Haber Analizhttps://www.haberanaliz.net TARAFSIZ, BAĞIMSIZ, GAZETE OLUP, SUYA SABUNA DOKUNUR, BİR SOLUKTA OKUNUR... tr2020-01-24T01:44:32+03:00<![CDATA[YILMAYACAĞIZ, SİNMEYECEĞİZ, SUSMAYACAĞIZ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yilmayacagiz-sinmeyecegiz-susmayacagiz-80592c9b5aba-5b71-4fb9-acc7-e9ca09aaae342020-01-23T16:22:00+03:00Admin YILMAYACAĞIZ, SİNMEYECEĞİZ, SUSMAYACAĞIZ

YILMAYACAĞIZ, SİNMEYECEĞİZ, SUSMAYACAĞIZ

SİYASET

Admin
<p><span style="font-size:18px"><strong>Çağımızın, coğrafyamızın, hayatımızın ve kurulu düzenin çok ötesine geçerek, insanlık onuru ve vicdanıyla yaşadığımız topluma çok değerli ve önemli katkılar sunan; bu toplumun ilerlemesine, aydınlanmasına, değişimine öncülük eden; laikliğin ve Atatürkçülüğün yılmaz savunucusu, araştırmacı-gazeteci yazar Uğur Mumcu’yu katledilişinin 27. Yıldönümünde saygıyla ve özlemle anıyorum. Her 24 Ocak’ta içimizdeki derin sızı kanıyor, ruhumuzdaki yara açılıyor, vicdan yükümüz artıyor. Uğur Mumcu; soğuk bir Ankara gününde evinin önünde uğradığı bombalı saldırı ile katledildiği andan beri bu ülkenin onurlu yurttaşları olarak bu acıyı bu kederi kendimize yoldaş ediyoruz.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Onurlu mirasa sahip çıkacağız</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çağımızın en büyük suçunu, haksızlık ve adaletsizliklere karşı susmak olarak tanımlayan ve bu suça ortak olmayan Uğur Mumcu, gerçeklerin açığa çıkmasındaki kararlı, ilkeli ve mücadeleci tavrıyla bu ülkeye en büyük hediyelerden birini verdi. Yaşadığı topluma karşı sorumluluğunu yerine getiren örnek aydın Uğur Mumcu’nun hayalini kurduğu eşit, laik ve tam bağımsız bir ülke için “nasıl bir yurttaş olmalı?”yı öğrenmek, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaması gerektiğini aklımızdan çıkarmamak, onurlu mirasa sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kirli ve karanlık güçlerin, katillerin, pusu kurup gerçeği örtbas edeceğini sanan hainlerin karşısında binlerce Uğur Mumcu’yuz…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Atatürkçülüğü, laikliği, eşitlik ve özgürlüğü savunan, hukuksuzluğun karşısına korkusuzca dikilen, adaletin tesisi için bilgiyi, öğrenmeyi, anlatmayı ilke edinen Uğur Mumcu’nun yıllar önce söylediklerini tekrar tekrar dinleyeceğiz, yeni nesillere aktaracağız. Yazdığı kitapları, ortaya çıkardığı dosyaları teker teker tekrar okuyacağız. Anlamak istemeyenlere bıkmadan yılmadan anlatacağız. Keskin kalem ve kırık gözlüğüyle hatırasını her daim canlı tutacak, Uğur Mumcu’yu unutmayacağız, unutturmayacağız.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>24-31 Ocak Adalet ve Demokrasi Haftası</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uğur Mumcu’nun katledildiği 24 Ocak 1993 ile 31 Ocak 1990 yılında katledilen ADD Kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy’un ölüm yıldönümleri olan 24-31 Ocak haftasının “Adalet ve Demokrasi Haftası” olarak belirlenmiş olması hepimiz için ayrı bir öneme sahip… Bu ülkenin onurlu aydınlarını, mücadeleci Kemalistlerini katledenlere susmayacağımızı, tam bağımsız Türkiye idealini gerçek kılacağımızı, unutmayacağımızı ve unutturmayacağımızı bir kez daha hatırlatıyoruz.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yılmayacağız, sinmeyeceğiz, susmayacağız.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devrimci mirası, Atatürkçü geçmişi, Cumhuriyet düşmanlarına karşı mücadeleyle geçen hayatlarının bedelini canlarıyla ödeyen Atatürkçü aydınlarımız; bizim ışığımız, yol gösterenimiz ve devraldığımız emanetimizdir. Gerçeklerin peşinde iz süren Uğur Mumcu’yu, Muammer Aksoy’u, Bahriye Üçok’u katledenlerin korkusu boşuna değildir. Her birimiz aydınlarımızın öngörüleri, tespitleri ve ortaya çıkardığı gerçekler sayesinde yobazların, Cumhuriyet düşmanlarının, çıkarcı çetelerin, adaletsizliği ve hukuksuzluğu iş edinenlerin korkulu rüyası olmaya devam edeceğiz. Yılmayacağız, sinmeyeceğiz, haksızlıklar karşısında susmayacağız.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BASIN BÜLTENİ</strong></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TOROSLAR, KIŞ TURİZMİ'NDE MARKA OLACAK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/toroslar-kis-turizminde-marka-olacak-8058dacd8d03-8b32-4271-80d5-aadf29960d9d2020-01-23T16:19:00+03:00Admin TOROSLAR, KIŞ TURİZMİ'NDE MARKA OLACAK

TOROSLAR, KIŞ TURİZMİ'NDE MARKA OLACAK

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">&nbsp;Toroslar Belediye'sinin Mersin'de ilk kez Arslanköy Yaylasında düzenleyeceği Kar Festivali, bölge halkını da sevindirdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Kış sporlarının yanı sıra eğlencenin de doruğa çıkacağı festivalde bölge esnafı da kurulan stantlarda; sucuk ekmek, yüksük çorbası, dövme&nbsp;&nbsp;pilavı, sıkma, börek, gözleme, zeytin ve peynir gibi yöresel yiyeceklerin ve ürünlerin satışını yapabilecek.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>BAŞKAN YILMAZ: "TOROSLAR, KARFEST'E HAZIR"</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz, 25-26 Ocak 2020 tarihlerinde Arslanköy Yaylasında yapılacak olan festivalin hazırlık çalışmalarını yerinde inceledi.&nbsp;&nbsp;Başkan Yılmaz, belediye birim müdürleri ve mahalle muhtarlarıyla bir araya gelerek çalışmaların değerlendirmesini de yaptı.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Arslanköy'ün Yaylacık Tepesinde 2 bin metre yükseklikten tüm Çukurovalılara seslenerek festivale davet eden Başkan Yılmaz; "Bu hafta sonu 25 Ocak Cumartesi günü ve 26 Ocak Pazar günü Arslanköy'de ilk defa bir Kar Festivali düzenleyeceğiz. 7'den 77'ye herkese hitap edecek etkinliklerimiz olacak. Kar Voleybolu Türkiye Şampiyonası, kızaklı kayak, buz heykel sergisi, kayaklı koşu, kardan adam yarışması, snowboard, yamaç paraşütü ve animasyon gösterilerinin yer alacağı festivalimizde ünlü rap sanatçısı EYPİO da sahne alacak. Tüm vatandaşlarımızı festivalimize bekliyoruz" şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Festival ile artık Toroslar'ın kış turizminde de oldukça iddialı bir konumda yer alacağına inandıklarını belirten Başkan Yılmaz; Mersin'in yazının ve kışının ayrı bir güzellikte olduğunu vurgulayarak; "Toroslarımızın yaylaları, eşsiz doğası ve güzellikleriyle dikkat çekmektedir. Bu güzellikleri herkesin görmesini ve tanımasını istiyoruz. Mersin'de ilk defa düzenlenecek olan Kar Festivali'ni başlatmış olmanın mutluluğunu da yaşıyoruz. Toroslar kış&nbsp;turizminde marka olacak" dedi.- BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[NARENCİYE ÜRETİCİSİNİN SORUNLARI ARAŞTIRILSIN]]>https://www.haberanaliz.net/haber/narenciye-ureticisinin-sorunlari-arastirilsin-80575be4c6a6-e3f9-4cc2-b3dd-f4001490fb262020-01-23T16:15:00+03:00Admin NARENCİYE ÜRETİCİSİNİN SORUNLARI ARAŞTIRILSIN

NARENCİYE ÜRETİCİSİNİN SORUNLARI ARAŞTIRILSIN

SİYASET

Admin
<p><span style="font-size:16px">Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Suzan Şahin, narenciye ihracatında yaşanan sorunların giderilmesi, narenciye ihracat potansiyelinin arttırılması için ürün ve pazar çeşitliliğinin yaratılması, bu çerçevede bir üretim planlaması ve destekleme politikasının oluşturulması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini söyleyerek konuyu TBMM gündemine taşıdı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Şahin, yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre dünya narenciye üretiminin 146 milyon ton seviyesinde olduğunu, Türkiye’nin ise 4.9 milyon tonluk üretim miktarı ile dünyada 7’inci ve Avrupa’da 2’inci üretici konumunda yer aldığını söyleyerek,‘‘<strong><em>Ülkemizde üretilen narenciyenin yüzde 41’i ihracata konu olurken, ülkemizin 2 milyon tonluk ihracat hacmi bulunmaktadır. Bu potansiyeli ile Türkiye Dünyanın en fazla narenciye ihraç eden 3’üncü ülkesi konumunda bulunmaktadır. Narenciye üretimi ve ihracatında önemli bir konumda olan ülkemiz ne yazık ki üreticisinden ihracatçısına kadar doğru ve etkin politikalar yürütülmemesi nedeniyle çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Narenciye ihracatımız 10 yıl öncesine göre %59 artmış ancak ihracat gelirleri de yüzde 7 gerilemiştir. Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin 20 Ağustos 2018-30 Haziran 2019 dönemini kapsayan hazırladığı rapora göre ihracatımız söz konusu dönemler arasında bir önceki döneme göre yüzde 9 azalarak 1 milyon 743 tona gerileyerek, narenciye ihracatından elde edilen gelir de yüzde 23 azalarak 735 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. 10 yıl öncesinden olduğu gibi hala sınırlı sayıda pazara bağımlılık ve Pazar çeşitliliğinin arttırılmaması, düşük fiyatlarla ihracat yapılması özellikle sektörü sıkıntıya sokan ana nedenler arasında yer almaktadır. Ülkemizin ihraç pazarının yüzde 70’inin hala Rusya, Irak, Ukrayna ve Suudi Arabistan ile sınırlı kalması nedeniyle narenciye üreticileri rakip ülkelerle rekabet edebilmek ve ihracat payını korumak için narenciyeyi her yıl daha da ucuza ihraç etmek zorunda kalmaktadırlar</em></strong>.’’ ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Dünya genelinde üretilen 8 milyar dolarlık meyve suyu pazarından ve 3 milyar dolarlık sofralık narenciye ticaretindenyerli üreticisininpay alamadığını ve desteklenmesi gerektiğinin altını çizen CHP’li Şahin, 11 milyar doları aşan bir pazarda Türkiye çiftçisinin yer alamamasını eleştirdi.<br />Şahin, ‘‘<strong><em>Narenciye ihracatında yaşanan sorunların giderilmesi, narenciye ihracat potansiyelinin arttırılması için ürün ve pazar çeşitliliğinin yaratılması, bu çerçevede bir üretim planlaması ve destekleme politikasının oluşturulması için gerekli önlemlerin alınması amacıyla Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını istiyorum</em></strong>.’’ dedi.- BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Tabelayla İlgili Soru Önergesi verdi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tabelayla-ilgili-soru-onergesi-verdi-80567547830e-5e40-407c-88cb-e169997b8bf12020-01-23T16:10:00+03:00Admin Tabelayla İlgili Soru Önergesi verdi

Tabelayla İlgili Soru Önergesi verdi

SİYASET

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Aşağıdaki sorularımın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat OKTAY tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.</span></p><p><span style="font-size:16px">Feridun BAHŞİ</span></p><p><span style="font-size:16px">Antalya Milletvekili</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kars öğretmenevi bitişiğinde bulunan ve eskiden kadın hapishanesi olarak kullanılmış olan tarihi bina Bilal Erdoğan’ın istişare kurulu üyesi olduğu TÜGVA ya verildiği ve kapısına TÜGVA Gönül Bahçesi yazılı tabelanın asıldığı bilgisi gelmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Buna göre;</span></p><ol><li><span style="font-size:16px">Bu tarihi yapı Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA)’na hangi kurum tarafından tahsis edilmiştir?</span></li><li><span style="font-size:16px">Bu tahsis hangi şartlara göre, nasıl yapılmıştır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Burada ne gibi bir faaliyet yapılacaktır?</span></li><li><span style="font-size:16px">TÜGVA ya yapılan bu tahsiste ne gibi bir kamu yararı vardır?</span></li><li><span style="font-size:16px">TÜGVA’ ya ücretsiz yer tahsis edildiği gibi diğer kamu yararı olan dernek ve vakıflara da müracaatları halinde yer tahsisi yapılacak mıdır?</span>&nbsp; -&nbsp; &nbsp; &nbsp;<span style="font-size:16px">&nbsp;BASIN BÜLTENİ</span></li></ol>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ANADOLU ROCK DUAYENLERİNE VEFA KONSERİ...]]>https://www.haberanaliz.net/haber/anadolu-rock-duayenlerine-vefa-konseri-8055350acbe8-fc7b-4164-b2b5-b48a64087c662020-01-23T16:06:00+03:00Admin ANADOLU ROCK DUAYENLERİNE VEFA KONSERİ...

ANADOLU ROCK DUAYENLERİNE VEFA KONSERİ...

MAGAZİN

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>ANADOLU VE SENFONİK ROCK HARMANLANACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Kent Orkestrası 500 kişilik dev kadrosuyla vereceği konserde, Anadolu Rock müziğinin usta isimleri Cem Karaca ve Barış Manço şarkılarıyla anılacak.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kent Orkestrası Şefi Kemal Günüç yönetiminde&nbsp;<strong><em>“Senfonik Rock”&nbsp;</em></strong>tarzını&nbsp;<strong><em>“Anadolu&nbsp;Rock”&nbsp;</em></strong>ile sentezleyerek gerçekleştirilecek konserle, Başkentliler unutulmaz dakikalara şahitlik edecek.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>ÜNLÜ İSİMLER YER ALACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Barış Manço ve Cem Karaca'nın dillerden düşmeyen şarkılarını, Kent Orkestrası'nın profesyonel müzisyenleri Turgay Bengü ve Selçuk Keskingöz seslendirecek.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Senfonik Rock düzenlemeleri, ünlü besteci ve aranjör Utar Artun tarafından yapılacak konsere, Barış Manço'ya müzik yaşamında yıllarca eşlik eden Kurtalan Ekspres'in Bas Gitaristi Ahmet Güvenç de misafir sanatçı olarak katılacak.- BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BAKAN’IN “YASAK”DEDİĞİ PESTİSİTLER ÜRÜNLERDE ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bakanin-yasakdedigi-pestisitler-urunlerde-cikti-8054c0a1d55b-26aa-4f4f-8335-e1860aee6ed92020-01-23T16:03:00+03:00Admin BAKAN’IN “YASAK”DEDİĞİ PESTİSİTLER ÜRÜNLERDE ÇIKTI

BAKAN’IN “YASAK”DEDİĞİ PESTİSİTLER ÜRÜNLERDE ÇIKTI

SİYASET

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bakan Pakdemirli’ye yöneltiği soruda, “ Tarımsal üretimde Carbendazim kullanılması Ocak 2018 yılında yasaklanmıştı. Bu ürünün tamamı toplatıldı mı? Carbendazim içerikli tarım ilacının akıbeti ne oldu? Ülkemizde üretilen gıda ürünlerinde Carbendazim saptanmış mıdır? Kalıntısını belirlemeye yönelik bir çalışma var mıdır? Varsa elde edilen sonuçlar nedir? Rusya’ya ihraç edilen, ancak Carbendazim kalıntısı içerdiği için Rusya’dan ülkemize geri iade edilen ürün var mıdır? Çeşiti ve miktarı ne kadardır? İade edilen gıda ürünlerini ülkemiz ne yapmaktadır?” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Tarım ve Orman&nbsp; Bakanı Bekir Pakdemirli verdiği yanıtta, “Carbendazim aktif maddesini içeren Bitki Koruma Ürünlerinin imalatı ve ithalatı 23.07.2017 tarihinde; kullanımı ise 01.01.2018 tarihinde sonlandırılmıştır. Carbendazim aktif maddesinin kullanımının sonlandırılmasından itibaren piyasaya arzına ve satışına müsaade edilmemektedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bakanlığımızca yetkilendirilen özel gıda kontrol laboratuvarları ve Bakanlığımıza bağlı Gıda kontrol laboratuvar Müdürlüklerinde pestisit etken maddesi olan Carbendazim analizi yapılabilmektedir. 2011 yılından günümüze kadar Rusya Federasyonundan zirai ilaç kalıntısı yönünden herhangi bir bildirim alınmamış ve zirai ilaç kalıntısı nedeniyle Rusya Federasyonu'ndan geri dönen ürün bulunmamaktadır. Çeşitli sebeplerle Ülkemize iade edilen ürünler, Bitki Sağlığı ve Gıda Güvenilirliği yönünden denetime tabi tutulmakta, Ülkemiz mevzuatına uygun olan ürünlerin yurda girişine izin verilmektedir.”dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Yasak olmasına karşın yapılan incelemelerde ürünlerde bulunan yasaklı pestisitler şunlar: Carbendazim (2 Üründe), Pirimiphos methyl (2 üründe), Iprodione (2 üründe),&nbsp; Chlorpyrifos methyl (1 üründe), Imidacloprid (1 üründe), Chlormequat chloride (2 üründe), Buprofezin (1 üründe), Omethoate (1 üründe), Dimethoate (1 üründe) ve Tau-Fluvalinate (1 üründe) oldu.</span></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bakan’a yöneltiği bir diğer soruda da soruna vurgu yaptı. Gürer-“Ülkemizde yabancı ot ve zararlılara karşı 400’den fazla pestisitin yaygın olarak kullanıldığı ifade edilmektedir. Bunların insan sağlığına olan etkileri araştırılmakta mıdır? Farklı hastalıklara hatta parkinson hastalığına dahi neden olabildiği belirtilen bu ilaçların ne kadarı ithaldir ve ithal araştırmasında laboratuvar incelemesi sağlanmakta mıdır? Hangi ülkelerden ithal ürün alınmaktadır ne kadar tutar ödeme yapılmaktadır?” dedi.</span></span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bakan Pakdemirli, “Bakanlığımızca zirai mücadelede kullanılan bitki koruma ürünlerinin ruhsatlandırılması, imalatı, ithalatı, satış ve kontrolleri 5996 Sayılı "Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu” ve bu kanun çerçevesinde çıkarılan diğer ilgili mevzuat kapsamında düzenlenmektedir. Bu çerçevede bitki koruma ürünlerinin ruhsatlandırılması aşamasında toksikoloji, ekotoksikolojik, biyolojik, fiziksel ve kimyasal gibi birçok yönden yapılan çalışmalar değerlendirmeye tabi tutularak uygun bulunması halinde ruhsatlandırma işlemleri gerçekleştirilmektedir. Hastalık, zararlı ve yabancı otların mücadelesinde kullanılan pestisitler formülasyon ve hammadde olarak birçok ülkeden ithal edilmektedir. Bu ithalatların yanında yurdumuzda bulunan 57 adet üretim tesisinde imalatları da yapılmaktadır.” yanıtını verdi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Pestisit kullanımı ülkemizde olduğu gibi dünyada da var. Tarım zehiri olarak tanımlanan tarımda zararlılarla mücadele amacıyla uygulanan ilaçların ürün üzerinde kalıcılığı ve doğaya zararı sorunlar üretiyor. Kontrolsüz ve bilinçsiz kullanımının artmasının sorunlar oluşturması nedeniyle bazı önlemler alındı. Yasaklamalara gidildi. Etkileri ve uygulamadaki sorunlar gözlenerek,&nbsp; bilinçli ilaç kullanımı süreci gelişmeye başladı. Bakan yanıtında yasaklanan ilacın kullanılmadığını belirtiyor, ancak araştırma gösteriyor ki&nbsp; bu pestisitler yasak olmasına rağmen kullanılıyor. AB sürecinde yasaklanan 200’e yakın pestisite&nbsp; ülkemizde de kısmen yasaklamalar yapılıyor. “Zehirsiz Sofralar” adı ile kamuoyuna yararlı ve doğru bir bilgilendirme sağlanırken, üreticinin de bu yönde eğitimi ve kullandığı tarım ilacının ürün üzerindeki etkisiyle, insan sağlığına yansımasını dikkate alarak yasak olan tarım zehirlerini kullanmaması sağlanmalıdır. Doğa dengesini bozan, insanda&nbsp; karaciğer, böbrek, rahatsızlıkları ile kansere yol açtığı bilim insanlarınca ifade edilen pestisitlere karşı duyarlılık yükseltilmelidir. Parasını ödediğimiz ürün ile sağlığımızı yitirmemiz olasıdır. Denetimlerde belediyelerin yetkileri artırılmalıdır” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">TÜRKİYE BİYOLOGLAR DERNEĞİNDEN GÜRER’E ZİYARET</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Türkiye&nbsp; Biyologlar Derneği Genel Başkanı İhsan Soytemiz, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’i Mecliste ziyaret ederek, sorunun önemini dile getirdi. Yaptıkları çalışmaları anlatan Soytemiz, TBMM‘de pestisit konusundaki duyarlılığı için de Gürer’e teşekkür etti. Ne&nbsp; yediğimizi bilmemiz özellikle gıdada pestisit kalıntılarına karşı etkin kamuoyu bilinci oluşturmak için de çalışmalarda bulunuyoruz. Bulunmaya devam edeceğiz”dedi.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP'NİN KANUN TEKLİFİNE BAROLARDAN BÜYÜK DESTEK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpnin-kanun-teklifine-barolardan-buyuk-destek-8053294a1cd5-4a9c-43b8-8d41-759ad3a690c72020-01-23T16:00:00+03:00Admin CHP'NİN KANUN TEKLİFİNE BAROLARDAN BÜYÜK DESTEK

CHP'NİN KANUN TEKLİFİNE BAROLARDAN BÜYÜK DESTEK

SİYASET

Admin
<p><span style="font-size:16px">Teklife göre, CMK gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile; Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten, yürürlükteki avukatlık asgari ücret tarifesindeki ilgili miktarlar kadar ödeme yapılacak. Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılacak.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Atmış Baronun ortaklaşa yaptığı açıklama şu şekilde;</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">“Sayın Milletvekilimiz ve Kıymetli Meslektaşımız Alpay ANTMEN;</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde avukatlık mesleği için verdiğiniz mücadelenin farkındayız ve bundan dolayı müteşekkiriz.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Meslek sorunlarına karşı duyarlılığınızın, Baro Başkanlığı yaptığınız günlerden sonra da hiç azalmadığını aksine daha da arttığını görmekten dolayı da sizi takdirle takip ediyoruz.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Olanca nezaketiniz ve gayretiniz ile gerek meslek sorunları ile ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclis'ine gelen Baro Başkanlarımıza gösterdiğiniz yakınlık ve yardımlarınız gerekse yasama faaliyetleri kapsamında son derece değerli teklifler hazırlamanız bizleri ziyadesiyle memnun etmekte ve meslek adına geleceğe ümitle bakmamızı sağlamaktadır.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Son olarak, yıllardır kanayan bir yara olan, CMK kapsamında yapılan zorunlu müdafi ve vekil görevlendirmelerine esas Ücret tarifesi hususundaki teklifiniz ayrıca takdir konusu olup bu hususta da teşekkürlerimizi sunmak isteriz.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">CMK kapsamındaki zorunlu müdafi ve vekil görevlendirmelerine esas ücret hakkında değişiklik yapılmasına dair yasa teklifinize aşağıda imzası bulunan Barolar olarak tam destek verdiğimizi beyan eder teşekkürlerimizi sunarız.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">1.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;ADANA BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">2.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;AFYON BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">3.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;AĞRI BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">4.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;AMASYA BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">5.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;ARDAHAN BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">6.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;ARTVİN BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">7.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;AYDIN BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">8.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;BALIKESİR BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">9.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;BARTIN BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">10.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;BATMAN BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">11.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;BİLECİK BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">12.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;BİNGÖL BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">13.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;BURDUR BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">14.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;ÇANAKKALE BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">15.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;ÇORUM BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">16.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;DENİZLİ BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">17.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;DÜZCE BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">18.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;EDİRNE BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">19.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;ERZURUM BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">20.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;ESKİŞEHİR BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">21.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;GAZİANTEP BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">22.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;GİRESUN BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">23.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;HAKKARİ BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">24.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;HATAY BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">25.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;IĞDIR BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">26.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;ISPARTA BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">27.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İZMİR BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">28.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;KAHRAMANMARAŞ BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">29.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;KARABÜK BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">30.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;KARS BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">31.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;KASTAMONU BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">32.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;KAYSERİ BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">33.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;KIRIKKALE BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">34.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;KIRKLARELİ BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">35.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;KIRŞEHİR BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">36.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;KİLİS BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">37.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;KOCAELİ BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">38.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;KONYA BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">39.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;KÜTAHYA BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">40.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;MALATYA BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">41.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;MANİSA BAROSUÜ</span></p><p><span style="font-size:16px">42.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;MERSİN BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">43.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;MUĞLA BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">44.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;MUŞ BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">45.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;NİĞDE BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">46.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;ORDU BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">47.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;OSMANİYE BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">48.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;SAKARYA BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">49.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;SAMSUN BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">50.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;SİİRT BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">51.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;SİNOP BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">52.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;SİVAS BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">53.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;TEKİRDAĞ BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">54.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;TOKAT BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">55.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;TRABZON BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">56.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;TUNCELİ BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">57.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;UŞAK BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">58.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;VAN BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">59.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;YALOVA BAROSU</span></p><p><span style="font-size:16px">60.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;YOZGAT BAROSU”</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></strong></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[POZİTİF PSİKOLOJİ POLYANNACILIK DEĞİLDİR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/pozitif-psikoloji-polyannacilik-degildir-805233890fbd-5c96-461d-95d5-47e0e0c5f9892020-01-23T15:52:00+03:00Admin POZİTİF PSİKOLOJİ POLYANNACILIK DEĞİLDİR

POZİTİF PSİKOLOJİ POLYANNACILIK DEĞİLDİR

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">Mersin Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına&nbsp;<strong>“Motivasyon Teknikleri Eğitimi”</strong>&nbsp;verildi. 2020 yılı Hizmet İçi Eğitim Programı kapsamında verilen eğitimde, pozitif psikoloji, psikolojik sağlamlık, mutluluk konu başlıkları ile çalışanlara mutlu olmanın ve kendini motive etmenin teknikleri anlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Uzman Klinik Psikolog Yücel Şavklı tarafından verilen eğitimler, Zabıta ve İtfaiye Dairesi Başkanlığı, Çağrı Merkezi ve güvenlik personeline yönelik olarak gerçekleştiriliyor. Eğitimler yıl boyunca sürecek. Pozitif psikolojinin tanımı ile katılımcıları bilgilendirerek eğitime başlayan Şavklı, olumsuz bakış açısını olumluya çevirmenin mutluluğun ve motivasyonun ilk adımı olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Olaylara nereden baktığımız olaylardan etkileniş biçimimizi belirliyor”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Başımıza gelen büyük problemleri nasıl algıladığımızın mutluluğu etkileyen en önemli etken olduğunu vurgulayan Şavklı,&nbsp;<strong>“Bakış açımız ve olaylara nereden baktığımız, olaylardan etkileniş biçimimizi belirliyor. Etrafımızdaki olayları değiştiremeyiz, müdahalemiz kısıtlıdır. Yani bazısına müdahale edebiliriz ama hepsini kontrol altına alamayız. Tek bir şeyi net bir şekilde değiştirebiliriz; bu olaylardan etkileniş biçimimiz. Bu da bakış açısıyla alakalı”&nbsp;</strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">“<strong>Pozitif psikoloji Polyannacılık değildir”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Pozitif psikolojinin bireylerin olumsuz, eksik ve sorunlu yönlerinden çok, olumlu özelliklerine, güçlü yanlarına ve erdemlerine odaklanan bir yaklaşım olduğunu ifade eden Şavklı,&nbsp;<strong>“Pozitif psikoloji Polyannacılık değildir. Olumsuz duyguları da tabi ki yaşayacağız ama her şeyin içerisinden olumlu olanı görebilmeliyiz. Bakış açımızı değiştirmeliyiz. Yaşamı ve yaşanmaya değer şeyleri araştırmalıyız. Hepimizin güçlü ve zayıf yönleri vardır. Aslında biz bu noktalara odaklanarak gitmeliyiz”&nbsp;</strong>diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Pes etmemek mutluluktaki temel anahtar</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Önleyici işlemin ne olduğunu belirterek eğitimi sürdüren Yücel Şavklı,&nbsp;<strong>“Biz psikolojik rahatsızlık ortaya çıktıktan sonra destek almaya gideriz. Önleyici işlev burada devreye giriyor. Soruna maruz kalmadan önüne geçmeliyiz”&nbsp;</strong>dedi. Şavklı, kişinin&nbsp;<strong>“Tek başına neyi değiştirebilirim ki?”</strong>&nbsp;dememesini önererek, Kars’ta bulunan Selim Tren İstasyonu örneğini paylaştı. Selim Tren İstasyonu’nda çalışan görevlilerin yaptıkları ağaçlandırma çalışmasıyla bozkırın ortasında oluşturdukları küçük ormana dikkat çeken Psikolog Şavklı, pes etmemenin mutlulukta temel anahtar olduğuna vurgu yaptı. Şavklı,&nbsp;<strong>“Tek başına, bireysel çabamızla birçok şeyi değiştirebiliriz. Birçok şeyin farkındalığını oluşturabiliriz. Hemen etkisini görmeyebiliriz ama zamanla muhakkak görebileceğiz. Çabuk pes etmemek en önemli şey”&nbsp;</strong>diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Mutluluk neye sahip olduğumuz değil, sahip olduklarımızın keyfine varabilmemizdir”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Mutluluk nedir? Ne olsa mutlu olurdunuz?”</strong>&nbsp;sorularını katılımcılara yönelten Şavklı, mutluluğun bilimsel tanımının yanı sıra; “<strong>Neye sahip olduğumuz değil, neyin keyfine varabildiğimizdir”&nbsp;</strong>diyerek personelin bakış açısını değiştirmeye yönelik bilgiler verdi. Şavklı, sorduğu soruya personelin verdiği yanıtlardan yola çıkarak şu cümlelere yer verdi:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Sonuçlar genellikle maddiyatla alakalı çıkıyor ya da bir başkasının vereceği hediyelere bağlı olabiliyor. Mutluluğun tanımını yaparken bir şeylere sahip olmaktan gidiyoruz. Örneğin; ‘bir arabam olsa, evim olsa mutlu olurdum’ gibi cevaplar oluyor. Aslında mutluluk neye sahip olduğumuz değil, sahip olduklarımızın keyfine varabilmemizdir.”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Kendi duygularımızı tanımalıyız”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Eğitimde mutluluğun belirleyicilerine de değinen Şavklı, belirleyicilerin&nbsp; yüzde 50 genetik faktörler, yüzde 40 amaçlı etkinlikler ve yüzde 10 yaş, cinsiyet, gelir düzeyi, eğitim düzeyi, evlilik, yaşanılan çevrenin içerisinde yer aldığı yaşam şartları olduğunu ifade etti.&nbsp; Şavklı, insanların genel düşüncesi olan&nbsp;<strong>“para mutluluk getirir”</strong>&nbsp;fikrinin ana teması olan paranın yüzde 10’luk demografik değişkenin içerisinde yer aldığını belirterek,&nbsp;<strong>“Yapılan araştırmalarda çok para harcamanın, çok tüketmenin, çok kıyafet almanın mutluluğu sağlamadığı sonucu ortaya çıkıyor. Mutluluk için para etkili ama yüzde 10’luk dilimin içerisindeki maddelerden bir tanesi, yani o kadar büyük bir etkisi yok. Kendimizi tanıyarak kendimizi mutlu edebiliriz”&nbsp;</strong>diye konuştu.- BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Hidayet Kılınç, ekibi ile birlikte Bozdoğan Mahallesi’nde]]>https://www.haberanaliz.net/haber/hidayet-kilinc-ekibi-ile-birlikte-bozdogan-mahallesinde-8051a4a0e309-ef81-40c5-af41-2a6361506c3c2020-01-23T15:49:00+03:00Admin Hidayet Kılınç, ekibi ile birlikte Bozdoğan Mahallesi’nde

Hidayet Kılınç, ekibi ile birlikte Bozdoğan Mahallesi’nde

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">Bozdoğan Mahalle Muhtarı’nın davetlisi olarak Bozdoğan Mahalle Konağında gerçekleştirilen toplantıya Anamur Belediye Başkanı Hidayet Kılınç, Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Çetin ve Birim Müdürleri katıldı. Mahalle Muhtarının açılış konuşması ve Kuran-ı Kerim okunması ile başlayan toplantıda söz alan Başkan Kılınç, 3 Nisan 2019 tarihinde mazbata alarak göreve başladıklarını hatırlatarak, yaklaşık 10 aylık süreçte Anamur Belediyesi envanterine 20 araç daha ekleyerek belediye çalışmalarına sürat kazandırdıklarını ifade etti.<br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Vatandaş taleplerinin yüzde sekseninin yol sorunu olduğunu belirten Başkan Kılınç ; ‘’Biliyorsunuz göreve geldiğimizde beton asfalt çalışmasını Bozdoğan Mahallemizden başlatmıştık. 1 kilometre beton asfaltın bize maliyeti 250.000 TL idi. Kurulumunu yaptığımız, ekipmanını satın aldığımız ve yakın zamanda faaliyete geçireceğimiz asfalt şantiyesi ile biz 1 kilometre asfaltın maliyetini 50.000 TL’ye düşüreceğiz ve 5 yıllık süre içerisinde vatandaşlarımızın seralarının yolları dahil Anamur’da asfaltsız yol bırakmayacağız’’ dedi.<br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Mahalle toplantılarının devam edeceğine değinen Belediye Başkanı Hidayet Kılınç, şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı Belediyecilik anlayışını ilke edindiklerini, 56 mahallenin her birinde &nbsp;vatandaşla buluşarak insanları dinleyeceklerini ve yatırım ile hizmet planlamalarını vatandaşın talepleri doğrultusunda oluşturacaklarını belirtti.- BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BÜYÜKŞEHİR’DEN ÇİFTE MÜJDE]]>https://www.haberanaliz.net/haber/buyuksehirden-cifte-mujde-80502e7b7315-e8e9-456a-8227-aceb937f6f522020-01-23T15:41:00+03:00Admin BÜYÜKŞEHİR’DEN ÇİFTE MÜJDE

BÜYÜKŞEHİR’DEN ÇİFTE MÜJDE

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, öğrencilerin ve ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürmeye devam ediyor. 1000 TL’den 1250 TL’ye çıkarılan ve 7 bin 200 öğrencinin faydalandığı öğrenim yardımının 200 TL’lik üçüncü taksiti öğrencilerin hesaplarına yatırıldı. İhtiyaç sahibi 6 bin 800 vatandaşın faydalandığı Halk Kartlar’a da Ocak ayı tutarları yüklendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öğrencilerin yüzü gülüyor</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Seçer’in göreve gelir gelmez ilk icraatlarından biri olan ve öğrenim yardımının 200 TL’lik üçüncü taksiti üniversite öğrencilerinin hesabına yatırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tasarruf tedbirlerinin dışında tutulan öğrenciler için toplamda 1250 TL’lik öğrenim yardımının ilk taksidi Kasım ayında, ikinci taksidi ise yeni yıla girmeden hemen önce hesaplara yatırılmıştı. Ocak ayı taksiti olan 200 TL’lik üçüncü taksitle öğrenciler ihtiyaçlarını karşılayabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Halk Kartlar’a da paralar yüklendi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Büyükşehir Belediyesi’nden bir müjde de Halk Kart sahipleri için geldi. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından hayata geçirilen Halk Kart projesinin Ocak ayı tutarı hesaplara yatırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 6 bin 800 ihtiyaç sahibinin yararlandığı Halk Kartlar’a Ocak ayı için yaklaşık 800 bin TL yüklendi. İhtiyaç sahibi vatandaşlar, hesaplarına yatırılan parayla belirlenen marketlerden alışveriş yaparak hem ihtiyaçlarını karşılayacak, hem de esnafa nefes aldıracak.</span></p><p><span style="font-size:18px">basın bülteni</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[APİKAM mübadeleyi konser ve sergiyle anacak]]>https://www.haberanaliz.net/haber/apikam-mubadeleyi-konser-ve-sergiyle-anacak-804959381009-893c-4e0a-acd3-a2c82a82dcdc2020-01-23T15:38:00+03:00Admin APİKAM mübadeleyi konser ve sergiyle anacak

APİKAM mübadeleyi konser ve sergiyle anacak

MAGAZİN

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM) Türkiye - Yunanistan nüfus mübadelesini 97. yıl dönümünde sergi ve konserle anacak.</span></span><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Dinleyicileri mübadele yıllarına götürecekler</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Evrim Ateşler, Arhondisses, Mübadele Korosu, Okeanos ve Rembetiko Orkestrası 27 Ocak Pazartesi saat 20.00'de İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde Türkiye ve Yunanistan ezgilerini izleyicilerle buluşturacak. Dinleyicileri mübadele yıllarına götürecek konser ücretsiz olacak.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“<strong>Ya yine?”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kültürpark İzmir Pakistan Pavyonu’nda ise 30 Ocak Perşembe günü, saat 18.00'de "Ya yine?" adlı sergi açılacak. NU Seramik Grubu'ndan 13 sanatçıya ait eserlerin bulunduğu serginin küratörlüğünü Lale Malay, koordinatörlüğünü ise İpek Candaş Atay üstleniyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sergi 30 Mart Pazartesi’ye kadar haftanın her günü 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">basın bülteni</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Avustralya Başbakanına Türk çizerden ironik mesaj]]>https://www.haberanaliz.net/haber/avustralya-basbakanina-turk-cizerden-ironik-mesaj-8048878879a3-3d42-4d10-b61c-ebeada29ae2f2020-01-23T15:34:00+03:00Admin Avustralya Başbakanına Türk çizerden ironik mesaj

Avustralya Başbakanına Türk çizerden ironik mesaj

MAGAZİN

Admin
<p><span style="font-size:18px">Avustralya’daki bir kısım sosyal medya kullanıcısı bugüne kadar adını ilk kez duydukları çizeri desteklerken, hükümet yandaşı olan kimi kullanıcılar karikatüre tepki gösterdiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Joker Abdul’un çizdiği Avustralya’da sansasyon yaratan karikatür, Şovküteri mizah dergisinin Şubat ayı kapağında yer alacak.- basın bülteni</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İstanbul Milletvekili Oya Ersoy kanun teklifi verdi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/istanbul-milletvekili-oya-ersoy-kanun-teklifi-verdi-80479ecf8c8c-09b6-4f64-a517-bb18c3e9013e2020-01-23T15:30:00+03:00Admin İstanbul Milletvekili Oya Ersoy kanun teklifi verdi

İstanbul Milletvekili Oya Ersoy kanun teklifi verdi

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İstanbul Milletvekili Oya Ersoy Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunmuş olduğu “<strong>3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin”</strong> bir an evvel TBMM’nin toplanarakGenel Kurulda görüşülmesini istedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>KDV Kaldırılsın Zamlar Geri Çekilsin!</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ersoy, kışın gelmesiyle beraber elektrik, su ve doğalgaza yapılan fahiş zamların yüksek faturalarla halka yansıtıldığına dikkat çekti. Kendisine ulaştırılan faturalarda dört kişilik bir ailenin çocuklar okulda, anne ve babanın işte olmasına rağmen doğalgaz faturasının 711,00 TL geldiğini sadece bu ailede değil ülkenin genelinde özellikle doğalgaz faturalarında ortaya çıkan yüksek zamların halkın belini büktüğünü söyledi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sözlerine şöyle devam eden Ersoy; Asgari ücrete %15 zam yapılıyor elektriğe, suya %40 zam, bu da yetmiyor faturalara bir de %18 KDV ekleniyor.&nbsp; Tekrar söylüyorum temel hizmetlerden KDV’yi kaldırın halkın olanı halka verin.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Doğalgaz Faturası Borçlarını Taksite Bölmeyin Borçları Silin!</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ersoy, İGDAŞ (İstanbul Gaz Dağıtım Sanayii ve Ticaret A.Ş) tarafından doğalgaz faturalarına vade farksız taksit uygulaması başlatmasının da bir çözüm olmadığını, asıl çözümün halkın doğalgaz borçlarının silinmesi gerektiğini ifade etti.</span></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Sermayenin Değil; Halkın Sesine Ve Taleplerine Kulak Verin!</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sözlerine şöyle devam eden Ersoy, Siyasi iktidarın uyguladığı neoliberal politikalar, yoksul halk kesimlerini her geçen gün daha da yoksullaştırmakta, emekçi toplum kesimlerini insanca yaşam koşullarından daha da uzaklaştırmakta; ancak sermaye sınıfı lehine yaşama geçirilen uygulamalarla, varlıklı azınlık daha da zenginleşmektedir. Ülkemizde nüfusun %60’ı yoksulluk, %20’si açlık sınırında veya altında yaşam mücadelesi vermektedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Meclisi Halkın İhtiyaçları İçin Çalıştırın, Kanun Teklifini Genel Kurula Getirin!</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sunmuş olduğum, “<strong>3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi</strong>” ile; bir insanın kimi mal ve hizmet kalemlerine karşılık gelen temel insani ihtiyaçlarına ulaşmasında, tüketici lehine maliyetleri düşürebilmek adına, katma değer vergisi uygulamasına kimi istisnalar getirilmesi öngörülmüştür. Ayrıca; konutlara verilen su, doğal gaz ve elektrik teslimine; bunların tüketilmesinden kaynaklı veya sair ilgili bedelleri tüketicilerin ödememesi nedeniyle son verilemeyeceğine yönelik güvenceler getirilmektedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Borcu Olduğu Gerekçesiyle Hiçbir Ailenin Elektriği, Suyu, Doğal Gazı Kesilmeyecek!</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ersoy, bir insanın insanca yaşam için vazgeçilmezi olan su, doğal gaz ve elektrik kullanımı; Anayasa ve sair hukuki belgelerde de yer alan hükümlere, her durumda insani ve vicdani gereklere uygun bir biçimde; özellikle yoksul, dar gelirli emekçi halk kesimleri lehine güvenceye alınmaktadır dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu kapsamda; 03.07.2005 tarih ve 5393 Sayılı Belediye Kanunu’na, 18.04.2001 tarih ve 4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’na, 14.03.2013 tarih ve 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na eklenen maddeler ile; konutlara verilen su, doğal gaz ve elektrik teslimine; bunların tüketilmesinden kaynaklı veya sair ilgili bedelleri tüketicilerin ödememesi nedeniyle son verilemeyeceğine yönelik güvenceler getirilmektedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hiçbir ailenin elektriği, suyu, doğal gazı kesilmeyecek; aksi uygulamada bulunan dağıtıcı şirketlere idari para cezası ve ayrıca sorumlular hakkında, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 113’üncü maddesine göre yaptırım uygulanacaktır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">basın bülteni</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[PIKTES Öğretmenlerinin Hak Kayıplarını ve Sorunları İçin Soru Önergesi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/piktes-ogretmenlerinin-hak-kayiplarini-ve-sorunlari-icin-soru-onergesi-804647b7dcca-b44e-4a9e-bf90-d5b4da067d622020-01-23T15:25:00+03:00Admin PIKTES Öğretmenlerinin Hak Kayıplarını ve Sorunları İçin Soru Önergesi

PIKTES Öğretmenlerinin Hak Kayıplarını ve Sorunları İçin Soru Önergesi

SİYASET

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aşağıdaki sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya SELÇUK tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Feridun BAHŞİ</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Antalya Milletvekili</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonunun Desteklenmesi Projesi(PIKTES)’ kapsamında Suriyeli öğrencilere rehberlik ve danışmanlık hizmeti sağlanması ile Türkçe ve Arapça öğretilmesi amacıyla geçici süreli eğitim personeli çalıştırılmaya başlanmış ve PIKTES sözleşmesi imzalattırılmıştır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ancak bu proje kapsamında sözleşme imzalattırılarak çalıştırılan öğretmenlerin bazı hak kayıpları ve sıkıntıları ortaya çıkmaktadır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Projenin sonlanması halinde öğreticilere ne olacağının belirsiz olması öğreticilerde gelecek kaygısı ve motivasyon kaybına neden olmaktadır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Okul idarecilerinin ve öğretmenlerinin, proje işleyişi ve öğreticilerinin görevi ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmamalarından kaynaklanan zorluklar yaşanmaktadır. Bu kapsamda okulda verimli çalışma ortamının sağlanması için gerekli olan işbirliği oluşamamaktadır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Okullarda açılan uyum sınıflarının plansız bir şekilde faaliyete geçmesi nedeniyle bazı okulların uyum sınıfı için derslik bulamadığı ve bu okullarda görev yapan öğreticilerinin kütüphane, depo, mescit vb. yerlerde eğitim vermeye zorlanması öğreticilerin ve öğrencilerin motivasyonunu düşürmektedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Okulunda bulunan kadrolu veya sözleşmeli öğretmenlerle aynı işi yapmalarına karşınbu öğreticilere bazı okullarda ikinci sınıf öğretmen gözüyle bakılması veya öğreticilerin yetkinlik ve yeterliliklerinin sorgulanması gibi söylemlerle öğreticilere mobing uygulanmaktadır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">1-PIKTES projesi kapsamında KPSS puanı, mülakat ve güvenlik soruşturması sonucunda göreve başlayan PIKTES öğretmenlerinin proje bitiminde MEB bünyesinde kendi branşlarında görevlerine devam etmeleri için bir çalışmanız olacak mıdır?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">2-2016 Aralık ayından bu yana artan enflasyona rağmen yalnızca bir kereye mahsus %5 civarı maaş artışı yapılmıştır. Mevcut durumda bu zam oldukça yetersiz kalıp PIKTES öğretmenlerini zor durumda bırakmıştır. Gerekli düzenlemelerle PIKTES öğretmenlerinin maaşlarını arttırmayı düşünüyor musunuz?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">3-Geçici Eğitim Merkezlerinin kapanmasıyla birlikte normal okullarda görev alan PIKTES öğretmenlerinin birlikte çalıştıkları diğer öğretmenlerle aynı özlük haklarına sahip olmaları için bir çalışmanız var mıdır?</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN'DE TARİHİ ADIM: RAYLI SİSTEM GELİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersinde-tarihi-adim-rayli-sistem-geliyor-80452d8a4231-eba9-431e-84f1-082e70210b4e2020-01-23T15:21:00+03:00Admin MERSİN'DE TARİHİ ADIM: RAYLI SİSTEM GELİYOR

MERSİN'DE TARİHİ ADIM: RAYLI SİSTEM GELİYOR

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Başkan Seçer, raylı sistem inşaatı için ilk kazmayı 2020 yılı içinde vuracaklarını belirterek,&nbsp;<strong>“Türkiye’de ilk kez, hem inşaatı hem finansı bir arada bir ihaleyi gerçekleştiriyoruz. Önemli bir rağbet var. Sakın demeyin ki ‘Sayın Başkan hayal aleminde’. Hayır. Bu projeye rağbet var. Çok iddialı konuşuyorum. Çok saygın firmalara biz bu işi vereceğiz. 2020’de ilk kazmayı vuracağız. Bu sadece bir ulaşım projesi değil. Mersin’e değer katacağız. Şu anda sadece Türkiye değil, dünya Mersin’i konuşuyor”</strong>&nbsp;dedi. Başkan Seçer, ihale bedelinin en az yüzde 50’sinin Mersin piyasasında kalacağını, “<strong>Direkt ya da dolaylı 8 bin insan buradan faydalanma imkanı bulacak”&nbsp;</strong>dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Projenin ana hattı olan Mezitli-Gar arasında Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda 13.5 kilometrelik bir hat öngörülüyor. Projede, Fuar Merkezi’nden Mersin Üniversitesi’ne 7 bin 247 metrelik tramvay hattı, eski otogardan Şehir Hastanesi ve otogara 8 bin 891 metrelik hafif raylı sistem hattı kurulması ve bu 2 hattın ana hatta entegre edilmesi yer alıyor. Yani bu projeyle Mezitli’den metroya binen bir kişi, başka bir araca binmesine gerek kalmadan Şehir Hastanesi’ne ve otogara ulaşabilecek. Projede günlük 206 bin yolcunun metro, tramvay ve hafif raylı sistem ile taşınması öngörülüyor. 2030 yılında kent içi ulaşımın yüzde 70’inin raylı sistemle yapılması da hedefler arasında. Proje tamamlandığında Mersin’deki sistem Türkiye’nin en büyük dördüncü raylı sistemi olacak.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer,&nbsp;<strong>“Mersin Raylı Sistem Bilgilendirme Toplantısı”</strong>nda projenin ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Başkan Seçer, hem inşaatı, hem finansmanı bir arada olan bir ihale yönteminin ilk kez Mersin’de deneneceğini belirterek,&nbsp;<strong>“2020’da ilk kazmayı vuracağız”</strong>&nbsp;dedi.&nbsp;Çok saygın firmalara bu işi vereceklerini ifade eden Başkan Seçer,&nbsp;<strong>“Bu projeyle Mersin’e değer katacağız. Şu anda sadece Türkiye değil, dünya Mersin’i konuşuyor”</strong>&nbsp;dedi. Başkan Seçer, ihale bedelinin en az yüzde 50’sinin Mersin piyasasında kalacağını, “<strong>Direkt ya da dolaylı 8 bin insan buradan faydalanma imkanı bulacak”&nbsp;</strong>dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Tanıtım toplantısına yoğun katılım</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir Belediyesi, 27 Aralık 2019 tarihinde raylı sistem projesinin birinci fazı için ihaleye çıkmıştı. O günden bu yana Mersin kamuoyunun merakla beklediği projenin ayrıntılarını Başkan Vahap Seçer ve müşavir firma yetkilileri kamuoyuyla paylaştı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İlçe belediye başkanları, meslek odaları ve sivil toplum örgütleri başkanlarının yanı sıra çok sayıda gazetecinin katıldığı tanıtım toplantısında söz alan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer,&nbsp;<strong>“Bugün bizim için ve Mersin için önemli bir gün. Yatırımlar açısından baktığınız zaman tarihi bir günü yaşıyoruz. Sadece Mersin’in değil, bölgemizin en önemli, en değerli projesinin bilgilendirme toplantısını yapıyoruz”</strong>&nbsp;diye konuştu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>“Mersin için gecikmiş bir proje”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Raylı sistemin dünyada eski bir ulaşım modeli olduğunu, dünyada saygın, metropol, marka kent olup da raylı sistemi olmayan bir kent kalmadığını ifade eden Başkan Seçer, İstanbul’un 32 yıl önce metro ile tanıştığını, Mersin’in emsali olan Konya, Eskişehir, Gaziantep gibi illerde de yakın zamanda raylı sistemler kurulduğunu kaydetti. Başkan Seçer, şöyle devam etti:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>“Gecikmiş bir proje olarak değerlendiriyoruz. Mersin önemli tarihi, kültürel birikimi olan çok önemli ekonomik potansiyeli olan bir kent. Bakın bu birikim bir gün patlayacak. Çok önemli birikimlerimiz var. Sanayi, tarım, turizm, lojistik, inanılmaz bir potansiyel. Biz yine çok paradoksal bir şekilde Türkiye’nin yoksulluk haritasına baktığımız zaman en önce görülen kentiyiz. Ufkumuzun açık olması lazım. Bizim gelecek 50 yılın projeksiyonunu yapmamız lazım. Metro dediğiniz bugün yapınca yarın güncelliği ortadan kalkan bir proje değil. 18. yüzyıldan, 200 yıl önceden bahsediyoruz. Bugün hala geçerliliğini koruyor. Berlin’de, Moskova’da, Paris’te, Londra’da hala güncelliğini koruyor, çünkü kente değer katmış.”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>“Nüfus artışı projenin gerekli olduğunu gösteriyor”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mersin nüfusunun hızla arttığını, bu artışa Suriyeliler’in de eklendiğini ifade eden Başkan Seçer,&nbsp;<strong>“2015’te 1 milyon 710 bin nüfus vardı. 2019’da 1 milyon 814 bin oldu. Ama 2013’ten sonra yüzde 20’lik istem dışı artış var. Yaklaşık 350 bin Suriyeli misafir var. Bizim kent nüfusumuz bir dönem Hazine garantisi alamıyordu. Çünkü kent merkezinin nüfusu istenilen kritere erişmemişti. Ama bugün nüfusumuzun dörtte biri burada yaşayan göçmen, misafir, sığınmacı bir insan popülasyonu. Demek ki bu raylı sistem gereksiz bir yatırım değil. Bu artışlar, yıllardır yapılan bu çalışmaların yersiz olmadığını ortaya çıkarıyor, hatta aşırı nüfus artışı yapılan işi isabetli hale getiriyor, endişeleri ortadan kaldırıyor. Bu nedenle de son derece kendimizden emin bu çalışmaları yapmaya devam edeceğiz”</strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>“Doğu-Batı hattı kısaltıldı, Kuzey-Güney hattı eklendi, maliyet aynı”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Önceki dönemde yapılan metro projesinin Mezitli-Serbest Bölge arasında 18.7 kilometrelik hat öngördüğünü hatırlatan Başkan Seçer, proje üzerinde yaptıkları dokunuşlarla söz konusu hattı 13.5 kilometreye indirdiklerini kaydetti. Seçer,&nbsp;<strong>“Bazı endişeler var. ‘Onaylanan proje ile ihaleye çıkan proje farklı.’ Ama değil. Orada toplam maliyet önemli. Toplam maliyet düşüyor, onda problem yok. Eski projede hat Soli’den başlıyordu, biz eski Mezitli Belediyesi binası önünden başlatıyoruz. Eski proje Serbest Bölge’de bitiyordu onu da kısalttık. Eski otogarda bitecek. Orası da belediye binası olacak ”</strong>&nbsp;dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">13.5 kilometrelik Doğu-Batı istikametli hatta ek olarak Şehir Hastanesi’ne giden bir hafif raylı sistem hattı ile Mersin Üniversitesi’ne giden bir tramvay hattı entegre edeceklerini belirten Başkan Seçer,&nbsp;<strong>“Yani bütün bunlar, bizim kucağımızda bulduğumuz 18.7 km yer altı raylı sistemin maliyetine eşit. 30.1 km’ye çıkıyor. Karma sistem ama maliyeti aynı. Onun için bizim yatırım programında maliyetimizde değişiklik olmadığı için ilk etaptaki yapacağımız yatırımın hukuki olarak hiçbir sıkıntısı yok”</strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>“Raylı sistem çarşıyı da canlandıracak”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Başkan Seçer, raylı sistemin Mezitli, üniversite, üniversite hastanesi, Marina, Forum Mersin, Çamlıbel gibi insan hareketlerinin yoğun olduğu yerlere temas edeceğine dikkat çekerek,&nbsp;<strong>“Çamlıbel esnafı her gün kapımızı aşındırıyor haklı olarak. Çarşı bitti, Mersin bitti. Mersin merkez yok. Çok önemli. İşte onun için sadece ulaşım projesi değil. Sosyal ve kültürel proje.</strong>&nbsp;<strong>Özgür Çocuk Parkı’nın orada bir istasyon var. Tren Garı’nın orada bir istasyon var. Çamlıbel’i araya aldık. Mezitli’den bir kardeşim, bir annem Çamlıbel’e gelip alışveriş yapmak istiyorsa metroya binecek 10 dakikada gelecek ama şimdi gelemiyor. Özel aracı da olsa onun için zül, toplu taşıma araçlarından bir tanesine de binse onun için zül. Tertemiz, hızlı, konforlu, güvenilir bir toplu taşıma aracı metro ile çok rahat gelebilir. Çamlıbel’i de bu entegrasyon içerisine alıyoruz”</strong>&nbsp;dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>“İhale bedelinin yüzde 50’si Mersin’de kalacak”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Raylı sistem için 27 Aralık 2019’da ihaleye çıktıklarını ifade eden Başkan Seçer, şunları söyledi:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>“Bu inşaat bize önemli hareketlilik sağlayacak. Sadece ilk fazda, 4 bin direkt istihdam söz konusu. Bunun yanında en direkt 4 bin kişi daha faydalanır. İhale sürdüğü için toplam ihale bedelini söyleyemiyoruz ama toplam ihale bedelinin yüzde 50’si şehirde kalacak. Personel maaşı, sağlanan iaşeler, yan sanayi, bu inşaatta gerekli olan malzemeler Mersin’den alınacak. Bunlar çok devasa rakamlar. 3,5 yıl inşaat süresi. 6 ay bir ilave opsiyon var. Bu süreç içerisinde şehirde ekonomik canlılık söz konusu olacak. Direkt ya da dolaylı 8 bin insan buradan faydalanma imkanı bulacak.”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>“İhaleye rağbet yüksek”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ön yeterlilik ihalesinin 27 Şubat’ta yapılacağını hatırlatan Başkan Seçer, Türkiye’de son 18 aydır bu ölçekte ve bu hukuki zeminde bir ihale yapılmadığına dikkat çekti. Seçer,&nbsp;<strong>“Bu sebeple son derece önemli. Şu anda bu piyasada sadece Türkiye değil, dünya Mersin’i konuşuyor. Son birkaç aydır kimler gelmedi kimler? Türkiye’nin en saygın kuruluşları, en üst düzey yöneticileri, rüştünü ispatlamış firmaları, yerli yabancı bankalar. İspanyollar’dan, Lüksemburglular’a, Çinliler’den, Almanlar’a, Fransızlar’a kadar birçok finans kurumu ve inşaat firması bölgemizi ziyaret ediyor. Bu konuyla ilgileniyorlar. Biz bugüne kadar Türkiye’de ilk kez bu ölçekte hem finansı hem de inşaat ihalesi bir arada olan bir projeyi gerçekleştiriyoruz.</strong>&nbsp;<strong>Önemli bir rağbet var. Sakın ‘Türkiye’de koşullar belli, piyasalarda bir daralma var. Başkan hayal aleminde’ demeyin. Hayır değil. Dünyada para çok, çok ciddi paralar var. Gidecek emin limanlar arıyorlar. Bu projeye çok rağbet var. Çok iddialı konuşuyorum. Çok uygun şartlarda son teknoloji, çok değerli, çok saygın firmalara biz bu işi vereceğiz. Tartışmasız 2020 yılı içerisinde ilk kazmayı vuracağız. Tartışmasız bunu çok net görüyorum ve projeye çok canı gönülden inanıyorum. Projenin arkasındayım ve sımsıkı sarılıyorum ve iddiayla da söylüyorum. Bunu zamanında yapacağız. Mersin’e çok şey katacak. Sadece bir yolcunun konforlu yolculuğundan öte biz Mersin’e çok değer katacağız. Bizim uğraşımız bu”</strong>&nbsp;dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>“Tahminim 15 iddialı firma bu ihalede kıyasıya mücadele edecek”</strong></span></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Başkan Seçer, projenin 2019 yılı yatırım programına alınmasından dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Merkezi hükümetten projeye Hazine garantisi verilmesi için girişimlerde bulunacaklarını ifade eden Başkan Seçer,&nbsp;<strong>“Bu şunu getirir; daha süratle ve daha hesaplı finansa erişimi ortaya çıkarır. Diğer yandan da dünyanın sonu değil. Bizim çıktığımız ihaleye Hazine garantisi koşulu koymadık. Hazine garantisi vereceğiz demedik, mevcut koşullar altında şu anda 40’tan fazla firma EKAP’tan bu dosyayı indirdi. Tahminim, 15 iddialı firma bu ihalede kıyasıya mücadele edecek. Bu proje tüm Mersin’i, hepimizi, tüm aktörleri ilgilendiriyor. Çok değerli yöneticilerden, başkanlarımızdan, oda başkanlarımızdan, STK temsilcilerimizden, siyasi parti temsilcilerimizden bürokrasiye kadar, Mersinliler’e ve değerli basın mensuplarına kadar herkesin sahiplenmesi gereken proje. Bu proje açık seçik. ‘Biz yaptık oldu’ mantığıyla götürmüyoruz. Yanlışlar, eksikler varsa düzeltmek bizim elimizde. Biz mükemmeli bulma, doğruyu yapma peşindeyiz, birilerini memnun etme peşinde değiliz. Biz Mersin’i, Mersin halkını memnun edelim, Mersin’e bir değer katalım istiyoruz”</strong>&nbsp;diye konuştu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>“Endişelerin yersiz olduğunu göreceksiniz”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Projenin tanıtım toplantısında Mersin Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Şube Müdürü Salih Yılmaz ile projeyi hazırlayan müşavirlik firması temsilcileri Danyal Kubin ve Ebru Kanlı projenin teknik detayları hakkında bilgi verdi. Toplantıda, sivil toplum örgütleri temsilcileri, gazeteciler ve kanaat önderleri, proje ile ilgili soru sorma, sorularına yanıt alma fırsatı da yakaladı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Soruların teknik kişilerce yanıtlanmasının ardından yeniden kürsüye gelen Başkan Seçer,&nbsp;<strong>“Endişeler var. Katılıyorum. Onun için detaya girme ihtiyacı duyduk. Yönetime geldiğimizden bu yana metro ile ilgili belki otuzuncu toplantımızı yaptık. Hiçbir işi üstünkörü yapmıyoruz. Korkmayalım. Bunu gerçekleştirebiliriz. Endişeler haklı olabilir ama yersiz olduğunu göreceksiniz. İnşallah nice toplantılarda kentin aktörleri olarak bir araya geliriz”&nbsp;</strong>dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN RAYLI SİSTEM KAÇ YOLCU TAŞIYACAK?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">*Mersin raylı sisteminin birinci faz hattı Mezitli-Marina-Tulumba-Gar istikametini izleyecek.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">*2030 yılında günlük toplu taşıma yolcu sayısı 1 milyon 200 bin kişi civarında olacak. Hedef bunun yüzde 70’ini raylı sistem ile taşımak.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">*Mezitli-Gar (Batı) günlük yolcu sayısı 206 bin 341 olarak öngörülüyor. Zirve saat yolcu sayısı 29 bin 69 olarak tahmin ediliyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">*Bunun 62 bin 263’ü Üniversite-Gar güzergahındaki yolcular olacak, 161 bin 557’si Üniversite-Hal güzergahındaki yolcular olacak.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">*Gar-Huzurkent güzergahında günlük yolcu sayısı 67 bin 63 kişi, Gar-OSB arasında günlük yolcu sayısı 92 bin 32 kişi olacak.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">*Gar-otogar-Şehir Hastanesi arasında günlük yolcu sayısı 81 bin 121 kişi, Gar-Şehir Hastanesi -otogar arasında 80 bin 284 kişi olacak.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">*Mezitli-Gar hattında 7930 metre aç kapa, 4880 metre tek tüp tüneli olacak.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">*6 istasyonda 1800 araçlık otopark, bütün istasyonlarda bisiklet ve motosiklet park alanları olacak.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN RAYLI SİSTEMİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ NELER?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mezitli-Gar arası hat uzunluğu: 13.40 km</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İstasyon sayısı: 11</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çapraz makas: 5</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Acil çıkış hattı: 11</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tünel tipi: Tek tüp (9.20 metre iç çap) ve aç kapa kesit</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Maksimum işletme hızı: 80 km/sa İşletme hızı: 42 km/sa</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tek yön seyahat süresi: 23 dakika</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Eski otogar-Şehir Hastanesi- Otogar arası hafif raylı sistem hat uzunluğu: 8 bin 891 metre</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İstasyon sayısı: 6</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Fuar Merkezi-Mersin Üniversitesi arası tramvay hat uzunluğu: 7 bin 247 metre</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İstasyon sayısı: 10</span></span></p><p><strong><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">BASIN BÜLTENİDİR</span></span></strong></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Türkiye işgücüne katılım oranında dünyanın 7,7 puan gerisinde]]>https://www.haberanaliz.net/haber/turkiye-isgucune-katilim-oraninda-dunyanin-77-puan-gerisinde-8044cd807c8d-ee44-4a4d-9c41-3a930f1e549a2020-01-22T13:00:00+03:00Admin Türkiye işgücüne katılım oranında dünyanın 7,7 puan gerisinde

Türkiye işgücüne katılım oranında dünyanın 7,7 puan gerisinde

SİYASET

Admin
<p><span style="font-size:16px">Türkiye işgücüne katılım oranında dünyanın 7,7 puan gerisinde. Kadınların işgücüne katılımı ise dünyadan 12,6 puan düşük kaldı. İşgücüne katılımda Cinsiyet Uçurumu’nda ise dünya ortalamasının 10 puan üstündeyiz. Maalesef iktidarın bu açığı kapatmak gibi bir derdi yok.</span></p><p><img alt="" src="http://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5e281d9484e85.jpg" style="height:556px; width:1147px" /></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Fransa'da işçiler HES'i kapattı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/fransada-isciler-hesi-kapatti-8043cffbf403-0aa4-42dc-b99b-c00d62cdcdf72020-01-22T12:28:00+03:00Admin Fransa'da işçiler HES'i kapattı

Fransa'da işçiler HES'i kapattı

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un emeklilik sistemini değiştirme girişimine karşı grev ve isyanın sürdüğü Fransa’da, ülkenin en büyük hidroelektrik santrali (HES) işçiler tarafından kapatıldı. Eylemi, Genel Emek Konfederasyonu (CGT) düzenliyor.&nbsp;Grand’Maison barajının üzerinde bulunan santraldeki eylemin ne kadar süreceği bilinmiyor.&nbsp;</span></span><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Macron’un emeklilik yaşını, çalışma saatlerini ve maaşları etkileyen planlarına karşı eylemler geçtiğimiz aralık ayından bu yana devam ediyor.&nbsp; Enerji sektörü çalışanları dün de, Paris’te toptan gıda satılan en büyük pazarlardan birinin elektriğini kesmişti.-DUVAR GAZETESİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KADROLAR VEKALETLE YÖNETİLİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kadrolar-vekaletle-yonetiliyor-8042f7e902f1-a206-4864-9a8d-a572cfdcdf8a2020-01-22T12:19:00+03:00Admin KADROLAR VEKALETLE YÖNETİLİYOR

KADROLAR VEKALETLE YÖNETİLİYOR

SİYASET

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ömer Fethi Gürer’in Bakanlara sorduğu; Bakanlık ve bağlı kurumlarda üst düzey kadrolarda vekaleten görev yapan kişi sayısı ne kadardır?Müdür olarak vekaleten görev yapan il müdürü var mıdır, varsa boş kadroların doldurulmama nedeni nedir?şeklindeki sorularına verilen cevaplar bakanlıkların yönetim şeklini gözler önüne serdi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ömer Fethi Gürer’in sorusunu yanıtlayan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turan “Bakanlığımızda halen toplam 12 üst düzey (Genel Müdür, Müstakil Daire Başkanı ve Bölge Müdürü) personel vekaleten görev yapmakta olduğunu” belirtti. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ise “Bakanlığımız merkez birimlerde 35, Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüklerinde 12, Serbest Bölge Müdürlüklerinde 4 personel üst düzey kadrolarda vekaleten görev yapmaktadır. Ayrıca bakanlığımız Ticaret İl Müdürü kadrolarına 38 personel vekalet etmektedir.” şeklinde soruya yanıt getirdi. Bir diğer cevapta Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’ndan geldi. Bakanlığımızın merkez teşkilatında yer alan üst düzey yöneticilerin bir kısmının ataması gerçekleştirilmiş olup diğerleri içinde atama çalışmaları devam etmektedir. Bununla birlikte; 81 il müdürümüz vekaleten görevlendirme yoluyla görevlerini yapmakta olup atama çalışmalarının sürdürüldüğünü” cevabında belirtti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İç İşleri Bakanlığı, Hazine Maliye Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı ise soruları yanıtsızbıraktı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Gürer “Üst düzey kadroların bu denli çok sayıda vekaletle yönetilmesi sorgulanmalıdır. Liyakat sistemi; hizmet içinde ilerlemenin ve yükselmenin yeterlilik ile başarı ölçütüne dayandırıldığı bir sistemdir. Ülkenin yönetilmesinde kilit rol üstlenen bakanlıkların liyakat sisteminden uzaklaşarak vekaletle yönetilmesi irdelenmesi gereken bir durumdur.” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MİLYONLARCA FİDAN KURUDU MU?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/milyonlarca-fidan-kurudu-mu-80413dd22eb4-904c-480c-be45-f7c3c18085602020-01-22T12:11:00+03:00Admin MİLYONLARCA FİDAN KURUDU MU?

MİLYONLARCA FİDAN KURUDU MU?

SİYASET

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP Mersin Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Cengiz Gökçel, T.C. Tarım Ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yazılı olarak yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi. 11 Kasım 2019 tarihinde ülke çapında yürütülen kampanya ile toprakla buluşturulan 11 milyon fidanın akıbetini soran Gökçel, Tarım Orman-İş Sendikasının Çanakkale Ayvacık’taki uygulama alanında yaptığı incelemeler sonucunda kamuoyuyla paylaştığı bulguların vahim olduğunu söyledi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">MİLYONLARCA LİRA BOŞA MI HARCANDI?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ormanlarımızın son yıllarda maden açılması, yangın ve talan gibi sebeplerle hızla tahrip edildiğini hatırlatan Gökçel, toplumsal farkındalık yaratması gereken kampanyada meslek örgütlerinin ve uzmanların uyarılarının dikkate alınmadığını belirtti. CHP’li Gökçel, uzmanların kasım ayının toprağın yeterli nem doygunluğuna ulaşmadığı ve bu nedenle fidanların tutma ihtimalinin az olduğu bir dönem olduğunu ısrarla vurgulamasına rağmen kampanyanın bir gösteriye dönüşerek milyonlarca liralık kamu zararı oluştuğu iddiasını dile getirdi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İŞTE GÖKÇEL’İN SORULARI</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Geleceğe Nefes kampanyası ile ne kadar bağış toplanmıştır? Bu bağışlar nerede toplanmış, nereye harcanmıştır?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Geleceğe Nefes kampanyasında dikilen bir fidanın tohumdan toprağa; nakliye, sulama, işçilik vb. dahil olmak üzere maliyeti ne kadardır?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Çanakkale Ayvacık’taki uygulama alanına dikilen fidanların %90’ının kuruduğu doğru mudur? Uygulama alanları ve dikilen fidan sayıları ayrı ayrı belirtilmek üzere Geleceğe Nefes kampanyası ile dikilen fidanların kaçı tutmuştur?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Geleceğe Nefes kampanyasının uygulama alanları neye göre belirlenmiştir? Söz konusu alanların toprak analizleri yapılmış, buna uygun ağaç fidanları kullanılmış mıdır?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Kampanya kapsamında dikim yapılan tarihte uygulama alanlarındaki toprağın nem oranları kayıt altına alınmış mıdır? Nem oranı yetersiz olan alanlarda ek çalışma yürütülmüş müdür?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">11 Kasım 2019 tarihinden sonra, kampanya kapsamında dikilen fidanların kontrolleri ve bakımları gerçekleştirilmiş midir?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Geleceğe Nefes kampanyasının paydaşı olan meslek örgütleri hangileridir? Bu örgütlerden hangi aşamalarda destek istenmiş, görüş alınmıştır?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">2002 yılından önergeyi yanıtladığınız tarihe kadar Türkiye’de maden açılması, yangın ve talan ile ne kadar ormanlık alan tahrip edilmiştir? Bunların bölgesel dağılımı nasıl gerçekleşmiştir?- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ELEKTRİK BORÇLARI YAPILANDIRILMALI!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/elektrik-borclari-yapilandirilmali-804097a32dc6-3ab7-496a-8cc9-c2d45bd51e702020-01-22T12:02:00+03:00Admin ELEKTRİK BORÇLARI YAPILANDIRILMALI!

ELEKTRİK BORÇLARI YAPILANDIRILMALI!

SİYASET

Admin
<p><span style="font-size:16px">Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Suzan Şahin, tarımsal ve hayvansal üretimde başta sulama olmak üzere seralarda (ısıtma, havalandırma, nemlendirme, serinletme, aydınlatma, otomasyon vb.) elektrik enerjisinin girdi olarak kullanıldığını,tarım ve hayvancılıkta kullanılan girdi fiyatlarının artmasının çiftçinin tarlalarının haciz yoluyla bankalara geçtiğini eleştirerek konuyu meclis gündemine taşıdı.<br />CHP’li Şahin yaptığı açıklamada, ‘‘<strong><em>Tarımsal sulamada bu anlamda çiftçiler için önemli bir maliyet kalemi oluşturmaktadır. Elektrik fiyatlarındaki hızlı artış ve alınan yüksek vergiler çiftçileri üretemez hale getirmektedir. Ocak 2018-Ocak 2020 döneminde elektrik fiyatlarındaki %108,2’yi bulan artışlar yanında ülkemizin gıda ihtiyacını karşılayan çiftçilerimiz mesken kullanıcılarından daha yüksek oranlarda elektriği kullanmaktadır. Mesken aboneleri fon, pay ve vergi dahil 69,5 Kuruşa elektrik alırken, çiftçilerimiz 80,8 Kuruş ödeyerek mesken abonelerine göre yüzde 14 daha pahalı elektrik kullanmaktadır. Ayrıca yüzde 1 Enerji Fonu, yüzde 2 TRT payı ve %18 KDV ödeyen çiftçilerimiz elektrik borçlarını ödeyememekte, ödemelerindeki aksaklıklar nedeniyle destekleme ödemelerini de alamamakta, hatta elektriği kesilmektedir. Yerli üreticimiz, yani çiftçilerimiz AKP hükümeti tarafından resmen iflasa itilmektedir.</em></strong>’’ ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bankacılık Devlet Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) 2019 Eylül ayı itibariyle son bir yılda tarım ve balıkçılık sektöründe kullandırılan nakdi kredi miktarının%3,3 artışla 101,2 milyar Liradan 104,6 milyar Liraya yükseldiğini söyleyen Şahin, aynı dönemde Tarım Kredi Kooperatiflerinden kullandırılan kredi miktarının ise&nbsp; %5,6 artışla 8,1 milyar Liradan 8,5 milyar Liraya çıktığını belirterek, ‘‘<strong><em>Kredi faizlerinde yapılan düşüşler çiftçileri bir nebze olsa rahatlatmış olsa da çiftçilerimiz borçlarını çevirmekte zorlanmakta, bu nedenle toprağını ekmekten vazgeçmektedir. Artan borç yükü ile ezilen yerli çiftçi, toprağını ekemediği için kredi borçlarını ödeyemeyerek tarlalarını bankalara kaptırıyor. Anayasa gereği çiftçisini, esnafını korumakla görevli olan devlet, AKP hükümetinin yerliyi değil yandaşı ve yabancıyı koruyan politikalarından dolayı kendi vatandaşını iflasa sürüklüyor</em></strong>.’’ dedi.<br />CHP’li Şahin’in, kredi ve elektrik borçlarının yeniden yapılandırılması ve çiftçiye destek verilmesi talebiyle verdiği önergede, Tarım Bakanının cevaplamasını istediği sorular ise şöyle;</span></p><ol><li><span style="font-size:16px">2002-2020 yılları arasında borçlu çiftçi sayısı nedir?</span></li><li><span style="font-size:16px">Çiftçilerin çiftçi kayıt sistemine üye olup olmadığına bakılmaksızın, tüm tarımsal kredi borçlarının faizsiz olarak yapılandırılması konusunda bir çalışmanız var mıdır? Özellikle doğal afetler nedeniyle zarar eden çiftçilerimize yönelik faizsiz en az 5 yıl vade ile bir yapılandırma yapılacak mıdır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Doğal afet yaşayan çiftçilerimizin kredi borçları devlet destekli olarak ertelenecek midir?</span></li><li><span style="font-size:16px">2002-2020 yılları arasında elektrik borcu olan çiftçi sayısı nedir? Aynı yıllar arasında kaç çiftçi icralık olmuştur?</span></li><li><span style="font-size:16px">Tarım ve hayvancılıkta kullanılan elektriğin birim fiyatlarının düşürülmesi ve vergi yükünün hafifletilmesi konusunda bir çalışmanız var mıdır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Çiftçilerimizi desteklemek için tarım ve hayvancılıkta indirimli tarifeden elektrik almalarının sağlanmaları konusunda bir düzenleme yapılacak mıdır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Çiftçilerin elektrik borçlarının faizsiz olarak yeniden yapılandırılması söz konusu mudur?</span></li><li><span style="font-size:16px">Tarım ve hayvancılıkta kullanılan elektrik tahakkukunda ürün hasat dönemi dikkate alınarak bir ödeme planı oluşturulması konusunda bir çalışmanız var mıdır?</span></li></ol><p><span style="font-size:16px">basın bülteni</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[HAYATI FELÇ EDEN TRAFİĞİ MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/hayati-felc-eden-trafigi-meclis-gundemine-tasidi-8039e4bcac9b-dc16-4062-a5b0-b2d6aecca5e32020-01-22T11:45:00+03:00Admin HAYATI FELÇ EDEN TRAFİĞİ MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIDI

HAYATI FELÇ EDEN TRAFİĞİ MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIDI

SİYASET

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, Mersin’de liman girişinde ve serbest bölgede kilometrelerce araç kuyruğu yaşandığını belirttiği önergesinde, Mersin Valiliğinin, 2017 yılı sonunda Karayolları 5. Bölge Müdürlüğü tarafından il genelinde planlanan yol projeleri ile ilgili 34 tane yapılacak yol inşaatının olduğunu ve bunların 2018 yılında açılacağını söylediklerini hatırlatarak “Yine aynı şekilde, Mersin-Adana D 400 Karayolu'nda kentin doğu girişinde yer alan Liman-Hal Köprülü Kavşağı inşaatı ile ilgili de bilgi veren Mersin Valiliği, bu noktada 2 adet farklı seviyeli kavşak, 4 adet köprü ve 1 adet hemzemin kavşak yapılacağını kaydetmişti. Ancak limana ve serbest bölgeye otoban projeleri hayata geçirilememiştir” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Antmen, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını istediği önergesinde, serbest bölge kavşağından Mersin liman bölgesi ve liman girişinde her gün kilometrelerce trafik kuyruğu olduğunu; bu nedenle de hem vatandaşların mağdur olduğunu hem de ekonomik olarak birçok esnaf ve iş insanının zarara uğradığını ifade ederek “İlgili trafik sorunu nedeniyle turizm de bölgede baltalanmaktadır. Mersin trafiğinin çözümü için çok yönlü projeler hızlı bir şekilde gündeme alınmalı ve geçici çözümler yerine daha çağdaş ve kent yapısını bozmayacak altyapı yatırımları yapılmalıdır” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP’li Vekilin önergesinde yer alan sorular şu şekilde;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">- Mersin Limanına ve serbest bölgeye otoban bağlantısı projeniz var mıdır? Varsa bu ne zaman hayata geçirilecektir?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">– Liman girişindeki ve serbest bölgedeki trafik sıkışıklığının giderilmesi için ivedi olarak hangi çözümler getirilecektir?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">– Bahsi geçen trafik yoğunluğu nedeniyle yaşanan ekonomik kaybın miktarı ne kadardır? Bu kayıpların telafisi ne şekilde yapılacaktır?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">– 2018 ve 2019 yılında bitilmesi planlanan liman, hal ve sahil yolu projeleri neden halen bitirilmemiştir? Bunun önündeki engeller nelerdir? Bu projelerin biran önce bitirilmesi için ne yapacaksınız?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">– Şu anda Mersin ve bölgesinde devam eden kaç tane karayolu çalışması bulunmaktadır? Bu çalışmalar ne zaman bitirilecektir?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">– 2020 Ocak ayı itibariyle; Mersin ve bölgesinde yol yapımı için kaç tane proje gündeme gelmiştir? Bu projeler nelerdir? Bu projelerin yapımına ne zaman başlanacaktır?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Ülkemizde ne gibi önlemler alındı…]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ulkemizde-ne-gibi-onlemler-alindi-80380d5ba6af-13ae-45ba-99cd-a2a13cf468d82020-01-22T11:41:00+03:00Admin Ülkemizde ne gibi önlemler alındı…

Ülkemizde ne gibi önlemler alındı…

SİYASET

Admin
<p><span style="font-size:16px">Çin'de ortaya çıkan yeni bir virüsten etkilenenlerin sayısının resmi rakamların çok ötesinde olduğunun belirtildiğini söyleyen GÖKER,“<strong>Çin'in Hubey eyaletinin Vuhan kentinde ortaya çıkan ve tanımlanamayan türdeki bir virüsten kaynaklanan salgın, 2002 ve 2003 yılında yüzlerce kişinin ölümüne yol açan şiddetli akut solunum yolu sendromu (SARS) salgınını hatırlattığı için tüm dünyada endişeye yol açmıştır.İngiliz bilim insanlarına göre, söz konusu virüsten etkilenenlerin sayısının 1700 e ulaştığı belirlenmiştir. Ülkemizde şimdiye kadar görülmeyen virüsün dünyada yayılma hızı artarken, alınan önlemlerin salgını önlemeye yetmediği gözlenmektedir” </strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Söz konusu virüsün ABD’nin Seattle kentinde de görüldüğünü ifade eden CHP’li Vekil, <strong>“Ülkemizde şu ana kadar herhangi bir virüs vakası görülmemiş olması bundan sonra da görülmeyeceği anlamına gelmemektedir” </strong>diyerek Sağlık Bakanlığına ülkemizde ne tür önlemler alındığını sordu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>CHP Burdur Milletvekili Dr. Mehmet GÖKER yazılı soru önergesinde şu sorulara yer verdi.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Ülkemizde bir virüs salgını görülmesi durumuna yönelik olarak Sağlık Bakanlığınca ne gibi önlemler alınmıştır?</span></p><p><span style="font-size:16px">Ülkemizde bulunan hava, kara ve deniz ulaşım noktalarında söz konusu virüsüne ilişkin ne gibi önleyici tedbirler alınmıştır?</span></p><p><span style="font-size:16px">Virüs salgınının yaşandığı bölgelerden ülkemize gelen yolculara herhangi bir virüs testi uygulanmakta mıdır?- BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[HİZMET ANLAYIŞI MEYVELERİNİ VERİYOR…]]>https://www.haberanaliz.net/haber/hizmet-anlayisi-meyvelerini-veriyor-803747fe04f4-9d21-4efd-882f-5b588f0516352020-01-22T11:33:00+03:00Admin HİZMET ANLAYIŞI MEYVELERİNİ VERİYOR…

HİZMET ANLAYIŞI MEYVELERİNİ VERİYOR…

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın göreve gelmesiyle birlikte şeffaf yönetim anlayışı ve uygulamaları meyvelerini vermeye başladı. Başkentlilerin Büyükşehir Belediyesi ile en önemli iletişim köprüsü olan&nbsp;<strong>ALO 153 Mavi Masa</strong>’da Başkan Yavaş’ın talimatıyla hizmet kalitesi artırıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ağustos ayından itibaren vatandaşlara yönelik düzenlenen memnuniyet anket sonuçları belli oldu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>MEMNUNİYET DERECESİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Son beş ayda Mavi Masa’ya başvuran vatandaşlara yöneltilen 5 soruluk anket ile memnuniyet oranı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da mobil uygulama kullanarak takip ve kontrol ettiği Mavi Masa hizmetlerine duyulan güven, anket sonuçlarına göre her geçen gün artmaya başladı.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Talep ve şikayetlerini 7/24 Mavi Masa’ya ileten Başkentlilere;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>-Mavi Masa uygulamasından memnuniyetinizi değerlendiriniz,</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>-Başvurunuza zamanında cevap verildi mi?,</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>-İşlem yapan Mavi Masa personelinden memnuniyetinizi değerlendiriniz,</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>-Başvuruda belirttiğiniz talep/şikayet çözüldü mü?,</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>-Bize iletmek istediklerinizi yazabilir misiniz?&nbsp;</strong>soruları yöneltildi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>SON 5 AYDA MEMNUNİYET ORANI YÜZDE 50’NİN ÜZERİNE ÇIKTI</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Her vatandaşın sorusuna en kısa sürede cevap verilirken, Ağustos 2019-Ocak 2020 arası düzenlenen anket sonuçlarına göre, yüzde 70’ler seviyesinde olan memnuniyetsizlik oranı yüzde 49’lar seviyesine geriledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çağrı Merkezi ile birlikte personel sayısı 110’dan 220’ye çıkarılan Mavi Masa’dan memnuniyet derecesi böylece yüzde 30’lardan yüzde 51 seviyesine yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>MOBİL MAVİ MASA GELİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Hizmet anlayışını çeşitlendirerek, vatandaş memnuniyetini önceleyen Büyükşehir Belediyesi, insan odaklı çalışmalarına bir yenisini daha eklemeye hazırlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kısa bir süre içinde merkez ve 25 ilçenin tamamında göreve başlayacak mobil ekipler, vatandaşın ayağına giderek yüz yüze görüşmeler gerçekleştirecek.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Pazar yeri, ortak kullanım alanları, parklar ya da meydanlarda mobil araçlarla hizmet verecek olan Mavi Masa personeli Başkent’in en ücra köşesine ulaşarak, sorunları yerinde ve daha hızlı çözmeye çalışacak.- BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bahçeşehir’de “Bilirkişi Heyeti” incelemelerde bulundu]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bahcesehirde-bilirkisi-heyeti-incelemelerde-bulundu-80368218aa29-f9f7-4844-addb-e9ded1911a772020-01-22T11:26:00+03:00Admin Bahçeşehir’de “Bilirkişi Heyeti” incelemelerde bulundu

Bahçeşehir’de “Bilirkişi Heyeti” incelemelerde bulundu

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">Bölge halkı lehine kazanılan onlarca dava sonucuna rağmen hukuksuzca sürdürülen yapılaşmanın tespiti adına bu kez de İstanbul 1.İdare Mahkemesi 2019/1819 Esas Numaralı Hakim Murat Karahan’ın kararı ile 21.01.2020 günü saat 09:30’da Şehir ve Bölge Plancısı Yard.Doç.Dr. Tayfun Salihoğlu, Mimarlar Yard.Doç.Dr. Fatih Yazıcıoğlu, Öğretim Görevlisi Ahmet Kıvanç Kutluca’nın yer aldığı bir heyeti, davaya“Bilirkişi Raporu” hazırlamak üzere görevlendirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Mahkeme heyeti ile birlikte Bahçeşehir’e gelenler arasında BADER’in 2013’ten buyana gönüllü olarak hukuk hizmetlerini ve dava süreçlerini üstlenen Av.Fuat Ekin’de vardı. Dava konusu parsellerde yaşanan hukuksuzluklar ve kamu ihlallerini yerinde Hakim ve Bilirkişi Heyetine aktarmak adına;&nbsp;<em>BADER Başkanı Uğur Barış Karabulut, yeni seçilen BADER Yönetim Kurulu Üyeleri Zelal Şahin, Aynur Yıldırım, Asım Cebeci, Ece Karaca, Denetleme Kurulu’ndan Veli Eren, BADER Gölet Gönüllüleri’nden Kudret Çelebi, Atatürkçü Düşünce Derneği Bahçeşehir Şubesi Başkanı Abdullah Kaya, Başakşehir CHP Meclis Üyeleri Av.Eda Kurt, Bağdagül Gülen</em>’de katılım sağlayanlar arasındaydı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Bahçeşehir’de Yaşanan Hukuksuz Uygulamaların Özeti</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">2013 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Bahçeşehir’de&nbsp; Gölet-Pazartürk başta olmak üzere Bahçeşehir’de 12 farklı parselde plan değişikliğini öngören planlara Bahçeşehirliler Derneği (BADER) 5000’in üzerinde topladığı itiraz dilekçesiyle karşı çıkmış ve planlar iptal edilmişti. 2013 yılında talep edilen plan değişikliğinde Gölet alanında, Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nin sağında ve solunda yamaçlara, Eski Pazartürk arsalarına 6000’in üzerinde konut ve ticari alan yapılması söz konusuydu. İptal edilen planlar sonrası Başakşehir Belediyesi ve inşaat şirketlerinin de talebi ile bakanlık 2014 yılında revize edilen planları tekrar gündeme aldı. 2015-2019 yılları arasında Bahçeşehir’de Hillpark Site Yönetimi, Bahçeşehirliler Derneği, BADER Yönetim Kurulu Üyeleri, Gölet Gönüllüleri ve siyasi parti olarak da Başakşehir Cumhuriyet Halk Partisi planların iptali yönünde İdare Mahkemelerinde davalar açmıştı. Açılan onlarca davada mahkemelerin ortak kararı “Planların çevre ve şehircilik ilklerine aykırı olduğu, kamu yararı gözetmediği, 3.kişilere kar amaçlı olduğu” vurgulandı. Planların tamamına iptal kararı çıkmasına, Danıştay tarafından verilen ihalenin yürütmesinin durdurulması kararına,&nbsp;Gölette devam eden inşaatın ruhsat iptali kararına, imar planının iptali kararına, Gölet’in satış yetkisinin belediye başkanına verilmesine&nbsp;ilişkin kararın iptali için açılan ve Yerel Mahkeme’de reddedilen davanın BOZMA&nbsp;Danıştay kararına rağmen, özellikle Gölet bölgesinde mahkeme kararlarına uyulmadı. Bölge halkının yılmadan sürdürdüğü hukuk ve haklılık mücadelesi bitecek gibi de görünmüyor…- BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Başkan Soyer Urla’daki çalışmaları denetledi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/baskan-soyer-urladaki-calismalari-denetledi-8035843eebb0-b184-44b6-9711-60020f84a1012020-01-22T11:22:00+03:00Admin Başkan Soyer Urla’daki çalışmaları denetledi

Başkan Soyer Urla’daki çalışmaları denetledi

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, bugün Büyükşehir’in Urla’da sürdürdüğü çalışmaları inceledi. Tunç Soyer’e CHP Urla İlçe Başkanı Hakan&nbsp;Özbadur&nbsp;da eşlik etti.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Soyer, İZSU Genel Müdürü Raif&nbsp;Canbek’ten,&nbsp;Gülbahçe'deki&nbsp;23,7 milyon liralık kanal, yağmur suyu, dere ıslahı çalışmalarıyla Yağcılar ve&nbsp;Demircili'deki&nbsp;içme suyu çalışmaları hakkında bilgi aldı. Fen İşleri Daire Başkanlığı tarafından yapılan Denizli muhtarlık binasının&nbsp;inşaatını ziyaret&nbsp;eden Soyer,&nbsp;Mithatpaşa&nbsp;ve Fevzi Çakmak caddelerinin asfaltlanması talimatını da verdi.&nbsp;&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Urla’nın ihtiyaçları hızla çözülecek&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Önceki yıllarda bir bölümü ıslah edilen Tabaklar Deresi'nin geri kalan kısımlarının yanı sıra&nbsp;Kurmaç&nbsp;ve Kamanlı derelerinin ıslah çalışmalarını da derhal başlatacaklarını söyleyen Soyer,&nbsp;“Şirinkent'in&nbsp;atık su sorunu ile Mehmet Ali&nbsp;Aygüven&nbsp;Caddesi’nin yağmur suyu sorununu da çözeceğiz” dedi.&nbsp;&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı&nbsp;Tunç&nbsp;Soyer sözlerini şöyle sürdürdü: “Urla Yerel Hizmetler Şube Müdürlüğü, İZSU, Fen İşleri ve İZBETON olmak üzere belediyemizin tüm birimleriyle ilçemizin ihtiyaçlarını hızla çözeceğiz. Urla Belediyesi meclis üyelerimiz, muhtarlarımız ve vatandaşlarımızla işbirliği içinde çalışıyoruz.&nbsp; Ben de düzenli Urla’ya geleceğim ve çalışmaları inceleyeceğim.”- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[UĞUR MUMCU KADIKÖY’DE ANILIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ugur-mumcu-kadikoyde-aniliyor-8034b80a29d2-8f53-4cb8-8d40-fc42eb7858062020-01-22T11:18:00+03:00Admin UĞUR MUMCU KADIKÖY’DE ANILIYOR

UĞUR MUMCU KADIKÖY’DE ANILIYOR

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">24 Ocak 1993'te Ankara'da evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden usta gazeteci Uğur Mumcu, ölüm yıl dönümünde Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği bir programla anılacak. Uğur Mumcu ve tüm basın şehitlerine atfedilen “Gazeteci Uğur Mumcu ve Tüm Demokrasi Şehitlerini Anma” programı, 24 Ocak Cuma akşamı saat 20.00'de Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde düzenlenecek.</span></p><p><span style="font-size:16px">Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı’nın açılış konuşmasını yapacağı anma gecesinde Cumhuriyet Vakfı Başkanı Dr. Alev Coşkun, Cumhuriyet Gazetesi Köşe Yazarı Miyase İlknur, Cumhuriyet Gazetesi Köşe Yazarı Barış Doster konuşmacı olacak. Tiyatrocu Levent Üzümcü’nün Uğur Mumcu makalelerini okuyacağı etkinlik, müzisyen Deniz Özçelik’in dinletisi ile son bulacak.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gazeteci Uğur Mumcu ve Tüm Demokrasi Şehitlerini Anma programı:</span></p><p><span style="font-size:16px">Tarih: 24 Ocak 2020, Cuma</span></p><p><span style="font-size:16px">Saat: 20.00</span></p><p><span style="font-size:16px">Yer: Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi - Büyük Salon</span></p><p><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Hidayet Kılınç’ı Ziyaret Etti]]>https://www.haberanaliz.net/haber/hidayet-kilinci-ziyaret-etti-8033e64f038a-f9a2-4a8d-b448-1aa2828b4df62020-01-22T11:14:00+03:00Admin Hidayet Kılınç’ı Ziyaret Etti

Hidayet Kılınç’ı Ziyaret Etti

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">Şampiyonlar Anamur Belediye Başkanı Hidayet Kılınç’ı Ziyaret Etti. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Mersin Bölgesi Okullar Arası Karate Yıldızlar İl Birinciliği Turnuvası'nda 46 kg &nbsp;kategorisinde &nbsp;birinciliği elde eden Gülmira Doğan, 50 Kg kategorisinde &nbsp;ikinciliği &nbsp;Elde eden &nbsp;İclal Telli, 44 Kg kategorisinde &nbsp;üçüncülüğü elde eden &nbsp;Ege Dönmez ve Karate Hocası Murat Aslan &nbsp;Anamur Belediye Başkanı Hidayet Kılınç’ı &nbsp;makamında ziyaret etti. Yaklaşık yarım saat süren ziyarette öğrencilerle yakından ilgilenen Başkan Kılınç &nbsp;ekibi başarılarından dolayı tebrik ederken, her zaman yanlarında olduğunu belirtti. Ziyaret hatıra fotoğrafı çekilmesi ile son buldu.- BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Saraçoğlu Mahallesi’nde yeni talan projesi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/saracoglu-mahallesinde-yeni-talan-projesi-803229149a23-94d3-4245-a10b-0f88aa9af4f02020-01-22T11:11:00+03:00Admin Saraçoğlu Mahallesi’nde yeni talan projesi

Saraçoğlu Mahallesi’nde yeni talan projesi

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><strong>Saraçoğlu Mahallesi’nde yeni talan projesi</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Türkiye’nin ilk toplu konut projesi ve Ankara’nın nefes alma merkezlerinden olan Saraçoğlu Mahallesi’nde, yargı kararlarına rağmen yeni plan değişikliği yapıldığını bildirdi. Çevre Şehircilik Bakanlığı Ankara İl Müdürlüğü’nde Ankara İli Çankaya İlçesi Namık Kemal ve Yenişehir Mahalleri&nbsp; ‘Saraçoğlu kentsel SİT alanı ve etkileşim Geçiş Sahası 1/1000ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı’nın askıya çıktığını duyuran Mimarlar Odası Ankara Şubesi, “Bakanlık rant ısrarında devam ediyor. Bakanlık yargı kararlarının arkasını dolanarak ve Büyükşehir ile ilçe belediyesini yok sayarak Saraçoğlu’nu yapılaşmaya açmak istiyor. Bu planı da yargıya taşıyacağız.&nbsp; Çevre Şehircilik Bakanlığı Saraçoğlu’ndan elini çekmeli, Büyükşehir Belediyesi katılımcı yol ve yöntemle Kültür Bakanlığı’nı sürecin parçası haline getirerek ilçe belediyesi ve meslek odaları ile birlikte çözüm üretmelidir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Büyükşehir ve ilçe belediyesi yok sayılıyor</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan ve Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Nihal Evirgen konuya ilişkin basın toplantısı düzenledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, tepkisini şöyle dile getirdi:</span></p><p><span style="font-size:16px">“Cumhuriyetin simge yapılarından sayılan ve Ankara’nın kalbinde yer alan Saraçoğlu Mahallesi için yeni bir koruma amaçlı imar planı Çevre Şehircilik Bakanlığı Ankara İl Müdürlüğü’nde askıya çıkarıldı.&nbsp; Koruma Amaçlı imar planına itiraz ettiğimiz noktalardan bir tanesi bu alana yeni yapılaşma yapılması ve sonrasında bu alanın altına otopark yapılmasıydı. Bu yeni planda da yine aynı şekilde de otopark yapımı öngörülüyor.&nbsp; Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin verdiği plan iptal kararında, bu otoparkın yapılmasına ilişkin bu alanın bütünlüğünü bozacağına dair önemli bir not vardı. Mahkeme kararlarına aykırı plan notları bu plan değişikliği ile devam ediyor. Ticarete ve konuta açıyorlar. Bunun için özel sağlık alanı bile tasarlamışlar. Hatta semt konakları gibi anlamı olmayan yapıların yapılmasını bile planın içine koymuşlar. İlginç bir durum daha var. Yeni bir plan yaparken kurumlardan görüşler alırsınız. Bu planda 2017 yılındaki Tuna dönemindeki görüş kullanılmış. Aralık 2019’da&nbsp; Büyükşehir ve Çankaya Belediyesi bu plan Koruma Kurulu’nda konuşulurken, büyükşehir ve ilçe belediyesi temsilcileri buna şerh koyuyor. Ancak bakanlık planı yaparken 2017 yılında Mustafa Tuna dönemindeki görüşle yeni plan yapıyor. Bakanlık Büyükşehir ve ilçe belediyesinin varlığını yok sayıyor ve görüşüne önem vermiyor. Gökçek döneminin politikalarını devam ettiren Tuna döneminin görüşüyle plan yapıyor. Bu yeni plan, Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin açtığımız dava sonucu verdiği kararlara aykırı planlama süreçlerini yeniden getiriyor. Altına otopark yaptığı yapılaşmaya açtığı ve özgün konumunu bozduğu görülüyor. 3 katlı otoparktan bahsediliyor.”</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Önce metruk hale getirip boşaltıyorlar sonra da biz oraya itibar veriyoruz diyorlar</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Candan, sözlerine şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:16px">“Planda Saraçoğlu Mahallesi’nin bir bütün olarak yeşil alan potansiyeli yok sayılarak ,&nbsp; sadece&nbsp; yollardaki ağaçlar korunuyor. Evlerin bahçesindeki oluşan bitki örtüsü ve ağaçlar yok sayılıyor. Saraçoğlu’nun kendisi bir doğal varlıktır. Kendi florasını kendi bitki örtüsünü üretmiş bir varlıkken planda kırmızı ile gösterilen ve ticaret 1, ticaret 2 denilen yerlerde orta alanda yeni bir yapılaşma öngörüyor. 5000 metrekarelik kütüphane, yurt, kreş özel sağlık alanı gibi yapılar öneriyor. Buranın zaten bir kütüphanesi var. Kendi özgünlüğünü korumayan, yok eden buraya bir iş makinesi girdiğinde Saraçoğlu Mahallesi’nin potansiyelini alt üst edecek yeni bir planla karşı karşıyayız. Bu planı yargıya taşıyacağız. Koruma kurulu kararına Büyükşehir ve Çankaya Belediyesi’nin şerh koyması bizim elimizi güçlendiriyor. Hem bu plan kararlarını ve yargının verdiği iptal kararlarını tekrarlayıp duran planı yargıya taşıyacağız. Plan raporunda&nbsp; ‘Burası atıl bir alana dönüştü. Metruk yapılar var. Burayı canlandırmak lazım’ diyorlar. Saraçoğlu Mahallesi’ni atıl ve metruk alana kim dönüştürdü?&nbsp; İnsanlar orada yaşıyorlardı. İnsanları kapıları kırarak evlerinden zorla çıkarttılar. Orada bir hayat devam ediyordu. Orada yaşayan canlıların evlerini yıktılar başlarına. Artık orda bülbüller ötmüyor. Sincaplar dolaşmıyor. Bütün bunları Çevre Şehircilik Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı, idareler ve iktidardakiler yaptı. Şiimdi gerekçe olarak burası metruklaştı ve çöküntü alanı haline geldi diyorlar. Önce metruk hale getiriyorlar boşaltıyorlar ve bütün değerleri yok ediyorlar ve sonra da biz oraya itibar veriyoruz diyorlar. Bu zihniyeti İstanbul’daki kentsel dönüşümde, Atatürk Orman Çiftliği’nde halkın kullanımındaki alanları kapatarak, Çiftliğe halkın ulaşımını engelleyerek insansızlaştırma ve sonrasında müdahale etme süreçlerinde gördük.&nbsp; Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak, ağaçları, alanı ve yapıları ile tescilli kültür varlığı olan Saraçoğlu’nun özgün değerini yok edecek planı yargıya taşıyacağız.”</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Saraçoğlu’nun Cumhuriyet kimliği vardır bunun yok edilmesine izin vermeyeceğiz</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Plan notlarını da değinen Candan, şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:16px">“Saraçoğlu Mahallesi’nin yeniden canlandırılmasında kimlik kapasite ve kalite ana hedef olarak belirlenmiş. Prestijli mağaza ve işletmelerin yeniden yer seçmesi gibi alt hedefler koyuyor. Alt analizler koyarken önce kentin nasıl çöküntüleştirildiğini itiraf etmiş oluyor.&nbsp; Buranın bir Cumhuriyet kimliği var. Cumhuriyetin temsil aksından bakanlıklardan ve Atatürk Bulvarı’ndan ayrı düşünülemez. Kendi kimliğinin korunması gerekirken yeni neoliberal kimlik verilmeye çalışılıyor. Yeni kültürel ve sanatsal aks demiyor,&nbsp; kurslar deniyor. Trafik analizleri yapıldı deniyor ama siz buraya 3 katlı otopark yaparsanız kent merkezindeki ulaşım aksını nasıl çözeceksiniz. Bunların hepsi sorunlu mahkeme kararlarını arkadan dolanan maddelerdir. Adaletsiz sürecin Saraçoğlu Mahallesi’nde tezahürü görüyoruz. Bir de Çevre Şehircilik Bakanlığı ile birlikte tek yetkili koruma bölge kurulu görülüyor. Bu alana dair belediyelerin de yetkisini elinden alıyor. Bu kentin en önemli kentsel mekanından bahsediyorsunuz ve yeni seçilmiş Büyükşehir Belediyesi’ni ve ilçe Belediyesini, buradan mahrum bırakıyorsunuz.”</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Bu yeni planda da otopark maddesi hala korunuyor. Bu durum Saraçoğlu’nun varlığını tehdit ediyor</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Nihal Evirgen ise şu değerlendirmeyi yaptı:</span></p><p><span style="font-size:16px">“Saraçoğlu Mahallesi Koruma Amaçlı İmar Planına davamız vardı. Biz bu davayı kazandık ve bu plan yargı yoluyla iptal edildi. Yeni yapılan koruma amaçlı imar planında bir şeyin değişmediğini görüyoruz. Bir önceki planı yargıya taşımamızın en önemli nedeni altına otopark yapılmasıydı. Bu yeni planda da otopark maddesi hala korunuyor. Bu durum Saraçoğlu’nun varlığını tehdit ediyor. Saraçoğlu bütün olarak korunmalı. Burası kentsel SİT değeri taşıyan ve korunması gereken bir varlık. ‘Bir kısmını otopark yapalım bir kısmını yeşil ayıralım. Diğer kısımları da turizm ve ticaret yapalım’ deniyor. Saraçoğlu’nun bütünlüklü varlığı tehdit ediliyor. Saraçoğlu’nun lojman varlığını sürdürürken o güzel bahçeleri Kızılay’ın ortasında vaha hissi yaratan bu güzel mahalleyi turizm ve ticarete açmak istiyorlar.&nbsp; Yeni yapılaşmayla birlikte belli kesimler kullanacak.&nbsp; Kamusal kullanımın dışına çıkacak ve bir nevi soylulaştırmaya da maruz bırakacak bir plandan bahsediyoruz. Saraçoğlu Mahallesi’ni yalnızlaştırıp çöküntü alanı haline getirdikten sonra şimdi oraya ünlü markaları turizm amaçlı otelleri getirerek yeniden bir sermaye birikimi sağlamayı amaçladıklarını görüyoruz. Koruma amaçlı imar planını da yeniden yargıya taşıyacağız. Hukukun tecelli etmiş olmasına rağmen sürekli yargının arkası dolanılması enerjimizi boşa harcamamıza neden oluyor. Buranın varlığının korunmasına dönük yeni planları bekliyoruz”</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi&nbsp;</strong></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ESNAF VE VATANDAŞLARLA BULUŞUYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/esnaf-ve-vatandaslarla-bulusuyor-80312ac0ec50-7279-48ee-9896-5bfa864a38ab2020-01-22T11:03:00+03:00Admin ESNAF VE VATANDAŞLARLA BULUŞUYOR

ESNAF VE VATANDAŞLARLA BULUŞUYOR

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>"VATANDAŞLARIMIZIN YÜZÜNDEN TEBESSÜM EKSİK OLMASIN"</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">"Esnaf ve vatandaşlarımızın yüzünde tebessüm hiç eksik olmasın istiyoruz" diyen Başkan Yılmaz; "Çok şükür göreve geldiğimiz günden bugüne kadar çok güzel proje ve çalışmalara imza attık. Mahalle ziyaretleri yaparak muhtarlarımız, esnaflarımız ve vatandaşlarımızla bir araya geliyor, ihtiyaç duyulan hizmetleri de yerinde tespit ediyoruz. Aynı zamanda çalışmalarımıza ve projelerimize ilişkin görüş alışverişinde bulunarak Toroslarımızı daha iyi noktalara taşıyacağız. Esnafımızın kalkınması için de her zaman yanlarında olacağız" şeklinde konuştu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;İlçeye yapılan hizmetlerden dolayı memnuniyet duyduklarını belirten vatandaşlar ise Başkan Yılmaz'a mahallelerine gerçekleştirdiği ziyaretlerinden dolayı da teşekkür etti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÇATIDA TARIM YAPILABİLECEK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/catida-tarim-yapilabilecek-8030a3acb5e2-b1d0-4739-870b-2519ffa69bf42020-01-22T10:59:00+03:00Admin ÇATIDA TARIM YAPILABİLECEK

ÇATIDA TARIM YAPILABİLECEK

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürlüğü, evlerde genellikle atıl durumda bulunan ve kentsel dönüşüm konusunda ihtilaflara neden olan çatılar konusunda, idari yetkililerin ve bilim insanlarının katıldığı “İstanbul İmar Yönetmeliği Çatı Uygulamaları Mevzuat Çalıştayı” düzenledi.</span></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>KULLANIŞLI ÇATILAR</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Çalıştayda açılış konuşmasını yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Mehmet Çakılcıoğlu, hiçbir zaman ‘Biz yaptık, oldu’ anlayışı içinde hareket etmediklerini, konuları taraflarıyla yapılan gerek geniş, gerekse dar katılımlı toplantılarla, karar verdiklerini söyledi. Çakılcıoğlu konuşmasının devamında şunları söyledi:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Bugün burada bulunma nedenimiz, çatıları mevcut durumdan daha kullanışlı, daha estetik, daha daha çevreci hale getirmek. Çatılar, sokak boyutundan çok algılanmasa da yapıların beşinci cephesidir. Bu nedenle, çatı düzeni, yapılar ve çatıların birbiriyle uyumu, malzemesiyle doluluk oranlarıyla kent estetiğinin oluşmasında önemli bir etkendir. Bugün konuşacağımız konuları iki başlıkta toplayabiliriz: ‘Yeşil Çatı’ ve Çatıların Kentsel Dönüşüme Uyumu’. Artan kentleşmeyle birlikte, kentsel sürdürülebilirlik kavramına rağmen, doğal çevrenin arka planda kaldığı ve kaynakların sorumsuzca kullanılmasına devam ediliyor. Kentlerde, artan su kullanımı ve betonlaşma sonucu, yağmur suyunu çekecek toprak yokluğu sorunu ortaya çıkmaktadır. Kentlerdeki kanalizasyon sistemleri de artan yük karşısında yetersiz kalmakta, meteorolojik olaylarla sel baskınları, dolayısıyla da erozyonlar ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan sorunlar bağlamında, kentsel sürdürülebilirliği sağlamak adına kullanılabilecek araçlardan bir tanesi yeşil çatı uygulamasıdır.Bu uygulama değerlendirilebilir görünmektedir. Bu kapsamda, kaybolan bitki ve toprak alanlarının yerine, geçmişten beri bilinen; ancak günümüz teknolojileri ile daha da geliştirilen çevreci çözümlerden biri olarak yeni ya da mevcut yapıların çatılarında yeşillendirme yapılması öngörülmektedir. Yeşil çatılar, bulundukları çevreye yeniden yeşili kazandırmaları ve yapıların da çevresel performansını arttırdıklarından dolayı önemli katkılara sahiptir. Verimli enerji kullanımındaki rolü, ekolojik anlamda da çevresel faydaları düşünüldüğünde, dünyadaki ısınma tehdidinin yol açtığı zararlara karşın, alternatif yollar gösteren bir unsur. Yalnızca 2001 yılında Almanya’da, yaklaşık on üç buçuk milyon metre kare yeşil çatılı alan oluşturulmuştur. Almanya, yeşil çatı uygulamalarını mevzuat ve diğer düzenlemeler ile teşvik etmektedir. Avrupa dışında yeşil çatı uygulamaları noktasında ise Japonya dikkat çekmektedir. Japonya, Asya’da yeşil çatı uygulamalarında önemli bir oyuncudur. Kentsel dönüşüm konusunda da söylemek istediklerim var. Bugünkü kullanımına baktığımızda çatılar, yapıların en atıl kullanılan, malzeme olarak da çok dikkat edilmeyen parçası. Çatılar, konforsuz, ekonomik olmayan, alınıp satılmasında güçlükler yaşanan alanlardır. Kentimizi hazırlamakla yükümlü olduğumuz deprem gerçeğini de düşündüğümüzde çatılar, kentsel dönüşümün önünü açacak alanlar olarak değerlendirilebilir.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>ÇATIDA TARIM</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Sunumda açıklama yapan bir diğer isim olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürü Ramazan Gülten, çatı düzenlemelerini yaparak, kentsel tarımın yaygınlığını ve verimini artırmak istediklerini söyledi. Yapılacak yasal düzenlemelerle çatıların, kentsel tarımın yanı sıra güneş enerjisinden faydalanmaya da katkı sağlayacağını söyledi. Gülten, şöyle konuştu:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Çatılarda kullanılacak malzeme ile binaların yalıtım kalitesi ile beraber, görsel kalitesi de yükselecek. Bu durum şehir silüetini pozitif olarak yansıma yapacak. Gelecek düzenleme ile çatı piyeslerinin alt kat ile ilişkilendirilmesi zorunlu olmayacak, bu durum da çatı katları en az diğer katlar kadar değerli hale gelebilecek. Çatı katlarının kalitesinin yükselmesi, ara katlara oranla daha düşük olan kira ve sarış bedellerinin artmasını sağlayacak.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>8 FARKLI KONU</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Mehmet Çakılcıoğlu ve İBB İmar Müdürü Ramazan Gülten’in konuşmalarının ardından yuvarlak masa toplantıları düzenlendi. Tüm masalarda birer moderatör ve raportör bulundu. Masalarda farklı başlıklarında tartışmalar düzenlendi: “Silüet ve Estetik”, “Kentsel Dönüşüm”, “Hukuk”, “İmar Planları”, “Ruhsat-Tadilat-İskan”, “Çatı Malzemeleri”, “Enerji Verimliliği” ve “Kaçak Yapı”. Program, İmar Yönetmeliği görüşleri ve kapanış konuşmasının ardından sona erdi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Uzunkaya uyarıyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/is-sagligi-ve-guvenligi-genel-muduru-uzunkaya-uyariyor-8029f6ec7aa9-a196-4d3d-a4e7-1fd6fc9e80d72020-01-22T09:39:00+03:00Admin İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Uzunkaya uyarıyor

İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü Uzunkaya uyarıyor

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">"Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyup uymadıklarının takibi,en az kendilerine verilen işi yapıp yapmadıklarının takip ve kontrolü kadar önemli."</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><img alt="" src="http://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5e27ee6d5a5a7.jpg" style="height:255px; width:593px" /></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Ahmet Davutoğlu, Karar'a konuştu: Şahıs partisi şahısla gider]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ahmet-davutoglu-karara-konustu-sahis-partisi-sahisla-gider-802814f3820a-d809-4dde-96f5-4d18dd7974422020-01-21T14:39:00+03:00Admin Ahmet Davutoğlu, Karar'a konuştu: Şahıs partisi şahısla gider

Ahmet Davutoğlu, Karar'a konuştu: Şahıs partisi şahısla gider

SİYASET

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: En baştan başlayalım isterseniz. Partinin ismi ve logosu nasıl belirlendi?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Biri Ankara'da üçü İstanbul'da faaliyet gösteren dört ajans ve bu konulara yatkın bir grup arkadaş oturduk ve şu zorlukla karşılaştık. Türk siyasetinde partiler çok kapatılıp açıldığı için tüketilmemiş kelime neredeyse yok. Özellikle de en çok parti kapatılan muhafazakar ve Kürt siyasetinde her şey denenmiş. Demokrasi diyorsunuz, birlik diyorsunuz, Adalet diyorsunuz daha önce kullanılmış. Logolar da semboller de aşınmış. Hilal gibi bir sembol o kadar kullanılmış ki. Sizin yeni bir hareket olduğunuz itibarını verecek bir sembol olma niteliğini kaybediyor. Ben de açıkçası&nbsp; parti sembollerinde milletin ortaklaşa kullandığı sembollerin kullanılması taraftarı değilim. Parti ayrıştıran bir şey. Tartıştık bir çok isim geldi. Bizim Parti, Bir Parti, Birlik Partisi, Demokrasi ve Reform Partisi. Gelen çalışmaları eleyip önemli bir kısmını kurucularımıza sorduk. Onlardan gelen tavsiye ve tercihler belirleyici oldu. İsimle ilgili son kararı parti kurulmadan önceki cumartesi günü verdik. Çok logo geçti önümüzden. Bu çınar ağacı yaprağı masaya ilk geldiğinde herkesin benimsediği bir logo oldu. Önce logoda mutabık kaldık. Yalın herhangi bir sembol istismarına dayanmayan bir simge. Gelecek adı da öyle. Gelen tepkiler de son derece olumlu oldu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Aslında siz konuşmalarınızda tarihe çok sık referanslar yapan, kadim, medeniyet gibi kelimeleri çok sık kullanan bir siyasetçisiniz. Parti adı olarak Gelecek kelimesinin seçilmesi sizinle ilgili bu imaja karşı bir kontrastlık için miydi acaba?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Tarihe referansta bulunmak yanlış değildir. Bugün önemli entelektüel devlet adamları Avrupa’da, ABD 'de yada Rusya'da konuştuklarında mutlaka tarihe referanslarla konuşurlar. Bizde de bunu yanlış görmem. Nitekim tarihi referanslara bugünü ve geleceği daha derinlikli anlamak üzere müracaat ediyoruz. Bu çerçeveden baktığınızda benim tarih vurgularımla partimizin adının Gelecek olması arasında herhangi bir çelişki olmamakla beraber bir uyum ve devamlılık görürsünüz.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>DEĞERLERE SAYGILI ÖZGÜRLÜKÇÜ PARTİ</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: Peki Gelecek Partisi siyaseten kendisini nerede konumlandırıyor? Türkiye'de neyi temsil edeceksiniz. Nerede duruyorsunuz. Hangi kesimleri hedefliyorsunuz?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu</strong>: Bunu tek bir cümleyle ifade gerekirse. “Değerlere saygılı özgürlükçü bir partiyiz.” Yani özellikle özgürlükçü bir parti olduğumuzu vurguladık. Ve değerlere saygılı olduğumuzu buna bir sıfat olarak ekledik. Özgürlükçü bir muhafazakar partiyiz demedik. Özgürlüklere saygılı bir muhafazakar parti demedik. Özgürlükçü bir partiyiz. Değerlere saygılıyız. Bu değerleri de programda tanımladık. Bu değerler hem bu toplumun asırların tecrübesinden gelen birikimine dayalı toplumsal değerleridir. Hem cumhuriyetle birlikte gelen kazanımlar, Tanzimat’tan bu yana gelen hukuk ve demokrasi kazanımlarının oluşturduğu değerlerdir. Bütün bunları harmanlayan bir değerler zemini üzerinde bir özgürlükçü&nbsp; parti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>TEMEL MESELEMİZ HERKESE HİTAP EDEBİLEN, HERKESİ İÇİNE ALAN BİR DEMOKRASİ KÜLTÜRÜ</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: Ama tabii siz sabah kalkıp yeni bir özgürlükçü parti kuralım diye ortaya çıkmadınız sonuçta. Siyasi partiler tarihine bakıldığında yeni bir partiyi doğuran bir konjonktür var. Adalet, özgürlük alanlarında sıkışmışlıklar, sorunlar var. Ak Parti’yle hesaplaşmak için mi kuruldu bu parti, Türkiye'de merkez sağ siyaset tıkandı bunun yolunu açmak için mi?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Tabii sorunlara hitap ayrı, kendinizi nasıl tanımladığınız ayrı bir şey. Bizim kurduğumuz partinin şu anda en temel meselesi herkese hitap edebilen, herkesi içine alan bir demokrasi kültürünü ortaya çıkarmak. Bu olmadan başka bir şey yapmak mümkün değil. Türkiye'de hukuk problemi var ama hukuk ancak herkesin eşit olarak katılabildiği bir süreçle hayata geçirilebilir. Türkiye’de özgürlük meselesi var. O da herkesin kendisini içinde hissettiği bir süreçle sağlanabilir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>HERKES, HEPİMİZİN SINIRLARIMIZI GÖRDÜK</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Türkiye'de her ideolojik kesim kendi limitlerini gördü. İktidarı tanıdı ve gördü. İslami kesim geldi teorik olarak söylediği şeyleri sınadı. Ve limitlerini gördü. Ben gördüm limitleri. İnsanları böyle iyi yetiştirelim, olmuyor. Sol kesim gördü limitlerini. Kürtler gördü limitlerini. Samimi bir milliyetçi salt Kürt karşıtlığıyla Türkiye’nin birliğinin sağlanamayacağını gördü. Kendisine aşırı güvenen ve diğer kesimlere mütekebbir bir şekilde tepeden bakan ve bir tek kendi doğrusunu dikte etmeye çalışan insanların Türkiye'ye yapabileceği&nbsp; hiçbir katkı yok artık. Dolayısıyla biz öyle bir siyasi hareket inşa edelim ki limitlerini, sınırlarını görebilecek erdeme sahip insanlardan bir topluluk oluşturalım.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Peki oluşturabildiniz mi? Çünkü Kurucular Kurulu’na baktığımızda en azından kamuoyunun tanıdığı isimlerin çoğunun AK Parti kökenli olduğu görülüyor?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Kurucular Kurulu’nu oluştururken bazı kriterler belirledik. Dürüst, saygın, temiz olsun. Yolsuzluklara bulaşmamış olsun. Bulunduğu camiada değer verilen biri olsun. Konusunun ehli olsun. Ayrıca, her kesimden insan olsun ama sadece kendi temsil ettiği kesimin doğrularına inanmış diğer kesimlere kapalı duran kimse olmasın dedik. Mesela bu hareket içerisinde geçmişinde Türk milliyetçiliği çizgisinden gelen isimler olabilir. Ama Türk milliyetçiliğini bütünüyle Kürt karşıtlığına oturtmuş biri Türkiye'ye katkı sunamaz. Bu hareket içinde geçmişte&nbsp; Kürt hareketi içerinde önemli yer edinmiş arkadaşlar olabilir. Ama şiddeti terörü haklı gösteren biri olamaz. Bu hareket içinde muhafazakar, İslami geçmişten gelen biri olabilir ama inancıyla herkesi rencide eden ve bu değerlere zarar veren biri olamaz. Bu hareket içinde seküler kesimden biri olabilir. Ama jakoben bir seküler olamaz. Bir tek kendini ahlaklı görüp herkese ahlak dersi verip, yolsuzluklara gözünü kapatan bir dindar da bu hareket içinde olamaz. Siyasi hareketin &nbsp;çerçevesi de burada şekillendi. Ve gerçekten gurur duyuyorum. Ak Parti’nin devamı mı değil mi sorusu bağlamında öyle&nbsp; bir heyet oluşturduk ki kimse bunu tek bir partiyle ilişkilendiremez. Tek bir partinin ismiyle sınırlayamaz. 16 kişilik başkanlık kurulunda AK Parti’de milletvekilliği veya il başkanlığı yapmış arkadaş sayısı 6. 16 bakanlığa karşılığı 16 kişilik bir kurul. Bu kurulda da Ak Parti’den gelen 3 veya 4 kişi var. Ben eski AK Partili mi değil mi diye bakmam, sadece ehliyet ve liyakate bakarım.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>'İKİ KUTUPLULUKTAN DAHA TEHLİKELİSİ YOK'</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Taşgetiren: Kurucu kadro evet çok çeşitli ama toplum bir takım katmanlara bölünmüş durumda. AK Parti’nin ulaştığı alanlar var, CHP'nin, HDP'nin ulaştığı alanlar var. Bunların hepsi tanımlanmış alanlar bir anlamda. Siz tanımlanmamış bir siyasi hareket başlatıyorsunuz. Bu zorluk olarak gündeminize&nbsp; geldi mi, ne yaptınız?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Türkiye'de siyasette soğuk bir&nbsp; savaş iklimi var. İki kutuplu bir&nbsp; soğuk savaş iklimi. Daha önce de söyledim biz bu iki kutupluluğu dağıtmaya ve soğuk savaş iklimini yok etmeye geleceğiz. Kastettiğim şuydu.&nbsp; Siyaset Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı şeklinde iki cepheye bölündü. Ben geçmişte bu cepheleşmeleri siyasi tarihimiz içinde okudum. 1950'lerin sonundaki Vatan Cephesi ve karşı cepheler arasındaki karşıtlığın nereye gittiğini biliyorum. 70'li yıllarda Milliyetçi Cephe ve karşısında cepheleşmelerin nereye getirdiğini iyi biliyoruz. İki partili sistemden değil, iki kutupluluktan bahsediyoruz. Türkiye gibi ülkelerde iki kutupluluktan daha tehlikeli bir husus yok. Çünkü o anda kimlikler üzerinden savaşılıyor ve kimlikler öne çıkar, vatandaşlığın ortak değeri ortaya çıkmaz. Dolayısıyla tam da bu dediğiniz tanımlanmış siyasi kalıpları yıkmak için yola çıkıyoruz. O tanımlanmış siyasi kalıpları yıkamazsak Kürt seçmenlerin HDP'ye, milliyetçi seçmenin MHP'ye veya İYİ Parti’ye, seküler seçmenin CHP'ye, muhafazakâr dindar seçmenin Ak Parti'ye mahkûm olduğu ve onların yanlışlarını göz ardı ederek siyasi tavır sergilediği bir tablo ortaya çıkıyor. Eğer biz başarılı olacaksak bir gün Alevilerin haklarını Sünniler, Kürtlerin haklarını Türkler, Türklerin kaygılarını Kürtler ifade etmeye başladığında bu parti başarılı olur. Artık şimdiye kadar&nbsp; hepimiz değişik toplum kesimlerinden gelmiştik, tanımlanmış yerlerden gelmiştik bundan sonra hepimiz Gelecek Partiliyiz. Sosyal medyayı takip ediyorum, bakıyorum iki arkadaş birbirinden farklı kanaat sergiliyor çok da rahatsız olmuyorum. Tamam&nbsp; sergilesinler ta ki parti programına sadık kalsınlar.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>TEK ADAMIN YÖNETTİĞİ BİR PARTİNİN NASIL TÜKENDİĞİNİ YAŞAYARAK GÖRDÜM</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Taşgetiren: Partide çeşitlilik var ama partide lidere de ihtiyaç var. O dengeyi nasıl tutturacaksınız. Çünkü sizin baskın bir lider olduğunuz, partinin de kadro değil lider partisi olacağı hakkında kanaatler de var.</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Bu tür durumlarda uygulamalara bakılmalı. Parti kurulduktan bu yana takriben geçen bir aylık sürede en az 30 arkadaşımız parti adına ya da şahsi görüşlerini ifade etmişler. Ben hatalardan veya olumlu tecrübelerden ders almayı bilen biriyim. Ben tek adamın yönettiği bir partinin nasıl tükendiğini bizzat yaşayarak gördüm. Ve bunu engellemek için çok çaba sarf ettim. O zaman Sayın Cumhurbaşkanı’na şunu ifade ettim. “Efendim benim bir liderlik meselem yok, siz bu partiyi kurdunuz müsaade ederseniz bu partiyi kurumsallaştırırız. Ve bu parti öyle sağlam temele dayanıyor ki yüzlerce yıl da yaşayabilir. Ama kurumsallaştırmazsak yaşayamaz. Kişilere bağlı partiler kişilerle birlikte gider.” Bunu hem cumhurbaşkanına hem de partide birçok kez söyledim. Herkes de biliyordu benim en temel hedefim Ak Parti’yi kurumsallaştırmaktı. Şimdi bütün bunları yaşamış birisi olarak yeni kuracağım bir partide varlığı liderine bağlı bir yapıya izin verir miyim? Şimdi bütün o birikim üzerinde iddiam ve tezim şu; ifrat ve tefritten kaçmak lazım. Şimdi biri şöyle derse hiç lider olmadan parti kurulsun bu bürokraside de iş hayatında da entelektüel hayatta da insan doğasına aykırı bir şeydir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>BİZ İNTİKAM PEŞİNDE OLACAK BİR PARTİ DEĞİLİZ</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: Ama parti kurulalı bir ay oldu. Çok farklı açıklamalar yapılıyor. Örneğin bir genel başkan yardımcınız “gerekirse devri sabık yaratırız” diyor. Kürt sorunuyla ilgili parti yöneticilerinden farklı sesler çıkıyor. Sanki net bir iskelet oluşmamış gibi görünüyor.</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Çok net bir tanım konsaydı bu sefer de Davutoğlu’nun ideolojisi belli denirdi. Herkes aynı şeyi tekrar etseydi zaten demiştik tek adam var, hepsi aynı şeyi söylüyor denirdi. Ben arkadaşlara&nbsp; şunu söyledim program artık belli, hepiniz bu programa imza attınız, artık konuşabilirsiniz. Her sayfasına imza atılıyor bu programın. Devri sabık tabirini benimsemediğimi ilgili arkadaşımıza da söyledim. Doğru bir tabir değil. Kastetmek istediğinizin bu olmadığını da biliyorum. Biz rövanşist bir parti değiliz, intikam peşinde olan bir parti değiliz. Orada kastedilen şey şu. Hukuk dışı şeylere bu dönemde yeltenenler bunun hesabının sorulacağını bilsinler. Neden bunu söylemek ihtiyacı hissediliyor? Bize kurucu olan arkadaşlar işadamıysa maliye müfettişleri gidiyorsa, başka görevlerdeyse birtakım tehditler alıyorlarsa hatta bazı illerde bürokratlar birtakım işlemlerde bulunuyorsa.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Örnek verebilir misiniz?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Bize bilgiler geliyor. Birçok ilde gelip soruluyor siz şu partiyle birlikteymişsiniz dikkat edin diye. Bunlar söylendiği zaman hele bunlar devlet görevlileri tarafından söylenmişse ileride bu söyleyenlerin hukuk önünde sorumlu olacaklarının hatırlatılması lazım ki bu tekrar tekerrür etmesin. Talimatla yaptık demesin hiçbir bürokrat. İşler talimatla yapılmaz hukukla yapılır. Talimat o hukuk içindeyse işleme konur.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bugün Şehir Üniversitesi olayı da dahil olmak üzere yapılan hukuksuz işlemler mutlaka bir gün hukuk tarafından tekrar ele alınılacaktır. Yoksa devri sabık gibi bir niyetimiz&nbsp; düşüncemiz söz konusu&nbsp; olamaz. Hiçbir zaman da rövanş ya da hissi bir tavır içerisinde olamayız. Hukuk his kaldırmaz.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>VAKTİYLE TAYYİP BEY'E 'MUHTAR BİLE OLAMAZ' NAZARIYLA BAŞLIK ATANLAR GELECEK PARTİSİ HEYECAN UYANDIRMADI DİYE YAZIYOR</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: Bu şartlarda teşkilatlanmak zor olmuyor mu?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Valla size samimiyetle bir şey söyleyeyim ben de bu kadar önemli bir psikolojik şiddet olduğunu hissetmiyordum. Son bir ayda bize gelip tebrik edenlerin önemli bir kısmı “siz ve ekibinizin göstermiş olduğu cesaret&nbsp; dolayısıyla tebrik ederim” diyor. Bir parti kurmanın cesaret gerektiren bir iş olduğu düşüncesinin kendisi bile utanılacak bir şeydir. Baskılar var ama beni mutlu eden bütün bu baskılara rağmen 152 kişilik çok kapsayıcı bir heyet ortaya çıktı. Bütün bu baskılara rağmen parti kuruluşunun hemen sonrasında iki hafta içinde 12 il başkanımızı tayin ettik. Bütün bu baskılara rağmen 10 binlerce kişi üyelik için başvurdu. Ve hala başvurular devam ediyor. Üstelik daha araziye çıkmadık bile. Haziran ayına kadar 81 ilde teşkilatlanmamızı tamamlayacağız. Bazılarını şimdi görüyorum ve tebessüm ediyorum. Vaktinde Tayyip Bey’e “muhtar bile olamaz” nazarıyla başlık atan gazetelerin bugünkü köşe sahipleri Gelecek Partisi heyecan uyandırmadı diye yazıyorlar. Görmek istediklerini görmeye çalışıyorlar. Hiçbir alan tecrübeleri yok.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Gazetecilerden bahsetmişken, sağolun röportaj talebimizi kabul ettiniz ama sizi medyada pek göremiyoruz. Televizyon tartışmalarında sizden sık sık bahsediliyor ama siz veya partinizden kimse yok. Sansür mü uygulanıyor, siz mi çıkmıyorsunuz?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;İki kere ikinin dört olduğunu veya İstanbul’un bir tarihi yarımada olduğunu söylemek için ispata gerek yok. Haritaya baktığınızda görürsünüz. Parti kurulmadan önce de böyleydi. Son 3,5 yıldır Suriye ile ilgili ya da diğer konularda her türlü şey söylendi. Bir kişinin aklına da çağıralım gerçek muhatabına soralım gelmedi. Parti kuruldu bir aydır hiçbir ana akım medyada adımız geçmiyor. Saatlerce Gelecek Partisi’ni tartışıyorlar bir tane parti üyesini davet etmeye cesaret edemiyorlar. O gün parti kuruldu önemsiz magazin haberleri bile yer buldu haberlerde, birkaç kanal dışında parti kurulduğu haber bile olmadı. Ama sosyal medyada benim konuşmam 48 saat içinde kaç milyon kez izleniyor. Bu bir anormallik. Çok açık bir şey söyleyeyim 27 Mayıs’tan sonra Demokrat Parti’nin devamı olan siyasi hareketler çok daha kolay zamanda örgütlenebildiler. Adalet Partisi’nin, Yeni Türkiye Partisi’nin kuruluşuna bakın. Yassıada’da idamlar gerçekleştirilirken partiler kuruldu. 12 Eylül'den sonra Doğru Yol Partisi kurulurken siyasi yasaklar vardı. Ama “bir bilen” adıyla basın Demirel'den nakille görüşlerini yazıyordu. Demirel'in ne düşündüğü biliniyordu. Ecevit'in ne düşündüğü biliniyordu. Dolayısıyla, bize yönelik baskı ve karartmalar bizi yıldırmadığı gibi, toplumla buluşmamıza da engel olmayacak.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Taşgetiren: Şu konuşuluyor, derin bir yapı Ak Parti’yi belli bir istikamete sürükledi. Başlangıçtaki rotasından şaşırttı, bugün Cumhur İttifakı denen yapıya getirdi deniyor. Sizin böyle bir derin yapı konusunda kanaatiniz var mı?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Birileri Ak Parti’nin, Türk demokrasisini restore eden bir hareket olmaktan çıkararak Türkiye'de özgürlükleri kısıtlayan 90'lı yılların siyaset mantığını geri getiren bir yapı haline dönüşmesini arzu etti. Ve bunda FETÖ'cü unsurları da kullandı, Pelikan unsurlarını da. Anlaştıkları şey, Ak Parti’nin otoriter bir yere evrilmesiydi. Bizim böyle bir dizayna engel olduğumuz görüldü. Bundan kim rahatsız oluyordu? Ak Parti’nin 90’lı yıllara dönmesini isteyen statükocu çevreler.&nbsp; 90'lı yılların siyasetini geri getirmeye çalışan malum çevreler, Ak Parti üzerinden zenginleşen bazı çıkar çevreleri ve Ak Parti’yi bir aile mirası olarak görenler uzlaştılar. Şu anda da o uzlaşma devam ediyor. O uzlaşma içinde Ak Parti, milletin sesi olmaktan, milletle bütünleşen bir hareket olmaktan çıkarılıp Türkiye’de ekonomik ve siyasi olarak statükocu bir elitin biraz da beka kavramı üzerinden his istismarına dayalı olarak kendi iktidarlarını sürdürmelerinin aracı haline dönüştürülmek istendi. Manifesto bu dönüşüme karşı Ak Parti’ye bir reçete idi aslında. Ve bütün iyi niyetimizle o reçetenin muhatap&nbsp; bulmasını bekledik aylarca.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: Mevcut düzen sorgulaması yapıyorsunuz ama sanki bu eleştirilerin bir öznesi yok gibi. Bugün yaşananların direk sorumlusu kim?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Aksine ben hep özneyi koydum. Ayrıca illa başına bir şey koymak istediğinizde ben özneyi sakladığımız kanaatinde değilim. Elazığ'da yaptığım konuşmada, aile-deprem analojisi üzerinden&nbsp; bina analojisi üzerinden çok açık bir şekilde söyledim. Bu konuda mütereddit bir dil kullanmadık.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>'MESELE, HAKSIZLIKLAR KARŞISINDA SESSİZ KALINMASI'</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: Bu dönemin şartlarını siz geçmişle mukayese ettiniz. 27 mayıs, 12 Eylül örneklerini verdiniz. Bazen de “28 Şubat'ta bile bu kadar değildi” deniliyor. Siz bu mukayeseye katılıyor musunuz?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ahmet Davutoğlu: Ben hiçbir kötülüğün başka bir kötülükle meşru kılınamayacağı kanaatindeyim. Yani bugün basın özgürlüğü, şu özgürlükler kısıtlandı, 28 Şubat daha iyiydi diyerek 28 Şubat mazur gösterilemez. Ama 28 Şubat'ta da kısıtlandı diyerek de bugünkü&nbsp; durum mazur gösterilemez. Bizim kötülükleri mukayese ederek birini meşru kılmaya hakkımız yok. Doğru da değil. Buradan bir yere gidemeyiz. 28 Şubat insanlık suçlarının işlendiği kara bir dönemdir. Ama Şehir Üniversitesi gibi bir üniversite 28 Şubat'ta kapatılamazdı. Kapatılsa bütün kitleler ayağa kalkardı. Şimdiki mesele sadece haksızlıklar yapılması değil, haksızlıklar karşısında sessiz kalınması. 28 Şubat’ta sesini yükselten kitleler benzer uygulamalara şimdi sessiz kalıyorlarsa problem bir hukuk problemi değil, vicdan problemi haline gelir. Ben hicap duyuyorum . 28 Şubat'ı yaşamış insanların bugün bu sıkıntıların yaşandığı bu dönemde görev yürütüyor olmalarından ve sessiz kalıyor olmalarından hicap duyuyorum.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>NE KADAR ŞEFFAFLIK O KADAR DEMOKRASİ</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Partiyle ilgili son bir soru daha sorup diğer meselelere geçelim. Şimdi partinin Genel Merkezi kuruluyor, teşkilatları açılıyor. Parti kurmak masraflı bir şey. Siz siyasetin finansmanıyla ilgili yasa çıkarmaya çalışmıştınız 2015’de. Biz de size soralım; Nereden geliyor bu partinin parası?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ahmet Davutoğlu: Doğru ve önemli bir soru bu. Ben biraz da bunları öngörerek başbakanlık dönemimde siyasetin finansmanıyla ilgili bir yasa getirmiştim. Herkes şeffaf bir şekilde bilmeli ve bir partiye destek olan da o partiye destek olduğu için herhangi bir hukuki müdahaleye maruz kalmamalı. Net olmalı, netleşirse mesele kalmaz. Bir kişi destek verdi bir partiye finansal olarak ya korkuyor bu desteğim bilinirse deyip desteğini başka yollardan vermeye çalışıyor, verip görünmek istemiyor. Bazen de iktidar ümidi gördüğünde herkes o partiye destek olmak istiyor ki iktidara geldikten sonra oradan nemalanayım. Ne kadar şeffaflık o kadar demokrasi.&nbsp; Bütün tecrübelerim üzerine siyasette en önemli kavram şeffaflık diyebilirim. Ama öyle bir konjonktürden geçiyoruz ki destek verenler bilindiğinde baskı altına alınıyor. Hukukileşmemiş. Bu durumun açıkçası bir de şu boyutu var ben büyük paralarla kurulan partilerin yaşadığına hiç şahit olmadım. Türkiye’de büyük iş adamlarının kurduğu partiler yaşayamadı. Yüreği ve zihni olgunlaşmamış &nbsp;kişilerin parayla kurduğu partiler &nbsp;bir müddet sonra çıkar partisine dönüşür. Buna mukabil hiçbir kaynak olmadan yola çıkan Erbakan hocanın Nizam Partisi köydeki insanların ufak ufak imkanlarıyla yola çıktı, 30 yıl sonra Başbakanlığa geldi. Bir gelenek oluştu. Şu anda il teşkilatlarımız her ilde kendi teşkilatlarını kendi kaynaklarıyla kuruyor. Genel merkez tadilat görüyor mobilyalar bir yerden alınıyor. Ne kadar çok sayıda insan küçük küçük miktarlarla anonim katkılar yaparsa ve bu katkı ne kadar anonimleşirse parti o kadar özgürleşir. Maddi zorluklar bizi engellememeli. Çünkü biliyorum geçmişte böyle maddi sıkıntılar içinden gelip partiler Türkiye’de çok ciddi işler yaptı. Hazıra konmuş partiler ise bir başarı&nbsp;sağlayamadı.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>SİYASİ RAKİPLERİMLE SİYASAL ALANDA MÜCADELE EDERİM</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: Şimdi siz işte parti kurulduktan sonra parti yetkili kurullarındaki arkadaşlarınızla 30 yakın açıklama olduğunu söylediniz. Mesela Selahattin Demirtaş biliyorsunuz HDP eşbaşkanıydı, tutuklu, bir kitap yazdı, kitap tiyatroya uyarlandı ve partinizden bir tepki geldi. En nihayetinde yayınlanan bir kitap ve oynanan da bir oyun. Siz de bir akademisyensiniz. Bu tepkiyi yadırgamadınız mı? Tuhaf bulmadınız mı?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Selahattin Demirtaş ve başka hususlarda benim tutumum da partinin tutumu da açık olarak programa yansımıştır. Nedir bu aşikar olan şey önce onu belirtelim. Daha tamamlanmamış hukuki süreçler söz konusuysa hukuka müdahale konusunda hiçbir açıklama yapmadım. İkincisi tutuklu yargılanmaya esastan karşı çıktım. Bunun muhatabı kim olursa olsun Başbakanlığım döneminde de tutuklu yargılanmalar geri dönülemez insan hakkı ihlallerine yol açıyor diye açıklamalar yaptım. Tutuklu yargılama hangi durumlarda olur;&nbsp; kaçma riski varsa, delilleri tahrif etme riski varsa, çok istisnai hallerde uygulanır. İlkeleri koyarsak, Demirtaş veya başkası hangi vatandaş içine giriyorsa onun için de geçerlidir. Dolayısıyla kim olursa olsun hukuka intikal eden bir konuda kesin hüküm ifade eden cümleler kurmam. Kim olursa olsun bu tutuklu yargılanmaya müsamaha göstermem, tutuklamayı kabul etmem. Kim olursa olsun, kimsenin siyasi görüşleri dolayısıyla muhasara altına alınmasını kabul etmem. Şimdi Demirtaş’ın meselesine baktığım zamanda da nihai hükmün verilmediği bir süreç var. Ve tutuksuz yargılanma tutuklu yargılanma konusunda da benim dediğim gibi benimsemediğim bir uygulamaya muhatap olmuştur. AİHM kararı da var.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Siyasi meseleye geldiğimizde, siyasi rakiplerimle siyasal alanda mücadele etmeyi hep tercih etmişimdir. Demirtaş’la ilgili çok şey söyleriz, siyasi olarak eleştiririz. Ki bende geçmişte çok eleştirdim. 6-8 ekim olayları hakkında da eleştirdim. 7 haziran sonrasında PKK “çatışmasızlık dönemi bitti” dediği zaman, PKK silahlı direnişe çağrı yaptığında buna karşı HDP'nin tutum almamasını eleştirdim.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ama buna rağmen 7 hazirandan sonra HDP' ye giderek, ilk defa bütün parti liderleriyle görüşürken HDP lideri olarak eşbaşkan ve heyetiyle yerinde görüştüm. Bizim siyasi tarihte bir ilktir. Bütün bu çerçevede bakarım bu olaya. Dokunulmazlıkların kalkması sürecinde ise Nisan Mayıs aylarında çünkü kamu düzenini yok eden 6-8 Ekim de olduğu gibi ve en çok da bölgedeki Kürt vatandaşlarımızın haklarını ihlal eden çukur barikatlara karşı bir terörle mücadele yürütüyorduk. O zaman çıkıp açık şekilde kendim için kaldırmadığım dokunulmazlığı başka siyasiler için kaldırmam dedim ve dokunulmazlıkların bütün siyasilere teşmil edilebilecek şekilde genişletilmesini sağladım. Yani kendi dokunulmazlığımı kaldırmadan Başbakan olarak Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına izin vermedim. Benim de kalktı dokunulmazlığım o anda. O anda gerek Ak Parti içerisindeki genel hava, gerek toplumdaki genel hava sadece HDP'li siyasilerin dokunulmazlığının kaldırılması yönünde olduğundan bunu yapmadım. Bunu şunun için söylüyorum siyasi mücadele siyasi alandan yürür. Siyasi alandaki aktörlere saygıysa o aktörlerle görüş ayrılığı içinde olsam bile o aktörlere oy veren kim olursa olsun onlara o vatandaşlara saygı duyarım. Bu HDP için de geçerlidir, bu Vatan Partisi için de geçerlidir. Son dönemde bana en ağır hakaretlerle saldıran iki üç kesim var. Doğu Perinçek’in partisinden sert eleştiriler geliyor, HDP’den geliyor. MHP ile de ihtilaflarımız oldu. Onların siyasal haklarını savunmak da benim görevim. Ve bu onlarla ihtilaf etsem bile onlara oy veren vatandaşlara saygımın bir gereği olarak haklarını savunurum. Bütün bunları şunun için söylüyorum ister Demirtaş olsun, ister kim olursa olsun bu ilkeler onlar için geçerlidir. Bu bağlamda tutuklu yargılamaya zaten esastan karşı olduğum için ve siyasi mücadelenin siyasal alanda olması gerektiğini düşündüğüm için Demirtaş’ın tutuklu olmasına ne ben ne partim bu çerçevede onay vermez yani olumlu&nbsp; görmez.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>BİZİM PARTİMİZDE KİTAP KARŞITI BİR TUTUM OLMAZ. KİM TARAFINDAN VE NİÇİN YAZILMIŞ OLURSA OLSUN</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ama bunları kabul etmek Demirtaş’ın yanlış yaptığı işleri de mazur göstermeyi gerektirmez. Bütün o hendekler çukurlar kazılıp bölgedeki vatandaşlarımızın en temel hakları ihlal edilirken bunlara karşı tutum alamayan HDP yöneticilerinin de özeleştiri yapması lazım. Siyasetin hukuk tarafından ipotek altına alınmasını haklı olarak eleştiriyorsak, siyasetin örgüt tarafından ipotek altına alınmasını da eleştirmemiz lazım. Biz zaten eleştiririz de asıl HDP’nin bunu sorunsallaştırması lazım.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Siyaseti özgürleştirmemiz lazım, hukuki baskılardan da özgürleştirmemiz lazım siyaset dışı örgütlerin baskılarından da özgürleştirmemiz lazım. Bu noktadaki tutumumuz açık; hukuki zemini içinde tutumumuz açıktır. Sayın Temurci’nin açıklamasına geldiğimizde, orada bütünü&nbsp; inceledim vatandaşlarımızın hukuku çerçevesi çizildikten sonra böyle bir özeleştiri çağrısı var. Bu çerçevede kendi aramızda değerlendirdik, değerlendirmeye devam edeceğiz. Bizim tutumumuz da son derece açıktır ve gerektiğinde bu konuda partimiz veya ilgili parti temsilcileri gerekli açıklamaları yapar. Özetle hukuk siyaset üzerinde baskı aracı olarak kullanılmamalı, siyasi aktörler siyasi çerçevede düşüncelerini ifade edebilmeli ama siyasi aktörler aynı zamanda kendileriyle terör örgütleri arasında net bir çizgi ortaya koymalıdır. Selim bey de zaten bunları vurguluyor. HDP’nin de, Demirtaş’ın da o çizgiyi net bir şekilde ortaya koyması lazım artık.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Siz hendek teröründen bahsettiniz. Sizin başbakanlığınız döneminin en kritik olaylarından biri şüphesiz PKK’nın başlattığı özerklik ilanları ve hendek terörüydü. PKK’nın oradaki günahları malumumuz. Fakat o dönemde devletin bu hendeklerle mücadele ederken insan hakları ihlalleri yaptığı sivil ölümlerine sebep olduğu, şehirleri bombaladığı yönünde eleştiriler de var. Siz de bu dönemle ilgili eleştiriliyorsunuz, bildiklerinizi tam olarak açıklamadığınız söyleniyor. Bugünden geçmişe baktığınızda hendek olayları sırasında devlet şurada yanlış yaptı dediğiniz bir şey var mı? O dönemle ilgili bilip açıklamadığınız bir şey var mı?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Taşgetiren: En sonra Sırrı Süreyya Önder, o dönemde HDP’lilerle telefonla görüşmeler yaptığınızı, o telefonlar açıklanırsa gerçeklerin gün yüzüne çıkacağını söyledi.</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ahmet Davutoğlu: Benim Sakarya konuşmam üzerine başlayan bir tartışmaydı. Orada açıklığa kavuşturmuştum ama bir daha açıklığa kavuşturayım. Sakarya konuşmasında söylediğim 7 haziran 1 kasım arasında yaşananlar konuşursak bazıları insan yüzüne bakamaz. Hangi bağlamda söyledim bunu. Kayyum atamaları oldu seçimden hemen sonra, ben de bu kayyum atamalarını eleştirdim. Ve dedim ki eğer bu insanlar suçlu idilerse seçime sokulmamalıydılar. Eğer seçime sokuldularsa ve yeni bir suç işlemişlerse önce hukuka gönderilmeliler. Yok hukuka gönderilmiş ve ceza almışlarsa belediye içerisinden bir seçim olmalı. Yoksa Türkiye’de seçimin bir mantığı kalmaz. Bunun üzerine MHP'den Ak Parti’den benim aleyhime açıklamalar geldi. Teröre destek olduğum yönünde. Benim o konuşmada cevabım onlaraydı ve orada söyledim terörle mücadele yürütülürken, 30’a yakın şehidimizin defin merasimleri sürerken benim arkamdan kongre oyunları yapanlar dedim Ak Parti yetkililerini ve tam bu terörle mücadele yürütülürken hükümet kurmamı engellemek için her türlü çabayı gösteren MHP'lileri kastettiğimi söyledim. Bir kere o parantezi orada kapatmak lazım.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Başka gizli saklı bir şeyi ifşa etmek diye bir ifade de kullanmadım. Tehdit nazarıyla hiç kullanmadım. Gelecek Partisi’nin programında özgürlük ve güvenlik dengesi var. Bu benim akademik hayatımda da kullandığım bir kavram. Demokrasi özgürlükler ile güvenliğin denge içinde yaşandığı bir rejimdir. Otoriter rejimler şunu söyler. Özgürlükleri güvenlik adına erteleyebilirsiniz, yok edebilirsiniz. Terör örgütleri de her türlü güvenlik tedbirini özgürlükleri kısıtlayan bir şey olarak göstererek kamu düzenini değiştirmek isterler. Kaosla otoriter rejimler arasındaki dengeyi ve demokratik düzeni bu yolla sağlarsınız. 28 Ağustos’ta&nbsp; Başbakan olduğumda 1 ay sonra 6-8 ekim olayları patlak verdi. Sanki çözüm sürecini ben gerçekleştirdim de terörle mücadeleyi sayın Cumhurbaşkanı yürüttü gibi bir hava üretiliyor. Ak Parti çözüm sürecini kötülemek istediğinde Davutoğlu onu yapmış oluyor, HDP terörle mücadelede&nbsp; birilerini eleştirmek istediğinde Erdoğan yerine bana saldırıyor. Oysa çözüm süreci nasıl bir gereklilik idiyse, terörle mücadele de bir gereklilikti. Ben çözüm sürecini de terörle mücadeleyi de gerekli ve yararlı safhalar olarak yürüttüm, bundan da gocunmam.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Üç senedir ben siyasi iklimde yokum ama HDP’nin açıklamalarına bakın Demirtaş’ın duruşmalarda yaptığı açıklamalara bakın ilk sırada saldırdığı kişi benim. Temurci’nin açıklama yaptığı günden bir gün önce Sırrı Süreyya Önder’in benimle ilgili yaptığı açılamaya bakın. Bu açıklamalar, nezaketsiz olduğu kadar, yanlış olgu ve algılara da dayanıyor. Yakışıksız, çirkin kişisel ithamlar siyasilere yakışmaz.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Şimdi onlar bu bütün açıklamaları yapmakta serbest, birisi onlara eleştiri yönettiğinde ise dokunulmazlıkları var, bu olmaz. Demirtaş’ın tutuksuz yargılanmasını savunuruz fakat Demirtaş dokunulmazlık sahibi değil eleştirilir. HDP de eleştirilir. Bizi en ağır şekilde eleştirenlerin eleştiriye de açık olmaları lazım.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Sayın Cumhurbaşkanı bana başbakanlığı devrederken yani kongrede iki emanetim var dedi. Emanetlerinden birisi FETÖ ile mücadeleydi. İkincisi çözüm süreciydi. Ne olursa olsun çözüm sürecini terk etmeyin dedi. Ve emanetçi başbakan istemiyorum dedi. Şimdi bu parametreler açısından bakıldığında 1 Ekim’de başbakanlığı devralmışsınız çözüm sürecini devam ettireceksiniz. FETÖ ile mücadele zaten devam edecek. Ve düzeni de koruyacaksınız. 1 Ekim’de Demirtaş’ı Başbakanlık’ta kabul ettim. Bu ilk defa olan bir şeydi. Ve aynı gün Tayyip bey döneminde çözüm sürecini yasalaştıran paketi Meclis’te kabul ettik. Çözüm sürecinin bir legal zemini vardı ve yürüyordu. Bu Cumhurbaşkanı’ndan bana intikal eden bir şeydi yeni bir durum değildi. 1 ekimde görüşme yaptık. Çözüm sürecinin gereği olarak PKK’nın silahları bırakması ve sizin de terörle aranıza&nbsp; bir mesafe koymanız gerekir diye olumlu&nbsp; bir görüşmeydi. Demirtaş’ı Başbakanlık’ta kabul ettim diye eleştirildim. Legal bir partiyi Başbakanlık’ta kabul ederim dedim. Bu kadar da açık şekilde iyi niyetimi gösterdim. Bunu konuştuktan ve çözüm süreci yasalaştıktan sonra 6 ekimde Suriye’deki olaylar bahane edilerek Türkiye’nin şehirleri kana, ateşe boğuldu, insanlar hayatını kaybetti. O telefon görüşmesi o zaman yapıldı. Sayın Demirtaş’a telefonda bu konuda insanları tahrik eden konuşmalardan kaçının dedim. Öyle bir zaaf ortaya çıktı ki sanki Türkiye’nin belli bir bölgesinde kamu otoritesi devletin elinde değilmiş gibi gösterildi. Bunun sorumlusu ben miyim tabii ki hükümet üyesi olarak başkasının üstüne atmam. Ama çözüm sürecinin kamu düzeni aleyhine bozulduğu bir dönemi devralmıştık. Onun üstüne ilgili kamu güvenlik birimlerini topladık söyledim de çözüm sürecine şans vereceğiz. Sonuna kadar şans vereceğiz.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Taşgetiren: Ne dedi sizin uyarınız karşısında Demirtaş?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Efendim şimdi operasyonu durdurun. Öyle bir talep olur mu? Orada Batman alevler içerinde, kameralardan ben görüyorum. Ve kurban bayramında yapılıyor bu. Şimdi onların bu eylemleri yapma hakkı var, şehirleri kana ateşe boğma hakkı var, devletin kamu düzenini korumak için tedbir almak için hakkı yok öyle mi? Bu gelişmelerden sonra bütün güvenlik birimleri ve çözüm sürecini yürüten arkadaşlarla oturduk dedim ki 2015 Martına kadar çözüm sürecine sahip çıkacağız. Ne yapılması gerekiyorsa yapacağız ama mart ayında silahları bırakmaları şartıyla. Artık bu silahsızlanma yani ta 2013’de verilen bir sözdü eğer çözüm süreci başarıya ulaşmaz ve bu terör eylemlerine benzer 6-8 Ekim olaylarına benzer olaylar yaşanır ve vatanımızın bir köşesinde şehirler ateşe kana bulanırsa bir daha böyle bir kamu düzeni zaafı görmek istemiyorum. Gerekeni yapacaksınız ve hazır olacaksınız. Bu talimatı verdim.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Taşgetiren: Dolmabahçe’de bir mutabakat zemini oluşmuştu halbuki.</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Orada silahların bırakılacağına dair bir taahhüt var. Çünkü 2013’de Cumhurbaşkanı, Başbakan olarak süreci başlattığında Martta biliyorsunuz Öcalan’ın bir mektubu okunmuştu Diyarbakır’da. Ve haziran ayında silahları bırakacaklardı. Türkiye’yi terk edeceklerdi. Bunu yapmadılar. Bunun yapılmasını engelleyen 2013'tür. O anlamda kritik bir yıldır. DEAŞ'in ortaya çıkışı, Mısır darbesi, Türkiye’de gezi olayları, arkasında da 17-25 Aralık olaylarıyla bölgenin ve Türkiye’nin bütün denklemi değişti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">7 Haziran’da seçime giderken seçimin demokratik şartlarda yapılabilmesi için çok mücadele verdik. Gittiğim bütün şehirlerde ortaya çıkan kamu zaaflarını da gördüm ve gerekli talimatları verdim. Bir takım illegal mahkemeler kurulacak, bu illegal mahkemelere insanlar götürülecek hesaba çekilecek, devletin mahkemeleri devre dışı bırakılacak. Bunlara dünyanın hiçbir yerinde müsamaha gösterilmez. 7 Haziran sonrasında ise açık söyleyeyim HDP kanadında tam bir küstahlık hâkim oldu. Nasıl olsa Ak Parti’nin Meclis’te çoğunluğu yok. Kırılgan bir yapıdalar diye. Arka arkaya gelenlere bakın. 11 Temmuz’da PKK açıklaması var, çatışmasızlık dönemi bitmiştir diye. 13 Temmuz’da halkı direnişe çağıran açıklamaları var. Ve HDP bunlara karşı birşey söylemiyor, bu terör çağrılarıyla arasına mesafe koymuyor. Yine de 15 Temmuz’da ben HDP’yi ziyaret ettim. CHP ve MHP’yi ziyaret ettiğim gibi. Ve orada da kendilerine söyledim bakın bu gidiş gidiş değil. Eğer bu hükümetin çoğunluğu yok dolayısıyla biz istediğimizi yaparız diye düşünüyorsanız 6-8 Ekim olayları gibi şeyler yaşatmayı düşünüyorsanız bakın ben bir dakika bile bu ülkede başbakanlık yaparsam onun hakkını veririm ve bir daha bu ülkede kamu düzeninin bozulmasına izin vermem dedim kendilerine. Baktım ki HDP’de&nbsp; istediğimizi yaparız havası var. 15 Temmuz’da bunu konuştuk. 20 Temmuz’da Suruç saldırısı oldu, 21 Temmuz’da Adıyaman’da bir askerimiz şehit edildi PKK tarafından. 22 Temmuz’da DEAŞ bir askerimizi şehit etti sınırda. 22 Temmuz’da Ceylanpınar’da iki polisimizin şehit edilmesi sonrasında o tarihte terörle mücadele talimatı verdik. Ve o mücadeleye katılan herkes bilir ki talimatım açıktı: Demokratik hukuk devleti içinde mücadele verilecek ve hiçbir sivile zarar verilemeyecek dedim.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>DEMİRTAŞ VE ÖNDER BUGÜN RAHATÇA BENİ ELEŞTİRİYORLAR DA, O DÖNEMKİ SORUMSUZLUKLARINI BİR MASAYA YATIRALIM</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Peki bu tam olarak gerçekleşti mi sizce?&nbsp;</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Bunu sağlamak için elimizden geleni yaptık. Bir yanda karşınızda hiçbir kural tanımayan bir terör örgütü var, ne yazık ki diğer yanda her şeyi istismar etmeye çalışan bir FETÖ var. Örneğin Cizre’de bir ceset yerde&nbsp; sürükleniyor bunu videoya çekiyorsunuz ve terörle mücadeleye zarar vermesi için bunu yayıyorsunuz. Derhal soruşturma talimatı verdim ve bunu yapanlar anında açığa alındı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Burada bir noktayı daha vurgulamam lazım. Bugün o dönemdeki mücadele, büyük oranda HDP’nin gözü ve perspektifi üzerinden söylemselleştiriliyor. Sürekli devletin yürüttüğü mücadeleye mercek tutularak eleştiriye maruz bırakılıyor. Demirtaş ve Önder bugün rahatça beni eleştiriyorlar da, o dönemdeki sorumsuzluklarını bir masaya yatıralım. Ortaya çıkan bilançonun sorumluluğunu üstleniyorlar mı? Kürt çocuklarının Hendek saçmalığı üzerinden göz göre göre ölüme gönderilmesine karşı mı çıktılar, göz mü yumdular? PKK’ya dönüp bu sürreel saçmalıktan vazgeçin diyebildiler mi? Bugün Kürt halkına dönüp, sizi mağdur ettik, görevimizi hakkıyla yerine getiremedik diye özür dilediklerine şahit oldunuz mu?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">PKK çözüm sürecini bozmaya yönelik peş peşe açıklamalar yaptığında, çözüm sürecini anlamsızlaştıracak terör saldırılarına hız verdiğinde Demirtaş, bunu eleştirebildi mi? HDP yüksek bir oy aldı, siyasetle bu işi çözebiliriz, terör bunu gölgelemesin dedi mi? Siz buna benzer bir açıklama duydunuz mu?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Bir de o dönemde yıkılan Sur ile ilgili “Sur Toledo olacak” açıklamanız kulaklarda kaldı.</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu</strong>: Burada kültür cehaleti ve istismar var. Toledo dünyanın en iyi korunan tarihi şehirlerinden biridir. Onlar Toledo deyince Franco’yu hatırlıyorlar çünkü zihinleri öyle çalışıyor, ben Toledo deyince hayran olduğum tarihin en iyi korunmuş şehrini hatırlıyorum. UNESCO kayıtlarında da örnek şehirlerdendir Toledo. Kastettiğim artık burası bir terör şehri veya güvenliğin olmadığı bir şehir değil, örnek bir kültür hazinesi olacak diye. Diyarbakır’ı benim ne kadar sevdiğimi Diyarbakırlılar bilir. Biz o dönem demokratik hukuk kuralları içinde mücadele etmeye azami gayret sarf ettik. Bu mücadelede MHP bizi yalnız bıraktı, hükümet kurulamadı. HDP kışkırtıcı bir şekilde ülkeyi kaosa sürüklemeye çalıştı. Ve maalesef AK Parti içinden de beni Eylül ayında devirebilmek için imzalar toplandı. Ve ben bu şatlarda ülkede hukuk düzenini korumaya hem de terörle mücadele etmeye çalıştım. Bir başbakan olarak burada hatalarımız eksiğimiz hepimizin olabilir. Ama o dönemde verdiğim mücadeleye millet şahit ve 1 Kasım’da suhuletle yine bir seçime gidilmişse bu o dönemde benimle birlikte bu görevi yürüten arkadaşların gayreti sayesindedir. Bu vesile ile orada şehit olan askerlerimizi polislerimizi rahmetle anıyorum. Her türlü provokasyona rağmen demokrasi sınırları içinde terörle mücadele etmeye çalışan herkesi de tebrik ediyorum. O günkü anlayıştan uzaklaştığınızda, demokrasiyi gerektiğinde rafa kaldırılacak bir lüks olarak gördüğünüzde ne olduğunu görüyoruz. Bugün ülkemizin bir bölümü siyasi hamaset uğruna açıkça düşmanlaştırılıyor. Bu kabul edilemez.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hepsine aynı şeyi vaat ediyoruz. Onurlu bir hayat, özgürlüklerin ve kamu düzeninin sağlandığı bir hayat, hukuk düzeni.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLARININ HEPSİNE AYNI ŞEYİ VAAT EDİYORUZ</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Aslında parti programında Kürt meselesi adıyla çokça geçiyor ve ileri öneriler yer alıyor. Mesela anadilde eğitim. Yine kayyum atamalarına karşı çıkılıyor, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi savunuluyor. Gelecek Partisi Kürtlere ne vaat ediyor?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Kürtlere ne vaat ediyor diye başladığınızda baştan Kürtlerin ayrı bir kategori olduğunu söylüyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti&nbsp; vatandaşlarının hepsine aynı şeyi vaat ediyoruz. Onurlu bir hayat, özgürlüklerin ve kamu düzeninin sağlandığı bir hayat, hukuk düzeni. Ve gelecekten herkesin emin olacağı bir ekonomik refah düzeyi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Şimdi bunu sağladığınız zaman onurlu bir hayatın içine insanların kendi kimliklerinden gurur duyarak yaşayacakları, kendi dilinden utanmayacakları bir hayat bunun parçasıdır. Hatta programda bir çoğunuzun belki fark etmediği radikal değişiklik yaptık. Bütün diğer parti programlarına bakın önce devlet çatısı kurulur yani anayasal düzen, yönetim sistemi gibi gider. Biz ilk defa insan odaklı siyaset dedik insan temel hak ve özgürlükleri dedik, sonra eğitimi ve sağlığı insan haklarının parçası olarak adlandırdık. Yunus Emre’nin Türkçesi de Fekiye Teyra’nın Kürtçesi de bizimdir. Dilin korunması insanın korunmasıdır. Anadilin eğitimde ve sosyal hayatta kullanılması ve öğretilmesi. Dünyada tüm Türkler için talep ettiğimiz bir hakkı nasıl kendi vatandaşlarımızdan esirgeriz.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>ÜÇ YIL ÖNCE CUMHUR İTTİFAKI YOKTU, ÜÇ YIL SONRA OLACAK MI O DA BELLİ DEĞİL</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bizim meselemiz ne anti-Erdoğanizm ne de tek bir kişiyi kutsallaştıran bir sistemde pay alma</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Taşgetiren: Bir parti doğarken onun Türkiye siyasetinde yarın neye tekabül edeceği konusu da hemen gündeme geliyor. Çünkü yeni sistemde ittifaklar var. Kim kiminle ittifak yapacak. Burada HDP diye bir olgu var. Yüzde 10 oy alıyor. HDP bu ittifaklarda nerede duracak, kim onunla yan yana gelecek meselesi üzerinden siyaset yapılıyor. Karşılıklı yapılan açıklamalardan Gelecek Partisi ile HDP arasında ciddi mesafe olduğu, birlikte bir ittifakta yer almayacakları izlenimi oluşuyor. Gelecek Partisi hangi ittifakta yer alacak?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ahmet Davutoğlu:. Ben siyasi değerlerin konjonktüre bağlı olarak tanımlanmasını doğru bulmam. Üç yıl önce Cumhur İttifakı yoktu. Üç yıl sonra olacak mı o da belli değil. Parti kurarken hangi ittifak içerinde yer alacağız sorusuyla başlamadık. Neyi savunacağınızı düşünerek başlarsınız. Hatırlarsanız parti daha kurulma aşamasındayken, manifesto yayınladık bazı yorumcular Davutoğlu, Erdoğan’dan taviz alabilmek, yer kapabilmek için bir muhalefet sergiliyor dedi. Şimdi de bazıları “Gelecek Partisi’nin tek hedefi Ak Parti’den yüzde 2-3 koparmak” diyor. Bunu da hakaret kabul ediyorum. Erdoğan’ı devirmek için Millet İttifakı içinde yer alacak deniyor. Bizim meselemiz ne anti-Erdoğanizm ne de nerdeyse tek bir kişiyi kutsallaştıran bir sistemde pay alma meselesi. Biz bu partiyi inşallah 100 sene yaşasın diye kuruyoruz. Yarın Erdoğan da olmayacak ben de olmayacağım. Erdoğan’ı indirmeye dayalı bir siyaset ile parti kurulursa, o parti piyon olur. Burada Gelecek Partisi’nin meselesi bu ülkenin vatandaşlarına onurlu bir hayat sunmaktır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: Ama Türkiye’de siyaset öyle bir hal aldı ki iktidarı değiştirmeyi istemek de suç haline geldi. Halbuki muhalefetin amacı iktidara gelmek değil midir?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu</strong>: Elif Hanım kastettiğim şu; çıkış noktanız bu olmamalı, aksine çıkış noktası ülkenize bir vizyon üretmektir. Ama doğal sonucu siz o vizyonu halka anlatırsanız iktidar olduğunuzda şu andaki iktidar değişecektir. Ama “benim bütün meselem bu iktidarı yıkmak sonra ne gelirse gelsin, kim gelirse gelsin beni ilgilendirmez” diyemezsiniz. Bizim kişilerle meselemiz yok. Türkiye bir krizde, derin bir krizde. Bir yönetim krizinde, bir demokrasi krizinde ve ekonomik krizde. Gelecek Partisi’nde bu ülkenin yetiştirdiği aydın, bilim insanı, iş insanı, vatandaş, kadın, erkek, gençler olarak bu ülkeye kendimizi borçlu hissediyoruz. Arkadaşlarımla birlikte bu borcu yerine getirmek tek derdimiz.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>İTTİFAKLARIN KALICI OLDUĞU KANAATİNDE DEĞİLİM. HER PARTİYLE GÖRÜŞÜYORUZ</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İttifakların kalıcı olduğu kanaatinde değilim. Her partiyle görüşürüz. İttifaklar seçim yaklaşınca işlevsel olur. O işlevsellik içinde de kim nerde yer alacak bundan o kadar emin olmayın. HDP meselesine gelirsek, halkın oyunu&nbsp; almış&nbsp; herkesle görüşürüm. O görüşme o halka, oy verenlere saygının bir gereğidir. Türkiye’nin normalleşmesi gerektiği gibi, HDP’nin de normalleşmesi gerek. Normalleşme çift yönlüdür. Bir; diğer taraflar HDP’yi siyasi parti olarak görmeli. İkincisi HDP kendisinin siyasi parti olduğunu ispatlamalı. Ve kendisiyle terör arasına net çizgi koymalı, ben bir siyasi partiyim bana herhangi bir yerden talimat gelmez ben gereğini yaparım demeli. Bunu diyen HDP ile neden görüşülmesin. Hatta şunu da söyleyeyim, genel merkez biraz yerleştikten sonra bütün partilerden randevu taleplerim olacak. AK Parti’den başlayarak, herkesle konuşacağız. Bize hakaret edenler bir gün hicap duyarlar.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: Kılıçdaroğlu geçenlerde “bizim gerek Gelecek Partisi gerek Babacan’ın kuracağı parti ile demokratik değerler konusunda yüzde 99 aynı düşünüyoruz” dedi. Ne diyorsunuz bu açıklamaya?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Kemal beyle geçmişte muhalefet-iktidar olarak sert mücadeleler verdik. Koalisyon görüşmeleri de yaptık. Ama şunu söyleyeyim medeni bir ilişkimiz oldu hep. Bugün de anlaştığımız konular var, rahatsız olduğumuz noktalar, mutabık kaldığımız konular var, anlaşamadığımız konular da vardır. Şunu takdir etmek durumundayız. Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP, bizim esasta karşı olduğumuz geçmişteki tek parti uygulamalarıyla arasına bir mesafe koyma gayreti içinde. Bununda görülmesi ve takdir edilmesi lazım. Zaten o sebeple de bazı yasal değişiklikleri yapabildik.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Başörtüsü meselesiyle ilgili yanlış yaptıklarını söyledi bir kaç kez sayın Kılıçdaroğlu.</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Başörtüsü meselesiyle ilgili sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklaması paradigma değiştiren bir açıklamadır. Kendisiyle de bir cenazede karşılaştık, çok doğru yaptığını söyledim. Bunun herhangi bir CHP’li tarafından 28 Şubat şartlarında söylenmesi mümkün değildi. Tekrar ediyorum. Herkes mahallesinden çıksın. Bunun içine herkes dahil. MHP, İYİ Parti, HDP, CHP AK Parti, biz de. O mahallelerden çıkabilsek, o mahalle baskısından kurtulabilsek aslında tüm Türkiye olarak pek çok meselede anlaştığımız görülür. Ama o mahalle baskısı bizleri birbirimize mesafeli kılıyor. Şu anda da Ak Parti içerisinde mahalle baskısı var. Mahalle baskısını mümkün kılan da devletin kaynaklarına el konulması, rant ekonomisi ve dar bir çevrenin kurduğu baskı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İttifak meselesi dediğim gibi şartların ortaya çıkardığı bir şeydir. İttifak cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ortaya çıktı. Zaten biz bu sistemi kaldırmak istiyoruz. Partilerin doğasını bozan sistemi kaldırdığınızda ittifak meselesi&nbsp; de biter.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>AK PARTİ'NİN DOĞASINI BOZAN MHP İTTİFAKININ KATOLİK NİKAHI İTTİFAKINA DÖNMESİ</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Peki bu sistemi kaldırmak için ittifak yapacak mısınız?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Kaldırana kadar parlamenter düzen konusunda biriyle ittifak edersiniz ama Türkiye’de kamu düzeni ile özgürlüklerin aynı anda yaşanması konusunda da başka bir partiyle aynı&nbsp; noktada buluşabilirsiniz. Katolik nikahı gibi ittifak olmak zorunda değil. Ak Parti’nin doğasını bozan da MHP ile ittifakın Katolik nikahı ittifakına dönmesi. Herkes kendisini siyasi aktör yapan kitlelerinden uzaklaştı. Seçim ittifaklarının siyasi ittifaklara dönüşmesi, siyasetin doğasını, kimyasını bozuyor. Siyasi partilerin tabanlarını temsil etme hedefinin altını oyuyor ve siyaseti neredeyse tek başlık, tek hedef altında bir iktidar mücadelesine indirgiyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Şehir Üniversitesi’ne gelelim. Cumhurbaşkanı’nın yaptığı açıklamalar sonrası insanların kafasında bir takım&nbsp; soru işaretleri kaldı. Siz Şehir Üniversitesi’ne bir kayırmacılık yaptınız mı?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Kesinlikle böyle bir şey söz konusu değil. Bir kere arsa tahsisi birçok üniversiteye yapılan bir uygulamadır. Şu anda da üniversitelerin büyük çoğunluğu arsa tahsisi olan mekanlarda işlevlerini yürütüyorlar. Bu tahsis Sayın Cumhurbaşkanı’nın başbakanlığı döneminde yapıldı. Benim de tabi desteğim vardı ama karar ona ait. Bu konuda da üniversite hep kendisine müteşekkir oldu. Ben başbakan olduğumda açılan bir dava sonrası bu tahsis iptal edildi. Sonra şimdi fark ediyorum ki, aynı dönemde, o zaman da bazı bilgiler gelmişti bana, Şehir Üniversitesi’nin bulunduğu yere AVM ve rezidanslar yapılması için bir takım girişimler vardı. Hatta bunun için bir takım plan ve projeler yapıldığı bilgisi geldi. Gazetelerde ilanlar bile çıktı. İki kaygıyı ben gördüm. Bir, tahsis iptal edildiği için üniversite oraya taşınamıyordu, iki üniversite oraya gitmezse burası da&nbsp; İstanbul’un diğer bölgeleri gibi rezidanslara dönüşecekti. Ve bu arsa 200 küsur dönümlük, Anadolu Yakası’nda deprem dahil herhangi bir olağanüstü olayda halkın toplanabileceği bir yer. Burada üniversitenin devam etmesi için o zamanki Özelleştirme İdaresi bir formül&nbsp; olarak bize bunu getirdi. Tahsisi iptal edince tapu devri mümkün dediler. Ve bu tapu devrini de Cumhurbaşkanı’nın Başbakanlığı döneminde çıkan 4026 sayılı kanunun 2. fıkrasına istinaden yapabiliriz dediler. Ben de olur dedim. Benim yegâne yaptığım tasarruf budur. Benim dönemimde Şehir Üniversitesi’ne hiç kredi verilmedi. Daha sonra bu tapu devri gerçekleştikten sonra üniversite orada kampüs inşaatına başlayınca mali ihtiyaç ortaya çıktı. O mali ihtiyaç sonrası kredi benden sonra sayın Binali Yıldırım döneminde verildi. Bizim dönemimizde bir kredi aktarılmış değil. Bu arada yurt dışından yine bir vakıftan bir anlaşmayla bir mali kaynak bulundu, ancak maalesef müdahaleler ile bu kaynağın gelmesi de engellendi.&nbsp; Tabiri caizse Şehir Üniversitesi’nin&nbsp; bir abluka altında&nbsp; boğulması için içeride bankalar harekete geçirildi.&nbsp; Geçen senenin başında başladı bu. Benim ilk defa muhalefet etmeye başladığım andan itibaren. Önce Üniversite’nin bankadan alacağı kredilerin önü kesildi. Sonra geçmiş alınan krediler tümüyle geri çağrıldı. Dışarıdan bulunan kaynaklar fiili müdahalelerle engellendi. Ve dışarıdan bulunan o kaynaklar başka yerlere aktarılmaya çalışıldı. Hukuki olarak da bu tapu devri işlemiyle ilgili Mimar Mühendisler Odası’nın davasının önü açıldı ve burada da hukuki müdahaleler yapıldı. Bir anlamda Kerbela’nın ortasında susuz bırakılan bir üniversite haline dönüştürüldü.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Üniversiteyi kuran sizin de kurucularından olduğunuz 40 yıllık Bilim Sanat Vakfı. Muhafazakâr camianın en eski, bilinen, herkesin en az bir kere bir seminere katıldığı bir vakıf. Üniversite de muhafazakâr camiadan çıkmış en önemli kurumlardan biriydi. Bu üniversiteye yapılanlara karşı muhafazakâr camianın tavrı bu camianın içinden gelmiş biri olarak sizi hayal kırıklığına uğrattı mi?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Hayal kırıklığının ötesinde böyle bir camia var mı sorusunu sordurttu. Çünkü camia olması için üzerinde cem edilmiş mutabık kalınmış değerler silsilesi olur. Bu bahsettiğiniz camianın sükutu, işlemleri yapanların eylemlerindeki acımasızlık kadar, zulüm kadar bizi&nbsp; yaraladı.&nbsp; Çünkü vakıfnameleri herkes bilir, vakıfnamelerinin sonunda bu vakfın niyetleri dışında bir yerde kullanılması, vakfın kapatılmasıyla ilgili ağır manevi hükümler vardır. Bu işin bir manevi yönü bir de hukuki yönü var. Yapılan işlemlerin tümü hukuksuzdur. İlk defa Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir tapu devri mahkeme kararı olmadan Cumhurbaşkanı’nın tabiri caizse fermanıyla, yürütme erkinin fermanıyla yapıldı. Zannediliyor ki son dönemde bunlar istisnai olaylar. Sorun Şehir Üniversitesi değil, sorun hukuku şahsileştiren bir zihniyetin Türkiye’ye egemen olması. Bu örnekten hareketle bugün susan vakıfların birçoğunun ileride benzer bir muameleyle karşılaşmalarının önü açıldı. İlk defa Türkiye’de 28 Şubat’ta olmayan bir şey yaşandı. 27 Mayıs’ta olmayan bir şey yaşandı. 12 Eylül’de olmayan bir şey oluyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: Peki hukukun şahsileşmesi dediniz. Toplumun yüzde 68’i yargıya güven duymuyor. AK Parti de ilk başlarda yargı bağımsızlığından bahsediyordu, sonuç malum. Muhalefette olanlar genelde yargıyı böyle eleştiriyor ama iktidara gelince yargıyı kullanmaya devam ediyorlar. Siz yargıyı tekrar rayına nasıl oturtacaksınız?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ahmet Davutoğlu: Maalesef Türkiye’de hukuk hep siyaseten araç olarak kullanıldı. İstiklal Mahkemeleri’nden, Yassıada’ya 12 Eylül Mahkemeleri’nden 28 Şubat’a benzer biçimde yargı kullanıldı. Bizim idealimiz hukukun herhangi bir vesayet altında olmamasıydı. Maalesef FETÖ hukuku ve 15 Temmuz&nbsp; sonrası yaşadıklarımız ve bugün gelinen nokta hukukun objektif işlediği konusunda&nbsp; ciddi tereddütler doğuruyor. Brunson Davası, Deniz Yücel davası gibi siyasi bir kararla en ağır mahkumiyetlerin nasıl değiştirilebildiğini gördük. Son kararlara bakıyorsunuz, müebbetle yargılanıyor sonra serbest bırakılıyor. Müebbetle yargılanmasının mesnedi ne, serbest bırakılmasının mesnedi ne? Ve bir gün gözaltına alınıyor, ertesi gün ailesiyle beraber tutuklanıyor. Hangi esasa göre niye yapılıyor bunlar? Hukuka olan güveni tümüyle sarsıyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>SİSTEMİN BİR KİŞİNİN YA DA KURUMUN MÜDAHİL OLAMAYACAĞI ŞEKİLDE KUVVETLENDİRİLMESİ LAZIM</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: Peki siz Türkiye’yi yönetirken yargı nasıl olacak?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Maalesef kuvvetler ayrılığı olmadığı için zaten yargıya müdahale imkanları var Türkiye’de. Eskiden TSK vardı müdahale eden, şimdi Cumhurbaşkanı var. &nbsp;Sistemin bir kere bir kişinin ya da kurumun müdahil olamayacağı şekilde kuvvetlendirilmesi lazım. Parti programımızda detaylı kapsamlı önerilerimiz var. HSK’dan üst mahkemelere yargının bütün unsurlarının kapsamlı bir özerkliğe kavuşturulması gerekiyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: Somut olarak, son dönemin en önemli meselesi KHK’lılar. Bu mağduriyetler nasıl aşılacak?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Ak Parti’nin bozulmasında 4K’nın keşfedilmesi çok önemli. 3 Y (Yolsuzluk, Yoksulluk, Yasaklar) ile mücadele terk edildi ve 4 K keşfedildi. Birincisi; KHK’lar. Kanun Hükmünde Kararnameler. İkincisi; Kayyum. Üçüncüsü; Kamu bankaları ve dördüncüsü: Kamu maliyesi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bu 4K’nın işlevsel kabiliyeti anlaşılınca Türkiye’de meşruiyet çizgisinin dışına çıkan alanlar ortaya çıktı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Kanun Hükmünde Kararnameler ilk defa 2011’de kullanıldı. Devlet bakanlıklarının kaldırılmasında. Fakat zamanla fark edildi ki Meclis’ten bir yetkiyi bir defa aldığınızda Meclis’teki uzun tartışmalara gerek olmaksızın bütün her şeyi yapabilirsiniz. Halbuki yasamanın, meclisin genel misyonu denetim. Bunu ben çok eleştirdim o zaman, fakat o süreçte bazen fark etmiyorsunuz işin bu kadar ileri noktalara geleceğini. Bir kerelik uygulama diyorsunuz. Şimdi ise KHK’lar Meclis’i neredeyse yok eden bir konumda. Bu son KHK’ların hepsi hukuki bir sürece tabidir, yani KHK’larla alınan kararlar hukuki olarak gözden geçirilmelidir. Kayyuma bakalım. Eskiden kayyum bilmezdik. İşin erbabı bilirdi sadece, bir şirkette bir sorun olduğundan gündeme gelirdi, hukukçular bilirdi. Şimdi ise kayyum bir yönetim tarzı haline dönüştürüldü. Beğenmediğiniz her yönetimi ister bu bazen şirket olur, bazen belediye olur bazen üniversite vakıf olur. Türkiye’nin kamu yönetiminde şu anda bir normal yollarla oluşan yönetimler var, bir de kayyum üzerinden oluşan yönetimler var. Bunu bugünkü iktidar şu şekilde kullanır yarın gelir başka iktidar istisnai bir uygulama olan, geçiçi olan kayyumu kalıcı ve istisnai olmayan yaygın bir yönetim şekline dönüştürür. Bu arada FETÖ kurumlarına atanan kayyumlar üzerinden başka bir yolsuzluk alanı ortaya çıktı. FETÖ şirketleri yok edilirken, el konulurken bu sefer kayyumlar üzerinden bambaşka bir rant alanı ortaya çıktı. Keşfedilenlerden bir diğer K, Kamu bankaları. AK Parti’nin ekonomi bakımından yaptığı en önemli şey 90’lı yıllarda görev zararı gibi işlerde kullanılan kamu bankaları kaynaklarının objektif kamu bankacılığı içerisine oturtulmasıydı. Şimdi ise kamu bankaları üzerinden insanlar terbiye ediliyor.&nbsp; Ya ödüllendiriliyor ya da cezalandırılıyor. İşine geliyorsa kamu bankası üzerinden spor kulüplerinin&nbsp;borçları yeniden yapılandırılıp ihya ediliyor ve taraftarlardan destek alınıyor. Ama Şehir Üniversitesi’nde kamu bankası cezalandırıcı bir&nbsp;yöntem araç olarak kullanılıyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ve son K Kamu maliyesi. Bugün bizim partileşme sürecinde ortaya çıktığı gibi, birinin bizimle adı çıktığında iki şeye maruz kalıyor. Bir ödüllendirme bizimle adı çıkan herkese bir makam teklif ediliyor. Bazıları gidiyor. Bizi biraz eleştiren biri bir anda bir şeyler kazanıyor. Ya da duruşundan taviz vermiyorsa cezalandırılıyor. İş adamıysa kullanılan yöntem maliye. Belli şirketler maliye denetimi kullanılarak kontrol ediliyor. Şimdi biz bu 3Y’yi yeniden ihya edip, 4K’daki yanlış olanları ortadan kaldıracağız.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>DEVLETİN DİNİ ADALETTİR</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Siz muhafazakâr camianın en önde gelen entelektüellerinden birisiniz. 80’lerden beri İslamcı, dindar fikriyat ve siyasetin içindesiniz. Yıllarca katı laiklik anlayışına karşı mücadele ettiniz. Sonra siyasete girdiniz ve günün sonunda bir parti kurarken şöyle dediniz: “Siyaset alanında herkes kendi imtihanını vermeli ama dini değerleri bu imtihan sathına sokmamalıdır.” Bir çeşit laikliği keşif mi bu, ne yaşandı, hangi tecrübelerden sonra bu noktaya geldiniz?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Bir takım değerleri, özü kaybettiğiniz zaman bir müddet sonra şekil ve daha sonra da istismar açığa çıkar. Eskiden “namaz kıldım” denmezdi, “borcu eda ettim” denirdi. Borç edası insana iltimas kazandırmaz, borç edasını göstere göstere yapamazsınız.. Bir zaman alnı secde görenlere vazifeler verilmezdi, eşi başörtülü mü diye bakılıyordu.&nbsp;Ama bunun tersini yapıp liyakatsiz olsa da ehliyetsiz olsa da hatta yolsuzluklara bulaşmış olsa da namaz kılana görev verilmelidir denirse birincisi kadar hatalıdır. Devletin dini adalettir. Bürokrasinin dini de liyakattir. Ehliyettir. Dolayısıyla ehliyet ve liyakat göz ardı ederek ibadet üzerinden birine bir görev vermek emanete ihanettir. Bugünlerde muhafazakâr camiada çok sorulan bir soru var bana “efendim bölünmeyelim, etmeyelim, ya kazanımlarımızı kaybedersek.” Benim onlara verdiğim cevap şu; Peki ya kaybettiklerimizi nasıl kazanacağız? Kazanımlarımız dediğiniz başörtüsü&nbsp;yasağıysa inşallah bir daha gelmez, getirmeye kalkana karşı da hep beraber mücadele ederiz. ‘Kazanımlarımızı kaybederiz’den kastettiğiniz imam hatiplere ayrımcılık yapmaksa, buna karşı hep beraber mücadele ederiz. Ama peki ya Müslüman olan insanlara karşı güvenin kaybolması? Yolsuzlukların bir dinle neredeyse alakalı hale getirilmesi? Ya akraba kayırmacılığı üzerinden kendi aile fertlerini en üstlere makamlara getirmenin kamu vicdanında açtığı yara? Bunları nasıl kazanacağız tekrardan?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Yarın darbe olsa sonuna kadar mücadele ederiz, o darbede bizim elimizden alınan şeyleri geri alabiliriz. Ama değerlerimizi o anlamda kimliğimizi, şahsiyetimizi, insan olma haysiyetimizi kaybedersek bunları geriye kimse getiremez.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: Yarın seçim olsa seçmenin oy tercihini ekonomik kriz belirleyecek. Kim ekonomik krizden kurtarırım derse onun şansı yüksek. Siz bunu diyebilecek misiniz?&nbsp;</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Bir kere şunu söyleyeyim; bizim kurucular kurulumuzun ve gölge kabinemizin en kuvvetli yeri ekonomidir. Biz bir kadro hareketiyiz ve her arkadaş alanının en iyisi. Çok net söylüyorum piyasa ekonomisini içerden bilen ve aynı zamanda demokratik tecrübeye sahip en kuvvetli ekonomik kadro bizim kadro. Onun içinde söyledikleri her söz yankı yapıyor. Çünkü direk net konuşuyorlar. Önümüzdeki dönemde başka ekonomi programları da açıklayacağız. Ama en teknokratı getirseniz hukuk ve bürokrasideki zaaflar düzelmedikçe ekonomide de düzelme sağlanamaz. Türkiye’de maalesef hukuka güven kalmadı, mülkiyet emniyeti kalmadı. Dolayısıyla yatırımcıyı buraya güzel sözlerle çekebilmeniz mümkün değil. Yatırımcı şuna bakar hukuk var mı? İkincisi rasyonel ve öngörülebilir yönetim. Ehil insanların bu yönetimi yürütebilmesi lazım. Bir doktor düşünün hastanın testlerindeki rakamları düzelterek hastaya “sağlıklısın” diyor. Hasta “ölüyorum” diyor, doktor “rakamlara bak, testlerin hepsi iyi gösteriyor” diyor.&nbsp;Türkiye’deki ekonomi yönetimi tam da bunu yapıyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Bunu eski bir başbakan olarak sizin söylemeniz önemli. Hangi rakamlarla oynuyorlar, somut bir bilginiz var mı?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Bizim dönemimizde de enflasyon sepetinde değişiklik yapmak istediler. “Olmaz” dedim. Halk neyi kullanıyorsa o gerçeği biz gözümüzü kapatırsak göremeyiz. Enflasyon sepetini değiştirdiğiniz zaman denklem değişebilir. Ve o zamanda propaganda saikiyle istememişlerdi bunu. Dünyada değişiyor diyerek yapmak istediler ama dünyadaki enflasyon sepetini buraya uygulayamazsınız. Türk halkı neyi kullanıyorsa enflasyon sepetini ona göre kuracaksın. Realite o.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Cumhuriyet tarihinde en yüksek asgari ücret zammını 1 Ocak 2016 da yaptık. Ama enflasyona yansımadı bu, ona göre kaynak ürettik. Şimdikiler bir rakamlarla oynuyorlar, yetmiyor tek seferlik vuruşlarla vergi çıkararak para toplamaya çalışıyorlar. Bu da bütçe sistematiğini yok ediyor. Yukarıdan bütün ekonomiyi gören bir göz olduğu kanaatinde değilim. Günlük tabloyu nasıl iyi gösteririz derdindeler. Diyorlar ki yüzde 12 enflasyon hedefimizin altında gerçekleşti. Dünyada enflasyon yüzde 1.7 gelişmiş ülkelerde. Bizim ölçeğimizdeki ülkelerde ortalama yüzde 4.7.&nbsp;Dünya ölçeğinin dört misli enflasyona sahibiz. Bu illüzyonist yaklaşım varken ekonomide hiç kimse çözüm bulamaz. İkincisi uluslararası sistemden kopuk bir yerde yaşamıyoruz. Ya kapatacaksınız kendinizi dünyaya ya da dünya ekonomik sistemi içinde yaşıyorsanız ona uygun hareket edeceksiniz. Bugün Çin görünüşte Marksist ama dünya ekonomisinin dengeleri içinde oynuyor.&nbsp; Avrasyacılar Türkiye’yi içeri kapatalım derken Çin dünyaya açılıyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: Cumhurbaşkanı’nın faiz düşerse enflasyon düşer yaklaşımını herhalde görevdeyken de duydunuz, ne düşünüyorsunuz?&nbsp;</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Başbakanlık dönemimde Cumhurbaşkanı ile de tartıştım o zaman. Mehmet Şimşek, Ali Babacan’a şimdi söylediği gibi faizci dediğinde. Her seferinde de söyledim, enflasyonu aşağı indirmeden faizde yapacağınız her şey aslında tam tersi etki yapar. Ve kaynakların zayıf taraftan güçlü tarafa geçmesine yol açar. Enflasyonu indirmeden faizi indirdiğiniz zaman hiçbir bir makul akıl sahibi bankada parasını tutmaz. Çeker parasını gider enflasyonun yükseleceğini düşündüğü malı alır. Bankacılık sistemin kaynağını yok edersiniz.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>EN SON TROÇKİ'Yİ İZLEDİM, CROWN'DA SON SEZONDAYIM</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Çok siyaset konuştuk. Siz de dışarıdan hep sadece siyaset yapan, boş vakitlerinde de ya kitap okuyan ya da kitap yazan biri olarak görünüyorsunuz. Ama bu görüntünüzün aksi bir şey yapıp Tik-Tok’ta hesap açtınız.</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;O videoyu kim çekti biliyor musunuz? Sare Hanım çekti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Bir de bir köpek koşuyor arkanızdan. O kimin?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">O köpek bizim köpek. Elros. Bizim kızın köpeği. Kızım Şehir Üniversitesi’nde yatılı kaldığı zaman akşamları köpeği ben gezdiriyorum bazen. Sonra dönüp, omuzuma zıpladı, kazağımı yırttı. Esas onu çekebilseydi o güzel olacaktı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: İşte o zaman tam Tik-Tok videosu olurdu.</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Evet, öyle.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yıldıray Oğur: Peki siz hiç dizi izliyor musunuz, şimdi adını vermeyelim dijital platformları takip ediyor musunuz. En son izlediğiniz dizi ne?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Tabii izliyorum. En son Troçki’yi izledim</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Elif Çakır: O bile çok siyasi.</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Davutoğlu:</strong>&nbsp;Homeland’ı baştan sona izledim. Homeland’e dikkat edin, üçüncü sezonda galiba Kasım Süleymani’nin muadili olan kişi öldürülür. Beğenerek izlediğim bir başka dizi de Son Çar. Yine Roosevelt ailesinin hikayesini anlatan belgesel müthiş. Ve tabii Crown. Son sezonu izliyorum hala. Bir de Haluk Bilginer’in Şahsiyet’ini izledim. Ödül alınca da aradım, o da şaşırdı diziyi izlediğimi görünce. Hacer sinema yönetmeni olmak istiyor, o tavsiye etmişti Şahsiyet’i.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">KAYNAK:&nbsp;KARAR GAZETESİ</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">LİNKİ:&nbsp;<a href="https://www.karar.com/guncel-haberler/ahmet-davutoglu-karara-konustu-sahis-partisi-sahisla-gider-1450167">https://www.karar.com/guncel-haberler/ahmet-davutoglu-karara-konustu-sahis-partisi-sahisla-gider-1450167</a></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[HAYDİ ÇOCUKLAR BUZ PİSTİNE!..]]>https://www.haberanaliz.net/haber/haydi-cocuklar-buz-pistine-80275efe5c5d-c4fd-4c65-8ebf-c031f383df432020-01-21T14:08:00+03:00Admin HAYDİ ÇOCUKLAR BUZ PİSTİNE!..

HAYDİ ÇOCUKLAR BUZ PİSTİNE!..

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Spor İstanbul, öğrencilere karne hediyesi olarak buz pistinde kaymayı teklif ediyor. “Çocuklar Buz Pistine” sloganıyla 17 Ocak’ta başlayan etkinlik 31 Ocak 2019 Cuma gününe kadar sürecek.</span></span></p><p><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Her yıl ilginin giderek arttığı etkinlik, Zeytinburnu'ndaki İBB Silivrikapı Buz Pisti'nde gerçekleştiriliyor.&nbsp;<u>online.spor.istanbul</u>&nbsp;web sitesi üzerinden online kayıt yaptıran ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri, ücretsiz buz pateni seanslarına katılarak eğlenceli dakikalar geçiriyor.</span></span></p><p><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Daha fazla çocuğu buz pateni ile tanıştırmayı hedefleyen etkinlikte, öğrenciler 10.00 - 17.00 saatleri arasında eğitmenler eşliğinde ücretsiz seanslara katılabiliyor.</span></span></p><p><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Yarıyıl tatillerinin bir geleneği haline gelen 'buz pateni etkinliklerine bugüne kadar 38 binin üzerinde çocuk katılarak, buz pateni sporu ile tanıştı. Bu yıl da etkinliğe 15 binin üzerinde öğrencinin katılması bekleniyor.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÜRSEL TEKİN: Kara delik gibi Türkiye'yi emiyorlar]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gursel-tekin-kara-delik-gibi-turkiyeyi-emiyorlar-802691aee014-c1e1-4432-b66e-75c24fed410e2020-01-21T14:00:00+03:00Admin GÜRSEL TEKİN: Kara delik gibi Türkiye'yi emiyorlar

GÜRSEL TEKİN: Kara delik gibi Türkiye'yi emiyorlar

SİYASET

Admin
<p><img alt="" src="http://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5e26da24cd0c0.jpg" style="height:526px; width:598px" /></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Sayıştay görüşünün ardından hayata geçecek.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-gorusunun-ardindan-hayata-gececek-802541ac93b1-8f2e-4267-80f5-2fb2efcff6462020-01-21T13:57:00+03:00Admin Sayıştay görüşünün ardından hayata geçecek.

Sayıştay görüşünün ardından hayata geçecek.

GÜNDEM

Admin
<p><img alt="" src="http://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5e26d8781d2c8.jpg" style="height:433px; width:593px" /></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MHP'Lİ ENGİNYURT YİNE PAYLAŞTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mhpli-enginyurt-yine-paylasti-8024f93e18ca-acf0-45b5-b88f-e1e61c2401e42020-01-21T13:49:00+03:00Admin MHP'Lİ ENGİNYURT YİNE PAYLAŞTI

MHP'Lİ ENGİNYURT YİNE PAYLAŞTI

GÜNDEM

Admin
<p><img alt="" src="http://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5e26d79c284db.jpg" style="height:368px; width:597px" /></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[YSK Başkanı "oy zarfları kaldırılsın" diyerek veda etti]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ysk-baskani-oy-zarflari-kaldirilsin-diyerek-veda-etti-80237b5b64d7-d176-4f33-a73b-81f828bcc0ca2020-01-21T13:43:00+03:00Admin YSK Başkanı "oy zarfları kaldırılsın" diyerek veda etti

YSK Başkanı "oy zarfları kaldırılsın" diyerek veda etti

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven, emekliye ayrılmadan önce&nbsp;<strong>“Oy zarfları kaldırılsın”&nbsp;</strong>çağrısı yaparak, veda etti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Sadi Güven, 7 yıllık görev süresinin ardından 14 Ocak’ta emekliye ayrılıyor. Güven, emekliliği öncesi&nbsp;<strong>“Oy zarfları kaldırılsın”&nbsp;</strong>çağrısı yaparak, veda etti. Güven,&nbsp;<strong>“Dünyanın birçok yerinde zarf uygulaması kaldırıldı. Sandıkların dışarıdan içerisi görünmeyecek şekle getirilmesi suretiyle zarfın kaldırılması gerekir. Böylece, zarflar nedeniyle oyların iptali ortadan kalkar. Dünyanın hiçbir yerinde artık bu yok. Bunun düzeltilmesi gerekir”&nbsp;</strong>dedi. YSK Başkanı Güven’e görev süresi boyunca<strong>&nbsp;"mühürsüz zarlar"</strong>&nbsp;ve seçim sonuçlarına dönük sert eleştiriler yöneltilmişti. Güven emekliliğinde Fethiye’de balık tutacağını da ifade etti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>"SİYASİ PARTİLERİN SANDIĞA SAHİP ÇIKMASI..."</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Habertürk’e konuşan Güven, YSK Başkanlığına 24 Ocak 2013'te 6 yıllık süre için seçildiğini belirterek, hatırlatan Güven, görev süreci boyunca 2 Cumhurbaşkanlığı, 3 milletvekilliği, 2 mahalli idareler seçimi, bir halk oylaması yapıldığını vurguladı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Türkiye'de seçimlerin zor geçtiğini, kolay bir seçim olmadığına dikkat çeken Güven,&nbsp;<strong>“Bundan sonra da seçimler sağlıklı gitsin isteniyorsa, siyasi partilerin sandığa sahip çıkması ve üyelerini bizimle birlikte eğiterek sandığa vermesi gerekir”&nbsp;</strong>dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Güven, seçim güvenliğine ilişkin<strong>&nbsp;"Bir ara elektrik kesintisi üzerinden tartışmalar oldu. Bu seçim sonuçlarını etkileyen bir şey değildi. Hiç de etkilemedi. Ancak vatandaşın en azından zihnindeki bu düşünceyi, korkuyu giderme adına tüm ilçe seçim kurullarını güç kaynağıyla takviye ettik"</strong>&nbsp;görüşünü dile getirdi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“ZARF KALKSIN, BİYOMETRİK KİMLİK GELSİN” ÖNERİSİ</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Biyometrik kimlik uygulamasına bizim de geçmemiz gerekir. YSK buna hazır. Oy kullanmaya gelen kişinin biyometrik kimliğini gösterdiğinde, bilgisayarla kimin oy kullanmaya geldiğini müşahitlerin, sandık kurulu üyelerinin, vatandaşların kontrol imkanı olacaktır. Biyometrik kimlik uygulamasının bir an önce tamamlanması gerekir. Yurt dışında bu rahat bir şekilde kullanılıyor”&nbsp;</strong>diyen Güven, oy zarflarının kaldırılmasını da önerdi. Güven,&nbsp;<strong>"Dünyanın birçok yerinde zarf uygulaması kaldırıldı. Yasal mevzuat değişikliğiyle, sandıkların dışarıdan içerisi görünmeyecek şekle getirilmesi suretiyle zarfın kaldırılması gerekir. Böylece, zarflar nedeniyle oyların iptali ortadan kalkar. Dünyanın hiçbir yerinde artık bu yok. Bunun düzeltilmesi gerekir”</strong>&nbsp;dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Türkiye’nin henüz elektronik oy kullanmaya&nbsp;hazır olmadığını, ifade eden Güven, isteyenin istediği il veya ilçede oy kullanması gerektiğini de kaydetti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Güven, seçim sonuçlarının kısa sürede ilan edildiğini ifade ederken, kendisine yönelik eleştiriler için de&nbsp;<strong>“Bugün bu hale geldiysek olumlu tenkitlerin de faydası var. Tenkitlere hiçbir zaman alınmadım, alınmıyorum, faydalı bile görüyorum"</strong>&nbsp;dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>BALIK AVINA ÇIKACAK</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Yoğun çalışması nedeniyle ailesine zaman ayıramadığını ifade eden Güven, ailesiyle ilgileneceğini, Fethiye’de torunları ile balık utacağını da söyledi.&nbsp;<strong>“Keşkelerle”&nbsp;</strong>yaşamadığının altını çizen Güven,&nbsp;<strong>"Ben keşkelerle yaşamadım. Keşkelerle yaşamak da istemedim. Hep hayatımda 'iyi ki' demeyi sevdim. Ben bir terzi çocuğuyum. Annem okumayı sonradan öğrendi. Buraya onların fedakarlıklarıyla geldim. İyi ki buradayım, iyi ki beni okutmuşlar. 40 yıllık bir meslek hayatı. 65 yaşına geldim, yorulduk artık. Avukatlık falan yapmayacağım. Dinleneceğim. Burada, Balıkesir de, Fethiye’de. emeklilikten sonra torunlarımla Fethiye’de balık avlayacağız”&nbsp;</strong>dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Odatv.com</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>KAYNAK: ODA TV</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>LİNKİ:</strong><a href="https://odatv.com/ysk-baskani-oy-zarflari-kaldirilsin-diyerek-veda-etti-21012005.html">https://odatv.com/ysk-baskani-oy-zarflari-kaldirilsin-diyerek-veda-etti-21012005.html</a></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kardeş ülkenin acısını paylaşıyorum]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kardes-ulkenin-acisini-paylasiyorum-80225cefb601-5477-4001-8e60-cce36a3b31202020-01-21T13:27:00+03:00Admin Kardeş ülkenin acısını paylaşıyorum

Kardeş ülkenin acısını paylaşıyorum

SİYASET

Admin
<p>AV.MAHMUT TANAL PAYLAŞTI...<br />20 Ocak 1990’da gerçekleşen ve tarihe “Kara Ocak” olarak geçen Yanvar-Bakü katliamında yaşamını yitiren Azerbaycanlı kardeşlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.&nbsp;</p><p><img alt="" src="http://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5e26d2b697555.jpg" style="height:511px; width:629px" /></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Antik Smyrna Agorası’na modern giriş]]>https://www.haberanaliz.net/haber/antik-smyrna-agorasina-modern-giris-80216f487fcc-62ff-4943-96a7-f4e29ad832642020-01-21T13:19:00+03:00Admin Antik Smyrna Agorası’na modern giriş

Antik Smyrna Agorası’na modern giriş

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İzmir Büyükşehir Belediyesi Konak ile Kadifekale arasındaki tarihi aksı ayağa kaldırmak için yürüttüğü projelerden birini daha hayata geçiriyor. Antik Smyrna Agorası'nın bilinirliğini arttırmak için kazı alanının güneyinde; Tarık Sarı Sokak’ın başında yer alan agoranın giriş noktası kazı alanının kuzeyine; 939 ile 930/1 sokakların kesişimine alınıyor. Böylelikle alanın girişi toplu taşımaya ve Çankaya’daki katlı otoparka yakın olacak.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ulaşım rahatlığının sağlanması için girişin tam karşısında İkiçeşmelik Caddesi Sokak Sağlıklaştırma Düzenlemesi kapsamında turist otobüslerine ait park yeri de oluşturuldu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Engelsiz erişime uygun giriş binası</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Proje kapsamında agoranın girişine içinde bilet gişesi, emanet holü ve satış noktası bulunan modern bir giriş binası da yapıldı. Bina engelsiz erişime uygun olarak tasarlandı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Giriş binasının Kültür ve Turizm Bakanlığına devredilmesinden sonra agoraya girişler bu noktadan sağlanacak.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Antik Smyrna Agorası, kent merkezinde bulunan dünyanın en büyük agoralarından biri olarak anılıyor. - BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İBB ADALAR'I TERTEMİZ YAPTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ibb-adalari-tertemiz-yapti-8020b981a966-8097-4c3b-80bc-6f5e356e834e2020-01-21T13:16:00+03:00Admin İBB ADALAR'I TERTEMİZ YAPTI

İBB ADALAR'I TERTEMİZ YAPTI

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), geçen haftalarda yaşanan fırtınanın ardından şehir genelinde temizlik çalışmalarına hız verdi. Kilyos sahillerinin ardından rotasını Adalar’a çeviren İBB iştiraki İSTAÇ, Büyükada’dan tam 25 ton çöp topladı.</span></span></p><p><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Büyükada’da İSPARK’a ait ahırların bulunduğu 14 blok içindeki 140 ahır, önce İBB Hıfzısıhha Müdürlüğü ekipleri tarafından dezenfekte edildi. Elle süpürme ekipleri gübreleri temizledikten sonra ahırlar tekrar dezenfekte edildi. Yıkama araçlarına Tarım İlçe Müdürlüğü’nce sağlanan dezenfekte ilacı atılarak ahırlarının çevresinin genel temizlik ve dezenfektesi de sağlandı.</span></span></p><p><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İSTAÇ, 5 kıyı aracı ve 30 kişilik ekiple 1 hafta önce başlattığı temizlik çalışmalarında Büyükada’daki at ahırlarının yanı sıra kıyıları da atıklardan arındırdı. İSPARK ahırlarının denizle buluşan yamaçlarındaki temizlik çalışmaları yapıldı. Çalışmalar kapsamında 5 bine yakın naylon poşet ile toplam 25 ton atık toplandı. Atıklar gemiye yüklenerek İstanbul’daki çöp aktarma merkezine taşındı.</span></span></p><p><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Büyükada ana caddeleri, meydanları ve sokakları da mekanik süpürme ve mekanik yıkama araçlarıyla temizlendi. Yıkama araçlarının su haznesine konulan ilaçlarla beraber dezenfekte çalışması da ayrıca yapıldı.</span></span></p><p><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Heybeliada ve Burgazada’da bulunan at ahırlarının temizlik ve dezenfektasyon çalışmaları ise bugün itibariyle başladı. Çalışmalara 17 araç 80 personel katılıyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[EN ÇOK KAYIP BAŞVURUSU İSTANBUL-KONYA VE İZMİR İLLERİNDEN]]>https://www.haberanaliz.net/haber/en-cok-kayip-basvurusu-istanbul-konya-ve-izmir-illerinden-80195d9fe235-f5f2-4374-9d0d-6f6fbc8cc56c2020-01-21T13:13:00+03:00Admin EN ÇOK KAYIP BAŞVURUSU İSTANBUL-KONYA VE İZMİR İLLERİNDEN

EN ÇOK KAYIP BAŞVURUSU İSTANBUL-KONYA VE İZMİR İLLERİNDEN

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Kayıp başvuruları en çok hangi illerde yapılmıştır? Kayıp başvuruları sonucunda bulunmuş çocuk sayısı kaçtır? Kayıp başvurusu yapılan çocukların yaş grupları, cinsiyetleri nelerdir?” sorularına Bakan Soylu bir yıl sonra yanıt verdi. Bakan Süleyman Soylu<br />İçişleri Bakanı Süleyman Soylu-“Kayıp olaylarıyla ilgili yapılan başvurular derhal adli makamlara bildirilmekte ve kayıp kişilerin ülke genelinde aranması amacı ile kayıp şahıslar programına kayıtları yapılmaktadır. Kayıp olaylarının önlenmesi amacıyla broşür, afiş ve dokümanlar ile bilgilendirme seminerleri yapılmakta, toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla kayıp kişilere ait fotoğraf ve eşkâl bilgileri, mobil ve sabit telefon kullanıcılarına SMS/MMS ve sesli bilgilendirme mesajı olarak gönderilmektedir.<br />Yabancı uyruklu kayıp şahısların müracaatlarının en çok yapıldığı iller; İstanbul, Konya, İzmir, Hatay ve Ankara şeklinde sıralanmaktadır. Ayrıca; kayıp şahıs verilerine KİHBİ Dairesi Başkanlığının resmi internet sitesinden ulaşılabilmektedir.” dedi.<br />İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 2019 yılı ile ilgili bütçe komisyonunda insan ticaretinde 52 operasyon yapıldığını,164 insan taciri yakalandığını açıklamıştı. Bütçe sunuşunda da yakalanan düzensiz göçmen 2018 yılında 234 bin 443 kişi ki bunun 23 bin 256’sı denizlerde yakalandığını ve organizatör olarak ta 4 bin 913 kişi yakalanıp 1156’i ise tutuklandığını belirtti. Yakalanan düzensiz göçmen sayısı 2011-2018 yılları arasında 917 bin 731 kişi olurken bu süreçte yakalanan organizatör sayısı da 23 bin 253 olduğunu da ifade etti.<br />CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ülkemizde son yıllarda mültecilerin sayısal artışlarının yeni sorunları da beraberinde getirdiğini, doğal olarak yerleşik düzene geçmemiş olanlarınkayıp yaşamasından öte insan farklı nedenlerle kayıp olaylarının oluştuğunu bununda basına da yansıdığına dikkat çekerek &nbsp; sorunun varlığı ve takibi önemlidir. Ancak bu sorunların varlığının oluşmasında siyasi iktidarında sorumluluğunun varlığı gerçektir. Sayısal rakamlarda verilmemesi ve farklı yerler adres gösterilmesi esasen sorunun varlığının boyutunu da göstermesi açısından ilginçtir. Örneğin mültecilerde kayıp çocuk sayısı kayıtlarda var mı, yok mu onun yanıtı rakamsal verilmelidir. Bu konuda bilgi verilmemesi verilerin olmayışımı yoksa sayısal verilerin yüksek oluşundan mı kaynaklanmaktadır. Mülteci çocuklar genelde büyük şehirlerde yol kenarlarında dilendirildiği dikkate alındığında çocukların sahipsizliği ve sorun yaşamaolasılığının ne kadar yüksek olduğu da sabit görünendir. Bu konu önemsenmeli ve özellikle çocuklar yaşamsal olarak korunaklı kılınmalıdır. İnsan tacirlerinin eline geçip olumsuz biçimde yaşamak zorunda bırakılmaları önlenmelidir. &nbsp; ”dedi.<br />BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[9 BİN 880 OLAYA MÜDAHALE ETTİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/9-bin-880-olaya-mudahale-etti-8018be3e65aa-b634-48af-a5c7-843d65fc202f2020-01-21T13:09:00+03:00Admin 9 BİN 880 OLAYA MÜDAHALE ETTİ

9 BİN 880 OLAYA MÜDAHALE ETTİ

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Arama, kurtarma ve afet olaylarına, etkin bir şekilde müdahale ederek, halkın can&nbsp;ve mal kayıplarının en aza indirilmesini sağlamak amacıyla görev yapan Mersin Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, aynı özveriyi 2019 yılında da gösterdi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Asli görevi can ve mal kurtarmak, çevreyi korumak olan Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler, 2019 yılının Ocak ayından itibaren 6 bin 327 yangına müdahale ederken, 1618 kurtarma operasyonu gerçekleştirdi. İtfaiye ekipleri, kurtarma da dahil olmak üzere trafik kazası, göçük, intihar ve su baskını gibi 3 bin 553 vakaya müdahale etti. Ekipler, 2019 yılı boyunca 9 bin 880 farklı vakada görev aldı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İtfaiye ekipleri tarafından yıl boyunca en çok müdahale edilen yangın türü, 1735 ile ot yangını olurken, 722 konut, 486 atık yangını meydana geldi. Ekipler, 1098 trafik kazasına da müdahale etti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>597 kişiye sertifika verildi</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde 2019 yılında 33 eğitim düzenlendi, kurum ve işyerleri ile birlikte 330 ortak tatbikat yapıldı. Ayrıca 597 kişiye sertifika verilirken, 67 kişi gönüllü itfaiyeci belgesi aldı.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan, itfaiye ekipleri tarafından 3 bin 644 işyeri kontrol edilerek, uygunluk raporu düzenlendi. İşyerleri, yangın ihtimaline karşı gerekli önlemlerin alınması yönünde yapılan çalışmalar konusunda denetlendi.&nbsp;&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>588 personel ve 103 itfaiye aracı ile hizmet veriyor&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 14 itfaiye grup amirliği ve 15 itfaiye istasyonu olmak üzere toplam 29 hizmet noktası, 5 şube müdürlüğü, 588 personel ve 103 itfaiye aracı ile 7/24 her koşulda hizmet veriyor.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İZMİR YÜKSEK HIZLI TREN PROJESİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/izmir-yuksek-hizli-tren-projesi-801716b18c52-134c-41dd-bf69-92deef88dc292020-01-21T13:02:00+03:00Admin İZMİR YÜKSEK HIZLI TREN PROJESİ

İZMİR YÜKSEK HIZLI TREN PROJESİ

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">Her yıl dünyada ve ülkemizde doğal ve jeolojik nedenlerle deprem, heyelan, su baskınları, kaya düşmeleri vb. can ve mal kaybına neden olabilecek tehlikeli ve büyük çaplı birçok doğa kaynaklı olay meydana gelmektedir. Bu olaylardan biri de son yıllarda gündemimize oldukça yoğun olarak giren obruk oluşumlarıdır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Obruk oluşumu genellikle, çözünebilen nitelikteki (karbonatlı kayaçlar, evaporitler) jeolojik birimler arasında dolaşan yeraltısuyu veya yüzeyden süzülen çeşitli türdeki suların hareketi ile oluşan boşlukların giderek büyümesi sonucunda yeraltında büyük mağara veya erime boşlukları meydana gelmekte, ağırlığın taşınamaması sonucunda üstteki örtü tabakası ani olarak çökerek obrukları oluşturmaktadır..</span></p><p><span style="font-size:16px">Karapınar, Sivrihisar (Eskişehir) başta olmak üzere Karaman, Aksaray, Çankırı, Sivas, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Afyonkarahisar, Siirt, Manisa ve İzmir gibi birçok bölgede obruk oluşumları gerçekleşmektedir. Obruk oluşumlarının son yıllarda artmasının en temel nedenlerinden biri, aşırı ve kontrolsüz yeraltısuyu kullanımı olmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Sivrihisar (Eskişehir) ilçesi Sığırcık, Göktepe, Kaldırımköy ve Yeniköy köyleri arasındaki bölgede son birkaç yıl içinde çapları 2 m ile 50 m ve derinlikleri ise 0.5 m ile 15 m arasında değişen 8 adet obruk oluşmuştur. Arazide yapılan gözlem ve daha sonrasında uydu görüntüleri üzerinde yapılan çalışmalara göre; obruk oluşan bu bölgenin, yapımı devam eden “Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Güzergahının Polatlı-Afyon kısmının sadece 1.5 km güneyinde yer alması acil önlemlerin alınmasını gerekli kılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren güzergahının belli bir kısmının, eriyerek obruk oluşumlarına yol açan evaporitik kayaçlar üzerinden geçtiği tespit edilmiştir.&nbsp;<strong>Yüksek Hızlı Tren gibi önemli bir mühendislik yapısının geçtiği güzergahının bölgesel olarak jeolojik-jeoteknik etütlerinin, obruk oluşumuna kaynaklık eden nedenleri ortaya çıkarılmasını da sağlayacak şekilde yapılması büyük önem taşımaktadır.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak daha önce, Ankara- İstanbul arasında yapımı devam eden Yüksek Hızlı Tren (YHT) güzergâhındaki, heyelanlar başta olmak üzere jeolojik problemlere dikkat çekmiştik. Ancak DDY Genel Müdürlüğü uyarılarımızı dikkate almamış; bunun sonucunda&nbsp;<strong>Bakanlar Kurulu Kararı ile müteahhit firmalara proje yapım bedelinin&nbsp;<u>%40’nı aşan oranlarda fiyat artışı verilmek zorunda kalınmıştır.</u>&nbsp;</strong>Kamusal kaynakları israf eden bu öngörüsüzlük nedeniyle de, Ankara-İstanbul YHT (öncelikle Bozüyük-Arifiye) güzergâhı yapım çalışmaları henüz tam olarak bitirilememiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Benzer şekilde; seçilen yerin çok sayıda doğal veya yapay gölü içermesi, zemin birimlerinin zayıf mühendislik özellikleri gibi nedenlerle<strong>&nbsp;İstanbul 3. Havalimanı inşaatının</strong>&nbsp;yapım sürecinde de zeminden kaynaklanan çok sayıda problemlerle karşılaşılacağı konusundaki uyarılarımız da, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından görmezden gelinmiştir. Ancak süreç, Odamızı haklı çıkarmış, dünyadaki aynı niteliklere haiz, benzer projelerin çok çok üstünde maliyetlerle İstanbul 3. Havalimanı inşaatı kısmen tamamlanabilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından, Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren güzergahının yoğun olarak obrukların oluştuğu alanın yaklaşık 1.5 km kuzeyinden geçmesi nedeniyle, zemin özellikleri yönünden obruk oluşumuna elverişli olan bu alana ilişkin olarak, ileride telafisi imkansız herhangi bir can veya mal kaybının yaşanmaması için kamuoyunu bugünden bilgilendirmek ve&nbsp; ilgili ve sorumlu kamu kurumlarını ikaz etmek amacıyla&nbsp;&nbsp;<strong>ESKİŞEHİR- SİVRİHİSAR YHT GÜZERGAHINDA OBRUK OLUŞUMU VE RİSKLERİ HAKKINDA RAPOR</strong>&nbsp;hazırlanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak bir kez daha uyarıyoruz.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">MTA Genel Müdürlüğü, DSİ Genel Müdürlüğü ile AFAD Başkanlığı konunun önemi ön plana alarak, üniversitelerin ilgili bölümleri ile TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası da başta olmak üzere ilgili meslek örgütleri ile birlikte belirli bir plan dahilinde ülkemizde can ve mal güvenliği için tehdit oluşturmaya başlayan, obruk alanlarının görüldüğü bölgelerin, ayrıntılı jeolojik, jeoteknik, hidrojeolojik ve mühendislik jeoloji açısından inceleme ve araştırmalarını yaparak&nbsp;<strong><u>“Obruk Risk Haritaları” hazırlanmalıdır.</u></strong><br />Hazırlanacak Obruk Risk Haritaları, halkın kullanımına açık hale getirilerek gerekli önlemlerin alınması sağlanmalıdır.<br />Başta Ankara-İzmir Hızlı tren projesini gerçekleştirmekte olan T.C. Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü olmak üzere, bu bölgede planlama ve mühendislik hizmeti gerçekleştiren tüm kişi, kurum ve kuruluşlar bölgede oluşan ve sayıları her geçen gün artan obruk oluşumunu da dikkate alarak mühendislik yapılarının araştırma, planlama ve yapım süreçlerini gerçekleştirmelidir.<br /><strong>TCDDY Genel Müdürlüğü yapım çalışmaları devam eden İzmir-Ankara Hızlı Tren Projesinin, Polatlı-Afyon güzergahının obruk oluşumlarının görüldüğü alanlara yakın bulunan bölümlerinde, jeolojik–jeoteknik, hidrojeolojik ve mühendislik jeoloji araştırmalarını yenileyerek hızlı tren projesinin olası obruk oluşumlarından etkilenmeyeceği ortaya koyulmalıdır. Aksi durumda, işletme esnasında oluşabilecek obrukların, can güvenliğini tehdit edeceği çok açıktır.</strong><br />Sonuç olarak, Obrukların yerleşim birimlerinden uzak tarım alanlarında oluşması, bugüne kadar önemli can ve mal kayıplarına yol açmamıştır. Ancak, Hızlı Tren gibi insanların yoğun olarak kullanacakları mühendislik yapılarının bulunduğu alanlarda meydana gelebilecek obruk oluşumlarının, önemli can kayıplarına ve yeni facialara yol açmaması amacıyla hazırladığımız&nbsp;<strong>ESKİŞEHİR- SİVRİHİSAR YHT GÜZERGAHINDA OBRUK OLUŞUMU VE RİSKLERİ HAKKINDA RAPORU</strong>’nu kamuoyu ve ilgili idarelerin dikkatine sunuyoruz.</span></p><p><span style="font-size:16px">Saygılarımızla...</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yönetim Kurulu- İSTANBUL</strong></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÇOCUK KİTAP GÜNLERİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cocuk-kitap-gunleri-801682d6510e-5f9d-4847-997e-8c65d162dd022020-01-21T12:57:00+03:00Admin ÇOCUK KİTAP GÜNLERİ

ÇOCUK KİTAP GÜNLERİ

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Kadıköy Belediyesi’nin çocuklarda kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için bu yıl 7’ncisini gerçekleştirdiği Çocuk Kitap Günleri başlıyor. Kozyatağı Kültür Merkezi Sanat Galerisinde 22 Ocak Çarşamba günü başlayacak kitap günlerine Türkiye’nin önde gelen 28 yayınevi, çocuk kitaplarıyla katılıyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Çocukların yarıyıl tatilinde iyi vakit geçirmeleri ve kitap okuma alışkanlığı edinmeleri için düzenlenen Çocuk Kitap Günleri’nde bir birinden renkli atölyeler de yer alıyor. 26 Ocak’a kadar karikatür, mandala, canlanan kitap, tuval boyama, piyano, origami, yaratıcı drama, masal anlatımlı felsefe gibi atölyelere katılım ücretsiz.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Çocuk Kitap Günleri’nde ve yarıyıl tatili boyunca Kadıköy Belediyesi’nin bir çok kültür merkezlerinde düzenlenen atölyelerin ayrıntılı bilgisine Kadıköy Belediyesi’nin web sayfasından ulaşılabilir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ayrıntılı program için:&nbsp;<a href="http://kultursanat.kadikoy.bel.tr/documents/file/YariyilSenligi2020.pdf" target="_blank">http://kultursanat.kadikoy.bel.tr/documents/file/YariyilSenligi2020.pdf</a></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ANLAMLI DESTEK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/anlamli-destek-80159c4d067c-8a0e-4a97-b8e2-f1790cbdb38c2020-01-21T12:53:00+03:00Admin ANLAMLI DESTEK

ANLAMLI DESTEK

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">Beylikdüzü Belediyesi Geçici Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne oldukça anlamlı bir destek daha Beylikdüzü Eğitimi ve Kültürü Destekleme Derneği’nden geldi. El emeği yastıklar dernek üyeleri tarafından doldurularak patili dostlar için hazırlanırken sokak hayvanlarına yardım konusunda farkındalığa destek sağlandı. - BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[RADON GAZI ÖLDÜRMEYE DEVAM EDİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/radon-gazi-oldurmeye-devam-ediyor-8014cf898a14-8758-49a5-bd94-f9d264841cd02020-01-21T12:47:00+03:00Admin RADON GAZI ÖLDÜRMEYE DEVAM EDİYOR

RADON GAZI ÖLDÜRMEYE DEVAM EDİYOR

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Gerek Dünya Sağlık Örgütü verileri, gerekse Sağlık Bakanlığının verilerine göre akciğer kanserinin ana nedenleri arasında ilk sırayı sigara bağımlılığı alırken, &nbsp;ikinci sırada radon gazı etkilerinden kaynaklı kanserlerin olduğu belirtilmektedir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizdeki akciğer kanserlerinin, %3-15 arasındaki oranın radon gazından kaynaklandığı belirtilmektedir *. Yine bazı bilimsel araştırmalara göre ülkemizde radon gazı etkilerinden kaynaklı ölüm sayıları, yıllık 2300 kişiyi geçmiş durumdadır (Dr.Ann Olsson sunu, Edüstriyel Toksikoloji Kongresi, 2019, Antalya).</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Radon gazı etkilerine bağlı ölümler, Sağlık Bakanlığı tarafından araştırılmakta olup Atom Enerjisi Kurumu tarafından ortaklaşa yapılan çalışmalara dayalı radon gazı haritası da yayınlanmıştır&nbsp; Ancak hazırlanan haritanın temelinin oluşturulmasında gerek jeoloji ve gerekse jeokimya haritalarından yeterince yararlanıldığından bahsetmemiz de mümkün değildir. Yapılan araştırma ve incelemeler, radon gazı maruziyetine neden olan önemli etkenlerin başında, yaşadığımız konutlar ile çalışma ortamlarının belirleyici olduğunu göstermektedir. Radon gazı salınımına uygun olmayan zemin birimleri üzerine inşa edilen yapılarda zemin etüt araştırmaları, projelendirme ile yapım süreçlerinde gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle, topraktan sızan radon gazı binaların bodrum veya giriş katlarında birikmekte, yeteri kadar havalandırma yapılmaması durumunda ise uzun süre gazın etkisinde kalan insanlar radon gazına bağlı akciğer kanserine yakalanmaktadırlar. Zemin ve temel etütleri, projelendirme, yapı üretimi ve denetimi süreçlerinde alınacak basit tedbirlerle, radon gazının bina içlerine girmesi önlenebilir. Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gerekli düzenlemeleri yıllardır yapmadığı için bu sorun sürekli büyümekte, günümüzde yılda 2.300’ü aşkın insanımızın yaşamına mal olmaya devam etmektedir</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Çevre ve Şehircilik Bakanlığı uyumaya devam ediyor.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">&nbsp;Anayasamızın 56. Maddesinde “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.” denilmektedir. Yine ülkemizin imar, planlama, yapı üretim ve denetim süreçlerini düzenleyen temel kanun niteliğindeki 3194 sayılı İmar Kanunun amaç maddesinde; “Bu kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.” şeklindedir. Ancak tüm bu düzenlemelere rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ne planlama, ne zemin ve temel araştırmaları, ne proje, ne de yapı üretim ve denetim süreçlerinde radon gazı etkilerini bertaraf edecek herhangi bir düzenleme gerçekleştirmemiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu vurdumduymaz tavrı nedeniyle her yıl 2.300’ü aşkın insanımız, radon gazı etkilerine bağlı kanserlere yakalanarak yaşamını yitirmeye devam ediyor.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak uyarıyoruz!!!</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Ülkemiz insanının jeojenik kökenli çevresel maruziyetlere bağlı hastalıklardan korunması amacıyla, MTA Genel Müdürlüğü’nün öncülüğünde, Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, &nbsp;DSİ Genel Müdürlüğü, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Üniversitelerin ilgili bölümleri, Meslek Hastalıkları Hastaneleri, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Türk Tabipler Birliği, Endüstriyel Toksikoloji Derneği ve TORAKS Derneği gibi sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri bir araya gelerek “Tıbbi Jeoloji Risk Haritaları” hazırlanmalıdır.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Türkiye radon gazı risk haritaları jeoloji biliminde yaşanan gelişmeler çerçevesinde yeniden ele alınmalı, MTA Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, AFAD Başkanlığı, Üniversitelerimizin ilgili bölümleri ile TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası yetkililerinden oluşan bir heyet tarafından, “ Türkiye Radon Gazı Tehlike Haritası” yenilenmelidir.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Plan Yapımına Dair Yönetmelik, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği, İnşaat İşleri Genel Teknik Şartnamesi, Proje Düzenlenme Esasları ile Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatını, Türkiye Atom Enerjisi Kurulu tarafından yayınlanan “Kapalı Ortamlarda Radon ve Yapı Malzemelerindeki Radyoaktiviteye İlişkin Kılavuz )**” &nbsp;esasları çerçevesinde yenileyerek, “yapı üretim ve denetim süreçlerinde” ülke insanımızı, radon gazı etkilerinden koruyacak gerekli tedbirleri en kısa sürede almalıdır.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Sonuç olarak; yıllardır akciğer kanserlerinin ana nedenlerinden birinin binalarda radon gazı birikimi olduğu bilinmesine, hatta her yıl ülkemizde depremlerden daha fazla insanımızın yaşamına mal olan radon gazının, toplum sağlığı üzerinde etkilerini önlemeye yönelik bina ve bina türü yapıların etüt, projelendirme ile yapı üretim ve denetim süreçlerinde herhangi bir tedbirin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından alınmaması kabul edilemez.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Toplumun sağlığını tehdit eden, sigaradan sonra akciğer kanserlerin temel nedeni olan radon gazı etkilerinden toplum korunmalıdır.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Saygılarımızla,</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Yönetim Kurulu &nbsp;</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SAHA İNCELEMESİ YAPTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/saha-incelemesi-yapti-8013e22aedc1-6cae-426f-9784-52a8ce69950e2020-01-21T12:43:00+03:00Admin SAHA İNCELEMESİ YAPTI

SAHA İNCELEMESİ YAPTI

DÜNYA

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"İlçemize güzel projeler kazandırmak için gece gündüz çalışıyoruz" diyen Başkan Yılmaz; "Birim müdürlerimizle birlikte ilçemiz genelinde incelemeler yaparak öncelikleri belirliyor, projelerimiz ve çalışmalarımız hakkında vatandaşlarımızın da beklentilerini tespit ediyoruz. Amacımız vatandaşlarımızı kaliteli hizmetlerle buluşturmaktır" dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Hizmetlerin sürdürülebilir bir şekilde yürütülmesi amacıyla saha çalışmalarına ağırlık verdiklerini belirten Başkan Yılmaz, "Üst yapı hizmetlerimizden imar çalışmalarımıza, park ve yeşil alanlarımızdan spora, eğitimden kültüre ve sanata her alandaki hizmetlerimiz artarak devam edecek ve yeni yatırımlarla ilçemizi bir cazibe merkezi yapacağız" şeklinde konuştu.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[HEDEF İSTANBUL’U FESTİVALLER ŞEHRİ YAPMAK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/hedef-istanbulu-festivaller-sehri-yapmak-80123838f797-bfdb-49c9-9ff3-b5f4e04f19e82020-01-21T12:39:00+03:00Admin HEDEF İSTANBUL’U FESTİVALLER ŞEHRİ YAPMAK

HEDEF İSTANBUL’U FESTİVALLER ŞEHRİ YAPMAK

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Turizm Platformu, kent turizmini masaya yatırmak için İstanbul Turizm Çalıştayı’na ev sahipliği yapıyor. Sektörün tüm paydaşlarının bir araya getiren ve turizmi bütüncül bir şekilde ele almak için düzenlenen çalıştay, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan ve Turizm Platformu’nun Teknik Kooridinatörü Özcan Biçer’in konuşmasıyla başladı. İki isim de geçirdiği trafik kazası nedeniyle iyileşme süreci devam eden Cumhur Güven Taşbaşı’na geçmiş olsun dileklerini paylaştı. Arslan konuşmasında, “İstanbul’u kültür sanat turizm ve spor alanlarını birleştirmek ve festival kenti yapmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Biçer ise, “Turizmde, İstanbullular olarak kendi fikirlerimizi ortaya koyacak, kendi çalışmamızı yapacağız” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>“ÖNCELİKLERİMİZİ TESPİT ETTİK”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan, turizmin farklı alanlarında faaliyet gösteren, proje geliştiren, içerik üreten; meslek kuruluşları, örgütler, odalar, kamu kuruluşları, işletmeler, akademisyenler ve kanaat önderlerinin katıldığı çalıştayın açılışında konuşma gerçekleştirdi. Kenti festivaller şehri haline getirmek istediklerini açıklayan Arslan şu ifadeleri kullandı: “İstanbul’da yaşayan çocuk, genç, yaşlı her bireyin günlük yaşantısına renk getirmeyi, İstanbulluları demokratik ve kardeşçe bir ortamda, anılarında yer bulacak etkinlikler yapmayı planlıyoruz. Bu etkinlikler kapsamında uluslararası davetlerle birlikte, mesleki kurumların ve sorunların tartışılacağı paneller ve toplantılar gerçekleştireceğiz.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Turizmin kente sağlayacağı katkıya dikkat çeken Arslan, bu hedefe ulaşmak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Öncelikle biz bunları belirlerken ‘Yeşil İstanbul’, ‘Adil İstanbul’, ‘Yaşayan Şehir İstanbul’, ‘24 Saat Ulaşılabilir İstanbul’ olarak önceliklerimizi tespit ettik. Bu öncelikler çerçevesinde de çözümlerimizi hayata geçirdik. Bildiğiniz gibi artık ‘gece metrosu’ uygulamasıyla özellikle gençlerin, iş insanlarının, vardiyalı çalışanların ve turistlerin hayatı büyük ölçüde kolaylaştı.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>“PLATFORM BİR DEMOKRASİ DÜŞÜNCESİ”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Platformu bir demokrasi düşüncesi olarak tanımlayan Turizm Platformu Teknik Koordinatörü Özcan Biçer ise konuşmasında şunları dedi: “Sürdürülebilir turizm vizyonuyla turizmi ele alacağız. Kamu kurumlarını, sektör temsilcilerini, konsoloslukları, üniversiteleri, uzman kişileri ve birçok paydaşı bir araya getirdik. Bugün burada komisyonların kuruluşunu yapıyoruz. Komisyonların kuruluşundan sonra vizyon belgesi oluşturmaya çalışacağız. Sonrasında da turizm master planı belirlemek ve eylem planı oluşturmak istiyoruz. Dijital platform üzerinden de tüm vatandaşlarımızın dahil olduğu daha kapsamlı bir katılım düşüncesindeyiz.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>TÜM KATILIMCILARIN GÖRÜŞÜ ALINIYOR</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çalıştayda tematik olarak ayrılan her masaya, her bir katılımcının kullanmasını sağlamak için “Fikir Tepsisi” adında küçük yapışkan kağıtlar konuldu. Anket yoluyla tüm katılımcılar, masalarına oy verme işlemi için konulan teknolojik cihazlarla çeşitli sorunlara önem sıralarını gözetmek kaydıyla 1 ile 5 arasında not verdi. Ortaya çıkan tablo, öğle arasının ardından yine katılımcılar tarafından değerlendirilmeye devam ediliyor.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Medical Estetik alanındaki hocaların hocası Türkiye’de]]>https://www.haberanaliz.net/haber/medical-estetik-alanindaki-hocalarin-hocasi-turkiyede-801159ba01c1-65ab-4450-a149-5f57ade888092020-01-21T12:34:00+03:00Admin Medical Estetik alanındaki hocaların hocası Türkiye’de

Medical Estetik alanındaki hocaların hocası Türkiye’de

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası platformlarda gösterdiği başarılar sebebiyle çeşitli ülke hükumetlerince vatandaşlık kazandırılmaya çalışılan yetenekli doktor ve eşi, tercihlerini Türkiye’den yana kullandıklarını ve dünya milletleri yeteneklerinden faydalanacak ise bu hizmetin altında koşulsuz Türkün imzası olması gerektiğini belirttiler.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dr. Nejat Can, basına yaptığı açıklamada, özellikle de Medikal Estetik alanında yaşanabilecek olası sorunlara tedbir sağlamak ve kamuoyunu bilinçlendirmek adına şu ifadelere yer verdi:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Uzak doğunun en ücra köşesi Urumqi'de başladığım tıp eğitimim ve uygulamalarım İstanbul'da devam etmektedir. 25 yıllık meslek hayatımın son 15 yılını Organik İp Estetiği yönteminin her kilometre taşında öğrenerek, uygulayarak ve öğreterek geçirdim. Çok da keyif aldım. Organik İp Estetiği yöntemi ile ameliyatsız gençleştirme konusu yine uzak doğuda başlayıp tüm dünyaya yayılan ve hem hekimler hem hastalar tarafından sevilerek tercih edilen Medikal Estetik yöntemlerinden biridir. Teknolojinin baş döndüren hızı ile ilerlediğimiz global dünyada Organik İp Estetiği yöntemleri de inanılmaz bir hızda gelişmeye başladı. Yıllar önce kullandığımız hayvansal kaynaklı Katgüt ipler ile başlayan maceramız, bugünlerde teknoloji harikası ürünlerle üretilen iplerle devam etmekte ve daha da ileriye gidebileceğimizin sinyallerini vermektedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yıllar öncesinde sade ve düz teknikler ile yalnızca cilt altına ip döşeyerek yapmaya çalıştığımız ameliyatsız gençleştirme yöntemlerinin yerini çağdaş, bilimsel ve kanıta dayalı yepyeni yöntemler aldı. Artık, Organik İp Estetiği yöntemi ile daha derin planda, daha çok yumuşak dokuya hakim olarak endikasyonlar dahilinde ameliyat sonuçlarını aratmayacak ve daha uzun süreli efektif sonuçlar almaya başladık. Bu olumlu gelişmelere paralel olarak meslekte yeni ve/veya Organik İp Estetiğine yeni ya da yeniden ilgi duyan hekimlerimizin sayısı da hayli arttı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Organik ip Estetiği yönteminin popülerliği devam ederken bu yöntem ile ilgili ciddi bir kaynağın olmaması, ‘Organik İp Estetiği’ ile aynı ada sahip genişletilmiş bilgi hazinesi niteliği taşıyan kitabımın yazılma sebeplerinden biridir. Kitabın yazılmasındaki bir diğer neden ise "Bilgi paylaştıkça çoğalır ve değerlenir!" misyonudur. Medikal estetik alanındaki doğrulara ışık tutan bu kitabın hazırlanması esnasında teorik bilgi hazinesi ile yüksek katkı sağlayan sevgili eşim Dr. Hanife Can'a tıp dünyası ve değerli kamuoyu adına teşekkürü borç bilirim.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Dr. Nejat Can KİMDİR?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">1970 Urumqi doğumlu Dr. Nejat Can, eğitimini Xinjiang Tıp Fakültesi’nde aldı. Çin Halk Cumhuriyeti Xinjiang Üniversitesi'nden pratisyen hekim olarak mezun oldu. Beijing Medical University’de Kök Hücre ve Xinjiang Tıp Fakültesin’de Kozmetik Cerrahi ihtisası yaptı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tıp Doktorluğu diploması T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından tescil edildi ve askerliğini Yedek Subay olarak tamamladıktan sonra Türkiye’de serbest olarak çalışmaya başladı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çin Pekin Üniversitesi Uluslararası Kök Hücre Araştırma Merkezi ve Pekin Phoenix Genetik Tedavi Enstitüsü ile birlikte Kök Hücre Nakli ve Gen Tedavisi ile Santral Sinir Sistemi Hastalıkları, Gençleşme, Kök Hücrenin Estetikte Kullanılması, Sağlıklı Uzun Yaşam konularında çalışmalara katıldı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dr. Nejat Can daha sonra Tayvan, Tayland, Güney Kore, Singapur, Gürcistan, Fransa, İtalya ve İspanya’ya giderek Kozmetik Cerrahi ve Medikal Estetik Tıp konusunda uygulamalı eğitimler aldı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Society of Aesthetic Medicine Singapore'da "All About THREADS" konulu Organik Thread Lifting İpleri ile Yüz ve Vücut Estetiği konusunda tüm eğitimlerini tamamlayan Dr. Nejat Can, "American Academy of Aesthetic Medicine" resmi üyesidir. Ayrıca, "American Academy of Aesthetic Medicine" tarafından verilen "Medical Aesthetic Board" sertifikasına sahiptir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"American Academy of Aesthetic Medicine" tarafından verilen "Korean Advanced Facial &amp; Body Techniques Master Class", "Fat Grafting Asia Master Class", "Facial Aesthetic Surgery Master Class" eğitimlerini tamamladı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İngiltere’de bulunan, uluslararası geçerliliğe sahip ve Avrupa Birliğince de kabul gören 17024 Personel Akreditasyonu Kapsaminda, "IQ PCC - PYB APPLICATION EXPERT" kalite belgesi düzenleyen "IQ CERT" Personel Akreditasyon Kurumunun Organik İp Estetiği, Botulinum Toksin, Dermal Dolgu ve Mezoterapi uygulamalarının&nbsp;<strong>Türkiye Eğitimcisi ve Denetmeni&nbsp;</strong>olan Dr. Nejat Can, İstanbul’da kendi kliniğinde hizmet veriyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Dr. Hanife Can KİMDİR?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Eğitimini Xinjiang Tıp Fakültesi'nde aldı. Çin Halk Cumhuriyeti Xinjiang Üniversitesi'nden pratisyen hekim olarak mezun oldu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çin Beijing Üniversitesi Uluslararası Kök Hücre Araştırma Merkezi ve Beijing Phoenix Genetik Tedavi Enstitüsü ile birlikte Kök Hücre Nakli ve Gen Tedavisi ile Santral Sinir Sistemi Hastalıkları, Gençleşme, Kök Hücrenin Estetikte Kullanılması, Sağlıklı Uzun Yaşam konularında çalışmalara katıldı. Ayrıca, Akupunktur eğitimini tamamladı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dr. Hanife Can daha sonra Tayvan, Güney Kore, Tayland, Singapur, Fransa, Monako, İtalya ve İspanya’ya giderek Medikal Estetik Tıp konusunda uygulamalı eğitimler aldı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Society of Aesthetic Medicine Singapore'da "All About THREADS" konulu Organik Thread Lifting İpleri ile Yüz ve Vücut Estetiği konusunda tüm eğitimlerini tamamlayan Dr. Hanife Can, "American Academy of Aesthetic Medicine" resmi üyesidir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dr. Hanife Can, "IQ PCC - PYB APPLICATION EXPERT" kalite belgesi düzenleyen İngiltere "IQ CERT" Personel Akreditasyon Kurumunun Botulinum Toksin, Dermal Dolgu, Mezoterapi ve Organik İp Estetiği uygulamalarının&nbsp;<strong>Türkiye Eğitimcisi ve Denetmeni</strong>&nbsp;olarak İstanbul’da hizmet vermektedir.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SU KUŞLARINI SAYDILAR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/su-kuslarini-saydilar-801022046bd8-f16a-4133-9ca7-90ef6a8873462020-01-21T12:31:00+03:00Admin SU KUŞLARINI SAYDILAR

SU KUŞLARINI SAYDILAR

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:18px">Tarsus Amerikan Koleji (TAC) öğrencileri, milli park statüsündeki göller ve sulak alanlardaki su kuşlarının bölgedeki popülasyonunun ve önceki yıllara göre değişimlerinin belirlenmesi amacıyla her yıl yapılan Kış Ortası Su Kuşu (KOSK) sayımlarına destek oldular.</span></p><p><span style="font-size:18px">2020 yılı Kış Ortası Su Kuşu (KOSK) sayımları; Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Doğa Araştırmaları Derneği işbirliğiyle düzenlendi. Sayımlar, Yumurtalık ve Akyatan Lagünü'nden sonra üçüncü gün Göksu Deltası'nda devam etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BİYOÇEŞİTLİLİK ZENGİNLİĞİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2020 yılı KOSK sayımlarına Tarsus Amerikan Koleji (TAC) öğrencileri de katılarak destek oldular. TAC Biotech Kulübü ile 11-IB Çevre Sistemleri ve Topluluklar dersi öğrencilerinin katıldığı etkinlikte, bölgedeki biyoçeşitliliğe vurgu yapıldı. Kuş sayımı aktivitelerine katılan TAC öğrencileri, su kuşlarının beslenme tarzı ve davranışları hakkında Doğa Araştırmaları Dernek Sorumlusu Güler Bozok’tan bilgiler aldılar. Kış kuşlarının oluşturduğu muhteşem manzara karşısında büyülenen öğrenciler, bu görsel şöleni fotoğraflarla ölümsüzleştirdiler.- BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Birlikten kuvvet doğar…]]>https://www.haberanaliz.net/haber/birlikten-kuvvet-dogar-800907375dec-2e66-45e3-8edc-1e7bbe4cef412020-01-21T12:23:00+03:00Admin Birlikten kuvvet doğar…

Birlikten kuvvet doğar…

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">MTSO BAŞKANI YAPTIĞI YAZILI AÇIKLAMADA:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tek tek kentler olarak böyle bir şeyi hayata geçirebilmek mümkün değil. Adı üstünde yeni ekonomi bölgeleri birçok kenti kapsayan bir oluşum. Benzer veya birbirini tamamlayan ekonomik üretim desenlerine sahip kentleri planlı bir şekilde birbirine bağlamak ve bütüncül bir ekonomik sistem yaratmak kentlerin etkin bir işbirliği kurabilmesinde yatıyor. Bizim bölgemiz söz konusu olduğunda birinci halkayı elbette Mersin ve Adana’nın oluşturduğu Çukurova Ekonomi Bölgesi oluşturuyor. Bu bölge gerek doğal anlamda gerekse ekonomik anlamda arasına bir sınır çizilemeyen, ortak kaderi paylaşan bir bölge. Zaten bu iki ilin Kalkınma Ajansı olan Çukurova Kalkınma Ajansı da Mersin ve Adana illerini kapsadığı için bu birliği göstermektedir. Adana gerek sanayi üretimi, gerek tarımsal üretimi, gerekse enerji ve kimya alanlarındaki kümelenme ve önemiyle, Mersin ise bu üretimi dünyaya açan dış ticaret, lojistik ve liman gücüyle, Adana sanayisini tamamlayan sanayi ve tarım gücüyle tam bir ekonomik bütünlük arz etmektedir. Her ne kadar bu iki kentin kendi dinamikleri bu konuda hala yeterli iş birliğini ortaya koymayı başaramadılarsa da, Çukurova var olan doğal ortak değerleri ile bu birliği ve yeni ekonomik bölgeyi ortaya çıkartmaktadır. Bu anlamda böylesi ortak bir kaderi olan kentler artık birbirini rakip değil doğal bir ortak ve destekçi olarak görmek zorundadır. Aksi halde artan rekabet ortamında ve zorlaşan bir ekonomide tek başına ayakta kalmak mümkün olmayacaktır. Bu bölgenin Mersin ve Adana dinamiklerinin ortak aklıyla ekonomik olarak güçlenmesi Çukurova’yı bir cazibe merkezi haline getirecek, böylece bu bölgede yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılar için birinci tercih olacaktır. Bu aynı zamanda ulusal boyutta ülkelerin Türkiye’ye yönelmesi gibi dolaylı bir katkıyı sunacaktır.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Çukurova Stratejik Yatırım ve Kalkınma Planı hazırlanmalıdır</strong><br />Mersin iş dünyası olarak sürekli gündeme getirdiğimiz ve MTSO olarak uzun süredir bir çok veri alt yapısını çalıştığımız “Çukurova Stratejik &nbsp;Yatırım ve Kalkınma Planı”nı Mersin ve Adana dinamiklerinin, özellikle Çukurova Kalkınma Ajansı’nın da desteği ile hazırlanmak, Merkezi destek ve onaylarla ulusal strateji &nbsp;ve hedeflere de uyumlu hale getirilerek ortaya konmak zorundadır. Biz Mersin olarak hazırız. Kardeş Adana’nın da bu konuda daha aktif olmasını bekliyoruz. Çünkü bizler kararlı ve istekli olmazsak, arzu ettiğimiz makro ölçekli desteği alamayız. Bizim için Çukurova Ekonomi Bölgesi bu büyük halkanın merkezidir. Ancak bu halkanın bir de dış ve daha geniş halkası olarak düşündüğümüz ve Mersin ile Adana dışında Çukurova’dan ayrı göremeyeceğimiz Kahramanmaraş, Osmaniye, Hatay’ı kapsayan “Doğu Akdeniz Ekonomi Bölgesi” vardır. Bu illerle birlikte hayata geçmesini hayal ettiğimiz Doğu Akdeniz Ekonomi Bölgesi’nde sadece bu 5 il değil aynı zamanda Çukurova Kalkınma Ajansı’na ek olarak bir de Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı var. Yani sanayisi, tarımı, ticareti, dış ticareti, lojistiği, limanları, iki önemli ovası ve ihracat gücü ile 5 il ve 2 önemli Kalkınma Ajansı var bölgenin. Bu 5 ilin sahip olduğu organize sanayi bölgeleri, limanlar, serbest bölgeler, ihtisas OSB’ler, teknoparklar, tarımsal enstitüler ve daha önemli sayısız üniversitelerle yaratılan olağan üstü vasıflı bir insan kaynağı var. Bunlarla da sınırlı değil; Çukurova Ekonomi Bölgesi’ni desteleyen Doğu Akdeniz Ekonomi Bölgesi’nin hemen dışındaki hinterlandın içinde olan ve birçok konuda bu iki bölgenin ayrılmaz parçası olan Gaziantep, Kayseri, Niğde, Aksaray, Karaman, Konya, Malatya da eklendiğinde ekonomik büyüklük ve önem anlamında bırakın Marmara Bölgesini, var olan bu gücüyle Marmara Bölgesi’nin bile ekonomik gücünü aşan bir bölge çıkmaktadır. Bu yeni ekonomi bölgesi Mersin, Adana, Kahramanmaraş, Osmaniye, Hatay, Gaziantep, Kayseri, Adıyaman, Şanlıurfa, &nbsp;Malatya, Konya, Karaman, Niğde, Aksaray illerine ek olarak Ahiler, Çukurova, Doğu Akdeniz, İpek Yolu, Karacadağ ve Mevlana Kalkınma Ajanslarını da kapsamaktadır. Yani en az 15 il ve 6 kalkınma ajansını kapsayan bir ekonomi bölgesinden bahsediyoruz. Türkiye’nin sanayi ve tarım üretimini sırtlayan bir ekonomi bölgesinden bahsediyoruz. Türkiye’nin ihracatını, istihdamını sırtlayan bir ekonomi bölgesinden bahsediyoruz. Ülkenin katma değer yaratan bir bölgesini bütüncül bir hale getirmekten ve bunun yaratacağı büyük cazibeyi yatırıma ve katma değere dönüştürmekten bahsediyoruz. Neden ülkemizin ekonomik anlamda yeni bir Marmara’sı, hatta Marmara’yı bile geçen yeni bir ekonomi bölgesi daha olmasın? Bu vizyon ve yapılacak destekle yaratılacak bir Marmara daha ülke ihracatının iki kat artması demektir, cari açığın düşmesi, iş ve aş demektir. Bu anlamda bu işin olmazsa olmazı yerel yönetimler olmalıdır.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Yeni ekonomi bölgesi demek güvenli liman demektir</strong><br />Yerel yönetimler bu vizyonu benimsemeli ve ekonomiye daha çok entegre olmalıdır. Bölge siyasetçileri, vekillerimiz bu vizyon ve hedefi önemsemeli ve bu vizyona destek vermelidir. Belki de bu konu hepimizin başat konusu olmalıdır. Çünkü ekonomik refah demek sosyal yaşam kalitesi, sosyal huzur demektir. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu hedefe ulaşmak için her çabayı göstereceğiz. Dünya büyük bir ekonomik fırtına yaşıyor. Ve görünen o ki, bu fırtına daha da artacak. Bu fırtınadan tek tek kurtulmak mümkün değil. Bir araya gelmek, ortak aklı yakalamak ve bahsettiğimiz bölge temelinde güvenli bir liman yaratmak zorundayız. Bu, hem bölgemizin hem de ülkemizin çıkarınadır. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu çağrımıza gerek bahsedilen illerin iş oluşumlarının gerek kalkınma ajansları ve yerel yönetimlerinin gerekse bölge vekillerinin bir tepki vereceğine ve kurtuluşumuz olan bu vizyonu sahipleneceklerine inanıyoruz. İnandığımız bir şey varsa: Birlikten kuvvet doğduğudur…</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[6 milyon lira kazandırdı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/6-milyon-lira-kazandirdi-800826685df6-d679-4e72-930e-775efa944bdc2020-01-21T12:19:00+03:00Admin 6 milyon lira kazandırdı

6 milyon lira kazandırdı

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Raylı sistemlerin en önemli gider kalemlerinden enerjinin daha tasarruflu kullanımı için İzmir Metrosu, Tasarruflu ve Etkin Sürüş Tekniği adında bir model geliştirdi. 2009 yılından bu yana kullanılan model, yolcu ve sefer sayısının da artmasıyla enerji giderlerini düşürdü.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Geliştirilen model taşınan her yolcu başına harcanan enerji miktarında önemli oranda tasarruf yapılmasını sağlıyor. Metroda sefer ve yolcu sayısının artmasıyla tasarruf edilen enerjinin değeri 6 milyon Türk Lirası’na ulaştı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Sistem nasıl&nbsp;</strong><strong>ç</strong><strong>alışıyor?</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Metro hattında kullanılan enerjiyi Tasarruflu ve Etkin Sürüş modeline uygun olarak yönetmek için hat&nbsp;üzerinde önemli noktalar belirlendi ve bu noktalarda seferlerin entegrasyonu sağlandı. Trenlerin rejeneratif fren yaptığı bu noktalarda, ortaya çıkan enerjinin yeniden kazanılması&nbsp;esasına dayanan bu sistem sayesinde karşı yönden gelen ve hızlanan trene elde edilen enerji aktarılabiliyor. Sefer sayısının artışı, trenlerin bu enerjiyi kullanımını ve tasarruf miktarını da ciddi oranda artırıyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ödüllü proje</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İzmir Metro A.Ş.’nin uzman ekipleri tarafından oluşturulan ve tasarruf önlemleri kapsamında hayata geçirilen bu yenilikçi (inovatif) proje, 2015 yılında (KalDer) Türkiye Kalite Derneği’nden “Başarı Ödülü” almıştı.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[HEMŞEHRİLERİYLE BULUŞTU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/hemsehrileriyle-bulustu-800740b6fb1a-c217-4331-af72-d8fc42473b3b2020-01-21T12:15:00+03:00Admin HEMŞEHRİLERİYLE BULUŞTU

HEMŞEHRİLERİYLE BULUŞTU

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz'ın hemşehrileriyle bir araya geldiği ve Arslanköylü şair, yazar ve sanatçıların da yer aldığı programda; birlik ve beraberliğe vurgu yapıldı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Konuşmasına, Arslanköy'ün güzelliklerini ve değerlerini şiirsel bir dille anlatarak başlayan Başkan Yılmaz; "Bu programda sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duydum. Bu söylediğimiz her kelime ve kavramın ayrı bir güzelliği var. Bizi biz yapan kelimelerdir. Toroslarımız için birlik ve beraberlik içerisinde hizmetler yapmaya devam edeceğiz" dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>"HEMŞEHRİ DERNEKLERİMİZİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ"</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Başkan Yılmaz, sivil toplum kuruluşlarıyla diyaloğu güçlü bir şekilde sürdüreceklerini kaydederek, "Hemşehri dernekleri, hemşehrileri arasında yardımlaşma ve dayanışmanın yanı sıra kentlere kültürel anlamda büyük zenginlikler katar. Kentimizin büyümesi ve gelişmesi adına sivil toplum kuruluşlarımızla koordineli bir şekilde çalışmaya önem veriyoruz" şeklinde konuştu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Konuşmaların ardından Başkan Yılmaz, Kraliçe Lear Belgesel Filmi'nde yer alan Arslanköylü tiyatrocu kadınları tebrik ederek çiçek takdim etti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Arslanköy Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Firdevs Erdoğrul, Başkan Yılmaz'a programa sunduğu katkılarından dolayı teşekkür ederken, Başkan Yılmaz da derneğin kurucu üyelerine bir plaket takdim ederek teşekkür etti. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Tekerlekli sandalyede dans büyüledi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tekerlekli-sandalyede-dans-buyuledi-80065641b70d-7d0f-4c3e-9796-5a9ab4f61eb92020-01-21T11:56:00+03:00Admin Tekerlekli sandalyede dans büyüledi

Tekerlekli sandalyede dans büyüledi

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Tekerlekli Sandalye Dans Projesi (Wheelchair Dance Project) İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) dün akşam muhteşem bir gösteriye imza attı. Sanat yönetmenliğini Banu Dağcıoğlu Türkeli'nin üstlendiği etkinlikte şef İbrahim Yazıcı, tenor Aydın Uştuk, sopranolar Aytül Büyüksaraç, Nazlı Alptekin, Zibelhan Dağdelen, piyanistler Deniz Dağdelen, Emre Altpekin, basçı Hasan Alptekin ve kemanist Eren Ekici eşlik etti. "Fark Yaratanlar ve Dostları" olarak da anılan ekipte tekerlekli sandalyeli dansçılar Bora Acar Zöngür, Alperen Çalışkan, Ayla Beytaşı, Burhan Elli, Caner Türkseven, Kardelen Yılmaz, Mehmet Arık, Neşe Aydemir, Nur Özgül, Özlem Babasız, Sinem Öntürk, Sude Yubaş, Yasemin Uğurcan, Zehra Kosava, Ece Nazir e Tunca, Ersin Evren ile Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Konservatuvarı öğrencileri Efe Kızık, Melisa Kuyumcu, Deniz Sarıçoban, Nilsu Şaylı ve Ece Tunca da yer aldı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Gecenin sonunda izleyiciler sanatçılarla birlikte dans etti. Dans eden izleyicilerin arasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de vardı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Farkındalık yaratıyor</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Tunç Soyer, “Bu akşam bizlere dans, müzik ve estetiğin buluşmasının şahikasını yaşattınız. Ama bazen sadece müzikle estetik yetmez. Güzel bir dans gösterisinde müzisyenlerin, dansçıların ruhlarını görmek lazım ve bugün burada bu güzel insanların ruhlarını da gördük. Hepinize çok teşekkür ediyorum” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bilinçli bir toplum anlayışına katkıda bulunmak amacıyla hareket eden, erişilebilirlik koşullarını sağlayan her etkinlikte sahne aldıklarını belirten Banu Dağcıoğlu Türkeli, “Proje izleyicilerde farkındalık yaratmayı amaçlarken bir yandan da bedensel engellileri sanat ile buluşturuyor” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Gösteriyi izleyenler arasında İzmir Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Tunç Soyer, eşi Neptün Soyer, kızları Defne ve Duygu Soyer, İBB Başkan Vekili Mustafa Özuslu ve eşi Müyesser Özuslu da yer aldı.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SOKAKTAKİ CAN DOSTLARIMIZ BÜYÜKŞEHİR’E EMANET…]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sokaktaki-can-dostlarimiz-buyuksehire-emanet-800560eb28e4-def9-4e1b-9bb9-f49c9a93b5832020-01-21T11:53:00+03:00Admin SOKAKTAKİ CAN DOSTLARIMIZ BÜYÜKŞEHİR’E EMANET…

SOKAKTAKİ CAN DOSTLARIMIZ BÜYÜKŞEHİR’E EMANET…

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>İLK ÖZEL EĞİTİM</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sincan Sokak Hayvanları Geçici Bakımevinde düzenlenen ilk hizmet içi eğitimde personele; hayvan davranışları ve refahı, zoonoz hastalığı ve korunma yolları, hayvan besleme ilkeleri, iş sağlığı ve güvenliği hakkında bilgiler verildi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Veteriner Şube Müdürü Mustafa Şener, hayvan hakları başta olmak üzere sokakta yaşayan hayvanların sağlıklarının Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olduğuna vurgu yaparak, şu bilgileri verdi:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>“Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş’ın hayvan hakları konusunda hassasiyeti çok yüksek. Biz de personelimize yönelik hayvan davranışları, zoonoz hastalığı ve halkla İlişkiler konularında ilk defa hizmet içi eğitim düzenliyoruz. Sadece Sincan’da değil, Gölbaşı ve Kurtuluş Bakım Evleri’nde eğitimlerimizi tamamlayacağız. Bundan sonra periyodik olarak da sahada uzman arkadaşlarımız tarafından bilgilendirmeler yapacağız.”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen eğitime konuşmacı olarak katılan Köpek Eğitimi Uzmanı Veteriner Hekim Dr. Gürbüz Ertürk,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>“Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan veteriner ve bakıcı arkadaşlarla birlikte köpek davranışları, köpeklere yaklaşım, onların beden dili ile onları korkutmadan nasıl işlerimizi yaparız konusunu ele aldık”</strong>&nbsp;derken, Veteriner Sibel Özder ise,&nbsp;<strong>“Özellikle zoonoz hastalığını anlattık. Arkadaşlar ve bizim açımızdan oldukça verimli bir toplantı oldu’’&nbsp;</strong>değerlendirmesinde bulundu.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İBB, AÇIK VERİ PORTALINI HİZMETE SUNDU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ibb-acik-veri-portalini-hizmete-sundu-8004517d3ab7-7104-4a5a-99df-f4d246da51a62020-01-21T11:48:00+03:00Admin İBB, AÇIK VERİ PORTALINI HİZMETE SUNDU

İBB, AÇIK VERİ PORTALINI HİZMETE SUNDU

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından hayata geçirilen İBB Açık Veri Portalı, hizmete açıldı. İBB ve çevre kuruluşları tarafında yayımlanan verileri sunan Açık Veri Portalı ile kamunun şeffaflığının ve vatandaş katılımcılığının arttırılması amaçlanıyor.</span></span><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Kamusal hizmetlerde elde edilen verileri kullanarak vatandaşların da proje geliştirebileceği İBB Açık Veri Portalı’na&nbsp;<a href="https://data.ibb.gov.tr/" target="_blank">https://data.ibb.gov.tr</a>&nbsp;internet adresinden ulaşılabiliyor.</span></span><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Portalda; İBB, bağlı kuruluşları, iştirak şirketleri tarafından yürütülen çalışmalar sırasında toplanan veri setleri; akademisyenler, araştırmacılar, girişimciler ve vatandaşlar tarafından kullanılmak üzere birçok kategoride paylaşılıyor. Öncelikle İBB’nin Ulaşım, Çevre, Enerji alanlarında topladığı açık veri setlerinin paylaşıldığı Portal’ın, her geçen gün İBB’nin şeffaf yönetim anlayışı doğrultusunda zenginleştirilmesi hedefleniyor.</span></span><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Açık veri setlerine ilişkin bilgilere, güncel verilere ve duyurulara ulaşılabilen vatandaşlar, portalda görmek istedikleri, ihtiyaç duydukları bilgileri de İBB’ye iletebilecek.</span></span><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İBB Açık Veri Portalı ile Türkiye genelindeki kamu ve özel sektörün de katılımıyla açık veriye ilişkin bir ekosistem oluşturulacak. Böylelikle farklı sektörlerin gelişimine katkı sağlanacak.</span></span><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>İSTANBUL’DAKİ YAŞAM KALİTESİNİ DE ARTTIRACAK</strong></span></span><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İBB Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Açık Veri Portalı’na dair detaylar şöyle:</span></span><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Şehir hizmetlerinin kalitesini, performansını ve vatandaşlarla etkileşimi arttırmak, kamusal hizmetlere ilişkin maliyetleri ve kaynak tüketimini azaltmak, vatandaşlar ve yönetim arasındaki iletişimi güçlendirmek. Vatandaşlara ve akademisyenlere, şehrin temel sorunlarına yenilikçi çözümler bulmaya yardım etmek için verileri ve teknolojiyi kullanma imkanı sağlamak. Bu çalışmalarla dünya metropollerinde olduğu gibi İstanbul'daki yaşam kalitesini artırmak.</span></span><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Tüm kamu kurumlarının uygulayacağı açık veri uygulamaları, hem çok daha şeffaf şehir yönetim politikalarının üretilmesine katkı sağlayacak. Hem de vatandaşlara ülke genelindeki uygulamalara ve hizmetlere geri bildirim sunma imkânı sağlayacak. Bu durum mevcut uygulamaların iyileştirilmesi yönünde çok büyük bir adım olacak.</span></span><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Açık Veriler, şehrin sorunlarını çözmek, şeffaflığı artırmak ve yerel yönetim ile vatandaşlar arasındaki iletişimi güçlendirmek için değerli bir kaynak. Dünya genelinde vatandaşlar açık verilerin gücünü keşfediyor. Çünkü mevcut açık veriler, kamusal kararları yorumlama ya da harcama şekilleri hakkında soru sorma fırsatı yaratıyor. Böylece şeffaflığın artırılması ve demokrasinin teşvik edilmesi için fırsat oluşturuyor.</span></span><br /><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Verinin herkesin erişimine açık hale getirilmesi, bilgi ve içeriğe daha kolay erişim imkanı sunuyor. Birçok tarafın aynı veriyi analiz edebilmesine ve bu verileri kullanarak yepyeni projeler ve raporlar elde edilmesine olanak sağlıyor. Ayrıca ekonomi alanında; yenilikçi hizmetlerin geliştirilmesine ve yeni iş modellerinin oluşturulmasına katkıda bulunuyor.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MER-EK BÜFELERİ KADINLARA EMANET]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mer-ek-bufeleri-kadinlara-emanet-8003b8ac88e9-38e5-4aa1-95b7-1dddc8ae85a62020-01-21T11:44:00+03:00Admin MER-EK BÜFELERİ KADINLARA EMANET

MER-EK BÜFELERİ KADINLARA EMANET

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mersin Büyükşehir Belediyesi MER-EK Halk Ekmek Fabrikası, 2019’un Kasım ayında tamamladığı bakım, onarım ve yenileme çalışmalarının ardından ekmek büfelerinde de yeni satış modeline geçti. Yeni modelle nüfus yoğunluğu ve talepler doğrultusunda büfe sayıları ve yerleşim noktaları yeniden ele alındı. Ekmek büfelerinde kadınlara özgü bir&nbsp;<strong>“özelleştirme”</strong>&nbsp;modeline de giden MER-EK, büfelerin işletmesini kadınlara emanet etti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Her biri ayrı bir zorlu hayat mücadelesine ve hikayeye sahip kadınların ortak noktası iş arayışı. Buluşma noktaları ise MER-EK Halk Ekmek Büfeleri. Sabahın erken saatlerinde fabrikadan gelen taptaze ekmekleri çalışkanlık, hijyen ve güler yüzle gün boyu vatandaşlara ulaştıran kadınlar yeni işlerinden oldukça memnun.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Satış kapasitesi artan ekmek büfeleri artık daha işlevsel</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ekmek büfelerinin sayısı ve yerleşim planıyla ilgili düzenlemelere giden MER-EK yetkilileri, eski modeldeki hataları tespit ederek iyileştirme yolları geliştirdi. Eski modele göre belirli lokasyonlarda yakın aralıklarla konuşlandırılan toplam 54 büfeyle günlük 35 bin ekmek satışına ulaşılıyordu. Yeni modelle nüfus yoğunluğu ve talepler dikkate alınarak büfelerin yerleşim planları yeniden ele alındı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Yeni modelle ucuz ve kaliteli ekmeğe ulaşımda sıkıntı yaşayan vatandaşlara da ulaşan MER-EK, stratejik planıyla işlevsiz büfeleri kapatarak işlevsel 38 büfeyle daha fazla vatandaşa ulaşmaya başladı. 54 büfeyle günlük 35 bin ekmek satışı yapan MER-EK, yeni uygulamayla satış kapasitesini genişletip 38 büfeyle günlük toplam günlük 50 bin ekmek satışına ulaştı. Kadınların görev başındaki özverisi, çalışkanlığı ve hijyeniyle ortaya çıkan vatandaş memnuniyeti, satış kapasitesini arttıran en önemli etken oldu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Maddi anlamda çok sıkıntı çekiyorduk”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Büyükşehir Belediyesi’nde kadın istihdamına pozitif ayrımcılık uygulamalarına katkı sunan MER-EK Halk Ekmek Fabrikası, ekmek büfelerini de kadınlara emanet etti. Büfeleri işleten her biri ayrı hikayeye sahip kadınlardan biri 38 yaşındaki Arzu Tekin. Güneykent Mahallesi’nde 8 No’lu büfeyi işleten Tekin, 4 çocuk annesi. İki evlilik yaptığından ve zorlu yaşam mücadelesinin ardından yeni işiyle tanışma hikayesinden bahseden Tekin,&nbsp;<strong>“Özellikle maddi anlamda çok sıkıntı çekiyorduk. Bu doğal olarak maneviyatı da etkiliyordu. Zincirleme gelişen bir durumdu. Arkadaşlarımdan, mahallede bulunmuş olduğum çevremden belediyenin böyle bir projesi olduğunu duydum. Düşünmedim, gittim başvurdum. Değerlendirmeye aldılar. Arkasından kabul ettiler, çok teşekkür ediyorum kendilerine”</strong>&nbsp;diye konuştu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Son dönemlerde yaşanan kadına şiddet olayları göz önüne alınınca bu proje çok anlamlı”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Projenin olumlu sonuçlar getirdiğini ifade eden Tekin, şu an üzerindeki baskılardan kurtulduğunu belirtti. Tekin, şunları söyledi:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Güzel, iyi niyetli yapılmış bir proje. Bana çok iyi geldi. Manevi anlamda çok iyi geldi. Maddi anlamda da iyi geldi. Üzerimdeki baskıları da azalttı. Şu an çok memnunum. Belediyemiz çok güzel çalışıyor. Özellikle şu son dönemlerde yaşanan kadına şiddet olayları göz önüne alınınca bu proje çok anlamlı geliyor. Sadece bedensel şiddet değil. Psikolojik şiddetler de var. Ruhsal olarak ciddi anlamda etkileniyoruz. Ben çok yararını gördüm. Şu an için çok güzel bir ortamdayım.”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Bütün kadınlar bence girişimci olsun”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ekmek büfelerindeki kadınlardan biri de 23 No’lu büfeyi işleten 41 yaşındaki 2 çocuk annesi Derya Soysal. Bir süre çeşitli fabrikalarda gece vardiyalarında çalışan anne Soysal, çocuklarına ve ailesine yeterli zamanı ayıramadığı için yeni bir iş arayışına çıktığını söyledi. Tarsus yolu üzerindeki fabrikalara iş başvurusu yaptıktan sonra dönüşte MER-EK Halk Ekmek Fabrikası’na da iş başvurusu yapmaya karar verdiğini ifade eden Soysal, şöyle devam etti:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“İş aradım, tesadüfen Tarsus yolu üzerinde iki fabrikaya gittim. Oradan gelirken eşime ‘dur’ dedim. ‘Neden’ dedi. ‘Ekmek fabrikasına gireceğim’ dedim. ‘Neden gireceksin’ falan dedi, kızdı hatta. ‘İş arıyorum, ben iş bulacağım’ dedim. ‘İyi, tamam’ dedi. Hatta güldü biraz, dalga geçti. Büfeleri kadınlara veriyorlarmış. Konuştuk,&nbsp; işe ihtiyacımız olduğunu anlattık. ‘Tamam alın anahtarı gidin büfenizi açın, hayırlı işler’ dediler. Sabah ekmeğim geldi, çok mutlu oldum. Bütün kadınlar bence girişimci olsun. Kadınlar daha verimli olsun. Mesela yol süpüren bir kadın gördüğü zaman insan daha güvende hissediyor kendini. Kadınlara verilen bu olanak çok güzel. Başkanımıza buradan teşekkür ediyoruz.”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Umutlarımız tekrar yeşerdi”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Sozdar Aksakal ise 24 yaşında bir üniversite mezunu. Türkiye’deki üniversite mezunu işsiz gençlerden yalnızca birisi olan Aksakal’ın yolu MER-EK Halk Ekmek Fabrikası’yla kesişti. Akkent Mahallesi’ndeki 45 No’lu büfeyi işleten Aksakal genç bir kadın olarak kendi ayakları üzerinde durup, kendi ekonomisini oluşturduğu için oldukça mutlu. Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlara pozitif ayrımcılık uygulamasını olumlu bulduğunu belirten Aksakal,&nbsp;<strong>“Kadınların ayakta durması, maddi özgürlüğünü elinde tutabilmesi için belediyemizin kadınlara verdiği istihdamı destekliyoruz. Çok mutlu etti bizi. Umutlarımız tekrar yeşerdi. Çünkü erkeklerden bir beklentimiz olmaması gerektiğini düşünüyorum. Belediyemiz de bu anlamda kadınlara önem verip böyle bir iş imkanı sundu bize”</strong>&nbsp;diye konuştu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Vatandaşlar büfelere “kadın eli” değmesinden memnun</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Akkent Mahallesi’ndeki ekmek büfesinden her gün düzenli olarak ekmek aldığını söyleyen vatandaş Arif Aktaş, Sozdar Aksakal’ın güler yüzünden memnun kaldığını dile getirdi. Aksakal’ın hijyene de büyük özen gösterdiğini vurgulayan Aktaş,&nbsp;<strong>“Ekmek verirken eline eldiven takıyor. ‘İstemez, ben köy çocuğuyum’ diyorum ama o yine ‘Bu benim görevim’ diyor, takıyor”</strong>&nbsp;dedi.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Mezitli’de asgari ücret 2 bin 600 lira]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mezitlide-asgari-ucret-2-bin-600-lira-800298d47231-4e73-4b60-b6ec-33a802cdbb022020-01-20T14:53:00+03:00Admin Mezitli’de asgari ücret 2 bin 600 lira

Mezitli’de asgari ücret 2 bin 600 lira

EKONOMİ

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan da CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımını olumlu bulduklarını ifade ederek,&nbsp;<strong>“Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu’nun her zaman olduğu gibi çalışandan yana tutum alarak, CHP’li Belediyelerde en düşük asgari ücretin 2 bin 500 lira olarak uygulanması isteği bizleri de mutlu etmiştir. Biz zaten çalışanlarımıza en düşük 2 bin 600 lira asgari ücret uygulaması yapıyorduk. Yeni toplu sözleşme ile de bu değer daha da yükselecektir.”</strong>&nbsp;dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Türkiye'de yaşanan ekonomik sıkıntılardan çalışanlarının en az şekilde etkilenmesi için hassas davrandıklarını vurgulayan Başkan Tarhan, "<strong>Maalesef ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılardan en çok belediyeler zarar gördü. Üretime yönelik hammaddelerde yaşanan aşırı fiyat artışının yanında imar düzenlemeleri sonrası inşaat sektöründe yaşanan kriz, hükümetin hazırlıksız bir biçimde hayata geçirdiği taşeron sistemiyle ilgili düzenlemenin oluşturduğu sıkıntılar gelirlerimizi düşürmüştür. Bu gibi sorunlara rağmen çalışanımızın hakkını alması için gayret ettik. Tüm bunlara karşın tasarruf tedbirlerini uygulayan ve de önemli projelere imza atan bir belediye olduk. Güzel şeyler yapıyorsak bunda en büyük pay tabi ki değerli çalışanlarımızındır. Bu inançla çalışanlarımıza hep en iyisini verme gayretinde bulunduk. Şimdi Genel Başkanımızın vurguladığı gibi işçimizi ekonomik sıkıntıdan kurtarmak adına çalışma yapacağız"</strong>&nbsp;diye konuştu.</span></span></p><div><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></div>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Büyükşehir bu yıl 152 otobüs alacak]]>https://www.haberanaliz.net/haber/buyuksehir-bu-yil-152-otobus-alacak-80012494ec32-3c9a-4a6d-8cd0-b81f5a391d492020-01-20T14:51:00+03:00Admin Büyükşehir bu yıl 152 otobüs alacak

Büyükşehir bu yıl 152 otobüs alacak

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">İzmir Büyükşehir Belediyesi 2020’de alınması planlanan otobüs sayısını artırdı. Belediye Meclisi bu akşam yapılan Ocak ayı üçüncü toplantısında ESHOT Genel Müdürlüğü’nün Büyükşehir&nbsp; garantörlüğünde 60 milyon lira kredi kullanarak 52 yeni otobüs daha satın almasına oybirliğiyle karar verdi. Böylelikle bu yıl toplu ulaşım ağına dahil edilecek otobüs sayısı 152’ye çıktı. ESHOT, 2020 Stratejik Planı’nda 20’si elektrikli 100 yeni otobüs almayı taahhüt etmişti.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Ekonomiye de can olacak</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 52 yeni otobüs alımının kentin arka sıralarına yönelik olduğunu söyledi. Toplu ulaşım araçlarının birbirleriyle uyumlu çalışmasını, konforlu yolculuk sunmasını ve zamandan tasarruf sağlamasının önemini vurgulayan Tunç Soyer, “Pek çok sanayi kuruluşunun darboğazda olduğu bugünlerde, belediyemizin yapacağı bu alım, sektöre ve ülke ekonomisine de bir anlamda can suyu olacak” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Zamandan kazanılacak</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">İhale süreçlerinin uzunluğu nedeniyle Euro 6 emisyon standartlarına uygun 27 otobüs ve 25 midibüs en geç önümüzdeki Mayıs sonunda doğrudan Devlet Malzeme Ofisi’nden (DMO) temin edilecek. Otobüslerin 10’u körüklü olacak. Özellikle midibüsler, büyük otobüslerin giremediği ya da girmekte zorlandığı mahallelere hizmet verecek.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Maliyetler de düşecek</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Yeni otobüslerin gelmesiyle filonun yaş ortalaması da düşecek. Bunun yanı sıra yakıt, bakım ve arıza kaynaklı maliyet kalemleri de ciddi oranda azalacak.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[85 SPOR KULÜBÜNE YARDIMDA BULUNDU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/85-spor-kulubune-yardimda-bulundu-8000dd96fffc-436b-46ec-af02-9235e1f6225e2020-01-20T14:40:00+03:00Admin 85 SPOR KULÜBÜNE YARDIMDA BULUNDU

85 SPOR KULÜBÜNE YARDIMDA BULUNDU

SPOR

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Sporcularla bir araya gelen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer,&nbsp;<strong>“Gençler dediğiniz zaman, çocuklarımız dediğiniz zaman benim içimin yağı eriyor. Akan sular duruyor. Onlara her şey helal olsun. Gençlerimizi çok seviyorum. Hele hele spor yaparsanız, sanatla uğraşırsanız bütün kötülüklerden uzak kalırsınız. O zaman sizi çok, çok, çok seviyorum”</strong>&nbsp;dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Öğrencilerin 2024 yılına kadar belediye otobüslerine 1 liradan binmeye devam edeceğini müjdeleyen Başkan Seçer, spor camiasına da&nbsp;<strong>“Alışılmışın dışında işler yapacağım”</strong>&nbsp;sözünü verdi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mersin Büyükşehir Belediyesi, il genelinde faaliyet yürüten 85 spor kulübüne 583 bin 145 TL liralık malzeme, 81 spor kulübüne 239 bin 400 liralık nakdi yardımda bulundu. Böylece, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin amatör spor kulüplerine verdiği ve 1200’e yakın sporcuya doğrudan ulaşacak destek miktarı 822 bin 545 lirayı buldu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Seçer: “Mersin’in her köşesinde mutlu insan sayısını artırmalıyız”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılan malzeme dağıtım töreninde sporcular ve kulüp yöneticileriyle bir araya geldi. Başkan Seçer,&nbsp;<strong>“Her yerde mutluluğu, refahı, adaleti, güveni sağlamak zorundayız. Mersin’i arzu ettiğimiz noktaya getirmek istiyorsak Mersin’in her köşesinde mutlu insan sayısını artırmak zorundayız. Mutlu olabilmek için bazı kriterler var. Örneğin ben mutsuz olduğum zaman spor yaparım. Dertlendiğim zaman kafamı dağıtmak için roman okurum. Spor yapan insanlarda vücut mutluluk hormonu salgılar. Zindelik olur. Bütün organlar orijinal halinde çalışır. Bütün dengeler iyi olur. İnsan kendini dinç, zinde hisseder. Spor sadece bunu sağlamaz. Spor her renkten, her dilden, her dünya görüşünden insanları bir araya getirir. Biz Mersin’de sporun önemsenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Tabi bu sadece sözlerde, retorikte, güzel sözler söyleyerek sağlanmıyor. Uygulamada bunun altyapısını oluşturmak zorundayız”</strong>&nbsp;dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Bu bir lütuf değil. Bu sizin hakkınız”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Sporcuların spor faaliyetlerini yapabilmek için uygun saha, uygun salon ve malzemeye ihtiyaç duyduklarını ifade eden Başkan Seçer, şöyle devam etti:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Bütün bunları kimler yapacak? Ailesinin görece olarak durumu daha iyi olanlar bunu karşılayabilir ama ailesinin durumu görece olarak kötü olan çocuklarımızın bu ihtiyaçlarını devlet karşılamak zorundadır. Devlet Spor Bakanlığıdır, devlet Spor İl Müdürlüğüdür, devlet Büyükşehir Belediyesidir, devlet ilçe belediyesidir. Hepimiz devletin birer organlarıyız. Biz anayasal yetki kullanıyoruz. Bizim yetkilerimiz kanunla belirlenmiş. Biz bir kaynak kullanıyoruz. Bu kaynak kimin kaynakları? Sizin annenizin, babanızın çalışarak elde ettiği kazançlarından kesilen vergilerden, o ya da bu şekilde, direkt ya da dolaylı toplanan vergilerden bize gelen kaynakları sizler için kullanmalıyız. Bu formalar da sizin paranız. Bu bir lütuf değil. Bir kere bunun altını çizelim. Hani bir belediye başkanı ya da bir bakan çıkar ya da bir başka seçilmiş toplumun herhangi bir kesimine yaptığı yardımı sanki kendi cebinden ödüyormuş gibi bir havayla anlatır. Böyle bir şey yok. Biz sizin kaynağınızı, sizin hakkınızı, 82 milyona adaletli dağıtmak zorundayız. Bunu hizmet olarak sizlere en iyi şekilde yansıtmak zorundayız. Bunu yaparken de akıllı olacağız, akılcı olacağız.”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Spor camiasının sabrını istiyorum”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Çocukların ergenlik döneminin aileler açısından zor bir dönem olduğunu, çocukların başta madde bağımlılığı olmak üzere çeşitli kötü alışkanlara kapılma riski altında olduklarını vurgulayan Başkan Seçer,&nbsp;<strong>“İşte spor bunları da önler. Çocuk zaman geçireceği, keyif alacağı, sosyalleşeceği alanları bulduğu zaman bunlardan uzaklaşır. Bunların başında spor geliyor, sanat geliyor. Devlet işi süreklilik ister. Mahkeme kadıya mülk değil. Önemli olan hizmet kervanının akıcılığını, sürekliliğini sağlamak. Daha önce yapılanlar için teşekkür ediyoruz. Eksiktir, fazladır hiçbir lafımız yok. O, o dönemde kaldı. Bu döneme bakmak lazım. Önümüze bakmak lazım. Biz nereden devraldık, hangi noktalara taşımak istiyoruz. Sabrınızı istiyorum. Beni telaşlandırmak isteyenler var. Spor camiasından. Alışılmışın dışında işler yapacağım. Hiç üzerime gelmeyin. Hiç gıyabımda da dedikodumu yapmayın. Ben sporu bilirim. Çocuklarımıza, gençlerimize en uygun şartları hazırlamak zorundayız, bunun da bilincindeyiz. İnşallah bizim yönetim anlayışımız içerisinde, görev süremiz içinde göstermeyi Allah nasip etsin”</strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Kaliteli malzeme verdik”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Malzeme yardımından 85 kulübün faydalandığını, malzeme yardım tutarının 583 bin 145 TL’ye tekabül ettiğini belirten Başkan Seçer,<strong>&nbsp;“Kaliteli malzeme verelim istedik. El yordamıyla, yasak savmak için yapmadık. Olabilecek en makulü, en lüksü değil, ama en kalitesizi de değil, makul, olması gereken malzemeleri seçtik. 81 kulübe de 239 bin 400 TL nakdi yardım yapıldı. Toplamda 822 bin 545 TL’lik yardım yapıldı”</strong>&nbsp;dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Salon sporlarına da destek vereceğiz”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan spor kulübünde 9 ayda 16 branşta 4 bin 271 sporcuya kurs verildiğini kaydeden Başkan Seçer, bu kulübün diğer amatör kulüplerle rekabet etmek için değil, amatör spora destek vermek için kurulduğunu söyledi. Başkan Seçer,&nbsp;<strong>“Bizden beklentiler var. Daha iyisini, daha fazlasını beklemek hakkınızdır. Biz de ortalama olarak Mersin amatör sporuna yapacağımız katkıları beraberce belirlemek zorundayız. Yani biz yaptık oldu anlayışımız olamaz. Spor Daire Başkanımız, Federasyon Başkanımız bir araya gelerek bu çalışmayı yaptılar. Ortaya çıkan sonuç hepimizin ortak kararıdır, bizim bir dayatmamız değildir. İmkanlarımız dahilinde sizlerle konuşarak, en iyisini, en makulünü yapmış durumdayız. Salon sporlarına da aynı yardımı yapacağız”</strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Öğrenciye otobüs 2024’e kadar 1 lira”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Spor kulüplerinin otobüs taleplerine yanıt verdiklerini, 9 aylık sürede 85 kez şehir içi, 17 kez deplasman için araç desteği verdiklerini belirten Başkan Vahap Seçer, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“2020 yılı içinde Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak 100 yeni otobüs kafilemize katılacak. Amatör spor kulüplerimizin otobüs talebini daha rahat karşılayacağız. Çocuklarımız biliyor herhalde. Otobüslere kaç para ödüyorsunuz? 1 lira. Türkiye’nin en ucuz öğrenci ulaşım bedeli. 4 yıl kaldı yeni döneme. Ben Belediye Başkanı olduğumda 1.25 TL idi. 25 kuruş indirim yaptık ve bu 2024 yılına kadar böyle devam edecek. Sizlere zam yok. Gençler dediğiniz zaman, çocuklarımız dediğiniz zaman benim içimin yağı eriyor. Akan sular duruyor. Onlara her şey helal olsun. Onlara yapacağımız her şey onlara yakışır. Çocuklarımızı çok seviyorum. Gençlerimizi çok seviyorum. Hele hele spor yaparsanız, sanatla uğraşırsanız bütün kötülüklerden uzak kalırsınız. O zaman sizi çok, çok, çok seviyorum.”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Sporculardan Başkan Seçer’e çiçek</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mersin Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Mithat Ertaş da,&nbsp;<strong>“Amatör spor kulüplerimizin sorunlarını ilettik. Sayın Başkan da duyarlı davrandı. Bu malzeme yardımından 85 kulüpte 1200’e yakın futbolcu faydalanacak. Bu sene daha kaliteli malzeme verilecek. Nakdi yardımlar da kulüplerimizin hesabına geçmeye başladı”</strong>&nbsp;dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Konuşmaların ardından Cam Spor Kulübü’nün kız ve erkek futbolcuları Başkan Vahap Seçer’e çiçek verirken Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Mithat Ertaş da teşekkür plaketi sundu. Başkan Seçer, daha sonra sporculara ve kulüp yöneticilerine malzemelerini verdi.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Komünist Başkan Mezitli’ye geldi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/komunist-baskan-mezitliye-geldi-799922f57d98-b44b-49dc-9549-ee313e27cb582020-01-20T14:35:00+03:00Admin Komünist Başkan Mezitli’ye geldi

Komünist Başkan Mezitli’ye geldi

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gerçekleştirdiği toplumsal projelerle adını duyuran Türkiye’de Türkiye Komünist Partisi’nin tek Belediye Başkanı olan Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, kooperatifçilik uygulamalarını görmek için Mezitli’ye geldi. Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan’ı ziyaret ederek, Kadın Üretici Pazarı, Mezitli Tüketim Kooperatifi, Üretici Kadınlar Kooperatifi gibi çalışmalar hakkında bilgi alan Maçoğlu, başarılı uygulamaları Tunceli’de hayata geçirmek istediklerini söyledi.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mezitli Belediye Meclis Üyeleri ve birim müdürlerinin de katıldığı ziyaretle ilgili değerlendirmede bulunan Maçoğlu,&nbsp;<strong>“Mezitli’yi yakından takip ediyorum. Özellikle Kadın Üretici Pazarındaki çalışmaları takip ediyor ve yararlı bulduğumuz uygulamaları alıyoruz. Kooperatifçilik konusunda da Mezitli’de çok önemli çalışmalar olduğunu gördük ve incelemek amacıyla geldik. Zaten Mezitli Belediye Başkanımız Neşet Tarhan’ın özellikle kadınları hedefine koyarak yaptığı çalışmalar mutlaka başarıya ulaşıyor. Mezitli bu konuda bizim için önemli ve başarılı bir örnek. Başkanımıza başarılı çalışmaları nedeniyle teşekkür ederim”</strong>&nbsp;dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mezitli’de destek verdikleri kooperatifçilik uygulamalarının başka şehirlerde de takip edilmesinin kendisini mutlu ettiğini dile getiren Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan da,&nbsp;<strong>“Sayın Fatih Mehmet Maçoğlu ile daha önce birkaç kez bir araya gelerek yaptığımız çalışmaları anlatmıştık. Son dönmede kooperatifleşme konusunda yaptığımız çalışmalar hakkında bilgi alma isteğinde bulununca seve seve yardımcı olduk. Biz Tunceli modelini daha iyi gördük. Biz de Mezitli’de hayata geçirdiğimiz uygulamalar hakkında bilgilendirme de bulunduk. Önümüzdeki süreçte işbirliğimizi daha ileri noktalara taşımak istiyoruz”&nbsp;</strong>diye konuştu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Başkan Tarhan, Tunceli Belediye Başkanı Maçoğlu’na Soli Pompeiopolis Sütunlarının resmedildiği anı tabağı hediye etti. Maçaoğlu ziyaret sonrası Mezitli Belediye Binasını gezerek çalışanlarla sohbet etti.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GAZETECİLİKTEN VAZGEÇMEYİN]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gazetecilikten-vazgecmeyin-7998fa217569-326e-42b6-a6aa-3bf29f4895592020-01-20T14:31:00+03:00Admin GAZETECİLİKTEN VAZGEÇMEYİN

GAZETECİLİKTEN VAZGEÇMEYİN

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">Kadıköy Belediyesi ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin birlikte düzenlediği “Medya Şöyleşileri” etkinliğinin ilki 16 Ocak 2020 Perşembe günü Caddebostan Kültür Merkezi’nin A Salonu’nda yapıldı. Medya Şöyleşileri’nin ilk konuğu usta gazeteci Altan Öymen ve Woman TV Program Yapımcısı kızı Aslı Öymen oldu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>BABA-KIZ GAZETECİLİĞİ ANLATTI</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Moderatörlüğünü Aslı Öymen’in üstlendiği toplantıda “Aile Boyu Gazetecilik” teması işlendi. 70 yıldır gazetecilik mesleğine emek veren 88 yaşındaki Altan Öymen ve Aslı Öymen tarihe tanıklık ettikleri süreçleri, anılarını, gazetecilik mesleğinin zorlukları ve keyifli yanlarını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>ALTAN ÖYMEN: “GAZETECİLİKTEN VAZGEÇMEYİN”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">70 yıllık gazeteci olan ve 1999-2000 yıllarında CHP Genel Başkanlık görevini de yürüten Altan Öymen, gazetecilik mesleğinin dününü ve bugünü kıyaslayarak genç gazetecilere öğüt verdi. TGC Onur Kurulu Başkanı Altan Öymen “Gazetecilik mesleğinden vazgeçmeyin. Gazetecilik mesleği dünyanın en iyi mesleğidir. Yaşadığımız dönemden tedirgin olmayın, bunlar geçecek. Gazetecilik yaparken insanın canı sıkılmaz, her şeyi, herkesten önce öğrenirsiniz, Türkiye’yi görür, Dünyayı görür, öğrenirsiniz. Bu mesleği çok severek yaptığım için başka hobim olsun diye düşünmedim, zaten çok sevdiğim işi yapıyorum” diye konuştu.- BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[FAYTON PLAKALARI İBB'YE GEÇTİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/fayton-plakalari-ibbye-gecti-7997a1b67f5f-ac1f-4d7c-883f-dc79dd7549292020-01-20T14:28:00+03:00Admin FAYTON PLAKALARI İBB'YE GEÇTİ

FAYTON PLAKALARI İBB'YE GEÇTİ

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px">İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi, önemli bir karara imza atarak uzun zamandır gündemde olan Adalar ilçesindeki fayton ve atlarla ilgili soruna çözüm getirdi. Ocak ayının ilk meclis toplantısında Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü'nün teklifi üzerine ilgili komisyona gönderilen Adalar'da toplu taşımacılıkta kullanılan at ve araçlarıyla ilgili rapor bugün, İBB meclisinde gündeme geldi. İBB Meclisi Hukuk, Plan ve Bütçe, Tarım Orman Hayvancılık ve Su Ürünleri komisyonlarının ortak raporu olarak Meclise sunulan teklif, oy birliğiyle kabul edildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Rapora göre İBB, Adalar'da bulunan 277 tescilli fayton plakasının her birine 250 bin lira ödeyerek alacaktı. Meclis'te teklif görüşülürken tutarın plaka başına 300 bin liraya yükseltilmesi teklif edildi. 300 bin liralık teklif oy birliğiyle onaylandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Rapor, ayrıca atların adedinin 4.000 TL bedelle (fayton başına en fazla 6 at) Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü tarafından satın alınması ve ulaşım hizmetinin UKOME tarafından belirlenecek sayıdaki elektrikli araçla yapılmasını kapsıyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Oylamanın ardından Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül söz alarak İBB Meclisi’ne teşekkür etti.- BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bu kanun teklifi yeni paylaşım düzeninin ayak sesleridir]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bu-kanun-teklifi-yeni-paylasim-duzeninin-ayak-sesleridir-7996c78203b9-b932-4e65-a2c9-f4299876d93c2020-01-20T14:09:00+03:00Admin Bu kanun teklifi yeni paylaşım düzeninin ayak sesleridir

Bu kanun teklifi yeni paylaşım düzeninin ayak sesleridir

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan emsal artırımı ‘Afet Riskli Altındaki Alanların dönüştürülmesi kapsamındaki, kamu yatırımları ve kamu mülkiyeti olan, mazbut ve mülhak vakıflara ait alanlarda yapılacak plan değişikliklerinde ve imar planlarında uygulanmaz’ diyerek vakıf alanları dışarıda bırakılıyor. Eşitlik ilkesine aykırı şekilde ayrıcalıklı vakıf hakları oluşturuluyor. Kişiye özel ayrıcalıklı imar hakkı neredeyse siyasi çevreye özel bir imar hakkına dönüştürülmüş. İmar mevzuatına aykırı yapılan yapıların yıktırılması sürecinde bakanlık yetki alıyor. Bir taraftan yerel seçimlerde muhalefete geçen Büyükşehir Belediyelerini kontrol altında tutuluyor öte yandan da değiştirecekleri yerel yönetim kanununun altyapısı oluşturuluyor. Bu kanun üst ölçekli planlara aykırı emsal ve nüfus artışlarına karşı çıktığını ifade ederken hemen bir alt maddede ada bazında bir emsal ve nüfus artışını verdiği için çelişkilidir.&nbsp; Ayrıcalıklı hukukun sürdürebilirliğini sağlayabilecek bir kanun teklifidir.&nbsp;&nbsp;Kanun değişikliği ‘Plan kesinleştikten sonra 5 yıl sonra dava açamazsınız’ diyor. Bu mülkiyet hakkının gaspıdır. Burada bazı küçük maddeler ve reklamlarla birlikte yanılsama yaratılıyor. Burada aslında yeni bir paylaşım ve bölüşüm düzenin ayak sesleri var. Demokratik olmayan yönetimlerde bu çok tehlikeli bur durumdur. Bu kanun taslağının yasalaşması durumunda yargıya taşınması kaçınılmazdır.&nbsp; Buradan demokratik, katılımcı bir planlama, toplum yararına bir düzenleme çıkmaz” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mimarlar Odası Ankara Şubesi, haftalık olağan basın toplantısında Coğrafi Bilgi Sistemleri ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi ve imar hareketlerine yönelik müdahaleleri masaya yatırdı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Basın toplantısına Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Nihal Evirgen, Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Muteber Osmanpaşaoğlu katıldı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Tek elden yönetilecek bir imar planlama sürecine gidiş var</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “ Yerel yönetim seçimlerinin ardından iktidarın yerel yönetim kanununun değiştirilmesi konusunda çalışmalar yaptığını biliyoruz.&nbsp; İmar düzeni, yapı düzeni, toprak düzeni&nbsp; üzerinden iktidar 17,18 yıllık bütün bunlarla ilgili çok sayıda kanun değişikliği yapmıştır. Bu kanun teklifi el değiştiren yerel yönetimlerle ilgili yeni bir kentsel rantın paylaşımı ve bu kentsel rantın nasıl ve kimler tarafından yöneticiliğinin ifade eden yeni bir düzeni ortaya çıkartıyor. Tek elden bir imar planlama sürecine doğru gidiş var. Bütüncül planlama süreçleri için demokratik bir rejimin olması gerekiyor. Şu anda demokratik bir rejim yok.&nbsp; Bu kadar yetkinin bakanlıkta ve bakanlığa bağlı birimlerde toplanmasının doğru olmadığını düşünüyoruz.&nbsp; İmar Kanunu’ndaki değişikliklere baktığımızda bir taraftan parsel bazlı plan değişikliğinin olmayacağı ifade ediliyor. Bir taraftan da 1000 metrekarelik alanlarda ada üzerinden plan değişikliğini öngören maddeler var. Hukuka rağmen Ahlat’ta Cumhurbaşkanlığının yapılmasını bu kanun teklifine koymak ta, hukuku dolanarak kamu yararına aykırı işlem tesis etmektir.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Ayrıcalıklı vakıf hakları oluşturulmaya çalışılıyor</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Candan, şunları kaydetti:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Afet riskli altındaki alanların dönüştürülmesi kapsamındaki, kamu yatırımları ve kamu mülkiyeti olan, mazbut ve mülhak vakıflara ait alanlarda yapılacak plan değişiklikleri ve imar planlarında serbest olarak belirlenmiş yüksekliklerin 8. Maddenin birinci fıkrasının b bendinde belirtilen usullere göre yapılacak plan değişikliklerinde bu madde hükümleri uygulanmaz diyor. Bir ayrıcalık getiriyor. Bütüncül olarak baktığımızda bütün kamusal arazilerin vakıflar aracılığıyla tahsis devir işlemleriyle peşkeş çekildiğini görüyoruz. Bunu AOÇ’de, Bilkent’te, TCDD alanlarında yaşadık.&nbsp; Vakıf alanları bunun dışında bırakıyor. Uygulama usulleri bakanlıkça belirleniyor. Bu eşitlik ilkesine aykırı. Bütün bunlara baktığımızda iktidarın çevresindekilere yönelik de özelleştirilmiş kanun çıkartılıyor.&nbsp; ‘Ada bazında yüksek yoğunluk verebilirim bunun değerini bakanlığa yatıracaksınız bakanlık dağıtacak’ diyor, yeni sermaye birikimi sağlanıyor. Sermaye birikimini parsel bazından çıkartıp ada bazında sağlamaya çalışılıyor.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Plansızlığın önü açılıyor</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Candan, maddeler üzerinden ise şu değerlendirmeyi yaptı:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“ İmar kanunu değişikliği, imar, yapı denetim, kıyı ve iskan kanunlarını da ilgilendiriyor. Bu kanun teklifi birçok kanunu da kesiyor. Cumhurbaşkanlığı’nın 49 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamesi, 775 sayılı gecekondu kanunu, 3414 sayılı gecekondu kanunu hakkındaki yapılan değişiklikler, 1164 sayılı arsa üretimi değerlendirmesi hakkındaki kanun ve hatta 2886 sayılı devlet ihale kanununa kadar giden çok fazla kanunu kesen maddeler var. Özellikle 775 sayılı gecekondu kanunu üzerinde bazı alanların TOKİ’ye devredilmesi, TOKİ ve Çevre Şehircilik Bakanlığı üzerinden bütün satır aralarında ve ipuçlarında yerel yönetimleri kontrol eden bir süreç organize ettiklerini görüyoruz. Muhtemelen bunun arkasından gelecek yerel yönetim kanunu ile birlikte bu daha da netleşecek ve açılacak. Özellikle kamu arazilerindeki üzerindeki gerçek ve tüzel kişilerin işgal ettiği haksız işgal tazminatı dediğimiz ecri misilin Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün eliyle toplanarak, yüzde 50’sinin genel bütçeye yüzde 50’sinin de TOKİ’ye verilmesinin altını çizmek gerekiyor. TOKİ genel bütçeden de pay alıyor ama harcamaları ve yatırımları takip edilemeyen bir taraftan devletin organize ettiği sürecin müteahhidi gibi görülen bir yapı. Yüzde 50’nin yine TOKİ’ye bırakılıyor olması TOKİ’nin bir bütçe güçlendirilmesi var. Bunun nereye ve nasıl kullanılacağı zaten denetlenmediği için büyük bir soru işareti oluşturuyor. En tartışmalı maddelerden bir tanesi 7. Maddedir. Kentsel tasarım projeleriyle uygulama imar planlarının birlikte hazırlandığı ifade ediliyor. Tasarım ve planlama kriterleri aynı şeyler değil. Bir kentsel tasarım projesine göre uygulama imar planın bir arada ele alınması doğru değil. AKM Millet Bahçesi, Ulus İtfaiye Meydanı ve Saraçoğlu Mahallesi uygulama imar planlarıyla,&nbsp; kentsel tasarım projelerinin beraberce hazırlandığı süreçti ve bir kentsel tasarım projesi üzerinden, uygulama imar planları askıya çıktı.&nbsp; Örneğin bu millet bahçesinin planına dava açıyoruz koruma kurulu planı onaylıyor ve&nbsp; ‘Kentsel tasarım projesine uygun olarak’ diyor. Kentsel tasarım projesi onaylanmamış hangi merci bunu ne yapmış bilmiyoruz. Hem AKM’de hem de Ulus’ta Tarihi&nbsp; Kent Merkezindeki İtfaiye Meydanı’nda kentsel tasarım projesinden koruma kurulunun karar vermesini ve&nbsp; bu kararları yargıya taşıyarak doğru bulmadığımızı ifade ettik. Çünkü planlama süreçleri ile tasarım süreçlerinin kriterleri farklıdır. Bir alana tasarım yapıyorsunuz aynı anda ona göre plan uygulaması yapıyorsunuz böyle bir şey olmaz.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">&nbsp;<strong>Mülkiyet hakları gasp ediliyor</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Candan, sözlerine şöyle devam etti:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Kesinleşen imar planları ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden 5 yıl içinde dava açılır 5 yıl sonra dava açılamaz diyor. Böyle bir şey olamaz. Çünkü bu hukuka aykırı bir durumdur. Örneğin Siz Ayşe Teyzenin arazisinde imar planı yapıyorsunuz. Askıya çıkartıyorsunuz. Bu imar planı yapma sürecinde bu insanlara tebligat göndererek bilgi verme zorunluğunuz var mı? Yok. Ben askıya çıkartırım muhtarlıkta asılır. Ayşe Teyze köyünde takip ederse eder, etmezse 5 yıl sonra uygulama aşamasında görürse dava açamaz diyorsunuz. Artık 20 yıl sonra başına bir şey geldiğinde bir işlem yapılacağı zaman Ayşe Teyze buna dava açacağı zaman açamayacak. Bu hukuk devleti ilkesine aykırı, bir plan değişikliği sürecinde mülkiyet ve mal sahiplerinin de bu konudaki fikrini zorunluluk haline getirmiş olsalardı, Ayşe Teyze’nin haberi olacaktı ve Ayşe Teyze planlama aşamasında müdahale edecekti. Böyle bir şey yok.&nbsp; Bazı planlama süreçlerinin gizli yapıldığı, çat kapı askıya çıkartıldığı ve takip edilemediği de ortada. Mimarlar Odası olarak mimari projelere,&nbsp; toplumsal denetim ve proje denetimleri yapıyoruz. Kamu yararına aykırı olanları yargıya taşıyoruz. Denetim sırasında yakaladığımız projelerde ruhsatın dayanağı olan planın iptalini istiyoruz. Şimdi 10 yıl önce bir plan değişikliği yapılmıştır, 1o yıl sonra ruhsat aşamasında, ruhsatın hukuka aykırı olduğunu düşündüğümüzde biz dayanağı olan plana da dava açıyoruz. Ama kesinleştikten sonra 5 yıl süre koyması hukuksuzdur.&nbsp; Bu planlama ilkeleri açısından kabul edilemezdir. Bu konuda mülkiyet sahiplerinin bildirilmesi zorunlu olmalı. İkincisi de bütün projelerin mesleki ve toplumsal denetimi için ruhsat aşamasından önce Mimarlar Odası’na onaya gelmesi gerekiyor.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;Rantın ölçeğini parselden alıp adaya veriyor</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Yüksek yoğunluklu yapılaşmaya parsel düzeyinde izin verilemez deniliyor. Parsel düzeyinde kat ve nüfus artırımı yapan plan değişikliğine izin verilemez. Yükseklik serbest dediğimiz noktaları kaldırıyor. Bu iyi bir şey diyelim. Bugüne kadar yapılanlara cezasızlık süreci mi işletilecek? Bunu siz yaptınız, kentlere ihanetinizi itiraf ettiniz. Şimdi bütün bunları kazanılmış hak gibi değerlendirip bir cezasızlık süreci sağlamak olmaz. Parsel düzeyinde nüfusu ve katı arttıracak plan değişikliği yapılamaz deyip hemen altında ada bazında bir değer artışı yapılabilir diyorsunuz. Parsel bazındaki plan değişikliğine izin vermiyorsunuz ada bazında maliklerin tamamının talebiyle bir plan değişikliği öngörürüm diyor, yani değer artışı veririm ve bu değer artışından gelen geliri paylaştırırım diyor. Burada çok büyük bir çelişki var” diyen Candan, şunları söyledi:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">&nbsp;“ Pazarlık ve tartışmalar sürecini parsel bazından alıyor ada bazında daha büyük ölçeğe getiriyor. Örneğin parsel bazında TOGO kulelerine emsal artışı verdi, bunu yapmayacak ama o adadaki bütün mülkiyet sahipleri toplanıp gittiğinde bir emsal artışı verecek.&nbsp; Para toplamak için nüfus planlama süreçleri bu kadar karmaşık hale getirilemez. Üst ölçekli planlar kentin anayasasıdır, maliklerin talebiyle adada değer artışı veririm olmaz.&nbsp; Rantın ölçeğini parselden alıp adaya veren bir yaklaşımda, tek tek değil öbek öbek yükselen bir silüet görmeye başlayacağız.&nbsp; İmar mevzuatına aykırı yapılan yapıların yıktırılması sürecinde bakanlık yetki alıyor. Aslında bir taraftan Büyükşehir Belediyelerini de kontrol altında tutuyor. Sen yıkmazsan ben yıkarım ama senden de bunu kat ve kat parasıyla alırım diyor. Madde 15’te plan değişikliklerinde ve plan ana kararlarında sürekliliğinin sağlanması için plan değişikliklerinde sosyal teknik altyapı ve etki değerlendirmesi raporu istiyor. Burada büyük bir eksiklik var. Plan değişikliklerinde ekolojik etki değerlendirme raporunun da istenmesi gerekiyor.&nbsp; Tarım arazilerinin, orman alanlarının ve meraların planlama süreçlerine dahil edildiği yapılaşmaya açıldığı bir süreçte hangi plan olursa olsun ekolojik etki değerlendirme raporunun istenmesi gerekiyor. Ahlat mevzusunun buraya monte edilmiş olması iktidarın genel olarak hukukun verdiği kararlara ilişkin biz kendi kafamıza göre bu kanun ne olursa olsun,&nbsp; kendi istediklerimizi yaparız anlamına geliyor. Kıyı Kanununa aykırı bir şekilde millet bahçelerini bu sürecin bir parçası yaparak, millet bahçelerini bir rant aracı olarak gördüklerini ifade etmiştik. Millet bahçelerine yönelikte bu ayrıcalığın kabul edilmesi mümkün değil.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Bu kanun teklifi 25 yıldır göz yumdukları kentsel rantın itirafıdır</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Nihal Evirgen şu değerlendirmeyi yaptı:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“TOGO örneğinden ortaya çıkan tablo aslında AKP’nin yönettiği kentlerde imar rantlarının nasıl kişiye özel verildiğini ve bu kişisel rantların nasıl yaratıldığını ortaya koydu. Hemen arkasından böyle bir kanun değişikliğinin çıkartılmış olmasının önlem amaçlı olduğunu düşünüyoruz. TOGO sadece rant zincirinin başlangıcıydı. Bu kanun değişikliği yetkilerin bir an önce yerel yönetimden alınıp Bakanlık tarafından işletilmesinin altlığıdır. Örneğin, genel gerekçelerin ilk maddesinde kaçak yapılaşmayı her alanda engellemek amaçlanıyor. Kaçak yapılaşmaya yıllardır zaten siz izin verdiniz, siz ortaya çıkardınız, sonunda da ekonomik krize karşı sermaye birikimi sağlamak üzere imar affı ilan edip yasalaştırdınız. Bunun arkasından böyle bir kanun teklifiyle, ‘Biz kaçak yapılaşmayı engellemek istiyoruz. Hmax serbesti engellemek istiyoruz. Bu kadar yüksek yapılar görmek istemiyoruz’ diyerek 25 yıldır kentleri nasıl talan ettiğinizi itiraf ediyorsunuz. Dolayısıyla, bu kanun değişikliğindeki olumlu görünen maddeler dahi bize inandırıcı gelmiyor. Buna yönelik 25 yıl boyunca anlamlı çabalar görsek olumlu bulabilirdik. Ancak mesele tek başına “Ahlat” maddesiyle görülüyor. Tüm Türkiye’deki imar alanlarına ilişkin, imar, iskan ve yapı denetim kanununun geneline ilişkin maddelerin olduğu bir teklifte madde 20’ye baktığınızda bırakın geneli, bölge ya da il dahi değil ilçe bazında madde teklifi var. Biz kişiye özel emsallerden, rant odaklı projelerden kentlerin nasıl yağmalandığını TOGO’da gördük.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;Kişiye özel ranttan şikayet edilip Cumhurbaşkanına özel kanun teklifi hazırlanıyor</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“ Kişiye özel ayrıcalıklı rantlardan, kentlerin yaşanamaz hale geldiğinden şikayet edip genel gerekçeler yazılırken, Cumhurbaşkanlığına özel kanun teklifi hazırlanıyor” diyen Evirgen, şöyle konuştu:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“19. maddede kıyının doğal yapısını bozacak, denize girmeye, güneşlenmeye su sporlarına engel teşkil edecek iskele yapılarına dahi kıyılarda izin verilmeyecek derken, hemen altında Bitlis’in Ahlat ilçesinde Kıyı Kanunu’na tabi olması olmasına rağmen “bölgenin gelişmesine katkı sağlayacak kamu yapısının oluşturulmasına ihtiyaç duyulduğundan” diyerek imar planı kararıyla resmi kurum alanları yapılabilmesi için özel madde konuluyor.&nbsp; Açıkça TOGO örneğinde gördüğümüz kişiye özel emsaller artık Cumhurbaşkanına özel kanun maddelerine dönüşmüş.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">&nbsp;Kat artırımının engellenmesi ve hMax’a izin verilmemesi maddesi ise 25 yıldır kentlere ihanet ettiklerinin kanıtı niteliğindedir. Belediyelerin yıkmadığı durumda yetkiyi Bakanlığa devreden maddeye şimdi mi gerek duyuldu? Onlarca yıldır iktidar partisinin yönetimlerinde olan Belediyeler hangi yapının yıkımına karar vermiş? Bakanlık yerel yönetimler muhalefete geçince, şimdi yetkiyi kendisine alıp rantın yönetiminde söz sahibi olmak istiyor. Aynı zamanda TOKİ’ye ilişkin maddelerde de TOKİ’ye ekonomik kaynak yaratacak şekilde Arsa Ofisi’nin ve Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün yetkileri devrediliyor. Demokratik bir ülkede sosyal konut yapımı için önemli bir araç olması gereken TOKİ’nin, bizim ülkemizde toplu konutun çok daha dışına çıkan ve Emlak Konut Gayrimenkulle işbirliği içinde çalışan bir müteahhit firmaya dönüştüğünü görüyoruz. Sonuç olarak iktidar, yerel yönetimle arasındaki çatışmalı durumun üstesinden gelebilmek için yetkileri Bakanlık ve TOKİ elinde toplamak üzere bir kanun teklifi hazırlamış görünüyor. İmar kanununda bundan önce de çok sayıda değişiklik yapıldı ve rant odaklı projelerin altyapısı oluşturuldu. Olumlu maddeleri yazmış olsanız bile biz artık bu iktidar ve yönetim biçimi devam ettiği müddetçe olumlu maddelerin altından dahi ne gibi olumsuzluklar çıkacak onu bekler hale geldik o nedenle eleştirel yaklaşılması gereken bir teklif.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi</strong></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İzmir İmar Yönetmeliği Taslağı kabul edildi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/izmir-imar-yonetmeligi-taslagi-kabul-edildi-79953c3b7911-bea8-4817-9552-6a7050bffeb92020-01-20T14:06:00+03:00Admin İzmir İmar Yönetmeliği Taslağı kabul edildi

İzmir İmar Yönetmeliği Taslağı kabul edildi

DÜNYA

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İzmir İmar Yönetmeliği Taslağı’nı hazırlamak için çalışmalara Şubat 2018’de başlandı. İmar Yönetmeliği Taslağı Haziran 2019’da Belediye Meclisi’nce kabul edilerek onaylanmak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderildi. Ancak yargı kararıyla Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin ilgili maddelerinde değişiklik yapıldığı için Bakanlık, Temmuz 2019’da taslağın Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin en son haline göre yeniden düzenlenmesini istedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Komisyon hazırladı</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Taslağı yeniden düzenlemek üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi, 14 ilçe belediyesi, TMMOB’ye bağlı meslek odaları, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve Yapı Denetim Kuruluşları Birliği’nin temsilcilerinden oluşan İmar Yönetmeliği Revizyonu Çalışma Komisyonu kuruldu. Komisyon Eylül 2019 ile Aralık 2019 arasında 12 toplantı yaparak İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği Taslağını yeniden hazırladı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/isbirligi-protokolu-imzalandi-7994005bdf9d-4967-4123-8923-84a2d0d8455e2020-01-20T14:02:00+03:00Admin İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

DÜNYA

Admin
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Törende kısa bir konuşma yapan Tarsus Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Aydın, üniversite bünyesinde mühendislik, uluslararası ticaret ve lojistik ile bankacılık ve finans bölümlerinde intern uygulaması başlattıklarını söyledi. Bu çerçevede öğrencilerin mezun olmadan önce son dönemlerini işyerlerinde çalışarak geçireceğini kaydeden Aydın, uygun işyerleriyle eşleştirme yapılabilmesi adına MTSO ile işbirliği protokolü imzalandığını söyledi.<br />Bünyelerinde aynı zamanda bir de Ticaret ve Lojistik Uygulama ve Araştırma Merkezi oluşturduklarını bildiren Aydın, bu merkezde Türkiye genelinde eğitim gören yabancı öğrencilerin hangi ülkelerden geldikleri ve hangi bölümlerde eğitim aldıklarının envanterini çıkardıklarını, erasmus öğrencilerine de bu envanterde yer verdiklerini belirtip, "Bu öğrencilerin iş insanlarımızın dış ticaret elçisi olarak çalışması adına iş dünyasının bu envanter havuzundan yararlanmasını sağlayacağız" dedi. &nbsp;<br />MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan ise üniversitenin yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin kentin ihtiyaç duyduğu alanlarda tez üretmesi, yine iş dünyasının ihtiyaç duyduğu alanlara yönelik bölümler açılması noktasında işbirliği yapılacak olmasına dikkat çekti. Her iki kurumun projeler departmanının kent adına ortak çalışmalar yürüteceğine işaret eden Kızıltan, "Bu çalışmaların kağıt üzerinde kalmaması için konunun takipçisi olacağız" diye konuştu. - BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÜRER SORDU.MİLLİ EĞİTİM BAKANI YANITLADI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-sordumilli-egitim-bakani-yanitladi-79936ec43e2a-a906-4608-9764-c2733edb85622020-01-20T13:56:00+03:00Admin GÜRER SORDU.MİLLİ EĞİTİM BAKANI YANITLADI

GÜRER SORDU.MİLLİ EĞİTİM BAKANI YANITLADI

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Bakan Selçuk’a – “Ülkemizde son 18 yılda köy ve kasabalarda Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde kapanan okul sayısı kaçtır? Niğde ilinde aynı bahsi geçen zamanda kaç köy okulu kapatılmıştır ve kaç öğrenci eğitim hayatına taşımalı eğitimle devam etmektedir? Ülkemizde 2018-2019 eğitim-öğretim yılında taşımalı eğitim gören öğrenci sayısı kaçtır? 2019-2020 eğitim-öğretim yılında ne kadar olması tahmin edilmektedir? Niğde’de kapatılan köy okullarına ait taşınmazların akıbeti ne olmuştur? Ne şekilde değerlendirilmiştir? sorularını yöneltti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">OKUL KAPAMA İŞLERİ VALİLİKLER YÜRÜTÜYOR</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk- “Bakanlığımıza bağlı okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarına ait açma ve kapatma işlemleri valiliklerce yapılmakta iken Millî Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle bu yetki Bakanlığımıza devredilmiş, aynı Yönetmeliğin 4’üncü maddesi gereğince okul öncesi ve ilköğretim kurumlarının valilik teklifine göre Bakanlığımızca açılıp kapatılacağı hüküm altına alınmıştır. Öğrenci azlığı nedeniyle kapalı bulunan köy okulları ile ilgili olarak Bakanlığımız İnşaat ve Emlak Dairesi Başkanlığının 09.02.2018 tarihli ve 2018/5 sayılı Genelgenin 10 uncu maddesinin ikinci bendinde yer alan “Millî Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliğine göre kapanması gereken kurumların üzerinde bulunduğu taşınmazların tasarrufu ile ilgili; taşınmazın fiziki yapısında değişiklik yapılmadan bakım onarımının yapılması, işletim giderlerinin karşılanması, üçüncü şahıslara kullandırılmaması, kiraya verilmemesi, resmi ya da gayri resmi ticari amaçlı faaliyetlerde kullanılmaması, taşınmaz üzerine herhangi bir yapı yapılmaması kaydıyla, okul binası ve müştemilatının sosyal ve kültürel faaliyetlerde kullanılmak amacıyla geçici kullanım işlemleri doğrudan Valilikler tarafından yürütülecektir. Taşınmaz üzerinde yapılacak inceleme sonucu Valilik Onayı ile işlem gerçekleştirilecektir.” hükmü gereğince okulların sosyal kültürel faaliyetlerde kullanılmak üzere ilkokul öğrenci sayısı 10’un üzerine çıktığında geçici kullanım sonlandırılarak okulun tekrar eğitim öğretime açılması kaydıyla köy muhtarlıklarına geçici kullanım izni verilmektedir.” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TAŞIMALI 1.255.802 ÖĞRENCİ</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer taşımalı öğrenci sayılarını da Bakan açıkladı. Bakan Selçuk”2018-2019 eğitim öğretim yılı verilerine göre ülke genelinde Taşımalı Eğitim Uygulaması kapsamında 1.325.289 öğrenci taşınmış olup 24/12/2019 tarihi itibariyle 2019-2020 eğitim öğretim yılında ise 1.255.802 öğrenci taşıma hizmetinden faydalanmaktadır. 24/12/2019 tarihi itibariyle Taşımalı Eğitim Modülünden alman verilere göre Niğde ilinde 1.186 ilköğretim, 1.641 ortaöğretim ve 474 özel eğitim olmak üzere toplam 3.301 öğrenci taşımalı eğitim uygulamasından yararlanmaktadır.” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">OKULLAR KAPATILMASIN</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">&nbsp;CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Bakan Selçuk’un kapalı okullar hakkında rakamsal veri vermekten kaçındığını belirtti ve&nbsp; 2018 yılında düzenlenen yönetmelik&nbsp; “öğrenci sayısı ulaşım şartlarının elverişsiz olması veya öğrenci velilerinin tamamının çocuklarının taşıma yoluyla eğitime erişim kapsamında öğrenim görmelerini istememeleri durumunda ilkokul 1-4 üncü sınıflarda öğrenci sayısının toplamda en az 8 olması ve valilikçe gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça bu ilkokulların açık kalması sağlanabilir” demektedir. Ancak Anadolu’da 18 yılda yüzlerce köy okulu kapatılmıştır.&nbsp; Taşımalı eğitim&nbsp;&nbsp; esasında bulunduğu yerde eğitim alamayan öğrenci demektir. 2019-2020 öğretim yılında da 1.255.802 öğrenci olarak bu yılda devam etmektedir. Köy okulları kapalı olması nedeni ile yeterince korunmamakta harap olması seyredilmektedir. Milyarlık yatırımlar boş ve yok oluşa doğru gitmektedir. Taşımalı eğitim; veli okul ilişkisinin kopması, öğrencinin okul gidiş ve gelişinde yaşadığı sorunlar, beslenme sorunları ile çocukları eğitimden uzaklaştıran da bir yöntemdir. Köy okullarında son yönetmelik ile 8 öğrenci olan okulların açılması valiler oluruna değil doğrudan o köyde okul varsa öğrenci sayısı 8 ise okul açılır olarak değiştirilmelidir. Böylece köy okulları korunması yeniden eğitime kazandırılması, öğretmenler içinde yeni kadro açılmasının yolunu açacaktır. Taşımalı eğitim süreç içinde en aza indirilmesi sağlanmalıdır. Özellikle kız çocuklarının ilk okul sonrası taşımalı ile eğitimi kırsalda aileler tarafından sorun olarak görülmektedir.” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÖKER’İN AŞILAMA HAKKINDA AÇIKLAMASI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gokerin-asilama-hakkinda-aciklamasi-7992207a641c-2f4a-48bd-9d2c-351dff0568942020-01-20T13:51:00+03:00Admin GÖKER’İN AŞILAMA HAKKINDA AÇIKLAMASI

GÖKER’İN AŞILAMA HAKKINDA AÇIKLAMASI

SİYASET

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dünya genelinde kızamık vakalarında gözlenen artış,kızamıktan korkulması gerektiğini ve bu konuda acilen önlem alınması gerçeğini bize hatırlatmaktadır.Türkiye’de 2013 yılında patlak veren ve yaklaşık 8000 vakaya ulaşan kızamık salgınının sebebi aşılama oranının düşüklüğüdür.Kızamık aşısı oldukça etkili bir aşı olup, 1 kişinin aşılanması bile, yaklaşık 9-10 kişiye koruma sağlayabilmektedir. Aşılanma oranlarının yüzde 95 ve üzerinde gerçekleşmesi önem taşımakta olup, aksi halde virüsün yaygınlaşması hızlanmaktadır. Yani, kızamık aşısı hayat kurtarmaktadır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan, Türk Tabipleri Birliği verilerine göreaşıların gerekli ve güvenli olmadığı ve aşı olmanın dinen uygun olmadığı gibi gerekçelerle çocuklarına aşı yaptırmayan ailelerin sayısı son yedi yılda 183’ten 23 bine çıkmış durumdadır.Ne yazık ki, son yıllarda ülkemizde aşı karşıtlığının yükselmesi, zaten yetersiz olan aşılama ve bağışıklık oranlarını daha da aşağı çeken bir faktör olarak devreye girmektedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aşılama karşıtlarının ikna edilememesi durumunda ülkemizi önümüzdeki yıllarda ciddi tehlikeler beklemektedir. Yaşanacak salgınlarda aşılatılmayan çocukların yaşamlarını yitirmesi ve toplumsal bağışıklığın azalması ülkemiz için tam bir felaket olacaktır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ülkemizde herhangi bir girişimde bulunulmadığı sürece daha da büyüyebilecek olan bir kızamık salgınının sorgulanması ve Sağlık Bakanlığı’nın bir an önce konuyla ilgili açıklamalar yaparak kamuoyunu bilgilendirmesi gerekmektedir.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÜZELMANSUR’DAN KANUN TEKLİFİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/guzelmansurdan-kanun-teklifi-79919f0ae824-c887-4ccb-9a14-be57b3e607c32020-01-20T13:45:00+03:00Admin GÜZELMANSUR’DAN KANUN TEKLİFİ

GÜZELMANSUR’DAN KANUN TEKLİFİ

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Daha önce 2003 yılında çıkarılan AB uyum yasaları ve 2008 yılında yürürlüğe giren Vakıflar Kanununda yer alan düzenlemelerle, 1936 beyannamesine kayıtlı olan taşınmazların tamamı cemaat vakıflarına iade edilmişti. 1939 yılında Türkiye’ye katılan ve 1936 beyannamesine kayıtlı olması mümkün olmayan Hatay’daki cemaat vakıfları ise bu düzenlemelerden yararlanamamışlardı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“1936 BEYANNAMESİ ŞARTI” KALDIRILIYOR</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur işte bu eşitsizliği gidermek üzere TBMM Başkanlığına bir Kanun Teklifi sundu. Güzelmansur’un “Vakıflar Kanununa Geçici Madde EklenmesineDair Kanun Teklifi”ile 1939 yılında Türkiye’ye katılan Hatay ilindeki cemaat vakıflarının taşınmaz sorunlarının “1936 beyannamelerine kayıtlı olma” şartı aranmaksızın iade edilmesi öngörülüyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Böylece Hatay’daki cemaat vakıflarının tasarruflarında bulunan nam-ı müstear veya nam-ı mevhumlar adına kayıtlı taşınmazlar; mal edinememe gerekçesi ile Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçen taşınmazlar;malik hanesi açık olan taşınmazlar; kamulaştırma, satış ve trampa dışındaki nedenlerle Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, belediye ve il özel idaresi adına kayıtlı taşınmazlar ile kamu kurumları adına tescilli olan mezarlıkları ve çeşmeler cemaat vakıflarına iade edilecek. Cemaat vakıfları tarafından satın alınmış veya cemaat vakıflarına vasiyet edildiği veya bağışlandığı halde, mal edinememe gerekçesiyle Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tapuda kayıt edilen taşınmazlardan üçüncü şahıslar adına kayıtlı olan taşınmazların isetespit edilen rayiç bedelleri vakıflara ödenecek. Bunun için kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren onsekiz ay içinde müracaat edilmesi ve Meclisin olumlu karar vermesi gerekiyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>TEKLİF İLE MEVCUT ADALETSİZLİK GİDERİLECEK</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP’li Güzelmansur “kanun teklifinin kabul edilmesi halinde bir eşitsizliğin, adaletsizliğin giderileceğini Hatay’da yerleşik cemaat vakıflarının taşınmazlarının diğer illerdeki cemaat taşınmazları gibi vakıfları adına tescil edilebileceğini” söyledi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Taşeron işçilerin sosyal hakları hala verilmedi!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/taseron-iscilerin-sosyal-haklari-hala-verilmedi-7990a0ba565a-b7b6-4e8e-9ac8-ede31d0ff9f42020-01-20T13:38:00+03:00Admin Taşeron işçilerin sosyal hakları hala verilmedi!

Taşeron işçilerin sosyal hakları hala verilmedi!

EKONOMİ

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">TAŞERON ÇALIŞANLARIN SOSYAL HAKLARININ VERİLMEMESİ ANAYASAYA AYKIRIDIR</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Taşeron çalışanların sosyal haklarının verilmemesinin anayasaya aykırı olduğunu hatırlatan CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmadığından dolayı 30 bine yakın taşeron işçisinin hayatını kaybettiğini, 10 binlerce işçinin de iş kazaları sonucu engelli duruma düştüğünü hatırlattı. Beko taşeron sisteminin yasaklanmasını istedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP’li Beko, “Kamuya geçirilen işçilere eşit hak ve ücretler sağlanmadığı gibi işçilerin bünyesine geçtikleri kamu idaresi ya da belediye şirketindeki toplu iş sözleşmesinden yararlanması da engellenmişti. İşçilerin önemli bir kısmının geçirildikleri kamu idaresi ya da belediye şirketinin işkolundaki sendikalara üye olma, mevcut kadrolu işçiler ya da şirket işçileri ile aynı sendika çatısı altında bir araya gelmesine de engel getirilmişti. 696 sayılı KHK ile işçilere yılda yüzde 4+4 ücret artışı getirilirken, işçilerin sosyal yardım, prim ve tazminatları için herhangi bir artış söz konusu değil. Enflasyonun yüzde 25'i aşması beklenirken, kamuya geçirilen işçilerin reel ücretleri ciddi biçimde geriliyor, taşeron işçiler yoksullaşıyor” sözleriyle tepki gösterdi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Kamuda, belediyelerde ve özel idarelerde sayıları 1 milyona yaklaşan taşeron işçiye kadro sözü sonrası bu işçilerin bazılarına kadro verildiğini hatırlatan CHP’li “ Yerleştirmeler yapıldıktan sonra geride kalan 750 bine yakın taşeron işçisi şirketlere geçirildi. Kanun hükmünde kararnameyle geçen bu işçilere 2020 yılı sonuna kadar toplu iş sözleşmesi yapılmayacak, ikramiye ve sosyal haklar verilmeyecek; sadece ilk altı ayda yüzde 4, ikinci altı ayda yüzde 4 olmak üzere zam yapılacak. Bu durum eşitliğe ve Anayasa'ya aykırıdır. Bu yıl içerisinde 750 bine yakın taşeron işçisi, gerçek enflasyon yüzde 25, pazar enflasyonu yüzde 40 iken ekonomik, demokratik, sosyal haklarının ne olacağını merak ediyor. Bu konuyla ilgili vermiş olduğum kanun teklifinin bir an önce ele alınıp 750 bin çalışanın sorunu mutlaka çözülmesi gerekmektedir” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Üstelik bu KHK ile TBMM'ye, Cumhurbaşkanlığına, MİT'e, eski Başbakanlık çalışanlarına kadro verilmiş, Belediyeler, il özel idareleri ve bağlı kuruluşlarda çalışanlar ise kamu işçisi olarak kadroya alınmamış, bu işçiler belediye şirketlerinde işe alınmıştır. Bunun adı kadrolaşmadır...</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, “Gerçek enflasyon yüzde 25 Pazar yüzde 40 asgari ücretliye yüzde 15 işçi emeklisine yüzde 6,5 memur emeklisine yüzde 5,5 verilirken, taşeron işçilerine ilk 6 ay yüzde 4 ikinci 6 ay yüzde 4 çok demiyorum ama taşeron işçisine layık görülen bu rakamı içinize sindirebiliyor musunuz? Yüzde 4 ile taşeron işçilerin maaşına 93 TL zam yapılmıştır. Bu bir aylık su parası bile değil. 2020 Yılında yaşanan iş cinayetlerini görmeyen gözler, duymayan kulaklar varsa kalbi kurusun” sözleriyle tepki gösterdi. - BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ASKERİ ARAZİLER YANDAŞA PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/askeri-araziler-yandasa-peskes-cekiliyor-7989173f39c4-3969-4f15-b7ee-96a97074e3972020-01-20T13:17:00+03:00Admin ASKERİ ARAZİLER YANDAŞA PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR

ASKERİ ARAZİLER YANDAŞA PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR

SİYASET

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, imar mevzuatına aykırı uygulamalar yapılarak yeşil alanların teker teker yok edildiğini kaydeden Gürsel Tekin, kent planlarında yetkinin, bakanlıktan alınarak yerel yönetimlere devredilmesi gerektiğini vurguladı.Tekin, kamu hizmet binalarının yapılacağı gerekçesiyle askeri alanları yapılaşmaya açan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın İstanbul’un yeşil alanlarını hukuksuz bir şekilde yağmaladığını söyledi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>BİR TEK MEZARLIKLAR KALDI</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Gürsel Tekin, " İstanbul'un iki yeşil alanı mezarlıklar ve askeri alanlar. İmara açmadıkları bir tek mezarlıklar kaldı. İnşallah onu da açmazlar" sözleri ile tepkisini dile getirdi.Yeşil alan olarak korunacağı belirtilen askeri arazilerin teker teker imara açılmasına ana muhalefet partisinden tepki geldi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>YETKİ BÜYÜKŞEHİRDE OLMALI</strong><br />Dünyanın başkenti olması gereken İstanbul'un farklı imar uygulamaları nedeniyle hızla yok olmaya başladığına dikkat çeken Gürsel Tekin, TOKİ ve Bakanlıkların elinde bulunan planlama yetkisinin şehrin geleceği açısından bir an önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verilmesi gerektiğinin de altını çizdi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>DEPREM TOPLANMA ALANI ORTADAN KALKIYOR</strong><br />Hastal Kışlası arazisinde yapılan imar değişikliğinin ardından 20 bin metre kare inşaat yapılacağını açıklayan Tekin, yeşil alanların ve deprem toplanma alanının da proje kapsamında yok edileceğini iddia etti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>MEZARLIKLAR DA İMARA AÇILACAK MI?</strong><br />İstanbul'daki bütün mimari uygulamaların yandaşların ihtiyacı doğrultusunda yapıldığını iddia eden Gürsel Tekin, "İstanbul hava haritasına bakınca iki yeşil alan, mezarlıklar ve askeri alanlar görülüyor. Şimdi askeri alanlar imara açılıyor, elimizde kalan tek alan mezarlıklar. İnşallah onu da imara açmazlar " dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÇİFTÇİNİN KULLANDIĞI ELEKTİRİK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ciftcinin-kullandigi-elektirik-79889d1be8ac-332c-4d19-8136-3bcb9f24ffaf2020-01-20T13:12:00+03:00Admin ÇİFTÇİNİN KULLANDIĞI ELEKTİRİK

ÇİFTÇİNİN KULLANDIĞI ELEKTİRİK

EKONOMİ

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer-“Tarımsal üretimde başta sulama olmak üzere, seralarda, hayvansal üretimde elektrik enerjisi önemli bir tarım girdisidir. Tarımsal sulamada üreticilerimizin en önemli sorunlarının başında elektrik fiyatları gelmektedir. Tarımsal sulamada elektrik, Ocak 2018-2020 döneminde fiyat artışları yüzde 108'e ulaşmıştır. Sürekli zamlarla tarımsal sulamada sağlanan fiyat avantajı ortadan kalkmıştır. Tarımda girdi yükünün hafifletilmesi, üretimin sürdürülebilir kılınması bakımından elektrik birim fiyatları düşürülmelidir.” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">FATURALAR ŞİŞİYOR</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer elektrik faturalarından alınan enerji fonu, TRT katkı payı ve KDV kaldırılmasını da istedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gürer- “Elektrikte faturalara yansıyan %1 enerji fonu, %2 TRT payı, %18 KDV kaldırılmalıdır. Elektrikte çiftçi için destek sağlanmalı ve indirimli tarife uygulanmalıdır. Pahalı olmasının yanında bir de zamlanan ilaç, tohum, gübre, mazot ve elektrik çiftçinin sorunlarını katlamıştır. Elektrikle ilgili düzenleme sağlanamazsa gelecek dönemde girdiler nedeniyle üretim yapılamaz hâle gelecektir.” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TARIMDAN MESKENLERDE ELEKTİRİK DAHA PAHALI</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer mesken abone grubuna fon, pay ve vergi dahil 69.5 kuruşa elektrikalırken tarımda sulama suyunda üreticininkullandığı suyun 80.8krş. olarak uygulandığına dikkat çekti. Tarımın devamı için elektrik fiyatları ile oluşan yükün düşürülmesi gerektiğini söyledi. Üreticilerin hak ettiği desteklerden borçlarına mahsuben kesinti yapılmasının da durdurulmasını isteyen Gürer şirketlerin alacağını devlet tahsil ederken üretimdeki çiftçiye gerekli destek verilmemektedir”dedi.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÇED RAPORUNUN ONAYLANMASINA TEPKİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ced-raporunun-onaylanmasina-tepki-798729282d09-c4ae-4806-9eb9-c5a1ad94f1412020-01-20T13:09:00+03:00Admin ÇED RAPORUNUN ONAYLANMASINA TEPKİ

ÇED RAPORUNUN ONAYLANMASINA TEPKİ

SİYASET

Admin
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><strong>BAKAN MURAT KURUM, PROJE SAHİBİ OLARAK VERDİĞİ ÇED RAPORUNU, ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI OLARAK ONAYLADI</strong></span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Başından beri Kanal İstanbul Projesinin sahibi gibi davranan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a, “Bakan” olduğunu hatırlatmaya çalıştık ancak kendisi bu sorumluluktan ısrarla kaçtı. Sonuçta, oluşan durum şu; proje sahibi olarak verdiği ÇED raporunu, Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak onayladı. Resmi istatistikler de gösteriyor ki; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı zaten ÇED Olumlu ya da ÇED Gerekli Değildir kararı vermek üzere koşullanmış.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><strong>DEMOKRATİK HUKUK DEVLETLERİNDE, HALKIN KATILIMI ZORUNLUDUR</strong></span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">ÇED sürecinin esaslı unsuru, halkın katılımıdır. Bu doğa haklarının ve demokrasinin de bir unsurudur. Çevresel karar alma süreçlerine halkı katmak zorundasınız. Bu halka karşı bir lütuf değil, demokrasinin doğal sonucudur. Tabi ki bunlar demokratik hukuk devletlerinde olur. Bizimki gibi, tek adam rejimlerinde, proje sahibi ile projeyi denetleyen kişi aynı kişi olabiliyor. İstediğiniz kadar itiraz edin, biz bunu yapacağız diyen parti lideri bir Cumhurbaşkanının demokrasisi de, adaleti de bu…</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><strong>RAZI EDEMEDİĞİNİZ HALKIN İTİRAZLARINI DİKKATE ALMADINIZ</strong></span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Kanal İstanbul projesi için hazırlanan ÇED raporunun askıya çıkarılmasının ardından projeye itirazları olan yüz bini aşkın kişi, dilekçelerle Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine müracaat ederek itiraz etmişti. Halkın gönlü razı değil. Ekonomik krizin yıkıcı etkileriyle baş başa bırakılan vatandaş, böylesine riskleri barındıran mega projelere ihtiyaç olmadığını biliyor. Bu dayatmacı anlayıştan da, tek adamın direttiği ben yaptım oldu işlerinden de halk bıktı.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><strong>İSTANBUL KANALI, ASRIN PROJESİ DEĞİL, ASRIN HUKUKSUZLUĞUDUR</strong></span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Yurttaşlarımızın itiraz ettiği projede, Bakanlık Asrın Hukuksuzluğunu yaptı. DSİ, TÜBİTAK, Devlet Hava Meydanları gibi birçok kuruluşun kurum görüşleri ÇED raporundan çıkarıldı, ÇED raporunda bu kurumların verdiği bilgilere aykırı veriler sunuldu, olumsuz görüş veren kurumlar tehdit edilerek görüşleri değiştirilmeye çalışıldı, bu kurumlarda çalışan personel hakkında soruşturmalar başlatıldı… Başka saymaya gerek var mı?</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><strong>ÖNGÖRÜSÜZLÜKLERİNİN BEDELİNİ ÖDEYECEKLER, GİDİŞ PROJELERİ OLACAK</strong></span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Kanal İstanbul aynı zamanda hırs projesidir.&nbsp; Kanal İstanbul ile ilgili yapılan anketler de ortaya koyuyor ki Kanal İstanbul’u her beş İstanbulludan dördü bu projenin yapılmasını desteklemiyor, ciddi itirazlar yüksek rakamlarda… Ekolojik bir yıkım projesi olan Kanal İstanbul’da diretme, yanlışta ısrar; bugüne kadarki en düşük desteğe sahip projelerden biri olan Kanal İstanbul ile ilgili halkın tepkisini yok saymak demektir, günceli ve siyaseti okuyamama öngörüsüzlüğü demektir. Emin olun Kanal İstanbul, iktidarın demokratik tepkileri, itirazları dikkate almamasının bedelini ödediği gidiş projesi olacaktır.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><strong>İSTANBUL’UN DOĞASINI, CUMHURBAŞKANI’NDAN, BAKANLARDAN KORUYACAĞIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Her çevre uyuşmazlığında olduğu gibi, bu sefer de İstanbul’un doğasını, su kaynaklarını, ormanlarını, tarım alanlarını, tarihi ve kültürel varlıklarını korumak, yine yurttaşlara düşecek. ÇED Olumlu kararına 30 gün içerisinde İstanbul İdare Mahkemelerinde dava açmak gerekiyor. Denetleme yapması beklenen Murat Kurum, Cumhurbaşkanı’nın kanunsuz emirlerini aşacak iradeye sahip olmadığı için; bu ulvi görevi yurttaşlar yürütecek. CHP olarak, Kanal İstanbul sürecinin takipçisi olacağız.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">basın bülteni</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TARIM VE TURİZME İHANET]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tarim-ve-turizme-ihanet-79865c076200-7bb9-49fd-8049-473ffb76d3dd2020-01-20T13:05:00+03:00Admin TARIM VE TURİZME İHANET

TARIM VE TURİZME İHANET

SİYASET

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>ÇÖP TESİSİ İNSANLARIN YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRECEK</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Kuzey Marmara Otoyolu’nun geçişi ve otoyol inşaatı boyunca ağır tahribata uğrayanKocaeli’deki yeşil alanlar yol olmaya devam ediyor. İYİ Partili Türkkan ise oldu bittiyle açıklanan Kandıra Çöp Bertaraf Tesisi yapımını TBMM gündemine getirdi. Konuyla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Türkkan Kandıra ile beraber doğrudan etkilenecek İzmit ve bölgesiyle beraber yaklaşık 500 bin insanın sağlıklı yaşam ve yaşam kalitesi hakkına sahip çıktı. Başkan Büyükakın’ın tek kötü yanı kokusu açıklamalarına önergesinde değinen Türkkan yapılmak istenen tesisin 20 km güneyinde yer alan İzmit ve çevresinde 500 bin insanın yaşadığını, aynı zamanda Kandıra ve Kefken’de yaşayanların yaşam kalitesinin düşüceğini Bakan Kurum’a belirtti. Yapılmak istenen tesisin ÇED raporunu da soran Türkkan eğer ÇED raporu varsa neden kamuoyu ile paylaşılmadığını sordu. Kandıra Cezaevi’nin hemen yakınına yapılmak istenen tesis için Adalet Bakanlığının görüşünün alınıp alınmadığı sorusuna önergesinde yer veren Türkkan daha sonra Kocaeli’deki İZEYDAŞ ile ilgili iddiaları da gündeme taşıdı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>TESİS MADEM KAÇINILMAZ O ZAMAN VİZYON ÜRET</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Başkan Büyükakın’ınİZEYDAŞ’ın kapasitesinin dolduğu ve tesisin kaçınılmaz olduğunu belirtmesi üzerine Türkkan hazırladığı çözüm odaklı soru önergesinde madem kapasite doldu, sıfır atık projesi kapsamında çöpler yerinde ayrıştırılıyor o zaman toplanan çöplerden kompos üretilebileceğini ve bu doğal gübrenin Kandıra’da tarımsal üretimde kullanılabileceğini en azından bu yönde bir çalışma olması gerektiğini belirterek bakanlığın bu yönde belediyeye bir görüş ya da tavsiyede bulunup bulunmadığını sordu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MECLİS ARAŞTIRMASI İSTEDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/meclis-arastirmasi-istedi-79851b927906-a0ab-4f1c-bfa4-9f5f0e6bd68c2020-01-20T12:40:00+03:00Admin MECLİS ARAŞTIRMASI İSTEDİ

MECLİS ARAŞTIRMASI İSTEDİ

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Antmen, önergesinde ölümlü motosiklet kazalarında canlarını yitirenlerin en çok moto kuryeler olduğunu belirtti. Önergesinde moto kuryelerin yaklaşık yüzde 25-30’unun part-time, yaklaşık yarısının da kayıt dışı ve sigortasız şekilde çalışmakta olduğunu belirten CHP’li Antmen “Bazı vatandaşlarımız da tek işle geçinemediği için ek iş olarak kuryelik yapmaktadır. Sigortalı kuryelerin neredeyse tamamı asgari ücretle çalışmaktadır. Türkiye’de sayısı 100 bini geçen kuryelerin yalnızca 15 bininin büyük ve kurumsal firmalarda çalıştığı belirtilmektedir.&nbsp;&nbsp;Geri kalan kuryelerin, yani özellikle küçük işletmelerde çalışanlarının büyük çoğunluğunun çalışma şartları belirsizdir” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Antmen’in önergesinde yer alan bazı bölümler şu şekilde;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>KURYELER BASKI ALTINA ÖLÜM RİSKİ İLE ÇALIŞIYOR</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">"Şirketlerin reklam ve pazarlama kampanyaları kuryelerde zaman baskısı yaratmaktadır. Paket geç teslim edildiğinde yevmiyeden kesilmektedir. Kuryeler de mağdur olmamak, yaşamlarını devam ettirebilmek ve işlerinden olmamak için hızlı hareket etmeye çalışmakta; bu da trafikte çok ciddi hatalara ve ihlallere neden olabilmektedir. Kuryeler ölüm riski yaşamaktadır. Bütün bunlarla birlikte; Türkiye genelindeki trafik kazalarının yüzde 34’ünü motosiklet kazaları oluşturmaktadır. Ancak bu büyük orana rağmen&nbsp;&nbsp;moto kuryelik, Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından az tehlikeli meslekler grubuna alınmıştır. Oysa rakamların da açıkça ortaya koyduğu gibi moto kuryelerin trafikte kaza riski çok fazladır. Moto kuryeler, az tehlikeli meslek grubunda olduğu için yaşanan kazalarda da sigorta ödemeleri ona göre olmaktadır."</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>MOTO KURYELER GÜNDE EN AZ İKİ DEFA&nbsp;KAZA TEHLİKESİ GEÇİRİYOR</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">"Basına açıklama yapan moto kuryeler; her gün siparişi yetiştirme stresi yaşadıklarını, özellikle yağmurda, soğuk havalarda işlerinin çok zorlaştığını, işverenlerin paketi hızlı teslim etmeleri konusunda baskı yaptıklarını anlatmışlardır. Moto kuryeler, siparişlerinin hızlı gelmesini isteyen müşterilerin baskısı ve şikayetleri yüzünden daha hızlı hareket etmek zorunda kaldıklarını ve bu nedenle de&nbsp;&nbsp;günde en az iki kaza tehlikesi geçirdiklerini ifade etmişlerdir. Moto kuryelik yapan vatandaşlarımızın can güvenliğinin sağlanması, çalışma koşullarının düzeltilmesinin yollarının bulunması ve ekonomik durumlarının hak ettikleri noktaya çıkarılması ve konuyla ilgili çözüm önerilerinin sunulması gerekmektedir." - BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ASBESTLi ÜRÜN SATIŞI DENETLENİYOR MU?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/asbestli-urun-satisi-denetleniyor-mu-79845d6f63e4-f78f-4271-822a-50be104a3c1f2020-01-20T12:02:00+03:00Admin ASBESTLi ÜRÜN SATIŞI DENETLENİYOR MU?

ASBESTLi ÜRÜN SATIŞI DENETLENİYOR MU?

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP&nbsp;Niğde&nbsp;milletvekili&nbsp;Ömer&nbsp;Fethi&nbsp;Gürer TBMM düzenlediği basın toplantısında asbest ile ilgili sorunlara dikkat çekti.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">2010 yılında ülkemizde kullanımı yasaklanan asbestin halen&nbsp;bazı ürünlerde&nbsp;kullanıldığını,&nbsp;Aile,&nbsp;Çalışma ve&nbsp;Sosyal&nbsp;Güvenlik&nbsp;Bakanlığı,&nbsp;Çevre ve&nbsp;Şehircilik&nbsp;Bakanlığı,&nbsp;Sağlık&nbsp;Bakanlığı,&nbsp;Ticaret&nbsp;Bakanlığı,&nbsp;Sanayi ve&nbsp;Teknoloji&nbsp;Bakanlıklarının bu konuda gerekenleri yapması ve yönetmeliklerin bir an önce çıkarılmasını istedi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 7 yılda Yıkım yönetmenliğini dahi çıkaramadı” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP&nbsp;Niğde&nbsp;milletvekili&nbsp;Ömer&nbsp;Fethi&nbsp;Gürer- “Asbest&nbsp;sahip&nbsp;olduğu&nbsp;ısıya,&nbsp;kimyasallara dayanıklılık, mukavemet&nbsp;ve izolasyon gibi özellikleri nedeniyle günlük yaşamımızda geniş kullanım alanı bulan&nbsp;topraktan çıkarılan bir mineraldir.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Dünya&nbsp;Sağlık&nbsp;Örgütü ve&nbsp;Uluslararası&nbsp;Kanser&nbsp;Araştırma&nbsp;Merkezi tarafından kanserojen maddeler listesinde tanımlanmıştır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Gözle&nbsp;görülmeyen lifsi bir toz&nbsp;olan asbest&nbsp;solunduğunda akciğerlerde birikerek&nbsp;pürüzlü ve çengelli yapısı sayesinde&nbsp;akciğerlerde tutunması&nbsp;sonucu&nbsp;doku zedelemesine neden olur.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Etkileri&nbsp;uzun vadede görülmesi nedeniyle yarattığı sağlık riskleri nedeni ile önemsenmeye başlanmıştır.&nbsp;“Dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">ASBEST KANSEROJENDİR</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP’li vekil Ömer Fethi Gürer asbest kansere neden olduğunun bilim insanlarınca belirlendiğine dikkat çekti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Gürer” Ülkemizde&nbsp;de 29&nbsp;Ağustos&nbsp;2010 tarihinde çıkan&nbsp;yönetmelikle asbest&nbsp;kullanımı yasaklanmıştır.&nbsp;Asbest&nbsp;diğer&nbsp;adıyla amyant halen mamul&nbsp;ürünlerde ne&nbsp;yazık ki kullanımı devam etmektedir. Özellikle de kentsel dönüşümde yıkımlarda bu bağlamda yeterli&nbsp;önlem&nbsp;alınmaması&nbsp;asbest sağlık&nbsp;açısından çalışanlara ve o ortamda bulunanlara riskini&nbsp;artırmaktadır.” dedi.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">KENTSEL DÖNÜŞÜMDE RİSK VAR</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP&nbsp;Niğde&nbsp;milletvekili&nbsp;Ömer&nbsp;Fethi&nbsp;Gürer Çevre&nbsp;ve&nbsp;Şehircilik&nbsp;Bakanlığının 7&nbsp;yıldır yıkım&nbsp;yönetmeliğinin&nbsp;çıkarılmadığınıbelirterek,&nbsp;kentsel&nbsp;dönüşümde bu bağlamda risklerin sürdüğünü ifade etti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Gürer- “Kentsel&nbsp;dönüşümlerde asbest&nbsp;içeren yapı malzemelerinin&nbsp;ve binalarda&nbsp;asbestli&nbsp;alanların uygunsuz sökülmesi, bina&nbsp;yıkımlarının&nbsp;kontrolsüz ve&nbsp;denetimsiz yapılması&nbsp;neticesinde&nbsp;ileriye dönük oluşabilecek sorunlarda dikkate alınarak gerekli önlemler&nbsp;alınmalıdır. Bakanlık 7 yıldır çıkarmadığı yıkım yönetmenliği Kentsel Dönüşüm sona erincemi çıkaracak” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">ENDÜSTRİDE KULLANILIYOR</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP’li Vekil Ömer Fethi Gürer yasak olmasına rağmen asbest bazı ürünlerde de varlığına işaret edip beraberinde getirdiği asbestli ürünleri tanıttı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Gürer” Hali&nbsp;hazırda endüstriyel&nbsp;alanlarda (conta,balata,filitre) asbestli ekipmanlar,&nbsp;amyantlı&nbsp;mamul adı ile satılan yapı ve izolasyon malzemelerin üretiminde ,toprak örtüsünün&nbsp;bulunduğu kırsalda,&nbsp;sıvada, badanada asbest varlığı devam etmektedir.&nbsp;Sağlık&nbsp;sektöründe kullanılan&nbsp;talk pudraların ve kozmetik sektöründe makyaj ürünlerin içine&nbsp;kontamine&nbsp;olması&nbsp;nedeniyle kullanılmaktadır. Tehlikeli&nbsp;atık olduğu için&nbsp;bertarafının&nbsp;kanun ve yönetmenliklere de uygun yapılması&nbsp;gereklidir.&nbsp;“ dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Gürer” Asbeste piyasada&nbsp;amyant adı&nbsp;altında satılan ürünlerde mevcuttur.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bazı&nbsp;bölgelerde toprak&nbsp;kap, salmastra, amyant&nbsp;kumaş amyanteldiven, petek&nbsp;arkası ısı kesici amyant&nbsp;levha, talk&nbsp;pudrası, amyant&nbsp;conta, gibi&nbsp;ürünlerde bu&nbsp;bağlamda risk&nbsp;vardır ve takip gerektirir. Yurtdışından&nbsp;gelen&nbsp;birçok&nbsp;mamul&nbsp;içinde asbest varlığından söz&nbsp;edilmektedir, Uzmanlar&nbsp;bu konuda yeterli denetimin olmadığını belirtmektedir. Ticaret Bakanlığı bu bağlamda denetimler yapmalı ve kamuoyunu bilgilendirmelidir.”dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">YIKIMLARA DİKKAT&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer” Bina&nbsp;yıkımlarından önce&nbsp;belediyeler asbest&nbsp;envanter&nbsp;raporu ve atık&nbsp;yönetim planı istenmeli,&nbsp;binada asbest varsa&nbsp;yıkım öncesi binada&nbsp;yapılacak asbestle&nbsp;çalışmalar denetlenmeli&nbsp;uygun olmayan&nbsp;çalışmalar önlenmelidir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Gemi&nbsp;geri dönüşüm nedeniyle ülkemize sökülmek&nbsp;için gelen yabancı gemilerde&nbsp;asbestle&nbsp;yapılacak söküm&nbsp;çalışmalarında mevzuat sıkı olarak uygulanmalıdır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Belediyelerde&nbsp;asbestli boruların değişimi bir an önce sağlanmalıdır</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Halen&nbsp;endüstriyel alanlarda ve üretim yapılan fabrikalarda asbestli olduğu bilinen ekipmanların&nbsp;değişimi sağlanmalıdır. Sıcak pota,&nbsp;kazanlar,&nbsp;conta,&nbsp;flanş,&nbsp;balata ve&nbsp;filtre&nbsp;gibi&nbsp;ekipmanlardan&nbsp;asbestli olanlar&nbsp;değiştirilmelidir.”dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">TAŞINACAK KÖYLER NE OLDU?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP&nbsp;Niğde&nbsp;milletvekili&nbsp;Ömer&nbsp;Fethi&nbsp;Gürer&nbsp;– “Sağlık&nbsp;Bakanlığı 58 ilde 1236&nbsp;köyde asbest örnekleri alıp,&nbsp;yaptığı inceleme sonucu 379 köyde asbest saptanmıştı.&nbsp;Bu&nbsp;köylerde&nbsp;yaşayan yaklaşık 150 bine yakın kişi tespit&nbsp;edilmiş olmasına rağmen çalışmaların&nbsp;eylem aşamasını&nbsp;geçmediği&nbsp;bilinmektedir.”&nbsp;dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Asbest saptanan bölgelerde, diğer bölgelere göre kanser hastalığına yakalanan kişi sayısı artmaktadır.&nbsp;Bu&nbsp;bağlamda asbestle ilgili özellikle içme suyu boruları konusunu gündeme taşıdığımda&nbsp;Çevre ve&nbsp;Şehircilik&nbsp;Bakanları iki bakanda hem mevcut hem bir önceki bakan konuya&nbsp;çok duyarlılık göstermişti. Kısa sürede bu boruların değiştirileceğini&nbsp;söylemişlerdi. Ancak&nbsp;şu ana kadar hala içme suyu&nbsp;borularının%25 ‘i asbestli malzemeyle yapılan&nbsp;borulardan&nbsp;oluşmaktadır. Bu&nbsp;boruların&nbsp;kulanım esnasında kolay deforme olması&nbsp;sulara atıkların karışmasına&nbsp;sebebiyet verebilecek bu da sağlık açısından büyük&nbsp;risk oluşturacaktır. Bu nedenle gerek kentsel dönüşümle ilgili yapılacak düzenlemelerde gerekse asbest kullanılmış ve kullanılmakta olan alanlarda denetimler&nbsp;arttırılmalıdır.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bu&nbsp;konuda Mehmet&nbsp;Şehmus&nbsp;Ensari Bey’in&nbsp;başkanı olduğu&nbsp;“Asbest&nbsp;Söküm&nbsp;Uzmanları&nbsp;Derneği’nin”&nbsp;yoğun çalışmaları vardır.&nbsp;&nbsp;Bu konu insan sağlığı açısından çok&nbsp;önemlidir. Hani&nbsp;ülkede kanser artıyor diyoruz,&nbsp;bu konuda&nbsp;sorunların varlığından söz&nbsp;ediyoruz&nbsp;ya!&nbsp;Bunların&nbsp;bir gerekçesi ve nedeni&nbsp;var. Gıda konusundaki riskleri&nbsp;daha önce gündeme getirdik.&nbsp;Bu&nbsp;kez asbestin insan sağlığı üzerindeki etkisinden söz&nbsp;ediyoruz. Çünkü&nbsp;asbestle ilgili&nbsp;kentsel&nbsp;dönüşümde meydana gelen yıkımlarda ortaya çıkabilecek tozları insanların soluması kısa süreçte&nbsp;olmasa da uzun vadede insan bünyesinde tahribatlar oluşturuyor.&nbsp;Böylece&nbsp;ilerleyen zamanlarda&nbsp;insan sağlığı&nbsp;açısından büyük&nbsp;risk&nbsp;teşkil ediyor. Bunu yetkililere bir kez daha duyurmak istiyoruz. Ticaret&nbsp;Bakanlığı denetimleri arttırmalıdır. Çalışma bakanlığı bu konuda 2 yıldır çıkarmadığı yönetmeliği&nbsp;ivedi bir şekilde&nbsp;çıkarmalı&nbsp;ayrıca&nbsp;Çevre ve&nbsp;Şehircilik&nbsp;Bakanlığının kentsel dönüşümde&nbsp;meydana gelen yıkımlarla ilgili 7 yıldır çıkaramadığı yönetmelik&nbsp;için de&nbsp;bir an önce çıkarılmalıdır. Sağlık Bakanlığı asbestli köyler ne olacak açıklamalıdır” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Süs Bitkilerini Meclis Gündemine Taşıdı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sus-bitkilerini-meclis-gundemine-tasidi-7983e9ffa6f3-9a49-48cd-ba35-fc20c6d94b3b2020-01-20T11:57:00+03:00Admin Süs Bitkilerini Meclis Gündemine Taşıdı

Süs Bitkilerini Meclis Gündemine Taşıdı

EKONOMİ

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Sındır, Süs bitkileri sektörünün gelişmesi, ihracat potansiyelinin arttırılması, ithal ürünlerin azaltılması, yerli üretim ve tüketimin teşvik edilmesi için alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi. Türkiye’nin ekolojisi ve doğal varlıkları, uygun iklimsel ve coğrafi koşulları, pazar ülkelere yakınlığı ve stratejik konumuna rağmen süs bitkileri pazarından yeterli payı alamadığını ifade eden Sındır, araştırma önergesine tüm siyasi partilerden destek istedi. Sındır, önlem alınmaz ise sektörün hızla daralacağını da vurguladı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“STRATEJİK ADIMLARIN ATILMASI GEREKİYOR!”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Türkiye’nin süs bitkileri sektörünün, ülke ihtiyaçlarını karşılayabilmesinin öneminin altını çizerek açıklamasına başlayan Sındır, “Türkiye’deki süs bitkileri sektörü genç ve dinamik bir sektör. Ülkemiz, ekolojisi ve doğal varlıkları, uygun iklimsel ve coğrafi koşulları ve pazar ülkelerine yakınlığıyla önemli avantajlara sahiptir. Bu avantajların katma değere dönmesi ve sektörün dünya pazarında hak ettiği yere ulaşması, mevcut bazı problemlerin çözümüyle mümkün. Sektörün genç ve dinamik yapısı, ekolojik ve lojistik avantajları ve kaliteli üretimi ile bir araya geldiğinde, ülkemizi süs bitkileri sektöründe en önemli merkezlerden biri haline dönüşebilir. Fakat bu aşamaya ulaşılabilmesi için stratejik adımların atılması gerekiyor. Süs bitkileri sektöründe en büyük ithalat kalemlerinin başında üretim materyali fide, fidan gelmektedir. Özellikle sektörün en büyük alıcısı konumunda olan belediyelerin tercih ettiği büyük ağaçlar başı çekmektedir. Ancak tercih edilen bu ağaçların yetişmesi için üretimde en az 10 yıl finans desteği verilmesi gerekmektedir” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“TEŞVİK VE TEDBİRLER İHRACAT RAKAMLARINI HIZLA YUKARI TAŞIYACAKTIR”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Sektördeki kayıt dışılığa dikkat çeken ve süs bitkileri üretiminden Türkiye’nin ihracatla önemli bir döviz girdisi elde edebileceğini belirten Sındır, “bugün maalesef tarım desteklemeleri içinde süs bitkileri yetiştiricileri iyi tarım uygulamaları ve alan bazlı destekler dışında özel bir destekleme kapsamında değil. Ayrıca sektör içinde devletin vergilendirmediği ve haksız rekabete sebep olan kayıt dışı üretim mevcut. Süs bitkileri üretimde kullanılan arazilerin büyük bölümü de kiralık. Bu durum gerekli altyapı yatırımlarının yapılmasını engellediği gibi; çok yıllık dış mekan süs bitkileri üretimi için uzun dönemli kiralamalar yapılmasının güçlüğü, üretim yapılan bölgelerin çoğunun imar planlarının içinde kalması gibi sorunlar, üretim artışını engellemekte. Yerel yönetimler başta olmak üzere doğru planlamalar ve verilecek destekler ile ithalatın önüne geçilebilir; yabancı ülke üreticisine verilen milyonlarca dolar ülkemize kalabilir. Sektörün ihracat potansiyeli de dikkate alınarak yapılacak teşvik ve tedbirler, süs bitkilerinde ihracat rakamlarını hızla yukarı taşıyacaktır” dedi.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“SEKTÖR 40 MİLYAR DOLARLIK BÜYÜKLÜĞE SAHİP”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Süs bitkilerinin, dünyada öneminin her geçen gün arttığını ifade eden Sındır, “sektör 40 milyar dolarlık büyüklüğe sahip, göz ardı edemezsiniz. Süs bitkileri sektörü tohumculuk kanunu kapsamında faaliyet göstermekte. Bu yasa kapsamında faaliyet gösteren tohum, fide, fidan sektörlerin ürünlerin de KDV oranları, %1 ile %8 oranında değişmektedir. Süs bitkilerinde ise bu oran %18’dir. Farklı KDV oranlarının yeniden düzenlenmesi üreticilerimize rahat bir nefes aldıracaktır” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MUT’UN SAĞLIK İHTİYACI YOK MU?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mutun-saglik-ihtiyaci-yok-mu-7982b8246752-8e36-4ee0-85c7-42176df533222020-01-20T11:53:00+03:00Admin MUT’UN SAĞLIK İHTİYACI YOK MU?

MUT’UN SAĞLIK İHTİYACI YOK MU?

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, ilçe ziyaretleri kapsamında ziyaret ettiği Mersin’in Mut ilçesinde vatandaşların kendisine aktardığı ortak sorun olan hastanedeki uzman doktor yetersizliğini Meclis gündemine taşıdı. 63 bin nüfuslu ilçede yeterli uzman olmamasını eleştiren Gökçel, hastaların 80 kilometre uzaklıktaki Silifke’ye veya 170 kilometre uzaktaki Mersin Şehir Hastanesine gitmek zorunda bırakıldığını söyledi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">MUT’UN KORKUSU: HASTA OLMAK</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Uzman yetersizliğinden dolayı vatandaşların hasta olmaktan kotktuğunu belirten CHP’li Gökçel, “2 uzman olması gereken çocuk hastalıkları ve kadın doğumda 1’er uzman eksik.63 bin nüfuslu ilçede kardiyoloji uzmanı yok.Nöroloji yok, Psikiyatri yok, Ortopedi yok, Anestezi yok.Biyokimyanın laboratuvarı var, uzmanı yok!Siz sanıyorsunuz ki Mut’un sağlığa ihtiyacı yok!” şeklinde konuştu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">MUT’UN SAĞLIK ÇİLESİ SON BULSUN</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Toros dağlarının güney yamacına kurulu Mut ilçesinde uzman hekim eksikliği ilçenin en büyük sorunlarından biri. CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel TBMM’de yaptığı konuşmayla Mut’a yeterli uzmanın atanması ve sağlık çilesinin son bulması çağrısında bulundu. Gökçel, “Mut Devlet Hastanesine atanması gereken uzmanların atamaları derhal yapılsın.Mutlu hemşerilerimin sağlık çilesi son bulsun.” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KARACA'DAN ATLI FAYTONLARLA İLGİLİ MÜJDE]]>https://www.haberanaliz.net/haber/karacadan-atli-faytonlarla-ilgili-mujde-798119e48b5e-79c3-4fe5-b118-c8bb561bd7582020-01-20T11:47:00+03:00Admin KARACA'DAN ATLI FAYTONLARLA İLGİLİ MÜJDE

KARACA'DAN ATLI FAYTONLARLA İLGİLİ MÜJDE

GÜNDEM

Admin
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Tüm siyasi partilere “Un var, su var, yağ var gelin hep birlikte bu helvayı yapalım” diyerek Hayvanları Koruma Kanunu’nun “Hayvan Hakları Kanunu” olarak yasalaşması için çağrıda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü belirtti ve Adalar’daki fayton sorununun çözümü için müjdeyi TBMM Kürsüsü’nden verdi.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Gülizar Biçer Karaca; Adalar’da atlı faytonların tamamen kalkması için İBB Başkanı ve İstanbul Valisi arasında görüş birliğine varıldığını, faytonlara koşulan atların Belediye tarafından satın alınarak atların hayatının sonuna kadar kalacağı rehabilitasyon merkezlerinin altyapısının Mart sonuna dek kadar biteceğini, Adalar’da elektrikli araçların kullanılacağını, faytoncuların sorunlarının da giderileceğini, İBB Komisyonu’nda alınacak kabul kararıyla faytonculara maddi destek sağlanacağını söyledi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca “Bugüne kadar yük taşıma için kullanılan atlarımızın eziyetten kurtulması sağlanmış olacak” dedi. &nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[OYA ERSOY'DAN ÖNERGE]]>https://www.haberanaliz.net/haber/oya-ersoydan-onerge-79806f854bd4-3b66-4bba-8571-6a6a7d09100f2020-01-20T11:36:00+03:00Admin OYA ERSOY'DAN ÖNERGE

OYA ERSOY'DAN ÖNERGE

SİYASET

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Ülkemiz Kadınları Güvende Değil! Ya Öldürülüyorlar Ya Kaybediliyorlar!</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ersoy,“Gülistan Doku’nun en son görüştüğü ve telefon görüşmesi yaptığı kişi olan ZaynalAbarok tarafından darp edildiğine dair iddialar bulunmaktadır. Öte yandan ZaynalAbarok’un şüpheli olmasına rağmen yurt dışına çıktı iddiaları süreç açısından şüphelidir” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ersoy, son yıllarda ülkedeki kadın cinayetlerinde yaşanan artışa dikkat çekerek; kadınlar ya öldürülüyor ya da kaybediliyor, maalesef kadınlara yönelik şiddet ve saldırganlık olaylarında artış yaşanmaktadır dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Emniyet güçleri Gülistan Doku’nun bulunması içineylem yapan kadınlara müdahale etmesin! Gülistan Doku’yu bulsun!</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Sözlerine şöyle devam eden Ersoy; “gün geçtikçe Gülistan Doku’dan haber alınamaması üzerine ailesi ve yakınlarının endişesi de giderek artmaktadır. Ülkenin her yerinde eylem yapan kadınlara Gülistan Doku nerede dedikleri için polis saldırısı gerçekleşmektedir. Gülistan Doku’nun bulunması için etkin araştırma ve soruşturma yapılması gerekirken Doku’nun nerede olduğunu soran kadınlara saldırılması kabul edilemez.&nbsp; Bir an evvel İç İşleri Bakanlığı başta olmak üzere tüm ilgili kurumlar, Gülistan Doku’nun bulunması için seferber olmalı ve kapsamlı inceleme başlatılmalıdır” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Çiftçilerin Sorunları Tbmm kürsüsünde]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ciftcilerin-sorunlari-tbmm-kursusunde-79797e3717fb-e0dd-44ba-b888-fd593fa02a612020-01-20T11:32:00+03:00Admin Çiftçilerin Sorunları Tbmm kürsüsünde

Çiftçilerin Sorunları Tbmm kürsüsünde

EKONOMİ

Admin
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">FERİDUN BAHŞİ: </span></span><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bugün ziraat odası başkanları Meclisimize gelerek sorunlarını dile getirdiler. Ziraat odası başkanlarımız, çiftçimizin ve tarımın içinde bulunduğu durumu bir kez daha ortaya koyarak bu sorunları Meclis kürsüsünden dile getirmemizi talep ettiler. Nedir bu sorunlar? En başta, elektrik fiyatları gelmektedir. Tarımsal üretimde başta sulama olmak üzere özellikle seralarda elektrik enerjisi tarımsal girdi olarak kullanılmaktadır. 2018-2020 yılları arasında elektrikte fahiş fiyat artışı yüzde 108,2'ye ulaşmıştır. Meskenler elektriği hâlen 69,5 kuruştan kullanırken tarım üreticisi 80,8 kuruştan kullanmaktadır yani tarım üreticisi yüzde 14 daha pahalı elektrik kullanmaktadır. Tarımda girdi yükünün hafifletilmesi için, üretimin sürdürülebilmesi için tarımda kullanılan <strong>elektrikte birim fiyatları düşürülmeli,</strong> KDV, TRT payı gibi paylar tamamen kaldırılmalıdır. Diğer taraftan, üreticilerimizin hak ettiği destek, borçlarına mahsuben, elektrik şirketlerine aktarılmaktadır. Yani <strong>devlet, şirketin tahsildarlığını yapmaktadır</strong>. Bu uygulama mutlaka kaldırılmalıdır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çiftçilerimizin en önemli sorunlarından bir tanesi de tarımsal kredi borçlarıdır. Birçok çiftçimiz çektiği yüksek faizli kredileri ödeyemez durumdadır. 2018 ve 2019 yıllarında özel bankalardan yüzde 40, Tarım Kredi Kooperatiflerinden yüzde 32,5, Ziraat Bankasından yüzde 16 faiz oranlarıyla kredi kullanmışlar. Bugünlerde kredi faizleri düştüğü hâlde hâlâ aynı oran üzerinden kredi ödemeye devam etmektedirler. Yaşanan afetlerin de etkisiyle çiftçimiz kredi borcundan başka banka kredisiyle de uğraşmak durumundadır. Bunlara mutlaka çözüm gelmelidir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Diğer önemli bir konu ise çiftçinin BAĞ-KUR primlerine getirilen zamdır. 2019 yılı içinde gübre, mazot, fide gibi girdiler ile elektriğe gelen zamlar çiftçilerimizi çok yormuş ve ödeme gücünü epeyce zorlamıştır ancak 2020 yıl başında özellikle çiftçi BAĞ-KUR primlerine gelen zam çiftçilerimizin tamamen belini bükmüştür. Geçen yıl sonunda çiftçi BAĞ-KUR'unun aylık ödemesi 764 lira iken 2020 yılında 913 lira olmuştu. Bu artış çiftçilerimiz için ağır gelmekte, ödeme sıkıntısı çekilmektedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Girgin’den çiftçiyi rahatlatacak kanun teklifi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/girginden-ciftciyi-rahatlatacak-kanun-teklifi-7978c16f8dfe-81c3-496e-a54c-7df981ac5b122020-01-20T11:25:00+03:00Admin Girgin’den çiftçiyi rahatlatacak kanun teklifi

Girgin’den çiftçiyi rahatlatacak kanun teklifi

EKONOMİ

Admin
<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Kanun teklifinin ‘genel gerekçe’ bölümünde, ülkemiz tarımının en önemli sorununu: ‘İthal girdiye bağımlılık’ olarak özetleyen Girgin, daha sonra şu verileri paylaştı:</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">“2003-2019 arasında bitkisel ürün ihracatımız 71 milyar 346 milyon dolar iken aynı dönemde ithalatımız 94 milyar 78 milyon dolar olarak gerçekleşti.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Tarımın ithal girdiye bağımlılık sorunu ancak yerli üretimin teşviki ile mümkündür. Oysa çiftçi topraktan uzaklaşmıştır. 2002 yılında 26,5 milyon hektar olan tarım alanlarımız 2018 yılına kadar 3,35 milyon hektar azalarak 23,2 milyon hektar alana düştü.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) 2003 yılında 2 milyon 765 bin 287 kişi kayıtlı iken Aralık 2018 tarihi itibariyle bu rakam 2 milyon 103 bin 765 kişiye düştü.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">ÇİFTÇİ BORÇ BATAĞINDA, ÇİFTÇİ TOPRAKTAN UZAKLAŞIYOR.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Çiftçimizi topraktan uzaklaştıran, tarımsal üretimimizi düşüren nedenlerin başında çiftçilerimize dert olan borçlar ve ipotekler gelmektedir. Bugün tapusu üzerine ipotek konulan kişi sayısı 1 milyon 964 bin.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">2018 yılı sonu tarihi itibariyle Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçi 2 milyon 103 bin kişi olduğuna göre; çiftçimizin yüzde 93,3’ünün borcu nedeniyle tarlasında, bağında, bahçesinde ipotek vardır.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">2002 yılında 2,6 milyon çiftçimiz vardı. 2,6 milyon çiftçinin o günkü borcu 2,5 milyar TL idi. 2018 yılı sonu itibarıyle çiftçi sayımız 2,1 milyona düştü. Buna rağmen çiftçinin bugün bankalara 102 milyar 133 milyon 541 bin TL borcu bulunmaktadır. 2018 yılında çiftçi başına 48 bin 548 TL borç düşmektedir. Tarım kredi kooperatifine olan borçların da 14 milyar TL olduğu bilinmektedir. Üstelik çiftçinin mazot, gübre, tohum ve alet-ekipman bayilerine olan borcunu da eklediğimizde çiftçimizin 160 milyar lirayı aşan borcu vardır.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">ÇİFTÇİYE KANUNEN VERİLMESİ GEREKEN DESTEK VERİLMİYOR.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">AKP döneminde 2006 yılında çıkarılan 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesinde, “Tarımsal destekleme programlarının finansmanı bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılan kaynak, gayrisafi milli hasılanın yüzde birinden az olamaz” denilmektedir. Bu kanuna göre, çiftçilerimizin bütçeden devletten 176 milyar 995 milyon TL alacağı bulunmaktadır. Tarım Kanunun 21. maddesine göre 317 milyar 760 milyon ödenmesi gerekirken bu süre zarfında sadece 140 milyar 765 milyon TL ödeme yapılmıştır. T.C. Ziraat Bankası tarafından 2002 yılında yaklaşık 200 bin çiftçiye 530 milyon TL kredi kullandırılırken, 2018 yılında 672 bin çiftçiye 58,8 milyar TL kredi kullandırılmıştır. 2002 yılında çiftçi başına düşen borç miktarı 2 bin 650 TL borç düşerken 2018 yılında bu rakam 87 bin 500 TL’ye yükselmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">2002'de tarımsal nakit kredi kullanımı 1 milyar TL iken, 2018 yılı Ağustos ayı itibariyle sadece Bankaların ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin çiftçiye kullandırdığı kredi toplamı 110 milyar TL'ye ulaşmıştır. Ayrıca bankaların 3 milyar TL alacağı da takiptedir. Bunun yanında 2,5 milyar TL'de gayri nakdi kredi kullanımı söz konusudur.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">2004 yılının Aralık ayında nakdi kredi miktarı 2,5 milyar TL iken takipteki kredi miktarı 211 milyon TL idi.&nbsp; Bu durum 2019 yılının Ekim ayında 102 milyar 247 milyon TL olup, takip miktarı 4 milyar 820 milyon TL’ye yükselmiştir.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Tarım kredilerini tarım kesiminin sermaye gereksinimine yardımcı olan bir sosyal politika aracı olarak düşünmeliyiz. Anayasamızın sosyal devlet anlayışının gereği de budur. Kaldı ki Cumhuriyet tarihi boyunca çeşitli zamanlarda çiftçilerimizin borçlarının faizi silinmiş, anapara ödemeleri yeniden yapılandırılmıştır.</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">FAİZLER SİLİNSİN, ANAPARA ÖDEMELERİ EN AZ 60 AY YAPILANDIRILSIN</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Yukarıdaki verilerden de anlaşılacağı üzere, bugün de çiftçilerimizin borçlarının faizlerinin silinmesi, anapara ödemelerinin yeniden yapılandırılması yerli üretimi teşvik adına elzemdir. Yerli üreticiyi teşvik ve ithalata dayalı tarım politikalarından çıkış için; özel ve yabancı bankalar da dahil olmak üzere çiftçinin tüm bankalardan kullandığı kredilerin faizlerinin silinerek, ana para ödemelerinin en az 60 ayda ve her yıl faizsiz olarak tek bir ödeme ile yeniden yapılandırılması büyük bir adım olacaktır. Böylelikle borç batağında çırpınan ve topraktan uzaklaşan çiftçinin üretime dönmesi sağlanacaktır. İthalata verilen döviz ile başka ülkenin çiftçisini desteklemek yerine, böyle bir yolun tercih edilmesi ülke tarımı için hayati önemdedir.”</span></span></p><p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Girgin, konuyla ilgili açıklamasında, kanun teklifiyle, tüm tarımsal borçların faizlerinin silinerek, faiz ve gecikme zammı alınmadan, geriye kalan anaparanın her yıl eşit taksitte olmak üzere 5 yılda (60 ay) ödenmesinin, doğacak gelir kayıpları ve görev zararlarının Türkiye Cumhuriyeti Hazinesinden karşılanmasının öngörüldüğünü belirtti.- BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Ocaklara ateş düşüyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ocaklara-ates-dusuyor-79773508a6e3-f55d-4568-a087-0745b027fd522020-01-20T11:18:00+03:00Admin Ocaklara ateş düşüyor

Ocaklara ateş düşüyor

SİYASET

Admin
<p><span style="font-size:16px">"SORUNLARA ÇÖZÜM ÜRETMEYE ÇALIŞIYORUZ"<br /><br />Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) ekonomik ve siyasi krizle ilgili değerlendirmelerde bulunan CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, "Ulu Önderimiz Atatürk'ün kurduğu bu Gazi Meclis çatısı altında sürekli esnafından çiftçisine, işsizinden emeklisine tüm halkımızın sorunlarını gündeme getiriyor ve çözüm önerilerimizi sıralıyoruz. Yaşlısından gencine, memurundan<br />köylüsüne herkesin sorunlarına değiniyor, ülkemizin problemlerine çözüm üretmeye çalışıyoruz" diye konuştu. &nbsp;<br /><br />"İKTİDAR DUYMAZDAN GELİYOR"<br /><br />Türkiye'de tarihin en büyük ekonomik ve siyasi krizinin yaşandığına dikkat çeken Ayhan Barut, "Meclis'te 'Ekonomik kriz var' diyoruz, siftahsız dükkan kapatan esnaflarımızı da, ürünleri dalında kalan çiftçimizi de anlatıyor, bu yangına çözüm bulunmasını istiyoruz. Ne yazık ki iktidar milletvekilleri ve yetkili makamda olanlar bunları duymazdan geliyor" şeklinde konuştu.<br /><br />"BU YANGINI SÖNDÜRMEK İÇİN NE BEKLİYORSUNUZ?"<br /><br />Ülkede yiğidin kuru soğana muhtaç edildiği bir dönem yaşandığını aktaran Ayhan Barut, "Mutfaklar yangın yeri, ocaklara ateş düşmüş durumda. Bu acı tablonun sorumlusu bizler değiliz. Bu kara günleri iktidar getirdi. Buna rağmen 17 yıldır memleketi yönetenler, sanki hiç sorumlulukları yokmuş gibi kafalarını kuma gömüyorlar. Unutmayalım, halk bizden çözüm istiyor.&nbsp; Lafı eğip bükmeden bu sorumuza yanıt verin. Bu yangını söndürmek için daha ne bekliyorsunuz? Niye harekete geçmiyorsunuz? Ne duruyorsunuz?" dedi.- BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN AK PARTİDE YENİ ATAMALAR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/MERSiN-AK-PARTiDE-YENi-ATAMALAR-7976e9f8e681-9e24-41ba-b2de-efaf551801162020-01-15T21:02:00+03:00Admin MERSİN AK PARTİDE YENİ ATAMALAR

MERSİN AK PARTİDE YENİ ATAMALAR

DÜNYA

Admin
<p><span xss=removed>Mersin'in Akdeniz İlçe Başkanlığı' na Emin Genç, Erdemli İlçe Başkanlığı' na Serdal Kaya, Silifke İlçe Başkanlığı' na Mehmet Emin Kurt atandılar. Atama kararları il başkanı ile beraber  Ak parti Genel Merkezinde verildi. </span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP'Lİ ÖZGÜR ÖZEL'DEN LİBYA VE MISIR PAYLAŞIMLARI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/CHPLi-oZGuR-oZELDEN-LiBYA-VE-MISIR-PAYLAsIMLARI-797557f8ff5c-de2f-4338-9416-524469b769c32020-01-15T20:52:00+03:00Admin CHP'Lİ ÖZGÜR ÖZEL'DEN LİBYA VE MISIR PAYLAŞIMLARI

CHP'Lİ ÖZGÜR ÖZEL'DEN LİBYA VE MISIR PAYLAŞIMLARI

GÜNDEM

Admin
<p><img alt="" src="/images/haberici/1(1528).jpg" xss=removed></p><p><img alt="" src="/images/haberici/2(707).jpg" xss=removed></p><p><img alt="" src="/images/haberici/3(459).jpg" xss=removed></p><p><img alt="" src="/images/haberici/4(327).jpg" xss=removed></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ: TÜRKİYE'DEN ÖZÜR DİLEMELİLER]]>https://www.haberanaliz.net/haber/MHP-LiDERi-DEVLET-BAHcELi-TuRKiYEDEN-oZuR-DiLEMELiLER-7974ee45e2ba-70e4-4cf4-82a1-0f10d76309402020-01-15T20:40:00+03:00Admin MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ: TÜRKİYE'DEN ÖZÜR DİLEMELİLER

MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ: TÜRKİYE'DEN ÖZÜR DİLEMELİLER

GÜNDEM

Admin
<p><span xss=removed>MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ TİVİTIRDAN YAPTIĞI PAYLŞIMDA:</span></p><p><span xss=removed>Mısır polisi 14 Ocak 2020 akşamında Anadolu Ajansı’nın Kahire Ofisi’ne baskın düzenlemiş, biri Türk vatandaşı olmak üzere dört çalışanı hiçbir gerekçe ileri sürmeden gözaltına almıştır. Bu mütecaviz ve münasebetsiz davranışın hiçbir hukuki, vicdani ve insani temeli yoktur.</span></p><p><span xss=removed>Bölgesel işbirliği ve istikrar zeminin kurularak huzur ve barış dinamiklerinin tesis edilmeye çalışıldığı böylesi bir dönemde Anadolu Ajansı’nın Kahire Ofisi’ne yapılan karanlık operasyon basın ve ifade hürriyetine açık saldırı, Türkiye’ye çok net hakaret ve husumettir.</span></p><p><span xss=removed>Komşu coğrafyalarda kalıcı ateşkes çabalarının ısrarla sürdüğü, Akdeniz’de yükselen tansiyonun sabırla yatıştırılmak istendiği bir süreçte; Libya’da Hafter’in, İdlib’te Esad’ın, Mısır’da Sisi’nin tehlikeli tutumları ve krize oynamaları sorumsuzluktur, şuursuzluktur.</span></p><p><span xss=removed>Darbeci Sisi yönetiminin gözaltına alınan Ajans çalışanlarını bahanesiz serbest bırakması, ayrıca Türkiye’den özür dilemesi büyük bir mecburiyettir. Bu ayıp ve kabalığı kınıyor, Mısır’ın yanlıştan dönmesini samimiyetle ümit ve temenni ediyorum.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kozak Yaylası Doğal Yaşam Parkı kuruluyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/Kozak-Yaylasi-Dogal-Yasam-Parki-kuruluyor-797330590fc8-b219-4c7e-9512-56dc09dbacd72020-01-15T18:58:00+03:00Admin Kozak Yaylası Doğal Yaşam Parkı kuruluyor

Kozak Yaylası Doğal Yaşam Parkı kuruluyor

DÜNYA

Admin
<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>İzmir Büyükşehir Belediyesi fıstık çamı üretimiyle ünlü Kozak Yaylası'nda önemli bir projeye imza atıyor. Büyükşehir, Kozak Yaylası Doğal Yaşam Parkı kuruyor. Park, Avrupa Birliği’nin HORIZON 2020 Programı dahilindeki RURITAGE-Kültürel Miras Esaslı Sistematik Stratejiler Yoluyla Kırsal Yenilenme Projesi kapsamında yer alıyor. Turizm, doğa ve kırsal kalkınma faaliyetlerine odaklanan projeyle Bergama, Kınık ve Dikili’yi içine alan Bakırçay Havzası'nın ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlamak hedefleniyor.</span></span></span></span></span></p><p><br><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Üretim atölyeleri de olacak</strong></span></span></span></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Kozak Yaylası Doğal Yaşam Parkı </span><span xss=removed>çam fıstığı üretiminin azalması</span><span xss=removed> </span><span xss=removed>nedeniyle</span><span xss=removed> </span><span xss=removed>ekonomisi zayıflayan bölgeye kırsal kalkınma ve ekolojik turizmle can suyu verecek. Kozak Yukarıbey Turizm Geliştirme Kooperatifi’ne ait 100 bin metrekarelik proje alanında karavan parkı, çadır kampı,</span><span xss=removed> ahşap ve yerel taş malzeme içeren </span><span xss=removed>bungalovlar gibi geçici ve kalıcı konaklama birimleri bulunacak. Bunların yanı sıra parkta açık festival alanı, yayla ve yörük kültürüyle ilgili sergileme alanları, doğal yürüyüş ve binicilik parkurları, eğitim salonu, üretim atölyeleri ve sa tış birimleri yer alacak. Atölyelerde üretilen dokuma, yaygı, kâğıt ve parşömen, peynir ve fıstık çamı gibi ürünler ise satış birimlerinde, kooperatiflerce üretilen diğer yerel ürünlerle birlikte satışa sunulacak.</span></span></span></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed> </span></span></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Bölge insanına yerinde istihdam</strong></span></span></span></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Parkta turizm faaliyetleri koruma-kullanma dengesi gözetilerek çeşitlendirilecek. Proje yayla turizmini geliştirerek bölge insanına yerinde istihdam olanağı da sunacak. Kaybolmakta olan el sanatları ve üretim yöntemleri korunarak bölgenin sahip olduğu değerlerin yaşatılması sağlanacak.</span></span></span></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>basın bülteni</span></span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ALTUNİZADE METROBÜS İSTASYONU GENİŞLETİLDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ALTUNiZADE-METROBuS-iSTASYONU-GENisLETiLDi-7972f5fa55ee-3f54-4a10-8e3e-f858025cbf042020-01-15T18:56:00+03:00Admin ALTUNİZADE METROBÜS İSTASYONU GENİŞLETİLDİ

ALTUNİZADE METROBÜS İSTASYONU GENİŞLETİLDİ

DÜNYA

Admin
<p><span xss=removed>İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) bağlı kuruluşlarından İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü, yaşanan yoğunluğu azaltmak için istasyona ilave 300 metrekarelik yeni bir indirme peronu inşa etti.<br>Bu sayede istasyona yanaşan araç sayısı 5’ten 9’a yükseltildi. Ayrıca yolcuların perondan çıkıp metro istasyonuna ulaşabilecekleri yeni bir merdiven yapıldı. Vatandaşların istasyona giriş çıkışlarını rahatlatmak için ayrıca istasyona 5 adet turnike, 1 adet biletmatik ve 2 adet iade validatörü eklendi.<br>Altunizade Metrobüs İstasyonu, Yamanevler - Çekmeköy Metro Hattı’nın devreye girmesiyle geçtiğimiz yıl 2 kat fazla yolcuya hizmet vermeye başladı. Metro hattının istasyona entegre olmasıyla günlük ortalama yolcu sayısı yüzde 105 artışla, 17 binden 35 bine çıktı. Yolcu artışından dolayı istasyonun yolcu bekleme alanı ve merdivenleri yetersiz hale gelmişti.</span></p><p><span xss=removed>basın bülteni</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Binlerce Öğrenci Trafik Eğitimi Gördü]]>https://www.haberanaliz.net/haber/Binlerce-ogrenci-Trafik-Egitimi-Gordu-79711b157c80-cef7-4298-b457-fbbfcb7002392020-01-15T18:54:00+03:00Admin Binlerce Öğrenci Trafik Eğitimi Gördü

Binlerce Öğrenci Trafik Eğitimi Gördü

DÜNYA

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Ümraniye Belediyesi tarafından kurulduğu günden bu yana uygulamalı trafik eğitimlerini sürdüren Trafik Eğitim Parkı, bu eğitim-öğretim döneminde de binlerce öğrenciye hizmet verdi. Trafik Eğitim Parkı’nda eğitim-öğretim yılının ilk yarısında 2 bin 733 öğrenci uygulamalı trafik eğitimi aldı.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Trafik Eğitim Parkı Ümraniye’de bulunan Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilkokullarda öğrenim gören dördüncü sınıf öğrencilerine hizmet veriyor. Okulların randevu talebi ile Ümraniye Belediyesi’ne bağlı araçlar tarafından alınan öğrenciler, Trafik Eğitim Parkı’na getirilerek burada uygulamalı trafik eğitimi görüyor. Öğrenciler önce sınıflarda trafikle ilgili teorik bilgi alıyor. Öğrenciler daha sonra Trafik Eğitim Parkı’nın içerisinde akülü araçları kullanarak teoride öğrendiklerini uygulamalı olarak hayata geçiriyor.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Trafik Eğitim Parkı’ndaki eğitimler hakkında bilgi veren birim sorumlusu Fatma Arslan, “Burada Ümraniye’de bulunan Milli Eğitim’e bağlı okullarımızın dördüncü sınıflarına her gün iki sınıf şeklinde eğitim veriyoruz. Sabah bir grubumuz, öğleden sonra ise bir grubumuz var. Randevu sistemi ile okullara randevu veriyoruz. Bu randevu oluşturulduktan sonra belediyemiz tarafından servis gönderiliyor ve servisle çocuklarımız buraya geliyor. Burada içerde önce teorik eğitimiz var. Çocuklara bu eğitimde trafik kurallarını anlatıyoruz. Karşıdan karşıya nereden ve nasıl geçmemiz gerekiyor, emniyet kemerinin önemini, bisiklet kullanırken dikkat etmemiz gereken hususları anlatıyoruz. Daha sonra görüntülü sunumumuz oluyor çocuklara. Oradan alıp sahaya çıkarıyoruz. Burada gruplar halinde uygulamalı olarak eğitim veriyoruz” şeklinde konuştu.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>basın bülteni</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İşadamı, Aratos’un mezarını Mezitli Belediyesine bağışladı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/isadami-Aratosun-mezarini-Mezitli-Belediyesine-bagisladi-7970e04786e5-bdc8-4701-a480-89ea1f0809322020-01-15T18:49:00+03:00Admin İşadamı, Aratos’un mezarını Mezitli Belediyesine bağışladı

İşadamı, Aratos’un mezarını Mezitli Belediyesine bağışladı

DÜNYA

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Aratos'un mezar yerinin arkeolojik kazı yapılarak çıkarılabilmesi amacıyla, 21 bin 960 metre karelik arsa sahibi olan iş adamı Ahmet Şifan, mezar yerine denk gelen 960 metrekarelik kısmını hiçbir bedel talep etmeden Mezitli Belediyesi’ne bağışladı.  Aratos’un anıt mezarının bulunduğu parsel Mezitli Belediyesi adına tescil edildi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Tapuda; 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı, Soli Pompeipolis Antik Kenti sınırları içerisinde, 763 numaralı özel mülkiyete konu parselde; özel mülk olması nedeniyle çalışma yapılamayan M.Ö. 315-245 yılları arasında Mezitli’de yaşamış olan Aratos’un anıt mezarının çıkarılması için büyük bir engel kalkmış oldu.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>VATANDAŞIMIZ BELEDİYESİNE VE BAŞKANINA GÜVENİYOR</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Daha önce Mezitli Belediyesinin vatandaşlarla iş birliği içerisinde çok sayıda projeyi hayata geçirdiğini hatırlatan Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan,<strong> “Ankara’ya giderek gün yüzüne çıkarılması için çaba sarf ettiğimiz Aratos’un anıt mezarı için çok önemli bir engel, vatandaşın belediyesine ve belediye başkanına güveninin sonucu aşılmıştır. Biz Sayın Ahmet Şifan’a göstermiş olduğu bu duyarlılık nedeniyle teşekkür ederiz. Bu sayede önemli bir kamulaştırma maliyetinden ve sürecinden kurtulmuş olduk. Şimdi bir an önce kazı yapılarak anıt mezarın bir an önce gün yüzüne çıkarılarak restore edilmesi için çabamızı sürdürüyoruz” </strong>dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>HALKIMIZIN GÜVENİ YİNE HALKIMIZA HİZMET OLARAK DÖNDÜ</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Belediye vatandaş iş birliğini bir kez daha görmekten dolayı memnuniyetini dile getiren Başkan Tarhan,<strong> "Halkımızın belediyeye olan güveni beni oldukça memnun ediyor. İlk belediye başkanı olurken halkımızın güvendiği bir belediye ve belediye başkanı olma sözü vermiştim. Bunu sağlamış olmaktan dolayı gururluyum. Geride kalan 5 yılı aşan sürede Türkiye'de örnek bir belediye haline geldik. Bircan Tüfekçioğlu Çocuk Gündüz Bakım Evimizi, Gülbahar Özmen Aktif Yaş Alma Evimizi, Fitnat Gürsoy Kafe Kütüphane, Mehmet Altunören Gençlik Merkezimizi, Davultepe’de bulunan Aktif Yaş Alma Merkezimizi bize sunulan bu desteklerle yaptık. Halkımızın güveni yine halkımıza hizmet olarak dönmeye bundan sonra da devam edecek” </strong>diye konuştu.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>basın bülteni</span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SU KAYNAKLARINI KORUMAZSAK SUSUZLUK KAPIDA]]>https://www.haberanaliz.net/haber/SU-KAYNAKLARINI-KORUMAZSAK-SUSUZLUK-KAPIDA-7969809580dc-0440-4c9b-9b00-eb5c339cdf272020-01-15T18:45:00+03:00Admin SU KAYNAKLARINI KORUMAZSAK SUSUZLUK KAPIDA

SU KAYNAKLARINI KORUMAZSAK SUSUZLUK KAPIDA

GÜNDEM

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli “Su kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde korunması, geliştirilmesi ve kullanılması maksadıyla; Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından 25 havza için Havza Koruma Eylem Planları (HKEP) hazırlanmış ve uygulanmaktadır. 5 Havza’da HKEPT’ler AB su çerçeve direktifine uygun olarak Nehir Havza Yönetim Planlarına (NHYP) dönüştürülmüştür. 6 Havza için NHYP hazırlanması çalışmaları devam etmektedir. 2023 yılına kadar 25 havza için NHYP’ler tamamlanacaktır. 3 havza için Sektörel Su Tahsis Planları (SSTP) hazırlanmıştır. 2 havzada çalışmalar devam etmektedir. 25 havza için SSTPT’lerin hazırlanması çalışmaları devam etmektedir.” dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bakan Pakdemirli “İçme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan su havzalarının korunması, kirlenmesinin önlenmesi ve sürdürülebilir kullanımının sağlanabilmesi maksadıyla suyu kullanan büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri tarafından 14 içme-kullanma suyu havzası için İçme-Kullanma Suyu Havzası Koruma Planları hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. 7 içme-kullanma suyu havzası için koruma planları hazırlanması çalışmaları devam etmektedir. Bütün içme-kullanma suyu havzaları için koruma planlarının hazırlanması çalışmaları devam etmektedir. Ayrıca, Bakanlığımız tarafından 2012-2015 yılları arasında, Ülkemizdeki 25 nehir havzasında “Türkiye'de Havza Bazında Hassas Alanların ve Su Kalitesi Hedeflerinin Belirlenmesi Projesi” yürütülmüştür. 2016-2018 yılları arasında Ülkemizdeki 11 nehir havzasında “Durgun Sularda Özümleme Kapasitesinin Belirlenmesi ve Su Kalitesinin İyileştirilmesi Projesi” yürütülmüştür. Su kaynaklarımızın kalitesini etkilemesi muhtemel, endüstriyel ve kentsel faaliyet sonucu ortaya çıkan tehlikeli kimyasallar Bakanlığımızca belirlenmiş olup bu kirleticilere ilişkin su kaynaklarında aşılmaması gereken seviyeleri ifade eden çevresel kalite standartları ile birlikte 2016 yılında “Yerüstü Su Kalitesi Yönetmeliği ”ne aktarılmıştır. ”dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bakan Pakdemirli, “İyi durumda olan yeraltı sularının mevcut durumunun korunması, yeraltı sularının kirlenmesinin ve bozulmasının önlenmesi ve iyileştirilmesi için gerekli esasları belirlemek amacıyla "Yeraltı Sularının Kirlenmeye ve Bozulmaya Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik" 07.04.2012 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda Eylem Planı hazırlanarak uygulanmaya başlanmıştır. Ülkemizde su kaynaklarının korunması, suyun doğru kullanılması adına çeşitli kullanımlar neticesinde oluşan kullanılmış suların Yeniden kullanımına yönelik alternatiflerin incelenerek değerlendirilmesi maksadıyla "Kullanılmış Suların Yeniden Kullanım Alternatiflerinin Değerlendirilmesi Projesi" de yapılmaktadır.” dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>KURAKLIK İÇİN PLANLAMALAR YAPILIYOR</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bakan Pakdemirli “Kuraklık Yönetim Planları ile muhtemel kuraklık riskleriyle karşılaşıldığında yaşanacak olan olumsuz etkilerin azaltılması, kuraklığa karşı havzanın direncinin arttırılmasına yönelik olarak kuraklık öncesinde, kuraklık esnasında ve kuraklık sonrasında yapılması gerekli tedbirlerin belirlenmesi, iyileştirme ve müdahale etme gibi çalışmaların planlanması ve yönlendirilme hedeflenmektedir. Toplam 15 havzada Kuraklık Yönetim Planları tamamlanmış olup tüm havzaların kuraklık yönetim planlarının hazırlık çalışmaları devam etmektedir. Ayrıca Türkiye Su Enstitüsü Başkanlığımızca (SUEN), Ülkemiz su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması için;</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>"Su ve Kanalizasyon İdareleri Mukayeseli Değerlendirme Veritabanı ve Yazılımının Geliştirilmesi, Değerlendirme Sonuçlarının Analizi ve Raporlanması" Projesinin temel hedefi Su ve Kanalizasyon İdareleri (SUKİ)'nin performans ve etkinliklerinin geliştirilmesidir. Türkiye'de su ve atık su yönetiminin etkinliği ve sürdürülebilirliği kapsamında ülkemizde yapılan bu çalışma, 30 adet SUKİ'ye de önemli bir kaynak olma niteliği taşımıştır. "Ceylanpınar Bölgesi Yeraltı Suyunun Modellenmesi ve Yönetim Planının Hazırlanması" Projesi, "Fırat Dicle Havzasında Yüksek Çözünürlüklü Hidrometeorolojik, Hidrolojik ve Su Kalitesi Modellemesi ve Hidroekonomik Analiz Projesi” ve “Fırat Nehri'nin Su Kalitesine Tesir Eden Atıksu Arıtma Tesislerinin Değerlendirilmesi" Projesi 2019 yılında tamamlanan projelerdendir. "Fırat-Dicle Havzasının Yerüstü Su Kalitesinin Modellenmesi ve İyileştirme Senaryolarının Oluşturulması" Projesi, Avrupa Komisyonu ve PRIMA tarafından fonlanan, sulama verimliliğinin artırılması ve tarımsal kirliliğin önlenmesi amacıyla gerçeklaeştirilen, uluslararası projelerdir.” dedi</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>GÜRER “PROJELERLE SORUNLAR BİTMİYOR”</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>                              CHP Niğde milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakan Pakdemirli yanıtında 2012-2016 yıllarındaki yönetmenlik değişikliklerinin yanı sıra su sorunu ile ilgili projelerden söz ediyor. Ülkemizde mevcut suların kirlenmesinin birden çok nedeni bulunmaktadır. Ülke genelinde su kaynaklarının farklı etkilerle kirlendiği verilerle sabittir Kentleşmenin ötesinde özellikle sanayileşmenin yarattığı kirlilik ortadadır. Örneğin, hali hazırda acil çözüm bekleyen derelere boya akmaktadır. Kuraklık etkisi geçen yıl yüksek oranda tarım alanlarına yansımış olup yapılan icraatlar yeterli değildir. Suların daha fazla korunması, kaynakların doğru değerlendirilmesi için çalışmalar, ihtiyaç ve gerekliliktir. Bu bağlamda gelecekte susuz kalmamak, topyekûn bir mücadele ile mümkündür. Su konusunda önlemler geliştirilmeli ve özellikle çatı suları geri dönüşüm yolu ile konutlarda kullanılır hale getirilmelidir.” dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>basın bülteni</span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÖKÇEL: MERSİN AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİDİR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/GoKcEL-MERSiN-AFET-BoLGESi-iLAN-EDiLMELiDiR-79686e500f2f-a205-412f-893e-c0d85836a2ef2020-01-15T18:41:00+03:00Admin GÖKÇEL: MERSİN AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİDİR

GÖKÇEL: MERSİN AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİDİR

GÜNDEM

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>CHP Mersin Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Cengiz Gökçel, TBMM Genel Kurulu’nda Mersin’in yaşadığı olağanüstü günleri anlattı. Tarsus Devlet Hastanesinde meydana gelen patlamada yaralanan işçilere geçmiş olsun dileyerek sözlerine başlayan Gökçel, hafta sonu Tarsus’ta denize açıldıktan sonra haber alınamayan 2 bekçiden hala haber alınamadığını, iyi haberlerini beklediklerini belirtti.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>CİĞERİMİZ YANIYOR</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Konuşmasında neredeyse her gün şehit haberi geldiğini hatırlatan Gökçel, “Tüm ülkemizin ciğeri yanıyor. Gencecik fidanlarımız Suriye'de, Irak'ta şehit düşüyorlar. Geçen hafta Mersin'e 2 şehit ateşi düştü. Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, acılı ailelerine ve milletimize sabır diliyorum.” şeklinde konuştu.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>YAKIN TARİHİN EN AĞIRI</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>6-7 Ocak tarihlerinde Mersin’in yakın tarihteki en ağır afetlerden birine maruz kaldığını ifade eden CHP’li Vekil, “Anamur'dan Tarsus'a, Toroslardan Akdeniz'e tüm ilçelerimiz bu afetten zarar gördü, ovaları su bastı, dağlarda kar yolları kapattı, Toroslar ilçemizde kar meyve ağaçlarını kırdı. Bu afette 3 vatandaşımızı da kaybettik. Ölen vatandaşlarımıza da Allah'tan rahmet diliyorum.” dedi.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>HAKKIMIZI İSTİYORUZ</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Afetten zarar gören bölgelerde dere ıslahı, kanal açılması gibi projesi olan, hatta ihalesi yapılan yatırımlar "tasarruf tedbirleri" diye yapılmamasını eleştiren Gökçel, Mersin’in, Mersinlilerin hakkı olan yatırımları istediklerini belirtti. 2018’de 14 milyar lira vergi ödeyen Mersin’in yalnızca 8 milyar liralık kamu yatırımı aldığını hatırlatan CHP’li Gökçel, “Mersinlilerin 6 milyar lirasına el konuluyor ama 1 milyon liralık dere ıslahı bile yapılmıyor, sonra o dere taşıyor, vatandaşın tarım arazisini mahvediyor. Biz bunu değil, hakkımız olan yatırımları istiyoruz.” şeklinde konuştu.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>5 BİN ÇİFTÇİ 110 MİLYON LİRA ZARAR</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>6-7 Ocak tarihlerinde meydana gelen afet sonucunda Mersin'de evlerin, iş yerlerinin, tarım alanlarının su altında kaldığını söyleyen Gökçel, hasarın boyutunu şöyle özetledi: “5 binin üzerinde çiftçimize ait onlarca hayvan ve ağıl, 5 bin arı kovanı, bin dekar bahçe, 8.500 dekar sera, 60 bin dekar tarla zarar gördü. Mersinli çiftçilerimizin toplamda 110 milyon liradan fazla zararı var.”</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>ZİRAAT BANKASI ÇİFTÇİYİ GÖRMÜYOR</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mersin’in geçtiğimiz yıllarda doludan sele, dondan hortuma birçok afete maruz kaldığını ifade eden CHP’li Gökçel, “Uçan kuşun borçlarını yapılandıran Ziraat Bankası çiftçilerimizin borçlarını ertelemedi, yapılandırmadı. Çiftçilerimiz daha yüksek faizle daha çok borçlandı. Bu yıl ürünlerinden kazanıp borçlarını ödemek istiyorlardı, afet ürünleri çürüttü. Çiftçinin borcunu ödeyecek dermanı kalmadı.” Dedi.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>10 BİN LİRALIK ÜRÜNE 2.500 LİRA SİGORTA MASRAFI</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Çiftçinin borç baskısı altında üretimden uzaklaşmasına dikkat çeken Cengiz Gökçel, çiftçinin tarım sigortası yaptırmadığı takdirde devlet desteği alamamasını eleştirdi. Türkiye’deki tarım arazilerinin çoğunun parçalı, hisseli ve intikalleri yapılmamış durumda olduğunu hatırlatan CHP’li Vekil, 2/B arazilerinde üretim yapan çiftçileri de ekleyince önemli sayıda çiftçinin ÇKS kaydını yaptıramadığını, yaptırabilenlerin de sigorta primlerini karşılayamadığını belirtti. Gökçel, “TARSİM araziye, bölgenin risk durumuna göre sigorta masrafı çıkarıyor. 10 bin liralık ürün için 2.500 lira sigorta masrafı çıkan yerler var. Çiftçi bu parayı nasıl ödesin? Çiftçiler zaten borçta. Sigorta yaptırmak için bile ayrıca borçlanmaları gerekiyor.” şeklinde konuştu.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>MERSİN AFET BÖLGESİ İLAN EDİLSİN</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Yaraların bir an önce sarılabilmesi için Mersin’in afet bölgesi ilan edilmesi gerektiğine dikkat çeken CengizGökçel, Alpay Antmen ve Ali Mahir Başarır ile birlikte Cumhuriyet Halk Partili 3 Mersin Milletvekili olarak TBMM Başkanlığı’na sundukları kanun teklifine tüm partilerden destek beklediklerini ifade etti. Gökçel sözlerini “Mersin ili ve çevresi afet bölgesi ilan edilsin.Çiftçilerimizin, esnaflarımızın borçlarının faizleri silinerek ertelensin diyoruz, çiftçilerimize ayni ve nakdî yardımlarda bulunulmasını istiyoruz. Kanal açılması -yani Kanal İstanbul Projesi değil, arazileri su basmasın diye yapılması gereken kanallar- dere ıslahı gibi Bakanlığın yatırım programında bulunan ama bir türlü hayata geçirilemeyen projeler bir an önce tamamlansın diyoruz.” şeklinde tamamladı.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>basın bülteni</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SON 5 YILDA ÇALIŞAN EMEKLİ SAYISINDA REKOR ARTIŞ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/SON-5-YILDA-cALIsAN-EMEKLi-SAYISINDA-REKOR-ARTIs-7967e3cac266-c3b9-4a6f-a1e5-d6b33c44244a2020-01-15T18:39:00+03:00Admin SON 5 YILDA ÇALIŞAN EMEKLİ SAYISINDA REKOR ARTIŞ

SON 5 YILDA ÇALIŞAN EMEKLİ SAYISINDA REKOR ARTIŞ

GÜNDEM

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, konuyu Meclis gündemine taşıdı; ülkemizin çalışan emekli karnesini sordu.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Emir’e yanıt CİMER’den geldi.  Buna göre 5 yılda emekli aylığı alıp aynı zamanda çalışan kişi sayısı 2’ye, emekli aylığı kesilip çalışan kişi sayısı ise 5’e katlandı. Sigortasız çalışan emekli sayısı ise belli değil.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>CHP’li Emir konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede e<span xss=removed><span xss=removed>mekli aylıklarının insanca yaşamaya yetecek seviyede olmaması nedeniyle bugün milyonlarca emeklinin çalışmak zorunda olduğuna dikkat çekti.</span></span></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bakanlığın verilerinin Türkiye’deki tablonun çok uzağında olduğunu, sadece kayıt altına alınanları kapsadığını ifade etti. “Bu şekilde bile değerlendirdiğimiz zaman 2015’te 56 bin 54 olan çalışan emekli sayısının 2019’da 2’ye katlanarak 94 bin 579’a ulaşmış olması, ekonomik kötü gidişatın göstergesi.” diyen CHP’li Emir, sözlerini şu şekilde sürdürdü:</span></span></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>“</span></span><span xss=removed>Sosyal Güvenlik Destek Primi<span xss=removed>’nin emekli aylığında bir artışa sebep olmaması ve işverenin de prim ödememek işine geldiği için, hak sahipleri ile birlikte bugün sayıları 12 milyonu bulan emeklilerin yarısı, geçinebilmek için çalışıyor.”</span></span></span></span></span></span></p><p xss=removed> </p><table border="1" cellspacing="0" xss=removed> <tbody> <tr> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong><span xss=removed>YIL</span></strong></span></span></p> </td> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong><span xss=removed>EMEKLİ AYLIĞI ALIP AYNI ZAMANDA ÇALIŞAN KİŞİ SAYISI</span></strong></span></span></p> </td> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>EMEKLİ AYLIĞI KESİLİP ÇALIŞAN KİŞİ SAYISI</strong></span></span></p> </td> </tr> <tr> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong><span xss=removed>2015</span></strong></span></span></p> </td> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>55.731</span></span></span></p> </td> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>323</span></span></span></p> </td> </tr> <tr> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong><span xss=removed>2016</span></strong></span></span></p> </td> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>61.677</span></span></span></p> </td> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>363</span></span></span></p> </td> </tr> <tr> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong><span xss=removed>2017</span></strong></span></span></p> </td> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>64.160</span></span></span></p> </td> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>408</span></span></span></p> </td> </tr> <tr> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong><span xss=removed>2018</span></strong></span></span></p> </td> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>67.202</span></span></span></p> </td> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>919</span></span></span></p> </td> </tr> <tr> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong><span xss=removed>2019</span></strong></span></span></p> </td> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>92.923</span></span></span></p> </td> <td xss=removed> <p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>1656</span></span></span></p> </td> </tr> </tbody></table>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DOĞUM BORÇLANMASINI MECLİS’TEN GEÇİRELİM]]>https://www.haberanaliz.net/haber/DOgUM-BORcLANMASINI-MECLiSTEN-GEciRELiM-7966ac4c376d-0d07-469f-aaaa-cc0aa9f3cf842020-01-15T18:36:00+03:00Admin DOĞUM BORÇLANMASINI MECLİS’TEN GEÇİRELİM

DOĞUM BORÇLANMASINI MECLİS’TEN GEÇİRELİM

GÜNDEM

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong><span xss=removed>GÜZELMANSUR: SGK ÖNCESİ DOĞUM BORÇLANMASINI MECLİS’TEN GEÇİRELİM</span></strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, annelerin sigorta başlangıcından önce yaptığı doğumlar için de borçlanma yapabilmesine olanak sağlayan ve 13 aydır Komisyon gündeminde bekletilen kanun teklifinin doğrudan TBMM gündemine alınması için verdiği önerge üzerine Meclis Genel Kurulu’nda konuştu.</span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Yürürlükte mevzuata göre, çalışan kadınların</span> toplamda 3 çocuk için ve 6 yıla kadar borçlanma hakkına sahip olduğunu söyleyen Güzelmansur, doğum borçlanması hakkının sadece sigorta başlangıcından sonraki doğumlar için geçerli olması nedeniyle erkeklere sağlanan askerlik borçlanması ile kadınlara tanınan doğum borçlanması arasında derin bir adaletsizlik yaratıldığını ifade etti. CHP’li Güzelmansur “Erkek çalışanlar için getirilen askerlik borçlanmasında, erkekler iş hayatına atılmalarından önce yaptıkları askerlik sürelerini borçlanabiliyor ve böylece emeklilik yaş şartını geriye çekebiliyorlar. İşte biraz önce bahsettiğim derin eşitsizlik, adaletsizlik bu noktada ortaya çıkıyor” dedi.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>ASKERLİK YAPANA VERİLEN HAK, O ASKERİ DOĞURAN YETİŞTİREN ANNELERDEN ESİRGENİYOR</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Güzelmansur sözlerine şöyle devam etti:“Askerlik yapanın borçlanmasında işe giriş tarihi sonrası diye bir kural aranmıyor da, o askerleri doğuran, yetiştiren, vatanına hizmete hazır hale getiren annelere niye bu şart koşuluyor? Bu haksızlık değil mi, bu adaletsizliğe neden göz yumuyorsunuz?”</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>TOPLUMUN DÖRT BİR YANI ADALETSİZLİKLERLEKUŞATILDI</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Yanlış politika ve uygulamalarla toplumun dört bir yanının adaletsizlik, haksızlık ve eşitsizlikle kuşatıldığını söyleyen Güzelmansur: “Kimi öngörü eksikliğinden, kimi bilgi noksanlığından, kimi ideolojik nedenlerle, kimi aldanmışlıktan, kandırılmışlıktan, kimi aymazlıktan kaynaklanan uygulamalarlatoplumun dört bir yanı adaletsizlikle, eşitsizlikle, haksızlıklarla kuşatılmış durumda...Toplumemeklilik yaşındaki adaletsizlikten, farklı emekli maaşı uygulamalarındaki adaletsizlikten, işe alımlardaki haksızlıklardan, kaynakların dağıtımındaki adaletsizlikten, vergilere yapılan zamlarla maaşlara yapılan zamlar arasındaki eşitsizlikten, eğitime, sağlığa ulaşımdaki adaletsizliklerden, hatta kanunlardaki adaletsizliklerden bıkmış, bunalmış durumda…<span xss=removed>Değerli arkadaşlarım gelin bu adalet talebine kulak verin. Gelin, </span><a href="http://www.gazetevatan.com/arama/?Keyword=SSK" target="_blank">SSK</a>’lı, <a href="http://www.gazetevatan.com/arama/?Keyword=BağKur" target="_blank">Bağ-Kur</a>’lu ve <a href="http://www.gazetevatan.com/arama/?Keyword=memur" target="_blank">memur</a> kadın çalışanlara, sigortalı olmadan önce yaptıkları doğumlar için borçlanma hakkının verilmesine yönelik<span xss=removed> bu kanun teklifine evet deyin. Gelin böylece toplumu saran adaletsizlik zincirindeki halkalardan birini söküp atın” dedi.</span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong><span xss=removed>AKPARTİ VE MHP MİLLETVEKİLLERİNE SESLENDİ: SARAY TALİMATINA UYMAYIP ANNELER İÇİN “EVET” DEYİN</span></strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Konuşmasında Ak Parti ve MHP Milletvekillerine hitap eden Güzelmansur şunları söyledi: “Bugün Sizlere verilen evet denilecekler listesinde bu kanun teklifi yok. Ama o listenin dışına çıkmakla da bir kaybınız olmayacak, aksineönemli kazançlarınız olacak. En başta toplumsal yapımızda, gelenek ve kültürümüzde ve dinimizde baş tacı edilen annelerin sevgi ve takdirini kazanacaksınız. Bir adaletsizliği yok ettiğiniz için toplumsal rahatlama sağlayacaksınız. Yüce yaradancennetini annelerin ayaklarının altına seriyorken, sizler de milletvekili olarako güzel anneleri emeklilikte birkaç yıl kazanmaolanağından mahrum etmemiş olacaksınız. Böylece varlık sebebimiz olan annelere vefa borcunuzu bir nebze ödeyeceksiniz. Annelerinizin, eşlerinizin, kız kardeşlerinizin ve hatta aynada kendi yüzünüze bakarken utanç duymayacaksınız. Sarayın sözünden biraz olsun çıkmış olmak tüm bunlara değmez mi?”</span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong><span xss=removed>ÇILGIN KANALLARA MİLYARLARCA DOLAR AYIRIRKEN ANNELERE “YÜK OLURSUNUZ” DENİLEMEZ </span></strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Güzelmansur “Lükse, şatafata, itibara milyonlarca lira harcarken, ‘faydası yok, zararı çok çılgın kanallara’ onlarca milyar dolar akıtmayı göze alırken, ülke bütçesine yük getirir diyemezsiniz. Askerlik borçlanmasında erkeklere tanınan olanağı, doğum borçlanmasında annelerden esirgerseniz “kadına pozitif ayrımcılık” sözleriniz boş laftan ibaret kalır.  Dolayısıyla neresinden bakarsanız bakın bu teklife evet demek boynunuzun borcudur” dedi.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Güzelmansur’un kanun teklifinin doğrudan TBMM gündemine alınması önergesi Ak Parti ve MHP Milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.* basın bülteni</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ŞOFÖR ESNAFININ SORUNLARINI MECLİSE TAŞIDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sOFoR-ESNAFININ-SORUNLARINI-MECLiSE-TAsIDI-7965efa2b100-30fa-4618-b8ea-b5dcdf785ae72020-01-15T18:28:00+03:00Admin ŞOFÖR ESNAFININ SORUNLARINI MECLİSE TAŞIDI

ŞOFÖR ESNAFININ SORUNLARINI MECLİSE TAŞIDI

GÜNDEM

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>VERGİLER ÇOK YÜKSEK</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Gürer şoför esnafını doğrudan etkiyen vergileri ve sigortaları da konuşmasında dile getirdi.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Gürer- “Genel olarak ödedikleri gelir vergisi, katma değer vergisi, sigortalar, motorlu taşıtlar vergisi, araç muayene bedelleri, K1, K2, C1, D1, D2 belge ücretleri, komisyon ücretleri, tamir ve bakım masraflarındaki artışlar bellerini bükmektedir; gelirleri daralmakta, giderleri artmaktadır. Elektriğe, gıdaya her gelen zam şoförleri de doğrudan etkilemektedir.” dedi.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>İKTİDAR ODALARI DİNLESİN</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer TBMM yaptığı konuşmanın sonunda şoförlerin örgütlü olduğu Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu adres gösterip, iktidarın şoför esnafının üyesi olduğu odalarla görüşmesini istedi. Gürer sözlerini şöyle tamamladı.- “Zor koşullarda çalışan şoför esnafının üye olduğu odalarla istişare sağlanarak sorunlarının giderilmesi iktidarın başlıca görevi olmalıdır.Çünkü gittiğimiz her yerde bizlere sorunlarını anlatıyorlar, gerçek anlamda mağduriyet yaşamaktadırlar.” dedi.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>basın bülteni</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Destekleme primleri erken ödensin]]>https://www.haberanaliz.net/haber/Destekleme-primleri-erken-odensin-79649360e8e5-92a3-4684-aac0-f1413e2f216d2020-01-15T18:23:00+03:00Admin Destekleme primleri erken ödensin

Destekleme primleri erken ödensin

GÜNDEM

Admin
<p><span xss=removed>MECLİS'TE KONUŞTU<br><br>Adana'da 23 Aralık'tan itibaren çok etkili olan aşırı yağmur nedeniyle ekili ve dikili tarım arazilerini su bastığını ancak hala üreticilere yardım elinin uzatılmadığını belirten Ayhan Barut, sorunu bu kez Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) gündeme taşıdı. Meclis'te üretici mağduriyetine dikkat çeken Barut, "Aralık ayının son haftası Adana'da yaşanan aşırı yağışlar nedeniyle 200 bin dekardan fazla tarım alanı sular altında kalmıştır. Aşırı yağışlardan en fazla etkilenen Seyhan, Sarıçam, Yumurtalık, Karataş ve Yüreğir'de özellikle ekili ve dikili alanların tamamı sular altında kalmıştır" dedi.<br><br>"BAKAN NİYE GELMİYOR?"<br><br>Özellikle Yüreğir ve Karataş ilçelerinde zarar boyutunun çok daha yüksek olduğuna vurgu yapan Ayhan Barut, "23 Aralık'tan bu yana ilimizde ve bölgemizde aralıklarla çok şiddetli yağışlar devam etmiştir. Uzmanlar metrekareye 350 kilogramın üzerinde yağış düştüğünü ifade etmektedir. Bölgemiz henüz afet bölgesi ilan edilmemiştir. Tarım Bakanı Adana'ya gelmemiştir. Gelmesi için daha ne olması gerekiyor?" diye konuştu.<br><br>"DESTEKLEME PRİMLERİ ÖDENSİN"<br><br>Üretim maliyetlerinin arttığını, ürünlerin para etmediğini ve üstüne yağışların da üreticiyi ayrıca mağdur ettiğini ifade eden Ayhan Barut, "Bölge çiftçilerimiz Tarım Kredi Kooperatifine, Ziraat Bankasına olan borçlarının faizsiz 2 yıl süreyle ertelenmesini, önümüzdeki yıla ekim ve dikim yapabilmesi için ayni ve nakdi, tohum, gübre, para ve kredi gibi yardımların yapılmasını beklemektedir. Her yıl Temmuz ve Ağustos aylarında tarımsal ürünlere verilen destekleme primleri, afet ve yaşanan mağduriyet nedeniyle bu yıl erken, hatta şimdi ödenmelidir" şeklinde konuştu.</span></p><p><span xss=removed>basın bülteni</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Emekli çalışanını icraya verdi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/Emekli-calisanini-icraya-verdi-79630296bff6-afa8-4093-b28d-1883b580cdde2020-01-15T18:09:00+03:00Admin Emekli çalışanını icraya verdi

Emekli çalışanını icraya verdi

GÜNDEM

Admin
<p><span xss=removed><span xss=removed>DHA, 2007’de emekli olup hak ettiği kıdem-ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ödenmeden çalışmaya devam eden ve 2017’de işine son verilen ancak açtığı İşe İade davasını kazanıp, göreve başlattığı Mersin Büro Şefi Ali Ekber Şen’i icraya verdi. </span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>1999 yılında Hürriyet Haber Ajansı ve Milliyet Haber Ajansı’nın birleşmesi ile Doğan Haber Ajansı (DHA) olan 2018’te Demirören Gurubu’na satılarak Demirören Haber Ajansı ismini alan DHA’da, bu güne kadar benzeri görülmemiş bir uygulama yaşandı.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>1991 yılından itibaren Mersin Büro Şefliği görevini yürüten Şen, 2007’de emekli oldu. Şen’in çalışmasında devam kararı alan şirket, hak ettiği kıdem-ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretini ödemedi. Demirören Grubu’nun şirketi satın almadan önce 2017’de birçok kentte yaşanan işten çıkarma furyasından yılların basın emekçisi Şen’de nasibini aldı. </span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Mesleğinin en verimli döneminde işinden haksız atıldığını öne süren Sürekli Sarı Basın Kartı sahibi Şen, Mersin 2’nci İş Mahkemesi’nde açtığı ‘İşe İade’ istemli davayı kazandı. Mahkeme Şen’in, işine son verildiği pozisyonda işe iade kararı verirken, buna uymaması durumunda 6 brüt, 4 net maaş ödemesine hükmetti. Yerel mahkemenin kararı Adana Bölge İdare Mahkemesi 7’nci Hukuk Dairesi’nce de incelenerek onanarak kesinleşti. </span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Bunun üzerine DHA, Şen’e gönderdiği ihtarname ile 30.07.2019 tarihi itibariyle Mersin Bürosu’nda görevine başlattığını bildirip, işe davet etti. Şen, davet üzerine belirtilen tarihte iş yerine giderek işe başladı. Ancak, şirket aradan geçen yaklaşık 5 aylık sürede gazetecinin mahkeme kararıyla verilmesi gereken haklarını iade etmedi.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Büro Şefi yetkisi verilmeyen Şen’e, haber geçmesi için Yurt Haberler Servisi(YHS) şifresi, şirket mail hesabı açılmadı. Ayrıca, ofis anahtarı ve daha önce haber takibi için kendi kullanımındaki araç teslim edilmedi. </span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Şen, maaşının ödenmesine rağmen mahkeme kararını yerine getirmeyen DHA merkezine 4 ihtarname çekerek işe iade koşullarının yerine getirilmesi talebinde bulundu. Gazeteci Şen, tüm yasal girişimlerinin yansıra DHA Genel Müdürü Kubilay Günbek ile de telefon aracılığıyla iletişime geçerek, sorunun çözümünü istedi. Ancak, yaptığı tüm girişimlere rağmen şirket işe iade koşularını yerine getirmedi.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>İCRA TAKİBİ BAŞLATILDI</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>DHA, hiçbir yetkisini vermeyerek işe iade koşullarını yerine getirmediği gazeteci hakkında icra takibi başlattı. Mersin 1.İcra Dairesi’nin 2019/12606 Esas numaralı dosyada, şirket Şen’e emekli olduğu 2007’de ödemeyerek işine devam ettirdiği ve 2017’de ise işine son verirken kendisine ödediği kıdem-ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağını kapsayan 98 bin 743 TL 43 kuruş için icra işlemi başlattı. 04.11.2019 tarihli ilamsız takiplerde ödeme emrinde borcun sebebi, ‘İse iade kararı sonrası kıdem-ihbar tazminatı-yıllık izin iadesi’ olarak belirtildi.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>30 yılını verdiği şirketin hakkında icra takibi başlatmasıyla şok olan Şen, avukatı aracılığı ile yasal işlem başlatınca icra işlemi durduruldu. Gazeteci Şen, işveren şirkete gönderdiği 5’nci ihtarnamede ise ‘İşe iade’ koşullarını yerine getirmemesi üzerine büroya gitmesinin bir anlam taşımadığını bildirip, bu nedenle Mersin 7’nci İş Mahkemesi’nde 19.12.2019’da yeni bir dava açtı.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>SENMİSİN BÜRO KAPANMASINI ELEŞTİREN</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>DHA yönetimi 01.12.2019 tarihinde şok bir kararla 1991 yılında kurulan Mersin Bürosu’nu kapattı. Şen, bu durumu aynı gün kişisel Facebook hesabından, “Büro kapatma kararını kim aldıysa lanetliyor ve kınıyorum. Bu kararı alanları tarih affetmeyecek. Yuh olsun size” şeklinde eleştirdi.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>ŞAŞIRTAN UYGULAMA </span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Gazeteci Şen’in bu paylaşımını değerlendiren DHA yönetimi yine şaşırtan bir uygulamaya imza attı. Paylaşımından önce işe iade koşullarını yerine getirmeyen şirkete yeni bir dava açan Şen’e 27.12.2019’da gönderilen ihtarnamede büro kapanması konusundaki paylaşımı nedeniyle şirketin kurumsal imajına zarar verdiği bu nedenle de iş akdinin fes edildiğini bildirildi.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><img alt="" src="/images/haberici/1(1527).jpg" xss=removed></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><img alt="" src="/images/haberici/2(706).jpg" xss=removed></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><img alt="" src="/images/haberici/3(458).jpg" xss=removed></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN'Lİ MİMAR HAYKIRIYOR, HERKES SESSİZ SEYREDİYOR..]]>https://www.haberanaliz.net/haber/MERSiNLi-MiMAR-HAYKIRIYOR-HERKES-SESSiZ-SEYREDiYOR-7962144a5533-b22a-40ac-8537-eeacca3d62602020-01-15T11:01:00+03:00Admin MERSİN'Lİ MİMAR HAYKIRIYOR, HERKES SESSİZ SEYREDİYOR..

MERSİN'Lİ MİMAR HAYKIRIYOR, HERKES SESSİZ SEYREDİYOR..

GÜNDEM

Admin
<p><strong><span xss=removed><span xss=removed>İŞTE ABDULLAH YILMAZ'IN KENDİ SOSYAL SAYFASINDA HERKESE AÇIK OLARAK YAPTIĞI PAYLAŞIM VE İÇERİK:</span></span></strong></p><p><span xss=removed><span xss=removed><em><strong>Mersin artık sürdürülebilir şehir planları ile değil, ranta göre şekillenen, günübirlik planlarla yönetiliyor...</strong></em><br>Büyükşehir Belediye Meclisinde liyakat sahibi olmayan insanların oyları ile planlamalar , teknik ve yönetmeliklere aykırı olduğu kadar siyasi bir şova dönüşmüştür ...<br>kişisel rant Temalı yapılan imar planlarıda bilinçli bir rant siyasetidir.....</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>tıpkı taşucunda yapılmak İstenen mersinde turizmin önünü kapatacak ,doğa ve çevre katliamı oluşturacak tersane yapılaşması gibi .....<br>tıpkı emirler bölgesinin, üst plan kademelenmesine aykırı olarak eko turizm alanı olarak işaretlemesi gibi..</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>mersin büyükşehir belediye Meclisi , 14/ocak/2020 salı günü (yarın) ocak ayı 2.toplantısını yapacak..</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Ana gündem, halkımızında yakından takib ettiği taşucunda yapılacak tersane konusunda meclisin vereceği görüş..</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Mersin kamuoyu yakın takipte ....!!!</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>mut'ta yapılan 1.toplantıda,<br>Silifke belediye başkanı ,biz diyor tersane yapılmasını İstiyoruz... 300 kişi İstihdam Edilecek diye...!!! ,tabiki vitrinde görünen neden bu ...</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>biliyorki, Doğasını , Kültürünü , tarım alanlarını ,binlerce istihdam sağlayacak turizm alanlarını ,Göksu deltasının,doğalçevreyi , halkının Hayatını Heba ediyor...!!!!</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>16.000.000 nüfuslu İstanbul'un büyükşehir belediye başkanı sayın ekrem imamoğlu , kenti için yanlış gördüğü kanal İstanbul ile ilgili 56 Sayfalık rapor hazırlayıp ,Dersini çok iyi Çalışmış , konuya Vakıf olarak , Kimseye Diyet Borcu Olmamasının verdiği Güçle , tüm istanbul'a, tüm türkiye'ye olumsuzluğunun Nedenini Anlatıyor , tüm istanbul halkını , türkiye’yi arkasına almış olarak ...</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>sayın mersin büyükşehir belediye başkanı Vahap Seçer beyden, Mersin halkıda kentin şehri emini olarak yarın yapılacak meclis toplantısında,tersane konusunda bir açıklama yapmasını bekliyor....<br>onun ağzından çıkacak kişisel açıklamasını bekliyor.. olumlu veya olumsuz...!!!!<br>tabiki gerekçeli raporlarla açıklayarak...</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>mersin kamuoyunu düşünemeyen, geri insanlar yerine koyup ,ahkam kesen, işbirlikçi meclis üyelerini , ilçe belediye Başkanlarını halkımız ciddiye bile almıyor...</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>mersin kamuoyuna karşı tv de , Ilımlı bir hava sergileyip oynuyorlar ...!!!<br>mersinde çok ciddi kamuoyu Tepkisi Alacaklarını Biliyorlar ...!!!</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>sayın seçer Sık Sık , mersin kamuoyuna , ben büyükşehir belediye başkanıyım Hatırlatması yapıyor ...</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>bu iş Lafla olmaz sayın başkan , eylemleriniz sizi büyükşehir belediye başkanı yapacak ...sayın İmamoğlu,sayın Büyükerşen örneklerinde olduğu gibi... Şimdilik seçilmiş 4 sene görev süresi kalmış bürokratsınız..!!!</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Büyük bir kentsel ve çevre sorunu getirecek , doğal yaşam alanlarını katledecek , Uluslararası anlaşmalarla korunan , mersinde işbirlikçi kibar soyguncuların , bizzat ankara lara gidip ortak Çabalarıyla plan tadilatları Yaptırdıkları , kuş cenneti ile tersane yapılacak alan arasındaki koruma bandının dahi kaldırıldığı doğa,çevre katliamına karşı ,yarınki meclis toplantısında, mersin kamuoyuna bilimsel bir rapor hazırlatıp , tersane konusunda meclis kürsüsünden, olumsuzluğunuzu haykırmanızı bekliyoruz..</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Bizlerde tüm Mersin'e bu kentin sahibi büyükşehir belediye başkanımız var diye bağırmak istiyoruz...</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>büyükşehir belediye başkanı olduğunuzu bizlere hissettirmenizi istiyoruz ....!!<br>Selam ve sevgilerimle...<br><strong>mimar ABDULLAH YILMAZ</strong></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><img alt="" src="/images/haberici/1(1526).jpg" xss=removed></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BÜYÜKŞEHİR MECLİSİ OCAK AYI 2. BİRLEŞİMİ TOPLANDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/BuYuKsEHiR-MECLiSi-OCAK-AYI-2-BiRLEsiMi-TOPLANDI-7961f3786a2b-c032-4668-b6a4-e7115f235a3c2020-01-14T20:33:00+03:00Admin BÜYÜKŞEHİR MECLİSİ OCAK AYI 2. BİRLEŞİMİ TOPLANDI

BÜYÜKŞEHİR MECLİSİ OCAK AYI 2. BİRLEŞİMİ TOPLANDI

SİYASET

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>MESKİ abonelik altyapı katılım bedeli ile ilgili yöneltilen eleştirilere yanıt veren Başkan Seçer,  <strong>“Herkes yasalar çerçevesinde bir bedel ödemek zorunda. İnsanları sıkboğaz edelim demiyoruz. MESKİ yatırımlarına ihtiyaç var. Su, kanalizasyon, arıtmaya ihtiyaç var. 2.5 milyar lira yatırım yapmam lazım. Hibe buldum, kredi buldum. Öz kaynağı nereden yaratacağım? Aldığım katkı paylarından ya da MESKİ’nin diğer gelirlerinden yapacağım. Yasa bana bu hakkı vermiş. Ben yatırım yapmak istiyorum. Aldığım yüzde 2’yi cebime koymayacağım. Size, vatandaşa yine yatırım olarak dönecek” </strong>dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Denizkızı Turizm A.Ş.’nin 10 milyon TL’lik sermaye artırımı Meclis’ten geçti. Konu hakkında Meclis üyelerine desteklerinden dolayı teşekkür eden Başkan Seçer, <strong>“Biz şirketleri disiplin altına almaya uğraşıyoruz. Dengesi olsun, mali disiplini sağlayalım. Yönetim anlayışımız bu. Samimiyetimize inanın. Oralar ticari bir işletme görülüp, para kazanmasından ziyade, topluma hizmet versin” </strong>diye konuştu.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mersin Büyükşehir Belediyesi Ocak ayı Meclis Toplantısı 2. birleşimi, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında gerçekleştirildi. MESKİ abonelik altyapı katılım bedeli ile ilgili eleştirilere yanıt veren Başkan Seçer,  <strong>“Herkes yasalar çerçevesinde bir bedel ödemek zorunda. Yasa bana bu hakkı vermiş. Ben yatırım yapmak istiyorum. Aldığım yüzde 2’yi cebime koymayacağım. Size, vatandaşa yine yatırım olarak dönecek”</strong> dedi. Denizkızı Turizm A.Ş.’nin sermaye artırımından Gülnar’da açılacak Öğrenci Yurdu’na, Mezitli Sanayi Bölgesi’nden yaşanan sel felaketine kadar pek çok önemli konu Meclis gündemine taşındı.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>37 madde görüşüldü</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Meclis toplantısında komisyon raporlarına ait 14, idare tekliflerine ait 21 ve gündem dışı 2 olmak üzere toplam 37 madde görüşüldü.  Başkan Seçer, yoklama ve saygı duruşunun ardından, Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Zekeriya Özgür’e, geçirdiği ameliyat dolayısıyla geçmiş olsun dileklerini iletti.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Denizkızı’nın sermaye artırımı kabul edildi</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mersin Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan Denizkızı Turizm A.Ş.’nin 10 milyon TL tutarındaki sermaye artırımı ile ilgili Plan ve Bütçe  Komisyonu ile Şirket Hesaplarını İnceleme Komisyonu’na müştereken havale edilen konunun görüşülmesi konusu yine Meclis gündemindeydi. Komisyonlardan gelen sermaye artırımı maddesi Meclis’te oy birliği ile kabul edildi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Başkan Seçer, Meclis üyelerine desteklerinden dolayı teşekkür ederek, <strong>“Biz şirketleri disiplin altına almaya uğraşıyoruz. Dengesi olsun, mali disiplini sağlayalım. Yönetim anlayışımız bu. Samimiyetimize inanın. Oralar ticari bir işletme görülüp, para kazanmasından ziyade, topluma hizmet versin. Çok net ve açık konuşuyorum. Ben Cumhuriyet Halk Partisi Büyükşehir Belediye Başkanıyım ama benim siyasi görüşümün ya da partimin elemanlarının da arpalığı haline gelmesin. Maalesef öyle tablolar görüyoruz”</strong> dedi. Şirketi toplam 12 milyon 283 bin TL borç ile devraldıklarını kaydeden Seçer, şöyle devam etti:</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Bir kış sezonu boyunca hiç işe gitmeden, çünkü sezon yok, bunlar sezonluk işler. Gereksiz yere personel almış, bu gerçekleri siz biliyorsunuz. Ben burada yalan söylüyorsam defterler orada. Siz denetliyordunuz. Ali Bey daha önce oranın mali müşaviriydi. Siz meclis üyesiydiniz. Böyle bir sorunla karşılaştık. Biz düzenlemeler yaptık. Buyurun personel kimler çalışıyor, kaç kişi, gidip denetleyebilirsiniz. Bir düzene girmeye uğraşıyoruz biz de. Doğru söylüyorsunuz. 11 milyon TL’ye düşmüş. 12 milyon 283 bin TL’den. Yani 1 milyon 250 bin TL’lik bir azalma var. Ama diğer taraftan 3 milyon 300 bin TL’lik de demirbaş alımı var. Emirler Kent Ormanı, kira ödemişiz buraya. Bu yılın cirosundan ödemişiz ve kullanılmıyor, geri devrettik. Diğer taraftan 170 bin lira, az önce söyledim, personel hareketlerinden dolayı tazminat ödemişiz. 2 milyon 752 bin lira da yatırım, demirbaş ve mal alım ödemeleri yapılmış. Toplamda bu da yaklaşık olarak 3 milyon 300 bin TL gibi bir rakama tekabül ediyor. Dolayısıyla bu parayı borçlardan düştüğünüz zaman, yani buraya bu yatırımlar yapılmasaydı, bu tip sıkıntılar olmayıp, tazminat ödenmesi, Emirler Kent Ormanı meselesi olmasa biz bu borçları 7.5 milyon TL’ye kadar düşürmüş olacaktık.”</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Kültür Park’ın en yoğun olduğu kesim Mezitli Bölgesi”</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mezitli İlçesi Kentsel Tasarım Alanı içerisinde bulunan Restoran’ın, Mersin Büyükşehir Kültür Sanat Bilim Ulaştırma Ticaret ve Sanayi A.Ş.’ye devredilen işletme hakkının iptal edilmesi ile ilgili teklif oy birliği ile kabul edildi. Konu hakkında açıklama yapan Başkan Seçer, bu yerlerin işletmelerinin Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na geçirilerek, oraların tamamen sporculara yönelik hizmetler vereceğini söyledi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Kültür Park’ın en yoğun olduğu bölgenin Mezitli Bölgesi olduğunu aktaran Seçer, <strong>“Bizim Kültür Park’ta, Mezitli Bölgesi’nde, Alden Sitesi’nin orada, önünde tenis kortları olan spor kafe var. Bu Kültür A.Ş.’ye aitti. Bir karar aldık, dedik bunu Spor Daire’ye verelim. Yoğun bir yer. Orayı kontrol altında da tutmak zor. O bölgeyi şöyle bir düşünün. Ticari olarak biz orayı faaliyete açarsak, orası curcuna olacak. Kontrol altına alamayacağız bazı nedenlerden dolayı. Gürültü, patırtı. Orada apartmanlar var. Birçok konu var. Kültür Park’ın en yoğun olduğu kesim Mezitli Bölgesi. Temizlikte en çok zorlandığımız, seyyar satıcıları en zor kontrol altına aldığımız, çok yoğun popülasyonun olduğu bir yer. Bu sebeple dedik ki, biz orayı kendi Spor Dairemiz’in uhdesine verirsek, o tenis kortları, basket sahaları daha kontrolümüz altında olur. Sporcular faydalanır. Tamamen sporculara yönelik olur. Bu bizim Büyükşehir Belediyemiz’in olur. Sizlerin, ilçelerimizin spor kulüpleri zaman zaman gelir orada etkinlikler yapar. Bu sebeple de Spor Daire’ye devredeceğiz. Onun için Kültür A.Ş.’den alıyoruz Büyükşehir Belediye bünyesine ve Spor Daire Başkanlığı’na buranın işletmesini vereceğiz”</strong> diye konuştu.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Eski Tıp Fakültesi Hastanesi Büyükşehir’e 8 yıllığına tahsis ediliyor</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Yükseköğrenim gören öğrencilerin ve diğer öğrencilerin barınma ihtiyaçlarının karşılaması ve sosyal destek sunulması amacıyla faaliyetlerine devam eden Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Gülnar İlcesi’nde açacağı yurt ve Akdeniz İlçesi’nde yer alan Mersin Üniversitesi Eski Tıp Fakültesi Acil binasında sağlık, sosyal ve kültürel alanlardaki hizmetlerin daha verimli ve kaliteli yürütülmesi adına Mersin Üniversitesi ile protokol imzalanmasına yönelik madde Meclis’te oy birliğiyle kabul edildi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Konu hakkında açıklama yapan Başkan Seçer, <strong>“Üniversitemizin Gülnar’da bir yurdu var. Sayın Rektör’le yaptığımız temaslar neticesinde, Büyükşehir Belediyesi olarak işletme konusunda bir karara vardık. Kendisinin de görüşünü aldık. Orayı bize devredebileceklerini, tahsis edebileceklerini söyledi. Aramızda protokol yapacağız. Bir kısım Mersin Üniversitesi’nde okuyan öğrencileri orada yine barındıracağız ama çevre, kırsal mahallelerden öğrencilerimizin de orada barınmalarını sağlayacağız. İlköğretim, lise düzeyinde. Eski Mersin Üniversitesi Hastanesi şu anda atıl durumda. Üniversite Hastanesi. Orada da yine meslek edindirme merkezi olarak yapacağız. Yine yurt olarak düzenleyebiliriz. Kreş olarak düzenleyebiliriz. Bu tip sosyal bir takım etkinliklerde kullanmak üzere o binanın da bize 8 yıllığına tahsisi sağlanacak. Bu vesileyle Sayın Rektörümüz Ahmet Çamsarı’ya teşekkür ediyorum huzurlarınızda. Belediye-üniversite işbirliği son derece önemlidir. Kent açısından da önemlidir. Kurumların birbirlerine gösterdiği ilgi, alaka, nezaket açısından Mersin’e bence örnek teşkil ediyor. İşte bu şekilde Mersin ayağa kalkabilir. Önemli hizmetler yapabiliriz”</strong> dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Mezitli Sanayi Sitesi Meclis’te konuşuldu</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Başkan Seçer, Mezitli Sanayi Bölgesi konusunda da açıklamalarda bulundu. Aynı konunun daha önce de gündeme geldiğinden söz eden Seçer, şöyle devam etti:</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Sayın Tarhan da benimle görüştü, Sayın Önel de görüştü, Sayın Lütfi Elvan da görüştü, Bakanlık yetkilileri de görüştü. İlgili kurumun Genel Müdürü de bizi aradı. Görüş aldı bu konuda. Daha önce istenmiş bir durum. Tarımsal İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak, Tarım ve Hayvancılık İhtisas OSB olarak kurulma amaçlanmış. Sonradan dönüştürülmüş ama bir takım itirazlar gelmiş. Biz bazı kararları verirken cesur olmak zorundayız. Doğru bir tanedir, iki tane doğru olmaz. İtiraz olabilir. Siyasette herkesi mutlu etme diye bir gerçek yoktur. Herkes sizin aldığınız kararlardan mutlu olmayabilir. Ama biz yönetici olduysak rasyonel davranmamız lazım. Mutlaka tarım toprakları önemlidir ama küçük sanayi de önemlidir. Bunu nasıl yaptığınıza bağlı. Hangi ölçekte, hangi doğrultuda yaptığınıza bağlı” </strong>sözlerini kullandı.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“79 vatandaşımız itiraz etti diye bunu yok sayamayız”</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Konuyu tartışabileceklerini ifade eden Seçer, 79 vatandaşın itirazından söz ederek, <strong>“Bu konu alan olarak doğru mudur ki tartışılmış. Mezitli Belediye Başkanımız burada. İlgili kurum tartışmış. Çevre İl Müdürlüğü işin içerisinde, Bakanlık işin içerisinde. Her şey olgunlaşmış, pişmiş. Hazine arazisi var, orman arazisi var, özel mülkiyet var. Var da var. Peki ne oldu şimdi? Niye geri adım atıldı? Vatandaş itiraz ediyor. Edebilir. 79 vatandaşımız, ama toplamda 470 malik. Bu rakamlarda bir yanlışlık yoktur. Şimdi 79 vatandaşımız itiraz etti diye bunu yok sayamayız. Böyle bir yönetim anlayışı olmaz. Onları memnun etmek için de beyanat veremem. Ama buraya da geldiler o arkadaşlar. Benimle de görüştüler. Burada meclis salonunda. Bu konu daha önce yapılmış, edilmiş, önümüze gelmiş. Şimdi siz itiraz ediyorsunuz. Evet veya hayır diyemeyiz ama tekrar değerlendiririz. Ben tekrar değerlendirmeyi istiyorum. Kısa sürede de yapalım. Çok net söylüyorum. Kararı alalım, siyasi sonuca ben katlanayım. Ben açıklama yapayım. Böyle memleket yönetemeyiz ki. Bir karar alalım. Hadi üç bağırtı çıksın ondan sonra geri adım atalım. Niye o kararı aldın o zaman inanmıyorsun.  İnanamadığın kararı niye aldın derler adama. Şimdi eğri oturup, doğru konuşmak lazım” </strong>dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Siyasi sonucuna ben katlanırım”</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Çevre Bakanlığı, Mezitli Belediyesi, ilgili kurum ve bu konu ile ilgili çalışma yapan esnaf ile bir değerlendirme yapmaları gerektiğini ifade eden Seçer, şunları söyledi:</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Sayın Neşet Tarhan da beni aradı. Vali Bey’in başkanlığında bir toplantı yapıldı. Herkes bir ucundan tutsun. Beraber de sonucuna katlanalım. Ama bir başında da bir belediye başkanımızın üzerine bırakamayız. Bir başına bir başka bu işle uğraşan, iyi niyetle uğraşan Sayın Elvan da bu konuyla ilgili haklı olarak serzenişte bulundu. Dedi ki, ‘Vahap Başkan bu sizlerden geldi’. Yani beni kastetmiyor. Mersin halkından ya da oradaki vatandaşlardan, belediyeden. Ama görüyorum ki itirazlar var ve sanki bu işi ben sanki bir başıma yapmışım gibi bir algı oluyor. Lütfen sahiplenelim hep beraber çözelim. Herkes hep beraber çözelim diyorsa hakikaten oturalım bunu objektif bir sonuca bağlayalım. Siyasi sonucuna da ben katlanırım. Ben bunu açıklarım. Yeter ki doğru iş yapalım. Buradan tartışma konusu şu. Buradan bir ticari ya da ekonomik rant peşinde olmayalım. Yeterli bir alanı tespit edelim, onun üzerine çıkmayalım. Bu konuda hassas olalım. 520 dekar yer var. Orada mevcut 35 dekar alanda kullanım var. Apartman altlarında esnaflar var. Bunları derleyelim toparlayalım. Başkan diyor ki 400 esnaf mı var? Bunu tespit edelim. 300’dür, 400’dür. Ne kadar maksimum yer gereklidir? Bir 25 hatta 30 yılı da önümüzü görerek yapalım. İhtiyacı da üzerine koyalım. Belli bir rezerv alan da ayıralım ve işimize bakalım.”</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Rant peşinde olmamak lazım”</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Seçim zamanı verdikleri sözün arkasında olduğunu ifade eden Başkan Seçer,<strong> </strong>konuyla ilgili şöyle söyledi:</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Sayın Tarhan da haklı. Belediye binam orada diyor. Kaymakamlık gelecek, şehir meydanı olacak.  Burada da Başkan diyor ki kardeşim bizim esnaflar var. Biz de seçim zamanı gittik. Sizle de söz verdik. Ben hatırlıyorum. Sözümün de arkasındayım. Beraber gittik Sayın Tarhan’la. Ben Büyükşehir adayıydım. Doğru şehrin içinde kalmış. Evim yukarıda, çekiç seslerinde uyuyamam ki ben? Şimdi böyle de bir realite var. Orada limonu kesmeyelim, burada bunu yapmayalım. Burayı nereye kuracağım ben şimdi? Buradan da bazı nemalanma, rant peşinde olmamak lazım. Maksimum ihtiyacımızı tespit edelim. Maksimum zarar verecek şekilde. Neticede tarım toprağıdır, 2. sınıftır, 3. sınıftır. Orada orman alanları da var dediniz. Hazine arazisi de var dediniz. Yasa dışı işgal edilmiş dediniz. Bunları da dikkate almak lazım. Bizim toplumumuzda şöyle bir gelenek vardır, çok ilginç. Adam orman alanını işgal ediyor. Adam Hazine arazisi işgal ediyor. Oraya meyvelik yapıyor. Yer kendinin değil, gasp. Resmen bunun adı gasptır. Hukuk da böyle demeyebilir. İstila etmiş orayı. Tutanın elinde kalırsa bu memleket bu da olmaz. Tutanın elinde kalıyor. Hak sahibi oluyor. Vururum geçerim kardeşim. Bu 82 milyonun. Sen benden daha mı kurnazsın. Yani hepimiz işgalci mi olalım? Hepimiz devlet arazisini mi işgal edelim? Bunları gözümüzün görmemesi lazım. Orada Hazine arazisi de var. Özel mülkiyet de var. Kamulaştırılıp, Hazine’den tahsisi yapılır, bu iş yapılır. Ben şöyle bir öneri getiriyorum. Sayın Tarhan siz Vali Bey’le de görüştünüz. İlgili kurumla da görüştünüz. Bünyamin Bey benimle görüştü. Siz de görüştünüz. Çok kısa bir sürede bölge sizin sınırlarımızı koyalım. Herkes buna tamam desin. Biz de arayalım yetkili yerleri. Diyelim ki Büyükşehir olarak bu bu çalışmayı uygun görüyoruz, lütfen siz de bize yardımcı olun. 1/100.000’liğin üzerinde tekrar bir düzenleme yapmak gerekiyor. Orada da Çevre Bakanlığı’nın bunu yapması lazım. Bize gelecek. 1/5.000’likte biz yapacağız. Onu da ivedilikle yaparız. Siz de 1/1000’likte yapar, ya da yetkiyi bize verirsiniz. İkisini bir arada yaparız. Bu işi de uzatmayalım. Yan pasla olmuyor. Bir yıl geçti. Bunu hızlandıralım.”</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Herkes yasalar çerçevesinde bir bedel ödemek zorunda”</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>MESKİ abonelik altyapı katılım bedeli ile ilgili yöneltilen eleştirilere yanıt veren Başkan Seçer,  <strong>“Ben yasaları uygulamak zorundayım.</strong> <strong>Ben bunu kendimce bir hesap yöntemi ile yapmadım.</strong> <strong>Sayıştay 01.11.2019’da bir yazısında belediye gelirleri kanununun 89. Maddesi’ne bir atıfta bulunmuş.</strong> <strong>‘Harcamalara katılım payları bina ve arsalardaki emlak vergi değerinin % 2’sini geçemez. Biz % 1’i geçemez diye onlara bir yazı veriyoruz. ‘Hayır % 2’sini geçemez’ diyor. Biz de ona istinaden yeni binalardan % 2’ye kadar katılım payı alma hakkımız var. Kanunları uygulamak durumundasınız. Ben oradan para almayayım, buradan para almayayım, indirim yapayım, sosyal politikalar uygulayayım, kreş yapayım, yurt yapayım parayı nerden bulacağım ben? Ne dediysek o. Herkes yasalar çerçevesinde bir bedel ödemek zorunda. İnsanları sıkboğaz edelim demiyoruz. MESKİ yatırımlarına ihtiyaç var. Su, kanalizasyon, arıtmaya ihtiyaç var. 2.5 milyar lira yatırım yapmam lazım. Hibe buldum, kredi buldum. Öz kaynağı nereden yaratacağım? Aldığım katkı paylarından ya da MESKİ’nin diğer gelirlerinden yapacağım. Yasa bana bu hakkı vermiş. Biz bunu tahsil etmeye başladık. Mesele şu. Dairenin bedeli 1 milyon. Emlak vergisi 200 bin lira. Yüzde 2’si ne yapıyor? 1 milyon liralık evi olan da bir zahmet o katkı payını versin ki temiz bir şehir yaratalım. İçmesuyu hattı, kanalizasyon yapayım. Fakir bağırsa hakkı var. Zengin bağırıyor, müteahhit bağırıyor” </strong>diye belirtti.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Alınan bedelin bir kereye mahsus alındığını ve en çok da parası olan kesimleri rahatsız ettiğini ifade ederek sözlerini sürdüren Başkan Seçer, şöyle devam etti:</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Ocak ayı içerisinde 84 kişi itiraz etmiş. 84 kişi Mersin’de ihtilal yaptı. Niye? 1 milyon liralık dairesine 4 bin lira katılım payı ödedi diye. Böyle bir yönetim anlayışı olmaz. Vatandaş bağırıyor diye geri adım atamam.  Yaptığımın doğru olduğuna inanıyorsam dikine dikine giderim. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. İsteyen yüzde 1.5 da alabilir, yüzde 2 de alabilir, yüzde 1 de alabilir. Bu rakamlar lüks daire sahiplerine dokunur. İki yıl taksit yapıyor muyuz, yapıyoruz. % peşinat iskontosu yapıyoruz. El insaf. Öde kardeşim. Benden yol iste, kanalizasyon iste, sel taşkını isteme ama ‘ben sana para vermem’ diyor.  Yine de gözden geçiriyoruz. Eksiğimiz varsa düzeltiriz ama yoksa devam edeceğiz kararlıyım. Arkadaşlar bir çalışma yapacaklar. Bana sunacaklar. Bir düzeltme olacaksa seyyanen bir rakam çıkartmaya çalışıyoruz. Sel taşkını olmasın diye arıtma istediğiniz yere yapabileyim diye, kanalizasyon yapabileyim diye yüzde 2’den alıyorum. Şimdi bir çalışma yaptırıyorum. Ama geri adım atacağım anlamına da gelmez. Yaptığım işler yasalara uygun işler. Katılım payı almamın yasa dışı olduğunu söyleyebilir misin? Benim yaptığım legal bir iş değil mi? Yasalara uygun. Ben böyle bir tercih koymuşum. Ancak şimdi bu itirazlar geldi. Dedik ki bu itirazların miktarı ne? Tablo ne? Mersin’deki daire fiyatları ne? Buradaki durum ile İstanbul’daki durum farklıdır. Her bölgenin kendine münhasır özellikleri vardır. Orada yüzde 1 yeterlidir. Çok yüksektir rakamlar. Emlak vergileri. Burada yetersizdir. Ben yatırım yapmak istiyorum. Aldığım yüzde 2’yi cebime koymayacağım. Size, vatandaşa yine yatırım olarak dönecek. Ama ben böyle takdir etmişim. Şimdi üzerinde tekrar bir değerlendirme yapıyoruz. Benim gelir kaynaklarım belli. Tablo belli, maliyetlerim belli. Arkadaşlarımız bu konuda çalışıyorlar. Bir dahaki Meclis’e gündeme getirirseniz uygulamalarımızı da göreceksiniz. Uyaracağınız bir konu çıkarsa yine takdirlerinize bırakıyoruz.”</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Elektronik ortamda toplantı demokrasinin ruhuna aykırı”</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Seçer, uzak ilçelerden gelen Meclis üyelerine kolaylık sağlanması noktasında, Meclislerin görüntülü bir şekilde yapılabilmesi teklifi ile ilgili, <strong>“Elektronik ortamda toplantı demokrasinin ruhuna aykırı. Ben şaşırdım. Siz de çağın ruhuna ayak uydurmuşsunuz. Bırakın bir araya gelelim. Yüz yüze, cemal cemale konuşalım. Ekrandan olmaz. Yalan söylerken yüz kızardı mı karşıdaki görür. Ekranda fark etmez onu”</strong> ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Durak ihtiyacı ile ilgili talep üzerine açıklama yapan Seçer, <strong>“500 ihalemiz tamamlandı. Evrak inceleme süreci devam ediyor. Yapılacak durak yerleri tespit edildi. Bu ay içinde başlanıyor. İvedilikle ihtiyaç yerlerine göndeririz”</strong> dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Çölyak Hastaları için ekmek konusu ile ilgili, <strong>“Bu arkadaşlarımız Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığımıza müracaat etsinler. Orada biz fabrikadan alalım. Biz bunu üretmiyoruz. Çünkü hassas bir konu dediniz. Teknik açıdan. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ekmek Fabrikası’ndan ihtiyaç mukabilinde alıyoruz ama bilabedel yoksul yurttaşlarımıza verebiliriz”</strong> diye konuştu.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Kreşlerimizi faaliyete sokacağız”</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Başkan Seçer, 2020 Yılı Hizmet İçi Eğitim Planı ile mesleki, mevzuat, kişisel gelişim ve teknik konularda Büyükşehir Belediyesi personelinin gelişimine yönelik eğitim programları düzenleyerek vatandaşlara daha kaliteli hizmet vermek için Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleriyle ilgili Üniversiteler ile protokol imzalanması ile ilgili madde de bilgi isteyen Meclis üyelerine bilgi verdi. Seçer,  </span><strong> “Mersin Üniversitesi ile bazı konularda eğitim alıyoruz, protokol yapıyoruz. 2020 yılı için de protokol yapacağız. Komisyona sevk etmeden oylayalım dememin sebebi şu: Bizim az önce yine Meclis’in takdiri ile kabul gördüğü kreşler ile ilgili fiyatları onadınız. Teşekkür ediyoruz. Kreşlerimizi faaliyete sokacağız. Tamamen, objektif bir şekilde eleman alımı da yapıldı. Çocuk eğitimi bölümü mezunları alındı. Varsa öyle referans olacağınız gönderin, ihtiyacımız var, bulamıyoruz. Tavizsiz bir şekilde bu konuda eğitim almış insanlarla yürümek istiyoruz. Eksiğimiz var. Gönderebilirsiniz. Biz ilana da çıktık ama müracaat edenler sınırlı. Eğitimine ihtiyacımız var. Üniversite tarafından yapılmasını istiyoruz” </strong>diye belirtti. Konuşmaların ardından ilgili madde komisyona gönderilmeden oy birliği ile kabul edildi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Karayolları 5. Bölge Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesi arasında yapılacak olan Sinyalizasyon Tesisi Kurulması, Bakım ve İşletme Protokolü hakkındaki gündem maddesini direk oylatmak isteyen ancak Meclis üyelerinin itirazı ile karşılaşan Başkan Seçer,  <strong>“Karayolları ile bir protokol yapacağız. Sinyalizasyon bakım ve işletme protokolü gerekiyor. Şartlardan dolayı gerekiyor ama komisyonlarda da tartışılabilir. Maliyeti ne olursa olsun biz belediye olarak bunları yapmak zorundayız. İlgili madde okunurken orada bazı değerlendirmeler vardı. Karayollarının imkânlarının yetersiz kaldığı, dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi’nin devreye girmesi gerektiği yönde. Bu ihtiyaçtan doğan bir durum. Ben durduk yerde benim görev ve yetki alanım içinde olmayan bir şeye ben niye kaynak ayırayım ama ayırmak zorundayım. Onun için vakit kaybetmemek adına direkt oylayalım dedim. Hangi şart olursa olsun biz kabul etmek zorundayız. 10 lira da olsa 50 lira da olsa kabul etmek zorundayız” </strong>ifadelerine yer verdi. İlgili madde değerlendirmelerin ardından Plan ve Bütçe, Ulaşım, Kamu ve Özel Sektör Yatırımları Koordine ve İzleme Komisyonu’na havalesi oy birliği ile kabul edildi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Ortada bir tahribat var. Yaraların sarılması lazım”</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mersin’de en son yaşanan sel felaketinin yeniden yaşanmaması için çalışmalarına hız verdiklerini ifade eden Başkan Seçer, <strong>“Umut ediyorum böyle bir şeyle bir daha karşılaşmayız. Ortada bir tahribat var. Yaraların sarılması lazım. Biz GMK’da aradaki refüjleri kırmasaydık çok büyük bir felaket yaratıyordu. Suyun belirli bir noktadan gitmesini sağladık. Gelecek Okulu’nun orda sorun var. Orada suyu tahliye eden baksta bir sorun var. Kaldırmıyor, kapasite düşük, onu çözdüğümüz zaman sorun çözülüyor. Bizden önce başlanmış, yarım kalmış. Talimat verdik. Mezitli’de üniversite yolunda büyük sorun yaşandı. Orada bazı tedbirler almak lazım. Dere kalmamış, her taraf yapılaşmış. Sorun da bu. Allah’ın yarattığı yeryüzünün façasını bozmuşuz. Daha önce aldığımız tedbirler var. Yenişehir Akkent’te. Biz ivedilikle müdahale ediyoruz. Yılların ihmali. Yapılmamış, biz orayla ilgili ihaleye çıktık. 10 Şubat’ta yer teslimi yapıyoruz. Neticelendirdik. Yapacak firma belli. Karacailyas’ın 10 Şubat’ta ihalesi var. Kızkalesi için projeler tamamlandı. Enerji müsaadesi alındı. İhale hazırlığı devam ediyor. Burayı da çok kısa sürede yapacağız. Biz orada sadece yağmur suyu drenajı değil, terfi merkezi de yapıyoruz. İkisinin ihalesine birlikte çıkacağız. Çalışmalarımız devam ediyor” </strong>dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>MESKİ’nin sularına yağmur suyu bulaştığı iddialarını yeniden gündeme getiren Meclis üyelerine cevap veren Başkan Seçer, <strong>“Böyle bir şey söz konusu değil. 17 noktada günlük su numunesi alınıyor ve gezici mobil laboratuvar araçlarımız sıkıntı olabilecek yerlerde sürekli numune alınıyor. İnsani tüketim amaçlı sular yönetmeliğine uygun olmayan bir sonuca şu ana kadar rastlanmadı.  İl Sağlık Müdürümüz de bu konuda açıklama yaptı. Kamuoyunu rahatlattı. Kendileri de bu konuyla ilgili demek ki su numunesi alıyorlar ve analiz yapıyorlar. Kendilerine teşekkür ediyoruz”</strong> diye konuştu.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>BASIN BÜLTENİ</span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Mezitli’de öğrenciler ilk defa sinemayla tanıştı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/Mezitlide-ogrenciler-ilk-defa-sinemayla-tanisti-7960cd7edda0-4b0e-48b5-9969-48c116361c982020-01-14T20:30:00+03:00Admin Mezitli’de öğrenciler ilk defa sinemayla tanıştı

Mezitli’de öğrenciler ilk defa sinemayla tanıştı

DÜNYA

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>İLK DEFA SİNEMAYA GİDEN ÖĞRENCİLERİMİZ VAR</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Okul müdürü Harun Oğuz, öğrencilere yapmış olduğu katkılardan dolayı Belediye Başkanı Neşet Tarhan’a teşekkür ederek, çiçek taktim etti. Oğuz, <strong>“Tarihi ve manevi değerleriyle bağ kurmasına yardımcı olan bu film aynı zamanda öğrencilerin ders çalışma motivasyonunu arttıracaktır. Öğrencilerimizin birçoğu ilk defa sinemaya geldiğinden çok mutlu olduklarını gözlemledik. Başkanımıza ve emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum”</strong> dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>MEZİTLİ’DEKİ HER ÇOCUK SİNEMAYA GİTSİN İSTİYORUZ</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Sevimli çocuklara sürpriz ziyaret gerçekleştirerek, öğrencilerle birlikte film izleyen Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, <strong>“Hürriyet Mahallesi bizim için çok özel ve önemli bir bölgedir. Cumhuriyet Ortaokulu da aynı şekilde önem verdiğimiz okullardan bir tanesi. Hürriyet Mahallesi’ne ve Cumhuriyet Ortaokuluna olabildiğince katkıda bulunuyor, çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Cumhuriyet Ortaokulundaki öğrencilerimizin Mersin’de en gelişmiş okullardaki öğrencilerin seviyesinde olmalarını istiyoruz. Maalesef Hürriyet Mahallemizde halen çocuklarını okula göndermeyenler var. Öğretmenlerimiz ve biz de belediye olarak bu bölgede yaşayan çocuklarımızın okuması için gerekli tüm çabayı gösteriyoruz”</strong> dedi. Başkan Tarhan çocuklara <strong>“Hiç sinemaya gitmeyenler el kaldırsın”</strong> diye sorunca birçok çocuğun el kaldırdığını görünce; <strong>“Bu çok üzücü bir durum. Çocuklarımızın sinemaya, operaya, baleye, tiyatroya gitmeleri gerekiyor. Belediye olarak daha önce hiç sinema, opera, bale ve tiyatroya gitmemiş olan çocuklarımıza imkân sağlayacağız”</strong> şeklinde konuştu.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>BASIN BÜLTENİ</span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[HAFRİYAT ATIKLARIYLA MÜCADELE…]]>https://www.haberanaliz.net/haber/HAFRiYAT-ATIKLARIYLA-MuCADELE-79594dfc56a9-987d-4743-a214-5b0e3dcbc5892020-01-14T20:27:00+03:00Admin HAFRİYAT ATIKLARIYLA MÜCADELE…

HAFRİYAT ATIKLARIYLA MÜCADELE…

MAGAZİN

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong><span xss=removed><span xss=removed>BÜYÜKŞEHİR 7/24 ÇALIŞIYOR</span></span></strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Sincan OSB'de doğru depolama yöntemlerinin kullanılmaması ve sıkıştırma işlemlerinin yapılmamış olması nedeniyle adeta hafriyat dağları oluştu. </span></span></span></span></span></span><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Hafriyat atıklarının üst üste yığılması ve heyelan oluşturmasıyla ana atık su hattının göçtüğünü belirten yetkililer, vatandaşların mağdur olmaması için Büyükşehir ekiplerinin 7/24 çalıştığını, hava şartlarına göre yaklaşık 3 hafta içinde ana atık su hattının da onarımının tamamlanmasının planladığı bilgisini verdiler.</span></span></span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İzmir’den 2023 Avrupa Gençlik Başkenti adaylığı için ilk başvuru]]>https://www.haberanaliz.net/haber/izmirden-2023-Avrupa-Genclik-Baskenti-adayligi-icin-ilk-basvuru-7958588c01b8-2b0a-4c62-8d2b-55fb280c11882020-01-14T20:22:00+03:00Admin İzmir’den 2023 Avrupa Gençlik Başkenti adaylığı için ilk başvuru

İzmir’den 2023 Avrupa Gençlik Başkenti adaylığı için ilk başvuru

MAGAZİN

Admin
<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>İzmir, 2023 Avrupa Gençlik Başkenti unvanı için resmen aday oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, konsept notunu Avrupa Gençlik Forumu’na göndererek adaylık başvurusunun ilk aşamasını tamamladı. Avrupa Gençlik Başkenti unvanıyla </span>gençlerin kent yaşamına ve kentteki karar verme süreçlerine katılımının arttırılması hedefleniyor.</span></span></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Avrupa Gençlik Başkenti unvanını almaya hak kazanan kentler yenilikçi projelerle Avrupa’daki diğer belediyeler için rol model oluşturuyor. Bu kentlerde bir yıl boyunca gençlerin katılımıyla </span>kültürel, sosyal, politik ve ekonomik etkinlikler düzenleniyor.</span></span></span><br><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Gençlik Stratejisi Raporu hazırlanacak</strong></span></span></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>“Genç dostu İzmir” için çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer konuyla ilgili bir açıklama yaparak üç aylık başvuru hazırlık sürecine dahi </span>gençlerle yapılan onlarca etkinlik sığdırdıklarını ifade etti. Tunç Soyer, yine başvuru hazırlıkları kapsamındaki</span></span></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Gençlik Strateji Toplantısı’nın çok verimli geçtiğini dile getirerek şöyle konuştu: “2020 yılında bu toplantıları daha da tabana yayacağız. 2020’nin sonunda da Türkiye’de ilk defa kapsamlı bir Gençlik Stratejisi Raporu hazırlayacağız. Böylelikle gençleri sosyal hayata, tüm karar alma süreçlerine ve Avrupa Birliği projelerine nasıl teşvik edebileceğimiz ortaya koyacağız.” 2020’nin İzmir’de gençler için bir dönüm yılı olacağını ifade eden Soyer, “Gençleri sosyal hayatta, kültür ve sanat alanında çok daha verimli işler yaparken göreceğiz. Avrupa’da daha fazla gencimiz daha fazla projede göreceğiz” diye konuştu.</span></span></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Tam başvuru önümüzdeki Haziran’da</strong></span></span></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Avrupa Gençlik Forumu tarafından önümüzdeki Mart ayında Avrupa Gençlik Başkenti unvanına aday olma hakkı kazanan beş kent ilan edilecek. İzmir’in bu beş kentin içinde olması halinde Haziran ayında tam başvuru formu Avrupa Gençlik Forumu’na teslim edilecek ve başvurunun ikinci aşaması tamamlanacak. Eylül ayında final başvurusu yapılacak. Kasım ayında ise 2023 Avrupa Gençlik Başkenti unvanını hak eden kent açıklanacak.- BASIN BÜLTENİ</span></span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İBB TARİHİ MAÇKA MEZARLIĞINI TEMİZLEDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/iBB-TARiHi-MAcKA-MEZARLIgINI-TEMiZLEDi-795728e3a4fb-3930-4bcc-9762-597b9cc8b9842020-01-14T20:19:00+03:00Admin İBB TARİHİ MAÇKA MEZARLIĞINI TEMİZLEDİ

İBB TARİHİ MAÇKA MEZARLIĞINI TEMİZLEDİ

MAGAZİN

Admin
<p><span xss=removed>İstanbul Büyükşehir Belediyesi, tarihi Maçka (Şeyhler) Mezarlığı'yla ilgili Beyaz Masa'ya gelen şikayetler üzerine anında harekete geçti. Mezarlıkta incelemelerde bulunan ekipler, mezarlık alanının (hazire) evsizler tarafından barınak olarak kullanıldığını ve mezar taşlarının birçoğunun hasar gördüğünü tespit etti.</span></p><p><span xss=removed>Bu tespitler üzerine, İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı Bakım Ekipleri, teknik personelin denetiminde, mezarlık alanında genel temizlik çalışmaları yaptı. Ekipler, mezar taşlarına zarar veren ağaç ve bitkileri de temizledi. Mezarlık alanını barınak olarak kullanan kişilerin yapmış olduğu muhdes (sonradan eklenen) yapıları da söktü. Ekipler, alandan poşetler dolusu çöp topladı.</span></p><p><span xss=removed>Konuya ilişkin sosyal medyada değerlendirmelerde bulunan İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı Mahir Polat, "Maçka (Şeyhler) Mezarlığına 13.01.2020 tarihinde gidilerek yerinde incelemelerde bulunuldu. Mezarlıkta define kazıları yapıldığı, bazı kişilerce barınak olarak kullanıldığı, hatta ısınmak için ateş yakılarak bazı mezar taşlarına zarar verildiği tespit edildi. Temizlik çalışmaları yapıldı ve güvenlik kontrolüyle kapıya kilit vuruldu" dedi. Polat, yılların ihmali ile oluşan kırılma ve bozulmaların restorasyon süreçleri ile ele alınacağını da sözlerine ekledi.- BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÇOCUKLAR KADIKÖY’DE BULUŞUYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cOCUKLAR-KADIKoYDE-BULUsUYOR-7956f4dd43ec-2b30-4457-9c7c-6c054ba7c68f2020-01-14T20:16:00+03:00Admin ÇOCUKLAR KADIKÖY’DE BULUŞUYOR

ÇOCUKLAR KADIKÖY’DE BULUŞUYOR

DÜNYA

Admin
<p><span xss=removed>Kadıköy Belediyesi’nin Halis Kurtça Çocuk Kültür Merkezi (HKÇKM), Kozyatağı Kültür Merkezi (KKM), Caddebostan Kültür Merkezi (CKM) ve Barış Manço Kültür Merkezi (BMKM)’nde 18 Ocak – 2 Şubat tarihleri arasında düzenlenen etkinliklerde çocuklar hem öğrenecek, hem de doyasıya eğlenecek.</span></p><p><span xss=removed>Yarıyıl şenliği 18 Ocak’ta, HKÇKM’de eğitmen Eda Tomruk’un yönetiminde Zaman Makinesi adlı resim atölyesiyle başlayacak. Çocuklar bu atölyede “Bizden önceki insanlar nasıl yaşamış; icatlar nasıl ortaya çıkmış; eskiden hayvanlar nasılmış; tarihteki ilk yemek tarifi nedir?” gibi sorulara bir yandan resim çizerek bir yandan da eğlenerek yanıt bulacak.</span></p><p><span xss=removed><strong>ŞENLİKTE ÇOCUK KİTAP GÜNLERİ DE YER ALIYOR</strong></span></p><p><span xss=removed>Kadıköy Belediyesi’nin çocuklarda kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için gerçekleştirdiği, bu yıl yedinci yılına giren Çocuk Kitap Günleri de şenlik kapsamında düzenleniyor. KKM’de 22 Ocak’ta başlayan ve Türkiye’nin önde gelen birçok yayınevinin çocuk kitaplarıyla katılım sağlayacağı Çocuk Kitap Günleri 26 Ocak’a kadar devam edecek.</span></p><p><span xss=removed><strong>BİRBİRİNDEN RENKLİ ETKİNLİKLER ÇOCUKLARI BEKLİYOR</strong></span></p><p><span xss=removed>Yarıyıl şenliğinde, her yaş grubu çocuk için etkinlik bulmak mümkün. Şenlikte renkli masal uyarlamalarının çocuklarla buluşacağı oyunların yanı sıra müzikaller, atölyeler, film gösterimleri, konserler, söyleşi ve seminerler yer alıyor. Çocuklar masal, karikatür, dans, resim, enstrüman, kukla, origami, jimnastik gibi atölyelerde gönüllerince eğlenirken, bir yandan da kısa animasyon film izleyebilecek, illüzyon gösterilerine katılabilecek, konser dinleyebilecek.</span></p><p><span xss=removed><strong>YETİŞKİNLER DE UNUTULMADI</strong></span></p><p><span xss=removed>Yarıyıl şenliğine çocuklarıyla birlikte katılan ebeveynler için de çeşitli etkinlikler bulmak mümkün. Çocuk Sağlığı Uzmanı, Psikolog Esra Savaşan’ın “App Kuşağı’nda Anne Baba Olmak”; Kamil Kasacı ve Esra Savaşan’ın “Kariyer Koçu Anne Babalar”; Uzman Psikolog Sibel Pilosof’un “Çocuklarınız Davranışları ile Size Ne Anlatmak İstiyor?” ve Uzman Psikolog Ece Topal’ın “Aile İçerisinde Birbirinizi Anlıyor musunuz?” adlı seminerleriyle Yarıyıl Şenliği’nde.</span></p><p><span xss=removed><strong>DAVETİYENİZİ ALMAYI, KAYIT YAPTIRMAYI UNUTMAYIN</strong></span></p><p><span xss=removed>Yoğun talep nedeniyle ücretsiz olan etkinliklere katılım davetiyelerle sağlanıyor. Davetiyeler, etkinlik tarihinden 5 gün önce HKÇKM gişesinden temin edilebilir. Ücretsiz atölyeler için ise atölye tarihinden 5 gün önce HKÇKM’nin web sayfasından ve KKM için 02166580014 numaralı telefondan rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Özel tiyatro gruplarının birbirinden renkli öğretici ve eğlendirici programlarına katılım ise ücretli.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[YENİ DÖNEM BAŞVURULARI BAŞLADI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/YENi-DoNEM-BAsVURULARI-BAsLADI-79553b0b8f56-86c9-437a-9ed1-8c5d7e0dcae72020-01-14T20:11:00+03:00Admin YENİ DÖNEM BAŞVURULARI BAŞLADI

YENİ DÖNEM BAŞVURULARI BAŞLADI

DÜNYA

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong><span xss=removed>Beylikdüzü Belediyesi’nin ilçede yaşayan vatandaşların daha sağlıklı ve sporla iç içe bir yaşam sürmesi adına açtığı Yetişkin Spor Kursları’nın ikinci dönem başvuruları başladı. Önceki dönemlerde kurslara kayıt olunmasına rağmen devamsızlık göstererek spor yapmak isteyenlerin bu hizmetten yararlanamamasına sebep olunmasından dolayı yeni dönemde spor kursları sembolik ücretli olacak. Böylelikle spor yapmak isteyen birçok vatandaşın daha verimli sonuçlar alması için adaletli bir ortam sağlanacak. </span></strong> </span></span></span></p><div>BASIN BÜLTENİ</div>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Sele karşı seferberlik]]>https://www.haberanaliz.net/haber/Sele-karsi-seferberlik-79544ebc8b1c-fcf8-45c3-bd7f-2ce2e847b0e12020-01-14T20:08:00+03:00Admin Sele karşı seferberlik

Sele karşı seferberlik

DÜNYA

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Vatandaşlarla görüşerek tespit edilen noktalarda onarım çalışmalarının devam ettiğini belirten Başkan Tarhan, <strong>“Selin yaralarını sarmak önemli ancak bu tür afetler yaşanmadan tedbir alabilmek çok daha önemli. Büyükşehir Belediyemiz ve Mersin Su ve Kanalizasyon Müdürlüğümüz ile afetin tekrar yaşanmaması için gereken çalışmaları yapıyoruz. Sıcağı sıcağına incelemeler yaparak doğru işler yapma hedefindeyiz. Su taşkını neden yaşanıyor, çözüm için ne yapmak lazım hepsini yerinde görüyor ve kurumsal iş birliği içerisinde gerekli çalışmayı başlatıyoruz. Bugün ilgili birim müdürlerimizle birlikte üzerimize düşen tedbirleri almak ve sorunları doğru tespit etmek için incelemelerde bulunduk” </strong>dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Alınacak tedbirlerle vatandaşların daha fazla mağdur olmasının önüne geçilebilineceğine dikkat çeken Başkan Tarhan,<strong> “Bir daha yaşanmaması adına yapılabilecek her şeyi planladık. Bu kez sadece selin yarattığı tahribatı onarmakla kalmayacağız bir daha yaşanmaması için elimizden geleni yapacağız. Bizi aşan konularda ise ilgili kurumları harekete geçireceğiz. Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Haydar Ali Ulusoy ve Yol Yapım Daire Başkanı Hüsnü Öz, Mezitli’de incelemelerde bulunmuştu. İnceleme sonrası hazırlanan rapor Mersin Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen toplantıda ele alınarak harekete geçildi” </strong>diye konuştu.- BASIN BÜLTENİ</span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İSTANBULLU ÇOCUKLAR MASAL ÇADIRI’NDA BULUŞUYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/iSTANBULLU-cOCUKLAR-MASAL-cADIRINDA-BULUsUYOR-7953c497230a-2aca-4a53-bfee-fa15c9a52b642020-01-14T20:04:00+03:00Admin İSTANBULLU ÇOCUKLAR MASAL ÇADIRI’NDA BULUŞUYOR

İSTANBULLU ÇOCUKLAR MASAL ÇADIRI’NDA BULUŞUYOR

DÜNYA

Admin
<p><span xss=removed>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraklerinden Kültür AŞ’nin düzenlediği “Masal Çadırı”, her hafta çocukları Türk masallarının zengin dünyasında keyifli bir gezintiye çıkarıyor. Türk Dünyası Kültür Mahallesi’nde kentin farklı ilçelerinden ilköğretim çağındaki çocukları misafir eden etkinlik, 10 Ocak’ta Başakşehir TOKİ Osmangazi İlkokulu öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşti. İBB Gösteri Sanatları Merkezi oyuncusu Hüseyin Emre Şen’in “Kaplan Adam” masalını büyük bir dikkatle dinleyen çocuklar, meraklı soruları ve kahkahalarıyla serüvene eşlik etti. “Masal Çadırı”, eğitim yılı boyunca macera dolu masallara ev sahipliği yapmaya devam edecek.</span></p><p><span xss=removed><strong>“DİNLERKEN YAŞAMIŞ GİBİ OLDUK”</strong></span></p><p><span xss=removed>Çocukların hayal dünyasını zenginleştiren etkinlikte keyifli anlar yaşayan öğrenciler, velilerinden izin alarak “Kaplan Adam” masalıyla ilgili görüşlerini paylaştı. Öğrencilerden Ahmet Süha Büte, çadırda masal dinlemeyi ilginç bulduğunu söyleyerek, “Çok hoşuma gitti. Masal anlatan abimiz çok güzel anlattı. Dinlerken yaşamış gibi olduk. Masala biz de dahil olduk. Bütün çocukların gelmesini tavsiye ediyorum” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span xss=removed>Masalı sürükleyici bulduğunu belirten Ayşe Neva Ceylan , “Masal dinlemeyi çok severim. Babama akşamları masal okuturum. Anlatıcının dinlerken sorular sorması masalı çok eğlenceli hale getirdi” dedi.</span></p><p><span xss=removed>Hoş vakit geçirdiğini anlatan Enes Büte, ilk kez tiyatro havasında masal dinlediğini söyledi. Yusuf Akın, kendisini masalın içinde gibi hissettiğini dile getirdi.</span></p><p><span xss=removed><strong>HER CUMA “MASAL ÇADIRI”, HER PAZARTESİ “MEDDAH GÖSTERİSİ”</strong></span></p><p><span xss=removed>Topkapı Türk Dünyası Kültür Mahallesi’ndeki etkinliklere katılmak isteyen okulların yöneticileri, e-posta göndererek kayıt yapabiliyor. Her cuma, saat 11.00’de gerçekleştirilen ücretsiz “Masal Çadırı”na katılmak için <a href="mailto:masalcadiri@kultur.istanbul" target="_blank">masalcadiri@kultur.istanbul</a>, her pazartesi saat 11.00’de, ortaokul öğrencilerine yönelik olarak, “Meddah Gösterisi” etkinliği için <a href="mailto:meddahgosterisi@kultur.istanbul" target="_blank">meddahgosterisi@kultur.istanbul</a> adreslerine e-posta göndererek kayıt yapılabiliyor.</span></p><p><span xss=removed>BASIN BÜLTENİ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÖLÜM SAÇAN ANESTEZİ İLACI MECLİS GÜNDEMİNDE]]>https://www.haberanaliz.net/haber/oLuM-SAcAN-ANESTEZi-iLACI-MECLiS-GuNDEMiNDE-7952fbf39784-8e56-47f8-9418-c54317cb88692020-01-14T20:01:00+03:00Admin ÖLÜM SAÇAN ANESTEZİ İLACI MECLİS GÜNDEMİNDE

ÖLÜM SAÇAN ANESTEZİ İLACI MECLİS GÜNDEMİNDE

GÜNDEM

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>CHP Ankara Milletvekili Dr Murat Emir, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya “Sorumlular Kim; açıklama yapacak mısınız?” diye sordu.</span></span></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Konu ile ilgili önerge hazırlayan Murat Emir, bu ilacın kullanımı sonrasında kaç kişinin hayatını kaybettiğini, kaç kişinin de tedavi altına alındığını Bakanlığın açıklamasını istedi.</span></span></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>“Hiçbir vatandaşımızın hayatı ihtimaller zincirine kurban edilmemeli” diyen CHP’li Emir, aynı ilaçla ilgili Bakanlığın geçtiğimiz aylarda sağlık kuruluşlarına <strong>bildirimde bulunduğunu ama buna rağmen ilacın toplatılmayıp kullanılmaya devam edildiği iddialarının kendisine ulaştığını ifade etti.</strong></span></span></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>“<strong>Isparta'daki olay çıkınca Bakanlık durdurma ve toplatma yazısı çıkarıyor. İlaçla ilgili sorun olduğu daha önceden Bakanlıkça biliniyor muydu; biliniyorduysa neden insan hayatına mal olması beklendi? ” değerlendirmesinde bulunan Emir, sözlerini şu şekilde sürdürdü:</strong></span></span></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong><span xss=removed><span xss=removed>“Sağlık Bakanlığı yetkilileri, bu ilaç yüzünden ölüm vakası olup olmadığını; varsa kaç kişinin yaşamını yitirdiğini, kaç kişinin yoğun bakımda tedavi gördüğünü ve neden apar topar ilacın toplatıldığını açıklamak zorundadır. Hastaneler, sağlık kurumları, ilacı kullanan hekimler ve hastalar diken üstünde. Bakanlık ‘Ben yaptım oldu’ anlayışıyla hareket etmek yerine, bu ilacın toplatılma nedenini kamuoyuna açıklamalıdır.”</span></span></strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bakanlık yetkililerinin bir an önce inceleme başlatması gerektiğini, bu ilacın ne kadar zamandır ve kaç hastada kullanıldığına yönelik detaylı bir analiz ve açıklama yapması gerektiğini ifade eden CHP Ankara Milletvekili Murat Emir,  “Bu ciddi bir sağlık yönetimi zafiyetidir. Sorumlular derhal ortaya çıkarılmalıdır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>BASIN BÜLTENİ</span></span></span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÜCRETLİ ÖĞRETMENE KADRO YOK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/uCRETLi-ogRETMENE-KADRO-YOK-79513a9de01f-6718-4f35-aaba-1690c9871b542020-01-14T19:57:00+03:00Admin ÜCRETLİ ÖĞRETMENE KADRO YOK

ÜCRETLİ ÖĞRETMENE KADRO YOK

GÜNDEM

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bakan Selçuk”16.12.2006 tarihli ve 26378 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 01.12.2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararın 9 uncu maddesinde;</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>"(1) Öğretmen sayısının yetersiz olması hâlinde;</em> ​</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>a) Yüksek öğrenimli olmak koşuluyla;</em></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>1) Bu Karar kapsamındaki yönetici ve öğretmenler dışındaki resmî görevliler ile sınıf öğretmenlerine ilköğretim, orta öğretim ve yaygın eğitim kurumlarında haftada 8 saate,</em></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>2) Resmî görevi bulunmayanlar ile emeklilere, okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim, özel eğitim ve yaygın eğitim kurumlan ile yabancı uyrukluların eğitim gördüğü geçici eğitim merkezlerinde haftada 30 saate, kadar ek ders görevi verilebilir.</em></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>b) İlgili mevzuatında belirtilen esaslara göre uzman ve usta öğretici olarak nitelendirilenlerden;</em></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>1) Resmî görevi bulunanlara haftada 10 saate,</em></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>2) Resmî görevi bulunmayanlara haftada 40 saate, kadar okul öncesi, meslekî ve teknik orta öğretim, özel eğitim ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders görevi verilebilir. </em>“Hükmü yer almaktadır.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Şüphesiz ki, eğitim öğretim hizmetlerinin kadrolu ve sözleşmeli öğretmenler eliyle yürütülmesi en çok arzu edilen bir durumdur. Ancak, anılan hükümde de belirtildiği üzere çeşitli nedenlerle öğretmen ihtiyacının karşılanamadığı durumlarda eğitim öğretim hizmetinin yürütülebilmesi için bu yönde bir uygulama yapılması kaçınılmaz olmaktadır.” Dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bakan Selçuk” bu kapsamda görevlendirilen öğretmenler, öğretmen ihtiyacının kadrolu ve sözleşmeli öğretmenlerle karşılanamadığı veya öğretmenlerin uzun süre izinli olması gibi durumlarla sınırlı olarak ek ders ücreti karşılığında ders okutmak üzere görevlendirilmektedirler.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bu çerçevede, ek ders ücreti karşılığında ders okutmak üzere görev yapanlar, yalnızca fiilen yaptıkları ders görevi karşılığında ek ders ücretinden yararlandırılmakta olup bunun dışında bir uygulama yapılabilmesi mümkün değildir.”dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>MALİ HAKLAR İYİLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bakan Selçuk” Devletin ekonomik imkânları, kalkınma planlan ve hükümet programları çerçevesinde, ek ders ücreti karşılığında görev yapanların emek-ücret ilişkisi bütünlüğündeki malî haklarında iyileştirme sağlanmasına yönelik çalışmalar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları nezdinde sürdürülmektedir.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Geçici 15 inci maddede <em>"01/12/2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararın 9'uncu maddesi kapsamında 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında ek ders ücreti karşılığında görev yapmış olanlar; başvuru tarihinin son günü itibarıyla bu görevlerinden dolayı en az 540 gün sigorta primi ödenmiş olması, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde öngörülen genel şartlar ile öğretmenliğe atanabilmek için aranan özel şartları taşımaları, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmaları ve Kamu Personel Seçme Sınavında Bakanlıkça belirlenen taban puan ve üzerinde puan almış olmaları kaydıyla, Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde yapılacak sözlü sınav sonuçlarına göre ek 4'üncü madde uyarınca öğretmen unvanlı vize edilmiş pozisyonlarda sözleşmeli personel olarak istihdam edilebilir. Bakanlıkça belirlenecek alanlarda olmak üzere bu kapsamda istihdam edilebilecek sözleşmeli öğretmen sayısı 5.000 ’i geçemez.”</em> denilmekte olup bu maddeye göre ücretli öğretmenlerin kadroya alınması veya sözleşmeli öğretmen olarak atanmalarına yönelik Bakanlığımızda herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.” Dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed> ÖĞRETMEN KADROLU OLMALI</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “AKP her alanda çalışanların durumunu sorunlu kıldı. Okullarda aynı öğretmen odasına kadrolu, sözleşmeli, ücretli, vekil tanımları ile öğretmenler çalıştırılıyor. Ücretler farklı, çalışma koşulları farklı, iş güvenlikleri farklı. Haklı olarak tüm öğretmenler eşit işi yapıp neden farklı kadro ve ücret alıyoruz diyorlar. Öğretmenlik ulvi bir görev, öğretmenimizi olsun sahiplenip sorunlarına iktidar çözüm üretmelidir. Atanamayan öğretmenler var. Kadrosu verilmeyen öğretmenler var. Bu sorunlar MEB’de çözüm bulmalıdır.” dedi.</span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SİMİT CAMEKANLARI SAHİPLERİNİ BULDU…]]>https://www.haberanaliz.net/haber/SiMiT-CAMEKANLARI-SAHiPLERiNi-BULDU-79506d3adb2b-a010-44b4-b021-dca7f96f78ec2020-01-14T19:55:00+03:00Admin SİMİT CAMEKANLARI SAHİPLERİNİ BULDU…

SİMİT CAMEKANLARI SAHİPLERİNİ BULDU…

GÜNDEM

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>KURA ÇEKİLİŞİNE 986 ENGELLİ VATANDAŞ BAŞVURDU</span></span></span></strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Simit camekanı alıp işletmek için başvuruda bulunan 986 engelli vatandaş arasından, Akyurt 2. Noteri Başkatibi Tuncay Kubat'ın huzurunda bilgisayar ortamında çekiliş yapıldı.</span></span></span></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>         Törene katılan Halk Ekmek Fabrikası Genel Müdür Yardımcısı Tarkan Dervişoğlu, hem engelli vatandaşların hem de ailelerinin maddi kazanç sağlamalarını amaçladıklarını belirterek, şunları söyledi:<br><strong>“Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş'ın ‘Engelli vatandaşlarımızın önüne çıkan her engeli birlikte aşacak, her konuda destekçileri olmaya devam edeceğiz. Başkent Ankara engelli dostu olacak’ sözünü kendi sözümüz kabul ettik. Siz değerli kardeşlerimize engel değil destek olmalıyız. Hepimiz birer engelli ya da engelli adayıyız. Bu bilinçle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”</strong></span></span></span></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>        </strong><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Satış yeri ve camekan tahsisi yapılan engelli vatandaşların, sözleşmede yer alan ve kendilerine tebliğ edilen tüm kurallara uymakla yükümlü olduklarını hatırlatan Dervişoğlu, <strong>“İstihdam ettiğimiz engelli kardeşimiz simit camekanının başında kendisi durmalı. Satış yapmaya gücü yetmeyecek derecede engeli olan kardeşimizin yanında anne, baba, kardeş, eş ya da çocukları bulunabilir. Camekanların ve satış yerlerinin, başkasına kiraya verilmesi, devredilmesi ya da ortak olunması mümkün değildir. Aksi halde camekan sahibi hakkında işlem başlatılıp, tahsisinin iptal edileceğini özellikle belirtmek istiyorum” </strong>dedi.</span></span></span></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed> Çekiliş sonucunda belirlenen 150 engelli vatandaş, 20 Ocak'tan itibaren yeni yerlerinde satışa başlayacak. Bir yıl boyunca sahip olacakları satış yeri ve camekanları ücretsiz kullanacak olan engelliler, Halk Ekmek Fabrikası görevlileri ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Zabıtası tarafından denetlenecek.</span></span></span></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>BASIN BÜLTENİ</span></span></span></span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DOĞAYA YEM BIRAKTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/DOgAYA-YEM-BIRAKTI-794909147814-df69-41f2-984b-e0d563fe68932020-01-14T19:53:00+03:00Admin DOĞAYA YEM BIRAKTI

DOĞAYA YEM BIRAKTI

DÜNYA

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mersin Büyükşehir Belediyesi ekipleri, zorlu kış şartlarında sağanak ve kar yağışının yarattığı olumsuzlukları süratle ortadan kaldırırken, bir taraftan da doğanın diğer unsurları olan yaban hayvanlarını unutmuyor.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Büyükşehir Belediyesi, Tarsus’a bağlı Gülek Mahallesi Karboğazı mevkiinde yoğun kar yağışı nedeniyle yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanları için doğaya yem bıraktı.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Hayvanları beslemek için harekete geçtiler</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Sokak hayvanlarının ve yabani hayvanların aç kalmaması için hassas davranan, yaban hayatını korumayı görev edinen ve yabani hayvanların yiyecek bulmakta zorlandığı kış ve bahar aylarında yem bırakma çalışmaları yapan Mersin Büyükşehir Belediyesi, yabani hayvanların en fazla yaşadığı yerleri tespit ederek, aç kalan yabani hayvanları beslemek için harekete geçti.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Ekipler, araçlara yem yükleyerek, Karboğazı’nda çalışma yaptı</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Son dönemlerde Mersin’in düz kesimlerinde yağmur yağışı, yüksek kesimlerinde ise kar yağışı ile soğuk hava şartlarının etkili olmasının ardından Büyükşehir Belediyesi Tarımsal ve Veteriner Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Tarsus Doğa Parkı ekipleri, yabani hayvanlar için başlatılan çalışmalar kapsamında, sahipsiz evcil hayvanlar ile aç kalan tilki, çakal, kanatlı yabani hayvanlar ve 100’den fazla yılkı atı için Karboğazı mevkiinde belirlenen noktalara yem bıraktı.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Bayat ekmekler çöpe atılmadı; hayvanlara yem oldu</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarsus Doğa Parkı ekipleri, soğuk hava şartlarının ve yağışların etkili olduğu Tarsus İlçesi’ne bağlı Karboğazı mevkiinde yiyecek bulmakta zorlanan hayvanlar için atlara sap balyası ve besi yemi, yabani kuşlara buğday ve mısır ile MER-EK Halk Ekmek Fabrikası’ndan getirilen bayat ekmekler ile kedi ve köpek mamalarını gerekli yerlere bırakarak, hayvanları besledi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Yem bırakma işlemlerinin uygunsuz hava koşulları süresince belirli aralıklarla devam edeceğini söyleyen ekipler, yabani hayvanlarla ilgili vatandaşlardan ve muhtarlardan gelen her türlü şikayetleri de değerlendirerek, anında müdahale ettiklerini belirtti.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>BASIN BÜLTENİ</span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BAKANLIKÇA GIDADA TAKLİT VE TAĞŞİŞ YAPAN FİRMALAR AÇIKLANDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/BAKANLIKcA-GIDADA-TAKLiT-VE-TAgsis-YAPAN-FiRMALAR-AcIKLANDI-7948d861991e-14ed-4465-8fb6-ed97ac15b64a2020-01-14T19:49:00+03:00Admin BAKANLIKÇA GIDADA TAKLİT VE TAĞŞİŞ YAPAN FİRMALAR AÇIKLANDI

BAKANLIKÇA GIDADA TAKLİT VE TAĞŞİŞ YAPAN FİRMALAR AÇIKLANDI

GÜNDEM

Admin
<p><strong><span xss=removed><span xss=removed>TARIM BAKANLIĞININ KENDİ SİTESİNDEN YAPTIĞI AÇIKLAMA AYNEN ŞÖYLE:</span></span></strong></p><p><span xss=removed><span xss=removed>5996 sayılı "Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu" ve bu Kanun kapsamında hazırlanan, "Gıda ve Yemin Resmi Kontrollerine Dair Yönetmelik" gereğince; laboratuvar sonucuyla taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen gıdaları üreten/ithal eden; kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten ve/veya satan firmanın adı, ürün adı, markası, parti ve/veya seri numarasını içeren bilgiler kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Bakanlığımızın yürüttüğü resmi kontroller ve firmaların otokontrol sistemlerine ek olarak bu uygulamamız ile;</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>*Tüketici sağlığının ve menfaatinin korunması,</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>*Sektörde haksız rekabetin önlenmesi,</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>*Tüketiciler aracılığıyla firmalar üzerinde bir denetim mekanizması oluşturulması ve</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>*Firmaların "güvenilir gıda üretimi"nin teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Söz konusu <strong>uygunsuzlukların tespit edilmesinde; Bakanlığımızca yürütülen denetimlerin yanında, tüketiciler tarafından yapılan ihbar, şikâyet, CİMER ve Alo 174 Gıda Hattı başvuruları neticesinde gerçekleştirilen denetimlerin de büyük payı olduğu açıktır.</strong> Bu bakımdan tüketicilerin bu başvurularını sürdürmeleri, halkımızın sağlığının korunması yönündeki çalışmalarımız için büyük önem taşımaktadır.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Taklit, tağşiş yapıldığı veya ilaç etken maddesi ilave edildiği tespit edilen toplam 229 firmaya ait 386 parti ürün Bakanlığımız internet sitesinde kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Böylece ilk kamuoyu duyurusunun yapıldığı 2012 yılından bu yana 1443 firmaya ait 3202 parti ürün tüketicilerin bilgisine arz edilmiştir.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Gıda konusunda kamu otoritesi olan Bakanlığımız, yasalarla verilmiş tüm yetkileri tereddütsüz kullanarak gıda güvenilirliğinin sağlanmasına ve tüketicinin korunmasına yönelik çalışmalarını aralıksız olarak ve büyük bir titizlikle sürdürmektedir.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><strong>CEZALAR BUGÜNKÜNE ORANLA ÇOK DAHA AĞIR OLACAK</strong></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli konu ile alakalı yaptığı açıklamada ise, taklit ve tağşiş suçlarını işleyenlere yönelik yasal düzenlemeyi en kısa sürede Meclise getirme konusunda gayretlerinin sürdüğünü belirterek, "Benim gönlüm hapis cezasını ister. Bu hapis cezası veya ticaretten men olabilir." dedi.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Taklit ve tağşiş yapılan ürün ve bu suçu işleyen firmaların ifşasının devam edeceğini vurgulayan Bakan Pakdemirli, söz konusu listelerin herhangi bir gecikme olmadan kısa aralıklarla açıklanacağını kaydetti.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Bakan Bekir Pakdemirli, buna ilişkin yasal düzenleme hazırlıklarının sürdürüldüğüne dikkati çekerek, "Şu an hem Meclis hem de Külliye ile irtibatımız devam ediyor. En yakın zamanda Meclise getirme konusunda gayretimiz sürüyor. Buradaki ana amaç hem caydırıcılığın hem de müeyyidelerin artırılması olacak." diye konuştu.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>Adalet Bakanlığı ve diğer bakanlıkların kurum görüşlerinin alındığını belirten Bakan Pakdemirli "Burada bizim istediğimiz, gönlümüzdeki olmayabilir ama şundan emin olabilirsiniz, cezalar bugünküne oranla çok daha ağır olacak" açıklamasını yaptı.</span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><strong>Taklit tağşiş listesine ulaşmak için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz.</strong></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><a href="https://bit.ly/2RdzW5g" target="_blank">https://bit.ly/2RdzW5g</a></span></span></p><p> </p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İş bulmak kadar..İşte sağlıklı ve güvenli kalmakta önemli]]>https://www.haberanaliz.net/haber/is-bulmak-kadariste-saglikli-ve-guvenli-kalmakta-onemli-7947ad27130c-d108-4782-aa3f-6df1068bce652020-01-14T19:24:00+03:00Admin İş bulmak kadar..İşte sağlıklı ve güvenli kalmakta önemli

İş bulmak kadar..İşte sağlıklı ve güvenli kalmakta önemli

SİYASET

Admin
<p><img alt="" src="/images/haberici/1(1525).jpg"></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[AV. CELAL ÜLGEN: Yazık, çok yazık bu kadar bozulmamalıydı hukuk..]]>https://www.haberanaliz.net/haber/AV-CELAL-uLGEN-Yazik-cok-yazik-bu-kadar-bozulmamaliydi-hukuk-7946d7f67dcd-f290-412a-a817-2f530356fcce2020-01-13T19:30:00+03:00Admin AV. CELAL ÜLGEN: Yazık, çok yazık bu kadar bozulmamalıydı hukuk..

AV. CELAL ÜLGEN: Yazık, çok yazık bu kadar bozulmamalıydı hukuk..

GÜNDEM

Admin
<p><img alt="" src="/images/haberici/1(1524).jpg" xss=removed></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Ortadoğu'da tırmanan gerilim Türkiye'ye nasıl yansıyor?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/Ortadoguda-tirmanan-gerilim-Turkiyeye-nasil-yansiyor-79457487c581-52b1-4140-85ed-17dc873f49fb2020-01-13T19:18:00+03:00Admin Ortadoğu'da tırmanan gerilim Türkiye'ye nasıl yansıyor?

Ortadoğu'da tırmanan gerilim Türkiye'ye nasıl yansıyor?

GÜNDEM

Admin
<p><span xss=removed><strong>PROF.DR. HÜSEYİN BAĞCI KRT'NİN TİVİTİNİ PAYLAŞTI...</strong></span></p><p><img alt="" src="/images/haberici/1(1523).jpg" xss=removed></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[RANT İÇİN PROMOSYON ÇALIŞMASI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/RANT-iciN-PROMOSYON-cALIsMASI-7944a9a7bacb-ac39-412f-bcbe-a289f45b31b22020-01-13T15:50:00+03:00Admin RANT İÇİN PROMOSYON ÇALIŞMASI

RANT İÇİN PROMOSYON ÇALIŞMASI

GÜNDEM

Admin
<p><strong>ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI ASIL NİYETİNİ AÇIKLADI: “BAŞKA YERE YAPSAK BU KADAR RANT OLMAZ!”</strong></p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan’ın Anadolu Ajansı’nın Canlı yayınındaki Kanal İstanbul açıklamalarını değerlendiren CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca; “Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’nın görevi kanunda düzenlenmiştir. Kentsel rant oluştur diye bir görevi yok. Bu kadar paralamasın kendisini.” dedi. İşte Gülizar Biçer Karaca’nın değerlendirmesi:</p><p> </p><p><strong>Rant için promosyon çalışması!</strong></p><p>Ulaştırma Bakanı’nın açıklamalarına bakacak olursak, gözü paradan başka bir şey görmüyor.  Öyle ki, emlak spekülatörü gibi; “Kanalın yapılması ile söz konusu alanın emlak değerinin 10 katına çıkacağını iddia eden Ulaştırma Bakanı aynı kanalın Sakarya’ya yapılması durumunda bu kadar yüksek rant sağlanamayacağını” ifade etmekte çekince görmüyor. Oysa ki bu alan, 5 Milyon İstanbullunun su ihtiyacının karşılandığı sahanın mevcut olduğu, ekosistemin muhakkak korunması gereken bir alan…</p><p><strong>Ranttan Haberi Var Ama Nereye Gittiğinden Haberi Yok!</strong></p><p>Kanal güzergahında yabancı ülkelerin arsa alıp almadığı konusunu bilmediğini, basından takip ettiğini söyleyen Ulaştırma bakanı: “Bedava mı almış, para verip almış” esprisini yapmak gibi ciddiyetsiz açıklamalarla konunun öneminden uzaklaşmaya, geçiştirmeye çalışıyor. Doğu Karadeniz’in doğal ve kültürel mekanlarının talan edilmesine yol açan Trabzon’daki taşınmaz satımı konusunu da örnek gösteriyor. Bakan, Trabzon’da daire fiyatları İstanbul’un bazı yerlerine yaklaşmış olabilir diyor. Karadeniz’de ormanlar kesilip inşaat yapıldı, deniz dolduruldu. Bakan bu durumu örnek gösteriyorsa, İstanbullular, İstanbula sahip çıkın. Yabancı sermaye, doğal ve kültürel alanları talan etmekten, tüketmekten başka bir şey yapmıyor.</p><p><strong>Gözü paradan başka bir şey görmüyor</strong></p><p>“Kanunun verdiği yetkiyi kötüye kullanarak 418 adet (13.437.022,67 m2) taşınmazın mera niteliğini kaldıran Bakan, Kanal hakkında verilen olumsuz kurum görüşlerini sümen altı etmekte, televizyon kanallarında emlak spekülatörü gibi bilgiler vererek, kanalın değil, arazinin reklamını yapmaktadır” diyen Gülizar Biçer Karaca, “Bakan Kanunda olmayan görevleri üstlenmiş durumda, bu yoğunlukta yeğenini ihmal ediyor diye kaygılanıyoruz” yorumunu yaptı.</p><p>BASIN BÜLTENİ</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Sağlıkta şiddet ne zaman son bulacak?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/Saglikta-siddet-ne-zaman-son-bulacak-7943a86f516d-bb58-4531-8831-4ce2efff1b802020-01-13T15:46:00+03:00Admin Sağlıkta şiddet ne zaman son bulacak?

Sağlıkta şiddet ne zaman son bulacak?

GÜNDEM

Admin
<p>Türkiye’deki doktor sayısının yetersizliği ve sağlıkta şiddeti Meclis gündemine taşıyan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Kani Beko, Sağlık Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde sağlıkta şiddete karşı alınan önlemlerin yetersizliğine vurgu yaptı. Türkiye’de yaklaşık 150 bin doktorun görev yaptığını ifade eden Beko, “80 milyonu aşan Türkiye nüfusu göz önüne alındığında, doktor başına düşen hasta sayısının çok yoğun olduğu ve bir doktorun bir yılda yaklaşık 3 bin 500 muayene gerçekleştirdiği vurgulanmaktadır. Ülkemizde 10 bin kişiye yaklaşık 17 doktor düşerken, bu rakam OECD ülkelerinde 10 bin kişiye 30 doktor civarındadır. Böylesi ağır koşullarda çalışmak durumunda kalan sağlık emekçilerinin sorunları da ağırdır. Hükümetin yürüttüğü hekimliği değersizleştirme ve itibarsızlaştırma politikası sağlık alanında uygulanan şiddette somut hale geliyor. Son 10 yılda sağlıkta şiddet yüzde 60 oranında artmış durumda. Bu çok ciddi ve acil önlem alınması için önemli bir rakam.  Her gün acil servislerden, hastane koridorlarından şiddet haberleri geliyor. Biz AKP iktidarları döneminde (Kasım 2002- Ocak 2020 arasında) kaç doktor ve sağlık çalışanı hayatını kaybetmiştir ve aynı dönemde kaç doktor ve sağlık çalışanı yaralanmıştır bunu kamuoyu adına öğrenmek istiyoruz” dedi.</p><p>DEĞERSİZLEŞTİRME VE İTİBARSIZLAŞTIRMA POLİTİKASININ SONUCU!</p><p>Sağlıkta şiddetin iktidarın itibarsızlaştırma politikalarının sonucu olduğunu savunun CHP’li Beko, şu önemli sorulara cevap istedi: “Sağlık çalışanları için şiddet konusunda bir takım yasal düzenlemelerin yapıldığı ve sağlık kurumlarında çalışanlara yönelik şiddetin önlenmesi için kesin ve caydırıcı önlemlerin alındığı iddia edilmektedir. Ancak sağlıkta şiddet sorunu halen çözülememiştir. Alındığı vurgulanan önlemlerin etkili olmamasında hükümetin uyguladığı değersizleştirme ve itibarsızlaştırma politikasının etkili olduğu bilinmektedir. Bu durumun değişmesi için politika değişikliği yapılması gerektiği açıktır. Bu konuda yapılan bir çalışma var mıdır? Bakanlığınız bu doğrultuda hangi adımları atmaktadır? Bu dönemde kaç doktor ve uzman doktor yurtdışına iş için göç etmiştir? Ataması yapılan yabancı uyruklu doktorların denklik verilenleri hangi ülkelerden mezun olmuştur, bu ülkelerin dağılımı nedir? Milli gelir eksenli sınıflamada hangi ülkeler ağırlıklıdır? Türkiye'de tıp fakültelerinde öğrenim gören yabancıların Türkiye'de çalışma yaşamına katılma ve ikametgah olarak Türkiye'yi tercih etme oranı nedir?”- BASIN BÜLTENİ</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DEPODA KALAN PATATESE BAKAN YOK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/DEPODA-KALAN-PATATESE-BAKAN-YOK-7942c6fe2bba-7b2b-45b1-a365-8b28acc273332020-01-13T15:43:00+03:00Admin DEPODA KALAN PATATESE BAKAN YOK

DEPODA KALAN PATATESE BAKAN YOK

DÜNYA

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>BİRİ YAZIYOR BİRİ BOZUYOR</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Niğde AKP il Başkanlığından yapılan açıklamada </span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Tarım ve Orman Bakanlığı ile yaptığımız görüşmeler sonucunda Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından İhracat Ön İzin konusunda Niğde İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne yetki verildiğini belirterek Patates ihracatında istenen ağır metal ve pestisit analizinin kaldırıldığı duyuruldu. AKP il Başkanı açıkladığı gibi Kasım 2019 zorunlu kılınan bu analizler kaldırıldı mı? Bakan açıklaması bekleniyor?</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Patates ve soğan ihracatında yaşanan sorunların </span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Niğde İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne Patates ve Soğan ihracatında ‘Ön İzin Belgesi’ verilmesi yetkisinin verilmesine ile sorun aşıldığı duyuruldu. Patates ve Kuru Soğan İhracat Ön İzni için İl Müdürlüğümüze yetki verilmiştir. Bilindiği üzere Ticaret Bakanlığının İhracı Yasak ve Ön İzne Bağlı Mallara İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği 07.01.2020 tarih ve 31001 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bu kapsamda Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğünce Patates ve Kuru Soğan İhracat Ön İzni için İl Müdürlüğümüze yetki verilmiş- tir.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Üreticilerimiz, İl Müdürlüğümüz vasıtasıyla Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce alınacak ihracat belgesi ile patates ihracatını izne tabii olarak gerçekleştirebilecekler” dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>BAKAN DEPODA PATATES İÇİN ÇÖZÜM GETİRMİYOR</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed> </span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kasımda hasat edilip depolara konan patatesin değer bulmaması halinde çürümemesi <a name="m_-7039514857426563958_m_-8113579546172411059__GoBack"></a>için Tarım ve Orman Bakanına yönelttiği soru önergesine de Bakan yanıt verdi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Niğde ilinde eylül ortası ile ekim, kasım aylarında patates ürünü hasat edilmektedir. Patates üreticisi alım yapacak olan tüccarların piyasanın altında alım yapacağı konusunda kaygılan bulunmaktadır. Geçen yıl hasat edilen patates üreticiden tüccara geçiş aşamasından sonra fiyat farkı katlayarak artması sonucu ithal üründe çare aranmıştı. Maliyet hesabı yapılarak patatesin değerinde bir fiyat politikası izlenerek alımının yapılması hususunda TMO'nun devreye girmesi planlanmakta mıdır? Stok olanağı dikkate alınması neticesinde patates ürünündeki fiyat artışını dengelemek ve ürün ithalatının önünü kesmekte mümkün olacaktır. Ayrıca patates ihracı için teşvik verilmesi düşünülmekte midir?” dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>BİZ YOKUZ</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer önergesini yanıtlayan Bakan Pakdemirli geçen yıl Ticaret Bakanlığınca basılan depoları unutarak serbest piyasa ekonomisinden söz etti. Pakdemirli “Tarım ve gıda ürünlerinin fiyatları serbest piyasa şartlarında arz/talep dengesine göre oluşmakta olup, fiyat değişimlerinde; üretim miktarı, tüketim ve talep durumu, kalite vb. faktörlerin etkisi olabilmektedir. Bakanlığımızca piyasalarda istikrarın sağlanması, oluşabilecek tekelleşmenin engellenmesi, pazarlama sorunlarının ortadan kaldırılması, depolama ve finansman ihtiyacının giderilmesi için gerekli tedbirler alınmaktadır. Gıda fiyatlarındaki dalgalanmaları izlemek ve tedbirler almak amacıyla "Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi" kurulmuştur. Bakanlığımızın da üyesi olduğu Gıda Komitesi tarafından gerekli çalışmalar yapılmakta ve alınacak tedbirler belirlenmektedir. Ayrıca, Tarım Ürünleri Piyasalarının İzlenmesi ve Değerlendirmesi çalışmaları kapsamında, Tarım Ürünleri Fiyat İzleme Sistemi (TÜFİS), 81 İl ve İlçelerinde uygulamaya konulmuş olup, tarım ürünlerinde üretici, aracı, hal, pazar ve market fiyatlarının takibi günlük olarak yapılmaktadır. Söz konusu dönemde bahsi geçen ürünlerde hasadın başlaması ile arz açığı kapanarak piyasa fiyatları normal seyrine dönmüştür. TMO tarafından halihazırda patates alımı ile ilgili bir çalışma yürütülmemektedir.” dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>PATATES DEPODA KALDI</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer patates üretiminde Niğde ilk sıradadır. Ürün, maliyet fiyatına dahi tüccar tarafından alınmamış üretici mağdur edilmiştir. Fiyat dengesi sağlanmadığı için 2020 yılı yine ekim alanları daralabilir. Bu gelecek yıl için sorun üretir. Bakanlık üreticiyi cezalandırmak, ithal ile baskılamak yerine sorunlarında yanlarında olmak zorundadır. Sorunu yok olarak görmek AKP’nin tarım politikası olduğu için sorunlar da bu yüzden katlanarak artmaktadır. Patates depodadır.90 krş mal olan patates üreticiden TMO emeğini de vererek almalıdır. Üretici daha çok mağdur olmadan sorun çözümlenmelidir Geçen yıl depo basan çiftçiyi terörist ilan eden Ticaret Bakanlığı bu yılda yasaklarla üreticinin önüne çıkmıştır. Ticaret Bakanlığı farklı telden, Tarım ve Orman Bakanlığı ayrı telden çalmayı bırakmalıdır. Engeli koyan AKP iktidarı karar kalktı müjde diyen AKP teşkilatı neyin müjdesi onu bilende yok. Ürün depoda duruyor Acil çözüm gerekiyor.” dedi.- BASIN BÜLTENİ</span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DEMİR ÇELİK SEKTÖRÜ ÖLÜME TERKEDİLİYOR!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/DEMiR-cELiK-SEKToRu-oLuME-TERKEDiLiYOR-79412abc6c1e-5cc7-4306-8274-71b9198b09e22020-01-13T15:39:00+03:00Admin DEMİR ÇELİK SEKTÖRÜ ÖLÜME TERKEDİLİYOR!

DEMİR ÇELİK SEKTÖRÜ ÖLÜME TERKEDİLİYOR!

GÜNDEM

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Suzan Şahin, demir-çelik sektöründe ithalatı teşvik eden mekanizmaların gözden geçirilip, artması gereken Türkiye’nin çelik tüketiminin, yerli üreticiler tarafından karşılanmasını teşvik edecek tedbirlerin alınması ve sektörün üzerindeki rekabet gücünü sınırlayan yüklerin kaldırılması gerektiğini belirterek konuyu TBMM gündemine taşıdı.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Uluslararası piyasalarda yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, girdi maliyeleri üzerindeki yüklerin halen sürdürülüyor olmasının, demir-çelik sektörünün durumunun AKP hükümeti tarafından dikkate alınmadığı izlenimini verdiğini söyleyen Şahin yaptığı açıklamada, <span xss=removed><em>‘‘<strong>Türkiye demir çelik sektörü artan girdi maliyetleri, üretim ve kapasite kullanım oranlarındaki olağanüstü düşüşler ile birlikte zor koşullarda varlıklarını sürdürmeye çalışırken, artan tüketimin yerli üreticiler yerine ithalat yoluyla karşılanmasından dolayı da haksız rekabet koşulları altında ezilmektedir. Yurtiçi üretimi arttırma ve ithalatın azaltılması konusunda verilen sözlerin tutulmaması, enerji tüketiminin yoğun olduğu dönemlerde önceden haber vermeksizin yaşanan kesintiler ve tüm bu durumların yol açtığı kayıpların telafi edilmesi yönünde yapıcı adımların atılmaması ülkemizde demir çelik sektörüne ciddi zararlar vermekte, milyarlarca dolar yatırımlarla oluşturulan kapasitelerin tam olarak kullanılamadığı görülmektedir.</strong>’’ </em></span>ifadelerini kullandı.</span></span></p><p xss=removed> </p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>2020 yılında daihracatın değil ithalatın ağırlığını koruyacağının öngörüldüğünü ve Türkiye’de üretilen demir-çeliğin sadece `’ının kullanıldığını belirten CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, ‘‘<span xss=removed><em><strong>AKP  yol, köprü, havalimanı yapmakla övünüyor ancak bu yapılarda yerli demir-çelik kullanılmasını zorunlu tutmayarak, ülkemizde kaliteli demir-çelik üretilmesine rağmen milli ürünü kullanmayıp anlam veremediğimiz şekilde yabancılardan, daha yüksek fiyatlara demir-çelik satın alıyor. Dünya standartlarının üstünde yerli ürünü kullanmayıp vatandaşın vergileriyle yabancılardan yüksek fiyata ürün satın alıyor. Yandaş aracı şirketleri zengin etmek uğruna yapılan bu gayri milli tutum, Türkiye’yi kıvrandıran ekonomik krizi daha da derinleştiriyor.’’ </strong></em></span>dedi.</span></span></p><p xss=removed><br><span xss=removed><span xss=removed>CHP’li Şahin’in TBMM Başkanlığı’na sunduğu önergede, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın yazılı olarak cevaplandırılmasını istediği sorular ise şöyle<span xss=removed><em>;</em></span></span></span></p><p xss=removed> </p><ol> <li xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>Demir çelik sektörünün yaşatılması için en büyük girdilerini oluşturan Belediye Fonu gibi fon ve kesintilerin, özellikle kok gazından alınan hava gazı vergisinin kaldırılması gibi bir düzenleme yapmak mümkün müdür? Mümkün değil ise nedenleri nedendir?</em></span></span></span></li> <li xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>Elektrik enerjisi fiyatlarında tüketim miktarına göre bir fiyatlandırma ve sanayi tarife gruplarına benzer bir düzenleme yapılacak mıdır?</em></span></span></span></li> <li xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>Türkiye’ye kalitesiz çelik ürünlerinin girişinin engellenmesi konusunda gümrüklerde yapılan teknik kontrollerin sıkılaştırılması yönünde çalışmalarınız var mıdır? Var ise bu çalışmalar nelerdir? Yok ise teknik kontroller neden sağlıklı yapılmamaktadır?</em></span></span></span></li> <li xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>İthalatın azaltılması ve yerli üreticinin desteklenmesi konusunda ne gibi çalışmalarınız olacaktır?</em></span></span></span></li> <li xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>Türkiye’nin çelik tüketiminin, yerli üreticiler tarafından karşılanmasını teşvik edecek tedbirlerin alınması ve sektörün üzerindeki rekabet gücünü sınırlayan yüklerin kaldırılması konusunda ne gibi tasarruflarınız vardır?</em></span></span></span></li> <li xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>Katma değeri yüksek ileri teknoloji gerektiren ürünlerin üretilebilmesi ve yerli girdi tedarik imkanlarının artırılabilmesi için, Türkiye-AKÇT Serbest Ticaret Anlaşması’nın sektöre devlet yardımlarını yasaklayan hükümlerinin revize edilmesi, yüksek katma değerli ürünlere geçişe ve ileri teknoloji gerektiren yatırımlara teşvik verilmesi konusunda bir çalışmanız var mıdır?</em></span></span></span></li> <li xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>Türkiye’de hali hazırda kapasite fazlalığının bulunduğu ürünlerin üretilmesine yönelik olarak yapılması planlanan yatırımların, atıl kapasite oluşumunu hızlandıracağı hususu dikkate alınarak, bu tür atıl kapasiteyi arttıracak yatırımlara izin verilmemesi yönünde bir çalışmanız olacak mıdır?</em></span></span></span></li> <li xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><em>Bölgesel enerji boru hatları, üçüncü havalimanı, Çanakkale Köprüsü gibi büyük kamu projelerinde, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi yurtiçinde üretilen çelik ürünlerinin kullanılmasının neden zorunlu hale getirilmiyor? </em></span></span></span></li></ol><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SU ALTINDAKİ AMİK OVASI AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/SU-ALTINDAKi-AMiK-OVASI-AFET-BoLGESi-iLAN-EDiLMELi-79409fdbef65-d813-424c-9edc-b2a9fe1c83b22020-01-13T15:36:00+03:00Admin SU ALTINDAKİ AMİK OVASI AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ

SU ALTINDAKİ AMİK OVASI AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ

GÜNDEM

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Güzelmansur’un Kanun Teklifi,</span>7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun ile 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanuna geçici maddeler eklenmesini öngörüyor. Böylece su altındaki Amik Ovası’nın yaraları afet bölgesi düzeyinde sarılacak ve Ova’da <span xss=removed>zarar gören tüm çiftçilerin üreticilerin, kayıpları tarım sigortası yaptırıp yaptırmadıklarına bakılmaksızın Devlet tarafından karşılanacak</span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>YARALAR SARILMAZSA BÖLGEDE TARIM VE HAYVANLICILIK BİTER</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Bölgenin yaralarının sarılmaması durumunda <span xss=removed>Hatay'da tarım ve hayvancılığın bitme noktasına</span> geleceğini söyleyen Güzelmansur  “<span xss=removed>Amik Ovası'nda binlerce dönüm ekili arazi, evler, ahırlar, ağıllar, yollar, meralar, tarım işçilerinin kaldığı çadırlar, hayvan yemleri sular altında kalmıştır. Bölgede durum öylesine vahim boyutlara ulaşmıştır ki çiftçiler tarlalarına gidemez duruma gelmiş, hayvan üreticileri ise ne hayvanlarını besleyecek yem ne de yatıracak yer bulabilmektedir. Soğuk, açlık hayvanların telef olmasına, gebe hayvanların düşük yapmasına yol açmıştır. Hatay'da her yıl yaşanan benzer felaketler ve sonrasında kaderine terkedilen çiftçiler tarlalarını satıp bölgeyi terk etme aşamasına gelmişlerdir. Hayvan üreticileri de benzer durumdadırlar. Dolayısıyla bölgenin yaralarının sarılması elzemdir. Aksi durum Hatay'da tarım ve hayvancılığı bitme noktasına getirecektir.- BASIN BÜLTENİ</span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÜRSEL TEKİN: O para için bu yıkıma değmez.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/GuRSEL-TEKiN--O-para-icin-bu-yikima-degmez-79393fae1a09-19ed-4fce-8ab1-46799119ca5b2020-01-13T15:32:00+03:00Admin GÜRSEL TEKİN: O para için bu yıkıma değmez.

GÜRSEL TEKİN: O para için bu yıkıma değmez.

GÜNDEM

Admin
<p>CHP'Lİ GÜRSEL TEKİN:  O para için bu yıkıma değmez.<br>DEDİ VE YAZIP PAYLAŞTI.</p><p><img alt="" src="/images/haberici/1(1522).jpg" xss=removed></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Hükümet çiftçilere 177 milyar lira borçlu]]>https://www.haberanaliz.net/haber/Hukumet-ciftcilere-177-milyar-lira-borclu-79387a6dc517-eeed-4937-b17e-59a8d4d9a3e42020-01-13T15:28:00+03:00Admin Hükümet çiftçilere 177 milyar lira borçlu

Hükümet çiftçilere 177 milyar lira borçlu

SİYASET

Admin
<p>"ÜRETİCİLERİ DESTEKLEMEDİLER, TARIMI GÖZDEN ÇIKARDILAR"<br><br>AKP Hükümetleri'nin 17 yıldır uyguladığı yanlış tarım politikaları ülke tarımı ve üreticisine büyük bir darbe vurduğunu aktaran Ayhan Barut, "Ülkemizi tarımda net olarak dışa bağımlı hale getirip ithalat cennetine çevirdiler. Çiftçimizi, köylümüzü perişan edip tarımdan uzaklaştırdılar. AKP iktidarı, ülkemizi Sırbistan'dan et, Bulgaristan'dan saman, Kanada'dan mercimek ithal eder hale getirdi. Bunca zamandır iç savaşın sürdüğü Suriye'den 20 bin ton buğday ithal edenler, Toprak Mahsülleri Ofisi'ne sınırsız ithalat yetkisi verenler, 'Yerliyiz, milliyiz' diyerek aklımızla alay etmeye çalışıyor. Bu zihniyet, yerli üreticimizi desteklememiş, tarımı gözden çıkarmıştır" diye konuştu.<br><br>"PARALAR NEREDE?"<br><br>AKP Hükümeti döneminde 2006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesinin milli gelirin en az yüzde 1'i oranında tarıma destek verilmesini emrettiğini anımsatan Ayhan Barut, yasaya göre çiftçinin 2007'den bugüne alacağı destekleme tutarının yaklaşık 318 milyar lira olduğunu aktardı. Ancak üreticilere bu oranın yüzde 0.5'inin dahi verilmediğini ifade eden Barut, "Çiftçilere bugüne dek verilen destek tutarı 141 milyar lira. Yasaya göre çiftçinin alacağı 177 milyar lira nereye gitti? Bu çiftçinin parasını kimlere verdiniz? Garanti müşterili köprü, otoyol, havalimanı ve hastane ihaleleri için mi kullandınız? Hükümet yasaya uymayarak suç işliyor" açıklamasında bulundu.<br><br>"ÇİFTÇİLERİMİZ BORÇ BATAĞINDA"<br><br>Küreselleşen dünyada gıdanın çok daha önemli hale geldiğine işaret eden Ayhan Barut, AKP'nin iş bilmez politikaları sonucu Türkiye'nin bu gerçeğe göre hareket edemediğini belirterek, şunları kaydetti:<br>"Amerika Birleşik Devletleri'nde 2017'de 34 milyar dolar olan tarım desteklemesi 2018 yılında 44 milyara çıkmıştır. Avrupa Birliği 2018 yılında 157 milyar euro olan bütçesinin 58 milyar Euro'sunu yani yüzde 37'sini tarıma destek olarak vermiştir.  Ülkemizde ise 2020 bütçesinin ancak yüzde 2.2'si tarıma ayrılıyor. Destek tutarı, milli gelirimizin yüzde 1'i olması gerekirken yarısını dahi vermiyorlar. Mazot, gübre, süt yemi, ilaç, tohum, elektrik ve sulama gibi temel girdileri 2002'den günümüze ortalama 7 kat artarak üreticinin belini kırmıştır. Bunun yanında üreticinin ürettiği hiçbir ürün bu oranda artmamış, dolayısıyla köylü ve çiftçi kazanamamıştır. Girdi kalemlerindeki fahiş artışa karşın destekleme primleri artmadı. Cumhuriyet tarihinde ilk defa ekim alanları 20 milyon hektarın altına düşmüş, 2002'den günümüze dek çiftçi sayısında 700 bin eksilme olmuş, 2002'de 2.5 milyar lira olan çiftçi borcu toplamda 160 milyara çıkarak tam 64 kat artmıştır. Yeter, bitsin artık bu çile!"</p><p>BASIN BÜLTENİ</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Çocukları Daha Fazla Etkiliyor!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cocuklari-Daha-Fazla-Etkiliyor-7937911c5595-4a40-4eab-ae56-215ed505b5b72020-01-13T15:26:00+03:00Admin Çocukları Daha Fazla Etkiliyor!

Çocukları Daha Fazla Etkiliyor!

GÜNDEM

Admin
<p>Dünyada grip sezonun erken başladığını, birçok ülkede kendini sert bir şekilde gösterdiğini söyleyen <strong>Çevre Hastanesi </strong>doktorlarından <strong>KBB Uzmanı Op. Dr. Murat Koçyiğit, </strong>yetişkin ve yaşlılara göre özellikle çocukları daha fazla etkileyen gribe dikkat çekti. <strong>Murat Koçyiğit; “</strong><em>H1N1 virüsü bulaşıcı özellikte olup, insandan insana geçer. Domuz gribinin bulguları bilinen klasik griple benzerdir. Yüksek ateş, kuru öksürük, boğazda ağrı, üşüme, halsizlik, vücutta yaygın ağrı gibi belirtilerin yanı sıra bazı kişilerde ishal ve kusma da görülebilir. H1N1 gribi, kronik hastalığı olanlarda, prematürelerde, bağışıklık sistemi hastalığı olanlarda ve yaşlılarda daha ağır seyreder. Ağır seyirli hastalık akciğer iltihabı ve buna bağlı solunum yetmezliği, kalp kası iltihabı ve buna bağlı ani gelişen kalp yetmezliği sonucunda ölüme neden olabilir. Son yıllarda ülkemizde de kalp kası iltihabı ve ardından gelişen kalp yetmezliğine bağlı özellikle çocuklarda (2-6 yaş) ölüm vakaları bildirilmiştir. <strong>İşin daha ilginç olanı ise</strong> bu kalp yetmezliği vakalarındaki çocukların antiviral tedavi altında iken bu komplikasyonları yaşamasıdır. Uzun süren ve düşmeyen ateş, genel durumda bozukluk, solunum sıkıntısı gibi bulguların varlığında doktora başvurulmalı ve ayrıca bilinçte bulanıklık, uykuya meyil, nefes alma güçlüğü, vücutta solgunluk veya morarma ve dirençli kusma varsa, acil müdahale edilmelidir</em>” dedi ve korunmak için tavsiyelerde bulundu:</p><p> </p><p><strong>Domuz gribinden korunmak için;</strong></p><ul> <li>Bulaşmayı önlemek için öksürme, aksırma sırasında ağız ve burun mendille kapatılmalı ve kullanılan kağıt mendil çöpe atılmalıdır.</li> <li>Eğer mendil yoksa ve ağız ve burun el ile kapatılmışsa eller su ve sabunla yıkanmalıdır.</li> <li>Grip olan kişiler başkaları ile yakın temastan kaçınmalı, hastalığın bulaşıcı olduğu dönemde işe ve okula gidilmemelidir.</li> <li>Grip olanların maske takması (cerrahi maske, standard maske) diğer insanlara bulaşmanın önlenmesine yardımcı olacaktır.</li> <li>Hasta olmayan kişiler hastaların yanına girerken maske kullanmalıdır.</li> <li>Hasta kişilerle tokalaştıktan veya solunum salgıları bulaşmış yüzeylerle temastan sonra göz, burun veya ağza dokunmak bulaşmaya neden olabilir.</li> <li>Çevremizdeki sık dokunulan kapı kolları, telefon ahizeleri gibi yüzeylerin sık sık temizlenmesi önerilir.</li> <li>Ellerin tüm yüzeylerinin gereğinde ve sık sık su ve sabunla yıkanması bu yapılamıyorsa alkol içeren el temizleyicilerin kullanılması, grip de dâhil olmak üzere pek çok hastalıktan korunmaya yardımcı olur.</li> <li>Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat ediniz.</li> <li>Bulunduğunuz mekânı sık sık havalandırınız.</li></ul><p>BASIN BÜLTENİ</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kültürpark'ın tarihi mekanlarında restorasyon başlıyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/Kulturparkin-tarihi-mekanlarinda-restorasyon-basliyor-7936cd5ba879-db82-4387-963b-424d821aede22020-01-13T15:22:00+03:00Admin Kültürpark'ın tarihi mekanlarında restorasyon başlıyor

Kültürpark'ın tarihi mekanlarında restorasyon başlıyor

GÜNDEM

Admin
<p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir’in kent belleğine sahip çıkmaya devam ediyor. Büyükşehir 1930’lu yıllardan günümüze, İzmir ve Türkiye’nin fuarcılık, kültür ve sanat tarihinin en önemli mekanlarından biri olan Kültürpark’taki gazinoları amacına uygun olarak düzenlemek için harekete geçti. Kentin simgesi Kültürpark'ı iyileştirme çalışmaları kapsamında, Kasım ayında tahliye işlemleri biten Ada ve Göl gazinolarının restorasyon çalışmaları başladı.</span></span></span></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>İzmir’in kültürel mirasında önemli bir yere sahip Ada ve Göl gazinoları yıkılmayacak, zaman içerisinde hasar gören tarihi mekanlar aslına uygun bir şekilde restore edilecek. Restorasyon çalışmaları tamamlandıktan sonra iki yapı da tarihi kimlik ve karakterlerine yaraşır şekilde işlevlendirilerek hizmet vermeye devam edecek.</span></span></span></span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>basın bülteni</span></span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[LAMA DAWA ANTALYA'YA GELİYOR.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/LAMA-DAWA-ANTALYAYA-GELiYOR-79356b97ebf3-170a-40c4-88c0-1b673a330c872020-01-13T15:17:00+03:00Admin LAMA DAWA ANTALYA'YA GELİYOR.

LAMA DAWA ANTALYA'YA GELİYOR.

GÜNDEM

Admin
<p><strong>Haber Merkezi-ANTALYA</strong></p><p>İnsan, kendini bazen yaşamın içinde kaybolmuş  ve ne yapacağını bilemez halde hissedebilir. Böyle anlarda içimizde var olan gücümüzü bize hatırlatacak, kaldıraç etkisi yapacak güçlü bir enerji, bize mucize etkisi yaratır.Böylece;<br>İçeride saklı olan güçle bağlantıya geçerek, dışarıda istediğimiz her şeyi yaratabiliriz.<br>Bu konuda pek konuşmasa da, hemen herkes aynı sorar kendisine ‘kendi yaşam amacımla nasıl bağlantı kurabilirim?<br>Buradaki anahtar sözcük; bağlantıdır. Kendimizle, dünyayla, kozmik kaynakla, sonsuz olasılıklar alanıyla, sonsuzluğun içindeki her şeyin bolluğuyla bağlantı; bilinçli bir farkındalıkla meditasyona durmakla mümkündür.<br>İşte bu bağlantı meditasyonunu, Himalayalar ‘ da  6 yıl inziva yapmış Tibet’li Lama Dawa Türkiye’de, Turizmin başkenti Antalya’ya sevenleriyle buluşacak.<br><br><strong>Türkiye ilk  kez ; ünlü Tibet’li bir Meditasyon Üstadını ağırlamaya hazırlanıyor.</strong><br><br>Himalayalar’ da  6 yıl  inziva yapmış Tibet ‘ li dünyaca ünlü meditasyon üstadı  “ Lama Dawa “ ile  ülkemizde ilk kez birlikte meditasyon düzenleyecek.<br>Bu organizasyonu düzenleyen Düş Defteri Akademisi Kurucu Eğitmeni Dr. Evrim Saraç uzun yıllardır  Nepal ‘ e açık ve kapalı guruplarla ruhsal yolculuklar yaparak meditasyon öğretiyor.  “ Mistik Nepal Gezileri “ ‘nde yer alan “ Lama Dawa ile Meditasyon “ birlikteliğimizin Türkiye ‘ de ilkini gerçekleştireceklerini dile getiren Saraç bu organizasyonun Türkiye’de yaşananlar için büyük bir fırsat olduğu ve ‘ Nepal ‘ de yaşayan Lama Dawa, sevgiyi - şefkati - merhameti anlatmak üzere  dünyaya bedenlenmiş rehber bir ruh . Dünyanın birçok ülkesine davet edilen bu özel ruh ; kozmik kaynakla meditasyon aracılığıyla nasıl bağlantılanılır sorusunun cevabını , o güzel enerjisiyle Antalya’da bizlerle paylaşacak. Ülkemizde ilk kez bizler de, onunla birlikte 1 hafta boyunca bu paylaşımı Olimypos ‘da deneyimlenmeye niyet ettik.’  dedi.</p><p>Bu süreç içinde; bu yaşamda bizim göremediğimiz görünmeyen alanda, başka boyutlardan ve gezegenlerden gelen tesirleri, negatif blokajları, sutralar ve ses frekanslarıyla arındırıyor. 3 Boyutlu bakış açısıyla anlaşılamayacak bu tesirleri, onunla birlikteyken kolayca dönüştürebiliyoruz. Bu süreç bize hızlı bir dönüşüm ve çözülme sağlıyor .Bu eğitim sürecindeki birebir görüşmelerde , kişisel özel süreçlerimizi başlatıyor. Hiçbir dilek ve niyet olmaksızın, onunla aynı alanda onun dalga boyunda bulunmak bile, kişilerde tanık olduğumuz; muhteşem dönüşümleri yaratıyor.Aslında içimizde var olan gücümüzün bize hatırlatılması kaldıraç etkisi yaparak , güçlü bir enerjiyi açığa çıkarıyor. Açığa çıkan bu enerjide yaşamlarımızda mucize etkisi dediğimiz tesiri yaratıyor.’ Sözleriyle böyle bir organizasyonu Türkiye’de gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyor.<br>Saraç program içinde özel terapi, meditasyon teknikleri, mantra eğitimi, sutralar ve birebir görüşmeler yer alacağını belirterek, yaşam yolculuğunu kolaylaştırmak adına  12 Nisan - 19 Nisan tarihleri arasında herkesi bu buluşmaya davet etti.   </p><p>basın bülteni</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN, KIŞIN DA RENGARENK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/MERSiN-KIsIN-DA-RENGARENK-79348996bd68-e6c3-438b-8b9f-3505e9859e2c2020-01-13T15:13:00+03:00Admin MERSİN, KIŞIN DA RENGARENK

MERSİN, KIŞIN DA RENGARENK

DÜNYA

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde yaptığı çiçek dikimi ile Mersin’de kış mevsimini de güzelleştiriyor. Kış aylarının gelmesiyle mevsimlik çiçek dikimi çalışmalarına hız veren Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Mersin’de kışı renk renk çiçeklerle karşılıyor. Her mevsime özel çiçeklendirme çalışmalarıyla Mersin’i estetik bir görünüme kavuşturan ekipler, ağaçlandırma çalışmalarıyla da yeşil alanları artırıyor.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Birbirinden güzel çiçeklerle bezeniyor</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mersin Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekiplerinin kent genelinde başlattığı çalışmalar ile merkez ve ilçelerde kavşaklar, refüjler, parklar, bahçeler ve mesire alanları birbirinden güzel çiçeklerle beziyor. Aralarında farklı türlerin de bulunduğu toplam 15 tür çiçek ile Mersin, kış aylarında da rengarenk bir görünüme kavuşuyor.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Büyük bir titizlikle gerçekleştirilen çalışmalarda kış mevsimi için dikilen Alternanthera, Irisine (çingene şalvarı), Ruellia (Meksika menekşesi), Vinca (ceylan gözü), Begonya (begonya), Tradescantia zebrina (mor telgraf), ipomea (kahkaha çiçeği), cuphea (cennet çiçeği), Chrysanthemum (kasımpatı), Antirrhinum (balıkağzı), Viola (menekşe), Calendula (portakal nergisi), Sclamen (tavşan kulağı), Brassica (süs lahanası), Gazanya (koyun gözü) gibi çiçekler Mersin’in rengarenk tonlara sahip olmasını sağlarken, dikilen ağaçlar ve çalılar yeşiline yeşil katıyor.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Toplamda 315 bin 151 mevsimlik çiçek ve 25 bin 403 çalı</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, 2019 yılının Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayında Mersin merkezde 278 bin 123, ilçelerde de 37 bin 28 adet olmak üzere toplam 315 bin 151 adet mevsimlik çiçek dikimi gerçekleştirildi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Merkezde 24 bin 53, ilçelerde ise bin 350 adet çalı dikimi yapan ekipler, yine merkezde 1746 adet ağaç, ilçelerde 159 olmak üzere toplamda 1905 ağaç dikimi gerçekleştirdi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mersin’de mevsimine uygun rengarenk çiçekler eksik olmazken, ana arterler, rekreasyon alanları, parklar, refüjler ile yan bantlara, kış aylarına uygun çiçeklerin dikimi devam edecek.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>basın bülteni</span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ONAT KUTLAR KADIKÖY’DE ANILDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ONAT-KUTLAR-KADIKoYDE-ANILDI-7933b3a90e35-c6c2-4e69-8076-035ec0f0ed9a2020-01-13T15:11:00+03:00Admin ONAT KUTLAR KADIKÖY’DE ANILDI

ONAT KUTLAR KADIKÖY’DE ANILDI

GÜNDEM

Admin
<p><span xss=removed>Bombalı saldırı sonucu ağır yaralanan ve 11 Ocak 1995’te hayatını kaybeden Onat Kutlar’ın anısına, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operasında anma programı düzenlendi. Etkinliği izleyenler arasında Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı ve eşi Rojvan Odabaşı, Onat Kutlar’ın eşi Filiz Kutlar ve Onat Kutlar’ın yakın dostları da vardı.</span></p><p><span xss=removed>“Onat Kutlar Bir Şenliktir” anma programının sunuculuğunu, senaryosunu Onat Kutlar’ın yazdığı, yönetmenliğini ise Ömer Kavur’un yaptığı “Yusuf İle Kenan” filmi ile 1979 yılında 15 yaşında ilk kez kamera karşısına geçen oyuncu Cem Davran ile yazar Zeynep Oral yaptı. Zeynep Oral ile Cem Davran’ın Kutlar'ın hayatına ve eserlerine ilişkin bilgiler aktardığı gecede, Kutlar'ın fotoğraflarından ve konuşmalarından oluşan filmler de gösterildi.</span></p><p><span xss=removed><strong>“ONAT KUTLAR’IN MİRASI BİZİM İÇİN HER ZAMANKİNDEN DAHA DEĞERLİ”</strong></span></p><p><span xss=removed>Açılışta konuşma yapan Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, Onat Kutlar’ın sadece bir yazar ve şair değil, Sinematek’ten İstanbul Film Festivali’ne uzanan biz dizi kolektif çabanın kurucusu ve yöneticisi olduğunun altını çizdi. Kadıköy Belediye Başkanı Odabaşı, "Onat Kutlar'ın mirası, insanımızın dört bir koldan kuşatıldığı bugün, her zamankinden daha değerli bizim için. Onat Kutlar, aynı adı taşıyan şiirinde 'Ne kalacak bizden geriye?' diye sorar. Bize düşen şimdi bu salonda sevgili Onat Kutlar'a ‘İnsan kaldı, şiir kaldı, aşk kaldı, umut kaldı’ diye seslenmek olacaktır." diye konuştu. Odabaşı, Onat Kutlar’la birlikte aynı saldırıda hayatını kaybeden Yasemin Cebenoyan’ı da rahmetle andı.</span></p><p><span xss=removed><strong>CEVAT ÇAPAN, ONAT KUTLAR’I ANLATTI</strong></span></p><p><span xss=removed>1965'te Onat Kutlar ve arkadaşları tarafından kurulan Türk Sinematek’in kurucularından Cevat Çapan da gecede bir konuşma yaptı. Onat Kutlar'ın 1959 yılında 23 yaşında yazdığı ‘İshak’ isimli kitabıyla tanındığını belirten Çapan, "Birdenbire olgun bir yazar bizi karşılandı. Kimse 'Ne kadar genç bir yazar, ne kadar acemice yazılmış bu kitap ve öyküler' diyemedi. Olgun bir usta çıkmıştı karşımıza. Onat Kutlar saygı duyulan, sevilen, deneyimli ve kendinden yaşça büyük eleştirmenler tarafından da benimsenen bir isim oldu.” diye konuştu.</span></p><p><span xss=removed><strong>GENCO ERKAL, KUTLAR’IN ESERLERİNİ SESLENDİRDİ</strong></span></p><p><span xss=removed>Yazar Adnan Özyalçıner ve Hülya Uçansu’nun da konuşmacı olarak yer aldığı gecede usta tiyatro sanatçısı Genco Erkal, Onat Kutlar'ın "Yeter ki Kararmasın" ve “Gündemdeki Konu” eserlerinden bir seçkiyi seslendirdi.</span></p><p><span xss=removed>Program İdil Biret'in, "Kromatik Fantezi ve Füg", "Mazurka" ve "Andante Spianato ve Büyük Polonez" eserlerini çaldığı piyano resitaliyle sona erdi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÜRER’E YILIN EN ÇALIŞKAN MİLLETVEKİLİ OLARAK ALTIN İMZA ÖDÜLÜ VERİLDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/GuRERE-YILIN-EN-cALIsKAN-MiLLETVEKiLi-OLARAK-ALTIN-iMZA-oDuLu-VERiLDi-793281912747-18b7-45f5-92e6-8363ac67fbf92020-01-13T15:06:00+03:00Admin GÜRER’E YILIN EN ÇALIŞKAN MİLLETVEKİLİ OLARAK ALTIN İMZA ÖDÜLÜ VERİLDİ

GÜRER’E YILIN EN ÇALIŞKAN MİLLETVEKİLİ OLARAK ALTIN İMZA ÖDÜLÜ VERİLDİ

GÜNDEM

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Küçükyalı Elite World Asia balo salonunda gerçekleşen ödül törenine Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı, Millettekileri, Belediye Başkanları yanı sıra dernek üyeleri ve çok sayıda basın mensubu ile 500 kadar konuk katıldı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer TBMM’de çalışmaları ile ödüllendirilerek en çalışkan milletvekili ödülü verildi. Gürer’e ödülünü 25.nci dönem İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt verdi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ardından İstanbul Anadolu Yazarlar ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ahmet Işıkdağ basının sorunlarını anlatan bir konuşma yaptı. Ulusal basının yanında yerel basının sorunlarını dile getirerek, basının zor şartlarda mesleğini sürdürdüğüne değindi. Geleneksel Altın İmza ödülleri ile alanında başarılı olanları ödüllendirdiklerini belirten Işıkdağ, Dernek olarak gelişip güçlenerek basının sesini her ortamda dile getirdiklerine değindi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Köşe ve spor yazarları ile sanatçılara da ödül verilen törende CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’de yılın en çalışkan milletvekili ödüle layık görüldü. Ödülünü alan Ömer Fethi Gürer yaptığı konuşmada basının Demokrasiler için olmazsa olmaz olduğunu belirtti. Gürer- Özgür ve yansız basın doğru bilgilendirmeyi sağlar. Yönetenler basının eleştirilerinden yararlanmalıdır. Basın halkın içinde onların sesidir. Kulağıdır. Başarılı olmak isteyen yöneticiler basını susturmaya değil destek olmaya çalışırlar. Sarı Basın kartından resmi ilanlara kadar bir yığın sorun giderek birikmektedir. Bu sorunlar basının özgürlüğünü engellemek için kullanılmalıdır. Basın özgür olması sorunların aşılmasında önemli etkendir. Özgür ve yansız basın gerçeği yansıtır” dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Gürer- “Ulusal basın yanında yerel basınında düzenli yayınlanabilmek için yoğun uğraşı içinde olduğuna vurgu yaparak; ‘bir gazete hazırlanır, yayınlanır ve o gün tükenir, ertesi gün yeni bir gazete için emek verilir. Çok meşakkatli ve zor bir süreçle gazete hazırlanır. Bir gazete kolaylıkla yayınlanmaz. Onun mutfağından muhabirine emek verenlerin büyük bir çabası vardır. O çaba ile gazete doğar. O nedenle çalışan ve uğraş veren herkesin katkısı değerli ve önemlidir. Basın her anlamda desteklenmeyi ve varlığını sürdürmeyi hak etmektedir” diye konuştu. Gürer ödül verenlere de teşekkür etti. Törende   gazeteci, spor muhabiri, köşe yazarları yanında alanlarında başarılı olan isimlere de ödülleri verildi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>basın bülteni</span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ERKEN SEÇİM KAPIDA]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ERKEN-SEciM-KAPIDA-793059b19d7f-1c85-42f5-a9bc-023535aafbc32020-01-13T14:56:00+03:00Admin ERKEN SEÇİM KAPIDA

ERKEN SEÇİM KAPIDA

GÜNDEM

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>İzmir Anemon Otel’de ki toplantıya Özdağ’ın yanı sıra parti yöneticisi Oğuz Şalvız,Gelecek Partisi Kurucular Kurulu Üyesi ve Genel Merkez Çevre Şehircilik ve Politikaları İzleme Kurulu üyesi Gizem SatıoğluÖcmenler ile Cem Kavur, Onur Sivaslı ve Mustafa Keskin’de katıldı. Toplantıya çalışan, çalışmayan ve çalıştırılmayan tüm gazetecilerin Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak başlayan Özdağ, Gelecek Partisi ve partinin yol haritasına ilişkin açıklamalarda bulundu.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Günümüzde basın sektörünün konumu ve sektördeki sorunlardan bahseden Özdağ, “Her darbeden sonra bazı değişimler olmuştur. Basın sektörü de bundan nasibini almıştır. Gazeteciliğin darbelerden sonra ciddi kayıpları da oldu. Bugün, gazetecilik darbe döneminden sonrakinden de kötü bir durumdadır. Gazeteci, halk ile iktidar arasındaki köprüdür. Kimisi dördüncü kuvvet der kimisi birinci kimisi üçüncü… Kaçıncı olursa olsun gazeteci kuvvetlidir. Bugün, ülkemiz basın özgürlüğünde 180 ülkede 152. Sıradaysa ve 12 bin gazeteci işsiz ise burada ciddi bir sorun var demektir. Sayın Cumhurbaşkanı’na seslenmek istiyorum. İletişim fakülteleriyle, basın dernekleri ve odalarıyla ve mümkünse tüm gazetecileri dinleyerek basındaki sorunlara ilişkin bir yasa tasarısı hazırlanmalıdır. İnternet medyasıyla ilgili yasal düzenleme mutlaka çıkarılmalı ve basın ilan haklarından yararlanmaları sağlanmalıdır. Bu aynı zamanda şu anda bu alanda yaşanan kaosun bitmesine ve işi hakkıyla yapan, işi sadece gazetecilik olanların yola devam etmesini sağlar” dedi.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>TEHDİT EDİLDİK AMA YILMADIK</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Özdağ, partisinin İzmir yapılanması hakkında çok yakın zamanda İzmir il başkanının atanacağı bilgisini vererek sözlerini şöyle sürdürdü “Gelecek Partisi üç haftalık bir parti. Ancak biz 3,5 aydır durmaksızın çalışıyoruz. Şu an partimizin bazı mensupları AK Parti mensubuyken disipline verildikten sonra biz ivedi bir şekilde B planımızı devreye soktu. Bu da parti kurmaktı. Bazı arkadaşlarımız korkularını ve endişelerini paylaşarak bizden af dilediler. Bu durum; özgürlük, hukuk ve demokrasi için yola çıkan Ak Parti’’nin büyük bir ayıbıdır. Biz 152 kişilik benim ‘cesur yürek’ dediğimiz kadroyla altyapımızı oluşturup yola çıktık. Birçok arkadaşımız tehdit edildi. Ancak yılmadık. Yapılanma sürecimiz devam ediyor. Parti merkez binamızı Ankara’da tuttuk. Partimiz, İYİ Parti’nin yanında, AK Parti’nin karşısında. 15 gün sonra İzmir için önce il ardından da ilçe atamalarımız yapılacak. Atama şu şekilde olacak; önce 3 aday belirlenecek. Ardından bu adaylarla ilgili anketler ve araştırmalar yapılıp çoğunluğun kimi istediği analiz edilecek ve ona göre bir ismin ataması yapılacak” diye konuştu.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“PARLAMENTER SİSTEMDEN YANAYIM”</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Ülkenin mevcut adalet sistemini de eleştiren Özdağ, “Adalet mekanizması her dönem birilerinin arka bahçesi olmuştur. Şimdi de tırnak içinde söylüyorum ’60 puanla atanan hakimlerin’ arka bahçesi konumundadır. Adalet mekanizması ciddi bir şekilde kan kaybediyor. Bugün, siyasi irade adalet mekanizmasına üstünlük kurmuş durumdadır. Türkiye şu anda yüzde 80 KHK’larla, yüzde 20 kanunlarla yönetiliyor. Türkiye KHK’larla değil, kanunlarla yönetilmelidir. Avrupa’da olan kriterler olmalıdır ve bakanından işçisine herkese aynı kriterler işlemelidir.  Biz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne karşıyız. Yargıyı, yürütmeyi tekleştiriyor. Cumhurbaşkanı bazen yargı yerine geçiyor. Bunlar doğru değil, KHK’larla ülke yönetmek doğru değil. Biz Parlamenter Sistem’den yanayız” diye konuştu.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>KENDİMİZİ YÜZDE 51 İLE SINIRLANDIRMIYORUZ</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Özdağ, kendisine yöneltilen ittifak sorularına ise  “Doğmamış çocuğa don biçmeyelim. Dereyi görmeden paçaları sıvamayalım. Türkiye’de 55 milyon seçmen var. Biz tamamının oylarına talibiz. Kendimizi yüzde 51 ile sınırlandırmıyoruz. İttifaklar partilerin şekillerini bozuyor, onları lal yapıyor. İstiyoruz ki her parti kendi adına iktidara aday olsun. Şu anlık bir ittifak düşünmüyoruz. Ayrıca biz onların iddia ettiği gibi iktidardan etmek için değil iktidar olmak için geliyoruz” diye cevap verdi. Özdağ, görüştükleri milletvekillerinin olduğunu iktidarın baskın bir seçim yapmaya kalkışması durumunda bu yönteme mecbur kalabileceklerini de sözlerine ekledi.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>ERKEN SEÇİM KAPIDA</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Özdağ sözlerini şu şekilde sonlandırdı; “Hiçbir şey değişmezse bu sistem hepimizi bozar. Sistemi değiştirirsek kimse bozulamaz. Türkiye’de karizmatik lider dönemi sona ermiştir. AK Parti doğmuş, büyümüş, gelişmiş ve gerileme dönemini yaşamıştır. Artık Türkiye’de bilgili lider dönemi başlayacaktır.  2019’da erken seçim olacaktı Sayın Akşener bunu bozdu. 2021’de erken seçim var, muhakkak kapımızı çalacak. Ve biz o zaman Parlamento’da olacağız.”</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>basın bülteni</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[YAYA ÖNCELİKLİ PROJE]]>https://www.haberanaliz.net/haber/YAYA-oNCELiKLi-PROJE-7929403c36d1-19ac-4547-82ba-b2c786206e392020-01-13T14:53:00+03:00Admin YAYA ÖNCELİKLİ PROJE

YAYA ÖNCELİKLİ PROJE

DÜNYA

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mersin Büyükşehir Belediyesi,Başkan Vahap Seçer’in öncülüğünde kent merkezinin canlandırılması ve kangren haline gelen trafik sorununun çözülmesi için yeni projeleri hayata geçirmeye hazırlanıyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından halk arasında yaygın olarak <strong>“Eski Mersin” </strong>adıyla bilinen bölge için hazırlanan projenin hem kent trafiğini rahatlatması hem vatandaşa soluk aldırması hem de çarşı esnafının iş potansiyelini canlandırması amaçlanıyor. </span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mersin Esnaf ve Sanatlar Odaları Birliği Toplantı Salonu’nda Mersin esnafını temsil eden birçok oda başkanının katılımıyla bir toplantı düzenlendi. Projelerin ortak akılla Mersin’e kazandırılmasını hedefleyen Büyükşehir Belediyesi’nin yetkileri, esnafı yakından ilgilendirecek projeye fikir önerileri almak için esnaf temsilcilerine başvurdu.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Mersin çarşısı yeniden cazibe merkezi haline gelecek</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Toplantıya Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Olcay Tok, Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Ertan Liman, Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Talat Dinçer, oda başkanları ve ilgili daire başkanları katıldı.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Halk arasında yaygın olarak <strong>“Eski Mersin”</strong> adıyla bilinen, kuzeyine İstiklal Caddesi, güneyine İsmet İnönü Bulvarı, batısına Sakarya Caddesi, doğusuna ise Liman Kavşağı’nı alan bölge için kapsamlı bir proje geliştiren Büyükşehir Belediyesi, trafik ve yaya yollarında yeni bir uygulamayı hayata geçirmeyi amaçlıyor. </span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Projeye göre, İstiklal Caddesi’nin tek şeride indirilmesi, bağlantı yollarının sağlanması ve birçok ara sokağın trafiğe kapatılarak yaya önceliğinin sağlanması planlanıyor. Ayrıca yeni otopark alanları ve bisiklet yolu uygulamalarının da dahil edildiği proje hayata geçirildiğinde Mersin çarşısı <strong>“açık alışveriş merkezi” </strong>görünümüne kavuşacak.</span></span></p><p xss=removed> </p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Proje ile kentin trafiği yeniden ele alınıyor</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin bünyesine kazandırdığı Türkiye’nin ilk ulaşım mühendisleri olma özelliğine sahip işinde uzman ekip tarafından hazırlanan projede, fizibilite çalışmaları yapılarak bölgedeki mevcut yaya yolları, otopark sayıları ve sirkülasyon gibi birçok etken ele alındı. Mesai saatlerindeki trafik yoğunluğu, vatandaşların ihtiyaçları ve kent estetiği göz önünde tutularak hazırlanan projenin Mersin’e uzun vadede soluk aldırması ve bölgenin eski cazibesine yeniden kavuşması amaçlanıyor. </span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Esnafımız iş yapamaz konuma geldi”</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Olcay Tok, toplantıda proje ile kısa vadede çözümler üretmek yerine Mersin’in uzun vadede sorunlarını ortadan kaldırmak istediklerini dile getirdi. Bölgedeki mevcut sorunlara değinen Tok, esnafı yakından ilgilendirecek projeye fikir önerileri almak için Mersin esnafına başvurduklarını, ortak akılla Mersin’i dünya kentlerinden birisi haline getirmek istediklerini vurguladı. Tok, şöyle dedi:</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong> “İstiklal Caddesi, Bit Pazarı ve Yoğurt Pazarı’nın bulunduğu bölgelerin şu anki durumuyla ilgili ciddi bir sorun var. Hem ciddi bir trafik problemi var hem de alışveriş yapması gereken insanların oraya gelemediğini görüyoruz. Bundan dolayı esnafımız iş yapamaz konuma geldi. Bu bilgiler bize daha önce gelmişti. Sorun, Özgür Çocuk Parkı ile Liman Kavşağı-İstasyon arası İstiklal Caddesi ve İsmet İnönü Bulvarı arasındaki kalan yerdeki mevcut durum. Yani eski Mersin çarşısı denilen bölge.”</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Bizim için esas olan yaya”</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mevcut durumu göz önünde tutarak ve kimsenin mağdur olmamasını dikkate alarak yaya öncelikli bir proje geliştirdiklerini ifade eden Tok, <strong>“Ara sokaklar var, sokaklar dar. Bu sokaklar dar olduğu için tek yön uygulamaları yok, yayalaştırma projesi yok. Biz mühendis arkadaşlarımızla orada park etmiş araçları saydırdık. Tam 376 tane araç park ediyor. Yüzde 90’ı orada iş yapan esnafımızın araçları. Oraya vatandaşın gelmesi gerekiyor. Arz ettiğimiz bölgede 11 tane özel otopark var. 12 tane taksi durağımız var. Bunlar da baz alınarak bir çalışma yaptık. Ama öncelikle bu sorunun çözümü için sorun belli, vatandaşımız oraya gelmiyor. Ne yapabiliriz de oraya vatandaşın gelmesini sağlayabiliriz? Yaya veya araçla. Ama bizim için esas olan yaya” </strong>dedi.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Tok, ayrıca Tevfik Sırrı Gür Anadolu Lisesi önündeki alana yapılacak olan kent meydanı ve altına 400 araç kapasiteli otoparkın ve parkomat uygulamasının da kısa zaman içerisinde hayata geçeceğini söyledi.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Dünyadaki örneklere bakmamız lazım”</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Ertan Liman,Mersin’i dünya kentlerinden birisi haline getirebilmek için hayata geçirilmiş uygulamaları mevcut yapıyı göz önünde tutarak kente entegre etmek gerektiğini belirterek, <strong>“Biraz aslında dünyadaki örneklere bakmamız lazım. New York’ta, Berlin’de, Barselona’da, Roma’da baktığınız zaman şehirde yürüme yolları oluşturulur. Bu yürüme yollarında insanların rahatlıkla dolaşabileceği yerler var. Bununla birlikte de insanların rahatlıkla şehirden giriş çıkışının yapılabileceği yani trafiğin akışının rahat olabileceği yerler ve park yerleri oluşturulur. Siz eğer bu tip noktalar oluşturursanız oraya talep artar. Şu an buraya talep artmamasının ana sebeplerinden biri şu trafiğe girmek istemiyorlar. İkincisi park yerlerinde problem var”</strong> diye konuştu.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Çarşılarımızda bir düzenleme yapılmasını sürekli gündeme taşıyoruz”</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Talat Dinçer ise esnafı yakından ilgilendiren projede yine esnafın fikrine danışılmasından memnuniyetini dile getirerek, mevcut sorunlara değindi. Dinçer, şöyle söyledi:</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong> “Çamlıbel’de, Hastane Caddesi’nde zamanında hava parasıyla dükkan bulunurken şimdi baştan sona gittiğinizde birçok dükkan bomboş. O yüzden şehir merkezinin hep hareketlenmesi, canlanması bunun için de özellikle Bit Pazarı, Yoğurt Pazarı, Atatürk Caddesi gibi caddelerimizde bir düzenleme yapılması, çarşılarımızda bir düzenleme yapılmasını sürekli gündeme taşıyoruz. Özellikle Bit Pazarı ve çevresi mevcut haliyle çok fazla bir iş yapamaz duruma geldi. Buraları ne yapabiliriz diye hep böyle bir çalışma içerisindeyiz.Belediyemizin de çıkış mantığı hem araç trafiğini yönetebilmek hem de çarşıya hareket kazandırmak.”</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Fikir birliğiyle Mersin’in sorunları çözülecek</strong></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Oda başkanları ise toplu taşıma, trafik akış yönleri ve otopark alanları gibi birçok konuda esnaftan gelen talep ve önerileri ileterek projeye katkı sundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in adaylık sürecinde de talepleri ve şikayetleri dinleyip projeler geliştirmek için defalarca kendilerini ziyaret ettiklerini belirten oda başkanları, ortak akılla proje geliştirilmesi tutumunun sürdürülmesinden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.</span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TÜRK HASAN DÜNDAR'IN ACI GÜNÜ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/TuRK-HASAN-DuNDARIN-ACI-GuNu-79288b78a619-2305-45a4-8288-c91d342a8be72020-01-13T14:44:00+03:00Admin TÜRK HASAN DÜNDAR'IN ACI GÜNÜ

TÜRK HASAN DÜNDAR'IN ACI GÜNÜ

DÜNYA

Admin
<p><span xss=removed><span xss=removed>MERSİN VE YÖRESİNDE TÜRK HASAN DÜNDAR OLARAK TANINAN  ARSLANKÖY EŞRAFINDAN HASAN DÜNDAR'IN KAYINBABASI ALİ VAR HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞTU. MERHUM ERDEMLİ ALATA MEZARLIĞINDA TOPRAĞA VERİLDİ. BUGÜN ÜÇ YEMEĞİ YAPILIYOR. </span></span></p><p><span xss=removed><span xss=removed>MERHUMUN CENAZESİNE ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER) GENEL BAŞKANI GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ VE ÇOK SAYIDA İNSAN KATILIM YAPTI. DUALAR VE MEVLİTLER İLE UĞURLANDI. MERSİN'İN SEVİLEN SİMASI YAŞAR CELAL ARSLAN'DA ORADA İDİ. </span></span></p><p><img alt="" src="/images/haberici/1(1521).jpg" xss=removed></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kartal Edebiyat Günleri’nde Zülfü Livaneli’ye Onur Ödülü]]>https://www.haberanaliz.net/haber/Kartal-Edebiyat-Gunlerinde-Zulfu-Livaneliye-Onur-odulu-793196a3a18b-7def-4a03-8368-e885f01e92092020-01-12T15:02:00+03:00Admin Kartal Edebiyat Günleri’nde Zülfü Livaneli’ye Onur Ödülü

Kartal Edebiyat Günleri’nde Zülfü Livaneli’ye Onur Ödülü

GÜNDEM

Admin
<p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Kartal Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen ‘Kartal Edebiyat Günleri, ikinci gününde de etkinliklerin yapıldığı salonların, hınca hınç dolduğu bir katılımla gerçekleştirildi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>İkinci günün ilk programları, Kartal Belediyesi Masal Müzesi'nde yazar Demet Ekmekçioğlu'nun 'Gizemli Tarih Oyunu İzinde Arkeoloji' ve yazar Ömür Kurt'un 'Oyun İçinde Oyun' adlı söyleşileri ile yapıldı. Yazar Dilek Uyar ve yazar İsmet Yalçın ise ‘Edebiyat ve Gerçeklik' konulu söyleşileri ile Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde sevenlerinin karşısına çıktı. Düzenlenen söyleşide yazarlar; edebiyatın dili, geçmişten günümüze değişimi ve gerçeklik üzerine keyifli bir sunum gerçekleştirdi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Kartal Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından, zengin bir içerikle hazırlanan etkinlik programının akışında, edebiyatseverle bu kez şair-sanatçı Umay Umay ve şair-yazar Serkan Türk buluştu. İkili, ‘Sadece Şiir' adını taşıyan söyleşileri ile katılımcıları, şiirlerin evrenine doğru keyifli bir yolculuğa çıkardı.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Üç Önemli İsim, Aynı Sahnede</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Akşam saatlerinde ise katılımcıların heyecanla beklediği isimlerden şair, yazar, gazeteci, araştırmacı Sunay Akın sahnedeki yerini aldı. Büyüleyici anlatımlarıyla dinleyenleri adeta etkisi altına alan Sunay Akın, Türk ve Dünya Tarihi’nde bilinmeyen kişi ve olayları konu aldığı bir söyleşi gerçekleştirdi. Tarihten, eski anılardan, oyuncak ve çocuklardan bahseden Akın, salonu dolduran kalabalığı zaman zaman kahkahalara boğdu.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Sunay Akın'ın söyleşisinin ardından bu kez ünlü gazeteci Nebil Özgentürk, Hasan Ali Yücel sahnesindeydi. Ünlü gazeteci 'Zülfü Livaneli Bir Hayat Bir Tutku Bir Adam' adlı belgeseli ile Kartallı seyircisini selamladı. Belgesel sunumunun ardından salonu dolduran edebiyatseverler, tarihi bir söyleşiye şahitlik etti. Planlanan program akışında, farklı saatlerde söyleşileri bulunan Zülfü Livaneli, Sunay Akın ve Nebil Özgentürk, izleyenlere büyük bir sürpriz yaparak kendi programlarının haricinde de okurlarının karşısına birlikte çıktı. Kartal Belediyesi Edebiyat Günleri’ne özel yapılan jest karşısında katılımcılar da sevinçlerini, bu üç önemli ismi, uzun süre ayakta alkışlayarak gösterdi. Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nden taşan kalabalık, üç ismin birbirleriyle olan anılarını ve kendi hayatlarından kesitleri, büyük bir keyifle dinledi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Zülfü Livaneli Onur Ödülü’nü, Başkan Gökhan Yüksel’den Aldı</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Programın sonunda sahneye çıkan Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Zülfü Livaneli'ye ‘Onur Ödülü’ ve çiçek takdiminde bulunarak “Sevgili Kartallılar, değerli komşularımız, bugün çok özel bir ana şahitlik ediyorsunuz. Bizler Kartal Edebiyat Günleri’ni hazırlarken Kartal’da sanat ve edebiyatı konuşmak istedik. Tabii bunları yaparken de bir onur konuğumuz olmalıydı. Çocukluğumdan bu yana takip ettiğim ve şu an karşısında heyecanlandığım, burada misafir ederek Onur Ödülü’nü kendisine takdim etmekten büyük gurur duyduğum üstat için kocaman alkışlarınızı rica ediyorum. Hem değerli ustalarımız Sunay Bey ve Nebil Bey, hem de seslendiren arkadaşımız Zülfü Livaneli’yi anlatmaya çabaladılar. Çünkü sözlerle bir saate sığdırılamayacak bir değerdir kendisi. Ben bu ödülü, ona verirken bir anlamda da çok duygulanıyorum. Kartal’dan sanat ışığını tekrar doğurduğu için kendisine çok teşekkür ediyorum.” dedi.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Çizgisinde Sizin Gibi Siyasetçileri Görmek İstiyoruz”</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Başkan Gökhan Yüksel’in ardından bir konuşma yapan Zülfü Livaneli ise Başkan Yüksel’e ve izleyenlere teşekkürlerini sunarak “Sevgili Başkana çok teşekkür ederim, gerçekten çok anlamlı bir ödül. Güzel bir kalabalıkla, dostlarımla sanatın ve edebiyatın şu günlerde kalbinin attığı Kartal'dan, kartal şeklindeki bu ödülü almak, Kartallı Kazım'ın memleketinden böyle bir ödül almak çok önemli. Siyasi hayatta size çok ihtiyaç var. Bizim ülke sanatçı bakımından bol ve bereketli bir ülkedir. Sanatçı yetiştirir; ama iyi siyasetçi pek azdır. O bakımdan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizgisinde sizin gibi siyasetçileri görmek istiyoruz.” diye konuştu.</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><strong>Kartal Edebiyat Günleri’nin Pazar günü gerçekleşecek olan program akışı şu şekilde:</strong></span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>12 0cak 2020</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>12.00 Hüsne Rhea Çiğdem - Müzede Canavar Yokmuş- Kartal Belediyesi Masal Müzesi</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>13.00 Nalan Çelik, Ali Rıza Gelirli - İnsan Soyunun Edebi Halleri – Hasan Ali Yücel Kültür</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Merkezi</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>14.00 Gülten Dayıoğlu – Nereden Nereye… - Kartal Belediyesi Masal Müzesi</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>14.00 Onur Caymaz - Söyle Juliet Sana Ne Yaptik – Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>15.30 Faruk Duman, Ercan y Yılmaz, Fuat Sevimay – Ada ve Taşra – Hasan Ali Yücel Kültür</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>Merkezi</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>17.00 Haydar Ergülen, Şükrü Erbaş - Şiir, İnsanlık Hali – Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>18.30 Mine Söğüt - Korkular ve Gergedanlar – Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi</span></span></span></span></p><p xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed><span xss=removed>20.00 Hakan Günday - Yazarak Düşünmek - Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi</span></span></span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Hekimler 17 Nisan'da iş bırakacak]]>https://www.haberanaliz.net/haber/Hekimler-17-Nisanda-is-birakacak-7927f6d0fead-93ca-4014-9b48-e7bfadad1ff02020-01-11T18:18:00+03:00Admin Hekimler 17 Nisan'da iş bırakacak

Hekimler 17 Nisan'da iş bırakacak

GÜNDEM

Admin
<p><span xss=removed>Türk Tabipleri Birliği (TTB) 11 Ocak’tan 17 Nisan’a kadar eylem planını duyurdu. Sağlıkta şiddet yasasının kabul edilmesini eylemlerin merkezi haline getiren doktorlar, ‘Sağlıkta Şiddeti Önleme Günü’ olarak kabul edilen 17 Nisan’da iş bırakacağını açıkladı.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Yolcu uçağının düşürülmesi savaş ve insanlık suçudur]]>https://www.haberanaliz.net/haber/Yolcu-ucaginin-dusurulmesi-savas-ve-insanlik-sucudur-7926b70b6fd1-fa85-4a76-bbb0-035d2e6fed9b2020-01-11T18:12:00+03:00Admin Yolcu uçağının düşürülmesi savaş ve insanlık suçudur

Yolcu uçağının düşürülmesi savaş ve insanlık suçudur

GÜNDEM

Admin
<p><span xss=removed>Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, Ukrayna hava yollarına ait uçağın İran tarafından düşürülmesine dair yazılı açıklama yaptı. </span></p><p><span xss=removed>'Bir yolcu uçağının füzelerle düşürülmesini meşrulaştıramaz ve bu felaket herhangi bir özürle geçiştirilemez. Bu saldırı, savaş hukukunu aşan insanlığa karşı bir suçtur.'</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[17 ölü, 52 yaralı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/17-olu-52-yarali-7925f5e3548a-ad1c-44e4-a9f7-6da9b5819a392020-01-11T18:08:00+03:00Admin 17 ölü, 52 yaralı

17 ölü, 52 yaralı

GÜNDEM

Admin
<p>Suriye ordusu tarafından İdlib kenti kırsalına düzenlenen hava saldırısında, ilk belirlemelere göre 17 kişi yaşamını yitirdi, 52 kişi yaralandı.</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İstanbul'da 4,7 büyüklüğünde deprem]]>https://www.haberanaliz.net/haber/istanbulda-47-buyuklugunde-deprem-7924d1946ff1-23c7-4ebd-bf74-36d49131b8322020-01-11T18:03:00+03:00Admin İstanbul'da 4,7 büyüklüğünde deprem

İstanbul'da 4,7 büyüklüğünde deprem

GÜNDEM

Admin
<p><span xss=removed>İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu depremle ilgili paylaşım yaptı. Deprem uzmanları ise 4.7'lik depremi yorumladı. İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Prof. Haluk Eyidoğan, bu sabah Marmara'daki deprem fırtınasını araştırdığı sırada depreme yakalandığını anlattı. AFAD tarafından yapılan açıklamada ayrıca, ‘’ Marmara Denizi'nde Silivri açıklarında meydana gelen deprem sonrası, an itibariyle, olumsuz bir ihbarın bulunmadığı bilgisi alınmıştır.’’ denildi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TÜRK UÇURTMA TAKIMI HİNDİSTAN’DA TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDECEK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/TuRK-UcURTMA-TAKIMI-HiNDiSTANDA-TuRKiYEYi-TEMSiL-EDECEK-79230c5b9989-b8f8-46cd-99a2-8e7ed99caeb22020-01-11T17:48:00+03:00Admin