strong></span><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Mezitli ilçe Başkanı Elmas Durma, Hasan Şıhman tarafından kızım diye anılırken, Büyük kongre delegeliğine yazılmadı.&nbsp;</span></strong></span><span style="font-size:18px"><span style="color:#0000FF"><strong>İl Başkanı eşi Muradiye Beğoviç Şıhman büyük kongre delegesi yapılırken</strong></span>, <span style="color:#008000"><strong>il koordinatörü Sedat Erdal’ın kendisi, kız kardeşi Şenay Erdal, yanında çalışan elemanlarından Pınar Su Polat, Asiye Yetim, büyük kongre delegesi yapıldı. </strong></span>Listeyi yayına veriyoruz. Akraba, eş dost listesi olmuş. Sen ben bizim oğlan anlayışı ile yapılan listede çizik yiyenlerde oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614f66be034cb.jpg" style="height:1512px; width:868px" /></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Öte yandan il kongresine katılması gereken ve oy kullanması gereken kişi (deleğe) sayısı: 300. İşte aşağıda resmi sayısını gösteriri liste.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614f672d84966.jpg" style="height:1451px; width:1308px" /></span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Meslek odaları, STK başkanları ve protokole ve sivil dünyaya kendi ifadeleri ile 1000 adet davetiye dağıtılıp çağrı yapılmış.&nbsp;</span></strong></span><strong><span style="font-size:18px">Ayrıca Mersin demokrat parti sosyal sayfasında aşağıdaki çağrıda yayınlanmış. İşte yayınları.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614f6773e0cc9.jpg" style="height:300px; width:499px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614f678d0996a.jpg" style="height:669px; width:914px" /></span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Kongresini yaptıkları ilçeler için KAĞIT ÜSTÜNDE dediğimizde bize kızdılar.</span></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ama bakın sözde Mersin merkezdeki en büyük ilçeler olan AKDENİZ- TOROSLAR- YENİŞEHİR- MEZİTLİ ilçesinin kongresini yaptıkları ve seçip yönetime aldıkları ilçe yöneticileri ful kadro gelse idi, o salonda sadece onlar 100 kişi olurdu.&nbsp;<span style="color:#FF0000">Mersin’in Anamur ve Tarsus ilçesi büyük ilçe, kaldı ki her iki ilçenin başkanı büyük kongre delegesi de yazılmışlar. Hatta birinin eşi olduğu söylenen kişide delege yapılmış. O iki ilçe 10 kişi gelse, 20 kişi eder.&nbsp;</span></span></strong><span style="font-size:18px"><strong>İl başkanı, il başkanı olmadan önce Erdemli ilçe başkanıydı. İle gelince oranın kongresini yaptı. Mersin’e 25 km. Oradan da 10 kişi gelse...</strong>. <span style="color:#008000"><strong>İl yönetimi ful kadro, kendileri ve aileleri orada olsa 50 kişide onlar etsin.</strong></span>&nbsp;<span style="color:#FF0000"><strong>Bu hesaba göre orada 300 oy kullanacak delege, 100 merkezdeki 4 ana ilçe, Tarsus ve Anamur ilçesinden toplam 20 kişi, Erdemli 10 kişi, il yönetimi ve ailesi diyelim 50 kişi, toplam 480 kişiyi buluyor.&nbsp;</strong></span></span><span style="font-size:18px"><span style="color:#0000FF"><strong>Daha dağıtılan 1000 davetiye hesapta yok. Salonda ise oy kullanacak 300 delege bile yok.</strong></span> <strong>Oylanan liste akraba cenneti olmuş. <span style="color:#0000FF">Kongre sonlanır sonlanmaz, İl başkanı Hasan Şıhman’a yakın olanlar il binasına,</span></strong> <span style="color:#FF0000"><strong>İl koordinatörü yapılan Sedat Erdal’a yakın olanlarda onun şahsi ofisine toplanmaya gittiler.</strong></span> <strong>Böyle parti ve particilik olur mu? Bu parti böyle büyür mü?</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><strong><span style="font-size:18px">Önemli bir konu ise 2 gündür ardı ardına yaptığımız haberlerde ELEKTRİK- TELEFON borcunun miktarını yazdık. Şu ana kadar o borçta ödenmedi, kimse yahu ne oluyor demedi.</span></strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Bozyazı ilçesi içinde kafadan atıyor demişler, işte aşağıda BORCUN belgesi. Üstelik tarihi Mart 2021. Aradan 7 ay geçmiş borç ödenmemiş ve gecikme faizi de çalışmış.</span></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614f683933876.jpg" style="height:1169px; width:1200px" /></span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KONGREDEN ÖN SIRALARDAN GÖRÜNTÜ AŞAĞIDA, BU ÇEKİM YAPILAN KISMIN ÜSTÜ BOMBOŞTU...</strong></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614f68bc8706e.jpg" style="height:566px; width:1133px" /></p><p><strong><span style="font-size:18px">Önceki haberin linki: <a href="https://www.haberanaliz.net/haber/erdal-sihman-ettiler-partiliyi-pisman-14517">https://www.haberanaliz.net/haber/erdal-sihman-ettiler-partiliyi-pisman-14517</a></span></strong></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[“TOPLUMSAL MUTABAKAT VE KALKINMA EMEKLİYE VERİLEN DEĞERLE OLACAKTIR”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/toplumsal-mutabakat-ve-kalkinma-emekliye-verilen-degerle-olacaktir-14528e1060aa8-e1cb-49d0-8adc-887c517abad22021-09-23T20:52:00+03:00HABER MERKEZİ “TOPLUMSAL MUTABAKAT VE KALKINMA EMEKLİYE VERİLEN DEĞERLE OLACAKTIR”

“TOPLUMSAL MUTABAKAT VE KALKINMA EMEKLİYE VERİLEN DEĞERLE OLACAKTIR”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ANKARA- </strong>Bugün <span style="color:#FF0000"><strong>habernaliz.net </strong></span>ekibinin Mersin’de ziyaret ettiği<strong> </strong>Türkiye Emekliler Derneği Mersin Şubesi yöneticileri, önderleri <strong>Cemal Akbudak</strong>’ın yaptığı mükemmel hizmetleri anlatırlarken, diğer taraftan ülke geneli emeklilerin çektiği çileleri aktardılar.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">BİR TÜRLÜ ÇIKMAYAN İNTİBAK YASASI MAĞDUR ETMEYE DEVAM EDİYOR</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">17 yıl süren hukuk mücadelesinden sonra elde ettikleri kazanım sonrası 2000 öncesi ve sonrası emekli olanların hak ve hukukunu, mağduriyetini giderecek olan İNTİBAK yasasının çıkması için her zaman herkesin söz verdiğini belirten Türkiye Emekliler Derneği Mersin Şubes Başkanı Cemal Akbudak, <strong>“ bunun altında yatan sebep, tüccar zihniyetidir. Ne kadar geciktirir isek devlet o kadar kazançlı çıkar diye düşünüyorlar. Ama emekli onlara yıllarca yaşlılık primi ve SGK primi ödedi. Yaşlandığımda bari rahat edeyim dedi. Gelinen noktada bırakın rahat etmeyi, Emekli resmen sürünür halde. Mutfakta tencere kaynıyor ama o tencerede aş değil taş kaynıyor. Dert kaynıyor” </strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614cc0511258c.jpg" style="height:576px; width:1159px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>EMEKLİLERİN ÇİLESİ BİTMİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye Emekliler Derneği Mersin Şubesi Başkanı Cemal Akbudak, “</strong>Sosyal güvenlik mevzuatının sık sık değiştirilmesi, emekli aylıklarında kayıplara neden olan yeni parametreler getirilmiştir. Bugüne kadar üç temel kanun çıkarılmıştır<strong>” diyerek sözlerine devamla:&nbsp; Birincisi; </strong>1965-2000 dönemlerinde uygulanan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, sosyal güvenlik normlarına en uygun kanun olarak değerlendirilmektedir. Gösterge sisteminin uygulanması ve kazançların hesaplanmasında tüm dönemler yerine belli yılların dikkate alınması, aylık bağlama oranlarının ortala yüzde 65 olması ve taban emekli aylık bağlama oranının yüzde 70 uygulanması, emekli olunma bakımından en iyi yıllar olarak görülmüştür.&nbsp;<strong> İkincisi; </strong>1 Ocak 2000 itibariyle uygulanan 4447 sayılı Kanun, 506 sayılı Kanunda köklü değişiklikler getirmiş; gösterge sistemine son verilmesiyle birlikte tüm dönemlerin kazançları üzerinden emekli aylıklarının hesaplanması, aylık bağlama oranlarında öngörülen kayıplar ve taban emekli aylığı bağlama oranının yüzde 35’e düşürülmesiyle birlikte, 2000 öncesi döneme göre emekli aylıklarında azalmalar ile karşılaşılmıştır.<strong> Üçüncüsü; </strong>1 Ekim 2008 itibariyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, prim kazanlarının güncellenmesinde ve aylık bağlama oranında ciddi kayıpları öngören değişiklikleri getirmiştir. Özellik de son yıllarda bağlanan emekli aylıklarında ciddi azalmalar karşısında, geçici çözüm olarak en az aylık ödeme adı altında bir uygulamaya gidilmiş ve ek ödeme dahil 1.500 TL ödeme yapılmaktadır. Bu olumlu bir adım olmakla birlikte sorunu esastan çözecek bir taban aylık hesaplaması getirilmeli ve asgari ücretten az olmamalıdır.&nbsp;</span><span style="font-size:18px"><strong>Sosyal güvenlik mevzuatımızda üç önemli değişikliğin yapılması, emekli aylıklarının hesaplanmasında farklılıkları da beraberinde getirmiştir.&nbsp;</strong>Sigortalıların, çalıştıkları yıllardaki yürürlükte olan kanun hükümlerine göre emekli aylığının “karma” sisteme göre hesaplanması, 2000 sonrası dönemde emekli olanların aylıklarında ciddi kayıplara neden olmuştur. Örnek vermek gerekirse; 2000 öncesi sigortalı olanların aylıkları 506 sayılı Kanun hükümleri, 2000-Eylül 2008 döneminde çalışması olanların aylıkları 4447 sayılı Kanun hükümleri, Ekim 2008 sonrası çalışması olanların aylıkları 5510 sayılı kanun hükümlerine göre, “3 dönem” üzerinden belirleniyor. Her dönem için tam aylık hesaplanarak, çalışılan dönemlerdeki prim ödeme gün sayısına göre üç ayrı kısmi aylık üzerinden tam aylığa ulaşılıyor. 2000 öncesi prim ödeme gün sayısı fazla olanların aylıkları daha az etkileniyor. Bu dönemde taban aylık bağlama oranı yüzde 70, 2000 sonrasında taban aylık bağlama oranı ise, yüzde 35’e düşürüldüğünden, emekli aylıklarında ciddi kayıplara yol açmıştır. 2008 öncesinde çalışanların prim kazançlarına milli gelir artışının yüzde 100’ü yansıtılırken, Ekim 2008 sonrası dönemde bu oranın yüzde 30 olarak değiştirilmesi, emekli aylıklarını düşüren bir diğer etken olmuştur. 3’lü karma sistemden en büyük zararı gören kesim, asgari ücretle çalışanlardır. 2020 yılında prim kazançlarının yüzde 40’ı asgari ücret üzerinden ödenmiştir. Bu tablo, emekli olacakları da bekleyen bir risk demektir? Karma sistem değiştirilmediği sürece, bu kapsamda olan sigortalıların aylıkları azalacak ve gelecekte de en büyük sorun olmaya devam edecektir. Sonuç olarak; karma emekli aylığı hesaplama sistemi terk edilmeli. Emekli aylıklarının hesabında, çalışılan bütün dönemlerin aylık bağlama oranı ve güncellenme katsayıları eşit olmalıdır. Bu değişiklik, nimet/külfet bakımından da daha adil bir sistemin başlangıcı olacaktır.&nbsp; Esas olan, prim kazançları ve prim ödeme gün sayıları eşit olanların emekli aylıkları da eşit olmasını öngörecek değişikliğe gidilmelidir.<strong> Bunun adı İNTİBAKTIR” </strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614cc09add38e.jpg" style="height:450px; width:1109px" /></span><span style="font-size:18px"><strong>FİYAT ARTIŞLARININ EMEKLİ AYLIKLARINA DÜZGÜN YANSIMAMASI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye Emekliler Derneği Mersin Şubesi,</strong> emekli aylıklarına altı aylık tüfe oranına göre yapılan artışların, emeklilerimizi koruyan bir sistem olarak görmemekte. Yüzdeli zam oranların düşük belirlenmesi yüzünden emekli aylıklarının artışının da, düşük kaldığını belirtirken, emekli aylıklarına seyyanen zam yapılmasını ve refahtan pay verilmesini talep ediyorlar. <strong>TÜİK tarafından yapılan enflasyon hesaplanmasına itirazlarının gerekçesi şu şekilde özetliyorlar: </strong>“Fiyat artışları, emekli aylıklarına yapılan zamları belirlediğinden, 415 maddeden oluşan enflasyon sepeti içinde yer alan madde grupları ve ağırlıklarına itirazlar yapılmaktadır. Örneğin, çalışanların ve emeklilerin harcamalarında gıdanın payı yüzde 35 olmasına rağmen, TÜİK bu oranı yüzde 25,94 olarak belirlemiştir. Bu durum, gıda fiyatlarındaki yüksek artışların tüfe oranına yansımasını sınırlandırmaktadır. Son üç yılda temel gıda maddelerinde yüksek artışlar yaşanmıştır. TÜİK’in fiyatlarıyla, çarşı-pazar fiyatları arasında büyük bir fark bulunmaktadır. Bu nedenle, 415 madde üzerinden hesaplanan tüfe oranları, çalışanların ve emeklilerin aylıklarında reel olarak koruma öngörmediğinden, alım gücünde azalmalar yaşanmaktadır. &nbsp;Her gelir grubunun harcama sepetindeki mal ve hizmetler farklı olduğu için yaşadığı enflasyon da farklı olmaktadır. Bu nedenle, % 20’lik gelir grupları yerine genel ortalamadan yapılan enflasyon hesaplamaları, ücret ve emekli aylığı alan kesimlerin aleyhine bir sonuç getirmiştir. Dar gelirlilerin harcamalarını esas alan bir hesaplama yapılmadığından, tüfe oranları gerçekçi olarak belirlenmemiştir. Sonuç olarak, tüfe oranına göre emekli aylıklarına yapılan artışlar, emeklilerimizin satın alma güçlerini korumaktan uzak kalmıştır.”&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diğer taraftan Türkiye Emekliler Derneği Mersin Şubesi Başkanı Cemal Akbudak,</strong> “sosyal adaletin olduğu ülkelerde 4 aktif çalışan kişi bir emekliye bakıyor durumdadır. Bizde ise 13 milyonun üzerinde emekli var. Bu hesaba göre, yani 4 çalışanın bir emekliye baktığını hesap edersek, ülkemizde 52 milyon çalışanın olması lazım. Bizde çalışan sayısı 18 milyon. 52 milyon aktif çalışmayı sağlamamız lazım. Bunu da yeni istihdamlar yaratarak yapmamız lazım. Üretimi istihdamı arttıracağız ve gençlere iş bulacağız ki, emeklimizin de yüzü gülsün. Ne acı ki, bu gerçeği gören yok. Yıllardır böyle. Söz veren çok, çözüm üreten yok. Dünle kıyaslanmaktan bıktık. Dün şu kadar alıyordunuz, bu gün bu kadar alıyorsunuz demek adil ve hakkaniyetli bir davranış değildir. Siz alım gücüne bakın” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye Emekliler Derneği Mersin Şubesi Başkanı Akbudak, özetle :</strong> “Ek ödeme verildiğinde bakıyorsunuz yüzde 4-5 arası. Ama sen her alışverişte bizden yüzde 10- 18 kdv alıyorsun. Verdiğin ek ödeme piyasa ile örtüşmüyor. Bayram ikramiyesi meselesi çıkalı yıllar oldu. 1000 tl dendi. Allah razı olsun. Ama aradan yıllar geçti. Enflasyon ve piyasa ortada. Bunun en aşağı 2 bin lira olması elzem. Artması zarurettir. Çünkü yetersiz. Buna el atan yok. TÜİK’in Aylık hesaplama parametreleri değiştirilmeli. Sosyal güvenliğin temel insan hakkı olduğu göz ardı edilmeden maaşlarda iyileştirme acilen yapılmalıdır. İntibak sorunu çok acil, hiç beklemeden çözümlenmelidir. Bu insani hakkımızdır. Hiç bir şekilde hiçbir ilaçtan kesinti yapılmamalı ve hastanede katkı payı alınmamalıdır. Bankaların emekliler için verdiği promosyon güncellenmeli ve günün şartlarına uygun hale getirilmelidir. Hepsi bir yana yaşlılar için uyum yasaları hızla çıkarılmalı, toplumsal mutabakat ve kalkınma sağlanmalıdır ” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MECLİS’İN BOŞ LOJMANLARI YURTUZ ÖĞRENCİLERE TAHSİS EDİLSİN]]>https://www.haberanaliz.net/haber/meclisin-bos-lojmanlari-yurtuz-ogrencilere-tahsis-edilsin-14527ddb4b5a4-9e42-4114-a63e-1e3ac6e6a3df2021-09-23T19:46:00+03:00HABER MERKEZİ MECLİS’İN BOŞ LOJMANLARI YURTUZ ÖĞRENCİLERE TAHSİS EDİLSİN

MECLİS’İN BOŞ LOJMANLARI YURTUZ ÖĞRENCİLERE TAHSİS EDİLSİN

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">KYK yurtlarına yerleşemeyen, fahiş fiyatlar nedeniyle ev kiralayamayan, özel yurtlarda kalamayan öğrencilerin barınma sorunlarına dikkat çekmek üzere Kadıköy ve Beşiktaş’ta parklarda uyuyan CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Meclis’in boş lojmanlarının kapılarının öğrencilere açılması gerektiğini kaydetti.<br /><strong>TANAL ŞENTOP’A ÇAĞRIDA BULUNDU</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Twitter hebası üzerinden TBMM Başkanı Mustafa Şentop’a çağrıda bulunan Tanal, “Birçok vali ve belediye başkanı, yurda yerleşemeyen öğrenciler için harekete geçti. TBMM Başkanlığı da elini taşın altına koymalıdır. Meclis’in boş lojmanları var. Sn. Mustafa Şentop önayak olmalı ve Meclis'in boş lojmanları öğrencilere tahsis edilmelidir” ifadelerini kullandı.<br /><strong>MECLİS’İN 20’DEN FAZLA LOJMANI BOŞTA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li vekil Mahmut Tanal’ın soru önergesini cevaplandıran TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, Meclis’in Ankara Çankaya’daki personel lojmanlarının 22 blok ve 220 konuttan oluştuğunu açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilgiç, lojmanlardan istifade eden personel sayısının 194 olduğunu bildirmişti.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Beko: Türkiye'de milyonlarca engelli çözüm bekliyor!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/beko-turkiyede-milyonlarca-engelli-cozum-bekliyor-145265913f381-b119-4c06-a7e5-d740cd3b458b2021-09-23T19:44:00+03:00HABER MERKEZİ Beko: Türkiye'de milyonlarca engelli çözüm bekliyor!

Beko: Türkiye'de milyonlarca engelli çözüm bekliyor!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Her zaman söz verip bir türlü yerine getirilmeyen engelli yurttaşların sorunlarını dile getiren CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, yaptığı açıklamada, toplumun engelli yurttaşların karşılaştığı engelleri, bunların sebepleri ve çözümleri gibi konularda bilinçlendirmesi ve bu konuda daha hızlı ve çözüm odaklı olunması gerektiğini söyledi.</span></p><p><br /><span style="font-size:18px">TÜM KURUMLAR ENGELLİLERE UYGUN OLMALI<br />Engellilerin karşılaştığı temel sorunların başında konaklama, barınma, tatil, yollar park ve bahçeler vb alanlar gibi alt ve üstyapı sorunları olduğunu belirten CHP'li Beko, "Kamuya ait her yapı engelliye uygun olmalı, özel kişilere ait her yapının da 8/1’i engelliye uygun olmalıdır. Bu ne demektir? Eğer Müteahhit isen ev yapıyorsan 8-10 evinden birini engelli vatandaşlarımıza uygun dizayn etmelisiniz! Umumi tuvaletlerde en az 1 adet engelli lavabosu bulunmalı, Devlete ait her kurum ise engellilere uygun olmalıdır" ifadelerini kullandı.</span></p><p><br /><span style="font-size:18px">ENGELLİ &nbsp;SORUNLARI<br />Türkiye'de 8,5 milyon engelli yurttaşın yaşadığını ve bu konunun aileleriyle birlikte en az 25 milyonu ilgilendirdiğini, bu nedenle siyasal partilerin ve belediyelerin engelli ihtiyaçlarına çözüm bulmaları gerektiğini söyleyen Beko, engellilerin yaşadığı sorunları anımsatarak, "Avrupa’da bizim de katıldığımız engelliler için erişilebilirlik (accesability) anlaşmasının ve onun gereklerinin yurdumuzda eksiksiz yerine getirilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca engellilere yasalarla tanınmış haklarda aksamalar yaşanıyor. Yüzde 40 üzerinde engelli oldukları raporla belirlenmiş kişiler engelli ve yardımcı ödeneklerini hak ediyorlar ama verilmiyor. Yeni yasa böyle bir ödeneğe hak kazanabilmek için yakınlarının gelir durumunu da dikkate alarak bunu kaldırabiliyor. İşte bu ve benzer sorunları çözmemiz gerekiyor. Bundan başka engellilerin şehir içi ulaşımlarında eğitim ve iş istihdam olanaklarında ciddi yetersizlikler var. Tekerlekli sandalyelerin araçlara ulaşması hiç kolay değil. Çünkü otobüslerin yüzde 59’unda rampa yok. Ayrıca engellinin otobüse girebilmesi için şoförün yardımına ihtiyaç varken şoförlerin anlayışlı davranmadıkları konusunda görüş birliği var. Kamu binalarının yüzde 51'inde rampa yok, yüzde 75’inde tuvaletler onlar için uygun değil" sözleriyle sorunlarını dile getirdi.<br />RAPOR ALMALARI EZİYET<br />SGK'nın, akülü ve manuel tekerlekli sandalyelerinin ancak beşte birini karşıladığını belirten Beko, engelli yurttaşların rapor alma sürecinde yaşadığı sorunları dile getirerek, "Engelli olmayan yurttaşların zorlandığı rapor sürecinde, engelli yurttaşların hastanelere gidip rapor almasını kabus gibi bir şey. Çünkü akülü ve manuel tekerlekli sandalye ya da herhangi bir medikal malzemeye rapor çıkarmak bu hastalar için çok büyük bir eziyet, sıkıntı, dert oluyor. En başta ilçe hastanelerinin akülü tekerlekli sandalye raporu kabul edilmediğinden merkez Araştırma hastaneleri ya da Fakülte hastanelerine gitmeleri lazım. Gitmekle de bitmiyor çünkü en az birkaç uzman doktoru dolaşmaları gerekiyor. Bu durum o yurttaşlarımız için ne kadar büyük bir sıkıntı yaratmaktadır. Yetmedi, 1 ya da 2 hafta sonra bu defa heyete girmek için aynı sıkıntıları tekrar yaşamak zorunda kalıyorlar" dedi.<br /><br />ENGELLİLERİN SORUNUNU ÇÖZÜN<br />Kendisine ulaşan engelli yurttaşların, rapor verecek heyetteki bazı doktorların kendilerini anlamadığını, çoğu zaman rencide edildiklerini belirttiklerini ifade eden Beko, iktidara seslenerek, "Engelli arkadaşlar başta olmak üzere SGK'nın 5/1'i dahi olsa karşıladığı o kadar çok ihtiyaçlarının olmasına rağmen, engelli yurttaşlar medikal malzemelerin hiçbirinden faydalanmak için gidip rapor çıkarmak istemiyorlar. Oysa ki bu rapor çıkarmaya ve heyete son verilip bağlı bulundukları il, ilçe Devlet hastanelerinde bir tane uzman doktor görüşü ve reçete yazılması SGK için yeterli olmalıdır. Ülkeyi yönetenler engelli yurttaşların sorunlarını çözmek ve kolaylaştırmak için gerekli adımları bir an önce atmalıdır. Tüm engelliler için devlet garantisi, yüksek maaş, pozitif ayrımcılık, yeterli ulaşım konaklama ve barınma imkânları sağlanmalıdır. Birçok sorun var ama ilk elden yapılabilecek şeyler bunlar. Eğer yapılırsa Türkiye Engellilerin topluma kazandırılması konusunda örnek ülke olacaktır. Beynimizdeki engeli kaldıralım engelsiz bir dünya için el ele verelim engellilerin sorununu çözelim" çağrısında bulundu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Borç yapılandırması ertelenmezse milyonlarca esnaf kepenk kapatabilir]]>https://www.haberanaliz.net/haber/borc-yapilandirmasi-ertelenmezse-milyonlarca-esnaf-kepenk-kapatabilir-14525d29cf5b6-4bee-40d3-81b0-8639b2943cd92021-09-23T19:39:00+03:00HABER MERKEZİ Borç yapılandırması ertelenmezse milyonlarca esnaf kepenk kapatabilir

Borç yapılandırması ertelenmezse milyonlarca esnaf kepenk kapatabilir

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, esnafın borç yapılandırmasının gelecek yıla ertelenmesi gerektiğini belirterek, “borç yapılandırılması süresi uzatılmazsa 1 milyona yakın esnaf, işyerini kapatmak zorunda kalacak. Her iki esnaftan 1’inin kredi borcu var. Kredisi olanların yüzde 50’i de yakın zamanda yine kredi çekmeyi düşünüyor. Ayrıca esnafın kredi dışında elden borç, senet, çek gibi borçları da bulunuyor. Böyle devam ederse iflaslar ne yazık ki artarak devam edecek.” Dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İş işten geçtikten sonra yapılan Kanun bir işe yaramaz diyen Tekin, “acilen yapılandırma başvuru süresinin gelecek yıla kadar uzatılması gerektiğini ve taksit ödemelerinin de 2022 sonuna çekilmesi gerektiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi nedeniyle yaklaşık 1.5 yıldır iş yeri kapalı olan esnafa yapılandırma için tanınan süresinin bu ay sonunda dolacağını hatırlatan Tekin, “Esnaf için yeni bir düzenleme yapılmadığı takdirde çok büyük bir krizle karşı karşıya kalacağız” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, “Geldiğimiz noktada, esnafın sosyal güvenlik ödemeleri, borç yapılandırma ödemeleri, Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri kefaletiyle kredi kullandırılmalarından doğan ödemeleri ve ertelenmiş kredilerin ödemeleri çakışmıştır. Esnafımız bu süreçte çok ciddi ciro kaybı ile karşı karşıya kaldı. Milyonlarca esnaf ödemeleri yapabilecek güçte değil.&nbsp;&nbsp;Bu şartlarda borçları ödeme imkânı kalmamıştır.” Dedi</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut ekonomik kriz ortamında süre uzatılmazsa öncekiler gibi bu yapılandırmanın da başarısız olmaya mahkûm olduğunu vurgulayan Tekin, şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, “Salgının en ağır yükünü taşıyan esnaf, kaderleriyle baş başa bırakıldı. Borcu borçla kapatan esnafın artık çıkar yolu kalmadı. Dolayısıyla, iktidar yetkilileri çok geç kalmadan acil tedbirler almalı ve bu soruna çözüm üretmelidirler” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Suriyeli gençler askerlikten de muaf]]>https://www.haberanaliz.net/haber/suriyeli-gencler-askerlikten-de-muaf-14524f017669c-f720-44ed-bac2-615d63b4abca2021-09-23T19:37:00+03:00HABER MERKEZİ Suriyeli gençler askerlikten de muaf

Suriyeli gençler askerlikten de muaf

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>CHP Niğde&nbsp;Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in, ülkemizde yerleşik düzene geçen Suriyelilerin askerlik hizmetini yerine getirip getirmeyeceğine ilişkin soru önergesine, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar yanıt verdi.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevzuata göre, ülkemizdeki yabancı uyrukluların Türk vatandaşlığına alınmaları halinde askerlik hizmetini yerine getireceğini, bunlardan geldikleri ülkelerde askerlik yapanlar ile Türk vatandaşlıklarına alındıkları yıl 22 yaşından büyük olanların askerlik yapmış sayılacakları yer alıyor.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;<strong>GÜRER, HERKESİN MERAK ETTİĞİ SORUYU, BAKAN AKAR’A SORDU…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Milli Savunma Bakanlığına, ülkemizde sayıları 5 milyonu geçen ve yerleşik düzen halinde yaşamaya başlayan Suriyelilerin askerlik hizmetini yapıp yapmayacaklarının açıklanması için yazılı soru önergesi verdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li vekil Ömer Fethi Gürer, önergesinde, şu soruları yöneltti:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">“&nbsp;Ülkemize göç ile gelip yerleşik düzene geçen ve ülkemizin okullarında eğitim alan Suriyeli gençler askerlik çağı geldiğinde askerliklerini yapmaları için askere alınmakta mıdır?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemiz vatandaşlığına geçmiş olan ve askerlik görevini yerine getirmiş kişi sayısı kaçtır?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Mülteciler için eğitim, sağlık, iş imkânı ve işyeri açma izni verilirken askerlik yapmalarına yönelik bir düzenleme var mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Ülkemizde askerlik çağma gelmiş mülteci ve göçmen sayısı kaçtır?”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ASKERALMA KANUNU’NUN 43’ÜNCÜ MADDESİ…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in önergesine yanıt veren Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Türk vatandaşlığına sonradan alınanların, askerlik erteleme ve muafiyet işlemlerinin 7179&nbsp;Sayılı&nbsp;Askeralma&nbsp;&nbsp;Kanunu’nun&nbsp;43’üncü maddesi gereğinde yapıldığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRK VATANDAŞLIĞINA GEÇENLERİN ASKERLİK YÜKÜMLÜLÜĞÜ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Önerge sahibi CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise Bakan Akar’ın bahsettiği&nbsp;Askeralma&nbsp;Kanunu’nun 43’üncü maddesinde “Türk vatandaşlığını sonradan kazananların askerliklerini, vatandaşlığı kazandığı&nbsp;tarihteki yaş ve öğrenim durumlarına göre o yıl askerlik çağına giren yükümlüler gibi yapar” ibaresinin yer aldığına dikkat çekti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>22 YAŞINDAN BÜYÜKLERE ASKERLİK YOK&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, aynı Kanun maddesinde&nbsp;“Türk vatandaşlığına alınmadan önce gelmiş oldukları ülkelerde askerlik yaptıklarını veya askerlik hizmetini yerine getirmiş sayıldıklarını belgeleyenler ile vatandaşlığa alındıkları yıl 22 ve daha büyük yaşta olanlar askerlik yapmış sayılırlar” ifadesinin yer aldığını da belirterek, “İlgili Kanun maddesine göre, Türk vatandaşlığına geçmeyen ancak ülkemizde yerleşik düzene geçen Suriyeliler için askerlik hizmetini yerine getirme zorunluluğu bulunmuyor” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ASKERLİK YAPMAYACAK&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili &nbsp;Ömer FETHİ Gürer, “Aynı Kanun Maddesine göre, şayet ülkemizdeki Suriyeli, 22 yaşından sonra Türk vatandaşlığına geçerse yine askerlik yükümlülüğü bulunmuyor. O nedenle Türk vatandaşlığına geçmek isteyen Suriyeli 22 yaşından sonra Türk vatandaşlığına geçerse askerlik de yapmayacak” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>EŞİT ŞARTLAR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türk vatandaşlığına geçmeyenlerin ise hiç askerlik yapmayacağına dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer,” Milli Savunma Bakanı Akar, soruları yanıtlarken kanunu adres gösteriyor. Eğitim, sağlık hizmetleri karşılıksız alan, işyeri açabilen, yaşı geldiğinde (ülke vatandaşı değilse) askerlikten muaf oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Bakan, verdiği yanıtta Ülkemiz vatandaşlığına geçmiş olan ve askerlik görevini yerine getirmiş kişi sayısını vermekten kaçındı. Keza aynı şekilde mülteciler için eğitim, sağlık, iş imkanı ve iş yeri açma izni verilirken, askerlik yapmalarına yönelik bir düzenleme var mı sorusunu da yanıtsız bıraktı. Ayrıca ülkemizde askerlik çağına gelmiş mülteci ve göçmen sayısını da açıklamadı. 22 yaşından önce ülke vatandaşı olan kişilerden askerlik yapabilecek olanların sayısı kaçtır ? Ülkemize gelen Afganlılar da gençlerden oluşuyor. O gençler de kanuna göre askerlikten muaf olacaklar. Giderek, ülkesinde askerlik yapmak istemeyen başka ülke vatandaşlarının ülkemizi tercihi için bir yol olmasın. Ülkemizin her türlü imkânından faydalanan, okuluna giden, hastanesinde sağlık hizmeti alan, iş yeri açan ve çalışma izni alan insanların askerlik yapmama sebebi nedir? Kanun, 22 yaşından önce Türk vatandaşı olan asker alınır diyor ise özel durumları nedeni ile ülkemize gelip yerleşik yaşama geçen mülteciler neden askere alınmıyor?” şeklinde konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KORUCULARIKİM KORUYACAK!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/korucularikim-koruyacak-145230ece0129-c907-400c-9d6f-0c6216fbe54f2021-09-23T19:33:00+03:00HABER MERKEZİ KORUCULARIKİM KORUYACAK!

KORUCULARIKİM KORUYACAK!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>GÜVENLİK KORUCULARININ HAKLARI TESLİM EDİLMELİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İYİ Partili Lütfü Türkkan; kimi güvenlik görevlilerinin, memur ve doktorların dahi görev yapmak istemedikleri bölgelerde yıllardır görev yapan Güvenlik Korucuları’nın, özelliklegeçim sıkıntılarının giderilmesi ve görev şartlarının iyileştirilmesi, 11.500 olan göstergenin 20.000 göstergeye çıkarılması için TBMM’ye kanun teklifi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifte Büyükşehir kanunu ile mahalleye dönüşen köylerde görev yapan Güvenlik Korucuları’nın görev tanımlarının iyileştirilmesi de yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KORUCULAR SESLERİNİ DUYURAMIYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Güvenlik Korucuları 1985’ten bu yana Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde TSK personeliyle birlikte bölgede terör unsurlarına karşı etkili görev yapıyor. 1985’ten bugüne güvenlik korucuları 2.000 şehit verdi, 3.000 korucu Gazi oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Asgari ücret kadar maaş alan korucular, beraber görev yaptıkları Uzman Erbaş ve Uzman Çavuş’lardançok daha düşük maaş aldıklarını, kendilerinin bölgede yıllardır olmalarına&nbsp; rağmenUzman Erbaş ve Çavuş’ların 2 yıl sonra tayin isteyerek bölgeden ayrıldıklarını belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terör unsurları tarafından hedef haline geldiklerini belirten Güvenlik Korucuları ayrıca Uzman Çavuşlar gibi hiçbir tazminat haklarının bulunmadığına da dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Korucular ayrıca TSK personeliyle birlikte bölgede omuz omuza görev yapmalarına rağmen kendilerine yol parası, yemek ve gıda gibi imkanların sağlanmadığını vurguluyor.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MEMLEKET PARTİSİNDE GENEL YÖNETİM BELLİ OLDU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/memleket-partisinde-genel-yonetim-belli-oldu-14522578f1e55-7140-4bb0-a625-9c10a3b7b4f62021-09-23T19:28:00+03:00HABER MERKEZİ MEMLEKET PARTİSİNDE GENEL YÖNETİM BELLİ OLDU

MEMLEKET PARTİSİNDE GENEL YÖNETİM BELLİ OLDU

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614cab9929852.png" style="height:1024px; width:992px" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÖĞRENCİLERİN BARINMA SORUNUNU BARINMA VE TEMEL EŞYA DESTEĞİ İLE ÇÖZECEĞİZ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ogrencilerin-barinma-sorununu-barinma-ve-temel-esya-destegi-ile-cozecegiz-14521c579168f-9196-47bd-9e47-a8b827736f252021-09-23T19:26:00+03:00HABER MERKEZİ ÖĞRENCİLERİN BARINMA SORUNUNU BARINMA VE TEMEL EŞYA DESTEĞİ İLE ÇÖZECEĞİZ

ÖĞRENCİLERİN BARINMA SORUNUNU BARINMA VE TEMEL EŞYA DESTEĞİ İLE ÇÖZECEĞİZ

EĞİTİM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>SORUNUN TEMELİNDE RANTÇI POLİTİKALAR VAR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Girgin açıklamalarını şöyle sürdürdü:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Sorunun temelinde ülkemizin kaynaklarının doğru kullanılmaması yatıyor. Ödediğimiz vergiler, kamusal kaynaklarımız, bütün öğrencilerimize ücretsiz olarak yurt hizmeti vermeye yeter. Ancak iktidar, bu kaynakları bir avuç sermaye grubuna rant sağlamak için kullanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ranta, talana ve sömürüye dayalı bir inşaat rejimi kuran AKP iktidarı şimdi öğrencilerimize “yurt yok” diyor. Yok çünkü yurt için ayrılması gereken paralar 5’li çeteye gitti. Öğrencilerimizin barınma sorunu, yeterli kaynak olmamasından değil, iktidarın politik tercihlerinden kaynaklanıyor.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÖĞRENCİLERE BARINMA VE TEMEL EŞYA DESTEĞİ VERİLMELİDİR&nbsp; </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Anayasamızda &nbsp;“devlet, öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar ” hükmü yer almaktadır. Bu temelde, kanun teklifimizi, TBMM Başkanlığı’na sunduk. Kanun teklifimiz öğrencilerimize 2 destek öngörüyor. Birincisi, kendisine yurt çıkmayan öğrencilerimize özel yurt ya da ev kirası ödemelerinde destek olmak üzere, her ay asgari ücretin yarısı tutarında barınma desteği verilmesi. İkincisi ise, üniversiteye yeni başlayan öğrencilere bir defaya mahsus olarak asgari ücret tutarında temel eşya yardımı. Üniversite öğrencileri için, ilk eve çıktıklarında, buzdolabı çamaşır makinesi gibi temel eşyaları temin etmek bile büyük bir mali külfettir. Sosyal devlet olmanın gereği, bu külfeti beraber omuzlamaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu zorlukları hep beraber aşacağız. Kimsenin kuşkusu olmasın, Cumhuriyetin 2. Yüzyılında eğitim ücretsiz olacak, öğrencilerimizin barınma sorunu çözülecektir.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’li Şeker: “İktidarın Rant Politikaları Gençlere Yaşam Hakkı Tanımıyor”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-seker-iktidarin-rant-politikalari-genclere-yasam-hakki-tanimiyor-14520bb789c10-5d51-4a48-a9e1-548139e425a82021-09-23T19:19:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’li Şeker: “İktidarın Rant Politikaları Gençlere Yaşam Hakkı Tanımıyor”

CHP’li Şeker: “İktidarın Rant Politikaları Gençlere Yaşam Hakkı Tanımıyor”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Her 5 Öğrenciden 4’ü Barınacak Yer Bulamıyor</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi için barınma hakkının korunması gerektiğini söyleyen CHP’li Şeker, “<em>YÖK verilerine göre örgün şekilde önlisans, lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi alan 3.801.294 öğrencimiz varken bu öğrencilerin barınabileceği yurtların kapasitesi sadece 719.567. Yani her beş öğrenciden yalnızca 1’i yurtta barınma imkanı bulurken, kalan 4 öğrenciye AKP sırtını dönüyor. Bu öğrenciler bile isteye cemaatlerin kucağına itiliyor</em>” eleştirisinde bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">İktidarın bir gençlik politikası olmadığını belirten CHP’li Şeker, “<em>Geçmişte de AKP gençlerin barınma sorununu bilerek yok saydı ve gençler 15 Temmuz darbesini yapan Gülen cemaatinin yurtlarına mecbur bırakıldı. Geçmişte Gülen cemaatine barınma konusunda alan açan AKP barınma konusunda çaresiz kalan gençleri şimdi de başka vakıf ve cemaatlerin kucağına itiyor. AKP anayasal yükümlülüğü olan sosyal devletin gereğini bilerek yapmıyor</em>” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AKP Hedefi Tutturamadı, Gençler Açıkta Kaldı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İktidarın yurt kapasitelerine ilişkin vaatlerini hatırlatan CHP’li Şeker, “<em>2018 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulu’nda görüşülürken dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, ‘KYK’daki yatak kapasitesini 2020'de 900 bine ulaştıracağız’ vaadinde bulunmuştu. Ancak bugün geldiğimiz noktada YÖK verilerine göre ülke genelinde 3 milyon 800 bin üniversite öğrencisi varken yurt yatak kapasitemiz yalnızca 719.567</em>” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul’da da durumun çok farklı olmadığını söyleyen CHP’li Şeker, “<em>Ülkemizin eğitim anlamında en önemli çekim merkezlerinden biri olan İstanbul’da öğrenci sayısı&nbsp;</em><em>2014 – 2015 eğitim öğretim döneminde örgün eğitim için 581.954 iken 2020-2021 eğitim öğretim döneminde yine örgün eğitim için 802.131 olmuş.</em>&nbsp;<em>Yabancı öğrencilere baktığımızda da önemli bir artış görüyoruz.</em>&nbsp;<em>İstanbul’da eğitim gören yabancı uyruklu öğrenci sayısı 2013-2014 eğitim öğretim yılında 14.059 iken, 2019-2020 eğitim öğretim yılı itibariyle 56.102’ye çıkarak 4’e katlanmış. Yurt sayılarına baktığımızda ise 2013 – 2014 eğitim öğretim yılında KYK’nın İstanbul’daki yatak kapasitesi 13.304 iken bu kapasite bugün itibariyle yalnızca 24.651 olmuş. İktidar tabela üniversite açmakla övünürken bu üniversiteleri tercih edecek gençlerin barınma sorununu görmezden geliyor. Özellikle de, yurt bulamadığı için kız öğrencilerin eğitim hayatından koparılmasına sebep oluyor. "&nbsp;</em>değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TÜRK DEVLETİNİ BU ZİHNİYET Mİ YÖNETECEK?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/turk-devletini-bu-zihniyet-mi-yonetecek-145190f175405-0740-4430-a89e-cb7ebbfc7b7e2021-09-23T19:16:00+03:00HABER MERKEZİ TÜRK DEVLETİNİ BU ZİHNİYET Mİ YÖNETECEK?

TÜRK DEVLETİNİ BU ZİHNİYET Mİ YÖNETECEK?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Siyasi partilerin meşruiyeti Türkiye partisi olmasıyla ölçülür. Açıkça, içte ve dışta Türkiye aleyhtarı olan, Türk-Kürt ayırmadan, binlerce insanımızı şehit eden, her fırsatta bölücü PKK terör örgütünün hamiliğini yapan, Bebek katilini kutsayan bir yapı meşru sayılamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türk devletini bu zihniyet mi yönetecek? </strong><strong>Dün PKK ve onun siyasi uzantısı ile sözde çözüm, bizce ihanet sürecine sarılanlardan ne farkınız var? </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Hangi maksatla olursa olsun, bölücü bir yapıya meşruluk kazandırmaya çalışmak, Atatürkçüyüz, vatanseveriz, Türk milliyetçisiyiz diyenlerin işi midir? Bölücülere bel bağlayarak, Türkiye ve Türk milleti için bir gelecek planlaması yapanlar, olsa olsa, Atatürk’ün ifadesi ile, gaflet, dalalet, hatta hıyanet içindeki kirli yapılardır” diyerek sözlerinitamamladı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ASİSTAN HEKİMLER TÜKENDİ, FARKINDA MISINIZ ?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/asistan-hekimler-tukendi-farkinda-misiniz-145188a8478cb-ea83-4e6f-8c55-57460f0d3cde2021-09-23T19:07:00+03:00HABER MERKEZİ ASİSTAN HEKİMLER TÜKENDİ, FARKINDA MISINIZ ?

ASİSTAN HEKİMLER TÜKENDİ, FARKINDA MISINIZ ?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Yapılan açıklamanın tam metni:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde çalışan tüm hekimlerin ve özellikle de asistan hekimlerin sorunları artmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl benzer sorunlarla basının ve kamuoyunun karşısına çıkmış çözülmesi gereken sorunları ve çözüm önerilerimizi sunmuştuk. Ancak o günden bu yana ne asistan hekimlerin ve ne de diğer sağlık çalışanların özlük, ekonomik ve sosyal haklarında istenen düzelme olmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Asistan hekimler bir yandan eğitimleriyle, diğer yandan mesaileri sırasında yapmak zorunda kaldıkları işlerle uğraşırken hak ettikleri ödemeleri alamamak, angarya işlerle uğraşmak ve bunların sonucunda yeterince eğitim alamamak gibi sorunlar karşısında tükenmişlik yaşamaya başladılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sorunların önemli bir kısmının ne hastane idaresinden, ne dekanlıktan ve ne de rektörlükten kaynaklanmadığını, son 18 yıldır sürmekte olan Sağlıkta Dönüşüm Programına bağlı olduğunu bilmekteyiz. Ancak Sağlıkta Dönüşümün getirdiği yüklerin yanı sıra idarenin de çözmesi gereken sorunlar olduğunu, burada bu sorunların çözümü için bulunduğumuzu duyurmak istiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Asistan hekimlerin sorunları nelerdir? Bunları sizlerle paylaşmak istiyoruz;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1 ) Son 8 aylık performans hak edişlerinin ödenmemesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">2 ) Nöbet ücreti almayan bölümlerde asistanlar tarafından çalışılan aylık 80 saate kadar eğitim dışı rutin işler için yapılan fazla mesailerin ek ücretlerinin ödenmemesi</span></p><p><span style="font-size:18px">3) COVID ek ödemelerinin yapılmaması</span></p><p><span style="font-size:18px">4) Başhekimlik tarafından bölüm içi nöbetçi sayılarının düşürülerek asistan üzerinden kemer sıkma politikasıyla asistanların iş yükünün arttırılması.</span></p><p><span style="font-size:18px">5 ) Nöbet ücretlerinin düzensiz yatırılması</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu sorunlara yönelik taleplerimiz;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1) Ödenmeyen performans ücretlerinin ivedilikle ve bundan sonraki aylarda düzenli ödenmesi</span></p><p><span style="font-size:18px">2) Ek mesai yapan bölümlerin mesai ücretlerinin ödenmesi</span></p><p><span style="font-size:18px">3 ) COVID ek ödemelerinin yapılması</span></p><p><span style="font-size:18px">4) Nöbetçi asistan sayılarının bölüm içi iş kapasitesine göre arttırılarak iş yükünün azaltılması</span></p><p><span style="font-size:18px">5) Nöbet ücretlerinin her ay düzenli ödenmesi</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu konular daha önce de dile getirdiğimiz, ancak bugüne değin çözüm bulmayan sorunlar. Bu sorunların çözülmemesi ve giderek zorlaşan çalışma koşulları nedeniyle hekimler artık başka ülkelerde çalışmayı gündeme almaktadır ve bu da ciddi bir beyin göçüne yol açmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Tabip Odası olarak önerdiğimiz çözümler yerine getirilmediği taktirde önümüzdeki günlerde TTB ile ortak uyarı eylemleri düzenleyeceğimizi bugünden bilgilerinize sunuyor, idareyi, YÖK’ü ve Sağlık Bakanlığını göreve davet ediyoruz.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ERDAL- ŞIHMAN, ETTİLER PARTİLİYİ PİŞMAN]]>https://www.haberanaliz.net/haber/erdal-sihman-ettiler-partiliyi-pisman-14517ea1ff08e-e910-4b4d-a1d3-1139b9cac67b2021-09-23T18:32:00+03:00HABER MERKEZİ ERDAL- ŞIHMAN, ETTİLER PARTİLİYİ PİŞMAN

ERDAL- ŞIHMAN, ETTİLER PARTİLİYİ PİŞMAN

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">-HASAN ŞIHMAN- SEDAT ERDAL , PARTİYİ ETTİNİZ TARUMAR</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614c9fda1da9a.jpg" style="height:1052px; width:675px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">-PARTİYE BİR KİŞİ OTURTUP KAPISINI AÇIK TUTAMIYORSUNUZ İL BAŞKANI VE İL KOORDİNATÖRLÜĞÜ BU KADAR BELEŞ Mİ</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614ca000783aa.jpg" style="height:582px; width:900px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">-ELEKTRİK, SU, TELEFON BORÇLARI ÖDENMEZKEN BU NEYİN İL SEÇİMİ, UTANIN</span></strong></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614ca08112437.jpg" style="height:981px; width:675px" /></p><p><strong><span style="font-size:18px">-BİR KİŞİ AYNI ANDA NASIL 4 AYRI İLÇEDE DELEGE OLUYORÜYE KAYDI YOK PALAVRA ÇOK</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614ca02caf042.jpg" style="height:606px; width:893px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">-UYANIK AHMET, MERSİN DE PARTİYİ DÜZELT Bİ ZAHMET</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614ca0a7e1cf8.jpg" style="height:1057px; width:675px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">-ŞIHMAN- ERDAL EL ELE, PARTİ DÖNDÜ AKRABA ŞİRKETİNE</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614ca0d0e1116.jpg" style="height:787px; width:675px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">-ERDAL- ŞIHMAN, ETTİLER PARTİLİYİ PİŞMAN, NERDESİN UYANIK BAŞKAN</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614ca104cd67e.jpg" style="height:1035px; width:675px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">-ÇAMLIYAYLA- MUT- BOZYAZI- GÜLNAR- AYDINCIK- SİLİFKE- AKDENİZ- YENİŞEHİR- TOROSLAR- MEZİTLİ İLÇELERİNİN KAPILARI NEDEN AÇIK DEĞİL</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614ca12e3a779.jpg" style="height:1110px; width:675px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">-İL BAŞKANI HASAN ŞIHMAN MÜLKİYETİ PARTİYE AİT OLAN 5 BİNANIN EMLAK VERGİLERİNİ NEDEN ÖDEMİYORSUNUZ</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614ca14a4ff2d.jpg" /></span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Partinin Eskileri, “artık utanır olduk. Partiye çıkmıyoruz. Bizi gittiğimiz zaman orada tanıyan tek kimse yok. İyi parti ve başkaca partilerde dışlanmış olan ve dikiş tutturamayan tipler partiye yönetici yapılmışlar. Arkalarında 10 kişi yok. İl ilçe yöneticileri sayısını il geneli toplarsanız 500 kişi yapar. Eğer bunlar, 500’ü bırakın, 150 kişi ile kongre yapsınlar, helal olsun deriz. Bunlar delege yazacak adam bulamamışlar kendi kızını adam 4 yerde delege yapmış, eşini keza. Öbürü yanında çalışan çaycıyı- çorbacıyı- bahçesine bakım yapanı- sekreterini- kız kardeşini listelere yazmış. Aynı soyattan delegeye, yöneticiye rastlıyorsunuz. Partiye küsen oldukça çok. Genel merkez bu sesimizi duyuyor, ama onlarında işine böyle geliyor. Sessiz bir parti olsun, yasal muameleler yapılsın, genel seçimde nasılsa ittifak olur bir yerden koltuk kaparız havası yaşanıyor” demekteler.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Parti il başkanlığının 336 73 40 numaralı hattın 18 Eylül 2021 günü 417.77 TL tutarında borç çıkarıldı, Gecikme Faizleri hariç. Haber yayına alındığı şu an itibari ile halen fatura yatırılmamış. Bu arada hat aylar önce sökülmüş iptal edilmiş.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Elektrik ise 7 -8 -9 aylarda hiç ödenmemiş. 2021/07 dönemi faturası 386.20 TL tutarında, 2021/08 dönemi faturası 582.8 TL tutarında, 2021/9 dönemi faturası ise 448.40 TL tutarında.&nbsp;</span></strong><span style="font-size:18px">Bu rakamlara gecikme faizleri eklenmemiş durumda. Bunlar anapara. An itibari ile bu borçlarda yatırılmamış. Haberimiz yok, olsaydı öderdik diyen il başkanı ve il koordinatörü eski yönetimi suçlamış. Oysa kendilerinden önceki il başkanını KUMPASLAR ile görevden aldırıp yerine gelenler, eski il başkanının orayı tutanak ile teslim ettiğini, tüm borçları ödeyip kendilerine tertemiz teslim ettiğini de unutmuşlar. &nbsp;<strong>İşte o 3 sayfalık tutanakın sadece son sayfası (<span style="color:#FF0000">Bir bilseniz o tutanakta daha neler yazıyor şaşarsınız</span>):</strong></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614ca1bce7c9e.jpg" style="height:664px; width:629px" /></p><p><span style="font-size:18px">Haksızlıkların diz boyu yaşandığı Mersin Demokrat Partide gerek yazılan delegeler, gerek il ilçe yönetimine yazılanların çoğu akraba ve hısım. Partinin emektarları, bu kadrolar ile devam edilirse, iş olsun anlayışı ile çalışırlar, parti ilk seçimde Mersin de sıfır çeker dediler.&nbsp;&nbsp;<strong>Bir önceki yayınımızın linki aşağıda... Lütfen tıklayıp okuyunuz:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/demokrat-parti-mersin-de-evlere-senlik-14513">https://www.haberanaliz.net/haber/demokrat-parti-mersin-de-evlere-senlik-14513</a></strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Köksal: Mobilya imalatçıları batıyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/koksal-mobilya-imalatcilari-batiyor-14516f5a1831e-1b9c-4773-a588-5cfbb161732b2021-09-22T16:49:00+03:00HABER MERKEZİ Köksal: Mobilya imalatçıları batıyor

Köksal: Mobilya imalatçıları batıyor

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, mobilya imalatçılarının, üretimde kullanılan hammaddelerin son bir yıldaki fahiş fiyat artışı nedeniyle batma noktasına geldiğini ifade etti.<br /><strong>İÇ PİYASADA MALZEME BULUNMUYOR..!</strong><br />Mobilya imalatında büyük sıkıntılar yaşandığının önemle altını çizen Milletvekili Köksal, “Hammadde fiyatlarının sürekli yükselmesinden dolayı imalatçılar müşteriye en fazla 3 günlük fiyat verebildiklerini söylüyor. Mobilya imalatında kullanılan hammadde ihraç edildiği için iç piyasada malzeme bulmakta zorlandıklarını buldukları malzemenin de fiyat olarak yüksek olduğunu ifade eden mobilyacılar, bu yüzden mobilya imalatında maliyetin sürekli arttığını belirtiyorlar.” şeklinde konuştu.<br /><strong>İMALATÇILARIN EN ÖNEMLİ SORUNLARINDAN BİRİ TÜRKİYE’DE ENDÜSTRİYEL AĞAÇ ÜRETİMİ OLMAMASI</strong><br />“Mobilya imalatçıları açısından Türkiye'deki en önemli sorunlardan biri endüstriyel ağaç üretimi olmamasıdır.” diyen Köksal, “Bu yüzden yurtdışından talaş ve yonga ithal edilmekte, yonganın %80'i ABD ve Rusya'dan geliyor. Sadece %20'sini biz üretiyoruz. İşte bu yonga ve talaşın preslenmesi ile MDF yapılıyor. Yapılan bu MDF de şuanda çoğunlukla yurtdışına ihraç ediliyor. MDF'ye 2006-2020 yılları arasında % 46,4 zam yapılırken 2020-2021 yılları arasında %110 zam yapılmış. 2020 yılında 1 plakası 278 lira olan MDF’nin 2021 yılında 1 plakası 670 liraya yükselmiştir. Bu yüzden mobilyanın üretim maliyeti artmış. Hal böyle olunca da mobilya imalatçıları iş yapamaz hale gelmiştir.” ifadelerini kullandı.<br /><strong>BÖYLE GİDERSE BİRÇOK ESNAF DAHA KEPENK KAPATMAK ZORUNDA KALACAK</strong><br />İç piyasaya yeteri kadar hammadde ayrılmadığını dile getiren Köksal, “Hammaddenin büyük çoğunluğunu niçin ihraç ediyoruz? İç piyasaya yeteri kadar hammadde niçin ayrılmıyor? Ayrıca mobilya boyalarına haftalık yapılan zamlarda imalatçıların belini bükmüş durumda. Mobilya imalatçılarının hammadde sıkıntısına ve boyalara yapılan zamlara çözüm bulunmazsa korkarım birçok esnaf daha kepenk kapatmak zorunda kalacak.” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İKLİM KRİZİYLE MÜCADELE İÇİN ŞEFFAF VE KATILIMCILIK ŞART]]>https://www.haberanaliz.net/haber/iklim-kriziyle-mucadele-icin-seffaf-ve-katilimcilik-sart-14515ab432741-6b1e-4b58-a419-40953b4845c52021-09-22T14:09:00+03:00HABER MERKEZİ İKLİM KRİZİYLE MÜCADELE İÇİN ŞEFFAF VE KATILIMCILIK ŞART

İKLİM KRİZİYLE MÜCADELE İÇİN ŞEFFAF VE KATILIMCILIK ŞART

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>2015’te İmzaya Açılan Metni 2021’de Onaylayacağız</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan’ın Paris Anlaşmasını meclise getireceğiz sözlerini yorumlayan, CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali ÖZTUNÇ; “Küresel hiçbir soruna, krize, çağrıya kayıtsız kalmayan Türkiye’nin iklim değişikliği ve çevrenin korunması hususlarında da üzerine düşenleri yapacaktır demiş. 2015 yılında imzaya açılan metni, &nbsp;2021 yılında meclise getiriyor. Üzerine vazife olmayanları yaptığından, üzerine düşenleri yapmaya vakti kalmıyor sanırım” eleştirisinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İklim Krizi Birlikte Karar Alarak Çözülür, Biden’ın Talimatlarıyla Değil</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Öztunç “Türkiye’de muhalefet, sivil toplum yıllardır Paris Anlaşmasının onaylanmasıyla ilgili çağrıda bulunuyor, ancak AKP herşey de olduğu gibi bunda da kendi bildiğini okuyor. Başından beri süreci kendi uhdesinde yürüten AKP’nin, Türkiye’deki çağrılarına bir yanıt vermeyip, Birleşmiş Milletler 76'ncı Genel Kurulunda bir şov gibi bundan bahsetmesinin kıymeti harbiyesi yoktur. İklim kriziyle mücadele, toplumun tüm kesimleriyle görüşerek, şeffaf bir süreçle yürütülebilir.Ancak, Erdoğan, Biden’ı, Putin’i görmeden bir karar alamıyor maalesef” &nbsp;yorumunu yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeşil Mutabakata, Uluslararası Baskıya Daha Fazla Dayanamazlardı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">AKP’nin Paris Anlaşması inadından neden vazgeçtiğini yorumlayan ÖZTUNÇ; “ Dünyadaki yeşil mutabakat dalgasından daha fazla kaçamazlardı. AKP’nin süreç boyunca Paris Anlaşmasını onaylamamak için direnmiştir. Geçtiğimiz yaptığımız açıklamada, Paris Anlaşmasını onaylayın, yoksa COP 26’da söyleyecek sözünüz olmaz, boş boş yüzlerine bakarsınız demiştik. Ancak, AKP sözümüze geldi diyemiyoruz. Çünkü, kendi bildiğini okuyor. Yeşil İklim Fonuna eşdeğer Dünya Bankasından fon sözü almış olabilirler. &nbsp;Umarız bu fonu da hiç etmezler. Mutlak emisyon azaltım hedeflerinde sahici taahhütlerde bulunurlar. Kömür santrallerini kapatma tarihlerini açıklarlar. Adil geçiş sürecini tanımlayabilirler. Muhalefet olarak, takiplerimiz devam edecek. Paris Anlaşmasını onaylatmak yetmez, uygulatmaya çalışacağız” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[‘MİLYONLARCA ÇALIŞANIN EMEKLİLİĞİ RİSKE GİRDİ !’]]>https://www.haberanaliz.net/haber/milyonlarca-calisanin-emekliligi-riske-girdi-145149f121a0f-d360-476a-91e2-67a32768de3d2021-09-22T14:07:00+03:00HABER MERKEZİ ‘MİLYONLARCA ÇALIŞANIN EMEKLİLİĞİ RİSKE GİRDİ !’

‘MİLYONLARCA ÇALIŞANIN EMEKLİLİĞİ RİSKE GİRDİ !’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Covid-19 pandemisi dönemiyle hükümet tarafından alınan ücretsiz izin ve kısa çalışma ödeneği gibi kararlar sonrası bu dönemde sigorta primleri yatmayan milyonlarca kişinin emeklilik ve kıdem hakkının tehlikeye girdiğini söyleyerek, mağdurlara borçlanma hakkı verilmesini isteyen Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Av.Suzan Şahin, ‘‘<strong><em>Covid-19 pandemisi ile başlayan uygulamalar dahilinde başlayan ve yaklaşık bir buçuk yıl süren ücretsiz izin ve kısa çalışma ödeneği gibi uygulamalar nedeniyle bu kapsamda olan milyonlarca işçinin sigorta primleri yatmamış ve buna bağlı olarak da emeklilik ve kıdem hakkı zora girmiştir. Bu durumda olan vatandaşların borçlanma hakkı da söz konusu değildir. İŞKUR tarafından 15 ay boyunca verilenpandemi ödenekleri sırasında işçiler için genel sağlık sigortası dışında sosyal güvenlik primi yatırılmamış, bu durum başta yaşlılık sigortası olmak üzere uzun vadeli sigorta kolları açısından işçiler için ciddi hak kayıplarına sebebiyet vermiştir</em></strong>.’’ dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Covid-19 pandemisi döneminde AKP’nin hükümetin aldığı önlem ve tedbirler uyarınca&nbsp;işçilerin bu dönemde çalışamamalarının kendi talep ve tercihi olmadığını belirten Şahin, TBMM Başkanlığına sunduğu önergesinde,‘‘<strong><em>Pandemi toplumsal bir afettir ve bunun yarattığı sorunlar sosyal devlet ilkesi esas alınarak çözülmelidir.Pandemi nedeniyle çalışma yaşamı kesintilere uğramış, düzenli bir işte çalışmamış vatandaşların prim günlerini doldurmakta zorlanması emekliliklerinin gecikmesine neden olmakta,&nbsp;düzenli işlerine devam edenler ve salgın önlemleri kapsamında düzenli işlerde çalışmayan vatandaşlar arasında adaletsiz bir durum ortaya çıkmıştır.Aradan 1,5 yıl geçmesine rağmen ödenmeyen emeklilik primlerinin kim tarafından karşılanacağı ya da borçlanma hakkının tanınıp tanınmayacağı konusunda belirsizlik bulunmakta, bu da mağduriyetlere ve vatandaşın tepkisine neden olmaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yapılacak bir düzenleme ile milyonlarca işçinin emekliliği riske girmemiş olur. Bu konuda AKP hükümetini ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını derhal adım atmaya, vatandaşın salgın döneminde zaruri olarak karşı karşıya kaldığı bu durum neticesindeki mağduriyetinin giderilmesi için sosyal devlet gereği göreve davet ediyoruz.</em></strong>’’ ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Şahin önergesinde, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanından şu sorulara cevap istedi;</span></p><ol><li><span style="font-size:18px">Pandemi sürecinde ücretsiz izin ve kısa çalışma ödeneği gibi uygulamalar nedeniyle sigorta primleri yatmayan ve buna bağlı olarak da emeklilik ve kıdem hakkı zora giren işçilerle ilgili bir çalışmanız var mıdır? Kayıplarının giderilmesi konusunda bir tasarrufunuz olacak mıdır?</span></li><li><span style="font-size:18px">Aradan 1,5 yıl geçmesine rağmen ödenmeyen emeklilik primlerinin kim tarafından karşılanacaktır?&nbsp;</span></li><li><span style="font-size:18px">Emeklilik primleri devlet tarafından karşılanmayacak ise işçilere borçlanma hakkı tanınacak mıdır?</span></li><li><span style="font-size:18px">İşçilerin ödenmeyen primleri için çalışma mevzuatında, toplumsal bir afet olan pandemi benzeri konulara yönelik özel düzenlemeler yapmayı düşünüyor musunuz?</span></li><li><span style="font-size:18px">Bu adaletsizliğin ortadan kalkması adına 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda bir değişikliğe gitme tasarrufunuz olacak mıdır?</span></li></ol>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Dünyadaki üçüncü şehir olacak: Cenevre reklam panolarını yasaklıyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/dunyadaki-ucuncu-sehir-olacak-cenevre-reklam-panolarini-yasakliyor-14512c32042cb-205d-4f7f-92ef-cec28f2d59922021-09-22T12:51:00+03:00HABER MERKEZİ Dünyadaki üçüncü şehir olacak: Cenevre reklam panolarını yasaklıyor

Dünyadaki üçüncü şehir olacak: Cenevre reklam panolarını yasaklıyor

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">SÖZCÜ GAZETESİ HABERİDİR</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">İnternet ve sosyal medya kullanımının son yıllarda iyiden iyiye artmasıyla iş dünyasında dijital pazarlama, geleneksel pazarlama yöntemlerinden çok daha büyük önem kazanmaya başladı. Ancak buna karşın sokaklardaki ‘reklam panoları’ gibi geleneksel pazarlama enstrümanları da tamamen yabana atılmış değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsviçre’nin Cenevre kentinde reklam panolarıyla ilgili çarpıcı bir karar alındı. Dört yıl önce başlatılan proje ve ortaya konan girişimler sonucu şehir konseyi, kamusal alanlarda reklam panolarını yasaklamaya hazırlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar konsey görüşmelerinde 30 hayır oyuna karşılık 39 evet oyuyla kabul edilirken, yasağın 2025 yılından itibaren uygulanması bekleniyor. Cenevre bu kararla birlikte reklam panolarını yasaklayan dünyadaki üçüncü şehir olacak. Fransa’nın Grenoble ve Hindistan’ın Chennai şehirleri daha önce reklam panolarını yasaklayan ilk yerler olmuştu.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">HABER VE KAYNAK: SÖZCÜ</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">https://www.sozcu.com.tr/2021/dunya/dunyadaki-ucuncu-sehir-olacak-cenevre-reklam-panolarini-yasakliyor-6663393/</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’Lİ TANAL ÇİFTÇİYE DESTEK İÇİN KANUN TEKLİFİ HAZIRLADI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-tanal-ciftciye-destek-icin-kanun-teklifi-hazirladi-145113c447ddf-6c03-4c85-839a-20314328e99b2021-09-22T12:43:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’Lİ TANAL ÇİFTÇİYE DESTEK İÇİN KANUN TEKLİFİ HAZIRLADI

CHP’Lİ TANAL ÇİFTÇİYE DESTEK İÇİN KANUN TEKLİFİ HAZIRLADI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mevcut Tarım Kanunu’na göre milli gelirin en az yüzde 1 oranında çiftçiye destek verilmesi gerekiyor. CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal ise çiftçiye bütçeden çiftçiye verilecek destek oranının en az yüzde 2’ye çıkarılması amacıyla Meclis Başkanlığı’na kanun teklifi sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanal’ın hazırladığı kanun teklifinin gerekçesinde, stratejik sektörler arasında ilk sıralarda yer alan tarımın tüm dünyayı kasıp kavuran Covid-19 salgını ile öneminin daha net anlaşıldığına vurgu yapıldı. Türkiye’de ekonomik nedenler ve yanlış tarım politikaları sebebiyle son 18 yılda hem ekilen arazi büyüklüğü hem de çiftçi sayısında ciddi oranda azalma yaşandığının altı çizildi.<br /><br /><strong>ÇİFTÇİLER ZOR DURUMDA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Ülkemizde tarım sektörünün durdurulamayan çöküşü herkesin malumudur” ifadesine yer verilen gerekçede, “Çiftçiler gerek susuzluk ve kuraklıkla gerek ekonomik darboğazla gerek yaşanan elektrik kesintileri ile gerekse de girdi maliyetleriyle boğuşmaktadır. Binlerce çiftçimiz bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarından dolayı icra takiplerinde borçlu sıfatıyla yer almaktadır. Aleyhlerinde icra takibi başlatılan çiftçilerimiz oldukça zor durumdadır” denildi.<br /><strong>TÜRKİYE YANLIŞ POLİTİKALAR YÜZÜNDEN İTHALCİ OLDU</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Tanal’ın imzasını taşıyan kanun teklifinin gerekçesinde, Türkiye’nin gerek coğrafyası gerek iklim koşulları sebebiyle tarıma oldukça elverişli bir ülke olduğu belirtildi. Türkiye’nin tarım ürünleri üretiminde kendi kendine yeten bir ülke konumundayken yanlış politikalar nedeniyle günümüzde tarım ürünlerini ithal eder konuma geldiğinin kaydedildiği gerekçede, pek çok alanda kullanılan pamuğun ekim alanlarının azalışına, üretimi azalan mısırdaki ithalat oranının rekor seviyeye çıkmasına, sebze ve meyve fiyatlarının ne halkı ne de çiftçiyi memnun edememesine dikkat çekildi.<br /><strong>ÇİFTÇİ ÇÖZÜM BEKLİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifin gerekçesinde, Anayasa’nın 44 ve 45. maddeleri gereğince devletin çiftçiyi korumak ve desteklemek zorunda olduğu dile getirilerek, “Ancak günümüzde Anayasa’nın ilgili hükümlerine riayet edilmemektedir” denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlgili Anayasa hükümleri dışında ülkemizde tarım faaliyetlerini desteklemek ve çiftçiye destek olmak amacıyla 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun çıkarıldığının hatırlatıldığı gerekçede, şöyle devam devam edildi: “Bu kanunun amacı tarımsal faaliyetlerde bulunan çiftçilerimize yönelik koruma ve destekleme faaliyetlerini yasal hale getirmektir. Tarım Kanunu madde 21’de ‘Tarımsal desteklemelerin finansmanı’ başlığı ile ‘Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden az olamaz.’&nbsp;hükmü yer almaktadır. Ancak devlet bu yüzde 1’lik desteği sağlamaktan imtina etmektedir. Ne yapılan çalışmalar ne çıkarılan kanunlar çiftçilerimizin derdine derman olamamıştır. Çiftçilerimiz halen zorluklarla boğuşmakta ve çözüm beklemektedir.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerekçede, söz konusu kanun teklifiyle gayri safi milli hasıladan çiftçiye ayrılan payın artırılması ile üretimin devamlılığı sağlanmasının, ürün kalitesinin arttırılması ve çiftçiye destek olunmasının amaçlandığı vurgulandı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ADASO KURMAYLARIYLA GÖRÜŞTÜ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/adaso-kurmaylariyla-gorustu-1451090aa3cc8-0676-400a-8be3-af6f6a9e048a2021-09-22T12:42:00+03:00HABER MERKEZİ ADASO KURMAYLARIYLA GÖRÜŞTÜ

ADASO KURMAYLARIYLA GÖRÜŞTÜ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ADASO KURMAYLARIYLA GÖRÜŞTÜ</strong><br />İlk olarak Adana Sanayi Odası’nı ziyaret eden Dr. Müzeyyen Şevkin, Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç ve Yönetim Kurulu üyeleriyle görüştü. Adana Sanayi Odası ile her zaman iş birliği içerisinde olduklarını dile getiren Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, bu kapsamda Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç ile çok faydalı bir görüşme gerçekleştirdiklerini kaydetti. Sanayi, üretim, ihracat ve Adana ekonomisinin içinde bulunduğu ekonomik süreç hakkında istişarelerde bulunduklarını dile getiren Şevkin, “Adana Sanayi Odası ile iş birliğimiz geçmişten buyana çözüm odaklı olarak devam ediyor. Bu çerçevede tüm meslek kuruluşlarımızla şehrimizin sorunları için çalışmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.&nbsp;<br /><strong>ZEKİ KIVANÇ: “RAPOR HAZIRLIYORUZ”</strong><br />Adana Sanayi Odası olarak sanayiciler ile sürekli görüşmeler yaptıklarını dile getiren Kıvanç, “Tüm sektörlerin sorunlarını birebir dinliyor ve rapor haline getiriyoruz. Bunları üst kuruluşumuz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) başta olmak üzere ilgili bakanlıklar, milletvekillerimiz ve tüm ilgililere iletiyoruz.&nbsp; Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin ile sanayi, ihracat ve ticaretimiz hakkında istişarelerde bulunarak iş dünyası olarak kamudan beklentilerimizi kendilerine ilettik. Şehrimiz adına çözüm odaklı çalışmaları ve nazik ziyaretlerinden dolayı kendilerine çok teşekkür ediyorum” dedi. Ziyarette, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Başer, Yönetim Kurulu Üyeleri İmam Gazali Hıradağı, Salih Sütcü, İsa Tuzcu, Süleyman Baş, Orhan Murat Avcı, Abdullah Özdiler, Rafet Milli, Hulusi Akkoç, Genel Sekreter Bora Kocaman hazır bulundu.<br /><strong>ADSİAD VE ÇKA'YI ZİYARET ETTİ</strong><br />CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, daha sonrasında Adana Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ADSİAD) Başkanı Vedat Gizer ve Yönetim Kurulu Üyesi Eray Kaan Sönmez'i ziyaret etti. Sıcak bir ortamda gerçekleşen buluşmada Dr. Şevkin, Vedat Gizer'den Adana ekonomisi, iş dünyasının içinde bulunduğu durum, öneri ve istekleri dinledi. ADSİAD'ın ardından Çukurova Kalkınma Ajansı'na (ÇKA) geçen Dr. Müzeyyen Şevkin, ÇKA Genel Sekreteri Savaş Ülger ile buluşup görüş alışverişinde bulundu. Dr. Şevkin, Adana ve Mersin'deki proje başvurularının yanı sıra iş geliştirme ve stratejik planlarla ilgili bilgi aldı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: “Kadın çiftçinin SGK primini devlet karşılayıp, bedelsiz tohum desteği sağlamalı”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-kadin-ciftcinin-sgk-primini-devlet-karsilayip-bedelsiz-tohum-destegi-saglamali-14509a2860ad7-5403-4060-878d-284764b83a472021-09-22T12:39:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: “Kadın çiftçinin SGK primini devlet karşılayıp, bedelsiz tohum desteği sağlamalı”

Gürer: “Kadın çiftçinin SGK primini devlet karşılayıp, bedelsiz tohum desteği sağlamalı”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda kadının önemine vurgu yaparak&nbsp;“Kırsala dönen ve çiftçilik yapan kadının SGK primi devlet karşılasın,&nbsp;kadın &nbsp;çiftçilere&nbsp;bedelsiz tohum desteği sağlansın” önerisinde bulundu.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde “Bakanlığınızın, 2020 ve 2021 yılı için kırsalda yaşam kalitesini artırmak, kırsalı; korunan, yaşanan ve üreten alanlar haline getirmeye yönelik çevresel teşvikler uyguladığı çalışma ve destekler nelerdir?</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Kadın çiftçilere yönelik verilen destekler nelerdir?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">2020 yılı itibari ile kadın çiftçi sayımız kaçtır? Bölgeler için sağlanan desteklerden yararlanan kadın çiftçi sayımız kaçtır?” şeklindeki soruların yanıtlanmasını istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Ömer Fethi Gürer’in önergesini yanıtlayan Bakan Pakdemirli,&nbsp;Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programının&nbsp;(KKYDP) 2006 yılından bu yana devam ettiğini belirtti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TARIM BAKANLIĞININ PROJELERİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kırsal Kalkınmada Uzman Eller Projesi IPARD programı, organik tarım ve iyi tarım&nbsp;uygulamaları destekleme&nbsp;ödemesi, organik&nbsp;ve&nbsp;organomineral&nbsp;gübre kullanımının desteklenmesi, Kadın Girişimci Projesi,&nbsp;Tarım Arazilerinin Kullanımının&nbsp;Etkinleştirilmesi Projesi ve&nbsp;Küçük Aile işletmesi Desteği&nbsp;gibi projelerden bahseden Bakan Pakdemirli, “Kadın çiftçiler de dahil olmak üzere IPARD Programı uygunluk koşullarım sağlayan tüm&nbsp;yatırımcılara, tarım ve hayvancılık başta olmak üzere kırsalda 16 sektördeki yatırımlara %40-%70 arasında hibe verilmektedir” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>NİĞDE IPARD MAĞDURU</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakan, IPARD programından söz ediyor, 42 ilde uygulanan IPARD Programında Niğde yok, Niğde ili patates üretiminde birinci, lahanada ikinci, çavdar üretiminde birinci, elmada üçüncü, fasulyede ilk beşte ve kiraz üretiminde de önemli bir yere sahip, buna rağmen Niğde Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Projesi&nbsp;IPARD’da&nbsp;yer almaması, iktidarın tarıma nasıl baktığının ilginç bir göstergesidir” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TARIMDA KADINLARA POZİTİF AYRIMCILIK&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2021 yılında ülke genelinde atıl, boş bırakılan ve nadas alanlarında gerek bitkisel üretimin artırılması gerekse kuraklığa dayanıklı çeşitlerin ekilişlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik 81 İl Tarım Orman Müdürlüğünden gelen proje teklifleri değerlendirilmesinde kadın çiftçilerin&nbsp;yer aldığı projelere öncelik verildiğini anlatan Bakan Pakdemirli, “Hazine arazilerinin kiralanması veya örnek ekilişler için üreticilerimize tahsisi aşamasında başvuruda bulunan üreticilerimiz arasında yapılan değerlendirme&nbsp;kriterlerinde gençlere&nbsp;ve kadınlarımıza pozitif ayrımcılık yapılmıştır” dedi.&nbsp;Gürer, bu ayrımcılığın kaç kadın ve gence yansıdığının da açıklanması gerektiğini ifade etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“PROJELER &nbsp;GELİŞTİRİLMELİ “</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Önerge sahibi CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise tarımsal alanlarda yapıldığı ileri sürülen destekleme ve hibe projelerinin, ülkemizde bitme noktasına gelen tarımı kurtarabilecek nitelik ve büyüklükte olmadığını belirtti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;GİRDİ MALİYETLERİNİN DÜŞÜRÜLMESİ GEREKİR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Farklı isimlerde onlarca projeden bahsedildiğini,&nbsp;ancak projelerle yapılan desteklemelerin üreticilere yansımasının sınırlı olduğunu kaydeden &nbsp;Ömer Fethi Gürer, “AKP iktidarı şayet, bitme noktasına gelen tarımı kurtarma düşüncesinde ise öncelikle girdi maliyetlerini azaltılmasına yönelik projeleri hayata geçirmelidir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TARIMDA TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Gürer, ülkemizde AKP iktidarları döneminde tarımın sorunlu hale geldiğini belirterek, kadınları ve gençleri yeniden tarıma döndürecek projelerin hayata geçirilmemesi durumunda, ülkemizin tarımda daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağını belirtti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KADIN ÇİFTÇİYE SGK PRİMİ DESTEĞİ VE BEDELSİZ TOHUM DESTEĞİ SAĞLANMALI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Köyden kente göçlerin arttığını, bu nedenle de küçük aile tipi işletmelerin yok olma aşamasına geldiğini belirten Ömer Fethi &nbsp;Gürer, “Köyde yaşayan ya da köyüne dönen kadının çiftçilik yapması durumunda SGK primi devlet tarafından karşılanmalı ve kadın çiftçilere pozitif ayrımcılık yaparak, tohum desteği sağlanmalı ve ekeceği tohumlar bedelsiz verilmelidir” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KADIN VE GENÇ ÇİFTÇİLER DESTEKLENMEZSE SORUN DAHA DA BÜYÜR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Köylerde yaş ortalamasının 55 olduğunu, okulların kapandığını ve köyden kente göçün sürekli artığını anlatan Gürer, bu&nbsp;durumun &nbsp;çok&nbsp;yönlü olarak ülkemiz için ciddi sorunlar doğurabileceğine dikkat çekti. &nbsp;Ömer Fethi Gürer, “Köyler boşaldığı için tarım bitme noktasına geliyor. Şehirlerde nüfus yoğunluğu arttığı için buralarda işsizlik sorunu büyüyor. Ancak kadın ve genç çiftçiler SGK primi ve tohum desteği konusunda desteklenirse, yeniden köyüne dönecek olan kadın ve gençler yaşanabilecek büyük sorunu da önlemiş olacaklardır” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Sanatın On Hali Yarışması eser değerlendirmesi yapıldı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sanatin-on-hali-yarismasi-eser-degerlendirmesi-yapildi-145088056dff5-2f26-40f3-9852-24c3a536ed242021-09-22T12:36:00+03:00HABER MERKEZİ Sanatın On Hali Yarışması eser değerlendirmesi yapıldı

Sanatın On Hali Yarışması eser değerlendirmesi yapıldı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Balıkesir Kent Konseyi iş birliği ile düzenlenen “Sanatın On Hali” Geleneksel Türk Sanatları Yarışması eser değerlendirmesi gerçekleşti. Geleneksel Türk sanatlarımızın gelişimine ve tanıtılmasına katkı sağlamak, şehrin kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılması ve sanat bilincinin yaygınlaştırarak üretimini desteklemek amacıyla düzenlenen yarışmada; Hüsn-i Hat, Tezhip, Minyatür, Çini, Ebru, Kırkyama, Geleneksel Keçe Yapımı, Balıkesir Pullusu, Gönen İğne Oyası ve Sındırgı Yağcıbedir Halısı olmak üzere; 2 farklı kategoride, 10 dalda toplam 255 eser geleneksel sanatların duayenlerinden oluşan 31 kişilik seçici kurul üyeleri tarafından değerlendirildi. Yarışmada dereceye girenlerin isimleri, 10 Ekim Pazar günü açıklanacak.<br />Eserlerin seçme ve değerlendirmesinin yapıldığı toplantıya; Balıkesir Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyeleri ile Konsey Başkanı Mürsel Sabancı ve Konsey Genel Sekreteri Mürşit Canbulat katılarak seçici kurul üyelerine plaket takdim etti.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Demokrat parti Mersin de evlere şenlik (!)]]>https://www.haberanaliz.net/haber/demokrat-parti-mersin-de-evlere-senlik-14513c62dccbb-73c5-4c4a-a8ad-b9fab97ffa802021-09-22T08:43:00+03:00HABER MERKEZİ Demokrat parti Mersin de evlere şenlik (!)

Demokrat parti Mersin de evlere şenlik (!)

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Ankara- </strong>Demokrat Parti Mersin’de ağlanacak haline gülüyor durumda. Partinin DYP den kalma binası 600 m2. Mülk. İçi dayalı döşeli. Bu ile İl başkanı ve il koordinatörü atanmış. İl başkanlığına Hasan Şıhman, İl koordinatörlüğüne ise iş adamı Sedat Erdal atanmışlar. 7 aydır bu görevi kağıt üstünde yürütüyorlar. Ara sıra kendi kurdukları sosyal sayfada paylaşım yapıyorlar. Bir etkinlik, çalışma, yerel ve genel iktidar hakkında beyanat yok. Sözde muhalefet partisi ama hem yerelde hem genelde hiçbir eleştiri ve beyanatlarına basında karşılaşılmıyor, kendi sayfalarında da yayın yapmıyorlar. İlçe kongreleri yapıyorlar. Sen ben bizim oğlan mantığı ile gerçekleşen kongrelere katılım yok. 3-5-10 kişi ile kongreleri kağıt üzerinde yapıp geçiştiriyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada en son Erdemli ilçe kongeresi yapılmıştı. Oraya katılım yapan Ahmet Uyanık, kongereyi gelenlerin sayısını çok az bulup, “bu nasıl iş böyle” demekle yetinip gitti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şimdi il kongresi yapılıyor. İl binasının 7 aylık telefon borcu ödenmemiş, hatlar yine toplanmış durumda. Ayrıca elektirik ödenmemiş, kesilme emri verilmiş ikisinin toplam borcu ise 2 bin küsür lira.</strong> <strong>Ama eli cebine gidip de bunları ödeyen birileri yok.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çok zengin olduğu söylenen iş adamı ve çiftçi tüccarların, sigortacıların, ziraat mühendislerin, zirai ilaç satanların yönetime geldiğini beyan edenlerin arasında bu 2 bin lirayı ödeyecek bir babayiğit nedense çıkmıyor. (DP nin elektirik ve telefon borcu miktarını gösteren belgeleri burada yayınlamıyorum, İsterlerse veririm. Makbuzlarda ANAP olarak geçiyor) <strong>Haber yayına hazırlandığı şu ana kadar bir ödeme yapılmadı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı şekilde il başkanı Hasan Şıhman daha önce Erdemli ilçe başkanlığını yaptı, oradada binanın kirasını ödememişti. Halen Erdemli mal sahibi kira bedelini alamadım, telefonlarıma bile çıkmıyor demekte. (4 bin lira civarı)</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer taraftan Çamlıyayla ilçesinde durum belli. Orada da kira ödenmedi, konu basına yansıda, tınlayan olmadı. Yer kapalı. Partinin demirbaş eşyaları üçüncü bir kişiye tutanak ile teslim edilmiş. Kimse bu duruma sahip çıkmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine Gülnar ilçesi kendi mülk binaları. Kapısını açan içini temizleyen olmadığı gibi, ilçe yönetimini kuramadılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine Bozyazı ilçesinin binası kendi mülkleri. Ama oranın resmi borcu 7 ay örce 69 bin lira idi, şimdi faizi ile artmıştır. Onu da ödeyen, işin peşine düşen olmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anamur ilçesinde partiye ait bir araç var. (Minibüs) Yediemin garajına çekilmiş. Hergün partiye borç yazıyor. Miktarı belli. 7 aydır borcu Ödeyen ve o aracı oradan kurtaran yok.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Anamur ilçesi binasıda mülk. Silifke ilçesi binasıda mülk. Mersin mülk. Gülnar mülk.Bozyazı mülk.&nbsp; Hiçbir parti mülkünün emlak vergisini yatıran da yok.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Aydıncık ilçesi kaderine terk edilmiş. Kapalı. MUT ilçesi kapalı.&nbsp;</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Merkezde bulunan AKDENİZ- TOROSLAR- YENİŞEHİR- MEZİTLİ ilçelerinin kendi ilçe sınırları içinde binaları açık değil.</span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Peki öyle ise il başkanı, il koordinatörü, il ve ilçe başkan ve yöneticileri ne demeye bu partinin yönetim kadamelerindeler ve o koltuklarda oturuyorlar?</span></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Partinin kendi sıkıntısını, sorununu çözemeyenler Mersin’in ve ülkenin sorununu nasıl çözecekler?!</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Üstelik kendi mülkü olan parti il binasının kapısı hergün açık tutulmuyor. Arada bir gelip açıp gidiyorlar. Orada güvenlik kamera kaydı var, konu komşu var. Gidin sorun. Parti bu kafalar ile MERSİN’DE nereye varacak?</span></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Bu ekip ve takımla il kongeresini yapsan ne olur, yapmasan ne olur?</span></strong></span></p><p><span style="color:#0000FF"><span style="font-size:18px"><strong>Mersin Demokrat parti ile ilgili an be an, tarih tarih yaşanan olayları yayınladığımız haberlerin linkleri aşağıdadır. İlgilenenler üzerini tıklayıp okusunlar:</strong></span></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">5.Mart.2021 / DEMOKRAT PARTİ İL İL ÇÖKERTİLİYOR</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/demokrat-parti-il-il-cokertiliyor-12999">https://www.haberanaliz.net/haber/demokrat-parti-il-il-cokertiliyor-12999</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">7 Mart 2021 / ERDEMLİ DEMOKRAT PARTİNİN KAPISI KAPALI AYLIK KİRASI ÖDENMEDİĞİ ORTAYA ÇIKTI</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/erdemli-demokrat-partinin-kapisi-kapali-aylik-kirasi-odenmedigi-ortaya-cikti-13010">https://www.haberanaliz.net/haber/erdemli-demokrat-partinin-kapisi-kapali-aylik-kirasi-odenmedigi-ortaya-cikti-13010</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">9 Mart 2021 / MERSİN DEMOKRAT PARTİYE YAZIK ETTİLER!</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partiye-yazik-ettiler-13041">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partiye-yazik-ettiler-13041</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">10 Mart 2021/ DEMOKRAT PARTİNİN ÜZERİNDEKİ KİRLİ OYUN BİTMİYOR</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/demokrat-partinin-uzerindeki-kirli-oyun-bitmiyor-13066">https://www.haberanaliz.net/haber/demokrat-partinin-uzerindeki-kirli-oyun-bitmiyor-13066</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">20 Mart 2021/ MERSİN’DE DEMOKRAT PARTİYİ NE HALLERE DÜŞÜRDÜLER</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersinde-demokrat-partiyi-ne-hallere-dusurduler-13119">https://www.haberanaliz.net/haber/mersinde-demokrat-partiyi-ne-hallere-dusurduler-13119</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">23 Mart 2021 / MERSİN DEMOKRAT PARTİYİ NE HALE DÜŞÜRDÜLER</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partiyi-ne-hale-dusurduler-13130">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partiyi-ne-hale-dusurduler-13130</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">02 Nisan 2021 / MERSİN DEMOKRAT PARTİ TİYATROSU</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-parti-tiyatrosu-13191">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-parti-tiyatrosu-13191</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">6 Nisan 2021 / MERSİNDE DEMOKRAT PARTİNİN BİR KAPISI DAHA KAPANDI</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersinde-demokrat-partinin-bir-kapisi-daha-kapandi-13222">https://www.haberanaliz.net/haber/mersinde-demokrat-partinin-bir-kapisi-daha-kapandi-13222</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">10 Nisan 2021 / ÇAMLIYAYLA DEMOKRAT PARTİDE KAPANDI</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/camliyayla-demokrat-partide-kapandi-13240">https://www.haberanaliz.net/haber/camliyayla-demokrat-partide-kapandi-13240</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">23 nisan 2021 / MERSİN’DE DEMOKRAT PARTİNİN HUKUKSUZLUĞU DEVAM EDİYOR</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersinde-demokrat-partinin-hukuksuzlugu-devam-ediyor-13317">https://www.haberanaliz.net/haber/mersinde-demokrat-partinin-hukuksuzlugu-devam-ediyor-13317</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">27 Nisan 2021 / DEMOKRAT PARTİ MERSİNDE İYİCE KARIŞTI</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/demokrat-parti-mersinde-iyice-karisti-13343">https://www.haberanaliz.net/haber/demokrat-parti-mersinde-iyice-karisti-13343</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">3 Haziran 2021 / MERSİN DEMOKRAT PARTİDEN İSTİFA EDEN EDENE</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partiden-istifa-eden-edene-13588">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partiden-istifa-eden-edene-13588</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">4 Haziran 2021 / DEMOKRAT PARTİ MERSİN'DE BİTİŞ YAŞIYOR</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/demokrat-parti-mersinde-bitis-yasiyor-13594">https://www.haberanaliz.net/haber/demokrat-parti-mersinde-bitis-yasiyor-13594</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">7 Haziran 2021 / MERSİN DEMOKRAT PARTİ ÇÖKÜŞ DÖNEMİ YAŞIYOR</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-parti-cokus-donemi-yasiyor-13616">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-parti-cokus-donemi-yasiyor-13616</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">8 Haziran 2021 / MERSİN DEMOKRAT PARTİDE KIRATIN NALLARINI KİM SÖKTÜ</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partide-kiratin-nallarini-kim-soktu-13634">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partide-kiratin-nallarini-kim-soktu-13634</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">9 Haziran 2021 / MERSİN DEMOKRAT PARTİDE İSTİFA FURYASI BİTMİYOR</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partide-istifa-furyasi-bitmiyor-13639">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partide-istifa-furyasi-bitmiyor-13639</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">11 Haziran 2021 / SİLİFKE DEMOKRAT PARTİ HALEN KAPISINI AÇMADI</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-demokrat-parti-halen-kapisini-acmadi-13657">https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-demokrat-parti-halen-kapisini-acmadi-13657</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">21 Haziran 2021 / MERSİN DEMOKRAT PARTİDE ALİ CENGİZ OYUNLARI</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partide-ali-cengiz-oyunlari-13728">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partide-ali-cengiz-oyunlari-13728</a></span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">GÜLNAR İLÇESİNDEN&nbsp;PARTİNİN GÖRÜNTÜLERİ AŞAĞIDA</span></strong></span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfc878f8b2.jpg" /></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfd04d8157.jpg" /></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>ÇAMLIYAYLANIN DEMİRBAŞLARI PARTİ İLE İLGİSİ OLMAYANA TESLİM</strong></span></span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60ba0541803a7.jpg" /></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>PARTİNİN ESKİLERİ VE KURUCULARI TEK TEK İSTİFA ETTİLER</strong></span></span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60b8a94b8e8e7.jpg" /></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6069931d6d3fd.jpg" /></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60699352adec0.jpg" /></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60699370a0dac.jpg" /></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6069938652bea.jpg" /></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6069939c0d915.jpg" /></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/606993c9f11a6.jpg" /></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/606993ded0a76.jpg" /></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6059c98d1501f.jpg" /></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6059c9a58b893.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İL BİNASININ GİRİŞ KAPISI</strong></span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6056156167f62.jpg" /></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>GÜLNAR İLÇESİNİN KAPISI HALEN KAPALI</strong></span></span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/605616a796abf.jpg" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürsel Tekin’ “CHP adresi tarif etmiştir. Meşru siyasetin temsilcileri de bellidir”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gursel-tekin-chp-adresi-tarif-etmistir-mesru-siyasetin-temsilcileri-de-bellidir-145073b4c18a2-1f1f-4a4a-8f3b-e9a07f6f35a02021-09-21T21:54:00+03:00HABER MERKEZİ Gürsel Tekin’ “CHP adresi tarif etmiştir. Meşru siyasetin temsilcileri de bellidir”

Gürsel Tekin’ “CHP adresi tarif etmiştir. Meşru siyasetin temsilcileri de bellidir”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Halkın Otobüsü ile Türkiye’yi dolaşmaya devam eden CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, CHP Diyarbakır il başkanlığında gerçekleştirdiği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Gürsel Tekin, bölge ile ilgili hassasiyetlerinin yeni olmadığını anlattı. Tekin, baştan itibaren özellikle Ortadoğu coğrafyasında başlayan bu süreçten itibaren CHP tavrının ne kadar net olduğunu bütün dünyanın bildiğini kaydederek şöyle dedi:</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, “Çözüm Süreci dahil olmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi kardeşlik hukukunun oluşabilmesi için yapılması gereken ne varsa Sayın Genel Başkanımız Sayın Erdoğan’a gitti anlattı. CHP bu konuda son derece samimi. Elbette bu mesele hepimizin meselesidir, yani çözüm süreci başladı dönemde de sayın başkanımızın itirazı, bu sorun ancak millet iradesi, seçilmiş milletvekilleri ile parlamentoda olabilir demişti dünde dedi bugün de aynı şeyi söylüyor. En kanamalı dönemde bile, dönemin Genel Başkanı Sayın İnönü büyük bir hazırlık yapmıştı. Ama maalesef olmadı. 89 raporu eğer dönemin siyasi partileri tarafından anlaşılabilir hale getirilebilseydi, Türkiye şuan çok farklı bir noktada olurdu. İstisnasız, 90’lı yıllarda bu partinin içinde olan ve her kademesinde görev yapan bir insanım. Tane tane, dönem dönem anlatabilirim. Hatta daha da ileri gidiyorum, bu meselede, bizim hassasiyetlerimizi eleştiren, bize çok şiddetli saldırıda bulunan iktidar partisi “ya kardeşim bakın yanlış yol tutuyorsunuz, meşru siyaseti buna dahil etmezseniz bu süreç enfekte olur” dediğimizde bize “bunlar kandan besleniyor” dediler. Bunu diyenler bugün başka noktadalar.&nbsp;&nbsp;CHP Genel Başkanı, bu cümleyi sadece bugün söylemiş değil.&nbsp;Sayın Genel Başkanımızın söylemi çok kıymetlidir.&nbsp;Adres meşru siyasettir. Meşru siyasetin temsilcileri de bellidir.” Dedi</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;“Kürt meselesinin Türk meselesi haline getirilmesi lazım” diyen Tekin, “Bu sadece Kürt meselesi değil. 85 milyon insanımızın ortak meseledir. Bunun çözümünün de siyasetle olacağına inanıyorum. Vatandaşın siyasetin çok önünde olduğunu söyleyebilirim. Bu meseleye sadece Diyarbakır, Mardin ve Batmanlıların işi olarak bakarsanız, işte o zaman Türkiye’ye büyük haksızlık yapmış oluruz. Bu mesele Rizelinin de meselesi, bu mesele Edirne’nin de meselesi, Erzurumlunun, Çorumlunun meselesi. Siyaset yeter ki bu konuda kararlı olsun” diye konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Murat Emir "Kullanılmayan 400 bin doz Sputnik aşısı çöpe mi gidecek?"]]>https://www.haberanaliz.net/haber/murat-emir-kullanilmayan-400-bin-doz-sputnik-asisi-cope-mi-gidecek-145061cc370de-b834-4188-be24-ba0c9bce408b2021-09-21T21:46:00+03:00HABER MERKEZİ Murat Emir "Kullanılmayan 400 bin doz Sputnik aşısı çöpe mi gidecek?"

Murat Emir "Kullanılmayan 400 bin doz Sputnik aşısı çöpe mi gidecek?"

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yaptığı basın toplantısındaki, “200 bin kişi için 400 bin doz Sputnik aşısı gelmişti. Sputnik için birinci ve ikinci dozun farklılığı var aynı aşı değil. O nedenle gelen aşı farklılığından ötürü biz yeni dönemde hızla daha yoğun hem bir hem ikinci doz aşının gelmesi için gayret içindeyiz” sözlerini hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamunun zarara uğratıldığına dikkat çeken CHP’li Emir, “İktidar, her fırsatta para kazanmayı öncelik haline getiriyor. Daha önce de rant hırsı yüzünden Türkiye’yi aşısız bıraktılar. Plansızlık yüzünden hem kamu zarara uğratılıyor hem de vatandaşların sağlığıyla oynanıyor” dedi.&nbsp;Rusya’nın yeni bir aşı üretmesi halinde, bu aşı için aracı firmalara başvurulup, başvurulmayacağını soran Emir, “Sinovac ve Biontech aşılarında yaşanılan krizin bir benzerini Sputnik aşısında da yaşıyoruz. Pandemi sürecini eline yüzüne bulaştıran Sağlık Bakanlığı, aynı hatalarla süreci yönetmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koca’nın cevaplaması için soru önergesi veren Emir, Bakana şu soruları yöneltti: “Kullanılmayan 400 bin doz Sputnik aşısı çöpe mi gidecek? Sputnik aşısını Türkiye’ye hangi aracı firma getirdi? 400 bin doz Sputnik aşısı için Rusya’ya ne kadar ücret ödendi?”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Mersin Mezitli Belediyesinden Öğrencilere Barınma Seferberliği]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-mezitli-belediyesinden-ogrencilere-barinma-seferberligi-145052c54c586-676c-48a0-af5a-ebc6444a764a2021-09-21T21:43:00+03:00HABER MERKEZİ Mersin Mezitli Belediyesinden Öğrencilere Barınma Seferberliği

Mersin Mezitli Belediyesinden Öğrencilere Barınma Seferberliği

EĞİTİM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Aynı zamanda evinde öğrenci barındırabilecek durumda olan vatandaşlarla da irtibata geçirilerek bu konuda bir farkındalık oluşturulacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi koşulları ve yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle özellikle eğitim alanında büyük sıkıntılar yaşandığına dikkat çeken Başkan Tarhan, uzun bir aradan sonra eğitime başlayacak olan üniversitelilerin bu kez de yurt sorunu nedeniyle geleceklerini tehlikeye atmalarına izin vermeyeceklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilere destek olunması konusunda Mezitli Belediyesi olarak çok sayıda projeyi hayata geçirdiklerine dikkat çeken Başkan Tarhan, yaşanan sorunun yeni olmadığını özellikle kız öğrencilerin barınmaları amacıyla kız öğrenci evini hizmete geçirdiklerini söyledi. Yaşanan pandemiyle birlikte uzun süre öğrencilerin eğitimden uzak kaldığına da vurgu yapan Başkan Tarhan, “<strong>Üniversitelerimiz yeniden eğitime dönmeye başladığı günlerde çok büyük bir yurt sorunu olduğu da ortaya çıktı. Hergün haberlerde sokakta, parklarda yatan öğrenci görüntülerini görmek içimizi acıtıyor. Biz de kendi bölgemizde yaşanması muhtemel yurt sorununa karşı Mezitli Belediyesi olarak çözümler üretmeye çalıştık. Mezitli özellikle ikinci konut olarak adlandırılan yazlık sitelerin yoğun bulunduğu bir kent. Özellikle yaz ayları dışında boş duran yazlık dairelerin öğrencilere kiralanabileceğini düşündük. Bunun yanında evinde öğrenci barındırabilecek vatandaşlarımız da olduğunu düşünüyoruz. İşte bu öğrencilerimizle vatandaşlarımızı bir araya getirecek bir masa oluşturma kararı aldık. Biz bir havuzda talepleri toplayacağız ve uygun olanları bir araya getirerek barınma sorununu çözmeye çalışacağız</strong>” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşanan yurt sorunuyla ilgili çözüm önerilerini de sıralayan Başkan Tarhan, “Mersin’de alınacak bir dizi önlemle öğrencilerin barınma sorununun çözülebileceğini ifade eden Başkan Tarhan şu görüşleri paylaştı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“<strong>Özellikle Mezitli’de atıl durumda çürümeye terkedilmiş İçişleri Bakanlığı Eğitim Tesisleri küçük dokunuşlarla çağdaş bir yurt kompleksine dönüştürülebilir. Diğer taraftan hayırseverlere belediyemizce sağlanacak kolaylıklarla özellikle yurt yapımı desteğini amaçladık. Belediyemiz ile yurt yapılabilmesi için yer gösterme, kaynak sağlama gibi işbirlikleri yapılabilir. Öğrencilerimizi, 21. Yüzyılda böylesi basit hamlelerle çözülebilecek bir sorunla baş başa bırakarak bir ülkenin geleceğini tehlikeye atmamalıyız”</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: “Sistem vatandaşı korumuyor”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-sistem-vatandasi-korumuyor-14504dea79d2f-c41c-4bfe-9c1b-383b69a145c02021-09-21T21:40:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: “Sistem vatandaşı korumuyor”

Gürer: “Sistem vatandaşı korumuyor”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ülkemizin en önemli gündem maddelerinde biri haline gelen “fahiş fiyat artışları’ ile ilgili olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığına yazılı soru önergesi verdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, önergesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca oluşturulan Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK), yaptığı inceleme ve denetimlerden elde edilen verilerin açıklanmasını istedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Önergeyi yanıtlayan&nbsp;Bakan Lütfi Elvan, Gürer’in kamuoyunca da çok merak edilen soruları&nbsp;adeta&nbsp;geçiştirdi,&nbsp;MASAK’ın&nbsp;belirlediği suçlarla ilgili rakamsal bilgi vermekten kaçındı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Önerge sahibi &nbsp;Ömer Fethi Gürer ise alışveriş merkezlerinin, marketlerin, manavların göstermelik bir şekilde denetlenmesiyle fahiş fiyatların önüne geçilemeyeceğini, bu sorunu çözebilmek için öncelikle &nbsp;konunun derinliğine ele alınıp, sistemin sorgulanmasından işe başlanması gerektiğini &nbsp;ve sorulara yanıt verebilme cesaretinin gösterilmesi gerektiğini ifade etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GÜRER, FAHİŞ FİYAT ARTIŞLARINI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TBMM GÜNDEMİNE TAŞIDI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ülkemizin en önemli sorunlarından biri haline gelen ‘Fahiş Fiyat Artışları’ ile ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığına yazılı soru önergesi verdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Gürer, önergesinde şu sorularının yanıtlanmasını istedi:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">2020 yılında MASAK tarafından, fahiş fiyat artışlarının gözlemlenmesi sonucu hakkında işlem başlatılan firma ve kişi sayısı kaçtır?</span></p><p><span style="font-size:18px">2020 yılında&nbsp;MASAK tarafından yapılan incelemeler sonucu Türkiye’de mal varlığı dondurulan kişi ve firma sayısı kaçtır?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">2020 yılı ve 2021 yılının ilk altı ayı itibari ile MASAK tarafından illegal oyun ve bahis siteleri kullanıcıları için yapılan incelemelerde, hesaplarına erişimi dondurulan ve hakkında yargı işlemi başlatılan kişi sayısı kaçtır?”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SORUNUN YANITI BU DEĞİL…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ömer Fethi Gürer’in önergesine yanıt veren Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Terörizmin Finansmanını Önlenmesi Hakkındaki Kanun kapsamında yapılan işlemlerden bahsetti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasa&nbsp;dışı bahis oynatma suçu kapsamında gerekli çalışmaların yürütüldüğünü ve sonuçların yetkili makamlarla paylaşıldığını anlatan Bakan Elvan,&nbsp;MASAK’ın&nbsp;fahiş fiyat artışıyla ilgili çalışmalarında elde edilen verileri, fahiş fiyatlarla ilgili kaç kurum ve kişiye yasal işlem yapıldığı, bu konuda mal varlığına el konulan kişi ve kuruluşların bulunup bulunmadığı yönündeki soruları ise yanıtsız bıraktı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MASAK’IN KURULUŞ AMACI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Önerge sahibi CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise&nbsp;MASAK’ın&nbsp;suç sonucu ortaya çıkan gelirlerin aklanması çalışmaları ile mücadele etmek, aklama suçlarının ortaya çıkmaması için gerekli çalışmalar ve araştırmalar yapmak, ilgili alan da veri toplamak, toplanan tüm verileri bir araya getirerek analiz etmek, gerektiğinde inceleme yaptırmak için 1997 yılında kurulmuş&nbsp;bir kuruluş olduğuna dikkat çekti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BU SORULARA YANIT VERİLMELİDİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “ AKP iktidarı serbest piyasa ekonomisinin kötü bir uygulayıcısı. Toplum sorunlarını çözmeye yönelik kurum ve yasal düzenlemeler olsa da uygulamada çözümcü değil. Bırakınız yapsınlar mantığı ile ülke yönetiliyor. Fahiş fiyatlar için göstermelik denetim ve bazı firmalara kesilen cezalar kamuoyu gazını almaya yönelik, kalıcı ve gerçekçi çözümlerden uzak. İşin özüne inmeyen laf ola denetimlerle sorunlar devam eder. Her sorunun daha ilk aşamasında düğmenin yanlış iliklendiği için sıkıntılar devam ediyor. Kamucu bir yaklaşım ve liyakata dayalı kadrolar olmadan sorunlar daha da ağırlaşacak görülüyor. Fahiş fiyatlar çarşı, pazar ve markette el yakıyor. Geçen &nbsp;yıla göre neredeyse her üründe en az % 50 oranında&nbsp; fiyatlar artmış. Gıdada girdi maliyetleri fırlamış, iktidar planlama ve öngörüden yoksun olunca çözümlerde zorlaşıyor. Bakan yanıtları da anlamsızlaşıyor çünkü gerçeği anlatmıyor” diye konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Danıştay İletişim Başkanlığından savunma istedi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/danistay-iletisim-baskanligindan-savunma-istedi-14503bf6a8922-f267-4bd5-a0b2-7ee742ad47df2021-09-20T16:09:00+03:00HABER MERKEZİ Danıştay İletişim Başkanlığından savunma istedi

Danıştay İletişim Başkanlığından savunma istedi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Danıştay 10'uncu dairesi, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) ve Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası'nın (DİSK Basın-İş), 14 Aralık 2018 tarihli&nbsp;<a href="https://www.dw.com/tr/bas%C4%B1n-kartlar%C4%B1-milli-g%C3%BCvenlik-gerek%C3%A7esiyle-iptal-edilebilecek/a-46739841">Basın Kartı Yönetmeliği</a>'nin bir maddesinin tümü, beş maddesinin de bazı bentlerinin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açtığı davada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan oy birliğiyle savunma istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Basın Kartı Yönetmeliği'nde sarı&nbsp;<a href="https://www.dw.com/tr/sar%C4%B1-bas%C4%B1n-kartlar%C4%B1-iptal-gazeteciler-isyanda/a-52137083">basın kartlarının turkuaz basın kartına çevrilmesi</a>değişikliğiyle çok sayıda gazeteci basın kartını kaybetmiş ve bunun üzerine gazeteciler düzenlemeyi yargıya taşımıştı. Danıştay 10'uncu dairesi de başvuruyla ilgili 12 Mayıs 2020 tarihinde verdiği ilk kararda bir maddedeki bir bendin yürütmesini durdururken, diğer maddelere ilişkin yürütmeyi durdurma taleplerini reddetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararında Basın Kartı Yönetmeliği'nin basın özgürlüğüne aykırı olduğuna dikkat çeken Danıştay, ''milli güvenlik ya da kamu düzenine aykırılık veya bunları alışkanlık edinme'', "gazetecilik meslek onurunu zedeleyecek işler yapılması" gibi muğlak ve keyfi gerekçelerle basın kartlarının iptal edilemeyeceğine dikkat çekmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu karar daha sonra hem ÇGD hem de yönetmeliğin sahibi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nca itiraz yoluyla Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na (İDDK) taşındı. İDDK 4 Kasım 2020 tarihinde verdiği kararla; ÇGD'nin bir madde kapsamındaki bir bende yönelik talebinin dışındaki tüm taleplerini yerinde görerek yönetmeliğin tartışmalı maddelerinin yürütmesini durdurdu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Savunma oy birliğiyle istendi</span></h2><p><span style="font-size:18px">İDDK'nin söz konusu kararı doğrultusunda, alt mahkeme konumundaki Danıştay 10. dairesinin karar alması beklenirken, İletişim Başkanlığı, 21 Mayıs 2021 tarihli Resmi Gazete'de yürütmesi durdurulan yönetmelik hükümlerini yeniden düzenleyen bir değişiklik yayınladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın yaptığı değişikler, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun aldığı karara aykırı olduğu iddiasıyla ÇGD ile DİSK Basın-İş tarafından yeniden dava edildi. Aynı yönetmelik kapsamında açılan son dava da Danıştay 10'uncu dairesinde görülmeye başlandı. Danıştay 10'uncu Daire, oybirliğiyle İletişim Başkanlığı'ndan savunma istedi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">"Altun kişisel meseleye dönüştürdü"</span></h2><p><span style="font-size:18px">İletişim Başkanlığı'ndan savunma istenmesini ANKA Haber Ajansı'na değerlendiren ÇGD Genel Başkanı Can Güleryüzlü,basın kartlarıyla ilgili yılan ve yalan hikayesine dönen bir süreç yaşandığını belireterek "Bu işin bu kadar uzamasının tek nedeni, basın özgürlüğünü adeta hasım gören Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun'dur. Basın kartlarını gazetecileri tehdit aracı haline dönüştürmek için yönetmeliği, 'yenileme' adı altında hukuka aykırı şekilde keyfi hükümlerle dolduran, Danıştay'da açtığımız davada haksız olduğu ortaya çıkan Fahrettin Altun, geçen Mayıs ayında hukuku adeta arkadan dolanarak diğer bir ifadeyle hile yaparak yönetmelikte yürütmesi durdurulan maddeleri tekrardan değiştirme yoluna gitmişti" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Altun'un bu davayı artık kişisel kariyerinin kritik meselesi olarak gördüğünü gösterdiğini savunan Güleryüzlü, "Danıştay’ın bunu basın özgürlüğü davası gördüğünde kuşku yok. Danıştay’ın önceki kararıyla tutarlı yeni bir karar alarak bu hukuksuzluğa son vereceğinden eminiz" söyleminde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ANKA,DW / HS,ET</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>© Deutsche Welle Türkçe</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">kaynak: https://www.dw.com/tr/dan%C4%B1%C5%9Ftay-ileti%C5%9Fim-ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan-savunma-istedi/a-59239279&nbsp;</span></strong></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[AMANOS DAĞLARI’NIN MİLLİ PARK OLSUN]]>https://www.haberanaliz.net/haber/amanos-daglarinin-milli-park-olsun-14502f6aaba21-983e-407b-8b30-a85b1b336a8f2021-09-20T15:49:00+03:00HABER MERKEZİ AMANOS DAĞLARI’NIN MİLLİ PARK OLSUN

AMANOS DAĞLARI’NIN MİLLİ PARK OLSUN

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Av.Suzan Şahin, zengin bitki ve yaban hayvan topluluğuna sahip oluşu ile nadir ve eşsiz bir orman ekosistemine sahip olan ve ekvator iklimi bitkilerinin son üyelerini barındıranAmanos Dağları’nın yangın, madencilik faaliyetleri ve taş ocakları ile tehdit altında olduğunu söyleyerekHatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Gaziantep illeri sınırları içerinde olan ve 36,34ºD boylam, 36,85ºK&nbsp;enlemde yer alan 372.779 hektarlık bölgenin ‘Amanos Dağları Milli Parkı’ olarak ilan edilmesi için TBMM Başkanlığına kanun teklifi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Amanos Dağları’nın kapladığı alanındevlet ormanı, hazine arazisi ve bazı bölgelerinin detarım arazisi olduğunu belirten Suzan Şahin, Ege’den esen meltem rüzgarları sayesinde ekvator iklimi bitkilerinin son üyelerini barındıran zengin bitki topluluğu ve yaban hayvanları ile eşsiz bir ekosisteme sahip olduğunu söyledi. Son yıllarda çıkan orman yangınları, madencilik faaliyetleri ve taş ocakları ile Amanosların tehdit altında olduğunu belirten Şahin, milli park olmasını istedikleri alanlarda karışık ve değişik yaşlı orman formu gösteren ekosistemler olduğunu söyleyerek ‘‘<strong><em>Ege’den esen meltem rüzgarları sayesinde ekvator iklimi bitkilerinin son üyelerini barındıran hatta Karadeniz iklimine ait bitkilere dahi ev sahipliği yapan ender bir değere sahibiz. Dünya üzerinde bu tip karışık ormanların pek az yerde görülmesine rağmen, hükümetin önlem almadığı orman yangınları, doğayı katleden madencilik faaliyetleri ve taş ocakları çöplüğü ile milli servetimiz talan edilmekte</em></strong>.’’ dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgenin milli park yapılıp bitki örtüsü koruma altına alınırsa bölgeden ek gelir kapısı bile oluşturulabileceğini söyleyen CHP’li Şahin hükümetin yandaşlarına rant sağlamak için milli hazinelerin, diğer yitip giden değerlerde olduğu gibi geri dönüşü olmayan bir tahribata neden olduğunu belirterek, ‘‘<strong><em>Avrupa’nın korumada öncelikli yüz orman alanından bir olan Amanos Dağları, bütünlüğü bozulmamış ormanları, çeşitli yaşam alanları, farklı jeolojik yapıları, sarp kayalıkları ve mağaraları, korunaklı vadileriyle yaban hayatı açısından önemlidir. Çok sayıda türe ev sahipliği yapan Amanos Dağları, Türkiye’deki bitki endemizm merkezlerinden biri olarak Önemli Doğa Alanı kriterlerini sağlayan 174 bitki taksonuna ev sahipliği yapar. Bunlardan 20’si dünya üzerinde sadece burada yaşamaktadır. Amanos Dağları, tür çeşitliliği açısından Türkiye’nin en zengin Önemli Doğa Alanı’dır.’’ </em></strong>ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AMANOS DAĞLARI MİLLİ PARK OLUNCA KURTULACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Şahin, ‘‘<strong><em>Amanos Dağları çeşitli tehditlerle karşı karşıyadır.</em></strong><strong><em>&nbsp;Bölgedeki en önemli tehditlerin başında plansız madencilikfaaliyetleri ve AKP hükümetlerinin bir türlü önlem almadığı orman yangınları gelmektedir. Maden ve taş ocaklarının meydana getirdiği hava kirliliği gibi etkiler, nadir doğal türleri ve yaşam alanlarını tehdit etmekte.Uzun yıllardır Amanos Dağları’nda birçok koruma çalışmaları yapılmakta ancak bu değerimiz içten içe yok edilmekte. Amanoslarda iki resmi koruma statüsü var. Biri 1987 yılında iki bölümden oluşan ve toplam 182 hektar alan kaplayan Tekkoz-Kengerlidüz Tabiatı Koruma Alanı diğeri ise karacaların korunması için 1980 yılında ilan edilen 2.874 hektarlık Zorkun Yaban Hayatı Geliştirme Sahası. Ayrıca Samandağ bölgesinde yer alan şimşir toplulukları Gen Koruma Ormanı olarak ayrılarak koruma altına alınmış durumda. Ama buna rağmen dağları delik deşik eden, ağaç ve nadir bitki örtüsünü telef eden politikalar neticesinde Amanos Dağları’nı koruyamaz hale gelmiş durumdayız.Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve WWF-Türkiye, Dünyaya Armağanlar Projesi kapsamında alanda bir milli park oluşturulması için bilimsel ve sosyal çalışmalarını bölge sivil toplum kuruluşlarının desteği ile 2004 yılından beri sürdürmektedir. Ancak hala bir sonuç alınamamıştır. Hatay halkı ve sivil toplum kuruluşları bölgenin korunması için çeşitli etkinlikler düzenlemekte, ama nafile.Amanosları kurtarmak ve bölgeye ekonomik olarak katkı sağlaması adına yapılacak ilk şey bu bölgeyi milli park olarak ilan etmektir. Bu nedenle vermiş olduğum kanun teklifine iktidar, muhalefet tüm Hatay milletvekillerinin, Hatay’ın doğası ve halkı için destek vermesini Hatay halkı adına talep ediyorum. Doğa ve çevre siyaset üstü bir konudur ve orman yangınlarında olduğu gibi 83 milyon birlik içinde hareket etmelidir.Amanos Dağları milli park olunca kurtulacak.’’ </em></strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclis Başkanlığına sunduğu kanun teklifi ileCHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Gaziantep illeri sınırlar içerinde olan ve 372.779 hektarlık alana yayılmış olan Amanos Dağları’nın millî park olarak ilan edilmesini istedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KİM YÖNETİYOR BU ÜLKEYİ, SİZLER KİMLERSİNİZ?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kim-yonetiyor-bu-ulkeyi-sizler-kimlersiniz-1450130099272-19d9-4859-8529-61e6b58ac6ca2021-09-20T15:41:00+03:00HABER MERKEZİ KİM YÖNETİYOR BU ÜLKEYİ, SİZLER KİMLERSİNİZ?

KİM YÖNETİYOR BU ÜLKEYİ, SİZLER KİMLERSİNİZ?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye her gün mevcut iktidarın kurulu düzeni hiçe sayan kuralsız,kanunsuz ve keyfi yönetim uygulamalarına tanık olmaktadır. Kuralların uygulanmadığı, üstelik devlet tarafından çiğnendiği bu durum, idare hayatında bir kaosun, dolayısıyla bir devlet buhranının göstergesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son olarak, Dünya Uygur Kongresi Başkanı Sayın Dolkun İsa’nın, ülkeye giriş yasağı Ankara 1. İdare Mahkemesinin 2020/2208 E ve 2021/1104 K sayılı işlemi ile kaldırılmış ve durum İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün 01.09.2021 tarihli yazısıyla avukatına bildirilmiş olmasına rağmen, 3 gün sonra yeni bir giriş yasağı konulduğu gerekçesiyle ülkeye alınmayıp sınır dışı edilmesiyle iktidarın keyfiliği utanç verici bir boyuta taşınmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Dolkun İsa, Doğu Türkistan davasının dünya çapında takipçiliğini yapan, Doğu Türkistan’da ve Çin’in muhtelif şehir ve bölgelerinde yaşayan Uygur kardeşlerimizin hak ve özgürlük mücadelesini sürdüren Dünya Uygur Kongresinin başkanıdır. Değerli bir aydın, barışçı bir sivil haklar savunucusudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolkun İsa hakkında Çin’in baskısıyla konulan Türkiye’ye giriş yasağı Türk mahkemesi tarafından kaldırılmıştır. Mahkeme kararı ortadadır. Göç İdaresinin resmi yazısı ortadadır.Türkiye’ye giriş yapabileceğine ilişkin resmi yazısı ortadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, Dolkun İsa hakkında Çin’in uydurma bir iddiayla İnterpol idaresine çıkarttırdığı aramaya yönelik kırmızı bülten de 2018 yılında İnterpol tarafından kaldırılmıştır. Çin’in talebiyle çıkarılan kırmızı bültene dünya demokrasileri itibar etmezken Türkiye’nin uyması zaten yakışıksız olmuştur. Ama bu defa, İnterpol’ün elbette Türkiye’ye de tebliğ edilen konuya ilişkin kaldırma kararına da uyulmaması, Çin’e tam bir teslimiyet içinde olunduğunu kanıtlamaktadır.Netice olarak, bütün bunlara rağmen, Dolkun İsa hakkında yangından mal kaçırırcasına aceleyle yeniden giriş yasağı konulup uygulanması dehşete düşürücü, Türklük ve Müslümanlık adına utanç verici bir tutum olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolkun İsa’nın, üstelik Uygur davasının bayrak ismi merhum İsa Yusuf Alptekin Beyin oğlu, Dünya Uygur Kongresinin kurucu başkanı Erkin Alptekin Beyi hasta yatağında ziyaret amacıyla geldiği ülkemize alınmaması, olayı daha da üzücü hale getirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KİM YÖNETİYOR BU ÜLKEYİ, SİZLER KİMLERSİNİZ?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanı zata sormak gerekir; mahkeme kararı, Genel Müdürlük yazısı, İnterpol’ün aramayı kaldırma kararı ortadayken size yeniden giriş yasağını hangi irade aldırmıştır? Yasalara aykırı bu tutumunuza sizi kim mecbur etmiştir? Yoksa siz Türk Milleti-Türk Devleti,&nbsp; aleyhinde olmaya yeminli misiniz ?Yoksa; Türkiye’yi, uluslararası hukuk kurallarına ve kendi müesses nizamına uygun şekilde yönetmesi gereken devlet kurumları değil de ecinniler mi yönetmektedir?Kim yönetiyor bu ülkeyi, sizler kimlersiniz? Bizlerden olmadığınız muhakkak&nbsp; ama kimlerdensiniz ? Burası Türk devleti midir, Türk milletinin devleti midir?</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye yıllardır o hale getirilmiştir ki hiçbir kurum ve yetkili asli işini yapmamakta, buna karşılık ne kadar karanlık ve yanlış iş, hukuksuzluk varsa devlet eliyle veya devletin müzaheretiyle icra edilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Deniz Yücel, Rahip Bronson bir görüşmeyle hapisten çıkarılıp ülkelerine gönderen sizler değil misiniz? Kara para aklayıcılığı sübut bulmuş bir suçlu olan Sezgin Baran Korkmaz Bakanlığa çağırılarak kendisine kaçış yolunu gösteren siz değil misiniz?Suç örgütü yöneticiliğinden sabıkalı Sedat Paker’e hakkında soruşturma ve dava açılacağından yurt dışına kaçması için haber gönderen siz değil misiniz?Zindaşti gibi uyuşturucu kaçakçısının iş takipçiliği yapıp, Türkiye içinde infaz olanağı tanınıp yol veren siz değil misiniz? Türk askerinin yakılarak katledilmesine fetva veren bir teröristin memleketimizde keyif sürmesine göz yuman siz değil misiniz?Devlet kurumları mensupları eliyle FETÖ borsası kurulup adalet kurumu sakatlayan, milleti soyan siz değil misiniz?Mahkemelerin takipsizlik veya beraat kararlarını uygulamazken ne idüğü belirsiz bir gazetecinin referansı ile binlerce dosyayı işlemden kaldıran siz değil misiniz?Türkiye’nin sınır güvenliği ortadan kaldırılmıştır. “Açık kapı” denilen ne idüğü belirsiz bir yaklaşımla ülke sığınmacı deposuna çeviren siz değil misiniz?Güya kayıt altındaki Suriyeli sığınmacıların kontrol ve denetimi yapamayan siz değil misiniz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayıları milyonu geçtiği anlaşılan Suriyeli, Afrikalı ve son olarak Afganlı ne kadar kayıt dışı göçmen olduğunu devlet dahi tahmin edememektedir. Türkiye uluslararası kokain ticaretinin hedef ve transit ülkesi haline gelmiştir. Sadece sınırlarımız değil, gümrük kapılarımız da yol geçen hanına dönüştüren siz değil misiniz? Hudutlarımız ve kapılarımız delik deşiktir; mal ve insan kaçakçılığı had safhaya ulaşmıştır. Interpol’ün aradığı bir suçluya üstelik sahte ikametgâh belgesi düzenletilerek silah taşıma ruhsatı veren siz değil misiniz? Yabancı ülke istihbarat ajanları şehirlerimizde at koşturmakta; gün ortasında infazlar yapıp adam kaçırıyorlar. Uluslararası mafya ve kaçakçılar Türkiye’yi üs edinmiş durumdadır. Hırlıya hırsıza dolar karşılığı mülk edinme yoluyla vatandaşlık dağıtan siz değil misiniz? Her türlü suçlu ve terörist ülkemizde rahatça barınabilmekte ve faaliyetlerini ülkemizde sürdürebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası terör listesinde yer alan örgütlerin elebaşları ve elemanları hastanelerimizde tedavi görüp korunup kollanabiliyor.&nbsp;&nbsp; Mersin Limanına gelen ve kaçak mal getirdiği saptanan bir tır Mersin-Adana arasında kayıplara karışabiliyor. Bu kaçak tırı bulamayan siz değil misiniz?Rıza Zarrab gibi bir hırsız, ajan, dolandırıcı, kaçakçı, kara para aklayıcısı; rüşvete boğduğu devletin en üst katlarından koruma gösteren siz değil misiniz?İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan zat suç örgütü elebaşı Peker’den her ay 10 bin dolar aldığını iddia ettiği siyasetçi hakkında hala savcılığa suç duyurusunda bulunmuyor. Bu keyfiliği yapan siz değil misiniz? Suçluların peşine düşüp adalete teslim edilmelerini sağlayacak kurumların yöneticisi konumundaki Bakan, bilakis, suçluları koruyup kollamakta, onlarla boy boy resim çektiren siz değil misiniz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Suçlular için cennet haline getirilen, hudutları ve kapıları delik deşik olmuş Türkiye’nin yetkili ve kurumları kaçakçıya, kokainciye, dolandırıcıya, mafyalara, teröristlere kucak açarken; Uygur halkının hak ve özgürlük davasının sözcüsü değerli bir soydaşımızı ülkeye almayıp ona zulmeden irade kimin iradesidir? Bu tutum; Elbette ki Türk’ün, elbette ki Türk Devleti’nin iradesi değildir, olamaz! Maalesef, ucube tek adam sistemine geçildiğinden bu yana, bir partiyle beraber birtakım ecinniler de devletimizi basmış ve kurumlarımızı çökertmiştir. Evet, devleti basan ecinniler taifesi ve aparatları konumundakiler, her türlü suça ve suçluya kol kanat gererken; Dolkun İsa gibi Türk ve Türkiye dostu değerli bir şahsiyete, barışçı bir mücadele adamına, dünyaca meşru bir hak ve hürriyet davası peşindeki bir kardeşimize keyfi giriş yasağı uygulamıştır. Bu yasak kimin adına kimin hatırınadır?</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, Türkiye’de yaşayan Uygur diasporası mensuplarına yönelik muhtelif operasyonlar yapıldığı duyumları alınmaktadır. Son olarak, bir Uygur kadınının çocuğuyla birlikte kaçırıldığını ve günlerdir kendisinden haber alınamadığını öğrenmiş bulunuyoruz.İçişleri Bakanlığının Türkiye’deki Uygur diasporası mensuplarına karşı yürütülen Çin operasyonlarına sessiz kaldığı, hatta çanak tuttuğu anlaşılmaktadır.Uygurlar Doğu Türkistan’da, kendi ülkelerinde, Han Çinlisi iskanı nedeniyle azınlık durumuna düşürülmeye çalışılmaktadır. Kendi ülkelerinde plantasyonlarda ve sanayi tesislerinde köle olarak çalıştırılmaktadırlar. Din özgürlükleri ellerinden alınmaktadır. İbadet hürriyetleri yoktur. Ağır dinsizleştirme uygulamalarına maruzdurlar. Irz ve namus emniyet ve özgürlükleri ellerinden alınmıştır. Uygur ailelerinin evlerine Han Çinlisi müfettiş gözetmenler yerleştirilmiştir. Uygur kızları Çinlilerle zorla evlendirilmekte, toplu tecavüzlere uğramakta, bazen de fuhuşa zorlanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zürriyet ve üreme özgürlükleri ellerinden alınmıştır. Uygur kadınları zorla kısırlaştırılmakta, hamilelere zorla kürtaj uygulanmaktadır. Öte yandan, zalim ve barbar Çin yönetimi, Uygurlar söz konusu olduğunda kendi anayasasına dahi uymamaktadır. Nitekim Uygurlar, kendi yurtlarında, Çin Anayasasının tanıdığı eğitime, kültüre, dini inanç ve ibadete, yönetime dair her türlü haktan mahrum bırakılmışlardır. Dünyanın demokratik ülkeleri Uygurların ve diğer grupların Çin’de maruz kaldıkları insanlık dışı uygulamalara karşı tepki ve hatta kısmi yaptırımlar koyarken, Türkiye, 1952 yılından bu yana ev sahipliği yaptığı davaya sessiz kalmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Evet, Doğu Türkistan’ın bağımsızlık ve Uygur halkının hak ve özgürlük davası, 1952 yılında merhum önder İsa Yusuf Alptekin Bey ve yakın arkadaşları ile yaklaşık 2 bin Uygur’un gelişiyle dünya üzerinde ilk kez Türkiye’de başlamıştır. Peki ne olmuştur da Türkiye 70 yıldır ev sahipliği yaptığı barışçı Uygur davasına ihanet etmiştir? Kuruluşları şaibeli İhvan, Taliban, Hamas gibi örgütlerin her türlü destekçisi bir ülke haline gelmiştir. Ama temiz, tertemiz, meşru ve barışçı bir davayı terk etmiştir. Reva mıdır, hak mıdır? Türklüğe, Müslümanlığa yakışır mı?</span></p><p><span style="font-size:18px">Hangi menfaat, hangi yüksek (!) siyaset ülkeyi zalim, karanlık, şeytan devlet Çin’in boyunduruğu altına sokup da bizi kardeşlerimize haksızlık yapmaya yönlendirmiştir.Evet, anlaşılan odur ki, Bilge Kağan’ı dinlemeyip Çin’in ipeklisine ve bilmem nesine ram ve teslim olanlar, Türk ve İslam dünyasının kalesi ve amiral gemisi büyük Türkiye’yi gaddar Çin’e tabi kılmışlardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE MADDİYAT VE GÜÇ ADINA BİRİLERİ TARAFINDAN ŞEYTANLA SATI PAZARA SÜRÜKLENMİŞTİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kılavuza ihtiyaç yoktur; açık göz, işiten kulak, anlayan zihin şahittir: Türkiye maddiyat ve güç adına birileri tarafından şeytanla satı pazara sürüklenmiştir.İnancımız odur ki; Kürşat’ın ruhundan ilham alan Uygur hak ve özgürlük davası her şeye rağmen zaferle taçlanana kadar devam edecektir. Bugün ecinnilerin keyfi uygulamaları altında kısılmaya çalışılan Uygurların sesi, en yakın zamanda, en gür şekilde yine Türkiye’den dünyaya yayılacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zira Uygur kardeşlerimizin hak ve özgürlük davası; Türkiye Türk Devleti’nin bekası ile, Türkiye Türk milletinin milletliği ile, Türk Dünyası’nın Türklüğü ile doğrudan alakalı bir davadır. Hal böyle iken, Türk milliyetçiliğini koltuk ve menfaatleri adına satı pazar edenlerin Uygur davası ve Uygurlara Türkiye’de uygulanan baskılar karşısındaki sessizlikleri de kayıtlara geçmektedir. Kötüleri koruyup kollarken iyilere kötülük edenlerden yaptıklarının hesabını soracağız ama yüce Allah’ında bu hesabı soracağına inanıyoruz; Dünya Uygur Kongresi Başkanı Sayın Dolkun İsa’ya yapılan kötülüğü şiddetle kınıyor herkesi saygı ile selamlıyorum</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[“Halinden memnun olan esnaf değil, 5’li müteahhit çetesi”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/halinden-memnun-olan-esnaf-degil-5li-muteahhit-cetesi-145008e87f576-f3a9-41bb-8175-59331ff2bfdb2021-09-20T15:38:00+03:00HABER MERKEZİ “Halinden memnun olan esnaf değil, 5’li müteahhit çetesi”

“Halinden memnun olan esnaf değil, 5’li müteahhit çetesi”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, Orman ve Su İşleri eski Bakanı ve AKP Afyonkarahisar Milletvekili Veysel Eroğlu’nun “esnafın yüzde 90’ı halinden memnun” açıklamasının adeta esnafla dalga geçmek olduğunu söyledi.<br /><strong>BU SÖZLER MİLLETİN AKLIYLA ALAY ETMEKTİR</strong><br />“Son 6 ayda 60 binin üzerinde esnafın kepenk kapattığı bir ülkede ‘esnafın yüzde 90’ı halinden memnun’ demek küçük ve orta ölçekli esnafla dalga geçmek demektir.” diyen Milletvekili Köksal, “Millet karnını zor doyururken, esnaf, işçi, çiftçi emekli hayatta kalma mücadelesi verirken her şeyi güllük gülistanlıkmış gibi göstermek milletin aklıyla alay etmektir.” şeklinde konuştu.<br /><strong>ESNAFI, ÇİFTÇİYİ, VATANDAŞI BİTİRMEYE ADETA ANT İÇMİŞLER…</strong><br />Sürekli olarak esnafın, çiftçinin, emeklinin, vatandaşın yanında sahalarda olduğunu kaydeden Köksal, “128 milyon doların hesabını veremeyenler, yandaşlarına üçer, beşer maaş bağlayanlar, elektriğe, kömüre, doğalgaza, yeme gübreye neredeyse günlük olarak zam yapanlar, hammaddeyi ihraç edip esnafın hammadde de yaşadığı sıkıntıyı, üretim maliyetindeki artışını görmezden gelenler küçük ve orta ölçekli esnaf ile tarımı bitirmeye adeta ant içmişler. 6 yıldır milletvekiliyim esnafın, işçinin, çiftçinin, emeklinin, vatandaşın sürekli yanında, sahalarda onlarla birlikteyim. Çiftçi gübreye, yeme yapılan zamlardan, tarımsal sulamada kullandığı elektriğin maliyetinin yüksekliğinden ve bu yıl üstüne susuzluk sorunundan dolayı tarımdan kopmuş köyünden göçüp şanslıysa ya bir fabrikada işçi olmuş ya da apartman görevlisi olabilmiş. Birçoğu gündelik işlerle geçinmeye çalışıyor.” diye konuştu.<br /><strong>AKP YAPILAN ZAMLARIN SORUMLUSU ESNAF DİYOR, ENFLASYON BU YÜZDEN ARTIYORMUŞ..!</strong><br />AKP’nin ülkeyi yönetememenin beceriksizliğini esnafa yüklediğinin önemle altını çizen Köksal, “Enflasyon ve zamlar yüzünden belimizin büküldüğü bu günlerde iktidar ülkemizi yönetememenin beceriksizliğini esnafa yüklüyor. Neymiş efendim yapılan zamların sorumlusu esnafmış bu yüzden enflasyon artıyormuş. Cuma fetvalarına bile konu ettiler. Beceriksizliklerini, iş bilmezliklerini yanlışlarını hatalarını esnafa yüklemeye kalkıyorlar. O esnaf pandemi de doğru dürüst destek almadan eldeki avuçtakini tüm birikimini harcayarak ayakta kalmaya çalıştı. O esnaf vergilerini, kirasını, elektrik faturasını, Bağ-Kur primini ödeyemez hale geldi. O esnaf pandemi de çektiği kredilerin borcunu nasıl ödeyeceğini kara kara düşünüyor.” ifadelerini kullandı.<br /><strong>DÜNYA ÜLKELERİ PANDEMİDE VATANDAŞINI PARAYA BOĞDU, AKP İSE BORCA BATIRDI</strong><br />Koronavirüs salgınında dünya ülkelerinin vatandaşlarını paraya boğduğunu, Türkiye’de ise AKP’nin vatandaşı borca batırdığını belirten Milletvekili Köksal, “Dünya ülkeleri salgında vatandaşını paraya boğdu, AKP iktidarı vatandaşı borca batırdı. Dünyada benzer ülkeler arasında vatandaşına en az destek veren buna karşılık en fazla borç veren ülke biz olduk. Birde çıkıp utanmadan esnaf halinden memnun deyip esnafa çok kredi verdik, diye ballandıra ballandıra anlatıyorlar. Esnaf ise hem borç ödeyip hem de sattığı malın yerine yenisini nasıl koyacağını düşünüyor.” dedi.<br /><strong>EROĞLU FİZİKEN ESNAFLA GÖRÜŞÜRKEN SANIRIM AKLI 5’Lİ MÜTEAHHİT ÇETESİNDEYDİ</strong><br />AKP Milletvekili Veysel Eroğlu’nun esnafla görüşürken aklının işi tıkırında olan kamudaki bütün ihaleleri alan 5’li çetede olduğunu dile getiren Köksal, “Sayın Eroğlu fiziken esnafla görüşürken sanırım aklı işi tıkırında olan kamudaki bütün ihaleleri alan 5’li müteahhit çetesindeydi. Çünkü halinden son derece memnun olan servetine servet katan o 5’li çete. AKP’nin söylemlerine ve buna karşılık ülkemizin içinde bulunduğu duruma baktığımda aklıma şu deyiş geliyor. “Deftere bakarsan hac farz olmuş. Kasaya bakarsan zekâta muhtaç.” şeklinde konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İngilizlerin Kıbrıs Tuzağı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ingilizlerin-kibris-tuzagi-1429103e585ae-7f66-4266-9c2c-0f2791b98bdf2021-09-20T15:08:00+03:00HABER MERKEZİ İngilizlerin Kıbrıs Tuzağı

İngilizlerin Kıbrıs Tuzağı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İngiltere’nin Güney Kıbrıs’taki Yüksek Komiseri Stephen Lillie’nin, geçen hafta Yunanistan merkezli Kathimerini gazetesine verdiği samimi röportajda kullandığı kelimeler ve çizdiği “Kıbrıs Çözüm tablosu”, Batı dünyasının Kıbrıs, özde Doğu Akdeniz ile ilgili neler düşündüğünü koyuyor ortaya.</span></p><p><img alt="İngilizlerin Kıbrıs Tuzağı" src="https://www.haberanaliz.net/images/makaleler/2021/09/ingilizlerin-kibris-tuzagi-1632140969.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px">İngiltere, Kıbrıs konusunda varılacak bir anlaşmanın illaki “uluslararası topluluk tarafından tek bir devlet” şeklinde bir çözüm olmasında ısrarlı. Batı dünyasının, daha doğrusu son 300 yılın yayılmacı ve sömürgecilerinin yani emperyalistlerin istekleri, Kıbrıs sorununun, kendilerine bağlı ve kayıtsız koşulsuz biat edecek tek devletli bir çözüm ile sonuçlanması.&nbsp;<br />&nbsp; &nbsp;<br />Kurulacak ve Batı tarafından onaylanacak, “tek egemenlik” görünümlü bu yapay devletin içte, Kıbrıs’ta asırlardır yaşayan iki halk arasında hangi siyasi dengelerle kurulduğu, yönetimde kimin ne kadar hakkının ve yetkisinin olacağı, kimin kimi idare edeceği çok önemli değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiliz siyasetçi ve stratejistlerine göre “Dışta tek, içte iki devlet” tanımlaması yeni bir kavram değil. 1947 Lord Winster Planı, 1948 Sir Edward Jackson Anayasası, 1955 Harold Macmillan Önerileri ve 1956 Lord Radcliffe Planı “Dışta tek olan ama içte iki halkın oluşturduğu, egemenlik, temsiliyet ve yönetimin iki halk tarafından paylaşıldığı” bir çözümü önermekteydi. (Ata Atun, Kıbrıs Planları, Hiperlik, 2021) &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütün bu planların, önerilerin ve anayasaların temelinde yatan, Kıbrıs’ta bağımsız bir devlet olsun, bütün dünya öyle zannetsin ama perde arkasında İngiltere’nin hakları kaybolmasın, İngiltere Kıbrıs üzerinde söz sahibi olsundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öyle de oldu. 1960 yılında bağımsızlığı Batı tarafından kabul gören Kıbrıs Cumhuriyeti, gerçekte tam bir İngiliz sömürgesiydi. İngilizlerin eski sömürgelerini yönetmek için kurdukları “Ortak Refah Ülkeleri”nin bir parçası oldu. Tedavüle sürdüğü “Kıbrıs Lirası’nın karşılığı Londra Merkez Bankasında “Sterlin” olarak teminat altındaydı. İngiliz malları Avrupa ve üçüncü ülke mallarına kıyasla ayrıcalıklı ve daha düşük bir gümrük tarifesi ile adaya girmekteydi. Sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dış politikası da tamamen İngilizlerin istek ve stratejileri doğrultusundaydı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunanistan’ın, Kıbrıs adasını Yunanistan sınırları içine almak için 15 Temmuz 1974 günü gerçekleştirdiği askeri darbe, bölgedeki politik ve stratejik dengelerinin alt üst olmasının başlangıcı oldu. İngilizlerin 1834 yılından itibaren benimsedikleri ve yıllar içinde dantel gibi ince işçilikle ördükleri Doğu Akdeniz politikalarının ve Orta Doğu stratejilerinin temelinden yıkılmasına yol açtı. &nbsp; &nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunanistan’ın askeri darbesi sonrasında yıkılan ve lağvedilen “Kıbrıs Cumhuriyeti”ni garantör devlet olarak tekrar hayata geçirmek için İngilizlerin bütün isteksizliğine rağmen 20 Temmuz 1974 günü adaya askeri müdahale etmek zorunda kalan Türkiye, bölgede dengelerin temelinden, farklı esaslarla tekrardan kurulmasını zorunlu hale getirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">21’inci yüzyılın ilk çeyreğinde, ABD’nin, AB’nin ve İngilizlerin, diğer bir tanımlamayla, yayılmacı Batı’nın, eski gücünü kaybetmesi, Türkiye’nin bölgesel güç olması, Rusya ve Çin ile çıkar ve siyasi ilişkilerinin örtüşmesi ve en önemlisi de Doğu Akdeniz’deki enerji yatakları, yayılmacı Batı’yı, Kıbrıs adasını tek parça bir bütün olarak kontrol altına almak ve perde arkasından yönetmek için hareketlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte İngiltere’nin Güney Kıbrıs’taki Yüksek Komiseri Stephen Lillie’nin söylemek ve Türkiye ile KKTC’ye kabul ettirmek istediği de “iki ayrı devleti kabul edemeyiz. Kabul edersek Türkiye’nin Mavi Vatan doktrini gerçekleşir ve biz (yayılmacı Batı), Doğu Akdeniz’deki ve Adalar Denizi’ndeki (Ege) haklarımızı kaybederiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Özetle, geçmişe ve başta İngilizler olmak üzere Batının stratejilerine baktığımız zaman Kıbrıs’ta “Eşit, egemen, siyaseten uluslararası tanınmış iki devlet” çözümünün dışındaki her önerinin Türkiye ve KKTC’nin aleyhine olduğu/olacağı açıktır.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İş var mı iş?!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/is-var-mi-is-143838748947c-f432-4baf-a7e4-3c89338dd6682021-09-19T19:39:00+03:00HABER MERKEZİ İş var mı iş?!

İş var mı iş?!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ülkemizde siyaset yapanlar, siyasi makamları işgal edenler, BÜYÜYEN İŞSİZLİĞİ görmezden geliyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hangi siyasi parti olursa olsun, bu işi eveleyip geveleme ile geçiştiriyorlar ve çözüm üreten yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nüfus hızla artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üstelik bu coğrafyanın çocukları bir iki çocukla yetinirken, dışarıdan göçle gelen (sığınmacı- göçmen v.s) onlar en az 5 çocuk yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Piyasa allak bullak...</span></p><p><span style="font-size:18px">Kapanan iş yerlerinin sayısı bildiğiniz gibi değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi vurgunu işin cabası.</span></p><p><span style="font-size:18px">Küçük esnafın adını sormayın, o çoktan kimliksiz hale geldi, hakkını, hukukunu arayan olmadı, eridi gitti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parası olsun olmasın, kendisine yutturulan KREDİ KARTI ilacı nedeniyle zincir marketlere esir olan halk, geleceğini yiyip bitiriyor farkında değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftçinin ruhuna el Fatiha okuyalı, 15 sene oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üretici kesim bu piyasa çılgınlığında ve aşırı fiyat tırmanışında ne üreteceğini şaşırdı, bilinçsiz üretim piyasayı kitledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hepsinin sonucu İŞSİZLİK çok büyük rakamlara vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okumuş, eğitim almış milyonlar işsizler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okumamış, hiçbir eğitim almamış olan sayıda az değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hal böyle olunca, kolay para kazanmanın yolları deneniyor, SAHTEKÂRLIK- DOLANDIRICILIK- AHLAKSIZLIK- NAMUSSUZLUK diz boyu yaşanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ah vahla, zaman öldürenimiz oldukça çok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Demokrasi derler, siyaseti yaptıkları çatının içinde demokrasiyi yaşatamazlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin içinde egemen olmuşların sultası yaşanır, ses çıkaran dışlanır, ayağa kalkıp yürümeye kalkanların eli kolu, ayağı tıraşlanır...</span></p><p><span style="font-size:18px">Memleketimizde yalan rüzgârları her mevsimde, her alanda, her yerde hızla yaşanır, ses veren insanlar haşlanır, kimisi şeytan diye taşlanır...</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasiler çözüm üreteceğine, sen ben kavgasına tutuşurlar, sahnede her gün yeni bir KAYIKÇI KAVGASI ile müşerref oluruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevla’m sonumuzu hayreyleye, bakalım, yaşayıp görelim, ne eyleye..</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MEMLEKET PARTİSİNDE SEÇİLENLERİN LİSTESİ BELLİ OLDU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/memleket-partisinde-secilenlerin-listesi-belli-oldu-144992de9f211-9a88-4f42-bcdc-00fe0f5153d62021-09-19T18:39:00+03:00HABER MERKEZİ MEMLEKET PARTİSİNDE SEÇİLENLERİN LİSTESİ BELLİ OLDU

MEMLEKET PARTİSİNDE SEÇİLENLERİN LİSTESİ BELLİ OLDU

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/61475a240ebd4.jpg" style="height:1606px; width:1115px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/61475a5978ef3.jpg" style="height:499px; width:700px" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MANİSA TURGUTLU BU HABERLERLE KARIŞTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/manisa-turgutlu-bu-haberlerle-karisti-144980764b81c-0411-4704-915a-4b5804a092c42021-09-19T13:11:00+03:00HABER MERKEZİ MANİSA TURGUTLU BU HABERLERLE KARIŞTI

MANİSA TURGUTLU BU HABERLERLE KARIŞTI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">SİTEDEKİ İLK HABERİN LİNKİ VE GÖRÜNTÜSÜ</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.superhaber.tv/turgutlu-bu-skandali-konusuyor-kilicdaroglu-ve-aksener-mudahale-etmiyor-iddiasi-haber-357886">https://www.superhaber.tv/turgutlu-bu-skandali-konusuyor-kilicdaroglu-ve-aksener-mudahale-etmiyor-iddiasi-haber-357886</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/61470dc90e41a.jpg" style="height:511px; width:998px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">SİTEDEKİ İKİNCİ HABERİN LİNKİ VE GÖRÜNTÜSÜ</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.superhaber.tv/bu-parayi-bana-ver-seni-belediyeye-aldiracagim-vermezsen-de-parti-ile-iliskini-kesecegim-haber-357986">https://www.superhaber.tv/bu-parayi-bana-ver-seni-belediyeye-aldiracagim-vermezsen-de-parti-ile-iliskini-kesecegim-haber-357986</a></span></strong></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/61470e06ec918.jpg" style="height:487px; width:999px" /></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>BU HABERLER SONRASI SAVCILIK İFADE ALMAYI HALEN SÜRDÜRÜYOR VE İFADE VERENLERİN İFADE TUTANAKLARI HAVALARDA UÇUŞUYOR. </strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>ANCAK HALEN İYİ PARTİ İLE CHP KANADINDA ADI GEÇENLERLE İLGİLİ HER HANGİ BİR AÇIKLAMA YAPILMIYOR, HER HANGİ BİR İDARİ İŞLEM VARMI BİLİNMİYOR.&nbsp;</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614710254fd62.jpg" style="height:1940px; width:1546px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614710443b2b3.jpg" /></strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Para Bitti, Köyler Talana Açılıyor!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/para-bitti-koyler-talana-aciliyor-144976b3043c2-56ec-431c-97ce-f098a1f7fd5b2021-09-19T12:58:00+03:00HABER MERKEZİ Para Bitti, Köyler Talana Açılıyor!

Para Bitti, Köyler Talana Açılıyor!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tekin, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yaptığı değişiklikle, 30 büyükşehir belediyesinin sınırları içinde bulunan kırsal yerleşik alan sınırını 100 metreden 300 metreye çıkararak, tarla, bağ ve bahçeleri evlerle dolduracak, köylerin şehirleşmesine ve doğallığını kaybetmesine sebep olacak.” Diyerek tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Yeni yönetmelikle birlikte özellikle sahil kesimindeki köyler tamamen betonlaşacak” diyen tekin şu açıklamalara yer verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Köylerin imara açılması demek köylülerin buraları elden çıkarmasına, tarım arazilerinin yok olmasına, zaten bitmek üzere olan tarım ve hayvancılığın tamamen iflasına sebep olacaktır. Ekinlerin, meyve bahçelerinin yerini beton yapıların işgal ettiği köyler oluşturulmak isteniyor” dedi</span></p><p><span style="font-size:18px">Önce tarımı ve hayvancılığı çökerttiler. Bir zamanlar dünyada tarımsal üretimde kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olarak gösterilen Türkiye'yi; buğdayı, samanı, mercimeği, nohuttu, fasulyeyi ve daha birçok tarımsal ve hayvansal ürünü ithal eden, gıdada ve tohumda başkalarına muhtaç bir ülke konumuna getirdiler.&nbsp;Ülkenin doğasını, merasını, tarlasını, kıyılarını katlettiler, yok ettiler, talan ettiler, peşkeş çektiler. Doğa katledilirken ve fakirleşirken beton lobilerini zengin ve ihya ettiler.” dedi</span></p><p><span style="font-size:18px">Köylerimizi katledecek, onu kişisel çıkarlara ve betona feda edecek, tarıma ve hayvancılık üretimine büyük darbe vuracak, bu alanda Türkiye'yi iyiye betonlaştıracak olan yönetmelik açıkça bir "ihanet yönetmeliğidir.&nbsp;Bu ihanete, tek bir köyün bile betonlaşmasına dahi izin vermeyeceğiz. Bu ülkenin son ihtiyacı yeni yapılaşmadır.&nbsp;Biraz vicdanınız varsa köylere dokunmazsınız” ifadesini kullandı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bakan Varank, KOP Enerji Projelerini Onayladı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bakan-varank-kop-enerji-projelerini-onayladi-144963925e40e-15d3-4b1f-a98f-e4175b9cfaea2021-09-19T12:54:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Varank, KOP Enerji Projelerini Onayladı

Bakan Varank, KOP Enerji Projelerini Onayladı

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nın 2021 yılı içerisinde finansman desteği sağlayacağı KOP EnerjiProjeleri onaylandı.KOP Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Programı kapsamında; ‘Enerji VerimliliğiUygulamalarının Desteklenmesi’ ile ‘Jeotermal Uygulamalarının Desteklenmesi’ alanlarındaki proje finansmanları sayesinde, enerjide devamlılığın sağlanması, dışa bağımlılığın azaltılması ileenerji ve enerji kaynaklarının verimli kullanımı teşvik edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fosil yakıt kullanımında çok büyük oranda dışa bağımlı olan ancak stratejik coğrafi konumu sayesinde dünyanın en büyük enerji koridorlarından birine ev sahipliği yapan Türkiye’nin, yenilenebilir enerji kaynakları ve sürdürülebilir kullanımı noktasında son yıllarda çok önemli atılımlar gerçekleştirdiğini söyleyen KOP İdaresi Başkanı Mahmut Sami Şahin; Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat’tan oluşan KOP Bölgesininaltyapı eksikliklerinin giderilmesi, yeşil mutabakat programıçerçevesinde,bölge için geliştirilen verimlilik çalışmalarının yeniden planlanmasına ihtiyaç olduğunu belirterek, bu konuda özverili ve inovatif çalışmalar sürdürdüklerini ve bu yıl ilk defa KOP Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Programı ana başlığı altında ‘Enerji Verimliliği Uygulamalarının Desteklenmesi’ ile ‘Jeotermal Uygulamalarının Desteklenmesi’ konularında çağrı programına çıktıklarınısöyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Hedef Kendi Kendine Yeten KOP Bölgesi” </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">KOP İdaresi Başkanlığı ve TÜBİTAK-TÜSSİDE işbirliği ile hazırlanan KOP Bölgesi Jeotermal Kaynakların Değerlendirilmesi Projesikapsamında ‘KOP Jeotermal Eylem Planı’nın bölgenin tarımından, turizmine kadar tüm sektörlerde jeotermal kullanımına yönelik somut projelere öncülük edeceğini vurgulayan KOP Başkanı Mahmut Sami Şahin; “Enerjide devamlılığın sağlanması, dışa bağımlılığın azaltılması, çevresel sorunlar ile enerji ve enerji kaynaklarının verimli kullanımının önemi her geçen gün artmaktadır. Bu konuda bilinçlendirme, enerji üretiminde kaynakların çeşitlendirilmesi, enerji tüketiminde çevre dostu politikaların uygulanması ve israftan kaçınarak verimliliğin artırılması ile bölgede yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğindeörnek olabilecek çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda sürdürdüğümüz özverili ve inovatif çalışmalar sayesinde KOP İdaresi olarak bu sene ilk defaKOP Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Programı kapsamında, ‘Enerji VerimliliğiUygulamalarının Desteklenmesi’ ile ‘Jeotermal Uygulamalarının Desteklenmesi’başlıklarında bir çağrı programına çıkıldı.Çok yoğun geçen başvuru sürecinin ardından büyük bir titizlikle hazırlanarak bakanlığımıza sunulan projeler Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank tarafından onaylandı.Bu yıl için toplam 11 projenin kabul edildiği çağrı programındaki proje sayısının, önümüzdeki dönemde nitelikli projelerle daha da artacağına inanıyoruz. Hükümetimizin belirlediği program dahilinde, bölge ihtiyaçları için ek bir kaynak olan KOP destekleri, bölgesel kalkınmanın her alanına hitap etmek için seçkin projeleri desteklemeyi sürdürecektir. Bu itibarla çağrı programı süresince emeği geçen herkese ve bölgemiz adına önemli kazanımlar sağlayacağına inandığımız projeleri onaylayan bakanımıza çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine çıksın]]>https://www.haberanaliz.net/haber/en-dusuk-emekli-ayligi-asgari-ucret-duzeyine-ciksin-14495958f63f0-b7a5-4235-8897-361bcb82bd132021-09-19T12:50:00+03:00HABER MERKEZİ En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine çıksın

En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine çıksın

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi gerekçesiyle ekte sunulmuştur. Gereğini saygılarımla arz ederim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Levent Gök -&nbsp;&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px"><strong>Ankara Milletvekili</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GEREKÇE</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal Güvenlik Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile yürürlükten kaldırılan diğer kanun hükümlerine göre malullük ve yaşlılık sigortasından ödenen aylıklar ve bu aylıklarla birlikte her ay yapılan toplam ödemeler halen 1.500 liradan az olamamaktadır.&nbsp; Bu tutar emeklilerimizin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmelerine yetmekten oldukça uzaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Asgari ücret aslında bir “asgari geçim ücreti” olarak hesaplanmakta ve bunun üzerinden de vergi ve sigorta gibi kesintiler yapılmaktadır. Bu kesintilerden sonra kalan net asgari ücret çalışanlara asgari bir yaşam sağlamaktan uzaklaşmaktadır.&nbsp; Örneğin 2021 yılı için aylık brüt 3.577,5 lira olarak belirlenen asgari ücret, vergi ve sigorta primleri düşüldükten sonra asgari geçim indirimi hariç net 2.557,59 TL’ye düşmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasa teklifiyle, en düşük emekli aylığının net asgari ücret düzeyine çıkarılması önerilmektedir. Bu tutar bile emeklilerimize asgari bir geçim sağlamaktan uzak olsa da&nbsp; az da olsa bir nefes almalarını sağlayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 1-</strong> 31.5.206 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun ek 19’uncu maddesinin birinci fıkrasındaki “1.500 Türk Lirasından” ibaresi, “22,5.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39’uncu maddesine göre belirlenen asgari ücretin aylık net tutarından” şeklinde değiştirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 2-</strong>&nbsp;Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 3-</strong>&nbsp;Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[“ÇOCUKLARIMIZA PLASTİK Mİ YEDİRECEĞİZ”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cocuklarimiza-plastik-mi-yedirecegiz-144940af8c240-2bfe-4267-b559-3649d137264f2021-09-19T12:46:00+03:00HABER MERKEZİ “ÇOCUKLARIMIZA PLASTİK Mİ YEDİRECEĞİZ”

“ÇOCUKLARIMIZA PLASTİK Mİ YEDİRECEĞİZ”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tekirdağ’ın Ergene ilçesinde Marmaracık Mevkii’nde verimli tarım arazilerinin üzerine PAKOP Plastik Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi tarafından “Plastikçiler OSB Yatırım Bölgesi” kurulmak isteniyordu. Bölge halkının ve çevrecilerinin de tepkisini çeken proje için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu’na Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “ÇED Olumlu” kararı verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“YARIN ÇOCUKLARIMIZA PLASTİK Mİ YEDİRECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP PM Üyesi, Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yüceer, verimli tarım arazilerinin üzerine sanayi açılmasına tepki göstererek, “Trakya’nın verimli tarım arazilerinde buğday, ayçiçeği yerine plastik üretmek istiyorlar. Hala etkisini sürdüren koronavirüs salgını koşullarında tarımın, gıdanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmedik mi? Yarın çocuklarımıza plastik mi yedireceğiz? Bu bölge ülkemizin ayçiçeği ve buğday ambarı. Bu toprakların üretim açısından son derece verimli olduğunu hepimiz biliyoruz. Neden boş araziler dururken tarım arazilerine sanayi bölgesi kurulmak isteniyor?” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TARIM ARAZİSİNE PLASTİK SANAYİSİ KURULMASI KABUL EDİLEMEZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ergene’de sekiz tane bölgesi bulunduğunu ve doluluk oranlarının yüzde 30’larda olduğuna değinen Dr. Yüceer, “Sanayiler, bir ülkenin ne kadar geliştiğini gösterir. Sanayi tesislerine karşı değiliz ancak diğer sanayi bölgeleri henüz dolmamışken, bir tarım arazisine plastik sanayisi kurulması kabul edilemez. Üstelik bu bölge için TMMOB Tekirdağ Ziraat Mühendisleri Odası’nın açtığı davada Tekirdağ 1. İdari Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verildi. Kararda bölgenin 1. sınıf tarım arazisi olduğu, sulu tarım yapılmasının olanaklı olduğu hükmedildi. Yine aynı tarım arazisi için 9 Mayıs 2014’te açılan davada iptal kararı verilmesine ve kararın kesinleşmesine rağmen, aynı işlemin tekrarı için kamu yararı kararı alınarak davalı idare tarafından yeniden işlem tesis edilmesi yoluna gidilmiş, bu hususlar çerçevesinde yürütmeyi durdurma kararı alınmıştı” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÇEVRE PLANLARINA AYKIRI”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılması planlanan sanayi bölgesinin Ergene Çevre Düzeni Planı’nda yer alan kararlara da aykırılık taşıdığını belirten Dr. Yüceer, “Ergene Çevre Düzeni Planı’nda yer alan plan kararlarında; ‘Madde 2/1029 sanayi gelişimi üst ölçek plan kararlarına uygun olan mevcut planlı sanayi alanlarıyla sınırlandırılacak ve yeni sanayi yatırım taleplerinin planlı boş sanayi alanlarında yer seçimleri teşvik edilecektir' hükmü yer almaktadır. Buna göre planlı sanayi dışında yeni sanayi alanı kurulamayacağı net bir şekilde açıklanmıştır. Öte yandan PAKOP'un planlandığı alan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu gereği mutlak korunması gereken 1. sınıf tarım arazisidir. 1/25.000 ölçekli Tekirdağ ili Çevre düzen Plan Hükümlerinde, ‘planlama alanı sınırı dahilinde çevresel kirleticiliği yüksek olan veya çevresel tahribe neden olan sanayi türleri ve kullanımları yer almayacaktır' hükmü yer almaktadır. PAKOP OSB girişimi bu hükme de aykırıdır. Tekirdağ Valiliği'nin talebi ile 1/25.000 ölçeklik plan hükümlerine ‘Mevcut planlı sanayi alanlarındaki yapılaşma doluluk oranı yüzde 75’i aşmadıkça yeni sanayi alanı açılamayacağı ve bu alanların dışında yapı ruhsatı düzenlenemeyeceğine’ dair hüküm eklenmiş ve bölgedeki 9 bin hektar planlı sanayi alanının yaklaşık yüzde 42'sinin dolu olmasına rağmen bu yolla yeni bir tarım dışı alan yaratılmaya çalışılmaktadır” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık tarafından PAKOP Sanayi Sitesi için 10 Eylül 2021 tarihinde ilan ettiği “ÇED&nbsp;olumlu”&nbsp;kararının iptali için yargıya gitmekten başka bir seçenek kalmadı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’li Sındır, “gazilerimiz için kanun teklifi verdi”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-sindir-gazilerimiz-icin-kanun-teklifi-verdi-144938cce202a-1600-4fcd-805e-4e6c6a8760292021-09-19T12:44:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’li Sındır, “gazilerimiz için kanun teklifi verdi”

CHP’li Sındır, “gazilerimiz için kanun teklifi verdi”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunda değişiklik yapılmasını öneren CHP’li Sındır gazilerimizin malullük kararından sonra 20 yıl süreyle sigortalı çalışma ve 5000 gün prim yatırmaları halinde yaşlılık aylığı bağlanmasını öngören düzenlemenin 15 yıl ve 3600 gün olarak değiştirilmesini istedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gazilerimizin yaşadığımız toprakların bütünlüğü ile milli birlik ve beraberliğimiz için sürdürdükleri vatan mücadelesi esnasında gazi olarak bu ünvanı aldıklarını vurgulayan CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, hazırladığı bu kanun teklifinin 1 Ekim’de başlayacak yeni yasama yılında kanunlaşmasının gazilerimiz için bir minnet borcu olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>GAZİLERİMİZE HAK ETTİKLERİ YAŞAM OLANAKLARINI SAĞLAMALIYIZ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Vatan savunmasında canlarını hiçe sayarak mücadele eden şehit ve gazilerimiz sayesinde bugünlere geldiğimizi hatırlatan CHP’li Sındır, “Şehit ve gazilerimize borcumuzu ne yapsak ödeyemeyiz ama en azından onların hayatlarını devam ettirirken karşılaştıkları zorlukları kolaylaştırabiliriz. Bu nedenle gazilerimizin yaşlılık aylığı alabilmeleri için konulmuş 20 yıl ve 5000 günü, 15 yıl ve 3600 güne çekerek onların sıkıntılarının çözümü için bir nebze de olsa katkı sunabiliriz. Bu nedenle devletimiz ve bizler üzerimize düşen sorumlulukla gereğini yapmalı ve gazilerimize hak ettikleri yaşam olanaklarını sağlamalıyız. Yeni yasama döneminde sunmuş olduğum bu teklife tüm milletvekillerimizin destek vereceğine inanıyor ve bu vesileyle tüm şehit ve gazilerimizi şükran ve minnetle anıyorum. 19 Eylül Gaziler günü kutlu olsun.” ifadelerini kullandı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Beko: Sahilevleri’ni kimyasal atıklardan kurtarın!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/beko-sahilevlerini-kimyasal-atiklardan-kurtarin-14492ce772805-0d7c-4ffa-8358-026ea7da8c192021-09-19T12:37:00+03:00HABER MERKEZİ Beko: Sahilevleri’ni kimyasal atıklardan kurtarın!

Beko: Sahilevleri’ni kimyasal atıklardan kurtarın!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, İzmir'in Narlıdere ilçesi Altıevler Mahallesi’nde bulunan “Narlıdere Su Ürünleri Kooperatifinin” kullanımında olan balıkçı barınağının içindeki tersanenin çevre kirliliğine yol açtığının haberlere yansıması üzerine konuyu Meclis gündemine taşıdı.<br /><br />Tarım ve Orman Bakanı ile Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Beko, “İnsanların ve doğanın telafisi mümkün olmayan zararlar görmesine yol açabilecek maddeler içerdiği vurgulanan tersanede sürdürülen çalışmalar, özellikle bölgede yaşayan yurttaşlar olmak üzere tüm ilçede endişeleri artırmıştır. Evrensel’den Ramis Sağlam’ın haberine göre sorumluluğun tamamen bakanlık ve Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürlüğü’nde olan tersane ile ilgili görüntü kirliliğinin yanı sıra insan ve çevre sorunlarına yol açacak maddelerle işlem yapıldığı belirtilmektedir. Çevre halkı gemi ve teknelere deniz canlılarının yapışmaması için kullanılan, zararlı olduğu bilinen ve ulu orta değil gemilerin karantinaya alınarak özel havuzlarda özel yöntemlerle kazınması gereken organokalay maddesinin kırıntılarının otomobillerinin üzerinde bulduklarını anlatıyorlar. Denetim konusunda ciddi endişeler var. Bu tersanenin ciddi zararlara yol açmadan denetlenmesi gerektiğini vurgulayarak denetimin yapılıp yapılmadığını soru önergemize taşıdık” ifadelerini kullandı.<br /><br />TERSANE İÇİN DENETİM ÇAĞRISI<br /><br />Sahil boyunca balık tutan kişilerin, gıda ürünü satan restoran ve lokantaların tersanedeki kimyasallardan ve kirletici mahiyetteki unsurlardan etkilendiği endişesinin yurttaşlarca, kamu otoriteleri ile defalarca paylaşıldığını hatırlatan CHP’li Beko, şunları dile getirdi: “Buna rağmen vatandaşların CİMER’e yaptığı şikayete Narlıdere İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün denetimlerin İl Müdürlükleri yetkisinde olduğu ve gerekli denetimin yapıldığı, olumsuz bir durumun olmadığı cevabı verilmiştir. Oysa ki vatandaşların tersanedeki çalışmaların görüntüsünü çektiği videoda atıkların küreklerle denize döküldüğü görülmektedir. Bu çevre felaketine bir an önce gerçek bir denetimin yapılması çağrısı yapıyorum. Çocukları, torunları ve gelecek kuşak için endişelenen çevre halkının bir an önce kaygılarının giderilmesi gerekiyor. Bahse konu tersaneden kimyasal maddelerin yanı sıra büyük bir gürültü yayıldığı belirtilmektedir. Bu konuda sorumlu olanlar çeşitli kereler ceza almış olmalarına rağmen sorunun çözülmediği görülmektedir. Artan gürültü kirliliğine ilişkin de önlem alınmalıdır. Öte yandan tersaneye ilişkin şikayet ve endişelerini dile getiren yurttaşların, Tersane sahiplerinin kendilerine zarar vermesinden çekindikleri de vurgulanmaktadır. Bakanlığınızca; temel bir yurttaşlık hakkını kullanmak isteyen yurttaşlara karşı ortaya çıkan bu duruma ilişkin ilgili bakanlıklar ve kamu kurumları ile işbirliği içerisinde önleyici bir tedbir alınmış ya da alınması planlanmış mıdır?”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MEB’İN TABLET İMTİHANI: MİLYONLARCA ÖĞRENCİ TABLETSİZ KALDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mebin-tablet-imtihani-milyonlarca-ogrenci-tabletsiz-kaldi-144917a30e8d8-de5c-4a55-91af-15712332c7ba2021-09-19T09:25:00+03:00HABER MERKEZİ MEB’İN TABLET İMTİHANI: MİLYONLARCA ÖĞRENCİ TABLETSİZ KALDI

MEB’İN TABLET İMTİHANI: MİLYONLARCA ÖĞRENCİ TABLETSİZ KALDI

EĞİTİM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığından Bülbül’ün soru önergesine verilen yanıtta, "Bakanlığımızca ailenin gelir durumu, okula devam eden kardeş sayısı, EBA Destek noktalarına erişim durumu gibi kriterlere göre 664 bin 157 tablet bilgisayarın 4.5G GSM hatlı, 25 GB kotalı internet paketi dağıtımı ile öğrencinin teknolojik imkan ile uzaktan eğitimi sağlanmıştır." denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık ayrıca 2015-2016 öğretim yılı içerisinde Fatih Projesi kapsamında 1 milyon 437 bin 800 tablet bilgisayar dağıttığını belirterek, MEB'in bugüne dek ülke genelinde dağıttığı toplam tablet sayısının 2 milyon 101 bin 957 olduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MİLYONLARCA ÖĞRENCİ TABLETSİZ KALDI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Bülbül konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">“MEB'in kendi raporuyla ortaya konulduğu üzere EBA'yı aktif kullanan öğrenci sayısı 12 milyon. Derslere katılan öğrencilerin çoğunun telefonla katılmasına rağmen 6 milyona yakın öğrenci ise EBA sistemine giremedi. İnternete erişemeyen öğrenciler bir yana, interneti olanlar da tablet, bilgisayar ya da telefon olmadığından eğitimine devam edemedi. Şimdi bu önergeye verilen cevapla anlıyoruz ki milyonlarca öğrenci dağıtılamayan tabletler nedeniyle eğitimlerinden mahrum kalmış. Yapılması gereken eğitimde fırsat eşitliğini sağlamakken, bakanlık tablet dağıtıyoruz diyerek sadece göz boyamış. Aslı yükümlülüğü olan eğitim hakkını herkes için sağlamakken görevini yerine getirmemiş.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>VAKIFLA MİLYARLARCA LİRA DAĞITTILAR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık Türkiye Maarif Vakfı'na 2021 yılı bütçesinden 1.2 milyar TL'ye kadar kaynak aktarabiliyor ama geçtiğimiz eğitim öğretim yılı için planlanan bütçeden 74,9 milyar TL daha az harcadı. Öğrenci başına harcanan miktara baktığımızda hedeflediklerini bile tutturamıyorlar. Ne yazık ki kaynakların öğrencilere gitmediği ortada. Kaynak ayırmak, harcama bir yana bir de bu eksikliği AKP ticarete bile dökmeye kalktı. Trabzon İl Milli Eğitim Müdürlüğünce okullara gönderilen yazıda, öğrencilere ücretsiz dağıtılmak için verilen tabletlerin il milli eğitim müdürlüğünden birim fiyatının yarısına alınabileceği duyurulmuştu. Ortaya çıkmasa bu tabletleri bile satacaktınız. İktidar, eğitimin herkes için eşit ve ücretsiz olduğu esasını hiçe saymaya devam ediyor. AKP eğitimde sınıfta kalmıştır.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Memleket Partisi’nde kurultay günü: İnce delegelerin tamamının oyuyla genel başkan seçildi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/memleket-partisinde-kurultay-gunu-ince-delegelerin-tamaminin-oyuyla-genel-baskan-secildi-14490b9c349b7-ef63-46a9-a339-da71a03dd12a2021-09-18T22:12:00+03:00HABER MERKEZİ Memleket Partisi’nde kurultay günü: İnce delegelerin tamamının oyuyla genel başkan seçildi

Memleket Partisi’nde kurultay günü: İnce delegelerin tamamının oyuyla genel başkan seçildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><u><em><strong><a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/editor/serkan-alan" title="Serkan Alan">Serkan Alan</a>&nbsp; HABERİDİR</strong></em></u></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:salan@gazeteduvar.com.tr" title="">salan@gazeteduvar.com.tr</a></span></p><p><span style="font-size:18px">Son seçimlerde Cumhurbaşkanı adayı olan ve Memleket Hareketi’ni başlatan Muharrem İnce liderliğinde kurulan Memleket Partisi, Ankara’da 1’inci Olağan Kurultayı’nı düzenlendi. Konuşmasında muhalefete ve iktidara yüklenen İnce, 750 delegenin tamamının oyuyla yeniden genel başkanlığa seçildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnce’nin Eylül 2020’de Sivas’ta başlattığı ‘Memleket Hareketi’ oluşumu, Mayıs 2021’de ‘Memleket Partisi’ adında siyasi partiye dönüşmüştü. İl ve ilçe kongrelerini geride kalan yaklaşık dört ayda tamamlayan partinin 1’inci Olağan Kurultayı Ankara Spor Salonu’nda yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi döneminde korona önlemlerine uyulması uyarılarıyla gerçekleşen kurultayda salondaki koltuklara Türk bayrağı ve Memleket Partisi’nin bayrakları yerleştirildi. “Tepeden Tırnağa Cesaret Her Şey Türkiye’yi Sevmekten ibaret”, “Ne Cumhur Ne Millet Tek Yok Memleket”, “Memleket Ayağa Kalkıyor”, “Para değil, emek harcıyoruz” pankartlarıyla asılan Ankara Spor Salonu’nun büyük bölümünün boş olduğu dikkat çekti. Partililer, sık sık yapılan “Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce” anonslarına sloganlarla eşlik etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">İNCE, 12 BİN 783 ÜYENİN OYUYLA GENEL BAŞKAN ADAYI</span></h2><p><span style="font-size:18px">Ankara’da gerçekleştirilen kurultay öncesinde Memleket Partisi örgütlerinde kurulan sandıklarla partinin genel başkan adaylığı için eğilim yoklaması yapıldı. 250 kurultay delegesinin oyu ile aday adayı olan İnce, 12 bin 783 üyenin oyuyla da Memleket Partisi’nin Genel Başkan adayı oldu.</span></p><h4><span style="font-size:18px">MUHARREM İNCE’DEN PARTİSİ’NE BİN LİRALIK BAĞIŞ</span></h4><p><span style="font-size:18px">Memleket Partisi’nin kurucusu Muharrem İnce, eşi Ülkü İnce’yle birlikte Ankara Spor Salonu’na geldi. “Memleketin umudu Muharrem İnce”, “Cumhurbaşkanı Muharrem İnce” sloganları eşliğinde salondakileri selamlayan İnce, partililere gül dağıttı. Alkışlar eşliğinde devam eden selamlamanın ardından İnce partisine bin liralık bağışta bulundu. Partililer İnce’nin emekli maaşından bağışı yaptığını belirterek makbuz kesti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">KURULTAYIN DİVAN BAŞKANI İSTANBUL İL BAŞKANI GÜLSEVER OLDU</span></h2><p><span style="font-size:18px">Memleket Partisi İstanbul İl Başkanı Ertuğrul Gülsever, Memleket Partisi 1’inci Olağan Kurultayı’nın Divan Başkanı seçildi. Anket şirketlerinin yaptığı anket çalışmalarında “Bu hafta sonu seçim olsa kime oy verirsiniz” diye sorulan seçmenlerin ortalama yüzde 23’nün “kararsızım” yanıtı verdiğini, 12 milyon seçmenin “Sizin hiçbirinize güvenmiyorum” diyerek oy vermek istemediğini belirten Gülsever, yaptığı konuşmada, “Kararsız seçmenlerin sayısı ana muhalefete oy verenlerin sayısını aşmışken şimdi birileri utanmadan sıkılmadan, ‘ne gerek vardı’ diyerek bizi hizaya çekmeye çalışıyorlar. Önümüzü kesmeye, yükselişimizi engellemeye çalışıyorlar. Kendilerince. Korkunun ecele faydası yok efendiler” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Memleket Partisi’nin kurultayında divan başkan yardımcıları ise İzmir İl Başkanı Cüneyt Oğuz ve Sakarya İl Başkanı Fatma Kurtuluş seçildi. Divanda yazman olarak ise, Kahramanmaraş İl Başkanı Hilmi Emre Kazancı, Tokat İl Başkanı Dursun Bayram, Kırşehir İl Başkanı Gülay Baltalı, Tekirdağ İl Başkanı Bora Küçükçetin, Malatya İl Başkanı Burcu Benay Tufanda ve Yalova İl Başkanı Ertan Şener yer aldı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">DOKUZ FARKLI SİYASİ PARTİDEN TEMSİLCİLER KURULTAYDA</span></h2><p><span style="font-size:18px">Memleket Partisi’nin kongresine, dokuz farklı siyasi partiden temsilciler de katıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Uçak, Genç Parti Genel Başkan Yardımcısı Melek Dingaz Yaralı, Anavatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Semih Narlı, DSP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Erçelebi, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Arif Doğan, Yeniden Refah Partisi Genel Sekreteri Suat Pamukçu ve Türkiye Değişim Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Akgün, Memleket Partisi’nin kurultayında yer aldı. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Desteci ise gönderdiği mesajla kurultayın hayırlı olmasını dilediğini ifade etti.</span></p><h3><span style="font-size:18px">İNCE, DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ERBAŞ’A TEPKİ GÖSTEREREK KONUŞMASINA BAŞLADI</span></h3><p><span style="font-size:18px">Muharrem İnce, kurultay konuşmasına Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ikinci kez Diyanet işleri Başkanı olarak atanan Ali Erbaş'ı eleştirerek başladı. Erbaş'ın son dönemde yaptığı açıklamalarını hatırlatan İnce, "Bir din adamı her gün ekranlarda fetva veriyor. Günaydını konuşuyor, karidesi konuşuyor ama yurtlarda tecavüze uğrayan çocukları konuşmuyor. İktidar ise buna ses çıkarmıyor. Sen 'günaydın' denmesine laf ediyorsun, sen Tayyip Erdoğan’ın şeyhülislamı mısın? Günaydın da bizimdir, aleyküm selam da bizimdir. Atatürk de bizimdir. Fatih Sultan Mehmet de bizimdir. Sana soracak halimiz yok. İşine bak, önüne bak. Yurtlarda tacizleri tecavüzleri, haramı helali anlat” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muharrem İnce, konuşmasında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Çorum ziyareti sırasında bir kadınla yaşadığı diyaloğu da hatırlattı. İnce, Kılıçdaroğlu'na gösterilen tepkiye ilişkin "Yiyecek mi çocuğunu? Ne biçim annesin sen. Böyle iş olur mu? Muhalefet başkanına yapılan yanlıştır. O ablamız muhtemelen AK Partilidir. İktidarın yerinde olsam, gider bir daha yapma derim” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Partisinin kuruluş amacını da anlatan İnce’nin konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MEMLEKET’İN SEÇİM VAADİ, BİZ TÜRKİYE’Yİ YÖNETMEYE TALİBİZ:</strong>&nbsp;Memleket Partisi’nin seçim vaadini açıklıyorum. Biz elli artı bir olmaya, Türkiye’yi yönetmeye talibiz. Önce memleket diyenlere selam olsun. Memleketi ayağa kaldırmak isteyenlere cesaretle yürüyenlere selam olsun. Zalime boyun eğmeyenlere, ekmeğini kardeşçe bölüşenlere selam olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İNCE TEK ADAY:</strong>&nbsp;Biz kimiz, biz neden parti kurduk? Diğerlerinden neden ayrıyız size bunu anlatmak istiyoruz. Türkiye’de iktidarla muhalefet birbirine benzedi. Ülkeye demokrasi vadediyorlar ama kendi içlerindeki demokrasiyi sıfırlıyorlar. Türkiye’de ilk kez genel başkan üyeler tarafından seçilir dedik. Bugün Muharrem İnce tek aday. Yarın bir vatan evladı çıkıp senden daha iyi diyecek. Bekliyorum onu. Olsun olmalı. Eski partimde hangi zorlukları yaşadıysam, beni ekarte etmek için hangi ayak oyunlarını yaptılarsa, partinin tüzüğünü yazarken arkadaşlarıma şöyle söyledim. Bana yapılanların hiçbirini bana yarın rakip olana yapmayacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CUMHURBAŞKANI ADAY ADAYIYIM:</strong>&nbsp;Cumhurbaşkanı aday adayıyım. Ama sandığı koyacağız bütün üyelerin önüne. Belki başka bir vatan evladı çıkar, üyeler karar verecek. Yarın tartışmalı bir konu oldu diyelim. Genel başkan, MYK karar vermeyecek. Bütün üyelerle referandum yapacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GENÇLER HİÇBİR YERE GİTMİYORUZ:</strong>&nbsp;Gençler yurt dışına çıkmak istiyor haberlerini görüyoruz. Gençler hiçbir yere gitmiyoruz. Bu memleket bizim başka memleket yok, başka yere gidiş de yok. Bu ülke bizim. Sokaklarını biz temizlemezsek kimse temizlemez. Terk etmek yok. Ormanlarını biz koruyacağız, yollarını biz süpüreceğiz, umutlarınızı yaşatın hiçbir yere gitmek yok. Kadın arkadaşlarım. Size bir şey söylemek istiyorum. Çevrenize bakın. Afganistan’a bakın. İran’a bakın. Suudi Arabistan’a bakın. Araba kullansın mı kullanmasın mı, yüzü açık mı olsun olmasın mı? Gör gör gör. Kadın arkadaşlarım haklarınıza sahip çıkın. Çıkmazsanız bin sene daha hakkımızı versin diye Atatürk beklersiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TALAN, YALAN, İBAN SİYASETİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ:</strong>&nbsp;Rantlar saraylar onların olsun. Biz bıkmadan gelecek güzel günlere inanarak memleket için nefes alır insanlarımız için yaşatız. Biz rütbelerin adamı değiliz. Tertemiz bir ülke tertemiz bir dünya kuracağız. Geleceğimizi geri alacağız, geleceğimizi geri alacağız, geleceğimizi geri alacağız. Geçmişte hangi siyasi partiye oy verirsen ver hiç önemli değil. Memleketin geleceği için sevdanı da al gel. Gel ki geleceğin tarihini beraber yazalım. Memleketimiz güzel şeylere hasret. Bozuk düzende çark işlemez. Bu yalan bu talan bir de İBAN var. Bu yalan, bu talan, bu İBAN siyasetini<br />değiştireceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>30 AĞUSTOS’TA FATİHAYI ÇOK GÖRDÜ:</strong>&nbsp;Bana iktidar mı kötü muhalefet mi diye soruyorlar. Karadenizli’nin dediği gibi, Ne birisi ne birisi hepisi hepisi, bunların hepsi yanlış. Diyanet İşleri Başkanı baştan sona yanlış. Bir de görev süresini uzattılar. 30 Ağustos’ta bu ülkenin kurucusuna bir Fatiha'yı çok gören adam, adam bile değildir benim gözümde. Adil Öksüz’ün doktora tezinde imzası olandan ne beklenir?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>UMUDUM ÇAY FIRLATANDA DEĞİL:</strong>&nbsp;İnsanların kafasına çay fırlatan varsa, taziyeye ayağına insanları çağırıyorsa… Ben en yararlı yapacağın iş torun bakmak olacak demiştim. Geçen çocuğun kafasına vurunca ondan da vazgeçtim, torunlarına da bakmasın. Benim umudum çay fırlatanda değil, kutuplaşma siyaseti yapanda değil.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ESAT’LA ANLAŞIP ŞAM’A BÜYÜKELÇİ ATAYACAĞIZ:</strong>&nbsp;Sığınmacı kaçak göçmen ne diyorsanız deyin adına bir problem var. Erdoğan iktidara gelene kadar Türkiye’nin terör sorunu, ekonomik sorunu var mıydı? Vardı. Ama Suriyeli sorunu yoktu. Bunun tek sorumlusu Erdoğan’dır. Bodrum’da tatil yaptılar. Dostum Esat’tan kanlım Esat’a geçtiler. Esat’la neden anlaşmıyorsun, eski kankan? Türkiye Cumhuriyeti yok geçen hanı değildir, sınırlarımızdan geçişe yol verenleri yargının önüne koyarız. Memleket Partisi iktidarında bayramda Şam’a Halep’e gidersin ama geri gelemezsin. Esat’la anlaşıp Şam’a büyükelçi atayacağız ve Suriyelileri memleketlerine göndereceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KÜRT SORUNUNU BİZ ÇÖZECEĞİZ:</strong>&nbsp;Kürt sorununu biz çözeceğiz. İmparatorluk torunlarıyız. Kimimiz Türküz, kimiz Kürtüz, kimimiz Sünni kimimiz Aleviyiz ama hepimiz Türk milletinin paçasıyız. Kürt sorununu polisiye tedbirlerle değil demokrasiyle özgürlüklerle çözeceğiz. Evrensel kuralları uygulayarak çözeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>LİYAKATI GERİ GETİRECEĞİZ:</strong>&nbsp;Hukuk devleti olmadan ekonomi yönetilemez. Önce hukuk olacak. Düzgün bir yargı karın doyurur. Herkese tek adamın karar verdiği düzenden süratle çıkacağız. İlk işimiz bağımsız ve tarafsız yargı oluşturmaktır. Adalet Bakanı ve yardımcısını HSK’dan çıkaracağız. Terörün her türlüsünü kınayan bir siyasi partiyiz biz. Herkesin güvenebileceği sandık güvenliği sistemi kuracağız. Memleket Partisi iktidarında seçim boyasını geri getireceğiz. Kamuda liyakatı geri getireceğiz. Kamudaki israfı sonlandıracağız. Eğitimi, sağlığı, tarımı, gıdayı piyasanın insafına bırakmayacağız. Vergi yükünü azaltıp hesap vermeyi arttıracağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇOCUK BEZİNDE KDV’Yİ KALDIRACAĞIZ:</strong>&nbsp;İktidarımızda kararnameyle yapacağımız ilk şeyi söyleyeyim. Çocuk bezinde KDV’yi kaldıracağız. Koca Türkiye Cumhuriyeti çocuğun kakasına mı kaldı kalkınmak için. Gençler zor bez alıyor biliyorum. Hepimiz tam bağımsız Türkiye istiyoruz diyoruz. Onu kuracağız ve başaracağız. Hazır mısınız benimle yürümeye? Beraber yürüyelim mi? Yürüyor muyuz?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>EHLİYET ALIYORUZ:</strong>&nbsp;Biz üç aylık bir partiyiz. Her babayiğidinin harcı değil üç ayda ayda yapmak. 54 vilayette temsilciliğimiz var. 81 ilde de olacak. Acele yapmamızın bir nedeni var. Acele yapmamızın nedeni, seçime girmek araba kullanmak gibidir. Ehliyetin olması gerekir. Biz bugün ehliyet alıyoruz ehliyet. 81 il olduğunda gör sen şenliği. Onu da en kısa zamanda yapacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnce'nin iktidarı ve muhalefeti eleştirdiği konuşması yaklaşık bir saat sürdü.</span></p><h2><span style="font-size:18px">750 DELEGENİN TAMAMININ OYUNU ALARAK GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ</span></h2><p><span style="font-size:18px">Memleket Partisi’nin 1’inci Olağan Kurultayı’nda genel başkan seçimi yapıldı. Kurultayda 859 delegenin 750’si oy kullandı. Oy kullanan delegelerin tamamının oyunu alan Muharrem İnce, Memleket Partisi Genel Başkanlığı’na seçildi.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">haber ve kaynak: DUVAR</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">https://www.gazeteduvar.com.tr/memleket-partisinde-kurultay-gunu-ince-delegelerin-tamaminin-oyuyla-genel-baskan-secildi-haber-1535429&nbsp;</span></strong></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Mahkum ve Aileleri AF bekliyorlar!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mahkum-ve-aileleri-af-bekliyorlar-1448902172eda-9b74-49ca-b1b0-5df4606b8a8c2021-09-18T14:56:00+03:00HABER MERKEZİ Mahkum ve Aileleri AF bekliyorlar!

Mahkum ve Aileleri AF bekliyorlar!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA- Türkiye de Cezaevleri tıka basa dolu. Yeni cezaevleri yapılıyor ve ihtiyaç yinede karşılanamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada kader mahkumu olarak anılanlar ise verilen AF sözleri nedeniyle bir umutla Af çıkmasını bekliyorlar. </span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer yandan siyasi sahnede ve sosyal yaşamda son 10 yıl içinde yaşanan olaylar neticesi haksız ve hukuksuz olarak ceza aldığına inanan, adaletin ve adil yargılamanın gerçekleşmediğini iddia eden büyük bir kesim var. Yine yaşanan olaylar neticesi memur ve kamu çalışanlarının almış olduğu disiplin cezaları yüzünden mağduriyet yaşayanlar var. İşte tüm bu yaşananlar karşısında haksızlığa uğradığını düşünenlerde bir kez olsun sicil affı ve genel af çıkmasını istiyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkenin içinde bulunduğu sosyal ortama dikkat çekenler, mahkum ve mahkum ailelerinin özlemle beklediği, çıktığı an toplumsal barış ve kalkınma ile mutabakata büyük fayda sağlayacak olan GENEL BİR AFFIN çıkmasını talep ediyorlar.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ESNAF VE VATANDAŞLA BULUŞTU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/esnaf-ve-vatandasla-bulustu-1448816c7d373-c603-4d30-b626-40b7ebe544962021-09-18T14:29:00+03:00HABER MERKEZİ ESNAF VE VATANDAŞLA BULUŞTU

ESNAF VE VATANDAŞLA BULUŞTU

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ŞANLIURFA- AKÇAKALE</span></p><p><span style="font-size:18px">Her fırsatta sahaya inerek vatandaşların talep ve önerilerine kulak veren Akçakale Belediye Başkanı Mehmet Yalçınkaya cuma namazından sonra da rutinini bozmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Namazı Yeni Camide kılan Başkan Yalçınkaya namaz sonrası cami cemaatiyle görüştü. Ardından da esnaflara ziyarette bulunup sohbet etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Yalçınkaya kenti ortak akılla geleceğe taşıdıklarına dikkat çekti ve “Her cuma namazı sonrası genellikle sokağın nabzını dinleriz. Sorunları düşünerek, konuşarak, danışarak bir yol haritası oluşuyor. Bu yol haritasında yürümeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın hasat zamanı. İnşallah bereketli bir hasat olacak” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birlik ve beraberlik mesajı da veren Başkan Yalçınkaya şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Şehirde huzur, sükunet ve kardeşlik havası var. Bunun devamı için hep birlikte çalışıyoruz. Bu şehirde burada insanlara hizmet etmekten şeref duyuyoruz. Hizmet etmeye devam edeceğiz. Hizmetlerimizin çoğu sahada.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Esnaf da Başkan Yalçınkaya’ya ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti ve çalışmalarında başarılar diledi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[9 Milyon 374 bin Hanede Sabit İnternet Bağlantısı Yok]]>https://www.haberanaliz.net/haber/9-milyon-374-bin-hanede-sabit-internet-baglantisi-yok-144874a15c30f-ebda-4959-87cf-9f6fb30bfb292021-09-18T14:26:00+03:00HABER MERKEZİ 9 Milyon 374 bin Hanede Sabit İnternet Bağlantısı Yok

9 Milyon 374 bin Hanede Sabit İnternet Bağlantısı Yok

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“9 Milyon 374 bin Hanede Sabit İnternet Bağlantısı Yok”</strong></span></p><ul><li><span style="font-size:18px">25 Ağustos 2020 tarihinde yayımlanan “Hanehalkı Bilişim Teknolojileri (BT) Kullanım Araştırması, 2020” verilerine göre, sabit genişbant bağlantı (ADSL, kablolu İnternet, fiber vb.) ile internete erişim sağlayan hanelerin oranı yüzde 50,8’de kaldı.</span></li><li><span style="font-size:18px">TUİK’in 2021 yılı verilerine göre ise, sabit genişbant ile erişimi olmayan hanelerin oranı yüzde 38,1’e düşüyor. Her ne kadar pandeminin etkisiyle evlerdeki sabit genişbant internet bağlantısında 2020 yılına göre yüzde 10’dan fazla bir artış yaşanmış görülse de hanelerin yüzde 40’a yakınında sabit internet bağlantısı olmaması, Türkiye’nin halen interneti cepten eve taşıyamadığının göstergesidir. TUİK’in “İstatistiklerle Aile, 2020” yılı verilerine göre Türkiye’de 24 milyon 604 bin hane mevcut. Buna göre, 9 milyon 374 bin hanede sabit internet bağlantısı bulunmamaktadır.</span></li><li><span style="font-size:18px">Kaldı ki son verilere göre, Türkiye’de nüfusa göre sabit geniş bant yaygınlık oranı yüzde 20,4 iken, OECD ortalaması yüzde 32,5’tir.</span></li></ul><p><span style="font-size:18px"><strong>“2 Milyon Haneye İnternet Giremedi”</strong></span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Ülkemizde, 2021 yılında 1 milyon 968 bin haneye sabit ya da mobil, herhangi bir internet giremedi. Bu hanelerin kaçında öğrenci olduğu resmi otoritelerce açıklanmadı ancak uzaktan eğitim süreci boyunca yalnızca resmi rakamlara göre 4 milyonun üzerinde öğrencinin uzaktan eğitime erişemediği bilinmektedir.</span></li></ul><p><span style="font-size:18px"><strong>Evden Genişbant Bağlantı İle İnternet Erişimi Olan Hanelerin Oranı (%)</strong></span></p><table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" style="width:657px"><tbody><tr><td colspan="12" style="height:30px; width:328px"><p><strong>Sabit genişbant bağlantı (DSL, ADSL, VDSL, kablo, optik fiber, uydu, Wi-Fi)</strong><br />&nbsp;</p></td><td colspan="11" style="height:30px; width:328px"><p>&nbsp;</p><p><strong>Mobil genişbant bağlantı (3G, 4.5G, taşınabilir bir cihaz ile veya 3G, 4.5G modemi üzerinden mobil bağlantı (VINN, JET, VODEM vb.)</strong><br />&nbsp;</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:30px"><p>2011</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2012</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2013</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2014</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2015</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2016</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2017</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2018</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2019</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2020</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2021</p></td><td colspan="2" style="height:19px; width:30px"><p>2011</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2012</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2013</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2014</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2015</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2016</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2017</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2018</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2019</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2020</p></td><td style="height:19px; width:30px"><p>2021</p></td></tr><tr><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>36,7</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>35,3</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>35,1</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>37,9</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>37,4</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>39,5</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>40,0</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>44,5</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>49,1</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>50,8</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>61,9</strong></p></td><td colspan="2" style="height:25px; width:30px"><p><strong>5,3</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>13,9</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>20,1</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>37,0</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>58,7</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>65,2</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>72,4</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>79,4</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>86,9</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>86,9</strong></p></td><td style="height:25px; width:30px"><p><strong>88,5</strong></p></td></tr><tr><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr></tbody></table><p><span style="font-size:18px"><strong>“Hanelerin Yalnızca Yüzde 26’sında Tablet Bilgisayar Var”</strong></span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Hanelerdeki bilişim teknolojileri bulunma oranına bakıldığında ise, 2021 yılında hanelerdeki masaüstü bilgisayar sahiplik oranı yüzde 16,8 olarak gerçekleşirken, hanelerdeki taşınabilir bilgisayar oranı yüzde 38,3’te kalmıştır. Hanelerdeki tablet bilgisayar sahiplik oranı ise yüzde 26,3’tür.&nbsp;</span></li><li><span style="font-size:18px">Oyun konsolu bulunan hanelerin oranı ise 2020 yılında yüzde 5,5 olarak gerçekleşmiştir. Bu oranın 2004 yılında yüzde 2,9 olduğu düşünüldüğünde, Türkiye’de oyun konsollarına erişimde herhangi büyük bir değişim olmadığı görülmektedir. Türkiye oyun konsolunun en pahalıya satıldığı ülkeler arasındaki yerini korumaktadır. Yüksek vergiler nedeniyle, Türkiye’de vatandaş bir konsol kendine alırken, 1 konsol da kendine almaktadır.</span></li></ul><p><span style="font-size:18px"><strong>Hanelerde Bilişim Teknolojileri Bulunma Oranı (%)</strong></span></p><table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" style="width:576px"><tbody><tr><td style="height:18px; width:69px"><p>&nbsp;</p></td><td style="height:18px; width:36px"><p><strong>2011</strong></p></td><td style="height:18px; width:45px"><p><strong>2012</strong></p></td><td style="height:18px; width:47px"><p><strong>2013</strong></p></td><td style="height:18px; width:47px"><p><strong>2014</strong></p></td><td style="height:18px; width:47px"><p><strong>2015</strong></p></td><td style="height:18px; width:47px"><p><strong>2016</strong></p></td><td style="height:18px; width:57px"><p><strong>2017</strong></p></td><td style="height:18px; width:47px"><p><strong>2018</strong></p></td><td style="height:18px; width:47px"><p><strong>2019</strong></p></td><td style="height:18px; width:38px"><p><strong>2020</strong></p></td><td style="height:18px; width:47px"><p><strong>2021</strong></p></td></tr><tr><td style="height:63px; width:69px"><p><strong>Masaüstü bilgisayar</strong></p></td><td style="height:63px; width:36px"><p>34,3</p></td><td style="height:63px; width:45px"><p>31,8</p></td><td style="height:63px; width:47px"><p>30,5</p></td><td style="height:63px; width:47px"><p>27,6</p></td><td style="height:63px; width:47px"><p>25,2</p></td><td style="height:63px; width:47px"><p>22,9</p></td><td style="height:63px; width:57px"><p>20,3</p></td><td style="height:63px; width:47px"><p>19,2</p></td><td style="height:63px; width:47px"><p>17,6</p></td><td style="height:63px; width:38px"><p>16,7</p></td><td style="height:63px; width:47px"><p>16,8</p></td></tr><tr><td style="height:69px; width:69px"><p><strong>Taşınabilir bilgisayar (Laptop, Tablet PC)</strong></p></td><td style="height:69px; width:36px"><p>22,6</p></td><td style="height:69px; width:45px"><p>27,1</p></td><td style="height:69px; width:47px"><p>-</p></td><td style="height:69px; width:47px"><p>-</p></td><td style="height:69px; width:47px"><p>-</p></td><td style="height:69px; width:47px"><p>-</p></td><td style="height:69px; width:57px"><p>-</p></td><td style="height:69px; width:47px"><p>-</p></td><td style="height:69px; width:47px"><p>-</p></td><td style="height:69px; width:38px"><p>-</p></td><td style="height:69px; width:47px"><p>-</p></td></tr><tr><td style="height:86px; width:69px"><p><strong>Taşınabilir bilgisayar (Dizüstü, tablet, netbookvb)</strong></p></td><td style="height:86px; width:36px"><p>-</p></td><td style="height:86px; width:45px"><p>-</p></td><td style="height:86px; width:47px"><p>-</p></td><td style="height:86px; width:47px"><p>40,1</p></td><td style="height:86px; width:47px"><p>43,2</p></td><td style="height:86px; width:47px"><p>-</p></td><td style="height:86px; width:57px"><p>-</p></td><td style="height:86px; width:47px"><p>-</p></td><td style="height:86px; width:47px"><p>-</p></td><td style="height:86px; width:38px"><p>-</p></td><td style="height:86px; width:47px"><p>-</p></td></tr><tr><td style="height:56px; width:69px"><p><strong>Taşınabilir bilgisayar (Dizüstü,&nbsp; netbook)</strong></p></td><td style="height:56px; width:36px"><p>-</p></td><td style="height:56px; width:45px"><p>-</p></td><td style="height:56px; width:47px"><p>31,4</p></td><td style="height:56px; width:47px"><p>-</p></td><td style="height:56px; width:47px"><p>-</p></td><td style="height:56px; width:47px"><p>36,4</p></td><td style="height:56px; width:57px"><p>36,7</p></td><td style="height:56px; width:47px"><p>37,9</p></td><td style="height:56px; width:47px"><p>37,9</p></td><td style="height:56px; width:38px"><p>36,4</p></td><td style="height:56px; width:47px"><p>38,3</p></td></tr><tr><td style="height:41px; width:69px"><p><strong>Tablet bilgisayar</strong></p></td><td style="height:41px; width:36px"><p>-</p></td><td style="height:41px; width:45px"><p>-</p></td><td style="height:41px; width:47px"><p>6,2</p></td><td style="height:41px; width:47px"><p>-</p></td><td style="height:41px; width:47px"><p>-</p></td><td style="height:41px; width:47px"><p>29,6</p></td><td style="height:41px; width:57px"><p>29,7</p></td><td style="height:41px; width:47px"><p>28,4</p></td><td style="height:41px; width:47px"><p>26,7</p></td><td style="height:41px; width:38px"><p>22,0</p></td><td style="height:41px; width:47px"><p>26,3</p></td></tr><tr><td style="height:45px; width:69px"><p><strong>Cep telefonu/ Akıllı telefon</strong></p></td><td style="height:45px; width:36px"><p>91,9</p></td><td style="height:45px; width:45px"><p>93,2</p></td><td style="height:45px; width:47px"><p>93,7</p></td><td style="height:45px; width:47px"><p>96,1</p></td><td style="height:45px; width:47px"><p>96,8</p></td><td style="height:45px; width:47px"><p>96,9</p></td><td style="height:45px; width:57px"><p>97,8</p></td><td style="height:45px; width:47px"><p>98,7</p></td><td style="height:45px; width:47px"><p>98,7</p></td><td style="height:45px; width:38px"><p>99,4</p></td><td style="height:45px; width:47px"><p>99,3</p></td></tr><tr><td style="height:42px; width:69px"><p><strong>Oyun konsolu</strong></p></td><td style="height:42px; width:36px"><p>3,8</p></td><td style="height:42px; width:45px"><p>4,6</p></td><td style="height:42px; width:47px"><p>5,0</p></td><td style="height:42px; width:47px"><p>5,6</p></td><td style="height:42px; width:47px"><p>5,3</p></td><td style="height:42px; width:47px"><p>5,6</p></td><td style="height:42px; width:57px"><p>5,5</p></td><td style="height:42px; width:47px"><p>5,6</p></td><td style="height:42px; width:47px"><p>5,8</p></td><td style="height:42px; width:38px"><p>5,5</p></td><td style="height:42px; width:47px"><p>-</p></td></tr></tbody></table><p><span style="font-size:18px"><strong>“İnternet Abonelerin Yüzde 34’ü 10-16 Mbps Hızla İnternete Bağlanıyor”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) son güncel verilerine göre ise, Türkiye’deki sabit genişbant abonelerinin yaklaşık yüzde 34,3’ü 10-16 Mbps, yüzde 21,1’i ise 16-24 Mbps arası hızda internet hızına sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hızlara Göre Sabit Genişbant İnternet Abonelerinin Dağılımı (%)</strong></span></p><p>&nbsp;</p><table align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" style="width:179px"><tbody><tr><td style="height:19px; width:94px"><p>10-16 Mbps</p></td><td style="height:19px; width:85px"><p>34,30%</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:94px"><p>16-24 Mbps</p></td><td style="height:19px; width:85px"><p>21,10%</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:94px"><p>24-35 Mbps</p></td><td style="height:19px; width:85px"><p>16,20%</p></td></tr></tbody></table><div>&nbsp;</div><p><span style="font-size:18px"><strong>“Türkiye 180 Ülke Arasında 98. Sırada” </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, global ölçekli Speedtest’in Temmuz 2021 raporuna göre Türkiye sabit geniş bant internet hızında 180 ülke arasında 38.58 Mbps ile 98., mobilde ise 139 ülke arasında 45.42 Mbps ile 55. sırada yer almaktadır.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Elektrik Faturalarından TRT Payının Kaldırılsın önergesi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/elektrik-faturalarindan-trt-payinin-kaldirilsin-onergesi-14486eb2f1a4c-b3c0-494d-892c-a1447e64b6e82021-09-18T14:22:00+03:00HABER MERKEZİ Elektrik Faturalarından TRT Payının Kaldırılsın önergesi

Elektrik Faturalarından TRT Payının Kaldırılsın önergesi

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Lenent Gök :&nbsp;Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT) hem genel bütçeden katkı almakta hem de ticarethane ve konutların tükettiği elektrik enerjisi hasılatından pay almaktadır.<strong>&nbsp;&nbsp;</strong>Elektrik faturalarına yansıyan ve halen yüzde 2 olarak uygulanmakta olan elektrikten alınan TRT payı vergi benzeri bir yükümlüktür.&nbsp;Elektrik enerjisi hasılatı üzerinden alınan bu pay 2019 yılında 1,1 milyar lira, 2020 yılında ise 1,2 milyar lira olarak gerçekleşmiştir.&nbsp;&nbsp;&nbsp;Vatandaşların ödediği vergilerle finanse edilen genel bütçeden katkı alma hakkı bulunan TRT’ye ayrıca elektrik tüketimi üzerinden ayrıca bir pay tahsil etmek büyük bir adaletsizlik oluşturmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi gerekçesiyle ekte sunulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gereğini saygılarımla arz ederim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Levent GÖK - Milletvekili</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>GENEL GEREKÇE</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT) hem genel bütçeden katkı almakta hem de ticarethane ve konutların tükettiği elektrik enerjisi hasılatından pay almaktadır.Elektrik faturalarına yansıyan ve halen yüzde 2 olarak uygulanmakta olan elektrikten alınan TRT payı vergi benzeri bir yükümlüktür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elektrik enerjisi hasılatı üzerinden alınan bu pay 2019 yılında 1,1 milyar lira, 2020 yılında ise 1,2 milyar lira olarak gerçekleşmiştir.&nbsp;&nbsp; Vatandaşların ödediği vergilerle finanse edilen genel bütçeden katkı alma hakkı bulunan TRT’ye ayrıca elektrik tüketimi üzerinden ayrıca bir pay tahsil etmek büyük bir adaletsizlik oluşturmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elektrik faturaları ticarethanelerin ve konutların önemli bir gider kalemidir. Elektrik fiyatlarına son yıllarda yapılan ve önümüzdeki günlerde da yapılması kaçınılmaz olan yüksek oranlı zamlar vatandaşın üzerindeki TRT yükünü de ağırlaştırmaktadır. Adı vergi olmasa da&nbsp; elektrik tüketimi üzerinden alınan bir tür vergi olan bu payın, belli bir&nbsp; kamu harcaması için ayrılmış olması&nbsp; TBMM’nin bütçe hakkına ve&nbsp; bütçe birliği ilkesine aykırıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşlar, iktidar partisinin sesi haline geldiği ve muhalif parti ve görüşlere yer vermediği için seyretmedikleri TRT’yi bu şekilde finanse etmek zorunda değildir. Dolayısıyla vatandaşların almadıkları bir hizmet için para ödemeleri büyük bir haksızlıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Normal radyo- televizyon faaliyetlerinden zarar eden TRT’nin,&nbsp; elektrik tüketimi üzerinden ayrıca alınan bir vergiyle (TRT payı) finanse edilmek yerine, genel bütçeden katkı alması bütçe birliğine aykırıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasa teklifiyle elektrik tüketimi üzerinden TRT’ye pay alınmasına ilişkin uygulama kaldırılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE GEREKÇELERİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 1-</strong>Elektrik enerjisi hasılatından,Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna pay ayrılmasına ilişkin&nbsp; ifade madde metninden çıkarılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 2-</strong> Elektrik enerjisi hasılatından Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna pay ayrılmasına ilişkin uygulama kaldırılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 3- </strong>Nihai tüketiciye elektrik satışı yapan&nbsp; lisans sahibi şirketlerinfaturalara yüzde 2 oranında TRT payı&nbsp; göstermelerine ilişkin uygulama kaldırılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 4- </strong>Elektrik tüketiminden alınan TRT payının&nbsp; tahakkuk ve tahsilatıyla ilgili&nbsp; düzenlemeler yürürlükten kaldırılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 5- </strong>Elektrik tüketiminden alınan TRT payının kaldırılmasına paralel olarak, TRT’ninTürkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Türkiye Elektrik Üretim-İletim A.Ş. ile bu kuruluşların dışında kanunla elektrik üretimi ile iletimi tesisleri kurmaya ve işletmeye, dağıtım ve ticaretini yapmaya yetkili kılınan diğer kurum, kuruluş ve işletmelerde denetim yaptırabilmesine ilişkin düzenleme yürürlükten kaldırılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 6-</strong>&nbsp;Yürürlük maddesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 7-</strong>Yürütme maddesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GELİRLERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 1- </strong>4.12.1984 tarihli ve 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanununun 1’inci maddesindeki “, elektrik enerjisi hasılatından ayrılacak paylar” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 2-</strong> 3093 sayılı Kanunun ikinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 3- </strong>3093 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin (c) fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 4-</strong>3093 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin (c) fıkrası ile (f) fıkrasındaki “ve enerji payı” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 5- </strong>3093 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki, “Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Türkiye Elektrik Üretim-İletim A.Ş. ile bu kuruluşların dışında kanunla elektrik üretimi ile iletimi tesisleri kurmaya ve işletmeye, dağıtım ve ticaretini yapmaya yetkili kılınan diğer kurum, kuruluş ve işletmelerin” ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 5-</strong>&nbsp;Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE 6-</strong>&nbsp;Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MUĞLA ÜNİVERSİTE HASTANESİ’NİN PERSONEL EKSİKLİĞİ MECLİS GÜNDEMİNE TAŞINDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mugla-universite-hastanesinin-personel-eksikligi-meclis-gundemine-tasindi-14485507594a6-315f-4cf1-8f1f-2043a2e9dfd52021-09-18T14:17:00+03:00HABER MERKEZİ MUĞLA ÜNİVERSİTE HASTANESİ’NİN PERSONEL EKSİKLİĞİ MECLİS GÜNDEMİNE TAŞINDI

MUĞLA ÜNİVERSİTE HASTANESİ’NİN PERSONEL EKSİKLİĞİ MECLİS GÜNDEMİNE TAŞINDI

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MUGLA</span></p><p><span style="font-size:18px">Girgin, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya hem Üniversite Hastanesi’nin hem de diğer ilçe hastanelerinin hemşire,hekim ve personel ihtiyacının karşılanması için bir çalışmanız var mı? Sorusunu yöneltti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AMELİYAT MASALARI EKSİK,NİYE? ÇÜNKÜ HEMŞİRE YOK, TEKNİK ELEMAN YOK,PERSONEL YOK, DOLAYISIYLA 2 AYDAN ÖNCE RANDEVU DA YOK..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hastaların&nbsp; 2 aydan önce randevu alamadıklarını, Personel yetersizliği nedeniyle boş servislerin açılamadığını,19 ameliyat masasının 7'sinde ancak ameliyat yapılabildiğini,</span></p><p><span style="font-size:18px">Personel ve doktor&nbsp; yetersizliği nedeniyle iş yükü artan çalışanların motivasyonlarının bozulduğunu söyleyen Girgin “Hemşire eksik, Personel eksik,doktor eksik, yatak yok,sonuç; iş yükü artan personel ve mağdur olan vatandaş” diyerek Sağlık Bakanlığının acilen çözüm üretmesini istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>PERSONEL DAĞILIM CETVELİ GÜNCELLENEREK YAZ NÜFUSUNA GÖRE PLANLANMALIDIR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Muğla hastanelerinin&nbsp; personel dağılım cetveli kış nüfusuna göre değil, yazın katlanan yaz nüfusuna göre tekrar planlanmalı&nbsp; ve personel açığı güncellenerek acilen giderilmelidir” diyen CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin,</span></p><p><span style="font-size:18px">“Aksi halde sağlık hizmeti zamanla daha da aksayacak, çalışan personel bu yükün altında ezilmeye devam edecek ve vatandaşlarımızın mağduriyeti artacaktır.” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HASTANE TAŞINALI 4 YIL OLDU ANCAK FİZİKEN YETMEZ HALE GELDİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Girgin şunları söyledi; “Gözlemlerimize ve edindiğimiz bilgilere göre Üniversite hastanesi taşınalı 4 yıl bitmek üzere ancak fiziken yetmez duruma geldi. Çünkü eski üniversite hastanelerinde yapılan birçok şey yapılmaya başladığı için fiziksel yetersizlikler de sorun yaratmaya başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her branşta büyük ve de kanser hastalarının radyoterapi dışında her türlü tedavileri yapılır hale geldiği için fiziksel yetersizlik yanında hemşire, teknisyen ve &nbsp;personel ihtiyacı daha da bariz olarak gündeme geldi. Hal böyle iken, 2. basamak hastane gereksinimi olduğu şeklinde değerlendirmelere de tanık oluyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Menteşe Hastanesi tüzel kimlik olarak yeni kurulan bir hastane ve tüm kadrosunun Maliye Bakanlığı’ndan çıkarılması söz konusu iken, o hastanenin sağlık çalışanı kadrosu ne yazık ki Eğitim Araştırma Hastanesinden temin edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öyle ki tecrübeli hemşireler ve teknisyenler, kalifiye personeller Menteşe Hastanesine alınmışlardır. Bu durumda zaten kendine yetmeyen Eğitim ve Araştırma Hastanesi daha da zor duruma düşmüştür.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DİĞER İLÇELERDEN GELEN HASTALAR DA GÖZÖNÜNE ALINMALI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Girgin şöyle devam etti; “Pandemi döneminde covid hastalarının yanısıra tüm ilin acil ve kanser hastalarına aralıksız hizmet veriliyor. Diğer ilçelerden gelen tüm hastalar da gözönüne alındığında Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yetmezlikleri ve sorunları daha da bariz hale gelmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonuç olarak bahsettiğimiz sorunların çözümü için adil, eşitlik ilkelerine uygun, iyi bir planlama yapılması ve ihtiyaçların acilen giderilmesi gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aksi halde mesleğini titizlikle yerine getirmeye çalışan doktor, hemşire, personel tüm çalışanların motivasyonu tükenmektedir.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Girgin Bakan Fahrettin Koca’ya şu soruları sordu;</span></p><p><span style="font-size:18px">1) Muğla Sıtkı Koçman Eğitim ve Araştırma Hastanesinin personel, hemşire ve doktor eksiğinin giderilmesi ve&nbsp; yatak kapasitesinin artırılması için bir çalışmanız var mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">2) Muğla’da 13 ilçenin 12'sinde hastane mevcut ve hastanelerimizin tamamına yakınında hekim başta olmak üzere personel yetersizliği hat safhadadır.Bu durum, mevcut çalışanların iş yükünü sürekli artırmakta, tükenmişliğe yol açmaktadır. Bahsettiğimiz sorunların adil, eşitlik ilkelerine uygun, iyi bir planlama yapılarak ihtiyaçların acilen giderilmesi için acil eylem planınız var mıdır?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[YILDIRIM KAYA'DAN NEŞET ERTAŞ VURGULU ELEŞTRİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yildirim-kayadan-neset-ertas-vurgulu-elestri-14484d8a38cda-7558-4f91-8915-689268e6a4a72021-09-18T14:09:00+03:00HABER MERKEZİ YILDIRIM KAYA'DAN NEŞET ERTAŞ VURGULU ELEŞTRİ

YILDIRIM KAYA'DAN NEŞET ERTAŞ VURGULU ELEŞTRİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP MİLLETVEKİLİ YILDIRIM KAYA:</span></p><p><span style="font-size:18px">Ahilik dayanışmanın, paylaşmanın, hoşgörünün, dürüstlüğün adıdır; her şeyin en iyisini, en güzelini, en kalitelisini yapma ve yetiştirme felsefesidir. Bu felsefeyi anlayamayan iktidarlar sahipleri halkını felakete götürür. Tıpkı bugün olduğu gibi…</span></p><p><span style="font-size:18px">AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan Kırşehir’de yaptığı konuşmada, dünyanın en yüksek büyüme rakamlarına ulaştığımızı söylüyor.&nbsp; Biz bu açıklamadan, kamu ihalelerini verdiği beşli çetenin dünyanın en yüksek büyüme rakamlarına ulaştığını anlıyoruz. Çünkü TÜİK’in rakamlarına göre 21,7 büyüme oranına ulaşan ne esnaf var, ne çiftçi var, ne köylü var ne de ücretli çalışan var…</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçek işsizlik oranı yüzde 23,6’ya çıktı;işsiz sayısı 8 milyon 460 bine ulaştı.&nbsp; Vatandaşın bankalara borcu 1 trilyonu aştı. İcradaki dosya sayısı 22 milyon 880 bin oldu. Konut fiyatları yüzde 29 arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hem üretim hem de ihracatta rekor kırdık dedikleri sanayi sektöründe istihdam 287 bin kişi, inşaat sektörünün ise istihdam 60 bin kişi azaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Taksitle konut almak isteyen vatandaşın Toplu Konut İdaresine (TOKİ) olan borçları 26,4 milyar liraya çıktı. Memura, işçiye ücret zammı yüzde 5 düzeyinde kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan saraydan bakınca gözü beşli çeteyi, kendi ailesini ve yağdanlıklarını görüyor. Onlar da yüzde 21,7 değil yüzde bin büyüdüler, servetlerine servet kattılar…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş “Kendi kendisinden utanmayan, yeryüzünde hiç kimseden utanmaz.” sözünü halkından uzaklaşan saray iktidarlarına söylemiş. Erdoğan bunun bile anlayamamış!</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan’ın kendisi de Türkiye'nin ve milletin felaket içinde bulunduğunu itiraf etmiş. İktidarlar gelip geçicidir, milleti felaketten kurtaracak, aydınlığa çıkartacak vatanını milletini seven, kimseyi ötekileştirmeden herkesi kucaklayan vatan evlatları elbet çıkacak…</span></p><p><span style="font-size:18px">Fahiş fiyat artışları herkesin belini büktü. Meyve sebze diyarında, meyve sebze yemek lüks oldu. Erdoğan hala, "Maliyetleri düşürmek ve fırsatçılarla mücadele etmek suretiyle en kısa sürede enflasyonu da kontrol altına alarak, raflardaki, etiketlerdeki fahiş fiyat artışlarının önüne geçeceğiz." diyor. 20 senedir tek başına iktidardasın, &nbsp;hala muhalefetteymiş gibi konuşuyorsun. Fiyatları düşürdün, fırsatçılarla mücadele ettin de elini tutan mı oldu… Fırsatçılar zaten senin yanı başında, çeşmenin başını tutmuşlar!</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan şeker pancar fiyatlarında %25 fiyat artışı yapıldığını söylüyor, ancak enflasyon oranı yüzde 40’a çıkmış. Gübreye yüzde 60 zam yapılmış, akaryakıt ürünlerinden alınan özel tüketim vergisi (ÖTV) yüzde 54, yüzde 78 ve yüzde 189 oranında artırılmış…</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftçi gübre alamaz, mazot alamaz halde… Çiftçi aldığı krediyi ödeyememiş,&nbsp; traktörüne, tarlasına haciz gelmiş…</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan bir hayal dünyasında yaşıyor. “Benden sonrası tufan.” diyerek halkı kandırmaya çalışıyor. Ancak bu milletin boş laflara karnı tok… Artık bu yalanlara kimse inanmıyor.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN AK PARTİDE YÖNETİM SIKINTISI MEYDANLARA YANSIDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-ak-partide-yonetim-sikintisi-meydanlara-yansidi-1448301424c92-d3f2-446a-8764-a2d705994b402021-09-18T13:38:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN AK PARTİDE YÖNETİM SIKINTISI MEYDANLARA YANSIDI

MERSİN AK PARTİDE YÖNETİM SIKINTISI MEYDANLARA YANSIDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>AŞAĞIDAKİ YAZI VE PAYLAŞIM AK PARTİLİ E. BELEDİYE BAŞKANI VE AK PARTİ EMEKTARI, MERSİN MEZİTLİ YÖRESİNİN ÇOK SEVİLEN BİR SİMASI. O YAZIP PAYLAŞIYOR ALTINA İSE AK PARTİLİ ÇOK SAYIDA İNASAN BAKIN NASIL YORUM YAPIYOR...</strong></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6145c39d67352.jpg" style="height:556px; width:491px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6145c3df04eb3.jpg" style="height:563px; width:499px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6145c3fd7279b.jpg" style="height:589px; width:500px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6145c45205c2e.jpg" style="height:573px; width:497px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6145c4287b61c.jpg" style="height:243px; width:495px" /></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AK PARTİ KURUCUSU VE EMEKTARI AŞAĞIDA YAZIYOR....</strong></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6145c504ad86c.jpg" style="height:584px; width:497px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6145c521eee7a.jpg" style="height:426px; width:502px" /></p><p><strong><span style="font-size:18px">ÖTE YANDAN HABER SİTEMİZİ ARAYAN AK PARTİ TABANINDAN ÇOK SAYIDA İSİM : " CUMHURBAŞKANIMIZI BELEDİYEYE, ORAYA BURAYA GÖTÜRÜP FOTOĞRAF SELFİSİ YAPIP&nbsp; KENDİ SAYFASINDA PAYLAŞAN, BAŞTA İL VE İLÇE YÖNETİMLERİ, BELEDİYE BAŞKAN VE MECLİS ÜYELERİ, MİLLETVEKİLLERİ, PARTİNİN KADIN KOLLARI, GENÇLİK KOLLARI, MAHALLE SORUMLULARI, PARTİDEN İŞE GİRMİŞ EKMEK BULMUŞ OLANLAR, DEVLET KURUMLARINDA KIRITA KIRITA GEZİP İŞ VE İHALE KOVALYANLAR, KARTVİZİT SİYASETİ YAPIP EŞ DOST VE YAKINA KIYAK GEÇENLER, SADECE 4 MERKEZ İLÇEDE FAK FUK FON YADA SOSYAL VAKIFTAN MADDİ- AYNİ YARDIM ALAN 50 BİN KİŞİ BULUNMAKTA, NEDEN ALANA 10 BİN KİŞİ YIĞAMADINIZ. SADECE PARTİ KADEMELERİNDEKİ İL İLÇE YÖNETİCİLERİ, KADIN VE GENÇLİK KOLLARI KADROLARI, MAHALLE TEMSİLCİLERİNİZ VE ONLARIN AİLELERİ KATILSAYDI, ALANDA 10 BİN KİŞİ OLURDU. " SORUSUNU YÖNELTİP, YÖNETİMİN ÇALIŞMADIĞINI VEKİLLERİN VE MEVCUT BELEDİYE BAŞKANI, MECLİS ÜYESİ OLANLARIN TABANDA KARŞILIK BULMADIKLARINI BELİRTİYORLAR.</span></strong></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[HASIRCI- YEŞİLYAPRAK ve GÖKTAŞ HASRET GİDERDİLER]]>https://www.haberanaliz.net/haber/hasirci-yesilyaprak-ve-goktas-hasret-giderdiler-14481a10078df-da6c-466f-b374-4d6c49b02cf72021-09-17T13:04:00+03:00HABER MERKEZİ HASIRCI- YEŞİLYAPRAK ve GÖKTAŞ HASRET GİDERDİLER

HASIRCI- YEŞİLYAPRAK ve GÖKTAŞ HASRET GİDERDİLER

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mersin'in çok sevilen ismi Hüseyin Hasırcı ve yine sevilen ismi iş adamı Reşat Yeşilyaprak ile bir araya gelen Gazeteci Göktaş, Mersin'in ekonomik ve sosyal sorunları ile çözüm yollarını konuştular.&nbsp;</strong></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614485533a257.jpg" style="height:500px; width:496px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6144857865144.jpg" style="height:539px; width:501px" /></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugün sabah saatlerinde Ankara'dan Mersin'e gelen Gazeteci Mustafa Göktaş, Mersin Mezitli'de Terzi esnafı olan Bayram ve Ahmet Göktaş'a uğradı. Ahmet Emin ise anında durumu sayfasında paylaştı. Aşağıda.&nbsp;</strong></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614485977230a.jpg" style="height:423px; width:503px" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Tekin, “AKP iktidarı yaşanan sel felaketinin ağır bilançosunu yine halka ödetmeye çalışıyor.”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tekin-akp-iktidari-yasanan-sel-felaketinin-agir-bilancosunu-yine-halka-odetmeye-calisiyor-144808c18e844-3f89-4790-aef1-9ad79627525b2021-09-17T12:39:00+03:00HABER MERKEZİ Tekin, “AKP iktidarı yaşanan sel felaketinin ağır bilançosunu yine halka ödetmeye çalışıyor.”

Tekin, “AKP iktidarı yaşanan sel felaketinin ağır bilançosunu yine halka ödetmeye çalışıyor.”

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP’li Tekin, “Felaketten sonra bölgeye giden iktidar yetkilileri "yaraları en kısa sürede saracağız" demişlerdi. Anlaşılıyor ki, “yaraları saracaklarına yine ertelediler” diyerek tepkisini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Felaket esnasında olduğu gibi sonrasında iktidarın acizi yeti devam ediyor diyen Tekin, “Afetler sonrasında yardım kampanyalarına verilen ‘Güçlü Türkiye’ söylemi unutulmuş olacak ki vakit kaybedilmeden IBAN numarası verilmişti. Günün sonunda ise hiçbir şeyin değişmeyeceği ortaya çıktı.&nbsp;&nbsp;Afetzedelerin faturaları iptal edileceğine yine ertelenmiş oldu. İktidarın kayıtsızlığı, beceriksizliği ve ilgisizliği çok kısa bir süre içinde tüm kamuoyunun gözü önünde ortaya çıktı ve kanıtlandı.” Dedi</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin,&nbsp;&nbsp;“Evini sel götürmüş kişiye, ödeme koşulları dahi düşünülmeden halen fatura ücreti talep edilmesi kabul edilemez. En az üç ay fedakârlık şirketlerin kârından fedakârlıktır. Bu koşullarda özel sektör hala gelir peşinde koşma yerine gelirsiz kalan yurttaşın yanında olmalıdır. İktidar bu konuda gerekeni yapmalıdır. “Yapılması gereken, vatandaşa 3 ay elektrik faturası gönderilmemesi, 3 ayın sonunda da faturalardaki vergilerin bir yıl süre ile tamamen kaldırılmasıdır” sözleri ile dikkat çekti.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CUMHURBAŞKANIMIZ ERDOĞAN MERSİN'DE]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cumhurbaskanimiz-erdogan-mersinde-1447999b50706-a007-49ae-801f-a3467e22d1b22021-09-17T12:22:00+03:00HABER MERKEZİ CUMHURBAŞKANIMIZ ERDOĞAN MERSİN'DE

CUMHURBAŞKANIMIZ ERDOĞAN MERSİN'DE

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MERSİN</span></p><p><span style="font-size:18px">Dün Kırşehir'deki temaslarının ardından akşam saatlerinde Mersin'e gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, merkez Akdeniz ilçesinde yapımı tamamlanan termal otele geçti ve buranın açılışını kent protokölü ile beraber yaptı.&nbsp;</span><span style="font-size:18px">Bugün ise partisinin il genişletilmiş divan toplantısına katılım yaparak millete çok büyük mesajlar verdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Mersin Genişletilmiş İl Danışma Toplantısı'nda konuşma yaptı. 'Z kuşağı, Y kuşağı muhalefetin yanında' diyenlere yanıt veren Erdoğan, 'İşte şimdi A'dan Z'ye bütün kuşaklar burada' açıklamasını yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Nasip olursa pazar günü Amerika'dayız ve pazartesi günü New York'ta, BM'nin tam karşısında 36 katlı Türkevi'nin açılışını yapacağız." dedi.<br />Konuşmasına, Mersinlileri selamlayarak başlayan Erdoğan, "Yaklaşık 2,5 yıl sonra tarımın, güneşin, tabii güzelliklerin şehri, kardeşliğin ve emeğin merkezi Mersin'de bulunmaktan memnuniyet duyuyoruz. Dün Ahi Evran'ın ve Neşat Ertaş'ın şehri Kırşehir'deydik. Geçen cuma günü Kahramanmaraş'ta, Edeler'le kucaklaştık. Önceki hafta Rize'de, Karadenizli uşaklarla bir araya geldik. Bugün ise Mersinli kardeşlerimize misafir oluyoruz." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/61447c6328df3.jpg" style="height:720px; width:960px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/61447c801f57a.jpg" style="height:720px; width:960px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/61447c9d506c5.jpg" style="height:640px; width:960px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/61447cb6b0e57.jpg" style="height:640px; width:960px" /></span></p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Balıkesir’e ‘Metin Sözen Büyük Ödülü’]]>https://www.haberanaliz.net/haber/balikesire-metin-sozen-buyuk-odulu-14478d5056099-8421-4dce-9d66-f3ce89e6b1432021-09-17T12:15:00+03:00HABER MERKEZİ Balıkesir’e ‘Metin Sözen Büyük Ödülü’

Balıkesir’e ‘Metin Sözen Büyük Ödülü’

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">BLIKESİR</span></p><p><span style="font-size:18px">Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin tarihi yapılara gösterdiği hassasiyet ile şehrin tarihi ve kültürel kimliğini ortaya çıkarmak amacıyla gerçekleştirdiği çalışmalar ödül getirdi. Tarihi Kentler Birliği tarafından 20’ncisi düzenlenen ve ülkemizde koruma çalışmalarının sahaya yansıdığı en önemli platform olan ‘Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması’nda Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, büyük ödülün sahibi oldu. 33 belediyenin, 61 projeyle başvuru yaptığı yarışmada ‘Balıkesir Kent Merkezi ve Çevresinde Sürdürülen Bütüncül Koruma Programı’ Metin Sözen Büyük Ödülü’ne layık görüldü.<br /><br /><strong>BÜTÜNCÜL KORUMA YAKLAŞIMI ÖDÜL GETİRDİ</strong><br />Farklı ölçeklerde kent merkezi ve çevre bölgelere yayılmış noktasal projelere dayalı bütüncül koruma yaklaşımı ve çalışmalarıyla ödüle değer bulunan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin; geniş çeşitlilik gösteren ve uzun erimli bir koruma programını tamamlar nitelikte olan restorasyon ve kentsel tasarım çalışmaları, sosyal alt yapıyı güçlendiren işlevlendirme önerileri ve korumanın kentsel bir gelişim stratejisi olarak ele alındığı süreç yönetimi, projenin öne çıkan nitelikleri arasında yer aldı.<br /><br /><strong>İŞTE ÖDÜL GETİREN PROJELER</strong><br />Büyükşehir Belediyesi’ne ödül getiren proje ve çalışmalar arasında; Zağnos Paşa Camisi Meydan Düzenleme Çalışmaları 1. Etap, Zağnos Paşa Meydanı çevresi ve sokak cephe sağlıklaştırma projeleri, meydanda bulunan tarihi taş binanın restorasyonu, Karesi ilçesi Karesi Mahallesi’nde bulunan tescilli yapının restorasyon, restitüsyon ve röleve çalışmaları, Karesi İlçesi Dumlupınar Mahallesi’nde bulunan tescilli binanın restorasyonu, Edremit ilçesinde bulunan tescilli Güre Ortaokul binasının restorasyonu, Marmara ilçesinde bulunan tescilli eski hükümet konağı restorasyonu, Karesi ilçesinde bulunan Kazım Özalp ve Ulus Sokak 2. Kısım sokak sağlıklaştırma projeleri ve alanda bulunan tescilli yapıların röleve, restitüsyon ile restorasyon projeleri, Karesi ve Altıeylül ilçelerinde bulunan tarihi çeşmelerin röleve, restitüsyon ve restorasyon çalışmaları, Altıeylül ilçesinde bulunan tarihi şadırvanın restorasyonu, Karesi ilçesinde bulunan Saat Kulesi’nin restorasyon ve bahçe düzenlemesi, Karesi ilçesinde bulunan tescilli Ekinel Evi’nin restorasyonu, Edremit ilçesinde bulunan Gazi İlyas Caddesi Sokak Sağlıklaştırması kapsamında tescilli binaların restorasyon çalışmaları, Altıeylül ilçesi Gümüşçeşme Mahallesi’nde TCDD’nin eskiden depo olarak kullandığı binalardan 2 tescilli binanın röleve, restitüsyon ve restorasyon çalışmaları ile alanda bulunan tescilsiz binanın onarım projesi yer alıyor.<br /><br /><strong>ÖDÜL TÖRENİ 23 EYLÜL’DE</strong><br />Yarışmada Büyük Ödül ve Jüri Özel Ödülünün yanı sıra; 7 Proje, 7 Uygulama, 7 Süreklilik ve 10 Başarı Ödülü verildi. 6 kategoride dereceye giren belediyelere ödülleri YAPEX Restorasyon ve Kültür Mirasını Koruma Fuarı kapsamında İstanbul Yenikapı’da bulunan Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezinde düzenlenecek törenle 23 Eylül’de verilecek.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: “Atık toplamak kadar azaltmakta gerekir”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-atik-toplamak-kadar-azaltmakta-gerekir-144774a2a9b88-bf71-46ba-9a71-87b8d5abdd752021-09-17T11:12:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: “Atık toplamak kadar azaltmakta gerekir”

Gürer: “Atık toplamak kadar azaltmakta gerekir”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">NİĞDE- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çevre ve doğal kaynakların korunmasına ilişkin hayata geçirilen projeler ve yapılan çalışmaların sonuçlarının açıklanması istemiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yazılı soru önergesi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, önergesinde şu sorulara yanıt istedi:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">“Çevre ve doğal kaynakların korunması, kalitesinin iyileştirilmesi, etkin, entegre ve yönetiminin sürdürülebilir şekilde sağlanması, her alanda çevre ve iklim dostu uygulamaların gerçekleştirilmesi, toplumun her kesiminin çevre bilinci ile duyarlılığının artırılması için yeterli çalışmalar ne zaman sağlanacaktır?</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre konusunda kurum ve kuruluşların görev, yetki ve sorumlulukları netleştirilerek kamu, özel sektör, mahalli idareler ve STK'lar arasında koordinasyon ve işbirliği geliştirilmesi, toplumun çevre bilincini artıracak ve etkin çevre yönetimi sağlayacak çalışmalar yeterli düzeyde sağlanmakta mıdır? Sağlanıyorsa çevre sorunlarının sürekli gündemde olmasının&nbsp;nedeni nedir?”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HAMMADDE KAYNAKLARININ KORUNMASI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Önergeyi yanıtlayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum,&nbsp;sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde hammadde kaynaklarımızın korunması ve sıfır atık yaklaşımının tüm Türkiye’de yaygın hale getirilmesi amacıyla 26.09.2017 tarihinde yapılan tanıtım toplantısı ile Sıfır Atık Projesi başlatıldığını açıkladı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KİMYASAL KULLANIMININ KISITLANMASI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kimyasalların insan sağlığı ve çevreye olan olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için&nbsp;2017’de&nbsp;Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmelik kapsamında kimyasallar kayıt edilmeye başlandığını anımsatan Bakan Kurum,&nbsp;Söz konusu yönetmelik kapsamında ayrıca çevreye ve insan sağlığına olumsuz etkileri olan belli bazı kimyasal maddelere yasaklamalar ve kısıtlamalar&nbsp;getirildiğini belirtti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELE&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Kurum, “İklim değişikliği ile mücadelede&nbsp;yapılan çalışmalar kapsamında ozon tabakasının korunması, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim değişikliğinin hâlihazırda ortaya çıkan etkilerine uyum sağlanması konularında strateji, eylem planlarının hazırlanması ve güncellenmesi, bu politika dokümanları doğrultusunda uygulamalar gerçekleştirilmesi, farklı kesimlerin iklim değişikliğiyle mücadeleye dönük kapasitelerinin geliştirilmesine dönük projeler ve çalışmalar, Avrupa Birliği ve GEF fonları başta olmak üzere farklı uluslararası ve ulusal fonlardan yararlanılarak yürütülen projelerin gerçekleştirilmesi ve iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarında faydalanmak üzere yerel yönetimlerimizin, akademinin ve sivil toplum kuruluşlarının yararına sunulan hibeler bu bağlamda ele alınabilecek diğer önemli çalışmalardır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>EGZOZ GAZI EMİSYON ÖLÇÜMÜ TAKİP SİSTEMİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre ve insan sağlığını olumsuz etkileyen motorlu taşıtlardan kaynaklanan hava kirliliğinin azaltılması amacıyla, egzoz emisyon ölçümlerinin online yürütüldüğü Egzoz Gazı Emisyon Ölçümü Takip Sisteminin&nbsp;2018 yılı itibariyle uygulamaya konulduğunu hatırlatan Bakan Kurum, “Bu doğrultuda, ölçümlerin etkinliği artırılarak usulsüzlükler önlenmiştir. Sistem kapsamında ölçüm raporlarına e-Devlet üzerinden erişim sağlanmış olup, ayrıca ölçüm neticesinde oluşturulan elektronik rapor araç sahibinin cep telefonuna kısa mesaj yolu ile gönderilmektedir. Bu bağlamda, basılı ölçüm raporu verilmeyerek kâğıt tüketimi azaltılmıştır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>16 MİLYON TON KÂĞIT&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Kurum, “Sıfır Atık Projesi uygulamaya başladığından bu yana 16,5 milyon ton kağıt-karton, 4,1 milyon ton plastik, 1,7 milyon ton cam, 0,4 milyon ton metal ve 1,5 milyon ton organik ve diğer geri dönüştürülebilir atıklar olmak üzere toplamda yaklaşık 24,2 milyon ton geri kazanılabilir atık Bakanlığımızdan lisans almış işletmelerce işlenerek ekonomiye kazandırılmıştır” açıklamasında bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DAHA ETKİN MÜCADELE YAPMALIYIZ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Önerge sahibi CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ülkemizde çevreyle ilgili sorunların her geçen gün arttığına dikkat çekti. Bakanlık tarafından hayata geçirildiği ileri sürülen proje ve çalışmaların çoğunluğunun önemli olduğunu, ancak yeterli olmadığını, ayrıca atık duruma gelen ürünlerinde daha faydalı tüketiminin de sağlanması gerektiğini, halen bir yüzü yazılı kağıdı çöpe atma alışkanlığımızın devam ettiğini yapılan bazı projeler &nbsp;ise yeterli derecede kabullenilmediğini &nbsp;belirten Gürer, “Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza daha iyi bir gelecek, daha yaşanabilir bir ülke bırakabilmek için mutlaka &nbsp;daha etkin yöntemlere başvurmalıyız” ifadelerini kullandı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SİYASET, EKONOMİ VE İNSAN EFES SELÇUK’TA KONUŞULDU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/siyaset-ekonomi-ve-insan-efes-selcukta-konusuldu-14476cc67af1c-db6e-4384-b9f1-0e322a0e6e512021-09-17T11:09:00+03:00HABER MERKEZİ SİYASET, EKONOMİ VE İNSAN EFES SELÇUK’TA KONUŞULDU

SİYASET, EKONOMİ VE İNSAN EFES SELÇUK’TA KONUŞULDU

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İZMİR</span></p><p><span style="font-size:18px">Efes Selçuk,&nbsp; “Siyaset, Ekonomi ve İnsan” konulu söyleşiye ev sahipliği yaptı. CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, CHP PM Üyesi Gizem Sayar Özcan ve moderatör olarak Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel katıldı. Ahmet Ferahlı Parkı’nda düzenlenen söyleşi ayrıca CHP il ve ilçe örgütleri üyelerinin ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel; “ Geleceğe dair, yarına dair, ekonomiye dair, siyasete dair ama orijininde hep insan olan, insan odaklı bir söyleşi yapacağız.&nbsp; Siyaset ve ekonominin orijini insan.&nbsp; Ekonomik de, siyaset de toplum içerisindeki her bireyi ilgilendiren gerçeklikler. O yüzden başlığımızı bu şekilde belirledik.&nbsp; Biz birlikte çok daha güçlüyüz” diyerek söyleşinin açılışını yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BÖKE: ÇÖZÜM ÜRETİMİ CANLANDIRMAK VE LİYAKATA DAYALI BİR SİSTEM KURMAK&nbsp; </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin ekonomiyi, ekonomin de siyaseti ve her ikisinin de insanı etkilemesini konu alan söyleşide konuşan Böke Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşulların, derin ve ağır bir işsizlikle, hayat pahalılığı, borçluluk ve üretimin ortadan kalmasıyla kendisini gösterdiğinin altını çizdi. Böke “Bugün iş arayan 10 milyon yurttaşımız, ya iş bulamıyor ya da iş arasa dahi bulamayacağına dair derin bir umutsuzluğa hapsolmuş durumda. Bunun sebeplerinden biri üretimin ortadan kalması ve yeterince istihdam alanı yaratılmamış olması.&nbsp; Buna karşı yapacağımız şey yeniden üretimi canlandıracak adımlar atmak. Bu umutsuzluğu yaratan ikinci koşul da tanışlığın önemli hale geldiği torpil düzenidir. O zaman Türkiye’nin bir liyakat düzenine ihtiyacı olduğu gerçeği ortaya çıkıyor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BU TABLO KADER DEĞİL </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de istihdam alanı yaratılmamasının sebebinin kaynak sıkıntısı olmadığının altını çizen Böke; “Paranın üretimden yana değil ranttan yana, vatandaştan yana değil yandaştan yana kullanan bir anlayış olduğu için Türkiye’de bu kriz var. Türkiye’nin kaynağı var.&nbsp; Başka bir siyasi tercih ile üretimin önünü açmak mümkün, istihdam alanları açmak mümkün, başka bir tercih ile Türkiye’deki umutsuzluğu ortadan kaldırmak mümkün. İşte burada siyaset ekonomiyi, ekonomi siyaseti etkiliyor. Siyasi tercihlerle bilerek, isteyerek iktidarın kurmuş olduğu bu düzen kader değil. İşte o siyasi tercihler değişirse düzen değişir, düzen değişirse sonuçlar değişir. Başka bir siyasi tercihle var olan paranın ranta değil üretime, yandaşlığa&nbsp;</span><span style="font-size:18px">değil halka harcanmasını sağlarsak bu kriz aşılır. Siyaseti değiştirirsek ekonomik krizi de aşarız” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÖZCAN: PARLAMENTER SİSTEM YENİDEN GÜÇLENMELİ </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP PM Üyesi Gizem Sayar Özcan Siyasetin, ekonominin ve insanın iç içe geçmiş kavramlar olduğunu belirterek; “ Bizim güçlendirilmiş parlamenter sistemi yeniden tesis etmemiz lazım. Çünkü tartışmaların sonucu yine sisteme dayanıyor. Siz devlette liyakati esas almazsanız, eşitlikçi, adaletçi sosyal politikaları güçlendirmezseniz bugün yaşanan krizin aslında tesadüf olmadığını anlayabiliriz. Bizim umutsuz olmaya hakkımız yok. Biz bu ülkede kurtuluş mücadelesini verdik. O dönemde de hiçbir şey kolay değildi. Bunu hep anımsayalım. Umudumuzu hep yeşerteceğiz. Hep birlikte inanırsak biz millet olarak her şeyi başarabiliriz” dedi. Söyleşi katılımcıların vatandaşların sorularının cevaplandırılmasının ardından son buldu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ALBAN: YANGIN SÖNDÜ AMA TALAN PROJELERİ DEVAM EDİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/alban-yangin-sondu-ama-talan-projeleri-devam-ediyor-1447591613989-087a-499a-93f1-d828bc950d6b2021-09-17T10:04:00+03:00HABER MERKEZİ ALBAN: YANGIN SÖNDÜ AMA TALAN PROJELERİ DEVAM EDİYOR

ALBAN: YANGIN SÖNDÜ AMA TALAN PROJELERİ DEVAM EDİYOR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MUĞLA- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Marmaris İçmeler Mahallesi Kızılkum mevkiinde Sinpaş gayrimenkul yatırım tarafından ormanlık alanında kalan bölgede 205 odalı otel ve 1407 devre mülk yapılması için 13 Ağustos'ta ÇED gerekli değildir kararı verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bodrum Güvercinlik’te orman alanı içindeki Güllük rüzgar enerji santrali ve Enerji İletim Hattı projesi için bakanlık, 31 Ağustos'ta ÇED olumlu kararı verdi. Bölgede Yıldız Enerji Elektrik üretim tarafından sekiz rüzgar türbini kurulması planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Proje yakınında birinci ve ikinci derecede arkeolojik ve doğal sit alanı bulunduğunu&nbsp; belirten CHP’li Alban, “sizin doğayla, ormanla, yeşille sorununuz nedir? İnsanların artık nefes alacağı bir yer bırakın. Her şeyi rant uğruna yağmaladınız” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Benzer bir karar da Seydikemer için alındı.&nbsp; Üç ayrı alanda mermer ocağı projesiyle ilgili bakanlık 13 Ağustos'ta ÇED gerekli değildir kararı verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mermer ocakları için bir 1 Eylül'de ÇED gerekli değildir kararı verilmesine de büyük tepki gösteren Alban, “Muğla’da 70 bin hektar ormanlık alan yandı, kül oldu. Acımız bitmeden, yüreğimiz daha yanarken, AKP iktidarı yeni yeni rant projelerine imza atıyor. Yangın söndü ama ihanet projeleri devam ediyor” diye konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Başkan Altay Şeker Pancarı Fiyatları İçin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Teşekkür Etti]]>https://www.haberanaliz.net/haber/baskan-altay-seker-pancari-fiyatlari-icin-cumhurbaskani-erdogana-tesekkur-etti-1447468a0a1e1-2b05-47de-81d0-e2a20201a1622021-09-17T10:01:00+03:00HABER MERKEZİ Başkan Altay Şeker Pancarı Fiyatları İçin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Teşekkür Etti

Başkan Altay Şeker Pancarı Fiyatları İçin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Teşekkür Etti

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">KONYA</span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, şeker pancarı alım fiyatının artırılması dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konya’nın sürekli artan üretimi ve iş gücüyle Türkiye’nin önemli gıda ve tarım şehirlerinden biri olmaya devam ettiğini belirten Başkan Altay, tarımsal desteklerle çiftçilerin yüzünün güldüğünü söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Altay, “Şeker pancarı alım fiyatının 420 liraya yükseltilmesi çiftçimiz adına sevindirici bir haber olmuştur. Her zaman üreticimizin ve çiftçimizin yanında olan Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımızı arz ediyorum. Yüzde 25'lik artış çiftçilerimize ve ülkemize hayırlı olsun. Allah, bereketini artırsın.” ifadelerini kullandı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SAMANDAĞ’DA DÖNÜŞÜM TAMAMLANDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/samandagda-donusum-tamamlandi-1447392fc2f86-49af-4eb2-a613-9ec80704eb2d2021-09-17T09:58:00+03:00HABER MERKEZİ SAMANDAĞ’DA DÖNÜŞÜM TAMAMLANDI

SAMANDAĞ’DA DÖNÜŞÜM TAMAMLANDI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">HATAY- Vatandaşların güvenli, modern ve konforlu araçlarla toplu taşıma hizmetinden yararlanmasını isteyen HBB, Samandağ’daki dönüşüm çalışmalarında sona geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">YENİ SİSTEM 20 EYLÜL’DE BAŞLIYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">İlçe merkezindeki 14 hattın dönüşüm çalışmalarının tamamlandığını belirten HBB yetkilileri, yeni sistemle ulaşımın 20 Eylül Pazartesi günü başlayacağını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dönüşüm ile birlikte araçlarda nakit ödeme sistemin tamamen kaldırılacağını bunun yerine elektronik ödeme sistemi(Hatay Kart) ile biniş ücreti ödeneceğini de ifade eden yetkililer, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için Hatay Kart’larını temin etmelerini önemle belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni sistemle birlikte artık Samandağlı vatandaşlar, Hatay Kart kullanımı ile aktarma indirimlerinden yararlanabilecek ve konforlu ulaşımın yanında ekonomik seyahat imkânı da elde etmiş olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşlar, Android ve IOS tabanlı akıllı cep telefonlarının yanı sıra internet tarayıcılarından da girilebilecek uygulama sayesinde banka kartı ile karta bakiye yükleme, bakiye sorgulama, akıllı durak, hat hareket saatleri, otobüsün nerede olduğu ve güncel bayiler gibi hizmetlere kolayca erişebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer yaptığı açıklamada Hatay Kart ile ilgili yapılacak tüm işlemlere <a href="http://www.hataykart.com">www.hataykart.com</a> adresinden ulaşabileceğini ifade etti.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN'DE HEM PARTİSİNDE HEM CUMHUR İTTİFAKINA BÜYÜK YARRLAR SAĞLIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersinde-hem-partisinde-hem-cumhur-ittifakina-buyuk-yarrlar-sagliyor-14472c32684da-2162-4d92-9fd1-78b26c713a122021-09-17T09:42:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN'DE HEM PARTİSİNDE HEM CUMHUR İTTİFAKINA BÜYÜK YARRLAR SAĞLIYOR

MERSİN'DE HEM PARTİSİNDE HEM CUMHUR İTTİFAKINA BÜYÜK YARRLAR SAĞLIYOR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MERSİN- Mersin bu günlerde sürekli MHP Akdeniz Meclis Üyesi Tufan Nenni'yi konuşuyor. Meclis toplantılarındaki söylemleri ve halkın daima içinde olması, taban ile barışık siyaset yapması herkesin gönlünde taht kurmasına vesile oldu. Akdeniz Belediye Başkan Yardımcısı da olan Tufan Nenni, Aynı zamanda EMŞAV vakfının Mersin il başkanı. Yaptığı çalışmalar ile hem partii MHP'nin hem cumhur ittifakının oylarının artmasına neden olan Tufan Nenni'yi her kesimden insan çok seviyor. Huzurkent yörüklerinden olan Nenni, "Mersin metropol kent. Küçük İstanbul diyorlar. Burada yaşayan herkes , renk, din, dil, ırk ayrımı yapmadan bizim kardeşimiz, canımız, hizmet için varız" diyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6144737663931.jpg" style="height:402px; width:385px" /></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[“ÇİFTÇİ BORÇLARI ARTIK KOŞMUYOR, UÇUYOR”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ciftci-borclari-artik-kosmuyor-ucuyor-14471f9945a61-08d2-4f18-b061-065b027d58be2021-09-16T14:01:00+03:00HABER MERKEZİ “ÇİFTÇİ BORÇLARI ARTIK KOŞMUYOR, UÇUYOR”

“ÇİFTÇİ BORÇLARI ARTIK KOŞMUYOR, UÇUYOR”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>“ÇİFTÇİ BORÇLARI ARTIK KOŞMUYOR, UÇUYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2020 yılı Temmuz ayına göre 2021 yılı Temmuz ayında çiftçilerin (Tarım-bitkisel ve hayvansal üretim), avcılık, ormancılık ve balıkçılık dahil) bankalara ve Tarım Kredi Kooperatifleri gibi finans kuruluşlarına olan <strong>borçları %22 artışla 222 milyar TL’yi geçti</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Bu miktarın yaklaşık 161 milyar TL’si bankalara;</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Yaklaşık 11,5 milyar TL’si Tarım Kredi Kooperatifleri’ne;</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Yaklaşık 50 milyar TL’si piyasadaki akaryakıt, gübre, tohum, ilaç vb. tarımsal girdi bayilerine olan borçlar. </em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Piyasaya olan borç tutarının pek çoğu aynî bedel karşılığı olan borçlar. Yani tarımsal girdinin parasının ödeneceği zamandaki fiyatı üzerinden yapılan borçlanmalardır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarım sektörünün bankalara olan borçlarının tasnifi ise şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir önceki yılın aynı döneminde yaklaşık 37 milyar TL olan kısa vadeli borçlar, %12 artışla yaklaşık 41 milyar TL;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 84,5 milyar TL olan orta vadeli borçlar, %25 artışla 105,5 milyar TL;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 5,6 milyar TL olan kanuni takipteki borçlar %12 azalışla 4,9 milyar TL;</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna Tarım Kredi Kooperatifleri’ndeki kanuni takipteki borçları da ilave edersek yaklaşık 6 milyar TL;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 5,5 milyar TL olan Gayri Nakdi Krediler-borçları, %66 artışla yaklaşık 9,2 milyar TL’ye ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Görüldüğü üzere çiftçilerin borçları her kalemde son sürat artarken, sadece kanuni takipteki borçları düşmüş.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yani çiftçiler hep söylediğimiz gibi borçlarını can havliyle ödemeye ve finans-kredi piyasasının en güvenilir müşterileri olmaya devam ediyor. </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gayri nakdi krediler ile birlikte düşünüldüğünde<strong>; çiftçilerin bankalara olan borçlarının sadece %3,14’ü kadarının takipteki borçlardan oluştuğunu görüyoruz</strong>. Buna rağmen önceki yıllarda bu değerin %2’nin altında olduğunu da unutmamız gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir diğer dikkat çeken husus ise gayri nakdi kredilerde yani çiftlik mallarının (menkul-gayrimenkul) ipoteği karşılığı alınan kredilerdeki %66’lık artıştır. Bu durum çiftçilerin (artık) özellikle, gayrimenkul niteliğindeki işletme bina ve tesislerini ipoteğe verdiğini göstermesi açısından son derece önemli bir durumdur. Bu gelişme, hem işletmelerinin varlıklarının korunması açısından hem de çiftçilerin teminata verecek başka varlıklarının kalmadığını göstermesi açısından oldukça önemli ve riskli bir gelişmedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısa vadeli borçların sürekli artması, çiftçilerin hala kendi işletme sermayelerini yani üretime devam etmeleri için gerekli olan üretim girdilerini öz sermaye olarak karşılayamadıklarını yani borçlanarak üretime devam ettiklerini gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>Kısacası çiftçi, sadece üretimi değil borcu borçla çeviriyor. </u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Borçla üretim yaptığı gibi eski borçlarına da takla attırarak ve her geçen gün daha fazla borçlanarak yaşamaya devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu durumun sürdürülebilir olmadığını ve süre sonra çiftçilerin de ödeme alışkanlıklarını kaybedeceklerini özellikle belirtmek istiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İYİ Parti olarak bir kere daha belirtelim ki; çiftçilerin kanuni takip borçlarını derhal tasfiye edeceğiz ve takipleri kaldıracağız.</strong> İlk alındığı sözleşme koşulları üzerinden dosya, avukat ve icra parası almadan anapara üzerinden yapılandıracağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir yılı ödemesiz ertesi yıl sadece faiz ödemeli 5 eşit taksitle tahsil edeceğiz. Bunun karşılığında tek şartımız üretime devam etmeleri olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftçilerin kısa vadeli borçlarını ise 5 ila 7 yıl içinde tasfiye etmelerini sağlayacağız. <strong>Çiftçilerin ihtiyaç duydukları işletme sermayelerinin %25’inden fazlasını borçlanmalarının önüne geçip kendi sermayelerinin ceplerinde kalacağı “kazanç odaklı” bir üretim modelini kendilerine sunacağız.</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[NE10 ‘Turizm Çalıştayı’ gerçekleştirdi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ne10-turizm-calistayi-gerceklestirdi-14470d160940d-52e8-4ee9-bb7f-4f22b9f2da1b2021-09-16T13:57:00+03:00HABER MERKEZİ NE10 ‘Turizm Çalıştayı’ gerçekleştirdi

NE10 ‘Turizm Çalıştayı’ gerçekleştirdi

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren NE10 Şehir Araştırmaları ve Teknoloji Geliştirme Merkezi “Balıkesir’de Turizmin Geliştirilmesi ve Şehir Ekonomisine Katkıları” başlığı altında, Turizm Çalıştayı düzenledi. Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştaya; konuyla ilgili kurum müdürleri, personel, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri katıldı. “Turizm Sektöründe Nitelikli İş Gücü”, “Turizm Sezonunun Uzatılması ve Turizm Alanlarının Artırılması”, “Turistik Ürün ve Hizmet Çeşitlendirmesi” ile “Turist Harcamaları ve Şehir Ekonomisi” başlıkları altında 4 farklı temada gerçekleşen çalıştayda, katılımcılar fikir ve görüşlerini sundular. Turizm konusunda belirlenen temalar etrafında şekillenecek politika, strateji, proje, yaklaşım, iş birliği alanlarının neler olabileceğine dair öngörüler tartışılarak kavramsallaştırılması üzerine yapılması gereken çalışmalar konuşuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hazırlanan çalıştay raporunda; kent turizmin geliştirilmesi ve sürdürülebilirliği konusunda turizm temsilcilerinin ortak çalışmalar yürütülebileceği bir platform yapısının oluşturulması sonucu çıktı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MARKET RAFLARI EL YAKIYOR, SÜTÜN LİTRESİ 9 LİRA]]>https://www.haberanaliz.net/haber/market-raflari-el-yakiyor-sutun-litresi-9-lira-14469365b6077-fc27-4a20-a53a-b11b3c5c0f022021-09-16T13:22:00+03:00HABER MERKEZİ MARKET RAFLARI EL YAKIYOR, SÜTÜN LİTRESİ 9 LİRA

MARKET RAFLARI EL YAKIYOR, SÜTÜN LİTRESİ 9 LİRA

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Orhan Sümer, “Akp iktidarının uyguladığı ekonomi politikalarının yanlışlığı artık her evi vurmaya başladı. Sayın Cumhurbaşkanı “İnşallah enflasyonu da en kısa sürede kontrol altına alarak, raflardaki, etiketlerdeki fahiş fiyat artışlarının da önüne geçeceğiz” açıklamasında bulundu ama bu artışın nedeninin bizzat 19 yıllık AKP iktidarı ve tek adam rejimi olduğunu söylemedi. İçinde bulunduğumuz durumun sebebi AKP İktidarı ve tek adam rejimidir. Bugün marketlerde milletin eli raflara gitmiyor. 1 Litre sütün fiyatı 9 lira olmuş durumda. Milletimizin yaşadığı bu yoksulluğun, alım gücünün zayıflamasının tek sebebi uygulanan yanlış ekonomi politikaları ve bunları uygulayan iktidardır.” Dedi</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>VATANDAŞIN BUZDOLABI BOŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Orhan Sümer, “Kimileri konuşmalarında bizden önce buzdolabı mı vardı. Gibi söylemlerde bulunup gülünç duruma düşseler de işin aslı çok daha farklı olmalı. İktidarların görevi evlerdeki o buzdolaplarının içine vatandaşın ihtiyacı olanı rahatça almasını sağlamaktır. Bugün temel gıda maddeleri bile alınamazken vatandaşın buz dolabı tam takır boş duruyor. Barınma, beslenme, ısınma, enerji kullanımı gibi temel kavramlar insanların hayatında lük tüketim haline geldi.” Dedi</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>PATATES YEMEĞİ LÜKS OLDU</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Orhan Sümer, “Anadolu mutfağının baş tacı patates yemeğidir. Bir çok evde çeşitli versiyonları yapılır. Patates hem uygun fiyatlı olduğundan hem de kolay erişilebilir olduğundan tercih sebebiydi. Yine AKP iktidarının uyguladığı yanlış tarım politikaları nedeniyle millet patates alamaz hale geldi. Bir çok pazarda vatandaşın artık, çürük sebze meyve topladığına şahit olduk. Ne yazık ki neresinden tutarsanız elinizde kalan bir iktidarın son günlerini yaşıyoruz” Dedi</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti öncesi gazetecilere merdiven altı PCR testi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cumhurbaskani-erdoganin-ziyareti-oncesi-gazetecilere-merdiven-alti-pcr-testi-144689a85de32-9f92-437f-91ae-746077002eeb2021-09-16T13:15:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti öncesi gazetecilere merdiven altı PCR testi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti öncesi gazetecilere merdiven altı PCR testi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<h2><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cuma günü kentte yapacağı ziyaretini takip etmek isteyen gazeteciler için yapılan PCR testinin sağlıksız bir ortamda alınması tepki çekti.</span></h2><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mersin'e yapacağı ziyareti takip edecek basın mensuplarına zorunlu uygulanan PCR testinin sağlık kurumunun dışında son derece sağlıksız koşullarda yapılması tepki çekti. Yangın merdiveninin yanında, yerlere atılmış sigara izmaritleri ve biriken pis suların biriktiği alanda görevlinin de gerekli önlemi almadan çöp kutusunun yanında numune alınması “Pes” &nbsp;dedirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>PCR TESTİ ZORUNLULUĞU GETİRİLDİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kente yapacağı ziyareti takip etmek isteyen gazetecilere yönelik çıkartılacak giriş kartları için bir hafta önce çalışma başlatıldı. Yapılan duyuruda Erdoğan'ın programını takip eden gazetecilerin PCR testi yaptırma zorunluluğu getirildi. Belirtilen süre içinde PCR testini ilgili sağlık kuruluşlarında yaptıran gazeteciler sonuçları ilgili müdürlüğe bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6143198533481.jpeg" style="height:1600px; width:1200px" />Ancak, programı takip etmek isteyen gazetecilerden kimisinin PCR testi yaptırmadığı anlaşıldı. Bunun üzerine basın mensuplarına yönelik dün geçilen duyuruda ise PCR testi yaptırmayanların perşembe günü en geç 10.00'a kadar Akdeniz İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne başvurmaları halinde söz konusu testi yaptırabilecekleri sonucu gün içinde alınarak Valilik Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdürlüğü'ne mail olarak bildirilmesi istendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614319c8cde6c.jpeg" style="height:900px; width:1200px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BÖYLE İLKELLİK GÖRÜLMEDİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu duyuru üzerine PCR testi yaptırmayan basın mensupları sabahın erken saatlerinde PCR testi yaptırmak üzere Akdeniz İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne gitti. Gazeteciler kayıtlarını yaptırdıktan sonra numune alım işlemi gerçekleşti. Binanın dışında yangın merdiveninin altına yönlendirilen gazetecilerden sürüntü yöntemi ile numuneler alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlgili görevli sigara izmaritleri ve pis su birikintilerin görüldüğü ve çöp kutusunun hemen yanı başında numuneleri aldı. Akdeniz İlçe Sağlık Müdürlüğü binası dışında hijyen koşullarına uygun olmayan bir ortamda PCR numunesi veren gazetecilerin şaşkınlıkları gözlerden kaçmadı.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">KAYNAK: SÖZCÜ</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/cumhurbaskani-erdoganin-ziyareti-oncesi-gazetecilere-merdiven-alti-pcr-testi-6652206/</span></strong></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP, TOKİ’NİN BİTMEYEN PROJELERİNİ MECLİS’E TAŞIDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chp-tokinin-bitmeyen-projelerini-meclise-tasidi-14467c0b3d23f-78bf-4c5c-a813-31fda5c76d122021-09-16T13:12:00+03:00HABER MERKEZİ CHP, TOKİ’NİN BİTMEYEN PROJELERİNİ MECLİS’E TAŞIDI

CHP, TOKİ’NİN BİTMEYEN PROJELERİNİ MECLİS’E TAŞIDI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ) yılan hikayesine dönen konut projeleri Meclis gündemine taşındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal ile milletvekili arkadaşları, TOKİ tarafından yapılması planlanan birçok konut projesinin ihale ve teslim sürecinde yaşanan aksamaların, gecikmelerin sebeplerinin ortaya çıkarılması, ayrıca biten projelerin teslimi sonrası TOKİ iştiraki olan ve ilgili konutların yönetim işlerini yürüten Emlak Yönetim A.Ş hakkındaki şikayetlerin araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığı’na Meclis Araştırması önergesi sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ERZURUM VE ŞANLIURFA’DA SORUN BÜYÜK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırma komisyonu kurulması talep edilen önergede, başta Erzurum ve Şanlıurfa olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında TOKİ tarafından yapılması planlanan konutların akıbetinin belirlenmesi, ihale ve inşaat süreçleri, devam eden projeler, kentsel dönüşüm projeleri, TOKİ iştirakleri gibi birçok farklı konuda bilgi edinilmesinin hedeflendiği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanal ve CHP’li vekil arkadaşlarının imzasını taşıyan meclis araştırması önergesinin gerekçesinde, barınma ihtiyacının en temel ihtiyaçlardan biri olduğu vurgulandı. Ülkemizde konut kira fiyatlarının fahiş rakamlara ulaştığına, konut kiralarının asgari ücretle yarıştığına dikkat çekilen gerekçede, “Toplumumuzun parçası bireylerimiz yıllarca emek vererek, kendilerine ait bir evleri olması için çabalamakta, konut kirası gibi ciddi bir yükün altından kurtulmayı amaçlamaktadırlar” ifadelerine yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerekçede, Anayasa’nın “Konut Hakkı”nı düzenleyen 57. maddesine göre,&nbsp;devletin toplu konut teşebbüslerini desteklemek ve konut ihtiyacının karşılanması için gerekli tedbirleri almakla sorumlu olduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanuni görevleri arasında dar gelirli vatandaşa konut yapmak veya yaptırmak olan TOKİ’nin, ülke genelinde birçok farklı bölgede projelerinin bulunduğunun hatırlatıldığı gerekçede, “Kimi projeler bitirilmiş ve teslim edilmiş, kimi projelerde kuralar çekilmiş, ihale bekleniyorken kimi projelerde ise ihale ve inşaat süreçlerinde çeşitli aksamalar sebebiyle çivi dahi çakılmamıştır” denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KURADA İSMİ ÇIKANLARIN HEVESİ KURSAĞINDA KALIYOR</strong><br />Meclis araştırması önergesini gerekçesinin devamında şunlar kaydedildi:</span></p><p><span style="font-size:18px">Başta Erzurum ve Şanlıurfa olmak üzere ülkemizin dört bir yanında TOKİ sosyal konut projeleri kapsamında çalışmalar yapılmaktadır ancak ne yazık ki birçok vatandaşımız kurada isimlerinin çıkmasından sonra evlerine yerleşecekleri günün hayaliyle yaşarken söz konusu evlere dair ihale ve inşaat süreçlerinde yaşanan belirsizlikler nedeniyle hevesleri kursaklarında kalmaktadır.<br />TOKİ’nin mevcut inşaatı devam eden veya henüz inşaatı başlamamış, ihalesi yapılmış fakat inşaatı başlamamış ve ihalesi dahi yapılmamış projeleri, devam eden inşaatların teslim tarihini, inşaatı başlamamış projelerin inşaat başlangıç ve teslim tarihini, ihalede ve inşaat aşamasında yaşanan gecikmelerin sebeplerini ivedilikle ve şeffaf bir şekilde kamuoyuna ve vatandaşa açıklaması gerekmektedir.<br />Vatandaş kurada isimlerinin çıkması neticesinde taşınacakları evlerine göre gerek maddi olarak gerekse plan, program yapmak suretiyle kendilerine bir yol haritası çizmek istemektedir fakat yaşanan bu aksamalar ve belirsizlikler hem vatandaşı mağdur etmekte hem de toplumun devlete olan inancını zedelemektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TAŞINMA SONRASI DA SORUN DEVAM EDİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">TOKİ tarafından teslim edilen evlere taşınan vatandaşların sorunları sadece taşınmak ve evi teslim almaktan ibaret değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşındıktan sonra toplu konutların yönetim işlerini üstlenen TOKİ iştiraki Emlak Yönetim A.Ş hakkında çok sayıda şikâyet söz konusudur. Gerek fahiş aidat ücretleri gerek fahiş aidat zamları gerek ısınma problemleri gibi birçok farklı sorun vatandaş tarafından dile getirilmektedir.&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırma önergemizin kabul edilerek Meclis bünyesinde bir araştırma komisyonunun kurulmasıyla; TOKİ tarafından yapılan projelerin son durumu, teslim tarihi, ihale süreci ve teslimde yaşanan gecikmeler başta olmak üzere yukarıda bahsi geçen diğer hususlarla ilgili eksiklikler ve sebepler tespit edilebilecektir.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÖNENÇAY BARAJI DA YETİM KALDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gonencay-baraji-da-yetim-kaldi-14466e5e0e147-8ebf-43de-b92b-f84c0f41ca432021-09-16T13:09:00+03:00HABER MERKEZİ GÖNENÇAY BARAJI DA YETİM KALDI

GÖNENÇAY BARAJI DA YETİM KALDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Av.Suzan Şahin, 2018’de biteceği söylenen Gönençay Barajı’nın hala bitirilmemesi ve <em>2021 yatırım programında </em>sadece 1000 TL bütçe ayrılmasını eleştirerek konuyu meclis gündemine taşıdı.<br /><em>Hatay Milletvekili Suzan Şahin, </em>Tarım ve Orman Bakanının cevaplaması istemiyle Meclis başkanlığına önerge verdi. Yaptığı açıklamada Şahin<em>‘<strong>‘2014 yılında dönemin Başbakanı Erdoğan tarafından “Türkiye’yi Allah’ın izniyle uçuracağız” denilerek açıklanan projelerden birisi olarak ArsuzGönençay Barajı 2014 yılı Kamu Yatırım Programına alınmış ve bitiş tarihi olarak 2018 yılı öngörülmüştü. Tarımsal sulama alanında önemli yatırımlardan birisi olan Arsuz-Gönençay barajı, Reyhanlı, Büyük Karaçay, ve Orta Ceyhan-Menzelet Projesi tamamlandığında Devlet Yatırımlı Sulanan Alan 103.816 hektara, sulama oranı % 74’e ulaşacağı öngörülmektedir. Ancak gelinen süreçte bugün görüyoruz kiGönençay Barajı da Amanos Tüneli gibi Karaçay sulama projesi gibi üvey evlat bırakılmıştır</strong>.</em>’’ ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>‘LÜKS VE ŞATAFATA VAR, HATAY’A YOK!’</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Arsuz Ovası’nda 44.680 da arazi sulanmasını sağlayacak ve depolama hacmi 33,85 hm3 olacağı öngörülen Arsuz Gönen Barajı için Kamu Yatırımları Programı kapsamında;</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">2013 yılında proje başlangıç ve bitiş tarihi 2013-2018 olarak belirlenmiş, <strong>100</strong>Lira bütçe,</span></li><li><span style="font-size:18px">2014 yılında proje başlangıç ve bitiş tarihi 2013-2018 olarak belirlenmiş, <strong>4.000</strong>Lira bütçe,</span></li><li><span style="font-size:18px">2015 yılında proje başlangıç ve bitiş tarihi 2013-2018 olarak belirlenmiş, <strong>5.000</strong>Lira bütçe,</span></li><li><span style="font-size:18px">2016 yılında proje başlangıç ve bitiş tarihi 2013-2019 olarak belirlenmiş, <strong>5.000</strong>Lira bütçe,</span></li><li><span style="font-size:18px">2017 yılında proje başlangıç ve bitiş tarihi 2013-2020 olarak belirlenmiş, <strong>10.000</strong>Lira bütçe,</span></li><li><span style="font-size:18px">2018 yılında proje başlangıç ve bitiş tarihi 2013-2021 olarak belirlenmiş, <strong>5.000</strong>Lira bütçe,</span></li><li><span style="font-size:18px">2019 yılında proje başlangıç ve bitiş tarihi 2013-2022 olarak belirlenmiş, <strong>50</strong>Lira bütçe,</span></li><li><span style="font-size:18px">2020 yılında proje başlangıç ve bitiş tarihi 2013-2025 olarak belirlenmiş, <strong>1.000</strong>Lira bütçe,</span></li><li><span style="font-size:18px">2021 yılında proje başlangıç ve bitiş tarihi 2013-2027 olarak belirlenmiş, <strong>1.000</strong> Lira bütçe öngörülmüştü.</span></li></ul><p style="margin-left:53.45pt"><span style="font-size:18px">Gönençay Barajı gibi bir projenin çok komik denebilecek rakamlarla bütçelenmesini eleştiren ve bu şekilde barajın asla bitirilemeyeceğini söyleyen CHP’li Şahin, ‘‘<strong><em>Gönençay Barajı da Amanos Tüneli gibi Karaçay sulama projesi gibi üvey evlat bırakılmıştır. AKP hükümeti Amanos Tüneli ve Karaçay projesine olduğu gibi Gönençay Barajı’na da 2021 yatırım programında sadece 1000 Lira ödenek ayırmıştır. O kadar lüks ve şatafat altında yaşayan Saray rejimi Hatay halkı için sadece bin lira lütfetmiştir. Bu ayıptır. En çok vergi veren 7.il olan Hatay ve Hataylılara karşı AKP’nin çok büyük bir ayıbıdır. Bunun hesabını vatandaşlarımız sandıkta en güzel şekilde soracaktır</em></strong>.’’ dedi.</span></p><p style="margin-left:53.45pt"><span style="font-size:18px">Suzan Şahin’in, Tarım ve Orman Bakanına sorduğu sorular şöyle;</span></p><ol><li><span style="font-size:18px">Arsuz-Gönençay Barajı neden yıllardır bitirilememiştir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Baraj yapımının bitirilememesi ve her yıl bitiş tarihinin daha ileri tarihlere atılmasının nedeni nedir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Barajın tamamlanması için yatırımın ilk başladığı günden bu yana bütçesi neden düşürülmüştür?</span></li><li><span style="font-size:18px">Tarımsal sulama için önemli olan barajın yapımının tamamlanamaması konusunda Arsuzlu çiftçilere verilen sözler neden tutulmuyor?</span></li></ol>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: “Vatandaş, fileyi dolduramadan pazardan çıkıyor”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-vatandas-fileyi-dolduramadan-pazardan-cikiyor-144659fc3a51c-4166-42ab-aab2-2a27b1ed5f1d2021-09-15T22:25:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: “Vatandaş, fileyi dolduramadan pazardan çıkıyor”

Gürer: “Vatandaş, fileyi dolduramadan pazardan çıkıyor”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Ürününü aldığı fiyata bile satamayan pazarcı esnafı, CHP Milletvekili Ömer Fethi &nbsp;Gürer’e “perişanız” diyerek dert yanarken, kendi yetiştirdiği ürünü maliyetine bile satamayan bir başka esnaf ise “Artık ekmeyeceğim” diyerek, maliyet artışlarının neden olduğu olumsuz tabloya tepki gösterdi.&nbsp;</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>GÜRER, MEŞHUR BOR PAZARINI GEZDİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bölgenin en önemli pazar yerlerinden biri olan Bor pazarını gezdi. Bir zamanlar ‘iğne atsan yere düşmez’ deyiminin tam karşılığı olarak çok kalabalık olan &nbsp;ve çevre il, ilçelerden alışveriş için gelinen ünlü Bor Pazarında, sınırlı sayıda vatandaşın alışverişe geldiğini gören CHP Milletvekili Gürer, hem alışveriş için gelen vatandaşla hem de pazarcı esnafıyla dertleşti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÜZÜM 3 YILDIR AYNI FİYATA SATILIYOR AMA KİMSE ALMIYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ömer Fethi Gürer’e, esnafın halinin perişan olduğunu söyleyen kadın&nbsp;pazarcı esnafı, “Kimse alışveriş için gelmiyor. Üzümün tam mevsimi,3 yıldır 5 liradan üzüm satıyorum ama kimse alacak hali yok. Her şeye zam var ama &nbsp;bu üzüm, 3 yıl önce de 5 liraydı, şimdi de 5 lira, yine de alan yok. İlaç, elektrik ve işçiliğe&nbsp;&nbsp;zam geliyor, bizim ürünümüzün &nbsp;fiyatı yerinde sayıyor. Müşterinin 5 liraya bile üzüm alacak durumu yok. 2 kilo alacaksa 1 kilo alıyor. 1 kilo alacaksa ancak yarın kilo alabiliyor. Yani alacağını yarı yarıya düşürüyor” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5 LİRAYA ALDIĞI&nbsp;FASULYEYİ, ALDIĞI&nbsp;FİYATA&nbsp;BİLE SATAMADI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Niğde Elmalı köyünden kilogramını 5 liradan aldığı fasulyeyi, Bor pazarında aldığı fiyata bile satamadığı anlatan bir başka &nbsp;esnaf ise&nbsp;adeta&nbsp;isyan etti. CHP Milletvekili Gürer’e, tüketicinin ‘pahalı’ diyerek ürün alamadığını anlatan pazarcı esnafı, “Ben 5 liraya aldığım fasulyeyi aldığım fiyata bile satamıyorum. Sabahtan bu yana 3 kilo bile satış yapamadım. Bu ürünler çöpe gidecek. Bu iş yapılmaz hale geldi. Fakat yapacakta başka işimiz yok” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>FİYATI BİR YILDA İKİ KATINA ÇIKTI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl 5-6 lira arasında satılan turşuluk salata bu yıl yüksek maliyet artışı nedeniyle 10 liraya satmak zorunda kaldığını belirten bir başka pazarcı esnafı&nbsp;girdi maliyetlerindeki artışa tepki gösterdi. Gübre fiyatlarının 2 katından fazla arttığını, ilaç ve diğer girdi maliyetlerini ise yarı yarıya artığını belirten&nbsp;pazarcı esnafı, girdi maliyetleri aşağıya çekilmeden vatandaşın eskisi gibi pazardan ürün almasının mümkün olmayacağını, esnafın da satış yapamayacağını ifade etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BİBERİ BÖLDÜRÜP ALMAK İSTEYENLER VAR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Pazaryerine gelen az sayıda müşterini çoğunun alışveriş için değil merakından geldiğini söyleyen bir başka esnaf ise “Biberi dahi nerede ise kestirip almayı isteyenler bile var. Vatandaş artık kiloyla sebze meyve almayı lüks sayıyor. Bugün sattığımız malın yerine yarın yenisini koyamıyoruz” diyerek yaşanan sıkıntıya tepkisini gösterdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>17 LİRAYA ALIP, 14 LİRAYA SATTI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bor pazarındaki bir bamya satıcısı ise kilogramını 17 liradan aldığı ürünü, 14 liraya ancak satabildiğine dikkat çekerek, “İlaç, gübre, işçilik, sulama masrafı hat safhaya ulaştı. Üretici için gübre, elektrik, tohum &nbsp;ve ilaç fiyatları artıyor. İktidar gübre ve ilaç fiyatlarını düşüremezse işimiz zor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ARTIK EKMEYECEĞİM&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Ömer Fethi &nbsp;Gürer’i dert yanan bir üretici ise kendi mahsulü olan patlıcanı pazar yerinde maliyetine bile satamadığını söyledi. Vatandaşın alım gücünün kalmadığını söyleyen pazarcı esnafı, “Geçen yıl 450 liraya aldığım damlama sulama borusu, bu yıl 800 liraya çıkmış. Çiftçi nasıl üretim yapsın. Önümüzdeki&nbsp;yıl ben de ekim yapmayacağım.&nbsp;Bankaya olan borçlarım var. Tarlam ipotekli olduğu gibi muhtemelen icradan satılır. Bu yıl domates ektim ama gübre veremedim. Tezgâhta ürünü maliyetine satamıyorum” diyerek, Pazar yerlerinde yaşanan soruna dikkat çekti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DAHA ÖNCE BÖYLE BİR DÖNEM YAŞAMADIK&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce böyle bir dönem yanaşmadığını söyleyen pazarcı esnafı, “Ben yıllardır pazarcılık yaparım. Vatandaşın alım gücünün bu kadar düştüğü, pazar yerlerinin bu kadar sakin olduğu, pazarcının ise ürününü aldığı fiyata bile satamadığı başka bir döneme şahit olmadık. Vatandaşta para yok. Pazara geliyor, geziyor, geziyor. Zorunlu bir kaç ürünü ,sınırlı miktarda alıp gidiyor” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BOR PAZARI; &nbsp;NEREDEN NEREYE&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Pazarcı esnafı ve vatandaşın sorun ve taleplerini dinleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise Bor pazarının bir zamanlar sadece Bor’a değil, başta Bor’a bağlı köy ve beldeler olmak üzere çevre illere bağlı ilçe ve kasabalardan gelen vatandaşlara da hitap eden, adeta iğne atılsa yere düşmeyen bir pazaryeri idi. Ancak ekonomik sıkıntılar vatandaşın alım gücünü düşürdü, vatandaş artık pazara bile gidemiyor.&nbsp;Gitse de alması gerekenin yarısı kadar ürün alıp dönüyor. Bu durum pazarcı esnafını olumsuz etkiliyor” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MALİYET ARTIŞI, PAZARI ETKİLEDİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Pazar yerlerinde alış verişin azalmasının en önemli nedenlerinden birinin tarımda girdi maliyetlerinin çok yüksek bir şekilde artması olduğunu söyleyen Gürer, “İlaç, gübre, tohum, mazot, elektrik ve diğer girdi maliyetleri çok arttı. Maliyet artışları ister istemez&nbsp;tezgâha&nbsp;yansıdı. Ancak dar gelirli ve sabit gelirli vatandaş, geçen yıl filesini doldurduğu para ile bu yıl filenin yarısını bile dolduramıyor. Vatandaş pahalılıktan şikâyetçi, pazarcı aldığı fiyatta ürününü satamadığından şikâyetçi. Bir dokununca bin ah işitiliyor” şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇİFTÇİYE DESTEK TÜKETİCİYİ DE KORUR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ömer Fethi Gürer, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çizdiği güllük gülistanlık tabloya pazar yerlerinde rastlamak olası değil. Vatandaş alamıyor. Pazarcı daha az ürün tezgâha koysa dahi satamıyor. Çiftçiye destek tüketiciyi de korur. AKP iktidarının bir an önce tarımda ciddi bir politika yürütüp, girdi maliyetlerini azaltılmasına, borçlu&nbsp;üreticinin borçlarını uzun vadeye yaymasına olanak sağlayacak bir düzenlemeyi hayata geçirmesi ve kredi borç faizlerini silmesi gerekmektedir” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÇİFTÇİ YÜKÜNÜN AZALMASINI İSTİYOR, HÜKÜMET HAMASET YAPIYOR!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ciftci-yukunun-azalmasini-istiyor-hukumet-hamaset-yapiyor-14464a074affa-bd13-46c8-8fac-0f2b8bf0ba3e2021-09-15T22:23:00+03:00HABER MERKEZİ ÇİFTÇİ YÜKÜNÜN AZALMASINI İSTİYOR, HÜKÜMET HAMASET YAPIYOR!

ÇİFTÇİ YÜKÜNÜN AZALMASINI İSTİYOR, HÜKÜMET HAMASET YAPIYOR!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun önceki gün Antalya’da yaptığı tarımsal girdi maliyetlerinin azaltılması için Cumhurbaşkanının talimat verdiği ve çalışmaların yapıldığı yönündeki sözlerine CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer’den “İnandırıcı değil” tepkisi geldi. Özer, iki sene önce de benzer açıklamanın yapıldığını belirterek “2019’da da Cumhurbaşkanının talimat verdiğini, girdi maliyetlerinin azaltılacağını söylediler ama maliyetleri azaltmak için hiç uğraşmadıkları gibi gidip Sudan’daki üretime destek için tarım arazisi kiraladılar” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftçilerin üzerindeki yükün azaltılması yönünde hükümet tarafından bugüne dek gerçekçi hiçbir çözümün üretilmediğini söyleyen CHP’li Özer şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Günlük siyaset yapıyorlar, sadece konuşuyorlar. Çiftçinin sorunlarını dert etmiyorlar, yaklaşımları samimi değil. Aksi olsaydı ülkemizin toprağına çevirdikleri yüzlerini Sudan’a dönmezlerdi. Elin toprağında milli tarım olmaz! Samimi olsalardı hububat, bakliyat, ayçiçek ithalatında gümrük vergisini sıfırlayıp birilerini kazandırıp, çiftçimizi malını ucuza alarak üretimden uzaklaştırmazlardı. TMO’nun taban fiyatları ithalat fiyatlarının altında olmazdı. Maalesef tohumların, fidelerin toprakla buluştuğu şu zamanlarda yine hamaset yapıyorlar. İki sene önce de tıpkı bugünkü gibi çiftçinin üzerindeki yükün azaltılması yönünde alınan talimat ve çalışmalardan söz ettiler. Ne oldu, çiftçi üzerindeki yük azalmadı aksine arttı. Çiftçi icraat istiyor.”</span></p><p><span style="font-size:18px">DIŞİŞLERİNİN AÇIKLAMASINI TARIMA SORDU</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan Dışişleri Bakan Çavuşoğlu’nun açıklamalarına ilişkin olarak Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanıtlaması istemiyle bir de soru önergesi hazırlayan CHP’li Özer, önergesinde şu ifadelere yer verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 12 Eylül 2021’de, Antalya’da “Cumhurbaşkanımızın çiftçimizin üzerindeki yükün, yani girdilerin maliyetinin azaltılması yönünde talimatı var. Gübre, tohum, gibi özellikle ilaç ve akaryakıt da aynı şekilde bir yüktür. Bu konularda ilgili arkadaşlarımız çalışıyor” şeklinde bir açıklamada bulunmuştur. Çavuşoğlu’nun 17 Şubat 2019’da yine Antalya’da özellikle gübre, ilaç ve yemde fiyatların çok fahiş olduğunu belirterek “Cumhurbaşkanımız ile görüştük, talimatları verdi. Tarım Bakanımız ile görüştük, üzerinde çalışıyoruz” açıklamasında bulunduğu da bilinmektedir. Bu bağlamda; Çiftçilerin yüksek girdi maliyeti sorunuyla ilgili açıklama neden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından yapılmıştır? Dışişleri Bakanının söylediği gibi Cumhurbaşkanından girdi maliyetinin azaltılmasına ilişkin bir talimat aldınız mı? Bu talimatı ne zaman aldınız? Dışişleri Bakanının söylediği üzere, aldığınız talimat doğrultusunda başladığınız veya başlayacağınız çalışmalar hakkında kamuoyuna ne zaman açıklama yapacaksınız? Dışişleri Bakanının 2019’daki açıklamasına göre, o tarihte de Cumhurbaşkanı tarafından fiyatların azaltılmasına ilişkin bir talimat aldıysanız neden gerçekçi çözümler sağlanmamıştır? Son yıllarda tarımsal üretimin en önemli sorunu haline gelen yüksek girdi maliyetlerinin azaltılmasına ilişkin bugüne dek hangi çalışmaları yaptınız? Ülkemizdeki çiftçilerin desteklenmesine yönelik olarak, girdi maliyetlerinin azaltılması hususu dışında başka bir talimat aldınız mı? Sorumlu bakanlık olarak çiftçimizin üzerindeki yükü ne zaman azaltacaksınız?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA['Birleşirsek var oluruz, bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz']]>https://www.haberanaliz.net/haber/birlesirsek-var-oluruz-bolusursek-tok-oluruz-bolunursek-yok-oluruz-14463a1b11056-5864-46ec-83a6-e4aeca2e01942021-09-15T22:21:00+03:00HABER MERKEZİ 'Birleşirsek var oluruz, bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz'

'Birleşirsek var oluruz, bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İzmir'de yaşayan Balkan göçmenlerinin birlik ve beraberlik içinde olmasının önemine vurgu yapan CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, işbirliği ve ortak akıl ile hareket etme çağrısında bulundu.<br /><br />İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği'nin çalışmalarını yakından takip ettiğini, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü katkıyı vermeye hazır olduğunu belirten Milletvekili Beko, “İzmir'de yaşayan Balkan göçmenlerinin daha etkin temsili, sorun ve taleplerinin giderilmesi için çalışıyoruz. Kendim de Balkan göçmeni olarak sizlerle ortak hareket edip ortak çalışmaları hayata geçirmeye hazırım. Birlik, beraberlik içinde hareket edersek çözemeyeceğimiz sorun yok” dedi.<br /><br />BU KADİM KENTTE BERABER-KARDEŞCE YAŞAMANIN EN ÖNEMLİ BİLEŞENİYİZ<br /><br />Ziyarette Dernek Başkanı Abdurrahim Nursoy'a&nbsp;"Sözümüz" kitabını da hediye eden CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, “Birlik, beraberlik içinde hareket etmeliyiz. Bir arada daha güçlü oluruz. Bölüşürsek tok oluruz, birleşirsek var oluruz, bölünürsek yok oluruz. İzmir kültürel çok çeşitliliği ile&nbsp;birarada barış ve huzur içinde yaşamanın simge kentlerinden biri olarak Türkiye'ye örnek bir kent. Binlerce yıllık bir demokrasi kültürüne sahip olan bu kadim kentte etnik kimlik, din, dil ayrımı gözetmeksizin hep beraber, kardeşçe yaşamanın en önemli bileşenlerinden biri de Balkan göçmenleri. Bizler Balkan göçmenlerinin de hemşehrisi olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve devrimlerinin izinden giderek hep &nbsp;birlikte ve beraber çalışacağız” ifadelerini kullandı.<br /><br />ORTAK AKILLA GÜZEL PROJELERE İMZA ATMAK İSTİYORUZ<br /><br />“Güzel İzmirimizin en önemli dinamiklerinden biri olan Balkan göçmenleri ve dernekleriyle dayanışma içinde olmaya, çalışmalara katkı koymaya, ortak akılla güzel projelere imza atmak istiyoruz” diyen CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, bundan sonraki süreçte sık sık bir araya gelecekleri sözünü verdi.<br /><br />HEP BİRLİKTE GÜZEL BİR AİLEYİZ<br /><br />Sözlerini, “Beklentilerimiz, sözümüz, umudumuz, derdimiz aynı” şeklinde sürdüren CHP Milletvekili Beko, “Hep birlikte güzel bir aileyiz. Çok sesli, çok renkli, farklı kültürlerin bir arada kardeşçe yaşadığı bu kente borcumuzu ödemek için birlik ve beraberliğimizi arttırıp sürdüreceğiz. Güzel işbirlikleri ve projelere imza atacağız. Sizlerle işbirliği yapmak ve biraraya gelmek benim için bir onur” diye konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Dr. Larin Kayataş’ın trans kadın olması sebebiyle doktorluk mesleğinden atılması hakkında soru önergesi verdiler]]>https://www.haberanaliz.net/haber/dr-larin-kayatasin-trans-kadin-olmasi-sebebiyle-doktorluk-mesleginden-atilmasi-hakkinda-soru-onergesi-verdiler-144623c3efd65-401f-4401-8a9d-f6b02d88cd8c2021-09-15T22:17:00+03:00HABER MERKEZİ Dr. Larin Kayataş’ın trans kadın olması sebebiyle doktorluk mesleğinden atılması hakkında soru önergesi verdiler

Dr. Larin Kayataş’ın trans kadın olması sebebiyle doktorluk mesleğinden atılması hakkında soru önergesi verdiler

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">HDP Mersin Milletvekili Dr. Rıdvan Turan, konuyla ilgili Sağlık Bakanı Fahrettin KOCA’nınyanıtlaması için soru önergesi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dr. Rıdvan Turan şunları söyledi: “İstanbul Çapa Tıp Fakültesi mezunu trans kadın Dr. Larin Kayataş, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde zorunlu görev yaparken trans kadın kimliği dolayısıyla memurluktan men edilerek doktorluk görevinden atılmıştır. Dr. Larin Kayataş hakkında açılan soruşturmalarda kendisine yönelik özel yaşamı ihlal eden sorular sorulmuştur. Dr. Larin Kayataş’a soruşturma komisyonları tarafından “trans kadın mısın?”&nbsp; “8 Mart’a neden katıldınız” gibi hukuki hiçbir dayanağı olmayan sorular sorulmuştur. Dr. Larin Kayataş, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalıştığı bir yıllık sürede hem hastane içi hem de hastane dışında mobinge uğramış ve açık hedef haline getirilmiştir. Dr. Larin Kayataş, zorunlu görevi tamamlayamadığı için başka herhangi bir hastanede çalışamamaktadır. Pandeminin bütün dünyayı kasıp kavurduğu ve her bir sağlık emekçisine ihtiyaç olduğu bir süreçte Dr. Larin Kayataş’ın özel hayatı “genel ahlaka uyulmadığı” gerekçe gösterilerek işten çıkarılması kabul edilemez.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Rıdvan Turan önergesinde şu sorulara yer verdi:</span></p><ol><li><span style="font-size:18px">Dr. Larin Kayataş’ın görevden atılmasının gerekçesi nedir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığı ne zamandan itibaren kişi hakkını ihlal eden biçimde sağlık emekçilerini görevden atmaktadır?</span></li><li><span style="font-size:18px">Dr. Larin Karataş’ın doktorluk görevinden atılması Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?</span></li></ol>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[YENİ EĞİTİM DÖNEMİ ENDİŞELERİ DE BERABERİNDE GETİRDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yeni-egitim-donemi-endiseleri-de-beraberinde-getirdi-14461250daf7d-e03c-42dc-ae1c-37bc69e3a2d42021-09-15T22:14:00+03:00HABER MERKEZİ YENİ EĞİTİM DÖNEMİ ENDİŞELERİ DE BERABERİNDE GETİRDİ

YENİ EĞİTİM DÖNEMİ ENDİŞELERİ DE BERABERİNDE GETİRDİ

EĞİTİM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Suzan Şahin, Yüz yüze eğitime geçilerek okulların açılmasıyla birlikte milyonlarca öğrencinin Covid-19 gölgesinde kalabalık sınıflarda okula başladığını ve okulların öğrenci sayısı, sınıf mevcutları, yerleşim yerinin nüfus yoğunluğu, fiziki altyapının yeterliliği gibi pek çok faktörün okulların açılması sonrasındaki sağlıklı yürütülmesi gerektiğini söyleyen CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, Kredi Yurtlar Kurumu’nun sınırlı yatak kapasitesi nedeniyle de öğrencilerin mağdur olduğunu belirterek konuyu TBMM gündemine taşıdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Şahin yaptığı açıklamada ‘‘<strong><em>6 Eylül 2021 tarihinde yüz yüze eğitim için okulların açılmasıyla birlikte milyonlarca öğrenci 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı kapsamında Covid-19 gölgesinde kalabalık sınıflarda okula başladı. Okullarda yüz yüze eğitimin başlamasıyla birlikte sağlıklı ve güvenli bir ortamda kesintisiz yüz yüze eğitim için alınması gereken önlemlerle ilgili olarak şeffaflığın olmaması, salgınla ilgili kaygılar, aşı ve test tartışmaları, kalabalık sınıflar, öğretmen açıkları, özel ve devlet okulları arasındaki uygulamalarda ortaya çıkan farklılıklar eğitimciler, veliler ve öğrenciler için birçok endişeyi beraberinde getirmektedir</em></strong>.’’ dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanının cevap vermesini istediği önergesinde Şahin, ‘‘<strong><em>Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO verilerine göre 28 Haziran 2021 itibarıyla 210 ülkenin 119’unda okullar tamamen açık, 56’sında kısmen açık, 16’sında ara tatil, 19’unda ise kapalıdır. Başka bir ifade ile 210 ülkenin %57’sinde okullar tamamen açık, %26’sında kısmen açık, %8’inde ara tatil, %9’unda ise kapalı olduğu belirtilmiştir. Covid-19 salgını nedeniyle 1,5 yıldırı kapalı olan okulların kapalı olduğu Türkiye ise iş günü itibariyle bakıldığında salgın süresince okulları en uzun süre kapatan ülkeler arasında yer almıştır. Türkiye’de uygulanan uzaktan öğretim uygulamaları süresince ekonomik sorunlar ve teknik olanakların yokluğu nedeniyle yaklaşık 6 milyon öğrencinin bu sürece tam olarak katılamadığı bilinmektedir. Alınan tedbirlere rağmen öğrenme kaybının çeşitli açılardan dezavantajlı olan öğrencilerin okulların kapanmasının olumsuz sonuçlarından daha çok etkilendiği, okul terki oranının ciddi anlamda yükseldiği görülmüştür. Ayrıca, okulların uzun süreli kapatılmasının aşılama, beslenme, zihinsel sağlık ve sosyal destek gibi okul temelli hizmetlerin aksamasına, yüz yüze iletişimin olmaması nedeniyle öğrencilerde stres ve kaygının artmasına neden olmuştur.Covid-19 salgını etkisini sürdürürken okulların açılması, belirsizlikleri de beraberinde getirirken, kuşkusuz faydaları kadar riskleri de olan bir karardır. Bu kararın öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin sağlık ve güvenliğini riske atmadan uygulanabilmesi için ciddi ve kapsayıcı tedbirlerin alınması gerekmektedir. Okulların açılması öncelikle sağlıkla ilgili değerlendirmelere, sonrasında okulların güvenli bir şekilde açılabilmesi için gerekli koşulların sağlanabilmesine bağlıdır.</em></strong>’’ ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>UZMAN RAPORLARINA GÖRE EKSİKLER MEVCUT</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">MEB’in almış olduğu yüz yüze eğitim kararı doğru olmakla birlikte, okulların açılması sürecinde gerekli hazırlıklar konusunda meslek örgütlerinin yayımladıkları raporlara göre altyapı çalışmalarının tamamlanmadığını belirten Suzan Şahin, okuldan okula değişen hijyen ve sosyal mesafe koşullarının sağlanması gerekliliğinin yerine getirilip getirilmediği, her bir okulun ortak kullanım alanlarının, özellikle sınıfların ve tuvaletlerin temizlik ve hijyen koşulları, okul ve şube bazında öğrenci sayısı, öğrenciler arasındaki fiziksel mesafeyi korumak için yeterli alan olup olmadığı, okul servislerinin durumu, öğretmenlerin aşı durumu gibi gelişmeler, eğitim-öğretimin sağlıklı koşullarda gerçekleştirilebilmesi açısından son derece önemli olduğunu söyledi.Şahin ‘‘<strong><em>Meslek örgütlerinin belirlediği sorunlar haricinde en az bunun kadar önemli olan bir diğer nokta ise okulların açılmasıyla öğrencileri, öğretmenleri, eğitim personellerini, velileri ve toplumu hangi şartlarda bir eğitim öğretim sürecinin beklediğidir. Okulların bütçesi ve fiziki altyapısı, yüz yüze eğitimin sağlıklı yapılabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Okulların öğrenci sayısı, sınıf mevcutları, yerleşim yerinin nüfus yoğunluğu, fiziki altyapının yeterliliği gibi pek çok faktör okulların açılması sonrasındaki sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından önemlidir</em></strong>.’’ dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">‘<strong>KYK YURTLARI YETERSİZ, ÖĞRENCİ VE AİLELER MAĞDUR’</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlik ve Spor Bakanının cevaplaması istemiyle Meclis Bağkanlığına sunduğu önergesinde Kredi Yurtlar Kurumu’nun sınırlı yatak kapasitesi nedeniyle de öğrencilerin ve ekonomik kriz içinde geçim derdinde olan ailelerin mağdur olduğunu belirtenCHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, ‘‘<strong><em>Pandemi nedeniyle bir buçuk yıldır ailelerinin yanında kalan ve bu yıl üniversiteyi yeni kazanan ve ders başı yapacak olan milyonlarca öğrenci üniversite eğitimi görecekleri kentlere doğru yola çıkarken en önemli sorunları güvenli, temiz ve ekonomik bir yurt ya da ev için arayışlara başlamıştır. Yüksek öğretim için şehir değiştirmek zorunda kalan öğrencilerin Kredi Yurtlar Kurumu’nun sınırlı yatak kapasitesi nedeniyle birçoğu kendilerine devlet yurtlarında yer bulamadığı için ikinci bir seçenek olarak özel yurt ya da ev tutmak gibi seçenekleri gündemlerine almak zorunda kalmaktadırlar. Öğrencilerin piyasa değerinin üstünde ev tutmak zorunda kalmaları, özellikle İstanbul, İzmir gibi büyük kentlerde, öğrenci olmayanların bile kiralık ev bulmakta zorlandığı günümüzde öğrenciler yüksek ev kiralarından dolayı ciddi mağduriyet yaşamaktadırlar. Yurtlarda yer bulmanın zorluğu ve ev kiralarının çok yüksek fiyatlarda olması birçok öğrencinin okulu bırakması ile sonuçlanmaktadır. Devlet yurduna başvurduğu halde kontenjan yetersizliği nedeniyle yerleştirilemeyen, işsizlik ve hayat pahalılığı karşısında maddi olarak zorlanan ailelere ve onların çocuklarına eğitim hakkından yararlanabilmeleri için barınma desteği sağlayacak olan AKP hükümetidir. Uygun bedelli öğrenci yurtları, öğrenci evleri yapılarak öğrencilerin barınma sorunlarının çözülmesi projeler hayata geçirilmelidir’’</em></strong> ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KIBRIS’TA OKUYAN ÖĞRENCİLER ULAŞIM SORUNU YAŞIYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Seçim bölgesi Hatay’da üniversite eğitimi için Kıbrıs’ta okuyan ve Kıbrıs’ta çalışan binlerce kişi olmasına rağmen direk uçuş bulunmaması ve uçuşların pahalı olması nedeniyle mağduriyet yaşandığını belirten CHP’li Şahin, ‘‘<strong><em>Hatay’dan uçuş sefer sayılarının azlığı önemli bir sorun olmakla birlikte Kıbrıs’a doğrudan uçuş bulunmaması, düzenli olarak Kıbrıs’a gitmek zorunda olan çalışanları ve üniversite öğrencilerini zor durumda bırakmakta, ailelerinin yanına gelmelerini zorlaştırmaktadır. Hatay’dan İstanbul aktarmalı olan uçuşların en az 3-5 saat sürmesi, uçak bileti fiyatlarının da mevsime göre değişmekle birlikte tek yön en az 300 TL ile 3000 TL aralığında olması bu mağduriyetin en büyük sebeplerindendir. Uçuş sayısı az ve pahalı olduğu için mağdur olanların mağduriyetlerinin giderilmesi konusunda Hatay-Kıbrıs arasında düzenli ve uygun fiyatlı direk uçuşlar olması için çalışma yapılması gerekmektedir</em></strong>.’’ dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BAYAR, TARSUS İLÇESİNDE NECATİ ALİ EKER İLE GÖRÜŞTÜ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bayar-tarsus-ilcesinde-necati-ali-eker-ile-gorustu-14460b3bde559-5d4d-4b9f-9b87-533ebf99b67e2021-09-15T21:58:00+03:00HABER MERKEZİ BAYAR, TARSUS İLÇESİNDE NECATİ ALİ EKER İLE GÖRÜŞTÜ

BAYAR, TARSUS İLÇESİNDE NECATİ ALİ EKER İLE GÖRÜŞTÜ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/614243302e0ca.jpg" style="height:501px; width:1120px" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM VATANDAŞI DA VURDU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/saglikta-donusum-vatandasi-da-vurdu-1445968013080-5de1-4f36-a14d-089a009688e52021-09-15T21:51:00+03:00HABER MERKEZİ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM VATANDAŞI DA VURDU

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM VATANDAŞI DA VURDU

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin Tabip odasından yapılan açıklamada:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ülkemizde 15 yılı aşkın bir süredir uygulanan Sağlıkta Dönüşüm Programı bugüne değin daha çok sağlık çalışanları aleyhine işliyor ve vatandaşın ilgisini çekiyordu. Temel amacı sağlık hizmetinin piyasaya açılması, tüm sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi ve iş güvencesini ortadan kaldırmak olan Sağlıkta Dönüşüm Programı gerçek yüzünü göstermeye ve uzun süredir planladığı “elini vatandaşın cebine sokma” girişimlerini yaşama geçirmeye başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce özellikle hastanelerde uygulanan katkı payları, katılım ücretleri, maaştan kesintiler, eczanelerde karşımıza çıkan fiyat farklarına yeni bir soygun girişimi daha eklendi; Sosyal Güvenlik Kurumu 8 Eylül 2021 tarihinde resmi gazetede yayınlanan bir genelge ile yaygın kullanılan 52 ilacı geri ödeme listesinden çıkardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşın çok sık olarak kullandığı ve hekimlerin sıkça reçetelendirdiği antienflamatuar ilaçlar olarak adlandırılan ağrı ve iltihaplanma (inflamasyon) tedavisinde lokal olarak kullanılan spreyler, eklem-kas ağrısı tedavisinde kullanılan jel ve merhem gibi topikal ilaçlar, çocukların diş çıkarma döneminde lokal kullanılan ağrı kesici topikal ilaçlar, ağız ve boğaz spreyleri artık SGK tarafından ödenmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi döneminde vatandaşları tarafından çok yaygın olarak kullanılan ve fiyatları 15-50 TL arasında değişen 52 ilacın bedelinin SGK tarafından ödenmemesiyle birlikte vatandaşları bu ilaçları cepten ödeme ile alabileceklerdir. Bu durum ilacı erişilebilir ve satın alınabilir olmasını zorlaştıracak, fiili olarak reçetesiz ilaçların artmasına yol açacaktır</span></p><p><span style="font-size:18px">Kutu başı kullanım miktarı fazla olan bu ilaçları SGK toplu, çok miktarda ve buna bağlı olarak iskontolu aldığı için fiyatı azalmaktaydı.&nbsp;Geri ödeme listesinden çıkarılan bu ilaçlar şimdi serbest piyasa kurallarına göre daha fazla bedelle satılacaktır.&nbsp;Fiili olarak reçetesiz ilaca dönüşecek bu ilaçlar Tarım Bakanlığı izni ile doğal ürün olarak eczane dışında da satılabileceklerdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca yapılan başka bir değişiklik ile eşdeğer fiyat referans bandı farklarının yüzde 10’dan yüzde 5’e çekilmesi ile eşdeğer ilaçlardan alınacak farklar yüzde 5 oranında artmıştır. Bu şekilde vatandaşın cebinden çıkacak&nbsp;eşdeğer ilaç fiyat farkı da fazlalaşmıştır. Yapılan bu değişiklik ile de vatandaşın ilaç için ödeyeceği para arttırılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Halk için kullanılması gereken bütçenin yandaşlara peşkeş çekilmesi nedeniyle 1 Milyar TL civarında açık veren SGK’nın içine düşmüş olduğu finansal kriz bahane edilerek yapılan bu değişiklikler doğrudan halkın sağlık hakkına saldırıdır ve aslında sağlıkta dönüşüm programının kaçınılmaz bir sonucudur. SGK, vatandaşları tarafından yıllardır kullanılan bu ilaçları geri ödeme listesine bir an önce almalı, AKP iktidarı, halkın sağlık hakkını daraltan, ilaca erişimi zorlaştıran ve cepten harcamayı arttıran bu düzenlemelerden ve temel olarak da sağlıkta dönüşüm programından bir an önce vazgeçmelidir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Herkese eşit, ücretsiz, nitelikli ve kamusal bir sağlık programı ile sağlık çalışanlarının iş güvenceli, insanca yaşayacağı temel ücret ile çalıştığı bir iş ortamı yaşama geçirilmelidir. Mersin Tabip Odası ve TTB olarak bizler bu konuda defalarca öneri sunmamıza karşın sağlık bakanlığı tarafından dikkate alınmadık. Bizler bundan sonra da eleştiri ve önerilerimizi sunmaya ve gerek hekimlerin özlük, ekonomik, sosyal haklarını gerekse de halkın sağlık hakkını savunmaya devam edeceğiz." dendi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KENAN PEKER'DEN 'TOPLU AÇILIŞ' AÇIKLAMASI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kenan-pekerden-toplu-acilis-aciklamasi-144589ffe876d-b3dd-4d72-b541-9acd8d705b502021-09-15T21:47:00+03:00HABER MERKEZİ KENAN PEKER'DEN 'TOPLU AÇILIŞ' AÇIKLAMASI

KENAN PEKER'DEN 'TOPLU AÇILIŞ' AÇIKLAMASI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Mersin İl Başkan Yardımcısı ve İl Sekreteri Kenan PEKER, Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN'ın 17 Eylül 2021 Cuma günü Mersin'e geleceğini belirterek, gerçekleştireceği toplu açılışlarla ilgili açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan'ın toplu açılışları gerçekleştirmek için Mersin'e geleceği haberini alan vatandaşların özellikle sosyal medya üzerinden sorulan 'Cumhurbaşkanı hangi açılışlar için geliyor?' sorusunu cevaplayan AK Parti Mersin İl Başkan Yardımcısı ve İl Sekreteri Kenan PEKER, "Halkımız, dört gözle Sayın Cumhurbaşkanımızın gelmesini bekliyor. Cumhurbaşkanımızın Mersin halkının gönlünde yeri başkadır. Tabi Cumhurbaşkanımız da Mersin'i seviyor. Bunun için her fırsat bulduğunda ilimize geliyor ve halkın dertlerini dinliyor. Bu kapsamda sosyal medya üzerinde Sayın Cumhurbaşkanımızın gelişini duyan halkımız, 'hangi açılışlar için geliyor' şeklinde soruları söz konusu. Mersin halkı hükümetimiz ve devletimiz tarafından ne kadar yatırım yapıldığını aslında bilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti hükümetinin geldiği günden bugüne kadar birçok yatırımı söz konusu olmuştur. Mersin adeta sessiz bir devrim yaşamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehrimizde yaklaşık 3,2 Milyar TL'lik bir yatırım söz konusu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanlığı'mızın, Kültür ve Turizm Bakanlığı'mızın, Sağlık Bakanlığı'mızın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'mızın, Tarım ve Orman Bakanlığı'mızın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'mızın birçok alanda yapmış olduğu yatırımlar ile Şehrimiz bölgesinde yatırım, ticaret, sağlık, eğitim, istihdam ve kültür şehri olmuştur.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN'ın Mersin'de açılışını gerçekleştireceği 3.2 Milyar TL'lik devasa yatırımların Mersin'imize, Mersin'li hemşerilerimize, ülkemize ve aziz milletimize hayırlı olmasını diliyor, Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere yatırımlarla emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum." dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TAVAS OVASI’NDAN YÜKSELEN SES: TÜCCARLARA TESLİM EDİLDİK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tavas-ovasindan-yukselen-ses-tuccarlara-teslim-edildik-144568f7aefcc-57cd-433e-8086-9a07493b15c42021-09-14T13:37:00+03:00HABER MERKEZİ TAVAS OVASI’NDAN YÜKSELEN SES: TÜCCARLARA TESLİM EDİLDİK

TAVAS OVASI’NDAN YÜKSELEN SES: TÜCCARLARA TESLİM EDİLDİK

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Denizli Tavas ilçesinde çerezlik beyaz çekirdek üreticileri alım yapan firmaların ortak hareket ederek fiyat kırması nedeniyle isyan ediyor. Geçen yıl 13 lira 75 kuruşa sattıkları ayçiçeğine bu yıl 6 lira fiyat alan üreticiler, tekelleşme yaşandığını, iktidarın çiftçileri tüccarın eline bıraktığı için mahvolduklarını ifade ediyor. Üreticileri yerinde ziyaret eden CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, sorunları dinledi maliyetleri yüzde 300’e yakın artış gösteren çiftçilerimizin tüccar insafına bırakılmamalı diyerek çağrı yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUTLAKA TABAN FİYAT AÇIKLANMALI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yurtdışına ihraç edilen kaliteli çerezlik beyaz çekirdek üretimi yapan köylüler, alım yapan firmaların kendi aralarında anlaşarak fiyat kırdıklarını ve üreticiyi maliyetin altında satışa zorladıklarını söyledi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca üreticiler ile Solmaz köyünde bir araya geldi. Devletin duruma müdahale etmesi gerektiğini belirten Gülizar Biçer Karaca, “Devletin kurumları üreticiden alım yapmalı. Fiyat belirlemeli ve üreticiyi tüccarın elinden kurtarmalı” dedi:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÜRETİCİLERİMİZİN MALİYETLERİNDE 1 YILDA ORTALAMA YÜZDE 300 ARTIŞ!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Çekirdek üreticilerinin tabiî ki geçtiğimiz yıla göre maliyetlerine yüzde 300’e yakın artış var. Ancak üreticinin elindeki bu beyaz çekirdeği en nitelikli en aromalı en kaliteli çekirdek bu. Bu çekirdeğe 3-4 özel şirket tekel oluşturmuş durumda. Geçen yıl 14 liradan aldıkları bu çekirdeğe bu yıl 6 lira fiyat verilmekte… Oysa çiftçilerimiz 9-12 lira arasında bir maliyeti ifade ediyorlar. Burada yapılması gereken iktidarın kendi üreticisini korumak için kartellere son vermek adına devletin alım yapan birliklerini devreye sokmasıdır. Gerçek değerinde çiftçinin de para kazanabileceği en az 14 liradan taban fiyat açıklaması gerekiyor. Çiftçilerimizin bankalara ödeme zamanları geldi. Tarım Kredi kooperatifine ödeme zamanları geldi. Üreticimiz 3-5 tüccarın insafına bırakılmamalı. Derhal çiftçi desteklenmeli, taban fiyat açıklanmalı. İktidar demeli ki çiftçinin çekirdeğini 14 liradan alıyorum. Bu açıklama çiftçiyi rahatlatacaktır. Bu çiftçilerin de banka ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının derhal ertelenmesi gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÜRÜNLERİNİ SATAMAYAN, DEPOLAYAMAYAN ÇİFTÇİLER ÇEKİRDEKLERİNİ TARLALARA GÖMDÜ!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tavas’ta Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı 53 bin dekar alanda ayçiçeği üretimi gerçekleşti. Ziyarette; ayrıca sisteme kayıtlı olmayan 25 bin dekar alanda daha üretim yapıldığı çitçiler tarafından ifade edildi. 5 bin aile ürünlerini hasat etmesine rağmen satıp parasını alamadı. Geçen yıl 13 lira 75 kuruştan ayçiçeği satan üreticiler bu yıl alım yapan firmalardan 6 lira fiyat aldı. Geçen yıl alım noktalarında tır kuyrukları oluşurken bu yıl ürünlerini depolayamayan çiftçiler ayçiçeğini tarlaya gömerek depolamaya çalıştı. Bir hafta içinde ürünlerini satamayan üreteciler yağmurların gelmesi ile birlikte ürünlerini kaybetme tehlikesi yaşadıklarını belirterek, “Bizi zararına satmaya zorluyorlar” diye isyan etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Solmaz’da çiftçilik yapan en genç benim diyen Mehmet Saka’nın isyanı ise gençlerin bu ülkede üretmek istese de nasıl engellendiğini gözler önüne serdi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YAŞIM 23, BEN 200 BİN LİRA ZARARLA NE YAPACAĞIM?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Köyde çiftçilik yapan en genç ben varım. Ben yıllık 4 senedir çekirdek ekiyorum 4 senedir BAĞKUR borcumu ödeyemiyorum. Çünkü elimde bir şey kalmıyor. Tüccar 6,5 lira para veriyor çekirdeğe. Benim maliyetim 9 lirayı buldu. Biz bunu arkasından 9 aya yakındır koşuyoruz. Sürümden ekimi kaldırana kadar. Bir aydan beri her gece malın başında yatıyorum. Bir mal bu kadar kepaze olmaz. Böyle hiçbir genç kalkınamaz. İlaç aladık harman vadeli, gübre aldık harman vadeli, boru düzeni aldık harman vadeli. Nasıl çıkacağız bu işin içinden? Geçen sene 110 lük su borusunu 60 liraya aldım bu sene 115 liraya aldık. 120 liraya DAP gübresi aldım bu sene 210 liraya aldım. Şu an 420 lira… Benim para kazanmam için 13-14’ten satmam lazım. Bu da bir daha ekebilmemiz için hazırlık yapmamız lazım kalan parayla. 9 lira maliyetimiz, 6,5 lira fiyat veriyorlar çekirdeğe. Ben aşağı yukarı 200 bin lira zarar ediyorum. Daha benim yaşım 23. Ben seneye neyle ekeceğim bunu. Seneye ekebilecek miyim? Tarlanın düzenini neyle kuracağım? Sadece iki veya üç tüccar var. Üç tüccar Tavas Ovası’nı elini aldı.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KAR ETMEYİ GEÇTİK BARİ ZARAR ETMEYELİM</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Girdi maliyetlerinin yüksekliğinden yakınan üreticiler harman ile birlikte ödemelerin başladığını fakat ödeme yapacak güçlerinin olmadığını belirtti. Karaca’ya dertlerini anlatan üreticiler sulama, elektrik, gübre, mazot ödemelerinin geldiğini fakat ürün satamadıkları için bu ödemeleri yapamayacaklarını kaydetti; “Toprak Mahsülleri Ofisi (TMO) alım yapsın. Kar etmeyi düşünmüyoruz bari zararına satmayalım” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte beyaz çekirdek üreticilerinin ifadeleriyle can çekişen tarım sektöründe durum:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>UZMANLAR HESAP YAPMIYOR MU!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Tavas’ta her sene maliyetler nedir girdisi çıktısı nedir bilen kişilerden biriyim. 300 baş hayvan alıp kooperatif kurduk. Süt 60 kuruş. Yemin çuvalı 18 lira. Bir kilo yeme kaç kilo süt alıyoruz. Bugün süt 33 kuruş dediler tekrar geri çektiler. Yemin çuvalı 160-170 lira. Kaç kilo yeme kaç kilo süt alıyoruz bu ziraat mühendisleri veterinerler acaba bu hesabı bilmiyor mu?”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GEÇEN YIL 140 TL’YE ALINAN GÜBRE BU YIL 450 TL!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Bizim burada üretilen çerezlik beyaz çekirdek yurt dışına gidiyor. Girdilerimiz arttı. Geçen sene 80-90 liraya aldığımız üre gübresi bu sene 200 lira… 140 liraya alınan destekleme gübresi 450 lira... Bunun çiftçinin artık dayanacak gücü kalmadı. Türkiye büyük firmaların eline teslim olmuş. Tarımda da hayvancılıkta da her konuda böyle. Biz köylüler artık dayanacak gücümüz kalmadı. Planlı programlı güzel bir tarım istiyoruz. Biz ezilmekten fakirleşmekten kurtulamayız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>EMEĞİMİZ ZAYİ OLUYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Çiftçinin yüzde 95’inin deposu yok. Depo olmadığı için çekirdekler harman yerinde. Yarın bir yağmur yağsa bu çekirdek başka bir şeye benzemez emeğimiz zayi olur. Tüccar bunu bizden iyi biliyor. 4 tane tüccar var zaten. 4’ü anlaştı. 4 kişinin elinde ova. Kartelleşti yani bu ülkenin ekonomi bakanları istediği zaman maliyeciyi çağırıp bu firmalara neden göndermiyor? Bunu yapsa işler farklı olur.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AİDAT ALIRKEN İYİ, HAK ARAMAYA GELİNCE SES YOK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“ÇKS yaparken bizden aidatları almasını çok iyi biliyorlar. Haklarımızı aramaya gelince sesleri hiç çıkmıyor.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TBMM’ye “Afet ve Acil Durum Yönetimi Bakanlığı” teklifi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tbmmye-afet-ve-acil-durum-yonetimi-bakanligi-teklifi-144555f50897d-4ac4-4f6e-9b92-7518eb841dad2021-09-14T13:33:00+03:00HABER MERKEZİ TBMM’ye “Afet ve Acil Durum Yönetimi Bakanlığı” teklifi

TBMM’ye “Afet ve Acil Durum Yönetimi Bakanlığı” teklifi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye’nin içinde bulunduğu jeolojik konum nedeniyle “Afet ve Acil Durum Yönetimi&nbsp; Bakanlığı”nın acilen kurulması gerektiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) kanun teklifi sunan Dr. Şevkin, son yıllarda üst üste yaşanan afetlerin vatandaşların hayatını kaybetmesine neden olduğunu, geride kalanları da canından bezdirdiğini söyledi. Dr. Şevkin, meclise yasa teklifi olarak sunduğu “Afet ve Acil Durum Yönetimi Bakanlığı”nın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarının; afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetlerin yürütülebilmesi için düzenleme amacı taşıdığını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çığ, deprem, sel, heyelan, yangın afetlerinin art arda yaşandığını, her biri normal koşullarda bir doğa hareketi olan olayların yanlış yönetimler sonucu, insan eli ile&nbsp; büyük can ve mal kayıpları ile sonuçlanan afetlere dönüştüğünü dile getiren Dr. Şevkin,&nbsp;kanun teklifinin gerekçesinde “Türkiye; 2020 ile 2021 tarihleri arasında geçen yaklaşık bir buçuk yıllık zaman diliminde; Elazığ, Bingöl, Van , Manisa, İzmir depremleri, Van-Bahçesaray çığ düşmesi, Adana, Antalya, İstanbul, Giresun, Van, Bursa, Rize, Artvin, Samsun, Sinop, Kastamonu, Bartın’ da meydana gelen sel baskınları, Antalya, Muğla, Burdur, Aydın, Osmaniye, Maraş gibi birçok yerleşim biriminde meydana gelen yangınlar, Orta, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde görülen kuraklık, aşırı su çekimi nedeniyle meydana gelen obruklar, Marmara’da yaşanan müsilaj sorunu gibi çeşitli&nbsp; afetlere maruz kalmıştır. Oluşan afetler sonrası&nbsp; 400’den fazla yurttaşımız yaşamını yitirmiş, binlerce vatandaşımız yaralanmış, 100 binden fazla konut, işyeri gibi bina ve bina türü yapı başta olmak üzere çok sayıda sanat yapısı, nehir tipi Hidroelektrik Santrali (HES) ve altyapı tesisi zarar görmüş veya yıkılmıştır. Yaşanan bu afetlerden dolayı ülkemiz son bir buçuk yıllık sürede 50 milyar liranın üzerinde ekonomik kayıpla da karşı karşıya kalmıştır” ifadelerine yer verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GEREKÇEYİ AÇIKLADI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Afetlerin doğa, iklim, biyolojik, teknolojik ve sosyal kaynaklı meydana geldiğini dile getiren Dr. Şevkin, 4 bölümden oluşan kanun teklifindeki gerekçeyi şu sözlerle açıkladı:</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;“Ülkemiz halen 1959 yılında çıkarılmış olan afet yasası ile yönetilmektedir. İnsanoğlunun artık marsta yaşamı kurguladığı bir süreçte, yaşadığımız bunca afet/felakete karşın halen gerekli yasal düzenlemelerin yapılmamış olması kabul edilemez. Sadece 2020 yılında depremlerde 198 insanımız yaşamını yitirmiştir. Doğa kaynaklı afetlerde, depremlerden sonra ülkemizde en çok can kaybı heyelanlar nedeniyle meydana gelmektedir. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Avrasya Yerbilimleri Enstitüsü’nün yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye’de son 90 yılda meydana gelen 389 heyelanda 1343 kişinin hayatını kaybettiği, her yıl ortalama 4 ölümlü heyelan meydana gelirken son yirmi yılda bunun iki kat arttığı ifade edilmiştir. Ülkemizde özellikle 2000’li yıllardan sonra meteorolojik afetlerin oluşum sayılarında da belirgin bir artış görülmektedir. Samsun Üniversitesi Meteoroloji Bölümü öğretim üyesi&nbsp; Dr. Abdullah Kahraman’ın yaptığı araştırmaya göre 1980 ile 2018 yılları arsında 39 yıllık süreçte Türkiye’de selden ölenlerin sayısı 1242’dir. 39 yılda her yüz bin kişiden 1,52'si sellerden dolayı hayatını kaybetmiştir. Türkiye'de yılda ortalama 32 kişi sellerden dolayı ölmektedir. 2021’deki felaket ayrıca değerlendirilmelidir.&nbsp;Orman&nbsp;Genel Müdürlüğü verilerinden alınan bilgilere göre, Türkiye'de 1937'den&nbsp;2020&nbsp;yılı sonuna kadar kaydı tutulan toplam&nbsp;orman yangını&nbsp;sayısı 114 bin 941 olarak tespit edilmiştir. 2011-2020&nbsp;yıllarını kapsayan 10 yılda toplam 26 bin 311&nbsp;orman yangını&nbsp;çıkmış, Temmuz 2021'de Antalya'nın Manavgat ilçesinde başlayan ve 49&nbsp; ilde 299 bölgede meydana gelen orman yangınlarında maalesef 8 kişi hayatını kaybetmiş, yüzbinlerce hektar orman ve yerleşim yeri küle dönmüş ve ekosistemi oluşturan&nbsp; binlerce canlı ölmüş, yok olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MÜSİLAJA DA DİKKAT ÇEKTİ</strong><br />Türkiye’de içi boşaltılan kurumlar, liyakatsiz kadrolar, anında karar&nbsp; verme ve müdahale beceri ve yeteneğinden yoksun yönetsel anlayış, her alanı yangın ve afet bölgesi haline getirmiştir.&nbsp;&nbsp;Diğer yandan son 17 yılda 21 kez değiştirilen 6831 sayılı yasanın ilgili maddelerinde yapılan pek çok değişiklik, orman alanlarının çeşitli sebeplerle imara açılmasını oldukça kolaylaştırmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Benzer şekilde çevresinde 25 milyon insanın yerleşmiş olduğu Marmara denizi evsel atıklar, sanayii atıkları, katı atıklar, sintine suları, inşaat atıkları, kıyı yağma ve doldurmaları, Marmara adası ve Marmara civarında işletilen taş ve mermer ocağı atıkları vb. nedeni ile adeta can çekişir hale gelmiş ve 2021 yılı mayıs ayında adeta bu kadar atığa tepki vererek yaklaşık deniz yüzeyinden 30 metre derinliğine kadar musilaj (deniz salyası) ile kaplanmıştır. Bu da ekolojik bir afettir. Balıkçılar, 125 olan balık türünün 5’ e düştüğünü deniz altında mercandan, deniz çayırına varana dek birçok türün tamamen yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını ifade etmişlerdir.&nbsp;1999 depreminden bu güne&nbsp; kadar göreve gelen 9 Hükümet deprem/afet gerçeğini yok saymıştır. İktidarların “İmar Barışı” adı altında getirdiği aflar, “Fay Zonları”nın yapılaşmaya açılması, “Dere Yatakları” ile “Heyelanlı Alanları Yapılaşmaya Açan Uygulamalar”&nbsp; ile doğa olaylarının felaketle sonlanmasına neden olan uygulamalar içinde olmuşlardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizde&nbsp; afet yönetimi bütünlüklü olarak ele alınmadığı gibi insan ve çevre odaklı olmaktan uzak, arsa ve arazi rantı politikalarına bağlı olarak doğa kaynaklı afet tehlike ve riskleri açısından sorunlu dere yatakları, fay zonlarının üstü, heyelanlı alanları plansız bir şekilde imara ve talana açmasının bir sonucu olduğu görülmektedir. Afet yönetimi bir devlet politikası haline getirilmelidir. Fay zonlarını, dere taşkın alanları ve yataklarının, heyelanlı alanların yapılaşmaya açılmasından derhal vazgeçilerek tıpkı SİT alanlarında olduğu gibi imar planlarına bu alanlar yapılaşma yasaklı alanlar olarak işlenip yerleşime açma konusunda hiçbir taviz verilmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“YETKİ, İLETİŞİMSİZLİK KARMAŞASI SONA ERMELİ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp; 7269&nbsp;sayılı&nbsp; yasa yerine&nbsp; derhal günün teknik, bilimsel, sosyal, coğrafi&nbsp; dokusuna uygun&nbsp; yasa hayata geçirilerek&nbsp; afet mevzuatı yeniden yapılandırılmalı; diğer ülkelerde de örneğine rastlanan, deprem özelindeki çalışmalara referans olacak bir&nbsp;<u>“Fay Yasası”</u>&nbsp;derhal hayata geçirilmelidir; imar planları ve yapılaşma açısından&nbsp;“Diri Fay Haritası”,&nbsp;“Yüzey Faylanması Tehlikesinin Değerlendirilmesi”, “Kuraklık”, “Taşkın Tehlike ve Risk Haritalarının”&nbsp;kullanımı gibi farklı afet türlerine ilişkin&nbsp;tedbirlerin alınmasını sağlayacak alt mevzuat düzenlemeleri acilen gerçekleştirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Afet mevzuatı yeniden yapılandırılırken&nbsp;“İmar, Yapı Üretim ve Denetim, Çevre, Orman, Mera, Tabiat Varlıkları Koruma Kanunları” yeniden yapılandırılmalı;&nbsp; imar, yapı üretim ve denetim ile afet mevzuatı arasındaki kopukluk giderilerek risk azaltma odaklı bütünleşik afet yönetim sistemi içerisinde birbirine entegre olarak çalışır hale getirilmelidir. Bu kapsamda DSİ Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Taşkın Tehlike ve Risk Haritaları”&nbsp;imar mevzuatının bir parçası haline getirilmeli, yüksek taşkın riski bulunan alanlar imar planlarına işlenerek bu alanlar yapı üretimine kapatılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine bu kapsamda büyükşehir belediyeleri başta olmak üzere yerel idarelerin organizasyon yapısında acilen değişikliğe gidilerek bünyelerinde “Afet Daire Başkanlıkları”&nbsp; kurulmalıdır.&nbsp;Tüm bu sorunların çözümü ve etkin önlemler alınması için hazırladığımız kanun teklifi Türkiye’de acilen bir “Afet ve Acil Durum Yönetimi Bakanlığı” kurulmasını amaçlamaktadır. Çalışmaların tek bir kurum çatısı altında yapılması gereklidir. Böylelikle yetki, iletişimsizlik, eşgüdüm eksikliğine derhal son verilmelidir.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[YILDIRIM KAYA: Pandemide Okulların Açık Kalması İçin Ne Yapmalıyız]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yildirim-kaya-pandemide-okullarin-acik-kalmasi-icin-ne-yapmaliyiz-14454d981a5ef-cb49-4801-9647-08240dc52ba72021-09-14T13:27:00+03:00HABER MERKEZİ YILDIRIM KAYA: Pandemide Okulların Açık Kalması İçin Ne Yapmalıyız

YILDIRIM KAYA: Pandemide Okulların Açık Kalması İçin Ne Yapmalıyız

EĞİTİM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINI HER ZAMAN UYARDIK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Milli Eğitim Bakanlığına yaptığımız uyarılar dikkate alınmadığı için 2021-2022 eğitim öğrenimyılınında sorunlar yumağıyla başladığına tanıklık ettim.</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Okullarda öğretmen açığı olduğu için bu dönem de ücretli öğretmenler görevlendirilmiş.</span></li><li><span style="font-size:18px">Sınıf mevcutları Bilim Kurulu’nun açıkladığı 15 kişilik sınıf mevcudunun çok uzağında.</span></li><li><span style="font-size:18px">MEB’in verilerine göre 2020-2021 eğitim öğrenim yılında bir dersliğe</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">-İmam Hatip ortaokullarında 27</span></p><p><span style="font-size:18px">-Genel ortaokullarda 24</span></p><p><span style="font-size:18px">-İmam Hatip Liselerinde 15</span></p><p><span style="font-size:18px">-Genel Liselerde 32</span></p><p><span style="font-size:18px">-Meslek liselerinde 24</span></p><p><span style="font-size:18px">öğrenci düşmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama derslikler yetersiz, çocuklarımıza 40-50-60 kişilik sınıflarda eğitim öğrenim veriliyor.</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Dezenfekten ve maske dışında hijyene yönelik bir tedbir alınmamış. (Ankara’da bazı okullarda öğrencilerden maske getirmeleri isteniyor)</span></li><li><span style="font-size:18px">Temizlik personeli yok, olanlar da yeterli sayıda değil.</span></li><li><span style="font-size:18px">Tuvalet ve lavabolar yetersiz ve temiz değil…</span></li><li><span style="font-size:18px">Lavabolarda sıvı sabun yok!</span></li><li><span style="font-size:18px">Okulların güvenliğini sağlayacak güvenlik personeli yok.</span></li><li><span style="font-size:18px">Okullarada sağlıkçı yok.</span></li><li><span style="font-size:18px">Aşısını yaptırmayan, aşı karşıtı öğretmenlerin derslere girmesi de olaya ne derece esnek yaklaşıldığının göstergesi…</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">Bu şartlar altında yapılacak eğitim ve öğrenim başta çocuklarımız olmak üzere tüm toplumu olumsuz etkileyeceğini hepimiz biliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa ki okulların kapanmaması hepimizin birinci hedefi olmalıdır. Milli Eğitim Balkanı Sn. Mahmut Özerde daha ilk hafta içinde 198 derslikte covid-19 vakası tespit edildiği ve bu nedenle bu sınıflarda eğitim öğrenime ara verildiğini açıkladı.</span></p><p><strong style="font-size:18px">EĞİTİM ÖĞRENİME DEVAM ETMEK İÇİN İVEDİLİKLE YAPILMASI GEREKENLER:</strong></p><ul><li><span style="font-size:18px">31 Ocak 2022 tarihinde yapılacağı duyurulan 15 bin öğretmeninalımı 2020 KPSS puanıyla yapılıp, hemen göreve başlatılmalıdır.</span></li><li><span style="font-size:18px">2021 KPSS sonuçlarıyla da 2022'nın başında 40 bin öğretmen ataması daha yapılmalıdır.</span></li><li><span style="font-size:18px">Normal eğitim öğrenim gören okullarda derslikleri yetersiz ve mevcutları fazla olan sınıflar bölünerek geçici olarak ikili eğitime geçilmelidir.</span></li><li><span style="font-size:18px">Sınıf mevcutları kalabalık okullardan, sınıf mevcutları az olan okullara öğrenciler geçici olarak verilmelidir.</span></li><li><span style="font-size:18px">Üçer günlük gruplar halinde iki grup halinde haftanın altı günü eğitim öğrenim görmeleri sağlanmalı.</span></li><li><span style="font-size:18px">Ders süresi 25 dakika, teneffüsler 15 dakika olarak yeniden düzenlenmelidir.</span></li><li><span style="font-size:18px">İkili eğitim öğrenime ( geçici süre) geçilmeli. İlk grup derse sabah saat 08.00’da başlayıp, saat 12.00’da bitirmeli; ikinci grup ise saat 13.00’da başlayıp saat 17.00’da bitirmelidir.</span></li></ul><p><strong style="font-size:18px">PANDEMİ SÜRESİNCE ŞU PROGRAM UYGULANMALI/ANA DERSLER</strong></p><ul><li><span style="font-size:18px">Ders saatlerini azaltmak için matematik, fen, Türkçe...vb. ana dersler okulda, diğer derslerin ise uzaktan öğrenimle yapılması için esneklik getirilmelidir.</span></li><li><span style="font-size:18px">Yeterli sayıda temizlik personeli alınarak tuvalet ve lavabolar sürekli temiz tutulmalıdır.</span></li><li><span style="font-size:18px">Her eğitim bölgesinde mutlaka bir sağlıkçı olmalıdır.</span></li><li><span style="font-size:18px">Her okulda bir bilişim ( bilgisayar) öğretmeni olmalıdır.</span></li><li><span style="font-size:18px">Yeterli sayıda güvenlik görevlisi alınmalıdır.</span></li><li><span style="font-size:18px">Kapalı olan 17 bin köy okulu açılmalıdır.</span></li><li><span style="font-size:18px">Derslik açığı kapatılmalıdır.</span></li><li><span style="font-size:18px">İnşaatı tamamlanmayan okullar hızla tamamlanarak eğitimin hizmetine verilmelidir.</span></li><li><span style="font-size:18px">Aşı karşıtı olup, aşısını yaptırmayan öğretmenler derse girmemelidir.</span></li><li><span style="font-size:18px">Aşısız olan hiç kimse okula alınmamalıdır.</span></li></ul>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Son 5 Yılda Tıp Fakültelerinde 5.798, Diş Hekimliği Fakültelerinde 2.570 Yabancı Uyruklu Öğrenci Eğitim Almış]]>https://www.haberanaliz.net/haber/son-5-yilda-tip-fakultelerinde-5798-dis-hekimligi-fakultelerinde-2570-yabanci-uyruklu-ogrenci-egitim-almis-144533b05d1f1-0624-4f48-b00c-451092fd99f52021-09-14T13:23:00+03:00HABER MERKEZİ Son 5 Yılda Tıp Fakültelerinde 5.798, Diş Hekimliği Fakültelerinde 2.570 Yabancı Uyruklu Öğrenci Eğitim Almış

Son 5 Yılda Tıp Fakültelerinde 5.798, Diş Hekimliği Fakültelerinde 2.570 Yabancı Uyruklu Öğrenci Eğitim Almış

EĞİTİM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">YÖK verilerine göre 2019-2020 eğitim öğretim yılı itibariyle yükseköğretim kurumlarında eğitim gören yabancı uyruklu öğrenci sayısı 185.047 iken bu öğrencilerin 119.611’i erkek, 65.436’sı kadın. 2013-2014 eğitim öğretim yılında ise toplam yabancı uyruklu öğrenci sayısı 48.183 iken bu öğrencilerin 33.431’i erkek, 14.752’si kadındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2013-2014 eğitim öğretim yılında Afgan uyruklu öğrenci sayısı 2.332 iken, 2019-2020 eğitim öğretim yılında 7.517'ye yükselmiş. Suriye uyruklu öğrenci sayısı ise, 2013-2014 eğitim öğretim yılında 1.785 iken 2019-2020 eğitim öğretim yılında 37.236 olmuş.</span></p><p><span style="font-size:18px">YÖK tarafından verilen yanıtı değerlendiren CHP’li Şeker, “<em>Son 5 yılda uluslararası öğrenci sınavları vasıtasıyla yükseköğretim kurumlarımızın Tıp Fakültelerinde 5.798, Diş Hekimliği Fakültelerinde 2.570 yabancı uyruklu öğrenci eğitim hakkı kazanmış. Tıp eğitimi ve diş hekimliği eğitimi, devlete maliyeti en yüksek bölümlerin başında gelmektedir. Ülkemizde ciddi bir hekim açığı mevcutken, insanlar devlet hastanelerinde, üniversite hastanelerinde açık randevu bulamıyorken, bizim önceliğimiz kendi ülkemizin hekim açığını kapatacak bir kontenjan düzenlemesi yapmak olmalıydı</em>” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>İstanbul’da Yabancı Uyruklu Öğrenci Sayısı 4’e Katlanmış</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">YÖK verilerini paylaşan CHP’li Şeker, “<em>İstanbul’da eğitim gören yabancı uyruklu öğrenci sayısı 2013-2014 eğitim öğretim yılında 14.059 iken, 2019-2020 eğitim öğretim yılı itibariyle 56.102’ye çıkarak 4’e katlanmış"&nbsp;</em>değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Uluslararası Öğrenci Sınavı (YÖS) Nedir?</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası Öğrenci Sınavı (YÖS), Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında okumak isteyen yabancı uyruklu öğrencilerin girecekleri ve sonuçlarını bu kurumlara kabul için başvururken kullanabilecekleri bir sınavdır. Bu sınav 2010 yılına kadar ÖSYM yapılmakta iken, aynı yıl içerisinde ve 2011 yılında alınan karar ile&nbsp;Uluslararası Öğrenci Sınavlarını üniversiteler kendi bünyelerinde düzenlemektedir.&nbsp;&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Dağıtılan Tablet Sayısı 2 Milyon mu, 665 bin mi?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/dagitilan-tablet-sayisi-2-milyon-mu-665-bin-mi-1445288657ec6-5146-45e0-ba93-881635b7643e2021-09-14T13:19:00+03:00HABER MERKEZİ Dağıtılan Tablet Sayısı 2 Milyon mu, 665 bin mi?

Dağıtılan Tablet Sayısı 2 Milyon mu, 665 bin mi?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, uzaktan eğitim sürecinde dağıtılan tabletlere ilişkin yaptığı CİMER başvurusuna gelen yanıtı kamuoyu ile paylaştı. MEB tarafından gelen yanıtta, 23 Mart 2020 tarihi ile 6 Eylül 2021 tarihleri arasında geçen 18 aylık sürede MEB tarafından dağıtılan tablet sayısı 665 bin 234 olarak açıklandı. Cumhurbaşkanı’nın 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Programında kullandığı <em>“2 milyon tablet bilgisayarı öğrencilerimize ulaştırdık”</em> ifadelerini hatırlatan CHP’li Adıgüzel, <em>“Dağıtılan tablet sayısı 2 milyon mu, 665 bin mi?” </em>diye sordu. MEB tarafından açıklanan tablet sayısı ile Cumhurbaşkanı’nın dağıtıldığını ifade ettiği tablet sayısının açıkça çeliştiğini belirten CHP’li Adıgüzel, <em>“Yoksa Sayın Cumhurbaşkanını dağıtılan tabletler konusunda bilgilendiren danışmanları Fatih Projesi ile dağıtılan1 milyon 437 bin tableti de mi işin içine katıyor? Eğer öyleyse Cumhurbaşkanı’na buradan hatırlatmak lazım. O tabletler bugün kullanılamaz halde” </em>dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“En Çok Tablet Dağıtılan İl Gaziantep”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Adıgüzel, yazılı olarak yaptığı basın açıklamasında MEB Yenilik Ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından gelen yanıtın detaylarını paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gelen yanıtta, <em>“Bakanlığımızın 23 Mart 2020, 6 Eylül 2021 tarihleri arasında COVİD-19 salgını nedeniyle gerçekleştirilen uzaktan eğitim sürecinde evinde TV, tablet bilgisayar ve internet erişimi bulunmayan ve EBA Destek Noktalarına erişim imkânı olmayan öğrencilere yönelik dağıtım yaptığı tablet bilgisayar sayısı 665.234’tür”</em> denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dağıtılan tabletlerin illere göre dağılımına ilişkin soruya gelen yanıtta, en çok tablet dağıtılan il Gaziantep olarak açıklandı. 85 bin 862 adet tablet ile Gaziantep birinci sırada yer alırken, Yalova listede son sırada yer aldı. Uzaktan eğitim döneminde Yalova’da dağıtılan tablet sayısı ise yalnızca 260’da kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gaziantep’i sırasıyla Şanlıurfa, İstanbul, Van ve Diyarbakır takip etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>En Çok Tablet Dağıtılan İlk 5 İl</strong></span></p><table align="center" border="1" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td style="height:22px; width:136px"><p><strong>İL</strong></p></td><td style="height:22px; width:137px"><p><strong>DAĞITIMI YAPILAN TABLET ADEDİ</strong></p></td></tr><tr><td style="height:20px; width:136px"><p><strong>GAZİANTEP</strong></p></td><td style="height:20px; width:137px"><p>85862</p></td></tr><tr><td style="height:20px; width:136px"><p><strong>ŞANLIURFA</strong></p></td><td style="height:20px; width:137px"><p>68726</p></td></tr><tr><td style="height:20px; width:136px"><p><strong>İSTANBUL</strong></p></td><td style="height:20px; width:137px"><p>37883</p></td></tr><tr><td style="height:20px; width:136px"><p><strong>VAN</strong></p></td><td style="height:20px; width:137px"><p>27862</p></td></tr><tr><td style="height:20px; width:136px"><p><strong>DİYARBAKIR</strong></p></td><td style="height:20px; width:137px"><p>19474</p></td></tr></tbody></table><p><span style="font-size:18px">Yalova ile birlikte en az tablet dağıtılan iller ise Bolu, Çankırı, Tunceli ve Burdur olarak açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>En Az Tablet Dağıtılan Son 5 İl</strong></span></p><table border="1" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td style="height:21px; width:149px"><p><strong>İL</strong></p></td><td style="height:21px; width:153px"><p><strong>DAĞITIMI YAPILAN TABLET ADEDİ</strong></p></td></tr><tr><td style="height:21px; width:149px"><p><strong>BOLU</strong></p></td><td style="height:21px; width:153px"><p>762</p></td></tr><tr><td style="height:21px; width:149px"><p><strong>ÇANKIRI</strong></p></td><td style="height:21px; width:153px"><p>759</p></td></tr><tr><td style="height:21px; width:149px"><p><strong>TUNCELİ</strong></p></td><td style="height:21px; width:153px"><p>678</p></td></tr><tr><td style="height:21px; width:149px"><p><strong>BURDUR</strong></p></td><td style="height:21px; width:153px"><p>322</p></td></tr><tr><td style="height:21px; width:149px"><p><strong>YALOVA</strong></p></td><td style="height:21px; width:153px"><p>290</p></td></tr></tbody></table><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, dağıtılan tablet sayısı İstanbul’da 37 bin 883, Ankara’da 12 bin 802, İzmir’de 16 bin 834 oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İllere göre dağıtılan tablet sayısı şu şekildedir:</span></p><table border="1" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ADANA </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>16187</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ADIYAMAN </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>12076</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>AFYONKARAHİSAR</strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>5940</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>AĞRI </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>17888</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>AKSARAY </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1711</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>AMASYA </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>2456</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ANKARA </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>12802</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ANTALYA </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>12322</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ARDAHAN </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>2262</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ARTVİN </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>854</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>AYDIN </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>3573</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>BALIKESİR </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>4069</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>BARTIN </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>958</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>BATMAN </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>12081</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>BAYBURT </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>799</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>BİLECİK </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>775</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>BİNGÖL </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>6438</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>BİTLİS </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>11299</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>BOLU </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>762</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>BURDUR </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>322</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>BURSA </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>11714</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ÇANAKKALE </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1425</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ÇANKIRI </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>759</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ÇORUM </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>3366</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>DENİZLİ </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>2151</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>DİYARBAKIR </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>19474</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>DÜZCE </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1615</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>EDİRNE </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1655</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ELAZIĞ </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>3489</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ERZİNCAN </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1759</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ERZURUM</strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>13940</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ESKİŞEHİR </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>2921</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>GAZİANTEP </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>85862</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>GİRESUN </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>3490</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>GÜMÜŞHANE </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1257</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>HAKKARİ </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>6227</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>HATAY</strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>14586</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>IĞDIR</strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>3923</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ISPARTA </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1752</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>İSTANBUL </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>37883</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>İZMİR </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>16834</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>KAHRAMANMARAŞ </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>15425</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>KARABÜK </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>834</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>KARAMAN </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1679</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>KARS</strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>7753</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>KASTAMONU </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1946</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>KAYSERİ </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>9038</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>KIRIKKALE </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1366</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>KIRKLARELİ </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1117</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>KIRŞEHİR </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1367</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>KİLİS </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>4051</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>KOCAELİ </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>9240</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>KONYA </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>16078</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>KÜTAHYA </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>4363</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>MALATYA </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>7450</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>MANİSA </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>8247</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>MARDİN </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>18397</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>MERSİN </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>11897</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>MUĞLA </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>2574</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>MUŞ </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>8630</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>NEVŞEHİR </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1298</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>NİĞDE </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>4587</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ORDU</strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>2980</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>OSMANİYE </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>6154</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>RİZE </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1149</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>SAKARYA </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>3055</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>SAMSUN</strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>5797</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>SİİRT </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>6119</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>SİNOP </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1525</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>SİVAS </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>4341</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ŞANLIURFA </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>68726</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ŞIRNAK </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>10866</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>TEKİRDAĞ </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>4199</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>TOKAT </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>8144</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>TRABZON </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>9529</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>TUNCELİ </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>678</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>UŞAK </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1782</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>VAN </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>27862</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>YALOVA </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>290</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>YOZGAT </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1688</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>ZONGULDAK </strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p>1357</p></td></tr><tr><td style="height:19px; width:173px"><p><strong>TOPLAM</strong></p></td><td style="height:19px; width:64px"><p><strong>665.234</strong></p></td></tr></tbody></table><p><span style="font-size:18px">Yanıtta ayrıca <em>“Tablet bilgisayarların ilçe bazında dağılımları İl Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından planlanmıştır”</em> denildi ancak bu planlamanın hangi kriterler baz alınarak yapıldığı açıklanmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Yeni Tabletlerin Dağıtılmasına ilişkin Plan Yok”</strong><br />CHP’li Adıgüzel’in <em>“Önümüzdeki süreçte okulların yeniden uzaktan eğitime geçmesi ihtimali çerçevesinde öğrencilere ek tablet dağıtımı yapılması planlanmakta mıdır? Eğer planlandı ise, ne zamana kadar, kaç tablet dağıtılması öngörülmektedir?”</em> sorusuna gelen yanıtta ise, <em>“Hâli hazırda öğrencilere yönelik tablet dağıtım planı olmamakla birlikte, salgının seyrine göre Bakanlığımız ihtiyaç duyulacak her türlü ek tedbiri alarak eğitim öğretimin sorunsuz bir şekilde devamlılığını sağlayacaktır</em>” ifadeleri kullanıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Her Sınıfa 2 Tablet Bile Düşmedi”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gelen yanıta ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adıgüzel, <em>“Ülkemizde örgün eğitimde özel okullar hariç resmi okullarda 593 bin 632 derslik var. Dağıtılan tabletlere baktığımızda her sınıfa 2 tablet bile düşmüyor. Öte yandan, yalnızca resmi verilere göre 4 milyonu aşkınöğrenci pandemi süresince online eğitime hiçbir vasıta ile erişememiş, erişebilenlerin önemli bir kısmı da cep telefonu gibi göz ve duruş sağlığı için çok da tercih edilmemesi gereken araçlar ile erişim sağlayabilmiş. Temennimiz elbette yüzyüze eğitimin kesintisiz bir şekilde sürdürülmesi, çocuklarımızın okullarından, sıralarından, öğretmenlerinden ve arkadaşlarından koparılmadan nitelikli eğitime erişebilmesidir. Ancak vakaların seyrinde yaşanacak olası bir artış durumunda uzaktan eğitime geçilmesi planlanıyorsa, şimdiden her çocuğumuzun en uygun araçla eğitime erişebilmesi için gerekli planlamalar yapılmalı. Sokağa çıkma yasağında bile geçilmeyen köprüler, otoyollar için yandaş şirketlere milyarlarca dolar aktaran, yandaşlarının vergi borcunu bir kalemde silen iktidar milletin vergisini yandaşına değil, milletin çocuğuna, bu ülkenin geleceğine yatırmalı; hiçbir çocuk dersinden geri kalmayacak şekilde kaynak dağılımını sağlamalı</em>” uyarısında bulundu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’Lİ ANTMEN’DEN ŞOK İDDİA ‘TÜRKİYE’DE SURİYE KANUNLARI UYGULANIYOR’]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-antmenden-sok-iddia-turkiyede-suriye-kanunlari-uygulaniyor-14451e7a6e7c2-e738-47cc-957b-3db96522bb212021-09-14T13:16:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’Lİ ANTMEN’DEN ŞOK İDDİA ‘TÜRKİYE’DE SURİYE KANUNLARI UYGULANIYOR’

CHP’Lİ ANTMEN’DEN ŞOK İDDİA ‘TÜRKİYE’DE SURİYE KANUNLARI UYGULANIYOR’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP’li Vekil burada yaptığı açıklamada Suriyeli sığınmacılarla ilgili şok bir iddiayı gündeme taşıdı. Antmen “Türkiye’ye Suriye’den gelmiş 14,15,16 yaşlarında Suriyeli çocuklar doğum yapıyor. Hastanelerde bunların yaşları ortaya çıkınca konu adliyeye intikal ediyor. Fakat bazı ağır ceza hakimleri, Suriyeli çocukların doğum yapmasının Suriye kanunlarına göre ceza gerektirmediğini ifade ederek sanıkları serbest bırakıyor. Yani bazı hakimler Türkiye’de Türk kanunları yerine Suriye kanunlarına göre karar veriyor. Bakın bu vatan hainliğidir. Bu Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Anayasasını çiğnemek demektir. Türk Ceza Kanunu’na ve yasalarımıza göre bizim kanunlarımız sınırlarımız içinde herkes için geçerlidir. Bu kararı veren hakimler çok büyük suç işlemektedir. Osmanlı’da Kapitülasyonlarda&nbsp;her ayrı millet kendi yasalarına göre yargılanırdı. Burası Osmanlı değil özgür ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti. Bu kararı verenler hem ülkeyi bölmekte hem de çocukların suiistimalini meşrulaştırmaktadır” ifadelerini kullandı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÖKHAN ZEYBEK: HANİ EKONOMİ UÇUYORDU?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gokhan-zeybek-hani-ekonomi-ucuyordu-144503defb55d-2bdd-4d22-9629-2d40fe1812042021-09-14T13:12:00+03:00HABER MERKEZİ GÖKHAN ZEYBEK: HANİ EKONOMİ UÇUYORDU?

GÖKHAN ZEYBEK: HANİ EKONOMİ UÇUYORDU?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>“KÖYLÜ PERİŞAN. HAYVANCILIK AÇISINDAN SON 50 YILIN EN KÖTÜ KIŞINI GEÇİRECEĞİZ. ÖNÜMÜZDEKİ KIŞ ETİ VE SÜTÜ BUGÜNKÜ FİYATTAN ALABİLMEK MÜMKÜN OLMAYACAK.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“2020 yılının tarımsal destekleri çiftçiye ödenmemiş, 2021 yılının ödemeleri ile ilgili bir planlama görünmüyor. Köylünün bu kışı nasıl geçireceği belli değil. Bu kış eti ve sütü bugünkü fiyattan daha pahalı tüketeceğiz. Saman 1.200 TL’ye çıkmış, kuru otun fiyatı 2.200 TL’ye çıkmış, arpanın tonu 3.000 TL’ye yaklaşmış. Bu pahalılıkla geçimini sağlayamayan,otlakları kurumuş, samanı bile olmayan köylü, hayvanlarının hepsine bakamayacağı için bunların bir kısmını hatta gebe ineklerini bile mezbahaya kesime gönderiyor. Köylümüz bu ineklerden alacağı para ile otunu, samanını temin edip bu kışı geçirebilme derdine düşmüş durumda. Bundan sebeple pazara sürülen hayvan sayısı çok artınca geçen yıl 12.000 TL’ye satılan yavrulama yeteneğine sahip bir inek bugün 6.000-7.000 TL’ye satılamıyor. Gördüğümüz şudur; Türkiye’nin hayvansal birikiminin önemli bir kısmı kaybedilme tehlikesi ile karşı karşıya. Hayvancılık açısından Türkiye tarihinde son 50 yılın en karanlık kışını geçireceğiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TARIM BAKANI PAKDEMİRLİ, ULUSLARARASI TEKELLERİN TÜRKİYE’DEKİ TEMSİLCİLİĞİNE SOYUNMUŞ DURUMDA”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Bugün öğrendik ki; Uluslararası tekellerin Türkiye’deki temsilciliğine soyunmuş Tarım Bakanı Pakdemirli, Ankara’da yeni yapılan DSİ binasında 7. Makam odası için milyonlarca TL’lik dekorasyon yaptırıyor. Yukarıdan aşağıya doğru bakıldığında Saray’ın, Saray’a hizmet edenlerin ve Saray ile birlikte bu ülkeyi yönetenlerin ne köylüden, ne çiftçiden, ne işçiden haberleri yok. Bakın Türkiye’de 83 Milyonun tamamı, olumlu ya da olumsuz gelişmelerden eşit etkilenmiyor. Türkiye’de sayısı iki elin parmaklarını geçmeyecek bir grup var. Bunlar sırtlarını Saray’a dayamışlar, hiçbir ihaleye girmezler ama işler bunlara gelir, bunlar Türkiye’de iş yaparlar ama bütün parayı döviz olarak alırlar.&nbsp; O sebeple dolar 8.30’dan 8.50’ye çıktığında onlar köprü geçiş ücretlerini, garantili hastane ücretlerini, otoyol geçiş ücretlerini artışla almış olurlar. O sebeple onlar ve onların hükümete yerleştirdikleri bakanlar ve bürokratlar dövizin düşmesine izin vermezler. Biz ülke olarak sıkıntılı bir dönemden geçtiğimizde AKP’nin oluşturduğu mutlu azınlık memnun. O yüzdendir ki; Saray’ın, Saray’a hizmet edenlerin ve Saray ile birlikte bu ülkeyi yönetenlerin ne köylüden, ne çiftçiden, ne işçiden haberleri yoktur, hatta umurlarında bile değildir.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ŞANLIURFA’DA DEDAŞ ADINDA ZULMÜN BAŞ ORTAĞI BİR ŞİRKET VAR.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Şanlıurfa’da DEDAŞ diye bir şirket var. Köylü elektrik borcunu ödeyemediğinde bırakın elektriğini kesmeyi trafosunu sökerek götürüyor. Bu pandemi koşullarında köylüye verilmesi gereken destekleri konuşacağımız zamanda köylünün elektriğini kesen, trafosunu söken, çiftçimizi üretimin en yüksek olduğu, tarlanın suya en ihtiyacı olduğu dönemde haziran, temmuz aylarında elektriksiz bırakan ve dolayısıyla da o tarladaki bu ülkenin milli kaynaklarını, bu milletin ürününü susuz bırakan bir şirket bu. Güneydoğu’da yaşayan halkın üzerine bir kabus gibi çöken, sırtını AKP’ye dayamış olan bu şirket kime hizmet etmektedir? Küçük bir araştırma ile Cumhurbaşkanı’nın siyasi yükselişi ile paralel olarak son 20 senede DEDAŞ’ın nasıl yükseldiğini herkes görebilir. Burada suç DSİ ve iktidarda. 21. Yüzyılda Harran gibi yüksek verimli toprakları enerjiye ihtiyaç duymadan doğal akışı ile sulamak ve bu doğrultuda uygulamaları hayata geçirmek gerekirken köylü hala pompa ile kuyulardan su çekerek toprağını suluyor.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“AKP’NİN TOPLUMLA İLİŞKİ KURDUĞU KILCAL DAMARLARI KURUDU.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“AKP’li yöneticileri sokakta göremeyiz, göremiyoruz da. Onlar tefecilerin saltanatı pekişsin diye, Londra’daki bir avuç faizci gelirini artırsın diye ya da Türkiye’deki bir avuç büyük sermaye sahibi çalışmadan daha yüksek paralar kazansın diye uğraşan kesim oldular. AKP’nin toplumla ilişkilerini kurduğu kılcal damarları kurumuş durumda. Bundan sonra halkla aynı noktada buluşmalarının imkanı yok.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BİTLİS AKP MİLLETVEKİLİ İHYA OLSUN DİYE BİTLİS’İN MERKEZİNDEKİ 300 ESNAFI YERLERİNDEN EDİYORLAR.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Bitlis müze gibi bir şehir. Bu şehrin içinden bir dere akıyor. Bu derenin üzerinde zaman içerisinde yerini almış ve şehrin kültürüne katkıda bulunan 300 civarında dükkan bulunuyor. Bu dükkanlar hem kentin kimliği olmuş durumda, hem de Bitlis ekonomisine katkıda bulunmakta. Korunması gereken muhteşem bir mozaik. Buraya kadar her şey olması gerektiği gibi. Ancak ne zaman ki işin içine rant giriyor ve o anda Bitlis halkına eziyet başlıyor. Bölgede arazi kapatan AKP Bitlis Milletvekili o araziye sanayi sitesi kıvamında bir ticaret merkezi yapmaya karar veriyor ve bu dükkanlara potansiyel müşteri olarak dere üzerindeki mütevazı dükkanlarında ekmeğinin peşinde olan esnaf belirleniyor. Plan, şehrin içinden geçen derenin üstündeki dükkanları yıkıp milletvekilinin dükkanlarını bu esnafa satmak olarak kurgulanıyor. Bu, Bitlis halkına zulümdür, Bitlis’e zulümdür. AKP budur. “</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İSTİHDAMIN ARTTIĞI TEMMUZ AYINDA İŞSİZ SAYISI 580.000 ARTTI. HANİ EKONOMİ UÇUYORDU?”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Daha 3 gün önce Cumhurbaşkanı “Türkiye’de Ekonomi Uçuyor” demişti. Evvelki gün açıklanan TÜİK rakamları gösterdi ki sadece geçtiğimiz temmuz ayında Türkiye’de işsiz sayısı 580.000 kişi artmış. Buraya dikkat çekmek istiyorum, Temmuz ayı üretimin arttığı, hasadın alındığı, istihdamın arttığı dönemdir. Ayrıca turizm de bu dönemde ivme kazanır ve en az 500.000 yeni istihdam ortaya çıkar. Buna rağmen 580.000 insanımızın işsiz kalması çok önemli bir mesajdır. Ki bunu söyleyen de; devamlı iktidarın istediği yanıltıcı sonuçları vermekle görevli TÜİK.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de asgari ücret 3.000 TL’nin altında. Geçmişte daha düşük olduğu zamanlar vardı. Önemli olan bu ücretin satın alma gücünün ne durumda olduğu. Sizin ülkenizde domatesin fiyatı 1 TL’den 7 TL’ye çıkmışsa, peynirin fiyatı 25 TL’den 65 TL’ye çıkmışsa, ayçiçek yağının fiyatı 18TL’den 55 TL’ye çıkmışsa sizin asgari ücretinize gelecek %10’luk zam ya da emekli maaşına gelecek %5+5 zamlarla yaşamın insanca sürdürülmesi mümkün değil. “</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ANKARA-SİVAS YHT HATTI ARTIK ERTELENMEYECEK. BİZ İKTİDARA GELECEĞİZ VE BİLİMİN ÖNGÖRDÜĞÜ DEĞERLERE UYGUN OLARAK AÇACAĞIZ.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“CHP olarak Ankara-Sivas YHT Hattı’nı iktidara geldiğimizde açacağız evet ama Çorlu tren kazası, Ankara tren kazası gibi kazaların oluşmaması için teknolojinin ve bilimin öngördüğü değerlere ulaşmış bir altyapı ile açacağız. AKP zihniyeti 400 km’lik Ankara-Sivas YHT hattının 80 km’sini eski raylardan devşirdi ve bu garabeti toplumun önüne koydu. Bu ve buna benzer bilim dışı uygulamalar nedeniyle tren kazaları meydana geliyor, insanlarımızı kaybediyoruz, canımız yanıyor.&nbsp; Bilim bunu kabul etmez.“</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TCDD’YE HİZMET SATANI, TCDD’YE GENEL MÜDÜR YAPTILAR.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Ankara-Sivas YHT hattının bir türlü açılamamasının nedeni; teknik gereksinimlere dikkat edilmeden, zemin iyileştirmeleri yapılmadan, ödenekleri zamanında yerine getirmeden ve bir bölümünün eski, yıpranmış raylardan oluşmasını gözardı eden zihniyetin buna karşılık mitinglerde açılış tarihi vermesidir. Bu hat daha önce bu ve bunun gibi sebeplerle 6 kez açılamamıştı. 4 Eylül 2021’e tekrar yetişmeyince Cumhurbaşkanı diğer bürokratları görevden aldığı gibi bu sefer de Resmi Gazete’de yayımlanan kararname ile TCDD Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Uygun’u görevden alıp yerine&nbsp;TCDD ile "yataklı lüks tren turu"&nbsp;için 40 milyon avroluk sözleşme imzalamış olan&nbsp;Sun Group’un Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkerim Murat Atik'i getirdi. TCDD’ye hizmet satanı, o kurumun başına genel müdür olarak atarsanız burada ciddi soru işaretleri oluşur, TCDD’nin toplumun menfaatleri doğrultusunda yönetilmediği düşüncesi toplumun tüm kesimleri tarafından benimsenir, ki bunun gibi örneklerden oluşan suistimalleri geçmişte bir çok kez tecrübe etmiş bulunuyoruz. O nedenle Cumhurbaşkanı kendi atadığı bakanları, genel müdürleri görevden alarak bu işin içinden çıkamaz. Hesap vermesi gereken,&nbsp;bilimin öngördüğü değerlere ulaşmamış bir altyapı ile açılış yapmaya çalışan&nbsp;iktidardır, iktidarın yetkilileridir, Cumhurbaşkanıdır. Ülkemizin en stratejik ve önemli kamu kurumlarından biri olan TCDD, AK Parti iktidarı döneminde yanlış yönetim politikaları nedeniyle Türkiye tarihindeki en büyük tren kazalarını bizlere yaşatmaya başlamıştır. 2018’de yaşanan ve 25 vatandaşımızın hayatını kaybettiği Çorlu tren faciasının acıları hala taze. Dünyanın en güvenli ulaşım sistemi olarak kabul edilen demiryollarında AK Parti döneminde art arda yaşanan kazalar demiryollarının güvenliğini tartışmalı hale getirmiştir.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Dr. Murat EMİR : Çocuklarımızın eğitimi için zorunlu aşıyı tartışmalıyız]]>https://www.haberanaliz.net/haber/dr-murat-emir-cocuklarimizin-egitimi-icin-zorunlu-asiyi-tartismaliyiz-14449621d1aef-382a-4c49-9341-808d1aca162f2021-09-14T13:07:00+03:00HABER MERKEZİ Dr. Murat EMİR : Çocuklarımızın eğitimi için zorunlu aşıyı tartışmalıyız

Dr. Murat EMİR : Çocuklarımızın eğitimi için zorunlu aşıyı tartışmalıyız

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Zorunlu aşı tartışmalarına yönelik yazılı bir açıklama yapan CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, pandeminin artık, “aşısızların pandemisi” haline dönüştüğünü ve aşı reddinin Türkiye’de toplumsal bağışıklık hedefi için tehdit haline geldiğini ifade etti. Emir, “Özellikle milyonlarca çocuk ve gencimizin yüz yüze eğitimden geri kalmaması için özellikle öğretmenler&nbsp;ve okul çalışanları&nbsp;için zorunlu aşıyı tartışmalıyız ve geniş bir mutabakatla bu uygulamayı hayata geçirmeliyiz” dedi. Emir, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">TÜM NÜFUSUN DAHİL EDİLMESİ GEREKİYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;“İnsanlık tarihi boyunca birçok hastalığın baskılanması ve yayılmasını engelleyen aşı, bugün de salgınla mücadelede elimizdeki en önemli silahımız. Buna rağmen aşının fiyatı, etkinliği ve güvenilirliği konularında Sağlık Bakanlığının süreci gizli yürütmesi, kamuoyunda bazı kuşkulara neden oldu ve bu durum da aşılanma oranlarına yansıdı.&nbsp;Sağlık Bakanı, vaka ve ölüm sayılarını gizlediği gibi aşılanma oranlarında da toplumu yanıltıyor. Aşılanma oranlarını “18 yaş üstü” nüfusu dikkate alarak açıklıyor. Ancak, toplumsal bağışıklık hedefi için tüm nüfusun, hatta 5 milyona yakın mülteci nüfusunun da dahil edilerek 88 milyon üzerinden hesaplama yapılması gerekiyor. Bu durumu dikkate aldığımızda Türkiye’de aşılanma oranları birçok Avrupa ülkesinin gerisinde kalıyor. Örneğin&nbsp;1. doz aşısını olmuş olan kişi sayısı 51,5 milyon ve yüzde 83 oranında.&nbsp;Oysa tüm nüfusa kıyasladığımızda bu oran yalnızca yüzde 58. Bu gerçeği göz önünde bulundurduğumuzda Türkiye, halen toplumsal bağışıklık hedefinden çok uzakta.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">ÖZENDİRİCİ TEDBİRLER ARTIRILMALI</span></p><p><span style="font-size:18px">Her ne kadar Sağlık Bakanlığı açıklamıyor olsa da, Yoğun Bakım Derneğinin en son açıkladığı verilere baktığımızda, yoğun bakıma yatan hastaların yüzde 50’den fazlasının aşısız, yüzde 39’unun da Sinovac aşısını olmuş kişiler olduğunu görüyoruz. Rakamlar bize pandeminin artık aşısızların pandemisi haline dönüştüğünü gösteriyor. Aşının özendirilmesi, bu konuda kamu spotları hazırlanması önemli ancak, artık halk sağlığı, eğitim ve pandeminin sebep olduğu ekonomik maliyetler de göz önünde bulundurularak zorunlu aşının gündeme alınması gerekiyor.&nbsp;Aşılama oranlarının artırılmasının anahtarı, doğru bilgilendirme, doğru iletişim ve özendirici tedbirlerin alınmasıdır. Bunların yetersiz&nbsp;kaldığı durumlarda fiili zorlayıcı önlemeler&nbsp;devreye alınmalıdır.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">AVRUPA'DA ZORUNLU AŞIYA GEÇİLDİ</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu önlemler de yeterli&nbsp;olmazsa özellikle sağlıkçılar ve öğretmenler gibi toplumla iç içe bir biçimde kamusal hizmet yapan meslek grupları olmak üzere belirli meslek grupları için zorunlu aşılamanın&nbsp;gündeme gelmesi beklenebilir. Özellikle birçok Avrupa&nbsp;ülkesinde sağlıkçılar ve bazı kamu görevlileri içi zorunlu aşı uygulamasına&nbsp;geçildiğine ve ABD' de böyle bir düzenleme için hazırlık yapıldığına dikkat çekmek isterim.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">KİMSE EĞİTİM HAKKINDAN YOKSUN BIRAKILAMAZ</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Zorunlu aşı uygulaması ile kişinin&nbsp;vücut&nbsp;dokunulmazlığı&nbsp;hakkı, başka insanların yaşam ve eğitim hakkı başta olmak üzere birçok temel hakkını koruyabilmek için sınırlı bir biçimde ihlal edilmektedir. Her ne kadar Anayasa, kişinin vücut bütünlüğünün dokunulmazlığını garanti altına almış olsa da, devletlerin, tüm bireylerin yaşam hakkını ve sağlığını her türlü riske karşı koruma yükümlülüğü de bulunuyor. Anayasa tarafından teminat altına alınan haklardan biri de eğitim hakkıdır. Anayasanın 42. maddesine göre “Kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” Milyonlarca öğrencinin bir buçuk yıldır yüz yüze eğitimden mahrum kaldığını düşündüğümüzde bu yıl yüz yüze eğitimin aksamadan devam ettirilmesi büyük önem taşıyor. Dolayısıyla zorunlu aşı tartışmasının özellikle eğitim sürecinin aksamaması adına gündeme alınması gerekiyor. Bunun için ise kanuni düzenlemeler gerekiyor. Anayasamıza göre kişinin vücut bütünlüğüne ancak&nbsp;&nbsp;tıbbi zorunluluk olması durumunda&nbsp;veya toplum sağlığı söz konusu olduğunda&nbsp;kanuni bir düzenleme ile&nbsp;müdahalede bulunabilmektedir. Bu şekilde bir kanuni düzenleme için, toplumun tüm kesimlerinin mutabakatıyla yeni düzenlemeleri hayata geçirmemiz büyük önem taşıyor.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MUHSİN BAYAR: DOĞRU PARTİDEN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/muhsin-bayar-dogru-partiden-cozum-onerileri-14448d94f88de-0972-40c7-a41c-1a3586d262ce2021-09-14T13:01:00+03:00HABER MERKEZİ MUHSİN BAYAR: DOĞRU PARTİDEN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

MUHSİN BAYAR: DOĞRU PARTİDEN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MERSİN</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhsin Bayar, "Garanti verilen tüm projeler(köprüler, otoyollar, elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketleri, NGS) kamu bünyesine alınacaktır.Tank-palet fabrikası özelleştirmesi iptal edilerek savunma sanayi müsteşarlığına devredilecektir.Güçlü bir emeklilik sistemi kurarak emeklilerimizin refahı sağlanacak, EYT(Emeklilikte Yaşa Takılanlar) sorunu çözülecektir.“Sosyal yardım vatandaşlık hakkıdır” inancıyla dünyada tartışılan bizimde Parti olarak benimsediğimiz doğumdan ölüme kadar herkese “temel vatandaşlık geliri” ödeme sistemi getirilecektir.Tüm Üniversite Öğrencilerine karşılıksız kredi verilecek, Öğrencilerin mevcut kredi borçları silinecektir.Sarayların yeni adreslerine devri gerçekleştirilecektir. Bunlar;Beştepedeki saray Dil Tarih kurumuna,<br />Marmaris Yazlık Saray kurulacak Denizcilik Bakanlığına,<br />Ahlat sarayı Gençlik ve Spor Bakanlığı emrine verilecektir.Basının tam bağımsız ve özgür olması sağlanacaktır.Yunanistan tarafından işgal edilen tüm adalar geri alınacaktır.Terör örgütlerinin tamamı bitirilecektir.Suriye ve Afgan sığınmacılar insani ölçüler çerçevesinde geri gönderilecektir.TVF(Türkiye Varlık Fonu) kapatılacaktır.Ekonomi yönetiminde; Devlet, özel sektör ve kooperatiflerin yer aldığı KARMA EKONOMİK MODEL uygulanacaktır.Üretilen elktriğin, &nbsp;%12 olan ve vatandaşlarımıza fatura edilen Kayıp-Kaçak elektriğin faturası vatandaşların sırtından alınacaktır.Cumhurbaşkanlığı uçak filosu ve devletteki 200 bin makam aracı saltanatına son verilecektir.Araç muayene istasyonu gibi imtiyaz devri olan özelleştirmeler iptal edilecektir.Öğretmen, hakim, savcı ve hekim maaşları en yüksek devlet memuru maaşı seviyesine çıkarılacaktır.Anayasanın 169.maddesi çerçevesinde, yanan ormanlar asla imara açılmayacak ve ağaçlandırılacaktır. THK eski gücüne getirilecektir.Çiftçilerimizin tarım kredi kooperatifleri ve bankalara olan borçları hazine tarafından ödenecek ve mazottaki ötv kaldırılacaktır.Tüm maden ruhsatları incelemeye alınacak ve gerekenler iptal edilecektir.Altın madeni ruhsatlarının tamamı iptal edilecektir.Bor, Toryum, Trona ve Krom gibi stratejik özellikli madenler devlet tarafından işletilecektir.Elektrik ve doğalgaz dağıtımında, tüketici vatandaşlar aleyhine yapılan ücretlendir melere son verilecektir.Kanal İstanbul projesi iptal edilecektir.Asgari ücret vergiden muaf olacaktır.Siyasi partilere yapılan hazine yardımları baraj uygulamasından bağımsız olarak hakça dağıtılacak ya da kaldırılacaktır.Deprem ve doğal afetler Bakanlığı kurulacak ve tün vergi ve yardım paraları sadece deprem ve doğal afetlerde kullanılmak üzere bu bakanlık uhdesinde oluşturulacak bir fona aktarılacaktır.Denizcilik bakanlığı kurulacaktır.Şehir hastahaneleri kamulaştırılacak ve tüm sağlık hizmetleri ücretsiz olacaktır.Kapatılan Refik Saydam Hıfsızsıhha Enstitüsü modernize bir şekilde yeniden kurulacaktır.Ulusal Tarım Politikası çerçevesinde sağlıklı üretimin yapılması sağlanacak ve üretilen ürünün değerinde satışı sağlanacaktır.Tüm afetzedelerin zararları devletçe karşılanarak vatandaşlar borçlandırılmayacak tır. Bu yüzden borçlu olan tüm vatandaşların borçları silinecekltir.Milletin 1 kuruşunun dahi hukuk önünde hesabı sorulacaktır. Yani; Devr-i sabık yaratılacaktır." dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN'İN ACI KAYBI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersinin-aci-kaybi-14447f9d94929-0808-4130-a614-97e8bdc8195d2021-09-14T12:52:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN'İN ACI KAYBI

MERSİN'İN ACI KAYBI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6140716a0c16d.jpg" style="height:1600px; width:1152px" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MUSTAFA ÇAKIR HALKIN HİZMETİNDE]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mustafa-cakir-halkin-hizmetinde-144571b2def7c-a5de-41c4-84d7-9e09ebbcfc3e2021-09-14T10:45:00+03:00HABER MERKEZİ MUSTAFA ÇAKIR HALKIN HİZMETİNDE

MUSTAFA ÇAKIR HALKIN HİZMETİNDE

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/61407e0dc7547.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[HELAL SANA HÜSNÜ DOĞAN]]>https://www.haberanaliz.net/haber/helal-sana-husnu-dogan-1444698bcf507-994b-4f6e-b3a4-4c9160184f8c2021-09-12T16:40:00+03:00HABER MERKEZİ HELAL SANA HÜSNÜ DOĞAN

HELAL SANA HÜSNÜ DOĞAN

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/613e1fe467855.jpg" style="height:1440px; width:1440px" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÖMER FARUK EMİNAĞAOĞLU, BU SÖYLEYŞİDE ÖNEMLİ TESPİTLERDE BULUNMUŞ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/omer-faruk-eminagaoglu-bu-soyleyside-onemli-tespitlerde-bulunmus-144458fa60ae1-bbc4-43ee-91b6-0ef705fa04a42021-09-12T14:26:00+03:00HABER MERKEZİ ÖMER FARUK EMİNAĞAOĞLU, BU SÖYLEYŞİDE ÖNEMLİ TESPİTLERDE BULUNMUŞ

ÖMER FARUK EMİNAĞAOĞLU, BU SÖYLEYŞİDE ÖNEMLİ TESPİTLERDE BULUNMUŞ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:22px"><em><strong>NURZEN AMURAN'IN&nbsp; RÖPÖRTAJI - ODA TV</strong></em></span></p><h1><span style="font-size:20px"><strong>28 Şubat’ı darbe olarak göstermenin bir amacı da…</strong></span></h1><p><span style="font-size:18px"><strong>Nurzen Amuran - FETÖ’nün terör örgütü olduğu ilan edilmeden önce&nbsp; ne yazık ki bazı siyasi partiler, örgütü “cemaat” olarak algılayıp yıllarca oy deposu olarak gördüler. Son iktidar döneminde ise örgüt, devlet kademelerine orduya sızdı. 15 Temmuz kalkışmasından sonra, terör örgütü olduğu ilan edildi.&nbsp; “Aldatıldık” denildi... FETÖ, ülkenin çağdaş yüzünü hedef seçti, hukuku adaleti kullandı, militanları canlar yaktı. Kiminin hayatından yıllar çalındı, ömürler yok oldu. Canlarımız gitti.&nbsp;&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugün FETÖ’yü bir terör örgütü olarak kabul ediyorsak bu terör örgütünün açtığı siyasi içerikteki kumpas davalarının tümüyle yok sayılması gerekmez miydi?&nbsp;&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özellikle hedef seçtiği Türk Ordusu’nun iki niteliği öne çıkarılır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Dünyanın sayılı gücüdür ve en entelektüel yapıya sahip ordusudur.” Bunu yabancı Silahlı Kuvvet mensuplarından duyabilirsiniz. Şunu da belirtmekte yarar var. Kumpas davalarında yargılanan o değerli komutanlar, analizlerini değerlendirmelerini, yazdıkları kitaplar yaptıkları savunmalarla zaten ortaya koydular. Yargı bir ülkenin kalbidir.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugünkü söyleşimizde 80 yaşını aşmış 14 emekli generalin cezaevlerine girmesiyle devam eden süreci 28 Şubat Davasını bir de biz değerlendirelim istedik. Yargıçlar Sendikası Kurucu Başkanı emekli yargıç Sayın Ömer Faruk Eminağaoğlu konuğumuz.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>28 Şubat davasında soruşturma ve kovuşturma sürecinde görev alan yargı mensupları terör örgütü üyesi ise onların gerçekleştirdikleri tüm işlemler de terör kapsamına girmez mi, bu nedenle düzmece kanıtlarla açılmış siyasi niteliği olan davanın da yok sayılması gerekmez mi? Hukuk bunu kabul eder mi? Sondan başlayalım ve hukuki gerekçelerle neden böyle düşündüğümüzü açıklayalım.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ömer Faruk Eminağaoğlu -</strong>&nbsp;Bir soruşturmada ve kovuşturmada görev alan yargıcın, tarafsız olması hukukun gereği. Yargılamadaki bir yargıcın taraflı hareket etmesi, adil yargılanma kuralının ihlali nedeni. Aynı zamanda taraflı yargıç, yargılamanın yenilenme nedeni.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcının tarafsızlığı gibi bir kavram söz konusu değil ise de, yasa uyarınca, savcı itham ettiği kişilerle ilgili lehe ve aleyhe tüm kanıtları hukuka uygun olarak toplamak ve hukuka uygun kanıtlara dayanarak objektif bir değerlendirme yapmakla görevli. Bunlara aykırı bir biçimde hareket ederek iddianame düzenlemesi ve mahkemenin de bu çerçevede hareket etmesi, adil yargılanma hak ihlali nedeni.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan hukuka aykırı hiçbir kanıta da yargılamada dayanılamaz. Adil bir yargılama yapılmadan mahkûmiyet kararı verilmesi, kuşkusuz hukuka aykırı. Adil bir yargılama olduğunda mahkûmiyet kararı olmayacak iken, mahkûmiyet kararı yaratabilmek için girilen adil olmayan bir yargılama süreç ve yöntemini elbette hukuk kabul etmez.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Terör örgütlerinin hedefledikleri bir durum, 28 Şubat davası adı altında yargı araç kılınarak gerçekleştirilmiş durumda. Bu davada söz konusu olan hukuk, çiğnenerek verilen mahkûmiyet kararının, AYM ve İHAM kararına dayalı olarak yeniden yargılama veya yargılamanın yenilenmesi gibi nedenlerle ortadan kaldırılması gerekli.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amuran - Önce davayı açan ve karar verilinceye kadar olan süreçte görev alan savcı ve yargıçlar şu anda neredeler? İsim isim sayar mısınız, kim bunlar ve bu dava neden terör eylemlerinin parçası olmuştur? Okurlarımıza yeniden anımsatalım.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eminağaoğlu -&nbsp;</strong>28 Şubat davasında soruşturma ve kovuşturma aşamasında bir çok isim görev yaptı. Öne çıkan isimleri sıralayacak olursak, soruşturma aşamasında görev yapan ve tutuklama kararları veren yargıç Mustafa Karatay FETÖ üyeliğinden ceza aldı. Mustafa Bilgili, iddianameyi yazan cumhuriyet savcısı olup, FETÖ üyeliğinden ceza aldı. Savcı Bilgili daha önce ise kozmik odada aramaya yapan savcı. Kemal Çetin, 28 Şubat davasında duruşma savcısı olarak görev yaptı ve FETÖ üyeliğinden ceza aldı. Askeri yargıç Albay Muharrem Köse, soruşturma döneminde Genelkurmay Adli Müşaviri olup, Mustafa Bilgili tarafından yapılan Genelkurmay Başkanlığı'na yönelik yapılan yazışmalara, Mustafa Bilgiliyi destekleyen ve gerçekle ilgisi olmayan yanıtlar verdi. Muharrem Köse'de FETÖ üyeliğinden ceza aldı. Tüm bu kişiler 15 Temmuz sonrasında mesleklerinden de çıkarıldı. Bu kişiler, haklarındaki kararlar nedeniyle cezaevindeler. 1997 yılında, 28 Şubat başvurusu hakkında Ankara DGM Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer yok kararını, 2013 yılında savcı Mustafa Bilgili'nin itirazı üzerine kaldıran ağır ceza mahkemesi yargıçları Mehmet Hamzaçebi, Mehmet Erdoğan ve Vedat Dalda'da, FETÖ üyeliğinden ceza aldılar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amuran - 28 Şubat davasına konu olan MGK kararının içeriğine bakalım ve okurlarımıza hatırlatalım. MGK tavsiye niteliğinde karar alan ülkenin güvenliğine destek olan anayasal bir kuruluş. Hangi eylemler yüzünden, hangi gerekçelerle MGK 28 Şubat 1997 tarihli toplantısında konuyu ele almış ve bir karar metni hazırlamıştı. Bu metin bugünkü gelişmeleri de göz önüne alarak laikliğin korunması açısından nasıl bir metindir. Karara yol açan olaylar nelerdir? Kararda öngörülenlerle MGK üyelerinin darbe niyetini taşıdığı söylenebilir mi?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eminağaoğlu -</strong>&nbsp;Bu kararlarda;&nbsp;<em><strong>"laiklik ilkesinin titizlikle korunması, bu konuda yasalar yetersiz kalıyorsa gerekli düzenlemelerin yapılması, tarikatlara bağlı okul, yurt ve vakıfların Eğitim ve Öğretim Birliği Yasası uyarınca MEB'e devri, Eğitim ve Öğretim Birliği Yasası'nın etkin olarak uygulanması, sekiz yıllık kesintisiz temel eğitimin tüm yurtta uygulanmaya konulması, Kur'an kurslarının MEB denetiminde olmalarının sağlanması, DİB'in görevlerinde aksama, aykırılık ve eksiklik yaratılmaması, tarikatların kapatılması, TSK'dan irtica ve benzeri nedenlerle ihraç edilenlerin başka kamu kurumlarında çalıştırılmalarını teşvik edici olunmaması, mezhep veya benzeri ayrılıklara dayalı kamplaşma yaratılmaması, İran ile ilişkilerde Anayasal düzenin gözetilmesi, çağdaş olmayan kılık ve kıyafetler konusunda (bağlayıcı olan) AYM kararlarının uygulanmasının sağlanması, kısa ve uzun namlulu ve yine pompalı silahların kötüye kullanılmaması için ruhsat işlemlerinde gerekli özenin gösterilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması, rejim karşıtı örgütlerin kurban derisi toplamalarının önlenmesi, yasa ile öngörülmeyen bütün özel korumaların kaldırılması, millet kavramı yerine ümmet kavramını öne çeken her türlü oluşumlar hakkında yasal ve idari işlemler yapılması, Atatürk'e yönelik saygısızlıklar konusunda ilgili yasa hükümlerinin uygulanması"</strong>&nbsp;</em>tavsiye edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">MGK, sizin de dediğiniz gibi, Anayasa'da düzenlenen, iç ve dış güvenlikle ilgili konularda hükümete tavsiye niteliğinde kararlar alarak bildiren, sivil ve askerlerden oluşan bir kurul. MGK'nın yapısı tartışma konusu edilebilir. Bu ayrı bir konudur. Ancak, MGK 28 Şubat'ta anayasal görevlerine bağlı kalarak anılan kararları almıştır. 28 Şubat kararları öncesi veya sonrasında, sivil veya asker bazı kişilere atfedilen sözler veya gerçekliği bile tartışmalı sözleri öne çekilmekte, buradan bir algı yaratılmaktadır. Anılan sözler, başka bir şeydir, 28 Şubat kararları başka bir şeydir. Bakılması gereken 28 Şubat kararlarının alınma ve uygulanma süreci ve de içeriğidir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">1961 Anayasası, hukuk devletini güvence altına alan ve Türkiye’de, şimdiye kadar uygulanan en ilerici anayasadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">28 Şubat kararları, laikliğin korunması ve yaşatılması için alınması gereken önlemler ve kararların neler olabileceği yolunda, 1961 Anayasası sonrasında yazılmış temel ve çok değerli&nbsp; kararlarıdır. MGK sekreteryası mevzuat gereği o tarihte askerlerden değil de, sivillerden oluşsa 28 Şubat kararları ile ilgili yapılan çalışmalar hiç göze de batmazdı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amuran - Darbe iddiacılarının öne sürdüğü 4 Şubat 1997 tarihinde Sincan'da tankların yürütülmesi olayı var. Duruşmalar sırasında öne sürülen gerekçelerden biri, "tankların yürütülmesi dahi, tek başına, cebir ve şiddet unsurunun mevcut olduğunu ortaya koymuştur.” denilmekte. Oysa o birliğin başındaki komutanın beyanları da yargılama sırasında göz ardı edildi. Bu durum davanın inandırıcılığına gölge düşürmedi mi?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eminağaoğlu –</strong>&nbsp;Yargılamada çok yüzeysel geçilen bir konu, tankların yürütülmesi konusudur. Ancak yargılamada dosyaya giren bilgi ve belgelerden şu durumlar çok açıkça görülmektedir: Tankların yürüyüşü, 30 Ocak’ta yapılan Kudüs gecesine tepki olarak alınmış çok ani bir karar değildir. Tankların yürütüldüğü cadde 24 yıl önceki o tarih gözetilince işlek de olmayan bir caddedir. Kaldı ki, Kudüs Gecesi hakkında 2 Şubat tarihinde savcılık tarafından soruşturma açılmıştır. Adli süreç başlamıştır. Bu nedenle hem söz konusu gecedeki olaylara, hem de ilgili birimlerin işlemsiz kalmasına tepki olarak tankların yürütülmesi iddiası da dayanaksızdır. Öte yandan, tankların eğitim amaçlı yürüyüşünden Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’nın haberinin olmadığı yargılamada ortaya çıkmıştır. Darbeye kalkışma amaçlı olsa, böyle bir yürüyüşten bilgilendirilmemesi düşünülemez. Tankların yürütülme anında KKK Başkanı hastanede olup, sevkiyatı çok istemesine rağmen bile izleyememiştir. KKK Kurmay Başkanı da bu süreci normal bir eğitim çalışması olduğu için izlememiştir. Zırhlı Tümen Komutanı Erdal Ceylanoğlu da 2 Şubat 1997 tarihinde izne çıkmış olup, üstelik anılan tarihte izindedir. Bir gövde gösterisi yapılacak olsa, askeri kanadın bu sevkiyat hakkında daha farklı ve duyarlı olması gerekir. Milli Savunma Bakanı da, eğitim tatbikatı dışında bir amaç olmadığını ifade etmiştir. Tanklar yürütülürken, bir tırtıllı araç arıza yapmış, bu araç tamirat süresi kadar arıza yaptığı yerde bekletilmiştir. Bu durum, tanklar meydanda bekletildi şeklinde sunulmuştur. Yürütülen tanklarla amaçlanan darbe veya darbeye kalkışma olsa, resmi veya siyasi kurumların olduğu yerler veya bir kuşatma için gece saatleri esas alınır ki, böyle bir durum da söz konusu olmamıştır. Tanklar, Sincan’daki Zırhlı Birlikler Komutanlığı’na eğitim amaçlı yürütülmüştür. Eğitimler, her altı ayda bir programlanmakta ve gerçekleştirilmektedir. Bu sevkiyat periyodik olarak yapılan ve tekrarlanan bir sevkiyattır. Söz konusu tarihte, iki güzergahtan birisinde menfez çalışması olduğu ve bu da sabit olduğu için diğer güzergahtan zorunlu olarak gidiş ve aynı günde de dönüş yapılmıştır. Sevkiyat 7 Şubat’ta yapılacak iken, KKK olan Orgeneral Hikmet Köksal’ın göz ameliyatı nedeniyle, bu tarih 4 Şubat’a alınmıştır. Tankların sayısı itibarıyla darbeye kalkışma için elverişli, yeterli bir hareketin varlığından da söz edilemez. Tankların yürütülmesi ile istifa tarihi arasındaki süre bile, bu olay arasında nedensellik bağı olmadığını bu yönden bile göstermektedir. Nereden bakılırsa bakılsın söz konusu durum bir mahkûmiyet kararına dayanak yapılamayacak iken, hukuka uygun olmayan bir yorumla karara gerekçe yapılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amuran -&nbsp; 28 Şubat 1997 tarihli MGK toplantısında alınan 18 maddelik tavsiye kararları, Refah-Yol Hükümeti tarafından 13 Mart 1997’de imzalanarak Bakanlar Kurulu kararı haline getirildi. Şu soru da yöneltilebilir: MGK’nın sivil üyeleri olan RP'li hükümet mensupları darbenin sivil kanadını mı oluşturmuştu? Çünkü kararı imzalayanların bir bölümü hükümet üyeleriydi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eminağaoğlu -</strong>&nbsp;28 Şubat MGK kararları, askeri ve sivil tüm üyeleri tarafından imzalanmış, daha sonra da bu kararlar Bakanlar Kurulu kararları haline getirilmiştir. Ortada bir darbe veya darbeye kalkışma olsa, hükümet kararları imzalama yerine, aksine kendisine sunulan, iletilen, dayatılan metni imzalamaz ve hükümetten de çekilir ya da söz konusu kişileri anında emekliye sevk ederdi. MGK kararları bir darbe ise, o zaman bu kararlara imza atan hükümet üyeleri, değindiğiniz gibi, kendi kendilerine darbe yapar duruma da gelmektedir. MGK kararları yanında başka eylemler de bu suça konu olarak ifade edilmektedir ki, özde 28 Şubat kararları ve diğer eylemler, böyle bir suçun varlığını göstermeye yeterli olmak bir yana, ne kadar çok gerekçe ileri sürülürse, tutarsızlık da o oranda artmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amuran - &nbsp;Davanın dayandığı gerekçeler adına soruyorum. O dönemin Refahyol hükümetinin kendi aralarında hazırladıkları protokol gereğince koalisyon liderleri arasındaki nöbet değişimi için hükümetin istifa etmesinin bu tavsiye kararıyla ne gibi bir bağlantısı olabilir? Protokol iki partiyi ilgilendirir ama Cumhurbaşkanlığının takdiri devleti ilgilendirir. Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel bu koalisyonun ülkeye faydalı olamayacağına inanmış ve anayasal yetkilerini kullanarak hükümeti kurma görevini ANAP’a vermişti.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Her şey demokratik süreçlerden geçerek gerçekleşmişse, 28 Şubat MGK kararları neden o tarihte soruşturulmadı da 2012 yılında soruşturulması planlandı, bu dava ile ne hedeflendi?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eminağaoğlu -</strong>&nbsp;Refah-Yol koalisyon iktidarı, RP ile DYP arasında imzalanan protokol gereğince, başbakanlığın ikişer yıllık ve dönüşümlü olarak bu partiler tarafından sırayla kullanılması öngörülmüştü. Bu şekilde koalisyon hükümeti Erbakan başbakanlığında göreve başladı. 28 Şubat kararlarından önce Cumhurbaşkanı Demirel, Başbakan Erbakan’a bir mektup göndermiştir. Daha sonra 28 Şubat kararları alınmıştır. Bu mektup da bir baskı olmadan, devletin çıkarları ve Anayasal sistemi, yetkilerini gözeterek, Cumhurbaşkanının göndermiş olduğu bir mektuptur. 28 Şubat kararlarından sonra ise 1997 Mayıs ayında RP hakkında kapatma davası açıldı. O dönemdeki basın açıklamalarına, Erbakan ve Çiller’in açıklamalarına bakılınca, 1997 Haziran ayında da Erbakan kendisine yönelik bir zorlama olmadan başbakanlıktan istifa etti. Çiller’in Başbakan olma isteğinden hareketle Erbakan’ın erken istifası, ancak Demirel’in hükümeti kurma görevini Çiller’e vermemesi üzerine sona eren bir Refah-Yol koalisyon hükümet dönemi söz konusudur. Koalisyon protokolü Demirel’i bağlayan bir protokol olmayıp, devletin çıkarlarını gözeten Cumhurbaşkanı anayasa içinde kalıp bu yolda yetkilerini kullanmıştır. Yetkilerini bu şekilde kullanması için bir baskı da görmemiştir. Mahkemede Cumhurbaşkanı Demirel’in tanık olarak dinlenmesi istenilmiş ise de, mahkeme bu isteği yerine getirmemiştir. Ancak Cumhurbaşkanı Demirel TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonundaki beyanlarında, kendisine bir zor kullanma olmadığını, yetkilerini kullanarak hareket ettiğini ifade etmiştir. 28 Şubat sonrasında, Hasan Celal Güzel kapatma davası devam ederken MGK’nın asker üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuş, Ankara DGM Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiş, bu karara itiraz üzerine İstanbul DGM itirazı reddetmiştir. AKP iktidara geldiği zaman, 28 Şubat hakkında darbe iddiasıyla bir başvuruda bulunmamıştır. 2010 Anayasa değişikliği yapılana kadar, bu konunun adli merciler önünde gündeme gelmesi söz konusu olamayacağından, 2010 Anayasa değişikliğinde konunun adli merciler önünde soruşturulmasını sağlayacak değişiklikler yapılmış, daha sonra bu değişikliklerin 28 Şubat gibi konularda kullanılması yoluna gidilmiştir. Bir suç var ise daha önce açılabilecek bir dosya için tam 14 yıl beklenmiştir. Erbakan, 28 Şubat için hiçbir zaman darbe dememiş, bu konuda yakınıcı olmamıştır. Erbakan’ın ölmesi beklenmiş olsa gerek ki, onun ölümünden sonra 2012 yılında böyle bir soruşturma başlatılmıştır. Önceden verilmiş bir kovuşturmaya yer olmadığı kararına rağmen, o karar da gözetilmeden 28 Şubat davası</span></p><p><span style="font-size:18px">açılmış olup, yargılama aşamasında binlerce sayfadan oluşan o dosya ve karar her nasılsa bir günde incelenebilmiş ve kaldırılmış, 28 Şubat dosyası yürütülmüştür. Bu dava ile hedeflenen ve öne çıkan, laiklikten hesap sormak olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amuran - 28 Şubat’ın darbe olduğuna inananlar, “Darbeciler, hükümetin ortadan kaldırılması için Anayasa Mahkemesi'nde RP’nin kapatılması için dava açılmasını sağladılar. Anayasa Mahkemesi de hükümetin büyük ortağı olarak iktidarda bulunan Refah Partisi hakkında kapatma kararı verdi" dediler. RP’sinin kapatılmasını sağlayan söylem ve eylemler nelerdi, neden darbe tezi RP’lilerce o yargılamada gündeme getirilmedi?&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eminağaoğlu –&nbsp;</strong>AYM’nin RP hakkındaki kapatma kararı, AYM web sayfasında herkesin erişimine açık. Bu kararı herkesin okumasını öneririm. Bu karar şu yönden de önemli. Hem İHAM’ın Türkiye’yi haklı bulduğu tek parti kapatma kararı olması. Hem de bu konudaki İHAM kararını, İHAM’ın diğer ülkelerle ilgili kapatma kararlarında da referans olarak kullanması. Son 20 yılda, hatta son 10 yılda bile AKP’nin gerçekleştirdiği eylemlere baktığımızda, o karardaki RP’nin eylemlerinden çok daha fazlasının sergilenmiş olduğunu görüyoruz. Ancak öyle bir sistem yaratılmış durumdaki, AKP iktidarda iken fiilen AKP hakkında böyle bir dava sürecinin işletilme olanağı yok. 28 Şubat’ı darbe olarak göstermenin bir amacı da, AKP’yi olası bir kapatma davasından uzakta tutmak olsa gerek. Burada 28 Şubat kararlarında imzaları olan askerlerin cezaevine konulmaları ile hukukun dışına çıkılıp verilen mesaj da, laikliğe aykırılık konusunda değil bir işlem yapılması, tavsiyede bile bulunanların yaşına, sağlığına bile bakılmadan cezaevine konulacakları, artık bir devrin kapandığı, Anayasa’nın 2 nci maddesinin de kağıt üzerinde bırakıldığı demek. Hem kendi tabanını da konsolide etmek, hem de iktidarda kalabilmek için AKP’nin, HDP’nin muhafazakar tabanını da kendisine çekme yolunda bir adım atması demek. RP kapatma davası iddianamesinde ve gerekçesinde, kısmen 28 Şubat MGK kararlarına vurgu yapılmaktadır. Ayrıca 28 Şubat MGK kararlarının alınmasına yol açan eylemlerin de bir bölümü, RP kapatma kararında açık açık yer almaktadır. Refah-Yol iktidarında Erbakan Başbakan olarak İslam ülkelerini ziyaret etmiş,<strong>&nbsp;“…RP’ye hizmet etmesen ibadetin kabul olunmaz, Refah bir İslami cihad ordusudur, Kuran hakim kılınacaktır, cihad edilmektedir… Refah’a çalışan cennete gidiyor… Herkes inandığı hukuk sistemine tabi olmalı… Geçiş dönemi kanlı mı olacak kansız mı olacak..”&nbsp;</strong>sözleri, ayrıca 28 Şubat kararları öncesinde, şeriat çağrılarının yapıldığı, Hizbullah’ın övüldüğü, Atatürk’e saldırı söylemlerinin öne çıkarıldığı RP yönetimindeki belediye başkanlarının söylemleri ve bu belediyelerdeki toplantılar, Milletvekili İbrahim Halil Çelik,&nbsp;<strong>“İmam Hatipleri kapatmaya kalkarsanız kan dökülür, ben de kan dökülmesini istiyorum, sapına kadar şeriatçıyım, şeriatın gelmesini istiyorum…”&nbsp;</strong>gibi bu ve benzeri bir çok söylem ve eylem, karara konu olmuştur. Yasa uyarınca, bir suçun işlendiğini öğrenen görevliler, o suçu ilgili mercie ihbar etmekle yükümlü. Partilerinin AYM tarafından kapatılmamasını savunan RP’liler, AYM önünde kendilerine baskı yapıldığını, hükümetin düşürülmesinin amaçlandığını, MGK kararlarının, sonra da bu davanın, atılan adımların hukuk içinde gösterme amaçlı olduğu gibi savunmalar ileri sürmemiştir. Dolayısıyla bu konuda ilgililer hakkında bir ihbarda bulunmasını istememişler, kendileri de bu yolda ayrıca bir ihbarda bulunmamıştır. AYM’nin de böyle bir ihbarda bulunmaması, davanın bir darbenin parçası olması, kendisinin de o darbe içinde yer alması değil, tam aksine davanın hukuk içinde açılması, yargılamanın adil yargılama kurallarına ve hukuk içinde yürütülmesi, AYM’nin de bu çerçevede hareket etmesi demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amuran - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hangi gerekçelere dayanarak RP davasında hak ihlali olmadığına karar vermişti? O zaman iddia edildiği gibi MGK kararlarıyla kapatılma kararı arasında bağlantı varsa AİHM'si MGK kararlarının hak ihlali yaratmadığını ortaya koymuş olmuyor mu?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eminağaoğlu -</strong>&nbsp;Şimdiye kadar üzerinde çok durulmayan bir noktaya vurgu yaptınız. Refah-Yol koalisyonu sırasında, RP hakkında laik Cumhuriyete aykırı eylemlerin odağı olduğu gerekçesi ile 1997 Mayıs ayında AYM’ye temelli kapatılma davası açılmış, AYM’de bu gerekçe ile temelli kapatma kararı vermiş idi. Kapatma kararına karşı RP, İHAM’ne başvurdu. İHAM, karara konu eylemler ve gerekçe karşısında RP’nin çağdaş ve çoğulcu bir demokrasi projesi olmadığını, böyle bir partinin eylemlerinin Avrupa kamu düzeni ile bağdaşmadığını, eylemlerinin yoğunluğu karşısında kapatma yaptırımının zorunlu bir gereksinim ve orantılı bir yaptırım olduğuna vurgu yapmıştır. Bu nitelikteki bir partinin iktidar yetkisi kullanmak bir yana, faaliyette kalmasının bile kamu düzenini bozacağı ifade edilmiştir. İktidar yetkisi kullanamayacak bir parti demek, hükümet etmesi hukuk dışı olan, Anayasa ile çatışan bir parti demek. İHAM’ın, böyle bir partinin kapatılmasında aykırılık görmemesi demek, yani kapatılması hukuka uygun olan bir partinin de, iç hukukta Anayasal çerçevede hükümet etmemesi, iktidar yetkisi kullanmamasında aykırılık olmaması demek. Bunları söyleyen, kararları bağlayıcı olan AYM ve İHAM’dır. MGK’nın tavsiye kararı ile de darbe olmaz. Bu durum bile, zaten darbe suçunun hukuk dışılığını ayrıca göstermektedir. İHAM, adil yargılanma hakkı, RP’nin örgütlenme hakkı gibi konularda da hak ihlali kararı vermemiş, hiçbir hak ihlali olmadığını açık açık belirtmiştir. Bunun açık anlamı, iç hukuktaki kapatma davasının hukuk içinde açıldığı, dava sürecinin ve yargılamanın hukuk içinde gerçekleştiği, kapatılmakla da RP’nin örgütlenme hakkına müdahale edilmediği, dolayısıyla hukuken iktidarda kalamamasının da darbeye teşebbüs olarak adlandırılamayacak olması demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amuran - Yeniden 28 Şubat davasına dönersek komutanların savunmalarında sözünü ettikleri,&nbsp; davaya dayanak olan 5 numaralı CD'nin sahteliği ve üzerinde tahrifat yapıldığı sıkça vurgulandı. CD'nin imajı talep edildi. Delillerin sahte olduğuna dair raporlar var, ama ciddiye alınmadı. Okurlarımız arasında bilmeyenler olabilir. Önemli olduğu için yeniden gündeme getirelim. Nedir bu deliller ve delillerin sahteliği nasıl anlaşıldı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eminağaoğlu -</strong>&nbsp;28 Şubat davası, 2010 Anayasa değişikliği sonrasında, Tamer Tatar tarafından teslim edilen ve 5 no.lu CD olarak bilinen bir CD nedeniyle başlatılmıştır. Tamer Tatar, daha önce YAŞ kararıyla TSK'dan ihraç edilmiş bir kişidir. Teslim ettiği CD'nin imajı alınmamıştır. Bu CD'de kayıtlı verilerden hareketle askeri kişi ve mercilerin hukuk dışı işlemlerinin olduğuna da dayanılmıştır. Savcı Mustafa Bilgili, bu CD'den hareket etmiş, dönemin Genelkurmay Adli Müşaviri Muharrem Köse, bu CD ile ilgili olarak yazılan yazılara, CD içeriği gerçekmiş gibi yanıtlar vermiştir. Bu her iki kişi de 28 Şubat davası devam ederken FETÖ nedeniyle mahkûm olmuş kişilerdir. Mahkeme Tamer Tatar'ın tanık olarak dinlenmesine karar vermiş iken, tanık olarak dinlemeden kararını vermiştir. 5 no.lu CD'nin içeriğindeki bilgi ve belgelere müdahale edilmiş olduğu ODTÜ'de görevli bilirkişi kurulundan alınan raporla ortaya da konulmuştur. Şöyle ki CD'de yer alan ve o dönemden kaldığı söylenen dijital verilerin konulduğu dijital dosya programları, daha 28 Şubat döneminde mevcut olmayan programlardır. Dijital veriler hukuka aykırı nitelikte elde edilmiş ve yaratılmıştır. Hukuka aykırı kanıtların kararda açıkça nitelendirilip bu kanıtlara dayanılmaması yolunda yasa hükmü de bulunmaktadır. Mahkeme tüm bu aykırılıkları görmezden gelip, 5 no.lu CD hakkındaki hukuka aykırılıklara yönelik savunmaları tek tek karşılamadan ve gerekçelendirmeden hüküm kuruldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amuran – Çoğunun, ülkesi için yıllarca dağlarda terörle mücadele etmiş 80 yaşının üzerindeki bu değerli komutanların cezaevlerine girmesi kamuoyunda tepki gördü. Aftan söz edildi. Af tek taraflı bir irade beyanıdır. Af bir suç işlenmişse vardır. Bu bakımdan da bu davada, sadece Anayasa Mahkemesindeki hak ihlali kararı önemlidir değil mi? Siz dava sürecindeki hangi iddiaları hak ihlaline gerekçe olarak değerlendiriyorsunuz? Bir gelişme olarak ilgili avukatların başvurusu üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı yerel mahkemeden istedi, bu nasıl bir sonuç yaratabilir?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eminağaoğlu -&nbsp;</strong>Genel af, sadece TBMM'nin en az 360 oy ile çıkaracağı yasa ile olanaklı. Genel af suçu veya cezayı tüm sonuçları ile ortadan kaldırmaktadır. Özel af ise TBMM'nin çıkaracağı bir yasa veya Cumhurbaşkanı kararı ile söz konusu olabilmektedir. Özel af, infaz durumu ile ilgilidir. TBMM en az 360 oy ile özel af yasası çıkarabilmektedir. Böyle bir yasa, ceza mahkûmiyetinin sonuçlarını ortadan kaldırmamakta, sadece hapis cezasını azaltılabilmekte, değiştirilebilmekte ya da kaldırılabilmektedir. Yine Anayasa'da Cumhurbaşkanı'na tanınan yetki üzerine Cumhurbaşkanı da<strong>&nbsp;"hastalık, sakatlık veya kocama"</strong>&nbsp;durumu ile sınırlı olarak özel af yetkisini kullanarak, cezanın azaltılması veya kaldırılması yoluna gidebilmektedir. Hukuksal olarak özel af, isteğe veya kabule bağlı değildir. Cumhurbaşkanı kararı ile infazın ev hapsi diye yapılabilmesi şeklinde düzenleme mevzuatta yok, dolayısıyla böyle bir uygulama yapılabilmesi söz konusu değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişte özel evrakta sahtecilik suçundan ceza alan Erbakan'ın cezasının infazı birkaç kez ertelenmiş, daha sonra ise, Adli Tıp Kurumu raporu üzerine o dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Anayasa uyarınca affedilmişti. Aynı suça iştirakten soruşturulan Abdullah Gül hakkında ise Cumhurbaşkanlığı görevi sona erdikten sonra kovuşturmaya yer olmadığı yolunda karar verilmiş, Erbakan hakkındaki mahkûmiyet kararı karşısında bu karar tartışmalara yol açmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuya hukuksal açıdan yaklaşmak gerekmektedir. AKP iktidarı, ortada bir mahkûmiyet ve ceza vardı, buna rağmen yaşlarını gözeterek Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa'daki yetkisini vicdanen kullanma yoluna gitmiştir söylemini dile getirebilecektir. Cezaevindeki kişiler, biz suç işlemedik, cezamız yok ki niye affedilelim de diyebilecektir. Buradaki süreç sanırım hukuksal duruma göre değil,&nbsp;toplumdaki tepkilerin yükselmesine göre veya durumun AKP'nin oylarına ne şekilde yansıyacağına göre biçimlenecektir. Oysa sadece hukuk gözetilip Anayasa'nın 104 üncü maddesi işletilmelidir. Özel affın söz konusu olması, AYM'deki bireysel başvuruları işlemden kaldırılmasına yol açmayacaktır. O süreç haklı bulunursa, dava yerel mahkemede yeniden görülebilecek veya ret durumunda İHAM'a da taşınabilecektir. Cezalarının infazına başlanılan ileri derecede sağlık sorunu çeken, kendi başlarına yaşamlarını sürdüremeyen kişilerin yaşları da gözetildiğinde, bu süreçte bile salıverilmemeleri demek, dış dünya ile bağlarının koparılması demek. Bir anlamda idamları hatta daha da ilerisi yaşarken işkence edile edile öldürülmeleri demek.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargıtay’ın onama kararı ile olağan yasa yolları bitmiş, karar kesinleşmiş, infaz aşaması başlamıştır. Onama kararı sonrası dosya Yargıtay Başsavcılığına geldiğinde, başsavcılığın bu karara CMY md 308 uyarınca itiraz etme yetkisi vardır. Mahkûm olan bir kişi, Başsavcıdan Yargıtay kararına itiraz etmesini isteyebilir. İtiraz etme yetkisi Başsavcıya aittir. Olayımızda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı karara itiraz etmemiş, dosya yerel mahkemeye gönderilmiştir. Dosya yerel mahkemeye gittiğinde bile başsavcılık gerek doğrudan gerekse kendisine yapılan başvuru üzerine dosyayı isteyerek, yapacağı inceleme üzerine bu yetkisini kullanabilir. Çünkü lehe itirazlar, bir süreye bağlı değil. Başsavcılığa yapılan itiraz isteği olduğunda, bu dilekçenin alınarak, dosyanın yerel mahkemeden getirtilmesi, dosyanın incelenmesi, buna göre karara itiraz edilmesi veya itiraz yoluna gidilmeyecekse, bunun istekte bulunana bildirilmesi gerekmektedir. Böyle bir başvurudan da Anayasa Mahkemesi’nin bilgilendirilmesi zorunludur. Olayımızda bu dosya ile ilgili olarak Başsavcılıktan onama kararına itiraz etmesi isteğinde bulunulmuş, Başsavcı’da bunun için dosyayı istemiştir. Bu süreç infazı durdurmamaktadır. Bundan sonrası için Başsavcılığın yapılan isteği incelemesi beklenmektedir. Başsavcı itiraz etmezse, bu süreçte bitmekte, itiraz ederse o zaman dosyanın gönderileceği Daire bu itirazı inceleyecektir. Bu yol, uygulamada Başsavcılığın çok az başvurduğu bir yoldur. Daire, itirazı ret veya kabul edebilir. Daire itirazı reddederse, bu ret kararına karşı Başsavcının Ceza Genel kurul nezdinde itiraz etme yetkisi vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amuran - Eğer o dönemde MGK da alınan kararlar uygulansaydı bugün 15 Temmuz süreci yaşanır mıydı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eminağaoğlu -</strong>&nbsp;Kısa ve öz olarak verilecek yanıt&nbsp;<strong>“kuşkusuz olmazdı.”</strong>&nbsp;Bu kararlar alınırken, Fethullah Gülen yapılanması, en tehlikeli yapılanma olarak nitelenmekle, bu yapılanmanın her tarafta kök salması engellenirdi. Laiklik karşıtı oluşumlar ve örgütler, çok önemli gelir kaynaklarından yoksun kalırdı. Devlet kadroları, laikliği ortadan kaldırmak için mücadele edeceklerin yuvalandığı yerler haline gelmezdi. Eğitim, sosyal, siyasal yaşam, hukuk sistemi, karşı karşıya kaldığı tehlikeleri atlatır, çağdaş, laik bir sistem yerleşirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amuran - Son sorum Taliban terör örgütünün yol açtığı sorunları bütün dünya tedirginlikle izliyor. MGK’nın o dönemde aldığı kararların, laiklik ilkesine verdiği önem, bugün Taliban örneğiyle daha çok ortaya çıkmıyor mu?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eminağaoğlu -&nbsp;</strong>MGK kararları alınmadan önce Türkiye'de hilafet ve şeriat çağrıları eksik olmuyordu. Bir vesile ile her konu, laik hukuk düzenine saldırı söylemlerine getiriliyor, şeriat savunuculuğu öne çıkarılıyordu. Taliban, Afganistan'ın şeriatla yönetileceğini açıkça ifade etmektedir. Afganistan'dan, her gün çok ileri düzeyde yeni bir insan hakkı ihlali haberleri gelmektedir. Hatta kadınların özgürlüklerinin ellerinden alındığını, insan olarak değil kul olarak görüldüklerini daha şimdiden duymaktayız. Laiklik, akıl, bilim, özgürlük demektir. Taliban yönetimi bunları dışlamıştır. Laikliğin anlamı ve Taliban örneğine bakınca MGK kararları ile amaçlananlar daha açıkça ortaya çıkmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amuran – Sayın Eminağaoğlu, burada siyasi bir davanın hukuk analizini yaptınız. 28 Şubat davasını algılardan ayırarak yasalarda yer alan koşulları inceleyerek davanın bundan sonraki geleceğine ışık tuttunuz. Laiklik ilkesinin sadece bizler değil bugün siyasetin hangi tarafında olursa olsun tüm siyasi oluşumların koruyacağına gelecekleri açısından önemine vakıf olduklarına “inanmak” istiyoruz. FETÖ ve Taliban örneği önümüzde yaşanan acı örnekler. Çok teşekkür ederiz.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eminağaoğlu –</strong>&nbsp;Ben teşekkür ederim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Nurzen Amuran</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Odatv.com</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BİZ BİTTİK AĞABEY ALLAH İÇİN GELİN!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/biz-bittik-agabey-allah-icin-gelin-14444573a1b58-e139-477e-aa3b-55167f48a4ee2021-09-12T14:20:00+03:00HABER MERKEZİ BİZ BİTTİK AĞABEY ALLAH İÇİN GELİN!

BİZ BİTTİK AĞABEY ALLAH İÇİN GELİN!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Tomarza’da esnaf ve vatandaşlarla buluştu. Vatandaşlar fiyat artışlarından şikayet ederken, bir çiftçi Milletvekili Arık’a, “Tohum alamıyoruz, hayvanlarımıza destek alamıyoruz. Hiçbir şey alamıyoruz. Biz bittik ağabey, yemin yanına varılmıyor. Allah için gelin Allah için yapın” diye dert yandı. Çiftçiyi dinleyen Arık, “Değiştireceğiz inşallah, milletin parasını millet için harcayacağız” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, CHP Kayseri İl Başkanı Ümit Özer, CHP Tomarza İlçe Başkanı Ertan Demirezen Tomarza’da esnaf ve vatandaşlarla buluştu. İyi Parti Tomarza İlçe Başkanı Ümit Koçoğlu’nun da katıldığı ziyarette,Arık’ı karşısında gören bir çiftçi şikayetini dile getirerek, ““Tohum alamıyoruz, hayvanlarımıza destek alamıyoruz. Hiçbir şey alamıyoruz. Biz bittik ağabey, yemin yanına varılmıyor. Allah için gelin Allah için yapın” diye dert yandı. Çitçiyi dikkatle dinleyen Arık, “Değiştireceğiz inşallah, milletin parasını millet için harcayacağız. Bu hükümet başkalarına harcıyor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Esnaf zincir marketlerin kendilerini mağdur ettiğini ifade ederken, sattıkları ürünü bir hafta sonra aynı fiyattan alamadıklarını belirterek, fiyat artışlarından şikayetçi oldu. CHP heyeti ile karşılaşan Tomarza Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yaşar Polat da, fiyat artışlarıyla ilgili olarak esnafın suçlandığını belirterek, “Bunu denetlemek esnafın görevi değil ki, devlet bunu denetleyecek. Esnaf Hali mi denetleyecek, komisyoncuyu mu denetleyecek, toptancıyı mı denetleyecek. Şimdi domates 5 lira. Karpuz öyle… Tarladan çıktı, insanlar çöpe döküyor ama fiyatlar düşmüyor ne hikmetse… Marketler yasası meclis açıldığı zaman çıkacakmış. O çare olmaz efendim. 7 tane market oldu, herkes açacağını açtı. Bunu biliyorlardı zaten, marketlerin sahibi de mecliste oturuyor zaten, bir şekilde ortaklığı var. Yasa çıksa da bu saatten sonra bize faydası olmaz ama inşallah iyi şeyler olacak diye bekliyoruz” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ziyaret sırasında Tomarza Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yaşar Özçetin, “Esnafın hali ne olacak” diye soran CHP Kayseri Milletvekili Arık’a, “Esnafın hali derken, yaptığı cezayı kendi eliyle kendi çekecek” dedi. Arık’ın “Yaptığı ceza derken” sözleri üzerine açıklamalarını sürdüren Özçetin, “5 yılda bir söz hakkı veriyorlar. Söz hakkını iyi değerlendir, iyiye git… Kötüye gerek yok. Aha halimizi görüyorsun. Şikayet değil ama 41 yıldır burada esnafım 41 yıl… 41 yılın cezasını bu sene bize çektirdiler. Senetlerimizi ödeyemiyoruz” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi döneminde verilen desteğin yetersiz olduğunu ifade eden bir esnaf ise iktidar mensuplarının “Avrupa bizi kıskanıyor” sözlerine tepki göstererek, “Avrupa bizi nasıl kıskanıyor sayın vekilim ben anlayamadım” dedi.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bakan’a göre, bu sınavda şaibe yok]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bakana-gore-bu-sinavda-saibe-yok-1444312650162-a9c2-453b-9616-73d044e8fb802021-09-12T13:17:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan’a göre, bu sınavda şaibe yok

Bakan’a göre, bu sınavda şaibe yok

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Yazılı sınavda yüksek not almasına rağmen sözlü mülakat sınavında elenenlerin çoğunluğunun bir sendikaya üye olmasının tesadüf olup olmadığını soruna Gürer’in önergesini yanıtlayan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil&nbsp;Karaismailoğlu, sınavlarda adaylar arasında herhangi bir ayırım yapılmasının mümkün olmadığını iddia etti.&nbsp;</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ MÜLAKAT SINAVINDA ŞAİBE Mİ VAR?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TCDD Taşımacılık&nbsp;A.Ş.’de&nbsp;‘Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği’ yazılı ve sözlü sınavlarındaki ilginç sayılabilecek sonuçlarla ortaya çıkan mağduriyeti, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yönelttiği yazılı soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MÜLAKAT İÇİN NEDEN 15 AY BEKLENDİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, Bakan&nbsp;Karaismailoğlu&nbsp;tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde. TCDD Taşımacılık A,Ş. Genel Müdürlüğü’nün Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavının 29 Haziran 2021’de yapıldığını hatırlattı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MÜLAKATTA ELENENLERİN BİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SENDİKAYA ÜYE OLMASI TESADÜF MÜ?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ömer Fethi Gürer, yazılı sınavdan 15 ay sonra yapılan mülakat sınavında, yazılı sınavda yüksek puan&nbsp;alanların çoğunluğunun elenmesiyle oluşan&nbsp;tezata&nbsp;dikkat çekerek, şu sorularının yanıtlanmasını istedi:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">“TCDD Taşımacılık A.Ş görevde yükselme sınavında yüksek puan alan ve mülakatta elenenlerin tamamı Birleşik Taşıma Sendikası üyesi olması bir tesadüf müdür?</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazılı sınavda çok yüksek puan alan kişiler bile nasıl oluyor da sözlü sınavda düşük puan alıyor. Yazılı sınavlar neden yeterli&nbsp;kriter&nbsp;sayılmıyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirket yeni kurulmasına karşın kurum içinde görevde yükselmeyi yıllardır bekleyenlerin bu şekilde haklarının gasp edilmesi nedendir?”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BAKANA GÖRE SORUN YOK&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kamuoyunda da büyük tepkilere neden olan mülakat sınav sonuçlarıyla ilgili olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil&nbsp;Karaismailoğlu, CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in önergesini yanıtladı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan&nbsp;Karaismailoğlu,&nbsp;Yazılı ve sözlü sınavlar; TCDD Taşımacılık Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğin 12’inci ve 13’üncü maddelerine göre yapılmakta olup sınav değerlendirme aşamasında adaylar arasında herhangi bir ayrım yapılması gibi bir durum söz konusu değildir” açıklamasında bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BU TESADÜF OLAMAZ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Önerge sahibi CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise bir sendikaya üye personelin yazılı sınavda yüksek not almasına rağmen, bunların çoğunluğunun mülakat sınavında elenmesinin ‘tesadüfle’ ilişkilendirilmesinin zor bir ihtimal olduğuna dikkat çekti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HERKESİN BİLDİĞİNİ BAKAN MI BİLMİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yazılı sınavda yüksek not alanların büyük bölümünün, mülakat sınavında elenmesi, bazı personelin ise yazılı sınavda düşük not almasına rağmen mülakat sınavında yüksek not&nbsp;almasının kafalarda soru işaretlerini oluşmasına neden olduğuna değinen Gürer, “Görünen köy kılavuz istemez. Bu sınavda ortaya çıkan sonuçları iyi niyetle bağdaştırmak mümkün değil. Ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında da burada bir sorun olduğu herkes tarafından düşünülmesine rağmen&nbsp;Sayın&nbsp;Bakan’ın ‘Sınavlarda adaylar arasında ayırım yapılmadı’ şeklindeki açıklaması da inandırıcı değildir” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HİLELİ YÜKSELİŞ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, çok önemli kamu kurumlarına yönetici pozisyonunda alınan kişiler için liyakate bakmayan iktidarı, sınavla personel alınacak&nbsp;kurumlar &nbsp;ve&nbsp;sınavla unvan alacak kişiler için bile hileye başvurarak, hak eden kişileri değil, yandaşlarına kadro ve görevde yükselme gibi unvanlar vermektedir. Bu şekilde binlerce yurttaşımızı hakkı gasp edilmektedir” diye konuştu.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[RES’lere dur denilmezse felaket kaçınılmaz!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/reslere-dur-denilmezse-felaket-kacinilmaz-144421fec11d9-15de-4bf8-9b00-d3ddbb3d97c02021-09-12T12:15:00+03:00HABER MERKEZİ RES’lere dur denilmezse felaket kaçınılmaz!

RES’lere dur denilmezse felaket kaçınılmaz!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Kani Beko, Karaburun Yarımadasında 2000’li başında kurulmaya başlanan ve bölge halkı tarafından ülke ekonomisine olan katkısı nedeniyle olumlu karşılanan ancak son dönemde sayılarının artması ile birlikte çevresel etkilerinin araştırılmasına ihtiyaç duyulan Rüzgar Enerjisi Santralleri (RES) ile ilgili soru önergesi verdi. Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın cevaplamasını istediği sorularda özellikle kamuoyunun sayıları 15’i bulan RES için tepkilerine yer vererek, bu tepkilere ve tehlikeye rağmen devam edecek misiniz? Denetim yapacak mısınız? sorularına yanıt aradı.<br /><br />YARIMADAYI KORUMAK HEPİMİZİN GÖREVİ<br /><br />Yerelin doğasını, ihtiyaçlarını ve itirazlarını göz ardı eden yenilenebilir enerji politikalarının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Beko, “3-5 yıl içinde Yarımada’ya hızla giren RES yatırımları, yoğun bir şekilde kırsal bölgeleri adeta istila etti. Meralarda tribünler yükseldi. Zeytinlik olan araziler artık işgal altından. Burada yaşayanların başlıca geçim kaynaklarından olan keçi yetiştiriciliği yapılamaz hale geldi. Öte yandan tribünlerin yerleşim yerlerine, evlere yakınlığı sorunu var. Yerden toplam yüksekliği 150 metreyi bulan dev türbinler, köylerdeki konutların yer yer 300 metre yakınına kadar geldi. O kadar yakın ki bazı evlere doğayla iç içe yaşayan halkı görüntüsü bile ürkütüyor, bırakın gürültüsünü… Orada yaşayanların ciddi talepleri var: Artık yeter diyorlar, durdurun bu tahribatı diyorlar. Halkın bu talebini Bakanlığın ne kadar ciddiye alacağını göreceğiz, oradaki halkımız için sorularımızı ilettik. Raporları istedik, kamuoyuyla raporları paylaşın dedik. Yeryüzündeki cennetlerden biri olan Karaburun Yarımadamızı korumak hepimizin insanlık görevidir” ifadelerini kullandı.<br /><br />İşte o sorular:<br />İzmir ili Karaburun Yarımadasında 2000’li başında kurulmaya başlanan ve bölge halkı tarafından ülke ekonomisine olan katkısı nedeniyle olumlu karşılanan ancak son dönemde sayılarının artması ile birlikte çevresel etkilerinin araştırılmasına ihtiyaç duyulan Rüzgar Enerjisi Santralleri (RES) ile ilgili olarak kamuoyuna yansıyan taleplere ilişkin Bakanlığınız tarafından bir çalışma başlatılmış mıdır?<br />Başlatılmış ise, bu çalışmanın sonuçları ne zaman kamuoyu ile paylaşılacaktır?<br />Özellikle Yaylaköy, Sarpıncık ve Mordoğan mahallelerinde bulunan ve sayıları 15’i bulan RES’lere dair Çevre Örgütleri ve yerel bileşenler tarafından yüksek risk uyarısı yapılmıştır. Bakanlığınız tarafından bu konuya dair bir denetim süreci başlatılmış mıdır? Öyleyse konuya dair oluşturulacak nihai rapor kamuoyunun bilgisine ne zaman sunulacaktır?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[YEŞİL SOL PARTİ: DARBELER İLE HESAPLAŞMAK İÇİN DEMOKRASİ İTTİFAKINDA BİRLEŞMELİYİZ.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yesil-sol-parti-darbeler-ile-hesaplasmak-icin-demokrasi-ittifakinda-birlesmeliyiz-14441b678fa37-398f-45d9-9654-5ac4ba9fc95c2021-09-12T12:04:00+03:00HABER MERKEZİ YEŞİL SOL PARTİ: DARBELER İLE HESAPLAŞMAK İÇİN DEMOKRASİ İTTİFAKINDA BİRLEŞMELİYİZ.

YEŞİL SOL PARTİ: DARBELER İLE HESAPLAŞMAK İÇİN DEMOKRASİ İTTİFAKINDA BİRLEŞMELİYİZ.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<div><span style="font-size:18px">Değerli Basın Temsilcisi,<br />12 Eylül Darbesinin yıl donümü&nbsp; nedeniyle&nbsp; Yeşil Sol Parti tarafından&nbsp; yapılan basın açıklaması metni ektedir.&nbsp;&nbsp;<br />Değerlendirmenizi&nbsp; bekler,&nbsp; iyi çalışmalar dileriz.</span></div><div>&nbsp;</div><div><p><span style="font-size:18px"><strong>DARBELER İLE HESAPLAŞMAK İÇİN DEMOKRASİ&nbsp;</strong><strong>İTTİFAKINDA</strong><strong>&nbsp;BİRLEŞMELİYİZ. &nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 41 yıl geçmesine rağmen darbe; hukuku, kurumları ve uygulamaları&nbsp; ile hala devam ediyor. 12 Eylül darbesi ile tam anlamıyla&nbsp; yüzleşilemediği ve hesaplaşılamadığı için darbe&nbsp; uygulamaları AKP&nbsp; ve&nbsp; MHP iktidarı&nbsp; tarafından&nbsp; da sürdürülmektedir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">12 Eylül binlerce insan için baskı, işsizlik, gözaltı, tutuklama, işkence, hukuksuz yargılama, cezaevi ve idam demektir. 12 Eylül faşist darbesi sadece insanlar için baskı, zor ve işkence değildi. Doğa tahribatında kural tanımazlık da bu dönemde başladı. Türkiye 41 yıldır 12 Eylül darbesinin çizdiği sınırları aşamadığı gibi aksine daha da kurumsallaştıran, izlerini silmeyi daha da zorlaştıran tekçi, antidemokratik bir yönetim ile karşı karşıya kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">15 Temmuz darbe girişimine karşı toplumda beliren demokrasiye ve sivil siyasete sahiplenme iradesi iktidar tarafından heba edildi. Darbelere kimin gerçekten karşı olduğu, kimin fırsata çevirdiği görüldü. OHAL döneminde darbe dönemlerinin hukuk tanımaz uygulamalarının yapıldığını, darbe zihniyetinin “sivil” iktidar tarafından da sürdürüldüğünü gördük.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçim sonuçlarının tartışmalı olduğu, siyasetçilerin hapishanelerde olduğu, yargının bağımsızlığını yitirdiği, aydınların, akademisyenlerin tutuklu olduğu, binlerce kamu emekçisinin bir gecede işsiz bırakıldığı, televizyonları-gazetelerin kapatıldığı, seçilmiş belediye başkanları yerine atanmışların getirildiği, içerde ve dışarda savaş politikalarının sürdürüldüğü günleri yaşamaya devam ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeşil Sol Parti&nbsp; olarak tüm darbelerle ve darbenin devamlılığını sağlayan&nbsp; kurumlar ve zihniyetle mücadeleyi öncelikli görevlerimiz arasında görüyor; demokrasi, eşitlik, özgürlük, barış ve ekoloji mücadelesi veren güçlerle birlikte darbeci zihniyetle hesaplaşma mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Demokrasi ittifakı içinde bir araya gelmeye;&nbsp; mücadelemizi ve &nbsp;&nbsp;çabalarımızı &nbsp;ortaklaştırmaya çağırıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayşe Erdem – İbrahim Akın<br />Yeşil Sol Parti, Eş Genel Sözcüleri</span></p></div>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[5 TAŞINMAZ 800 ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNE YUVA OLACAK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/5-tasinmaz-800-universite-ogrencisine-yuva-olacak-144405d224565-6763-4354-9165-4bc307ab1d622021-09-12T11:02:00+03:00HABER MERKEZİ 5 TAŞINMAZ 800 ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNE YUVA OLACAK

5 TAŞINMAZ 800 ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNE YUVA OLACAK

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Ankara Büyükşehir Belediyesi ‘öğrenci dostu’ uygulamalarına devam ediyor. Büyükşehir Belediyesine ait 5 taşınmaz 25 yıllığına Hacettepe Üniversitesine bedelsiz olarak tahsis edildi.&nbsp; Büyükşehir Belediye Meclisinde gündeme gelen Başkanlık yazısı oy birliği ile kabul edilirken, Mamak Araplar Mahallesi'nde bulunan C-1, C-2,C-3, C-4 ve C-5 blokları 'Öğrenci Yurdu ve Konukevi’ olacak.&nbsp;</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp; Ankara Büyükşehir Belediyesi ‘öğrenci dostu’ uygulamalarına hız kesmeden devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;Öğrencilerin hayatını kolaylaştırarak ekonomik yönden destek olmayı sürdüren Büyükşehir Belediyesi, mülkiyeti kendisine ait Mamak Araplar Mahallesi'nde bulunan ve uzun yıllardır atıl halde bulunan blok halinde 5 taşınmazı 25 yıllığına Hacettepe Üniversitesine bedelsiz olarak tahsis etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BAŞKANLIK YAZISI OY BİRLİĞİ İLE KABUL EDİLDİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi Eylül ayı toplantısının 3'üncü oturumunda gündeme gelen Başkanlık Yazısı oy birliği ile kabul edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Meclis’te kabul edilen karara göre; Mamak Araplar Mahallesi'nde mülkiyeti Büyükşehir Belediyesine ait olan 38088 adada C-1, C-2, C-3, C-4 ile 38089 adada C-5 bloklarında yer alan tüm bağımsız bölümler mevcut haliyle Hacettepe Üniversitesine tahsis edildi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>400 KONUTTAN 800 ÖĞRENCİ YARARLANACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hacettepe Üniversitesi tarafından ‘Öğrenci Yurdu ve Konukevi’ olarak kullanılacak 5 blokta toplam 400 taşınmaz yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Her biri 2 üniversite öğrencisini barındırabilecek kapasiteye sahip 400 konuttan toplam 800 üniversite öğrencisi yararlanacak. Konutların Hacettepe Üniversitesine tahsisi kısa süre içinde tamamlanacak.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İZMİR'İN DÜNYA MİRASLARINI BİSİKLETLİLER BİRLEŞTİRDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/izmirin-dunya-miraslarini-bisikletliler-birlestirdi-1443961c14f5e-9141-4ed8-9bee-13d5b0e66aea2021-09-12T10:58:00+03:00HABER MERKEZİ İZMİR'İN DÜNYA MİRASLARINI BİSİKLETLİLER BİRLEŞTİRDİ

İZMİR'İN DÜNYA MİRASLARINI BİSİKLETLİLER BİRLEŞTİRDİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Meydanı’nda final yapan bisikletlileri İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu karşıladı. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törende İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer tarafından organizasyona destek olan firma temsilcilerine teşekkür plaketi verildi. Başkan Sengel ve Başkan Koştu da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e katkılarından dolayı teşekkür plaketi verdiler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DÜNYA MİRASLARINA VE DOĞAYA KATKI </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">UNESCO Dünya Mirası Yolunda Bisiklet Turu, İzmir’in UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan iki kenti, Bergama ve Efes Selçuk’u amatör bisikletlilerin pedalları ile birleştiren bir farkındalık projesi olarak, dünya miraslarının korunması, tanıtılması ve bu bağlamda kadınların ve gençlerin sahip olduğu rol hakkında bir bilinç yaratılması amacıyla 2016 yılından bu yanan düzenleniyor. Bir diğer amacı da bisiklet sporunun yaygınlaşması amacıyla farkındalık yaratmak olan proje kapsamında bugüne kadar 1445 amatör bisikletçi</span></p><p><span style="font-size:18px">1225 km boyunca pedal çevirdi. Bisikletliler tarafından 2016 yılından bugüne kadar düzenlenen tur kapsamında 10 bine yakın fidan bağışlandı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Metro istasyonları sanat galerisine dönüşecek]]>https://www.haberanaliz.net/haber/metro-istasyonlari-sanat-galerisine-donusecek-144382b07f39a-0936-48f4-baa2-3c05c08eeb462021-09-12T09:51:00+03:00HABER MERKEZİ Metro istasyonları sanat galerisine dönüşecek

Metro istasyonları sanat galerisine dönüşecek

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in İzmir’i kültür sanat kenti haline getirme hedefi doğrultusunda metro istasyonları yeniden ele alınarak sanat galerisine çevriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi kentin kültürel dokusunu zenginleştirmek, sanatı gündelik hayata taşımak için ilk kez metro istasyonları için “Duvar Yüzeyi Uygulamaları Yarışması” düzenledi. Yarışmada seçilen sanatçıların eserleri önünden her gün binlerce İzmirlinin geçtiği metro istasyonlarının duvarlarını süsleyecek. &nbsp;<br /><br /><strong>4 istasyon, 8 cephe</strong><br />Basmane, Çankaya, Konak ve Fahrettin Altay metro istasyonlarının yolcu giriş ve çıkış akslarında 8 noktada çini,&nbsp; seramik, mozaik, rölyef gibi geleneksel tekniklerin yanında yenilikçi sanatsal duvar yüzeyi uygulamaları için ulusal düzeyde açılan yarışmaya başvurular devam ediyor.&nbsp; Sanatçıların birden fazla duvar için proje sunabileceği yarışmaya son başvuru tarihi 27 Eylül 2021 olarak belirlendi.<br /><br />Tüm güzel sanatlar disiplinlerinin katılımına açık yarışmada belirlenen uygulama yüzeylerinin ölçülü görselleri ve yarışmaya katılım koşulları&nbsp;<a href="http://www.izmirworkshop.org/" target="_blank">www.izmirworkshop.org</a>&nbsp;adresinde yer alıyor.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DÜNYANIN İHTİYACI BARIŞ VE KARDEŞLİKTİR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/dunyanin-ihtiyaci-baris-ve-kardesliktir-144378938f041-67b4-4354-9821-3be5463f9f582021-09-12T09:45:00+03:00HABER MERKEZİ DÜNYANIN İHTİYACI BARIŞ VE KARDEŞLİKTİR

DÜNYANIN İHTİYACI BARIŞ VE KARDEŞLİKTİR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Hacı Bektaş-ı Veli Anma Etkinlikleri kapsamında organize edilen aşure programı ve Kardeş Türküler konserine katılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, barış ve kardeşlik mesajı verdi</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Adana Büyükşehir Belediyesi ile Adana Alevi Platformu’nun birlikte organize ettiği Hacı Bektaş-ı Veli Anma Etkinlikleri kapsamında Kardeş Türküler Adanalılarla buluştu. Başkan Zeydan Karalar, “Huzurumuzu kardeşliğimizi bozmaya, aramıza nifak sokmaya çalışmalarına rağmen bu toplumu bölmeye kimsenin gücü yetmeyecek” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>AŞURE KAZANLARI KURULDU</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Büyükşehir Belediyesi ve Adana Alevi Platformu’nun düzenlediği etkinlik Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleştirildi. Etkinlik boyunca onlarca kazan aşure halka dağıtıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DÜNYANIN İHTİYACI BARIŞ VE KARDEŞLİKTİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Adanalıların büyük ilgi gösterdiği aşure programına ve konsere katılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, günümüzde dünyanın en çok, barışa&nbsp; ve kardeşliğe ihtiyacı olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasına, “Ne güzel kalabalık, ne güzel insanlarsınız sizler. Ne kadar derdim, stresim olursa olsun, sizlerin karşısında tamamını unutuyorum” diyerek başlayan Başkan Zeydan Karalar, Kardeşlik Türküsü konserinin günün anlamına uyan bir etkinlik olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BU TOPLUMU KİMSE BÖLEMEYECEK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Zeydan Karalar, “Bugünler hüzünlü olacağımız günler. Bir anma ama aynı zamanda Hüseyni duruşunun ne kadar onurlu olduğunu hatırlamak önemli fakat aynı zamanda böyle bir insanın bizim saygı duyduğumuz Ehl-i Beyt’in bir ferdi olmasından dolayı da kutlama yapıyoruz. O’nun babası İmam-ı Ali diyor ki; ‘Nesebinle değil, edebinle övün.’ Bakın ne kadar muhteşem bir söz. Biz bunu yıllardır görüyoruz. Yezitler dün de vardı, yarın da olacak, bitmeyecek. Bizim de Hüseyni duruşumuz devam edecek. Onları örnek alacağız. Huzurumuzu, kardeşliğimizi bozmaya, aramıza nifak sokmaya çalışmalarına rağmen bu toplumu bölmeye kimsenin gücü yetmeyecek. Bu ülkede barışı da, kardeşliği de, demokrasiyi de, hukuku da tesis edecek yine sizlersiniz, bizleriz. Bu yolda kararlılıkla yürüyoruz ve çok kısa süre sonra bunu başaracağız” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SEMAH VE MUHTEŞEM EZGİLER</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Zeydan Karalar’ın konuşmasının ardından semah dönüldü ve Kardeş Türküler muhteşem ezgileri ile Adanalılara unutulmaz bir gün yaşattı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KADIKÖYLÜ SANATÇILAR YÜKSES SESE DİKKAT ÇEKTİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kadikoylu-sanatcilar-yukses-sese-dikkat-cekti-144363bfa9326-c13e-4996-90be-afbce8895ed32021-09-12T08:43:00+03:00HABER MERKEZİ KADIKÖYLÜ SANATÇILAR YÜKSES SESE DİKKAT ÇEKTİ

KADIKÖYLÜ SANATÇILAR YÜKSES SESE DİKKAT ÇEKTİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kadıköy Belediyesi’nin ilçede artan gürültü kirliliğine karşı geçen hafta başlattığı farkındalık projesi bu hafta Kadıköylü sanatçıların sergilediği pandomim gösterisiyle Osmanağa’da gerçekleşti. Proje, yaklaşık 16 milyon nüfuslu İstanbul’da eğlence hayatını Kadıköy’ün birkaç semtine sıkıştıran politikların etkilerini azaltmak ve oluşan gürültü kirliliğine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla geliştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel salgında yeni normale geçişle birlikte sokaklar ve açık alanlar da eğlence için daha cazip hale gelmiş ve beraberinde gürültü kirliliğini getirmişti. Kadıköy Belediyesi de, geçtiğimiz hafta bu konuyla ilgili mahalle muhtarları, esnaf dernekleri, mahalleliler ve Kadıköylü performans sanatçılarıyla bir araya gelerek “Kadıköy Hepimizin” temasıyla bir proje geliştirdi. Projede gürültü kirliliğine karşı yasaklamalardan ziyade empati ile farkındalık oluşturulması ve mahalle dışından gelen ziyaretçilerin mahalle sakinleriyle uyum içerisinde yaşayabildiği bir semt olması amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Performanslarıyla, yaşam kültürüne dikkat çekmeye çalışan sanatçılar dört farklı noktada dört ayrı performans sergiledi. Sanatçılar, mahalle sakinlerinin sesi oldu ve izleyenlere şu mesajı verdi: “Bizler, yani ders çalışmak zorunda olan öğrenciler, bebeğini uyutmaya çalışan anne – babalar, ertesi gün işe gitmek zorunda olan komşularınız olarak, siz eğlenirken bizlerin de gürültüsüz bir semtte yaşama hakkımıza saygı duymanızı bekliyoruz.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KİRA FİYATLARINDAKİ ÖNLENEMEZ ARTIŞA ÇÖZÜM GETİRİLMELİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kira-fiyatlarindaki-onlenemez-artisa-cozum-getirilmeli-144359ec873f2-cc62-416e-bae3-11fe7911a20d2021-09-12T08:40:00+03:00HABER MERKEZİ KİRA FİYATLARINDAKİ ÖNLENEMEZ ARTIŞA ÇÖZÜM GETİRİLMELİ

KİRA FİYATLARINDAKİ ÖNLENEMEZ ARTIŞA ÇÖZÜM GETİRİLMELİ

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ülkemizde her geçen gün artan kira fiyatları son dönemde herkesin ana gündem maddelerinden biri haline geldi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) PM Üyesi, Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, artan kira fiyatları karşısında, yüksek enflasyon ve ekonomik darboğaz kıskacındaki yurttaşların mağdur olmaması ve bu çerçevede yaşanan sorunlara karşı alınması gereken önlemlerin araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne araştırma önergesi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“YILLIK KİRA ENFLASYONU YÜZDE 28,2”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kira fiyatlarındaki artışların kontrolsüz bir biçimde devam ettiğini belirten Dr. Yüceer, “2021’in ikinci yarısı itibarıyla hem büyükşehirlere dönüşün başlaması hem de okulların açılacağı kararının bildirilmesinin ardından kira fiyatlarındaki artış hızı katlanmıştır. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM)’a göre, Türkiye’de temmuzdaki yıllık kira enflasyonu yüzde 28,2. Bu oran Ankara'da yüzde 30’u İstanbul'da ise yüzde 42,3'ü bulmaktadır. TÜİK’in 2019 yılı verilerine göre halkamızın tüketim harcamalarında aslan payını yüzde 23,7 ile kira ve konut giderleri almaktadır. İstanbul’da ise konut harcamalarının toplam harcamalar içerisindeki payı yüzde 28,6 olmuştur” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KİRA ARTIŞI, FIRSATÇILIĞI BERABERİNDE GETİRİYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Son aylarda kira fiyatlarının özellikle kiracıların değiştiği evlerde çok yüksek bir oranda arttığına dikkat çeken Dr. Yüceer, “Ev kiralarındaki önlenemez artış fırsatçılığı da beraberinde getirmektedir. Ev sahipleri istedikleri kadar zam yapamadıkları eski kiracılara evden çıkmaları için baskı yapmaktadır. Boşalan evleri ise fahiş fiyatlarla kiralamaktadır” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KİRADA OTURANLARIN SAYISI ARTIYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yüksek enflasyon ve yüksek faizler nedeniyle konut satışlarındaki yaşanan düşüşün halkı kiralık evlere muhtaç kıldığını ifade eden Dr. Yüceer, “Konut satışlarındaki düşüş Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine de yansımıştır. TÜİK’in açıkladığı istatistiklere göre, 2021 yılının Temmuz ayında Türkiye genelinde konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 53 azalarak 107 bin 785 olmuştur. Yine&nbsp;TÜİK verilerine göre, oturulan konuta sahip olanlar 2020'de önceki yıla göre 1,0 puan azalarak yüzde 57,8'e gerilerken, kirada oturanların oranı 0,6 puan artışla yüzde 26,2'ye yükseldi” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BARINMA HAKKI TEMEL HAKTIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Barınma hakkının temel bir hak olduğuna dikkat çeken Dr. Yüceer, Anayasa’nın konut hakkı ile ilgili maddesini hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Anayasamıza göre ‘Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.’ Ücretli çalışan insanların maaşlarına gelen zamla kira fiyatlarına gelen zam arasındaki makasın artması, barınma krizi anlamına gelmektedir.&nbsp;Her geçen gün artan kira fiyatları karşısında, yüksek enflasyon ve ekonomik darboğaz kıskacındaki yurttaşlarımızın mağdur olmaması için gerekli çalışmalar bir an önce yapılmalıdır.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DİN-BİR-DER'DEN KONFERANSA DAVET]]>https://www.haberanaliz.net/haber/din-bir-derden-konferansa-davet-14434f9c2eddb-441c-44c4-b73b-bbbda1f82bf62021-09-10T20:14:00+03:00HABER MERKEZİ DİN-BİR-DER'DEN KONFERANSA DAVET

DİN-BİR-DER'DEN KONFERANSA DAVET

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><u><em><strong><span style="font-size:18px">MERSİN</span></strong></em></u></p><p><span style="font-size:18px">DİN-BİR-DER GENEL MERKEZİ KONFERANSA DAVET ETTİ. İŞTE YAZILI AÇIKLAMALARI:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Muhterem Kardeşimiz;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimizin bütün fertleri arasında kardeşlik duygularını pekiştirmeyi ve sosyal yapımızı güçlendirmeyi kendisine öncelikli gaye edinen <strong>Din Görevlileri Birliği Derneği (Din Bir Der)</strong>, bu ulvi gaye doğrultusunda oluşturduğu <strong>“Gönülden Gönüle Kardeşlik Köprüsü”</strong> çalışmalarını, pandemi döneminde de çevrimiçi panel ve konferanslarla devam ettirme gayretindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son yıllarda sosyal yapımızın merkezi ve hayati önemi haiz olan “Aile” kurumumuzu hedef alan her türlü saldırı karşısında; Din Görevlileri Birliği Derneği (Din Bir Der) olarak öncelikli gündemimiz, <strong>“Aile Yapımızın Korunması”</strong>dır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üzerimize düşen tarihi sorumluluğun bir gereği olarak; geçtiğimiz Mayıs Ayı içerisinde yapmış olduğumuz “<strong>21. YÜZYILDA AİLE YAPIMIZA KARŞI TEHDİTLER ve AİLENİN KORUNMASI” </strong>başlıklı Panelimizin ardından, bu konuyla ilgili başlattığımız “Aylık Konferanslar Serisi”nin üçüncüsü olarak <strong>“FITRAT DÜZENİNDE EŞLERİN KARŞILIKLI GÖREV VE SORUMLULUKLARI” </strong>konusunda <strong>Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burhanettin CAN</strong> Hocamızın Konferansı, <strong>12.9.2021 Pazar günü, Saat: 20.30’da</strong> (Zoom uygulaması üzerinden) çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek ve DİNBİRDER’in (Youtube, Facebook, Twetter, İnstegram) sosyal medya hesaplarından canlı olarak izlenebilecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesile ile <strong>(proğramın başlamasından 30 dakika önce göndereceğimiz link üzerinden)</strong> sözkonusu <strong>konferansımıza iştirakiniz</strong> (ve ulaşabildiğiniz tanıdıklarınızın katılımı hususundaki gayretleriniz) bizleri ziyadesiyle memnun edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">En içten duygularımla; gönülden Selâm ve muhabbetlerimi arz eder, Cenab-ı Hak (C.C)’tan çalışmalarınızda hayırlı başarılar dilerim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Muhittin Hamdi YILDIRIM</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GENEL BAŞKAN</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/613b932029c64.jpg" style="height:1200px; width:849px" /></strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KAYA MUTLU'NUN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kaya-mutlunun-olum-yildonumu-14433c349350b-bdba-40d3-a8dc-24eebbba4c802021-09-10T20:05:00+03:00HABER MERKEZİ KAYA MUTLU'NUN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ

KAYA MUTLU'NUN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/613b90ef2c30a.jpg" style="height:1202px; width:1080px" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ZİHNİYET KENDİSİNİ YENİDEN GÖZDEN GEÇİRMELİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/zihniyet-kendisini-yeniden-gozden-gecirmeli-14432b9ae5b7b-6053-4fd3-a573-35be226c69ba2021-09-10T19:42:00+03:00HABER MERKEZİ ZİHNİYET KENDİSİNİ YENİDEN GÖZDEN GEÇİRMELİ

ZİHNİYET KENDİSİNİ YENİDEN GÖZDEN GEÇİRMELİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dün İzmir’in kurtuluşunun 99. Kurtuluş Yıldönümünü kutladık. Milletimize ve İzmir’e tekrar kutlu ve mutlu olsun. Bugünleri bize yaşatan ecdadımızı minnet ve şükran duygularımızı iletiyor, aziz hatıraları önünde başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere silah arkadaşlarını saygı, minnet ve şükranla anıyoruz. Önümüzdeki yıl İzmir’in kurtuluşunun 100. Yılını kutlayacağız. 100. Yıl kutlamalarına farklı bir anlam yüklemenin yerinde olacağı kanaatini taşıyorum. O sebeple İzmir’de şimdiden hazırlıklara başlanmasını sempozyumların, konferansların ve panellerin yapılarak önümüzdeki yılın bir İzmir yılı olarak tarihe geçmesini temenni ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni eğitim yılı bu yıl da sancılarla başladı. Eksiklikler ve yetersizlikler söz konusudur. Bunların başında da öğretmen açığı gelmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı bir yurtiçi gezisinde kendisine öğretmen açığı olduğu iletildiğinde, öğretmen açığının bulunmadığını söylemişlerdi. Oysa Sayıştay raporuna göre 450 bin MilliEğitim Bakanlığı’nın açıklamasına göre 107 bin öğretmen açığı bulunmaktadır. Öğretmen açığının vakit geçirmeden kapatılması ve Hükümetin bu konuda ciddi adımlar atılmasını bekliyoruz. Öğretmen açığı devam ederken, atanamayan öğretmenlerin sayısı 500 bine yaklaşırken Türkiye hala senede 40 bin öğretmen yetiştiriyor, sancı giderek büyüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÖĞRENCİLERİ BU DURUMA DÜŞÜREN ZİHNİYET KENDİSİNİ YENİDEN GÖZDEN GEÇİRMELİ </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir deprem felaketi geçirmiştik, bazı okullarda eğitime devam edilemiyor, eğitimin taşındıkları yerde devam etmesine yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Bunlardan bir tanesi benim ikamet ettiğim Güzelbahçe’de 60. Yıl Anadolu Lisesi kullanılamaz durumda bina başka bir yere taşındı. Oradaki öğrenci velileri ve öğretmenlerle temaslarda bulundum, ödenek sorunu yaşadıkları için taşınma işlemini bile doğru bir biçimde gerçekleştiremiyorlar.Yük velilerin ve öğrencilerin sırtına kalmış. Gözlerimle gördüm öğrenciler sıra taşıyor, öğrencileri eğitim yapacakları okulda yaşadığımız çağda bu duruma düşüren bu zihniyetin kendisini yeniden gözdengeçirmesi için uyarıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Depremin sancıları devam ediyor, yıkılan binalar var, hasarlı binalar var. Zarara uğramış vatandaşların sorunlarının nasıl çözüleceğine dair ciddi açıklamalar bekliyoruz. Bu sorunun dasonuna kadar takipçisi olacağımızı ifade ediyorum. Ayrıca kentsel dönüşüm çalışmalarının ranta dönüştürme çalışmaları olarak sürdürülmesi noktasındaki itirazımızdan asla vazgeçmeyeceğimizi İzmir halkına ilan ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İKTİDAR ARTIK YAPMASI GEREKEN İŞLERE BAKMALI VE YAPAY TARTIŞMALARDAN SİYASİ RANT TEMİN ETME ARAYIŞINI TERK ETMELİDİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İlçe ziyaretleri yapıyoruz, esnafın sorunlarını dinliyoruz, halkımızın dertleriyle hemdert halleriyle hemhal olmaya çalışıyoruz. Çiftçilik yapan vatandaşlarımızın yoğun olduğu bölgelere ziyaretlerde bulunuyoruz. Torbalı, Menderes ve Selçuk’ta çeşitli ziyaretlerde bulundum. Çiftçimiz fevkalade zor durumda. Girdi maliyetlerinin yükselmesi ama ürün fiyatlarının yerinde sayması, yem fiyatlarının yükselmesi ama süt fiyatlarında beklenen artışın olmaması sebebi ile hayvancılıktan ve çiftçilikten vazgeçme eğilimin olduğunu gördük. Özellikle sebze üreticileri fiyatlarının tüccarların vicdanına bırakılmasından müzdaripler. Domates üreticileri Torbalı’da beklentilerine karşılık bir fiyat bulamadıkları için ürünlerini kaldırmadan tarlalarını yeniden sürmüşler onların bu yılı nasıl geçireceğini biz nasıl içimizde bir yara olarak hissediyorsak hükümetin de aynı acıyı ve ızdırabı hissederek sorunlara çare aramak zorunda olduğunu bir kez daha hatırlatıyorum. Esnaf perişan durumda, hacizler ve icralarla boğuşuyor ama hükümetten yapılan açıklamalara göre sanki Türkiye güllük gülistanlık bir ülkeymiş gibi tarif ediliyor. İktidar artık yapması gereken işlere bakmalı ve yapay tartışmalardan siyasi rant temin etme arayışını terk etmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir’in bir sorunu da trafik sorunudur. Zaman kaybetmeden bu sorunun çözümü yolunda ciddi adımlar atılmalıdır. Merkezi ve yerel yönetimin koordinasyon içerisindebu sorunu çözmek yolunda adımlar atmasını beklemekteyiz. Torbalı’nın Pamukyazı mahallesinde önemli bir mesele var. Arkadaşlarımız o meselenin olduğu yere bizi götürdüler, mahallede yaşayanlarla bir görüşme yaptık. Görüşmelerin sonucunda ciddi bir sorunla karşı karşıya olduklarını yerinde müşahade ettik. Orada bir kavşak çalışması yapılmış, sanki mühendisler burada ne yaparız da kaza olur diye bir çalışma yapmışlar gibi görünüyor. Ben de iki kez o kavşaktan döndüm her ikisinde de kaza olur ihtimali kendini hissettirdi. Arkadaşlarımız bu konu ile ilgili çalışıyor. Ben bunu bakanlığa ileteceğim ama Kara Yolları Bölge Müdürlüğünün orada bir çalışma yapmasını ve bu sorunu çözmesini talep ediyorum. Ölümlü trafik kazaları oluyor karşıdan karşıya geçerken. Birçok vatandaş yaya geçidi olmadığı için, üst geçit, alt geçit olmadığı için hayatını kaybetmiş. Dolayısıyla bu sorunun çözümü ile yakinen ilgilenilmesini talep ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE’NİN GERÇEK GÜNDEMİYLE MEŞGULÜZ YAPAY GÜNDEMLERLE UĞRAŞMIYORUZ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin gerçek gündemiyle meşgulüz yapay gündemlerle uğraşmıyor zaman kaybetmiyoruz. İzmir’in bütün milletvekillerini hangi partiye mensup olurlarsa olsunlar, ister iktidar ister muhalefet partilerinden olsun vatandaşı dertleriyle başbaşa bırakmamak, çare olmak adına vatandaşla iç içe olmaya davet ediyorum.Bu çağrım ilk önce iktidar partisinedir. TÜİK’in rakamları üzerinden güllük gülistanlık bir ülkeymiş gibi, vatandaşlarını refah içinde yaşatan bir ülke gibi sunma çalışmalarından vazgeçsinler yaraya parmak bassınlar, derdin çözümü için adım atmaya gayret sarfetsinler. Bu ziyaretlerimiz devam edecek. İl yöneticilerimize, ilçe yöneticilerime teşekkür ediyorum. İzmir’de yaptığımız doğru çalışmaların doğru neticeler verdiğine yerinde şahitlik ettiğimi belirtmek istiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MİLLET İTTİFAKININ RUHUNU YAŞATMAMIZI MİLLET İSTİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Müsavat Dervişoğlu’nun toplantının ardından gazetecilerin sorularına verdiği cevaplar şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px">Cihan Paçacı’nın açıklamaları neticesinde millet ittifakında bir sorun var mı?</span></p><p><span style="font-size:18px">“Millet ittifakının, cumhur ittifakından bir farkı var. Biz millet ittifakını kurarken her iki ittifakı da bir protokole bağlamıştık. Her ittifakın kendi içinde oluşmuş şartları vardır. Sayın Paçacı’nın bir bardak suda fırtına koparacak önemde olduğunu düşünmüyorum gayet halisane niyetle yapılmış br açıklama söz konusudur.&nbsp; Millet ittifakının ruhunu yaşatmamızı millet istiyor. Biz bu isteği doğrudan doğruya karşılamakla mükellefiz. Millet ittifakı sıradan bir ittifak değildir, milletin talebi ile oluşmuş bir ittifaktır. Kısır tartışmalarla bozulmasını beklemek abesle iştigal olur. Onun için bir bardakta fırtına diyorum. Özellikle havuz medyasındaki yorumcular millet ittifakının içinde çok ciddi sorunlar varmış gibi sunuyor. Ayrıca yarın seçim olmadığı için ortada CHP ile yaptığımız herhangi bir protokol yok. Her iki parti ayrı ayrı siyasi kurumlar, ayrı ayrı görüşleri var. Bu görüşlerin serdedilmesi kadar doğal bir şey yok. Sayın Kılıçdaroğlu’nun ve CHP sözcülerinin görüşlerine nasıl saygı ile yaklaşıyor isek bizim görüşlerimize de saygı çerçevesinde yaklaşılması beklentisi içinde olduğumuzu ifade etmek istiyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">İYİ Parti ile CHP arasında bir ittifak söz konusu ama her söylemde ittifakta çatlak söylemi ortaya atılıyor bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Muhalefet partilerinin İzmir’e yoğun bir ilgisi var bunu neye bağlıyorsunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">“İzmir’e ilgilisi olmayanlara sorulması gereken soruyu bana yönelttiniz. Partilerin sözcüleri, milletvekilleri yöneticileri beyanda bulunur ama bu ittifakın millet tarafından istenildiğini söyledim dolayısıyla bağlayıcı olan liderlerin beyanlarıdır. İzmir’de millet ittifakı olarak seçime girdik o ittifak o dönem yapılmış yerel seçimleri kapsayan bir ittifaktı. O ittifak sandıklar açıldığında filen bitmiştir ama o ittifakın ruhu yaşamaktadır, millet bizden o ittifakı sürdürmemizi istiyor. Bizim CHP ile görüş ayrılıklarımız, fikir ayrılıklarımız olabilir bu millet ittifakına zarar vermez. Sayın Tunç Soyer söyledi, ben sadece İzmir’de yaşayan insanların değil pelikanların bile Belediye Başkanıyım diye. Vatandaşımız pelikanlardan daha fazla ilgi görme talebini sıklıkla tekrarlıyor.”</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir’de bir kültür zirvesi başlatıldı, ardından Bakanlığın İzmir Tekel fabrikasını kültür merkezine dönüştürme konusunda bir tanıtım toplantısı oldu bunu kültür zirvesini gölgelemek için yapılmış bir toplantı olarak düşünüyor musunuz? Baraj tartışmaları var, nasıl değerlendiriyorsunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">“İzmir hem nüfusu hem sorunları büyük olan bir kent. Hükümetin İzmir’in iradesi ile rekabet etmek gibi bir problemi var. Öncelikle hükümete bu sorunu aşmasını talep ediyorum. Vatandaşa yapılan hizmetler vatandaş için yapılmış hizmetlerdir kim tarafından yapıldığı önemli değildir.&nbsp; Ortak adımların atılması gerekiyorsa bu adımları atmaktan geri durmamak gerekir. İzmir halkının iradesi ile rekabet etmek bu iktidara fayda getirmeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir seçim kanunu değişikliğinden bahsediliyor ama kanunun bütünü kapı arkasında hazırlandığı için sadece baraj bölümünü tartışıyoruz. O kanunu bütünüyle önümüze alıp toptancı bir bakışla Türkiye’nin yararına mıdır, zararına mıdır onu tartışmamız lazım. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtiğimizden beri yönetimde istikrar olmamıştır. Hükümet kendi varlığını ve iktidarını sürdürebilmek adına seçim yasalarıyla oynamaya çalışmaktadır. Hangi değişikliği yaparlarsa yapsınlar bu iktidarı gitmekten kurtarmayacaktır. İktidar yasa yapma gücünü milletin iradesini yönlendirmek ve iradeyi manipüle etmek amacıyla bir silaha dönüştürürse iyi bilsinler ki, hiçbir silah sahibinin değildir günü geldiğinde onları vurur.&nbsp; Baraj tartışmalarının yerinde olduğu kanaatinde değilim. Bu ittifak sistemi ile girilen seçimlerde baraja ihtiyaç var mıdır yokmudur o da tartışma konusudur. 7 mi olsun 5 mi olsun tartışmasının dışında belki de hiç olmasın sonucuna ulaştıracak bir kanaatte söz konusu olabilir. Kanunun bütününü görelim, iktidarın siyasi hedefinin ne olduğunu doğru tespit edelim görüşlerimize de bu teşhisler sıhhat kazandırsın.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizin de gençler üzerinde maddeler halinde projeleriniz var mı?</span></p><p><span style="font-size:18px">“Biz görüşlerimizi partimizin yetkili kurulları ve heyetlerle kristalize ediyoruz. Sorunlu olan bütün dezavantajlı kesimlerle ilgili bilimsel yeterliliği tartışılmayacak heyetlerle çalışıyoruz. Sayın Genel Başkanımız grup toplantılarında bu dezavantajlı gruplara da söz veriyor. Karşı karşıya bulundukları sorunların çözümleri ile alakalı görüşlerini söylüyor. Bunlar programdır. Siyasi partilerin programları vardır ama ittifakla girilen seçimlerde ortak programların olması da gerekli olabilir. Hem şimdi ilan ediyoruz bu dezavantajlı gruplarla alakalı görüşlerimizi hem de parti programında dile getiriyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli yıl açılışında dua okunması ile ilgili tartışmalar ve gelişmeler var nasıl değerlendiriyorsunuz?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">“Diyanet İşleri Başkanlığı Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu bir kurumdur. Atatürk’ün kurduğu bir kurumun siyasi tartışmalarla yıpratılmasını ve siyasi tartışmalara konu olmasını yerinde bulmuyorum. Siyasi tartışmaların odağı yapılmamalıdır. Bu tartışmaların odağına Diyanet’in taşınmasını yerinde bulmadığımı ifade ediyorum. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanının da kendisini tartışmaların odağına taşıyacak açıklamalardan uzak durması gerektiğini ifade ediyorum. Diyanet bizim güzide bir kurumumuzdur ama ne hazindir ki, siyasi tartışmaların odağına taşınmak istenmektedir bu da birliğimize zarar verir. O sebeple Diyanet İşleri Başkanlığımızın bu tartışmaların dışında tutulması gerektiğine vurgu yapıyorum. Diyanet İşleri Başkanı’nın da hiçkimsenin himayesine muhtaç bulunmadığını buradan ilan ediyorum. Atatürk’ün bize mirasıdır Diyanet İşleri Başkanlığı. Atatürk’ün bütün mirasına nasıl sahip çıkıyorsa aynı şekilde Diyanet İşleri Başkanlığı’na da sahip çıkıyoruz hiçkimse bizi bu tartışmanın içinde göstermesin.”&nbsp; - BÜLTEN-&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[“Dünya Ticaret Örgütü Tarımdan Elini Çek!” diye haykırıyoruz.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/dunya-ticaret-orgutu-tarimdan-elini-cek-diye-haykiriyoruz-144310fb1af1a-9624-4851-94e9-4ef8187f964a2021-09-10T19:31:00+03:00HABER MERKEZİ “Dünya Ticaret Örgütü Tarımdan Elini Çek!” diye haykırıyoruz.

“Dünya Ticaret Örgütü Tarımdan Elini Çek!” diye haykırıyoruz.

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><em><strong>İZMİR-&nbsp;</strong> 10 Eylül, La ViaCampesina tarafından </em><em>“</em><em>Dünya Ticaret Örgütü ve Serbest Ticaret Anlaşmalarına Karşı Mücadele Günü” olarak ilan edilmiştir. 2003 yılında Cancun Meksiko’da DTÖ’nün tarı</em><em>ma m</em><em>üdahalesine y</em><em>ö</em><em>nelik&nbsp;</em><em>protestolar</em><em>&nbsp;sırasında Güney Koreli pirinç üreticisi küçük çiftçi ve köylü aktivisti Lee KyungHae“ DTÖ’yü Tarımdan&nbsp;çıkarın”, ”DTÖ Çiftçileri Öldürüyor!”&nbsp;diyerek&nbsp; kendini göğsünden bıçaklayarak yaşamına son verdi. Lee, tıpkı Türkiye de yaşanmaya başlandığı gibi Kore'nin gıdalarını ithal etmeye karar vermesinin ardından çiftliğini ve geçim kaynaklarını kaybeden binlerce çiftçiden biriydi.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>O zamandan beri her yıl, 10 Eylül'de, La ViaCampesina'nın tüm üyeleri ve müttefikleri, Lee'nin fedakarlığını hatırlıyor ve ikili, bölgesel ve çok taraflı ticaret anlaşmaları yoluyla küçük ölçekli gıda üreticilerine dayatılan yıkıcı politikalara karşı eylemler düzenliyor..</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Canını feda eden Koreli ç</em><em>ift</em><em>çi Lee KyungHae</em><em>’</em><em>nin eylemine adanan bu gün, tüm dünyada küçük çiftçilerin tarımdan dışlanmasına karşı bir mücadele günü olarak anılıyor. Bizde Çiftçi-Sen olarak Koreli çiftçi yoldaşımız Lee KyungHaeyi ve onun mücadelesini bir kez daha anıyor “Dünya Ticaret Örgütü Tarımdan Elini Çek!” diye haykırıyoruz. </em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dünya Ticaret Örgütü ve Serbest Ticaret Anlaşmalarına Karşı Mücadele Günü, Basın açıklaması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri” olarak tanımladıkları ve bu on yıl sonunda hedefledikleri arasında “2030’da Sıfır Açlık” ve “Yoksulluğun Sona Ermesi” yer alıyor. Ancak, 2021 Eylül ayı itibariyle, bu iki hedefle tamamen çelişkili iki eğilim gözlemlenmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Açlık 2015’ten beri artmakta, son hesaplara göre 820 milyon aç insanın olduğu öngörülmektedir. Yetersiz beslenen insanların çoğunluğu -381 milyon kişi- Asya’da yaşamaktadır. Dünyada beslenme yetersizliğinin en hızlı arttığı kıta olan Afrika’da 250 milyondan fazla kişi açlıkla yüz yüzedir. Endüstriyel şirket tarımının uygulandığı Latin Amerika ve Karayipler’deyse, derin yoksullukla, açlıkla, yetersiz beslenmeyle yaşayan insanların sayısı 84 milyon civarındadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; FAO’nun verilerine göre, Mayıs 2021’de küresel gıda fiyatlarındaki artış hızı aylık en yüksek değerine ulaşmıştır. Sebze, yağ, şeker ve baklagillerin uluslararası fiyat artışı bunun temel sebebidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütün bunlar, her yıl üretilen gıdanın üçte birinin —1.3 milyar tona, yaklaşık 1 trilyon dolara tekabül eder— kötü lojistik ve tarım pratiklerine, tüketicilerin ve marketlerin atığı olması pahasına gerçekleşmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Açıktır ki, küresel gıda sistemi çökmüştür</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkeler ve kıtalar arasındaki serbest ticaret anlaşmaları bu çöküşün merkezinde yer almaktadır. Bu anlaşmalar temelde, tohum, tarımsal girdiler, et, süt, palm yağı, pamuk ve işlenmiş gıda pazarında faaliyet gösteren mega-şirketlerin, ekonomik olarak gelişmekte veya gelişmemiş ülkelere girmenin bir aracına dönüşmüştür. Bunun yerel ticaret, köylü pazarları ve halkların gıda egemenliği üzerinde ciddi yıkıcı etkileri olmuştur. Tarım ve balıkçılık üzerine yapılan neredeyse tüm serbest ticaret anlaşmaları, DTÖ’nün hayli sorunlu olan Tarım Anlaşması’ndan feyz almaktadır. Küresel bir çerçeve sunan bu anlaşma; düşük ithalat vergilerini, tarımsal desteklemelerden vazgeçilmesini ve gıda güvencesi(!) gerekçesiyle kamusal stok yapmaktan vazgeçilmesini önermiştir. Bu anlaşma, modası geçmiş bir 20. yüzyıl modeli olarak, gezegenin sınırlarını zorlayan şirketlerin hizmetinde olan, bizleri yaşanamaz toplumsal eşitsizliğe sürükleyen bir anlaşmadır. Sera gazı salımının yaklaşık yarısını endüstriyel tarımın&nbsp; sebep olduğu bu anlaşmalarda yer almamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Serbest Ticaret Anlaşmaları ve Yatırımları, ekonomik olarak az gelişmiş ülkelerde ucuz iş gücünün sömürülmesi, çevre ve emek hususlarında esnek düzenlemeler yapılmasını amaçlar. ABD ve AB gibi temel güçlerfikri mülkiyet hakları adı altında tohumun ve yaşamın patentlenmesini teşvik eder. Bu nedenle baskı altında kalan ve iş yapma hevesindeki ülkeler, kendi ulusal mekanizmalarını ortadan kaldırırken, yerel ticaret, yerel iş gücü ve doğal kaynakların korunmasını da bir kenara bırakmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">2021 Haziran ayında 100. oturumunu düzenleyen Bölgesel Ticaret Anlaşmaları Komitesi, DTÖ’nün hayat standartlarını yükseltmek, iş üretmek ve sürdürülebilir kalkınmayı, insan refahını küresel ölçekte gerçekleştirmek hedeflerinden bahsetti. Halbuki son 50 yıllık geçmişinde, küresel serbest ticaret anlaşmaları yalnızca açlık, gıda isyanları, çiftçi intiharları, iklim krizi, derin yoksulluk ve göçle sonuçlandı. Bu anlaşmalar özelleştirmeye, kuralsızlaştırmayı, devletin temel kamusal hizmetleri sunmaktan vazgeçmesine neden oldu. Kırda da ciddi yıkıcı etkileri oldu. Kadınlar ve çocuklar köylerini terk ederek kentlerde ucuz iş gücü olarak çalışmak zorunda bırakıldı. Bir çok ülkede, özellikle kırsal bölgelerde nitelikli eğitim ve sağlık hizmetleri ortadan kalktı, kadınların, çocukların ve gençlerin saygın bir yaşam sürme imkanları ellerinden alındı. Koreli çiftçi Lee KyungHae bu durumu anlatmak için yaşamına son verdi. Trajiktir ki, ne DTÖ, ne de zengin ülkeler çiftçilerin, köylülerin, yerli halkların, balıkçıların ve göçmen mevsimlik işçilerin seslerini duymadı, işleri kendi bildikleri şekilde yapmaya devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hindistan’da son 9 aydır sokakta olan çiftçiler, yeni yasaların Hindistan tarımını şirketleştireceğini söylüyor. Endonezya, Japonya, Filipinler ve Güney Kore’de çiftçiler, küresel ekonomik güçlerin zorladığı bölgesel ticaret anlaşmalarına direniyor. Arjantin, Ekvador, Kenya ve Zambia’da yurttaşlar, IMF kökenli borç krizine karşı sokakta.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu adaletsiz ticaret anlaşmalarına direnenler baskı altına alınıyor ve marjinalize ediliyor. Bugün kırdaki çatışmaların büyük çoğunluğu şirketlerin, yerel hükümetlerle işbirliği halinde, doğal kaynaklara el koymasından ortaya çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sömürgeci bir alışkanlık olarak halkın çoğunluğunu boyunduruk altına almaktan başka bir şeye tekabül etmiyorsa, DTÖ ve Serbest Ticaret Anlaşmalarının ne anlamı var? Çoğunlukla kapalı kapılar ardında yapılan bu anlaşmalar, 21. yüzyıl emperyalizmi ve yeni sömürgeciliğinin sembolleridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açlık, gerçek. Kırsal yoksulluk ve ölümler gerçek. Pandemi gerçek. Aşılamada yaşanan eşitsizlik gerçek. Mültecilik gerçek. İklim krizi gerçek. Başka neyin gerçek olduğunu biliyor muyuz? Nestle gibi büyük şirketler, küresel yönetim mekanizmalarında kendilerine alan açıyor, insan hakları lügatını kullanarak kendilerine pay çıkarıyor, kendi suçlarını yeşile boyayarak örtbas etmeye çalışıyorlar. Bu çabaların son örneği de, gıda-tarım şirketlerinin insan hakkı ihlallerini gizlemek için kullandıkları BM Gıda Sistemleri Zirvesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ızdırap, açlık ve yoksulluk koşullarında, kapitalizm ve neo-liberalizmim adiliğine karşı mücadele etmeliyiz. Birleşmiş Milletler Köylülerin ve Kırsalda Çalışan Diğer İnsanların Hakları Deklarasyonu’nun 16. maddesinde ifade edildiği üzere, devletlerin, yerel, ulusal ve bölgesel pazarları güçlendirme ve destekleme görevi bulunuyor. Bunu yaparken, biz çiftçilerin bu süreçlerde yer almasını güvence altına almak, ürün fiyatlarımızı belirleme ve pazara adil ulaşım hakkımızı korumalıdır. Köylü Hakları Deklarasyonu, mücadelelerimizde bize rehberlik etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>La ViaCampesina olarak, mücadelemiz zafere kadar sürecek. </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">DTÖ’nün 30 Kasım’da Cenevre’de yapacağı toplantıyı takip edecek, DTÖ ve anlaşmaların tarımdan elini çekmesi için mücadele edeceğiz. Halkların onuruna saygı duyan, sınırların ötesinde dayanışmayı ve karşılıklılığı esas alan bir küresel ticaret sisteminde ısrar edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Serbest Ticaret Anlaşmalarına Direnelim!</span></p><p><span style="font-size:18px">DTÖ kapatılsın!</span></p><p><span style="font-size:18px">Dayanışmacı ticaret, hemen şimdi!</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/613b895331789.png" style="height:1024px; width:724px" /></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Şehirler Arası Otobüs Terminalinin Temelini Attılar]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sehirler-arasi-otobus-terminalinin-temelini-attilar-144304627a90e-39e5-4795-a03f-653d208ea9c72021-09-10T19:25:00+03:00HABER MERKEZİ Şehirler Arası Otobüs Terminalinin Temelini Attılar

Şehirler Arası Otobüs Terminalinin Temelini Attılar

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">EDİRNE / UZUNKÖPRÜ</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşların da yoğun katılım gösterdiği törene katılan Belediye Başkanı Özlem Becan, yeni terminal projesini hayata geçirebilmenin haklı gururunu yaşadığını belirtti. Belediye Başkanı Özlem Becan temel atma töreninde yaptığı konuşmada şu açıklamalarda bulundu: “Bugün ilçemiz için milat niteliğinde bir gün. Siz değerli ‘ailem Uzunköprüm’e verdiğimiz bir sözü daha yerine getirebilmekten dolayı çok mutluyum. Temelini attığımız yeni terminal projesi aslında bizim için projeler bütünün bir parçasıdır. Bu projeler bütünü ise ‘Pazar yeri, terminal ve belediyemize ait hotelin içinde bulunduğu; konum itibariyle ilçemizin en güzel yerlerinden biri olan elli dönümlük belediyemiz arazisinde hayata geçirmek istediğimiz projelerin toplamıdır’. &nbsp;İlk olarak, Çiftlikköy yolunun yapılacağı bilgisini aldıktan sonra Uzunköprü Belediyesi Köy Terminali’ni inşa ettik.Bu sayede köy minibüslerini belli bir düzen dahilinde yeni yerine taşıdık. Bunu yaparken de tek amacımız Uzunköprü esnafını korumaktı. Böylelikle Meriç civarından ve köylerimizden gelen vatandaşlarımız ilçe merkezinden kopmadan, Uzunköprü’müzde rahatlıkla alışveriş yapabiliyorlar. &nbsp;Ardından Belediyemize ait hotelin tahliye ve yıkım sürecini başlattık. Şuanda da, sondan bir önceki adım olan Uzunköprü Belediyesi Şehirler Arası Otobüs Terminalimizin temelini atıyoruz. Uzunköprülülerin bir hayalini daha hayata geçirebilmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Projeler bütünün son adımı olan ‘Pazaryeri ve Hürriyet Meydanı projemizi’ hayata geçirmek için çalışmalarımızın hızla devam ettiğini büyük bir mutluluk içinde sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye’de ilk ve tek olan Hürriyet Anıtımızın karşısındaki hotel ile terminal alanını kaldırdıktan sonra açılacak olan büyük alanı meydana çevireceğiz. ‘Hürriyet Meydanı’ ismini vereceğimiz bu projenin ‘yüreğiAtatürk, Cumhuriyet ve hürriyet sevdasıyla atan hemşehrilerimize ve ilçemize çok yakışacağına inanıyorum. Uzunköprü’müze eşit hizmet, eşit büyüme ve eşit kalkınma anlayışı çerçevesinde hizmet ediyoruz. Yeni terminal mevkii itibariyle Atatürk ve Kavak mahallelerimize ekonomik açıdan da katkı sağlayacak. Bu anlamlı günde vatandaşlarımıza teşekkür ediyor, ‘Uzunköprü Belediyesi Şehirler Arası Otobüs Terminali’nin ilçemize hayırlı olmasını diliyorum.” Dedi.&nbsp; &nbsp; &nbsp; - BÜLTEN-</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ŞEHİT VE GAZİ YAKINLARINDAN ANLAMLI HEDİYE]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sehit-ve-gazi-yakinlarindan-anlamli-hediye-144291fe24d0a-8be6-4cea-9f2a-d8673711d5452021-09-10T19:19:00+03:00HABER MERKEZİ ŞEHİT VE GAZİ YAKINLARINDAN ANLAMLI HEDİYE

ŞEHİT VE GAZİ YAKINLARINDAN ANLAMLI HEDİYE

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği deneme uçuşu etkinliği için Efes Selçuk’taydı. İlk olarak THK Selçuk Havaalanı’nda deneme uçuşuna katılan şehit ve gazi çocukları daha sonra Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ile bir araya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Efes Selçuk Belediyesi Pamucak Sosyal Tesisleri’nde Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Recep Doğru, dernek üyeleri, şehit ve gazi çocuklarıyla bir araya gelen Başkan Sengel,&nbsp; onlarla keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği tarafından Başkan Sengel’e günün anısına Atatürk portresi hediye edildi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÜRER: GÖLET BEKLEYEN ÇOK YER VAR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-golet-bekleyen-cok-yer-var-1442822d9f968-46e4-4e45-a73b-d5638a9a56772021-09-10T19:15:00+03:00HABER MERKEZİ GÜRER: GÖLET BEKLEYEN ÇOK YER VAR

GÜRER: GÖLET BEKLEYEN ÇOK YER VAR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">GÖLETLERE ÖDENEK YOK</span></p><p><span style="font-size:18px">Ulukışla ilçesi İmrahor göletinin yarım kalan inşaatından sonra Bor ilçesi Halaç köyünde, yapımına 2017 yılında başlanan ve 3 yıl içinde tamamlanarak 2020’de hizmete gireceği açıklanmasına rağmen, aradan geçen 4 yıl içinde halen yüzde 40’ler seviyesinde kalan gölet alanında köylülerle bir araya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">BAĞ, BAHÇE KURUDU…</span></p><p><span style="font-size:18px">Köydeki bahçelerinin ve tarlasının bu yıl etkisi olan kuraklık nedeniyle kuruduğunu anlatan bir köylü ise “Yandık, bittik biz. Kooperatife su parası ödemekten bıktık. Suyu olmayan yerlere gölet yapılıyor ama buraya ne hikmetse temeli atılan göleti bile tamamlamıyorlar. Eğer göletler, oya göre yapılıyorsa iktidara en çok oyu bu zamana kadar biz verdik. Biz üretip, kimseye muhtaç olmak istemiyoruz. Göletimizin yapılmasını ve üretim yapmayı istiyoruz. Biz devletimize, milletimize bağlı insanlarız. Neden seçim öncesi gelip oy için temel atıyorlar ve seçimden sonra bizi unutuyorlar” diyerek tepkilerini ile getiri.</span></p><p><span style="font-size:18px">TEMELLER YARIM KALIYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">Köylülerin sorunlarını dinleyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise iktidara çağrıda bulunarak, “Halaç köyünün tarım alanları gölet yapılmadığı için ve kuraklığına etkisiyle adeta kavrulmuş. Köylüler gölet istiyor,&nbsp; tarım alanları su bekliyor. Kuraklık etkisi her geçen gün artıyor. Çok köy göletinde su bitmek üzere. Yeraltı suyuna yükleniliyor bu durumda yer altı su seviyesi de düşüyor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">GÖLET BEKLEYEN ÇOK YER VAR</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İmrahor, Çanakçı, Güney, Maden, Horoz, Darboğaz, Karanlıkere, Himmetli gibi köyler gölet sorunları var. Darboğaz’da yıllardır yapılan göletten de randıman alınamadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuraklık nedeni ile hububatta büyük sıkıntı yaşandı. Hâlihazırda çok yerde bağ bahçe su sorunu nedeni ile sıkıntı yaşıyor “ dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">SU PAHALI</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuraklık döneminde sulama suyunun öneminin bir kez daha arttığına işaret eden CHP’li vekil Ömer Fethi Gürer, elektrikle ve yeraltından çıkan suyun pahalı olması çiftçinin belini büktü. Su için kullandıkları elektrik faturası ödemekte zorluk çekiyorlar ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">TMBM’DE GÜNDEME GETİRECEĞİM</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer,&nbsp; köye 14 km mesafede olan inşaatı yarım kalan Halaç Köy göletinin 186 metre uzunluğunda ve 42 metre yüksekliğinde yapılması planlandığını ancak 4 yıldır inşaatın tamamlanmadığına işaret ederek Halaç ve İmrahor da yarım bırakılan göletlerle ilgili olarak yetkili kurumların bir an önce harekete geçmesi için konuyu TBMM’de gündeme getireceğini de sözlerine ekledi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Sadan Hanım vizyona giriyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sadan-hanim-vizyona-giriyor-14427ed598046-93fa-47ef-8898-ba68643fb51c2021-09-10T19:08:00+03:00HABER MERKEZİ Sadan Hanım vizyona giriyor

Sadan Hanım vizyona giriyor

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">BÜLENT İPEK</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Alzheimer hastalığına dikkat çekmek ve toplumsal bilinci artırmak amacıyla çekilen ‘Sadan Hanım’ belgesel sinema filmi 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde sinema seyircisiyle buluşuyor.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizde ve dünyada giderek yaygınlaşan Alzheimer hastalığı, gerçek bir kişinin ilk kez teşhis konulduktan ölümüne kadar geçen 5 yıllık süredeki evrelerini de içerdiği&nbsp;<strong>‘Sadan Hanım: Bir İstanbul Hanımefendisi’</strong>&nbsp;adlı belgesel sinema filmine konu oldu.&nbsp;<strong>Yönetmen Göksel Gülensoy’un, Sadan Ünüvar’ın çocukluğundan ölümüne kadar Türkiye ve yurtdışında geçen hayatını anlattığı film, Alzheimer Haftası’nın başladığı 21 Eylül’de sinemalarda gösterime girecek. Filmde Sadan Ünüvar’ı, o ölmeden 4 yıl önce kendisiyle tanışan ünlü oyuncu Canan Ergüder canlandırdı. Askeri ataşe olan eşi Ziyaeddin Ünüvar’ı ise Kenan Ece oynadı. Serap Aksoy ve Ebru Nil Aydın'ın da oynadığı filme Arsen Gürzap sesiyle güç katıyor.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sergi, kitap ve filmden oluşan altı yıllık projenin geçen yıl gerçekleşen sergi ayağından sonra bu yıl da dokü-drama türündeki filmi seyirciyle buluşuyor.&nbsp;<strong>Film, hem Sadan Hanım’ın ilham veren hayatını gözler önüne seriyor hem de yaşam sürelerinin uzamasıyla yakın gelecekte her üç kişiden birinin Alzheimer olacağı ön görülen ülkemizde hastalığın erken teşhisine dikkat çekiyor.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>FİLM ALTI YIL ÖNCE ÇEKİLMEYE BAŞLANDI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sadan Ünüvar’ın aynı zamanda damadı olan yönetmen&nbsp;<strong>Göksel Gülensoy’un</strong>, belgesel film çekme fikri, bundan yaklaşık yedi yıl önce eşinin, babası Ziyaeddin Ünüvar’ın çektiği 8 mm.’lik filmleri kendisine tanıtması ile başlamış.&nbsp;<strong>Bundan 60-70 yıl öncesinde çekilmiş Kadıköy, Moda, İstanbul, Washington, Roma, Casablanca ve daha birçok yerden Sadan Hanım’ın görüntülerini içeren tarihi videolardan yola çıkarak filme karar verdiklerini anlatan yönetmen Göksel Gülensoy filmi ve çekim sürecini şöyle anlattı:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>‘’Şadan Hanım’ın eşinin farklı ülkelerde görev alan askeri ataşe olması ve video çekmeye merakından dolayı elimizde yaklaşık 4 buçuk saatlik eşsiz video arşivi vardı.&nbsp;</strong>O sıralarda kendisine Alzheimer teşhisi konuldu.&nbsp;<strong>Doktoru ve Alzheimer Derneği ile konuşarak hastalığının evrelerini de bilimsel metotla filme aldık.</strong>&nbsp;<strong>Hastalığı geçirdiği evi, adeta bir stüdyoya döndü</strong>.&nbsp;<strong>2014’de benzerliği nedeniyle ulaştığım Canan Ergüder, Sadan Hanım ile de tanışarak o zamandan itibaren projenin içine dahil oldu.&nbsp;</strong>Arkadaşım Kutsi Akıllı senaryosunu yazdı. Dünyada bir benzerinin olduğunu zannetmediğimiz bu film ortaya çıktı. Filmimizin, Alzheimer’a dikkat çekme, kendisi ve yakınları Alzheimer’la uğraşan insanlara rehber ve motivasyon sağlama özelliğinin yanı sıra,&nbsp;<strong>hayatı dolu dolu yaşamış bir cumhuriyet kadınının ilham veren hayatını geniş kitlelere ulaştırmaya da vesile</strong>&nbsp;olacağına inanıyorum.’’&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İKTİDAR DÜZENLEME BAHANESİYLE, SOSYAL MEDYAYI KISITLAMAYA HAZIRLANIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/iktidar-duzenleme-bahanesiyle-sosyal-medyayi-kisitlamaya-hazirlaniyor-14426f7ec2332-ee78-4afe-a594-9b939c3a38122021-09-10T19:00:00+03:00HABER MERKEZİ İKTİDAR DÜZENLEME BAHANESİYLE, SOSYAL MEDYAYI KISITLAMAYA HAZIRLANIYOR

İKTİDAR DÜZENLEME BAHANESİYLE, SOSYAL MEDYAYI KISITLAMAYA HAZIRLANIYOR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>İKTİDAR DÜZENLEME BAHANESİYLE, SOSYAL MEDYAYI KISITLAMAYA HAZIRLANIYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İktidarın sosyal medya korkusu her geçen gün katlanarak artıyor. Korkularının nedeni ise açık: Bu alanı "havuz medyası" veya yandaş medyaları gibi yönlendiremiyorlar!Hal böyle olunca da sansür uygulamayı, sosyal medyayı kısıtlamayı ve hatta yasaklamayı gündeme getiriyorlar. Düzenleme kılıfıyla sosyal medyayı daha da kısıtlamaya hazırlanıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">İktidarın hazırlamayı düşündüğü sosyal medya düzenlemesi, yandaş gazetecilere sızdırdıklarına göre "nefret suçu" içeren paylaşımları yapanlara 10 yıla kadar hapis cezası verilebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki nedir bu "nefret suçu"?</span></p><p><span style="font-size:18px">Objektif bir kriteri var mı? Hayır, yok!</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki, "nefret suçu" işlendiğini kim tespit edecek?</span></p><p><span style="font-size:18px">Saray'ın atadığı birkaç kişiden oluşacak bir komisyon.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun anlamı şu: İktidara yönelik her söyleme ceza gelecek!</span></p><p><span style="font-size:18px">İktidar kaybettiği gücü cezalarla ve oluşturacağı korku iklimi ile toparlayacağını sanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilmiyor ki, bu kafayla gittikçe sandıkta yiyeceği tokat daha da katmerli olacak!</span></p><p><span style="font-size:18px">“Nefret suçu” kavramı Türkiye’de her dönemde farklı yorumlanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir zamanlar milliyetçiliği “nefret suçu”na sokmaya çalışanlar vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatırlanırsa, “hepimiz Ermeniyiz” kampanyaları sırasında siyasal İslamcılar, bu söyleme karşı çıkanları “nefret suçu” işlemekle suçluyorlardı. AKParti’nin bu konuda sicili bozuktur. AKParti’nin “nefret suçu” gibi sıkıntılı kavramlarla sosyal medyayı kısıtlaması kimseyi şaşırtmayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE’NİN DEMİR PERDE DÖNEMİNİ ANDIRAN DÜZENLEMELERE İHTİYACI YOKTUR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tabii ki sosyal medya aracılığıyla kişilik haklarına, milli ve manevi değerlere saldırı asla mazur görülemez. Son olarak TBMM’de kabul edilen ve 31 Temmuz 2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7253sayılı kanunla bir dizi yeni düzenlemeler yapılmıştır. 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun yapılan değişiklerle önemli ölçüde ihtiyacı karşılar hale gelmiştir. O düzenlemede de Alman modeli esas alınmıştı. Dolayısıyla Türkiye’nin sosyal medyayı sınırlayacak yeni tedbirlere ihtiyacı yoktur. Türkiye’nin, “Demir Perde” dönemini andıran Singapur modeline ihtiyacı yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İKTİDAR MUHALİF SESLERİ KISMAK İÇİN YENİ BİR SANSÜR KURULU PEŞİNDEDİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer iktidarsosyal medyayı kısıtlamakta hala ısrarlıysa bunda art niyet aranmalıdır. Muhalefete yazılı ve görsel medyanın kapısı zaten kapalıdır.Birkaç televizyon kanalı ve gazete ile sesini duyurmaya çalışan muhalefetin halka ulaşmadaki neredeyse tek iletişim aracı sosyal medyadır.AKParti bu tür yasal düzenlemelerle bu aracı da muhalefetin elinden almaya çalışmaktadır.Bu tür yasal düzenlemelerle tehdit altında olan ifade özgürlüğü, daha da kısıtlanacaktır.Burada amaç, zaten yıllar önce yazdıkları yüzünden bile mahkeme kapılarında olan vatandaşların sosyal medyadan uzaklaşmasını sağlamaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılmak istenen düzenleme ile sosyal medya içeriğinin güvenli olup olmadığına bir kurulun karar vermesi düşünülüyor. RTÜK benzeri bir yapının sosyal medya için de oluşturulacağı belirtiliyor. RTÜK’ün son dönemde aldığı kararlara bakıldığı zaman bu yapının zaman içinde ve özellikle AKParti hükümetleri döneminde tamamen siyasi kararlar aldığı görülüyor.Sadece RTÜK değil AKParti’nin oluşturduğu diğer kurulların ne kadar yanlı olduğu ortadayken sosyal medya için benzer bir kurulun aynı şekilde iktidar yanlısı olacağını tahmin etmek gayet kolaydır.Yalan haber konusunda sicili ortada olan “yandaş medya”nın yalan haberlerine karşı RTÜK bugüne kadar ne yaptıysa sosyal medya için oluşturulacak kurul da benzer bir davranış ortaya koyacaktır, bu durum gayet açık ve nettir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DÜZENLEMENİN AMACI SEÇİMLERE SUSTURULMUŞ BİR MUHALEFETLE GİTMEKTİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Troller görmezden gelinecek, hükümete muhalefet etme ihtimali bulunan paylaşımlar “güvensiz içerik” muamelesi görecektir. En hafifinden muhalif paylaşım yapanlar mahkeme kapılarında süründürülecek, geçici de olsa hesaplar kapatılacak daha sonra “bakın, hukuk kararı verdi herkes saygı duysun” denilecektir. Buradaki amaç en hafifinden muhalefetin sesini kısmak, korkutmak ve yıldırmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erken seçim tartışmalarının yapıldığı, muhalefetin Cumhur İttifakı karşısında güçlendiği şu dönemde bu tür yasal düzenlemelerin gündeme getirilmesinin amacı bellidir. Amaç;seçimlere susturulmuş bir muhalefetle girmektir. Amaç, seçimlere gidilirkenbirkaç istisna dışında zaten susturulmuş yazılı ve görsel medyaya sosyal medyayı da eklemektir. Amaç, Artık trollerinden ümidini kesmiş AKParti ve yandaşlarının muhalif düşüncelere sahip sosyal medya hesaplarını susturma girişimidir. Sosyal medyadaki gündem listelerine bakıldığı zaman AKParti’nin sosyal medyayı susturmak için neden bu kadar hevesli olduğunu anlamak mümkündür.Bir kısım iktidar yandaşı gazeteci ve yazarların “2023 seçimlerine giderken sosyal medyadan yayılan asılsız haberlerle kitlelerin manipüle edilmesinin önüne geçilmek isteniyor” sözleri ile bu düzenleme ile yapılmak isteneni açıkça itiraf ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>PROFESYONEL TROLLER, SOSYAL MEDYADA SIRADAN VATANDAŞA YENİLİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medyada en büyük manipülasyon grupları AKParti kontrolündedir. Bu işe ne kadar büyük para yatırdıkları zaman zaman medyaya yansıyor. Sosyal medyada trol orduları ile terör adeta estiren AKParti, hükümet politikalarına karşı itirazlarını dile getiren sıradan vatandaşı yıldırarak sosyal medyadan kaçırmaya çalışacaktır.AK Parti bütün mali gücü ve organizasyon kabiliyetine rağmen sosyal medyayı yönlendiremiyor. AK Parti iktidarının sözüm ona profesyonel trolleri, sosyal medya mecralarında sıradan vatandaşlarımıza yeniliyor. Acı gerçek budur ve bu durum AK Parti iktidarının uykularını kaçırmaktadır.Cumhurbaşkanı’nın davalı olduğu kişi sayısına bakarsanız “yıldırma”dan ne kastettiğimiz daha iyi anlaşılır.İnsanları mahkeme kapılarında süründürerek yıldırmak istiyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AYARINI BOZDUĞUNUZ KANTAR, GÜN GELİR SİZİ DE TARTAR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhur ittifakının paydaşlarına da çağrıda bulunuyoruz: Dün sizi “nefret suçu” işlemekle suçlayanlar yarın bu tür yasal düzenlemelerle aynı suçlamaları tekrar edecekler. Dün attıkları iftiralarına bu kez yasal kılıf da uydurmuş olacaklar ve siz debu vebale ortak olacaksınız.Yasaları iktidara göre eğip bükmek, kantarın ayarlarıyla oynamak gibidir. Ayarını bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar. Bütün bu haksızlıklara, hukuksuzluklara dur demek vatandaşımıza karşı vicdani sorumluluğumuzdur.Anayasamıza ve evrensel hukuk kurallarına göre herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.Herkes, düşüncesini açıklama ve yayma hürriyetine sahiptir.Yine anayasamızın 28. maddesi gereğince basın hürdür, sansür edilemez. Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.Bütün bu kurallar ve ilkeler ortada iken yapılması gereken, özgürlük alanlarını genişletmek, yasaklar ve kısıtlamaları ise alabildiğince daraltmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3 Y’Yİ KALDIRMA VAADİYLE GELDİLER, ÇOĞALTARAK GİDİYORLAR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İktidar ise bunun tam tersini yapıyor, özgürlük alanlarını daraltıp, yasakları çoğaltıyor.Ne hazindir ki AK Parti, yoksulluk, yolsuzluk ve yasakları ortadan kaldırmayı vadederek iktidara gelmişti, şimdi bütün bunları katmerli olarak artırdıkları için ilk seçimde iktidardan gidecekler.Çünkü AK Parti iktidarı yoksulluğu daha da yaygınlaştırmış, gırtlağına kadar yolsuzluğa batmış ve yasakları alabildiğince çoğaltmıştır.İktidarın çıkarmayı düşündüğü sosyal medya düzenlemesi de yasakları artırmanın dramatik bir örneği olarak tarihe geçecektir.Yoksulluk, yolsuzluk ve yasakları yani kendi tabirleriyle 3Y’yi ortadan kaldıracağım diye gelen AK Parti, bu vaadin tam tersini yaparak iktidardan gidecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AK PARTİ ERİMEYİ DURDURAMAYACAK İLK SEÇİMDE İKTİDARDAN GİDECEKTİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aslında sosyal medya düzenlemesi AK Parti’nin iktidarı kaybedeceğinin bir göstergesi, her geçen gün oy kaybettiğinin de bir itirafıdır.AK Parti, yerel seçimlerde girdiği yenilmişlik sendromundan çıkamamış, oylarındaki erime sürecini bir türlü durduramamış ve sonunda müflis bir tüccar gibi eski defterlere sarılmıştır.Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu ile eş zamanlı olarak düzenleme bahanesiyle sosyal medya kısıtlamasını gündemine alan iktidar çöküşü durdurmanın çarelerini aramaya başlamıştır.İktidar cephesi kendisi açısından daha az oyla kazanacağı bir seçim arzulamakta, masa başı formüllerden medet ummakta, devlet gücü ve imkanlarıyla muhalefeti sindirmenin ve sosyal medyanın da sesini kısmanın hesaplarını yapmaktadır.Giderayak yapılacak düzenlemeler erimeyi ve çöküşü durduramayacak, AK Parti ilk seçimde iktidardan gidecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İYİ PARTİ; SOSYAL MEDYAYI KISITLAMA GİRİŞİMLERİNE AÇIKÇA DUR DİYECEKTİR!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Biz İYİ Parti olarak sosyal medyayı kısıtlama ve muhalif sesleri kısma girişimine açıkça dur diyeceğiz.Korku dağlarını yıka yıka, engelleri aşa aşa gelen Cesurlar Hareketi olarak, Türkiye’yi korku devletine dönüştürmeye hizmet edecek bu tür düzenlemelere karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. İYİ Parti olarak tehdit, küfür, hakaret içermedikçe ve konusu suç teşkil etmedikçe sosyal medya ile yazılı ve görsel basının özgürlük alanını alabildiğince genişleteceğiz. Düşünceyi ve ifadeyi yayma özgürlüğünü tam ve kamil manada temin edeceğiz.İYİ Parti iktidarında yoksulluğun, yolsuzluğun ve yasakların hüküm sürmediği bir Türkiye inşa edeceğiz.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Liberaller Kemalist Oluyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/liberaller-kemalist-oluyor-14425dd5b9293-77e2-48d2-9229-eb06933a505d2021-09-10T18:51:00+03:00HABER MERKEZİ Liberaller Kemalist Oluyor

Liberaller Kemalist Oluyor

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Her zaman olduğu gibi ,Türkiye&nbsp; son günlerde gene Kemalizm tartışmalarına sürüklendi ve bu doğrultuda bir çok insan hem yazılar yazdılar hem de konuşarak kamuoyu oluşturmaya çalıştılar . Türk devletinin kurucu önderinin ismi ile dile getirilen bu düşünce sistemi ya da ulus devlet modeli , zaman içerisinde &nbsp;orta dünyada bağımsız bir&nbsp; büyük devlet olarak ayakta kaldıkça ,ya da varlığını geliştirerek geleceğe dönük bir biçimde yol alarak hedefine doğru gittikçe , her zaman ilgi odağı olarak çeşitli siyasal tartışmaların tam da göbeğinde yer almaktadır . Aslında her devlet için &nbsp;bu yönde çeşitli görüşler öne sürülebilmekte ve bunlar üzerinden çeşitli tartışma konuları &nbsp;birbirini izleyerek &nbsp;öne çıkarılabilmektedir . Dünya tarihi incelendiği zaman her devletin&nbsp; ortaya çıkışı ve de gelişerek büyümesi ile birlikte , tarih sahnesinden geri çekilmesine kadar geçen zaman dilimleri&nbsp; ,farklı bölümler halinde&nbsp; ele alınarak tartışma konusu yapılabilmektedir . Dünya jeopolitiğinin tam merkezinde büyük bir devlet olarak ayakta kalabilmenin zorlukları ya da sorunları ,Türkiye’nin çeşitli dönemlerinde ortaya çıkarak hem gerginlik hem de tartışma konusu olabilmektedir . Bugün içinden geçilmekte olan zaman diliminde bu doğrultuda yeni sahnelerin ortaya çıkması ile benzeri tartışmaların yeniden&nbsp; gündeme geldiği görülmektedir . Bu konuları bilen ve izleyen toplum kesimlerinin bir anda ortaya çıkan tartışmalara kapılıp gitmesiyle ,Türk kamuoyunda yeni tartışma seansları birbirini izlemiştir .</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu yazının başlığında belirtilen normal olmayan yeni durum ,son tartışma süreci içinde gündeme getirilmiş ve karşıt kesimlerin birbirine yönelik verdiği yanıtlar ile de devam ederek bugüne kadar gelmiştir . Türk toplumunu oluşturan çeşitli kesimler ya da grupların birlikte var olmasıyla Türkiye Cumhuriyeti bir çağdaş demokratik ülke doğrultusunda emin adımlar atarak ,yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğini yavaş yavaş geride bırakmaktadır . Zamanın ilerlemesiyle birlikte çağdaş yapı ve koşulların da değişimi kendiliğinden gündeme gelmiştir . Yedi yüzyıllık bir imparatorluktan&nbsp; çağdaş bir ulus devlete geçerken ortaya çıkan siyasal kutuplaşmalar ve toplumsal gruplaşmalar ,Türkiye siyaset sahnesine uzun süreli bir yapılanma&nbsp; getirmiştir . Merkezi alanda bir sosyalist federasyon dünyanın altıda bir oranda topraklarını&nbsp; kuşatırken ,o dönemin koşullarına göre bir siyasal yapılanma kazanmış ve o dönemin koşullarından gelen yansımalar çizgisinde&nbsp; ,Türk toplumu içinde bloklaşma oluşumları siyasal doktrinler doğrultusunda ortaya çıkmıştır . Avrupa’dan ve batı dünyasından&nbsp; gelen rüzgarlar sayesinde&nbsp; liberalizm imparatorluğun son yıllarında siyaset sahnesinde etkisini göstermeye başlamıştır . Daha doğru dürüst bir demokratik ortama geçilmeden ve &nbsp;batılıların baskılarıyla liberalizm siyaset sahnesinde&nbsp; boy gösterirken , Türkiye’nin kuzeyindeki Rusya bölgesinden önce sosyalizm daha sonra da yeni bir devletler birliği kurulurken de ,komünizm farklı ideolojiler olarak ortaya çıkmıştır . Orta dünyanın kuzey yarı küresinde Avrupa ve Asya modelleri olarak liberalizm ve sosyalizm&nbsp; gündeme gelirken, güney bölgelerinden de&nbsp; Müslüman halk çoğunluklarına dayanarak siyasal İslamcı bazı yeni akımların öne çıkmasıyla ,liberalizm ve sosyalizm karşıt çizgide &nbsp;ama aynı zamanda&nbsp; da emperyalizme&nbsp; de karşı&nbsp; çıkmada bir araya gelen ,bazı ortak gelişmeler &nbsp;içine girdiği&nbsp; anlaşılmıştır &nbsp;. Balkan savaşları ile&nbsp; başlayan &nbsp;yeni dönemde ülkenin daha çok batı bölgeleri emperyalizme karşı direnerek bir ulusal kurtuluş savaşına yönelirken ,güneyden gelen siyasal İslamcılığa karşı ülkenin batı ve merkezi bölgelerinde bir ulusal kurtuluş savaşı ile birlikte ,yeni bir siyasal akımın ortaya çıkarak kendisini herkese hissettirdiği bir farklı &nbsp;durum ile karşılaşılmıştır . Ulusal kurtuluş savaşının doğal önderi olarak kendisini &nbsp;dünyaya kabül ettiren&nbsp; Atatürk’ün , daha sonraları Kemalizm olarak adlandırılacak olan düşünce ve ilkelerinin ,Türkiye Cumhuriyetinin bağımsız bir devlet&nbsp; olması yolunda , bütün kurtuluş savaşı katılımcılarının desteği ile &nbsp;güçlendirilerek , Osmanlı ahalisinin Türk ulusuna dönüşmesi ve bu yönde bir Türk ulus devleti kurulması gibi yeni adımlar ,birbirini izleyen çizgide bağımsızlık yapılanması doğrultusunda&nbsp; atılmıştır .</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Günümüz dünya haritası içinde çok önemli bir merkezi konumda bulunan Türkiye Cumhuriyeti ,kurtarıcısı ve kurucusu Atatürk’ün izinden giderek&nbsp; cumhuriyetin yüzüncü yılına girerken&nbsp; Kemalizm Türk ulusunun ve devletinin ana çizgisi olarak daha derinleşmiş ve bugünkü siyasal yapının ortaya çıkmasında ana etken olmuştur . Yüzüncü yılına girerken Türkiye Cumhuriyeti bir çok dönemi geride bırakırken, uygulama alanına getirilen beş ayrı anayasal düzen içinde siyasal olarak varlığının devamlılığını sağlamıştır . Türk devleti siyasal kimlik kazanırken temel dayanak noktası Kemalizm olmuş , birbirini izleyen anayasaların giriş bölümlerinde belirtilen&nbsp; Atatürk ve cumhuriyet ilkeleri her zaman için Türkiye’ye yol göstermiş ve&nbsp; temel siyasal yapılanmanın biçimlenmesinde önde gelen bir ağırlığa sahip olmuştur . Türkiye Cumhuriyeti anayasasının&nbsp; giriş bölümünde ısrarla belirtilen bu maddelerden oluşan siyasal yapılanma ,Türkiye’de var olan devlet düzeni açısından her yönü ile yasal zemindeki meşruiyet arayışının&nbsp; ana kriterleri olarak&nbsp; değerlendirildiği için&nbsp; , Kemalizm bugünün Türkiye’sinde fazlasıyla önemli bir yere sahiptir . Türk siyasal rejimine sahip çıkanlar&nbsp; Kemalizm sayesinde yollarına istikrarlı bir çizgide devam ederlerken , Kemalizm karşıtı çizgide Türkiye’nin siyasal rejimi ile hesaplaşmaları olabilmekte , batıdan gelen liberalizm ve&nbsp; doğudan gelen sosyalizm ile birlikte güneyden gelen İslamcılık arasında&nbsp; merkezi Türk devleti sıkışıp kalmaktadır . Üç dünya arasında bir orta dünya devleti olarak öne çıkan&nbsp; Türkiye Cumhuriyeti ,Kemalizm çizgisinde kuruluş modeline sahip çıkarak her türlü saldırı ve siyasal senaryolardan kendisini kurtarmasını bilmiştir . Bu çerçevede Türkiye ve Atatürk kavramları arasında bir bütünleşme vardır . Türk kimliğine dayanan Türk ulus devleti &nbsp;Türkiye Cumhuriyetine dönüşürken ,geçmişten gelen yapılanmasını daha da güçlendirerek ve dışarıdan gelen siyasal tehditlere karşı önlem alarak kendisini savunmasını bilmiştir . &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; En az Atatürkçüler kadar Atatürk düşmanları ya da karşıtları&nbsp; da&nbsp; Türkiye’nin bir Ata-Türkiye devleti olduğunu ,ulusal kurtuluş savaşı sonrasında Atatürk ile Türkiye’nin kucaklaşarak bütünleştiğini bilmek&nbsp; durumundadırlar . Atatürk ve Türkiye kavramlarının tıpkı Bolivya’da devletin kurucusu antiemperyalist siyasal önder olan Bolivar ile onun kurduğu devletin bütünleşmesi gibi , Türkiye ‘de de&nbsp; Atatürk ile birlikte Türkiye’nin bütünleşmesi&nbsp; Bolivya ile birlikte Venezuella devletinin de Bolivar cumhuriyeti olarak adlandırılmasını gündeme getirmiştir . Venezuella devriminin önderi olan Chavez devleti yeniden kurarken &nbsp;ve &nbsp;Venezuella Bolivar Cumhuriyeti adı ile yeniden örgütlerken, Bolivya ile birlikte Venezuella&nbsp; devletinin de ortak bir güney Amerika&nbsp; devlet modelinde bir araya gelmesini savunmuştur . Amerika kıtası güney ve kuzey olarak ikiye ayrılırken . kıtanın kuzeyinde Anglo-saksonlar , güneyinde de Spanik adı verdikleri&nbsp; İspanyol ve Portekiz kökenlilerden&nbsp; meydana gelen bir nüfus yapısına sahip bulunmaktadır . Kıtasal oluşum ve İspanyol asıllı halk tabanına dayanış&nbsp; gibi özel koşullar, Kuzey Amerika&nbsp; emperyalizmine karşı güney kıtasının mazlum uluslarının bir araya getirilmesini zorunlu kılmış ve bu yüzden İspanyol emperyalizmine karşı Bolivarcı bir anti emperyalist cephenin oluşturulması zorunluluk kazanmıştır . Simon Bolivar Güney Amerika kıtasındaki devletlerin hem kurucusu hem de kurtarıcısı olarak tarih sahnesinde&nbsp; yeniden öne çıkarken ,benzeri bir süreçten geçerek bugünün dünyasına çağdaş ve onurlu bir üye olarak&nbsp; katılmıştır . Ulus devletlerin kuruluş aşaması olan yirminci yüzyılda Bolivya, Venezuella gibi Türkiye Cumhuriyeti de&nbsp; ulusların&nbsp; ve ulus devletlerin çağında bağımsızlık statüsüne kavuşmuşlardır . Devletin kuruluşu aşamasında Türkiye daha ayrı bir yol izleyerek kurucu önderinin değil ama kurucu milletinin adı ile&nbsp; devletin kurulması daha uygun olarak görülmüştür . O nedenle Ata-Türkiye adı değil ama Türkiye adı devletin adı olarak karara bağlanmıştır . Bolivya’daki devlet ve kurucu önder isminin kucaklaşması modeli yerine , Türkiye modelinde ulusun ve devletin isimleri kucaklaştırılarak yeni bir ulus devlet kurulması yoluna gidilmiştir . Kuzey Amerika ve Kuzey Avrupa’nın&nbsp; emperyalist geçmişlerine karşılık , Türkiye ve eski Osmanlı ülkeleri antiemperyalist geleneğin temsilcileri olarak, emperyalizme karşı bir tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik düzeninin kurucusu olmaya çalışmışlardır . Güney Amerika ile Orta Doğu ülkeleri batı emperyalizminin değerlendirmelerinde bu gibi ortak özellikleri yüzünden aynı çizgide bir merkez çevre ilişkili jeopolitik konuma sahip&nbsp; olmuşlardır .</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dünya sürekli olarak değişirken her değişim kuşağının&nbsp; getirdiği yeni koşullarda , Orta Doğu birbirinden farklı koşullarındayatmaları ile karşılaşmış ve bu gibi kaypak zeminlerde bile Türk devleti Atatürk’ün devlet modelinden vazgeçmeyerek &nbsp;ve cumhuriyetin temel ilkelerine sahip çıkarak , çağdaş uygarlık dünyasının onurlu bir üyesi olabilmek için elinden gelen her yolu denemiştir .Böylesine büyük bir özveri gösterilirken ,Türk milletinin onurlu üyeleri her zaman Atatürk’ün yanında olmuşlar ve onun ilkelerini ve devrimlerini çağdaş uygarlık hedefi doğrultusunda sonuna kadar savunmuşlardır .Ne var ki , Türkiye cumhuriyetini savaş döneminde kuran&nbsp; Osmanlı yapılanmasından dan geri kalan&nbsp; eski imparatorluk ahalisi , savaş yılları içinde batının emperyalist ordularına karşı savaşarak , yeni Türk devletinin başarıyla kurulabilmesi için çaba göstermiştir .Osmanlı sonrası dönemde eski Osmanlı topraklarında tüm emperyalist güçlerin kendi çıkarları doğrultusunda gündeme getirdikleri plan ve projeler&nbsp; üzerinden ,merkezi alanda yeni bir siyasal yapılanmaya doğru gidilirken İngiltere ,Fransa ve Almanya gibi büyük devletlerin hesapları ve çıkışları gündeme gelmiştir . Silahlı savaş sonrasında&nbsp; batının emperyalist devletleri merkezi coğrafyayı kendilerine bağlamaya çalışırken ,Rusya gibi bir dev ülke bir devrim yaparak yeni siyasal ideolojisine dayalı bir sosyalist emperyalizm gündeme getirerek&nbsp; eski Osmanlı ülkelerini kendisine bağlamak istemiştir . Bu aşamada İngiltere öncülüğünde batı bloku cihan savaşını kazandığı için&nbsp; onların plan ve projeleri doğrultusunda sınırları çizilmiştir . Ne var ki , bu tür girişimler de sonuç vermeyince , Osmanlı nüfusu içinde yer alan Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler&nbsp; geleceğin Orta Doğusu için kendi planlarını ortaya koyarak ayrıca&nbsp; batı ,doğu ve güney Anadolu bölgelerinde devlet kurma hakları olduğunu öne sürerek , bölgeyi Müslüman nüfusa bırakmayacak düzeydeki&nbsp; gayrimüslim devlet yapılanmalarını , bu bölgedeki&nbsp; İslam ağırlığını dengelemek üzere öne çıkarmışlardır . Bir tarafta Atatürk’ün öncülüğünde Türk ulusu yeniden uyanarak dünya tarihindeki geçmişten gelen misyonunu yerine getirmeye çalışırken , diğer yandan da batılı gayri müslim topluluklar merkezi coğrafyadaki varlıklarını korumak ve yeniden bir büyük İslam imparatorluğu çatısı altında erimemek üzere önlemler alarak ve Türkiye’nin doğu, batı ve güney bölgelerinden&nbsp; toprak alarak ,kendi küçük devletlerini kurabilmenin çabası içine girmişlerdir .</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Eski Osmanlı ahalisi olan gayrimüslim unsurlar kısa zamanda toparlanarak bütün Misak-ı Milli topraklarına egemen olan yeni Türk devleti ile baş edemeyeceklerini gördükleri aşamada , Avrupa’nın önde gelen gayrimüslim devletleri ile işbirliği içine girmişlerdir . Almanya gayrimüslim Balkan ülkelerine sahip çıkarken , İngiltere Yunanistan ,Fransa Ermenistan , ABD ise geleceğin müstakbel İsrail’i gibi devletlerin kuruluşuna çalışırken , Osmanlı sonrası dönemde merkezi alanının yeniden yapılandırılmasını öne çıkarmıştır . Türk ulusunun direnişi ile kırılan emperyalist kuşatmanın sonradan Kuvayı Milliye güçlerinin&nbsp; büyük taaruza geçmesi&nbsp; ve Türklüğün ulusal kurtuluş&nbsp; savaşının zaferi&nbsp; ile Türk devleti geleceğini güvence altına alacak biçimde ,dünya tarihine şanlı bir sayfa ,Türklerin çıkışları ve &nbsp;büyük zaferleri&nbsp; sayesinde yazılmıştır . Kurtuluş savaşı sonrasında&nbsp; Türk devletinin kuruluşu tamamlanınca ,kurtuluş ve kuruluş aşamalarından sonra üçüncü dönem olarak&nbsp; devletin kurumlaşması aşamasına gelinmiştir . Atatürk otuz yıllık yöneticilik döneminde ilk iki dönemi başarıyla tamamladıktan sonra, kurmuş olduğu ulusal cumhuriyet devletinin geleceğe dönük kurumlaşmasına öncülük yapmıştır .Yapmış olduğu devrimleri sonsuza kadar yaşatacak ve bu doğrultuda da&nbsp; yenilenen Türk devletinin dünyanın büyük emperyalist devletlerine&nbsp; karşı koyarak&nbsp; geleceğin dünyasında daha güçlü bir yer edinebilecek aşamaya gelebilmek için ,o dönemin koşullarında var olan bütün yollar denenmiştir .&nbsp; Atatürk’ün önderliğinde Türk ulusunun önüne güvenceli bir gelecek oluşturabilmek üzere , Türk ulusunun&nbsp; her açıdan yararlanabilmesi&nbsp;&nbsp; doğrultusunda , devrimci bir cumhuriyetçilik akımı büyük önder tarafından örgütlenmiş ve Türk ulusu da kurucu önderinin çizgisinde ilerleyerek çağdaş cumhuriyet yönetiminin estirdiği yeni rüzgarlar yönünde ,dünyanın önde gelen büyük devletleri ile rekabet düzeni içine girilmiştir . Atatürk ömrünün son döneminde , cumhuriyetin üçüncü aşaması çizgisinde kurumlaşmaya bütünüyle yönelirken &nbsp;, bir ulus devlet olan Türkiye Cumhuriyeti üzerinden , dünya tarihinde öne çıkan&nbsp; iki yüz civarındaki ulus devlete de kalıcı birmodel&nbsp; yaratmıştır .</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İmparatorluklardan ulus devletlere geçerken ,batı dünyasının önde gelen emperyalist&nbsp; devletleri ile onların uzantısı olarak Osmanlı toprakları üzerinde var olmaya çalışan gayrimüslim topluluklar, uluslaşma sürecinin dışında kalarak &nbsp;ve uluslaşmayı önleyerek gene eskisi gibi Osmanlı toprakları üzerinde hegemonya arayışlarına doğru yönelmişlerdir .&nbsp; Ulus devletler büyük devletlerin bu gibi saldırgan tutumlarına karşı&nbsp; kendilerini koruyabilmek amacıyla ,ya uluslararası ya da bölgesel antlaşmalara giderek ,büyük güçlere teslim olmamak üzere yeni güçlenme arayışları içine girdikleri görülmüştür . Devletler ve uluslar&nbsp; arasında her türlü rekabet giderek katılaşan bir çizgide&nbsp; sürüp giderken&nbsp; ,batının önde gelen büyük emperyal devletleri ile&nbsp; Müslüman ülkelerin gayrimüslim azınlıkları ulus devletlere karşı siyasal işbirliği planları geliştirerek ,bu çizgide işbirlikçi girişimler ile ulusları dağıtabilmenin ve bireycilik senaryoları üzerinden&nbsp; toplumları atomize edebilmenin çabası içinde&nbsp; hareket etmişlerdir . Yirminci yüzyıl başlarında&nbsp; dünya haritasında yer alan&nbsp; on civarındaki imparatorluk ,iki yüz civarında ulus devlete &nbsp;dönüşürken ,aynı zamanda ulus devletler içinde yer alan etnik,&nbsp; kültürel ve dinsel grupların durumları da gündeme gelmiş ve bu gibi küçük toplulukların ulus olma şanslarının çok az olması yüzünden, ulus devletlerin çatısı altında bu gibi insan toplumlarına da aynı ulusun kimliğini yansıtan ulus devlet çatısı altında var olabilme ve &nbsp;yaşayabilme&nbsp; şansları ,çağdaş uygarlık düzeni içinde kabül edilmiştir . Bazı ülkelerde alt kimlikli gruplar daha geniş alan kaplayan ulus devlet sahası içinde ulusun tam ortasında yer almak ve ulusal egemenlik&nbsp; gücünün ulus devlet tarafından kullanılmasını benimserken ,daha kalabalık nüfusa sahip olan ya da ortak bir tarih ve kültür aracılığı ile geçmişten gelen bir yapılanma ile bağımsız devlet olmaya yönelen yeni ulus devlet adaylarının ,geçmişten gelen eski ulus devlet yapılanmasını zaman içinde red ederek ,kendi ulus devletini kurma yoluna yönelmeleri&nbsp; ,dünyanın her ülkesinde ortaya çıkabilmekte ve bu doğrultuda egemen ulus devlet ile buna bağlı olarak yaşayan küçük &nbsp;etnik devletler arasında ciddi çekişmeler yaşanmaktadır.Eğer böylesine bir süreç önlenemezse ,o zaman da iç savaş senaryoları devreye sokularak ,var olan eski ulus devlet yapılarının bölünmesi aracılığı ile ,yeni ulus devletlerin oluşumuna giden senaryolar dünyanın bütün kıtaları üzerinden uygulama alanlarına sokulabilmektedir .</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Büyük ve küçük ulus devletler arasına emperyalizmin nifak sokmaya başladığı aşamalara gelindiğinde, küçük devletlerin bağımsızlık isteği ile bağlı bulunduğu büyük ulus devletlerden ayrılmaları söz konusu olabilmekte ,böylesine bir bölünme sonrasında ise büyük ulus devletler&nbsp; ya ortadan kalkabilmekte ya da&nbsp;&nbsp; emperyalist devletlerin&nbsp; baskı gücü ile daha küçük bir devletçik yapısında yaşamını sürdürmeye çalışmaktadırlar . Her ulus devlet dünya konjonktürünün el verdiği aşamada bağımsızlık statüsü elde ettikten sonra ,daha da büyüyerek diğer ulus devletlerden daha öne geçerek kuvvetlenmeye çalışırken , sınırları içinde daha küçük etnik grupları barındıran büyük ya da orta boy ulus devletlerin önce parçalanması ,sonraki aşamada da dağılma noktasına sürüklenmesi çeşitli devletlerin ülke sınırları içerisinde gündeme gelmektedir . Alt kimlikli grupların kalabalıklaşarak halk kitleleri haline dönüşmesi gibi gelişmeler ,yeryüzünde var olmaya devam eden bütün ulus devletlerde öne çıkarak ,onların birlik ve bütünlüğünü tehdit etmektedir.Bazı &nbsp;küçük topluluklar da kendi bağımsız gelecekleri için&nbsp; bağımsızlık arayışına girerken, bugünün koşullarında hemen hemen her devletin çatısı altında benzeri senaryolar ile karşılaşmak mümkün olmaktadır . Uluslararası alanda güç sahibi olan belirli siyasal ya da ekonomik merkezler ,kendi güçlerini daha da artıracak biçimde dünya haritası üzerinde oynamayı marifet sayarak , tüm dünya ülkelerini siyasal kaos darboğazlarına doğru sürükleyebilmektedir . Yüzlerce yıl önceden gelen etnik gruplar&nbsp; ve&nbsp; dini tarikatlar kendilerinin özel çıkarları &nbsp;için dünya haritasındaki sınırları değiştirmeye çalışırlarken ,yeni aşamada bu gruplara bir de küresel sermaye ve tekelci bankalar eklenerek ,kendi çıkar düzenlerini koruyacak ve onları merkezi bir çizgide güçlendirerek içinde bulundukları ulus devlet düzenlerini bozabilecek derecede , dünyayı kaosa sürükleyebilecek oluşumlara meydan verebilmektedirler . Büyük devletler orta ve küçük boy devletlerde hegemonya kurabilme çalışmalarını sonuca yaklaştırmak istedikleri noktada , bölgedeki etnik, dinsel ve kültürel unsurları bölücü ve parçalayıcı güçler olarak kullanabilmektedirler .</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Böl-parçala-yönet ilkesi, bütün emperyalist devletler tarafından bir ilke olarak kullanırlarken ,tüm alt kimlikli topluluklar emperyalizmin ulus devletleri bölerek dağıtma operasyonunun bir parçası konumuna gelmektedir . Devletlerin bölünmesi, parçalanması ve çökertilmesi için geliştirilen farklı planlar&nbsp; ,dünya devletlerini her türlü maceraya sürükleyecek düzeyde uygulama alanına getirilirken ,yirmi iki devletin sınırları değişeceği ya da Orta Doğu bölgesinde on tane yeni devletin kurulacağı gibi görüşler birer varsayım olarak&nbsp; öne sürülebilmektedir . Osmanlı sonrası dönemde çekişme alanı olarak devreye giren eski imparatorluk toprakları üzerinde, gene eskisi gibi&nbsp; çok farklı devletler ya da bölgeler oluşturma çabalarının&nbsp; zaman zaman öne çıktığı görülebilmektedir . Emperyalist devletlerin hegomoni boşluğu alanlar için geliştirdiği yeni egemenlik planları ,Amerika’nın Büyük Orta Doğu , İsrail’inBüyük İsrail , İngiltere’nin Yakındoğu&nbsp; Konfederasyonu ,Almanya’nın Avrupa Birliği ya da Rusya’nın Avrasya Birliği gibi emperyal projelerine karşılık , bir de Osmanlı döneminden kalan gayrimüslüm unsurların öne çıkarmaya çalıştığı Büyük Ermenistan , Büyük Yunanistan , Büyük İsrail gibi bölge ağırlıklı &nbsp;küçük yerel yapılanmalar da görülebilmektedir . Böylece emperyalist devletler merkezi coğrafyaya&nbsp; egemen olabilme girişimleri&nbsp; aracılığı ile ,bölgedeki geçmişten gelen eski unsurlar ile işbirliği yaparak &nbsp;onların yerel devletler oluşturma planlarına dış destek sağlamaktadırlar . Bölgedeki Müslüman nüfus ağırlığına karşı direnecek bir yeni siyasal yapılanma geçmişten kalan gayrimüslim unsurların bir araya getirilmeleriyle mümkün olabileceği için , eski Doğu Roma İmparatorluğu topraklarında Hrıstıyanlar ,Museviler ve de diğer büyük din ve mezheplere bağlı olarak yaşayan nüfus gruplarının , ulus devletlerin &nbsp;ve onların&nbsp; üniter devlet düzenlerinin ortadan kalkmasına gidebilecek bir olumsuz yolu ,kendiliğinden gündeme getirebileceği görülmektedir . Emperyal devletler ile gayrimüslim topluluklar arasında var olan siyasal düzeni red etme çizgisindeki birliktelik ,büyük emperyal planlar ile küçük var olma planları arasında yakınlaşma ve ortak düşman olan&nbsp; ulus devleti&nbsp; yerel yönetimleri güçlendirerek ortadan kaldırma ,ya da Türk ve Müslüman nüfus ağırlığına karşı &nbsp;gayrimüslim büyük devlet ile küçük topluları birleştirme çabaları ,sonuç almaya yönelik bir biçimde&nbsp; yukarıya doğru tırmandırılarak hedefe ulaşılmaya çaba gösterilmektedir .</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ulus devletlerin kurulması ile işin bitmediği , ulus devlet kimliğini benimsemeden vatandaşlık statüsü üzerinden ulusal toplumun içine girmiş olanlar ulusal kimliği benimserlerse , o zaman problem çıkmamakta &nbsp;ve bir toplumsal uyumluluk içerisinde yaşamlarını geçmişten gelen devlet yapısı ile birlikte sürdürebilmektedirler . Ne var ki ,ulus devlet vatandaşlarının&nbsp; kayıtlı oldukları devletin ulusal kimliğini benimsemeyerek ona karşı çıkan bir çizgide ,geçmişten gelen alt kimliklerini sürdürerek&nbsp; ve&nbsp; ulusal toplum yapılanması içinde alt kimlikçi bir etnik, dinsel ya kültürel &nbsp;farklı bir topluluk yaratma girişimleri ,ulusal toplum ve üniter devlet düzenleri açısından kesinlikle bölücü bir anlama gelmektedir . Hiçbir ulusal toplum ya da üniter devlet düzeni kendisini yok edecek&nbsp; bu tür girişimlere &nbsp;izin&nbsp; vermediği gibi, aynı zamanda tümüyle bir kopuş sürecine gidebilecek bir ayrılma izni ya da yeni yapılanmayı benimseme gibi bir karar aşamasına da uzak durarak ,küçük toplulukların uluslaşması ya da ulus devlet kurması&nbsp; aşamasına gelebilmelerine &nbsp;kesinlikle izin vermemektedirler. Dünya haritası üzerinde yer sahibi olmuş &nbsp;devletler bu açıdan sahip oldukları statükoyu korumaya yönelirken , statüko öncesi ya da sonrasında gündeme getirilebilecek yeni bir siyasal yapılanmayı da kendi çıkarları açısından kabül etmemek durumundadırlar . Küresel güç merkezleri ya da küresel şirketler&nbsp; dünya halklarına zarar verebilecek bazı gelişmeleri hoşgörü ile karşılamış gibi görünmelerine rağmen ,temelde varlıklarını korumaktan en küçük bir çizgide vazgeçmemektedirler . Bu nedenle , küresel güçler uluslararası alanda yeni hukuk ,yeni düzen ya da insan hakları gibi konuları öne çıkararak ya da bu gibi kavramların arkasına saklanarak , küçük ve orta boy devletlerin ellerinden haklarını alabilmekte ve yeni küçük devletlerin kurulmasını desteklerken , eski büyük devletlerin bu tür oluşumlarda önleyici bir tutum takınmalarına da karşı çıkarak &nbsp;, geliştirme &nbsp;görünümünde ulus devletlerin tasfiyesi ve de eyalet ile şehir devletleri merkezli yeni siyasal yapılanmalara gidilmesi doğrultusunda da en üst düzeyde bölücü ve yıkıcı etkilerini sürdürmektedirler .</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu makalenin başlığında&nbsp; yazılı bulunan kavramların geride tutularak, bir ön&nbsp; çalışma yapılması &nbsp;ve bu&nbsp; bölümde dile getirilen başlık konularının daha iyi anlaşılabilmesi için siyaset bilimi ve kamu hukuku&nbsp; ile çeşitli&nbsp; uluslararası&nbsp; alanlarındaki bilgi birikimini &nbsp;yansıtmak ,bu makalenin bütünlüğü açısından gerekli olmuştur . Yazının başlığında yer alan iki ideoloji kavramı arasında yaşanan gel gitler ya da daha farklı ilişkiler açısından konuya bakıldığında ,ana konu olan Liberalizm ve Kemalizm&nbsp; kavramları &nbsp;geçmişten gelen önemle öne geçmektedirler . İdeolojilerin ortaya çıkışı , yaşaması ya da zamanla önemini yitirerek&nbsp; konumunu&nbsp; elinden kaçırması gibi durumlarda ortaya çıkan farklı konumlar ,hem kavramların anlamı ile değerini hem de birbirlerini etkileyecek düzeyde bir etkileşim sürecini gündeme getirmektedir .Siyasal tarih çalışmaları bu iki kavramın sahip olduğu güçlü potansiyeli ortaya koymaktadır . &nbsp;Liberalizm bir uluslararası ideoloji olarak , Kemalizm ise bir ulusal düşünce modeli ve akımı olarak Türkiye siyaseti üzerinde fazlasıyla etkin bir konumdadırlar . Batı uygarlığı ortaya çıkarken , Adam Simit gibi düşünürler zenginliklerin kaynakları üzerine kitaplar yazmışlar ve bu doğrultuda bugün dünya ekonomisine egemen olan&nbsp; Liberalizmin önünü&nbsp; açarak gelişmesini sağlamışlardır . Kapitalizm bir ekonomik sistem olarak &nbsp;bugün yeniden gündeme gelirken ,Liberalizm&nbsp; hem bu sistemin hem de ideolojinin temel dayanak noktası olarak gelişmeler göstermiştir . Liberalizm temelde serbestiyet ,ya da her açıdan özgür olma durumunu yansıtan bir anlama sahiptir . Çeyrek yüzyıl önce insanlığın içine sürüklendiği küreselleşme aşamasında ise, Liberalizm yeni biçimi ile&nbsp; Neo-Liberalizm &nbsp;olarak serbesiyetçiliği geride bırakmakta ve&nbsp; egemen güçlerin girişimleri ile&nbsp; yıkıcılık anlamını almaktadır . Küreselleşme tek bir dünya devleti yaratabilme hedefine ulaşabilmek için bu doğrultuda yeni bir dünya düzeni kurmaya çalışırken ,yüzyılların Liberalizm uygulamalarını ortadan kaldırarak&nbsp; ve kapitalist &nbsp;ulus devlet düzenlerini de&nbsp; de yıkarak&nbsp; , bugün için yeni bir dünya düzeni kurmaya çalışmaktadır. Kapitalist sistem Neo-Liberalizm’in&nbsp; yıkıcılığından fazlasıyla yararlanarak , ve ulus devletlerin tasfiyesine yardımcı olarak ,aslında bir anlamda kendi sonunu da hazırlamaktadır .. Liberalizm&nbsp; her türlü milliyetçilik akımlarına&nbsp; eskiden beri&nbsp; karşı çıkarken , Neo-Liberalizm&nbsp; ulus devletler ile birlikte kapitalist devlet düzenlerini de&nbsp; yıkarak, şehir devletlerinden oluşacak bir &nbsp;dünya Konfederasyonu için yeni küresel dünya düzeni arayışı içine girmiştir . Son çeyrek yüzyılda tekelci şirketler küresel örgütlere dönüşürken , ulus devletleri başlıca hedef konumuna getirmektedirler .</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bugünün koşullarında liberal &nbsp;toplum kesimleri &nbsp;ulusal devletler ile birlikte ulusal yapılara da&nbsp; dönük bir toplu tasfiye &nbsp;etme süreci yaşarken , liberal kesimlerin Türkiye’nin ulusalcı devlet modelinin dayanağı olan Kemalist devlet modeli üzerine &nbsp;olumlu çizgilerde konuşarak ve &nbsp;dolaylı yollardan bu görüşü savunarak yeni bir kamu oyu yaratmaya çalışmaları ,&nbsp; çatışmalar içinde bocalayan Türk siyaset hayatı açısından&nbsp; barış rüzgarları estiren son derece&nbsp; olumlu bir gelişmedir .Türk siyaset sahnesinde karşı karşıya&nbsp; var olan ve sürekli çatışan bu iki akımının içinden gelen liberallerin ,dünya siyasetindeki son gelişmeler karşısında ,Atatürk ve Kemalizm üzerine böylesine yeni ve olumlu bir&nbsp; oluşuma yönelmeleri ,ancak siyasal alanda gündeme gelen son gelişmeler ile açıklanabilecektir . Böylesine beklenmeyen bir&nbsp; durumun &nbsp;aydınlanabilmesi ve açıklanarak anlaşılabilmesi&nbsp; , hem liberalizm hem de Kemalizm’in &nbsp;son gelişmeler karşısındaki tutumlarının açıklığa kavuşturulması ile&nbsp; mümkün olabilecektir . Tam bu aşamada Liberallerin Kemalizm konusuna yönelmeleri ve &nbsp;bu çizgiye yakın durarak neredeyse kendilerini de Kemalist olarak tanımlamaları gibi ,geçmişten gelen çizgilere ters düşecek bir adımın atılmasının arkasında yatan nedenlerin bugünün koşullarında&nbsp; açıklanması gerekmektedir . Liberalizm Kemalizm değildir aksine Kemalizm gibi ulus devlet yaratan ulusalcı görüşlere de &nbsp;bütünüyle karşıdır . Durduk yerde&nbsp; Liberalizm taraftarı bazı aydınların kendilerini &nbsp;son noktada Kemalist olarak ilan edercesine&nbsp; hareket etmeleri ,dünyanın ve Türkiye’nin gidişinde ciddi bir anormal durum olduğunu açıkça göstermektedir . Yüz yıllardır geleneksel olarak milliyetçilik ve de Kemalizm gibi ulusalcılık akımlarına&nbsp; karşı çıkarken&nbsp; , bugün gelinen noktada liberal kesimlerin&nbsp; Kemalizm güzellemeleri yapmalarının arkasındaki ana neden,büyük bir&nbsp; savaş&nbsp; tehlikesi&nbsp; olarak&nbsp; yakınlarda ortaya çıkan Afganistan’daki Taliban oluşumunun &nbsp;tüm insanlığı tehdit etmesidir .</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türk kamuoyunda , “Bayram değil ,seyran değil Liberaller Kemalizm’i neden öptü “ sorusu ile gündeme gelen Liberalizm ve Kemalizm&nbsp; akımlarının yakınlaşmasının arkasında yatan gerçek nedenler araştırıldığında&nbsp; , demokrasi ve insan hakları kavramlarını siyasal amaçlı &nbsp;olarak kullanan küresel&nbsp; emperyalizmin iflasının ana neden olduğu görülmektedir .Bunun üzerine artık&nbsp; yeryüzünde hak ve özgürlüklere dayanan bir olumlu küreselleşme değil ama&nbsp; zamanla&nbsp; artan tepkiler , karşı çıkışlar ve terör ile savaş gibi sıcak çatışmalar &nbsp;üzerine giderek yükselen siyasal tepkilerin ,dünyayı bir kaos ortamına doğru sürüklediği açıkça &nbsp;anlaşılmaktadır . Afganistan’da yaşanan&nbsp; kaotik&nbsp; terör ve savaş olaylarının&nbsp; bu ülke üzerinden tüm Orta Asya ve Orta Doğu ülkelerine hızla yayılması ,çağdaş uygarlık düzeninin &nbsp;gelişmiş&nbsp; dünya ülkeleri ile birlikte ,Türkiye &nbsp;gibi çağdaş bir cumhuriyet devletini de dünyanın geride kalan&nbsp; otoriter ve gerici kesimlerinin siyasal olarak gündeme getirdikleridini modele bağlı otoriter rejimlerle hesaplaşmaya doğru yönlendirmektedir . Uygar &nbsp;ve gelişmiş ülkelerin devletlerin bir çoğunda önde gelen&nbsp; aydın toplum kesimlerinin&nbsp; dinsel ve ekonomik baskılar ile sürekli olarak karşılaşmaları yüzünden, giderek artan bir gerginlik ve tepki gösterme sürecine girdikleri gözlemlenmektedir . Süper güç konumundaki Amerika’nın son dönemlerde dünya hegemonyası için savaş yolunu seçtiğini ve bu doğrultuda kendi yetiştirdiği bir terör ve savaş örgütü olan&nbsp; Taliban&nbsp; isimli karanlık örgüte&nbsp; ,Afganistan gibi yüz yılı aşkın bir süredir devlet olma hakkını elinde tutan&nbsp; eski ve köklü&nbsp; Afgan devletinin yönetimini terk etmesi üzerine, gelecekte bir evrensel bir&nbsp; dünya barış düzeni bekleyen insanlığın büyük çoğunluğunda umutları kırmış ve dünya kamuoyunu savaş ortamına doğru sürüklemiştir . İşte bu süreç içinde , Taliban olgusu bir dönüm noktası olmuştur . Dünyanın en büyük gücü olarak bugüne kadar küresel düzeni yönlendiren ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi&nbsp; ve bu çizgide kendi yetiştirdiği &nbsp;Taliban isimli terör örgütüne bir devletin ve kırk milyonluk&nbsp; ülke halkının &nbsp;geleceğinin teslim edilmesi üzerine ,artık eski dünya düzeni ortadan kalkmış ve yerine yeni bir düzen kurulamadığı için de&nbsp; kaos ve savaş ortamıbütün dünya ülkelerine doğru yayılmıştır .</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Taliban örgütünün dünya sahnesine çıkışı ile birlikte batı blokunun dünya hegemonyasının geride kaldığı görülmektedir . Taliban’ın çıkışı bütün dünya ülkelerindeki düzenleri alt üst ederken Türkiye’ye de yansımış ve bu aşamada liberallerin saf değiştirerek Kemalizm çizgisine doğru yönelmeye karar verdikleri açıklığa kavuşmuştur . Liberalizmin gerektiği gibi siyaset sahnesinde&nbsp; etkili olabilmesi için bir dünya barışı düzenine gereksinme vardır . Bugün gelinen aşamada artık böylesine bir barış ortamının terör örgütleri aracılığı ile&nbsp; ortadan kaldırıldığı görülürken , özgürlükçü Liberallerin Kemalizm’e doğru direksiyon kırmalarının tek nedeni Taliban’ın siyaset sahnesine çıkışıdır . Taliban çizgisi dünya siyasetinde öne çıktığı aşamada Liberaller , kurulu bir düzene ve güvenlikçi bir devlet modeline dayanan Kemalizm’in ,Türkiye Cumhuriyeti devleti&nbsp; ve Türk&nbsp; ulusunun&nbsp; geleceğinin güvence altına alınabilmesi açısından ulusal çıkarlara daha uygun olduğunu gören Liberallerin ,Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucu önderinin yanında yer almayı&nbsp; bugünün olumsuz koşulları açısından gerekli gördükleri anlaşılmaktadır . Şimdiye kadar hiçbir siyasal gücün engelleyemediği liberal grupların ortaya çıkan Taliban tehlikesi karşısında , kendi kendilerine Kemalizm’e yakın durma çizgisini tercih ettiklerinden dolayı ,son&nbsp; olarak yayınlanan Atatürk’e övgü ve Kemalizm’e saygı &nbsp;yazılarından sonra&nbsp; Türkiye siyasetinde bir tek çizgi öne geçmektedir . O da ülkenin, devletin ve ulusun toplu güvenliğinin&nbsp; acilen sağlanmasıdır . Türkiye siyaseti ve diplomasisinin &nbsp;önümüzdeki dönemde&nbsp; güvenlik öncelikli bir çizgide ele alınması bu açıdan zorunlu görünmektedir . Taliban gibi bir örgütün ortaya çıkmasıyla liberallerin eski özgürlükçü söylemleri sona ermektedir . Dünya hegemonyası için , savaşın önünü açan emperyalist güçlere karşı , bütün ülkelerin aydınları ve okumuş insanları , yeni bir dünya güvenliği şemsiyesi altında bir araya gelebilmenin yollarını arayacaktır . Dünya hem emperyalistlerden hem de Taliban gibi&nbsp; terör örgütlerinden yeterince büyüktür &nbsp;ve &nbsp;var olabilmek için yeni bir dünya savaşını önleyecek güce sahiptir . Gelinen aşamada Atatürk’ün ve Kemalizm’in önemini yeni anlayan Liberallerin ,artık&nbsp; İngiliz, Amerikan ve İsrail muhipliğini bir yana bırakarak ,antiemperyalizm çizgisinde&nbsp; Türkiye’nin ulusal çıkarlarından yana yeni bir Kuvayı Milliye savunmasına yönelmeleri gerekmektedir .</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bahçeli'ye yön veren güç!...]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bahceliye-yon-veren-guc-14424e1b0633f-38d9-4da7-813a-fc47054c21942021-09-10T18:47:00+03:00HABER MERKEZİ Bahçeli'ye yön veren güç!...

Bahçeli'ye yön veren güç!...

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MHP Genel &nbsp;Başkanı &nbsp;Devlet BAHÇELI'yi zaman zaman eleştiriyorum.<br />"Yiğidi öldür ama hakkını yeme" diyen Atasözümüzü de unutmam. &nbsp;<br />Devlet Bahçeli, RTE/ AKP ile Cumhur İttifakında olmasa RTE/ AKP ye üç seçenek kalıyor.<br />1 nci seçenek;&nbsp;<br />CHP ile olmak.<br />Bu pek mümkün görünmüyor.<br />Ama<br />9 ncu Cumhurbaşkanı Demirel,&nbsp;<br />Siyasette 24 saat çok uzundur.<br />Akşam vezir yatar sabah rezil kalkarsın.<br />Siyasette barışmasını bilmiyorsan kavga etmeyeceksin.<br />Dün dündür.&nbsp;<br />Derdi.<br />2 nci Seçenek;<br />İYİ PARTİ ile olmak.<br />Bu seçenek 1 nci seçenek gibi değil.<br />Olma olasılığı daha yüksektir.<br />3 ncü Seçenek;&nbsp;<br />HDP ile olmak.<br />3 ncü seçenek olasılığı en yüksek seçenektir.<br />3 ncü seçenek, Türkiye'yi Eyaletlere ve Anadolu Federe Cumhuriyeti' ne götürür iddiası var.<br />Derin Devlet veya Milli Devlet,<br />Bahçeli yi RTE/ AKP' nin yanında Cumhur İttifakında&nbsp;<br />RTE/ AKP+ HDP İttifakının gerçekleşmemesi için tutuyor diye ciddi iddialar ve bilgiler alıyorum.<br />Bana göre Devlet Bahçeli, Devletteki önemli isim ve odakların telkin ve tavsiyelerine itibar ediyor.<br />Bazı geçmiş Ülkü Ocakları Genel Başkanları MHP'nin Cumhur İttifakında olmasından rahatsızlar.<br />Bazıları CHP de Kılıçdaroğlu ile beraberler.<br />Geçmiş Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ramiz Ongun, DEVA Partisinde kurucu oldu.<br />AKP' li bazı eski bakan ve milletvekilleri de AKP' nin MHP ile olmasından rahatsızlar.<br />Sonuç,&nbsp;<br />Devlet Bahçeli, Devlet Aklıyla ve isteğiyle AKP ile beraber.<br />*<br />Tüm siyasi parti Genel Başkanlarına hatırlatıyorum.<br />Partili Cumhurbaşkanlığı seçiminde %50+1 oy için bir oya bile ihtiyacınız var.<br />Armudun sapı üzümün çöpü diyerek itemezsiniz.<br />Kızınızı serbest bırakırsanız ya davulcuya ya da zurnacıya gider.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[AMERİKAN GIDA EMPERYALİZMİ ve ZEYTİNYAĞI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/amerikan-gida-emperyalizmi-ve-zeytinyagi-14423c4e0cf18-87e6-4f41-a07d-19af0d797cb82021-09-09T18:36:00+03:00HABER MERKEZİ AMERİKAN GIDA EMPERYALİZMİ ve ZEYTİNYAĞI

AMERİKAN GIDA EMPERYALİZMİ ve ZEYTİNYAĞI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Günümüzde Amerikan emperyalizmi giderek gerileme sürecine girmiş bulunuyor. Kimilerinin hala özlediği Amerika yok artık .</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte emperyalizminin kültürel boyutu dikkate alınacak düzeyde devam ediyor.Bu bağlamda önce geçmişe &nbsp;ve günümüze bakmakta yarar var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yazımda yeni tuzaklara düşmemek için geçmişte zeytinyağı ile gıda temelinde kültürel emperyalizmi arasındaki bağlantı konusuna anımsatmak istiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zeytinyağının&nbsp; önemini bugün herkes biliyor. Ancak biraz geriye gidelim. Bir zamanlar zeytinyağı neredeyse dışlanmış, beslenmede katılaştırılmış yağlar egemen kılınmıştı. Ve “Zeytinyağlı yiyemem aman, basmada fistan giyemem aman…” türküsü bu topraklarda söylenir olmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elbette bu türkümüzün de bir &nbsp;öyküsü var. Bu öykü, yirminci yüzyılın başat emperyalizmi olan Amerikan emperyalizminin türkülerimize bile nasıl müdahale ettiğini gösteriyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amerikan Emperyalizmi Türkülere Nasıl Girdi?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Süreç, ağırlıklı olarak İkinci Paylaşım Savaşı’nın sonlanmasıyla başlatıldı. İki kutuplu dünyanın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Sovyetler Birliği tarafından oluşturulmasıyla Türkiye ABD’nin egemenliği altında bırakıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Emperyalizm için önce kafaların yıkanması gerekiyordu. Bu bağlamda emperyalizmin ekonomik ayağı olan liberal-kapitalizmin kitlelerce benimsetilmesine gereksinme vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kafalar “nasıl doğadaki yasalar, genelde her yerde geçerli ise; tarihi, toplumu ve onlara egemen olan yasalar da doğa yasaları gibi genel geçerdir.” şeklinde yıkandı. Ve bu felsefi yaklaşım, eş zamanlı olarak ekonomide de tek ve biricik gerçeğin liberal-kapitalist bir düzen olduğunu, evrenselci bir söylem olarak ortaya çıkardı ve dayattı. Bu dönüştürmede, özellikle ABD ve Britanya’daki kimi düşünürler (!) önemli rol oynadılar. Arkalarındaki tekelci firmaların desteğiyle bu ideolojilerini yaygınlaştırmak için vakıf, enstitü ve iletişim ağı kurdular. Kimi bilim adamlarını, yazarlarını ve siyasetçilerini fonladılar. Bu ideolojik çalışmalarla liberal-kapitalizm, büyük bir kesim tarafından normal ve doğal bir sürecin parçası olarak kabul edildi. Özetle bu konuda önemli düzeyde kültürel egemenlik kuruldu. “İnsanların beyinlerini işgal edebilirseniz, kalpleri ve elleri de arkadan gelecektir” deyişi gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Liberal-kapitalist düzenin sürdürülmesi için ekonomik yardımlar da devreye sokuldu. Bunun en göze batanlardan birisi de İkinci Paylaşım Savaşı sonrasında 1948-1951 yılları arasında yürürlüğe konan ABD kaynaklı Marşal yardım paketi oldu. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 16 ülkeye, bu plan uyarınca ABD’den ekonomik kalkınma yardımı(!) yapıldı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zeytinyağı Nasıl Dışlandı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yardım paketi altında Türkiye’ye ABD’de birikmiş olan margarin, süt tozu gibi besinler verildi. Marşal yardımının koşullarından biri de Türkiye’nin ABD’den mısırözü yağı alması oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna koşut olarak Türkiye’de ilk margarin fabrikası kuruldu. Zeytinyağı ısıtılırsa kanser yapar gibi yalanlar uyduruldu ve basın aracılığı ile yayıldı. Yüz binlerce zeytin ağacı sökülerek büyük bir kıyım yapıldı. Margarinin fiyatları düşürüldü ve kitleler zeytinyağından soğutularak mısır özü yağına ve margarine alıştırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zeytinyağını kötüleme için de TRT’ye “<strong>Zeytinyağlı yiyemem aman…”</strong>&nbsp;diye bir türkü sipariş edildi. Üstelik bu türküye, Türkiye’nin sanayileşmesinde öncü rol oynayan dokuma fabrikalarımızın basması da“<strong>basma fistan giyemem</strong>…”diye eklendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Günümüze gelince, başta da söylendiği üzere, halkın eğitimli ve de orta gelir düzeyine sahip sosyal katmanları, margarinin ve naylon kumaşların zararlarını biliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak&nbsp;<strong>halkın önemli bir kesimi margarin tüketmeye devam ediyor ve naylon kumaşları giyiyor.Diğer yandan çocuklarımız ve gençlerimiz Amerikalı fast-food restoran ve kahve dükkânları zincirlerinin ürünleri&nbsp; ile kolalarını tüketiyor.Ve de sağlıksız beslenmeden kaynaklanan kalp ve damar hastalıkları ile kanser gibi hastalıklar patlama yapmış durumda.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geçmişte Amerikan gıda emperyalizminin oyununu &nbsp;bozan bilimci kimdi?Adı, Osman Nuri KOÇTÜRK idi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Veteriner hekim kökenli olan Osman Nuri Koçtürk Hoca,o yıllarda radyo yayınlarıyla soya yağı ve süt tozuna karşı halkı bilgilendirmeye çalıştı. Bu arada sürekli halka tarhana yemeyi öğütledi. Adı, “Tarhana Osman”a çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koçtürk şöyle diyordu: “<strong><em>Günümüzde (soğuk savaş)bir toplumu uysallaştırmak,yönetmek,entelektüel kapasitesini azaltmak,az düşünen bireylerden oluşan bir toplum yaratmak için top ve tüfek gerekli değildir. Bunu beslenme politikalarını ele geçirerek&nbsp; sulh içinde ve minnet duyguları ile başarabilirsiniz.Amerikan emperyalizminin yaptığı budur.”</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Margarinlere karşı zeytinyağını savunmasından sonra da radyo yayınlarına son verildi. Konya’ya yaptığı bir gezi sırasında saldırıya uğradı ve öldürülmek istendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak hiç yılmadı, zeytinyağını savunmaya devam etti. Aç bırakılmaya çalışıldı ve en ilginci tıp fakültesinde profesörlüğü, en azından Amerikancı, daha doğrusu uluslararası margarin sanayicilerinin egemenlik kurduğu kimi bilimciler(!) tarafından engellendi. 1966 yılında senatör Tunçkanat tarafından açıklanan gizli bir CIA raporunda , Türkiye’de ABD çıkarlarına aykırı davranan Koçtürk’ün adı da listedeydi. 12 Eylül 1980 darbesi sonrası da bir süre gözaltına alınmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koçtürk çok sayıda kitabı&nbsp; da kaleme aldı. Bunlar arasında;”<em>Beslenme Esasları Üzerine Temel Sorular Ve Cevapları,Yeni Sömürgecilik Açısından Gıda Emperyalizmi,Tarım İşçisinin Ve Türk Tarımının Bazı Temel Meseleleri,Sessiz Savaş,Türkiye’nin Kalkınmasında Tarım Ve Sanayi:Yeni Bir Düzen Agrindus,Açlık Korkusu”</em>&nbsp;gibi kitapları sayılabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Osman Nuri Koçtürk Hocamızı 1994 yılında sonsuzluğa uğurladık. Bilimi namusuyla yaptığı için O,Türk toplumu tarafından unutulmadı ve yıllar sonra anımsandı.14 Ekim2016 tarihinde Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar döneminde, aynı zamanda Karşıyakalı olan Koçtürkanısına &nbsp;bir büst yaptırıldı.Işıklar içinde uyuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Osman Nuri Koçtürk Hocamızın anısına; Amerikan gıda emperyalizminin bir kolu olan fast-food restoran ve kahve dükkânları zincirlerinin ürünleri&nbsp; ile kolalarını tüketmeyerek ve “Yerel Üret,yerel tüket “şiarıyla sahip çıkabiliriz.Toplumsal sağlığımız için bu tek yoldur.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[NASIL KIYI KUMULU UZMANI OLUNUR?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/nasil-kiyi-kumulu-uzmani-olunur-14422469e3ada-d828-41ca-b883-d533e7e4b0a02021-09-09T18:33:00+03:00HABER MERKEZİ NASIL KIYI KUMULU UZMANI OLUNUR?

NASIL KIYI KUMULU UZMANI OLUNUR?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kıyı kumulu uzmanı olmak istiyorsanız bazı bilim dalları ile ilgili bilgilerinizin olması gerekiyor. Bunlardan önemli olanlar şunlardır:</span></p><ol><li><span style="font-size:18px"><strong>Ekosistem ve habitat bilgisi:&nbsp;</strong>Kumul ekosistemi ve içindeki habitatlar hakkında geniş bilginizin olması gerekir.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Bitki sistematiği:&nbsp;</strong>Bu bilim dalına göre kıyı kumul florasında bulunan bitkileri tanımlayabilmeniz gerekiyor.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Bitki coğrafyası:</strong>Kıyı kumulundaki bitkilerin Türkiye ve dünyadaki yayılışını bilmeniz gerekiyor. Bu bitkilerden hangileri endemik, nadir, geniş yayılımlı vb. bilmeniz gerekir.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Bitki ekolojisi:</strong>&nbsp;Kıyı kumulundaki bitki türlerinin ekolojisini yani yaşam ortamı ile ilişkilerini bilmeniz gerekiyor. Ayrıca buradaki kumul bitkilerinin ekolojik faktörlerle ilişkilerini bilmeniz gerekiyor. Yani buradaki kumul bitkilerinin;</span></li><li><span style="font-size:18px">İklim (yağış, rüzgâr, rüzgâr erozyonu, kum hareketi, kum taşınımı vb.),</span></li><li><span style="font-size:18px">Toprak (Hidroloji yani yer altı su durumu, Kumul kireç durumu, Kumul Ph’sı, Kumul organik madde durumu, azot oranı, kumul tane büyüklüğü, toprak suyu vb.),</span></li><li><span style="font-size:18px">Jeomorfoloji(jeomorfoloji vejetasyon ilişkisi, kumul birikmesi vb.) ve</span></li><li><span style="font-size:18px">Biyotik faktörlerle (kıyı kumulunu olumsuz etkileyen her türlü insan ve hayvan faaliyetleri yani tarım, turizm, ağaçlandırma, çiğneme, kum alımı, kumsal temizleme, otlatma, kumul tahsislerigibi tespit edilen 116 çeşit kumullara saldırı) ilişkisini bilmeniz gerekiyor.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Vejetasyon bilimi:</strong></span></li></ol><p><span style="font-size:18px"><strong>.&nbsp;</strong>Vejetasyon ilişkileri (Vejetasyonun toprak ile ilişkisi, vejetasyon rüzgâr erozyonu ilişkisi vb.),</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Vejetasyon kuşakları,</span></li><li><span style="font-size:18px">Süksesyon,</span></li><li><span style="font-size:18px">Vejetasyon haritaları,</span></li><li><span style="font-size:18px">Vejetasyon sınıflandırmasını bilmeniz gerekiyor.</span></li></ul><ol><li><span style="font-size:18px"><strong>Bitki sosyolojisi:</strong></span></li></ol><p><span style="font-size:18px"><strong>.&nbsp;</strong>Synekoloji(bitki topluluklarının ekolojisi),</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Synstrüktür(bitki topluluklarının tabakalaşması)<strong>,</strong></span></li></ul><p><span style="font-size:18px"><strong>.&nbsp;</strong>Syndinamik (bitki topluluklarının gelişimi),&nbsp;</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Synkoroloji (bitki toplulukların Türkiye ve dünyadaki yayılışı,),</span></li><li><span style="font-size:18px">Syntaksonomi (bitki topluluklarının sınıflandırılması),</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">bitki sosyolojisi haritalarını bilmek gerekiyor.</span></p><ol><li><span style="font-size:18px"><strong>Sym bitki sosyolojisi:</strong>Synasosyasyonların tespit edilmesi çalışması.Sigmetum haritaları.</span></li><li><span style="font-size:18px">Sigmakoroloji (Synasosyasyonların dünyadaki yayılışları),</span></li><li><span style="font-size:18px">Sigmataksonomi (Synasosysasyonların sınıflandırılması),</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Geo sym bitki sosyolojisi:</strong>Geosigma asosyasyonların tespit edilmesi çalışmasıdır.Geosimetum haritaları.</span></li><li><span style="font-size:18px">Geosigmakoroloji (Geosigma asosyasyonların dünyadaki yayılışları),</span></li><li><span style="font-size:18px">Geosigmataksonomi (Geosigma asosyasyonların sınıflandırılması),</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Kumul jeolojisi:</strong>&nbsp;Kumul yaşı (Genç ve yaşlı kumullar).</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Kumul coğrafya:</strong></span></li></ol><p><span style="font-size:18px">. Kumulların bulunduğu ortamlar (adalar, akarsu ağızları, deltalar, askeri bölgeler vb. bulunan kumullar),</span></p><p><span style="font-size:18px">. Kaybolan kumullar.</span></p><ol><li><span style="font-size:18px"><strong>Palaeocoğrafya:</strong>&nbsp;Geçmişte yüzyıllar boyunca kumulun oluşum ve gelişim safhaları</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Kıyı kumul yönetimi:&nbsp;</strong>Araştırmaların sonucunda kumulun hangi kısımların koruma altına alınacağı, hangi kısımlarının turizme açılacağı vb. saptanır.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Kıyı kumul faunası:</strong>&nbsp;Kıyı kumulundaki;</span></li><li><span style="font-size:18px">Memeli (saz kedisi vb.),</span></li><li><span style="font-size:18px">Sürüngenler (deniz kaplumbağaları, kaplumbağalar, kertenkele, yılan, vb.), &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;. Amfibi (kurbağa vb.),</span></li><li><span style="font-size:18px">insecta,</span></li><li><span style="font-size:18px">Omurgasız hayvanlar (salyangoz)</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Tarihi süreç içinde kumullardaki değişimi bilmek:&nbsp;</strong>Özellikle 1980 öncesi ve sonrası kumullardaki değişimi bilmek gerekiyor.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Kıyı kumul bibliyografyası:</strong>&nbsp;Yüzlerce veya binlerce bilimsel çalışmayı gösteren bibliyografyanızın olması gerekir.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Özel kütüphane:</strong>&nbsp;Kıyı kumulları ile ilgili yurt içi ve yurt dışı yayınların olması gerekir.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Yararlanacağınız herbaryumun olması gerekir:</strong>&nbsp;Buradaki doğru tanımlanması yapılmış örneklerden tanımlamada yararlanmak gerekir.</span></li></ol><p><span style="font-size:18px">Bütün bu temel bilgiler ile arazi çalışmaları ile kıyı kumul uzmanı olunur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanal İstanbul için ÇED raporu yazanlar ve bu inşaatı yapan firmaların kumul uzmanları yukarıdaki bilgiler ve daha fazlası ile donanımlı olduklarından mı İstanbul kanalının Karadeniz’de Karaburun doğusundan çıkacağı yerin batısında Ormanlı Plajı – Karaburun arasında kuş uçuşu 20 km, kanalın doğusunda Karaburun – Yeniköy arasında kuş uçuşu 10 km civarında kumul alanların üzerini hafriyat ile kaplamayı planlamaktalar. Türkiye’de kıyı kumulları böyle yağmalanırken devleti yönetenler örneğin Avrupa’da ve özellikle Hollanda, İngiltere, Fransa ve İspanya’da kıyı kumulları konusunda neler yapıldığını okumamakta, duymamakta ve görmemekte ısrar etmeye devam mı edecekler?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MEHMET ALİ METİN HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞTU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mehmet-ali-metin-hakkin-rahmetine-kavustu-144211d3ae14e-0755-46f2-baa9-c1fb88fbe4ad2021-09-09T14:10:00+03:00HABER MERKEZİ MEHMET ALİ METİN HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞTU

MEHMET ALİ METİN HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞTU

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6139ec42099cf.jpg" style="height:1395px; width:898px" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: “Tarımsal sulama destekleri nereye gidiyor?”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-tarimsal-sulama-destekleri-nereye-gidiyor-144204e4910cb-e888-4a8a-8de6-f6563aedc0962021-09-09T14:04:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: “Tarımsal sulama destekleri nereye gidiyor?”

Gürer: “Tarımsal sulama destekleri nereye gidiyor?”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Bakan&nbsp;Varank, KOP tarafından Niğde iline bugüne kadar sağlanan desteklerin ağırlıklı olarak tarımsal sulama için olduğunu belirtti ve destek miktarının 140,3 milyon TL olduğunu açıkladı.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önerge sahibi Gürer ise Niğde’de sulama suyu konusunda yaşanan sıkıntılar devam ediyor. Halaç ve İmrahor temeli atılıp bitmeyen göletler var. Gölet bekleyen 10’u aşkın köy var” diye konuştu&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GÜRER’İN SORULARI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına yönelttiği yazılı soru önergesinde, “Konya Ovası Projesi (KOP) Başkanlığı, kurulduğu tarihten bu yana hangi illere ne kadar yatırım yapmıştır?&nbsp;Kapsadığı iller bakımından&nbsp;en fazla yatırım hangi ile yapılmıştır?&nbsp;Niğde’ye KOP tarafından bugüne kadar hangi yatırımlar yapılmıştır, yatırım değeri ne kadardır?” şeklindeki sorularının yanıtlanmasını istedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KONYA ÖNCELİKLİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer’in önergesine yatın veren Bakan&nbsp;Varank,&nbsp;Konya Ovası Projesi (KOP) Başkanlığının görev alanındaki 8 ile 2011-2020 yıllarında sağlanan mali destek tutarları karşılaştırıldığında en yüksek payın Konya’ya ait olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>NİĞDE 3’ÜNCÜ SIRADA&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan&nbsp;Varank, Niğde ilinin&nbsp;toplam destek tutarı bakımından 3. sırada, kişi başına düşen destekleme tutarı açısından ise 2. sırada yer aldığını ifade etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>155 MİLYON LİRALIN 140 MİLYONU SULAMA AMAÇLI DESTEK&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Niğde’ye bugüne kadar başta tarımsal sulama olmak üzere farklı konularda 155,5 milyon&nbsp;TL tutarında destek sağlandığını kaydeden Bakan&nbsp;Varank, “&nbsp;Sağlanan destekler ağırlıklı olarak Tarımsal Sulama (140,3 milyon TL) için olup bunun yanı sıra Tarımsal Üretim ve Kırsal Kalkınma, Sanayi ve Enerji, Sosyal/Kültürel Yapının Geliştirilmesi ve Turizm için&nbsp;de gerekli destek sağlanmıştır” açıklamasında bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADEM DESTEK VAR, NEDEN SORUN ÇOĞALIYOR?&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Önerge sahibi CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise DSİ’nin tarımsal sulama amaçlı yatırımlarının&nbsp;yanı sıra&nbsp;Kop’un&nbsp;bu alanda yaptığı destek miktarlarına bakıldığında, sulama suyu sorunu yaşanmaması gerektiğini belirterek, “Ancak tablo ne yazık ke her geçen yıl kötüye gidiyor. Sulama suyu sorunu nedeniyle tarlalar, bağlar ve bahçeler kuruyor. Madem bu kadar sulama suyu desteği ve yatırımı yapılıyor, o&nbsp;hâlde&nbsp;bu yatırımlar nerede&nbsp;kullanılıyor&nbsp;da &nbsp;bölgede sulama suyu sorunu giderek daha artıyor?” diye sordu.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İSTANBUL’UN GÖBEĞİNDEKİ ‘TENEKE OKULU’ TBMM GÜNDEMİNE TAŞIDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/istanbulun-gobegindeki-teneke-okulu-tbmm-gundemine-tasidi-144199edf0bcd-e1b1-466a-8968-9a05421e6e202021-09-09T13:58:00+03:00HABER MERKEZİ İSTANBUL’UN GÖBEĞİNDEKİ ‘TENEKE OKULU’ TBMM GÜNDEMİNE TAŞIDI

İSTANBUL’UN GÖBEĞİNDEKİ ‘TENEKE OKULU’ TBMM GÜNDEMİNE TAŞIDI

EĞİTİM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>“BAKANLIK SORUMLULUĞUNUN GEREĞİNİ YAPMIYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul’un Avcılar ilçesi Tahtakale mahallesi sakinlerinin bölgelerindeki imar sorununun uzun yıllardır çözülmediğinden şikayet ettikleri belirtilen önergede, “İmar planı sorunu kaynaklı altyapı imkanlarının yetersizliği yanında eğitim-öğretimin prefabrik yapılarda sürdürülmesi nedeniyle mağduriyet yaşamakta. Mahallenin ‘rezerv alan’ ilan edilmesi, plan ve imar yetkisinin Büyükşehir ve İlçe Belediyesi’nden alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredilmesi sonrasında Bakanlık, imar planı sorununa hiçbir çözüm üretmedi. Sorumluluğunun gereğini yapmadı.” denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TAHTAKALELİLER EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ TALEP EDİYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Siyasi iktidarın ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın umursamazlığı karşısında Milli Eğitim Bakanlığı ne yapıyor?” diye soran Özdemir, “Aileler, çocuklarının bir ‘teneke okulda’ eğitim almasını istemiyor. Uluslararası Anlaşmalar ve Anayasa’dan kaynaklı haklarının kendilerine verilmesini, hizmetlerin yapılmasını ve çocukları için eğitimde fırsat eşitliği talep ediyorlar.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özdemir, Milli Eğitim Bakanı Özer’e şu soruları sordu:</span></p><p><span style="font-size:18px">-Uzun yıllardır prefabrik yapıda, velilerin ‘teneke okul’ diye tabir ettiği Avcılar Şehit Şerife Bacı İlkokulu’nda eğitim-öğretim yapılıyor olmasını Millî Eğitim Bakanı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Öğrencilerin bir an önce sağlıklı koşullarda ders yapabileceği bir okul binasına kavuşmaları yönünde bir girişiminiz, bir çalışmanız olmuş mudur? Olduysa detayları nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">-Şehit Şerife Bacı İlkokulu’nun prefabrik yapısıyla ilgili sorunların çözümüne ve velilerin haklı taleplerine dönük Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile bir temasınız veya görüşmeniz olmuş mudur? Olmadıysa bunun gerekçesi nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">-2019 yerel seçimlerinden sonra Avcılar Şehit Şerife Bacı İlkokul başta olmak üzere İstanbul’da Büyükşehir Belediyesi’nin ve 39 ilçe belediyesinin yeni okul binası yapma veya okul tadilatlarını belediyelerin üstlenmeleri noktasında Millî Eğitim Bakanlığı’na başvuruları olmuş mudur? Bu başvurular arasından hangilerine onay verilmiştir?</span></p><p><span style="font-size:18px">-Yeni eğitim öğretim dönemine okulların çok ciddi eksikliklerle başladığı göz önüne alındığında önümüzdeki süreçte yerel yönetimlerin sürece daha fazla dâhil edilmeleri gündeminizde midir?</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>“YENİ EK DERSLİK AÇILDI MI?”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-2021-2022 eğitim öğretim dönemine hazırlık amacıyla İstanbul’da yeni ek derslik açılmış mıdır? Açıldıysa bu dersliklerin ilçelere göre sayısal dağılımı ve detaylı bilgisi nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">-Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı tüm açıklamalarda pandemiyle mücadelede en önemli üç kuraldan biri mesafe iken, Sancaktepe Sarıgazi Ahmet Keleşoğlu İlkokulu’nun 1-H sınıfında 49 öğrenci ile derse başlanması sonrasında Bakanlık olarak bu duruma bir müdahaleniz olacak mıdır?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">-İstanbul’daki devlet okullarında dersliklerin sınıf mevcudu; 11 ila 20 arasında, 21 ila 30 arasında, 31 ila 40 arasında, 41 ila 50 arasında ve 51 ve üzeri arasında sınıf mevcudu olan dersliklerin sayısal dağılımı nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KAÇ OKULDA 1,5 MESAFEDE DERS YAPILIYOR?”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-İstanbul’daki devlet okulların kaçında 1,5 metre mesafe ile eğitim yapılmaktadır? 1,5 metre mesafede eğitim yapılan okulların listesi nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">-Millî Eğitim Bakanlığı olarak pandemiyle mücadele ve hijyenik koşulların tüm okullarda sağlanması için ek bütçe ayırdınız mı? Ayrıldıysa bütçe miktarı nedir? İstanbul’daki okullara ek bütçe ayrılmış mıdır? Ayrıldıysa her bir okula aktarılan ek bütçe miktarı nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">-İstanbul’daki her bir okulun ihtiyacı olan temizlik görevlisi sayısının okullara göre sayısal dağılımı nedir? Hangi okulun kaç temizlik görevlisine ihtiyacı vardır?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KAÇ EK PERSONEL ALIMI YAPILDI?”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-İstanbul’da yeni eğitim-öğretim dönemi için kaç ek personel alımı yapılmıştır? Bu ek personel alımının okullara göre dağılımı nedir? Hangi okula kaç ek personel alımı yapılmıştır?</span></p><p><span style="font-size:18px">-İstanbul’da yeni eğitim-öğretim dönemi öncesinde okullara toplam kaç maske ve kaç litre dezenfektan dağıtımı yapılmıştır? Okullara göre dağılımı nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“REVİRİ OLAN KAÇ OKUL VAR?”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-İstanbul’da reviri olan kaç okul vardır? Reviri olan okulların isimleri ve bu okulların ilçelere göre dağılımı nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">-İstanbul’da okullarda kaç sağlık görevlisi vardır? Bu sağlık görevlilerinin ilçelere ve okullara göre dağılımı nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">-Millî Eğitim Bakanlığı olarak, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı tarafından İstanbul’un 39 ilçesinde yaklaşık 4.000 okulda yerinde inceleme yapılarak ve yaklaşık 12.000 idareci, öğretmen, okul çalışanı, kantin işletmecisi ve veli ile görüşülerek ortaya konulan ve bir basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaşılan saha araştırması raporundan istifade ettiniz mi? Raporun tamamını edinme noktasında bir girişiminiz oldu mu? Olmadıysa bunun gerekçesi nedir?”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Milletvekili Sındır, “Kırsalda yürütmenin boşluğunu CHP’li belediyelerimiz dolduruyor”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/milletvekili-sindir-kirsalda-yurutmenin-boslugunu-chpli-belediyelerimiz-dolduruyor-14418a5b87091-eaa7-490e-8e38-3cedb8b5b7922021-09-09T13:55:00+03:00HABER MERKEZİ Milletvekili Sındır, “Kırsalda yürütmenin boşluğunu CHP’li belediyelerimiz dolduruyor”

Milletvekili Sındır, “Kırsalda yürütmenin boşluğunu CHP’li belediyelerimiz dolduruyor”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>“AKP BİR GELENEĞİ YOK ETTİ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2005 yılında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün kapatılmasının ve sözde reform adıyla getirilen ve “devleti kırsaldan uzaklaştıran” 5000’li yasaların büyük bir yanlış olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Sındır, “Köy Hizmetlerinin kapatılmasıyla iktidar altyapıdan ve üst yapıdan kırsal yerleşimlerimizi mahrum bıraktı. Köy hizmetleri; karda, tipide köy yollarını açan, köy yollarının yapımını, bakımını, onarımını üstlenen, köylere su götüren, her türlü hizmeti götüren büyük bir yatırımcı kuruluşumuzdu. Tüm personeliyle, altyapısıyla, makinalarıyla, tüm araç ve gereçleriyle darmadağın edildi. Oysa ki Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri gibi, Karayolları Genel Müdürlüğü gibi bir kurumdu. Esasen bu kurumun tüm işlevlerinin özelleştirme uygulamaları ile devletin elinden alınmasıydı amaç! Bu kurumun dağıtılmasıyla görevleri İl Özel İdareleri'ne devredildi. İl Özel İdarelerinin ne deneyimi var, ne yeterli kapasitesi, ne personeli, ne de yeterli finansman gücü. Böyle bir durumda köylerin ihtiyaçları İl Özel İdaresi tarafından karşılanmaya çalışılınca köyler hizmetten yoksun bırakıldı, köyler tıkandı. Köylere hizmet gidemez oldu. Köklü bir kuruluşu yerle bir eden AKP iktidarı henüz 3. yılında köye, köylüye çarpık bakışını açık bir şekilde sergiledi. Bir geleneği yok etti” dedi. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“AKP İKTİDARI KÖYLERE, BELDELERE 2. SINIF MUAMELESİ YAPTI”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İktidarın kırsal yaşama vurduğu diğer büyük darbenin Bütünşehir Yasası’yla geldiğini ifade ederek sözlerine devam eden Milletvekili Sındır, “bu kanunla büyükşehirlerdeki, köy ve belde belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırıldı, köyler ve beldeler isimleriyle mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyelerine katıldı. AKP’nin 2012 yılında Bütünşehir Yasası’yla yaptığı şey; ‘ben yaptım oldu ve kanun çıktı.’ Köylerin yarısına kilit vuruldu, köyler boşaldı. Bu kanunla kırsal alanların; tarımsal nitelikleri yok sayılarak kentsel yerleşimlerden onları ayıran özellikleri, ayrıcalıkları, sahip oldukları ortak taşınır ve taşınmaz malları, mera alanları, diğer tüm hak ve yetkileri ellerinden alınarak şehir merkezleriyle tamamen aynı statüye getirildi. Kırsal alanların tarımsal üretim faaliyetleri sekteye uğratıldı ve köylerde artan hayat pahalılığı yaşanamaz bir hal aldı. Emlak vergisi, gelir vergisi, harçlar, su, yol, kanalizasyon vb. kamu harcamalarına katılma payları şehir merkezleriyle bir tutuldu. Köy yaşamları derinden sarsıldı, yaşam hiç olmadığı kadar zorlaştı" dedi. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İKTİDAR ÜRETİCİYİ TOPRAĞINA VE KÖY YAŞAMINA KÜSTÜRDÜ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2020 yılında Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle köy ve beldelerin yeniden kırsal mahalle ve kırsal yerleşik alana geçebilmeleri için adım atıldığını fakat bunun asla yeterli olmadığını ve gasp edilen köy taşınır ve taşınmazlarını geri getirmediğini söyleyen Sındır sözlerini şöyle sonlandırdı: “AKP tam olarak bir yanlışa son vermese de, 6360 sayılı kanunla getirilen değişikliklere olan itirazlarımızı tam anlamıyla karşılamıyor olsa da; büyükşehirlerdeki mahalle statüsünde olmakla birlikte kırsal niteliğini devam ettirmekte olan yerlerde yaşayan vatandaşlarımıza uygulanan çeşitli vergi ve ödeme avantajları getiren bir düzenleme, bizim de desteğimizle kanunlaştı. Ancak bu düzenleme köylerimizin gasp edilen taşınır ve taşınmazlarını geri vermiyor ne yazık ki. Bugün köylerimizin yaşadığı sorunların, sıkıntıların temelinde köye ve köylüye üvey evlat muamelesi yapan AKP zihniyeti var. 20. yüzyılın neoliberal politikalarının mahsulü olan iktidar üreticiyi toprağına ve köy yaşamına küstürdü, tarımı güncel siyasetin bir aracı ve oyuncağı haline getirdi. Neyse ki emeğini, alın terini bereketle harmanlayan tüm köylülerimizin yanında CHP’li büyükşehir, il ve ilçe belediyelerimiz var. Köylülerimizin ihtiyaçlarına, taleplerine tüm imkanlarıyla yetişmek için çabalıyorlar. Köylerde, yürütmenin, iktidarın boşluğunu CHP’li büyükşehir, il ve ilçe belediyelerimiz dolduruyor. İzmir'de Büyükşehir Belediyemiz de İZSU da her zaman köylülerimizin taleplerine yetişmek, köylere hizmet götürmek için insanüstü bir çaba ile çalışıyor.&nbsp; İlk genel seçimlerde bu iktidara son verecek, karanlık zihniyetin köy yaşamına köylüye verdiği zararların hepsini düzelteceğiz” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’Lİ YÜCEER, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NI PLANSIZLIKLA ELEŞTİRDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-yuceer-milli-egitim-bakanligini-plansizlikla-elestirdi-14417c8d8936f-ac7a-4726-a9ed-87915f8832842021-09-09T12:51:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’Lİ YÜCEER, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NI PLANSIZLIKLA ELEŞTİRDİ

CHP’Lİ YÜCEER, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NI PLANSIZLIKLA ELEŞTİRDİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Koronavirüs salgını nedeniyle 3 dönemdir uzaktan eğitimde boş kalan okullar, salgın önlemleriyle birlikte eğitim-öğretim döneminin açıldığı dönemde “depreme dayanıksızlık” nedeniyle yıkım veya tadilat kararıyla karşılaştı. Konuyu Meclis gündemine taşıyan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) PM Üyesi, Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yüceer, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanlığı’nı plansızlıkla eleştiren CHP’li Dr. Yüceer, “Okullarımız salgın nedeniyle, üç dönemdir yani bir buçuk yıldır kapalı. Bu dönemi yüz yüze eğitim yapabilmek için fırsat bilerek tadilata ihtiyacı olan okulların tadilatını yaparak, yeni okullar inşa ederek geçirmeliydik. Ama görüyoruz ki Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda adım atamamış ve yüz yüze eğitim salgın koşullarında başlamışken okullarda tadilat ve yıkım kararı almıştır. Milli Eğitim Bakanı Özer’in ‘Tüm hazırlıklar yapıldı, tedbirler alındı’ sözü boşa düşmüştür. Bu süreçte bakıma ihtiyacı okulların bakımını yapmak kimsenin mi aklına gelmedi? Bu okullar pandemi nedeniyle kapalı olduğu günlerde kullanılmazken neden tadilat-tamirat, bakım işleri düşünülmedi de bugüne bırakıldı? Okullar açıldı ama bakanlık okul açamadı.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“AİLELER TEDİRGİN, ÖĞRENCİLER MAĞDUR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tekirdağ’ın Saray İlçesinde bulunan Mustafa Elmas Arıcı Anadolu Lisesi, Güngörmez İlkokulu, Küçükyoncalı İlkokulu ve Beyazköy İlkokulu’nun yeni eğitim öğretim yılında kapalı olacağına, öğrencilerin farklı okullarda eğitimine devam edeceğine dikkat çeken Dr. Yüceer, “Benzer sorunların Türkiye genelinde yaşandığını da haberlerde görüyoruz. Farklı okullarda eğitime devam ediliyor ama nakledildikleri okulların ve sınıfların mevcudu artıyor. Pandemi sürecinde koronavirüs tedbirleri kapsamında öğrencilerin seyreltilmiş sınıflarda eğitim görmesi gerekirken çocuklarımız birleştirilmiş okullara mahkûm ediliyor. Doğal olarak salgın koşullarında çocuklarını okullara gönderen ailelerin tedirginlikleri artıyor, öğrenciler ise kalabalık okullarda ve sınıflarda mağdur oluyor. Öte yandan öğrenciler nakledildikleri okullara ulaşım konusunda da sorunlar yaşıyor” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Yüceer’in Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’den yanıtlamasını istediği sorular şöyle:</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">1.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Depreme dayanıksız olduğu önceden bilinen bu okullar uzaktan eğitim yapılan dönemde neden tadilata alınmamıştır?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">2.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Salgının ülkemizde etkisini gösterdiği 2020 yılının Mart ayından bu yana Tekirdağ’da ve ülke genelinde kaç okul tadilat edilmiştir?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">3.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2020 yılının Mart ayından bu yana Tekirdağ’da ve ülke genelinde kaç yeni okul inşa edilmiştir?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">4.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Tekirdağ’da depreme dayanıksız olduğu için tadilatta olan ve tadilata girmeyi bekleyen kaç okul bulunmaktadır? Söz konusu okullarda kaç öğrenci öğrenim görmektedir?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">5.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Türkiye genelinde çeşitli nedenlerle tadilatta olan veya tadilata girmeyi bekleyen kaç okul bulunmaktadır?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">6.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Tadilatta olan okullarda eğitim-öğretim faaliyetinin normale dönmesinin ne kadar süre alacağı öngörülmektedir? Öğrencilerin mağduriyetlerinin giderilmesi ve salgın tedbirleri kapsamında alınan ve alınması planlanan önlemler nelerdir?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">7.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Tekirdağ’daki devlet okullarında kaç derslik bulunmaktadır ve güncel olarak kaç derslik ihtiyacı bulunmaktadır?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">8.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Ülke genelindeki devlet okullarında kaç derslik bulunmaktadır ve güncel olarak kaç derslik ihtiyacı bulunmaktadır?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">9.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Tekirdağ’daki devlet okullarındaki sınıf mevcudu ortalaması kaçtır, sınıf mevcudu bu ortalamanın üstünde olan sınıf sayısı ve bu sınıflarda eğitim gören öğrenci sayısı kaçtır?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">10.&nbsp;&nbsp;Ülke genelindeki devlet okullarındaki sınıf mevcudu ortalaması kaçtır, sınıf mevcudu bu ortalamanın üstünde olan sınıf sayısı ve bu sınıflarda eğitim gören öğrenci sayısı kaçtır?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TARIMDA ULUSAL ACİL EYLEM PLANINA GEÇMEK ŞART]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tarimda-ulusal-acil-eylem-planina-gecmek-sart-1441646d18f5a-a850-4997-86bd-7fd17177bb882021-09-09T12:47:00+03:00HABER MERKEZİ TARIMDA ULUSAL ACİL EYLEM PLANINA GEÇMEK ŞART

TARIMDA ULUSAL ACİL EYLEM PLANINA GEÇMEK ŞART

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Orhan Sümer, “Tarım toprağı, inşaat rantından daha değerli.” Dedi</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TARIMDA ULUSAL ACİL EYLEM PLANINA GEÇMEK ŞART</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Orhan Sümer, “Sadece Adana’yı baz aldığımızda köyden kente göçün artması, tarım işgücünün yaşlanması, tarımsal arazilerin imar değişiklikleri ile kısmen kaybedilmesi, su kaynaklarının azalması ve iklim değişikliğinin tarımsal rekolteyi olumsuz etkilemesi nedeniyle tarımda ulusal acil eylem müdahale planı hazırlanmasını gerektiriyor ancak iktidar görmezden geliyor. Bu ülkenin geleceği teknolojiye entegre olmuş modern tarım ürünlerinin ihraç edilmesiyle şahlanacaktır. Ne yazık ki AKP iktidarı bu gerçeği göremiyor.”Dedi</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>RANT ORTAKLARININ DEĞİL ÇİFTÇİLERİN BORCU SİLİNMELİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Orhan Sümer, “Daha önce defalarca dile getirmemize rağmen tarım emekçilerinin, çiftçilerin özellikle kamu bankalarına olan borçlarında her hangi bir düzenleme yapılmıyor. Oysa rant ortaklarının, yandaş müteahhit şirketlerin borçları tek kalemde yeniden silindi. İktidar borç silme konusunda, öğrenciyi, çiftçiyi, emekliyi, asgari ücretliyi duymuyor ama iş kamu ihalelerinin verildiği rant ortaklarının borcuna gelince bir gecede borç siliyor. Adında adalet olup da vatandaşına bu kadar adaletsiz davranan bir siyasal iktidarı milletimiz hak etmiyor.”Dedi</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İTHAL TARIMIN ANLAMI YERLİ ÇİFTÇİYE İDAM FERMANI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Orhan Sümer, “AKP iktidarı ne yazık ki kendi çiftçisine sahip çıkmamakta kararlı. Bugün temel gıda ürünlerinin hemen hemen hepsi ithal ediliyor. Buğdayın doğduğu toplara Anadolu’dur. Ama biz buğday ithal ediyoruz. Tonu 300 Dolara arpa ithal ediyoruz. Besicilik maliyetinden ötürü yurt dışından et ithal ediyoruz. Bu ülkenin çiftçisine de değerlerine de yazık oluyor. Bu kadar değerli topraklarda endüstriyel tarım yapmak varken ithal tarım yapılıyorsa orda çiftçiye idam fermanı çıkarılmış demektir.” Dedi</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İNŞAAT MÜTEAHHİTLERİ BİRLİĞİ BOYKOTA BAŞLADI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/insaat-muteahhitleri-birligi-boykota-basladi-14415ee06d141-d162-49fe-8dd8-031d889306e12021-09-09T11:54:00+03:00HABER MERKEZİ İNŞAAT MÜTEAHHİTLERİ BİRLİĞİ BOYKOTA BAŞLADI

İNŞAAT MÜTEAHHİTLERİ BİRLİĞİ BOYKOTA BAŞLADI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kıymetli Basın Mensupları,<br />Türkiye kamuoyunun ve sizlerin bildiği üzere; Türkiye inşaat sektörünün çatı kuruluşu (İMKON) öncülüğünde temel inşaat malzemelerinde yaşanan fahiş fiyat artışlarıyla uzun zamandır topyekûn mücadele edilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye ekonomisinin stratejik sektörleri arasında başı çeken inşaat sektörünü en çok etkileyen girdi mamullerinin başında çimentoya yapılan fahiş zamlar gelmektedir.&nbsp;<br />Fahiş zamlarla birlikte inşaat sektöründe yaşanan her olumsuzluk; 250 alt sektörü, MİLYONLARCA tüketiciyi, kentsel dönüşümü, vatandaşın ucuz konuta erişimini, istihdam gücünü ve piyasa istikrarını olumsuz etkilemektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye İnşaat sektöründe kullanılan birçok malzemeye enflasyon ve döviz artışı üzerinde zamlar yapılmış, özellikle ÇİMENTO sektöründe fahiş oranlara varan zamların yapılması, müteahhitlik sektörü ve kamu adına artık kabul edilemez seviyeye ulaşmıştır.<br />İnşaat sektörünün karşı karşıya kaldığı fahiş fiyat artışlarını; başta Ticaret Bakanımız ve diğer ilgili bakanlarımıza defaten aktardık, maalesef fiyatlara yansıyan olumlu bir netice alamadık. Özellikle çimento fiyatlarında yaşanan tekelci fiyat uygulaması ve keyfiyete bağlı zamlar, bardağı taşıran son damla olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnşaat sektörünün stksı olarak, son çare, en demokratik hakkımız olan “İş Bırakma ve Boykot” hakkımızı son zamanlarda ülkemizin yaşadığı doğal afetlerle mücadele ettiği günlerde baskı aracı olarak kullanmayı uygun bulmadık ve yaşadığımız tüm sıkıntılara rağmen sabrettik.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak, sosyal medya ve basın üzerinden mücadelemize devam ederek, özellikle çimento sektörünün fahiş zamları geri çekmesi yolunda verdiğimiz mücadeleye çimento sektörü yeni zamla karşılık vermiş, Türkiye inşaat sektörüne “İş Bırakma ve Boykot” dışında seçenek bırakmamıştır.&nbsp;<br />Türkiye inşaat sektörünün çatı kuruluşu olan konfederasyonumuz (İMKON)&nbsp;<br />Yönetim kurulu 02 Eylül’de toplanarak kamu yararı gözeterek, Kamu İhalesi alan süre sorunu olanlar hariç ‘’İŞ BIRAKMA VE BOYKOT’’ kararı alarak, sektörü bu eyleme sürükleyen süreci, bugüne kadar verilen mücadelenin özetini, iş bırakma kapsamını, beklentilerini ve boykot tarihlerini açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alınan karar gereği bizlerde Mersin İnşaat Müteahhitleri Birliği Konfederasyon üyesi olarak ÇİMENTO SEKTÖRÜNÜN HAKSIZ VE FAHİŞ FİYAT ARTIŞLARINA SESSİZ KALMAYARAK İNŞAATLARIMIZI 24 Eylül 2021 tarihine kadar DURDURUYORUZ…</span></p><p><span style="font-size:18px">Buradan tüm yetkililere sesleniyoruz!<br />Türkiye inşaat sektörü Türkiye ekonomisinin taşıyıcı lokomotifidir, bu zamana kadar haklı çağrımıza yeteri kadar kulak vermediniz, Türkiye inşaat sektörünün haklı talepleri karşılık buluncaya kadar demokratik şartlarda “Boykot “ kararımız sonuç alıncaya kadar yenilenerek devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamuoyuna saygılarımızla arz ederiz.09.09.2021<br /><strong>MERSİN İNŞAAT MÜTEAHHİTLERİ BİRLİĞİ</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[METODER'DAN EĞİTİM ÖĞRETİM YILI AÇIKLAMASI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/metoderdan-egitim-ogretim-yili-aciklamasi-14414aa72a75a-c679-4f23-92a4-b095e6feeee92021-09-09T11:26:00+03:00HABER MERKEZİ METODER'DAN EĞİTİM ÖĞRETİM YILI AÇIKLAMASI

METODER'DAN EĞİTİM ÖĞRETİM YILI AÇIKLAMASI

EĞİTİM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin Talasemi ve Orak Hücre Anemi Hastaları Derneği olarak 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılının tüm öğrenci, veli ve öğretmenlerimiz ile idarecilerine hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla beraber Covid 19 hastalık yükünün halen kendini çok ağır hissettirdiği bu dönemde tüm eğitim-öğretim camiası ve ailelerin dikkatli olmasını öneriyoruz.Bu süreçte yerel yönetimlerin de&nbsp; okullarımıza ve öğrencilerimize gerekli desteği vereceği konusunda beklenti içerisindeyiz</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bağlamda çok önemli bir noktaya dikkat çekmek istiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"</strong><strong>Kronik hastalığa sahip çocuklardan evde eğitim için rapor istenmesi Covid riskine maruz bırakmaktadır ve bu durum kronik hastalıklara sahip bireylere yapılan kâğıt üzerinde ideal, uygulamada yetersiz, engelli hakları yönünden de ciddi bir eksiklik yaratırken , sağlık açısından da ciddi tehlike yaratmaktadır</strong>"</span></p><p><span style="font-size:18px">2021-2022 Eğitim Öğretim Yılında,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;&nbsp; “ Kronik hastalığı olan öğrenciler,&nbsp;</strong><a href="https://www.trthaber.com/etiket/e-nabiz/"><strong>e-Nabız</strong></a><strong>&nbsp;Sistemi'nden alacakları belge ile okul müdürlüklerine başvurabilecek. Bu öğrencilerin eğitim faaliyetlerini sürdürmeleri yönünde il-ilçe milli eğitim müdürlüklerince gerekli tedbirler alınacak</strong>.” denilmekle birlikte özellikle en ufak bir enfeksiyon hastalığının bile yaşamsal risk oluşturabileceği Akdeniz Anemisi (Talasemi ve Orak Hücre Anemi), hemofili vb hastalardan <strong>evde eğitim almaları gerekliliği husunda heyet raporu istenmesi</strong>, bu çocuk ve gençlerimizin hastanelerde poliklinik poliklinik gezdirilmesi Covid 19 kapmalarına neden olabilecektir. .</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hastanelere bağımlı ve her türlü enfeksiyon hastalığında yaşamsal risk taşıyan başta Talasemi ve Orak Hücre Anemisi, Hemofili hastalarımız olmak üzere tüm enfeksiyonlara açık hastalarımız için yeni bir ek rapor istenmeksizin e-nabız ve hastane kayıtlarının esas alınmasını, bu hastalarımızın pandemi sürecinde poliklinik poliklinik gezdirilerek Covid 19 yönünden riske edilmemesini ilgililerden talep ediyor ve&nbsp; Okullarımızda alınan önlemleri somut örnekleri ile bilmek istiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dr. Ali Tamam</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Talasemi ve Orak Hücre Anemi Hastaları Derneği Başkanı</span><br />&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Tarım İşçileri: “Tuvalet ve banyomuz yok”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tarim-iscileri-tuvalet-ve-banyomuz-yok-144136f7ad5d5-09c7-4705-afdb-3e70085a3e392021-09-08T18:35:00+03:00HABER MERKEZİ Tarım İşçileri: “Tuvalet ve banyomuz yok”

Tarım İşçileri: “Tuvalet ve banyomuz yok”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Gürer, Doğu ve Güneydoğu illerinden gelen tarım işçilerinin&nbsp;yanı sıra&nbsp;Suriyeli göçmenlerin de bulunduğu çadır kentlerde, tarım &nbsp;işçilerin zor şartlar altında hayatlarını sürdürdüklerini belirtti.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GÜRER’DEN ÇADIR KENTE ZİYARET&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, merkeze bağlı&nbsp;Yeşilgölcük&nbsp;beldesi yakınlarında, tarım işçileri için kurulan çadır kentleri ziyaret etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TUVALET VE BAYOMUZ YOK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Gürer’e yaşadıkları sorunları anlatan tarım işçileri, tuvalet ve banyon konusunda&nbsp;sıkıntı&nbsp;yaşadıklarını, elektrik teminin de ciddi sorunla karşı karşıya kaldıklarını söylediler.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇOLUK ÇOCUK PERİŞAN HALDEYİZ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Banyo yapma&nbsp;imkânı&nbsp;bulamadıklarını belirten tarım işçileri, “Bırakın içme suyunu kullanma suyu bile bulamıyoruz. Çoluk çocuk &nbsp;zor şartlarda yaşam mücadelesindeyiz. Yetkililerden sorunlarımızın çözümüne yönelik çalışma yapılmasını istiyoruz” dediler.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise Niğde’de başlayan fasulye ve domates hasadının devam ettiğini, çoğunluğu Şanlıurfa’dan gelen geçici tarım işçilerinin ise çadır kentlerde, zor şartlar altında hem hasat yaptıklarını hem de yaşam mücadelesini sürdürdüklerini belirtti&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeşilgölçük&nbsp;yakınlarındaki tarım işçilerinin bulunduğu alanda yaklaşık 500 işçinin kaldığına dikkat çeken Gürer, buradaki elektrik, su ihtiyacının mutlaka karşılanması, tuvalet kullanımı ve banyo yapabilme olanağına kavuşturulması gerektiğini ifade etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SAĞLIK TEDBİRLERİ ALINMALI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mevsimlik tarım işçilerinin çalışma ve sosyal hayat şartlarının iyileştirilmesine yönelik çalıma yapılmasının zorunla hale geldiğini kaydeden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer,&nbsp;pandemi&nbsp;döneminde hastalar ve 65 yaş üstü tarım işçilerinin&nbsp;yanı sıra&nbsp;bebekler için de halk sağlığı tedbirlerinin alınmasının elzem olduğunu vurguladı.&nbsp;CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mevsimlik tarım işçileri İç Anadolu’nun farklı il ve ilçe köylerinde çalışıyorlar. Bakanlık tarafından tüm sorunlarının çözüleceği yönünde açıklanan genelgeler, alanda görüldüğü üzere hiçbir dertlerine derman olmamış” dedi</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CUMHURİYETİMİZİ DEMOKRASİYLE TAÇLANDIRACAĞIZ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cumhuriyetimizi-demokrasiyle-taclandiracagiz-14412a1fece98-73c7-4911-b4d2-2246c1a957562021-09-08T18:22:00+03:00HABER MERKEZİ CUMHURİYETİMİZİ DEMOKRASİYLE TAÇLANDIRACAĞIZ

CUMHURİYETİMİZİ DEMOKRASİYLE TAÇLANDIRACAĞIZ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partimizin kuruluşunun 98. yılının gururunu yaşıyoruz. Kuruluşun ve kurtuluşun partisi CHP’nin bir üyesi olmaktan onur duyuyor, köklü geçmişimizden aldığımız güçle aydınlık bir geleceğe yürüyoruz.&nbsp;<br />Kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük eserinden biri CHP’dir. Bugüne dek Türkiye’nin geçirdiği sosyal-ekonomik-kültürel değişimlere öncülük eden Cumhuriyet Halk Partisi; her türlü iftira, yalan ve karalama kampanyalarının karşısında asırlık bir koca çınar olarak varlığını sürdürecektir. İnsan onuruna aykırı yaşam koşullarını ortadan kaldırma, hak ihlallerinin önlenmesi yolunda ısrarını sürdüren Cumhuriyet Halk Partisi; eşitlik ve özgürlük mücadelesinin savunucusu olarak, tek kişilik şahsım hükümetinin yarattığı çürümeyi, yıkımı, kıyımı sona erdirecek partidir.&nbsp;<br />Kuruluşundan bugüne laik, demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni savunan, yapılan tüm saldırılar karşısında Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatı olarak dimdik ayakta duran Cumhuriyet Halk Partisi; kimsesizlerin kimsesi olmaya, hak ve özgürlükleri savunmaya, otoriter rejim karşısında halktan aldığı destekle halk için çalışmaya devam edecektir.&nbsp;<br />Demokrasinin sadece kâğıt üstünde kaldığı, yasama, yargı ve medyanın bir kişinin vesayeti altında bırakıldığı ülkemizde “Tek Kişilik Saray Hükümeti”nin yarattığı 5 temelsorunun çözümü için CHP hazırdır.<br />Demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve laikliği savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerinden taviz vermeyeceğiz. İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi’ne imza atan bizler; Cumhuriyet Halk Partisi olarak önümüzdeki en önemli görevin Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırmak olduğunun bilincindeyiz. Söz verdik, sözümüzden dönmeyeceğiz: Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız.<br />Kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş mücadelemizin kahramanlarını, Cumhuriyet Halk Partimize emek veren tüm partililerimizi saygıyla, özlemle anıyoruz.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’NİN 98. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ MESAJI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpnin-98-kurulus-yil-donumu-mesaji-14411ad47dbdd-844a-4a44-8f34-ccd64900a3352021-09-08T18:10:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’NİN 98. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ MESAJI

CHP’NİN 98. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ MESAJI

SİYASET

HABER MERKEZİ