Haber Analizhttps://www.haberanaliz.net GAZETEMİZ SUYA SABUNA DOKUNUR, BİR SOLUKTA OKUNUR... tr2021-06-18T15:17:33+03:00<![CDATA[DEMİREL'İ ANDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/demireli-andi-13715061ff5ae-7451-4b9f-83ad-3c4146df08582021-06-17T12:48:00+03:00HABER MERKEZİ DEMİREL'İ ANDI

DEMİREL'İ ANDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60cb1b1edfb31.jpg" style="height:430px; width:601px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60cb1b6f55f51.jpg" style="height:900px; width:720px" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Okullarda dağıtan tabletleri hangi firmalar üstlendi!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/okullarda-dagitan-tabletleri-hangi-firmalar-ustlendi-13714ef3a96aa-706d-4ab8-a30b-e45f131271b82021-06-17T12:44:00+03:00HABER MERKEZİ Okullarda dağıtan tabletleri hangi firmalar üstlendi!

Okullarda dağıtan tabletleri hangi firmalar üstlendi!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, FATİH projesi kapsamında, okullarda teknoloji kullanımının artırılması amacıyla, öğrencilere dağıtılan tabletlerde IMEI kaydıolmamasını Meclis gündemine taşıdı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Okullarda dağıtan tabletleri hangi firmalar üstlendi!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ersoy, 2012 yılında Millî Eğitim Bakanlığı ile Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı arasında yapılan protokol ile FATİH projesinin hayata geçtiğini ve bu amaç kapsamında, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından eğitim-öğretimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve okullarda teknoloji kullanımının artırılması amacıyla öğrencilere tabletler dağıtıldığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), tabletlerin IMEI kaydını kontrol etmedi mi!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak yapılan dağıtılan tabletlerde IMEI kaydının olmadığı ve kullanılmayacağı yönünde öğrencilere gelen mesajların olduğunu söyleyen Ersoy, “bu tabletlerin alım aşmasında Bakanlık hiç mi kontrolünü yapmamıştır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ersoy; “Peki, Milli Eğitim Bakanlığı bu tabletlerin dağıtımını yaptı da bu tabletler kayıt dışı nasıl ithal edilmiştir? Ülkeye nasıl girmiştir ve kullanıma nasıl sunulmuştur? Bunu araştıran oldu mu?” ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bağlamda;</span></p><p><span style="font-size:18px">1.Millî Eğitim Bakanlığı FATİH projesi kapsamında hangi şirketlerden ve kaç adet tablet alımı gerçekleştirmiştir?</span></p><p><span style="font-size:18px">2.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), tabletlerin IMEI kaydını kontrol etmeden mi dağıtım izni vermiştir?</span></p><p><span style="font-size:18px">3.Millî Eğitim Bakanlığı, tablet alımını gerçekleştirdiği şirketleri hangi usullere göre belirlemektedir? Bu şirketlere ne kadar tablet bedeli ödemiştir?</span></p><p><span style="font-size:18px">4.Kayıt dışı olan tabletler nasıl ithal edilmiştir? Ülkeye giriş esnasında herhangi bir kontrol yapılmamış mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">5.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kaç öğrencinin tabletinde “kayıt dışı” uyarısı çıkmıştır? Kaç öğrenci mağdur olmuştur?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MECLİS’TE 4/D’Lİ EMEKÇİLERİN MAAŞINI KESİYORLAR!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mecliste-4dli-emekcilerin-maasini-kesiyorlar-137136c886e9f-d2df-4fe6-8d59-334fcd15e0682021-06-17T12:40:00+03:00HABER MERKEZİ MECLİS’TE 4/D’Lİ EMEKÇİLERİN MAAŞINI KESİYORLAR!

MECLİS’TE 4/D’Lİ EMEKÇİLERİN MAAŞINI KESİYORLAR!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, TBMM’de 4/D statüsünde çalışan bine yakın personelin, ‘esnek çalışma’ mağduru olduğunu, fazla mesailerinin, hafta içi saat 16.00’da kurumdan çıkış yapıldığı gerekçesiyle silindiğini açıkladı. Tanal, Meclis’in 4/D statüsündeki çalışanlarının pandemi öncesine göre aylık maaş kayıplarının 420 TL civarında olduğunu aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SAAT 16.00’DA ÇIKIYARLAR DİYE FAZLA MESAİLERİ SİLİNİYOR</strong><br />Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Tanal, Meclis’in 4/D’li çalışanlarının Cumhurbaşkanlığı’nın esnek çalışma genelgesine rağmen mağdur edildiğini söyledi. Tanal, “Meclis’te bine yakın 4/D statüsünde emekçi bulunuyor. Normalde haftalık 45 saat çalışıyorlar. Sabah saat 08.00’de gelip akşam saat 18.00’de paydos ediyorlar. Ancak bir yılı aşkın süredir koronavirüs illetiyle boğuşuyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla kamu çalışanları için esnek çalışma genelgesi yayınlandı. Bu yüzden pandemi döneminde Meclis’in 4/D’li emekçileri, yine sabah 08.00’de geliyorlar ama akşam saat 16.00’da ayrılıyorlar. Genelge ortada ama 4/D’liler saat 16.00’da çıktılar diye günde 2 saat eksiye düşüyorlar. Emekçiler mesaiye kaldıklarında o 2 saat siliniyor. Mesai yazılmıyor. Örneğin 18 saat mesai yapan çalışana sadece 3 saat mesai ücreti yatıyor. 15 saati yok sayılıyor. Fazla mesainin bir saatlik ücreti 25 lira. 15 saat silindiğinde 4/D’linin pandemi öncesine göre maaşı 300 TL eksilmiş oluyor” diye konuştu.<br /><strong>PANDEMİDE MAAŞ KAYBI 420 LİRA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tanal ayrıca pandemi döneminde 4/D’lilere cumartesi günleri için yemek ve yol ücretinin ödenmediğini belirterek, “Normalde salgından önce Meclis’te 4/D statüsünde olan personelin hesabına cumartesi günleri için yemek ve yol parası olarak 30 lira yatıyordu. Fakat pandemide cumartesi için yemek ve yol ücreti ödenmemeye başladı. Aylık 4 günü hesapladığımızda 4/D’lilerin buradaki kaybı da 120 lira tutuyor. Mesaiden eksilen 300 lira ile cumartesi günlerinden eksilen 120 lirayı topladığımızda bu emekçilerimizin aylık maaş kaybı 420 TL’yi buluyor” bilgisini aktardı.<br /><strong>EMEKÇİYE “SİZ BİZE BORÇLU ÇIKARSINIZ” FIRÇASI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li vekil Mahmut Tanal, fazla mesai ücretinin maaşlarına yansımamasına itiraz eden 4/D’li personelin, “Zaten saat 16.00’da çıkıyorsunuz. Eksik çalışıyorsunuz. 45 saatlik mesaiyi doldurmuyorsunuz. Bir de fazla mesai istiyorsunuz. Eğer mesai hesabına girersek siz bize borçlu çıkarsınız” şeklinde Meclis yetkililerince terslendiğini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HEM İZİN VERİYORLAR HEM 30 TL’Yİ KESİYORLAR</strong><br />Meclis’in 4/D statüsündeki çalışanlarının üvey evlat muamelesi gördüğünü vurgulayan Tanal, “Zaten eşit işe eşit ücret verilmiyor. Bir de her yerden 4/D’lilerin maaşında kesintiye gidiliyor. Mesela Meclis’te gece saat 24.00’ü geçene kadar çalışanlar idari izinli sayılıyor. Lakin 4/D’lilerin ertesi gün işe gelmedi diye yemek ve yol parası kesiliyor. Buradan da 30 TL eksiliyor. Bir de akşam nöbete kalan Meclis Destek Hizmetleri bünyesindeki personele akşam yemeği verilmiyor” ifadelerini kullandı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Murat Çepni:sadece cezaevinde yatanların sorunu olmaktan çoktan çıkmış durumda.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/murat-cepnisadece-cezaevinde-yatanlarin-sorunu-olmaktan-coktan-cikmis-durumda-1371243a756be-f1fe-4784-ac26-0a6027d24c162021-06-17T11:38:00+03:00HABER MERKEZİ Murat Çepni:sadece cezaevinde yatanların sorunu olmaktan çoktan çıkmış durumda.

Murat Çepni:sadece cezaevinde yatanların sorunu olmaktan çoktan çıkmış durumda.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">HDP İzmir Milletvekili ve Çevre Komisyonu Üyesi Murat Çepni, 16-6-2021 tarihinde Meclis Genel Kurulu’nda konuşma yapmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel Kurul ve değerli halkımız; evet, insan haklarına karşı yeni bir eylem planıyla karşı karşıyayız. Son dönemlerde iktidar işlediği suçlara yeni kılıflar uydurma peşinde, esasen bizi bu tartışmalarla oyalamanın peşinde ve işin esasını tartışmaktan ziyade detaylarda bizi boğmak ve aslında oradan kendi stratejisine uygun yeni sonuçlar çıkarmanın peşinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu akşam Ankara'da 2 tane eylem gerçekleşti: Biri, kadınların gerçekleştirdiği İstanbul Sözleşmesi açıklamasıydı; sonrasında da 15-16 Haziran büyük işçi direnişinin anılması eylemi vardı ve bu 2 eyleme de Ankara polisi çok sert bir biçimde saldırdı; onlarca insan gözaltına alındı ve bu insanlar işkence edilerek gözaltına alındılar. Yapılmak istenen şey basın açıklamasıydı. Kadınlar İstanbul Sözleşmesi'ne çok güçlü bir biçimde, ısrarlı bir biçimde, kararlı bir biçimde sahip çıkmaya devam ediyorlar, AKP iktidarının kadın düşmanı politikalarına karşı alanları asla terk etmiyorlar fakat saraydan emir almış, suç işleri bakanlığından emir almış ve cezasızlık zırhı arkasına saklanmış polisler de kadınlara saldırmakta tereddüt etmiyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">15-16 Haziran direnişi de 51'inci yılında; buradan bir kez daha selamlıyoruz ama bugün yine 15-16 Haziran direnişini anmak isteyen sosyalist partiler, demokratik kitle örgütleri çok ağır bir saldırıya maruz kaldılar. Şimdi, tablo bu iken İnsan Hakları Eylem Planı ya da yeni infaz düzenlemeleri vesaire... Tabii, bunlara hiç kimsenin artık inanma şansı kalmadı çünkü deniz bitti, ortada çok güçlü bir suç şebekesi var ve bu suç şebekesi bir savaş hukukunu devreye koymuş durumda. Bu savaş hukuku her gün her biçimde devreye konuluyor. Söylenen, temel olan şey şu: "Biz yerli ve millî olmayan hiçbir şeye müsamaha göstermeyiz." Yerli ve millî dedikleri de işte zaten son dönem ortaya çıkan suç ittifakı, her tarafından lime lime dökülen bir pislik çukuru. Şimdi, burada muhataplar kim? Kimlerle karşı karşıya kalıyoruz? Bir bakıyorsunuz en güçlü vatan, millet edebiyatı yapanlar bir süre sonra, bir gün sonra, birkaç gün sonra her türlü pisliğin içine bulaşmış kişiler oluyor; bu bazen bir gazeteci oluyor, bazen bir siyasetçi, bazen bir bürokrat, bazen bir güvenlik görevlisi. Şimdi, tablo bu, yani bu devlet bugün bu kadrolar üzerinden halka karşı çok güçlü bir savaş açmış durumda, savaş hukuku işliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Şimdi, cezaevleri açısından baktığımızda da cezaevleri bu savaş hukukunun en çıplak yaşandığı alanlar. Cezaevleri devletin, iktidarın, cezaevi korkusunun işe yaramadığı koşullarda, bugün, başka türlü, çok daha üst düzeyde bir işkencehaneye dönüştürülmüş durumda. Son çıkartılan 9/11/2020'de İdare ve Gözlem Kurulu üzerinden devreye konulan planlamayla, infaz düzenlemesiyle de şimdi cezaevlerinde tahliyeler engelleniyor. Hangi gerekçelerle engelleniyor? Eğer siz, yirmi sene yatmışsınız, yirmi beş sene yatmışsınız hâlâ pişman değilseniz, hâlâ "Yaptıklarımdan pişman değilim." diyorsanız yeniden cezaevinde kalmaya mahkûm ediliyorsunuz. Şimdi, cezaevlerinde çok sayıda insan hakları ihlali var, işkence var yani Adli Tıp Kurumundan "Cezaevlerinde kalamaz." raporu bulunan 458 ağır, 1334 hasta tutuklu bulunuyor. Örneğin, sadece İzmir açısından söyleyeyim, İHD İzmir şubesinin verilerine göre Ege Bölgesi'nde 84'ü ağır, 261 hasta tutuklu bulunuyor. Cezaevlerinde bugün açlık grevleri sürüyor, iki yüzü aşkın gündür açlık grevleri sürüyor, bunlar ise cezaevlerinde -başta İmralı Adası'nda- gerçekleşen tecride karşı ve cezaevlerindeki işkence ve insan hakları ihlallerine karşı temel taleplerle sürüyor. Şimdi, bu talepler bugün neden karşılanmıyor? Çünkü AKP iktidarı bir savaş hukuku işletiyor ve dolayısıyla bütün toplumu da bir potansiyel suçlu olarak gördüğü için elinde kalan tek şey çıplak şiddet, çıplak zor araçlarıdır. Bugün iktidarın elinde devlet mekanizmaları bu suç ve mafya ittifakının, mafya-tarikat-çete ittifakının bir aparatına dönüşmüş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunu söyleyerek tamamlamak istiyorum: Evet, cezaevlerinde işkencelere karşı mücadele, bugün sadece cezaevinde yatanların sorunu olmaktan çoktan çıkmış durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine karşı mücadele, tüm demokrasi güçlerinin, tüm insan hakları mücadelesi yürüten örgütlerin temel gündemi olmak zorundadır. Örneğin, tecrit meselesi, İmralı'daki tecrit meselesi, sadece Kürt halkının sorunu olmaktan çıkmıştır, tüm Türkiye toplumunun sorunu hâline gelmiştir çünkü tecrit, Kürt sorununda çözümsüzlük demektir. Kürt sorununda çözümsüzlüğün yarattığı pislik ve çukur, bugün ortaya maalesef çok çarpıcı bir biçimde çıkmıştır. İşte tecrit meselesi bu anlamda her birimizin temel gündemi hâline gelmek zorundadır çünkü bu suç ittifakı, bu mafya düzeni buradan besleniyor; buna karşı mücadeleyi çok daha güçlü örgütlemekle yükümlüyüz diyorum.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’li Tekin’den, iktidara polis intiharları tepkisi: Oturduğunuz o makamlarda rahat mısınız?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-tekinden-iktidara-polis-intiharlari-tepkisi-oturdugunuz-o-makamlarda-rahat-misiniz-13711a186e188-2e3c-4b96-baab-1c5e59f0bd042021-06-17T11:35:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’li Tekin’den, iktidara polis intiharları tepkisi: Oturduğunuz o makamlarda rahat mısınız?

CHP’li Tekin’den, iktidara polis intiharları tepkisi: Oturduğunuz o makamlarda rahat mısınız?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tekin, “Polisler ve güvenlik görevlilerimiz ağır ve zor koşullar altında uzun saatler boyunca çalıştırılarak fiziki olarak zorlanmakta, ekonomik anlamda hakkını alamayan polis psikolojik problemler yaşamaktadır. Vatandaşa karşı aşırı güç kullanan polisin sert tavrının da çalışma koşulları ve yaşadıkları sorunlardan kaynaklandığı bilinen bir gerçektir. Fazla mesaisini alamayan, dinlenmeye fırsat bulamayan, ek işlerde çalışmak durumunda bırakılan polisin yaşadığı bu olumsuz tablo, birçok polisimizi de yalnız kendisine değil, ailesine bile zarar verir duruma getirmiştir. İşte bu zor şartlar altında çalışmanın getirdiği psikoloji ve geçim sıkıntısı polislerimizi intiharın eşiğine sürüklemiş, son bir ayda yirmiden fazla polisimiz ne yazık ki hayatına son vermiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polis intiharları, AKP iktidarının üzerini sürekli olarak kapattığı, iktidar medyasının kulağının üzerine yattığı bir konu olmaya devam ediyor diyen Tekin, “AKP'nin konuşulmasını istemediği polis intiharları, AKP iktidarı döneminde sürekli olarak artmaya devam ediyor.” dedi</span></p><p><span style="font-size:18px">Hayatının baharında gözlerinde yaşama sevinci olması gereken bu gencecik evlatlarımızı intihara iten sebepler nelerdir? Bunları bulmak araştırmak bu parlamentonun görevidir. Mesleğin, çalışma koşullarının yarattığı bu "iş stresi” hem polisi hem de polisten "hizmet alan” kamuyu etkilemektedir Tekin,” Polisler, giderek bunalıma sürüklenirken, bu göstericilere ya da vatandaşlara da maalesef "şiddet” olarak yansımaktadır.” Değerlendirmesinde bulundu</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, “en çok intihar ederek yaşamına son veren meslek grubu mensubu olan polislerimizin psikolojilerini bozan etmen, sadece çalışma düzeni değildir. Emeklilikte sefalete sürükleyen ek gösterge sorunları da maalesef çözülmemiştir.&nbsp;Ortada bir buhran var. Pandemi ile birlikte zor günler geçiren güvenlik güçlerimiz canına kıymaya başladı. Bu konu, Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında geliyor” Gelin, ülkemizde sürekli artan intihar vakalarını birlikte araştıralım' diyoruz. Bu konu hepimizin sorunu, çözüm bulmak da siyasetçiler olarak bizim görevimiz. Kutuplaştırma ve gerginlik siyaseti ülkemizin huzurunu kaybettirdi. Gelecekte daha çok genç hayatını kaybetmeden bu soruna çözüm bulmaya davet ediyorum sizleri" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polis intiharlarını önlemek, polisleri intihara sürükleyen mevcut sorunların bütün şeffaflığıyla ortaya çıkarılması ve çözüm yöntemlerinin parlamento çatısı altında ortak akıl çerçevesinde geliştirilmesi amacıyla, Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105. Maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini arz ederiz.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Büyükşehir restorasyon çalışmalarını sürdürüyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/buyuksehir-restorasyon-calismalarini-surduruyor-137108fd143bd-47ff-40c8-aace-efbeab603b872021-06-17T10:33:00+03:00HABER MERKEZİ Büyükşehir restorasyon çalışmalarını sürdürüyor

Büyükşehir restorasyon çalışmalarını sürdürüyor

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde birçok tarihi yapıyı restore ederek şehre kazandırmaya devam ediyor. İl genelinde farklı noktalarda devam eden çalışmalarla kent belleğine sahip çıkan Büyükşehir Belediyesi, ayrıca proje aşamasında olan çalışmalarıyla da önümüzdeki dönemde restorasyon işlemlerini sürdürecek. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Mustafa Küçükkaptan, şehir merkezinde biten ve devam eden restorasyon ve rölöve çalışmalarını beraberinde; Kent Estetiği Dairesi Başkanı Fatih Doğan, İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığına bağlı Tarihi Kültürel Miras Şubesi Müdür Vekili Koray Karabulut ve ilgili personelle inceledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihi Zağnos Paşa Camisi çevresinde yapılan meydan düzenlemelerini, yapımı tamamlanan Ekinel Evi’ni, kısa zamanda tamamlanacak olan tarihi Şadırvan ile Saat Kulesi’ni, yapımına yeni başlanan Türk Ocağı Hizmet Binasını ve yapımına kısmen başlanan Kazım Özalp Sokak Sağlıklaştırma çalışmalarını inceleyen Küçükkaptan, Başkan Yücel Yılmaz’ın talimatıyla şehre tarihi kimliğini yeniden kazandıracaklarını söyledi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Türkiye’de kooperatifçiliğin yaşadığı sorunları meclis gündemine taşıdı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/turkiyede-kooperatifciligin-yasadigi-sorunlari-meclis-gundemine-tasidi-1370967b3af9b-3a0d-4018-8d91-a5a54ef6aa312021-06-17T10:28:00+03:00HABER MERKEZİ Türkiye’de kooperatifçiliğin yaşadığı sorunları meclis gündemine taşıdı

Türkiye’de kooperatifçiliğin yaşadığı sorunları meclis gündemine taşıdı

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dr. Rıdvan Turan, kanun teklifinin gerekçe kısmında şunları belirtti: “Türkiye’de modern anlamda kooperatifçilik, Avrupa’da olanın tersine, toplumun içsel dinamikleriyle şekillenmemiş, ortaya çıkışı askeri bürokratik elitin veya devletin müdahaleleriyle mümkün olmuştur. Bu noktadan itibaren kooperatiflerin her dönemde az ya da çok devlet vesayeti altında olduğu söylenebilir. Devlet vesayeti, kooperatifleri ekonomik fonksiyonlarına indirgemiş, basit bir ekonomik kalkınma aracı derekesine düşürmüş ve sosyal yönlerini yok etmiştir. Bu, geniş kesimleri, muhalif akımların etkisine karşı devlet kontrolünde tutmanın da bir yolu olarak görülmüştür. Bu kısır döngü, vesayetçiliği güçlendirmiş ve başarılı sayılabilecek tekil örneklere rağmen hiçbir zaman Türkiye’de kendi mecrasında devinen, bağımsız, sosyal, halkçı kooperatifçilik gelişememiştir. Adı kooperatif olan, özünde ise bürokratik ve vesayetçi kurumlar şekillenmiştir. Özellikle 12 Eylül askeri darbesinin kapısına kilit vurduğu ve ‘komünist icadı’ olarak yaftalamaya çalıştığı kooperatifler yok olurken, toplumdan kooperatif kültürü, yani yardımlaşma ve dayanışma da adım adım tasfiye edilmiştir. Kooperatiflere yönelik ekonomik ve siyasi saldırı dalgası, dayanışmacı toplumsal ilişkileri yok ederek, 24 Ocak kararlarıyla ülkeye giren neoliberalizm için de uygun bir toplumsal vasat oluşturmuştur. Piyasanın rekabetçi koşulları, kooperatifleri bir ticari şirket olarak var olmakla, yok olmak arasında bırakmış ve sonuç ekseriyetle yok olmak olmuştur. Kalanlar ise toplumsal dayanışma ve yardımlaşma yerine, kar odaklı kuruluşlara dönüşmüştür. Kuşkusuz kooperatiflerin başına gelmiş olanı, tek boyutta ele almak mümkün olmaz, ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasal örüntüsü, emperyalizmle kurduğu bağımlılık ilişkisi ve daha birçok başka etken geldiğimiz noktayı şekillendirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son zamanlarda kooperatiflere toplumsal ilgi artsa da verili koşullarda kooperatifleri var etmek ve ayakta tutmak mümkün olamamaktadır. Türkiye’de 12 binden fazla kooperatif vardır ancak bunların çok büyük bir kesimi kelimenin gerçek anlamında kooperatif olmaktan uzaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her şeyden evvel kooperatifler son derece bürokratik, dayanışmacı ilişkiler yerine rekabetçilik üzerine kurulu merkeziyetçi, devlet güdümlü, piyasa çalkantılarına terkedilmiş kurumlar hâline gelmiştir. Ucuz hammadde üretmekten ileri gidemeyen, işlem hacmi ve sermayeleri son derece sınırlı kurumlardır. Her şeyden önemlisi üç ayrı kanun hâlinde düzenlenmiş olan mevzuat, içinden çıkılamaz karmaşıklıktadır. İlgili mevzuat, ana kanun olarak 1163 sayılı KooperatiflerKanunu’na ek olarak 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu ve 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri Kanunu’dur. Kurulacak kooperatife göre 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu esas alınmakla birlikte, diğerlerinden birine göre de istikamet belirlenecektir. Yine kurulacak kooperatife göre Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı veya Çevre ve Şehircilik Bakanlıklarından birine bağlı olunacaktır. Vergi mevzuatı da dahil edildiğinde içinden çıkılmaz bir karmaşa söz konusu olmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kooperatiflerin temeli dayanışma yardımlaşma ve ortaklaşmadır. Devlet vesayeti altında olan, örgütlenme özgürlüğünün önünün bu kadar kapalı olduğu, yurttaşların süreçlere eşit ve demokratik katılımının önünün çeşitli biçimlerde kesildiği, kooperatif kurmanın da kooperatiflere ortak olmanın da bu kadar güç olduğu, dahası bir ticari kurum gibi vergisel yükümlülüklerinin olduğu bir ortamda kooperatifçilik zor bir uğraştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa kooperatifler bir ülkenin sosyal siyasal ve ekonomik gidişatı açısından büyük önem taşır. Bu sebeple alternatif, dayanışmacı, sosyal bir kooperatifçilik için ilk etapta mevzuat boyutuyla yapılması gereken, üç ayrı yasa tarafından şekillendirilen kooperatifler mevzuatını tek bir yasaya indirgemek, vesayetten kurtarmak ve demokratikleştirmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer yandan, kooperatifler, Tarım, Ticaret ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının sorumluluk alanından çıkarılarak bir kooperatifler bakanlığının sorumluluk alanında yapılandırılmalı ve üreticinin finansal sorunlarını çözmek için bir kooperatifler bankası kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kooperatiflerin bürokratik ve vesayetçi yapılarını pekiştiren “yönetim kurulu”, “temsile yetkili kişiler” gibi mertebeler kaldırılarak, üreticilerin inisiyatiflerinin önünü açmak için, genel kurul, kooperatifler meclisi ve yürütme kurulu gibi demokratik mekanizmalar oluşturulmalıdır. Geri çağrılma ilkesi bu mekanizmaların tümü için mevzuata eklenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kooperatifleri şirketleştiren, karar alma süreçlerini yönetici bir elitin inisiyatifine terk eden ve kooperatifçiliği profesyonelleştiren bir unsur olan “huzur hakkı” mevzuattan kaldırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kooperatiflerin bir araya gelerek üst birlik oluşturmaları teşvik edilmelidir. Kooperatiflerin ürettikleri ham maddeyi yarı mamul ya da mamul hâle getirmek için kendi bünyelerinde kurdukları küçük ve orta ölçekli işletmeler “ortaklar arası faaliyet” olarak nitelendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kooperatiflerin vergi yükü azaltılmalıdır. Yine küçük ölçekli kırsal kalkınma kooperatifleri, tarım satış kooperatifleri ile, kadınlar, 30 yaş altı vatandaşlar ve engelli vatandaşların kurdukları ve bu kesimlere hitap eden kooperatifler vergiden muaf tutularak tarımsal üretim için gerekli girdilerin Kooperatifler bakanlığınca bedelsiz karşılanması planlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kooperatiflerin bir diğer sorunu üst örgütlenme sorunudur. Kooperatifler bağlı oldukları üst örgütlerin baskısı altında kalmakla, üst örgüte katılmadan kendi başına kalmak arasında seçime zorlanmaktadır. Ancak kooperatif ile üst örgütlenme arasında karşılıklı sorumluluğa dayalı demokratik bir ilişki bir türlü kurulamamaktadır. Bu sorunun çözümü de yine mevzuat değişikliği ve demokratik aklın egemenliğiyle çözülebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunlara ek olarak kooperatifçilik konusunda yetkinleşmiş, nitelikli gençlerin yetiştirilmesi zorunluluktur. İlköğretimde okutulması gereken kooperatif derslerinden başlanarak, yükseköğrenimde Kooperatif Üniversitelerinin açılmasıyla bu hedefe ulaşılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşağıdaki çalışma, bu çerçevede Türkiye’de kooperatifçiliğin yaşadığı çok sayıda sorun karşısında, alternatif bir kooperatifçiliğin örgütlenebilmesi için hazırlanmış bir kanun teklifidir.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP'li Adıgüzel: Thodex Vurguncusu Kaçmadan Önce Bakanlığa Çağrıldı mı?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-adiguzel-thodex-vurguncusu-kacmadan-once-bakanliga-cagrildi-mi-1370837456736-af28-4163-85c5-f50fcab8116e2021-06-17T10:23:00+03:00HABER MERKEZİ CHP'li Adıgüzel: Thodex Vurguncusu Kaçmadan Önce Bakanlığa Çağrıldı mı?

CHP'li Adıgüzel: Thodex Vurguncusu Kaçmadan Önce Bakanlığa Çağrıldı mı?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>“400 Bin Mağdur Açıklama Bekliyor”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Adıgüzel, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği önergenin gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>“Türkiye’de faaliyet gösteren kripto para borsası Thodex’in sahibi Faruk Fatih Özer 20 Nisan 2021’de yurtdışına kaçmış, ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Özer hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan soruşturma başlatmıştır. Ancak son günlerde Faruk Fatih Özer hakkında “kaçmadan önce bakanlığa çağrıldı” yönünde birtakım yeni iddialar ortaya atılmış, bu iddialar çerçevesinde, olası soruşturmalar hakkında kendisine ön bilgi verildiği ve uyarılarda bulunulduğu yönünde kamuoyunda ciddi şüpheler oluşmuştur. Basına ve medyaya yansıyan iddialar çerçevesinde Özer’in kaçmadan bir hafta önce ‘bakanlığa’ çağrılarak toplantı yapıldığı iddia edilmiştir. Söz konusu iddialar doğru ise, 400 bine yakın kişiyi dolandırarak yurtdışına kaçan ve hakkında kırmızı bülten çıkarılan Özer’in neden böyle bir toplantıya çağrıldığı, böyle bir toplantı gerçekleşti ise toplantıyı düzenleyenler, düzenlenen toplantıya katılanlar, toplantı hakkında bilgi sahibi olanlar ve ilgili toplantıda görüşülen konulara ilişkin olarak başta Thodex mağdurları olmak üzere kamuoyu nezdinde aydınlatılmayı beklemektedir.”</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Özer Neden Hala Yakalanamadı?”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Adıgüzel’in önergede yanıtlaması istemiyle verdiği sorular ise şu şekilde:</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">15 Haziran 2021 tarihinde medyaya yansıdığı şekliyle, Thodex’in sahibi Faruk Fatih Özer’in kaçmadan 1 hafta önce bakanlığa çağrıldığı iddiası doğru mudur? Eğer doğru ise bu toplantı hangi Bakanlıkta, kimlerle gerçekleştirilmiştir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Söz konusu toplantının düzenlenme gerekçesi nedir? Toplantı kim tarafından, ne saik ve sıfatla organize edilmiştir? Bu toplantıyı gerçekleştirenler hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır?</span></li><li><span style="font-size:18px">Thodex soruşturması kapsamında son güncel gelişmeler nelerdir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı olan İnterpol’ün kırmızı bültenle aranan Özer’in son güncel açık Interpol arananlar listesinde yer almadığı görülmektedir. Söz konusu şahıs yakalanmış mıdır? İlgili şahıs yakalanmadı ise açık Interpol arananlar listesinde yer almama gerekçesi nedir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Thodex dolandırıcılığı, kripto para borsasında Türkiye’nin saygınlığı ve güvenilirliği konusunda ciddi bir zedelenmeye yol açmıştır. Ülkemizin gelişen kripto piyasasında güvenilirliğini koruyabilmesi için, Thodex’in sahibi Faruk Fatih Özer’in ilgili soruşturma öncesi bilgilendirildiği iddiasının bir an evvel açıklığa kavuşturulması ve kamuoyunun bu yönde aydınlatılması şarttır. İlgili konu üzerindeki şaibelerin ortadan kaldırılması için bir açıklama yapılması düşünülmekte midir?</span></li></ul>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: “Hayvancılık da alarm veriyor”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-hayvancilik-da-alarm-veriyor-13707e49c9722-ee50-48aa-9bb3-e6f30f13bc442021-06-17T10:21:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: “Hayvancılık da alarm veriyor”

Gürer: “Hayvancılık da alarm veriyor”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Tarım ve mera alanlarının büyük oranda azaldığını, besicinin elde ettiği gelirin daraldığını ve süt üreticisine yeterli destek sağlanmadığını belirten Gürer, yem fiyatlarındaki artış nedeniyle süt üreticilerinin farklı alanlara yöneldiğini ifade etti.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda söz olarak, tarımda yaşanan sorunları sıraladı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AKP, TARIMDA DUVARA TOSLADI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, CHP Grubu adına yaptığı konuşmada, AKP iktidarının tarım politikasını eleştirerek, “ AK Parti’nin yirmi yılda uyguladığı tarım politikaları ne yazık ki çiftçiyi de besiciyi de bitirdi. Bu bağlamda geldi duvara tosladı, sorunlar arttı, katlandı” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YEM FİYATLARI BESİCİYİ PERİŞAN ETTİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Süt üretiminde girdi maliyetlerinin yüzde 70’ini oluşturan yem fiyatlarındaki artışın üreticileri perişan ettiğine değinen CHP Milletvekili Ömer Fethi&nbsp;Gürer, üreticinin ve çiftçinin sürekli mağdur edildiğini, o nedenle bu durumda üretiminin olmayacağının herkes tarafından bilinmesi gerektiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KÜÇÜK AİLE TİPİ İŞLETMELER&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Gürer, ülkemizde bu sürecin bile bile yaratıldığına da işaret ederek, “Küçük aile tipi işletmeler ve kırsal desteklenmedi, bunun yanında ülkemizde tarıma doğru destekler verilmedi ve bugünkü yaşadığımız sorunlarla karşı karşıya kaldık” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5 MİLYON HEKTAR TARIM ARAZİSİ TARIMDAN ÇIKTI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">5 milyon hektar tarım arazisinin tarımdan çıkarıldığını ifade eden Gürer, 1970'te 21 milyon hektar olan mera arazisinin, 11 milyon hektara gerilediğini belirtti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERA ALANLARI SÜREKLİ DARALIYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, İrlanda’da meradan ot faydası sağlama oranının yüzde 97, İngiltere’de yüzde 83, Fransa’da yüzde&nbsp;71 &nbsp;olduğunu&nbsp;kaydeden Gürer, ülkemizde meraların yok edildiği için hayvanların 12 ay boyunca ahırda tutulduğunu söyledi. Gürer, “Hayvanlar içinde elde edilecek yemin önemli bölümünü ithalatla karşılıyoruz yani mısırını, soyasını, ayçiçeği tohumu küspesini, pamuk tohumu küspesini yurt dışından getirip bu hayvanlara veriyoruz. Fiyatlar sürekli katlanıyor, besicinin oradan elde ettiği gelir daralınca da sorunlar büyüyor” diye konuştu,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SÜT ÜRETİCİSİ DESTEKLENMİYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, Ulusal Süt Konseyi’ni yalnızca sanayici ve iktidarın el ele yürüdüğü bir alan olarak değerlendirdi ve orada süt üreticisinin düşünülmediğini, süt üreticisine yeterli destek sağlanmadığını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>110 LİRAYA PEYNİR SATILIYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, geçen yıl, Ulusal Süt Konseyinin bir yıl boyunca sütü sabit tüttüğünü anımsatarak. “Ama sütten üretilen her ürünün de fiyatı katlandı. Rafa gidiyorsunuz, kilosu 110 liradan peynir var. Türkiye'de 10 kilo sütten 1 kilo peynir elde ediliyor. Hesaba vurduğun zaman birileri para kazanıyor, üretenler buradan para kazanamıyor. Süt üreticiliği, hayvancılık kolay bir iş değil, yirmi dört saat hayvanla haşır neşir olmak zorunda, tatili yok, dinlencesi yok; hayvanın aşısı, veterineri, bakımı sorun” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BESİCİ YEME PARA BULAMIYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Besicilerin önceki yıllarda hem için harcadığını parayı bu yıl harcayamadığına dikkat çeken Gürer, “Yani daha önce yem için harcadığı parayı, bu kez harcayamayan besici ne yapıyor? Samanı daha çok vermek istiyor ama kuraklığın etkisiyle bu kere de saman bulmak zorlaştı. Geçen yıl 600 lira olan samanın tonu, bu yıl 1.300 lira, orada sorun var. 2019'da TMO'nun arpa alış fiyatı tonu 1.100 liraydı; bugün 1.750 liraya TMO alıyor, 1.950'ye satıyor ama piyasada 2.500 lira. Yem fiyatı böyle olursa bu üretici ne yapacak? Sorunlar, sıkıntılar sürekli artarak büyüyor” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3 LİRA 20 KURUŞ ÜRERİTİCİNİN BEKLENTİSİNİ KAŞILAMADI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaptığı açıklamada, Ulusal Süt Konseyi tarafından&nbsp;açıklanan &nbsp;çiğ&nbsp;süt referans fiyatıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.1 Temmuz-31 Aralık tarihleri arasında litresi 3 lira 20 kuruş açıklanan çift süt fiyatına 20 kuruş da destekleme fiyatı eklenerek, sütün litresinin 3 lira 40 kuruş olmasının sağlandığını belirten Gürer, açıklanan fiyatının beklentilerin çok altında kaldığını ifade etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇİĞ SÜT FİYATI 4 LİRA OLMALIYDI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Süt üreticisinin destekleme fiyatları&nbsp;dahil&nbsp;litre başına 4 lira civarında bir fiyat beklediğini ifade eden Gürer, yılbaşından bu yana özellikle yem fiyatlarında olmak üzere süt maliyetlerinin yüzde 50 oranında arttığı bir dönemde, çiğ süt referans fiyatındaki artışın yüzde 10’u bile bulmadığına dikkat çekti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YEM FİYATLARINDAKİ ARTIŞ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yem fiyatlarındaki artışın en önemli göstergesinin TMO’nun açıkladığı arpa taban fiyatı olabileceğine işaret eden Gürer, 2019 yılında ton başına 1100 TL olan arpanın 2021 yılı için 1750 lira olarak açıklandığını hatırlattı.&nbsp;Borsa’da arpa fiyatının 2 bin 500 lirayı aşmışken, TMO’nun 1950 liradan arpa satacağını duyurduğuna vurgu yapan Gürer, “Yem fiyatları 2 katına çıkarken ne süt ne de et fiyatları üretici bazında bu kadar artmadı. Ancak et ve süt ile et ve süt ürünlerinin fiyatları çok arttı. Üretici para kazanamazken, marketlerde ciddi oranda et ve süt ürünleri ile hayvansal gıda ürünlerinin fiyatlarındaki artış, tüketiciyi ürün alamaz hale getirdi. Üretici kazanamadı, tüketici pahalıya ürün aldı, aracılar ciddi kazanç elde etti”&nbsp;diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GİRDİ FİYATLARI DÜŞÜK TUTULMALI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, karma ve kaba yem fiyatlarının sürekli artmasının süt ve et üretiminde sorunun artmasına neden olduğunu anlatan Gürer, yapılması gerekenin girdi fiyatlarını düşük tutup süt fiyatlarının da girdi maliyetlerine göre ayarlanması olduğunu sözlerine ekledi.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BAŞARIR: SİYASALLAŞAN DEĞİL, SARAYLAŞAN BİR YARGI VAR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/basarir-siyasallasan-degil-saraylasan-bir-yargi-var-13706847505f6-f547-4167-9f9b-b9ecf70abe5f2021-06-17T09:18:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞARIR: SİYASALLAŞAN DEĞİL, SARAYLAŞAN BİR YARGI VAR

BAŞARIR: SİYASALLAŞAN DEĞİL, SARAYLAŞAN BİR YARGI VAR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Cumhuriyet Savcıları, Başsavcıların Güdümünde Karar Yazmak Zorunda Mı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yargının siyasallaşmasından çok daha öte bir konumda olarak ‘saray’ laştığını belirten CHP’li Başarır:&nbsp;<strong>‘’Aslında en tartışılan madde üzerine söz aldım. Ben bu ikinci maddenin neden getirildiğini gerçekten anlamıyorum. Bu yasaları; Saray’da bir hukuk kurulu mu hazırlıyor, yoksa mutfakta mı hazırlanıyor? Bilemiyorum. Bir akıl tutulması yaşıyorum. Bir soruşturmada savcı, eğer ki takipsizlik kararı verirse başsavcı, sulh ceza mahkemesine itiraz eder. İtiraz kabul olursa, zaten bu iddianame düzenlenir. Savcı, soruşturmanın sonucunda eğer ki bir iddianame düzenlerse, ağır ceza mahkemesi, asliye ceza mahkemesi bir eksiklik görürse iddianameyi iade eder. Bakın, iki durumda da bir mahkeme kararı var. Şimdi, hangi akılla, mahkeme kararına muhtaç bir konuda başsavcıya yetki veriyorsunuz? Bu ülkedeki cumhuriyet savcıları, başsavcıların güdümünde karar yazmak zorunda mı? Tüm hocalardan görüş aldık. Bu yasayı yazan hocayla konuştum, böyle bir şeyin olamayacağını söylüyorlar ama bu geliyor. Biz, savcıların özgürleşmesini istiyoruz. Özgürce karar vermelerini, soruşturmalar açmasını istiyoruz. Artık siyasallaşan bir yargı yok, saraylaşan bir yargı var. Siyasallaşmadan öte bir durum var. Zaten, savcılar baskı altında. Savcıların halini düzelteceğinize, neyi getiriyorsunuz?&nbsp;&nbsp;</strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İddiaların Milyonda Biri Bizle İlgili Olsa Savcılar Yedi Ceddimizi Araştırır</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Saraylaşan yargı ifadesini, yargıçların, AKP’li milletvekilleri ve AKP Genel Başkanı ile resimlerini göstererek somut belgelere dayandıran CHP’li Başarır:&nbsp;&nbsp;<strong>‘’Eski bir resme bakın; Kazan Belediye Başkanı’nın yanında el pençe divan duran Kazan Cumhuriyet Savcısı. Bu savcı, bu belediye başkanı bir yolsuzluk yapsa nasıl soruşturma açacak? Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, AKP Zonguldak Milletvekilleri ile seçim çalışmasında. Ankara Cumhuriyet Başsavcısı; evlenmiş, düğünden sonra Saray’da. Biz, bu savcıların normalleşmesini istiyoruz. Ülkenin haline bakın; cumartesi akşam televizyondan konuşuyoruz, pazar sabah soruşturma açılıyor. Gazeteciler; cumartesi yazı yazıyorlar, pazartesi sabah 6’da gözaltına alınıyor. Amiraller, cumartesi günü bir bildiri yayınlıyorlar, Pazar günü soruşturma açılıyor. Bir medya patronu 750 milyon dolar, sahte ekspertiz raporuyla kredi alıyor. Kanunda bunu açılımı net; banka dolandırıcılığı. Soruşturma yok. Hollanda basını, Türkiye basını; Eski Başbakan ve oğlu ile ilgili 27 milyar dolardan bahsediyor. Türk parasıyla ben telaffuz edemiyorum ama bir savcı da gidip sormuyor. Sezgin Baran Korkmaz’ın, MASAK raporu gelmeden, mal varlığına konulan tedbir kaldırılmış. Bir savcı da neden kaldırıldı demiyor. Yurt dışına çıkış yasağı yok, kaçıyor bu adam. Neden yok demiyor. Gazeteciler, pisliğe bulaşmış. Ben, kirli kalemlere gazeteci falan demiyorum. Ne iddialar var ama hala tek bir soruşturma yok benim ülkemde. Bir emniyet müdürü intihar etti, İçişleri Bakanı’nın oğlu aradı, ısrar etti. Binali Yıldırım’ın oğlunda, Süleyman Soylu’ nun oğlunda dokunulmazlık yok. Bunların milyonda biri bizimle ilgili iddia olsa, yedi ceddimizi araştırır bu savcılar. Yolsuzluğu, haksızlığı, adaletsizliği, kirliliği soruşturamıyor. Bir de onu, atadığınız 100 tane başsavcılara bağlıyorsunuz.’’</strong>&nbsp;ifadelerini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Burada Adalet Değil, Rezalet Görüyorum</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Milletvekilinin, kaymakamın, valinin önünde cumhuriyet yazmadığını ama savcıların önünde cumhuriyet ibaresinin bulunduğunu belirten CHP’li Başarır sözlerine şöyle son verdi:&nbsp;<strong>‘Savcının önündeki cumhuriyet ibaresi; 84 milyonun, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunsunlar diye yazıyor. Ama soruşturma yok. Daha mantıklı yasalar istiyoruz. Sayın Grup Başkanvekili yargı paketi diyor ama hangi yargı paketini getirirseniz getirin, o uyuşturucu paketleriyle mücadele etmediğiniz sürece; bu paket, paket değildir. Bazı arkadaşlarınızın kasasındaki, çantasındaki, cebindeki paketlerle mücadele etmediğiniz sürece bu paket değildir.&nbsp;&nbsp;Bu, yargı reformu falan değil. Ben, burada adalet değil, rezalet görüyorum. Lütfen, hakim ve savcıları rahat bırakın. Özgürce karar versinler. Bana, ona, gazeteciye dava açacak ama ülkeyi soyanlara kulağını tıkayacak. Bu, olur şey değildir. Kirli ilişkileri sağır sultan dahil herkes duydu. Lütfen, bu maddeyi çıkartın, yargı sistemimize yazık oluyor.</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Köksal: Çiftçi de esnafta perişan halde]]>https://www.haberanaliz.net/haber/koksal-ciftci-de-esnafta-perisan-halde-137051455b8a8-3c9a-4ce3-a4d4-a0ba5ece0fe52021-06-17T08:16:00+03:00HABER MERKEZİ Köksal: Çiftçi de esnafta perişan halde

Köksal: Çiftçi de esnafta perişan halde

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, beraberinde CHP Bolvadin İlçe Başkanı, Yönetim Kurulu Üyeleriyle birlikte sosyal mesafe kurallarına titizlik göstererek, Bolvadin İlçesi ile ilçeye bağlı Dişli Beldesi, Kemerkaya ve Büyükkarabağ köylerinde esnaf, çiftçi ve vatandaşları ziyaret ederek sıkıntıları yerinde dinledi. TBMM'deki yoğun çalışma temposunun yanı sıra Afyonkarahisar'da da ilçe, belde ve köy ziyaretlerine ara vermeyen Milletvekili Köksal, kentin dört bir tarafında vatandaşlarla bir araya gelerek yerinde tespit ettiği sorunları ve talepleri Meclis gündemine taşıyor. &nbsp;<br /><strong>SORUNLAR HER YERDE AYNI, ESNAF KİRASINI BİLE ÖDEYEMİYOR</strong><br />İlk olarak Bolvadin İlçe merkezinde esnaf ve vatandaşları ziyaret eden Köksal, "Esnafımız, çiftçilerimiz, vatandaşlarımız zor durumdalar. Yönetilemeyen bir Türkiye var. Esnaf 1,5 yılı geçen pandemi sürecinde yapılan cüzi miktarda destekle hangi giderini karşılasın. Hemen hemen tüm esnaflarımız kiralarını ödeyemediklerini söylüyorlar. Esnaflar kredilerle işlerini döndürmeye çalıştıklarını ifade ediyorlar. Gün geçtikçe artan ekonomik buhranla artık vatandaşımız evine ekmek bile götüremez hale geldi. Türkiye’nin dört bir tarafından olduğu gibi Afyonkarahisar'da da nereye gitsek hep aynı sorun ve taleplerle karşı karşıyayız." dedi.<br /><strong>TARIM ÜLKESİ TÜRKİYE'DE ÇİFTÇİLİK BİTİYOR...</strong><br />Daha sonra Dişli Beldesi, Kemerkaya ve Büyükkarabağ köylerinde çiftçilerle bir araya gelen Milletvekili Köksal, "Tarıma gereken destek verilmiyor. Tüm bu olumsuzlukların üstüne bu yıl birde yağışların zamanında olmaması, yeterli olmaması yüzünden ciddi anlamda tarlalarda verim kaybı yaşandı. Tarlalara ekilen ürünler kurumuş durumda. Afyonkarahisar'ın dört bir tarafında tarlalardaki ürünler zayi olmuş durumda. Çiftçilerimiz Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan mazot desteklemesi, gübre desteklemesi bekliyorlar. Yaşanan bu durum köylerdeki gençlerimizin şehirlere göç etmesine neden oluyor. Tarım ülkesi Türkiye'de çiftçilik bitiyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak çiftçimizin, esnafımızın, vatandaşlarımızın sorularının çözümü noktasında durmadan çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Ergül, “Yine projeler sunuldu ama icraata gelince yok” dedi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ergul-yine-projeler-sunuldu-ama-icraata-gelince-yok-dedi-137041d3cc555-5ab5-4224-b09e-9a66c563e4742021-06-16T13:32:00+03:00HABER MERKEZİ Ergül, “Yine projeler sunuldu ama icraata gelince yok” dedi

Ergül, “Yine projeler sunuldu ama icraata gelince yok” dedi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İSTANBUL- Başkan Ergül, “Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ilimize yaptığı ziyaretlerde maalesef yerel yönetimler halen yeni projeler sunmaya devam ediyorlar. Ama icraata gelince bu projeler bir türlü başlanmıyor. İlimizde yıllardır devam eden hatta ö dönemin bakanı Binali Yıldırıma sunulan raylı sistem projesi bu sefer yeni bakanımız &nbsp;Adil Karaismailoğlu’na tekrar sunuluyor. Ne hikmetse sunulan projeler bir türlü başlanmıyor. Sadece laflarla geçiştiriliyor. Şehrimize hafif raylı sistem gerekiyor mu? Evet ihtiyaç var. Bunu gönülden destekliyoruz. Ama icraata gelince akan sular duruyor misali. Bakanın ziyaretinde Büyükşehir Başkanımızdan veya vekillerimizden ilimizin rüya projesi olan Adapazarı Karasu Demiryolu inşaatı ilişkin bilgiyi bakana sormalarını beklerdim. Maalesef bunu projeyi bir kenara atıp sorma gereğinde bulunmadılar. Evet bu proje 2021 yılında tekrar başlanacağı söylenmişti. Şuan 2021 yılın ortalarındayız. Ne zaman başlanacak bu rüya proje? Birde eski stadın oradan Yeni Camiye kadar yapılacak olan nostalji tramvay ne oldu. &nbsp;Şehrimize her bakan gelişinde görüyoruz ki sadece laflarla günü geçiştiriyorlar.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Mersin'de yakalanan kokainin Türkiye'deki sahibi kim?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersinde-yakalanan-kokainin-turkiyedeki-sahibi-kim-13703159e4e30-2947-4086-8ed5-1643b95264502021-06-16T12:20:00+03:00HABER MERKEZİ Mersin'de yakalanan kokainin Türkiye'deki sahibi kim?

Mersin'de yakalanan kokainin Türkiye'deki sahibi kim?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tekin, açıklamasında şu hususlara yer verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Sayın Bakan, ‘ülkede bugüne kadar yapılmış en büyük çaplı kokaini yakaladık’ böbürlenmeniz inanın ki bir işe yaramıyor! Kim ya da kimler bu kokain sevkiyatının içerisinde yer almışlar? Sahipleri ve ortakları kimlerdir? Lütfen bu soruların cevabını bir kez olsun kamuoyuna açıklayın.&nbsp;&nbsp;Bu kadar büyük bir kokain sevkiyatının ülke içinden destek olmadan yapılamayacağı en iyi bilmesi gereken kişilerden biri sizsiniz.” Dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, “Milyonlarca dolarlık bir para kaynağından söz ediliyor! Ama bu uyuşturucunun Türkiye’deki sahipleri nedense hiç açıklanmıyor? Sizden ve yetkililiklerden açıklama bekliyoruz. Tüm bu sevkiyatlar, milyarlarca dolarlık zehir ticareti için, siparişlerin verildiği anlaşılıyor. Yani Türkiye’de tonlarca kokaini teslim alacak paraya ve güce sahip baron ya da baronlar var. Bu baronların kim ya da kimler olduğunu açıklamadığınız müddetçe, daha uzun yıllar ülkemiz, kokain ve uyuşturucu rotasından çıkamayacağı anlaşılıyor” değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Tekin, “Bu nedenle konunun detaylı bir şekilde incelenmesi, gerekli hukuki işlemlerin yerine getirilmesi ve yetkililer tarafından kamuoyunun doğru bir şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle sorularımızın cevapların kamuoyuyla paylaşılmasını istiyoruz.” İfadelerini kullandı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kazdağları nın Şifalı Bitkileri kitaplaştırıldı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kazdaglari-nin-sifali-bitkileri-kitaplastirildi-13702258f003e-df22-4cdc-8a74-4cb0051900932021-06-16T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ Kazdağları nın Şifalı Bitkileri kitaplaştırıldı

Kazdağları nın Şifalı Bitkileri kitaplaştırıldı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA- Kazdağları’nın tıbbi bitki potansiyelini ortaya çıkarmak, endemik türlerini tespit ederek şifa deposu bu bitkilerle ilgili sağlıklı ve temiz bilgiyi ortaya çıkarmak amacıyla; Prof. Dr. Gülendam Tümen, Prof. Dr. Fatih Satıl ve Prof. Dr. Selami Selvi tarafından kaleme alınan, Büyükşehir Belediyesi tarafından yayına hazırlanıp basılan “Kazdağları’nın Şifalı Bitkileri” kitabının lansmanı gerçekleştirildi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı olarak Burhaniye’de faaliyet gösteren Balıkesir Çiftçi Eğitim Merkezi’nde (BAÇEM) düzenlenen lansmanda tanıtılan kitabın içerisinde Kazdağları’nda yetişen 115 bitki ele alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TIBBİ AROMATİK BİTKİ YETİŞTİRİCİLİĞİ BİRLİĞİ KURULACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kazdağları’ndan Madra Dağı’na, Kapıdağı’na kadar birçok endemik bitki türünün yetişmekte olduğunu belirten Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Serkan Akça “Biz de Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak son 3 yıldır bu bitki türlerinden bazılarını hem deneme parsellerinde hem de koleksiyon bahçelerinde yetiştirmekteyiz. Bu işin ciddiyetini kavramak içinde Başkanımız Yücel Yılmaz’ın talimatıyla, Türkiye’de bir ilk olacak ‘Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Birliği’ni kurma aşamasındayız. Buradaki amacımız değerli bitkilerimizin, çiftçilerimiz tarafından üretmesinin sağlanarak sürdürülebilir hale getirilmesi. Sahada arge çalışmalarımızı yapıyor, koleksiyon bahçelerimizde sergiliyoruz. Hocalarımız Gülendam Hanım ve Fatih Bey de bizden desteklerini esirgemiyorlar. Hep birlikte bu değerli bitkilerimizi yetiştirerek yaygınlaştırıp değerini herkese anlatacağız.” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KAZDAĞLARI’NA SAHİP OLMAK BİR AYRICALIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllardır çalışarak bu bilgileri toplayıp ve derlediklerini söyleyen Prof. Dr. Gülendam Tümen “Bunları hazırladık, yaptık ama bunun kişilere tanıtılması ve değer kazanmasına Balıkesir Büyükşehir Belediyemiz ve Başkanımız Yücel Yılmaz vesile oldu, kendisine huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. Mürsel Sabancı Başkanımıza da katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Kitabın hikâyesi çok eskilere dayanıyor. Kazdağları’nı ilk kez 1986 yılında gördüm ve cennet burası olmalı dedim. O kadar güzel ki. Kazdağları’nı bu kadar değerli yapan barındırdığı endemik türler. Kazdağları’nda 32 lokal endemik bitki türü bulunuyor, yani dünyada sadece burada yetişiyor başka hiçbir yerde yok. Böyle dağlar, Türkiye’de çok nadir. Uludağ, Ilgaz ve Kazdağları. Biz, bu bitki türlerini kayıt altına aldık. Bu lokal endemikler, 100 yıl önce Kazdağları’na gelen yabacı botanikçiler tarafından teşhis edilmiş. Flora of Turkey’de yayınlanmış ama ikinci toplayan yoktu, ikinci toplamayı bizim ekip yaptı ve bunu kitap haline getirdik. Ondan sonra Kazdağları iletişime açıldı; yollar yapıldı, seyir tepesi yapıldı. Kazdağları’na sahip olmak bir ayrıcalık. İnşallah kitaptan da okuyup faydalanırsınız.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BALIKESİR CENNET, KAYNAK DEĞERLERİ FAZLA”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kazdağları’nda şifa arama geleneğinin, milattan önceki yüzyıllardan günümüze kadar geldiğini ve burada çok fazla medeniyet kurulduğunu ifade eden Prof. Dr. Fatih Satıl “Tüm bu medeniyetlerin bitki kullanım kültürleri birikerek damla damla Kazdağları ve Edremit Körfezi’nin zengin bitki kullanım kültürünü ortaya çıkarmış. Bu sebeplerden dolayı Gülendam hocamla birlikte bu çalışmayı yapmaya karar verdik 2000’li yıllarda. Türkiye Bilimler Akademisi ve TÜBİTAK bizlere destek verdi. Kazdağları’nda seçmiş olduğumuz 15 köyde halkın bitki kullanım kültürünün envanterini çıkardık. Ama bu bir envanterdi. Bunu halka mal etmemiz gerekiyordu, toplumun anlayacağı bir şekilde. Kitap hazır ama bunu piyasaya sürecek, halka anlatabilecek bizim gücümüz yok. Bu noktada sağ olsun Mürsel Sabancı Başkanım imdadımıza yetişti ve Yücel Yılmaz Başkanımıza konuyu arz ettiler. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin arkamızda olduğunu ve gereken her şeyi yapabileceklerini söylediler. Bu bizim için çok önemliydi. Bilim insanları yapıyor çalışmayı, ama raflarda kalıyor, biz bunları halka ulaştırmak istiyoruz ama bütçemiz el vermiyor, kaynak bulamıyoruz. Belediyemiz bu noktada desteğini sağladı ve bu güzel eser ortaya çıktı.&nbsp; Umarım devamında başka eserlerimiz de gelecek. Şu an Yağcıbedir halılarına renk veren boya bitkileri üzerinde çalışıyoruz. Kapıdağ’ın bitkileri üzerine bir çalışmamız var bitmek üzere. Balıkesir cennet, kaynak değerleri fazla. Bunları ön plana çıkararak eko turizme kazandırmamız lazım. Kazdağları’nda nereye elimizi atsak marka değer kimliğini barındıran bitkilerle dolu.” dedi.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Anayasa Mahkemesine çağrımız]]>https://www.haberanaliz.net/haber/anayasa-mahkemesine-cagrimiz-1370168b1b298-8611-46f8-9e11-c06ee4b5f8222021-06-16T11:46:00+03:00HABER MERKEZİ Anayasa Mahkemesine çağrımız

Anayasa Mahkemesine çağrımız

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Basın emekçilerinin özlük haklarından kıdem tazminatına ilişkin genel iş kanunlarına aykırı 60 yıllık uygulama, nihayet anayasa aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine taşındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her türlü baskı; özellikle de sadece işini yaptığı için her an işsiz kalma tehdidiyle karşı karşıya kalan basın mensuplarının mağduriyetine yol açan “Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında&nbsp;Kanun”un 6 ve 7’nci maddeleri nedeniyle çok sayıda gazeteci yıllardır emeklerinin karşılığını alamamaktaydı. Söz konusu maddeler; gazetecilerin, kıdem tazminatını hak edebilmesi için meslekte en az beş yıl çalışmış olması ve beş yıllık çalışma şartı sağlanmış olsa bile “yıllık hizmetin altı aydan az kısmı”nın hesaplama dışı tutulmasını düzenliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hem diğer iş yasaları hem de Anayasa’ya aykırı olduğunu defaatle dile getirdiğimiz bu iki hükmün iptali, 60 yıl sonra bir mahkeme tarafından gündeme getirildi. Derneğimizin de üyesi olan&nbsp;gazeteci Nermin Pınar Erdoğan’ın, avukatı Onur Can Keskin aracılığıyla iki hükmün, anayasaya aykırılık iddiasıyla iptali istemli açtığı davada, Ankara 21. İş Mahkemesi tüm basın emekçilerini sevindiren bir adım attı. İş Mahkemesi, söz konusu düzenlemelerin iptal edilmesi gerektiği görüşünü benimseyerek, iptali amacıyla konuyu Anayasa Mahkemesine taşıdı. Ankara 21. İş Mahkemesi, anayasaya aykırılık itirazını şöyle gerekçelendirdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">“(...)Anayasa Mahkemesinin ... 2019/48 E, 2019/74K. Sayılı kararında ... ‘Toplumu doğru bilgilendirme gibi önemli görevleri bulunan gazetecilerin bu görevi yerine getirirken işverenin etkisinden mümkün olduğu kadar arındırılmaları ve bunun için de ücretlerinin güvence altına alınması gerekmektedir’ denilmektedir. Aynı gerekçe ile basın işçilerinin ücret hakkı kadar kıdem tazminatı hakkının da güvence altına alınması gerektiği ihtilafsızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa yukarıda Türkiye’de yürürlükte olan 4 iş kanunu yönünden karşılaştırmalı olarak anlatılmaya çalışıldığı gibi tersine; diğer bütün işçilere göre kıdem tazminatına hak kazanma süresi yönünden en güvencesiz olan basın işçileridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü diğer bütün işçilerde kıdem tazminatına hak kazanmak için işverene ait işyerinde en az 1 yıl çalışmaları gerekir iken, 5953 Sayılı Kanunun 6/1.maddesi hükmü̈ nedeniyle; basın işçilerinin kıdem tazminatına hak kazanmaları için meslekte en az 5 yıl çalışmaları gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine; diğer bütün işçilerin kıdem tazminatı hesabında yıldan az süreler ay ve gün olarak nazara alınırken, 5953 Sayılı Kanunun 6/7.maddesi nedeniyle; sadece basın işçilerinde yıldan az süreler 6 aydan az olduğunda nazara alınamamakta, ancak 6 aydan fazla olduğunda nazara alınabilmektedir.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazetecilerin haklarının yıllardır adeta gasp edilmesine vesile olan bu hükümlere ilişkin artık görev sırası Anayasa Mahkemesi’ndedir. Anayasa Mahkemesini, gazetecilerin tazminat hakkını yok eden 60 yıllık uygulamaya son vermeye çağırıyoruz!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Yönetim Kurulu</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DOLMABAHÇE’NİN ALTIN VAZOLARI NEREDE?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/dolmabahcenin-altin-vazolari-nerede-1370015db9289-8148-4456-a2c0-063b92c83a8c2021-06-16T11:22:00+03:00HABER MERKEZİ DOLMABAHÇE’NİN ALTIN VAZOLARI NEREDE?

DOLMABAHÇE’NİN ALTIN VAZOLARI NEREDE?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’na bağlı Dolmabahçe Sarayı’nda muhafaza edilen, Osmanlı Padişahı Sultan Abdülmecid’den kalma, her biri ağırlığı 46 kilogram olan som altından 2 vazonun akıbetini Meclis gündemine taşıdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un ayrı ayrı yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi sunan Tanal, Dolmabahçe Sarayı’nda vazoları her zamanki yerlerinde göremeyen vatandaşların endişeye kapıldığını belirterek, toplam 92 kilogram ağırlığındaki altın vazoların şu an nerede olduğunu, kaçırıp kaçırılmadıklarını sordu.<br /><strong>KAMUOYUNA AÇIKLAMA YAPILACAK MI?</strong><br />CHP’li vekil Mahmut Tanal’ın hem Cumhurbaşkanı Oktay’a hem de Bakan Ersoy’a yönelttiği sorular şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px">- Toplamda 92 kilogram ağırlığındaki som altından 2 tarihi vazo şu anda Dolmabahçe Sarayı’nda mıdır? Şayet Dolmabahçe Sarayı’ndaysa vazolar ziyaretçilerin görebileceği şekilde sergilenmekte midir? Şayet sergilenmemekteyse bunun gerekçesi nedir? Vazolar hangi sebeple sergilenmemektedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">- Sultan Abdülmecid’den kalma altın vazolar şu an nerede sergilenmektedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">- Dolmabahçe Sarayı’nı gezerken vazoları her zamanki yerlerinde göremeyen yurttaşlar, kıymetli 2 iki vazonun akıbetine ilişkin endişeye kapılmıştır. Som altından olan, her biri 46 kilogram ağırlığındaki 2 vazo kayıp mıdır? Herhangi bir müdahaleden dolayı, kaza sebebiyle zarar mı görmüştür?</span></p><p><span style="font-size:18px">- Som altından vazolar şu an nerede muhafaza edilmektedir? Vazoların bulunduğu yer belli değilse, bilinmemekteyse bu altın vazolar birileri tarafından kaçırılmış mıdır? Şayet vazolar kaçırıldıysa konuya ilişkin soruşturma başlatılmış mıdır? Vazolar kayıpsa, kaçırıldıysa herhangi bir işlem yapıldı mı, yapılıyor mu veya yapılacak mı?</span></p><p><span style="font-size:18px">- Dolmabahçe Sarayı’nda olması gereken altın vazoların şu an nerede olduğu, başlarına bir şey gelip gelmediği, kayıp olup olmadıkları, tekrar sergilenip sergilenmeyecekleri konusunda kamuoyuna açıklama yapılacak mıdır?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Ankara'nın Evren İlçesi'nde, Hirfanlı Baraj Gölü'ndeki Balıkçılık Faaliyetleri Hakkında ÖNERGE VERDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ankaranin-evren-ilcesinde-hirfanli-baraj-golundeki-balikcilik-faaliyetleri-hakkinda-onerge-verdi-136997bfbabfe-437d-4c34-a2e4-50d3793c96ff2021-06-16T11:19:00+03:00HABER MERKEZİ Ankara'nın Evren İlçesi'nde, Hirfanlı Baraj Gölü'ndeki Balıkçılık Faaliyetleri Hakkında ÖNERGE VERDİ

Ankara'nın Evren İlçesi'nde, Hirfanlı Baraj Gölü'ndeki Balıkçılık Faaliyetleri Hakkında ÖNERGE VERDİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA- Levent Gök: "Bölgede faaliyet gösteren balıkçılarımız avlak sahalarının kullanımı için alınan yüksek kira bedellerini ödemekte zorlanmakta, küçük çapta yürüttükleri balıkçılık faaliyetini zarar ederek sürdürmektedirler. İhtiyaç duydukları devlet desteklerine erişmekte güçlük çeken balıkçılarımız bu darboğazdan çıkış yolu aramakta, resmi makamlara yaptıkları müracaatlara olumlu dönüşler alamamaktadırlar. Avlak sahası kiralarını ödeyememeleri durumunda ihale iptali ile karşılaşacaklarına yönelik uyarılar balıkçılarımızı yüksek faizli kredi alma zorunluluğuna itmekte, borç dengesini yönetemeyen balıkçılarımız başka sektörlere yönelmektedir. Balıkçılarımızın borç yüklerinin azaltılması, balık ihracatının önündeki engellerin kaldırılması ve iyi bir pazarlama yönetimi ile Evren İlçemizin ülkemizin balıkçılık sektörünün merkezlerinden biri haline gelerek kısa vadede kalkınacağı öngörülmektedir.&nbsp;Evren İlçemizdeki balıkçılık faaliyetlerinin girdi maliyetlerinin düşürülmesi, balıkçılarımızın ihtiyaçlarına uygun destekler sağlanması, balık ihracatı kısıtlamalarının kaldırılması ve bölgedeki balıkçılık faaliyetlerinin geliştirilmesi için atılması gereken adımların tespit edilerek Ankara’nın az gelişmiş ilçelerinin kalkındırılması ve ülke ekonomisine katma değer sağlanması&nbsp;amacıyla verdiğimiz Meclis Araştırması Önergesi VERDİM."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Başkentimizin güneyinde bulunan Evren İlçesi sosyo-ekonomik gelişmişlik endekslerinde 25 Ankara ilçesi arasında 19. sırada, Türkiye genelindeki ilçeler arasında ise 292. sırada bulunmaktadır. Başkentin bir ilçesi olmasına rağmen gelişmişlik sıralamasında oldukça geride kalan Evren’in en önemli geçim kaynaklarından birini kıyısında bulunduğu Hirfanlı Baraj Gölü’nde gerçekleştirilen balıkçılık faaliyetleri oluşturmaktadır. Tatlı su gölü niteliğinde olan Hirfanlı Baraj Gölü’nde pullu sazan, yayın balığı, tatlı su kefali, gümüş balığı ve kerevit türleri bulunmakta, balıkçılık için oldukça elverişli olan bölgenin potansiyeli yeterince değerlendirilememektedir.2020 yılının Mart ayında ülkemizde görülmeye başlanan Covid-19 salgınına karşı alınan önlemler sebebiyle sekteye uğrayan balık ihracatının en çok etkilediği yerleşim alanlarımızın başında Evren İlçesi gelmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hirfanlı Baraj Gölünden tutulan gümüş balığı yurtdışı piyasalarında büyük ilgi görmekte, kilogramı 3 TL olarak ihraç edilmektedir. Yalnızca Evren İlçesi Su Ürünleri Kooperatifi üyesi balıkçılarımız Hirfanlı Baraj Gölü 3. Bölge Avlak Sahasında yıllık 400 ton gümüş balığı avlamakta ve bu faaliyetin ilçeye getirisi yıllık 1.5 milyon TL’ye yaklaşmaktadır. Pandemi koşulları sebebiyle getirilen ihracat kısıtlamaları sözü geçen balık ihracatını durdurmuş, Evren İlçemiz bu gelirlerden yoksun kalmıştır. Yine aynı bölgede avlanan sazan balığının yıllık getirisinin 1 milyon TL’nin üzerinde olduğu balıkçılarımız tarafından ifade edilmekte, salgın kısıtlamalarının bölge balıkçılığına olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılmasıyla Evren’in yıllık 2 ila 3 milyon TL değerinde bir gelire kavuşacağı öngörülmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgede faaliyet gösteren balıkçılarımız avlak sahalarının kullanımı için alınan yüksek kira bedellerini ödemekte zorlanmakta, küçük çapta yürüttükleri balıkçılık faaliyetini zarar ederek sürdürmektedirler. İhtiyaç duydukları devlet desteklerine erişmekte güçlük çeken balıkçılarımız bu darboğazdan çıkış yolu aramakta, resmi makamlara yaptıkları müracaatlara olumlu dönüşler alamamaktadırlar. Avlak sahası kiralarını ödeyememeleri durumunda ihale iptali ile karşılaşacaklarına yönelik uyarılar balıkçılarımızı yüksek faizli kredi alma zorunluluğuna itmekte, borç dengesini yönetemeyen balıkçılarımız başka sektörlere yönelmektedir. Balıkçılarımızın borç yüklerinin azaltılması, balık ihracatının önündeki engellerin kaldırılması ve iyi bir pazarlama yönetimi ile Evren İlçemizin ülkemizin balıkçılık sektörünün merkezlerinden biri haline gelerek kısa vadede kalkınacağı öngörülmektedir. Evren’in yıllık 3 milyon TL değerinde bir ekonomik pazara sahip olması Ankara ve ülke ekonomisine azımsanamayacak bir katma değer sunacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Evren İlçemizdeki balıkçılık faaliyetlerinin girdi maliyetlerinin düşürülmesi, balıkçılarımızın ihtiyaçlarına uygun destekler sağlanması, balık ihracatı kısıtlamalarının kaldırılması ve bölgedeki balıkçılık faaliyetlerinin geliştirilmesi için atılması gereken adımların tespit edilerek Ankara’nın az gelişmiş ilçelerinin kalkındırılması ve ülke ekonomisine katma değer sağlanması&nbsp; amacıyla Anayasa'nın 98’inci,&nbsp;TBMM İçtüzüğünün 104’üncü ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Levent GÖK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ankara Milletvekili</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ZEYTİNLİĞİ SATIŞA ÇIKARILAN KÖYCEĞİZ’Lİ KÖYLÜLER İSYANDA]]>https://www.haberanaliz.net/haber/zeytinligi-satisa-cikarilan-koycegizli-koyluler-isyanda-13698adc152ec-10bc-4f93-a673-f22519fd39652021-06-16T11:16:00+03:00HABER MERKEZİ ZEYTİNLİĞİ SATIŞA ÇIKARILAN KÖYCEĞİZ’Lİ KÖYLÜLER İSYANDA

ZEYTİNLİĞİ SATIŞA ÇIKARILAN KÖYCEĞİZ’Lİ KÖYLÜLER İSYANDA

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA-&nbsp;CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin hafta başında Köyceğiz ziyareti sırasında İlçe başkanı Hüseyin Erol ile birlikte gerçekleştirdikleri ziyaretlerde köylülerin isyanına tanık olduklarını belirterek iktidarın vatandaşı değil rantı düşündüğünü söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Girgin, “arazileri bölgede yaşayan köylüler yıllardır ecrimisil ödeyip tarım ve zeytinlik, narenci olarak kullanıyordu. Köylülerin belirlenen ihale bedellerini ödeme imkanlarının olmadığını, bölgede büyük bir rant söz konusu olduğunu” söyleyerek duruma tepki gösterdi. CHP Muğla Milletvekilli Süleyman Girgin konuyu Meclis’e taşıyarak soru önergesi verdi. Vatandaşlarımızı mağdur eden ve hukuksuz olduğu açık olan söz konusu ihaleyi iptal etmeyi düşünüyor musunuz? Diyen Girgin konunun takipçisi olacaklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>VATANDAŞLARIN ZEYTİNLİKLERİNE NARENCİYE BAHÇELERİNE ADETA ÇÖKÜYORLAR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Muğla Milletvekilli Süleyman Girgin, yaptığı açıklamada, “Devleti çetelere teslim edenler; Köyceğiz’de&nbsp; vatandaşların yıllardır dikip büyüttüğü, vergisini, ecrimisilini ödediği zeytinlik, narenciye bahçesi ve iskan ettiği yerler TOKİ tarafından boş arazi gösterilip Ankara ve İstanbul’da satışa çıkarıyor. Vatandaşların zeytinliklerine, narenciye bahçelerine adeta çöküyorlar. Muğla Muğla olalı böyle saldırı görmedi. “İstanbul’a ihanet ettik” diyen iktidar gözünü Muğla’ya dikti. Ne doğa, ne kıyı, ne tarım arazisi, ne orman gözünün yaşına bakmadan yandaşlar için, rant ve talan için Muğla’ya çöktü. Çekin ellerinizi Muğla’dan ve ülkemizden. Yandaşlarınızı değil yoksulları düşünün, her gün gelen zamlarla geçim derdine düşen insanları düşünün, gırtlağa kadar borca batmış esnafları düşünün. Beşli çeteyi doyurmaktan sokaktaki vatandaşa sıra gelmiyor. Sokaktaki vatandaşı düşünün.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YÖRE HALKININ GEÇİM KAYNAĞİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Köyceğiz İlçe Başkanı Hüseyin Erol da şu ifadeleri kullandı: “Yörede yaşayan vatandaşımız, kardeşlerimiz mağdur. Yıllarca emek vererek alın teri dökerek birer cennete çevirdikleri zeytin bahçeleri, narenciye bahçeleri inşaat yapılmak için satılıyor. Oysa ki her biri birer cennet köşesi olan narenciye ve zeytin bahçeleri ve tarım arazileri sayesinde yöre halkı ailelerini geçindiriyor. Yöre halkının kullanıcısı olduğu bu araziler hem Köyceğiz’imizin doğal güzelliği ve hem de yöredeki ailelerin geçim kaynağı. İşte bu yüzden halkımızın yardım çağrısına yine sessiz kalmıyoruz. Ve diyoruz ki&nbsp; kardeşim yalnız değilsin! Kadimden bu yana kullandığınız arazilerin parsel parsel satılmasına engel olmak için&nbsp; her türlü yasal yolu kullanacağız ve mücadelenize haklarınızı birlikte savunmak için ortak olacağız. Adalet elbet bir gün tecelli edecek işte o güne kadar mücadelemiz&nbsp; birlikte ve omuz omuza&nbsp; sürecek.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: “Okul var, mezun var, atama neden yok?”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-okul-var-mezun-var-atama-neden-yok-13697007bdde5-277f-4d0d-bc19-e267bc7e1e012021-06-16T10:12:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: “Okul var, mezun var, atama neden yok?”

Gürer: “Okul var, mezun var, atama neden yok?”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>SAĞLIKÇILAR PANDEMİ YORGUNU&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sağlıkçıların&nbsp;pandemi&nbsp;döneminde büyük özveriyle çalıştığını belirterek,&nbsp;fedakarlıkları&nbsp;dolayısıyla hastane görevlisinden doktora ve yöneticiye kadar tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TAŞERON FİRMA ÇALIŞANLARI KADRO BEKLİYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığının hizmet alım sözleşmesindeki maddelere takılarak kadro alamayan binlerce sağlık çalışanının olduğuna dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hastanelerde görev yapan bilgi işlem çalışanları, görüntüleme merkezi, yemekhane ve sosyal tesis çalışanları ile kamudaki kiralık araçların şoförlerine bir an önce kadroları verilmeli ve kamuda taşeron firmalarda çalışanlar bir an önce kadroya alınmalıdır” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ATAMA BEKLEYEN SAĞLIKÇILAR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizde eğitim-öğretim veren 143 üniversitede sağlık bölümlerinin bulunduğunu ve bunlardan her yıl farklı&nbsp;branşlarda&nbsp;binlerce sağlıkçının mezun olduğunu ifade eden Ömer Fethi &nbsp;Gürer, “Üniversitelerin sağlık bölümlerinden mezun olanların atanmaları yapılmalıdır. Sağlık yönetimi bölümü mezunu olup&nbsp;meslek tanımlaması dahi olmayanlar, 2017 yılında kapatılan ve 60 bin mezunu olan ortaöğretim okullarının hemşirelik bölümü mezunları atama beklemektedir. Sağlıkta binlerce mezunun kadro beklentisi karşılanmalıdır” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>39 BRANŞTA 670 BİN SAĞLIKÇI SESLERİNİN DUYULMASINI İSTİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sağlıkta 39 ayrı&nbsp;branşta 670&nbsp;bin sağlıkçının aylardır atama beklendiğine de işaret ederek “Atama bekleyen sağlıkçılar iktidara seslerini duyurmaya çalışıyorlar. İktidar bu sesleri duymalıdır” şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>OKUL VAR, ATAMA YOK&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Başkanlığına, sağlık çalışanlarının sorun ve taleplerini içeren konularla ilgili tüm branşlar için Soru ve Meclis Araştırma önergeleri verdi. Gürer, “Sağlık bölümlerinden her yıl binlerce mezun veriliyor. Sağlık Bakanlığı ve özel sağlık kuruluşlarında bu mezunlara iş alanı yoksa neden bu kadar okul ve bölüm açıldı? 0kul var, mezun var, atama neden yok?” diye sorduğu önergelerinde, sağlıkta çalışanların koşullarının iyileştirilmesi, özlük haklarının ayrımsız verilmesi ve atanma bekleyenlerin atanmalarının bir an önce yapılmasını istedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İzmir Milletvekili Murat Çepni Nişasta Bazlı Şeker Soru Önergesi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/izmir-milletvekili-murat-cepni-nisasta-bazli-seker-soru-onergesi-13696c2911b46-2be9-4af7-b39a-22506a9889bb2021-06-16T10:09:00+03:00HABER MERKEZİ İzmir Milletvekili Murat Çepni Nişasta Bazlı Şeker Soru Önergesi

İzmir Milletvekili Murat Çepni Nişasta Bazlı Şeker Soru Önergesi

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">NBŞ,&nbsp; gazlı içecekler, meyve suları, çikolata, kek, şekerleme, gofret, bisküvi, dondurma, reçel, marmelat ve jöle gibi pek çok işlenmiş gıdada kullanılmasının yanı sıra baklava, unlu tatlılar, ketçap, mayonez, hazır çorba,&nbsp; bebek mamalarında ve yapay bal üretiminde de kullanılmaktadır. Mısır şurubunun, şeker pancarından üretilen şekerden daha ucuz olması nedeniyle, firmalar ürünlerde maliyeti düşürmek ve daha yüksek kar için bu ürünü tercih etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığı’nın 2018 yılında yayınladığı&nbsp; “Nişasta Bazlı Şekerlerin Sağlığa Etkileri” Hakkında Bilim Kurulu Raporunda,&nbsp; früktozun,&nbsp; insülini çok az uyarması nedeniyle&nbsp; tokluk hissinin gelişmediği,&nbsp;&nbsp; obeziteyi tetiklediği, insülün direncini arttırdığı,&nbsp; obezite ve kronik hastalıkların doğrudan NBŞ ile ilgili olduğu&nbsp;&nbsp; bilgisi yer almaktadır. Raporda ayrıca, fruktozun karaciğer için yıkıcı etkisi olduğu, hızla yağ asitlerine dönüştüğü,&nbsp; bu durumun karaciğer yağlanması, fibrosis ve siroza neden olduğu bilgisi de mevcuttur. NBŞ,&nbsp; glikozdan farklı olarak kanda ürik asit artışına da neden olmakta, gut hastalığını tetikleyebilmekte, diyabet, kalp damar hastalıklarına, Alzheimera&nbsp; yol açmakta ve çeşitli kanser türlerinin (kolon kanseri, pankreas, karaciğer ve meme kanseri gibi) gelişimine de zemin hazırlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ve&nbsp; Bursa Orhangazi’de 1. sınıf tarım arazisi üzerine kurulu olan&nbsp; Amerikan gıda şirketi&nbsp; Cargill’in şeker pancarı yerine&nbsp; nişasta bazlı şeker üretimi yapması ve piyasaya sürmesiyle NBŞ sorununun temelleri atılmıştır. NBŞ şurubunun GDO’lu mısırdan yapılması da kamuoyunda tüketim konusunda tepkiler oluşturmuştur.&nbsp;&nbsp; Avrupa ülkelerinde, NBŞ üretiminin toplam şeker üretimindeki payı ortalama yüzde 2 olarak belirlenmiştir. 2001 yılında kabul edilen 4634 sayılı Şeker Kanununda 2018 yılında yapılan değişiklikle NBŞ A kotaları önce yüzde 5’e kademeli olarak yüzde 2,5’e düşürülmüştür. 19-3-2021 tarihli Cumhurbaşkanı kararı ile 2021/2022 Pazarlama Yılı ülke toplam A kotası 67 Bin 500 ton olarak belirlenmiştir. 5 Haziran 2021 tarihinde resmi gazetede yayınlanan Şeker Kotalarının Düzenlenmesi ve Uygulanmasına ilişkin yönetmelik sonrasında bu kotada yüzde yüz artış olacağı endişesi oluşmuştur.&nbsp; Kamuoyunda oluşan endişe ve tepkilerden sonra, Tarım ve Orman Bakanlığı, Cumhurbaşkanının NBŞ kotasını yüzde 50 düşürme ve artırmaya yetkili olduğunu 2023 yılına kadar kotanın 2,5 kalacağını duyurmuştur. Bu durum NBŞ kotasının her üretim döneminde yükseltilebileceği riskini taşımaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">TÜİK verilerine dayanarak&nbsp; iç piyasaya satışı kotayla sınırlandırılan nişasta bazlı şekerin,&nbsp; satış, ihracat ve kotalı satışında&nbsp; 197 bin 848 tonluk kritik bir kayıp tespit edildiği haberleri 9-6-2027 tarihinde basına yansımıştır. Uluslararası şirketler 2019 yılında Türkiye'deki fabrikalarından 525 bin 972 ton NBŞ'yi iç ve dış piyasaya satmıştır. Satılan bu NBŞ'nin 260 bin 624 tonunun yurt dışına ihraç edildiğini belirlenmiştir.&nbsp; İç piyasaya kota sınırlaması nedeniyle ancak 67 bin 500 ton NBŞ satılabildiğine göre;&nbsp; ihracatla, kotalı satış arasındaki fark olan 197 bin 848 ton nişasta bazlı şekerin&nbsp; el altında, gizlice iç piyasaya sürülmüş olabileceği, kayıt dışı satıldığının düşünüldüğü ve&nbsp; çok ucuz fiyatlarla yoksul halka satılan baklava ve benzeri tatlılarda kullanıldığı görüşü oluşmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">HDP İzmir Milletvekili ve Çevre Komisyonu Üyesi Murat Çepni, önerge vererek konuyu Meclis gündemine getirmiş ve Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için aşağıdaki soruları yöneltmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">1- TÜİK verilerinde yer alan&nbsp; 198 bin ton nişasta bazlı şeker&nbsp; farkı&nbsp; nereden kaynaklanmaktadır?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">2- Piyasaya kayıt dışı&nbsp; nişasta bazlı şeker&nbsp; satan firmalar belirlenmiş midir? Bu firmalar hakkında işlem yapılacak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">3- Nişasta bazlı şeker&nbsp; üretimi yapan Cargill, ADM, PNS, Tat, Sunar firmalarının kendilerine tahsis edilen&nbsp; kotalarda üretim yapmaları&nbsp;&nbsp; ve iç piyasaya sunmaları denetlenmekte midir? Bu firmaların denetimleri ne şekilde yapılmaktadır?</span></p><p><span style="font-size:18px">4-Bakanlığınız, 67 bin 500 tonluk NBŞ kotasının yaklaşık 3 kat fazlası olan 198 bin ton nişasta bazlı şekerin,&nbsp; çok ucuz fiyatlarla yoksul halka satılan baklava ve benzeri tatlılarda kullanılmış olabileceği iddiasını araştıracak mıdır? Kamuoyu bu konuda bilgilendirilecek midir?</span></p><p><span style="font-size:18px">5- Nişasta bazlı şekere göre daha az zararlı olan pancar şekerinin üretiminin arttırılması için pancar üreticisi çiftçiler desteklenmekte midir?&nbsp; 2021 yılında kaç ton şeker pancarı üretimi öngörülmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">6- Halk sağlığı sorununa neden olan nişasta bazlı şeker üretiminin ve ürünlerde kullanımının yasaklanması için Bakanlığınızın çalışması olacak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">7-&nbsp; Türkiye genelinde pastana, fırın vs. şekerli ürün mamul eden firmaların ürünlerinde hangi oranda nişasta bazlı şeker kullandığı denetlenmekte midir? Halkın sağlığı için, ürünlerinde nişasta bazlı şeker kullanan firmalara bunu belirtme zorunluluğu getiren düzenleme yapmayı düşünmüyor musunuz?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[1 TON KOKAİN ELE GEÇİRİLDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/1-ton-kokain-ele-gecirildi-1369515adb5e7-2a3d-48b6-91fe-533a5cb6135e2021-06-16T09:00:00+03:00HABER MERKEZİ 1 TON KOKAİN ELE GEÇİRİLDİ

1 TON KOKAİN ELE GEÇİRİLDİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKARA-&nbsp;Ekvator ülkesinden Mersin Limanı'na gelen bir gemide Muz yüklü konteyner içerisinde uyuşturucu madde bulunduğu ihbarı alınması üzerine; Mersin Valiliğine bağlı İl Emniyet Müdürlüğü ve Gümrük Muhafaza Müdürlüğü ile koordineli yapılan operasyonel çalışmada, bahse konu konteyner içerisinde (1000 paket) halinde 1 Ton Kokain maddesi ele geçirildiği, sayım ve aramalar devam ettiği,Tahkikat ise çok yönlü devam ettiği bildirildi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İktidar, İnsan Hakları Eylem Planı'ndaki 1 aylık vaatlerin hiçbirini yerine getirmedi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/iktidar-insan-haklari-eylem-planindaki-1-aylik-vaatlerin-hicbirini-yerine-getirmedi-136949fdcfb7e-69c6-4e93-9dc4-9c979a2c885b2021-06-16T08:52:00+03:00HABER MERKEZİ İktidar, İnsan Hakları Eylem Planı'ndaki 1 aylık vaatlerin hiçbirini yerine getirmedi

İktidar, İnsan Hakları Eylem Planı'ndaki 1 aylık vaatlerin hiçbirini yerine getirmedi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong><em>İktidarın hızla demokrasi ve hukuk devleti standartlarından uzaklaşması nedeniyle ülke olarak her geçen gün daha da fakirleşiyoruz</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün iktidarın 2 Mart’ta açıkladığı ve aradan 3,5 ay geçmesine rağmen bir arpa boyu dahi yol alınmayan İnsan Hakları Eylem Planıyla ilgili değerlendirmelerde bulunacağım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malumunuz son yıllarda iktidarın hızla demokrasi ve hukuk devleti standartlarından uzaklaşması nedeniyle ülke olarak her geçen gün daha da fakirleşiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Evrensel değerlerden hızla uzaklaşılmakta ve Türkiye sadece hukuk alanında değil ekonomik alanda da çok zor bir dönemden geçmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin içine girdiği bu hukuksuzluk girdabı elbette yerli ve yabancı yatırımcıyı ürkütmüş ve her geçen gün bozulan ekonomik dengeleri kurtarmak ve yabancı yatırımcıya şirin gözükmek adına iktidar günü kurtarma amacıyla Avrupa Konseyi’nden sağladığı 1 Milyon 200 bin avro’luk fonla İnsan Hakları Eylem Planını açıklamıştır. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan İnsan Hakları Eylem Planı lansmanında bu planının 9 amacı olduğunu söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1-</strong>Daha güçlü bir insan hakları koruma sistemi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2-&nbsp;</strong>Yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma hakkının güçlendirilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3-&nbsp;</strong>Hukuki öngörülebilirlik ve şeffaflık.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4-&nbsp;</strong>İfade, örgütlenme ve din özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5-&nbsp;</strong>Kişi özgürlüğü ve güvenliğinin güçlendirilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>6-&nbsp;</strong>Kişinin maddi ve manevi bütünlüğü ile özel hayatının güvence altına alınması.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>7-&nbsp;</strong>Mülkiyet hakkının daha etkin korunması.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>8-&nbsp;</strong>Kırılgan kesimlerin korunması ve toplumsal refahın güçlendirilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>9-&nbsp;</strong>İnsan hakları konusunda üst düzey idari ve toplumsal farkındalık</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Bu 9 madde aynı zamanda bir itiraftı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı aslında bizzat oluşturduğu hesap vermezlik rejiminde ihlal ettikleri hususları bir bir böylece itiraf etmiş oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Cumhurbaşkanı aslında bizzat oluşturduğu hesap vermezlik rejiminde ihlal ettikleri hususları bir bir itiraf etmiş oldu.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;İktidar 20 yılın sonunda Eylem Planı ile daha güçlü bir insan hakları koruma sistemi vaat edebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü bizzat Anayasa Mahkemesi’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına uymayan mahkemelerin olduğu bir yargı düzeni oluşturdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma hakkının güçlendirilmesini vaat edebiliyor. Çünkü yargı bağımsızlığını tamamen yok etti. Onlarca haksız soruşturmaya imza atan, ağır hak ihlallerine sebep olan bir savcı Yargıtay ve HSK sürece alet edilerek Anayasa Mahkemesi üyeliğine atandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi baskı ve linç kültürü paralelinde yüzbinlerce insan haksız şekilde terör örgütü üyesi soruşturması geçirdiği bir ülkede nasıl adil bir yargılanma olabilir. Milyonlarca insanın hayatı bu ülkede yargının bağımsız olmaması nedeniyle cehenneme çevrildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişte iktidar ve ortağının çevrelerinde iş yapan ve Cumhur İttifakına destek için miting düzenleyebilen bir suç örgütü lideri vahim iddialarda bulunurken, adam öldürmeden ve tonlarca kokainin taşındığı ticaret yollarından bahsederken hiçbir savcı soruşturma açmaya cesaret edemez hale geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizde yargı bağımsızlığı artık yalnızca kağıt üstünde var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçekte ise güdümlü bir yargı var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargı, artık ayrıcalıklı bir grubun işlediği suçlara karşı 3 maymunu oynayan bir tiyatrodan başka bir şey değildir. Artık bu ülkede üstünlerin hukuku işlemektedir. Hukukun üstünlüğü ayaklar altına altındadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">İktidar hukuki öngörülebilirlik ve şeffaflık vaat ediyor. Çünkü bu ülkede öngörülebilirlik bırakmadılar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Ülkemizde yargı bağımsızlığı artık yalnızca kâğıt üstünde var.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yüz binlerce sıradan insan, devlet tarafından terör örgütü olduğu ilan edilmemiş ve dini bir cemaat olduğunu düşündükleri bir gruba vaktiyle katıldıkları için terör örgütü üyeliğinden mahkum oldular, işlerinden atıldılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama aynı gruba adam toplayanlar, bu grubun sözcülüğüne soyunanlar ve dahası bu grubun devlet içindeki örgütlenmesini yönetenler bugün elini kolunu sallayarak meclis koridorlarında ve bakanlıklarda dolaşıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Büyük ihalelerin hemen hemen hepsi 5 şirket arasında paylaştırılıyor.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Bu ülkenin başka iş insanları başka şirketleri yok mu?</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şeffaflık deseniz zaten lafta…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkede tam bir soygun düzeni hakim..</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiçbir ihale şeffaf bir şekilde yapılmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyük ihalelerin hemen hemen hepsi 5 şirket grubu arasında paylaştırılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ülkenin başka iş insanları başka şirketleri yok mu?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Cumhurbaşkanına gözünün üstünde kaşın var demek yasak ama ana muhalefet partisi liderini yumruklamak serbest.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İfade, örgütlenme ve din özgürlüklerini koruyup geliştireceğiz diyorlar… Ülkede ifade özgürlüğü mü kaldı?</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanına hakaret suçunun kapsamı belirsizleştirildi ve genişletildi. Yerli yersiz insanlar gözaltına alınıyor ve yargılanıyor. Hiçbir şey olmasa da bir şeyler vardır anlayışı ile insanlar mahkemelerde süründürülüyor ve gözdağı veriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanına gözünün üstünde kaşın var demek yasak ama ana muhalefet partisi liderini yumruklamak serbest.</span></p><p><span style="font-size:18px">Küçük ortak her konuştuğunda topluma nefret ve korku salacak, her önüne geleni tehdit edecek, hakaret edecek ama bir muhalif gazeteci sesini çıkartınca soluğu mahkemede alacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böyle bir ülkede Eylem Planı açıklasanız ne yazar…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Allah’tan korkun! 20 yıldır bu ülkeyi kim yönetiyor?</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine 5 yıldır müsaade edilmiyor. Her gösteri en sert şekilde bastırılıyor. Temel haklarını kullanan insanlar darp ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İktidar kişi özgürlüğü ve güvenliğini güçlendireceğini söylüyor. Neden? Çünkü insanlar ülkede kendini özgür ve güvende hissetmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Allah’tan korkun! 20 yıldır bu ülkeyi kim yönetiyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">Sokakta gazeteciler, siyasetçiler dövülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Utanmıyor musunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı konvoyunun trafiği kesmesine tepki gösteren avukat Cumhurbaşkanı korumaları tarafından dövülerek hastanelik ediliyor. Şikayetçi oluyor ama Cumhurbaşkanı güdümündeki yargı konuyu soruşturmaya gerek görmüyor, takipsizlik kararı veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Ne yazık ki artık mülkiyet hakkının bizzat iktidarın veya iktidar gücünü arkasına alan mafya tarafından ihlal edildiği bir ülke olduk.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mülkiyet hakkı etkin bir şekilde korunacak vaadinde bulunabiliyorlar çünkü mülkiyet hakkı da tehdit altında.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yalıkavak marina örneğini hatırlayalım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski İçişleri Bakanının iktidar partisinden milletvekili olan oğlunun Yalıkavak Marina’yı işleten şirketin sahiplerine baskı yaparak şirket yönetim kuruluna ortak olduğu iddia ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu konuda da soru önergesi vererek Yalıkavak Marina’yı işleten şirketin emsal bedellerin altındaki hisse devirlerini gündeme taşımıştık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nitekim eski İçişleri Bakanı da önce “<em>Biz olmasak mafya çöker</em>” demiş ardından da artık çok dikkat çekiyor diye bu şirketteki yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmak zorunda kalmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki sadece mesele buradaki çökme miydi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Memuriyetten başka bir işi olmayanlar nasıl oluyor da yüz milyonlarca dolara hükmedebiliyor? Memlekette bunu soruşturacak savcı yok zaten…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne yazık ki artık mülkiyet hakkının bizzat iktidarın veya iktidar gücünü arkasına alan mafya tarafından ihlal edildiği, haksız şekilde kişilerin şirketlerine ortak olunduğu tabiri caizse çöküldüğü bu ülkenin bir gerçeği olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Ekonomik uçurum hiç olmadığı kadar fazla.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İktidar kırılgan kesimlerin korunmasını ve toplumsal refahın güçlendirilmesini vaat ediyor ancak tam tersi yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şiddete uğrayan kadınları korumak üzere imzalanan İstanbul Sözleşmesi Cumhurbaşkanının tek imzasıyla feshedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal refah ve sosyal adalet vurgusu yapılıyor ama zengin aşırı zenginleşti, fakir ise daha da fakirleşti. Ekonomik uçurum ve sosyal adaletsizlik hiç olmadığı kadar arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Sokaklarda insanlar zorla kaybediliyor. Bu kişilerden aylar sonra haber alınıyor.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Son olarak insan hakları konusunda üst düzey idari ve toplumsal farkındalık vaat ediliyor ancak işkence ve kötü muamele Türkiye’nin gündemine yeniden sokuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşkence ve kötü muamele iddiaları sonuca ulaşmak üzere araştırılmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dosya açılıyor, konunun unutulması beklenip dosya kapatılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sokaklarda insanlar zorla kaybediliyor. Bu kişilerden aylar sonra haber alınıyor veya hiç alınamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Cumhurbaşkanının açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı açık bir itiraftır.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanının açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı açık bir itiraftır. Türkiye’nin hukuk devletinden ve insan haklarına saygılı, demokratik bir devlet olma özelliğinden ne kadar uzaklaştığının açık bir göstergesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylem planı ile göstermelik bir hava oluşturulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sanki iktidar yeniden demokrasi, insan hakları ve hukuk devletine geri dönecekmiş gibi algı oluşturulmak istenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İ<em>ktidar, İnsan Hakları Eylem Planı'ndaki 1 aylık vaatlerin hiçbirini yerine getirmedi.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamanın yapıldığı 2 Mart’tan beri 3 aydan fazla bir zaman geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylem planına ilişkin takvim ise ancak 29 Nisan’da açıklandı ve bu tarihten beri bir buçuk ay geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm bu süreçte neredeyse her gün farklı bir hak ihlali kamuoyuna yansıdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanlığı olarak Cumhurbaşkanlığı ve Adalet Bakanlığı’nı yakından takip ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Maalesef Adalet Bakanlığı, İnsan Hakları Eylem Planı için oluşturulan takvimi ve takip mekanizmasını kamuoyuyla paylaşmamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buradan İnsan Hakları Eylem Planı izleme takip sisteminin erişime açılmasını çağrısında bulunuyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca kapsamlı şekilde Eylem planının takvimini çalıştık.</span></p><p><span style="font-size:18px">30 Nisan 2021 tarihinde yayınlanan Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri yönetmeliğini bu anlamda olumlu bir gelişme olarak görüyoruz. Uygulamada da hayata geçirilmesini bekliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak iktidar tarafından 1 aylık vadede;</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli yardım başvurusu usulünün kolaylaştırılması ve e-devlet üzerinden başvuru imkânı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Hükümlü ve tutukluların ziyaretçi listesini güncelleme imkânı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Hükümlü ve tutukluların engel durumlarına göre refakatçi eşliğinde veya açık görüş şeklinde ziyaretçileriyle görüşme imkânı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza infaz kurumlarındaki 0-6 yaş çocukların tesliminin ve görüşlerinin açık görüş olması imkânı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuk hükümlü ve tutuklulara aile görüşmesi imkânı getirileceği vaat edilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa bu 1 aylık vaatlerin hiçbiri yerine getirilmedi</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsan hakları konusunda böyle bir reform vaadinde bulunulduğu bile kamuoyuna unutturuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Görüyoruz ki İnsan Hakları Eylem Planı kağıt üstünde kaldı.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Her gün insan haklarını ezen bir anlayıştan daha fazlası beklenemezdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Samimiyetten uzak ancak AB fonuyla akla gelen İnsan Hakları Eylem Planı elbette ancak bu kadar olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüyoruz ki İnsan Hakları Eylem Planı kağıt üstünde kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları alanında bir arpa boyu yol alınmadı, hatta daha ihlaller artarak çoğaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle demokratikleşme ve insan hakları konusunda samimi adımların ancak yeni bir iktidarla sağlanacağı açıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">O tarihe kadar DEVA Partisi olarak iktidarı yakın takipteyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hepinizi saygıyla ve hürmetle selamlıyorum.</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Dünya’nın Finalisti Oldu]]>https://www.haberanaliz.net/haber/dunyanin-finalisti-oldu-13693bd3cdda7-ab2a-4c2c-824e-7355bf79cfea2021-06-16T08:48:00+03:00HABER MERKEZİ Dünya’nın Finalisti Oldu

Dünya’nın Finalisti Oldu

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Mithat Ünal</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">ANAMUR- MERSİN</span></p><p><span style="font-size:18px">Serhat Hacıpaşalıoğlu önderliğinde, End Productions tarafından gerçekleştirilen ‘’Dünyanın En Başarılı&nbsp;<strong><a href="https://www.anamurekspres.com/" target="_blank">Gençlik</a></strong>&nbsp;Organizasyonu’’ ödülüne sahip, bu sene on-line olarak düzenlenen ‘’İpana 23. Türkiye On-Line Liselerarası Müzik Yarışması’’nda Mersin’den finale kalan okul belli oldu. &nbsp;‘’Bireysel Erkek Solist’’ dalında, Anamur Anadolu Lisesi’nden Ulaş Baran Acar, &nbsp;Civciv parçası ile finale kalan isim oldu.<br />1700 başvuru arasından finale kalan Mersinli öğrenci, büyük bir başarıya imza atarak 158 finalist arasına adını yazdırdı.&nbsp; Mersinli liseliler için 14 Haziran’da POWERAPP mobil uygulamasında başlayan final oylaması, 25 Haziran’a kadar devam edecek. Ücretsiz olarak indirilebilen POWERAPP mobil uygulamasında oylama yapmak isteyenler, finale kalan 158 performans arasından, farklı dallarda en beğendiklerini oylayarak ödül alanları belirleyecek.&nbsp; Ödül kazanan okullar, 27 Haziran Pazar akşamı saat 20.00’de PowerApp mobil uygulamasında gerçekleşecek olan yayında açıklanacak.<br />Finalde 158 performans yarışacak!<br />&nbsp;İnternet ve jüri değerlendirmesinin ardından finale kalan okulların oylanmaya başlanmasıyla, grup dalında 50, bireysel katılımlarda ise beste dalında 20, enstrüman dalında 22, kız solist dalında 30, erkek solist dalında 30 performans finale kalırken, ayrıca 6 performans Instagram üstünden oylanarak finale çıkma hakkını elde etti. Toplam 158 performans arasından ilk üçe girenler belirlenirken, Grup-İcra dalında birinci olan okula İpana tarafından tam teçhizatlı müzik stüdyosu kurulacak, tüm dallarda dereceye giren okullara ve öğrencilere para ödülleriyle birlikte, sürpriz hediyeler verilecek.<br />Anamur Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi Ulaş Baran ACAR, İpana müzik yarışmasında Mersin'den finale kalan tek bireysel erkek yarışmacı oldu. powerapp uygulamasından bir kişi 20 oy verebiliyor.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Motosiklet çarpıp kaçmıştı, ünlü oyuncu Lisa Banes yaşamını yitirdi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/motosiklet-carpip-kacmisti-unlu-oyuncu-lisa-banes-yasamini-yitirdi-1369238ad92d2-164e-4c6e-8b2f-4197826a81532021-06-15T14:36:00+03:00HABER MERKEZİ Motosiklet çarpıp kaçmıştı, ünlü oyuncu Lisa Banes yaşamını yitirdi

Motosiklet çarpıp kaçmıştı, ünlü oyuncu Lisa Banes yaşamını yitirdi

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA-&nbsp; Ünlü oyuncu Lisa Banes 4 Haziran’da New York’ta bir motosikletin kendisine çarparak kaçması sonucu ağır yaralanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Beyin travması geçiren ve hastaneye kaldırılan Banes, 10 gün verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. New York Post’un haberine göre Banes, 14 Haziran günü yaşamını yitirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polisin soruşturması sürerken, Banes’in olay günü eşi Kathryn Kranhold’la bir partide buluşmak üzere yolda olduğu öğrenildi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre kimliği belirlenemeyen bir motor sürücüsü Amsterdam Bulvarı üzerinde Banes’e çarptıktan hızla gözden kayboldu. Olayla ilgili henüz gözaltına alınan bir şüpheli olmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ohio doğumlu Banes, kariyerinde pek çok televizyon dizisi ve sinema filminde rol aldı. Banes’in rol aldığı televizyon dizileri arasında One Life to Live, China Beach, The Royal Pains ve Nashville gibi yapımlar yer alırken, beyaz perdede ise 1988 yapımı Cocktail ve 2014 yapımı Gone Girl filmleriyle dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">CUMHURİYET</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ŞİMDİ CHP'YE SORULAR YÖNELTTİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/simdi-chpye-sorular-yoneltti-136913331d50b-f60b-4d3c-94a3-128bd270f9fe2021-06-15T14:03:00+03:00HABER MERKEZİ ŞİMDİ CHP'YE SORULAR YÖNELTTİ

ŞİMDİ CHP'YE SORULAR YÖNELTTİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">1-CHP yetkilileri, siz İş Bankası’nın yasal hissedarı değil misiniz? Paramount Oteli’ndeki çökme ekibinin içinde olan, süslü sülünün koruma müdürü ekrem gülerin o bankada ne işi var hiç soruyor musunuz? Merak etmiyor musunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">2-CHP yetkilileri, aynı zamanda Silivri Emniyet Müdürü’nün intiharından da sorumlu olan bu şahıs İş Bankası yönetim kurulunun baş danışmanlığını yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">3- veyis ateşle beraber Sezgin Baran Korkmaz’dan avanta isteyen, geceliği 100 bin lira olan kaldığı Paramount Otelin faturasını yayınlayamayan bu kişinin finans konusunda nasıl bir dehası var ki emeklilikten sonra o göreve atanıyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">4-CHP yetkilileri, vatandaşlarımız şöyle düşünmez mi, ana muhalefet partisi ortağı olduğu bankadaki bu usulsüzlüğe ses çıkarmazken, bütün ülkedeki sorunlara karşı nasıl bir çözüm önerebilir?</span></p><p><span style="font-size:18px">5-CHP yetkilileri, İş Bankası yönetimini kendileri ya da yakınları hakkında fetö soruşturmanız var diyip korkutularak, süslü sülünün koruma müdürünün İş Bankası yönetim kurulu danışmanlığına getirildiğini bütün herkes bilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">6-CHP yetkilileri, aldıkları kredileri ödeyemedikleri için bankaya kalan ya da ihale yoluyla satışa çıkarılacak otellerin ve büyük mülklerin üstüne kanuni görüntü altında çökmek için bu şahsın özel olarak oraya monte edildiğini görmüyor musunuz?</span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c889b851d66.jpg" style="height:494px; width:605px" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Emir: Organize yolsuzluğun üstünü örtmeye çalışıyorlar]]>https://www.haberanaliz.net/haber/emir-organize-yolsuzlugun-ustunu-ortmeye-calisiyorlar-1369013ac3c57-daac-42e2-86c2-4eed0ba72f232021-06-15T13:56:00+03:00HABER MERKEZİ Emir: Organize yolsuzluğun üstünü örtmeye çalışıyorlar

Emir: Organize yolsuzluğun üstünü örtmeye çalışıyorlar

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">6 AYDA 3 MİLYON TL’LİK YOLSUZLUK</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin incelemesi sonucunda Batman İl Sağlık Müdürlüğünde görevli 23 mutemet ve memurun, maaş bordrolarında usulsüzlük yaparak, sadece 6 aylık dönemde 3 milyon 100 bin TL'lik yolsuzluğa imza attıkları ortaya çıkmıştı. CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, yolsuzluk iddialarını TBMM gündemine taşıyarak, yöneticiler hakkında neden işlem yapılmadığını sormuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">YÖNETİCİLERİN KONTROL ALANININ DIŞINDA&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Emir’in iddiaları üzerine açıklama yapan Batman Valiliği sürecin yöneticilerin bilgisi dışında gerçekleştiğini savundu. Açıklamada yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin şu ifadeler kullanıldı: "Yöneticilerin imzasına sunulan tahakkuk evrakları ile imzalı banka listelerinin usulüne uygun olarak tanzim edildiği ancak imzalar atıldıktan sonra yöneticilerin kontrol alanının dışındaki bir alan olan dijital ortamda, mutemetlerce kasten söz konusu banka listelerinin değiştirilerek bankaya hileli listelerin gönderildiği müfettişlerce tespit edilmiştir."</span></p><p><span style="font-size:18px">MÜFETTİŞ, “YÖNETİCİ KONTROL ETMEDİ” DİYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">Valiliğin bu açıklama ile olayın üstünü örtmeye çalıştığını ifade eden ve söz konusu yöneticilerin sağlık müdür yardımcıları Hakkı Ural ile Atif Gür olduğuna dikkat çeken Emir, şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Birinin kardeşi AKP İl Başkanı Akif Gür, diğerinin kardeşi de AKP İlçe Başkanı Ali Ural. Valilik açıklamasında, hakkında inceleme yapılan kişilerin ifadeleri sanki müfettiş raporu gibi yansıtılmış. Fakat müfettişler raporda, “Havuz hesap hareketlerinin müdürlük tarafından veya başka birimlerce istenerek kontrol edilmediği anlaşılmıştır” diyor. Yani müfettiş raporuna göre, yöneticilerin de bu yolsuzlukta ihmali ve sorumluluğu olduğu çok açık.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">10 YILLIK ZARAR BİLİNMİYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer yandan valilik açıklamasında sanki geriye dönük 10 yıllık inceleme yapılmış gibi bir algı yaratılıyor. Bu ifade de gerçeği yansıtmıyor. Çünkü yine müfettişler raporlarında mali işlemlerde 10 yıllık zaman aşımı olduğundan, soruşturma kapsamında yalnızca 2019 yılının ilk 6 aylık dönemini inceleyebildiklerine dikkat çekiyor. Bu kişilerin görevde kaldıkları 10 yıl boyunca ne kadar haksız kazanç elde ettikleri şu an için bilinmiyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin milyonlarca lirası kayıp ve sorumlu kişiler AKP'lilerin yakını diye, olayın üstü örtülmeye çalışılıyor. Sağlık Bakanına sesleniyorum, bu işin peşini bırakmayacağız. Bir an önce Batman'daki yolsuzlukla ilgili kapsamlı bir soruşturma açılmalı ve tüm sorumlular yargı önünde hesap vermelidir."</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Yeneroğlu: “Ceza İnfaz Paketi İnsan Hakları İhlallerini Artıracaktır."]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yeneroglu-ceza-infaz-paketi-insan-haklari-ihlallerini-artiracaktir-13689474e8cdc-dc00-45cc-91a5-839952ab13742021-06-15T13:52:00+03:00HABER MERKEZİ Yeneroğlu: “Ceza İnfaz Paketi İnsan Hakları İhlallerini Artıracaktır."

Yeneroğlu: “Ceza İnfaz Paketi İnsan Hakları İhlallerini Artıracaktır."

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM Genel Kurulu’nda bu hafta görüşülmesi beklenen kanun teklifinde her ne kadar İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında değişiklik yapıldığı gerekçe gösterilse de teklif ile yargı bağımsızlığı ile haberleşme özgürlüğü, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakları anayasaya aykırı şekilde ihlal edilmektedir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Başsavcılar, Cumhuriyet savcılarının amiri değildir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teklifin 2. ve 3. maddeleri ile</strong>&nbsp;Cumhuriyet Savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararlarını Başsavcıların müdahalesine açık hale getirilmesi, yargı bağımsızlığı açısından son derece tehlikelidir. Başsavcılar, Cumhuriyet savcılarının amiri değildir. Cumhuriyet başsavcılarına, cumhuriyet savcıları üzerinde denetim ve müdahale yetkisi verilerek yargının hiyerarşiye bağlanmak istenmesi uygulamada başsavcıların, savcıların soruşturma kapsamında verdiği tüm kararlara doğrudan müdahale etmesine yol açacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>15 yaşına kadar çocukları kapsayan infaz ertelemesinin 18 yaşa kadar çıkartılması yerinde olacaktır.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teklifin 6. maddesi</strong>&nbsp;ile toplam 10 yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan kadın hükümlünün “<em>Toplum güvenliği açısından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi şartıyla</em>” 15 yaşını doldurmamış çocuğunun bulunması ve babanın da ölmüş veya cezaevinde olması durumunda, infazının çocuğun 15 yaşını doldurmasına kadar ertelenebilmesine imkân verilmektedir. Çocuğun üstün yararı ilkesi gereğince doğru bir düzenleme olmakla birlikte çocuğun yaşının neden 15 olarak belirlendiği anlaşılamamaktadır. Uluslararası antlaşmalar ve Türk Medeni Kanunu’na göre 18 yaşın altındaki herkes çocuktur. Ayrıca annenin vefat etmiş, babanın ise cezaevinde bulunduğu durumlarda çocuğun babası ile beraber olabilmesi kanun teklifinde gözden kaçırılmış bir husustur. Teklifin 18 yaşına kadarki tüm çocukları ile annesi vefat etmiş, babanın ise cezaevinde bulunduğu durumları da kapsayacak şekilde düzenlenmesi yerinde olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Görüşmelerin kurum yönetimi tarafından dinlenebilmesi ve kayda alınabilmesi” hükümlü ve üçüncü kişilerin özel hayatının gizliliği, haberleşme özgürlüğü ve kişisel verilerin korunması haklarına yönelik önemli sınırlamalar getirmektedir.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teklifin 8. maddesi ile</strong>&nbsp;“<em>terör suçları ve örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlardan hüküm giyen veya tehlikeli bulunan ya da dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen hükümlülere</em>” gelen veya bu kişiler tarafından gönderilen mektup, faks ve telgrafların dijital olarak kaydedilmesi ve fiziki olarak saklanabilmesi;&nbsp;<strong>Teklifin</strong>&nbsp;&nbsp;<strong>9. madde ile</strong>&nbsp;ise söz konusu hükümlülerin “<em>görüşmeleri kurum yönetimi tarafından dinlenebilmesi ve kayda alınabilmesi</em>” düzenlenmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu iki madde hükümlü ve üçüncü kişilerin özel hayatının gizliliği, haberleşme özgürlüğü ve kişisel verilerin korunması haklarına yönelik önemli sınırlamalar getirmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarında, hükümlülerin yaptıkları görüşmelerin sosyal hayatın ve aile birlikteliğinin devamını sağlamaya yönelik olduğu ve bu görüşmelerde mahremiyetin sağlanması gerektiği vurgulamaktadır. Bu kapsamda bu temel haklara yapılacak müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesine göre kamu düzeni ve kişi hakları arasında makul bir dengenin kurulabilmesi için ilgili düzenlemelerin belirli, öngörülebilir ve ölçülü olması gerekmektedir. Oysa söz konusu hükümler, son derece belirsiz ve keyfiliğe elverişli şekilde düzenlenmiştir. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca, her iki maddede de ‘<em>tehlikeli halde bulunan’</em>&nbsp;ve ‘<em>dışarı ile iletişiminin kurum güvenliği açısından tehlikeli olabileceği değerlendirilen</em>’ ifadelerine yer verilerek tedbirlerin uygulanacağı kişilerin kapsamı oldukça geniş tutulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Temel hakları ölçüsüz biçimde sınırlayan düzenlemeler kanunu teklifi metninden çıkartılması gerekir.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda bu tedbirlerin uygulanacağı hükümlülerin kapsamı, tedbirlerin hangi koşullarda, ne kadar süre ile uygulanacağı, kayıtların tutulma ve tutanak altına alınma şekli ile imha edilmelerine ve idarenin takdir yetkisini sınırlandıran düzenlemelerin Genel Kurul’da yapılacak görüşmelerde kanun metnine eklenmesi şarttır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yukarıda ifade edilen hususların, Genel Kurul görüşmelerinde tekrar gözden geçirilerek, cumhuriyet savcılarını hiyerarşiye bağlamaya çalışan düzenleme ile temel hakları ölçüsüz biçimde sınırlayan düzenlemelerin teklif metninden çıkartılması yahut da düzenlemelerin kapsamının Anayasa, AYM ve AİHM içtihatlarına göre çizilmesi gerektiği hususlarını kamuoyunun takdirlerine sunarız.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: “İnternet hizmetlerinde alınan vergiler kaldırılmalı”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-internet-hizmetlerinde-alinan-vergiler-kaldirilmali-13688fafd02e0-e630-4bea-9f59-39794608a87d2021-06-15T13:50:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: “İnternet hizmetlerinde alınan vergiler kaldırılmalı”

Gürer: “İnternet hizmetlerinde alınan vergiler kaldırılmalı”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>İnternet servis sağlayıcı hizmetleri içinde yer alan özel iletişim vergisi ve katma değer vergisinin kaldırılması amacıyla hazırladığı Kanun Teklifini, TBMM Başkanlığına sunan Gürer, bu teklifle internetin daha fazla kişiye ulaşması ve kullanımının artırılmasını hedeflediklerini belirtti.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>VERGİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK TALEBİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 6802 sayılı Gider Kanunu ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi hazırladı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HAYATIN HER ALANINDA İNTERNET VAR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hayatın büyük bir parçası haline gelen internetin, insanlar arasındaki iletişimi kolaylaştırdığı gibi haberleşmeden bilgi paylaşımına, bankacılıktan eğlence ve sosyal ilişkilere kadar pek çok alanda yenilikler getirdiğini anlatan Gürer, elektronik cihazlarının çoğunluğunun internete ihtiyaç duyması ise ülkelerin gelişmesinde olmazsa olmaz olarak görüldüğüne işaret etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İNTERNET, TEMEL İNSAN HAKKI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanların&nbsp;her geçen gün artarak çoğalan ve üretilen bilgiyi saklama, paylaşma ve ona kolayca ulaşma isteklerine karşılık veren bir teknoloji olan internetin, Birleşmiş Milletler tarafından temel insan hakkı olarak kabul edildiğini de anımsatan Gürer, “Kovid-19 salını&nbsp;ile mücadele kapsamında hastalığın yayılımını önlemek amacıyla özellikle iş yerleri ve eğitim kurumları geçici olarak kapatıldı ve insanlar evden çalışmaya teşvik edildi.&nbsp;Ayrıca insanların yüz yüze iletişim kurmalarından kaçınmaları, görüntülü ve sesli aramalar yoluyla iletişim kurmalarına neden oldu. Bu süreç zarfında tüketicilerde ve ticarette görülen davranış değişimleri ile beraber, bir anda insanların internet kullanma biçimlerini dönüştürmesi sonucu internet kullanımı da artış gösterdi” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÖĞRENCİLER VE İŞSİZLER&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TÜİK verilerine göre ülkemizde işsizlerin yüzde 88,2’sinin, öğrencilerin de yüzde 94,7’inin faal olarak internet kullanıcısı konumunda olduğunun belirlendiğini ifade ederek, bu kesimlerin herhangi bir gelire sahip olmaması ve ücretsiz internet erişim noktalarının yetersiz olması dikkate alındığında, internet servis sağlayıcı hizmetlerinden alınan vergilerin kaldırılması gerektiğini belirtti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in internet servis sağlayıcıları için alınan vergilerinin kaldırılmasına yönelik hazırladığı Kanun Teklifi şöyle:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GİDER VERGİLERİ KANUNU VE KATMA DEĞER VERGİSİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">MADDE 1- 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">MADDE 2- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17&nbsp;nci&nbsp;maddesinin (4) numaralı fıkrasına (u) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir. ”aa) Kablolu, kablosuz ve mobil internet servis sağlayıcılığı hizmetleri."</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ERGENE VE MARMARA’NIN KİRLİLİĞİ BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ergene-ve-marmaranin-kirliligi-birlikte-degerlendirilmeli-136873d4d665b-4a9c-4d50-b05c-2094c3e416742021-06-15T13:47:00+03:00HABER MERKEZİ ERGENE VE MARMARA’NIN KİRLİLİĞİ BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİ

ERGENE VE MARMARA’NIN KİRLİLİĞİ BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<div><div><div><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) PM Üyesi, Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yüceer, Marmara Denizi’ni etkisi altına alan musilaj felaketi ve Ergene Nehri’nin uzun yıllardır çözülemeyen kirlilik sorununu Meclis gündemine taşıdı. Yüceer’in musilaj hakkında verdiği araştırma önergesi TBMM Genel Kurulu’nda görüşülerek meclis araştırması açılması kabul edildi. Konuyla ilgili olarak TBMM’de Araştırma Komisyonu kuruldu. Komisyon 19 üyeden oluşacak, üç ay çalışacak ve gerektiğinde 'yerinde' inceleme yapabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ERGENE NEDEN MARMARA’DAKİ MUSİLAJ SONUÇTUR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Marmara Denizi’ndeki musilaj felaketinin Ergene Nehri’nin kirliliğinden bağımsız olarak ele alınamayacağını belirten Yüceer, “Marmara Denizi’ndeki musilaj felaketi bir haykırıştır. Can çekişen doğanın haykırışı. Ergene Nehri’ne bırakılan endüstriyel ve evsel atık, İstanbul’un endüstriyel ve evsel atıkları yıllardır arıtılmadan doğrudan veya derin deşarj yöntemiyle Marmara Denizi’ne bırakılıyor. Marmara Denizi, bu yüke karşı haykırmasın da ne yapsın. Marmara Denizi’ndeki musilaj sonuçtur. Nedeni ise Ergene Nehri’deki evsel ve endüstriyel atığın, İstanbul’un endüstriyel ve evsel atığının ve diğer şehirlerden Marmara’ya bırakılan atıklardır. Ergene Nehri’nin kirlilikten kurtarılması için 2011’de hayata geçirilen Ergene Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında Derin Deniz Desarj Projesi’yle Kasım 2020’de nehrin kirliliğin bir kısmı derin deniz deşarj yöntemiyle Marmara’ya verildiği bilinmektedir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÇÖZÜM BULUNMAZSA MARMARA’DA CANLI YAŞAMI SONA ERECEK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Musilaj felaketinin bir an önce çözüme kavuşmazsa Marmara’da onulmaz yaralar açılacağına dikkat çeken Yüceer, “Marmara’nın haykırışına bir an önce akılcı bir biçimde kulak verilmezse bedeli çok ağır olacak. Marmara Denizi’ndeki tüm canlı yaşamı sona erecek, Marmara Denizi çevresinde turizm, balıkçılık, tarım yani yaşam bitecek” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ERGENE NEHRİ ÇEVRESİNE VE MARMARA’YA ZEHİR SAÇIYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ergene Nehri’nin, yıllardır planlanan çalışmalara rağmen bölgede bulunan sanayi tesislerinin endüstriyel atıkları ve evsel atıklarla kirlenmeye ve zehir saçmaya devam ettiğini vurgulayan Yüceer, “Ergene Nehri’nde çevre kirliliğinin ulaştığı boyut, bölgedeki canlı yaşamını ciddi düzeyde olumsuz yönde etkilemektedir. Ergene Nehri, kaynağına yakın bölgelerde pırıl pırıl akarken sanayi bölgeleri ve yerleşim yerlerinden geçerken kirlenmekte ve rengi siyaha dönmektedir. Ergene Nehri’nin geçtiği bölge sanayi gibi tarımsal faaliyetlerinde da yoğun olarak sürdürüldüğü bir bölgedir. Nehrin kirliliğinin tarım üzerinde, tarım toprakları üzerinde olumsuz etkisi bulunmaktadır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İNSANIMIZ ÖLÜYOR, AKP İKTİDARI İZLİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ergene Nehri ve Havzası’ndaki kirliliğin başta kanser olmak üzere birçok hastalığa neden olduğunu ortaya koyan bilimsel çalışmalar olduğuna değinen Yüceer, “<strong>TÜİK’in açıklamış olduğu 2019 yılı ölüm istatistikleri raporuna göre iyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleşen ölüm oranın en yüksek olduğu il yüzde 22,2 ile İstanbul. İstanbulu yüzde 22,1 ile Tekirdağ, %21,9 ile Kırklareli ve Edirne takip ediyor. İnsanımız ölüyor, AKP iktidarı izliyor. Halk sağlığı için yurttaşlarımızı bilinçlendirmek için Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ve sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmayan çalışmanın sonuçlarını açıkladı diye Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık’ı yargılıyor. Dr. Bülent Şık, Bizzat Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma ile Kocaeli, Edirne ve Antalya’dan alınan gıda ve su örneklerinde tehlikeli seviyede pestisit, kurşun ve arsenik tespit edilmişti. Bakanlık bu bilgileri halktan gizledi, Şık ise bu sonuçları kamuoyu ile paylaştı. Sonucunda Şık hakkında ‘göreve ilişkin sırrı ifşa’ suçlamasıyla dava açıldı ve 15 ay hapis cezasıyla sonuçlandı. İstinaf mahkemesinin verdiği beraat kararına ise savcılık itiraz etti” diye konuştu.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MARMARA’NIN ÖLÜM FERMANI OLAN KANAL İSTANBUL’DAN VAZGEÇİLMELİ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yüceer, “Çözüm basit; Marmara Denizi çevresi derhal afet bölgesi ilan edilmeli. Bu güne kadar uygulanmayan ya da göstermelik, gerçekçi olmayan çözümlerden vazgeçilmeli. Marmara Denizi ve çevresinin kanserleşmiş atık ve kanalizasyon sorunu bilim insanlarının yol göstericiliğinde çözülmelidir. Ergene Nehri’nin pisliği temizlenmelidir. Sanayi tesislerine yönelik denetimler en sert biçimde yapılmalı. Ve en önemlisi Marmara’nın ölüm fermanı olan Kanal İstanbul Projesi’nden vazgeçilmelidir” dedi.</span></p></div></div></div>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Başkan Kılınç: “Vahap Seçer Anamur’a Doğalgaz Gelmesine Karşı Mı?”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/baskan-kilinc-vahap-secer-anamura-dogalgaz-gelmesine-karsi-mi-13686098dac0f-28db-4421-9437-b5181be9501d2021-06-15T13:36:00+03:00HABER MERKEZİ Başkan Kılınç: “Vahap Seçer Anamur’a Doğalgaz Gelmesine Karşı Mı?”

Başkan Kılınç: “Vahap Seçer Anamur’a Doğalgaz Gelmesine Karşı Mı?”

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA- Mersin Büyükşehir Belediyesi Haziran Ayı Meclisi ikinci birleşiminde konuşan Belediye Başkanı Vahap Seçer: “Anamur, Erdemli, Silifke ve Mut Belediyesi aldıkları meclis kararları ile ilçe sınırları içerisinde gerçekleştirilecek doğalgaz dağıtımı için gerekli olan alt yapı çalışmaları kapsamında gaz şirketinden ruhsat harcı,&nbsp; teminat, yüzey kaplama veya hafriyat bedeli gibi herhangi bir bedel talep etmeyeceğini ve bedel talep edilmeksizin gaz şirketi tarafından yollara verilen zararın tamamının ilçe belediyesi tarafından tamir edileceğini kararlaştırmışlardır. Bu durum hukuka aykırıdır. Ben ilçe belediyelerinin aldığı bu kararı uygun bulmuyorum.” Dedi.&nbsp;Mazereti nedeniyle meclis toplantısına katılamayan Anamur Belediye Başkanı Hidayet Kılınç, Vahap Seçer’in açıklamasına karşı sert tepki göstererek “Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer Anamur’a doğalgaz gelmesini istemiyor mu” diye sordu. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açıklamalarının sosyal belediyecilik anlayışından çok uzak olduğunu belirten Anamur Belediye Başkanı Hidayet Kılınç: “ Sayın Vahap Seçer yaptığı açıklamayla, hem doğalgaz gelmesini bekleyen Anamurlular ile hemde kendisini sosyal demokrat olarak tanımlayan partisi ile ters düşmektedir. Anamur’a ve Bozyazı’ya doğalgaz getirilmesi ile ilgili harcadığımız mesaiye ve emeğe şahitlik etseydi, kendisi şu anda bu konuda bizlere teşekkür ediyor olurdu.” Dedi.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Kılınç: “CHP’li Meclis Üyesi Memnun, CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Şikayetçi”</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Seçer’in bahsettiği gibi ilçemiz Anamur’a ve komşu ilçemiz Bozyazı’ya doğalgaz getirilmesi için iki yıldır uğraşıyorduk. Sürecin hızlandırılması ve bürokrasinin daha kolay aşılması için Anamur Belediye Meclisinde 16.12.2019 tarihinde, ilgili doğalgaz firmasından belediyemizin yetki ve görev alanları dahilinde yapacağı alt yapı çalışmaları, kazı, yüzey kaplama veya zemin tahrip bedeli, hafriyat döküm bedeli gibi her ne ad altında olursa olsun herhangi bir bedel talep edilmeyeceğini ve yüzey kaplamalarının belediyemiz tarafından yapılacağını taahhüt eden bir kararı oy birliği ile aldık. Kabul oyu verenlerin içerisinde CHP’li meclis üyelerimizde var. Anamur’a doğalgaz gelmesine CHP’li meclis üyeleri sevinirken, CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bu duruma sitem etmesi anlaşılır gibi değil.” dedi.&nbsp;</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Başkan Kılınç: “Belediyecilik Anlayışımızın Temelinde Kamu Yararı Var”</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Anamur Belediyesi’nde yürütülen bütün çalışmalarda en temel ilkenin kamu yararı olduğunu belirten Anamur Belediye Başkanı Hidayet Kılınç: “Anamur Belediyesi olarak kurumumuzda hayata geçirilen tüm işlemlerde birinci önceliğimiz vatandaşımızın yaptığımız işlerden ne kadar faydalandığıdır. Uçuk kaçık projeleri, vatandaşa faydası olmayan hizmetleri rafa kaldırdık. Bunun yerine temelinde her bir Anamurluya hizmet eden, vatandaşlarımızın refah seviyelerini arttıran projeleri hayata geçirmek üzere kolları sıvadık. Doğalgaz da bunlardan bir tanesi. Evet, bu işin belediyemize bir külfeti muhakkak olacak ancak uzun vadede yine Anamur kazanacak. 21. yüzyılda ısınmak için kömür kullanmayı hem çevre kirliliği açısından uygun bulmuyoruz hem de ekonomik olarak daha külfetli olduğunu düşünüyoruz.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu konuda Sayın Seçer’in bahsettiği gibi hukuka aykırı bir durum söz konusu değildir. Anamur Belediyesi olarak her ne olursa olsun ilçemize doğalgazı getirme konusunda ısrarcıyız ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Anamur halkın %95’inin talep ettiği ve heyecanla beklediği doğalgaz konusunda bütün kurumlarımızla iş birliği yapmaya, tüm hukuki sorumlulukları almaya da kararlıyız.” Dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÇALIŞMA BAKANININ İŞÇİSİZ İŞÇİ ZİYARETİ!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/calisma-bakaninin-iscisiz-isci-ziyareti-1368527dd3901-fd2f-4baf-b5ea-8e2eeeb920f92021-06-14T14:24:00+03:00HABER MERKEZİ ÇALIŞMA BAKANININ İŞÇİSİZ İŞÇİ ZİYARETİ!

ÇALIŞMA BAKANININ İŞÇİSİZ İŞÇİ ZİYARETİ!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü dolayısıyla Ankara’nın Polatlı ilçesinde Sarıoba Köyü’nde mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarıyla birlikte kaldığı METİP (Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Çalışma ve Sosyal Hayatlarının İyileştirilmesi Projesi) yerleşkesine gerçekleştirdiği ziyaretle ilgili dikkat çekici bir açıklama yaptı.<br /><br /><strong>KORUMALAR İŞÇİLERİ BAKANA YAKLAŞTIRMADI&nbsp;&nbsp;</strong></span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Tanal yazılı açıklamasında, dünkü ziyarette Bakan Bilgin’e taleplerini iletmek isteyen mevsimlik tarım işçilerinin korumalar tarafından engellendiğini belirtti.<br /><br />Bilgin’e seslenmek istediğini dile getiren Tanal, “Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, sizden bir gün önce gidip incelemelerde bulunduğumuz Polatlı Sarıoba METİP alanına BM Mukim Koordinatörü Alvaro Rodriguez, UNICEF Türkiye Temsilcisi Regina De Dominicis, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Temsilcisi Numan Özcan ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Birinci Müsteşarı Angel Gutierrez Hidalgo ile birlikte gitmişsiniz. Birçok mevsimlik tarım işçisi hemşerim, koruma engelinden dolayı size ulaşamamış. Korumalarınız koronavirüs gerekçesiyle işçileri size yaklaştırmamış. İşçiler tarafından fotoğraflar eşliğinde bana gönderilen mesajda, ‘Bakanın korumaları, bizi bakanın yanına yaklaştırmadı. Korona nedeniyle… Ama diğerleri dibine girmiş! İşçiyiz diye yaklaştırmadılar bizi” deniliyor. Akabinde işçilerle telefonla görüşmelerimiz oldu. Fotoğraflara bakınca hakikaten etrafınızda işçiler dışında herkes var! Elbette ki Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü vesilesiyle miniklerle hatıra fotoğrafı çekmeniz, METİP alanını gezmeniz kıymetlidir. Lakin keşke miniklerin çilekeş büyükleriyle, seçilmiş kişiler hariç, koruma engeli olmadan sohbet edebilseydiniz, sorunlarını dinleseydiniz. Bakın sizden bir gün önce biz oradaydık. Sınır koymadan mevsimlik tarım işçileriyle buluştuk, dertlerini dinledik, notlarımızı aldık. Aman virüs bize bulaşır diye insanları yanımızdan uzaklaştırmadık! Yani korona sadece işçilerden mi bulaşıyor ki, etrafınızda o kadar kişi varken korumalar sadece işçileri engelliyor?” ifadelerini kullandı.<br /><br /><strong>BAKANLA GÖRÜŞSELERDİ TALEPLERİ BU OLACAKTI</strong></span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">CHP’li vekil Mahmut Tanal, şöyle devam etti: “Sayın Bakan, gittiğiniz METİP alanında mevsimlik tarım işçisi ailelerin ve çocuklarının eksikliklerini öğrenebildiniz mi? Ben size bilgi aktarayım: İlkokula giden 17 öğrenciden sadece 3 kişinin tableti var. 11 lise öğrencisinin hiç tableti yok. İnternet yok. Telefonlar doğru düzgün çekmiyor. Banyo için sıcak su yok. Eğer korumalarınız izin verseydi, sizden bu eksikliklerin giderilmesi talep edilecekti. Hazır Polatlı’ya gitmişken keşke bizim gibi METİP alanı dışında, diğer köylerde çadırlarda kalan mevsimlik tarım işçilerini de ziyaret etseydiniz. O zaman şunu görecektiniz: Ailelerin çocuklarıyla birlikte kaldıkları çadırlar yırtık. Elektrik yok, su yok, telefon şebekesi yok. Uzaktan eğitim için internet ve tablet zaten yok. Tuvalet ve banyo yok.&nbsp;&nbsp;Sağlıksız koşullarda yaşam mücadelesi veren insanlarla karşılaşacaktınız.”</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>KOMİSYON ÜYELERİ, BAKAN GELİYOR DİYE ÖĞRETMEN GETİRMİŞLER</strong></span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">“Ayrıca METİP alanında bizim ve sizin ziyaretinizden dolayı önceden yapılan göstermelik hazırlıklar, sizi yanıltmasın. Mevsimlik tarım işçilerinin şartları gerçekten çok kötü” diyen Tanal, şunları söyledi: “Öğrenciler, mevsimlik tarım işçiliğiyle geçinen aileleriyle birlikte Mart ayının sonunda Polatlı’ya geldi. Pandemi şartlarında uzaktan eğitim de sürüyor. METİP alanında çocuklar sadece birkaç gündür eğitim görüyor. TBMM Çocuk Hakları Alt Komisyonu üyeleri, Bakan gelecek diye öğretmenleri 3 gün öncesinden göndermişler. Bunun adı göz boyamadır, kandırmacadır, çocuklarımızı siyasi emellerine alet etmektir. Annelerimiz ekmek pişirecek odun dahi bulamıyor. Makyajlamayla birilerini ikna edebilirler ama bizleri kandıramazlar!”<br /><br /><strong>BAKANIN TUTUMU DAYIBAŞILARI CESARETLENDİRİYOR!</strong><br /><br />Bakan Vedat Bilgin’in dün gittiği Polatlı Sarıoba METİP alanında mevsimlik tarım işçilerinin kayıt dışı çalıştırıldığını belirten Tanal, “Güneşin altında çalışan işçilerin ne kadar yevmiye alacakları belli değil. Dayıbaşıların inisiyatifiyle ücret belirlenecek. Sayın Çalışma Bakanı, kayıt dışı çalıştırılan işçilerin bulunduğu yere ziyarete gidiyor! Kayıt dışılıkla ilgili bir işlem yapıldı mı, yapılmadı mı? Bakan’ın gittiği yerde 150 kişi çalışıyor. Dolayısıyla bu işçiler hakkında İş Kanunu’nu uygulanmalıdır. İşçilerin İş Kanunu’na tabi olması demek, sigorta primlerinin yatması, en az asgari ücret tutarında ücret almaları demektir. Oysa METİP’teki işçiler, asgari ücretin çok altında bir ücretle, sigortasız çalıştırılıyor. Sayın Bakan, ziyaret ettiğiniz işçilerin sigortalı olup olmadıklarını sordunuz mu? Sigorta primlerini gördünüz mü? Bu tutumla dayıbaşılara cesaret veriliyor, güvence veriliyor. Yönetmeliğe göre işçilerle sözleşme yapılması gerekiyor. Ancak ortada bir sözleşme yok. Kayıt dışılıkla mücadele etmesi gereken Çalışma Bakanlığı, kayıt dışılığa kayıtsız kalamaz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın genelgesine göre, tarımsal üretimin yoğun olduğu il ve ilçelerde vali ve kaymakam başkanlığında Mevsimlik Tarım İşçilerini İzleme Kurulları oluşturulmalı. Hani bu kurullar tam manasıyla çalışıyor mu? Üzerlerine düşen görevleri yerine getiriyor mu? Bu kurulların hazırladığı raporlar var mı? Nerede bu raporlar” diye konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA["Tarım ülkesi Türkiye'de çiftçi perişan halde"]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tarim-ulkesi-turkiyede-ciftci-perisan-halde-1368411e778ba-2475-454c-914b-230bb183eb492021-06-14T14:23:00+03:00HABER MERKEZİ "Tarım ülkesi Türkiye'de çiftçi perişan halde"

"Tarım ülkesi Türkiye'de çiftçi perişan halde"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, beraberinde CHP Sandıklı İlçe Başkanı, Yönetim Kurulu Üyeleri ve İlçe Kadın Kolları Başkanı ile birlikte sosyal mesafe kurallarına titizlik göstererek Sandıklı İlçesi'ne bağlı; Menteş, Ekinova, Alamescit, Örenkaya, Reşadiye, Yayman, Koçgazi, Gürsu ve Koçhisar köylerinde çiftçilerle görüşerek sorunları yerinde dinledi.<br /><strong>MENTEŞ BARAJI YILLARDIR TAMAMLANMIYOR..!</strong><br />Menteş Köyü'nde çiftçilerle görüşen Milletvekili Köksal, "Kuraklıktan zarar gören çiftçi zararının karşılanmasını ve gübre tohum mazot desteği verilmesini istiyor. 2014’ten beri her seçim dönemi tamamlanma sözü verilen barajın bitmesini istiyorlar. Bu baraj söz verildiği gibi zamanında tamamlansaydı 2 köy sulanırdı ekinlerimiz kurumazdı diyorlar." ifadelerini kullandı.<br /><strong>ÇİFTÇİ: ÜRETİM MALİYETLERİ ARTIKÇA ZARAR EDİYORUZ</strong><br />Afyonkarahisar'ın dört bir tarafında sorunların aynı olduğunu kaydeden Köksal, "Geçtiğimiz günlerde Dinar ve Sultandağı ilçelerimize bağlı köylerde de çiftçilerimizde bir araya geldim. Sorunlar, talepler hep aynı üretici hükümetten destek bekliyor." dedi. Daha sonra Alamescit Köyü'ne geçen Köksal, burada da sorunları yerinde dinledi. Çiftçiler Milletvekili Köksal'a elektrik faturalarının yüksekliğinden mağdur olduklarını söyleyerek, üretim maliyetlerinin yükseldikçe zarar etmeye devam ettiklerini ifade ettiler.<br /><strong>ÇİFTÇİLERİMİZE VERDİĞİNİZ SÖZLERİ TUTUN</strong><br />Milletvekili Köksal, AKP'li Milletvekillerine çiftçilere verdikleri sözleri tutmaları çağrısında bulunarak, "Afyonkarahisarlı bütün Milletvekillerimize Dinar ve Sultandağı'nda yaptığım çağrıyı tekrarlıyorum; Çiftçilerimize vermiş olduğunuz sözleri lütfen tutun. Kuraklıktan dolayı çiftçinin ürünleri telef olmuş durumda. Kuraklıkla mücadele için ciddi bir eylem planı yapılması gerektiğini defalarca söyledim. Perişan olan çiftçilerimiz tarımı terk etmeye başladı." şeklinde konuştu.<br /><strong>67 YIL SONRA İLK DEFA BİR MİLLETVEKİLİ ZİYARET ETTİ</strong><br />Sandıklı İlçesi'ne bağlı Koçgazi Köyü'nü ziyaret eden Milletvekili Köksal, köy sakinlerinin büyük ilgisi ile karşılaştı. 1954 yılından bu yana köylerine ilk defa Milletvekili geldiğini kaydeden köy sakinleri, "Köyümüze 1954 yılından bu yana gelen ilk Milletvekili sizsiniz. Daha önce bu kadar yıl içerisinde buraya gelen bir Milletvekili olmadı. Allah sizden razı olsun." dediler.<br />Milletvekili Köksal ise Ankara'nın değil Afyonkarahisar'ın Milletvekili olduğunu söyleyerek, "Koçgazi Köyümüz su sıkıntısı yüzünden dışarıya göç vermiş nüfusu 150 kişinin altına düşmüş. Ayrıca Koçgazide 1954’ten bu yana köylerine adım atan ilk Milletvekili olduğum için teşekkür ettiler. 1 kişi bile olsa gidip elini sıkıp derdini dinleyip derman olmak için mücadeleye devam edeceğiz." diye konuştu.<br />Milletvekili Köksal, Koçgazi Köyü ziyaretinde Cumhuriyet Halk Partisi'ne üye olan İsmail Karakuş’a parti rozetini takarak, "İktidar yoluna yol arkadaşlarımızla çıkıyoruz. Partimize üye olan İsmail kardeşimize ve bundan sonra üye olacak arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum." dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kadınları hedef alan, ırkçı söylemleri olan Dr. Adil Yetiş Sarıhasanoğlu derhal görevden alınmalıdır!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kadinlari-hedef-alan-irkci-soylemleri-olan-dr-adil-yetis-sarihasanoglu-derhal-gorevden-alinmalidir-13683440e4567-3160-4f25-a145-59a5e8a0d9a12021-06-14T14:19:00+03:00HABER MERKEZİ Kadınları hedef alan, ırkçı söylemleri olan Dr. Adil Yetiş Sarıhasanoğlu derhal görevden alınmalıdır!

Kadınları hedef alan, ırkçı söylemleri olan Dr. Adil Yetiş Sarıhasanoğlu derhal görevden alınmalıdır!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Kadınları hedef alan, ırkçı söylemleri olan Dr. Adil Yetiş Sarıhasanoğlu derhal görevden alınmalıdır!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ersoy, “Sağlık Bakanlığının resmî sitesinde İstanbul İl Ambulans Komuta Kontrol Merkezi Başhekimliğinde (Avrupa Bölgesi) halen Başhekim olarak görev yaptığı görülen, Adil Yetiş Sarıhasanoğlu'nun görevde olması uluslararası alanda da kabul görmüş Hekimlik Meslek Etiği Kuralları'na aykırıdır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sağlık Bakanlığı meslek etiğinin gereğini uygulasın!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığı meslek etiği ile ilgisi olmayan bu ve benzeri kişileri, bakanlık bünyesinde çalıştırmasını bırakın, kapısının önünden dahi geçirmemelidir diyen Ersoy, bu şahsın ilişiği kesilerek hakkında gerekli işlemlerin başlatılması gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hekimlik mesleğinin yerine getirilebilmesi için, ulusal, evrensel ve çağdaş bir sorumluluk ve hizmet anlayışına sahip bulunulması vazgeçilmez bir önceliktir diyen Ersoy, “kadınlara yönelik cinsiyetçi ifadeleri bulunan bu şahıs, kadın hastalar başta olmak üzere çalışan kadınlara yönelik zatenetik ilkeler çerçevesinde yaklaşmıyordur” ifadesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son olarak Ersoy, tüm kadınlar olarak nerede, hangi kurumda ve yerde olursa olsun kadın düşmanı ve ırkçı söylemlerin karşısında mücadeleye etmeye devam edeceklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu bağlamda;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1.Sağlık Bakanlığı, özellikle Kürt ve Alevi kadınlara yönelik ırkçı ve cinsiyetçi sosyal medya paylaşımları yapan Başhekim Dr. Adil Yetiş Sarıhasanoğlu'nu görevden aldı mı?</span></p><p><span style="font-size:18px">2.Twitter üzerinden 2013 ve 2014 yılında paylaşıldığı görülen tweet'lerde, kadınlara yönelik, “aşağılama” “cinsiyetçi, ırkçı” tutum sergileyen Dr. Adil Yetiş Sarıhasanoğlu hakkında o yıllarda herhangi bir soruşturma açmış mıdır? Hakkında herhangi bir yasal işlem başlatılmış mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">3.Meslek etiği ile uzaktan alakası olmayan, Dr. Adil Yetiş Sarıhasanoğlu hakkında herhangi bir işlem yapılmaması durumunda, iş yaşamında kadın hastalar ve çalışanlara yönelik bu ırkçı ve cinsiyetçi tutumları tehdit oluşturmayacak mıdır?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">4.Sağlık Bakanlığı olarak, Dr. Adil Yetiş Sarıhasanoğlu’nun “Her hekim, başta İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi olmak üzere tüm insan hakları belgelerine ve hekimlikle ilgili ortak kurallara uymakla yükümlüdür.” İlkesine aykırı hareket ettiğini düşünüyor musunuz?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[EMİR: BATMAN'DA MUTEMET ÇALMIŞ, MÜDÜRLER İZLEMİŞ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/emir-batmanda-mutemet-calmis-mudurler-izlemis-136826c3946c7-c68d-426f-a1f8-11e0b92cd23b2021-06-14T13:17:00+03:00HABER MERKEZİ EMİR: BATMAN'DA MUTEMET ÇALMIŞ, MÜDÜRLER İZLEMİŞ

EMİR: BATMAN'DA MUTEMET ÇALMIŞ, MÜDÜRLER İZLEMİŞ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Batman’da ortaya çıkan 3 milyon TL’lik mutemet yolsuzluğunu Meclis gündemine taşıdı. Müfettiş raporunda yönetici sorumluluğuna da dikkat çekildiğini belirten Emir, “İl Müdür Yardımcılarının birisi AKP İl, diğeri de AKP İlçe Başkanının kardeşi. Bakanlık yöneticiler hakkında neden işlem yapmıyor?” diye sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">3 MİLYON 100 BİN TL’LİK YOLSUZLUK</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin Teftiş Kurulu Başkanlığına sunduğu raporla ortaya çıkan Batman İl Sağlık Müdürlüğündeki maaş yolsuzluğu TBMM gündemine taşındı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi sunan CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, İl Sağlık Müdürlüğünde görevli yöneticilere dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">6 aylık döneme ilişkin yapılan inceleme sonucunda 23 mutemet ve memurun bordrolar üzerinde oynama yaparak 3 milyon 100 bin TL’lik haksız kazanç elde ettiğinin tespit edildiğini kaydeden Emir, şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">10 YILLIK ZARAR BİLİNMİYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">“2019 yılının ilk altı aylık döneminin incelendiği ve mali işlemlerde 10 yıllık zaman aşımı olduğu belirtilen raporda söz konusu personelin görev yaptığı yıllara ait ödemelerin komisyon tarafından incelenmesi gerektiği ifade edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">“Mali işlemlerde 10 yıllık zaman aşımı olduğundan, soruşturma kapsamında müfettişler, yalnızca 2019 yılının ilk 6 aylık dönemini inceleyebilmiş. Dolayısıyla 6 aylık kamu zararının 3 milyon 100 bin TL olduğu düşünüldüğünde bu kişilerin görevde kaldıkları 10 yıl boyunca ne kadar haksız kazanç elde ettikleri şu an için bilinmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">MÜDÜRLER, AKP’Lİ YÖNETİCİLERİN KARDEŞLERİ</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada en önemli nokta ise, 23 mutemet ve memur aylarca usulsüz işlemlere imza atarken, yöneticilerin bu konuda bir inceleme yapmamış olması. Zaten raporda “Havuz hesap hareketlerinin müdürlük tarafından veya başka birimlerce istenerek kontrol edilmediği anlaşılmıştır” deniyor. Yani müfettiş raporuna göre, yöneticiler de sorumlu. Ancak, yöneticiler hakkında henüz bir işlem yok. Bu kişiler AKP’li kişilerin akrabası olduğu için mi işlem yapılmıyor. Sağlık Müdür yardımcılarından birisi AKP İlçe Başkanı Ali Ural’ın kardeşi Batman Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Hakkı Ural, diğeri de AKP İl Başkanı Akif Gür’ün kardeşi Batman Sağlık Hizmetleri Başkanı Atif Gür. Bize gelen bilgilere göre bir diğer vahim iddia da yolsuzluğa karıştığı tespit edilen bazı kişilerin, haksız şekilde elde ettikleri kazançları geri ödememelerine rağmen emekli edilmeleri. Bu kişileri kimler emekli etti, neden inceleme başlatılmadı? Sağlık Bakanlığı derhal bu soruların yanıtını verebilmek adına inceleme ve soruşturma başlatmalı.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ARTIK ALMANLAR BİZİ KISKANMAYACAK!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/artik-almanlar-bizi-kiskanmayacak-136816dd1f896-1533-41f5-b263-135bae5ad51c2021-06-14T13:14:00+03:00HABER MERKEZİ ARTIK ALMANLAR BİZİ KISKANMAYACAK!

ARTIK ALMANLAR BİZİ KISKANMAYACAK!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) İl Başkanları Ankara’da toplandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel Başkan Hüseyin Baş’ın da katıldığı toplantıda parti faaliyetleri ve yapılacak çalışmalar değerlendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda konuşan BTP lideri Hüseyin Baş, “Biz, ‘Son nefes için siyaset yapıyoruz’ dedik ve bunu yapmaya devam edeceğiz. Hem ahiretimizi kazanacağız hem de çocuklarımızın geleceğinin dünyasını kazanacağız. Şimdi milletvekili oluyorlar, 'Oh dünyamızı kazandık' diyorlar. Sen oraya dünyanı kazanmaya mı gittin? Biz şöyle inanıyoruz; milletvekili olacağız ve ahiretimizi kazanacağız… Şimdi hazırlıklı olun arkadaşlar kongre sürecindeyiz. Kongrelerimizi biran önce tamamlayacağız. Her bir il kendi listelerini hazırlasın. Listede dünyasını değil ahiretini kazanmak isteyenler olsun. Bizim şartımız bu” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÖTV’yi Kaldıracağız”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Partisinin il başkanları toplantısında ekonomi üzerine de değerlendirmeler yapan BTP Genel Başkanı Baş, iktidara geldikleri takdirde ÖTV’yi kaldıracaklarını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Türk milletine müjdeyi şimdiden buradan vereyim. Biz iktidar olacağız ve ilk işlerimizden birisi Özel Tüketim Vergisini (ÖTV) kaldırmak olacak” diyen Baş şöyle devam etti; &nbsp; “Bizim yaş grubu arabayı sever. Gidiyoruz arabaya uzaktan uzaktan bakıyoruz. Kaç para bu araba? 300 bin lira. Kaçı vergi 220 bin lirası, 80 bin liralık araba. Alman 80 bin liraya biniyor, biz 300 bin liraya biniyoruz ve bu Almanlar bizi kıskanıyor. Almanların bizi kıskanmasının önüne geçeceğiz.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÖTV Üretme Kabiliyetini Yok Ediyor”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasında “Bu ÖTV 2002'de çıkmış, öncesinde böyle bir vergi yok” diyen BTP lideri; “ İşin bir de ekonomik boyutu var. Ben şimdi devletim. Bakıyorum araba üretsem 30 bin lira kazanırım, üretmesem 200 bin lira kazanırım. Ne yapayım, üretmeyim! Böyle yaparak zannediyorlar ki para kazanıyoruz. Bu tip vergiler devletin ve milletin üretme kabiliyetini ortadan kaldırıyor. Bu aynen şuna benziyor. Yüzde 17 faiz var, ne diyor? Ben şu ticareti yapsam yüzde 15 kazanacağım. Bunu kazanmak için maaş ödeyeceğim, vergi ödeyeceğim, üretim maliyetlerim var... Bir dünya işle uğraşacağım ve yüzde 15 kazanacağım. Orada yüzde 17 faiz var niye çalışayım ki diyor? İşte bu ÖTV aynı duruma sebep oluyor. Bu sadece arabada mı? Bu cep telefonlarında yüzde 65 ÖTV var. Ama dönüyoruz, zenginin taktığı pırlantada ne kadar ÖTV var? Yüzde sıfır... Zengin teknesine, yatına yüzde 1 ÖTV ile yakıt alıyor. Peki çiftçinin aldığı mazotta yüzde kaç ÖTV var? Yüzde 18! İşte biz bu kokuşmuş düzeni bozacağız. Biz bu ÖTV'yi kaldıracağız. Ben bunu söyleyince bir arkadaş, '2 ay önce arabasını alan adam 300 bin liraya aldı, ÖTV'yi kaldırdın arabanın fiyatı düştü, ne olacak şimdi?' dedi. &nbsp;Ne olacak? Gidecek notere banka hesap numarasını bırakacak devlet ona parasını iade edecek.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Milli Ekonomi Modeli Tüm Dünyada Zaten İktidarda”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">BTP il başkanlarına toplantısındaki konuşmasında, “Biz Milli Ekonomi Modeli çerçevesinde bu vatan için, bu millet için kalkınacak, bütün dünyada merhum genel başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş'ın dediği gibi kainat devletini kurabilecek, tüm projeleri, tüm çalışmaları yapıyoruz. Allah’ın izniyle hepsinden de alnımızın akıyla çıkacağız” diyen BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş şöyle devam etti; “Milli Ekonomi Modeli'nin iktidar olmak gibi bir problemi yok. Milli Ekonomi Modeli bütün dünyada zaten iktidarda. Bakın bütün dünya evrensel temel geliri yani vatandaşlık maaşını tartışıyor. Bütün dünya Milli Ekonomi Modeli'ni uyguluyor ve uygulamaya devam edecek. Milli Ekonomi Modeli'nin iktidar olmak gibi bir problemi yok, problem bu milletin aç yatıp aç kalkması veya tok yatıp tok kalkmasıdır. Bu da bu milletin kendi problemidir. Bu millet bu problemden kurtulmak istiyorsa sizin vasıtanızla BTP kadrolarını iktidara taşıyacaktır.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Riskli Branşlara İhtiyaç Duyan Hastalar İleride Tedavi Olacak Doktor Bulamayacak]]>https://www.haberanaliz.net/haber/riskli-branslara-ihtiyac-duyan-hastalar-ileride-tedavi-olacak-doktor-bulamayacak-136800e70beed-0c00-46a6-adcc-9dc210dcc8ce2021-06-14T13:11:00+03:00HABER MERKEZİ Riskli Branşlara İhtiyaç Duyan Hastalar İleride Tedavi Olacak Doktor Bulamayacak

Riskli Branşlara İhtiyaç Duyan Hastalar İleride Tedavi Olacak Doktor Bulamayacak

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Malpraktis Nedir?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tıbbi açıdan malpraktis veya tıbbî kusurlu eylem, tıbbın kuramsal (teorik) ve uygulamalı (pratik) alanlarında genel olarak kabul edilip tanınmış olan objektif meslekî kurallara uyulmasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi sonucu, hukuka aykırı bir davranışta bulunmak anlamına gelmektedir. “Tıbbi hata”, “tıbbi uygulama hatası”, “meslek hatası”, “doktor hatası” olarak da ifade edilen bu kavram, tıbbi müdahale nedeniyle müdahalede bulunulanın zarar görmesi ve sorumluluğun sağlık çalışanında olması anlamına gelmektedir. Tıbbi malpraktis Dünya Tabipler Birliği 1992 tarihli Tıbbi Malpraktis Bildirisi’nde “doktorun hastanın durumuyla ilgili gereken tedavide standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği ya da hastaya verilmesi gereken tedavide ihmalde bulunması ve bu durumun, hastanın uğradığı zararın doğrudan sebebi olması” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı bildiride, tedavi esnasında öngörülemeyen ve doktorun beceri veya bilgi eksikliğinin sonucu olmayan bir zararın talihsiz bir sonuç olduğu ve bu durumda doktorun herhangi bir sorumluluğunun bulunmaması gerektiği ifade edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malpraktis konusunun&nbsp;özellikle hekimler başta olmak üzere sağlık çalışanlarını hastalar ve hasta yakınlarıyla karşı karşıya getirebilecek önemli bir sorun olduğunu belirten CHP’li Şeker, “<em>Konuya hassasiyetle yaklaşılmalı, hekimleri, sağlık çalışanlarını hedef gösteren popülist söylem ve eylemlerden kaçınılmalıdır.&nbsp;&nbsp;Öncelikle ‘yanlış / hatalı tıbbi uygulama’ ile ‘komplikasyon’ arasındaki fark bilinmeli ve gerekli olduğunda konunun uzmanlarınca bu ayrımın yapılması sağlanmalı, kamuoyu bu iki kavram arasındaki fark konusunda bilinçlendirilmelidir. Komplikasyon, tıbbi standarda uygun bir müdahale yapılması ve her türlü tedbir alınmasına rağmen kaçınılmaz şekilde meydana gelen, gerçekleşeceği tıp çevreleri tarafından kabul edilen zararlardır. Komplikasyon veya izin verilen/ öngörülen risk olarak doktrinde ifade edilen bu durum sonucunda ortaya çıkan kötü sonuçların müdahalede bulunanın özenle görevini yerine getirmesine rağmen ortaya çıkması halinde sağlık hizmeti sunan kişinin sorumluluğu söz konusu olmamaktadır</em>” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Komplikasyon Riski Yüksek Bölümler Tercih Edilmiyor</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“<em>Tıbbi malpraktisin bir tek etkene indirgenemeyeceği, onu ortaya çıkaran mesleki eğitim, sağlık sisteminin işleyişi, sağlık ekibinin kendi içindeki iletişimi gibi çok sayıda etkene bağlı olduğu da unutulmamalıdır” diyen CHP’li Şeker, “Böylesine hassas bir konunun popülist bir yaklaşımla ele alınması, sorunun kangrenleşmesine, tıp eğitiminin ve her türlü tedbir ve önleme rağmen komplikasyon olasılığı yüksek bölümlerin uzmanlık eğitimlerinin tıp öğrencilerince tercih edilmemesine yol açmaktadır. Sorumluluk üstlenilmek istenmediğinden, bu riskli hastalıkların tedaviye erişemeden hayatlarını kaybetmelerine ya da sakat kalmalarına yol açmaktadır. Yine son yıllarda yurtdışında çalışmayı tercih eden hekim sayısındaki artışta da ülkedeki demokrasi ikliminin zedelenmesi başlıca etken olmakla birlikte tıbbi malpraktis konusunun ülkemizde yanlış ele alınış biçimi de etkilidir</em>” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Şeker hukukumuzda doktorun ve sağlık kuruluşlarının sorumluluğunun özel olarak düzenlenmediğini, konunun genel hükümlere bırakıldığını söyleyerek “<em>Ülkemizde malpraktis konusunda hasta ve hasta yakınlarının mağdur olmaması yasal düzenleme ile korunmalı ancak bu anlayış hekimlerin haksız cezalandırılması sonucunu doğurmayacak yasal düzenlemeler ile yapılmalıdı</em>r. M<em>alpraktis konusunun kamuoyunca yanlış bilinmesi hekimler üzerinde olumsuz bir bakış açısında ve baskıya yol açmakta; bu olumsuz bakış açısı ve baskı kimi durumlarda sağlık çalışanına şiddete dönüşmektedir. Hekimler üzerinde “Demokles’in kılıcı” gibi bir konuma indirgenmek istenen malpraktis konusunun yansımaları son yıllardaki Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) tercih sonuçlarında da görülmektedir</em>” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cerrahi Branşlarında Kontenjanlar Boş Kalıyor</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2020 yılı TUS sonuçlarını değerlendiren CHP’li Şeker, acil tıp, kadın hastalıkları ve doğum, beyin ve sinir cerrahisi, çocuk cerrahi, genel cerrahi, göğüs cerrahisi, kalp ve damar cerrahisi gibi uzmanlık alanlarında ilan edilen kontenjanların neredeyse yarısının tercih edilmediğini, 2020 yılı 1. dönem TUS sonuçlarına göre göğüs cerrahisinde 68 kişilik kontenjan ayrılırken bu kontenjanların 44’ünün boş kaldığını yani yalnızca %35.29’unun tercih edildiğini, 2. dönem TUS sonuçlarına göre ise ilan edilen 67 kontenjanın 39’unun boş kaldığını yani yalnızca %41.79’unun tercih edildiğini belirtti. CHP’li Şeker “<em>Yerleştirmeler sonucunda beyin cerrahisi ve kadın doğum alanlarının neredeyse tercih edilmemesi, genel cerrahi ve kalp-damar cerrahisinin ise tercihte alt sıralara düşmesi, üzerinde ciddiyetle durulması gereken, sebeplerinin ve olası sonuçlarının hassasiyetle incelenmesi gereken bir husustur. Geçmiş yıllarda tıp öğrencilerince asistanı olabilmek için yarışa girilen alanların şimdi hiç tercih edilmiyor olması ilerleyen dönemde halk sağlığı açısından önemli sonuçlar doğuracaktır. Riskli hastalar ilgili branşlarda tedavi olabilecekleri hekime ulaşamayacak, sağlıklarını kazanmayacaklardır. Tüm diğer uzmanlık branşlarında olduğu gibi cerrahi, kadın hastalıkları ve doğum gibi branşların da idealist, işini aşkla yapacak, nitelikli, mesleğini ve branşını bir ömür boyu sevecek, ettiği yemine yürekten bağlı bir şekilde görevini ifa edecek hekimlerce tercih edilmesi elzemdir. Aksi durum hem hekimi hem hastayı olumsuz etkileyecek, mesleği ileri götürecek hekimlerin yetişmesine engel olacaktır”</em>&nbsp;dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÜNİVERSİTELERLE KÜLTÜR VARLIKLARININ KORUNMASI İÇİN HAREKETE GEÇTİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/universitelerle-kultur-varliklarinin-korunmasi-icin-harekete-gecti-136790cd17045-f5b7-4fb8-9d2b-538b087d14332021-06-14T12:08:00+03:00HABER MERKEZİ ÜNİVERSİTELERLE KÜLTÜR VARLIKLARININ KORUNMASI İÇİN HAREKETE GEÇTİ

ÜNİVERSİTELERLE KÜLTÜR VARLIKLARININ KORUNMASI İÇİN HAREKETE GEÇTİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ankara Büyükşehir Belediyesi, kent yönetiminde akademik çevrelerle iş birliği anlayışı doğrultusunda yeni projeleri hayata geçirmeye devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kültür varlıklarının korunması, gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir şekilde aktarılması amacıyla Büyükşehir Belediyesi ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi arasında&nbsp;<strong>“Kültür Varlıklarının Korunması, Araştırılması ve Eğitimi”</strong>&nbsp;ile ilgili iş birliği protokolü imzalandı.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>RESTORASYON, ARAŞTIRMA, EĞİTİM VE YAYIN FAALİYETLERİ İÇİN ORTAK ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLECEK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp; Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı&nbsp;Bekir Ödemiş ile&nbsp;Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektör Yardımcısı&nbsp;Prof. Dr. Orhan Kurtoğlu tarafından imzalanan iş birliği protokolü kapsamında&nbsp;<strong>“Restorasyon, Araştırma, Eğitim ve Yayın”</strong>&nbsp;faaliyetleri için ortak&nbsp;çalışmalar gerçekleştirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp; Kültür varlıklarının tespiti, kayıt altına alınması ile panel, sempozyum ve çalıştay faaliyetleri için de iş birliği yapacak olan her iki kurum, kültür varlıklarını koruma ve onarım uygulamalarında görev alacak personeli belirli uzmanlık alanlarında eğiterek sertifika verecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Ankara’nın tarihleri birleştiren bir şehir olduğuna dikkat çeken Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan Kurtoğlu,&nbsp;<strong>“Ankara Büyükşehir Belediyesinin bütün birimleriyle iş birliğine her zaman açığız. Akademik destek konusunda üniversitemiz bu iş birliğine son derece sıcak bakıyor. Protokol çerçevesinde Büyükşehir Belediyesinde görev yapan arkadaşların eğitimlerini sağlamak hususunda da katkılar sağlayacağız”&nbsp;</strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ANKARA’NIN ULUSLARARASI GÖRÜNÜRLÜĞÜ ARTIRILACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Protokol kapsamında&nbsp;çalışanların eğitimini hedeflediklerini belirten&nbsp;Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı&nbsp;Bekir Ödemiş ise şu değerlendirmelerde bulundu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Sayın başkanımızın talebi doğrultusunda yaklaşık 1 yıl önce Hacı Bayram Veli Üniversitesi ile birlikte iş birliği protokolü çalışmasının startını vermiştik.&nbsp;Amacımız, Ankara’da bize bırakılmış tarihi kültürel ve mimari mirası kentleşmenin getirdiği yoğun baskıya karşı korumak. Artık personelimizin alacağı eğitimlerle Ankara’da var olan tarihi ve kültürel mirasın korunmasında uygulamaya yönelik işler yapabilecek nitelikli birer usta haline gelmeleri için çalışacağız. Ankara’daki ve Türkiye’deki varlıklara dair bilincin oluşması için bunların tanıtıma yönelik katkı verecek çalışmalar yapıp, Ankara’nın uluslararası görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Selçuk Şener ise yapılan iş birliği protokolü ile ilgili olarak,&nbsp;<strong>“Tarihi eserlerin korunması ve yaşatılması konusunda biz üniversite olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz. Büyükşehir Belediyesinin de bu konudaki girişimlerini biliyoruz ve takdire şayan olduğunu düşünüyoruz”&nbsp;</strong>diye konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kadınlar üretiyor, kadınlar kazanıyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kadinlar-uretiyor-kadinlar-kazaniyor-136786646536f-b913-40a4-8333-c4e310851b842021-06-14T11:04:00+03:00HABER MERKEZİ Kadınlar üretiyor, kadınlar kazanıyor

Kadınlar üretiyor, kadınlar kazanıyor

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<div><div><div><p><span style="font-size:18px"><strong>Başkan Zeydan Karalar, kadınların güçlenmesi için koopratifler kurdurup, uluslararası kuruluşlarla iş birliği yaparak, istihdam olanaklarının artırılması için yoğun çaba harcıyor.&nbsp;</strong></span><strong style="font-size:18px">Meyve-sebze kurutma tesisi kent ekonomisine kazandırıldı,&nbsp;</strong><span style="font-size:18px"><strong>Adana Büyükşehir Belediyesi, Meryem Kadın Kooperatifi, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) iş birliğiyle yapılan Güneş Enerjisi ile Kurutma Tesisi açıldı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Açılışa Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Türkiye Temsilci Vekili David Savard, IOM yetklileri Rex Alamban, Mohaned Eman, Meryem Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Kadem Doğan, kooperatif üyesi kadınlar, bürokratlar ve konuklar katıldı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güneş enerjisi ile çalışan tesiste dezavantajlı kesimde yer alan 15 Türk ve 15 Suriyeli kadın, Adana’da yetişen sebze ve meyveleri, modern ve hijyenik ortamda kurutacak ve hem genel ekonomiye, hem de kendi ekonomilerine katkı sağlayacak.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ULUSLARARASI GÖÇ ÖRGÜTÜ’NE (IOM) TEŞEKKÜR EDİYORUM</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tesisin açılışında konuşan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, “Dünyanın neresinde olursa olsun mağdurlara yardımcı olan, kadınların istihdamına önem veren ve onlara destek olan Uluslararası Göç Örgütü’ne (IOM) özellikle teşekkür etmek istiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gelişmekte olan bir ülkeyiz ve bu nedenle işsiz, mağdur ve kendi ayakları üzerinde duramayan çok sayıda kadınımız var. Afgan, Iraklı, Suriyeli, İranlı misafirlerimizle bu sayı çok arttı. Ben de özellikle kadın istihdamına, kadının birey olmasına ve kadınların kendi ayakları üzerinde durmasına çok önem verdiğimiz için, David Savard ve arkadaşlarına çok teşekkür ediyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KADININ GÜÇLENMESİ İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Seyhan Belediye Başkanlığı döneminden bu yana kadının güçlenmesine yönelik önemli çalışmalara, projelere imza attıklarını ifade eden Başkan Zeydan Karalar, “Kadın Dayanışma Merkezi, Düşler Atölyesi, Eşitlik Birimi, Meryem Kadın Kooperatifi ve bundan sonra kadının güçlenmesiyle ilgili yapacağımız bir çok iş bizlerle başladı ve devam edecek. Kadının istihdamında, aile içi şiddette ve kadının mağdur olduğu diğer sorunlarla ilgili başvuru yapabilecekleri yer açma konusu bizimle gündeme geldi ve devam ediyor. Başladık, büyüterek devam ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurdurduğumuz Meryem Kadın Kooperatifi’nde sadece kadınlarımız var. ILO’dan alınan hibe ile başladık.160 bin metrekare verimli toprağı ve belediye ait, kadınların gelir elde edebileceği başka yerleri onların emrine sunduk.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meryem Kadın Kooperatifi’nin 135 sürekli çalışanı var ama yaklaşık 200 kadına istihdam sağlayan bir kooperatif. Kurutma tesisi de aynı kooperatif çatısı altında faaliyet gösteren ve yaklaşık 100 bin dolara mal olan bir yer. Burada da 30 kadınımıza istihdam sağlanacak” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GÜNEŞ ENERJİSİ İLE ÇALIŞACAK TESİSTE SAĞLIK ÜRÜNLER ÜRETİLECEK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tesisin yenilenebilir güneş enerjisiyle çalışacak olmasının önemine de değinen Başkan Zeydan Karalar, Şunları söyledi: “Küresel ısınmanın dünyayı giderek daha fazla tehdit ettiği bir dönemde bu tesisin önemi daha da artıyor. Laboratuvarımızda ürünleri test edip, sağlıklı olduğunu belirledikten sonra insanlarımıza yedireceğiz. Hem onlarca kadınımıza istihdam sağlamanın mutluluğunu yaşayacağız, hem de insanlarımıza sağlıklı sebze meyve yedirmenin huzurunu tadacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Umut ediyorum ki BM Göç İdaresi Adana’da bizlere bu projelerle ilgili daha fazla destek verecek. Bugüne kadar yapılanlar için elbette şükranlarımı iletiyorum ama bundan sonra yapılacaklarla ilgili umutlu olduğumu ifade etmek istiyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GELECEĞİ DÜŞÜNEN DAİMA KADINLAR OLMUŞTUR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Türkiye Temsilci Vekili David Savard, başta Başkan Zeydan Karalar ve tesiste çalışan kadınlar olmak üzere projenin paydaşlarına teşekkür etti. Kadınların sebze ve meyveleri alıp kurutması fikrini çok sevdiğini söyleyen Savard, şöyle devam etti: “Geleceği düşünen her zaman kadınlar olmuştur. Burada çalışan kadınlar hem ailelerine katkı sağlayacak hem de komşularına, arkadaşlarına ve kendi çocuklarına rol model olacaktır. Bugün burada projeyi sonlandırmak için değil başlatmak için bulunuyoruz” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>PAZAR ARAŞTIRMASI YAPILDI-DAYANIŞMA YAŞATIR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Meryem Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Kadem Doğan, Türk, Suriyeli, İranlı ve Afgan kadınlardan oluşan 37 ortaklı bir kuruluş olduklarını açıklayarak, şunları söyledi: “Kadınların yaşamlarındaki olumsuzlukların kaldırılması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, kadın gücünün görünür kılınarak istihdam olanaklarının artırılması gibi vizyonlarımız var. Bugün doğa dostu, yaşam dostu bir tesisin açılışını yapıyoruz. Kurutma tesisinde 15 Türk, 15 Suriyeli kadın çalışmaktadır. Ürünler ‘Meryem Woman’s Cooperative’ patentiyle piyasaya sunulacaktır. Pazar araştırması yapılmış, gerekli koşullar ortaya konmuştur. Uluslararası Göç Örgütü’ne ve Başkan Zeydan Karalar’a çok teşekkür ediyorum. Mahsuni’nin dediği gibi ‘Ömrünüz toprak, renginiz çiçek gibi olsun’ Dayanışma yaşatır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmaların ardından tesis gezildi ve konuklara tanıtıldı.</span></p></div></div></div>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kulu’ya 26 Kilometrelik Mahalle Yolu]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kuluya-26-kilometrelik-mahalle-yolu-1367719c4d2df-9d05-4b05-9222-f43dc2e0d7cc2021-06-14T10:02:00+03:00HABER MERKEZİ Kulu’ya 26 Kilometrelik Mahalle Yolu

Kulu’ya 26 Kilometrelik Mahalle Yolu

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">KONYA-&nbsp; Konya Büyükşehir Belediyesi, 2021 yatırım programı kapsamında sorumluluk alanlarındaki mahalle yollarında çalışmalarını sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, ilçelerdeki mahalle yollarının vatandaşlara en güzel şekilde hizmet etmesi için yoğun mesailerine devam ettiklerini söyledi. Bu doğrultuda 2021 yatırım programına aldıkları Kulu ilçesindeki 13 kilometrelik Ağılbaşı – Kırkpınar ile yine 13 kilometrelik Fevziye – Bozan mahalleleri arasındaki yolları tamamlamak için ekiplerin seferber olduğunu kaydeden Başkan Altay, “Bu iki mahallemizdeki toplam 26 kilometrelik yolun maliyeti 7 buçuk milyon lirayı buluyor. Bölge insanımıza ve Konya’mıza hayırlı olsun. Konya’nın topyekün kalkınması için ilçe belediyelerimizle el ele verdik, uyum ve koordinasyon halindeyiz. İlçe merkezlerimizde ve mahallelerde sorumluluk alanımızdaki yolların kalitesini merkez standardına getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DOĞRU YOL PARTİSİ İL BAŞKANI: BİZ HAZIRIZ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/dogru-yol-partisi-il-baskani-biz-haziriz-13676e3bc3416-20ef-4e8f-8522-0b62d680ca6c2021-06-14T09:26:00+03:00HABER MERKEZİ DOĞRU YOL PARTİSİ İL BAŞKANI: BİZ HAZIRIZ

DOĞRU YOL PARTİSİ İL BAŞKANI: BİZ HAZIRIZ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">ANKARA- Doğru yol partisinin başarılı il başkanı iş kadını Nesrin Vural biz hazırız mesajı vererek şunları söyledi: "Türkiye hiçbir zaman olmadığı kadar kötü yönetiliyor ve içinden çıkalamaz bir ekonomik sıkıntının içine çekildi. Bu arada siyaset kirlendi. Biz kirlenen herşeyi temizlemeye ve düzeltmeye geliyoruz. Liderimiz ve önderimiz Av. Çetin Özaçıkgöz öncülüğünde ülkemizi yeniden huzura ve refaha kavuşturacağız" dedi.</span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c72fc5b6f58.jpg" style="height:950px; width:948px" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KIRATIN SÜVARİSİ YOLA ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kiratin-suvarisi-yola-cikti-136753258e250-0a8c-4ad5-bec2-d4a10a2e11102021-06-14T09:16:00+03:00HABER MERKEZİ KIRATIN SÜVARİSİ YOLA ÇIKTI

KIRATIN SÜVARİSİ YOLA ÇIKTI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">ANKARA- Kıratın süvarisi olarak anılan Mehmet Bolat, "Yüce insan, Büyük lider Rahmetli Süleyman Demirel'i anma toplantısına gitmek üzere kırata bindim, babanın bana yadiğarı olan Fötr şapka ile yola çıkıtım. Aylardır hazırlıklarım sürüyor. Toplumda büyük bir ilgi ve alaka görüyorum. Ispartada yapılacak&nbsp;anma töreninden sonra Ankara'ya ekibimle birlikte çıkartma yapacağım. Rahmetli Demirel'in Güniz sokaktaki evine kıratla gidip helalleşeceğim ve ardından Demokrat parti genel başkanlığına şimdiden adaylığımı açıklayacağım. Kırat özlenen ve düşlenen günlerine geri dönecek. Ülkenin kurtarıcısı olacak. Kıratı ehil ellere kavuşturacağız. Kadrolarımızı hazırladık" dedi.</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN İYİ PARTİDEN İSTİFALAR BAŞLADI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-iyi-partiden-istifalar-basladi-13674d6780b5d-73b5-4f16-8a9e-01fd1ec04bf12021-06-14T09:04:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN İYİ PARTİDEN İSTİFALAR BAŞLADI

MERSİN İYİ PARTİDEN İSTİFALAR BAŞLADI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">ANKARA- Mersin'de bir gurup iyi partili (45 kişi) Abdulcabbar örnek önderliğinde partilerinden istifa ettiler. Tek tek e devlet üzerinden istifalarını yapan partililerin sözcüsü olan iş adamı Abduülcabbar Örnek,&nbsp;"Gereken siyasi oluşumu görmediğim için ve gördüğümüz lüzum üzerine iyi partiden bu gün itibari ile e devlet üzerinden tek tek istifamızı verdik ayrıldık. Allah işlerini güçlerini rast getirsin. Başarı diliyoruz" dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c72a92178fb.jpg" style="height:471px; width:1199px" /></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN DOĞRU PARTİ: ÜLKEYİ REFAHA VE MUTLULUĞA BİZ TAŞIYACAĞIZ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-dogru-parti-ulkeyi-refaha-ve-mutluluga-biz-tasiyacagiz-1367349c6f732-e293-4c2b-8129-17b633cf9d3a2021-06-14T08:48:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN DOĞRU PARTİ: ÜLKEYİ REFAHA VE MUTLULUĞA BİZ TAŞIYACAĞIZ

MERSİN DOĞRU PARTİ: ÜLKEYİ REFAHA VE MUTLULUĞA BİZ TAŞIYACAĞIZ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">ANKARA- Mersin Doğru Parti Teşkilatları hummalı bir çalışma sergiliyorlar. İl Başkanı Muhsin Bayar'ın öncülüğünde her gün yeni bir ilçe teşkilatını hayata geçiren parti, bugün sabah saatlerinde bir araya gelerek istişare toplantısı yaptılar. DP (Doğru Parti) İl Baykanı İş adamı Muhsin Bayar, yanına aldığı yöneticileri:&nbsp;Harun Gökçay, İhsan Eren, Cumali Sisli, Tülin Doğan, Hamide Kıraç, Ercan Altay, Figen Tosun, Latife Zorkirişçi, Şeyda Ertoprak, Alper Akgün ve İrem Alp&nbsp;ile birlikte poz vererek şunları söyledi:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">"Türkiyenin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sıkıntıları yaşıyor&nbsp;ve görüyoruz. Bu sıkıntıların üstesinden gelecek ve ülkemizi mutluluk ve refaha kavuşturacak kadroları oluşturmaya devam ediyoruz. Herkese genel başkanımız dürüst ve doğru insan Rıfat Serdaroğlu'nun önderliğinde çatımıza bekliyoruz. Doğru parti, Doğru adrestir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c727b10260e.jpg" style="height:460px; width:1057px" /></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[10 METREKÜPE KADAR SU METREKÜP BAŞI 1 TL]]>https://www.haberanaliz.net/haber/10-metrekupe-kadar-su-metrekup-basi-1-tl-13672fcd72357-e999-4723-b605-fedab098b49a2021-06-12T14:47:00+03:00HABER MERKEZİ 10 METREKÜPE KADAR SU METREKÜP BAŞI 1 TL

10 METREKÜPE KADAR SU METREKÜP BAŞI 1 TL

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın sosyal yardım alan dar gelirli ailelere 10 metreküpe kadar suyun metreküp başı 1 TL’den verileceği sözü hayata geçiyor. Tasarruf amacıyla alınan kademeli su tarifesi kararına göre Ankara’daki abonelerin yüzde 90’ı aynı tutardan faturalandırma işlemine devam edecek.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Sosyal belediyecilik anlayışıyla ihtiyaç sahiplerini sevindirmeye devam eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın sosyal yardım alan ailelerin su faturalarında indirim yapılması konusundaki sözü hayata geçiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Kararın kesinleşmesinin ardından uygulamaya geçilecek tarifeye göre sosyal yardım alan dar gelirli ailelerin kullanacağı su 10 metreküpe kadar metreküp başı 1 TL’den faturalandırılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KADEMELİ SU TARİFESİNDEN ABONELERİN YAKLAŞIK YÜZDE 90’I ETKİLENMEYECEK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın da önerdiği, su tasarrufunu sağlamak için en etkili uygulama olan ve Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinde kabul edilen&nbsp;<strong>‘Kademeli Su Tarifesi’</strong>&nbsp;uygulamasıyla Başkent’teki abonelerin yaklaşık yüzde 90’ı faturalarında aynı ücreti ödemeye devam edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Normal su kullanımı yapan ve abonelerin yüzde 90’ının etkilenmeyeceği düzenlemeye göre&nbsp;aylık&nbsp;su&nbsp;birim ücreti faturalara şu şekilde yansıtılacak:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-0-15 metreküp arası: 5 TL + ÜFE,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-15-30 metreküp arası: 7 TL + ÜFE,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-30 metreküp ve üzeri: 9 TL</strong>&nbsp;<strong>+ ÜFE.</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İzmir'den Ardahan'a dostluk eli]]>https://www.haberanaliz.net/haber/izmirden-ardahana-dostluk-eli-136715a0d0ff7-59d5-441f-be8f-5e3939590eae2021-06-12T14:00:00+03:00HABER MERKEZİ İzmir'den Ardahan'a dostluk eli

İzmir'den Ardahan'a dostluk eli

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, daha önce hayvansal ürün satın alarak desteklediği kardeş şehir Ardahan'da, doğu ile batı arasındaki işbirliği ve dayanışmanın önemine dikkat çekti. İnsanların dayanışma sayesinde dertlerine derman olacağını ifade eden Başkan Soyer, “Dayanışma çok önemli. Depremde Türkiye'nin her yerinden, herkes İzmir'in derdine derman olmak için, yaralarını sarmak için koştu. Ve o zaman gördük ki bizim birbirimize ihtiyacımız var. Ve bu dayanışmayı sadece afet zamanlarında değil hayatın normal akışında da yapmayı başarabilsek, gücümüzü daha çok büyüteceğiz. Dayanışma dünyanın en güzel işlerinden biri. Gücü büyüten bir şey. Dayanışma ile birbirimizin derdine derman olacağız ve gerçek vatan sevgisi de asıl budur. Hep birlikte dayanışarak güçleneceğiz” dedi.<br />&nbsp;<br />İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, doğu ile batı arasındaki işbirliğini geliştirmek ve kente destek vererek göçü de önlemek için geldiği kardeş şehir Ardahan'da, büyük bir coşkuyla karşılandı. Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir'in yanı sıra Artvin Belediye Başkanı Demirhan Elçi, Artvin'in Şavşat İlçe Belediye Başkanı Nihat Acar, Kars'ın Susuz İlçesi Belediye Başkanı Oğuz Yantemur, Ardahan'ın Damal İlçesi Belediye Başkanı Ergün Önal, Ardahan CHP İl Başkanı Yalçın Taştan, CHP Artvin İl Başkanı Ahmet Biber, CHP Kars İl Başkanı Taner Toraman, CHP Iğdır İl Başkanı Yardım Ertantaş, CHP Erzurum İl Başkanı Bülent Oğuz ve çok sayıda yurttaş karşıladı. Kendisini bekleyenlerle tek tek selamlaşan Başkan Soyer, Ardahan'daki gelişmelere yönelik bilgi aldı.<br /><br /><strong>“Başkan Soyer hayatımdaki en önemli kazanım”</strong><br />Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Başkan Tunç Soyer'in ziyaretinden dolayı çok mutlu olduğunu ifade etti. Demir, “Yerel yöneticiliğin ve bölgesel kalkınmanın Türkiye'deki en önemli kilometre taşlarından biri Tunç Soyer. Bizi kardeş kent kabul ettiler. Tunç Soyer Türkiye'de belediyeciliğin sadece çöp toplama, su akıtma, yol süpürme değil topyekun o bölgenin kalkınması, ekonomik katma değer yaratacak verilerin, günün çağdaş koşullarına göre servis edilmesine ışık tutmuş, daha da uzun yıllar tutacak bir isim. Dünyada yıllardır var olan ama ülkemizde bilinmeyen Sakin Şahir uygulamasını Seferihisar'da başlattı. Bizim Tunç Soyer'den belediyeler ve belediye başkanları olarak, yerel yöneticiler olarak öğreneceğimiz çok şey var. Ardahan'ı onurlandırmasından dolayı çok mutluyuz. Biz balık tutmayı öğrenmek istiyoruz. O çerçeveden baktığı için hayatımdaki en önemli kazanım olarak gördüğüm sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızı, buraya kadar geldi” diye konuştu.<br />İzmir Köy-Koop Birlik Başkanı Neptün Soyer'in verdiği destek sayesinde Ardahan tarihinde ilk defa bir kadın kooperatifi kurulduğunu söyleyen Faruk Demir, Soyer'in bu hamlesiyle kentte değişim ve dönüşümü sağladığını belirtti.<br /><br /><strong>“Gücümüzü daha çok büyüteceğiz”</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de Ardahan'a verdikleri destekleri anlattı. Ardahan Kadın Girişimi Kooperatifi’nden 22 ton karkas et alımı gerçekleştirdiklerini hatırlatan Başkan Tunç Soyer, dayanışmanın önemine dikkat çekti. Ardahan'ın olağanüstü bir kent olduğunu ifade eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kente düzenledikleri ziyaretin gerekçelerini şu sözlerle anlattı: “Dayanışmayı çok önemsediğimiz için buradayız. Dayanışmayı pandemi sürecinde çok gördük ama en çok da 30 Ekim İzmir depremi sırasında gördük. Depremde Türkiye'nin her yerinden, herkes İzmir'in derdine derman olmak için, yaralarını sarmak için koştu. Ve o zaman gördük ki bizim birbirimize ihtiyacımız var. Ve bu dayanışmayı sadece afet zamanlarında değil hayatın normal akışında da yapmayı başarabilsek, gücümüzü daha çok büyüteceğiz. Dayanışma dünyanın en güzel işlerinden biri. Gücü büyüten bir şey.”<br /><br /><strong>“Birbirimizin derdine derman olacağız”</strong><br />Başkan Tunç Soyer, “ Bizi birbirimizden ayıran sebeplerden çok daha fazla birleştiren nedenlerin olduğunu biliyorum. Dayanışma Türkiye'de bugün ayrıştıran, kutuplaştıran sebepleri de ortadan kaldırmaya muktedir bir kavram. Dayanışma ile birbirimizin derdine derman olacağız ve gerçek vatan sevgisi de bu. Türkiye'nin her yeri cennet, bereketli topraklara sahip. El ele verdiğimiz zaman topraklarımızın bereketi ortaya çıkacak” dedi.<br /><br /><strong>“Üretici pazar imkanı bulacak”</strong><br />Ardahan'da büyükbaş hayvancılık yaptığını söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Büyükbaş hayvanlar meralarda besleniyor. Maliyet girdisi düşük. Hayvanlar serbest dolaştığı için çok daha sağlıklı ürün veriyor. Bu batıda olmayan bir şey. Meralar giderek küçülüyor. Ama biz İzmir ile Ardahan arasında bu anlamda işbirliği yapabileceğimizi gördük. Buradaki büyükbaş hayvan eti, İzmir'deki insan için hem daha sağlıklı, hem daha lezzetli. Su kaynaklarımızı da koruyan bir şey. Yani biz kuraklıkla mücadele etme anlamında buradaki büyükbaş hayvancılığa destek vererek bir güç yakalamış oluyoruz. Ardahan da büyükbaş hayvanını pazarlama imkanı bularak, üreticinin emeğine sahip çıkıyor. Bu dayanışma her iki tarafa da kazanç sağlıyor. Burada et işleme tesisi kuracağız. Bununla birlikte büyükbaş hayvanın etini satın alarak İzmir'e taşıyacağız. İzmirli daha sağlıklı hayvansal ürünler tüketecek. Buradaki üretici de emeğinin karşılığını kazanacak. Bu doğu ile batı arasında dengeyi de sağlayacak. İnsanlar topraklarını terk etmeyecek. Bizim birbirimize ihtiyacımız var” dedi. Başkan Soyer'in Ardahan temasları gün boyu sürecek.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN ANA KAYNAĞI YOKSULLUKTUR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cocuk-isciliginin-ana-kaynagi-yoksulluktur-13670f649bf13-a8dc-4d9c-ad66-c3c904312d262021-06-12T13:42:00+03:00HABER MERKEZİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN ANA KAYNAĞI YOKSULLUKTUR

ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN ANA KAYNAĞI YOKSULLUKTUR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Meclis Çocuk Hakları Alt Komisyonu Üyesi ve CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği İle Mücadele Günü münasebetiyle yaptığı açıklamada, çocuk işçiliğinin ana kaynağının yoksulluk olduğunu söyledi.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Yöneticiler bu hususu ısrarla reddettikçe çocuk işçiliğiyle mücadelede istenilen seviyeye gelinemeyeceğini kaydeden Tanal, “Gerek üyesi olduğum TBMM Çocuk Hakları Alt Komisyonu toplantılarında gerekse başka platformda, çocuk işçiliğinin bitirilebilmesi için yoksulluğun ortadan kaldırılması gerektiğini söylüyorum. Ancak iktidardakilerden, bürokratlardan, yetkili makamdaki şahıslardan, ülkede yoksulluğun olmadığı yönünde savunmalar geliyor. Çocuk işçiliği ile yoksulluğu birlikte anmak istemiyorlar. Doğru tespiti koymadıkça hastalığı tedavi edemeyiz. Eğer samimi olarak çocuk işçiliğini bitirmek istiyorsak, ilk önce yoksulluğu ortadan kaldırmalıyız. Yoksulluk var oldukça çocuk işçiliği sonlanmayacaktır. Yoksulluk kaldırılmadan çocuk işçiliğinin bitirilebilmesi imkansızdır. Sosyal devlet ilkesi gereğince yoksullukla mücadele edilmelidir. Ancak şu da bir gerçek ki, çocuklarını servet sahibi yapanlar, çocuk işçiliğiyle mücadele edemez! Türkiye’deki çocuk işçiliğinin temel sebebi yoksulluktur, liyakatsizliktir, adaletsizliktir, kayırmacılıktır” dedi.<br /><br /><strong>BEN DE ÇOCUK İŞÇİYDİM</strong></span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Kendisinin de bir zamanlar çocuk işçi olarak çalıştığını belirten Tanal, “Şanlıurfa Hilvanlı çoban Mustafa’nın oğlu Mahmut Tanal da bir zamanlar çocuk işçiydi. Ailemin maddi durumu iyi olmadığı için küçük yaşta çalışmak zorunda kaldım. Yazın 40 derece sıcakta soğuk, buzlu ayran satarak, soğuk su satarak, işportacılık yaparak bugünlere geldim. Yoksulluktan dolayı çalıştım. Ailemin ekonomik durumu iyi olsaydı, çocuk yaşta neden çalışayım? Çocukları sokaktan, tarladan, sanayiden, işletmelerden kurtarmanın yolu, ailelerinin refah seviyesinin yükselmesinden geçer. Sosyal devlet ilkesi gereği politikalar bu yönde yoğunlaşmalıdır. Ayrıca Türkiye’de yoksulluğun ulaştığı boyut, bizzat Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından itiraf ediyor. Her ne kadar tepede ülkedeki yoksulluğa ilişkin çelişkili söylemler olsa da Bakanlığın 2020 yılı faaliyet raporunda, ailesinin ekonomik yoksunluğu nedeniyle kurum bakımına alınma riski olan çocuk sayısının 220 bin 22 olduğuna dikkat çekiliyor. 2016 yılında Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmetinden yararlanan çocuk sayısı, 137 bin 415’ti. Yani yüzde 60’lik bir artış var. Yine ailesinin yanında bakımı sağlanamadığı için koruyucu aileye verilen çocuk sayısı da 7 bin 864 olarak kayıt altına alınıyor” ifadelerini kullandı.<br /><br /><strong>MESVİMLİK TARIM İŞÇİSİ AİLELERİN ÇOCUKLARININ DRAMI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li vekil Mahmut Tanal, mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarının ayrı bir dramı, hayat hikayesi olduğunu dile getirdi. Bölgeler arası eşitsizlik nedeniyle memleketi Şanlıurfa’dan hemşerilerinin Türkiye’nin dört bir yanına mevsimlik tarım işçisi olarak yollara düştüğünü belirten Tanal, “Mevsimlik tarım işçiliği yapan ailelerinin peşinden sürüklenen binlerce çocuk var. Oyun, okul çağındaki evlatlarımız anne ve babalarıyla birlikte tarlada çalışıyor. Sağlıksız barınma koşullarında yaşam mücadelesi veriyorlar. Temiz ve yeterli gıdaya, suya erişemiyorlar. Derslerinden mahrum kalıyorlar. Mevsimlik tarım işçilerine yönelik hayata geçirilen METİP proje alanlarında bile birçok sorunla boğuşuyorlar. Çocuk Hakları Alt Komisyonu olarak mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarının durumunu incelemek üzere Polatlı’da gittiğimiz yerlerde belli eksiklikler tespit ettik. Mesela ilkokula giden 17 öğrenciden sadece 3’ünce tablet vardı. 11 lise öğrencisinin hiç tableti yoktu. İnternet yok. Pilot bölge böyleyse, diğer yerlerin nasıl perişan durumda olduğunu varın siz hesap edin! Çadır kurulan yerlerde yırtık çadırlarla karşılaştık. Su alıyor. Sıcak su imkanı bulunmuyor. Elektrik yok, telefonlar doğru dürüst çekmiyor.&nbsp;&nbsp;Mevsimlik tarımın hayatlarının bir barçası haline geldiği evlatlarımız eğitimlerinden geri kalıyor. LGS’ye girmeyenler oldu. Komisyonda bize yol göstermeleri için davet ettiğimiz bazı kişiler ise mevsimlik tarım işçiliğini kârlı bir iş sanıyor! ‘Şanlıurfalılar mevsimlik tarım işçisi olmazsa tarlalarda çalışacak kimseyi bulamayız’ diyecek noktaya geldiler. Zaten sert tartışmalarımız oldu. Mevsimlik tarım işçiliğinin Şanlıurfalıların kaderi olmadığını belirterek gerekli tepkiyi gösterdik. Bu iktidar, Şanlıurfalıların ‘maraba’ olmasını istiyor. Ama bizim iktidarımızda Şanlıurfa’nın kaderi değişecektir. GAP’ı tamamen tamamladığımızda, fabrikalar açtığımızda, istihdam alanları yarattığımızda Şanlıurfalılar uzak diyarlara gitmek yerine kendi memleketlerinde çalışacaklar ve çocukları okuldan mahrum kalmayacaktır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bölgeler arası eşitsizliğin giderilmesi için istihdama ağırlık verilmelidir” şeklinde konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Konseri kentin kurmayları da izledi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/konseri-kentin-kurmaylari-da-izledi-136693aa18cf6-82fb-45ba-9b63-bab18321196b2021-06-12T13:40:00+03:00HABER MERKEZİ Konseri kentin kurmayları da izledi

Konseri kentin kurmayları da izledi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nın Adana Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle Mimar Sinan Açık Hava Amfi Tiyatrosu’nda gerçekleştirdiği Yaza Merhaba konserleri sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adana Büyükşehir&nbsp; Belediyesi’nin amfi tiyatro ve salon tahsisiyle destek verdiği, pandemi koşullarına uygun şekilde organize edilen konserlerin ilki Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Senfoni İle Yunus Emre İlahileri</strong>&nbsp;konulu konseri şef Eray İnal yönetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ömer Faruk Belviranlı, Eray Cinpir, Murat Irkılata, Ufuk Yürüç ve Serkan Kocadere solist olarak yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Halkın büyük beğeni ile izlediği ve zaman zaman sanatçılara eşlik ettiği konseri Adana Valisi Süleyman Elban, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Seyhan Belediye Başkanı Akif Kemal Akay da izledi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Suriyeli 432 bin 956 çocuk daha okullu olacak]]>https://www.haberanaliz.net/haber/suriyeli-432-bin-956-cocuk-daha-okullu-olacak-13668f48d48bd-5d17-439a-ac2a-a131177fd5d42021-06-12T12:38:00+03:00HABER MERKEZİ Suriyeli 432 bin 956 çocuk daha okullu olacak

Suriyeli 432 bin 956 çocuk daha okullu olacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ÜLKEMİZDEKİ SURİYELİLERİN EĞİTİM SORUNU&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, &nbsp;ülkemizdeki sığınmacıların eğitimde yaşadığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığına yazılı soru önergesi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, önergesinde, “2020-2021 eğitim yılında okula giden Suriyeli öğrenci sayısının illere ve cinsiyete göre dağılımı nedir? Suriyeli öğretmen sayısı kaçtır? Suriyeli öğrencilerden oluşan okul sayısı kaçtır?</span></p><p><span style="font-size:18px">Okullarda öğrencilere psikolojik eğitim verilmekte midir? Okula devam yaşında olup okulla buluşmayan Suriyeli çocuk sayısı kaçtır? Okula başlayıp eğitimini bırakan Suriyeli sayısı kaçtır?” şeklindeki sorularına yanıt istedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>15 BİN 839 OKULDA EĞİTİM GÖRÜYORLAR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Gürer’in önergesini yanıtlayan Milli Eğitim Bakan Selçuk, geçici sığınma altındaki öğrencilerin&nbsp;devlet okullarında, Türk akranlarıyla birlikte eğitim öğretim gördüklerini belirterek”&nbsp;Bu öğrenciler yaklaşık olarak 15.839 okulda eğitim öğretim faaliyetlerine katılmaktadır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>11 BİN 911 GÖNÜLLÜ SURİYELİ EĞİTİCİ VAR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Okullarda&nbsp;Suriyeli öğretmenlerin de görev yapmamakta olduğuna dikkat çeken Bakan Ziya Selçuk, “, teşvik ödemeleri UNICEF tarafından yapılmakta olan Bakanlığımıza bağlı eğitim kurumlarında sınıf dışı etkinlikler, saha çalışmaları, tercümanlık, aile bilgilendirme faaliyetleri gibi belirlenen alanlarda destek olan Suriyeli gönüllü eğiticiler görev yapmaktadırlar. Gönüllü eğitici sayısı 11.911‘dir” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>839 BİN SURİYELİ ÖĞRENCİ EĞİTİM GÖRÜYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, eğitim çağında 1.272.691 ( 5-17 yaş) nüfus bulunmaktadır. Eğitim çağındaki nüfusun 839.735’i öğrenci olup, eğitim öğretime&nbsp;dahil&nbsp;edilmiştir. Okullaşamayan 432.956 geçici koruma altındaki öğrencilerin okullara kayıt süreci ise devam etmektedir” açıklamasında bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SURİYE SORUNU ÇÖZÜLMELİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “AKP tarafında uygulanan yanlış dış politikaların bedelini ne yazık ki tüm ülke olarak ödüyoruz. Suriye’de oluşan sorunların ülkemize yansıması resmi olarak 3,5 milyon, dolaylı olarak ise 5 milyonu bulan insan göçü almamız oldu. Sonuçta ülke nüfusu bu göç dalgası ile değişti. Hemen hemen her ilde yerleşik yaşama geçen Suriyelilerin okuma çağına gelen çocuklarına doğal olarak eğitim veriliyor. Görünen o ki bu doğum hızıyla, bir kaç yıl sonra gelen ve&nbsp; burada doğan nüfus ülkemizdeki Suriyeli sayısını oldukça artıracak. Bu insanların ülkelerine dönmesi Suriye iç savaşının sona ermesine bağlı. Bunun gerçekleşmesi için de uluslararası diplomatik mücadele ile yoğun çabalar gösterilmesi gerekmektedir. Acaba Suriye’de sorunlar bitince geri gidiş sağlanır mı? Bu soru da muammadır. Her ilde iş kuran, iş yeri açan ve mülk edinenlerin geri gitmesinin zor görüldüğü de dikkate alındığında, Türkiye en azından gelecek için gerekli planlamaları bugünden itibaren yapmalıdır” diye konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’Lİ YÜCEER: ÇOCUKLAR İŞE DEĞİL OKULA GİTMELİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-yuceer-cocuklar-ise-degil-okula-gitmeli-13667af83ec5d-8440-4929-8d44-95ebc3a031e02021-06-12T11:35:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’Lİ YÜCEER: ÇOCUKLAR İŞE DEĞİL OKULA GİTMELİ

CHP’Lİ YÜCEER: ÇOCUKLAR İŞE DEĞİL OKULA GİTMELİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP PM Üyesi ve Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yüceer, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayınladı. Dünya genelinde son 4 yılda çocuk işçilerin sayısının 8,4 milyon arttığını belirten Yüceer, Türkiye’de 5-17 yaş aralığında bulunan 23 milyon çocuktan iki milyonuna yakınının çalışma hayatının içinde fiilen yer aldığını, çocukların ağır koşullar altında, hiçbir sosyal güvenceleri olmadan çalıştırıldığını vurguladı. Çocuk işçiliğine karşı etkili ve yeterli denetim yapılmadığını ifade eden Yüceer, “Devletin çocuk işçiliği konusunda mevzuatları var. Ancak devlet kendi mevzuatlarına bile uymuyor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÇOCUKLAR ÇALIŞIRKEN ÖLÜYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışma hayatındaki yetersiz denetimlerin çocuklar için bir yaşam hakkı ihlaline dönüştüğünü aktaran Yüceer, “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre, 2013'te 59 çocuk, 2014'te 54 çocuk, 2015'te 63 çocuk, 2016'da 56 çocuk, 2017'de 60 çocuk, 2018'de 67 çocuk, 2019’da 67 çocuk, 2020’de 68 çocuk ve 2021’in ilk beş ayında 19 çocuk; yani 2013 ve 2021 (ilk beş ay) yılları arasında en az 513 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Ölen çocukların 58’i ise göçmen çocuk işçilerdi. Bu yıllar arasında, tarım-orman işkolunda 294 ölüm, inşaat işkolunda 50 ölüm, metal işkolunda 37 ölüm, konaklama işkolunda 23 ölüm, ticaret işkolunda 21 ölüm meydana geldi. Çocuk iş cinayetlerinde 14 yaş ve altında ölüm 169 iken, 15-17 yaş arası ölüm sayısı 344 oldu. Çocuk iş cinayetlerinde genel olarak her yıl mayıs ayından itibaren ciddi bir artış görülüyor. Okulların tatil olduğu aylarda çalışan çocuk sayısındaki artış, tarım istihdamının mevsimsel artışı, stajyerliğin artması gibi nedenlerle bu dönemlerde çocuk iş cinayetlerinde büyük bir artış yaşanıyor. Temmuz-Ağustos ayları en fazla çocuk işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği aylar oluyor. Bu cinayetlerin ve artan çocuk işçiliğinin sorumlusu devlettir. Çünkü devlet çocuk işçiliğine iş cinayetlerine göz yumuyor, önlem almıyor, denetleme yapmıyor” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>PANDEMİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİ ARTTIRDI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuk işçiliğinin artışında en önemli etkenin çocuk yoksulluk oranının yüksekliği olduğunu vurgulayan Yüceer, “Pandemi, halk genelinde yoksulluğu arttırdı ve arttırmaya devam ediyor. Buna bağlı olarak artan çocuk yoksulluğunun artmasıyla birlikte çocuk işçiliği de artmaktadır. Pandemi sonrası dönemde çocukların okul yaşamında uzaklaşmamaları, çocuk işçiliğinin daha fazla artmaması için gerekli çalışmalar yapılmalı” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE’DE SURİYELİ ÇOCUK İŞÇİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Yüceer, “Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, Türkiye’de 3 milyon 700 bin Suriyeli yaşıyor. Türkiye’de kalan Suriyelilerin arasında 10-18 yaş aralığındaki kişi sayısı 660 bin. Türkiye'de Suriyeli çocuk işçi sayısının 200 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir. Ancak bu rakamların çok daha fazla olduğunu hepimiz biliyoruz. Mülteci çocuk işçiler kayıt dışı sektörlerde çok daha kötü koşullarda çalışıyorlar ve çalıştıkları yerlerde ayrımcılığa maruz kalıyor. Okullaşamayan mülteci çocuklar, erken yaşta evliliğe ve çocuk işçiliğe zorlanmaktadır. Hiçbir çocuk, eğitim hakkından maruz bırakılmamalı. Çocuklar çocukluklarını doyasıya yaşamalılar” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇOCUK İŞ CİNAYETLERİ TARIM ALANINDA YOĞUNLAŞIYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de çocuk işçilerin yüzde 30,8’i tarım, yüzde 23,7’si sanayi, yüzde 45,5’i ise hizmet sektöründe çalıştırıldığını belirten Yüceer, “Çocuk işçiler, çocuk işçiliğinin en acımasız biçimleri arasında olan sokakta çalışma, küçük ve orta ölçekli işletmelerde çalışma, aile işleri dışında, ücret karşılığında gezici ve geçici tarım işlerinde çalıştırılıyor. Tarım, Türkiye’de ücretli ya da ücretsiz aile işçisi çocuk işçiliğin en yoğun olduğu iş kolu. Çocuk iş cinayetleri de çocuk istihdamının en yoğun olduğu ve kötü çalışma koşulları nedeniyle tarım alanında yoğunlaşıyor. Tarım işçisi çocukların yüzde 64’ü 5-14 yaş arasında” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÇOCUKLAR SABAH KALKTIKLARINDA İŞYERLERİNE DEĞİL OKULA GİTMELİ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yüceer, “Çocuk işçiliğine son verilmesi için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin bir anca yaşama geçirilmesi gerekmektedir. Çocukların stajyerlik ve çıraklık gibi yasal kılıflar altında ucuz iş gücü olarak çalıştırılması son bulmalıdır. Çalışma yaşamı, çocukların fiziksel, ahlaki, toplumsal ve ruhsal açısından olumsuz izlerle büyümesine neden olmaktadır. Çocuklar işyerlerinde aile korumasından uzakta her türlü sömürüye ve istismara açık hale gelmektedir. Çocuklar, sabah kalktıklarında işyerlerine değil okullara gitmelidir” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KURA ÇEKİMİNDE DUYGU DOLU ANLAR YAŞANDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kura-cekiminde-duygu-dolu-anlar-yasandi-1366658a3259c-5163-42d9-948f-a46217a0588a2021-06-12T10:33:00+03:00HABER MERKEZİ KURA ÇEKİMİNDE DUYGU DOLU ANLAR YAŞANDI

KURA ÇEKİMİNDE DUYGU DOLU ANLAR YAŞANDI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">24 Ocak’ta meydana gelen depremde Battalgazi’de evleri yıkılan ve ağır hasar gören aileler için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın öncülüğünde Toplu Konutlar İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Gelincik Tepesi’nde yapılan 1.Etap 678 konutun anahtar teslim töreni Battalgazi Belediyesi yanında düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malatya İl Müftü Yardımcısı Hasan Nacar’ın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konutlar hak sahiplerine kura ile teslim edildi. Kurada ismi çıkan hak sahipleri gözyaşlarına engel olamazken, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerini ilettiler. </span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenlenen anahtar teslim törene; Malatya Valisi Aydın Baruş, AK Parti MKYK Üyesi Öznur Çalık ve Bülent Tüfenkci, AK Parti Malatya Milletvekili Ahmet Çakır ve Hakan Kahtalı, Battalgazi İlçe Kaymakamı Abdul Kadir Duran, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, Battalgazi Belediye Başkanı Osman Güder, AK Parti Malatya İl Başkanı İhsan Koca, Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Mesut Samanlı, Muhtarlar, Sivil Toplum Kuruluşlarının Temsilcileri ve hak sahipleri katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“YENİ BİR MERKEZ İNŞA EDİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Deprem konutlarının yapımında Battalgazi Belediyesi olarak büyük gayretler ortaya koyduklarını ve sonrasındaki sürecin ise en yakın takipçisi olduklarına dikkat çeken Battalgazi Belediye Başkanı Osman Güder, “Devletimizin vatandaşına sahip çıktığı örneğinin en güzel sergilendiği bu güzel günümüzde teşriflerinizden dolayı teşekkür ediyoruz. İlk günden itibaren her zaman milletinin yanında olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere tüm Bakanlarımıza, Milletvekillerimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Hepinizden Allah razı olsun. Çok güzel bir yerde yeni bir merkezin inşasına, hepiniz büyük destek verdiğiniz. Özellikle Battalgazi’de yeni bir alt merkezlerin oluşması noktasında verdiğiniz destekten dolayı şükranlarımı sunuyorum. Gelincik Tepesi’ni tercih etmemizin en büyük nedeni; fiziki ve jeolojik olarak zemin etüdünün sağlam olmasıdır. İlk günden itibaren Battalgazi’de yapılan deprem konutlarının Gelincik Tepesi’nde olmasını talep ettik. Depremzede ailelerin mağdur olmaması için 24 Ocak’tan bu yana Battalgazi Belediyesi olarak sürecin en yakın takipçisi olduk, olmaya devam ediyoruz. Bugün Battalgazi’deki depremzede ailelerin yüzleri gülüyor. Geri kalan çalışmalarımı Malatya Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte beraber yaparak, konutları vatandaşlarımızın istifadesine Allah’ın izniyle sunacağız. Kentsel dönüşüm konusunda da Battalgazi’de çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Battalgazi’mizi yeniden inşa ediyoruz. Bugün gerçekleştirilen kura ile evlerine kavuşan vatandaşlarımıza Rabbim hayırlı ve uğurlu etsin” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;“BİZLER HİZMET DESTANLARINI YAZMAKLA MÜKELLEFİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Malatya’da hizmet destanlarının yazıldığına dikkat çeken Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, “Malatya ve Malatyalı hemşehrilerimiz açısından bugün güzel bir gün. 24 Ocak tarihinde bir deprem yaşadık. Malatya’nın her noktasında büyük bir hizmet atağı var. Malatya geneli bir şantiye halindedir. Malatya tarihinin hizmet hamlelerini şehrin her santimetresinde görmek mümkündür. Bu anlamda başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize, milletvekillerimize ve valimize teşekkür ediyorum. Bizim memleketimiz huzur memleketidir. Bu şehirde huzuru ihdas etmek için bizler hizmet etmek ve hizmet destanları yazmakla mükellefiz. Aldığımız miras bize bunu gerektiriyor. Bu hizmet destanlarını da Türkiye’ye lokomotif olacak ölçüde yapmak mecburiyetindeyiz. Bizim aldığımız miras ve yüklendiğimiz sorumluluk bunu gerektiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gelincik tepesinin önemli bir alt merkez olacağına inanıyorum. Gelincik Tepesinde 1500’ün üzerinde konut yapılmakta. Bugün 678 konut hak sahiplerine teslim edilecek. Oradaki yaşam çok konforlu olacak. Büyükşehir Belediyesi olarak o alanda yaklaşık 10 km kamulaştırma yaparak 30 metre genişliğinde yol yapıyoruz. En kısa sürede bu yolumuzu tamamlayacağız. Malatya’yı mazisine layık hazırlama noktasında başta Belediye Başkanlarımızla, Milletvekillerimizle ve Hükümetimizle birlikte gece gündüz durmadan 7/24 yoğun bir mesai içerisindeyiz. Büyükşehir Belediyesi Malatya genelinde bir hizmet destanı yazıyor. Seçkin insanların yaşadığı bu şehre seçkin hizmetler yapmak mecburiyetindeyiz. Bu kuralarda hak sahibi olacak maliklere hayırlı uğurlu olsun. Sağlık, sıhhat ve huzur içerisinde oturmak nasip olur inşallah. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi bir borç biliyorum” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÇOK GÜZEL BİR GÜNE TANIKLIK EDİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Battalgazi’de güzel bir güne tanıklık ettiklerine vurgu yapan AK Parti Malatya Milletvekili Hakan Kahtalı, “24 Ocak depreminin ardından çok üzülmüştük, bugün evleri hasar gören vatandaşlarımızın için yapılan konutların teslimi için bir aradayız ve çok mutlu olduğumu belirtmek istiyorum. Allah’a hamd olsun 6 bin 200 konutun yapılacak. Elazığ ve Malatya’da 30 bin civarında konut yapılıyor. Bugün Gelincik Tepesi’nde yapımı tamamlanan 1.Etap 3+1 konutlarının kurasını gerçekleştiriyoruz. İnşallah herkesin gönlüne göre konutlar kurada çıkar. Huzur ve güven içerisinde oturmayı Rabbim nasip eder. Malatya’mız bir deprem kuşağı. Bundan sonraki çalışmalarımızı buna göre yapmak lazım. Depreme dayanıksız olan yerlerde Kentsel Dönüşüm çalışmaları yapmak lazım. Bunun bir örneğini Battalgazi Belediye Başkanımız Osman Güder, Şehit Fevzi Mahallesinde gösterdi. Başkanımız büyük gayretleri ile Şehit Fevzi Mahallesinde bir dönüşüm başlıyor. Bu konuda da kendisini başarılar diliyorum. Kura çekiminin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“GÜCÜNÜ HALKTAN ALAN GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kura çekiminin hayırlı olmasını dileyen AK Parti Malatya Milletvekili Ahmet Çakır, “Kura çekiminin herkese hayırlı olmasını diliyorum. Aileleriyle birlikte yuvalarında mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir yaşam geçirmelerini temenni ediyorum. Gücünü halktan alan Güçlü bir Türkiye var. Malumunuz ülkemiz deprem kuşağında olan bir ülke. Geçmiş tarihe baktığımız zaman bu ve bunun gibi afetler yaşadık. Fakat geçmişte bu yaralar tam anlamıyla sarılamadı. Bugüne baktığımız zaman ülkemizde ne zaman büyük sıkıntılar olsa, halkının yanında olan ve onların yarasını saran bir Cumhurbaşkanına sahibiz. Depremde ailelerin mağdur olmaması için binlerce konutlar yapılarak, maddi ve manevi destekler verildi. Buda liderimizin milletine verdiği değerin göstergesidir. Rabbim bir daha böyle afetler yaşatmasın.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“GELİNCİK TEPESİ ÇOK GÜZEL BİR HAL ALDI”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gerek hükümet olarak gerek yerel yönetimler olarak depremin ilk anından itibaren yaraların sarıldığına vurgu yapan AK Parti MKYK Üyesi ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, “Öncelikle Cumhurbaşkanımız ve Bakanlarımızın sizlere çok çok selamlarını iletiyorum. 24 Ocak’ta yaşadığımız afet hepimizin gönül yarasıydı ve çok şükür hep birlikte bu yarayı iyileştirdik. Kendi bölgemizde yaşadığımız depremin iyileştirilmesi bizim vazifemizdi. 24 Ocak gecesi yaşadığımız depremde buradaydık ve sizlerle beraberdik. Olaylara anında müdahale etmek ve beraber olmak bizim için çok kıymetliydi. Canlarım açıkta kalmasın diye çadır ve konteyner çadırlar tesis edildi. İnsanımız için o gün her şeyi seferber ettik. Bugünde kura çekimine hep birlikte eriştik. Rabbime hamd olsun. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Bakanlarımıza, Milletvekillerimize, Belediye Başkanlarımıza, Sivil Toplum Kuruluşlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Battalgazi Belediye Başkanlığı döneminde Selahattin Gürkan başkanım, Gelincik tepesini rezerv alanı ilan edelim ve buraya konut yapalım demişti. O dönem bunun olmasının imkanı yoktu. Yaşanan depremin ardından Battalgazi Belediye Başkanımız Osman Güder ve arkadaşlarla yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde, Gelincik Tepesi fikrini hayata geçirdik. Çok güzel bir hal aldı. Battalgazi’miz Malatya’nın parlayan yıldızı olacak. Evlerinizde güle güle oturun. Ailenizle birlikte mutlu bir hayat sürün” ifadelerinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BİZLER SİZLERİN EMRİNDEYİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Zor bir süreci geride bıraktıklarına vurgu yapan AK Parti MKYK Üyesi ve Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, “24 Ocak depreminde hayatını kaybeden ailelere Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Bugün 24 Ocak depreminde evleri zarar gören vatandaşlar için TOKİ tarafından Gelincik Tepesi’nde yapılan konutların kura çekimi için bir araya geldik. Kurada evlerine kavuşacak olan vatandaşlarımıza, Rabbim sağlıklı ve huzurlu bir şekilde yaşamayı nasip etsin. İnşallah böyle afetler bir daha yaşamayız. Gerçekten zor bir süreçti. Bu süreci devlet ve millet bütünleşmesiyle Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde herkesin özverili çalışmasıyla el ele vererek atlattık. Bu süreç özellikle salgın dönemine denk gelse de çalışmalar hızla devam etti. Bu süreçte hükümet ve yerel yönetimler olarak sizlerin yanında olduk. Aksayan yönler elbette olmuştur. Bunları ortadan kaldırmak için elimizden gelen tüm gayreti gösterdik, göstermeye de devam ediyoruz. Gerçekten yeni bir Malatya oluşuyor. Malatya değişim ve dönüşüm içerisinde. Bizlerde sizlerin emrindeyiz. Yeni evlerinizin hayırlı olması temennisi ile emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“HAMD OLSUN DEVLETİMİZ ÇOK BÜYÜK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Programın kapanış konuşmasını gerçekleştiren Malatya Valisi Aydın Baruş ise, “24 Ocak 2020 de çok büyük bir afet yaşadık. Bu afette hem Elazığ hem de Malatya’da yaşayan vatandaşlarımız büyük bir korku yaşadı. Sürecin başından itibaren büyük bir devlet olmanın onuru ve gururunu yaşadığımı da açıkça belirtmek istiyorum. Hamd olsun devletimiz çok büyük. Başta Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla tüm ilgili kurumlar harekete geçti. Sürecin başından itibaren hepimiz çalışmaların yakın takipçileri olduk. Malatya insanı için yapılan bu çalışmaların sonucunu görmekte bizleri ayrıca mutlu ediyor. Sizlerin sağlıklı bir konut içinde oturamaması ve deprem üzüntüsünü yaşamanız bizleri her zaman mutsuz eder. O süreçte sizlerle birlikte bizlerde rahat uyku uyuyamadık. Devletimiz, vatandaşların yaralarını sarmak için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde bir seferberlik başlattı. Özellikle AFAD ve TOKİ yetkililerimizi yürekten tebrik ediyorum. Bu zor süreci sizlerin sabrı sayesinde bugünlere getirebildik. Bugün artık yüzümüz gülüyor. Çünkü Malatya’da yaşayan vatandaşlarımız için yeni yaşam alanları kurulmaya devam ediyor. Bugün kura çekimi yapılacak olan konutlarımızın bütün vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah herkes dilediği ve arzuladığı konuta kavuşur. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Protokol konuşmalarının ardından kura çekim töreni gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, Fahrettin Güleç adlı vatandaşın kura çekimini gerçekleştirdi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İBB’DEN PROF. DR. HAYDAR BAŞ SOKAĞI’NA ONAY]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ibbden-prof-dr-haydar-bas-sokagina-onay-13665aa43fa48-50e9-42d2-9566-7d260c59920b2021-06-12T09:29:00+03:00HABER MERKEZİ İBB’DEN PROF. DR. HAYDAR BAŞ SOKAĞI’NA ONAY

İBB’DEN PROF. DR. HAYDAR BAŞ SOKAĞI’NA ONAY

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP’li Bakırköy Belediyesi, geçen yıl 14 Nisan 2020’de Hakk’a yürüyen Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın isminin Florya’daki “Avcılar” sokağına verilmesini teklif etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şenlikköy Mahallesi’ndeki Avcılar Sokağı merhum Prof. Baş’ın evinin de olduğu merkezi konuma sahip bir nokta.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasa gereği cadde, sokak ve meydanlara isim verilmesi Büyükşehir Belediyesi’nin yetkisinde olduğu için teklif İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) sunuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İBB Harita Müdürlüğü, teklifle ilgili dosyayı 14 Kasım 2020 tarihinde İBB Meclisi’ne gönderdi. Meclis de teklif dosyasını 14 Aralık 2020 tarihinde Harita Komisyonu’na havale etti. 3 ay komisyonda bekleyen Prof. Dr. Haydar Baş ile ilgili dosya, geçen cuma günü İBB Meclisi’nde görüşüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İBB Meclisi onay verdi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi söz konusu teklifi oybirliğiyle kabul etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kabul edilen kararda şöyle denildi:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bakırköy Şenlikköy Mahallesi’nde bulunan ‘Avcılar Sokağı’ isminin ‘Prof. Dr. Haydar Baş Sokağı’ olarak değiştirilmesi talebi incelenmiş olup; teklif edilen Avcılar Sokağı’nda etkilenebilecek çok adres olduğundan Florya Caddesi ile Fuat Paşa Sokağı ve Yamaç Sokağı’nın kesiştiği yere kadar olan kısmın ‘Avcılar Sokak’ olarak bırakılması ve Avcılar Sokağının Yamaç Sokağı ve Fuat Paşa Sokağı kesişiminden itibaren Yeşilköy Caddesi’ne kadar olan kısma teklif edilen ‘Prof. Dr. Haydar Baş Sokağı’ isminin verilmesi, tadilen uygun görülmüştür.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİNLİ KURUCU DEMOKRATLAR HAREKETE GEÇTİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersinli-kurucu-demokratlar-harekete-gecti-136642d495c46-f50d-42b8-b78f-22e6f0c301732021-06-12T08:02:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİNLİ KURUCU DEMOKRATLAR HAREKETE GEÇTİ

MERSİNLİ KURUCU DEMOKRATLAR HAREKETE GEÇTİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ANKARA- </strong>Mersin Demokrat Parti (eski DYP ve ANAP birleşmesi ile bir araya gelen) kurucu üyeleri artık yeter dediler.&nbsp;</span><span style="font-size:18px">Haber sitemizin duyurduğu aşağı linkteki haberden sonra, partililer isyan ettiler. </span><strong><span style="font-size:18px">YENİŞEHİR İLÇESİ BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA OLDU. </span></strong><span style="font-size:18px">İlgili&nbsp;Haberin link<strong>i:&nbsp;<a href="https://www.haberanaliz.net/haber/bu-yanlis-ise-dur-diyecek-kimse-yok-mu-13647">https://www.haberanaliz.net/haber/bu-yanlis-ise-dur-diyecek-kimse-yok-mu-13647</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kurucu partililer</strong>, “Delege seçiliyor haberimiz olmuyor. Seçim yapıyorlar, kimseye çaktırmadan yapıp, itiraz süresini geçirdikten sonra oldu bitti diyorlar. Böyle demokrasimi olur? Yenişehir ilçesinde seçilmesi gereken il delege sayısı 19 iken masa başında 43 sayısına çıkarmışlar ve akrabalarını, yanlarında çalışan işçileri listelere yazıp, uyduruk bir seçim yapmışlar. Partiyi, iyi partiyi dinamitleyen, içini oyan, kumpaslar kuran, mhp den dışlanan atılan isimlerle doldurdular. DYP- ANAP çizgisinden gelen Demokrat partili bir tek isim ne yönetimlerde, nede delegasyonda var. Durumu genel başkana, Genel başkan yarndımcısına iletiyoruz, o yerli olmuyorlar. Herkes günü kurtarma derdinde” dediler.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">YENİŞEHİR SEÇİMLERİNE RESMİ İTİRAZ YAPILDI</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Partinin kurucularından olan önceki dönem il yönetim kurulu üyeside olan Ahmet Ünsal, </strong>“ben yenişehirdeki usulsüzlüğü, hukuk tanımazlığı öğrenir öğrenmez dilekçemi yazıp ilçe seçim kuruluna itirazımı yaptım. Seçim kurulunda değerlmendirme aşamasında. Ancak, Seçim kurulu buraya gözlemci verirken parti tüzüğünü isteyip &nbsp;okumuyor mu? Orada delegelerin yargıtay cumhuriyet başsavcılığına verilen listede kayıtlı üyeler arasından seçileceği yazıyor. Ayrıca hangi ilçe en son seçimde ne kadar oy almış ise o katsayıya bölünerek il delege sayısı çıkarılıyor. Kaldıki bunu gazeteler yazmış. Bunlarıda itirazıma ekledim. Bu nasıl hukuk tanımaz ve keyfi bir çalışmadır. Buna genel merkez nasıl müsaade eder? Ahmet uyanık isimlİ genel başkan yadımcısı gizli gizli Mersin’e geliyor Adana’daki MKK üyesi Canan Özalp ile el ele verip Mersin’i dizayn ediyorlar. Olacak iş değil. Canan özalp gitsin Adana ilini düzenlesin. Oradaki sorunları çözdü ve oralardaki teşkilatların kapısını açtıda, burasımı kaldı? Burada eski vekillerimiz var. Ayrıca GİK de Mersin’i temsil eden kurucu partilimiz var. Onlara neden danışılmıyorda, ithal isimlerle Mersin dizayn ediliyor? Bu işte bir gariplik var. Sözde iş adamlarına parti teslim edilerek, önümüzdeki seçimler sabote ediliyor” dedi.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">İŞ ADAMI SEDAT ERDAL İL KOORDİNATÖRÜYMÜŞ</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kurucu partililer,</strong> “il koordinatörlüğü diye bir görev mi var? Bu görevi, kim nasıl veriyor? GİK’in haberi var mı, kararı var mı? Başkanlık divanının böyle bir yetkisi var mı? Başkanlık divanı böyle bir karar almış mı? Genel başkan yardımcısı Ahmet Uyanık, Mersin’e, perde gerisinden bir iş adamına (Sedat Erdal’a) il koordinatörü diye yazı yazıp vermiş. Adam il başkanının görevlerini yerine getiriyor. İl başkanı konuşmuyor, o konuşuyor, o seçimleri dizayn ediyor, o yönetiyor. Canan Özalp geliyor onun özel ofisinde oturup kalkıyor. Ama partinin mülkiyeti olan ama bir türlü açılmayan ilçeleri bile hizmete sokmuyorlar. Merkezdeki, sözde kongresini yaptıkları, (Kağıt üstünde masa başı yazılan delgeler ile) &nbsp;AKDENİZ- MEZİTLİ ilçelerinin bile kapıları açık değil, hizmet binalarını açamadılar. Şimdi Toroslar ilçesini gizliden gizliye seçimini yapıyorlar, oranında ilçe hizmet binası yok. Kağıt üstünde başkan ve yönetim oluşturup, partinin toplantısına bile gelmeyen, partili olmayan, akraba, yanında çalışan işçileri yazarak usulen iş yapıyorlar. Böyle partimi büyür?” dediler.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">BAKIN KİMLER NEREYE DELEĞE YAZILMIŞ</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Parti kurucuları,</strong> “Akdeniz ilçesine, İş adamı olarak bildirilen, Sedat Erdal’ın kardeşi Şenay Erdal, İl başkanı Hasan Şıhman’ın karısı Muradiye Şıhman,&nbsp; <strong>Birbiri ile akrabalar:</strong> Yusuf Sucu, Gülten Sucu, Mehmet Nurettin Sucu, &nbsp;Fuat Uzun, Yeşim Uzun, Ramazan Onkan, Mehmet Onkan, Yusuf Onkan, Ayser Onkan ve daha niceleri delege yapılmışlar. İlçe Başkanı olarak yapılan Pınar Su Polat ise yine Sedat Erdal'ın yanında çalışan elemanı. Partinin Yargıtay cumhuriyet başsavcılğıına verilen kayıtlı üyelerinin olduğu listede adları yok. Şimdi kayıt yapılmışlarsa, bunun bir geçerliliği yok. Ama itiraz olmayınca, liste kesinleşip yürürlüğe giriyor. O yüzden listeler açıklanmıyor, seçim açıklanmıyor, kapalı kapılar ardında az sayıda, 19- 20 kişilik katılımlar ile seçimler yapılıp olay bitiriliyor. Böyle Parti mi büyür?” dediler.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">MEZİTLİ&nbsp; İLÇEDEDE DE AYNISI OLMUŞ</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Parti kurucuları,</strong> “Aynı durum bu il yönetimi ve Sedat Erdal taifesi Mezitli ilçesinde de aynısını yapmış.&nbsp;Biz bu yapılan seçimleri duymadık. Ancak oradada listeleri kontrol ettik. Bakın orada da kimler var. İş adamı olduğu söylenen Ahmet Uyanık tarafından Mersin'e il koordinatörü yapılan iş adamı Sedat Erdal burada il delegesi yazılmış. Aynı ande Sedat Erdal'ın dayısı olduğu söylenen kişi İl yedeğine yazılmış. Ali Tol. Daha sonra Mezitli ilçe başkanını verilensözler ylerine gelmeyince, Sedat Erdal dayısını buradan il başkanlığına verdirdiği bir dilekçe ile istifa ettirip, yeni yapılan yenişehir ilçesinde asil listeye yazdırıp yönetici yapmış. İki listeyide inceleyin. İsmi Ali Tol.&nbsp;</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">YENİŞEHİR İLÇESİNDE NE OLMUŞ</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Parti kurucuları,</strong> “ Yenişehir ilçesi ise bir garip. Bakın kimler var. Akrabalar yazılmış, yakınlar yazılmış. Sedat Erdal’ın yanında çalışan isim Asiye Yetim, Sedat Erdal’ın akrabası Mehmet Mustafa Erdal, Seda Anısude (Sedat Erdal’ın yanında babası çalışıyor, kendisi önceki listede atama ile ilçe başkanı yapılmıştı) Aslıhan Şıhman (il başkanı Hasan ŞıhmanIn kızı), Tuğçe Kılıç, Murat Kılıç, Mehmet Kılıç, Bülent Kılıç, Elif Kuvat, Ali Kuvat, Erdal Aydın, Nadan Hamiyet Aydın, Halil Kamalı, Mehmet Kamalı, Efe Uzun burada, Yeşim Uzun, Fuat Uzun Akdeniz’de. Naile Türkoğlu, Osman Nuri Türkoğlu, Sevil Ergene ve Mehmet Seyfi Ergene akraba, yakın, yanında çalışan, elemanı, işçisi doldurulmuş. Ve hiç biri partinin yargıtay cumhuriyet başsavcılığına verilen lisetede adı olan kayıtlı üyesi değil. Şimdi yapılmışlar ise buda geçerli değil. Tüzüğe aykırı. İçlerinde bir kişi DP, DYP, ANAP kökenli değil, eski üye değil. Bu nasıl bir iştir böyle? Böyle partimi büyür. Akrabaları, yanında çalışanları getir delege yaz, seçim yap, sen ben bizim oğlan anlayışı ile particilik yap. Biz buna karşıyız” dediler.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">İŞTE YENİŞEHİR İLÇESİNE CUMA GÜNÜ SÜRESİ İÇİNDE YAPILAN RESMİ İTARIZIN DİLEKÇESİ</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c496846c22f.jpg" style="height:754px; width:541px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c496a052184.jpg" style="height:597px; width:590px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">İŞTE SEÇİMİ YAPILAN YENİŞEHİR&nbsp;İLÇESİNİN YÖNETİM VE SEÇİLEN DELEGE LİSTESİ</span></strong></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c216ab80599.jpg" /></p><p><strong><span style="font-size:18px">İŞTE DİĞER SEÇİMİ YAPILAN AKDENİZ İLÇESİNİN YÖNETİM VE SEÇİLEN DELEGE LİSTESİ</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c4953902892.jpg" style="height:588px; width:618px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">İŞTE DİĞER SEÇİMİ YAPILAN MEZİTLİ İLÇESİNİN YÖNETİM VE SEÇİLEN DELEGE LİSTESİ</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c49559c00af.jpg" style="height:710px; width:705px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">ÖNEMLİ VE DİKKAT ÇEKİCİ BAŞKA BİR DETAY İSE. AKDENİZ VE MEZİTLİ İLÇELERİNDE İL KONGRE DELEGELERİNDE SAYILARI YENİŞEHİR İLÇESİNDE OLDUĞU GİBİ ABARTMAMIŞLAR VE GERÇEK RAKAMLARI KOYMUŞLAR. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">MEZİTLİ 13, AKDENİZ 27.... </span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">TABİ BU SAYI İL BAŞKANLIĞINI ALMA İÇİN YETERLİ SAYI DEĞİL. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">BU KEZ İL DELEĞELERİNDE OYNAMA BAŞLAMIŞ.&nbsp; </span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">O DA YENİŞEHİR İLÇEDE BAŞLAMIŞ. OLUR MU? OLMAZ... </span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">AMA AHMET UYANIK BU EKİBİN YANINDA OLURSA UYDURUR OLDURURUZ MANTIĞIYLA HAREKET ETMEYE DEVAM EDİYORLAR.</span></strong></p><p><em><strong><span style="font-size:18px">GÖZLER ŞİMDİ TOROSLAR İLÇENİN 16 HAZİRANDA YAPILACAK&nbsp;KONGRESİNDE...</span></strong></em></p><p><em><strong><span style="font-size:18px">ÖTE YANDAN PARTİYE BİR TEK ÜYE KAYDI YOK, AKRABALAR, YANINDA ÇALIŞAN ELEMANLAR LİSTELERE KONARAK VAZİYETİ KURTARMA DERDİNE GİREREK, SEÇİMİ YAPIP İL BAŞKANLIĞINA SEDAT ERDAL'I SEÇİP ARDINDAN GİK ÜYESİ YAPMAK.&nbsp;</span></strong></em></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KHK İLE İHRAÇ EDİLEN YURTTAŞLARLA BULUŞMALARI İZMİR’DEN BAŞLATTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/khk-ile-ihrac-edilen-yurttaslarla-bulusmalari-izmirden-baslatti-136632cc7ca4e-81d7-400e-853f-c8f6fffa4ddb2021-06-11T13:52:00+03:00HABER MERKEZİ KHK İLE İHRAÇ EDİLEN YURTTAŞLARLA BULUŞMALARI İZMİR’DEN BAŞLATTI

KHK İLE İHRAÇ EDİLEN YURTTAŞLARLA BULUŞMALARI İZMİR’DEN BAŞLATTI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) sonucu yaşanan hak ihlallerini tespit ve ihlallerin önlenmesi için yerinde ziyaretlere İzmir’den başladı. Türkiye genelinde CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Taşkın koordinasyonunda gerçekleştirilecek ziyaretlerde ihraç edilen KHK’lılarlabiraraya gelerek talepler dinlenecek ve raporlaştırılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>OHAL DEĞİL OYALAMA KOMİSYONU! LAĞVEDİLMELİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışmalar sonucu hazırlanacak rapor ile KHK’lıların yaşadığı çoklu hak ihlallerine dikkat çekilecek. Bu doğrultuda 35 toplantının ilk ayağı İzmir’de gerçekleştirildi. CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, PM Üyesi Gizem Özcan, İzmir İl İnsan Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Yıldız Yılmaz katılımıyla gerçekleşen toplantıda, yaşanan sıkıntılar dile getirildi. CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Taşkın’ın koordinasyonunda gerçekleşen geniş katılımlı toplantıda konuşan Gülizar Biçer Karaca, OHAL Komisyonu’nun Oyalama Komisyonu’na dönüştüğüne ve lağvedilmesi gerektiğine dikkat çekti, KHK’lıların yaşadıkları ihlallere ve CHP olarak ihlallerin önlenmesi noktasında neler yapacaklarına dair bakış açılarını ortaya koydu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SİVİL ÖLÜME TERKEDİLEN KHK’LILARIN TALEPLERİ TARİHE NOT DÜŞÜLMELİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“CHP olarak KHK’lılar ile 35 ilde gerçekleştireceğimiz toplantılar ile 20 Temmuz sivil darbesinin ardından kamudan, özel sektörden, çalışma yaşamının pek çok alanından ihraçlarla, işsiz, aşsız bırakılan; 4,5 yıldır KHK ihraçları ile gerçekleştirilen hukuksuzluklara dur diyebilmek için mücadele eden arkadaşlarla bir araya gelmek istedik. Sivil ölüme terk edilerek bir toplumsal travmaya uğrayan yurttaşlarımızın; aileleriyle yaşadıkları sorunları, temel haklarından yoksun bırakıldıkları bu süreci dinlemek ve diğer birçok kalemde yaşadıkları mağduriyetler açısından farkındalık yaratmak için hukuksuzluğun ve adaletsizliğin zirveye ulaştığı OHAL/KHK sürecini tarihe not düşmek adına toplantılarımızı gerçekleştiriyoruz. Edirne’den Hakkari’ye, Sinop’tan Adana’ya tüm yurttaşlarımızın sesi olacağız. İllerde KHK ile ihraç edilen ve çoklu hak ihlalleri yaşamaya devam eden, ekonomik-toplumsal-siyasi anlamda hak ihlalleriyle boğuşurken yalnızlaştırılan, sesini duyurmak isteyen tüm yurttaşlarımızın sesi olacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>LEKELENMEME HAKKI, ADİL YARGILANMA HAKKI İHLALLERİ HAT SAFHADA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP iktidarında bugün adil olmadığını bildiğimiz yargılama ve talimat ile verilen kararların tamamında dosyalar yeniden açılacak, suçlu ile suçsuzu ayıracak bağımsız yargılama yapılacak." diyen Gülizar Biçer Karaca"Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırma anlayışındaki bir parti olarak, ülkemizde yaşanan hukuksuzlukları, hak ihlallerini durdurmak adına yola çıktık. Hergün yaşanan hak ihlallerine hepimizin tanıklık ettiği ve adalete inancın yok olmaya yüz tuttuğu bir dönemde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndaki “Hukuk Devleti” tanımını düşününce bir hukukçu olarak acı acı gülümsüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BU MÜCADELE SADECE İŞE İADE TALEPLERİ DEĞİL TEK KİŞİLİK ŞAHSIM HÜKÜMETİNE KARŞIADALET MÜCADELESİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanların lekelenmeme, adil yargılanma hakkı vardır. Sizler sadece işiniz ve aşınız için mücadele vermiyorsunuz. Aynı zamanda tek kişilik şahsım hükümetine karşı; bağımsız yargı için, hak için, hukuk için, adalet için, toplumdaki her bireyin özgürce yaşayabileceği demokratik bir Türkiye için mücadele veriyorsunuz. Bu mücadelenizde ilk günden beri yanınızda olmaya gayret ettik. Sesi gürleştirmek için demokrasi adalet mücadelemizi birlikte sürdüreceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CHP NE YAPACAK?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP olarak sizlerle birlikte hak, hukuk, adalet ve demokrasi mücadelemizde birlikte yürüyeceğiz. Yaraları hep birlikte saracağız. Yargı süreci olmadan ihraç edilen yurttaşlarımızın, beraat ya da takipsizlik kararı verilen yurttaşlarımızın tamamını işlerine iade edeceğiz. Barış Akademisyenleri hakkında Anayasa Mahkemesi (AYM) ifade özgürlüğü ihlal edilmiştir kararı verdi. İktidara geldiğimizde Barış Akademisyenlerinin görevlerine iadesi ilk bir hafta içinde gerçekleştirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TEK KİŞİLİK ŞAHSIM HÜKÜMETİNE HEPİMİZ HAYIR DİYORUZ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tek kişinin iki dudağı arasında yönetim şekline hepimiz hayır diyoruz. Bu toplantımızın bu düşünce ve mücadelemize vereceğiniz katkılar için teşekkür ediyorum. Muhalif her sese karşı baskı ve susturma politikasının yürütüldüğü; çürümüşlüğün kurumların her zerresinde yaşandığı; iktidardaki AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı olan zatın “Aç gezen birisi varsa buyurun siz doyurun açları” aymazlığında bulunduğu bir ülkede; dik onurlu dostlarımızla adalet mücadelesini vereceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇOKLU HAK İHLALLERİNİN YANISIRA “BELİRSİZLİK” TEMEL SORUN</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Taşkın konuşmasında kendisinin de ihraç edilen bir akademisyen olduğunu anlattı, yaşananan hukuksuzluklara, OHAL Komisyonu’nun anayasal dayanağı olmadığına dikkat çekerek en temel sorunların başında “belirsizlik” geldiğine dikkat çekti. “130 bin kişi KHK’larla işinden atıldı ama toplam etki alanı 2 milyonun üzerinde”diyen Taşkın, Türkiye’nin çok ciddi bir toplumsal sorun ile karşı karşıya olduğunu söyledi.&nbsp; Konuşmasında Barış&nbsp; Bildirisi’ne imza attığı için kendisinin de üniversiteden ihraç edildiğine değinen Prof. Taşkın, OHAL Komisyonun’daKESK’lilerin ve Barış Akademisyenleri’nin dosyalarının da en sona bırakıldığını belirtti:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DÜNYADA BU TÜR BİR SİYASAL TASVİYE YOK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Demokrasi ekmek kadar, su kadar önemlidir. Demokrasi kurumların olduğu bir rejimdir. Denge, denetleme rejimidir. 130 bin kişi KHK’larla işinden atıldı ama toplam etki alanı 2 milyonun üzerindedir. Çok sayıda insanın hayatı KHK’larla etkilenmiştir.&nbsp; Çok ciddi toplumsal sorun ile karşı karşı karşıyayız. Bu sorunu görmezden gelerek bu sorun çözülmüyor.&nbsp; Başkasının meselelerimizi çözmesi gibi bir durum da söz konusu değil. ‘Sorun var ama birisi çözüsün’ demek ile olmuyor.&nbsp; Demokrasi ancak insanların fail olarak harekete geçmesi ile oluşuyor. Sorunların çözümü için bizzat fail olmak&nbsp; durumundayız. Demokrasi sabırlı karıncaların rejimidir. Dünyada bu tür bir siyasal tasviye&nbsp; yok.&nbsp; İran devriminde kendileri kaçan insanlar var; böyle bir tasviye yok. Bu bir utançtır. Bunun bu kadar az sorgulanması da utanç vericidir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>OHAL KOMİSYONUNUN ANAYASAL DAYANAĞI YOK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">OHAL komisyonunun anayasal bir dayanağı yoktur. Hukuki bir zemini yoktur. CHP olarak bu komisyonun kaldırıp, hukuk mekanizması ile ilerleyeceğimizi söylüyoruz. Mahkemelerin üstünde bir komisyon olamaz.&nbsp; Böyle bir yapı kabul edilemez.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>OHAL KOMİSYONU NASIL KARAR VERİYOR? </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu komisyonda suç ve cezada kanunilik ilkesi kesinlikle hiçe sayılmıştır. Ceza sorumluluğunun şahsiliği hiçe sayılmıştır. Birini süründürüyorsunuz, ailesini, köyünü, kasabasını süründürüyorsunuz. Çin’de uygulanan kollektif ceza uygulamaları Türkiye’de devreye sokuldu. Masumiyet karinesi yok sayılıyor. Şüpheden sanık yargılanır ilkesi uygulanmıyor. Net delil koyamıyorsanız sanık lehine olması lazım. Bu hukuk fakültesinde ilk hafta öğretilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KESK’LİLERİN VE BARIŞ AKADEMİSYENLERİNİN DOSYALARI EN SONDA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık olarak 11 bin dosya var. KESK’lilerin ve Barış Akademisyenleri’nin dosyaları da en sona bırakılıyor. Çünkü siyasal rüzgara bakılarak karar verilecek. Hukukta normalar, kurallar, kaideler bellidir.&nbsp; En büyük eziyet sadece ayrımcılığa maruz kalmak değil, belirsizliktir. Anayasa Mahkemesi kararları bellidir. Bunun uygulanması için ne bekleniyor? Koalisyon dengelerini mi, bir sonraki seçim mi bekliyorsun? </span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KHK’LILAR KONUŞUYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir’in yanısıra çevre illerden gelen ihraç akademisyenlerin, KESK üyeleri ve KHK ile işlerinden atılan ihraç yurttaşların katıldığı toplantıda talepler ve beklentiler dile getirildi. Toplantının bir sonraki durağının Adana olması planlanıyor. CHP toplantılarına katılamayanlar, KHK ihraçları nedeniyle yaşadıkları hak ihlallerini anlatmak isteyenler, kurumsal olarak oluşturulan khklilarkonusuyor@chp.org.tr mail adresine yaşadıkları hak ihlallerini ulaştırabilirler.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Doğa talanına karşı Efes Selçuk yaşama sahip çıkacak!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/doga-talanina-karsi-efes-selcuk-yasama-sahip-cikacak-13662db2bb748-d8d6-451a-ae5f-31e1ec8152c12021-06-11T13:29:00+03:00HABER MERKEZİ Doğa talanına karşı Efes Selçuk yaşama sahip çıkacak!

Doğa talanına karşı Efes Selçuk yaşama sahip çıkacak!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel: "&nbsp;</strong>Tüm dünyanın ekolojik kriz ve felaketlerle boğulduğu bir dönemde, doğal yaşama verdiği telafisiz zararları bilimsel olarak da açık olan endüstriyel enerji ve tarım projelerine izin vermemiz mümkün değildir. Tarım kenti olan Efes Selçuk’ta doğayla uyumlu bir yaşamı geliştirmek için çalışıyoruz, endüstriyel enerji ve tarım projeleri reddediyoruz. Başta köylü yurttaşlarımız ve belediyemiz olmak üzere tüm Efes Selçuk, daha önce defalarca yaptığı üzere hep birlikte doğa talanına karşı direnmeye hazırdır. Tüm yasal ve toplumsal koşulları değerlendirerek toprağımızı, doğamızı ve geleceğimizi koruyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Efes Selçuk’taki doğal yaşam, şirketlerin kârlarından çok daha değerli ve büyüktür!" dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Çiftçi de işçi de tarımdan uzaklaşıyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ciftci-de-isci-de-tarimdan-uzaklasiyor-136613084d3d5-69cf-49c9-a7e6-ba05a98b142e2021-06-11T13:16:00+03:00HABER MERKEZİ Çiftçi de işçi de tarımdan uzaklaşıyor

Çiftçi de işçi de tarımdan uzaklaşıyor

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye’deki tarım işçilerinin sosyal ve ekonomik dramını Adana’dan örneklerle kamuoyuna yansıttı.<br />CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’nın katıldığı Adana programı çerçevesinde Ceyhan Belediye Başkanı Hülya Erdem, Adana İl Kadın Kolları Başkanı Oya Tekin, Kadın Kolları MYK Üyeleri, CHP ilçe kadın kolları başkanları ile birlikte Ceyhan’ın Körkuyu Mahallesi’nde geçici çadırlardaki tarım işçilerini ziyaret eden Dr. Şevkin, işçi ve ailelerinin tam olarak yaşam mücadelesi verdiğine dikkat çekti.<br />Günlük 12 saat, herhangi bir sosyal güvencesi olmadan ve 80 lira yevmiye ile çalışan, aylık maaşları asgari ücreti bile bulmayan, açlık sınırının altında yaşayan tarım işçileri için devletin komple bir çözüm üretmesinin önemine dikkat çeken Dr. Şevkin, susuz, elektriksiz, hijyenden yoksun çadırlarda barınmaya çalışan tarım işçilerinin sulama kanallarından içme suyu ihtiyacını karşıladıklarına vurgu yaptı.<br /><strong>“TARIMDAN UZAKLAŞIYORLAR”</strong><br />Tarım sektörünün Türkiye için stratejik bir öneme sahip olduğunu ancak girdi maliyetleri, pazarlama sorunu ve desteklemelerin yetersizliği nedeniyle çiftçinin hızla tarımdan uzaklaştığını, tarım işçilerinin de düşük ücret, insani yaşamdan uzak barınma koşulları nedeniyle tarımda çalışmak istemediğini dile getiren Dr. Şevkin, gıdaya erişimin zorlaştığı günümüzde Türkiye’nin ekonomik kazanımlarının tamamında çiftçinin ve tarım işçilerinin alın terinin olduğuna işaret etti.<br />Tarlada çalışan, eğitimden uzaklaşan, üstelik sağlıksız ortamlarda büyümeye çalışan tarım işçisi ailelerin çocuklarının da görmezden gelindiğini vurgulayan Dr. Şevkin, “Pandemi nedeniyle tüm çocuklarımız eğitimden uzaklaştı. Uzaktan eğitim sistemi eğitim sistemine tam bir çöküş yaşattı. Bu olumsuzlukların yanında bir de tarım işçisi çocuklarımız var ki; onların değil tablet, telefon, uzaktan eğitim; elektrikleri, suları dahi yok. Derme çatma çadırlarda travmatik bir yaşam mücadelesi veren pırıl pırıl çocuklarımız ve özellikle kız çocuklarımız okula, arkadaşlarına kavuşmanın hayaliyle yaşıyor. Bazıları da ekonomik yaşam koşullarına yenik düşüp okullarını terk etmiş durumda. Devlet, dolayısıyla ülkeyi yöneten iktidar tüm bu sorunları çözmekle yükümlüdür. Ülkemiz için fedakarca, memleketlerinden uzaklarda çalışan tarım işçileri hem sosyal güvenceye kavuşmalı, aileler için kalıcı kamp alanı oluşturulmalıdır. Türkiye’nin çağdaş geleceğinde imzası olması gereken çocuklarımız tarlalarda çaresiz bırakılmamalı, eğitime, okullarına, arkadaşlarına kavuşmaları sağlanmalıdır” diye konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TOPLU ULAŞIM SÜRÜCÜLERİNE İŞARET DİLİ EĞİTİMİ DEVAM EDİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/toplu-ulasim-suruculerine-isaret-dili-egitimi-devam-ediyor-136601d49e9af-0f14-4979-b88e-a2882cd311ce2021-06-11T13:03:00+03:00HABER MERKEZİ TOPLU ULAŞIM SÜRÜCÜLERİNE İŞARET DİLİ EĞİTİMİ DEVAM EDİYOR

TOPLU ULAŞIM SÜRÜCÜLERİNE İŞARET DİLİ EĞİTİMİ DEVAM EDİYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">EGO Genel Müdürlüğü, Ankara Kent Konseyi iş birliğiyle hazırlanan&nbsp;<strong>“İşaret&nbsp;Dili&nbsp;Öğreniyorum Projesi”</strong>&nbsp;kapsamında başlattığı eğitimler hız kesmeden devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<strong>“3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü”</strong>nde&nbsp;başlatılan&nbsp;<strong>“İşaret&nbsp;Dili&nbsp;Eğitimi”</strong>&nbsp;ile&nbsp;toplu taşıma araçlarını kullanan sürücüler ile raylı sistemlerde görevli güvenlik personeli işaret dilini öğreniyor.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>3 BİN 918 TOPLU ULAŞIM SÜRÜCÜSÜ VE GÜVENLİK PERSONELİ EĞİTİM ALACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;EGO&nbsp;Otobüs İşletme Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan 2 bin 532, Özel Halk Otobüslerinde (ÖHO) 200, Özel Toplu Taşıma Araçlarında (ÖTA) 400 ulaşım personeli ile Ulaşım Planlama ve Raylı Sistem Dairesi Başkanlığı’nda çalışan 786 personel başta olmak üzere toplamda 3 bin 918 şoför ve güvenlik personeline verilecek olan işaret dili eğitimi 5 ay sürecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; Uzman eğitmenler eşliğinde zoom üzerinden gerçekleştirilen eğitimler sonunda hazırlanan materyal ve afişler metro istasyonları ve toplu taşıma araçlarına asılacak. Vatandaşların da öğrenebilmesi amacıyla eğitici videolar ise toplu taşıma araçlarının ekranlarında yayınlanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ENGELLİ VATANDAŞLARIN HAYATI KOLAYLAŞTIRILACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp; Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak engelli vatandaşların hayatını kolaylaştırmak için işaret dili eğitimlerini başlattıklarını belirten EGO Genel Müdürlüğü Hizmet İyileştirme Şube Müdürü Mehmet Buzlu, şu bilgileri verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“EGO Genel Müdürlüğü ve Ankara Kent Konseyi iş birliği ile başlatılmış olan İşaret Dili Farkındalık Projesi’nin bir adımı da ‘İşaret Dili Öğreniyorum’ eğitimi. Bu eğitimler kapsamında EGO Genel Müdürlüğü bünyesindeki şoförlerimize, Metrolarda çalışan güvenlik personelimize ve Halkla İlişkiler bankolarında çalışan personelimize eğitim vermeyi planlıyoruz. Pandemi dönemi nedeniyle eğitimlerimizi zoom üzerinden gerçekleştiriyoruz. Eğitimin alt yapısını Türkiye Belediyeler Birliği Belediye Akademisi sağlıyor. Mart ayında başladığımız eğitimleri temmuz ayının sonunda tamamlamayı planlıyoruz.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>EĞİTİMLERE TAM NOT</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Ankara’da toplu taşıma araçlarını kullanan sürücüler ile raylı sistemlerde görevli personelin işaret dili eğitimi almasının iletişim eksikliğini ortadan kaldıracağını belirten işitme engelli vatandaşlardan Evren Barışık,&nbsp;<strong>“EGO şoförlerine verilen işaret dili eğitimlerine katıldım ve işaret dilini öğrendikleri için çok memnun oldum. İşitme engelli vatandaşların hayatlarını kolaylaştırdıkları için EGO Genel Müdürlüğü’ne ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkür ederim”&nbsp;</strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp;&nbsp; EGO Genel Müdürlüğü’nde 1 yıldır otobüs şoförlüğü yaptığını ifade eden Murat Eminoğlu ise aldıkları eğitimin yararlı olduğunu vurgulayarak düşüncelerini şu sözlerle paylaştı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İşaret dili eğitimi verilmeden önce işitme engelli vatandaşlarla karşılaşınca büyük sıkıntılar yaşıyorduk. Eğitimleri almaya başladıktan sonra kolayca iletişim kurabiliyoruz. İletişim kurunca da çok mutlu oluyoruz. Herkesin bu eğitimi alması ve işaret dilini öğrenmesi gerektiğini düşünüyoruz.”</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GENÇLİK KOLLARI ERKEN SEÇİM İÇİN PEDAL ÇEVİRDİLER]]>https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-kollari-erken-secim-icin-pedal-cevirdiler-136593d483b6e-f805-4018-9524-d2ba704a01292021-06-11T12:53:00+03:00HABER MERKEZİ GENÇLİK KOLLARI ERKEN SEÇİM İÇİN PEDAL ÇEVİRDİLER

GENÇLİK KOLLARI ERKEN SEÇİM İÇİN PEDAL ÇEVİRDİLER

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Kadınlar, Gençler, Vatandaşlar Korunmuyor Ama Suç Örgütü Liderleri Korunuyor</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hemen Seçim demek için, şimdi seçim demek için, biz hazırız hodri meydan demek için sahilde seçim turu atacaklarını belirten CHP Mersin Gençlik Kolları Başkanı Alkım Sümer&nbsp;<strong>“Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, defalarca tekrar etti. Hemen seçim istiyoruz. Çünkü insanların mutfağında yangın var. Çünkü devlet biliyorsunuz ki kadınları, gençleri vatandaşları koruyamıyor ama suç örgütü liderlerini koruyor. Biz bütün bu düzene karşı çıkmak adına bir erken seçim turu yapacağız”</strong>&nbsp;dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: “Nükleer Santral atıkları ne olacak?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-nukleer-santral-atiklari-ne-olacak-1365895351ed4-3819-44df-8c65-c7e6b62e91df2021-06-11T11:51:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: “Nükleer Santral atıkları ne olacak?

Gürer: “Nükleer Santral atıkları ne olacak?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Akkuyu&nbsp;Nükleer Santrali’nin yapılmasının ardından oluşacak atıkların, orman alanlarının altında yapılacak atık toplama merkezlerine konulma ihtimalinin bulunduğuna dikkat çeken Gürer, bu olasılığın &nbsp;yanında Akdeniz’in atıklarla buluşması halinde, bugünkü Marmara Denizi’nin durumundan çok daha vahim bir hale dönüşebileceğini belirtti.&nbsp;</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>DENİZ SALYASI SORUNU…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Marmara Denizi’nde adeta&nbsp;kabusa&nbsp;dönüşen ve halk arasında deniz salyası olarak bilinen&nbsp;müsilaj&nbsp;birikmesi sorunuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MARMARA’DAKİ TEHLİKE ‘GELİYORUM’ DEDİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sorunun TBMM’de &nbsp;kurulan Meclis Araştırma komisyonunca da ele alınacağını ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “ Aralarında benimde bulunduğum beş CHP milletvekili ile diğer partilerin &nbsp;verdiği Marmara Denizi müsilaj Meclis araştırma önergeleri birleştirilerek, genel kurulda araştırma komisyonu kurulmasına karar verildi. Marmara için ortak alınan karar önemli olduğunu düşünüyorum. Kamuoyu da bu vesile ile soruna daha çok eğilecektir” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SORUN SADECE SANAYİ ATIKLARI MI?&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Başta Marmara olmak üzere denizlerde son 10 yılda kirliliğin hat safhaya ulaştığına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Müsilaj&nbsp;sorunu yalnızca sanayi atıklarının, çevresel atıkların denize atılmasıyla oluşan bir sorun değil. Denizlerin kullanılmasında yaratılan sorunların da bu süreçte etkisi var. Balık çiftlikleri başta olmak üzere denizlerden yararlanırken yapılan yanlışların bu sürece olumsuz katkısı oldu. Sanayi atıkları için zaten çoğu yerde arıtma yapılmıyor. Denizlerin dip akıntılarına atıkların pompalanmasının sorunun bir diğer nedeni olduğu bilim insanları da ifade ediyor” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>EL BİRLİĞİ İLE DENİZLERİ KAYBETTİK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bilim insanlarının uyarılarına rağmen Marmara Denizi’nin adeta el birliği ile kaybetme noktasına getirildiğini anlatan Gürer, bundan sonraki süreçte yapılacakların mevcudu kurtarmak için olacağını belirtti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AKDENİZ’DE DAHA BÜYÜK SORUN YAŞANABİLİR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Önümüzdeki dönümlerde benzer sorunların Akdeniz’de de yaşanabileceği uyarısında bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, denizlerimizin dengeleri değişiyor. Deniz kirliliği yanında balık türlerinde dahi değişim var.&nbsp;Küresel ısınmanın etkisiyle &nbsp;Süveyş kanalı üzerinden okyanusdan &nbsp;gelen balon balıklarının &nbsp;zehirli olması insan ölümlerine neden olduğu gibi balık türlerinin de yok olmasına neden olabileceği bilim insanlarınca ifade edilmektedir” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer, bu konuya soru önergeleriyle ve Meclis araştırması ile &nbsp;dikkat çektiğini anımsatarak, “Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle balon balıklarının belli bir ücret karılığı toplatılmasına karar verildiğini” hatırlatmasında bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>NÜKLEER ATIK NE OLACAK?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Akkuyu&nbsp;Nükleer Santrali ile ilgili sorunların Akdeniz’de yaratacağı etkileri üzerinde de değerlendirmelerde bulunan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Burada daha büyük bir tehlike var. Nükleer santral yapıldıktan sonra oluşacak atıklar bölgede yok edilmesi gerekiyor. Bu konuda orman alanlarının altında açılacak mağaralara&nbsp;bu atıkların konulması olasılığı var. Karar o yönde değil ama orman alanlarının altına açılacak atık toplama merkezleriyle ilgili 2 yıl önce bir düzenleme yapıldı. Bu düzenleme hayata geçirilir de nükleer santralin atıkları orman alanlarının altında yapılacak atık toplama merkezlerine konulacak olursa bundan &nbsp;su kaynakların zarar görme olasılığı var, denize yakın mesafede inşa edilecek olan Akkuyu nükleer santralinin atık sorununun nasıl çözüleceğini gündeme getiriyor. Atıklar denizle buluşursa&nbsp;Akdeniz’in ne suyu, ne doğası, ne balığından söz edilemez. Marmara’da yaşananlar &nbsp;benzer biçimde Ege Denizi’ne oradan da Akdeniz’e sirayet edebilir ama nükleer riski Akdeniz’i &nbsp;kıyılarımızı karartır” diye konutu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SORUMLU SİYASİ &nbsp;İKTİDARDIR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Denizlerin kirletilmesini önlemek için uzmanların sürekli uyardığını ancak siyasi iktidarın ‘benim bildiğin doğrudur’ mantığıyla hareket ederek uyarıları kulak ardı ettiğini belirten Gürer,&nbsp;başta&nbsp;Kanal İstanbul&nbsp; gibi düzenlemeler olmak&nbsp;üzere yapılacak &nbsp;Akkuyu nükleer santrallerin çevreye yaratacağı sorunların ve olumsuzlukların doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>RANT, HERŞEYİN ÖNÜNE GEÇİYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi iktidarların sorun yaratmak yerine var olan sorunların çözümüne yönelik çalışmalar yapması gerektiğini de anlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ama ne yazık ki ülkemizde&nbsp;rant,&nbsp;her şeyin&nbsp;önüne geçiyor. Meralar imara açılıyor, otlaklar yok ediliyor. Denizler kirletiliyor, bağlar bahçeler çok katlı binalarla betonlaştırılıyor. Sonra çıkıp dünya neden bu hale geldi, niye ülkemizde bunlar oluyor diye sorumlu aranıyor. Bunun sorumlusu bu ülkeye yöneten anlayıştır. Ülkeyi yönetenler&nbsp;ranta&nbsp;yönelik taleplerin önünde durabilirse o zaman doğru bir iş yapmış olur” şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇOK KATLI BİNALAR GELECEKTE BİR İŞE YARAMAYACAK&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kuraklık ve küresel ısınmadan ülkemizin doğrudan etkilendiğine de dikkat çekerek, “Bir yerde çöl sıcakları, diğer yanda dolu, sel ve yağmur. Başka bir yerde kuraklık. Bu sorunlarla bütünüyle mücadele etmemiz gerekiyor. İşi bilen insanlarla doğru iş yapmalıyız. Bir yere 10 katlı bina dikmek gelecekte kimsenin karnını&nbsp;doyurmaz. Çünkü gıdaya erişemezseniz o binanın anlamı olmaz. Denizi ve doğayı korumalıyız” ifadelerini kullandı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SİLİFKE DEMOKRAT PARTİ HALEN KAPISINI AÇMADI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-demokrat-parti-halen-kapisini-acmadi-1365795bbafb7-854c-4288-821e-c729ac3f6f312021-06-11T11:33:00+03:00HABER MERKEZİ SİLİFKE DEMOKRAT PARTİ HALEN KAPISINI AÇMADI

SİLİFKE DEMOKRAT PARTİ HALEN KAPISINI AÇMADI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">PARTİNİN KAPISI KAPALI VE DIŞARDIDAN RESİMLERİNİDE AKTARIYORUZ. BU ARADA TÜRK BAYRAĞI YOK. PARTİNİN AMBLEMLİ BAYRAKLARIDA YIRTIK PIRTIK HALDE. SANKİ İÇERDE MALZEME YOK. DEPO MALZEME DOLU. DÜŞÜNÜN KİMSE GELMİYOR VE BU REZALETİ GÖRMÜYOR. GÖRMÜŞ OLSA, UYARIR, DÜZELTME YAPARLAR. BU BİLE PARTİNİN KAPALI OLDUĞUNUN, HİÇ AÇILMADIĞININ KANITI. MERSİN'İ KALKINDIRACAĞIM DİYE GELEN ZENGİN İŞ ADAMLARI OLARAK BİLDİRİLEN KİŞİLER PARTİNİN MÜLKİYETİ OLAN BİNALARI BİLE AÇIP, İÇİNE YÖNETİCİ KOYAMIYORLAR....</span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c32faed74d7.jpg" style="height:920px; width:702px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c32ff5b0d62.jpg" style="height:461px; width:1102px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c3301724e64.jpg" style="height:1048px; width:779px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c33039c105b.jpg" style="height:473px; width:977px" /></p><p><strong><span style="font-size:18px">AYRICA, MERSİN İL BAŞKANLIĞININ HİZMET BİHASININ ELEKTİRİK BORÇLARI TAKSİTLENDİRİLMİŞ ÖDENİYORKEN, DÜN İTİBARİ İLE BORÇLARIN ÖDENMEMESİ YÜZÜNDEN KESİLDİ. DAHA SONRA TOPLU OLARAK YATIRDIKLARI İÇİN AKŞAM SAATLERİNDE TEKRAR AÇILDI. BORÇ 1297 TL. ŞU DURUMA BAKARMISINIZ. İŞTE KESİLME MESAJI.&nbsp;</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c3313a4ba66.jpg" style="height:1015px; width:545px" /></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Özel gereksinimli çocuğu bulunan annelerin hayali gerçek oldu]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ozel-gereksinimli-cocugu-bulunan-annelerin-hayali-gercek-oldu-13656638f9cc9-e9fc-4b0d-8a26-6c52165c31112021-06-11T11:24:00+03:00HABER MERKEZİ Özel gereksinimli çocuğu bulunan annelerin hayali gerçek oldu

Özel gereksinimli çocuğu bulunan annelerin hayali gerçek oldu

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adana Büyükşehir Belediyesi Engelli Çocuk Mola Evi (ENÇOK) Seyhan ilçesine bağlı İsmet Paşa Mahallesi’nde açıldı. 5-10 yaş arası engelli çocuğu bulunan ebeveynlerin gün içinde çeşitli işlerini halledebilmelerine olanak tanımak amacıyla yapılan tesisin açılışına Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve PM Üyesi Aylin Nazlıaka, Ceyhan Belediye Başkanı Hülya Erdem, CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, CHP Kadın Kolları MYK Üyeleri, İyi Parti Adana İl Başkanı Göktürk Boyvadaoğlu,&nbsp; CHP Adana İl Kadın Kolları Başkanı Av. Oya Tekin,&nbsp; CHP il-ilçe başkan ve yöneticileri, CHP il-ilce kadın kolları başkan ve yöneticileri, CHP il-ilçe gençlik kolları başkan ve yöneticileri, meclis üyeleri ve Adanalılar katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Engelli çocuğu olan ebeveynlerin, özellikle annelerin, gün içinde 3 saatliğine çocuklarını gönül rahatlığıyla bırakıp,&nbsp; evlerinin, diğer çocuklarının, ailelerinin ve kendilerinin bazı ihtiyaçlarını karşılayabilmelerine olanak ve zaman tanımak için açılan Engelli Çocuk Mola Evi’nde Adana Büyükşehir Belediyesi’nin uzman personeli görev yapacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Engelli Çocuk Mola Evi’nde&nbsp; 2 etkinlik odası, 1 oyun odası, 1 dinlenme odası, 1 idari oda bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ANNELERİMİZ ÇOCUKLARINI GÖNÜL RAHATLIĞIYLA BIRAKABİLECEKLER</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Açılış töreninde konuşan Başkan Zeydan Karalar, dünya nüfusundaki engelli oranının yüzde sekiz-sekiz buçuk olduğunu, Adana’da bu oranın yüzde on dört-on dört buçuğa çıktığını belirterek, özel gereksinimi olan çocuk ve gençlerin yüzde 90-95 oranında annelerinin yanında olduğunu kaydetti. Başkan Zeydan Karalar, “Özel gereksinimi olan çocuğa sahip anneler bir yere gitmek istediğinde, çocuklarını bırakabilecekleri bir tesis yok. Söz konusu annelerimiz, yavrularını Çocuk Mola Evi’ne gönül rahatlığıyla bırakabilecekler ve işleri bittiğinde gelip alabilecekler” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SIRADA ENGELLİ YAŞAM MERKEZİ VE YAŞLI YAŞAM MERKEZİ VAR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mola Evi’nin bir başlangıç olduğunu ve ardından Engelli Yaşam Merkezi açacaklarını müjdeleyen Başkan Zeydan Karalar, “Böylece engelli çocuğu olan annelerimiz iki üç günlüğüne çocuklarını bırakıp güç toplayarak, isterlerse tatillerini yaparak motivasyonlarını yeniden kazanacaklar. Ayrıca Yaşlı Yaşam Merkezi de açacağız. Bunlar bizim sosyal hizmet projelerimiz. Sosyal Demokratlar olarak Sosyal&nbsp; Belediyecilik anlayışıyla hareket ediyoruz. Önce insan, ekmek, barış diyoruz. CHP’li büyükşehir, il ve ilçe belediye başkanlarımız Türkiye’nin dört bir yanında koronavirüs salgınına rağmen harikalar yaratıyorlar. Kısıtlı imkanlara rağmen vatandaşa nasıl daha iyi hizmet edebileceğimizin peşindeyiz. Bu yüzden CHP’li belediyelerle ilgili halkın memnuniyeti artıyor. Bu durum bizi çok mutlu ediyor ancak aynı zamanda sorumluluğumuzu büyütüyor” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AÇILIŞLAR PEŞ PEŞE GELİYOR…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi döneminde halk sağlığı açısından kalabalık toplantılar yapmaktan kaçındıklarını anlatan Başkan Zeydan Karalar, önümüzdeki süreçte vatandaşla daha sık buluşacaklarını kaydetti. 1 ay içinde 14 açılış yapacaklarını duyuran Başkan Zeydan Karalar, şunları söyledi: “Peş peşe açılışlar hizmetler geliyor. Adana vitese taktı gidiyor. 12 kreş sözümüz var. Semt Merkezleri yapacağız. Pandemide durmadık, durmak bize yakışmaz.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AYLİN NAZLIAKA, “ZEYDAN KARALAR ADANA’NIN MEDARI İFTİHARI.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka da, açılan tesisin önemine değindi ve “Biz zaten Zeydan Başkan’ı böyle güzel işlerle tanıyor, biliyoruz. Adana’nın medarı iftiharına halkımız adına ben de teşekkür ediyorum. Belediyelerimiz bizleri gururlandırarak iyi işlere imza atmaya devam ediyorlar. Bizim belediyecilikteki 7 temel ilkemizi en iyi şekilde uyguluyorlar” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Murat Çepni: Doğayı, sermayenin devletlerine karşı koruma mücadelesi veriyoruz.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/murat-cepni-dogayi-sermayenin-devletlerine-karsi-koruma-mucadelesi-veriyoruz-136553071cc31-ee1b-43ed-a2ad-39af7a39cb592021-06-11T10:22:00+03:00HABER MERKEZİ Murat Çepni: Doğayı, sermayenin devletlerine karşı koruma mücadelesi veriyoruz.

Murat Çepni: Doğayı, sermayenin devletlerine karşı koruma mücadelesi veriyoruz.

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Genel Kurul ve değerli halkımız;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyamız kapitalizmin kâr odaklı sistemi yüzünden yok olma tehlikesi altında. Sermaye, kendi krizini emeği ve doğayı vahşice sömürerek, yeni savaşlar çıkararak aşmaya çalışıyor. Sosyalizm karşısında tarihin sonunu ilan eden kapitalist emperyalizm, çok geçmeden insanlığın ve doğanın en tehlikeli düşmanı olduğunu ispatladı. Neoliberal politikalar kısa zaman içerisinde tıkandı. Tek çare diye sunulan sistem yerini krizlere bıraktı. "Daha çok serbestleşme, daha çok demokrasi, daha çok özgürlük, daha çok refah." diye zihinlere boca edilen neoliberalizm, emperyalist küreselleşme evresiyle varoluşsal krize saplandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu aşama, daha çok emek sömürüsü, daha çok doğa talanı demek; tıpkı AKP gibi statükoyla, vesayetle mücadele diye gelip devraldıklarına rahmet okutma duruşu. Maskeler düştü, geriye "Bir merminin fiyatı kaç TL biliyor musunuz?" kaldı, geriye "Aç varsa doyurun." kaldı. Yaşanabilir bir dünya ve doğa mücadelesi kapitalist sisteme karşı mücadeleyi kapsamadan yürütülemez. Bir ağacın kaderi buna bağlı, bir böceğin kaderi buna bağlı. Doğayı, sermayenin devletlerine karşı koruma mücadelesi veriyoruz. Sermaye her koşulda kârı hedefler, sermayenin temiz, yeşil politikaları olamaz. En yeşil görünenin yaptığı iş suçu başka ülkelere paslamaktır. Tıpkı Avrupa'nın çöplerini Türkiye'ye göndermesi gibi, tıpkı asbestli gemilerin sökümünü Türkiye gibi ülkelere yaptırmaları gibi, tıpkı fabrikalarını Türkiye gibi emeğin ucuz olduğu, güvencesiz olduğu, doğa talanının kolay olduğu ülkelere kaydırmaları gibi. AKP uluslararası sermayenin Türkiye ayağıdır, şirketler koalisyonudur. Bakmayın, büyük devlet ve millet hamasetlerine, kastettikleri doldurdukları kasalarıdır. Son dönem ortaya serildiği gibi mızrak çuvala sığmıyor. Pandemi sürecinde destan yazdılar, evet, doğru, yazdılar ama bu destan işçi ve emekçilerin ölümleri ve açlığı üzerinden yazıldı. Düşünün, pandemi sürecinde tüm dünyada özellikle de Türkiye'de büyüyen tek şey şirketlerin kârları oldu zengin daha zengin, fakir daha fakir oldu. Doğaya yönelik cinayetler durmadı, tersine yasaklar fırsata çevrildi, dozerler çalıştı, ağaçlar katledildi, ihaleler yapıldı yeni maden sahaları açıldı. Müsilajın serüveni de paralel bir süreç, öyle sürpriz yumurtadan falan çıkmadı, olağan bir doğa felaketi ise hiç değil, küresel iklim krizinin olmadığı gibi. Marmara Denizi, Türkiye kapitalizminin gelişim sürecine paralel olarak Ölü Deniz'e döndü. Sermaye büyüdü; Marmara Denizi, göller, doğa öldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müsilaj, denizlerdeki biyolojik yaşamın başlangıcı olan Fitoplanktonların aşırı çoğalması sonucu ortaya çıktı. Marmara'da ilk 2007 yılında görüldü fakat bu sefer durum ciddi ve yayılıyor; esas sebebi ise azot ve fosfor kirleticileri, denizlerin kentlerin çöplüğüne, kanalizasyonlarına dönüşmesi yani tam olarak kentsel girişimi betonlaşmayla eşdeğer hâle getiren, kara yolunu, asfaltı temel ulaşım yöntemi olarak gören, inşaatı ve enerji yatırımlarını da temel birikim modeli olarak gören siyasi anlayışın marifetleri. İlkin, kentsel atıkların, apartman atıklarının arıtılmadan denize verilmesiyle başladı 80'lerden sonra buna hızla çoğalan fabrikaların atıkları eklendi, 90'lı ve 2000'li yıllarda ise gelişen fabrikaların zehirli atıkları eklendi. Fabrikalar gelişirken yaşam adım adım yok olmaya başladı ve bu bize kapitalist kalkınma diye yutturulmaya çalışıldı. Süper mega projelerin devasa hafriyatları da Marmara Denizi'ne döküldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Marmara Denizi çevresinin nüfusu 25 milyona yaklaştı, ülke sanayisinin de yarısından fazlası bu denizin çevresinde. Oysa Marmara Denizi, milyonlarca yıllık ve nadide özelliklere sahip çok sayıda canlıya ev sahipliği yapan bir deniz ve iç deniz niteliğiyle nispeten hareketsiz, sadece 2 boğazla beslenen hassas bir deniz. Çöp dökmek bir yana özel olarak korunması gereken bir deniz fakat ne acıdır ki Salda Gölü'ne inşaat yapmayı çevrecilik olarak pazarlayan bir iktidarla Marmara Denizi'ni kurtarmayı konuşuyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Marmara Denizi son kırk yılda normalden 2,5 derece daha fazla ısınmış durumda, sebebi ise deniz kirliliği, fosil yakıtların yarattığı sera etkisi gibi. Evet, kirlilik ve su sıcaklığı müsilaj için uygun koşulları yarattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünlere nasıl gelindi? 2006 yılında Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliği açıklandı ancak uygulanmadı. Oysa yönetmelikte arıtma tesislerinden çıkan azot ve fosfor değerlerinin düşürülmesi vardı. Yani sürpriz bir durumla karşı karşıya bulunmadığımız gibi, çevre açısından da yola ilk defa çıkılmış değil, bu konuda bilim insanlarının çok sayıda araştırması var. Fakat mesele yasal düzenlemeler değil, onu uygulayacak siyasi akıl, nitelik meselesi; mesele tercihler meselesi. Mevcut arıtma tesislerine ise 23 Aralık 2016'dan sonra yedi yıl geçiş süreci tanındı. Marmara'ya ölümcül darbe ise Ergene Nehri atıklarının Marmara Denizi'ne dökülmesiyle oldu. Ergene Nehri, evsel ve endüstriyel atıklarıyla zehir saçmaya devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm dertlere derman olarak devreye sokulan derin deniz deşarjı yöntemi ise tam olarak kirliliği evin bir diğer odasına süpürmek anlamına geliyor. Kanalizasyonları, fabrika atıklarını toplayıp borularla denizin altına pompalamak deniz deşarjının yöntemi. Deşarj edilen sular ters akıntıyla Karadeniz'e gönderilecek; bir denizi kurtaralım derken diğer denizi kirletmek. Peki, böyle mi oluyor? Hayır. Birincisi: Deşarj edilirken atıklar ön arıtmadan geçiriliyor, sadece katı olanlar kalıyor, eleniyor, gerisi olduğu gibi denize gönderiliyor. Ayrıca, hafriyatların oluşturduğu tepecikler ters akıntıyı da engellediğinden sular Karadeniz'e de ulaşamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Büyük Millet Meclisi Küresel İklim Değişikliğinin Etkilerinin En Aza İndirilmesi, Kuraklıkla Mücadele ve Su Kaynaklarının Verimli Kullanılması İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonundan verilen bilgiye göre, arıtılan suların sadece yüzde 37'sinin temiz, yüzde 23'ünün kirli, yüzde 40'ının da çok kirli olarak akarsulara gönderildiği belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başta da belirttiğimiz gibi, Türkiye sermayesinin neredeyse yarısından fazlası Marmara Denizi etrafında kurulu. Daha ekonomik olsun diye denizin hemen kenarında konumlanmışlar, böylece mesafe ve soğutma suyu masrafından da kâr etmiş oluyorlar, 50 işçiden fazla çalışanı olan iş yerlerinden çoğunluğunun arıtma tesisi bile yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki, ne yapmak lazım? İlk elden, Marmara'ya giden tüm atıklar kesilmelidir. Marmara etrafındaki tüm işletmeler -İzmit'ten Trakya'ya kadar- durdurulmalıdır, ileri arıtma sistemi olmayanların ruhsatları iptal edilmelidir. Atıklar, arıtıldıktan sonra denize değil, tarımda ve ikinci dereceden kentsel ihtiyaçlara kullanılmalıdır. İleri biyolojik arıtmaya geçilmelidir. Bu konuda gerekli olan bütçe, halka değil, şirketlere yüklenmelidir. Salya sadece yüzeyde olmadığından, yüzey temizliği sırasında daha fazlası dibe de çökebilir, bu konuda bilim insanlarıyla, çevre mühendisleri odalarıyla ortak çalışma yürütülmelidir. Arıtma tesislerinin geçtiğimiz süreçte çalıştırılıp çalıştırılmadığı bağımsız heyetlerce denetlenmelidir. Tüm arıtma tesisleri de bağımsız kurumlarca denetlenmeli, çevre mühendisleri bu denetleme işinin de bir parçası hâline getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni planlamada, Marmara Bölgesi'nde sanayileşme durdurulmalıdır, yeni kentleşme ve nüfus akışı engellenmelidir. Kanal İstanbul Projesi derhâl durdurulmalıdır çünkü Kanal İstanbul, hem Karadeniz'den gelecek kirliliği artıracak hem de bölgede kentleşmeyi artıracaktır, basıncı artıracaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya yok olma tehdidi altında, geçici çözümler değil, kalıcı çözümlere ihtiyaç var. Ülkeyi şirket gibi yönetmek isteyenlerle bunu başarma şansımız yok. Müsilajla mücadele de doğayı kurtarma mücadelesi de aynı zamanda bu şirket gibi yönetme mantığıyla mücadeleden geçiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teşekkür ediyorum.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[AVRUPA ŞAMPİYONU VE AVRUPA KUPASI MALATYA’DA]]>https://www.haberanaliz.net/haber/avrupa-sampiyonu-ve-avrupa-kupasi-malatyada-13654b502d32e-27cc-4cf9-8005-97dc02183a922021-06-11T09:20:00+03:00HABER MERKEZİ AVRUPA ŞAMPİYONU VE AVRUPA KUPASI MALATYA’DA

AVRUPA ŞAMPİYONU VE AVRUPA KUPASI MALATYA’DA

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Euroleague finalinde ülkemize Avrupa Şampiyonluğunu getiren Anadolu Efes'in 44 forma numaralı sporcusu KrunoslavSimon'a, şehrimizin tanıtımına sağladığı katkı ve desteklerden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan tarafından fahri hemşehrilik beratı verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MEMLEKETİNE HOŞ GELDİN</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Malatya Büyükşehir Belediyesinde KrunoslavSimon’a fahri hemşehrilik beratı verilmesi ile ilgili bir program düzenlendi. Program sırasında bir konuşma gerçekleştiren Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, “Anadolu Efes Kulübünün değerli sporcusu hemşehrimizSimon’u memleketinde görmekten büyük onur duyduğumu belirtmek istiyorum. Simon Malatyalı sporseverlerin ve Malatyalı hemşehrilerimizin gönlünde taht kurmuştur. Malatya 44’e vurgundur. Simon 44 numaralı formayı tercih edince Malatyalıların medarı iftarı haline gelmiştir. Malatya sevgisinin nerde nasıl oluştuğunu bilemiyorum. Ama özellikle Hırvatistan’da zulme uğrayan Hırvatların Osmanlı döneminde Anadolu’ya ve Malatya’ya getirildiğini biliyorum. Oradan kalan bir sevgi atmosferi var diye düşünüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malatya dünya genelinde de önemli bir şehirdir. Malatya’yı tarif ederken İnsanlık medeniyetinin başladığı yer diye tarif ediyoruz. İnsanlık medeniyeti açısından ve tüm insanlık açısından Malatya önemli bir merkezdir. Malatya bağrında çok değerli devlet ve siyaset adamları, ilim adamları ve kahramanlar çıkarmıştır. Simon Malatya’yı sevmekle ne kadar ufkunun geniş olduğunu bize göstermiş oldu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’da Malatya’yı ve Malatyalıları çok sever onun nişanesi olarak kendilerine fahri hemşehrilik beratı takdim ettik. Simon artık Cumhurbaşkanımızın da hemşehrisidir. Anadolu Efes Spor Kulübünün önemli sporcularından Simon’u Malatya’da ağırlamaktan, misafir etmekten bir hemşehrisi olarak büyük onur duyduğumu belirtmek istiyorum. Memleketine hoş geldiniz” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MALATYA’DA ÇOK GÜZEL VAKİT GEÇİRDİM</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı’na kendilerini davet ettiği için teşekkür eden KrunoslavSimon ise yaptığı konuşmada, “Malatya’ya geldiğim andan itibaren çok güzel vakit geçirdim. Bugün bana eşlik eden herkese teşekkür ediyorum. Buraya geldiğim için çok memnunum. Türkiye’ye geldiğim günden beri Malatyalı insanlardan Malatyalı hemşehrilerimden çok büyük destek gördüm. Bugün resmi olarak Malatyalı olmaktan büyük gurur duyuyorum. Beni davet ettiğiniz için güzel bir gün geçirmeme vesile olduğunuz için sizlere teşekkür ediyorum. Malatya’yı gelecekte tekrar ziyaret edeceğim” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan konuşmaların ardından Başkan Gürkan KrunoslavSimon’a çeşitli hediyeler taktim etti. KrunoslavSimon'da</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[YÜCEER, ÇÖLYAK HASTALARININI SORUNLARINI MECLİS’E TAŞIDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yuceer-colyak-hastalarinini-sorunlarini-meclise-tasidi-13653dac1641e-aa67-4245-8131-f9ebc238aab02021-06-10T17:16:00+03:00HABER MERKEZİ YÜCEER, ÇÖLYAK HASTALARININI SORUNLARINI MECLİS’E TAŞIDI

YÜCEER, ÇÖLYAK HASTALARININI SORUNLARINI MECLİS’E TAŞIDI

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yüceer, Türkiye’de çölyak tanısı konmuş 75 bin yurttaşın ve henüz tanı alamamış yaklaşık 750 bin hastanın sorunlarını TBMM gündemine taşıdı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan çölyak hastaları hakkındaki sorularına yanıt isteyen Yüceer, “Çölyak tanısı almayı bekleyen yaklaşık 750 bin hasta, buzdağının görünmeyen kısmı. Teşhisi geciken her çölyak hastasının telafisi çok daha zor ve maliyetli olacaktır. Bu yüzden bir an önce yaygın taramalar yapılmalı, çölyak tanısı bekleyen yurttaşlarımız bilinçlendirilmelidir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP PM Üyesi ve Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yüceer, kronik ve ömür boyu süren bir rahatsızlığa sahip olan çölyak hastalarının sorunlarını Meclis gündemine taşıdı. Yüceer, çölyak hastalığının buğday, arpa, çavdar, yulaf tahılları ve bunlardan üretilen besinlerde bulunan bir tür protein grubu olan glütene karşı vücut bağışıklık sistemi tarafından verilen anormal yanıt sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlık olduğuna ve çölyak hastalarının ömür boyunca glütensiz bir beslenme diyeti uygulamaları gerektiğine dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TELAFİSİ ÇOK DAHA ZOR OLUR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de tanısı konmuş yaklaşık 75 bin hasta olduğunu ancak henüz tanı alamamış yüz binlerce çölyak hastası bulunduğunu vurgulayan Yüceer, “Çölyak tanısı almayı bekleyen yaklaşık 750 bin hasta buzdağının görünmeyen kısmı. Teşhisi geciken her çölyak hastasının telafisi çok daha zor ve maliyetli olacaktır. Bu yüzden bir an önce yaygın taramalar yapılmalı, çölyak tanısı bekleyen yurttaşlarımız bilinçlendirilmeli” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>PANDEMİ ÇÖLYAK HASTALARININ GIDA ERİŞİMİNİ ZORLAŞTIRDI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dr. Yüceer, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından yazılı olarak yanıtlandırılması istemiyle hazırladığı soru önergesinde, çölyak hastalarının glütensiz gıdaya erişimlerinde ciddi problemler yaşadığını, pandemi döneminde ise bu problemlerin perçinlendiğini ifade etti. Yüceer, “Glütensiz gıdalar, maalesef her yerde bulunmuyor ve oldukça pahalılar. Devletin verdiği destek yetersiz. Çölyaklı hastalar, glütensiz ürünleri uygun fiyata ve her yerden alabilmeli. Glütensiz ürün çeşitliliği ve görünürlüğü arttırılmalı. Hem merkezi yönetim hem de yerel yönetimler, çölyaklı hastalara glütensiz erzak yardımı yapmalı” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇÖLYAK HASTALARI SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN YANIT BEKLİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yüceer, Bakan Koca’dan Türkiye’de çölyak tanısı alan hastaların sayısı, bakanlığın bu hastaların sorunlarının çözümü konusundaki faaliyetleri, eğitim ve destek üniteleri, farkındalık çalışmaları, glütensiz gıdalar için ÖTV indirimi ve glütensiz gıda üretimi olan firmalar hakkındaki sorulara yanıt istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li Yüceer’in, Sağlık Bakanı Koca’dan yanıtlamasını istediği sorular şöyle:</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">1.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Türkiye’de çölyak hastalığı tanısı almış kaç kişi vardır? Yıllara ve bölgelere göre oranı nedir?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">2.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Tanı almayı bekleyen çok kişinin olduğu bilgisi ifade edilirken bunun ortaya çıkması için bakanlığınızca yürütülen herhangi bir çalışma-tarama var mıdır? Varsa bu çalışmalar-taramalar nelerdir? Hangi bölgelerde, hangi yaş gruplarında kaçar kişiyle gerçekleştirilmiştir?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">3.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Tanı alan çölyak hastalarından kaçı diyetlerini uygulayabilmektedir?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">4.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Çölyak hastalarının bilinçlendirilmesine yönelik gerekli eğitim ve destek üniteleri mevcut mudur?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">5.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Çölyak hastalığına ilişkin toplumsal farkındalığın arttırılması için yürütülen çalışmalar var mıdır? Varsa nelerdir?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">6.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Çölyak hastalarına yapılan aylık yardımlar kaç kişiye yapılmaktadır? Yeterli olmayan bu yardımların arttırılmasına yönelik bir çalışmanız var mıdır?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">7.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Sigortası olmayan çölyak hastalarının yapılan desteklerden faydalanabilmesi için yapılan herhangi bir çalışma var mıdır?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">8.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Çapraz bulaşma riskinin önlenmesi için bakanlığınızın yürüttüğü bir çalışma var mıdır?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">9.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Glütensiz gıdalardan alınan başta ÖTV olmak üzere vergilerin alınmaması yönünde yapılan bir çalışma var mıdır?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:18px">10.&nbsp;&nbsp;&nbsp;Türkiye’de glütensiz gıda üretimi olan kaç firma bulunmaktadır? Bu sayı yeterli midir? Arttırılması için ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürsel TEKİN: “Neymiş, Millet işsizmiş”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gursel-tekin-neymis-millet-issizmis-13652d154308c-b342-47ff-ba4e-14b13a5e90422021-06-10T13:12:00+03:00HABER MERKEZİ Gürsel TEKİN: “Neymiş, Millet işsizmiş”

Gürsel TEKİN: “Neymiş, Millet işsizmiş”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tekin, “TÜİK’in bugün açıkladığı Nisan ayı verileri gösteriyor ki, Türk halkı artık resmen işsiz! 25 milyon icra dosyasının olduğunu, her dört kişiden birinin borçlu olduğu, bunun yüzde 65’nin ihtiyaç kredisi ve kredi kartından kaynaklandığı, istihdamın yüzde 55’ini sırtlayan hizmet sektörünün 1,5 yıldır neredeyse kapalı olduğu bir ortamda nasıl bir sonuç çıkabilirdi ki? Dedi</span></p><p><span style="font-size:18px">AKP’nin kötü yönetiminin bedelini, halkın enflasyon rakamları altında ezilerek ve işsiz kalarak ödediğini ifade eden Tekin “iktidar, milletin gerçek rakamları konuşmak yerine, suni rakamlarla Türkiye'yi yönetmekten vazgeçmeli. Vatandaşın ekmek bulmakta zorlandığı, işinden aşından olduğu bir dönemde, Türkiye ekonomisinin yüzde 7 büyüdüğü açıklayanlara bu sonucu hatırlatmak isterim.” Neremiz büyüdü? Dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin açıklamasını şöyle sürdürdü:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Nisan ayında İşsizlik 13,9 seviyesinde gerçekleşti. Önümüzdeki aylarda bu sayı daha da artacak. Söz konusu dönemde işsiz sayısı 4 milyon 511 bin kişi olarak açıklandı. Genç işsizlik oranı yüzde 25,6 olarak belirlendi. Manzara son derece karanlık. Gidişat da öyle gösteriyor ki durum bundan sonra daha da kötüleşecek. Ülkedeki asıl beka sorunu işsiz gençlerdir. Bu durum toplumum kanayan bir yarası olmaya, can yakıcı olmaya devam edecek. İşsizlik kronik hale geldi, vatandaşın mutfakta tenceresi kaynamıyor. Türkiye’de büyüyen tek bir kesim var. Beton Lobosi” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[AKP’Lİ VEKİL, SEÇMENİYLE “KÜÇÜK İSRAİL” DİYEREK DALGA GEÇTİ!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/akpli-vekil-secmeniyle-kucuk-israil-diyerek-dalga-gecti-1365197363b6c-df71-4031-9f28-30f8b40dca702021-06-10T12:09:00+03:00HABER MERKEZİ AKP’Lİ VEKİL, SEÇMENİYLE “KÜÇÜK İSRAİL” DİYEREK DALGA GEÇTİ!

AKP’Lİ VEKİL, SEÇMENİYLE “KÜÇÜK İSRAİL” DİYEREK DALGA GEÇTİ!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ANKARA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tanal’a cevap veren AKP’li Özşavlı, “Atşane Köyü’nü ne kadar kadim olduğuna dair övdüğünü” savundu.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki TİGEM Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdürlüğü arazisinde otladıkları gerekçesiyle çevre köylerdeki küçükbaş hayvanların asker tarafından alıkonularak, halk arasında “TİGEM Hayvan Cezaevi” olarak bilinen alanlara kapatılması, aslen Şanlıurfalı olan CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal ile AKP Şanlıurfa Milletvekili Halil Özşavlı’yı karşı karşıya getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">TBMM Genel Kurulu’nda iki gün üst üste söz alan Tanal, Ceylanpınar TİGEM işletmesi arazisinde otladıkları gerekçesiyle askerler tarafından gözaltına alınarak kapalı alana hapsedilen koyunların aç ve susuz bırakıldığını, yapılan işlemin hukuk dışı olduğunu belirtmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel Kurul’un dün akşamki oturumunda Tanal’a cevap veren AKP’li vekil Özşavlı, TİGEM arazisinde koyunların gözaltına alınmasının söz konusu olmadığını savundu.<br /><strong>TANAL GÖRÜNTÜ VE MAKBUZLARI YAYINLADI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun üzerine Tanal, küçükbaş hayvanların askerler ve TİGEM özel güvenlikçileri tarafından götürüldüğü anlara ait görüntüleri ve hayvanların serbest bırakılması için sahiplerinden “bakım bedeli” adı altında alınan paraların makbuzunu paylaşarak, “Şanlıurfalı hemşerilerim, tanımıyor olabilirsiniz, gayet de doğaldır, sayenizde vekil olan Halil Özşavlı isimli şahıs, dün Meclis'te aleyhinizde konuşma yaptı. TİGEM arazisinde otladıkları gerekçesiyle koyunların asker tarafından gözaltına alınmadığını savundu. Peki bu ne?” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AKP’Lİ VEKİL, SEÇMENİNE “KÜÇÜK İSRAİL” DİYOR!</strong><br />Tanal bir başka Twitter paylaşımında ise AKP’li Özşavlı’nın kendi seçmeniyle “Küçük İsrail” diyerek dalga geçtiği anlara ait videoyu, “AKP Şanlıurfa Milletvekili Halil Özşavlı, oylarıyla kendisini Meclis'e taşıyan Viranşehir'in en büyük köylerinden Atşane (Elgün) Köyü'yle ‘Küçük İsrail’ diyerek dalga geçiyor. Aynı Özşavlı, dün akşam da Meclis'te Ceylanpınar TİGEM zulmünü savundu, seçmenini sırtından hançerledi!” notuyla paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendisine oy veren Atşane Köyü için kullandığı “Küçük İsrail” tabirine ilişkin Tanal’a cevap yetiştiren Özşavlı, “Atşane Köyü’nün Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki nüfusunu aktarıp, Atşane’yi ne kadar kadim olduğuna dair övdüğünü, espri yaptığını” iddia etti.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BAŞARIR: “SEN DEMİRÖREN’İ DÜŞÜNME KÖYLÜYÜ, ÇİFTÇİYİ DÜŞÜN”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/basarir-sen-demiroreni-dusunme-koyluyu-ciftciyi-dusun-136509c022843-2052-48cd-8306-aee1959f8a002021-06-10T11:06:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞARIR: “SEN DEMİRÖREN’İ DÜŞÜNME KÖYLÜYÜ, ÇİFTÇİYİ DÜŞÜN”

BAŞARIR: “SEN DEMİRÖREN’İ DÜŞÜNME KÖYLÜYÜ, ÇİFTÇİYİ DÜŞÜN”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Her Köyden Çiftçilerimiz Arayarak Traktörünün Haczedildiğini Söylüyor</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarsus’un Bahşiş Köyü’nde karpuz üreticilerinin sorunlarını dinleyen CHP’li Başarır:&nbsp;<strong>“Manavda en ucuz karpuz 3 TL, buradaki karpuz üreticimiz 50 kuruşa satamıyor. Demirören’e verdiğiniz 750 milyon dolar krediyi takip etmiyorsunuz, ama her köyden çiftçilerimiz bizi arayarak ineğim, traktörüm haczedildi diyor. Bir yıl tarlanı sür, ek, gübreni at, karpuzun tarlada kalsın”</strong>&nbsp;dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İsyan Eden Çiftçi Karpuzu Yere Attı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devletten yardım beklediğini belirten ve isyan eden bir çiftçi,&nbsp;<strong>“Mahsulümüz tarlada kaldı. Dünyanın en pahalı mazotunu, gübresini biz kullanıyoruz. Traktörümüz banka tarafından hacizli. Sera naylonumuzu bile alamıyoruz. Bu karpuzları ne yapacağız biz”&nbsp;</strong>diyerek karpuzu yere fırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sen Git Tüpçüden 750 milyon Dolar Krediyi Tahsil Et, Köylüye Çiftçiye Ver</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Karpuz tarlasından partili Cumhurbaşkanına seslenen CHP’li Başarır:&nbsp;<strong>“Sen git tüpçüden 750 milyon dolar krediyi tahsil et, buradaki insanlara ver. Traktör, tarlalar hacizde. Uçsuz bucaksız tarlalarda karpuzlar ortada kaldı. Ne yiyecek bu insanlar? Sen Demirören’i düşünme, o çok zengin. Sen çiftçiyi, köylüyü düşün. Ayıp! Ben her köyde söylüyorum; gidin traktörünüzü Ziraat Bankası’nın önüne bırakın ki utansınlar biraz diyorum. Edep artık! Ülkeyi soyuyorsunuz. 250 bin tane çiftçiye 3’er bin dolar iki yıl ödemesiz kredi verseydiniz bu mağduriyet yaşanmazdı. Çiftçilerimizin isyanına kulak verin”</strong>&nbsp;sözlerini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Tarsus İlçe Başkanı Ozan Varal ise,&nbsp;<strong>“Artık yeter.&nbsp;&nbsp;Çiftçinin alın teri, nasırlı elleri hakkını bulsun. Cumhuriyet Halk Partili Belediyelerimiz bu pandemi döneminde çiftçinin, köylünün her zaman yanında olduğunu gösterdi”&nbsp;</strong>dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Emir'den yerli aşıda "gülünç destek" iddiası]]>https://www.haberanaliz.net/haber/emirden-yerli-asida-gulunc-destek-iddiasi-1364995c89bbf-5813-4431-9b61-2338837edca12021-06-10T10:02:00+03:00HABER MERKEZİ Emir'den yerli aşıda "gülünç destek" iddiası

Emir'den yerli aşıda "gülünç destek" iddiası

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM Genel Kurulu'nda konuşan CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, yerli aşıya verilen destek konusunu gündeme getirdi. Türkiye'nin aşılama hızının çok yavaş ilerlediğini ve AB ile ABD'nin gerisinde kaldığını ifade eden Emir, şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Aşılama hızımızın günde ancak 200 bin olabildiğini dikkatinize sunmak isterim. Günde 200 bin aşılamayla ancak bir yılda nüfusumuzun bir kısmını aşılayabiliyoruz ve şu anda dünyada aşılama hızı noktasında -özellikle Avrupa ve Amerika'ya göre- son derece geri bir aşamadayız. Peki, biz bu aşılama işinde niye başarısızız, niye gecikiyoruz? Bunun en temel sebebi tedarik sorunumuz çünkü Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ve Sağlık Bakanlığı yeteri kadar aşıyı olması gereken zamanda getiremedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">BAKAN NİSAN AYINDA YERLİ AŞIM OLACAK DEDİ</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakın, gazeteci 8 Aralık'ta Sayın Bakana soruyor, diyor ki: "Peru, Meksika bile BionTech aşısı aldı Sayın Bakan, siz niye BionTech aşısı almıyorsunuz?" Bakan da "Ben nisan ayına kadar istedim, ama nisan ayına kadar 25 milyon doz veremeyebileceklerini söylediler, o yüzden almıyorum çünkü nisan ayında benim elimde istediğim kadar yerli aşım olacak." dedi; Cumhurbaşkanı da böyle söyledi ama anlaşıldı ki nisanda yerli aşı gelmeyecek, haziran tarihini verdi Sayın Bakan, yine yerli aşı yok. Şimdi "Sonbaharda, eylülde aşı olacak." diyorlar ama biliyoruz ki bu yılın sonuna kadar belki yetişecek belki yetişmeyecek, daha faz-3 aşamasına geçilemedi. Yani Sayın Bakan, aslında yerli aşı konusunda da birbiriyle çelişen açıklamalar yaptı ve bu konuda da beklentileri karşılayamadı ve değerli arkadaşlar, bunun bedelini ölümler olarak görüyoruz. Bakın, aşılamadaki her gecikmeniz günlük 150, 200, 250 ölüm olarak bize dönüyor dolayısıyla aşı konusu son derece ciddi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">SORUYORUZ YANIT YOK</span></p><p><span style="font-size:18px">Defalarca sordum, cevap alamadım; "Yerli aşıya siz ne kadar destek verdiniz." diye soruyorum, cevap yok. Türkiye Cumhuriyeti yerli aşıya ne kadar destek oldu arkadaşlar? 1 milyon dolar oldu mu mesela, 2 milyon dolar oldu mu mesela? Peki, siz Alman Hükûmetinin BioNTech'e aşı geliştirsin diye 375 milyon euro hibe ettiğini biliyor musunuz? Bir tarafta, beğenmediğiniz Alman hani diyorsunuz ya "Merkel bizi kıskanıyor." bir bilim şirketine aşı geliştirsin diye 375 milyon euro veriyor, aşı ürettiriyor ama siz 1998 yılından beri yani siz geldikten sonra hiçbir şey yapmamışsınız, aşı ürettirmeyen bir ülkesiniz, hiçbir deneyim bırakmamışsınız, destek de olmuyorsunuz ve ne destek olduğunuzu da söylemiyorsunuz; TÜSEB bir para verdi mi belli değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">BİR KALEMDE 750 MİLYON DOLAR VERDİNİZ</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakın, sadece sizi methetsin diye, eleştirmesin diye, toplumu bir şekilde kontrol altına almak için bir medya şirketini alsın diye 750 milyon dolar veriyorsunuz ve takip bile etmiyorsunuz. 750 milyon doların faizinin bile verilip verilmediği belli değil hatta verilmediğini de anlıyorsunuz. Bir şirkete, bir yandaşa bir kalemde 750 milyon dolar verebilen bir iktidar kendi aşısını üretmek için pandemi döneminde kaç lira vermiştir sorusunun cevabı önemlidir arkadaşlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">SON DERECE GÜLÜNÇ BİR DESTEK</span></p><p><span style="font-size:18px">Aslında son derece komik, gülünç bir destek olduğunu ben kendi özel ilişkilerimden biliyorum. Dolayısıyla, siz bunu söylemeye dahi utanıyorsunuz ama Türkiye'de insanlarımız yerli aşı bekliyorlar. Değerli arkadaşlar, bir noktanın daha altını çizmek isterim: Türkiye'de sanki aşı kıtlığı yokmuş, aşı yeteri kadar varmış, her isteyen aşı olabilirmiş ama aşı karşıtlığı varmış gibi konuşuluyor. Değerli arkadaşlar, Türkiye'de aşı karşıtlığı olabilir, bu var ve biz CHP Grubu olarak, CHP'nin sağlıkçı milletvekilleri olaraksa, başta Grup Başkan Vekilim Özgür Özel olmak üzere, insanlarımızı aşı olmak konusunda motive ediyoruz, aşıdan başka seçeneğimiz yok ama şunun bilinmesi lazım: "Ben 3'üncü doz aşımı oldum, herkese de tavsiye ederim." diyemez bir Cumhurbaşkanı. Cumhurbaşkanı Türkiye'de aç olduğunu bilmediği gibi Türkiye'de aşıya ulaşamayan milyonlar olduğunu da bilmiyor demek ki."</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[LGS SORULARININ ÇALINMASI HAKKINDA SUÇ DUYURUSU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/lgs-sorularinin-calinmasi-hakkinda-suc-duyurusu-1364812810b9f-68a4-49ff-b696-66da36db61fb2021-06-10T09:59:00+03:00HABER MERKEZİ LGS SORULARININ ÇALINMASI HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

LGS SORULARININ ÇALINMASI HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>LGS SORULARININ ÇALINMASI HAKKINDA SUÇ DUYURUSU/MİLLİ EĞİTİM BAKANI ZİYA SELÇUK VE DİĞERLERİ &nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli Basın Emekçileri</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün (9 Haziran 2021 Çarşamba) saat 10.00’da, Ankara Adliyesi’nde; LGS/ sınav güvenliğini sağlayamama, sınav sorularının çalınması, sınava girme hakkının engellenmesi, eğitimde fırsat eşitliğini engelleme suçundan; Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, &nbsp;Kırıkkale İl Milli Eğitim Şube Müdür Yardımcısı Kırıkkale Hamza Aygün&nbsp; ve sınav güvenliğini sağlamayan, sınavda usulsüzlük yapan, sınava girme hakkını engelleyen kişiler hakkında suç duyurusunda bulundum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu konuda suç duyurusunda bulunmak isteyenler de 14 Haziran Pazartesi gününe kadar suç duyurusunda bulunabilirler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca 2021 LGS mağduriyetlerinin tespiti ve telafisi için Anayasa’nın 98., TBMM İç Tüzüğünün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için TBMM Başkanlığına da bir araştırma önergesi verdim.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>UZAKTAN EĞİTİME ERİŞEMEYEN ÖĞRENCİLER LGS’DE MAĞDUR OLDU</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2021 Liseye Geçiş Sınavı (LGS) 6 Haziran 2021 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmiştir. Pandemi koşullarında eğitimde fırsat eşitsizliğinin daha da derinleşmesi, ekonomik durumu iyi olmayan öğrencilerin LGS’de büyük bir mağduriyet yaşamasına neden olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pandeminin yarattığı mağduriyetler dışında, öğrencileri mağdur eden kanuna aykırı sayısız uygulama yapılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HEDEFİ OLMAYAN ÖĞRENCİ AYRIMI </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kırıkkale İl Milli Eğitim Şube Müdür Yardımcısı Hamza Aygün okul müdürlerine hedefi olmayan öğrencilerin LGS’ye girmesini engelleyin mesajı göndermiştir. Hamza Aygün gönderdiği mesajda, “Kıymetli ortaokul müdürlerimiz biliyorsunuz ki önümüzdeki hafta sonunda LGS sınavı var. Daha önce de paylaştığımız gibi bu sınavda herhangi bir hedefi olmayan ya da ders durumu istenmeyen durumda olan öğrencilerimizin velileri ile istişare edilerek sınava katılmamaları yönünde yönlendirme çalışmalarımızı ivedilikle takip edelim, çünkü sene boyu verilen emekler hedefsiz öğrencilerimizin sınava katılımı ile ortalamalarınız oldukça aşağılara düşmektedir. Bundan dolayı 8. sınıf öğrenci sayımız ve bu konu ile ilgili görüş yapılan öğrenci veli görüşmelerinin her okul müdürümüz tarafından hassasiyet ile üzerinde durulması ve bir liste halinde tarafımıza bildirilmesi hususunda gereğini bilgilerinize rica ederim.” ifadelerine yer vermiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilerin “hedefi olmayan”, “hedefi olan” “başarılı”, “başarısız”, “nitelikli”, “niteliksiz” kategorilerine ayrılarak LGS’ye girmelerinin engellenmesi suçtur.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>LGS MUHTARLIK SEÇİMLERİYLE AYNI GÜN YAPILDI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">LGS ile muhtarlık seçimlerinin aynı gün yapılması, öğrencileri mağdur etmiştir. Kayseri Melikgazi ilçesine bağlı Alpaslan Mahallesi'nde Muhtarlık seçimi Besime Özderici İlkokulu'nda, LGS ise Besime Özderici Ortaokulunda yapılmıştır. Okulların bitişik olması, gürültüden sınav sorularına odaklanamayan öğrencilerin telafisi imkansız mağduriyet yaşamalarına neden olmuştur.&nbsp;</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>LGS DEVAM EDERKEN SORULARIN FOTOĞRAFLARI WHATSAPP GRUPLARINDA PAYLAŞILDI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">LGS devam ederken, sınav sorularının kitapçık fotoğrafları öğrenci velileri ve bazı WhatsApp gruplarında paylaşılmıştır. Öğrenci velilerince tarafıma gönderilen kitapçık fotoğraflarında,&nbsp; İstanbul Beyoğlu Halıcıoğlu İşitme Engelliler İlköğretim Okulu Bina No: 746922, Salon No:1 bilgisi yer almaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce de yıllarca sınav sorularının çalındığı, konunun yargı kararıyla da tespit edildiği bilinmektedir. Dönemin ÖSYM Başkanı Ali Demir de 2010-2015 yılları arasında yapılan tüm sınavlarda soruların FETÖ tarafından çalındığını itiraf etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YKS’DE DE SORULARIN ÇALINMASI ENDİŞESİ VAR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">26-27 Haziran da yapılacak YKS’ye girecek gençler de soruların çalınacağı endişesi yaşamaktadır. Gençler pandemiden kaynaklı derinleşen fırsat eşitsizliğinin gölgesinde YKS’ye hazırlanırken soruların çalınacağı endişesi psikolojilerini daha da bozdu. Gerekli tedbirler alınarak gençlerimiz rahatlatılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BİLECİK MİLLİ EĞİTİM ŞUBE MÜDÜRÜ SINAVDAKİ ÇOCUĞUYLA NASIL GÖRÜŞTÜ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bilecik'te LGS devam ederken İl Milli Eğitim Şube Müdürü Cuma İvrendi ile eşinin okul bahçesine alınarak sınava giren çocuklarıyla görüştürülmüştür.&nbsp; Bilecik Valiliği konuya ilişkin inceleme başlatmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SİNAN KUZUCU YAYINLARI SORULARI NASIL BİLDİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sinan Kuzucu Yayınlarının, LGS’de çıkan sorularla aynı olduğu iddiaları da öğrenci ve öğrenci veliler tarafından dile getirilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KARAMAN ENSAR VAKFI VE SORUMLULAR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Karaman’da 2016 yılında, Ensar Vakfı ve Karaman İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği (KAİMDER) evlerinde yaşları 8 ile 10 arasında 45 erkek öğrenci cinsel istismara uğradı. Peki, istismarları gerçekleştirenlere ve görevi suistimal ederek çocuklarımıza istismar zemini hazırlayan sorumlulara ne oldu!</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuklarımızı istismar eden, Muharrem Büyüktürk Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak 508 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tecavüzcü “öğretmenle” yurtlarda fotoğraflar çektiren,&nbsp; Karaman İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Müşavirliğine atanmış.</span></p><p><span style="font-size:18px">O dönem yurtların denetlenmesinden sorumlu olan Karaman Özel Öğretim Kurumları Şube Müdürü Ahmet Bayır da bugün Ankara Milli Eğitim Şube Müdürlüğü görevini yürütüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ZİRAAT BANKASI KREDİ YOLSUZLUĞU</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">T. C. Ziraat Bankası'nın kuruluş amacı tarımı, çiftçiyi, hayvancılığı desteklemek. Ancak desteklenmesi gereken çiftçi kan ağlarken; halkın parası çökme işi için yandaşlara peşkeş çekilmiş!</span></p><p><span style="font-size:18px">Demirören grubu ziraat bankasından verilen 750 milyon dolar kredi hala ödenmemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">CNN, Kanal D ve Hürriyet’i yöneten Berak Albayrak ve kardeşi Sedat Albayrak fiili olarak bu kuruluşlara el koymuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim paramızla çöktükleri CNN, Kanal D ve Hürriyet'ten bize ateş ediyorlar!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KYK BORÇLARI SİLİNSİN </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yandaşların TV kanalları ve gazetelere çökmesi için verdiği krediyi geri almayan Ziraat Bankası, KYK borcunu ödeyemeyen işsiz gençlerin kapısına icra memurunu gönderiyor. Madem milyon dolar kredi siliniyor, &nbsp;işsiz gençlerin kredi borçları da derhal silinmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SİYASİ PARTİ KAPATMA HEVESLİLERİ MAFYA İLE İŞ TUTANLARA SUS PUS</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">HDP’yi kapatma girişimi mafyatik bir iştir. HDP’yi kapatmakla demokrasiye, insan haklarına, düşünce özgürlüğüne darbe vurabilirsiniz. Ancak demokrasi mücadelesini durduramazsınız. Yargıya talimat verenler kaybedecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Albert Einstein, “Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek, delikliktir.” demiş… Bizim delilerimiz de kanunlarla kurulmuş, 6 milyon vatandaşın oyunu almış bir siyasi partiyi kapatma cüreti gösterip; mafyayla iş tutanlara susuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SEZGİN BARAN KORKMAZ’A PLAKET</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, uluslararası kara para aklama suçlamasıyla aranan Sezgin Baran Korkmaz’ın mal varlığına 30 Eylül 2020’de el koymuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk mahkeme kararından 16 gün sonra, 15 Ekim 2020'de Sezgin Baran Korkmaz’a hayırsever iş adamı unvanıyla elden plaket vermiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Sezgin Baran Korkmaz’ın mal varlığına el koyulduğunu bilerek mi bu plaketi vermiştir?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilerek verildiyse tuz da kokmuştur!</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilmeyerek vermişse, Bakanı uyaracak çevresinde bir tek kişinin dahi olmaması, devletin tüm kurum ve kuruluşlarıyla çürüdüğünün resmidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇIĞILTEPE ADI DEĞİŞTİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Kemal Atatürk’ün,“Büyük bir vatanseverdir” dediği, Soyadı Kanunu çıktığında ailesine ve kendisine “Çiğiltepe” soyadını verdiği Albay Reşat’ın Ankara Mamak’ta soyadını taşıyan Çiğiltepe Ortaokulu’nun adı değiştirildi. Ortaokula Milli Eğitim Vakfı'na bağışta bulunduğu iddia edilen Turhan Polat'ın adı verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">57. Tümen Komutanı Albay Reşat, Büyük Taarruzda “Afyon Çiğiltepe'yi yarım saatte alacağım” diyerek Mustafa Kemal Paşa’ya söz vermiş,&nbsp; ancak verdiği süre içinde Çiğiltepe’yi alamayınca intihar etmiştir. Mustafa Kemal Paşaya bıraktığı notta ”Yarım saat zarfında bu tepeyi almak için söz verdiğim halde sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam komutanım.'' yazıyordu.&nbsp; Mustafa Kemal Paşa, Albay Reşat’ın intiharını duyduğunda büyük bir üzüntü duymuş, gözlerinden yaşlar boşalmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SARAR İLKOKULU KAPATILIYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Sarar İlköğretim Okulu kapatılarak, yerine Saraçoğlu Mahallesi’ndeki Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün taşınması planlanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihi Sarar İlköğretim Okulu’nun arsası Mustafa Abdulhalik Renda ve ailesi tarafından eğitim amaçlı kullanılmak üzere 1940’lı yıllarında Milli Eğitim Bakanlığına bağışlanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Abdülhalik Renda, Mustafa Kemal Atatürk’ün yoldaşı ve yakın çalışma arkadaşlarındandır. Türkiye Cumhuriyeti´nin ilk yıllarında, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, Maliye Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Çankırı Milletvekilliği görevlerini yürütmüştür. Aynı zamanda Latife Hanım ile Mustafa Kemal Atatürk’ün nikah şahitliğini de yapmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA NECATİ UĞURAL’IN ADI SİLİNDİ </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet’in ilk yıllarında, 20.12.1925-1.1.1929 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı yapmış Mustafa Necati Uğural’ın adını taşıyan tarihi “Mustafa Necati Kültür Evi” binasının adı;&nbsp; Kültür ve Turizm Bakanlığınca, “Kültür ve Turizm Bakanlığı Nuri Pakdil Edebiyat Müzesi” olarak değiştirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Necati Uğural, Atatürk’ün düşünce ve mesai arkadaşıdır. Tevhidi Tedrisat ve Harf Devriminde Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı yapmış, tarihimizde çok önemli bir yere sahip devlet adamlarımızdandır. Öğretmenlerin haklarını genişleten, “Maarif hizmetinde asıl olan öğretmenliktir” diyerek öğretmenlerin itibarını yükselten Milli Eğitim Bakanı olarak da bilinmektedir.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yıldırım KAYA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CHP Ankara Milletvekili</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BU YANLIŞ İŞE DUR DİYECEK KİMSE YOK MU?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bu-yanlis-ise-dur-diyecek-kimse-yok-mu-1364736a71d06-1f21-44f3-821d-13a32493b0f42021-06-10T09:35:00+03:00HABER MERKEZİ BU YANLIŞ İŞE DUR DİYECEK KİMSE YOK MU?

BU YANLIŞ İŞE DUR DİYECEK KİMSE YOK MU?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ANKARA- </strong>Mersin Demokrat Parti İl Başkanlığında enteresan gelişmeler yaşanıyor. Yangından mal kaçırır gibi yapılan ilçe seçimlerinin delege listeleri askıya alınmıyor, alınmış gibi gösteriliyor. Delege listeleri sır gibi saklanıyor, seçimin yapılacağı gün il binasının kapıları açılıyor, hangi ilçenin seçimini yapacaklarsa, o ilçe seçimi gerçekleştirip geri kapanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dün yine böyle bir olay yaşanıyor ve partililer elde ettikleri bilgi ve belgeleri bize aktarıyor. Aşağıda yayınlayacağım belge, merkezde bulunan en büyük ilçelerden biri olan YENİŞEHİR ilçesinin dün yapılan kongresenin listesi. Kongereyi yapıyorlar. Ancak il delegelerini listeye yazarken, yasa ve kanun tanımadan, usul ve hukuk çiğneyerek, tüzük maddelerine aykırı şekilde uyguluyor ve 19 olan sayıyı 43’e çıkartıyorlar. Yasal sayı 19. Ama bakıyorlar ki, diğer ilçelerde hakimiyet elde değil. Bari bu merkezdeki ilçelerin il delege sayısını çaktırmadan arttıralım, böylelikle hakimiyeti sağlayalım&nbsp; hareketinin içine giriyorlar. <strong>Olacak iş değil.&nbsp; </strong></span><span style="font-size:18px">Demokrat parti genel merkezinin kendisinin çıkardığı delege listelerinin sayılarını gösterir tabloyu şimdi sizlere sunuyorum. Bu tablo resmi ve tüm seçim yapmış (özellikle geçmişte seçim yapmış TARSUS- ANAMUR- SİLİFKE) ilçesi başkanları çok çok iyi bilirler. <strong>Mersin Geneli YASAL OLAN il delge sayıları aşağıdaki tabloda mevcut. Toplam il seçimine katılım yapacak olan delege sayısı 300 ve ilçelere göre dağılımıda aşağıda belli. Bu tabloyu yapan ve gönderende genel merkez. Alınan oylara göre hesaplamışlar.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c216399030a.jpg" style="height:969px; width:841px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Peki, dün yapılan şu an resmiyet kazanmayan ve herhangi bir itiraz yapılmayan (çünkü kimsenin haberi olmuyor) Yenişehir ilçesinin seçime giren listesinde durum ne<strong>? İl delegesi sayısı yasal olan 19 dan 43’e hukuksuz ve usulsüz şekilde keyfi olarak çıkarılmış. İşte o liste.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c216ab80599.jpg" style="height:664px; width:551px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hukuksuzluk ve tüzüğe aykırılık buradada bitmiyor. Listeyi iyice okuduğunuzda, aynı soyadı taşıyanların, birbirleri ile akrabalık bağları olduğunu da görüyorsunuz. <strong>Ayrıca Mevcut il başkanı eşi, kızı, delege yapılmış. Yine ona destek olduğu belirtilen iş adamının kız kardeşi, yanında çalışan işçileri delege yapılmışlar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bununlada bitmiyor. Demokrat partinin&nbsp;<strong>Tüzüğünde, 18. Maddesinde diyor ki;</strong> Delege nasıl seçilir kısmında : Delege seçimlerine , Partiye&nbsp;kayıtlı üyeler arasından seçim yapılır. ilçe mahalle ve köyleriyle ilçeye bağlı beldelerin mahallelerinde genel mekez teşkilat başkanlığınca cumhuriyet başsavcılığına bildirilmiş listelerdeki üyeler katılabilir”</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Öncelikle ilçe delegeleri nasıl seçildi, partiye kayıtları var mı, o kayıtlar Yargıtay cumhuriyet başsavcılığınca onay gördü mü?</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ardından, bu yapılan ilçe seçiminde oy kullanan ilçe delegeleri, partiye kayıtlı, yargıtay cumhuriyet başsavcılığına verilen listelerde mevcut mu?</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yenişehir ilçesinde 19 kişi oy kullanmış. Bu 19 kişi partiye kayıtlı üye mi, ne zaman kayıt olmuşlar, tüzüge göre yargıtay cumhuriyet başsavcılığında üye listesinde adları geçiyormu?</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ayrıca Yenişehir ilçesinin yasal olan 19 il delege sayısı nasıl oluyorda 43 sayıya çıkarılıyor ve bu şekli ile seçim yapılıyor? Buna kim cevaz veriyor?</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Buraya kadar partililer adına sorduk.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şimdi, partililer:</strong> “ Teşkilat başkanı Ahmet Uyanık, bunlara siz yapın bir şey olmaz diyor, onlarda bu işleri kağıt üstünde bir güzel yapıyorlar. Düşünün bir kere bu seçimde 43 il delegesi seçiyorlar, ilçe yönetimini belirliyorlar, Ama işin garibine bakarmısınız, seçime ancak 19 kişi&nbsp;iştirak edip oy kullanıyor. Bu durumdan ne çıkartıyorsunuz? Hepsi masa başında yazılmış delege düzeni.&nbsp;Biz yaptık oldu misali. Böylelikle parti belirli aileler ve isimler arasında kalıyor ve büyüyemiyor” dediler.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Diğer taraftan Merkezdeki TOROSLAR ilçesinin seçimininde bu ayın 16 sında gerçekleşeceğini belirten partililer, dikkat edinde oranında il seçiminde oy kullanacak il delegelerini abartılı yazmasınlar uyarısında bulundular.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">PARTİLİLER YETKİLİLERE SESLENDİLER</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu arada DP’liler, bu hukuksuzluğa ve yanlış işe dur diyecek bir yetkili makam yok mu? Diyede soruyorlar.</span></strong></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Köksal: Çiftçi ekmezse hepimiz aç kalırız]]>https://www.haberanaliz.net/haber/koksal-ciftci-ekmezse-hepimiz-ac-kaliriz-13646e027987a-9c16-44aa-bc7d-2f9373b5e8162021-06-09T15:47:00+03:00HABER MERKEZİ Köksal: Çiftçi ekmezse hepimiz aç kalırız

Köksal: Çiftçi ekmezse hepimiz aç kalırız

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, beraberinde CHP Sultandağı İlçe Başkanı, Yönetim Kurulu Üyeleri, Dereçine Belediye Başkanı Ömer Yıldız, Yeşilçiftlik Belediye Başkanı Mehmet Ali Sakal ve İlçe Kadın Kolları Başkanı ile birlikte sosyal mesafe kurallarına titizlik göstererek Sultandağı İlçesi ile ilçeye bağlı Üçkuyu, Karakışla, Karapınar, Çukurcak ve Taşköprü köylerini ziyaret ederek köy halkının sorunlarını yerinde dinledi.<br /><strong>AFYONKARAHİSAR'IN DÖRT BİR TARAFINDA ÇİFTÇİNİN SORUNU AYNI...</strong><br />İlk ziyaretini CHP Sultandağı İlçe Başkanlığına gerçekleştiren Milletvekili Köksal, partililerle birlikte gündemi değerlendirdi. Daha sonra İlçeye bağlı köyleri ziyaret ederek vatandaşları dinleyen Köksal, "Afyonkarahisarımızın tüm sıkıntılarını yerinde tespit edip hassasiyetle çözümü için partililerimizle birlikte çalışıyoruz. Beraber gidip yerinde gerekli tespitleri ve çalışmaları yapıyoruz. Ben bu sorunları Meclis kürsüsüne taşıyorum. Küresel ısınma, iklim değişikliği gibi nedenlerle yağışların zamanında olmaması, yeterli olmaması yüzünden bu yıl ciddi anlamda tarlalarda verim kaybı yaşandı. Kuraklık yüzünden ekinler bu yıl başak veremedi, kurumaya yüz tuttu. Çiftçilerimizde ekinlerini biçip hayvanlarına yem olarak kullanmak zorunda kaldı. Afyonkarahisar'ın her bölgesinde çiftçinin derdi aynı. Yemin çuvalı 160 lira, sütün tavsiye edilen satış fiyatı 2 lira 80 kuruş ama sütü 2 lira 80 kuruşun çok altında rakamlarla satan çiftçilerimiz var. Çiftçi hayvanına yem alamaz durumda. Türkiye'de en pahalı mazotu kullanan Türk çiftçisidir. Elektrik keza cep yakıyor. Bu giderlerin yanı sıra çiftçimizin sondajı yoksa sulama yapamamışsa yağışların yetersizliğinden ekinleri kurudu. Sultandağı, Dinar, Dazkırı, Başmakçı, Evciler, Şuhut, Sandıklı ilçelerimizde birçok ekin susuzluk yanmış durumda." ifadelerini kullandı.<br /><strong>ÇİFTÇİ TOHUM, GÜBRE VE MAZOT DESTEĞİ BEKLİYOR</strong><br />Çiftçilerin tohum, gübre ve mazot desteği beklediklerinin önemle altını çizen Köksal, "AKP iktidarı yandaş müteahhitlere bunca zamandır ödediği Hazine garantileri yerine bir kez de çiftçiye para ödesin. Çiftçilerimizin zararını karşılasın, elinden tutsun. Sulama yapılamayan yerlerde yağışların da yetersizliğinden maalesef bu yıl ekinler kurudu. Geçtiğimiz günlerde Dinar İlçemize bağlı köylerde de çiftçilerimizde bir araya geldim. Çobansaray, Alacatlı, Akgün, Karakuyu, Akçaköy, Burunkaya, Gökçeli, Çapalı, Eldere ve Dombay Ovasının köylerinde de durum aynı tüm ekinler kurumuş. Yağışların olmaması, yetersiz veya az olması elbette Allah'tan ancak yağış olmamasına rağmen elinizde bir su kaynağı varken o kaynaktan çiftçiyi yararlandıramıyorsanız o zaman kuraklık kader olmaktan çıkıyor. Bu durumda kuraklık kader değil. Kuraklıkla mücadele için ciddi bir eylem planı yapılması gerekiyor. AKP’li Milletvekilleri seçim dönemi verdikleri sözlerin maalesef arkasında durmuyorlar. Dinar'da olduğu gibi Sultandağı ilçemizin köylerinden de Afyonkarahisarlı bütün Milletvekillerimize sesleniyorum; Çiftçilerimize vermiş olduğunuz sözleri lütfen tutun. Ben ve tüm partili arkadaşlarım bu sorunlar çözülene kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KADIN MİLLETVEKİLLERİ TBMM’DE BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kadin-milletvekilleri-tbmmde-basin-toplantisi-duzenledi-13645312ecba2-a550-4269-b0bc-d0357c4f5dc22021-06-09T15:39:00+03:00HABER MERKEZİ KADIN MİLLETVEKİLLERİ TBMM’DE BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

KADIN MİLLETVEKİLLERİ TBMM’DE BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP'nin kadın milletvekilleri, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Milletvekilleri adına konuşan CHP Hatay Milletvekili Av.Suzan Şahin yaptığı açıklamada şunları söyledi:</span></p><p><br /><span style="font-size:18px">Uzun süredir memleketin dört bir yanında hukuk tanımayan girişimlere şahit oluyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeye yeltenme kararı da bu hukuksuzlukların ayan beyan ortaya çıktığı örneklerden sadece birisi olarak, Saray rejiminin yıkımları arasında yerini aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">10 yıl önce adını güzel İstanbul’dan alan İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ve onaylayan ülke olarak Türkiye, uluslararası arenada da öncü bir rol üstlenerek tarihe geçmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">O gün büyük bir gururla;<br />“<strong><em>ülkemiz için çok önemli bir adım</em></strong>”,<br />“<strong><em>yasalaştıran ilk ülke olma onuru bize ait olacak</em></strong>”,<br />“<strong><em>hayatımda attığım iki önemli imzadan biri</em></strong>” diye övünenler,<br />bir gece yarısı kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına attıkları imza ile de Sözleşme’den çıkan ilk ülke olarak,ülkemiz için bir utançla tarihe geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ŞİDDET GÖRENİN HAYATINI GÜVENCEYE ALIR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün ülkemizde herkesçe malum olduğu üzere, toplumumuzun tüm kesimleri şiddet sarmalının tehdidi altındadır. Şiddet ilk olarak kadınları, çocukları, yaşlıları, toplumun genelinden farklı yaşayanları başka bir anlatımla ekonomik, sosyal ve fiziksel yönden güçsüzleri, güçsüz bırakılanları hedef almaktadır.<br />Devlet vatandaşının yaşam hakkını korumak, güven içinde yaşama ihtiyacını karşılamak, şiddet mağdurlarının yanında, faillerinin tam da karşısında durmak zorundadır.<br />İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi konusunda çok yönlü olarak hazırlanmış bir uluslararası sözleşmedir. İstanbul Sözleşmesi, kadınlara yönelik şiddet ve ev içi şiddetin sona erdirilmesini hedefleyen, şiddeti önleme ve şiddetle mücadelede devletin yükümlülüklerini belirleyen ilk uluslararası sözleşmedir.<br />İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddeti insan hakkı ihlali olarak tanımlamakta ve özel veya kamusal alanda cinsiyet ayrımı yapmaksızın her bireyin korunması gerektiğini düzenlemektedir.<br />İstanbul Sözleşmesi, şiddet gören veya şiddet görme tehlikesi içinde bulunan kadının delil sunmadan ivedi olarak tedbirlerden yararlanma hakkı sağlamakta ve kadının beyanının esas alınması ilkesi ile şiddet mağdurunun hayatını güvence altına almayı sağlamaktadır.<br />İstanbul Sözleşmesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ve şiddeti sona erdirmek için yol haritasıdır.<br /><strong>SÖZLEŞMEDEN ÇIKMA KARARI ANAYASAYA AYKIRIDIR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">20 Mart tarihinde ResmiGazete’de yayımlanan Milletlerarası Antlaşmaların Onaylanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Cumhurbaşkanına Uluslararası Sözleşmelerden çekilme yetkisi verilmemiştir.<br />Anayasa’nın 104. maddesine göre, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemez.<br />İstanbul Sözleşmesi 24 Kasım 2011 tarihli 6251 sayılı kanunla uygun bulunmuştur. Bu sebeple ancak bir kanunla çekilme kararı verilebilir. Temel hak ve hürriyetlerin korunmasına yönelik, kadına yönelik şiddeti insan hakkı olarak tanımlandığı bir sözleşmeden kararname ile çekilme kararı hukuka aykırı olup yok hükmündedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KARAR YOK HÜKMÜNDEDİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, insani değerlere dayalı bir uzlaşıyı önce benimseyen, hatta şekillendiren, umut vaat eden, kadına yönelik şiddetle mücadelede öncü ve iyi bir örnek olabilecekken, ne yazık ki AKP hükümetinin sözleşmeden çekilme kararıyla, şiddete karşı uzlaşıyı reddeden bir ülke konumuna düşürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm dünyada kadının insan haklarındaki eşitlik düzeyi gelişirken ülkemizdeki siyasal irade, tam tersi bir zeminde çekilme kararıyla, kadınların eşit bir yaşam talebine karşı çıkarak, sorunun sürmesine üstü kapalı olarak onay vermiş oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hepimizin bir gece yarısı aniden öğrendiği bu karar, Cumhurbaşkanı kararnamesinden yetki alıyor gibi gözükse de, temel hak ve özgürlüklerin bir kararname ile düzenlenemeyeceği Anayasa ile güvence altına alındığından, hukuksuz, Anayasa’ya aykırı bir karardır ve yok hükmündedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Herkes bilmelidir ki;</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclisin onayı olmadan 83 milyonun iradesini tek kişinin kararıyla gasp eden ve kadınların yaşam çığlığını yok sayan bu zulmü kabul etmiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin de temsil ettiği insan haklarına ilişkinkazanımlardan ciddi bir kopuş anlamına da gelen bu karar, AKP hükümetinin halka sürekli yaşattığı ve alışkanlık haline getirdiği hukuk ve Anayasa tanımaz uygulamalarından başka bir şey değildir. Bizler buna alışmayacağız!</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bilinmelidir ki;kadınların yaşam hakkını koruyan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı hukuki usullere uygun yapılsaydı bile; bu çekilmeyi içimize sindirebilmemiz yine mümkün olmayacaktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü; İstanbul Sözleşmesi, insan haklarını güvence altına alan, kadınların yaşam hakkını koruyan ve kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklandığını söyleyen bir sözleşmedir.<br />İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ETKİN UYGULANSAYDI;<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; -&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kocasından şiddet görmesine rağmen korunamayan NahideOpuz’lar</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">“Ölmek istemiyorum” diye haykıran Emine Bulut’lar</span></li><li><span style="font-size:18px">Aldığı koruma kararları uygulanmadığı için sokak ortasında öldürülen Ayşe Tuğba Arslan’lar anıt sayaçlarda yer almayacaktı.</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">İSTANBUL SÖZLEŞMESİ ETKİN UYGULANSAYDI;</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">“Beyaz pantolon giymesinin, telefonla mesajlaşmasının” tahrik indirimi sayılması sebebiyle cellatları serbestçe dolaştığı için her an öldürülme korkusuyla yaşayan,</span></li><li><span style="font-size:18px">Israrlı takibe maruz kalarak, can güvenliği ile tehdit edilen,</span></li><li><span style="font-size:18px">Emeğine el konulan, yemeğin tuzu fazla olmuş diye şiddet gören ve anıt sayaçlarda adını bile sayamadığımız nice kadının yaşam güvencesi olacaktı.</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">İstanbul Sözleşmesinden çekilmek demek, insan haklarını güvence altına alma iradesinden çekilmek, kadınları yaşatma sorumluluğu ve kararlılığından vazgeçmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vazgeçişe biz kadınların itirazı var. Aile Bakanının söylediğinin aksine Türkiye’de TCK 103 Kadın Platformu, platformu destekleyen 300’e yakın kadın örgütü ve kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmemeye kararlıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BİR GÜNDE 4 KADIN ERKEKLER TARAFINDAN ÖLDÜRÜLEBİLİYOR !</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ülkede her 4 kadından birinin kendisini güvende hissedememesi, kadın erkek eşitliğine inanmadığını itiraf eden, eşitliğin fıtrata aykırı olduğunu söyleyen ve kadın cinayetleri abartılıyor diyen ataerkil zihniyetin sonucudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu zihniyetin en yakın örneği Cumhurbaşkanının,yıllarca milletvekilliği, meclis başkan vekilliği ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti İçişleri Bakanlığını yapmışkadın siyasi parti genel başkanına “<strong><em>Gelin hanıma gayet güzel ders veriliyor. Bu daha biiiir. Daha neler olacak neler. Daha dur bakalım bunlar iyi günler</em></strong>” diyerek savurduğu tehditler kadına yönelik şiddettir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu anlayış ve eril dili şiddetle kınıyoruz. Son derece talihsiz bir açıklama olarak görüyoruz. Bu ve benzeri sözler “üç beş yıl yatar çıkarım” diyen kadın katillerini cesaretlendirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadına yönelik şiddetin bu söylemlerle körüklenmesi her gün bir kızkardeşimizi daha aramızdan alıyor.Bir günde 4 kadın erkekler tarafından öldürülebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimi 23, kimi 36, kimi 60 kez şikayette bulunuyor, ancak resmi makamlar görevini yapmadığı için kadınlar güpegündüz öldürülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadın örgütleri de şiddetin can yakıcılığına dikkat çekiyor:<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; -&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2020 yılında en az 300 kadın cinayeti, 171 şüpheli kadın ölümü,</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">2021 yılının sadece ilk 5 ayında ise en az 112 kadıncinayeti, 79 şüpheli kadın ölümü gerçekleştiğini kayda düşüyor.</span></li></ul><p><span style="font-size:18px"><strong>AKP MİNAREYİ ÇALIŞ KILIFINI HAZIRLIYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şiddeti önlemek kararlı bir mücadele ile olur ve şiddet politiktir. Bunun için doğumdan ölüme kadar yaşamın her alanında şiddeti önlemeye ilişkin politikalar üretilir, uygulanır ve uygulatılır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Aile Bakanı, İçişleri Bakanı adeta aklımızla alay edercesine kadın cinayeti konusunda ortak tanım yapamadığı gibi hepsi, adeta ‘<em>kadın cinayetleri</em> azalıyor’ demek için, minareyi kılıfına uydurma yarışındalar.<br />TÜİK Başkanı kadına yönelik şiddet konusunda ricalar veya protokoller sonucunda doğru verilere ulaşılamadığını itiraf ediyor.<br />İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Aile Bakanlığının ne verileri ne kategorileribirbirini tutuyor, ne de istatistikleri... Kadınların sırf kadın olduğu için öldürüldüğünü geçiştirmeye çalışarak söyleyemediklerinden, 6284 kapsamında cinayetler diyerek aklımızla alay ediyorlar. Resmen minareyi çalıp kılıfını ona göre hazırlıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer yandan, kadın cinayetleri artıyor ve kadınlar İstanbul Sözleşmesini uygula diye haykırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">10 yıldır İstanbul Sözleşmesi etkin uygulanmadığı gibi İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararından sonra kadınlar kendilerini şiddet karşısında daha da güvensiz hissediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sığınma evleri ve kadınları koruyan mekanizmalardaki yetersizlikler, iyi hal indirimi ve haksız tahrik indirimi adı altında cezasızlık hali, istismar ve şiddet faillerinin serbest bırakılması, bu güvensizliği daha da körüklüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çekilme kararından sonra erkeklerin avukatlarını arayarak, ‘<em>Sözleşmeden çıktık, karıma şiddetten aldığım cezayı toplam cezamdan düşebilir miyiz?</em>’ dedikleri, şiddet uygulayan faillerin salıverildiği, kadınların evlerinin önüne bıçaklı ve kanlı çarşaflar bırakılarak ölüm tehditleri yapıldığı, 6284 sayılı yasada delil aranmaz ibaresine rağmen kadınlardan delil istendiği, karakollardan geri çevrildiği haberleri basına yansıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha da vahimi İstanbul Sözleşmesi karşıtları yüksek sesle ‘<strong><em>Sıra 6284’te, hatta Medeni Yasa’da, CEDAW ve Lanzorette Sözleşmesi’nde’</em></strong>demeye başlarken, Twitter’da #morardınızmı diye utanç verici etiketleraçılıyor, 12 Nisan tecavüz günü ilan edilerek TT yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu utancın sahipleri kadınların feryatlarına gözlerini kapamış, kulaklarını tıkamış Saraylarında zevk-i sefa içinde yaşamlarını sürdürüyor.<br />Kadınların feryatları umurlarında mı acaba?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BU NE PERHİZ BU NE LAHANA TURŞUSU</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kadına Yönelik Şiddetin sebeplerinin araştırılması için meclis araştırma komisyonu kuruldu. Bir yandan İstanbul Sözleşmesi’nden çıkacaksın bir yandan araştırma komisyonu kuracaksın. Bu ne samimiyetsizlik, bu ne yaman çelişkidir!<br />Samimiyetsiz bulduğumuz meclis araştırma komisyonu bugüne kadar 8 toplantı yaptı, bugün az sonra 9’uncusunu yapacağız. Başından beri Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi konusunda uygulamadaki eksiklikleri vurguluyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">2014 yılında aynı adla kurulan komisyonun ve İstanbul Sözleşmesinin etkin uygulanması konusunda, kurulan alt komisyonun raporları yayımlanmamışken ve her iki komisyonda da uygulamada sorunlar olduğu konusunda hemfikir olunmuşken,yeni bir komisyon daha kuruldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyonda istişareden sürekli kaçınan tavır ve bakış açısı ile ne yazık ki, ortak akıl üretme çabamız da karşılıksız kalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyona bakanlar geliyor, ancak sorduğumuz soruların hepsi “yürütmenin bu alana müdahale yetkisi yoktur” denilerek geçiştiriliyor. ‘‘Cumhurbaşkanının öncülüğü ve talimatıyla..’’ ifadesi ile söze başlayıp,Saray’daki tek bir kişinin isteğiyle her şeyin geçtiğini ve emir telakkisi olduğunu ifade ediyor.Bu itirafların hepsi tutanaklarda mevcuttur.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına ilişkin sorularımız ise hukuka uygundur ya da yazılı yanıt veririz denilerek geçiştiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada bir kez daha hatırlatmak isterim ki; KEFEK eski Başkanı Canan Kalsın’ın “<strong><em>İstanbul Sözleşmesi Toplumu Bozuyor Demek Akla Ziyan Bir Tutum</em></strong>” diye attığı tweetinden kısa bir süre sonra başkanlıktan alındığına, seçim yapılmadan odasının boşaltıldığına hepimiz şahidiz ve bunu da unutmadık. Gelinen noktada Sayın Kalsın’a partisi AKP tarafından neden operasyon yapıldığını bugün çok daha iyi anlıyoruz!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İÇ HUKUKUMUZ YETERLİ DEĞİL</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına ilişkin ‘iç hukukumuz bizim için yeterli’ diyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa ki;iç hukukumuz da yeterli düzenlemeler olmadığı için biz CEDAW’ı ve İstanbul Sözleşmesi’ni kabul ettik, onayladık, yürürlüğe koyduk.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası hukukun bir parçası olarak 4320, 6284, Medeni Kanun, Türk Ceza Kanunu, Kadının statüsü genel müdürlüğü, KEFEK ve yasal düzenlemeler, CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi çerçevesinde hayata geçirildi.&nbsp; Hatta Türkiye İnsan Hakları Kurumunun adına ‘Eşitlik’ eklendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadın haklarının genişletilmesi için bu sözleşmelere imza attık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dün bu ilerlemenin bir parçası olmaktan gurur duyarken, bizim ülkemizin ev sahipliğinde imzalanan bir sözleşmeden, bir gece yarısı kararnamesiyle çıkılması bir samimiyetsizliğin ikrarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SIRADA NE VAR ?ENDİŞELİYİZ !</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baştan hiç çekince koymadığımız, milletin meclisinden oy birliği ile geçirdiğimiz İstanbul Sözleşmesi’ni “<strong><em>ben girerim, istediğim gibi çıkarım</em></strong>” denilerek, demokratik tüm haklar yok sayılarak çekilme kararı tüm kadınlara dayatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dayatmadan sonra arkasından ne gelecek diye toplum olarak endişeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ara buluculuk, nafaka, cinsel istismara af, erken evlilikleri hoş görme gündeme yeniden mi gelecek ve kadın hakları açısından daha büyük tehlikelerle karşı karşıya mı kalacağız?</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin geleceğinden endişeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adaletsizlik, denetimsizlik, sorumsuzluk, yargısızlık devletin tüm kurumlarına işlemiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözleşmeden çıkış şekli de tüm bunların acı bir örneği.<br />Demokrasi, hukuk, adalet ve eşitlik adına atılan her geri adım ülkeyi daha da karanlığa sürüklüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir kez daha yüksek sesle söylüyoruz:<br />Biz kadınlar ülkemizin karanlığa sürüklenmesine izin vermeyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tek bir kişinin keyfi kararıyla haklarımızdan da kazanımlarımızdan da vazgeçmeyecek, bir kişi daha eksilmeyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Sözleşmesi’nin yaşatacağına olan inancımız tükenmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Sözleşmesi bizim.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Sözleşmesi yaşamak isteyen kadınların.<br />Atatürk ilke ve devrimlerinden kaynağını alan yaklaşımlardan asla vazgeçmeyeceğiz, Cumhuriyetin kurucu ilkelerinin dünyaya örnek olup, kadını özgürleştiren geçmişini, geleceğe taşıma mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz. Demokratik değerleri pusulamız bilecek, bu yolda yürüyeceğiz. Hukuk devleti ve adalet arayışımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Sözleşmesi kadınları, biz de İstanbul Sözleşmesi’ni yaşatacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Amasız, fakatsız uygulanana kadar mücadeleye devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’Lİ BİNGÖL: “TÜRKİYE’DE BORÇSUZ VATANDAŞ KALMADI”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-bingol-turkiyede-borcsuz-vatandas-kalmadi-1364489d03ee3-ea5f-4e7e-8650-d09389582d1a2021-06-09T15:35:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’Lİ BİNGÖL: “TÜRKİYE’DE BORÇSUZ VATANDAŞ KALMADI”

CHP’Lİ BİNGÖL: “TÜRKİYE’DE BORÇSUZ VATANDAŞ KALMADI”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin borç karnesini çıkaran CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, “AKP’nin yönetemediği ekonomi nedeniyle geçinemeyen, çareyi ise borçlanmakta bulan vatandaş için artık çalınacak kapı kalmadı. Vatandaşın borcu son 10 yılda katlanarak 2 trilyon TL’ye dayandı. Ödenemeyen borçlar ve icra dosyaları ise her gün katlanıyor. Her gün faizlerle katlanan borçlara çözüm bulunmadığı için Türkiye sosyal felaketin eşiğine geldi” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AKP döneminde devletin, özel sektörün ve vatandaşın borç yükü katlandı. Vatandaşın bankalara olan tüketici ve konut kredisi borçları 872 milyar TL, çiftçilerin 149 milyar TL, KOBİ’lerin iş yerleri için aldığı kredilerin toplamı 1 trilyon TL’ye ulaştı. Ödenemeyen borçlar nedeniyle her gün yaklaşık 30 bin dosyanın eklendiği listede, İcra ve İflas dairelerinde 22 milyon dosya birikti. CHP PM Üyesi ve Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, çiftçiden esnafa, sanayiciden öğrenciye Türkiye’deki vatandaşlara yüklenen borçların fotoğrafını çekti. Vatandaşın son çare olarak gördüğü kredi borçlarını değerlendiren Bingöl, “Evine ekmek götüremeyen işçi, dükkanını bir gün daha açmanın hesabını yapan esnaf ve bir hasat daha görme niyetindeki çiftçi krediler alarak bankalara borçlandı. Ancak yönetilemeyen ekonomi nedeniyle kriz daha da derinleşince borçlar da katlanarak arttı. Merkez Bankası’nın rezervlerini eriten, her yıl milyarlarca liralık açıkla bütçe oluşturan AKP yönetiminde Türkiye’de borçsuz vatandaş kalmadı. Doğan çocuğun geleceği bile ipotekli hale geldi” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Borçların Türkiye’yi sosyal bir felakete sürüklediğini vurgulayan Bingöl, “Bu borçlar banka hesaplarındaki rakamlardan ibaret değil. Vatandaşın bağrına saplanan bir kılıç gibi her gün kemiğe daha fazla baskı yapıyor. İcra dosyaları nedeniyle neredeyse kimse nefes alamıyor. Çözümsüz kalan bu borçlar iflasları, sürülemeyen tarlaları, hacizleri beraberinde getirerek sosyal huzursuzluğu, boşanmaları, intiharları da tetikliyor.&nbsp; Ödenemeyen borçlar ve icra dosyaları her gün katlanıyor. Her gün faizlerle katlanan borçlara çözüm bulunmadığı için Türkiye sosyal felaketin eşiğine geldi. Bir noktadan sonra ya vatandaşa saplanan bu kılıç kırılacak ya vatandaşın direnci” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CHP’li Bingöl’ün çalışmasından öne çıkan veriler şöyle:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vatandaşın geleceği ipotekli: </strong>Vatandaşların bankalara ve finansman şirketlerine olan borcu son bir ayda 4 milyar TL artarak toplam 872 milyar liraya yükseldi. Bu borcun 718,6 milyar lirasını tüketici (konut, otomobil dahil) kredileri, 153,5 milyar lirası da kredi kartları oluşturdu. Vatandaşın bankalara olan borcu 2002 yılında 6,8 milyar lira iken, 2011 yılında 230,5 milyar liraya, 2021 yılında da kredi borçları toplamı 872 milyar liraya yükseldi. Vatandaşın tüketici ve konut kredisi borçları toplamı son 10 yılda 4 kat arttı. Vatandaşın bankalara olan borçlarını ödeyemediği gerekçesi ile takibe alınan kredi borçları da son 10 yılda 3 kat attı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Borçlar şirketlere satıldı:</strong> Bankaların vatandaştan zamanında tahsil edemedikleri için takibe aldıkları ancak daha sonra da varlık yönetim şirketlerine sattıkları alacaklarından kaynaklanan vatandaşın borcu da Mart 2021 sonu itibariyle 30,3 milyar liraya ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ucuz eve milyarlık borç:</strong> Vatandaşların taksitli konut alımları nedeniyle Toplu Konut İdaresine (TOKİ) olan borçları ise 26,4 milyar lira düzeyinde bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vatandaşın trilyonluk borcu:</strong> Vatandaşların bankalara, finansman şirketlerine, varlık yönetim şirketlerine ve TOKİ’ye olan toplam borcu 2021’in ilk 6 ayının ardından 928 milyar liraya ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çiftçinin borcu 5 kat arttı: </strong>Çiftçilerin kamu ve özel bankalara kredi borçları toplamı 2011 yılında 31,2 milyar TL’den 2021 yılında 140 milyar TL’ye yükseldi. Çiftçilerin kredi borçlarının son iki senede yüzde 50 artması dikkat çekti. Banka borçlarının yanında çiftçilerin Tarım Kredi Kooperatifine olan borcu ise 9 milyar liraya ulaştı. Çiftçilerin borçlarının üçte ikisini kamu bankalarına olan borçlar oluşturdu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Pandemi KOBİ’leri vurdu: </strong>Küçük işletme ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) kredi borçları toplamı 2011 yılında 168 milyar TL iken 2021 yılına gelindiğinde bu borcun büyüklüğü 935 milyar TL’ye ulaştı. 2011 yılında 1,5 milyon olan borçlu KOBİ sayısı 2021’de 4 milyona dayandı. KOBİ’lerin ödeyemediği borçlar toplamı da 56,3 milyar TL’ye yükseldi. 2019’un sonundan itibaren pandemi döneminde KOBİ’lerin kredi borçları yaklaşık 250 milyar TL artış gösterdi. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği’ne (TESKOMB) esnaf ve sanatkarların toplam 68 milyar lira kredi borcu bulunurken, bunun 42,6 milyar lirasının sadece 2020 yılında borçlanılması dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çalışamadan borçlu gençler:</strong> Öğrencileri maddi yönden desteklemek, sosyal ve kültürel gelişmelerini kolaylaştırmak amacıyla devam ettikleri yüksek öğretim kurumlarının normal öğrenimi süresince verilen öğrenim kredisi borçları da katlandı. 2002 yılında 450 bin öğrenci kredi alırken bu rakam yaklaşık 4 kat katlayarak 2021’de 1 milyon 200 bine ulaştı. Öğrenim kredisi borçlu öğrenci sayısı 5 milyonu, borçlar toplamı 6 milyar TL’yi geride bıraktı. Son 10 yılda öğrenim kredisi borcu olan 5 milyon öğrenciden borçlarını ödeyemeyen yaklaşık 300 bini aşan sayıda genç, takip için Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İcrada milyonlarca dosya bekliyor: </strong>Ulusal Yargı Ağı (UYAP) üzerinden alınan verilere, 2021’in ilk 6 ayında icra ve iflas dairelerine toplam 2 milyon 974 bin yeni dosya geldi. İcra iflas dairelerindeki dosya sayısı 2002 yılında 8 milyon ilen bu rakam 2021’e gelindiğinde yaklaşık 22 milyona yükseldi. İcra ve iflas dairelerine 2021 Haziran ayının ilk bir haftasında gelen dosya sayısı 137 bin olarak belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bütçe borçla başlıyor: </strong>Saray’ın hazırladığı 2021 bütçesi de borçla oluşturuldu. 2020 yılı bütçe açığı 239 milyar TL’ye ulaşırken, 2021 yılında bütçe giderleri 1 trilyon 346,1 milyar lira, bütçe gelirleri 1 trilyon 101,1 milyar lira, bütçe açığı ise 245 milyar lira olarak öngörüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletin kasası da borçlu: </strong>İktidarın 128 milyar dolarlık birikimin ne olduğunu açıklayamadığı Merkez Bankası’nın swap dahil toplam döviz ve altın borçları 52 milyar 249 milyon dolara ulaştı. Merkez Bankasının swap borçları dahil net rezervi ise eksi -57,8 milyar dolar oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Borçların vadesi kısaldı: </strong>Kamu bankaları, Merkez Bankası ve özel sektörün kısa vadeli dış borcu 140 milyar dolara ulaştı. Kısa vadeli dış borç oranı 2010 yılından itibaren 2 kat artış dikkat çekti. Özel sektörün uzun vadeli dış kredi borcu ise finans sektörü ve reel sektör toplam 160 milyar dolara yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Borçlar yaşamları vurdu: </strong>AKP döneminde katlanan borçlar sosyal yaşama iflas, haciz, boşanma ve geçim intiharları olarak yansıdı. Ekonomik krizin derinleştiği son 5 yılda Türkiye'de boşanma sayıları hızla artı. Son 9 yılda boşanma hızındaki artış yüzde 16'ya çıkarken, geçtiğimiz yıl boşanan çift sayısı yüzde 8.8 arttı. Borçları biriken çiftçilerin icradaki kredileri toplamı 6 milyar TL’yi geri bıraktı. Binlerce çiftçinin tarlasına, traktörüne ve hayvanlarına haciz konuldu. 2020 yılında her gün ortalama en az 273 esnaf iflas ederken, son iki yılda toplamda en az 213 bin esnaf sicilden ve meslekten terkini yaparak kepenk kapattı. 2021 yılının ilk 4 ayında iflas eden esnaf sayısı ise 36 bin 112'ye yükseldi. 2002-2019 yılları arasında gerçekleşen 53 bin intihardan 4 bin 801’inin gerekçesi resmi raporlara geçim sıkıntısı olarak yansıdı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Başkan Kılınç: ‘’Eğitime Desteği Sürdüreceğiz’’]]>https://www.haberanaliz.net/haber/baskan-kilinc-egitime-destegi-surdurecegiz-13643fbd19bba-7743-474f-9c6c-fa29ef7987802021-06-09T15:32:00+03:00HABER MERKEZİ Başkan Kılınç: ‘’Eğitime Desteği Sürdüreceğiz’’

Başkan Kılınç: ‘’Eğitime Desteği Sürdüreceğiz’’

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Köy okulları başta olmak üzere ilçe genelinde bulunan okullara çevre düzenlemesinden peyzaj çalışmasına, istinat duvarından güvenlik için file çekimine kadar birçok konuda destek veren Anamur Belediyesi, Spor Yap Sağlıklı Yaşa sloganından yola çıkarak okullara kale direği ve futbol topu hediye ediyor. Anamur Belediyesi’ne bağlı Makine İkmal Müdürlüğü atölyesinde imal edilen kale direklerini ve temin edilen futbol toplarını okullara hediye ettiklerini belirten Anamur Belediye Başkanı Hidayet Kılınç: ‘’ Şu ana kadar kendi atölyelerimizde 24 okulumuz için kale direği imalatı gerçekleştirdik ve bunların bir kısmını okullarımıza teslim ettik. Bugünde Çarıklar mahallemizde bulunan Efeler İlkokuluna kale direği, futbol topu, oturma bankı ve piknik masası hediye ediyoruz. Futbol topu dışında hediye ettiğimiz tüm malzemeleri kendi atölyemizde çok uygun fiyatlara imal ediyoruz. Hem belediyemiz tasarruf ediyor, hem de çocuklarımızı spora teşvik edecek hediyeler üretmiş oluyoruz. Ayrıca öğrencilerimiz kadar öğretmenlerimizi de düşünerek onlara da oturma bankı ve piknik masası hediye ediyoruz.’’ dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KAYSERİ’NİN PARASINI OKA MOKA DEĞİL KAYSERİ’YE HARCAYIN]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kayserinin-parasini-oka-moka-degil-kayseriye-harcayin-13642942d6f11-285d-4964-b926-c8b7bb6b6fe12021-06-09T15:22:00+03:00HABER MERKEZİ KAYSERİ’NİN PARASINI OKA MOKA DEĞİL KAYSERİ’YE HARCAYIN

KAYSERİ’NİN PARASINI OKA MOKA DEĞİL KAYSERİ’YE HARCAYIN

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kayseri’nin taşra ilçelerinde toplu taşımacılık yapan esnafın sıkıntılarına dikkat çeken Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri Milletvekili Çetin Arık,&nbsp; Adalet ve Kalkınma Partisi belediyelerine seslenerek, “Kayseri'nin parasını Bilal Erdoğan'ın gönlünü hoş etmek için oka moka değil, ihtiyacı olan esnaflarımıza, çiftçilerimize, Kayseri'mize harcayın” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Kayseri’nin taşra ilçelerinde toplu taşımacılık yapan esnafın sıkıntılarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme taşıdı. Toplu taşıma yapan esnafın zor durumda olduğunu ancak Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin esnafın sorunlarını unutup Bilal Erdoğan ok atsın diye milyonlarca lira harcadığını belirten Arık, şunları söyledi: “Akkışla, Bünyan, Develi, Tomarza, Felahiye, Özvatan, Pınarbaşı, Sarıoğlan, Sarız ve Yeşilhisar ilçelerimizde toplu taşımayla uğraşan esnaflarımız zor durumda; ‘Derdimiz çok ama duyan yok.’ diyorlar, ‘Virüse yakalanan insanlarımız nasıl ki nefes alamıyorsa biz de çektiğimiz sıkıntılar yüzünden nefes alamıyoruz, ciğerlerimiz büzüldü.’ &nbsp;diye dert yanıyorlar, ‘Taşıdığımız yolcu mazot paramızı karşılamıyor, Belediye ise sadece kart satma peşinde.’ diyorlar, ‘Milyonlarca lira para harcayarak Bilal Erdoğan ok atsın diye Etno Sporu kuran Büyükşehir Belediyesi biz esnafları da artık görsün.’ diyorlar. Sayın Belediye Başkanları, Kayseri'nin parasını Bilal Erdoğan'ın gönlünü hoş etmek için oka moka değil, ihtiyacı olan esnaflarımıza, çiftçilerimize, Kayseri'mize harcayın.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Çepni: Nereden geldiği belli olmayan zehirli atık ülkesidir Türkiye]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cepni-nereden-geldigi-belli-olmayan-zehirli-atik-ulkesidir-turkiye-13641769be96c-75b4-4001-b6b6-0a4f1c731a402021-06-09T15:18:00+03:00HABER MERKEZİ Çepni: Nereden geldiği belli olmayan zehirli atık ülkesidir Türkiye

Çepni: Nereden geldiği belli olmayan zehirli atık ülkesidir Türkiye

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">HDP İzmir Milletvekili ve Çevre Komisyonu Üyesi Murat Çepni, 8-6-2021 tarihinde Meclis Genel Kurulu’nda konuşma yapmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teşekkürler Başkan; Genel Kurul ve değerli halkımız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Evet, çevre ve ekoloji denildiğinde AKP iktidarı tarafından bir çelişkiler yumağıyla karşı karşıya kalıyoruz. Bu öylesine bir durum ki akın kara, karanın ak olduğu bir tablo.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi, Türkiye dünyanın çöplüğü hâline getirilmiş fakat bizim bir Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız var, zannedersiniz ki dünyada çevrecilik konusunda şampiyon bir pratik sahibi. Yani böylesine bir tabloyu neresinden tartışacağımızı bilemiyoruz. Yani yapılan işin yanlışlığı doğruluğundan ziyade, var olup olmadığını tartışıyoruz yani "AKP." dediğinizde böyle bir tablo.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi, düşünün ki fidan dikmek ile ormanı aynılaştıran bir iktidarla karşı karşıyayız yani bir ormanın yüzyıllarda oluştuğunu bilmeyen ya da bilmek istemeyen bir iktidar; şimdi, böylesi bir durum.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Salda Gölü; ya, el dokunmaması gereken bir Salda Gölü'ne şimdi inşaat yapıyor ve inşaatı da bize çevrecilik olarak yutturmaya çalışan bir Çevre ve Şehircilik Bakanlığı var; tablo bu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi, Türkiye'de 2004 yılından bugüne Avrupa ülkelerinden ithal edilen plastik artıkların miktarı 173 kat artmış; bu, Türkiye'de olmuş, AKP rejiminde olmuş. Avrupa'dan 2019 yılında 582 bin ton plastik atık ithal edilmiş, 2020 yılındaysa 659 bin ton plastik atık ithal edilmiş. Bunu AKP yapmış, AKP, başka biri değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhracat diye bir şey yok, dünyanın çöplüğü yapmışsınız Türkiye'yi. Dünyanın çöplüğü yapanlar şimdi de kalmış bize çevrecilik yutturmaya çalışıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi, Türkiye'nin etkili atık yönetimi yok. Çöplerin ayrıştırılması, yıkanması, kategorize edilmesi ekonomik değil, ekonomik olmadığı için ithal ediyor -yani düşünün, AKP icraatı bu; "AKP" demek "rant" demek, "AKP" demek "kâr" demek, bu yoksa eğer ormanlar da kesilir çöpler de ithal edilir- gerekçe, ekonomik olmaması. Son bir yılda ithal izinli şirket sayısı 130'dan 400'e çıkmış; çok kârlı bir alan, 400'e çıkmış. Türkiye'de 250 bin ton atık toplama ve dönüştürebilme kapasitesi var fakat bunun çok çok ötesinde bir ithal politikası var. Plastik atıklar, atık ithalatı yasaklanmalıdır, atık toplama işçileri de güvenceye kavuşturulmalı, sosyal ve ekonomik hakları sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nereden geldiği belli olmayan zehirli atık ülkesidir Türkiye. Örneğin, İzmir Gaziemir'de terkedilmiş bir fabrika sahasında nükleer atık kalıntıları vardır. On üç yıldır bu devlet, her türlü kurumuyla, bu zehirli atığı temizleyememektedir. Soruyorum buradan bir kez daha: Niye Gaziemir'i temizleyemiyorsunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunu kimin getirdiği belli değil resmen ama işte kimin getirdiği AKP'nin bu mekanizmalarından çok net olarak bellidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Yetmiyor, bakın, Aliağa, Türkiye genelindeki kanser oranın 4 katı fazla kanser vakası olan bir ilçe; Aliağa. Peki, Aliağa'da şimdi bir gemi bekleniyor, asbest yükü zehirli bir gemi bekleniyor ve bu gemi Aliağa'ya gelecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz Aliağa'da, Aliağa'nın Türkiye'nin çöplüğü, Türkiye'nin de dünyanın çöplüğü olmadığını söylemeye devam ediyoruz ve o asbest yüklü zehirli geminin Aliağa'ya gelmeyeceğini, gelemeyeceğini, getirmeyeceğimizi buradan bir kez daha söylüyoruz. AKP zehir ithal eden bir iktidardır ama bakanlıkları da bu zehirli politikaları ambalajlamakla görevli şirketlerin aparatına dönüşmüştür. Bunu reddediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Teşekkür ediyorum.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bu kirli düzene son vereceğiz]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bu-kirli-duzene-son-verecegiz-1364078bddc5b-5cea-4ebe-b213-757a0cee64a72021-06-09T11:11:00+03:00HABER MERKEZİ Bu kirli düzene son vereceğiz

Bu kirli düzene son vereceğiz

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kemalpaşa İlçe Başkanı Ahmet Cemil Balyalı ve Kemalpaşa Belediye Başkanı Rıdvan Karakayalı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen programa İl Başkan Yardımcısı Şener Akdemir, parti yöneticileri, meclis üyeleri, kadın ve gençlik kolları da katıldı.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KİRAZ TARLADA 10 LİRA MARKETLERDE 30 LİRA”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kiraz üreticilerinin elde ettikleri mahsulle masraflarını dahi karşılayamaz durumda olduğunu vurgulayarak sözlerine başlayan Sındır, “ürününü yüksek girdi maliyetleri nedeniyle ederine satamayan çiftçimiz yoksullaşıyor, üreticimizin düşük ürün fiyatları nedeniyle borç yükü her geçen gün katlanıyor. 19 yıldır iktidara ‘üretim yaşamdır, üretimin desteklenmesi ise şarttır’ diye sesleniyoruz ama cevap alamıyoruz. Bir kilo kirazı 15 ila 20 lira maliyetle yetiştiren üreticimiz iç piyasaya ürününü bugün 10, 12 liradan satmak zorunda bırakılıyor.&nbsp; Artık çiftçi, üretim yapmamanın maliyetini hesaplıyor acaba üretim yapmasam mı diyor ve her geçen gün üretici, üretimden yavaş yavaş kopuyor. Kiraz alım noktalarında, tarlada 10 lira olan kiraz marketlerde 30 lira. Tüccarların ağız birliği yaparak üreticinin malını maliyetinin dahi altında almaya çalışmasına iktidar göz yumamaz. Serbest piyasada rekabet koşullarının ortadan kaldırılmasını iktidar görmezden gelemez. Rekabet Kurulu ile Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasalarını İzleme ve Değerlendirme Kurulu bu işe dur demeli. Üreticiyi; önce don afeti, sonra da rekolte vurdu şimdi ise tüccarların istediği gibi piyasa oluşturmasına izin veren iktidar vuruyor. İlk genel seçimlerde iktidar olacağız; üreticimizin hakkını, tüketicimizin sağlıklı ve ucuzu almasını sağlayacağız” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“2021 YILININ SADECE İLK DÖRT AYINDA 36 BİNİ AŞKIN ESNAF İFLAS ETTİ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Zor günler geçiren esnafın sorunlarının yönetilemeyen pandemi nedeniyle çığ gibi büyüdüğünü söyleyen Sındır, “ “Pandemi nedeniyle faaliyetleri kısıtlanan esnafımız; yüksek kur, ağır vergiler ve artan girdiler nedeniyle kazanamıyor, sattığı malın yerine yenisini koyamıyor. İktidar pandemi döneminde esnafa yok hükmünde destek verdi, verdiği destek koyduğu vergilere bile yetmedi , esnaf o destekle BAĞ – KUR primlerini bile ödeyemedi.&nbsp; Esnafımız pandemi boyunca sahipsiz, çaresiz ve korumasız bir durumda kaldı. 2021 yılının sadece ilk dört ayında 36 bini aşkın esnaf iflas etti. Milletin parasını geçmediğimiz yollara, köprülere, uçamadığımız havaalanlarına, gitmediğimiz hastanelere değil can çekişen esnaflarımıza hibe desteği olarak verin. Esnaf ekonomik hayatın, sosyal yaşamın olmazsa olmazıdır. Kaderine terk edemez, yaşadıklarını sıkıntıları, sorunları görmezden gelemezsiniz. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bu karanlık düzene son vereceğiz. İktidar olacak, Esnaf Bakanlığını kuracağız, esnafımızın kredilerini, faizsiz taksitlendireceğiz, kiralardan stopajı kaldıracağız” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ESNAFIN, ÇİFTÇİNİN DAYANACAK GÜCÜ KALMADI”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Esnafın, borç batağı içine düştüğünü söyleyen Milletvekili Bayır, &nbsp;“Pandemi öncesinde esnaflarımız zaten zor durumdaydı. Pandemi sonrası ise, AKP’nin uyguladığı yanlış politikalar sonucunda, işletmelerinin kapılarını açamayan esnaflarımız olumsuz etkilenerek, borç sarmalına girdi. Bugün net bir biçimde gördük ki, AKP güzel ülkemizi yönetemiyor.&nbsp; Devlet bankalarından, çiftçiye verilmesi gereken krediler yandaşlara gitmiş. Bu paralar bankalara geri ödendi mi, ödenmedi mi bilmiyoruz çünkü, ‘Ticari Sır’ denilerek cevap verilmiyor. 128 milyar dolar nerde diyoruz, her birinden farklı&nbsp; ses çıkıyor. Ciddiyetten, liyakatten uzak bir devlet yönetimi var. Başkanlık sistemi gelince, ‘Dolar düşecek, ülkeye huzur gelecek’ söylemlerini atanların, ülkeyi getirdiği yer ortada. Esnafın, çiftçinin dayanacak gücü kalmadı. Elektrik, su parasını yatıramayan esnaf var.&nbsp;&nbsp; Pandemi de esnafın dükkanı kapalıydı ama vergi ve sigortalar alınmaya devam edildi. Tam kapanma döneminde işletmelerinin kapılarını açamayan esnafların, pandemi dönemi içerisindeki vergilerinin silinmesi gerekiyor” dedi.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN DEMOKRAT PARTİDE İSTİFA FURYASI BİTMİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partide-istifa-furyasi-bitmiyor-136397af5fe2e-bd86-40a7-9d00-4f85946cf0bf2021-06-09T10:51:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN DEMOKRAT PARTİDE İSTİFA FURYASI BİTMİYOR

MERSİN DEMOKRAT PARTİDE İSTİFA FURYASI BİTMİYOR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ANKARA- </strong>Mersin Demokrat partide istifalar ardı ardına geliyor. Partinin kurucuları isyan halindeler. İl yönetiminin bir araya eksiksiz gelip toplanamamaları, önemli ilçelerin kapılarını bir türlü açamamaları, partinin mülkiyeti olan ilçe binalarını bile açamadıkları, il ve ilçelerde kadın kolları ile gençlik kollarını bile oluşturamadıkları, bırakın kadın ve gençlik kollarını, yönetimlere aldıkları isimleri bile partiye getiremediklerini&nbsp;yüzünden sürekli uyarı yaptıklarını yol gösterdiklerini ancak kimsenin o yerli olmadığını belirterek, Böyle bir il yönetimi ve bu ekiple hareket edenlerle yol yürümenin yanlış olduğunu, umutlarının kırıldığını söyleyerek&nbsp; istifalarını ptt aracılığı ile DP GENEL BAŞKANLIĞINA gönderdiklerini ve e devlet üzerindende ayrıca da yaptıklarını belirttiler.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>İşte istifa eden ALİ ÖKSÜZER DİLEKÇESİ İLE POZ VERDİ</strong></span></span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c0ad4335bcd.jpg" style="height:861px; width:675px" /></span></strong></p><p><em><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>İŞTE İSTİFA EDEN ŞUAYİP YILDIZ, DİLEKÇESİ İLE POZ VERDİ.&nbsp;</strong></span></span></em></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60c0ad5f06f8e.jpg" style="height:802px; width:702px" /></span></strong></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ABD, Türkiye dahil 110 ülke ve bölgeye seyahat uyarısını gevşetti]]>https://www.haberanaliz.net/haber/abd-turkiye-dahil-110-ulke-ve-bolgeye-seyahat-uyarisini-gevsetti-136380a4f7594-18fe-46d7-ab2c-d03d85f873d52021-06-09T09:35:00+03:00HABER MERKEZİ ABD, Türkiye dahil 110 ülke ve bölgeye seyahat uyarısını gevşetti

ABD, Türkiye dahil 110 ülke ve bölgeye seyahat uyarısını gevşetti

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), Covid-19 salgınıyla mücadele önlemleri kapsamında 110 ülke ve bölgeye seyahat uyarısını gevşetti. Pazartesi günü kriterlerini güncelleyen kurum, aralarında Türkiye'nin de olduğu 61 ülkeye seyahat uyarısını en yüksek seviye olan Seviye 4'ten Seviye 3'e düşürdü. Seviye 4'te olan ülkelere her türden seyahatten kaçınılması uyarısında bulunuyordu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">TÜRKİYE, 'SEVİYE 3' LİSTESİNDE</span></h2><p><span style="font-size:18px">Seviye 3 listesine yeni katılan ülkeler arasında Fransa, Ekvador, Filipinler, Güney Afrika, Kanada, Meksika, Rusya, İspanya İsviçre, Ukrayna, Honduras, Macaristan, İtalya ve Türkiye de var. CDC Sözcüsü ayrıca 50 ülke ve bölgenin de Seviye 2'den Seviye 1'e düşürüldüğünü açıkladı. Covid-19 riskinin en az olduğu ülkeler arasına böylece Singapur, İsrail, Güney Kore, İzlanda, Belize ve Arnavutluk da katılmış oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanlığı da CDC'nin aldığı karar uyarınca seyahat tavsiyelerini güncellediklerini açıkladı. Bakanlık tavsiyelerde ticari uçuş imkanı, ABD vatandaşlarının girişine yönelik kısıtlamalar, üç günlük süre içinde Covid-19 test sonucu sunma imkanının olup olmaması gibi başka faktörlerin dikkate alınmadığını, yolcuların bu hususlara dikkat etmesi gerektiğini ifade etti.</span></p><h3><span style="font-size:18px">OLİMPİYATLAR ÖNCESİ JAPONYA DA LİSTEDE</span></h3><p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanlığı'nın seyahat uyarısını gevşettiği ülkeler arasında Japonya da bulunuyor. Bakanlık 24 Mayıs tarihinde, temmuz sonunda Tokyo Olimpiyatları'nın yapılacağı Japonya'ya seyahat edilmemesi tavsiyesinde bulunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">CDC, yaptığı güncellemede risk gruplandırmasında belirleyici olan kriterlerin değiştirilmesinin rol oynadığını açıkladı. Buna göre Seviye 4 için daha önce 100 bin kişide 100 vaka sayısı olan kriter, 100 bin kişide 500 vaka sayısı olarak değiştirildi. Birçok ülkenin risk seviyesinin düşmesinde kriter değişikliğinin ve salgının daha iyi kontrol etmesinin rol oynadığı açıklandı.</span></p><h5><span style="font-size:18px">ABD'NİN RİSK SEVİYESİ DE DÜŞÜRÜLDÜ</span></h5><p><span style="font-size:18px">CDC, ABD'nin risk durumunu da Seviye 4'ten Seviye 3'e düşürdü. ABD kendi vatandaşı olmayan ve gelişten önceki 14 gün içerisinde Çin, İngiltere, İrlanda, Hindistan, Güney Afrika, Brezilya, İran ve 26 Schengen ülkesinde bulunmuş olan kişilere seyahat yasağını sürdürüyor. (Kaynak: DW Türkçe)</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Siber Suçlara Eş Zamanlı Operasyon]]>https://www.haberanaliz.net/haber/siber-suclara-es-zamanli-operasyon-13637984af178-08f8-4411-b68c-a9fbd9f47bea2021-06-09T09:29:00+03:00HABER MERKEZİ Siber Suçlara Eş Zamanlı Operasyon

Siber Suçlara Eş Zamanlı Operasyon

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA- Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzce Ş. K. isimli şahsın ihbarı doğrultusunda 16.12.2019 tarihinde “<strong>TCK 220, 7258 SKM ve Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme”</strong> suçlarıyla alakalı başlatılan planlı çalışma dosyası kapsamında;&nbsp;08/06/2021 günü eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonda <strong>Mersin il merkezi ile Tarsus, Erdemli ilçeleri, İstanbul, Muğla, Aydın, Batman, Gaziantep, Kocaeli,&nbsp; Zonguldak, Bolu, Bursa, Kırklareli, Tekirdağ, Şanlıurfa, Denizli, Antalya ve Manisa </strong>illerinde ikamet eden117 şüphelinin yakalanmasına yönelik olarak 116 adreste arama gerçekleştirildi. Şu ana kadar İlimizde merkezinde 37, diğer illerde 49 olmak üzere toplam 86 şahıs yakalanarak gözaltına alınmış olup, olayla ilgili tahkikat devam etmektedir. Gelişmelerden ayrıca bilgi verilecektir.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Beyaz Et Fiyatlarındaki Artış ve Sektörün İçine Düştüğü Darboğaz]]>https://www.haberanaliz.net/haber/beyaz-et-fiyatlarindaki-artis-ve-sektorun-icine-dustugu-darbogaz-13636410ee288-ff79-4dc2-8985-30baaed5622d2021-06-09T09:25:00+03:00HABER MERKEZİ Beyaz Et Fiyatlarındaki Artış ve Sektörün İçine Düştüğü Darboğaz

Beyaz Et Fiyatlarındaki Artış ve Sektörün İçine Düştüğü Darboğaz

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Sayın Bekir Pakdemirli tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince arz ederim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Levent GÖK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Milletvekili</span></p><p><span style="font-size:18px">Kırmızı ete oranla daha düşük fiyatlanması sebebiyle yurttaşlarımızın geçtiğimiz yıllarda sıklıkla tüketmeyi tercih ettiği beyaz ete gelen zamlar üreticilerimizi ve tüketicilerimizi zor durumda bırakmaktadır. Üretim maliyetlerinin sürekli artması sebebiyle beyaz et firmaları küçülmeye gitmekte, kapanan şirketler sektör hacmini daraltmaktadır. Sektörde çok sayıda firma el değiştirirken sözü geçen firmaların bir kısmı yabancı şirketlere satılmakta beyaz ette yerli sermayenin payı azalmaktadır. Üretim maliyetlerinin çoğunluğunu oluşturan yemde dışa bağımlı olunması sebebiyle döviz kurlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkilenen sektörün sorunlarına duyarsız kalınmaktadır. 1 kilogram dana kıymanın 60-65 TL, 1 kilogram tavuk kanadının 55 TL’den satıldığı ülkemizde açlık ve yoksulluk sınırında yaşayan milyonlarca yurttaşımızın sofrasına kırmızı veya beyaz et eklenmesi mümkün görünmemektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bilgiler ışığında:</span></p><ol><li><span style="font-size:18px">2015 – 2020 döneminde beyaz et üreticilerimizin kullandığı tavuk yemlerinin ortalama fiyatları yıllık temelde kaç TL olarak gerçekleşmiştir?</span></li><li><span style="font-size:18px">2015 – 2020 döneminde ülkemizde satılan beyaz etin yıllık ortalama piyasa fiyatlarını açıklar mısınız?</span></li><li><span style="font-size:18px">2015 – 2020 döneminde ülkemizde kişi başına düşen beyaz et tüketimini yıllık temelde açıklar mısınız?</span></li><li><span style="font-size:18px">2015 – 2020 döneminde iflas açıklayan beyaz firmalarının sayısını yıllık temelde açıklar mısınız?</span></li><li><span style="font-size:18px">2015 – 2020 döneminde el değiştiren beyaz et firmalarının sayısını yıllık temelde açıklar mısınız?</span></li><li><span style="font-size:18px">2015 – 2020 döneminde tamamı veya bir kısmı yabancı sermayeli firmalara satılan beyaz et firmalarının sayısını yıllık temelde açıklar mısınız?</span></li><li><span style="font-size:18px">Beyaz et sektöründeki yerli ve yabancı sermayenin güncel paylarını açıklar mısınız?</span></li><li><span style="font-size:18px">Beyaz et üretimindeki en büyük girdi maliyetini oluşturan yem fiyatlarının düşürülmesi için hangi çalışmalar yürütülmektedir?</span></li></ol>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Müsilaja karşı mücadele mafya düzenine karşı mücadeledir]]>https://www.haberanaliz.net/haber/musilaja-karsi-mucadele-mafya-duzenine-karsi-mucadeledir-136356bd90ddd-cff0-40ab-a5e0-2041677c03e62021-06-09T09:23:00+03:00HABER MERKEZİ Müsilaja karşı mücadele mafya düzenine karşı mücadeledir

Müsilaja karşı mücadele mafya düzenine karşı mücadeledir

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Değerli Basın Mensupları ve Bizleri Sosyal Medya Üzerinden İzleyen Değerli Halkımız;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünkü gündemimiz müsilaj denilen deniz salyası ve mafya devlet ilişkileri ve en son HDP’nin kapatılması davası.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öncelikle müsilaj meselesinden başlamak istiyoruz. Küresel iklim krizi, müsilaj, kuraklık, aşırı doğa olayları, suların yok olması, ormanların yok olması velhasıl bir bütün olarak doğa S.O.S veriyor. Fakat bütün bunlar birileri tarafından sermaye ve onun devleti tarafından&nbsp; devletler tarafından doğal bir vakaymış gibi ortaya konmaya çalışılıyor iken ama esasında bütün bu yaşanan tahribatların ve ağır sonuçların esas sebebinin sermaye şirketlerinin faaliyetleri olduğunun altını çiziyoruz. Bunlar esasen insan odaklı sonuçlar. Ama insanların tek tek evlerinde, yaşam alanlarında yarattığı tahribattan ziyade, esasen şirketlerin, ulusal ve uluslararası sermayenin kar odaklı tahribatlar. Bütün bunlar olurken bizim meseleye yaklaşımda bir ayırt edici yanımız var. Biz bu ayırt edici yanımızı esasen ortaya koymak istiyoruz. Çünkü bunu ortaya koymadığımızda meselenin etrafında dönüp dolaşmış olacağız. Yani, kaybettiğimiz yerde aramak yerine genel olarak telafi edici cümleler ya da projeler&nbsp; ortaya koymuş oluruz ki bu esasen hiçbir mana ifade etmemiş olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müsilaj başta Marmara Denizi olmak üzere büyük bir felakete dönüşmüş durumda. Bu hem denizin, suyun, doğanın tahribatını dönüşmüş durumda aynı zamanda insanların ve doğal yaşamın da geleceği açısından büyük bir risk oluşturuyor. Şimdi, müsilaj nedir? Müsilaj en&nbsp; basit deyim ile,&nbsp; denizlerdeki biyolojik yaşamın başlangıcı fitoplanktonların aşırı çoğalması sonucu tepkime vermesi,&nbsp; tepkime sonucunda açığa çıkan salgı. Bu aslında baktığımızda doğal bir sonuç. Bugün bunu risk haline getiren şey aşırı oluşması. Bu tıpkı&nbsp; şuna benziyor; sera etkisi dediğimiz meseledeki&nbsp; az olduğunda da sorun olan, çok olduğunda da soruna dönüşen ısınma meselesi gibi. Burada da başta da söylediğimiz gibi bunda insan faaliyetlerinin çok belirleyici etkisi var.&nbsp; Marmara Denizi’nde müsilajın artmasının sebepleri neler? Marmara Denizi’nde bu yeni değil 2017’den itibaren bunun çalışmaları sürdürülüyor fakat daha öncesinde 2007’de görülen bir durum. Peki, bunun sebebi ne? Bunun sebebi şu; Birincisi Marmara Denizi nispeten hareketsiz bir deniz. İki tane akıntısı var. Dip akıntısı ve üst akıntısı. Dip akıntısı Karadeniz’e doğru, diğeri de Karadeniz’den Akdeniz’e doğru giden bir akıntı. Dolayısıyla bu akıntıların zayıflığı Marmara Denizi’ni harekesiz kılan bir etken. Biz bu denizi bir kanalizasyon çöplüğüne dönüştürmüşüz.&nbsp; Özellikle 80’lerden sonra sanayileşmenin artmasıyla, fabrikaların artmasıyla&nbsp; birlikte Marmara Denizi etrafında sanayi yatırımlarının dizginsiz bir şekilde, kontrolsüz bir biçimde artması sonucu Marmara Denizi bir atık çöplüğüne dönüştürülmüş durumda. Aslında Marmara deniz&nbsp; çoktan ölü denize bizzat şirketler tarafından, sermaye tarafından dönüştürülmüş durumda. Marmara Denizi’nin sıcaklığı normalden 2 derece fazla. Bu 2 derece fazlalık, küresel iklim krizi ile bağıl olduğu kadar daha&nbsp; da çok bu bahsettiğimiz Marmara Denizi etrafındaki kontrolsüz yapılaşma ile ilgili. Yani siz Marmara Denizi’ni çöplüğe dönüştürdüğünüzde, orayı bulandırdığınızda güneşin yarattığı etkiyle ısınma doğal olarak artıyor. Yine burada bir başka etken de denize deşarj sistemi. Yani Marmara Denizi etrafında 25 milyon insan var. Türkiye’nin sanayisinin neredeyse yarısı bu bölgede. Bu havzada. Siz bütün bu sanayi çöplüklerini, sanayi pis sularını bu denize derin deşarj denilen sistemle deşarj ediyorsunuz. Bu durum aslında şu; derin deşarj sistemi ile suyun 15 ile 30 metre altına bunu basarak, Karadeniz’e giden akıntıya bu suları basarak bu suların, bu pisliklerin Karadeniz’e taşınması vesilesiyle, Marmara Denizi’ni kurtarmış oluyorsunuz. Ama aynı pisliği Karadeniz’e göndermiş oluyorsunuz. Yani temizlik diye tarif edilen şey aslında bir taraftan alıp bir tarafa koymak. Nihayetinde Karadeniz ve Marmara gidiş gelişinde&nbsp; bunun&nbsp; geçici bir çözüm dahi olmadığını söyleyebiliriz. Müsilaj meselesinde gerçekte tablo bu iken. İktidarların ne yaptığına bakalım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düşünün Türkiye Avrupa’nın en çok hurda kağıt, metal ve plastik Avrupa ülkelerinden biri haline geliyor. 2004 yılından bu güne Avrupa’dan&nbsp;&nbsp; ithal edilen plastik atıkların miktarı 173 kat artmış durumda.&nbsp; 2019 yılında ithal edilen 14 milyon ton atığın 582 bin&nbsp; tonu plastik. Yine plastik dışı atıklarda da lider ülke Türkiye. 2020 yılında Avrupa’dan 13.7 milyon ton&nbsp; atık ithal etmiş. 2020 yılında atık plastik izni olan 130 şirket bulunurken 202’in ilk dört ayında bu sayı 400’e çıkmış. Yani çöpler ve doğanın tahribatından, doğanın kirlenmesinden rant elde eden şirket sayısı AKP döneminde katlanarak bugünlere gelmiş. Türkiye dünyanın çöplüğü haline getirilmiş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki Bakanlıklar ne yapıyor? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı müsilajla ilgili belli çalışmalar yapmaya başlamış. En büyük planları,&nbsp;&nbsp; projesi de denizin&nbsp; belediyeler tarafından temizlenmesi, müsilajın oradan alınması. Müsilajın denizlerden toplanması çok zor neredeyse mümkün değil ama toplansa bile bunların nasıl bertaraf edileceği, nasıl ayrıştırılacağı ayrı bir mesele. Marmara Denizi bu anlamda müsilaj artışının sebeplerinden biri de oksijensizleşme. Oksijen olmadığında bu çözünürlüğü ortadan kalkıyor ve bu hale geliyor. Kirliliğin yarattığı oksijensizleşme meselesi de başlı başına kritik bir mesele. Burada bakanlık ne yapıyor. Bizim bir Çevre ve Şehircilik Bakanımız var Murat Kurum, birilerinin himayesi olmadan iş yapmaz bir bakanlık. Bu bakanlık sermaye şirketlerinin ÇEO’su bile değil. Sermaye şirketlerinin basit bir aparatına dönüşmüş bir bakanlıkla karşı karşıyayız. Ağzından düşürmediği “birilerinin himayesinde caf caflı parlak projeler. Her gün açıklamaya devam ediyor. Şimdi müsilaj meselesi ortada iken, kuraklık ortada iken, ormansızlaşma meseleji ortada iken bakanlık Kanal İstanbul’da ısrar etmeye devam ediyor. Kanal İstanbul meselesi müsilaj söz konusu olduğunda son çivi niteliği taşıyan bir proje. Oysa burada ısrar etmekten vazgeçmiyor, tam tersine bunu bir fırsata dönüştürmeye çalışıyor. Murat Kurum yine bugün her gün daha doğrusu millet bahçeleri kurmakla övünüyor. Ve bunun en dikkat çekici olan bir tanesi de Salda Gölü’ne yapılmaya çalışılan millet bahçesi. Düşünün&nbsp; ki bir bakan normalde el ayak değmemesi gereken Salda Gölü’ne millet bahçesi yapmakla övünüyor. Sermaye kirletsin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bunu ambalajlasın. Bütün ortaya çıkan tablo tam olarak bu. Yine, Adil Karaismailoğlu diye bakanımız var. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı. Bu da evlere şenlik bir bakan. Bu da yine Kanal İstanbul’un bu vesileyle önemli olduğunu söylüyor. Bütün bilim insanları, bütün ekoloji örgütleri, bunun son çivi olacağını söylemesine rağmen, tam tersine, bu müsilajın aslında Kanal İstanbul’u tekrar tartışmaya açması gerektiğini, bundan derhal vazgeçilmesi gerektiğini söylerken; Karaismailoğlu bunu bir fırsata çevirmeye çalışıyor. Karaismailoğlu, İkizdere’de de herkesin gördüğü üzere, ne söylemişti? “Biz her kestiğimiz ağacın yerine, on ağaç dikeceğiz.” Bir bakanlık düşünün ki bir fide ile ormanın arasında farkı bilmeyen bir bakanlık. Bunların da temel derdi yine dediğimiz gibi şirketlerin aparatı.&nbsp; Yine bir Orman Bakanlığı var Bekir Pakdemirli. Ne yaptığı çok fazla bilinmez. Ormanlar yok edilirken o koltuğundan neredeyse kalkmayan, bu konuda doğru dürüst açıklama da yapmayan, seyreden bir bakanlık. Yani devletin eliyle bu katliamlar gerçekleştirilmeye çalışılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müsilaj meselesinde çözüm önerilerimiz şudur.&nbsp; Bilim insanlarının ortaya koydukları çözüm önerileri şudur: Marmara çevresindeki bu derin deşarj sisteminden vazgeçilmelidir. Biyolojik arıtma&nbsp; modelinde hamle yapılmalıdır. Şu anda bundan kurtulmak için kısa ve orta vadede bütün bu şirketlerin, tesislerin çalışmaları derhal durdurulmalıdır. Bu yapılmadığında&nbsp; bugün ya da yarın müsilajdan kurtulmak mümkün değildir. Marmara’yı kurtarmak mümkün değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli arkadaşlarım,&nbsp; bütün bunlar yaşanırken, yine faşist çete reisinin yaptığı video açıklamaları var. Bunların karşında karşında yine muhataplarının yaptığı savunmalar var. Şimdi bir mafya, çete, tarikat düzeni ile karşı karşıyayız. Bir tarafta vatan, millet, bayrak diyerek halkın bütün varlıklarını gasp eden, çöken bir sistem var. Bu sistemin nasıl işlediğini müsilaj meselesi ile de görebiliyoruz. Yani, halka ve doğaya karşı her türlü suçu işleyen bu fasit ittifak, ihtiyaçlar söz konusu olduğunda, rant söz konusu olduğunda yan yana gelebiliyorlar. Fakat, bir aşamada çelişkiler ortaya çıktığında, paylaşım mücadelesi ortaya çıktığında birbirlerine düşman hale gelebiliyorlar. Müsülaj ve mafya düzeni&nbsp; meselesinin ilişkisi tam olarak budur. Hiç birinin birbirinden bağımsız olmadığı günlerdeyiz. Müsülaja karşı mücadele mafya düzenine karşı mücadeledir. Bunu böyle anlamak gerekir. Bu mafya düzeni, halkın ve doğanın üzerine bir karabasan gibi çökmüş. Bu mafya düzeni,&nbsp; bütün ortaya çıkan suç ittifakının patlamasından sonra, kendisini korumak için HDP’ye kapatma davasını yeniden güncellediler. Şimdi biz başta söylemiştik tekrar söylüyoruz; Bunları bir arada tutan halk düşmanlığı karakterleridir. Söz konusu halk olunca birden cihan devleti, yani halk düşmanlığı söz konusu olduğunda, birden cihan devleti naraları atmaya başladılar. Fakat gerçek yüzleri bu suç ittifakının paylaşım mücadelesi gündeme geldiğinde ortaya çıkıyor. Birbirlerini korumak için oluk oluk kan akıtacağız diyenler, bugün birbirlerinin koltuklarını gözlerini dikmiş durumdalar. Halkların Demokratik Partisi’ne dönük yapılan bu saldırı bu mafya düzeninin korunması içindir. HDP’ye dönük bu saldırılar bu rant düzeninin korunması içindir. Ortaya serilen bu suç ittifakının pislikleri, Halkların Demokratik Partisi’nin, tüm demokrasi güçlerinin, tüm sosyalist güçlerinin, tüm emek ve demokrasi güçlerinin mücadelesi sonucunda&nbsp; ortaya çıkmıştır. Bu suç ittifakını bugün çelişkiye düşüren temel mesele işte halkların, demokrasi güçlerinin bu mücadelesidir. Biz,&nbsp; bunu başardığımızı buradan bir kez daha söylüyoruz. Onların uykularını kaçıran, onları bugün panik içerisinde çıkış aramaya zorlayan şey bizim baş eğmeyen direnişimizdir. İşte HDP’ye dönük kapatma davası, AKP’sinden MHP’sine, çetelerine kadar bu dertle gündeme getiriliyor. Sarayın bir odasına dönüştürülmüş mahkemeler, savcılar, hakimler ortaya bunca pislik serilmesine rağmen tek bir soruşturma açmaz iken, bugün aldıkları talimatlarla HDP’ye dönük kapatma davası açtılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Evet, Halkların Demokratik Partisi bir halk hareketedir. Ezilenlerin, demokrasi, özgürlük hareketedir. Kökleri tarihtedir. HDP’yi kapatmak bu mücadeleyi engelleyemez. Dün engelleyemediği gibi bugün de engelleyemeyecek. Yaşanacak olan şey şudur; Bu zulüm iktidarı,&nbsp; bu mafya düzeni yıkılacak, demokratik, eşitlikçi, özgür bir iktidar kurulacak. Bunu kuracak olan da öyle videolar falan değil, halkların dost doğru mücadelesidir. Halkların baş eğmeyen mücadelesidir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Halklarımıza bir kez daha şu çağrıyı yapıyoruz. İşçilere, emekçilere, kadınlara, gençlere şu çağrıyı tekrarlıyoruz. Bizi kurtaracak olan kendi kollarımızdır. Biz bu ortaya serilen pislikleri dikkatlice izliyoruz. Fakat buradan çıkarttığımız sonuç bunlardan bir medet ummak değil, kendi mücadelemizi kararlıca sürdürmektir. O yüzden, örgütlenelim. Mücadelemizi yükseltelim. Bu faşist mafya yerle bir edelim. Tüm halklarımıza cesaret, kararlılık ve umut dolu mücadele günleri diliyorum.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Sındır, “TOKİ tarafından yapılan konutları kim denetliyor?”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sindir-toki-tarafindan-yapilan-konutlari-kim-denetliyor-1363334503cca-b10a-4558-bd02-d7eddc751f662021-06-08T15:17:00+03:00HABER MERKEZİ Sındır, “TOKİ tarafından yapılan konutları kim denetliyor?”

Sındır, “TOKİ tarafından yapılan konutları kim denetliyor?”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">30 Ekim 2020 tarihinde İzmir’de yaşanan depremin ardından Bayraklı ilçesinde yıkılan binalar yerine TOKİ tarafından başlanan yeni projelerde özensiz, dikkatsiz ve konusu suç teşkil eden imalatların yapıldığına dair iddialar TBMM’ye taşındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP İzmir Milletvekili ve TBMM Deprem Araştırma Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'a yanıtlanması istemiyle verilen önergede iddialar hakkında Bakanlıkça yapılan denetim ve işlemler soruldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">TMMOB İl Koordinasyon Kurulu ve İzmir Barosu tarafından dile getirilen iddialar ile ilgili olarak CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a yönelttiği önergesi hakkında yaptığı açıklamada sağlıksız ve özensiz yapılan yeni projelerin yeniden bir can ve mal kaybına neden olmaması için gerekli önlemlerin alınması gerekliliğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANINDAN İDDİALAR HAKKINDA AÇIKLAMA BEKLİYORUZ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sındır ayrıca önergesi hakkında “Ülkemiz jeopolitik yapısı itibariyle afetlerin yaşandığı bir coğrafya. Sadece 2020 yılında üç büyük ilimiz olan İzmir, Elazığ ve Malatya’da yüzlerce canımızı yitirirken, çok fazla konut yıkıldı, birçoğu da hasar aldı. Meydana gelen afetin en yakını da 30 Ekim İzmir Depremi! Yaralarımızı yeni yeni sarıyorken, acısı tazeyken, bundan birilerinin ders çıkaramadığı anlaşılıyor. Biz yeni inşa edilecek konutların daha sağlıklı, güvenli ve dayanıklı olacağını umuyorduk. TOKİ gibi bir yatırımcı kamu kurumunun amacında; “kaliteli, nitelikli ve depreme dayanıklı konut stoku oluşturmaktır” ifadesi bulunmaktadır. Söz konusu amacıyla çelişen bir duruma dair ciddi bir iddia var. İzmir’de TOKİ tarafından yapılan konutlarda basına da yansımış olan fotoğraflar kamuoyunu hayli tedirgin etmektedir. Bu tedirginliğin ortadan kaldırılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi adına Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum’u söz konusu iddialar hakkında bir açıklama yapmaya, göreve davet ediyorum. İzmir’de yapılan deprem konutlarının denetimlerinin kim tarafından yapıldığı ve sonuçlarının ne olduğu da aydınlatılmaya muhtaçtır.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TBMM Deprem Araştırma Komisyonu Üyesi Sındır önergesinde şunları sordu:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Depremde yıkılan binalar yerine yapılan yeni yapılarda özensiz, dikkatsiz ve konusu suç teşkil eden imalatların yapıldığı iddiaları bulunmaktadır. Bakanlığınıza bağlı kurum ve kuruluşlara ya da adli makamlara bu konuda iletilen herhangi bir şikayet var mıdır? Varsa bu durum karşısında yapılan işlemler nelerdir?</span></p><p><span style="font-size:18px">-İzmir depreminin ardından TOKİ tarafından yapılacak olan bina sayısı kaçtır? Bunların kaçı ihale edilmiştir? Kaçı ihale aşamasındadır?</span></p><p><span style="font-size:18px">-İhale edilen yapıları hangi firma/firmalar kazanmıştır? Söz konusu yapıları teslim tarihi için öngörülen süre nedir? İhale edilen yapılardan kaçının yapımına başlanmıştır?</span></p><p><span style="font-size:18px">-Yapımına başlanan projelerin denetimi kimler tarafından ne sıklıkla gerçekleştirilmektedir/gerçekleştirilecektir?</span></p><p><span style="font-size:18px">-Yapımına başlanan projelerin denetimleri bugüne kadar düzenli yapılmış mıdır? Yapıldıysa herhangi bir usulsüzlük tespit edilmiş midir?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GİRGİN: ÇİFTÇİNİN KREDİSİ MEDYA PATRONLARINA MI GİTTİ?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/girgin-ciftcinin-kredisi-medya-patronlarina-mi-gitti-13632911b8aa5-f3ac-47b2-9162-09ac07cc71c62021-06-08T15:13:00+03:00HABER MERKEZİ GİRGİN: ÇİFTÇİNİN KREDİSİ MEDYA PATRONLARINA MI GİTTİ?

GİRGİN: ÇİFTÇİNİN KREDİSİ MEDYA PATRONLARINA MI GİTTİ?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>İKTİDARIMIZDA ZİRAAT BANKASI ÇİFTÇİNİN BANKASI OLACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“İlk sandıkta iktidar olacağız. İktidarımızda Ziraat Bankası, kuruluş amacına uygun şekilde çiftçinin bankası olacak, tarımı destekleyecek,bu çiftçilerimize sözümüzdür”diyen Girgin devamında şunları söyledi: “Mayıs’ın ortasında Tarım Kredi Kooperatifi'ne olan borçlaryüzde 18 faizle yapılandırıldı. Borcun yüzde 30'unun peşin ödenmesi zorunluluğu getirildi. Çiftçinin elinde para olmadığını bilmiyorlar mı? Biliyorlar ama sermayeye kamu kaynaklarını peşkeş çekmek fıtratlarında var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Defalarca çiftçinin borçlarının faizi silinsin diye kanun teklifi verdik, AKP-MHP oyları ile reddedildi. En son, 3 Haziran’da 7326 sayılı Yapılandırma kabul edildi. Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerde, çiftçilerin Ziraat Bankası’na, Tarım Kredi Kooperatifleri’ne ve sulama birliklerine olan borçlarının tüm faizlerinin silinmesi ve kalan miktarın uzun vadeli taksitlere bölünmesi için önergeler verdik. AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Demirören Medya’ya verilen, 2 yıl ödemesiz 6,5 milyar krediyi onaylayanlar çiftçilerimizin sesini duymak istemiyor!”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İKTİDAR BİR YANDAŞ MEDYA PATRONUNU MİLYONLARCA GENCE TERCİH EDİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Öğrencilerimiz üniversite okurken kredilerini yine Ziraat Bankası’ndan alıyor. Defalarca öğrencilerimizin kredi borçları silinsin, bu olmuyorsa gençlerimizin düzenli maaşlı bir işi olasıya kadar ötelensin. Kimsenin hesabına bloke/haciz konmasın dedik. Ne yaptılar? 2 gün güç bela part-time iş bulup çalışan işsiz gençlerimizin bile hesabına bloke/haciz koydular. Gençlerimizi işsizliği mahkum edenler, işsizlikten kredisini ödeyemeyen gençlerimizin yakasına yapışıyor, harçlığına bile göz dikiyor”&nbsp; diyen Girgin “Öğrencilerin kredi borçları toplamı 5,5 milyar TL.&nbsp; Demirören'in ödemediği kredi ise yaklaşık 6,5 milyar TL. Bir yanda milyonlarca gencimiz bir yanda yandaş bir medya patronu. İktidarın mantığı açık: yandaşın, sermayenin yanındayım!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>NEREDE BİR PEŞKEŞ VARSA YILLARDIR TAKİPÇİSİYİZ, TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Girgin 27 Kasım 2019’da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşma, dönemin Bakanı Berat Albayrak’a söylediği şu cümleleri hatırlattı: “Kamu ihalelerinin önemli kısmını kamuya duyurmadan kapalı devre bir sistem ve pazarlık usulüyle yapıyorsunuz Sayın Bakan. Böylece kamu ihalelerini yandaş bir avuç firmaya vermekle kalmayıp bu firmalara her türlü kredi imkânını da açıyorsunuz. Örnek mi istiyorsunuz? Demirören Holdinge iktidara yakın tek sesli medya yaratmak hedefiyle kamu bankaları aracılığıyla 700 milyon dolar kredi verdiniz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Girgin “nerede bir peşkeş varsa yıllardır takipçisiyiz, takipçisi olmaya da devam edeceğiz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DEMİRÖREN MEDYA KAMUYU AYDINLATMA PLATFORMU’NA ÖZEL DURUM AÇIKLAMASI YAPMALIDIR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Girgin son olarak şunları söyledi: “Ziraat Bankası bir kamu bankası. Kamunun parasını kullanıyor. Bu nedenle, kamu adına bu şirketleri yönetenler TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na ve KİT Komisyonu’na bilgi vermelidir. Ayrıca, Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.Borsa İstanbul’da işlem gördüğü için şeffaflık ilkesi gereği kamuoyu ve yatırımcılara bilgi vermelidir. Şirket bilgi vermiyor ise Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul çıkan iddialar hakkında şirketten Kamuyu Aydınlatma Platformu’na özel durum açıklaması yapmasını talep etmelidir.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TOKAT'IN KÖYLERİNİ DOLU VURDU!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tokatin-koylerini-dolu-vurdu-136316cfb59b7-2c3e-4cc5-9067-06c46bd3e5342021-06-08T15:11:00+03:00HABER MERKEZİ TOKAT'IN KÖYLERİNİ DOLU VURDU!

TOKAT'IN KÖYLERİNİ DOLU VURDU!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz kuraklık ve dolu yağışından zarar gören çiftçileri ziyaret ederek tarlada zarar gören mahsulleri inceledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Durmaz: “Erbaa ilçemizde köylünün mahsulü hem kuraklıktan dolayı hem de dolu yağışından dolayı büyük zarar gördü. Çiftçimiz artan mazot, gübre, zirai ilaç ve yem maliyetleri altında zorluklarla üretim yapmaya çalışıyor. Ekonomik olarak büyük zorluklarla, borçlanarak üreten çiftçimizi bu sefer de kuraklık ve dolu yağışı vurdu. Çiftçimiz zor durumda! “ dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Peşinatı ödemeyen çiftçiye icra darbesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftçilerle tek tek görüşen Durmaz, “Tarım ve Kredi Kooperatifine borcu olan çiftçiler için planlanan yapılandırmaya uygulanan faiz oranı ve yüzde 30 peşinat şartı çiftçiyi isyan ettirmiş durumda!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çiftçiler;&nbsp;</strong><em>Borcumuzun yüzde 30’nu peşin ödeyebilsek zaten borçlanmazdık, bu karar bizim ölüm fermanımızdır diyorlar</em><strong>. “&nbsp;</strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet Çiftçiye Borçlu!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“AKP İktidarının köylüyü, üreticiyi yok sayması, ithalatçı yandaşları koruma politikası sonucu son on yılda iki Trakya büyüklüğünde arazi artık ülkemizde ekilmiyor. Tarım arazileri azaldıkça, üretim maliyetleri arttıkça çiftçi de üretimden vazgeçiyor! Çiftçilerin resmi toplam borç miktarı 146 milyar ‘ı buluyor. Çiftçi borçlu, çiftçi üretemiyor, üstüne bir de doğal afetler eklenince, çiftçinin kan alacak damarı kalmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Afetten zarar gören çiftçilerin zararını devlet nakdi olarak çiftçimize ödemelidir.&nbsp; Çiftçiye yeni destekler açıklanarak borçları 2 yıl süreyle faizsiz ertelenmelidir!</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>2006 yılında çıkan Tarım Kanununun 21 maddesine göre;&nbsp;&nbsp;</em>Çiftçiye verilmesi gereken ama verilmeyen miktar 211 milyar TL. Devlet Çiftçiye 211 milyar borçlu!</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftçi faizli borç erteleme istemiyor artık, seneye geri ödeme gücü yok, çiftçinin acil kalıcı çözümlere ihtiyacı var! ÇKS kayıtları oldukça düşük sayıda; kadastro yapılıp çiftçi arazileri güncellenmeli, tapular son sahibine, harç bedeli alınmadan verilmedir. “</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;<strong>Durmaz, köy köy gezerek zarar gören hasadı yerinde inceledi!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Erbaa ilçemizde tütün çapalayan çiftçimizi ziyaret edip kolay gelsin dileklerimizi ilettik. İverönü, Evciler, Endikpınar, Küplüce, Çakır, Hacıbükü köylerinde tütün ekicilerinin zararını yerinde gördük.&nbsp; Dolu yağışının erken dikilen ve iyi bakılmış tütünlere dönümde 70 kg ürün kaybının olduğu, maddi olarak da bunun yöre üreticisine 1250 TL zarar verdiğini yerinde gördük.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuraklıktan en fazla etkilenen; Çalkara, Akça, Hacıpazar, Değirmenli, Karaağaç, Tosunlar ve Evyaba köylülerimizin; Dolu yağışından dolayı çilekleri zarar gören Canbolat, Kozlu, Gölönü ve Ç.Fındıcak köylülerimizin;</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolu yağışından mahsulleri (sarmalık yaprak, vb.ürünler) zarar gören ziyaret ettiğimiz Alacabal, Koçak, Ayan, Çamdibi, Doğanyurt, Erdemli, köylerimizdeki çiftçilerimizin zararları acilen ödenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sebze, meyve, yulaf, arpa, buğday&nbsp; gibi başlıca geçim kaynağı ürünleri zarar gören ; Kemalpaşa, Akyamaç, Kömeç, Çöreğibüyük, Keşlik Çamaltı, Ulaş, Bağbaşı, Güzeldere, Güğümlü, K.Bağlar&nbsp; köylerimizin de acilen zararı karşılanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm çiftçilerimize tekrar geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Zararlarının karşılanması için gerekeni yapacak, sürecin takipçisi olacağız.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’li Şahin, “Balıkesir’de Üretici Can Çekişiyor!”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-sahin-balikesirde-uretici-can-cekisiyor-1363096277a39-d22f-4a71-8abe-853511ac8f1a2021-06-08T15:08:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’li Şahin, “Balıkesir’de Üretici Can Çekişiyor!”

CHP’li Şahin, “Balıkesir’de Üretici Can Çekişiyor!”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Üreticinin girdi maliyetlerinin yıllar geçtikçe arttığına değinen Şahin, “Geçtiğimiz yıl besi ve süt yemi 90 ila 100 Türk Lirası arasındayken; bu yıl yüzde 50 civarında artarak 150-160 TL’ye dayanmış durumdadır. Yem fiyatları bu derecede artış göstermesine rağmen, üreticiler hayvanlarını geçen yıl olduğu gibi 42 TL’ye kesime vermektedirler. Süt üreticilerinin eline 1 litre sütten sadece 2.56 kuruş geçiyor. Diğer yandan süt yemi ise 3 TL. Hal böyleyken süt üreticisi 1 litre süt satarak, 1 kilo yemi dahi alamıyor. Süt üretiminden zarar eden üretici ise hayvanlarını zarar ettiği gerekçesiyle kesime gönderiyor. Böylece ülkemizde yerli süt üretimi ciddi oranda sekteye uğruyor. Gübre fiyatlarının da 95 Liradan 190 Liralara çıktığı düşünüldüğünde, çiftçimizin üretim yapması imkansız hale geliyor.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Domates ve biber üreticilerinin de geçen yıl büyük zarar ettiklerini söyleyen Şahin şöyle devam etti; “Geçtiğimiz yıl domates ve biber üretiminden zarar gören üreticilerimiz, bu ürünleri hayvanlarına yem olarak vermek zorunda kaldı. Geçen yıl Bigadiç ve Sındırgı ilçelerimizde bir balya saman 90 kuruş, domates 30 kuruş ve biber 45 kuruştan satıldı. 1 kilo samanla 3 kilo domates, 2 kilo biber alan üreticiler, saman almaktansa domates ve biber satın alarak hayvanlarına yem olarak verdiler. Bu yıl ki rakamlara göre ise Balıkesir’de 1 kilo saman 1.25 Liraya yükselmiş durumdadır. Yani 2 kilo saman ile 1 kilo süt alabiliyorsunuz. Bu örnekler göz önünde bulundurulduğunda, tarımın ülkemizde geldiği durum ortadadır. Durum o kadar vahim ki bir hayvan besini olan saman; süt, domates ve biberden daha pahalı hale getirildi. Tüm bu örnekler, AKP iktidarının yanlış tarım politikalarını gözler önüne sermektedir. Balıkesirli üreticilerimiz bu durumdan şikayet ediyor, gereken tedbirlerin alınmasını, yasal ve maddi tüm desteklerin acilen sağlanmasını talep ediyorlar. Aksi takdirde ülkemizin üretim gücü düşüyor, ülkemiz ithalata daha fazla bağımlı hale geliyor. İçinde bulunduğumuz olağanüstü dönemlerde tarımsal kredilerini ödemekte zorluk çeken üreticilerimizin geri ödemeleri ertelenmeli, faizleri silinmeli ve uzun vadeli ödeme imkanları sağlanarak, üreticilerimiz rahatlatılmalı ve üretimden kopmamaları sağlanmalıdır.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca üreticimiz içinde bulunduğumuz dönemde kredilerini ödemekte zorluk çekiyorlar.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: “Besiciler yem fiyatına yetişemiyor “]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-besiciler-yem-fiyatina-yetisemiyor-13629a161b2ce-7541-4ed9-b9f6-9781a284bfa82021-06-08T15:04:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: “Besiciler yem fiyatına yetişemiyor “

Gürer: “Besiciler yem fiyatına yetişemiyor “

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Marketlerdeki et fiyatlarının bölümlerine göre 120 liraya kadar yükseldiğine dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Başkanlığına sunduğu Meclis Araştırma Önergesinde para kazanamadığı için hayvancılığı bırakmak zorunda kalan besicilerin sorunlarının çözüme&nbsp;kavuşturulamaması&nbsp;durumunda, et sorununun daha büyük boyutlara ulaşabileceğine dikkat çekti.&nbsp;</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>SAMAN VE ARPA DA SORUN</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, besicilikte artan girdi maliyetleri nedeniyle besicinin para kazanamadığından dert yanarken market raflarında sürekli artan et fiyatlarının araştırılması için Meclis Araştırma Önergesi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’li vekil Ömer Fethi Gürer, “Kuraklık nedeniyle buğdayın rekoltesi düştü. Bu da daha az saman demek ve bunun neticesinde de önümüzdeki süreçte saman ithalatı yapılırsa sürpriz olmaz. TMO, arpada taban fiyatı tonu 1750 TL olarak açıkladı. Ülkemiz borsalarında satış fiyatı tonu 2500 TL’ye kadar çıktı. Meralar da kuraklıktan nasibini aldı. Soya, mısır, ayçiçeği tohumu küspesi ve pamuk tohumu küspesinden oluşan ithal yemin fiyatları sürekli artıyor. Dövize bağlı olarak da fiyat değişkenliği yaşanıyor. Hayvancılık yapanın gideri artıyor ama geliri sınırlı kalıyor. Daha az yemle beslenen hayvanda da et ve süt açısından verim kaybı yaşanıyor. Sonuçta üretici ve besici kazanamıyor. Tüketici raf fiyatlarında yaşanan artış nedeniyle et alamıyor. Bu süreçte üreten ve tüketen sıkıntı yaşıyor, kazanan ise et ve süt üzerinde aracılık yapanlar oluyor” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İTHAL ÇÖZÜM DEĞİL YERLİ ÜRETİCİ KORUNSUN&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Et fiyatlarındaki önlenemeyen artışın nedenlerinin&nbsp;kapsamlı&nbsp;olarak&nbsp;incelenmesi gerektiğine dikkat çeken &nbsp;Ömer Fethi Gürer,&nbsp;2010-2019 yıllara arasında Türkiye’nin&nbsp;4 milyon 876 bin büyükbaş hayvan ithal ettiğini, son 2 yıldaki ithal hayvan sayısının ise 1 milyona yaklaştığına dikkat çekerek çözüm ithalata değil yerli üreticiyi desteklemekte aranmalıdır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son 10 yılda büyükbaş ve küçükbaş canlı hayvan ithalatına ödenen paranın ise&nbsp;8 milyar 290 milyon TL’den fazla olduğunu vurgulayan Gürer, “Türkiye’de et fiyatlarının artış nedenlerinin&nbsp;yanı sıra, neden ithalata gerek duyulduğu ve bu soruna çözüm bulunamamasının nedeninin&nbsp;mutlaka&nbsp;araştırılıp, incelenmesi ve ona göre tedbirlerin alınması gerekmektedir” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BESİCİLER DESTEKLENMİYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Besiciler&nbsp;gerekli şekilde desteklenmediği, girdi&nbsp;maliyetleri&nbsp;arttığı ve sütte gerekli fiyat artışı olmadığı&nbsp;için süt inekçiliği yapan besici, hayvanlarını kesime gönderdi. Süt inekleri kesime gittiği&nbsp;için buzağı sayısı sürekli azalıyor. Bunun yanında buzağı ölümleri bir türlü önlenemedi. TİGEM&nbsp;de dahi hayvan&nbsp;hastalıkları nedeniyle son&nbsp;yıllarda 5&nbsp;bine yakın hayvanın&nbsp;zorunlu olarak kesime gönderildiği görülüyor. Hayvan&nbsp;hastalıklarıyla ilgili mücadelede ne yazı ki &nbsp;yeterli önlemler&nbsp;alınmıyor. Bakan, yazılı soruma verdiği yanıtta, 2019 yılında 11 milyon 400 bin ithal aşı temin edildiğini açıkladı. Sorunlara çözüm üretilmeyen ve hayvanın, çobanın, yemin ithal olduğu bir hayvancılık faaliyetimiz var” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YEM FİYATI ARTIYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yem fiyatlarının bir&nbsp;yıl&nbsp;içinde neredeyse iki kat artması nedeniyle&nbsp;besicinin 12 ay kapalı ortamda beslemek zorunda kaldığı&nbsp;hayvanlarına yeterli yem veremediğine dikkat çeken Ömer Fethi&nbsp;Gürer, “Besicinin&nbsp;300 kg et alacağı hayvandan 200 kg et &nbsp;elde etmek durumunda kalması et açığının&nbsp;oluşmasının&nbsp;nedenlerinden biridir. Buzağı ölümleri, hayvan hastalıkları ve yeterli beslenmenin sağlanamaması sorunların artmasına vesile oluyor” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ARACI DEĞİL BESİCİ KAZANMALI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Para kazanamadığı için hayvancılığı bırakmak zorunda kalan besicinin sorunları çözülmesi gerektiğini işaret eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Besicinin kazancının makul seviyeye ulaştırılması konusunda adımlar atılmalı&nbsp;ve süreç bir planlama çerçevesinde yürütülmelidir. Besicileri mağdur&nbsp;&nbsp;eden girdi maliyetlerinde artış ve yaşadığı sorunların yanı sıra tüketiciye satılan et fiyatındaki yükselişin&nbsp;Meclis araştırması&nbsp;ile&nbsp;kapsamlı&nbsp;olarak&nbsp;ele alınmalıdır” şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KADIN ÖZ SAVUNMA EĞİTİMLERİ BAŞLIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kadin-oz-savunma-egitimleri-basliyor-136286acd9736-de46-4382-8cce-2934028e4a3e2021-06-08T15:01:00+03:00HABER MERKEZİ KADIN ÖZ SAVUNMA EĞİTİMLERİ BAŞLIYOR

KADIN ÖZ SAVUNMA EĞİTİMLERİ BAŞLIYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kadınları sosyal ve ekonomik hayatta daha güçlü kılmak için birçok çalışmaya imza atan, kadınları kentte gerçekleşen her projenin içine dâhil eden Efes Selçuk Belediyesi öz savunma kursu düzenliyor. Öz savunma eğitime katılmak isteyen kadınlar, Kadın Dayanışma Merkezi’ne başvurarak eğitime katılabilecekler. Kurs kapsamında çalışmalar haftada iki gün Tören Alanı’nda gerçekleşecek. &nbsp;Öz savunma kursuna katılmak isteyen kadınlar ayrıntılı bilgi için Efes Selçuk Belediyesi Kadın Dayanışma Merkezi’ne (0232 892 27 35 ) başvurabilirler.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KADIKÖY ÇEVRE FESTİVALİNDE YERLİ TOHUM VE KOMPOST PAYLAŞIMI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kadikoy-cevre-festivalinde-yerli-tohum-ve-kompost-paylasimi-136273bc365c3-2c68-4753-8936-32fc4baed3ba2021-06-08T14:59:00+03:00HABER MERKEZİ KADIKÖY ÇEVRE FESTİVALİNDE YERLİ TOHUM VE KOMPOST PAYLAŞIMI

KADIKÖY ÇEVRE FESTİVALİNDE YERLİ TOHUM VE KOMPOST PAYLAŞIMI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kadıköy Belediyesi’nin her yıl 5 Haziran Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında, Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda düzenlediği Kadıköy Çevre Festivali, ülkemizi de etkileyen Koronavirüs salgını nedeniyle bu sene çevrimiçi platformlara taşındı. Bir dizi atölye ve seminerlerin yer aldığı festivalde bir de tohum ve kompost paylaşımı yapılıyor. Kadıköy Belediyesi’nin Atıksız Yaşam Hareketi’nin bir parçası olan Atıksız Yaşam Dükkanı’nda pandemi koşulları gözetilerek yapılan paylaşım 12 Haziran'a kadar sürecek.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AZ ATIK ÇOK KOMPOST</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Geçtiğimiz yıl, 5 Haziran Dünya Çevre gününde açılışı yapılan ve Kadıköy Belediyesi Atıksız Yaşam Hareketi’nin bir parçası olan Atıksız Yaşam Dükkan’ı 1’inci yılını tamamladı. Çevre Festivali kapsamında, yerli ve atalık tohumlarla birlikte organik atıklardan üretilen kompostlar Atıksız Dükkan’da alışveriş yapan tüm çevre dostu ziyaretçilerine Çevre Festivali kapsamında hediye ediliyor. Feneryolu Atıksız Yaşam Pazarı’ndaki Atıksız Dükkan’da tohum ve kompost paylaşımı 12 Haziran’a kadar saat 10.00 – 19.00 saatleri arasında devam edecek. &nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Atıksız Dükkan, tek kullanımlık ürünler yerine uzun ömürlü, ambalajsız ve ekolojik ürünlere erişim imkanı sunuyor; döngüsel ekonomiyi destekliyor; kadın girişimcilerin, kooperatiflerin, yerel üreticilerin ürünlerini tüketicilerle buluşturuyor. Dükkan’da gıda, günlük yaşam, kişisel bakım, mutfak, temizlik ürünleri gibi 200’ün üzerinde ürün bulunuyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İKLİM UYUM SEMİNERLERİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Atölye programını tamamlayan festival İklim Uyum Planı kapsamında şu seminerlerle devam edecek:</span></p><p><span style="font-size:18px">İklim Azaltım Planı – Yenilenebilir Enerji konulu seminerin konuşmacısı Demir Enerji’den Caner Demir olacak. Demir’in enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji konularını konuşacağı seminer 12 Haziran, Cumartesi saat 15.00’de. Aynı gün saat 16.00’da yoğun kentleşmenin getirdiği Isı Adası Etkisi’ni Scape Studio’dan Sera Tolgay anlatacak. Festivalin 19 Haziran, Cumartesi programı İstanbul Politikalar Merkezi’nden Akgün İlhan’ın, İklim Uyumu Kapsamında Su Yönetimi konu başlığıyla saat 15.00’de başlıyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nden Emine Didem Evci Kiraz da saat 16.00’da iklim uyum planı kapsamında Halk Sağlığı başlıklı seminerini yapacak. Kadıköy Çevre Festivali 26 Haziran, Cumartesi Demir Enerji’den Dr. M. Baha Kuban’ın konukluğunda kapanışını yapacak. İklim Değişikliğine Dirençli Şehirler ve Kırılganlıklar başlıklı seminer 26 Haziran Cumartesi, saat 15.00’de.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seminerlere katılım için Kadıköy Belediyesi’nin internet sayfasından başvuru yapmak yeterli.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[AB-TÜRKİYE DELEGASYONU BAŞKANI MEYER ‘MALATYA MUTFAĞI ÇOK ÖZEL’]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ab-turkiye-delegasyonu-baskani-meyer-malatya-mutfagi-cok-ozel-136264f5942ff-c7cf-40a7-af9f-0ebe903cf5f92021-06-08T14:57:00+03:00HABER MERKEZİ AB-TÜRKİYE DELEGASYONU BAŞKANI MEYER ‘MALATYA MUTFAĞI ÇOK ÖZEL’

AB-TÜRKİYE DELEGASYONU BAŞKANI MEYER ‘MALATYA MUTFAĞI ÇOK ÖZEL’

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dede Korkut Restoranda Malatya mutfağına özgü yemeklerin sunumunun yapıldığı noktada, Malatya mutfağı ile ilgili bilgiler aktaran Başkan Gürkan, “Değişik uygarlıkların ve medeniyetlerin Malatya’da zuhur etmesi, onların Malatya’da kalıcı izler, gelenek, görenek ve yaşantılarla ilgili değerler bırakmış olması yemek kültüründe de çeşitlilik olmasına neden olmuştur. Büyükşehir Belediyesi olarak yaratıcı şehirler kapsamı içerisinde UNESCO Kültürel Miras kapsamında Gastronomi dalında vegan mutfağına müracaat ettik. Malatya’da her yapraktan köfte sarılır öyle bir özelliği var. Etin olmadığı yapraklarla beraber yapılan ve yaprak dışında da yapılan 80 çeşit köfte yemeğimiz bulunmaktadır. Alternatif turizm çeşidi olarak giderek önem kazanan gastronomi turizmi için Türk turizmcileri de son dönemlerde bayağı çalışmalar gerçekleştirmekteler” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB-Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, Malatya mutfağının gerçekten de çok özel olduğunu gördüğünü, özellikle vegan yemekleri bakımından yaprak sarmalarının önemine değinerek, “Malatya’nın tarihi geçmişi yemek kültürünü de etkilemiş görünüyor. Malatya, oldukça zengin bir yemek potansiyeline sahip.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malatya mutfağına özgü yemeklerin tanıtımının ardından tanıtımı gerçekleştirilen yemekler, misafir heyete ikram edildi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Güçlü Geleceğin ANAHTAR'ı; Örnekköy Sosyal Projeler Yerleşkesi açıldı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/guclu-gelecegin-anahtari-ornekkoy-sosyal-projeler-yerleskesi-acildi-136254cd94f96-d7dd-41ff-871f-5800a936a65a2021-06-08T14:55:00+03:00HABER MERKEZİ Güçlü Geleceğin ANAHTAR'ı; Örnekköy Sosyal Projeler Yerleşkesi açıldı

Güçlü Geleceğin ANAHTAR'ı; Örnekköy Sosyal Projeler Yerleşkesi açıldı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Eşit Bir Yurttaşlık Mümkün” vizyonuyla kadın, çocuk, genç ve engelli bireyler için fırsat eşitliği sağlayacak birimleri tek bir çatı altında toplayan Örnekköy Sosyal Projeler Yerleşkesi’nin açılışını yaptı. Başta dezavantajlı yurttaşlar olmak üzere, İzmir’de yaşayan herkesin kamusal hizmetlere eşit ve adil bir şekilde ulaşması için büyük bir kararlılıkla çalıştıklarını söyleyen Soyer, “Açılışını yaptığımız bu merkez kararlılığımızın ve mücadelemizin sembollerinden biri olacak, İzmir’de yaratmak istediğimiz geleceğe ışık tutacak” dedi.<br /><br />İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer “Eşit Bir Yurttaşlık Mümkün” vizyonuyla kadın, çocuk, genç ve engelli bireylere fırsat eşitliği sunacak birimleri tek çatı altında toplayan Örnekköy Sosyal Projeler Yerleşkesi’nin açılışını yaptı. Türkiye'ye model olacak bu benzersiz merkezde kadın istihdamını artıracak Meslek Fabrikası Kurs Merkezi, 3-6 yaş grubu çocuklar için Masalevi, Engelli Farkındalık Merkezi, Çocuk ve Gençlik Merkezi, Dokunulabilir Engelsiz Modern Sanatlar Müzesi, 34 odalı misafirhane, gençlerin yaratıcılığını ortaya çıkaracak İnovasyon Merkezi, kütüphane, etüt ve konferans salonları, yoga ve pilates atölyesi, okuma salonu, sivil toplum kuruluşlarının eğitimlerini ve çalıştaylarını yapacağı alanlar ve kafetarya yer alıyor.<br />&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br /><strong>Soyer: "Gururluyuz"</strong><br />Açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, "'Eşit Bir Yurttaşlık Mümkün' vizyonu ile bir ilki daha gerc¸ekles¸tirmenin, ülkeye o¨rnek olacak bir projeyi daha İzmir’e kazandırmanın mutluluğunu &nbsp;&nbsp;&nbsp; yaşadıklarını belirterek, "Sosyal, kültürel ve &nbsp;&nbsp;&nbsp; ekonomik açıdan hizmetlere eris¸imde, dezavantajlı konumda olan kadın, c¸ocuk, genc¸ ve engelli bireyler ic¸in fırsat es¸itlig^i sag^layacak birimleri, burada, tek bir yerles¸kede topladık. Kadınların güçlenmesi, toplumsal yaşamdaki varlığını görünür &nbsp;&nbsp;&nbsp; kılmak, katılımını artırmak için ortak yaşam ve dayanışma merkezi &nbsp;&nbsp;&nbsp; olarak &nbsp;&nbsp;&nbsp; tasarladığımız, ‘Güçlü Geleceğin Anahtarı’ sloganıyla kapılarını açan ANAHTAR Kadın Çalışmaları Bütüncül Hizmet Merkezi, yerleşkemizin lokomotifi olarak öne &nbsp;&nbsp;&nbsp; çıkıyor. Bu merkezimizde; toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın sağlığı, şiddetle mücadelede önleyici tedbirler, ayrımcılık, iletişim gibi konularda, &nbsp;&nbsp;&nbsp; kadınlara pek &nbsp;&nbsp;&nbsp; çok eğitim &nbsp;&nbsp;&nbsp; veriliyor. Anahtar birimimizde kadınlar için ayrıca istihdam ve girişimcilik kursları, psiko-sosyal destek hizmetleri ve hukuki danışmanlık ile spor ve sanat etkinlikleri yer alıyor” dedi.<br /><br /><strong>Kadınlar, çocuklar, engelliler yararlanacak</strong><br />Kadın alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının toplantılarını, seminerlerini, eğitimlerini ve çalıştaylarını yapabilecekleri alanların yer aldığı merkezde, kadınların güçlendirilmesi, şiddete karşı mücadele gibi pek çok alanda, ortak aklı harekete geçirdiklerini aktaran Soyer, şunları söyledi: “Yerleşkemize gelen kadınlar, 3-6 yaş arasındaki çocuklarını buradaki Masal Evi’yle buluşturabiliyor. Kendileri ise Meslek Fabrikamız bünyesindeki kurslardan faydalanarak meslek kazanıyor. Böylece kadın istihdamına katkı sağlıyoruz. Çocuklara oyun ve aktif öğrenmeye dayalı hizmet sunan Masal Evimiz ile beraber 7-14 yaş grubunun, keyifli ve güvenli bir ortamda gelişimlerini desteklemek üzere Çocuk ve Gençlik Merkezimiz (ÇOGEM) de bu kampüsümüzde yer alıyor. Yerleşkemizde bulunan ‘Genc¸ I·zmir’de ise, genc¸lerin sesini, coşkusu ve heyecanını, kent yaşamına dahil edebilecekleri bir ortam yarattık. Tarihi Havagazı Fabrikası Gençlik Yerleşkesi ve Örnekköy'deki Genç İzmir merkezimizde gençler bir çok faaliyete erişebilecek. Engelsiz İzmir hedefimiz doğrultusunda, Limontepe’nin ardından Farkındalık Merkezimizin &nbsp;&nbsp;&nbsp; ikincisini yine burada açıyoruz. Farkındalık Merkezi’nde, engelli bireylerin sosyal yaşama &nbsp;&nbsp;&nbsp; katılımını artırmak ve günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklara dair toplumun tüm kesimlerindeki farkındalığı ve toplumsal duyarlılığı artırmayı amaçlayan faaliyetler yürütülecek.”<br /><br /><strong>İnovasyon Merkezi ile gençler yaratıcılıklarını geliştirecek</strong><br />Yerleşkedeki en önemli birimlerden birinin İzmir Dokunulabilir Engelsiz Modern Sanatlar Müzesi (İZDEM) olduğuna da dikkat çeken Soyer, “Müzemizde; İdol Sanat Evi sanatçıları tarafından çalışılan 44 adet seramik kabartma tablo ile beraber dünyaca ünlü pek çok sanatçının eseri, dokunulabilir ve sesli betimlemeli olarak yer alıyor. Örnekköy Yerleşkemizde ayrıca belediye şirketimiz İzelman’ın Misafirhanesi de yer alıyor. Deprem sonrası, vatandaşlarımıza tahsis &nbsp;&nbsp;&nbsp; ettiğimiz misafirhanemiz; 34 oda ve 70 yatak kapasitesi ile bir sosyal tesis olarak düzenlendi. Tesiste; çocukların yaratıcılıklarını açığa çıkaracak İnovasyon Merkezi ile gençlerin derslerini takip edebilecekleri EBA erişim merkezi ve kütüphanemiz bulunuyor” dedi.<br />&nbsp;<br /><strong>Kamusal hizmetlere eşit ve adil erişim</strong><br />Başta dezavantajlı yurttaşlar olmak üzere, İzmir’de yaşayan herkesin eşit ve adil kamusal hizmetlere erişimi için büyük bir kararlılıkla, çalıştıklarını söyleyen Soyer, konuşmasını şöyle tamamladı: “İnsanların doğuştan kazandıkları haklar vardır. Hiçbir ayrım gözetmeden, bütün insanlara aittir bu haklar. İnsan onuruna yaraşır biçimde yaşamak, barınmak, eğitim ve sağlık hizmetlerinden faydalanmak, sağlıklı gıdaya erişmek, düşünce, inanç ve ifade özgürlüğüne sahip olmak bunların başında geliyor. Hiç kuşkum yok ki, Örnekköy Sosyal Projeler Yerleşkesi bu kararlılığımızın ve mücadelemizin sembollerinden biri olacak, İzmir’de yaratmak istediğimiz geleceğe ışık tutacak. Yerleşkemizin kadınlara, gençlere, çocuklara, engelli bireylere ve elbette tüm İzmirlilere hayırlı olmasını &nbsp;&nbsp;&nbsp; temenni ediyor; bu önemli projemizi büyük emek veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ertuğrul &nbsp;&nbsp;&nbsp; Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyon Başkanı ve CHP Grup Sözcüsü Av. Nilay Kökkılınç, eşim Neptün Soyer ve Sosyal Projeler Dairemiz nezdinde tüm çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum".<br /><br /><strong>Başkan Soyer'e teşekkür</strong><br />Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay ise, "Bu kadar güzel bir tesisi Karşıyakamıza kazandırdığınız ve tüm İzmir'e hizmet edeceğimiz için çok teşekkür ediyoruz. Her çalışmada cesaretimizi çoğaltan İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ve Başkanımız Tunç Soyer'e huzurlarınızda bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Bu tesis Karşıyakamız için büyük bir değer. Kadınlarımız, çocuk ve gençlerimiz ile engellilerimiz yerel yönetim anlayışımızda her zaman öncelikli bir yere sahiptir. Bugün ülkemizde yaşanan ihmaller ancak böyle bir geniş görüşlülükle atılacak adımla &nbsp;&nbsp;&nbsp; kapatılır. Sosyal demokrat anlayışın yereldeki en güzel örneklerinden olan yerleşkemizin kentimize ve ülkemize güzellikler kazandırmasını diliyorum" dedi.<br /><br />Başkan Soyer, merkezin açılış kurdelesini kesti; ardından Sosyal Projeler Yerleşkesi’nde yer alan hizmet birimlerini gezdi. Masal evinde eğitim gören çocuklar Başkan Soyer'e renkli kartonlardan yaptıkları çiçekleri hediye etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Pop Orkestrası Konseri de açılışa renk kattı.<br /><br /><strong>Kimler katıldı?</strong><br />Türkiye'ye model olacak merkezin açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve eşi Neptün Soyer'in yanı sıra CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Buğra Gökçe, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Eser Atak ve Barış Karcı, Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay ile eşi Öznur Tugay, Çiğli Belediye Başkanı Utku &nbsp;&nbsp;&nbsp; Gümrükçü, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay, ESHOT Genel Müdürü Erhan Bey, İZSU Genel Müdürü Aysel Özkan, İZELMAN Genel Müdürü Burak Alp Ersen, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Projeler Dairesi Başkanı Anıl Kaçar, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Ulaş Aydın, İzmir Büyükşehir Belediyesi Toplum Sağlığı Daire Başkanı Dr. Sertaç Dölek, İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Ozan Yılmaz, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın Çalışmaları Şube Müdürü Sinem Tankoç, Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz'ün eşi Seçil Gürbüz, Kemalpaşa Belediye Başkanı Rıdvan Karakayalı'nın eşi Lütfiye Karakayalı, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in eşi Fatma Yetişkin, Menderes Belediye Başkanı Mustafa Kayalar'ın eşi Aslı &nbsp;&nbsp;&nbsp; Kayalar, İzmir Büyükşehir Belediyesi Toplumsal Cinsiyet &nbsp;&nbsp;&nbsp; Eşitliği Komisyonu &nbsp;&nbsp;&nbsp; Başkanı ve CHP Grup Sözcüsü Av. &nbsp;&nbsp;&nbsp; Nilay Kökkılınç, CHP Çiğli İlçe Başkanı Mert Özcan, meclis üyeleri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve yurttaşlar katıldı.<br /><br /><strong>Yerleşkede yer alan hizmet birimleri ve faaliyetleri ise şöyle;<br /><br />İstihdam ve girişimcilikten hukuki danışmanlığa</strong><br />Kadınların güçlenmesi ve toplumsal yaşama katılımını artırmak için bir ortak yaşam ve dayanışma merkezi olarak tasarlanan ve “Güçlü Geleceğin Anahtarı” sloganıyla kapılarını açan ANAHTAR Kadın Çalışmaları Bütüncül Hizmet Merkezi, yerleşkenin lokomotifi olarak öne çıkıyor. Bu merkeze gelen kadınlar iletişimden kadın sağlığına, medeni haklardan şiddetle mücadelede koruyucu-önleyici tedbirlere kadar farklı konularda eğitim etkinliklerine katılabiliyor, psiko-sosyal destek ve hukuki danışmanlık alabiliyor. Büyükşehir’e bağlı Meslek Fabrikası Kurs Merkezi’nin aşçılık, bilişim, tekstil ve turizm gibi mesleki eğitimlerine dâhil olabiliyor. Meslek Fabrikası mesleki &nbsp;&nbsp;&nbsp; eğitimler düzenlerken aynı zamanda İŞKUR, meslek odaları ve sektör temsilcileriyle bağlantı kurarak kadın istihdamı ve girişimciliğini de destekliyor.<br /><br /><strong>“Birlikte öğrenme sürecine giriyorlar”</strong><br />Farklı bölgelerden gelen ve farklı deneyimlere sahip kadınlar ANAHTAR’da birlikte öğrenme sürecine giriyorlar. Yoga ve pilates salonundan, kütüphane ve okuma salonundan faydalanabiliyor, sinema atölyesine katılabiliyorlar. Merkezde kadın alanında çalışan sivil toplum &nbsp;&nbsp;&nbsp; kuruluşlarının toplantılarını, seminerlerini, eğitimlerini ve çalıştaylarını yapabilecekleri alanlar var. Ortak akılla kolektif çalışmalar yapıyorlar.<br /><br /><strong>Çocuklar için Masal Evi ve ÇOGEM</strong><br />Yerleşkeye gelen kadınlar, aynı zamanda 3-6 yaş arasındaki çocuklarını da Masal Evi’ne bırakabiliyor. Yerleşkede çocuklara oyun ve aktif öğrenmeye dayalı hizmet sunan Masal Evi ile beraber 7-14 yaş grubunun keyifli ve güvenli bir ortamda gelişimlerini desteklemek üzere Çocuk ve Gençlik Merkezi (ÇOGEM) de yer alıyor.<br /><br /><strong>Genç İzmir</strong><br />İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in gençliğin sesini yükseltme ve kent hayatına ilişkin her konuya genç bakış açısı getirme hedefiyle hizmete aldığı dijital gençlik merkezi Genç İzmir'in bir birimi de burada yer alıyor. Seminerlerden kurslara atölyelerden gönüllü organizasyonlarına kadar bir dizi çalışmanın tek çatı altında toplandığı Genç İzmir'deki çalışmalara Tarihi Havagazı Fabrikası Gençlik Yerleşkesi’yle beraber Örnekköy'deki merkezden &nbsp;&nbsp;&nbsp; de ulaşma şansı var. Burada yapılan eğitim ve etkinliklerle gençlerin sosyalleşmelerinin yanı sıra &nbsp;&nbsp;&nbsp; tutunma ve güçlenmelerini sağlamak, kamusal kaynaklara erişimini arttırmak ve genç girişimciler yaratmak hedefleniyor.<br /><br /><strong>Farkındalık Merkezi’nden danışmanlık alabilirler</strong><br />Örnekköy Sosyal Projeler Yerleşkesi’nde Engelli Farkındalık Merkezi de yer alıyor. Başkan Tunç Soyer’in “Başka Bir Engelli Politikası Mümkün” vizyonu ve Engelsiz İzmir hedefi doğrultusunda Limontepe’nin ardından ikincisinin Örnekköy’de açıldığı Farkındalık Merkezi’nde engelli bireylerin sosyal yaşama katılımını artırmak ve günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları toplumun diğer &nbsp;&nbsp;&nbsp; kesimlerine &nbsp;&nbsp;&nbsp; de hissettirerek toplumsal duyarlılığı artırmak amaçlanıyor. Merkezde tekerlekli sandalye parkuru, üstün yetenekliler alanı, özel öğrenme güçlüğü alanı, duyu labirenti, karanlık ve &nbsp;&nbsp;&nbsp; aydınlık mekânlar etkinlik alanı, karanlık/aydınlık ev alanı ve ruh sağlığı alanı gibi etkinlikler &nbsp;&nbsp;&nbsp; alanları yer alıyor.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Mezitli Belediyesinden Sahilde Gönüllü Taş Temizliği]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mezitli-belediyesinden-sahilde-gonullu-tas-temizligi-13624599e9ada-82a1-494f-b308-f73a926c7b882021-06-08T14:52:00+03:00HABER MERKEZİ Mezitli Belediyesinden Sahilde Gönüllü Taş Temizliği

Mezitli Belediyesinden Sahilde Gönüllü Taş Temizliği

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA- Taş toplama makinesi kumsalda biriken taşları temizleyerek, vatandaşların sorunsuz şekilde deniz keyfi yaşamasını sağlıyor. Sahillerin, Hazine (Milli Emlak Müdürlüğü) sorumluluğunda olduğuna dikkat çeken Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, Mersin’de denize girmek isteyenlerin en yakın ve en çok tercih edilen bölgesinin Mezitli olduğuna vurgu yaparak, deniz keyfini Mezitli ve Mersinlilere yaşatmak adına gönüllü olarak her türlü önlemi almaya çalıştıklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezitli’de yaz sezonu hareketliliğinin başladığını belirten Başkan Tarhan, Mezitli, Tece, Davultepe ve Viranşehir sahilleri cıvıl cıvıl. Sahillerimiz Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sorumluluk ve yetki alanında. Ancak, vatandaşlarımız her türlü hizmeti belediyesinden bekliyor. Bu işlemlerin belediyemiz sorumluluk alanında olmadığını anlatmakta güçlük çekiyoruz. Biz halkımızın daha güvenle temiz şekilde denize girebilmeleri amacıyla gönüllü olarak gerekli önlemleri aldık. Ama bu boşluğun giderilmesi gerekiyor. Deniz hareketlerinden dolayı kumsallarda yaşanan taş birikmelerine karşı önlem almak amacıyla temizlik çalışması başlattık. Özel taş toplama aracımızla kumsallarımızda taşları temizliyoruz. Denizlerimiz artık daha girilebilir halde tutmaya gayret gösteriyoruz dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN DEMOKRAT PARTİDE KIRATIN NALLARINI KİM SÖKTÜ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partide-kiratin-nallarini-kim-soktu-136340916c5f3-4bb7-4fa4-97f9-fadd0892c49a2021-06-08T10:42:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN DEMOKRAT PARTİDE KIRATIN NALLARINI KİM SÖKTÜ

MERSİN DEMOKRAT PARTİDE KIRATIN NALLARINI KİM SÖKTÜ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA- Mersin Demokrat partide durum vahim hale geldi. Zenginler, paralı pullu insanlar, partinin sıkıntısı kalmaz, bunlar işleri yürütür diyerek siyasi kumpaslar ile yönetime ve iş başına getirilen kişiler bomboş çıktı. İl binası mülkiyet. Yaza çize zar zor açılmasını sağladık. Ama nöbet sistemi tutan yöneticiler olmadığından kimse burada muhatap bulamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada AKDENİZ- MEZİTLİ- YENİŞEHİR- TOROSLAR ilçelerinin kendi hizmet binaları halen oluşmadığı gibi, “sizlere yerlerinizi açacağım, merak etmeyin, il başkanının arkasında ben varım” diyen iş adamıda, bir iki ilçe gezisinden sonra yan çizdi. Bu merkezi ve nüfusu 150 binin üzerinde olan ilçeler açık değil. Kağıt üstünde başkanlığı herkes yapar. Yine AYDINCIK- MUT- GÜLNAR- ÇAMLIYAYLA İlçeleri tamamen kapalı. Üstelik Gülnar ilçesiin binasıda mülkiyet. Anamur ilçesinin binasıda mülkiyet, ANAP’tan geçme. Ama arada bir açılıp kapanıyor. Oradada teşkilatı sürekli açık tutan ve nöbetleşe bekleyen yöneticiler yok. Silifke ilçesinin binasıda ANAP tan geçme ve mülkiyet, 250 m2 lik yer. Çarşının göbeğinde . ama orayı da açık tutan yok. Erdemli ilçesi şimdiki il başkanının memleketi ve ilçe başkanı olduğu yer. İlçe başkanı olarak orada 3 ay kaldı, üç aylık kirayı vermemiş, mal sahibi ilçe binasını boşalttırdı, o ilçede şimdi kapalı.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">BOZYAZİ İLÇESİ KADERİNE TERK EDİLDİ</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Diğer ilçelerde olduğu gibi, Mersin’in sahil bandında yer alan önemli bir ilçesi var. Bozyazı. Bu ilçe binası ANAP’tan geçme ve mülkiyet. 200 metre. Dayalı döşeli. Eğer şimdi almaya kalksanız 250 bin lira eder. Borcu var. Borç çok büyük de değil. Kooperatif burası. Aşağıda yayınlayacağımız belgede göreceğiniz üzere önceki il başkanı ve yönetimi 3 ay önce oraya gitti, borcu çıkarttırdı, genel merkeze bildirdi. Üstelik bu borcu il teşkilat başkanımız kendisi BABASININ HAYRINA cebinden ödeyecek ve tapuyuda size teslim edecek diye resmi yazı yazdı.Bu durum Ahmet Uyanık isimli genel başkan yardımcısına sözlü iletilirken, genel başkana yazılı iletildi. Ancak bu yazışmadan bir gün sonra bu çalışmayı yapan il başkanı Karagöz ve yönetiminin&nbsp;görev süresi uzatılmadı, yerine Erdemli ilçesine allem kallem yapılarak, Kocamaz’a siyasi kumpas kurup evraklarını teslim etmediği söylenen sigortacı ve onun&nbsp; yakın arkadaşı iş adamınca getirilen kişi il başkanı olarak atandı. Aradan aylar geçti. Bu borç için genel merkez iki kez uyarıldı. Ancak kimse şu ana kadar ödemedi. Ödeyecek olanıda görevden aldılar. Acaba bu MERSİN KIRATIN NALLARINI KİM SÖKÜYOR, neden söküyor, niçin söküyor, nereye ve kime hizmet ediyorlar, diyen partinin kurucuları, isyan halindeler. 3 ayda alının borç kağıdı aşağıda. Şimdi biraz daha faiz gelmiştir. Bunu yatıracak bir babayiğit yok mu bu partide???</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">İŞTE BOZYAZI İLÇESİNİN BORÇ BEGESİ</span></strong></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bf66a5b6a5d.jpg" style="height:1169px; width:1200px" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TEKİN ve BAŞARIR SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDULAR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tekin-ve-basarir-suc-duyurusunda-bulundular-1362389ddf9b0-c0e3-4066-bff4-bd6e46b09c3d2021-06-07T14:43:00+03:00HABER MERKEZİ TEKİN ve BAŞARIR SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDULAR

TEKİN ve BAŞARIR SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDULAR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İŞTE O METİN:</span></p><p><span style="font-size:18px">Çok güzel bir söz vardır "Adalet, kutup yıldızı gibi yerinde durur ve geri kalan her şey onun etrafında döner." Diye.</span></p><p><span style="font-size:18px">Neden bu sözle başladım biliyor musunuz? Yaşadığımız her kötü şeyin sebebi 3 Y (YOLSUZLUK, YOKSULLUK, YASAKLAR). İnsanlar kutuplaşıyor, paramız değer kaybediyor, yatırım gelmiyor, gençler işsiz. Neden? Çünkü adalet yok. Hukuk olmadan BAŞARAMAYIZ!</span></p><p><span style="font-size:18px">Nasreddin Hoca bir gün tarlasında çalışırken oradan geçen bir genç kendisine şöyle seslenmiş:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Kolay gelsin baba! Falan köye ne kadar zamanda gidebilirim?”</span></p><p><span style="font-size:18px">Hoca, hiç oralı olmamış, sanki soruyu duymamış gibi işine devam etmiş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genç adam aynı soruyu daha yüksek sesle bir daha sormuş. Hoca yine oralı olmayınca adam içinden “sağır mıdır nedir bu adam ?” diye düşünerek bir daha var gücüyle seslenmiş:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Heeey hemşerim! Sana söylüyorum duymuyor musun? Şu köye ne kadar zamanda varabilirim diye soruyorum, bir cevap versene!..”</span></p><p><span style="font-size:18px">Hoca yine cevap vermeyince adam “bu adam ya sağır, ya bunak, ya da başka bir derdi var” diye düşünerek Hoca’dan ümidini kesmiş ve yürümeye</span></p><p><span style="font-size:18px">başlamış.Biraz yürüdükten sonra arkasından Hoca'nın şöyle seslendiğini işitmiş : “Oraya tam iki saatte varırsın.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Üç kere sorduğu halde sorusuna cevap alamadığı için canı zaten sıkkın olan adam iyice sinirlenmiş ve demiş ki “Yahu sen ne biçim adamsın, madem biliyordun, şunu baştan söyleseydin ya!”</span></p><p><span style="font-size:18px">Hoca'nın cevabı pek mürşidaneolmuş :</span></p><p><span style="font-size:18px">“Evladım! Ben köyün hangi mesafede olduğunu gayet iyi biliyorum ama senin yürüyüşünü görmeden, ne kadar zamanda oraya varabileceğini nasıl söyleyebilirdim ki?”</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi biz bunların nasıl yol yürüdüklerini kimlerle yol yürüdüklerini yıllar önce İstanbul un rant haritasını açıkladığımızda ifade etmiştik!</span></p><p><span style="font-size:18px">O zamanın rakamlarıyla, 100 bin dolar olan imar vurgununun adres bahsetmiştik.</span></p><p><span style="font-size:18px">AKP İktidarı ülkemizin her yerinde olduğu gibi İstanbul Büyükşehir Belediyesi de yönetimi altındayken birçok yeri yandaşlarına ederlerinden çok daha az miktara, sırf peşkeş çekmek uğruna satmış ve kamuyu milyarlarca liralık zarara uğrattığını ifade etmiştik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimseye derdimizi anlatamadık ama şimdi anlıyorum ki sedatpeker söylediğinde daha kıymetli olmuş..</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;AKP döneminde gerçekleşen bu kamu malı hırsızlığının ve milyarlarca liralık zararın belgelerini ise şimdiki Büyükşehir Belediyesi yönetimi açıklamıştır.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Açıklananlara göre AKP döneminde bir özel şirket 7 Ocak 2016 günü Başakşehir’de 49 milyon liraya 78 bin metrekarelik bir arsa almıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece bu alımı yaptıktan 4 gün sonra 11 Ocak’ta 49 milyon liraya satın aldığı arsayı 130 milyon liraya Kiptaş’a satmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">4 günde 81 milyon lira. Yani bugünkü rakam ile 216 milyon lira, 27 milyon dolar AKP ile bağı olan o şirketin cebine gitmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim yaptığımız İstanbul Rant Haritası çalışmasına göre vurgunun boyutu 100 milyar doları yani güncel kurdan 580 milyar lirayı buluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dikkatinizi çekerim. Sadece İstanbul’da yapılan vurgun eski parayla 580 katrilyon lira.</span></p><p><span style="font-size:18px">18 yıllık AKP döneminde tüm Türkiye’de imar rantı üzerinden elde edilen para bunun çok üzerinde. Bu parayla 18 milyon 800 bin yardıma muhtaç vatandaşımız yoksulluk zincirinden kurtulurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;12 milyona dayanan işsiz vatandaşımız iş sahibi olurdu. AKP döneminde Türkiye imar rantı üzerinden soyuldu. Bugün yaşadığımız ekonomik sorunların, işsizlik ve yoksulluğun temel sebebi yolsuzluktur. Türkiye kaynaklarını doğru kullansa, bu ülkede işsizlik de yoksulluk da kalmazdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün yaptığımız suç duyurusunda hem İBB Yönetimi AKP elindeyken o zaman ki görevliler hakkında suç duyurusunda bulunduk. Suç duyurumuzun takipçisi olacağız ve AKP’nin gerçekleştirdiği tüm hukuksuzluklara ve yolsuzluklara karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Seren Serengil acilen ameliyata alındı!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/seren-serengil-acilen-ameliyata-alindi-13622481d6448-289c-4c8f-aed9-586329ffb1072021-06-07T14:41:00+03:00HABER MERKEZİ Seren Serengil acilen ameliyata alındı!

Seren Serengil acilen ameliyata alındı!

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Şarkıcı &nbsp;Seren Serengil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele veriyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Son olarak, bugün sabah 05.30'da artan ağrıları sonucu hastaneye kaldırılan Seren Serengil'in acil ameliyata alındığı öğrenildi. Seren Serengil'in sevgilisi Mustafa Tohma, sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Serom az sonra maalesef ameliyata alınıyor. Sabah 5:30 aniden gelişen ve artan ağrılar sonucu hastaneye geldik. Yapılan kontrollerden sonra geçirdiği ameliyat sonrası safra kesesi çalışamayacak duruma gelmiş. Bu nedenle safra kesesi alınacaktır. Böbreklerde su içmemesinden ve yine geçirdiği ameliyattan dolayı böbreklerde oluşan taşlar kanalları tıkadığı için acilen ameliyata alınacaktır. Dualarınızla bugünleri atlatacak."</span></p><p>kaynak:&nbsp;https://abcgazetesi.com/seren-serengil-acilen-ameliyata-alindi-391586&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BBB tek bir çatıdan hizmet verecek]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bbb-tek-bir-catidan-hizmet-verecek-13621b692f1bd-f1f6-4808-bf32-f6b42c1f99bf2021-06-07T14:35:00+03:00HABER MERKEZİ BBB tek bir çatıdan hizmet verecek

BBB tek bir çatıdan hizmet verecek

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Ek Hizmet Binasının açılışı gerçekleştirildi. Karesi ilçesine bağlı Paşaalanı Mahallesi 192. Sokak No:1 adresinde hizmet verecek olan yeni ek hizmet binasında, dağınık halde bulunan birimler tek bir binada daha sağlıklı ve düzenli bir şekilde Balıkesir’e hizmet edecek. Bodrum ve terasla birlikte 7 katlı olan bina, yaklaşık 6 bin 750 metrekare kapalı alanda bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">4 ayrı bağımsız bölümde hizmet veren üçüncü şahıslara ait binaların kapatılarak oluşturulduğu binada; Personel A.Ş ile Balıkesir Toplu Konut A.Ş (BALTOK) Genel Müdürlükleri, Hukuk Müşavirliği, Muhtarlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, Ulaşım, Planlama ve Raylı Sistemler Dairesi Başkanlığı, Beyaz Masa ve BASKİ tahsilat birimi yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 300 personelin hizmet verebileceği Ek Hizmet Binasında; Başkanlık ve Genel Sekreterlik çalışma ofisleri, konferans salonları, toplantı salonları ve bir de Fırıntaş Kafe bulunuyor.<br /><br /><strong>BAŞKAN ORKAN: ÇOK MANTIKLI VE DOĞRU BİR KARAR</strong><br />Yapısı gereği büyük olduğu için Büyükşehir Belediyesi’ne yakışan bir bina olduğunu söyleyen Karesi Belediye Başkanı Dinçer Orkan “Merkezde bulunan ek hizmet binalarının burada toplanması çok mantıklı ve doğru olmuş. Merkezde gelip gitmek ve park sorunu hep bir problemdi. Buraya gelen insanlar, işlerini çok rahat bir şekilde park sorunu yaşamadan halledebilecek. Büyükşehir Belediye Başkanımız Yücel Yılmaz’a da çok teşekkür ediyoruz, böyle bir binayı Karesi ilçemize kazandırdığı için. Bu binanın; çalışanlarına, Balıkesir’imize, Karesi’mize hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.<br /><br /><strong>DAĞINIK OLAN BİRİMLER BİR ARAYA TOPLANDI</strong><br />İl genelinde dağınık halde bulunan birimleri ek hizmet binalarında bir araya toplayarak vatandaşlara daha kaliteli ve ulaşılabilir bir şekilde hizmet verebilmeyi amaç edindiklerini belirten Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz “Edremit’te 8 ayrı noktada personelimiz, vatandaşlara hizmet vermeye çalışıyordu. Bütün Körfez’in ana konuşlanmasını Edremit’te, tek bir yerde topladık. Onu da geçtiğimiz yıl tam bugün açtık. Burhaniye’de de binamızı açtık. Orada da Burhaniye bölgesindeki sorunları idare edecek tüm arkadaşlarımızı; BASKİ, İtfaiye gibi Büyükşehir Belediyesi’nin irtibatının tamamen sağlanacağı noktayı oluşturduk. Sadece bunlarla kalmayıp, Bandırma’daki binamızı da güzelleştirdik. Sahile yakın, insanların kolayca gelip gidebilecekleri, devlete yıllarca hizmet etmiş bir binanın tahsisi ve tadilatı bittikten sonra güzel bir binayla Bandırmalı vatandaşlarımıza, onlara yakışır bir şekilde hizmet etmeyi düşünüyoruz.” dedi.<br /><br /><strong>BAŞKAN YILMAZ: BALIKESİR TÜM<br />ÖZELLİKLERİYLE TANINACAK</strong><br />Büyükşehir Belediyesi’nin merkezde dağınık bir şekilde olan birimleri, Kızılay binasında toplayarak Ek Hizmet Binası oluşturduklarını ifade eden Başkan Yücel Yılmaz “Farklı noktalarda hizmet veren dağınık birimlerimizin hepsini buraya taşıdık. Bütün çalışmalarımızı vatandaşımıza daha kaliteli hizmet nasıl veririz, onların şehirdeki konforunu nasıl hissederiz diye yapıyoruz. Giyimimizle, kuşamımızla vatandaşla kurduğumuz ilişkiyle her açıdan şehre yakışır olmalıyız. Ben iddialıyım. İddiamızda şu: 2024 yılı geldiğinde Türkiye’de, Balıkesir’i tüm özellikleriyle tanımayan çok az insan kalacak. Balıkesir dediği zaman; yeşil, güzel, tarımı, turizmi olan, esnafı güler yüzlü, huzurlu, güvenli, insanların çocuklarını okutmak istedikleri, hastanede rahat edebileceklerini bildikleri, eğlenmek istediklerinde eğlenebilecekleri, yeşil görmek istediklerinde pikniğe gidebilecekleri kaliteli bir şehir olarak akla gelecek. Ek hizmet binamızda da güler yüzümüz,&nbsp; hizmet odaklı anlayışımızla vatandaşlarımıza hizmet vereceğiz.” diye konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Konya Büyükşehir’den Üreticiye Damızlık Koç Desteği]]>https://www.haberanaliz.net/haber/konya-buyuksehirden-ureticiye-damizlik-koc-destegi-1362018419739-dada-49da-9dfb-30073f4bc90a2021-06-07T14:33:00+03:00HABER MERKEZİ Konya Büyükşehir’den Üreticiye Damızlık Koç Desteği

Konya Büyükşehir’den Üreticiye Damızlık Koç Desteği

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Konya Büyükşehir Belediyesi, küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin desteklenmesi amacıyla daha önce 31 ilçeden başvuruları alınan yüzde 50 hibeli damızlık koçları üreticilere teslim etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’nın küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde Türkiye’nin en önemli illerinden birisi olduğunu söyledi. Belediye olarak kırsalda yaşayanların gelirlerini artırmak için yoğun bir caba içerisinde olduklarını vurgulayan Başkan Altay, “Özellikle tarım ve hayvancılıkla ciddi desteklerde bulunuyoruz. 2014 yılından itibaren sadece bu alanda verdiğimiz destek 67 milyon liraya ulaştı. Konya, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde Türkiye’nin en önemli illerinden birisi. 2 milyon 840 bin küçükbaş hayvana sahibiz. 31 ilçemizde en az 3 yıl bu işle uğraşan ve en az 25, en fazla 100 koyunu olan vatandaşlarımızın başvuruları değerlendirildi. Yüzde 50 hibe desteğiyle daha önceden Konya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği tarafından üretilen koçlarımızı ailelerimize hediye ediyoruz. İnşallah bunlarla birlikte üretimin daha da artmasını, kalitenin yükselmesini hedefliyoruz. Amacımız tarımla, hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın gelirini artırmak. Bunu da bilimsel yollar ile yapmak. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Çiftçilerimize hayırlı olsun.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">BİRLİK BAŞKANINDAN VE ÜRETİCİLERDEN TEŞEKKÜR</span></p><p><span style="font-size:18px">Konya Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fettah Öztürk ve koç desteğinden faydalanan üreticiler de verdikleri destekten dolayı Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">BÖLGEYE UYGUN OLAN IRKLAR TERCİH EDİLDİ</span></p><p><span style="font-size:18px">Küçükbaş hayvancılığın gelişmesinde birçok faktör ön planda olmasına rağmen, koyunlarda et, süt ve yavru verimini artırmak, yapağı/tiftik kalitesini yükseltmek için öncelikle sürülerde kullanılacak olan damızlık koçlar önem arz ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği ve sürülerde kullanılacak koçlar üstün verimli, ıslah çalışması yapılmış, hastalıklardan ari bölgemize uygun olan Merinos ve Akkaraman ırklarından tercih edildi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Nostaljik Bergama Vapuru Körfez turlarına hazır]]>https://www.haberanaliz.net/haber/nostaljik-bergama-vapuru-korfez-turlarina-hazir-136191dfa6909-e8b4-4070-a86f-69bf3576efb92021-06-07T14:32:00+03:00HABER MERKEZİ Nostaljik Bergama Vapuru Körfez turlarına hazır

Nostaljik Bergama Vapuru Körfez turlarına hazır

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İzmir Büyükşehir Belediyesi İZDENİZ A.Ş. bünyesindeki nostaljik Bergama Vapuru, bakım-onarım çalışmalarının tamamlanmasının ardından konuklarını ağırlamak için sefere çıkmaya hazır hale getirildi. Uzun yıllar Körfez’in iki yakası arasında milyonlarca İzmirliyi taşıyan Bergama Vapuru, bir süredir farklı bir alanda hizmet veriyor.<br /><br />İZDENİZ Genel Müdürü Ümit Yılmaz, oturan ve ayakta olarak toplam 368 kişi ağırlama kapasiteli Bergama Vapuru’nun, isteyen kurum ve kuruluşlara kiralanacağını; yemekli, yemeksiz özel kutlamalara, gezilere ve kurumsal şirket organizasyonlarına ev sahipliği yapacağını söyledi. Turlara, İZDENİZ’in deneyimli kadrosunun eşlik edeceğini belirten Yılmaz, “Vapurumuz, İzmir Körfezi’nde, eşsiz kent manzaraları eşliğinde özel turlar yapacak. Kalkış ve varış noktası Üçkuyular İskelesi olacak. Saatlik olarak kiralanabilecek” dedi.<br /><br /><strong>Kiralama için iletişim</strong><br />44,4 metre uzunluğunda ve 8,08 metre genişliğinde olan Bergama Vapuru, 1951 yılında Almanya’nın Bremen kentinde üretildi. Kiralama için iletiş<a href="mailto:im@izdeniz.com.tr" target="_blank">im@izdeniz.com.tr</a>&nbsp;adresinden ya da 0232 320 00 35 numaralı telefondan bilgi alınabilir.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bu Öğrencilerin Akıbeti Ne Olacak?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bu-ogrencilerin-akibeti-ne-olacak-13618328fa03d-1ba3-47db-b172-60f1937c4fc92021-06-07T14:17:00+03:00HABER MERKEZİ Bu Öğrencilerin Akıbeti Ne Olacak?

Bu Öğrencilerin Akıbeti Ne Olacak?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit İlçesinde bulunan Düzbağ İlkokul ve Ortaokulu, yeniden yapılmak üzere yıkıldı. Ancak aradan geçen zamana rağmen okulun yeniden yapımına başlanmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okulların gelecek yıl faaliyete geçip geçemeyeceğine dair bir bilgi kamuoyuyla paylaşılmazken, büyük mağduriyet yaşayan öğrenci ve ailelerin sessizlik karşısında endişeleri artmış durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çağlayanceritli hemşerilerinin okul sorununu yakından takibe alan Atom Karınca Ali Öztunç, konuyu Ankara’da Meclis gündemine taşıyarak kamuoyu adına Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi hazırladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öztunç’un Bakan Selçuk’tan yanıt beklediği 3 temel soru şu şekilde;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yıkılan Düzbağ Yeşiloba İlk ve ortaokulunun yapımına ne zaman başlanacaktır?</span></p><p><span style="font-size:18px">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bu okullar 2021-2022 eğitim öğretim yılına yetişebilecek midir?</span></p><p><span style="font-size:18px">-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bu okullar eğer 2021-2022 öğretim yılına yetişmeyecek ise buradaki öğrencilerin akıbeti konusunda ne yapmayı düşünüyorsunuz?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[YENEROĞLU SORDU: SORUŞTURMA AÇILDI MI?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yeneroglu-sordu-sorusturma-acildi-mi-13617b7001c1e-1fb9-4d97-9aa0-5be84df4ad142021-06-07T14:14:00+03:00HABER MERKEZİ YENEROĞLU SORDU: SORUŞTURMA AÇILDI MI?

YENEROĞLU SORDU: SORUŞTURMA AÇILDI MI?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak gerçekleştirdiğim, “Kokain ticaret ağıyla etkin mücadele edilip edilmediği hususunda İçişleri Bakanlığı'nın cevaplaması istemiyle TBMM'ye soru önergesi verdi,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Süleyman SOYLU tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.&nbsp;&nbsp;&nbsp;07.06.2021</span></p><p><span style="font-size:18px">Kokain ticaret ağı ile ilgili son dönemde gündeme gelen olaylar bağlamında;</span></p><p><span style="font-size:18px">1- Kolombiya’da 9 Haziran 2020’de, Türkiye’ye, İzmir Limanı’na giden 4.9 tonluk kokainin yakalandığı haberi üzerine, söz konusu olayla ilgili Türkiye’de herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa; soruşturma şu an hangi aşamadadır ve kokainin Türkiye’deki alıcısı tespit edilebilmiş midir? Tespit edildiyse kamuoyu bu konuda ne zaman bilgilendirilecektir? Herhangi bir soruşturma başlatılmadıysa, neden başlatılmamıştır?</span></p><p><span style="font-size:18px">2- Panama‘da&nbsp;son durağı Mersin olan gemide 616 paket kokain yakalandığı haberleri üzerine, bu olayla ilgili Türkiye’de herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa, soruşturma şu an hangi aşamadadır? Kokainin Türkiye’deki alıcısı tespit edilebilmiş midir? Başlatılmadıysa, neden başlatılmamıştır?</span></p><p><span style="font-size:18px">3- Ülkemizden Meksika’daki Sinaloa Karteli’ne selam gönderilen bir kısım videoların ve Sinaloa Karteli’nden de Türkiye’deki bazı gruplara selam gönderildiği ve Türkçe şarkılarında dinlendiği videoların haber kaynaklarında yer alması üzerine, söz konusu videolarla ilgili herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa, soruşturma şu an hangi aşamadadır? Başlatılmadıysa, söz konusu videolarla ilgili soruşturma başlatmayı düşünüyor musunuz? Uyuşturucu ticareti yapan Sinaloa Karteli ile Türkiye’deki bazı grupların işbirliği yapıp yapmadığı soruşturulmuş mudur?</span></p><p><span style="font-size:18px">4- Virginia Doğu Bölgesi Mahkemesi’nde 1:15MJ371 numaralı dava dosyasında uyuşturucu ticareti ve kara para aklama suçlarından hakkında yakalama kararı bulunduğu iddia edilen ve KKTC’de yaşayan Halil Falyalı hakkında soruşturma yapılmakta mıdır? Ülkemizde, cezai soruşturma ve kovuşturmaya konu dosyası var mıdır? Varsa söz konusu dosyalarda isnat edilen suçlar nelerdir? Mevcut dosyaları şu an hangi aşamadadır? Hakkında yakalama kararı veya kesinleşmiş mahkeme kararı var mıdır?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN DEMOKRAT PARTİ ÇÖKÜŞ DÖNEMİ YAŞIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-parti-cokus-donemi-yasiyor-13616a85f10f2-9357-4edc-b91a-9cd96bda978c2021-06-07T13:44:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN DEMOKRAT PARTİ ÇÖKÜŞ DÖNEMİ YAŞIYOR

MERSİN DEMOKRAT PARTİ ÇÖKÜŞ DÖNEMİ YAŞIYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong>İŞTE 200 M2 LİK, GÜLNAR İLÇESİNİN, TAPULU MALI OLAN PARTİ HİZMET BİNASININ NAÇAR VE BERBAT HALİ… KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL. KİMSE ŞURAYA BİR ADAM ATAYALIM KAPIYI AÇSIN DEMİYOR. KİRA YOK. MÜLK. MASRAFDA YOK. AMA .BECERİKLİ İL YÖNETİCİSİ LAZIM. HANİ NEREDE?!!! PARA HARCAMAK LAZIM... HANİ NEREDE, KİM HARCIYOR?!&nbsp;</strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfbf8cd84f.jpg" style="height:800px; width:389px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfc12cfa90.jpg" style="height:389px; width:800px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfc28a8c3c.jpg" style="height:389px; width:800px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfc3e55e53.jpg" style="height:389px; width:800px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfc5542d31.jpg" style="height:800px; width:389px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfc6c95577.jpg" style="height:490px; width:1008px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfc878f8b2.jpg" style="height:490px; width:1008px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfc9f59d51.jpg" style="height:490px; width:1008px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfcb84fad7.jpg" style="height:490px; width:1008px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfcd16f5d8.jpg" style="height:490px; width:1008px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfceb1a6b6.jpg" style="height:1008px; width:490px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfd04d8157.jpg" style="height:1008px; width:490px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfd1c8e5af.jpg" style="height:490px; width:1008px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bdfd3992efd.jpg" style="height:490px; width:1008px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:22px"><strong>ZENGİN İŞ ADAMI DİYE DESTEK OLUNAN VE İL BAŞKANLIĞINA OTURTULAN KİŞİ İLE, ONA DESTEK OLAN, YANINDAKİ ÇAYCI ÇORBACIYI LİSTELERE VEREN, KİMİLERİNİ İLÇE BAŞKANI YAPAN İŞ ADAMI BİLE PARA HARCAMIYOR. ÜSTELİK GENEL BAŞKAN YARDIMCISI AHMET UYANIK&nbsp; BU İŞ ADAMININ GELECEKTE&nbsp;İL BAŞKANI VE GİK ÜYESİ YAPILACAĞINIDA SÖYLÜYOR. PARTİYE BAKAR MISINIZ, KİMLERE KALMIŞ!!!! VE BİRDE GİZLENEN SİGORTACI VAR. PERDE GERİSİNDEN PARTİYİ DİZAYN EDEN. SİYASİ KUMPASÇI. KOCAMAZ'A KUMPAS KURDUĞU BELİRTİLEN VE ADAYLIK EVRAKLARINI RESMİYETE SOKMAYAN. DP'Yİ PEŞKEŞ Mİ ÇEKİYORLAR? YAZIK GÜNAH! BU PARTİDE YETİMLERİN HAKKI VAR.&nbsp;</strong></span></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÜRSEL TEKİN'DEN ÇARPICI AÇIKLAMALAR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gursel-tekinden-carpici-aciklamalar-136151a3057b8-f662-45d6-a1a8-aa642ef1d43c2021-06-07T11:46:00+03:00HABER MERKEZİ GÜRSEL TEKİN'DEN ÇARPICI AÇIKLAMALAR

GÜRSEL TEKİN'DEN ÇARPICI AÇIKLAMALAR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bddd3ed5a51.jpg" style="height:1080px; width:1080px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bddd5a7c529.jpg" style="height:852px; width:1280px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bddda1f2359.jpg" style="height:630px; width:640px" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[AYAŞ’TA ANKARAKART DÖNEMİ BAŞLIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ayasta-ankarakart-donemi-basliyor-13614ade570b5-cb20-4220-a69a-f07b5710ade12021-06-06T16:56:00+03:00HABER MERKEZİ AYAŞ’TA ANKARAKART DÖNEMİ BAŞLIYOR

AYAŞ’TA ANKARAKART DÖNEMİ BAŞLIYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Başkent’te tek kartla ulaşım kolaylığı sağlayan ANKARAKART’ın merkezden sonra çevre ilçelerde de yaygınlaşması için çalışmalar devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">EGO Genel Müdürlüğünün validatör kullanımının yaygınlaşması amacıyla başlattığı çalışmalar bir yandan devam ederken, çevre ilçelerde ulaşım hizmeti veren Özel Toplu Taşıma Araçları (ÖTA) da bu sisteme entegre olmaya devam ediyor. EGO Otobüsleri ve Özel Halk Otobüsleri’nden sonra ÖTA’larda da her geçen gün yaygınlaşan ANKARAKART kullanımı, 7 Haziran 2021 Pazartesi gününden itibaren Ayaş ilçesinde de başlayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AYAŞ İLÇESİNDE HİZMET VEREN 7 ÖTA’DA ANKARAKART GEÇERLİ OLACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">EGO Otobüslerinin dışında Özel Halk Otobüslerinin (ÖHO) Eylül 2019 tarihinden itibaren validatör sistemine geçtiği Ankara’da, ÖTA’lar da ANKARAKART sistemine entegre olmaya başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tek bir sistem üzerinden ücret toplanmasını amaçlayan EGO Genel Müdürlüğü yaptığı duyuru ile 7 Haziran 2021 Pazartesi gününden itibaren Ayaş ilçesinde hizmet veren ÖTA’larda da ANKARAKART’ın geçerli olacağını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elektronik ücret toplama sistemine 11 Kasım’dan itibaren Çubuk ve Akyurt ilçelerinde hizmet veren 96 ÖTA’da, 21 Aralık’tan itibaren Elmadağ ve Kahramankazan’da toplam 49 ÖTA’da ANKARAKART kullanımı başlarken, şimdi de 560-3 hattında hizmet veren Ayaş Kooperatifine bağlı 7 ÖTA elektronik ücret toplama sistemine geçecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayaş’ta hizmet veren ÖTA’lara validatör sistemi takılırken, vatandaşlar bundan sonra ilçede ANKARAKART kullanarak tek kartla ulaşımlarını sağlayabilecek. EGO Genel Müdürlüğü ilerleyen süreçte, Ankara'da tüm çevre ilçelerde hizmet veren ÖTA’ları elektronik ücret sistemine dahil etmeyi ve denetim mekanizmasını güçlendirmeyi planlıyor.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Türkiye’ye örnek olacak iş birliği]]>https://www.haberanaliz.net/haber/turkiyeye-ornek-olacak-is-birligi-1361371273d22-145f-4fc9-aadd-8de5d15595092021-06-06T16:54:00+03:00HABER MERKEZİ Türkiye’ye örnek olacak iş birliği

Türkiye’ye örnek olacak iş birliği

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı Yunusoğlu Mahallesi’nde SMA hastası Şehmus Eren adına düzenlenen “Yunusoğlu Mahallesi 2021 Şehmus Eren Yaşasın Futbol Turnuvası” başladı.</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Yüreğir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Kocaispir ile Yunusoğlu sakinlerinin katıldığı turnuva açılışında spor, kardeşlik ve birliktelik adına güzel görüntüler oluştu. Turnuvanın başlama vuruşunu Başkan Zeydan Karalar ve Başkan Fatih Mehmet Kocaispir birlikte yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SPORUN KAYNAŞTIRMA VE BİRLİK OLUŞTURMA ÖZELLİĞİ VAR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Turnuvanın açılışında söz alan Başkan Zeydan Karalar, “Özellikle SMA hastalığı ve uyuşturucu kullanımıyla ilgili böyle bir mücadeleyi yaptıkları için Yunusoğlu’ndaki kooperatif yöneticilerine, buna katılan, emek veren bütün kardeşlerime teşekkür ediyor, yürekten kutluyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ‘Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur’ der. Uyuşturucunun en önemli panzehirlerinden biri de spordur.&nbsp;Bu girişim o nedenle de anlamlı bir girişimdir. Ayrıca sporun insanları bir araya getirme özelliği de vardır. Biz sevgili başkanım Fatih Mehmet Kocaispir’le birlikte buralara geldik. Spor sahasının düzenlenmesi için söz vermiştik” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HALK İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞMAMIZ TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLMALI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yüreğir Belediyesi ile halk için birlikte çalıştıklarını, bunun örnek olması gerektiğini ifade eden Başkan Zeydan Karalar, “Yüreğir Belediyesi bize bir yer tahsis etti, oraya kültür merkezi yapacağız. Kadınlarımıza meslek eğitimi vereceğimiz bir tesis kuracağız. Yapacağımız tesis aynı zamanda kooperatifin binası olacak. Biliyorsunuz mahallenin giriş yolunu yaptık, çevre yolunun sağlamlaştırmasını gerçekleştirdik ve ardından asfaltını dökeceğiz. Adana Büyükşehir Belediyesi’nin, Yüreğir Belediyesiyle birlikte çalışmasının örnek teşkil etmesini istiyorum. Bu ülkenin ayrışmasının kimseye faydası yok. Ne yapılırsa yapılsın bu halkı ayrıştırmanın imkanı yok. Elbette bu tür etkinlikler vatandaşlarımızı birbirine daha fazla kaynaştırma anlamında önem taşımaktadır. Hizmetlerimiz Yunusoğlu’nda devam edecektir” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SMA HASTALARI İÇİN GEREKLİ DÜZENLEMELER YAPILMALI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Turnuvaya ismini veren Şehmus Eren’in SMA hastası olduğunu ve şifa bulması için çalışıldığını kaydeden Başkan Zeydan Karalar, şunları söyledi: “SMA hastalarımızın tedavi masrafı, hastalarımızın kendi olanaklarıyla karşılayabileceği miktarlarda değil. Biz belediye olarak elimizden geleni yapıyoruz ama devletimizin SMA hastalarının tedavisiyle ilgili düzenlemeleri yapmasını bekliyoruz. Bununla ilgili kamuoyunda farkındalık oluşturmak için yoğun çaba sarf ediyoruz. Şehmus Eren’in de bir an önce sağlığına kavuşmasını istiyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HALKIMIZA HİZMETİ İLKE EDİNDİK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yüreğir İlçe Belediye Başkanı Fatih Mehmet Kocaispir de, gençlerin spor yapabilmesine ortam sağlamak için Adana Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği yaptıklarını, uyuşturucu ile mücadele, SMA hastalarının sorunlarına çözüm bulma, kadınların mesleki eğitim alması ve halk yararına bir çok konuda ortak karar alarak halka hizmeti ilke edindiklerini söyledi. Başkan Kocaispir, madde bağımlılığının çok önemli ve geleceği tehdit edebilecek bir sorun olduğunu belirterek, sporun çocukları ve gençleri bu tür kötü alışkanlıklardan uzak tutma potansiyeli bulunduğunu, bunun için spor tesisi sayısını artırmayı istediklerini kaydetti.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GENEL KURUL GÜNDEMİNE GELİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/genel-kurul-gundemine-geliyor-136121e996722-e4d5-45e6-b1fe-04ac8265683d2021-06-06T16:52:00+03:00HABER MERKEZİ GENEL KURUL GÜNDEMİNE GELİYOR

GENEL KURUL GÜNDEMİNE GELİYOR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Sibel Özdemir’in imzasını taşıyan kanun teklifi ile devlet üniversitelerinin kendi rektörlerini seçmeleri ve seçimde en yüksek oyu alan adayın doğrudan göreve başlaması amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclis Genel Kurulu gündeminde görüşülecek olan kanun teklifinde, “Üniversitelerin özerk ve demokratik yapısı söz konusu olduğunda öne çıkan en önemli göstergelerin başında üniversite öğretim elemanlarının kendi yöneticilerini belirleme özgürlüğü gelmektedir. Ancak bugünkü uygulamada rektörler zaman zaman esnetilen üç yıl profesör olma dışında hiçbir kriter belirlenmeden Cumhurbaşkanı tarafından siyasete dayalı olarak atanmaktadır.” deniliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünkü rektör atama düzenlemesinin 12 Eylül 1980 askeri darbesi dönemindeki rektör belirleme düzenlemesinin de gerisinde olduğu kaydedilen teklifte, “20 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen OHAL döneminde yapılan düzenlemeyle rektör seçimlerine son verildi. 12 Eylül darbesi ve üniversiteleri de hedef alan 20 Temmuz sivil darbesi sonrasında yapılan ve bugün uygulamada olan düzenleme arasında amaç olarak fark yoktur.” değerlendirmesi yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üniversitelerin kalite ve nitelik bakımından gelişmelerinin ve ihtisaslaşmalarının zarar gördüğü belirtilen teklifte, “Rektör atama uygulamasının arkasındaki temel gaye; siyasi iktidara yakın kişileri üniversitelere rektör atamak, bilimsel özgürlüğü, bilimi ve bilim insanlarını baskı ve kontrol altına almak ve kadrolaşmak olmuştur. Bu uygulamaların neticesinde üniversiteler bilim üretememekte, dünya sıralamalarında geriye düşmekte ve nitelikli insan yetiştirememekte. Üniversitelerin kendi rektörlerini uzlaşışla karar verdikleri usullere göre belirleyebilmesinin sağlanmasıyla ülkemizin bilimsel araştırma ve eğitimde önü açacaktır.” ifadelerine yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rektör belirlenmesi konusunda demokratik ve bilimsel özgürlüğü öncelleyen yeni bir düzenlemeye acil olarak ihtiyaç bulunduğu belirtilen teklifin gerekçesinde, “YÖK kendisine yapılan rektör adayı başvurularını hiçbir ön değerlendirme yapmadan, başvurusu sırasına göre dosyalanarak Cumhurbaşkanlığına göndermesinin ardından bir gece yarısı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile rektör atanması bilimsel özgürlük ve akademik özerklikle bağdaşmamaktadır. Atama yerine demokratik seçim yapılması üniversitelerin temel talep ve ihtiyacıdır. Çünkü atamayla göreve gelen rektörler maalesef yönetmeye talip oldukları üniversitelerin ve ülkemizin öncelikleri yerine kendilerini o makama atayanların siyasi önceliklerini ön plana almaktadır. Siyasi otoritenin tercihiyle kurum dışından yapılan bütün atamalar, Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılan son atamada da görüldüğü üzere kurumsal tahribatlara yol açmaktadır.” denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclis Genel Kurulunda bu hafta salı günü görüşülecek olan kanun teklifiyle&nbsp;2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13. maddesinin (a) fıkrasının birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmekte:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Devlet üniversitelerine rektör, öğretim elemanları tarafından seçilir. Vakıf üniversitelerinde rektör, mütevelli heyeti tarafından seçilir ve mütevelli heyetinin Yükseköğretim Kurulu’na teklifi ve Yükseköğretim Kurulu’nun onayıyla atanır. Rektörün görev süresi 4 yıldır. Süresi sona erenler aynı yöntemle yeniden atanabilirler. Ancak aynı Devlet üniversitesinde iki dönemden fazla rektörlük yapılamaz. Rektör, üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü tüzel kişiliğini temsil eder.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: “Çiftçiye elektrik çarpıyor”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-ciftciye-elektrik-carpiyor-13611e08779a9-21a4-4568-9e01-f636f55d8a542021-06-06T16:50:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: “Çiftçiye elektrik çarpıyor”

Gürer: “Çiftçiye elektrik çarpıyor”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Tarımsal sulama amacıyla kullanılan elektrik ücretlerinin sürekli arttığına da değinen &nbsp;Ömer Fethi Gürer, “Vahşi sulama hem yeraltındaki su seviyesini düşürüyor hem de üreticiye ciddi külfet getiriyor. Yağmurlama ve&nbsp;damlama gibi modern sulama sistemleri için üreticiler desteklenmeli” dedi.&nbsp;</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>ELEKTRİK FATURALARI ÇİFTÇİNİN BELİNİ BÜKTÜ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal girdilerde en yüksek maliyet kalemini oluşturan ve yeraltında su çıkarmakta kullanılan elektrik ücretlerinin, çiftçinin belini büktüğünü söyledi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GÜRER’DEN ÜRETİCİLERE ZİYARET&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Seçim bölgesi olan Niğde’de sürekli artan elektrik ücretlerinden mustarip olan üreticilerle konuşan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin üretim için gerekli ve yeterli suya, uygun fiyatla verilecek elektrik enerjisi ile ulaşmaları gerektiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>EL İNSAF; 8 SAAT SULAMAYA 808 LİRA ELEKTRİK FATURASI!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Milletvekili &nbsp;Ömer Fethi Gürer’e dert yanan bir çiftçi, sadece 8 saat sulama yaptığı tarlası için 808 TL elektrik faturası geldiğini belirterek, “Her fıskiyeden 15’er dakika aralıklarla yonca ekili tarlamı suladım. Toplamda, tarlama 8 saat su akıttım. 808 lira elektrik faturası geldi. Bunun 641 lirası enerji tüketim bedeli, 9 lirası TRT katkı payı, 122 lirası KDV. Sadece 8 saat sulamaya 808 lira fatura ödersem ben bu işten ne kazanacağım?” diyerek, elektrik ücretlerindeki yüksek artışa dikkat çekti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇİFTÇİ NE EKERSE EKSİN KAR EDEMİYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 40 yıldır bu bölgede çiftçilik yaptığını; patates, buğday ve arpa ektiğini ancak bunların hiç birinden verim alamadığı için yoncaya yöneldiğini söyleyen üretici, “Geçen yıllarda arpa ektim 1000 lira verdiler maliyetini bile karşılamadı. Buğday ektim 1100 lira verdiler. Gübre fiyatı bir yılda 2 kat arttığı için hayvan gübresi kullanmak zorunda kaldım. &nbsp;Buğday, arpa ve patates ekmeyi bıraktım, yoncaya yöneldim. Şimdi yer altından çıkardığım suyun elektrik ücreti de ciddi&nbsp;bir&nbsp;yekûn tutuyor. O nedenle fazla sulama yapamayacağım. Bu durumda verim düşük olacak. Zaten kuraklığın neden olduğu bir verim düşüklüğü var, ekonomik kriz ve girdi maliyetlerindeki artışın neden olduğu verim düşüklüğü de üstüne eklenecek” diye konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÜRETİCİYE MODERN SULAMA KREDİSİ VERİLMELİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, küresel ısınmanın hem tarımsal sulama hem de içme suyu sorununu da beraberinde getirdiğine işaret ederek, “Yer altındaki su seviyesi giderek düşüyor. O nedenle bir an önce salma(vahşi) sulama sisteminden vazgeçilerek damlama &nbsp;ve yağmurlama gibi modern sulama sistemine geçilmelidir. Ancak burada da &nbsp;tarla sahibinden, kredi alabilmesi için kuyu ruhsatı şartı aranıyor. Bir defaya mahsus su kuyusunun ruhsatlı veya ruhsatsız olup olmadığına bakılmaksızın, tüm kuyu sahiplerine modern sulamaya geçmelerine olanak sağlamak için kredi verilmelidir” şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ELEKTRİK MALİYETLERİ SÜREKLİ ARTIYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yeraltından elektrikle çıkarılan suyun masrafının, üründen elde edilecek gelirden daha fazla olduğuna da işaret eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Girdi maliyetleri sürekli artıyor; tohum, ilaç, gübre ve mazot fiyatları aldı başını gidiyor. Ancak en önemli girdi maliyetleri arasında yer alan tarımsal sulama amaçlı kullanılan elektrik ücreti de çok yüksek boyutlara ulaştı, Bu konuda bir düzenleme mutlaka yapılarak, üreticilerin mağduriyetinin giderilmesi sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KALAMIŞ SAHİLİ'NİN ÖZELLEŞTİRİLMESİNE TEPKİLER BÜYÜYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kalamis-sahilinin-ozellestirilmesine-tepkiler-buyuyor-136102ecb759d-0270-4db2-a93f-24af8351af752021-06-06T16:47:00+03:00HABER MERKEZİ KALAMIŞ SAHİLİ'NİN ÖZELLEŞTİRİLMESİNE TEPKİLER BÜYÜYOR

KALAMIŞ SAHİLİ'NİN ÖZELLEŞTİRİLMESİNE TEPKİLER BÜYÜYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı için 10 yıl önce alınan özelleştirme kararı süreci devam ederken, 21 Mayıs 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Kalamış Yelken Kulübü için de özelleştirme kararı alındı. Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı alınan bu karara tepki göstermiş ve “Kimse buraya ‘çökmesin’ diye, Kadıköy Belediyesi olarak yeşil alanı korumak şartıyla biz talibiz.” açıklamasında bulunmuştu. Karara tepkiler büyüyor. Bugün de CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı tarafından “Kadıköy Sahili Halkındır” sloganıyla çağrı yapılarak, Kalamış Parkı’nda bir buluşma gerçekleşti. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KIYILARIMIZA, YEŞİL ALANLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Kadıköy İlçe Başkanı Ali Narin “Kıyılarımıza, yeşil alanlarımıza sahip çıkacağız” diyerek karara tepki gösterdi. Narin konuşmasında: “Başta biz Kadıköylüler olmak üzere İstanbul halkının büyük çoğunluğunun karşı çıktığı, doğaya, çevreye ve ekolojik dengeye zarar verecek nitelikteki Kalamış Yat Limanı projesi kararı geri dönüşü çok zor ve siyasi bir karardır. Kadıköylünün görüşleri ve taleplerini yok sayarak, hukuku ve etik anlayışı bir yana bırakanlara karşı mücadelemiz sürecektir.” dedir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BİZ HALKIN TEMSİLCİSİYİZ, HALK ADINA BURAYA TALİBİZ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kalamış Yat Limanı ve Yelken Kulübü arazisinin özelleştirmesine tepki gösteren Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı da yaptığı konuşmada: “Yaşadığımız dönem, anayasanın, yasanın konuşulduğu, tartışıldığı, o hükümlerin devam ettiği dönem değil. Birilerinin bir yerlere çökmek için bahaneler bulup, çöktüğü dönem. Biz buradan tüm Kadıköylüler olarak buraya çökmeyi düşünenleri uyarıyoruz: Biz buradayız, burayı size çöktürtmeyiz. Biz Kadıköy Belediyesi olarak buraya 1 metrekare beton yapılmamak şartıyla, talibiz. Biz halkız, halkın temsilcisiyiz, halk adına kullanmak adına talibiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KALAMIŞ RANTA TESLİM OLMASIN</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu Kadıköy Belediye Başkanı’nın çağrısına destekte bulunarak “Kalamış Sahili ranta teslim olmasın” dedi. Kaftancıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;Bugün dünya çevre günü ve şu yeşile bakıp, ruhunu dinlendirmeyi bilmeyenlerin, şu gökyüzüne bakıp hayal kuramayanların, şu ayakkabılarını çıkartıp çıplak ayaklarıyla toprağa basıp bunu dünyanın en büyük mutluluğu olduğunu hissetmeyenlerin yönettiği bir iklimdeyiz. İşte biz bugün o nedenle Kalamış’tayız, bu duyguları bilmeyenlerin rant uğruna her yere çökmeye çalıştıklarını görüp, bunu direniş ve dayanışmayla hep birlikte mücadelenin önüne geçmek için buradayız.”&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MİLLİ EĞİTİM ÖĞRENCİLERİ“HEDEFİ OLANLAR” VE “HEDEFİ OLMAYANLAR” DİYE AYIRDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/milli-egitim-ogrencilerihedefi-olanlar-ve-hedefi-olmayanlar-diye-ayirdi-13609859ef515-4816-4e6b-b092-ddbe72748c682021-06-05T16:44:00+03:00HABER MERKEZİ MİLLİ EĞİTİM ÖĞRENCİLERİ“HEDEFİ OLANLAR” VE “HEDEFİ OLMAYANLAR” DİYE AYIRDI

MİLLİ EĞİTİM ÖĞRENCİLERİ“HEDEFİ OLANLAR” VE “HEDEFİ OLMAYANLAR” DİYE AYIRDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hamza Aygün gönderdiği mesajda, <strong>“Kıymetli ortaokul müdürlerimiz biliyorsunuz ki önümüzdeki hafta sonunda LGS sınavı var. Daha önce de paylaştığımız gibi bu sınavda herhangi bir hedefi olmayan ya da ders durumu istenmeyen durumda olan öğrencilerimizin velileri ile istişare edilerek sınava katılmamaları yönünde yönlendirme çalışmalarımızı ivedilikle takip edelim, çünkü sene boyu verilen emekler hedefsiz öğrencilerimizin sınava katılımı ile ortalamalarınız oldukça aşağılara düşmektedir. Bundan dolayı 8. sınıf öğrenci sayımız ve bu konu ile ilgili görüş yapılan öğrenci veli görüşmelerinin her okul müdürümüz tarafından hassasiyet ile üzerinde durulması ve bir liste halinde tarafımıza bildirilmesi hususunda gereğini bilgilerinize rica ederim.”</strong>ifadelerine yer vermiş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nasıl bir eğitim anlayışıdır! Çocuklarımız hedefi olan ve olmayanlar diye ayrıştırılmış. Sonra da “hedefi olmayan” öğrenciler kategorisine koyduklarının eğitim haklarını ellerinden alarak, gözden çıkarmışlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiç kimse çocuklarımızı değersizleştiremez!</span></p><p><span style="font-size:18px">“Hedefi olmayan”, “hedefi olan” “başarılı”, “başarısız”, “nitelikli”, “niteliksiz” kategorilerine koyarak geleceklerini karartamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böyle bir ayrım yapmaya ne hakkınız, ne de haddiniz var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu uygulama suçtur!</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk çocuklarımızın kategorize edilerek eğitim sisteminin dışına itilmesine sessiz mi kalacaksınız?Hedefi olmayanlar yöneticiler, Milli Eğitim Bakanlığında görev yapmaya devam mı edecek?</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuklarımızı“hedefi olmayanlar” diyerek açık liselere yönlendirmek, istemedikleri halde imam hatip liselerine, meslek liselerine mecbur bırakmak isteyenlerle mücadelemiz devam edecek. CHP olarak olayın takipçisi olacağız, çocuklarımızın mağdur edilmesine asla izin vermeyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yıldırım KAYA</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">CHP Ankara Milletvekili</span></strong></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÇEVRE VE TÜKETİCİ DOSTLARINA BELGELERİ DAĞITILIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cevre-ve-tuketici-dostlarina-belgeleri-dagitiliyor-136083acd458c-f867-46cd-a161-cc317c45f0c72021-06-05T16:24:00+03:00HABER MERKEZİ ÇEVRE VE TÜKETİCİ DOSTLARINA BELGELERİ DAĞITILIYOR

ÇEVRE VE TÜKETİCİ DOSTLARINA BELGELERİ DAĞITILIYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA- Çevreye ve tüketicilere saygılı olan ve yasalara uyarak çalışan, hak ve hukuk koruyan tüm işletmelere, ticari kuruluşlara ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ GENEL MERKEZİNCE "Çevre ve Tüketici Dostu Beratı" veriliyor. Bunların bir tanesi de Mersin'deki UĞUR tekstilin oldu. UĞUR tekstil yönetim kurulu başkanı Aziz Kazan ile Genel Müdür İsmail Koçak'a takdim edilen begeler, iş yerlerinin duvarlarınada asıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uğur tekstil bir üretim firması. Lokontalar, hastaneler, otobüs fgirmaları, restoran ve kafeler, fabrikaların iş kıyafilieri, tulumları, üniformaları başarı ile hazırlandığı gibi, kaliteli işçilik ve kaliteli malzeme ile uygun fiyatlarla sunum yaparak tüketici dostu olmaya devem ediyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Firma Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Kazan</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bccde977ef4.jpg" style="height:450px; width:473px" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Firma Genel Müdürü İsmail Koçak</span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bcce066fcc7.jpg" style="height:701px; width:664px" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİNLİ GAZETECİLER BAŞKANINI SEÇTİ: ŞEHİTOĞLU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersinli-gazeteciler-baskanini-secti-sehitoglu-1360750a853c9-f182-4a85-a7dc-85766d68816a2021-06-05T16:01:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİNLİ GAZETECİLER BAŞKANINI SEÇTİ: ŞEHİTOĞLU

MERSİNLİ GAZETECİLER BAŞKANINI SEÇTİ: ŞEHİTOĞLU

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MERSİN'İN SEVİLEN SAYGI DUYULAN İSMİ VAHAP ŞEHİTOĞLU OY BİRLİĞİ İLE YENEDİN BAŞKAN SEÇİLDİ.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnternet gazeteciliğine yeni bir boyut getirme amacıyla kurulan MEİGDER, yönetim kurulu üyelerinin tam katılımıyla 1. Olağan Genel Kurulu'nu yaptı. Dernek binasında gerçekleştirilen genel kurulda öncelikle kuruluş nedenlerini anlatan MEİGDER Başkanı Şehitoğlu, yıllar öncesinden 5187 sayılı Basın Kanunu ile basın hak ve özgürlüklerinin belli bir statüye kavuşturulduğunu, bu hak ve özgürlüklerin nasıl kullanılacağı da hüküm altına alındığını hatırlattı. Ancak, etkin ve hızlı gazetecilik görevinin hakkını veren İnternet gazetecilerinin bu haklarından mahrum bırakıldığına dikkat çeken Şehitoğlu, “Bu nedenle, internet gazetecilerinin de belli bir statüye, basın hak ve özgürlüklerine kavuşmak istemeleri karşısında, dönemin hükümeti harekete geçmiş ve geleneksel basın çalışanlarına verilen haklardan yararlanmamız için ‘Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nı hazırlamıştır. Maalesef bu tasarı 10/Şubat /2014 tarihinden bu yana Türkiye Büyük Millet Meclisinin tozlu raflarında adeta unutulmuştur” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“İNTERNET GAZETECİLİĞİ BÜYÜK BİR GÜCE SAHİP”</span></p><p><span style="font-size:18px">Günümüzde geleneksel gazeteciliğin yerini alan internet gazeteciliğinin, bağımsız ve özgür duruşuyla, son 15 yılda hızla yaygınlaştığını ve etkinleştiğini vurgulayan Şehitoğlu, bu özelliği ile toplumun ve bireylerin haber alma özgürlüğüne de büyük katkı sağladığını belirtti. Bir ‘Tık’ kadar kolay ulaşılan internet gazeteciliğinin, günümüzde artık ‘Atom’ etkisi yaratacak büyük bir güce sahip olduğunu aktaran Başkan Şehitoğlu, şöyle devam etti: “Ancak, bu gücü, toplum ve bireyler üzerinde baskı unsuru olarak kullanmak isteyen, art düşünceli, gazetecilik bilgi ve becerisinden uzak, şantajcı, tetikçi ve trollerin, elinde bulunması bir o kadar da sakıncalıdır. İçinde bulunduğumuz şu günlerde bu tip kötü örnekleri maalesef yaşar olduk! Bilhassa, Mersin’de, gazetecilik etik kurallarından uzak, tetikçi, algı yaratıcı, paragöz ve yandaşlara kurdurulan, sayıları da mantar gibi çoğalan, internet haber sitelerinin varlığı ve bunlara destek verilmesi, namuslu internet gazetecilerinin canını da adeta sıkmaktadır. İşte tam bu noktada, Mersinlinin yıllarca yakın tanıdığı, haberciliğine güvendiği, tecrübeli ve etik kurallara önem veren gazeteciler tarafından Mersin İnternet Gazeteciler Derneği kurulmuştur.”</span></p><p><span style="font-size:18px">“AMACIMIZ MERSİN BASININI BÖLMEK DEĞİLDİR”</span></p><p><span style="font-size:18px">“Derneğimizin kuruluş amacı, Mersin basınını bölmek değildir” diyen Başkan Şehitoğlu, Türkiye’de hızla örgütlenen internet gazetecileri gibi, Mersin’de de internet gazetecilerinin haklarının korunması ve bu mecranın amacı dışına taşmaması için mesleki örgütlerini kurmak zorunda kaldıklarının altını çizdi. Mersin’in deneyimli gazetecileri olarak, bu ağır taşın altına ellerini seve seve koyduklarını ifade eden Şehitoğlu, “Bugün tertemiz duygularla bize katkı sunan üyelerimizle daha da büyüyeceğimize inanıyorum. Mersin İnternet Gazetecileri Derneği olarak isteğimiz, unutulan ‘Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın, günümüz koşullarına da uygun hale getirilerek, kanunlaştırılmasıdır” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">“REKLAM VE İLANLARIN ADALETLİ ŞEKİLDE DAĞITILMASI İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’de artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını savunan Şehitoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu herkes çok iyi bilmeli ki: Mersin’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Çizdiğimiz yol haritasında, yeni medyanın ‘Uç Beyleri’ olarak, Mersin’e ve Mersinliye sahip çıkma adına mücadeleci bir dönem başlatmış bulunmaktayız. Ülkemizin düşmanı FETÖ’cülerle dün, kucak kucağa, olan, işbirlikçi gazetecilere, yancılarına bu kentin namuslu gazetecilerinin güçlerini asla şırınga ettirmeyeceğiz. Kamunun olanaklarını FETÖ severlere, yancılara, peşkeş çeken, kasalarını söğüşletenlerle de gönül bağımızı keseceğiz. Bu nedenle, kurum bütçelerinde basın için ayırdıkları paralarını, reklam ve ilanları karşılığında hak eden tüm internet gazetelerine adaletli ve şeffaf biçimde dağıtmalarını istiyoruz. Mersin’de yandaş, işbirlikçi, menfaatçi, tetikçi, beleşçi, trol gazetecilerden yana değil, sorgulayan, haktan ve halktan yana, devletten yana gazeteciler olarak farkındalık yaratacağız.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmaların ardından seçimlere geçildi.&nbsp;Şehitoğlu, tek liste ile girilen seçimde tekrar başkan seçilerek güven tazeledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Divan Başkanlığını Beyhan Balaban’ın yaptığı açık hava kongresinde yönetim kurulu üyeliklerine: M. Esat Durak, Süleyman Tıraş, Uğur Özgür, Mustafa İnsan, Tayfun Tuna ve İsmail Usta. Denetim kurulu üyeliklerine ise: Mustafa Göktaş, Hatice Yardım, Ahmet Söyler seçildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60bcc88af26b8.jpg" style="height:330px; width:630px" /></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN DYP ATAK ÜSTÜNE ATAK YAPIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-dyp-atak-ustune-atak-yapiyor-13606609b03b5-b183-4c79-95f3-23fc3feb9bd12021-06-05T15:55:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN DYP ATAK ÜSTÜNE ATAK YAPIYOR

MERSİN DYP ATAK ÜSTÜNE ATAK YAPIYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA-&nbsp; Mersin DYP il örgütü hızla çalışıyor ve Akdeniz ile Toroslar ilçelerini kurdu. akdeniz ilçesine Ali Aktu, Toroslar ilçesine ise Akın Danacı ilçe başkanlığına getirlidi. Yönetimler oluştu parti binaları teker teker açılıyor. il başkanı Nesrin Vural ise:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Türkiyeyi özlenen ve arzulanan noktaya getirecek kadrolar bizde. Ülke geneli teşkilatlanmayı sürdürüyoruz. Ekonomik ve sosyal sıkıntıları, eğitim ve tarımdaki sıkıntıları çözmeye geliyoruz" dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Milletvekili Sındır, “Vergide öncelikli olan adaletin sağlanması olmalıdır!”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/milletvekili-sindir-vergide-oncelikli-olan-adaletin-saglanmasi-olmalidir-136057dfe94a1-4214-438b-90f7-6cf5ef7bb2b92021-06-04T15:33:00+03:00HABER MERKEZİ Milletvekili Sındır, “Vergide öncelikli olan adaletin sağlanması olmalıdır!”

Milletvekili Sındır, “Vergide öncelikli olan adaletin sağlanması olmalıdır!”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sındır, “Halk evinde musluğu açınca 5, lambayı yakınca 4 çeşit vergi alanlar, milyonlarca liralık kazancının vergisini bilerek, isteyerek ödemeyen mükellefler için adeta altın tepside ödül sunuyor. Türkiye 19 yılda kuralsızlıklar ülkesine dönüştürüldü” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İKTİDAR VATANDAŞIN AKLIYLA DALGA GEÇİYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifin genel gerekçesinde, Covid-19 salgınının bahane edildiğini ifade ederek sözlerine başlayan Sındır, “gerekçenin hemen başında; salgının ülke ekonomisine etkilerini azaltmak, istihdamı, üretimi korumak ve vatandaşların salgından en az şekilde etkilenmesini sağlamak için birtakım düzenlemeler getirildiği söyleniyor. Sebep sadece salgınsa neden AKP iktidarı özellikle son 10 yıl içerisinde her yıl bir vergi affı çıkardı? Bu vergi affı veya yapılandırma Covid'e bağlı bir uygulamaysa AKP iktidarı boyunca 19 yılda bundan önceki 10 vergi affı neden çıkarıldı? İktidar vatandaşın aklıyla dalga geçiyor. İktidar af kelimesinden özenle kaçınıyor ama bu özü itibariyle dört dörtlük bir af. Ve bu düzenlemenin maalesef bir kanun teklifi olarak getirilmesi başlı başına yanlış bir uygulama. Yasama mantığına ve TBMM geleneklerine aykırı bir uygulama. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi adı verilen ve yürütmenin bir kişi tarafından sürdürüldüğü bu sistemde böylesi bir düzenlemenin Milletvekillerinin bir teklifi olarak gelmesi başlı başına yanlış bir uygulama. Böylesi tekliflerin bütçenin başında olan yürütmenin doğrudan sorumluluğunda olması gerekir ve tasarı niteliğinde yürütmenin getirmesi gerekir. Toplanacak vergilerin sorumluluğunu ve hesabını verecek olan yürütmedir, Milletvekilleri değil” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BU DURUM VERGİDE EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">AKP iktidarı dönemine vergi ahlakının ortadan kalktığını söyleyen Sındır, “Vergi affına veya böylesi yapılandırmalara sıkça başvurulması her aftan veya yapılandırmadan sonra başka bir af veya yapılandırma beklentisine yol açar. Ülkemizde son dönemlerde çok sayıda af yasası çıkarıldı. 2011'den bugüne her yıl bir düzenleme yapılmış ki en son yapılan düzenleme sadece bundan altı ay önce. Bir daha vergi affı çıkmayacak bu haktan yararlanın denilmesinin üzerinden sadece aylar geçti. Bu durum vergi suçlarının işlenmesini özendirmekte ve vergi cezalarının caydırıcı etkisini de azaltmaktadır. Öte yandan vergisini zamanında ödeyen yurttaşların adalet duygusunu incitmekte ve güvenini sarsmaktadır. Bu durum vergide eşitlik ilkesine aykırı düşmekte ve vergi ahlakının ortadan kalktığının bir göstergesidir. Bu tarz düzenlemeler düzgün, dürüst ve kurallara uygun çalışan mükellefler açısından da cezalandırılıyormuş hissini yaratmaktadır. Halk evinde musluğu açınca 5, lambayı yakınca 4 çeşit vergi alanlar, milyonlarca liralık kazancının vergisini bilerek, isteyerek ödemeyen mükellefler için adeta altın tepside ödül sunuyor. Türkiye 19 yılda kuralsızlıklar ülkesine dönüştürüldü, vergi affı gelenekselleştirildi” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TAHSİLAT TAHAKKUK ORANI YÜZDE 90’LARDAN YÜZDE 77'YE DÜŞTÜ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2020 yılı merkezi yönetim bütçesinde vergi gelirleri tahsilatının 833 milyar lira olduğunu ifade ederek sözlerini sonlandıran Sındır, “2000'li yılların başlarında yüzde 90’ların üzerinde olan tahsilat tahakkuk oranı maalesef 2020'de yüzde 77'ye düştü. Tahsil edilen 158,8 milyar lira gelir vergisinin 85 milyar lirasının, maaşını görmeden vergisini ödeyen işçi, emekli, kamuoyunda genel olarak ‘bordro mahkumu’ olarak tanımlanan ücretliler üzerinden olduğunu biliyoruz. Gelir ve kazanç üzerinden alınan vergilerin, yani doğrudan vergi gelirlerinin toplam gelire oranı yüzde 33,7, dolaylı vergiler ise yüzde 66,3. Dolaylı vergiler içerisindeki sadece KDV ve ÖTV'nin payı da yüzde 52,6. Dolayısıyla, yaklaşık olarak bir oran verecek olursak ülkede dolaylı vergiler oranının üçte 2, doğrudan vergilerin oranının üçte 1 olduğunu görüyoruz. Görülüyor ki maalesef Türkiye’de vergi adaleti yok. Vergide öncelikli olan adaletin sağlanması olmalıdır” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Torun: En büyük pay sahibi Burcu Köksal'dır]]>https://www.haberanaliz.net/haber/torun-en-buyuk-pay-sahibi-burcu-koksaldir-136049a121714-92ee-463f-b39e-d8bbe0771d702021-06-04T15:31:00+03:00HABER MERKEZİ Torun: En büyük pay sahibi Burcu Köksal'dır

Torun: En büyük pay sahibi Burcu Köksal'dır

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, sosyal mesafe kurallarına titizlik göstererek Güney Beldesi ve Emirdağ İlçesi'nde beraberindeki partililerle birlikte esnaf ve pazar yerini ziyaret ederek vatandaşların sıkıntılarını yerinde dinledi.<br />Milletvekili Burcu Köksal, bir dizi ziyarette bulunmak üzere Afyonkarahisar'a gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, Antalya Milletvekili Cavit Arı, Dazkırı Belediye Başkanı İsmail Taylan, İhsaniye Belediye Başkanı Tunay Türkmen, Yeşilçiftlik Belediye Başkanı Mehmet Ali Sakal, Dereçine Belediye Başkanı Ömer Yıldız, İl ve ilçe Başkanları ile birlikte Güney Beldesi'nde vatandaşlardan CHP Güney Belediye Başkan Adayı Faruk Özkan'a destek istedi.<br /><strong>GÜNEYLİ HEMŞEHRİLERİMİZLE BİRLİKTE MAHKEME<br />KARARININ UYGULANMASI İÇİN BÜYÜK EMEK VERDİK</strong><br />Belde de seçim çalışmalarını aralıksız sürdüren Milletvekili Köksal, "Güney Beldesi'nin köy statüsünden eskisi gibi belde statüsüne dönmesi için hemşehrilerimizle birlikte büyük bir mücadele verdik. Büyük bir mücadele sonunda Güney belediyelik hakkını aldı. Bugün Belediye’yi geri vermemek için direnenler çıkıp vatandaştan Belediye’yi sanki çok rahat şekilde vermişler gibi hemen mahkeme kararını uygulamışlar gibi oy istiyorlar. Bizim CHP olarak Güney Beldesi’nde mahkeme kararının uygulanması noktasında büyük bir emeğimiz var. Mücadeleler sonucu Güney beldesi Belediyeliğini geri aldı ve 6 Haziran’da seçime gidiyor. Ben inanıyorum ki Güney halkı sandıkta AKP’ye gereken dersi verecektir.” dedi.<br /><strong>TORUN: BURCU KÖKSAL MECLİSTE, BAKANLIKLARDA ÇOK UĞRAŞ VERDİ</strong><br />CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ise, 6 Haziran 2021 tarihinde Güney Beldesi’nde yapılacak yerel seçimde sosyal demokrasinin kazandığı, israfın yok edildiği, halk iktidarının kurulduğu bir beldeyi kazanmak için çabaladıklarını belirterek bir çoban ateşini daha yakarak Afyonkarahisar’daki 4 CHP’li Belediye’ye beşinci Belediye’yi eklemek istediklerini söyledi. Torun, “Ben Güney beldemizdeki yurttaşlarımıza inanıyorum ve güveniyorum. İnşallah hep birlikte geleceği kuracağız. En büyük başarımız son yerel seçimlerde korkuyu yenmek oldu. Bu ceberut iktidarı sandıkta nasıl yenebileceğimizi gösterdik. Demokrasinin nasıl kazanacağını gösterdik. İstanbul seçimini elimizden almalarına rağmen yasa dışı şekilde gasp etmelerine rağmen halkın iradesinin önünde hiçbir gücün olmadığını ispat ettik. İnşallah bu gücü şimdi 6 Haziran 2021 tarihinde Güney beldemizde de göstereceğiz. Burcu Köksal vekilim parlamentoda ve bakanlıklarda çok uğraş verdi. Gerçekten Güney’in belde hüviyetini kazanması için her platformda konuyu gündeme getirdi. Mecliste de bu konuda arkadaşlarımızın desteğini alarak Güney bugün belde hüviyetini kazanmışsa bunda en büyük pay sahibi Burcu vekilim ve değerli parti yöneticilerimizindir. Kendisine bu vesile ile çok teşekkür ediyor ve kutluyorum. İnanıyorum ki Güneyli hemşehrilerimiz bu emeğin karşılığını vereceklerdir." ifadelerini kullandı.<br /><strong>VATANDAŞ EKONOMİK SIKINTI İÇERİSİNDE</strong><br />Milletvekili Köksal daha sonra CHP Emirdağ İlçe Başkanlığı'nda partililerle bir araya gelerek gündemi değerlendirdi, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Ardından CHP İlçe Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte esnaf ve pazar yerini ziyaret ederek istek ve talepleri yerinde dinleyen Köksal, "Vatandaşlarımızın alım gücü ekonomisi gün geçtikçe kötüye gidiyor. Esnafımızın birçoğu Bağ-Kur primini dahi ödeyemediğini krediyle ayakta durmaya çalıştığını ama onunda taksitlerini ödemekte zorlandığını söylüyor. Memur, emekli, çiftçi, işçi, iş insanı olmak üzere her kesimden vatandaşımız ekonomik sıkıntı içerisinde." şeklinde konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’Lİ ALBAN: “SÖZLEŞMEYİ YIRTANLAR CİNAYETLERDEN SORUMLUDUR”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-alban-sozlesmeyi-yirtanlar-cinayetlerden-sorumludur-136038eb2fef3-0ff6-4fb0-bfb2-fd872f5101c12021-06-04T15:26:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’Lİ ALBAN: “SÖZLEŞMEYİ YIRTANLAR CİNAYETLERDEN SORUMLUDUR”

CHP’Lİ ALBAN: “SÖZLEŞMEYİ YIRTANLAR CİNAYETLERDEN SORUMLUDUR”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP’li Alban önergesinde, Türkiye’nin 20 Mart 2021 tarihinde, Cumhurbaşkanı kararnamesi ile kamuoyunda “İstanbul Sözleşmesi” olarak bilinen, Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nden, hukuksuz bir şekilde, tek kişinin kararıyla çıktığını belirterek, “bu kararı alarak sözleşmeyi yırtıp çöpe atanlar, işlenen her kadın cinayetinden sorumludur” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İç hukukunun, İstanbul Sözleşmesi’nin şiddeti tanımlama ve şiddet karşısında “önleme, koruma, kovuşturma ve politika oluşturma” olarak dört başlıkta geliştirilmiş hükümlerini “kısmen” kapsadığını konunun uzmanları tarafından dile getirildiğini belirten Alban, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin ardından mevcut siyasi iktidarın, Türkiye’nin mevcut iç hukukunun “kadına yönelik şiddetle mücadele etmeye yettiğini” savunduğunu ancak bunun doğru olmadığını öne sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KADINLAR, ŞİDDETİ YETKİLİ MERCİLERE BİLDİRMEKTE ZORLUK YAŞIYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;İstanbul Sözleşmesi’ne uyum doğrultusunda çıkarılan ve sözleşmenin iç hukuktaki izdüşümü olarak değerlendirilen 6284 Sayılı Kanun'un, sözleşmenin temel prensipleriyle uyumlu olsa da sözleşmeden “çok daha dar kapsamlı” olduğunun belirtildiğini kaydeden Alban, “İstanbul Sözleşmesi’nde psikolojik şiddetten fiziki şiddete, cinsel şiddetten gebeliğin zorla sonlandırılmasına, ısrarlı takipten zorla evlendirilmeye kadar çeşitli şiddet türleri sıralanmakta ve bu suçların tamamının iç hukukta tanımlanarak cezalandırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Ancak kadın örgütleri ve hukukçuların yıllardır süren ısrarına rağmen “ısrarlı takip” hala Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak tanımlanmamaktadır. Oysa ısrarlı takip birçok Avrupa ülkesinde ayrı bir suç olarak cezalandırılmaktadır” diye konuştu. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Alban, araştırma önergesi açılmasını istediği gerekçesinde şu görüşlere yer verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Sözleşmede, kadına karşı şiddetin “toplumsal cinsiyete dayandığını” ve “kadınlarla erkekler arasında tarihten gelen eşitsiz güç ilişkilerinin bir tezahürü olduğunu” söylenmektedir. Yine sözleşmede toplumsal cinsiyet için “toplum tarafında kadın ve erkeğe yüklenen ve sosyal olarak kurgulanan roller, davranışlar ve eylemler” tanımı yapılmaktadır. Fakat, yürürlükteki 6284 sayılı kanunda dahil, kadına karşı işlenen suçu toplumsal cinsiyete bağlı tarif eden herhangi bir mevzuat mevcut değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizde kadınlar, maruz kaldıkları şiddeti yetkili mercilere bildirmekte çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadırlar. İstanbul Sözleşmesi ise imzacı devletlere, cinsel şiddet mağdurlarına destek hizmeti sunacak kriz merkezleri ya da cinsel şiddet sevk merkezleri oluşturma yükümlülüğü getirmekteydi. Ancak iç hukukta bu hükümlerin tam karşılığını bulmak mümkün değildir. Bu bağlamda hükümetin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının, hakimlerin iç hukuk hükümlerini de yansıtmayan pek çok “hukuksuz” karar vermesine neden olacağı değerlendirilmektedir. Tüm bu sorunlar ışığında, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin pratikte yaratacağı boşluğu ve kadına şiddet vakaları üzerindeki olası etkilerinin tespit edilmesi amacıyla anayasanın 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KENT KONSEYİ'NDEN FİLM SEKTÖRÜNE TAM DESTEK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kent-konseyinden-film-sektorune-tam-destek-13602122bb59a-0764-45ae-bd88-ad90b9489a3e2021-06-04T15:24:00+03:00HABER MERKEZİ KENT KONSEYİ'NDEN FİLM SEKTÖRÜNE TAM DESTEK

KENT KONSEYİ'NDEN FİLM SEKTÖRÜNE TAM DESTEK

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">&nbsp;Ankara Kent Konseyi, sanatsal ve kültürel çalışmalar kadar Başkent’te çekilen dizi ve filmlere de destek olmayı sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp; Yönetmenliğini ve yapımcılığını Ankara Kent Konseyi Kültür ve Sanat Çalışma Grubu bileşeni olan Hakan Çankaya’nın yaptığı ve çekimleri Başkent’te yapılan&nbsp;<strong>“Joker Tim 06-Ankara Polisiye Komedi Dizisi”</strong>nin gala gecesi, Ankara Kent Konseyi’nin ev sahipliğinde Gençlik Parkı Etkinlik alanında gerçekleştirildi. Gala gecesine;&nbsp;Ankara Kent Konseyi Yürütme Kurulu Başkanı&nbsp;Halil&nbsp;İbrahim Yılmaz, AKK Başkan&nbsp;Yardımcısı&nbsp;Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, Kent Konseyi Engelli Meclisi Başkanı Ersan Petekkaya, Dizi yönetmeni&nbsp;Hakan Çankaya&nbsp;ile dizi oyuncuları da katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DİZİ FİLM ANKARA’YI TÜRKİYE’YE TANITACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;&nbsp; Ankara Kent Konseyi’nin&nbsp;Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Başkent'e sanatsal kimlik kazandırmayı ve tanıtımını amaçladığını&nbsp;söyleyen&nbsp;Halil İbrahim Yılmaz,&nbsp;şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Kentin yüz yıllık ortak kullanım alanında Büyükşehir Belediyesinin büyük bir desteği ile Ankara’da yapılan bütün kültür ve sanat işlerinin galasını ve etkinliğini yapacağımızı daha önce ilan etmiştik. Bugün de onun sorumluluğunu yerine getiriyoruz. Ankara’da böyle bir dizinin yapılması istihdamı artıracaktır, tanınırlığını artıracaktır, 83 milyonun ikametgahı olan Ankara kültür ve sanatın da platosu olacaktır. İçinde bulunduğumuz gençlik parkında onlarca sinema filmi çekildi. Bu dizi şimdilik youtube üzerinden yayınlanıyor. Dünyada Türk dizi sektörünü takip eden bütün dizi takipçilerinin ilgisini çekeceğini düşünüyoruz. Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş büyük bir dikkatle takip ediyor ve kendisi&nbsp; de ‘Ankara’yı kültür ve sanatın Başkent’i yapacağım. Bu kentte dizi çeken herkese yardımcı olacağım’ dedi.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DİZİ OYUNCULARINDAN BAŞKAN YAVAŞ’A TEŞEKKÜR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Joker Tim 06&nbsp;komedi dizi oyuncuları da dizinin Türkiye’ye tanıtılmasında Ankara Büyükşehir Belediyesinin büyük katkısı olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundular:</span></p><p><span style="font-size:18px">-Hakan Çankaya(Yapımcı ve Yönetmen):<strong>&nbsp;“Ankara’da dizi ve sinema sektörüne pozitif bir enerji vermek istedik. Joker Tim 06 komedi dizisini güzel bir ekiple çekiyoruz. Büyükşehir Belediyesi ve Kent Konseyi bize destek oluyor. Dizi 25 dakika sürüyor. Haftada sadece Pazar günleri çekim yapıyoruz. Mansur Başkanımıza sanata ve sanatçıya verdiği değerden dolayı teşekkür ediyorum.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Bahadır Tokmak(Oyuncu):<strong>&nbsp;“Ankara havasının bütün Türkiye’ye tanıtılmasında bu dizi önemli bir görev üstlenecek. Mansur başkan sayesinde tekrar buradayız ve verdiği sözleri bir bir tutuyor. Böyle önemli ve haysiyetli bir çabanın arkasında duruyor, bize kapılarını açıyor.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Hasan Gümüş(Oyuncu):<strong>&nbsp;“Dizi çok eğlenceli, biz de çekerken çok eğlendik. Umuyorum izleyenler de eğlenecektir. Bize bu imkanları sunduğu için ve Ankara’ya katkıları için Mansur Başkana çok teşekkür ediyoruz.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Ayşe İlhan Eryılmaz(Oyuncu):<strong>&nbsp;“Bu güzel projede olmaktan gurur duyuyorum.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Hakan Terme(Oyuncu):<strong>&nbsp;“Bölümler güzel ve eğlenceli geçiyor. Sadece kamera arkasından bile bölüm çıkabilir. Güzel bir proje olduğuna inanıyoruz.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Mehmet Demir(Oyuncu):<strong>&nbsp;“Ben de Ankara’nın yerlisiyim. Orijinal Ankaralı olduğum için bu duyguları daha iyi yansıtacağımı düşünüyorum. Pandemi döneminde insanların gülmeye ihtiyacı var. Ankaralı oyuncuların iyi olduğunu biliyoruz ve bunu herkesin yeniden görmesini istiyoruz. Sayın Mansur Yavaş’ın Ankara’yı İstanbul gibi yapacağını biliyorum.”</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TÜRKİYE’NİN EN PAHALI ULAŞIMI ŞANLIURFA’DA!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/turkiyenin-en-pahali-ulasimi-sanliurfada-1360108e130e0-5e43-41f1-811f-05cc5cafe5072021-06-04T14:21:00+03:00HABER MERKEZİ TÜRKİYE’NİN EN PAHALI ULAŞIMI ŞANLIURFA’DA!

TÜRKİYE’NİN EN PAHALI ULAŞIMI ŞANLIURFA’DA!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, AKP’li büyükşehir belediyesince yönetilen memleketi Şanlıurfa’nın, Türkiye’de ulaşımın en pahalı olduğu kentler arasında yer aldığını söyledi.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Koronavirüs salgını bahanesiyle kırsal ilçelerden Şanlıurfa il merkezine bilet fiyatlarının daha da yükseltildiğini belirten Tanal, “Akçakale, Şanlıurfa merkeze sadece 40 kilometre uzaklıkta. Otobüs tek binişlik bilet fiyatı, pandemi gerekçesiyle 15 liraya çıkarıldı. Hatta 20 TL yapılmıştı, vatandaşın tepkisi üzerine 15 TL’ye çekildi. Pandemi tedbirleri kapsamında mesafeli yolculuk diye bir durum da söz konusu değil. Vatandaşlar bize şikayette bulunuyor. Aracın kapasitesinin üzerinde yolcu alındığını, balık istifi gibi yolculuk yaptıklarını anlatıyorlar. Oysa CHP’li belediyelerin yönettiği büyükşehirlerde ulaşım ücretleri gayet makul seviyelerdedir. Örneği 56 kilometre uzaklıktaki Kahramankazan’dan Ankara merkeze yolculuk yapmanın maliyeti, 5.25 lira. Ankara merkeze 43 kilometre uzaklıkta bulunan Elmadağ için bilet fiyatı ise 4.75 lira. Yine 41 kilometre mesafedeki Çubuk, 4.50 TL. 60 kilometre ötedeki Ayaş, 7.25 lira. Ankara merkeze tam 102 kilometre uzakta olan Kesikköprü beldesinde de 15.50 lirayla yolculuk yapılabiliyor. Kesikköprü, mesafe olarak Şanlıurfa Akçakale’nin 2 katından fazladır” dedi.<br /><br /><strong>URFA’DAKİ DİĞER İLÇELERİN DE AKÇAKALE’DEN FARKI YOK</strong></span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Şanlıurfa’nın diğer çevre ilçelerinin de Akçakale’den bir farkının olmadığını dile getiren Tanal, şöyle devam etti: “Şanlıurfa il merkezine 38 kilometre ötedeki Harran’da da yolcu başı tek biniş 15 lira alınıyor. 120 kilometre ötedeki Halfeti’de 40 lira, 95 kilometre mesafedeki Siverek ile 92 kilometre mesafedeki Viranşehir’de bilet fiyatı 25 lira, 142 kilometrelik Ceylanpınar’da 30 lira, 80 kilometre mesafedeki Birecik’te 15 lira, 40 kilometrelik uzaklıktaki Bozova’da 10 lira, 50 kilometrelik Hilvan’da 10 lira, 43 kilometre mesafedeki Suruç’ta 10 lira bilet ücreti kesiliyor. ‘Her şey çok güzel olacak’ dediğimiz İstanbul’umuzda ise normal tam bilet ücreti 3.5 TL, sosyal kart 2.5 TL, öğrenci 1.70 TL’dir. Uzak mesafe ücreti konusunda örnek verirsek; 95 kilometrelik mesafeden bahsettiğiniz Silivri Cezaevi-Otogar arasında yolcudan 12.15 lira alınıyor. Bu mesafe için sosyal kart sahiplerinden 9.20, öğrenciden 6.90 lira bilet bedeli alınıyor. 70 kilometreden fazla mesafeye sahip Şile-Harem arasında yolcudan 14.50 lira alınıyor. Sosyal kart sahiplerinden ve öğrencilerden daha da düşük ücret alınıyor.”<br /><br /><strong>ŞANLIURFA’DA DA HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK!</strong>&nbsp;&nbsp;</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">AKP’li belediyelerin oylarını ‘garanti’ gördüğü için Şanlıurfa’yı her türlü hizmetten mahrum bıraktığını belirten Tanal, “Şanlıurfa neden bir İstanbul, Ankara, İzmir olmasın? Şanlıurfa, Ak Parti’den kurtulmadıkça gelişemez. Çünkü Ak Partililerin kafasında şöyle bir düşünce var: ‘Nasıl olsa biz hizmet yapsak da yapmasak da Şanlıurfa halkı bize oy veriyor. Bu anlayıştan dolayı Ak Parti’li belediye yöneticileri, kendilerini makamlara getiren Şanlıurfalıları hizmetten yoksun bırakıyor. CHP döneminde Şanlıurfa’mızda kent içi toplu ulaşım ağı gelişecek. Alternatif ulaşım araçları olacak. Otobüs filosu güçlenecek. Trambüs projesi tamamlanacak. Köstebek yuvasını andıran yollar onarılacak. Konforlu, insan onuruna yaraşır bir yolculuk için zemin hazırlanacak. Artık Urfalı hemşerilerim balık istifi gibi araçlara bindirilmeyecek. Ulaşım hem konforlu olacak hem de ucuzlayacak. CHP’nin gelişiyle birlikte Şanlıurfa’da da her şey çok güzel olacak. İlk seçimde Ak Parti kadroları, Şanlıurfa’dan yolcu edilmelidir!” ifadelerini kullandı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’li Şahin, “Atatürk Türk Milletinin Birlik ve Beraberliğini Sağlayan En Büyük Değerimizdir!”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-sahin-ataturk-turk-milletinin-birlik-ve-beraberligini-saglayan-en-buyuk-degerimizdir-13600f1966ee1-d99b-43bc-abd0-1d80dc7d41b12021-06-04T14:18:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’li Şahin, “Atatürk Türk Milletinin Birlik ve Beraberliğini Sağlayan En Büyük Değerimizdir!”

CHP’li Şahin, “Atatürk Türk Milletinin Birlik ve Beraberliğini Sağlayan En Büyük Değerimizdir!”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Geçtiğimiz hafta Ayasofya’da yaşananların,kendini bilmez bazı meczup imamların görevlerinin aksine milli birlik ve beraberliğimizi zedelediğini, toplumsal ayrışmalara neden olduğunu vurgulayan Şahin, “ Ayasofya resmen Atatürk’e hakaret etme merkezi haline getirildi. Ayasofya’nın açılışında Diyanet işleri başkanı elinde kılıçla mimbere çıkıyor ve lanet okuyor. Dinimiz iyiliği, güzelliği ve adaleti emrederkenDiyanet işleri başkanının ağzına &nbsp;lanetli sözleri alması bulunduğu makama hiç yakışmıyor. Daha sonra göreve gelen Ayasofya Başimamı ise Atatürk ilke ve inkılaplarının omurgasını oluşturan laikliğin kaldırılması yönünde fetva veriyor. Geçtiğimiz hafta ise yine bir meczup Mustafa Demirkan isimli bir kişi, Atatürk’e zalim ve kafir demeye kalkışıyor. Devletin zirvesinde bulunan, göreve gelirken Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağına dair şeref ve namusları üzerine yemin etmiş olan AKP Genel Başkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve bakanların yüzüne bakarak bu çirkin sözlerini söylüyor ve bu kişilerin hiçbirinden itiraz gelmiyor.Bu kişilerin hiçbiri yemininin gereğini yerine getirmiyor. Bizler de haklı olarak soruyoruz, siz Ayasofya’yı Atatürk’e hakaret etmek için mi açtınız? Bu yaşananların tüm sorumlusu bu meczupları cesaretlendiren AKP ve yarattığı zehirli siyasi iklimdir.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlarının geçmişte tarihin derinliklerine gömüldüğünü de hatırlatan Şahin şunları söyledi, “ Nasıl ki Kurtuluş Savaşı sırasında Atatürk ve Kuva-yi Milliye kuvvetleri için ölüm fetvası veren Mustafa Sabri, düşmanla işbirliği yaparak kurtuluş mücadelemizi engellemeye çalışan İskilipli Atıf, Şeyh Sait ve Derviş Mehmet gibiler tarihin karanlığına gömüldülerse, bugünküler de karanlıklara gömüleceklerdir. Bu hain meczuplar unutmasınlar ki Ayasofya'yı, İstanbul'u, Türkiye'yi düşman işgalinden kurtaran, bu gök kubbe altında ezanın okunmasını, milletin alnının secdeye gelmesini sağlayan Mustafa Kemal Atatürk'tür ve Atatürk Türk Milletinin birlik ve beraberliğini sağlayan&nbsp; en büyük değerdir.Ayasofya'yı karanlık zihniyetleriyle kirleten meczuplar şunu bilsinler ki: Mustafa Kemal Paşa, Anadolu topraklarında asla yenilmedi ve yenilemez. Geçmişte tarihin karanlıklarında gömülen hainler gibi bu meczuplar da hukukun önünde hesap verecekler.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’li Durmaz “AVM’ler Açık, Hijyen Merkezi Hamamlar Neden Kapalı!”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-durmaz-avmler-acik-hijyen-merkezi-hamamlar-neden-kapali-135995251b84a-fe91-4668-a9a5-49fe16c6cc0c2021-06-04T13:16:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’li Durmaz “AVM’ler Açık, Hijyen Merkezi Hamamlar Neden Kapalı!”

CHP’li Durmaz “AVM’ler Açık, Hijyen Merkezi Hamamlar Neden Kapalı!”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Daha önce konu hakkında soru önergesi veren Durmaz; “Bu insanlar daha ne kadar isyan edecek, biz Meclisten bağırdık, önerge verdik. Hamamcılar iş yerleri kapısında bağırdı, duyan olmadı! Hamam ve saunacı esnafı artık açılmak istiyor!” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Durmaz: “Hükümete Çağrı Yapıyorum, Hamam ve Saunalar Derhal Açılmalıdır!”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Durmaz, özellikle Tokat ile özdeşleşen, tarihi ve kültürel bir miras olan hamam ve saunalar hijyenin merkeziyken neden normalleşme sürecine geçemiyor. Bunun mantıklı yâda bilimsel bir açıklaması yok!</span></p><p><span style="font-size:18px">Durmaz; “Bir buçuk yılı aşkın süredir iş yapamayan işletmeler iflas etme tehlikesiyle karşı karşıya. 500 bin kişi mağdur durumda, insanlar evlerine ekmek götüremez oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mağdur olan işletmeciler, iş yapamazken kira ve faturalarını, işçi maaşlarını ödemeye devam ettiler!</span></p><p><span style="font-size:18px">Hamamcıların artık kan alacak damarı kalmadı, bir an önce normalleşme sürecine dâhil edilerek açılmaları gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililere sesleniyorum, artık hamamcıların ve saunacıların sesine kulak verin! .” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Uzunköprü Belediyesi “112 Acil Çağrı Merkezi” hizmete girdi.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/uzunkopru-belediyesi-112-acil-cagri-merkezi-hizmete-girdi-135987ef2be5e-0e16-45a8-917e-51617f199ac72021-06-04T12:12:00+03:00HABER MERKEZİ Uzunköprü Belediyesi “112 Acil Çağrı Merkezi” hizmete girdi.

Uzunköprü Belediyesi “112 Acil Çağrı Merkezi” hizmete girdi.

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İtfaiye müdürlüğümüzün; İçişleri Bakanlığı’nca tüm acil çağrıların tek numara ve merkezden karşılanarak sevk ve koordine edilmesi amacıyla 81 ilde hayata geçirilen 112 Acil Çağrı Merkezi entegrasyonu tamamlandı.<br /><br />Gerçekleştirilen çalışmaları yerinde&nbsp; inceleyerek sistem hakkında bilgiler alan belediye başkanımız Özlem Becan, “Vatandaşlarımıza en iyi şekilde hizmet etmek adına müdürlüğümüz tarafından çalışmaların en kısa sürede tamamlandığını ve müdürlük bünyesinde oluşturulan 112 Acil Çağrı Merkezimiz hizmete başladı” şeklinde konuştu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Konya Çevre Yatırımları Bakan Kurum’un Katılımıyla Tanıtıldı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/konya-cevre-yatirimlari-bakan-kurumun-katilimiyla-tanitildi-13597c812d686-647b-4154-aebc-8b4896e5816b2021-06-04T11:08:00+03:00HABER MERKEZİ Konya Çevre Yatırımları Bakan Kurum’un Katılımıyla Tanıtıldı

Konya Çevre Yatırımları Bakan Kurum’un Katılımıyla Tanıtıldı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Konya Büyükşehir Belediyesi Çevre Projeleri Tanıtım Programı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kültürpark Amfi Tiyatro’da düzenlenen program öncesinde protokol üyeleri Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan bisiklet resim sergisini gezerek, akabinde akrobasi hareketlerinin sergilendiği bisiklet gösterisini izlediler.</span></p><p><span style="font-size:18px">ŞEHRİMİZİ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDEN KORUYACAĞIZ</span></p><p><span style="font-size:18px">Konya’da sağlıklı bir çevrenin oluşmasına katkı sağlayacak önemli projelerin açıklandığı programda konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın 21. yüzyıl dünyasının en büyük tehditlerinden birisi olduğuna dikkat çekerek, “Konya Büyükşehir Belediyesi olarak Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi’ne dahil olarak Pilot Büyükşehir seçildik ve hibe programına dahil olduk. Bu kapsamda Sera Gazı Emisyonu Envanteri’ni ve Sera Gazı Emisyonu Azaltımı Eylem Planı’nı hazırladık. Projeyle iklim değişikliğinin Konya üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılmasını hedefliyoruz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında “Konya İli Sıfır Atık Yönetimi Sistemi Planı”nı hazırladıklarına işaret eden Başkan Altay, 31 ilçe ve bağlı mahalleleri kapsayan yerleşim yerlerinde Sıfır Atık Projesi’nin daha etkin uygulanması için çalışmalar yürüttüklerini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">TÜRKİYE’DE BİSİKLET DENİNCE AKLA İLK KONYA GELİR</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de bisiklet denince akla ilk Konya’nın geldiğini, 550 kilometre bisiklet yoluyla bu konuda açık ara önde olduğunu kaydeden Başkan Altay, “Bisiklet köprüleri, bisiklet tramvayı, çift katlı güvenli bisiklet parkları, bisiklet tamir istasyonları gibi çok sayıda çalışma ile bisiklet kullanımını teşvik ediyoruz. Ülkemizin ilk Olimpik Veledromu Gençlik ve Spor Bakanlığımız tarafından Konya’mıza kazandırılıyor. Şimdi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın hibe desteğiyle 33 kilometre daha yeni bisiklet yolu yapacağız inşallah. Ülkemizde ilk olacak Akıllı Bisikletli Ulaşım Sistemi (ABUS) Mobil Uygulamasını bu ay itibariyle vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Test sürecinde uygulamanın geliştirilmesi adına halkımızın geri dönüşlerine göre yenilemeler yapacağız.” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Altay, bugünden itibaren bir hafta boyunca bisiklet tramvayının ücretsiz olacağını dile getirerek, “Ayrıca tramvayın içinde tamir istasyonu ve şarj üniteleri de bulunacak. Yine, şehrimizin farklı noktalarına kuracağımız tamir çadırlarında bir hafta boyunca ücretsiz bisiklet bakımı yapacağız. Tüm bu yatırım ve hizmetlerimizin amacı insanımızın daha sağlıklı, sürdürülebilir bir çevrede huzurlu bir şekilde yaşamalarını ve yarınlara güvenle bakmalarını sağlamaktır.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">YAVRULARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN DE ÇOK GÜZEL İŞLER YAPIYORUZ</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı, “Bugün konuştuğumuz işler sadece bugünü ilgilendiren işler değil, aynı zamanda yavrularımızın geleceği için çok güzel işler. Hem çevremizi koruyacak, hem havamızı koruyacak, hem yeşilliklerimizi koruyacak çok güzel işlere imza atıyoruz. Bir yandan da Dünya Bisiklet Gününde, Türkiye’nin bisiklet deyince akla gelen şehir Konya’da bulunmak ayrıca anlamlı. Bisiklet Konya’nın vazgeçilmez bir unsurudur ve bu noktada çok güze işler yapıldı. Türkiye’ye örnek işler yapıldı. Emeği olan herkese çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANADOLU’NUN KADİM ŞEHİRLERİNDEN KONYA’DA OLMAK BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, “Konya’ya ilk defa geliyorum. Böylesi tarihi bir şehirde, böylesi güzel bir şehirde sizlerle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Anadolu’nun kadim şehirlerinden olan Konya’da olmak benim için çok önemli. Bugün özellikle de Konya Büyükşehir Belediyesi’nin çevre ve katı atık yönetimi, su yönetimi, yeşilleştirme ve birçok faaliyeti de desteklemesinin ne kadar önemli olduğunu belirtmek isterim.” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">YENİ ÇEVRE PROJELERİ İLE KONYA’DA ÇOK ÖZEL BİR GÜN YAŞANIYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, yeni çevre projeleri ve yeşil yatırımlarla Konya’da çok özel bir günü yaşadıklarını belirtti. Bakanı Kurum, “Bugün dünyanın neresinde çevre deniyorsa mutlaka akla; insana ve doğaya dair hikmetli bakış açısıyla, bin yıllık vakıflarıyla, hep Anadolu coğrafyası, hep bizim medeniyetimiz gelmiştir. Anadolu, herhangi bir coğrafya değildir.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">KONYA’NIN YEŞİL ALANI ARTIRILACAK</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye genelinde gerçekleştirilen projelerin tamamının Konya’da da hayata geçirildiğini vurgulayan Bakan Kurum, bugüne kadar Konya’da; millet bahçelerinden bisiklet yollarına, gürültü bariyerlerinden hava kalitesinin iyileştirilmesine kadar milyarca liralık yatırım yapıldığını ifade etti. Bakan Kurum, “Hemşerilerimizin; daha rahat, daha temiz ve daha güvenilir bir ortamda vakit geçirebilmeleri bizim için çok değerli. Bunun için de; 2 milyon 400 bin metrekare büyüklüğünde yeşil alan kazandırıyoruz, tam 14 millet bahçesi yapıyoruz. Meram Dutlukır Millet Bahçemizi açtık, 250 bin Konyalı hemşerimiz yürüyerek ulaşıyor. Geçtiğimiz Ocak ayında ise Eski Stadyumun bulunduğu 108 bin metrekarelik alandaki millet bahçemizi de heyecan içerisinde ilk fidanlarıyla buluşturduk. Konya’ya Ekolojik Koridorumuzu kazandırıyoruz. Tuz Gölü, Beyşehir, Meke, Acı Göl’den Kapadokya’ya kadar uzayan yeşil hattımızı hazırlıyoruz. Vatandaşlarımız bisiklet yollarından tüm bu güzergâhı gezebilecek; gençlerimiz, çocuklarımız yürüyüş yollarıyla doğayı adeta keşfe çıkacak.” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">KONYA BİSİKLETİN BAŞKENTİDİR</span></p><p><span style="font-size:18px">Konya’nın, 600 bin bisiklet kullanıcısı ve bisiklet yollarıyla bisikletin başkenti olduğunu dile getiren Bakan Kurum, geçtiğimiz aylarda temelleri atılan Konya’yı uluslararası yarışların merkezi yapacak Konya Veledromu’nun da hayırlı olmasını diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">GÖLLERİ KORUYACAK BÜYÜK PROJELER</span></p><p><span style="font-size:18px">Konya’daki gölleri koruyacak önemli çevre projelerinden bahseden Bakan Kurum, Karapınar Meke Gölü, Beyşehir Gölü ve Tuz Gölü’nde gerekli çalışmaların başlatıldığını vurgulayarak, “Karapınar Atık Su Arıtma Tesisi’mizdeki içme suyu kalitesinde arıtılan suyu; Meke Gölü’nü besleyen yeraltı suyuna bağlıyoruz. 1 yılda 2,5 milyon metreküp suyu gölümüze taşıyacağız. İnşallah Meke Gölü’müz; büyüleyici ve ihtişamlı görüntüsüne yeniden kavuşacak. Eş zamanlı olarak Beyşehir Gölümüzü de koruyoruz. Belediyemizin ve hocalarımızın yaptığı ekolojik çalışmalar neticesinde; göl tabanında tespit edilen ve canlı hayatını tehdit eden, gölümüzü kirleten 2 bin 427’i hayalet ağın 470’ini şimdiden çıkardık. Tuz Gölü ve Beyşehir Gölü’müzün doğal yapısını korumak için, atıksuların arıtılmasına yönelik tesislerimizi de hızla inşa ediyoruz. Beyşehir’de Huğlu ve Üzümlü Biyolojik Atık Su Arıtma Tesislerimiz yükseliyor. Bu tesislerimiz bitince, inşallah göllerimize bir damla bile atık su akmayacak.” açıklamalarını yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Program sonunda Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından 142 bisiklet çekilişiyle bisiklet kazanan vatandaşlara bisikletleri protokol üyeleri tarafından verildi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLERE ÖDÜLLERİNİ VERDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/dereceye-giren-ogrencilere-odullerini-verdi-135961409ae7d-a3b2-46f5-9aa1-55b18b3e48242021-06-04T10:04:00+03:00HABER MERKEZİ DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLERE ÖDÜLLERİNİ VERDİ

DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLERE ÖDÜLLERİNİ VERDİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Malatya Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Sosyal işler Dairesi Başkanlığı, Yaygın Eğitim ve Kültür Tesisleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı konulu kompozisyon yarışmasında dereceye kalan öğrencilere Başkan Gürkan ödüllerini verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÖğrencileriBelediye Meclis Salonu’nda misafir eden Başkan Gürkan, “Kompozisyon yarışmasında başarı gösteren ve yarışmaya katılan bütün öğrencilerimizi tebrik ediyorum ve kutluyorum. Öğrencilerimizin başarılarının her konuda daim olmasını temenni ediyorum. Ayrıca öğretmenlerimiz ve velilerimizin sizleri yetiştirirken ilgi ve istidanıza göre bir yönlendirme yapmasını istiyorum. Bugün revaçta olan şudur diye ona yönlendirmek yerine ilgi ve istinada göre yönlendirme yapılması lazım. Yapılan işi bu memleketin istikbali için yapmamız lazım. Bizim talip olacağımız kendi yaşamımızı temin etmek, iaşemizi temin ederken memleketimize faydalı, iyi bir yurttaş, iyi bir vatandaş, iyi bir birey olmak temel esasında olacağız. Cumhuriyeti bize armağan eden değerlerimize, şehitlerimize, gazilerimize ve devlet adamlarımıza sahip çıkmak en temel ödevimiz olması lazım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyetini gençlere armağan etmiştir. Yarışmada başarı olan gençlerimizi bir kez daha kutluyorum ve başarılarının devamını diliyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malatya il sınırları içerisinde Kültür ve Sosyal işler Dairesi Başkanlığı’nın düzenlediği lise öğrencilerine yönelik 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı konulu kompozisyon yarışmasında Darende Mustafa İclal Başer Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencisi Hatice Bilir birinci oldu. Şehit İbrahim Tanrıverdi Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Dilara Aslan ikinci, Beydağı Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Nisanur Gül ise üçüncü oldu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Gürkan dereceye giren öğrencilerden birinciye bisiklet, ikinciye tablet, üçüncüye ise kol saati hediye etti.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Murat Çepni: Motosikletli kuryelerin sorunları çözüme kavuşturulsun]]>https://www.haberanaliz.net/haber/murat-cepni-motosikletli-kuryelerin-sorunlari-cozume-kavusturulsun-13595f5250595-1b83-4f39-91fc-cb1ce7d7ac232021-06-04T09:02:00+03:00HABER MERKEZİ Murat Çepni: Motosikletli kuryelerin sorunları çözüme kavuşturulsun

Murat Çepni: Motosikletli kuryelerin sorunları çözüme kavuşturulsun

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Motosikletli kuryeler, yoğun trafikte,&nbsp; esnek çalışma süreleri içerisinde,&nbsp; zararlı gaza, gürültüye, olumsuz hava koşullarına maruz kalarak stres altında çalışmak zorundadırlar. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerini gerektiren kaza, yaralanma, sakatlanma ve ölüm riskleri bulunmaktadır. Mevzuata göre işverenler gerekli çalışma koşullarını sağlamak zorundadırlar. Tüm Anadolu Motosikletli Kuryeler Federasyonu, Türkiye’de çalışan 900 bin motosikletli kuryeden yalnızca 100 bininin kayıtlı çalıştığını, yüz binlerce kayıtsız çalışmanın düşük ücretlendirmeyi getirdiğini, düşük ücretlendirmenin, özellikle göçmenlere ve tatil dönemlerinde çalışan lise öğrencilerine dayatıldığını açıklamıştır. Ayrıca, federasyonun açıklaması göre,&nbsp; 2019 yılında 75,&nbsp; Mart 2020’den 24 Şubat 2021 tarihine kadar da&nbsp; 189 motosikletli&nbsp; kurye trafik kazasında&nbsp; hayatını kaybetmiştir.&nbsp; Motosikletli&nbsp; kuryeler, üstlerindeki fazla mesai, prim sistemi ve hızlı teslimat baskısının kalkmasını, güvenli şartlarda çalışarak insanca yaşayabilecekleri maaşları ve diğer haklarını almayı talep etmektedirler. Motosikletli Kuryeler Derneği ise, motosikletli kuryeliğin çok riskli meslek grubuna alınması talebinde bulunmuştur.&nbsp;Kuryelerin çalışma koşullarındaki zorlukların yanı sıra,&nbsp; polisin kuryelere&nbsp; müdahalesi de sıklıkla haberlere konu olmaktadır. HDP İzmir Milletvekili ve Çevre Komisyonu Üyesi Murat Çepni, motosikletli kuryelerin sorunlarını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na ve İçişleri Bakanı’na soru önergeleri vererek Meclis gündemine getirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Murat Çepni’nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na soruları;</span></p><p><span style="font-size:18px">1-&nbsp; Bakanlığınız verilerine göre,&nbsp; 2021 Haziran ayı itibariyle kaç motosikletli kurye kayıtlı çalışmaktadır?</span></p><p><span style="font-size:18px">2- Kayıt dışı çalışan ve sayıları yüzbinleri bulan motosikletli kuryeler için bakanlığınızın bir araştırması var mıdır? Kayıt dışı çalışmanın engellenmesi için ne gibi çalışmalarınız olacaktır?</span></p><p><span style="font-size:18px">3- Motosikletli kuryelerin çalışma koşulları, maaşları, sigortalarının düzenli yatırılması,&nbsp; her kurye için sıfır kask mont, dizlik, eldiven, pantolon alınması gibi konularda Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır? Olumsuz çalışma koşulları nedeni ile Bakanlığınıza kaç başvuru yapılmıştır?</span></p><p><span style="font-size:18px">4- Bakanlığınızın motosikletli kuryelerin meslek hastalıkları riskleri üzerine bir çalışması var mıdır? Bakanlığınız kayıtlarına göre kaç motosikletli kurye meslek hastalığına yakalanmıştır? Bu kuryelerin mağduriyetleri nasıl giderilmiştir?</span></p><p><span style="font-size:18px">5- Meslek örgütlerinin açıklamasında yüzlerce motosikletli kurye trafik kazalarında vefat etmiştir. Bakanlığınız kayıtlarına göre trafik kazalarında vefat eden motosikletli kurye sayısı kaçtır? Kaçında işverenin sorumluluğu bulunmuştur. Bu konuda açılan davalara Bakanlığınız taraf olmakta mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">6- Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından belirlenen ve 29 Kasım 2017 tarihinde Resmi gazetede yayınlanan motosikletli kurye ulusal meslek&nbsp;standardının motosikletli kurye çalıştıran firmalarda uygulanması ve bu standardın zorunlu hale gelmesi için Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">7-&nbsp; Motosikletli kurye mesleğini tehlikeli meslekler sınıfına sokulması için Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır? Tehlikeli meslekler sınıfına sokulduğunda, motosikletli kuryelerin mağduriyetlerinin giderileceğini düşünmüyor musunuz?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">8- Bakanlığınız motosikletli kurye çalıştıran işyerlerinin denetimini yapmakta mıdır? Motosikletli kuryelere,&nbsp;&nbsp; görev tanımı dışında iş yaptıran işyerleri tespit edilmiş midir? Görev tanımı dışında motosikletli kurye çalıştıran işlerine ne gibi yaptırım uygulanmaktadır?</span></p><p><span style="font-size:18px">9-&nbsp; Motorlu Kurye İşçileri Sendikası’na (MOTO-KUR-SEN) üye kaç motosikletli kurye vardır?&nbsp; Bakanlığınız ile MOTO-KUR-SEN arasında motosikletli kuryelerin çalışma koşullarını,&nbsp; kazanımlarını düzenleme&nbsp; ve sendika üyeliğini yaygınlaştırma konularında işbirliği yapılmakta mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">Murat Çepni’nin İçişleri Bakanı’na soruları;</span></p><p><span style="font-size:18px">1-&nbsp; Bakanlığınız verilerine göre,&nbsp; 2021 Haziran ayı itibariyle kaç motosikletli kurye trafik kazasında hayatını kaybetmiştir? Hayatını kaybeden motosikletli kuryeler hangi yaş aralığındadır?</span></p><p><span style="font-size:18px">2- Bakanlığınız motosikletli kuryelerin ehliyet denetimini yapmakta mıdır? Pandemi sürecinde ehliyetsiz çalışan kurye tespit edilmiş midir?</span></p><p><span style="font-size:18px">3- 2020-Haziran 2021 arasında kaç motosikletli kuryeye trafik kurallarını ihlalden trafik cezası kesilmiştir?</span></p><p><span style="font-size:18px">4- Motosikletli kuryelerin,&nbsp; sıklıkla ürünleri teslim etmede zaman kısıtlaması olduğu için aşırı hızdan dolayı da kaza yaptıkları bilinmektedir. Bakanlığınız, ürünlerin kısa sürede&nbsp; teslim edilmesi kuralını düzenlemek için bir çalışma yapacak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">4- Basında yer alan haberlere göre,&nbsp; motorlu kuryelere sözlü ve fiziki müdahalede bulunan kaç polis hakkında inceleme başlatılmıştır?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DEMOKRAT PARTİ MERSİN'DE BİTİŞ YAŞIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/demokrat-parti-mersinde-bitis-yasiyor-13594aac42cc0-0dd3-461d-be95-4aa747ec5a9a2021-06-04T08:39:00+03:00HABER MERKEZİ DEMOKRAT PARTİ MERSİN'DE BİTİŞ YAŞIYOR

DEMOKRAT PARTİ MERSİN'DE BİTİŞ YAŞIYOR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA- DYP ve ANAP'ın birleşmesi ile adı Demokrat Parti (DP) olan partide yönetimlerin beceriksizliği ve iş bilmezliği yüzünden parti giderek küçülüyor. Mülkiyeti parti binasına ait&nbsp;olan yerlerde bile kapılar açılmazken, mevcut açık olan yerlerde kapanıyor. Mersin'in önemli ilçesi olan ÇAMLIYAYLA ilçesinde bundan bir süre önce bir kapanma yaşanmıştı. O işle ilgili haberimizin linki aşağıda:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/camliyayla-demokrat-partide-kapandi-13240">https://www.haberanaliz.net/haber/camliyayla-demokrat-partide-kapandi-13240</a></span></p><p><span style="font-size:18px">Gün geçmiyorki Mersin Demokrat partide yeni bir üzücü olay yaşanmasın. Ardı ardına teşkilat başkanlığının değişmesinden sonra Genel başkan yardımcılarından Ahmet Uyanık'ın bu göreve bakması sonucu, Mersin ehil ellerden alınıp ehil olmayan partili olmayan ve İYİ partinin içinden kovulanların mekanı haline geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İy partide Kocamaz'a kumpas olayına adı karışanların el verdiği şimdiki DP Mersin'de her gün acı bir olay yaşanıyor.&nbsp; Çamlıyayla ilçesinde binanın kirası yıllarca verilmeyince, mülkiyeti belediyeye ait bina ihale süretiyle satılıyor el değiştiriyor. Buinun üzerine burasını alan şahıs Muharrem İnce'nin kurmuş olduğu partinin levhasını asıyor. Burada bulunan DP levhaları ve bayrakları ile tüm malzemeler ise aşağıdaki tutanaktanda anlaşılacağı üzere partili olmayan üçüncü bir şahsa teslim edilip, boşaltılıyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Partiyi kurtaracağız, yokluğu çözeceğiz, biz zenginiz, paralıyız, kıratı şaha kaldıracağız diyen İyi partininin içini oyan bir ekip ve taifede 6 ay önce buraya gelip iş başına geçiyor. Ancak umulan çalışmaları vermiyorlar, kağıt üstünde başkanlık atamaları ve yöneticiler meydana getirip, mülkiyeti partiye ait olan ilçe binalarını bile açamıyorlar. Mersin'in merkezde dört diğer bölgelerde ise toplamda 13 ilçesi var. Çamlıyayla ilçesi de kapandı. AKDENİZ- TOROSLAR- YENİŞEHİR-MEZİTLİ ilçeleride kapalı. Bu arada Aydıncık, Gülnar- Mut ilçeleride kapalı.&nbsp;</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">İşte Çamlıyaylanın durmunu aktaran o tutanak...</span></strong></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60ba0541803a7.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Sağlık Bakanlığı, çölyak hastalarına duyarsız!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/saglik-bakanligi-colyak-hastalarina-duyarsiz-1359308d79d30-c090-43a2-83af-73f79201c3c02021-06-03T14:54:00+03:00HABER MERKEZİ Sağlık Bakanlığı, çölyak hastalarına duyarsız!

Sağlık Bakanlığı, çölyak hastalarına duyarsız!

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çölyak hastalarının yaşam boyu tek tedavisinin buğday, arpa, çavdar, yulaf tahılları ve bunlardan üretilen besinlerde bulunan bir tür protein grubu olan glutenden uzak sıkı bir diyet olduğuna işaret eden Dr. Şevkin, Bakan Koca’nın “Soru önergesinde yer alan hususlar bakanlığımızın görev alanına girmemektedir” yanıtının kabul edilemeyeceğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DUYARSIZLIK!</strong><br />Türkiye’de tanı konulmuş 100 bin hasta tahmin edilirken tanı almamış bir milyona yakın hastanın ise buz dağının görünmeyen yüzü olduğuna dikkat çeken Dr. Şevkin, Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda hiçbir çalışma yapmadığı gibi hastaların ve ailelerin pahalı tedavi sürecine de olumlu bir katkı sunmaktan uzak bir görüntü çizdiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın gündeminde sadece Covid-19 salgını olmasına rağmen gerek virüsün yayılma hızının önlenmesi gerekse aşılamada sınıfta kaldığını, buna karşılık her gün çelişkilerle dolu yeni açıklamaları nedeniyle güvenirliliğini yitirdiğini ifade eden Dr. Şevkin, şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Sayın Bakan elbette ki öncelikli olarak salgın süreciyle ilgilenmek zorunda ancak bu süreci sağlıklı yönetemeyen, Türkiye’yi içinden çıkılmaz bir hale sürükleyen de kendisidir. Sayın Koca tüm gerçekleri ortaya koymaya çalışan muhalefete çatacağına dünyanın diğer ülkelerinin virüse karşı aldığı sosyal ve ekonomik önlemleri göz önüne alsın. Ayrıca pandemiden başka hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalan milyonlarca insanımız var. Tanı konulmuş 100 bin kişi ve tanı almamış yaklaşık 1 milyon kişi çölyak rahatsızlığı nedeniyle çok zor günler geçiriyor. Sağlık Bakanlığı Türkiye’deki tüm sağlık sorunlarıyla yakından ilgilenmek zorunda, hasta ve hasta yakınlarının sorunlarına eğilmek durumundadır. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) nedeniyle yeni doğan bebeklerde çölyak hastalığı adeta patlama yapmıştır. Ne yazık ki çölyak hastaları glutensiz yiyeceklere erişmekte zorluk yaşamaktadır. Bakan Fahrettin Koca’dan, ailelerden gelen haklı taleplerin karşılanması için bakanlığa sunduğumuz önergemizde hastası bulunan ailelerin ekonomik olarak özel bir destek paketinin hazırlanmasından 2015 yılından bu yana aylık 75 ila 108 lira arasında değişen ve çok komik durumda kalan yardımların artışına, hastaların sağlıklı beslenmelerinden glutensiz ürünlerde KDV ve ÖTV alınmamasına, yerli üretimin teşvik edilmesinden düşük miktardaki gıda yardımlarının artırılmasına ve toplumda farkındalık oluşması için kamu spotu ve reklam afişleri hazırlanmasına kadar hasta ve hasta ailelerini yakından ilgilendiren konulara açıklık ve çözüm getirmesini beklerken sorularımızın kendisini ilgilendirmediğini söylemesi üzüntü vericidir. Bu üzüntü kendi adımıza değil hasta ve hasta yakınları adınadır. Aileler, daha fazla zaman kaybedilmeden Sağlık Bakanlığı’nın konuyla ilgilenmesini, sorumluluk almasını ve sorunun çözülmesi için diğer bakanlıklarla istişare halinde olmasını beklemektedir.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Murat Çepni: İyidere liman projesi bir rant projesidir]]>https://www.haberanaliz.net/haber/murat-cepni-iyidere-liman-projesi-bir-rant-projesidir-135923c0d3e2f-1e50-48cc-a8af-cbac03e69a032021-06-03T14:52:00+03:00HABER MERKEZİ Murat Çepni: İyidere liman projesi bir rant projesidir

Murat Çepni: İyidere liman projesi bir rant projesidir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Projenin ÇED raporunda; proje kapsamında dolgunun büyük bölümünün taşlarla yapılacağı, dolgu için yaklaşık 19.322.993 ton anroşman taş ve stabilize malzemenin kullanılmasının&nbsp; planlandığı, projenin ekonomik ömrünün 50 yıl olacağı ve proje bedelinin 700.000.000-TL olacağı açıklanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÇED raporunda,&nbsp; proje,&nbsp; “İyidere İlçesi İç ve Doğu Anadolu’ya geçiş noktası konumunda olduğundan, yurtiçi ve yurtdışından gelen yük gemilerinin, yüklerini limana boşaltarak, buradan İç ve Doğu Anadolu’ya karayolu ile daha hızlı bir şekilde ulaştırması sağlanacaktır. Aynı şekilde İç ve Doğu Anadolu üretilen ürünlerin bu liman üzerinden deniz yolu ile yurtiçi ve yurtdışına nakliyesi sağlanacaktır. Liman inşaatının yaklaşık 3 yıl sürmesi, inşaat aşamasında 250 kişi, işletme aşamasında ise 150 kişinin çalıştırılması beklenmektedir” şeklinde tanımlanmıştır. İyidere Liman projesinin etrafında&nbsp;&nbsp; Fatsa Limanı, Ordu Limanı, Giresun Limanı, Görele Limanı, Tirebolu Limanı, Vakfıkebir Limanı, Trabzon Limanı, Sürmene Limanı, Rize Limanı, Pazar Limanı ve Hopa Limanı mevcuttur. Bu limanların yıllık kapasitelerinin çok altında çalışması, İyidere liman projesinin gerekliliği konusunda kamuoyunda sorular oluşturmaktadır. Limana taş sağlamak üzere açılacak İkizdere taş ocağının eleştirilerinin yanı sıra bu projenin bir rant projesi olduğu görüşü yaygınlaşmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">HDP İzmir Milletvekili ve Çevre Komisyonu Üyesi Murat Çepni, ÇED raporunda tutarsızlıklar ve belirsizlikler bulunan İyidere liman projesini Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’na soru önergesi vererek Meclis gündemine getirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Murat Çepni şu soruları yöneltmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1</strong>- İyidere Liman projesinin yakınlarında bulunan ve tam kapasite ile çalışmayan limanlara rağmen bu projeye neden ihtiyaç duyulmuştur? Bölgede bulunan mevcut limanların tam kapasite çalışmaları için projeniz var mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2</strong>- ÇED raporunda belirtilen,&nbsp; “Doğu Karadeniz Endüstriyel Gelişim Bölgesinin, yaklaşık 34 milyon ton kapasiteli bir limanı olacağı” tahminleri hangi verilere göre yapılmıştır?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3</strong>- Liman projesinin doğaya, çevreye, su kaynaklarına vereceği olası zararlar dikkate alınmış mıdır? Proje kapsamında hava kalitesini ve gürültüyü belirlemeye yönelik herhangi bir ölçüm veya analiz yapılmış mıdır? Bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve demokratik kitle örgütleri ile işbirliği yapılmış mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4</strong>- İyidere lojistik limanı kapsamında, liman geri alanında yıllık 4.405.001 ton kömür madeninin depolamasının yapılacağı ÇED raporunda belirtilmiştir. Bu alanda depolanacak kömürün çevreye vereceği zararlar ne şekilde engellenecektir?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5</strong>- Limana ait atıklar ne şekilde bertaraf edilecektir? Limanın arıtma tesisine ait derin deşarj hattından Karadeniz’e verilecek kirli suların Karadeniz’e vereceği zararlar konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile işbirliği yapılmış mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>6</strong>- Rize İyidere Lojistik Limanı ve Dip Taraması ÇED Raporunda; “dolgu malzemesi ihtiyacı, çevrede gerekli ÇED olumlu/ÇED Gerekli Değildir Kararı alınmış olan başka şahıs veya şirketlerin işletmiş olduğu malzeme sahalarından satın alınma yolu ile damperli kamyonlar ile ya da gemiler ile proje alanına taşınarak karşılanacaktır.” Denmesine rağmen, neden İkizdere’de yeni bir taş ocağı açılmaktadır? Raporda belirtildiği gibi, neden başta Rize ve Trabzon olmak üzere mevcut taş ocaklarından dolgu malzemeleri alınmamaktadır? Kanunlara göre, bu durumun,&nbsp; liman projesinin ÇED raporunu&nbsp; geçersiz kıldığı görüşleri için&nbsp; Bakanlığınızın bir açıklaması olacak mıdır?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>7</strong>- Ulaştırma Bakanı limana taş sağlayacak olan İkizdere taş ocağı projesi için “liman projesinde kullanılacak taş dolgusu için 10 farklı bölgede araştırma yapıldığını ve bu bölgenin uygun olduğuna karar verildiğini” söylemiştir. Bakanın bu söylemi ve ÇED raporundaki çelişkiler nasıl açıklanacaktır?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>8</strong>- Çevre Kanunu’nun 10.maddesi “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez” hükmündedir. Cevizlik Bazalt Taş Ocağı, Gürdere, Şimşirli Taş ocakları hakkında alınmış ÇED Gerekli Değildir veya ÇED Olumlu kararı olmadan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Bakanlığınıza "Kamu Kuramları Hammadde Üretim İzin Belgesi" vermiştir. ÇED kararı olmadan verilemeyecek “hammadde üretim izin belgesi” neden ÇED süreci beklenilmeden verilmiştir? Kanuna aykırı bu durum için Bakanlığınızın bir açıklaması olacak mıdır?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>9</strong>- ÇED dosyasında Rize İyidere Lojistik Limanının proje bedeli; 700.000.000-TL olarak açıklanmasına karşın; 6.07.2020 tarihinde pazarlık usulü ile gerçekleştirilmiş projenin ihalesi sonucunda Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş ile Yapı ve Yapı İnşaat Taahhüt San. Tic. A.Ş ortaklığının 1.370.106.030,20 TL ile kazandığı bilgisi basında yer almıştır. Proje dosyasında öngörülen fiyat ile Cengiz İnşaatın verdiği fiyat arasındaki fark neden kaynaklanmaktadır? Bu durumun kamu zararına yol açtığını düşünmüyor musunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>10</strong>- Lojistik liman projesinin; 1993’ten beri çalışmaları süren,&nbsp; Karadeniz, Kafkasya ve Orta Asya’da uluslararası ulaştırmayı geliştirmeyi ve siyasi-ekonomik ilerlemeyi hedefleyen hükümetler arası bir program olan Avrupa-Kafkasya-Asya Ulaştırma Koridoru (TRACECA) projesi kapsamında durumu ne şekilde değerlendirilebilir? Bu konuda kamuoyu şeffaf bir şekilde bilgilendirilecek midir?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>11</strong>- 11 Mayıs 2021 tarihinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, İyidere lojistik limanı projesinin bin kişiye doğrudan, 34 farklı sektörde 8 bin kişiye de dolaylı istihdam imkânı sağlayacağını açıklamıştır. ÇED dosyasında, inşaat aşamasında 250 kişi, işletme aşamasında ise 150 kişinin çalıştırılması beklenmektedir. İstihdama dair bu çelişki nereden kaynaklanmaktadır?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>12</strong>-&nbsp;Azerbaycan’da bulunan Gashgaçay, Elbeidash ve Ağduzdağ maden yataklarının etüdü, araştırılması, araştırılması, geliştirilmesi ve işletilmesi üzerinde çalışmak için Eti Bakır A.Ş.'ye, Elbeidash ve Ağduzdağ cevher yatakları 30 yıl süreyle Cengiz Holding’e ait Eti Bakır bünyesindeki Artvin Madencilik A.Ş.'ye devredileceği haberleri basında çıkmıştır.&nbsp; Kamuoyunda, İyidere lojistik liman projesinin yapımında,&nbsp; bu madenlerin taşınması, depolanması için ısrar edildiği iddiaları vardır? Bu iddialar doğru mudur? Bakanlığınız bu konuda kamuoyunu bilgilendirilecek midir?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Tarımdaki sorunları anlattı, çözüm için çağrı yaptı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tarimdaki-sorunlari-anlatti-cozum-icin-cagri-yapti-1359135ad13fb-f524-46f4-8cea-e6958516a1b42021-06-03T14:49:00+03:00HABER MERKEZİ Tarımdaki sorunları anlattı, çözüm için çağrı yaptı

Tarımdaki sorunları anlattı, çözüm için çağrı yaptı

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"RANT KADAR ÇİFTÇİYİ DE DÜŞÜNSELERDİ BU KARA TABLO OLMAZDI"</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de acı gerçekleri gören ve duyan herkesin, 'Kral Çıplak' diye haykırdığını ancak iktidarın sorumsuzca davranmaya, kulağının üstüne yatmaya devam ettiğini aktaran Ayhan Barut, "Salgınla birlikte daha da derinleşen siyasi ve ekonomik kriz, yükselen enflasyon ve artan döviz kurları nedeniyle tarımsal üretimde kullanılan girdiler fahiş oranda zamlandı. Mazottan gübreye, ilaçtan tohuma her şeye neredeyse iki kat zam geldi. Çok zor koşullarda ve binbir emekle üretim yapan çiftçimiz ise bir türlü hak ettiğini alamadı. Tarıma gereken ilgiyi göstermeyen iktidar, rantiyeyi ve ithalat lobilerini düşündüğü kadar çiftçiyi de düşünseydi, tarımda bu acı tablo yaşanmazdı" diye konuştu.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">"YAĞLI TOHUM ÖDEMELERİNİ YAPIN"</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Tarımda yaşanan sorunlara değinerek, çiftçilerin yaşadıklarına işaret eden Ayhan Barut, şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Altını çizerek söylüyoruz; Tarımsal üretimdeki teşvik primi politikası yanlıştır.&nbsp; Üretim maliyetlerini kredi çekip borçla karşılayan çiftçimizin destekleme ödemeleri peşin olarak yapılmalıdır. Mısır, pamuk, soya ve ayçiçeği gibi ürünlerde hasat yaklaşıyor ancak çiftçilere hala yağlı tohum destekleme ödemeleri yapılmadı. Çiftçinin cebinden artık elinizi çekin. Lafı eveleyip gevelemeden çiftçinin hakkı olan ödemelerini yapın. Bu yıl da üretici soğanını ve patatesini satamadı, tarlada bıraktı. Fiyatlar biraz yükselince soğan ve patates depolarını basan, çiftçilerimizi terörist ilan edenler şimdi ne hikmetse hiç ortaya çıkmadı. AKP'nin korkulu rüyası oldu soğan ve patates üreticileri iktidarın sonunu hazırlayacak."</span></p><p><span style="font-size:18px">"GIDA KRİZİ DERİNLEŞİYOR"</span></p><p><span style="font-size:18px">Hasat sezonunda çiftçinin binbir emekle ürettiği ürünlerin tarlada kaldığına ve ülkede yaşanan kuraklıktan kaynaklı sorunlara vurgu yapan Ayhan Barut, şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Karpuzda hasat sürüyor ama karpuz üreticisi dertli ve perişan halde. Dekarda 5-6 bin liraya üretim maliyeti olan çiftçi, turfanda hasat yapmasına rağmen 2 bin 500 liraya karpuzunu satamıyor. Çiftçi tarlada 50 kuruşa karpuz satamazken, tüketici de marketlerde 10 kat fiyatla karşılaşıyor ve bu nedenle karpuz alamıyor. Geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin tahıl ambarı olarak bilinen İç Anadolu Bölgesi'nde yaşanan kuraklıkla ilgili incelemelerde bulunduk. Doğu Anadolu, Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde olduğu gibi İç Anadolu Bölgesini de kuraklık vurdu. Kıraç alanda ürün hasat edilemez hale gelirken, sulanabilen alanda ise yüzde 40 verim kaybı bekleniyor. Türkiye'de çok ciddi bir gıda krizi yaşanıyor. İktidar kuraklık mağduru çiftçilerin de sesini duymuyor. Gıda krizi derinleşmeden acilen bu konuda çözüm üretilmelidir."</span></p><p><span style="font-size:18px">"ÇİFTÇİ BORÇLARI YAPILANDIRILSIN"</span></p><p><span style="font-size:18px">AKP iktidarı döneminde çiftçilerin sorunlarının daha da derinleştiğini anımsatan Ayhan Barut, bu konuyla ilgili veriler açıklayarak şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"AKP iktidara geldiğinde ülkemizde 2.5 milyar olan çiftçi borcu 72 kat artarak bugün 180 milyar liranın üstüne çıktı. 2003 yılında 2 milyon 800 bin olan çiftçi sayısı AKP'nin yanlış politikaları nedeniyle 700 bin azalışla 2 milyon 100 bine düştü. 2006 yılında AKP döneminde çıkarılan Tarım Kanunu'na göre çiftçinin 211 milyar liralık devletten alacağı var ama kimse çiftçinin parası ödemiyor. Tarımda çiftçi borçlarının faizlerinin silinerek ana parasının da 5 yıldan az olmayacak şekilde uzun vadeli yapılandırılması şarttır. Çiftçi dört gözle bunu bekliyor. Üretimin sürdürülebilirliği açısından çiftçiye faizsiz veya çok düşük faizli yeni kredi desteği de verilmelidir."</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Sebze-meyveye bindirilen paralı yol, köprü ücretleri]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sebze-meyveye-bindirilen-parali-yol-kopru-ucretleri-13590b7ab135a-796f-4373-9c06-5036357a1f1c2021-06-03T13:20:00+03:00HABER MERKEZİ Sebze-meyveye bindirilen paralı yol, köprü ücretleri

Sebze-meyveye bindirilen paralı yol, köprü ücretleri

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur TBMM Genel Kurulu'nda anlattı:</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">“Seçim bölgem Hatay’da, bereketiyle ünlü Amik ovasında, soğan hasat zamanı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarlada 35 kuruş olan soğanı vatandaş en az 2,5 liraya alıyor. Yani 8 katı fiyata alıyor. Neden?</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatay’dan yola çıkan soğan yüklü bir TIR, İstanbul haline kadar,</span></p><p><span style="font-size:18px">İskenderun Ceyhan otoyolunda 12,5 TL</span></p><p><span style="font-size:18px">Pozantı otoyolunda 14,75 TL</span></p><p><span style="font-size:18px">Emirlik çıkışından sonraki otoyolda 32 TL</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapmakla övündüğünüz Ankara çıkışına kadarki Niğde otoyolunda 380 TL</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara çıkışı Bolu arasında 85 TL</span></p><p><span style="font-size:18px">Bolu’dan İstanbul’a kadar 150,50 TL</span></p><p><span style="font-size:18px">Zorunlu olarak kullandığı Yavuz Sultan Selim köprüsüne 213,50 TL ödüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece otoyol, paralı yol, köprü maliyeti toplamda 888 lira 25 kuruş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna gidiş dönüş mazot parasını da ekleyelim. Hani geçen hafta ÖTV’sine %100 zam yapılan mazot… 1000 kilometrelik yolda tüketilen 400 litrelik mazot, add blue maliyeti 3.600 TL’ye çıktı. Paralı yol, akaryakıt maliyeti yaklaşık 4.500 lira.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu otoyol, köprü, tünel geçiş ücretleri, pahalı mazot, sebze-meyve fiyatını artıran kalemlerden biridir.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SAĞLIK ÇALIŞANLARI ÖLÜMLE BURUN BURUNA ÇALIŞIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/saglik-calisanlari-olumle-burun-buruna-calisiyor-13589c62da792-ed43-46d4-ba36-6970aa00c7e22021-06-03T13:17:00+03:00HABER MERKEZİ SAĞLIK ÇALIŞANLARI ÖLÜMLE BURUN BURUNA ÇALIŞIYOR

SAĞLIK ÇALIŞANLARI ÖLÜMLE BURUN BURUNA ÇALIŞIYOR

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri Milletvekili Çetin Arık, hastası tarafından belinden ve elinden bıçaklanan ve bir daha ameliyat yapamayacağı açıklanan Dr. Ertan İskender’in yaşadığı saldırıya dikkat çekerek, “Fedakarca çalışmanın karşılığı ne? Karşılığı bu: Sağlık çalışanlarımız sadece ölümüne çalışmıyor, ölümle burun buruna çalışıyor” diye konuştu. Sağlık çalışanlarının izin, istifa gibi anayasal haklarının ellerinden alındığını belirten Arık, “Sağlık çalışanlarının sesini artık duyun ve Anayasal hakları olan istifa haklarını tanıyın” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’nin doktor milletvekillerinden CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, TBMM’de günden dışı söz alarak sağlık çalışanlarının sorun ve taleplerine dikkat çekti. “Biliyorum söylediklerimiz bir kez daha iktidar tarafından duyulmayacak ama hani Fuzuli diyor ya, ‘Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil’ Pandemi süresince sağlık çalışanlarının uğradığı haksızlık ve hukuksuzluklara gönlüm razı olmadığı için bir kez daha Kahraman Sağlık çalışanlarımızın sorun ve talepleri üzerine söz aldım” sözleriyle &nbsp;konuşmasına başlayan Arık, Covid 19’un meslek hastalığı sayılması ve corona virüs nedeniyle ölen sağlık çalışanlarının şehit sayılması gerektiğini belirtti. Fransa’nın Covid 19 nedeniyle hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının çocuklarına sahip çıktığını belirten Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Fransa Covid 19’dan hayatını kaybeden sağlık çalışanlarına “Cumhuriyete hizmet için öldü” statüsünün verileceğini açıkladı. Ne demek bu? Koronadan hayatını kaybeden Sağlık çalışanlarının çocukları devlet koruması altına girecek.&nbsp; Biz de koronadan hayatını kaybeden sağlık çalışanları şehit sayılsın, korona meslek hastalığı olarak kabul edilsin, böylelikle onların geride bıraktıkları çocukları devlet koruması altına alınsın diye kanun teklifi verdik ama maalesef iktidar illiyet bağı gerekir, diyerek kanun teklifimizi reddetti.&nbsp; Bu anasını, babasını ve kardeşini koronadan kaybeden Doktor Yavuz Kalaycı’nın son mesajı: ‘Kızlarım çok küçük sahip çıkarsınız değil mi?’ İşte bu minik yavruları sahipsiz bırakan, devlet koruması altına almak için illiyet bağı arayan bu zalim iktidarın bu milletle olan illiyet bağını sorgulamak gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın milletvekilleri,</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık çalışanlarımız bu süreçte bir canı kurtarmak için bir santim geri adım atmadan insanüstü bir gayretle gece gündüz çalıştılar. İşte bu Yozgat Valiliğinin sağlık çalışanlarına yemek molası hakkında gönderdiği genelde; 8.30’da başlayacaksın molasız olarak gece 24.’e kadar pandemi polikliniğinde hizmet vereceksin. Yemek için molanız 30 dakikayı geçmeyecek” diyor. Bu kadar olmaz ki, bu insanlar robot değil. Yemek molası için genelge mi gönderilir? Peki böyle fedakarca çalışmanın karşılığı ne? Karşılığı bu: Sağlık çalışanlarımız sadece ölümüne çalışmıyor, ölümle burun buruna çalışıyor. Bu el kıymetli meslektaşım ortopedi ve travmatoloji uzmanı Dr. Ertan İskender’e ait. Sözün bittiği yer… Kopan parmağı 4,5 saatte dikildi. Maalesef bu kardeşimiz bir daha ameliyat yapamayacak. Düşünebiliyor musunuz?&nbsp; En yüksek puanla Tıp Fakültesine gireceksiniz; zor, uzun ve yorucu bir eğitimi başarıyla tamamlayacaksınız, sonra bir alçak gelecek bütün hayallerinizi yıkıp gidecek. Sizi ameliyat yapamaz hale getirecek”</span></p><p><span style="font-size:18px">Asistan hekimlerin sıkıntılarına da dikkat çeken Arık, otobüs şoförlerinin 5 saatten fazla kesintisiz araç kullandırılmadığını ancak asistan hekimlerin kesintisiz 36 saat nöbet tuttuğunu belirten Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Sağlık çalışanları köle gibi çalışıyor ama onların içinde bir grup var ki, kölenin de kölesi gibi çalışıyor. Onlar asistan doktorlar. Pazartesi sabah 7.00’de mesaiye başlayan bir asistan doktor, Salı günü 19’da mesaisini tamamlıyor. Aralıksız tam 36 saat çalışıyor. Otobüs şoförlerine kesintisiz 5 saatten fazla otobüs kullandırılmıyor. Ama 36 saat uyumayan bir hekim, kanayan damara dikiş atıyor, reçete yazıyor, acil müdahalede bulunuyor. Dünya sağlık örgütünün yaptığı araştırmada haftalık 55 saat ve üzerinde çalışan kişilerde kalp krizi riski yüzde 35 daha yüksek olduğu görülüyor.&nbsp; Gelin bu gençleri robot olarak görmeyin, nöbet ertesi izin anayasal haktır, bu hakkı teslim edin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Milletvekilleri,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu Meram Tıp Fakültesi yöneticisinin sağlık çalışanlarına gönderdiğini yazı; “Hasta memnuniyetine göre döner sermaye payı verilecek” diyor. O zaman sizlerin maaşlarınızı da sağlık çalışanlarının memnuniyetine göre belirleyelim.&nbsp; Sayın MilletvekilleriSağlık çalışanların özlük hakları kalıcı olarak iyileştirilmelidir. Sağlık çalışanları personel maaşları yöneticilerin insafıyla 3 kalemde değil, insanlık onuruna yakışacak şekilde tek kalem olarak belirlenerek, genel bütçeden ödenmeli ve gelirlerinin tamamı emekliliğe yansıtılmalıdır. Bu süreçte en yakınlarının cenazesine katılamayan sağlık çalışanları var. İstifa, izin gibi birçok hakları ellerinden alınan sağlık çalışanlarının sesini artık duyun ve Anayasal hakları olan istifa haklarını tanıyın.”</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN DEMOKRAT PARTİDEN İSTİFA EDEN EDENE]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-demokrat-partiden-istifa-eden-edene-135881dd08ea0-42d5-4f76-a8af-a3ef0eb4b9392021-06-03T08:49:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN DEMOKRAT PARTİDEN İSTİFA EDEN EDENE

MERSİN DEMOKRAT PARTİDEN İSTİFA EDEN EDENE

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA- Mersin Demokrat partide arka arkaya istifalar gelmeye başladı. Partinin kurucu üyelerinden olan AP- DYP çizgisinden bu yana partide olan MEHMET DİCLE bu gün itibarı ile parti üyelğiinden ve partideki tüm görevlerinden istifa ettiğini el yazısı ile kaleme aldığı dilekçesi ile Demokrat Parti genel Başkanlığına bildirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Mehmet Dicle: " Çok çalışkan bir il başkanımız vardı. Partiyi siyasette bir orada bir buruda siyaset yapanlara teslim ettiler. Onlarında partiye getirisi yok. Parti binası Mülkiyetimiz olan Gülnar, Bozyazı ilçelerinde bile yardımcı olup açmıyorlar. erdemli ilçemiz açıktı, kirası verilmedi mal sahibitahliye ettirdi yeni hizmet yeri açılmadı. Çamlıyayla ilçesi açıktı, kirası ödenmedi o da kapandı. Aydıncık ilçesi kapalı. Merkezdeki AKDENİZ- TOROSLAR- MEZİTLİ- YENİŞEHİR ilçeleri kendi ilçe sınırları içinde kapısı açık bir hizmet binası yok. Ben Toroslar ilçeye yönetici olmuşum, bir kere toplanmamış bir araya gelmemişiz. Zengin iş adamı diye partiye para harcar diye makamv e mevki verdikleri ise ellerini ceplerine atıpta partiye beş kuruş harcamıyorlar. il başkanını arıyorsun, bahçede, işi var, toplantısı var deniyor, görüşemiyorsun. Partinin hizmet aracı yıllardır anamur ilçesinde yediemin otoparkında yatıyor, borcunu ödeyip çıkaran ve partinin emrine sunan bir il başkanı yok. Bozyazı ilçesinin mal sahibi olan kooperatife 65 milyar borç var, aylardır bu sorun gündemde. Ödeyin tapunuzu verelim deniyor. Şimdi almaya kalksanız 250 milyara alamazsınız. ama bu sorunu çözen bir il başkanı yok. İl ilçe yönetimlerini eksiksiz ve tam olarak bir araya getirip bir etkinlik düzenleyen yok. Kadın kolları, gençlik kolları oluşmamış. Hükümetin yanlış politikalarını eleştiren&nbsp;konuşan bir il ilçe başkanı yok. Basında sadece reklama yönelik fotoğraf paylaşmadan başka birşey yok. Böyle bir particilik olmaz. Uyarılarımızıda dikkate alan yok. Bizimde böyle bir anlayış ile yol yüremeye dermanımız yok. DP'yi iyi partililere peşkeş çektiler, alsın hayrını görsünler. Ben istifamı genel merkeze posta ile gönderdim" dedi.</span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/60b8a94b8e8e7.jpg" style="height:956px; width:802px" /></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mehmet Dicle istifa mektubunu ve gerekçelerini genel merkeze gönderdiğini söyleyerek mektubu gösterdi.</strong></span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Yeneroğlu İçişleri Bakanına Sordu]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yeneroglu-icisleri-bakanina-sordu-135874e9300a1-9894-4294-aac1-ed129b6aa1bb2021-06-02T15:31:00+03:00HABER MERKEZİ Yeneroğlu İçişleri Bakanına Sordu

Yeneroğlu İçişleri Bakanına Sordu

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Süleyman SOYLU tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. &nbsp;&nbsp;02.06.2021</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mustafa YENEROĞLU</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;İstanbul Milletvekili</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanı Sn. Süleyman Soylu, 19.05.2021 tarihinde TRT’de canlı yayınlanan programda organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in ‘kendisiyle bağlantı kurmaya çalıştığı’ iddiasına dair “<em>Keklemişler, ben ne yapayım? Kime 10 bin dolar göndermişse ona söylesin”</em>&nbsp;ifadelerini kullanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bağlamda;</span></p><p><span style="font-size:18px">1- Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’den 10.000 Dolar aldığını iddia ettiğiniz milletvekili kimdir?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP 'Yüce Meclisi Göreve Davet Ediyoruz']]>https://www.haberanaliz.net/haber/chp-yuce-meclisi-goreve-davet-ediyoruz-13586d0b0fe07-4a84-4721-9661-611e1d2614552021-06-02T15:28:00+03:00HABER MERKEZİ CHP 'Yüce Meclisi Göreve Davet Ediyoruz'

CHP 'Yüce Meclisi Göreve Davet Ediyoruz'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<div><p><span style="font-size:18px">İBB Yönetimi tarafından belgeleriyle açıklanan ve yargıya taşınacak olan imar vurgunu dosyalarına,&nbsp;ne hikmetse İçişleri Bakanlığı tarafından el konulduğu&nbsp;anlaşılmaktadır.&nbsp;Bu itibarla; "Rant Lobileri” ile yolsuzluk ve rüşvet iddialarının araştırılması ve yolsuzlukların önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması konusu İçişleri Bakanlığını aşan bir noktadır. Burada görev Yüce Meclise düşmektedir. Bu plan değişikliklerinin sayısının yoğunluğu, bu değişiklikler marifetiyle elde edilen ranttan kimlerin nemalandığı ve bu kazancın nerelere harcandığı sorunlarının acilen cevaplanması gerekmektedir.&nbsp;Bütün plan tadilatlarının tek tek irdelenmesi marifetiyle açıklığa kavuşturulmasının gerekliliği ortadır.</span></p></div><div><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle,&nbsp;İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin AKP İktidarı döneminde onaylanmış olan imar planı değişikliklerinin tümünün incelenmesi, bu değişiklikler ile ortaya çıkan yapılaşmanın kentte neden olduğu tahribatın ortaya konulması, bu tip spekülatif faaliyetlerin engellenmesine yönelik olarak alınabilecek önlemlerin belirlenmesi amacı ile Anayasa'nın 98, içtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Gürsel Tekin ve arkadaşları&nbsp;Meclis Araştırması açılması talep etmişlerdir.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle 2004-2019yılları, AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesinde ki iktidar dönemi, imar yolsuzluğu iddialarının ayyuka çıktığı bir dönem olmuştur. Son günlerdede İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının açıkladığı AKP iktidarı tarafından onaylanmış olan imar planı değişiklikleri ve imar yolsuzlukları iddialarıgündeme yeniden damgasını vurmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu plan değişikliklerinin sayısının yoğunluğu, bu değişiklikler marifetiyle elde edilen ranttan kimlerin nemalandığı ve bu kazancın nerelere harcandığı sorunlarının acilen cevaplanmasının gerekliliği ortadadır. Toplumun bu açıdan bilgilendirilmesi ve bu konunun son yirmi yılda yoğunlaştığı görülen bütün plan tadilatlarının tek tek irdelenmesi marifetiyle açıklığa kavuşturulmasının gerekliliği açıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kentsel alanlar üzerinde imar düzenlemeleri ve bu düzenlemelerin şehir ihtiyacı için değil haksız zenginleşme aracı olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.Kamuya ayrılmış olan yeşil alan, mezarlık gibi kullanımların yapılan plan değişiklikleri ile konut, ticaret, gibi fonksiyonlarla yapılaşmaya açılması ya da bir takım parsellerin sahip olduğu Emsal, Taks, gibi yapılaşmasına esas değerlerin arttırılarak bu parsellere sahip oldukları inşaat hakkının binlerce metrekare üstünde inşaat haklarının sağlanması, birtakım kişilere milyarlarca lirayı bulan rant artışı sağlandığı iddialarını beraberinde getirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehir ne yazık ki rant baskısına yıllar içinde boyun eğmiş, yeşil alanların rezidanslara dönüştüğü, yıllarca hassasiyetle korunan şehir siluetinin tam ortasına bıçak gibi saplanan gökdelenlerle tarihine ihanet eden bir çevre ortaya çıkmıştır.2019 öncesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kabul edilerek onaylanan bu tip imar değişikliklerinin çok az bir kısmı kamuoyunda zaman zaman tartışılmakta, büyük bir çoğunluğu ise sessiz sedasız sonuçlanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son olarak, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesini 13 milyar liralık zarara uğratan toplam 50adet dosyanın varlığından söz etmiştir. Örnek olarak; “dönemin KİPTAŞ yönetiminin, Başakşehir’de konut projesi için bir arsa almaya karar verdiğini, özel bir şirketinde, 7 Ocak 2016 günü Başakşehir’de 49 milyon liraya 78 bin metrekarelik bir arsa aldığı” ifade edilmiştir. Bahse konu özel şirket sadece bu alımı yaptıktan 4 gün sonra 11 Ocak’ta 49 milyon liraya satın aldığı arsayı 130 milyon liraya Kiptaş’a satmıştır. 4 günde 81 milyon lira. Yani bugünkü rakam ile 216 milyon lira, 27 milyon dolar AKP ile bağı olan o şirketin cebine gittiğini” iddia edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sözcüsü Murat Ongun, Başakşehir'deki arazi tartışmasından sonra benzer bir durumun Vatan Caddesi'nde de yaşandığını iddia etti. Ongun, Özel bir şirket tarafından 25 milyon liraya alınan araziye İBB'nin 430 milyon lira ödediğini öne sürmüştür. Bu ve buna benzer, bir kısmı sorumlu davranan kişi ve kuruluşlarca kamuoyunun bilgisine sunulmuş binlerce imar planı değişikliği İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin son yirmi yılında yoğunlukla yaşanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir nev'i haksız kazanç olarak dahi nitelendirilebilecek bu tip bir zenginleşmenin ve buna sebebiyet vermenin ise ne yazık ki hukuk sistemimizde net bir ceza yaptırımı ile karşılığı da bulunmamaktadır. İBB Yönetimi tarafından belgeleriyle açıklanan ve yargıya taşınacak olan imar vurgunu dosyalarına,ne hikmetse İçişleri Bakanlığının el koyduğunu anlaşılmaktadır. &nbsp;Bakanlık, “Siz soruşturmayın, biz soruşturalım” diyerek belediye müfettişlerinin yaptıklarını incelemenin önüne geçtikleri anlaşılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu itibarla; "Rant Lobileri” ile yolsuzluk ve rüşvet iddialarının araştırılması ve yolsuzlukların önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasıkonusu İç işleri Bakanlığını da aşan bir noktadır. Burada görev Yüce Meclise düşmektedir.Bu plan değişikliklerinin sayısının yoğunluğu, bu değişiklikler marifetiyle elde edilen ranttan kimlerin nemalandığı ve bu kazancın nerelere harcandığı sorunlarının acilen cevaplanması gerekmektedir. Bütün plan tadilatlarının tek tek irdelenmesi marifetiyle açıklığa kavuşturulmasının gerekliliği ortadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin AKP İktidarı döneminde onaylanmış olan imar planı değişikliklerinin tümünün incelenmesi, bu değişiklikler ile ortaya çıkan yapılaşmanın kentte neden olduğu tahribatın ortaya konulması, bu tip spekülatif faaliyetlerin engellenmesine yönelik olarak alınabilecek önlemlerin belirlenmesi amacı ile Anayasa'nın 98, içtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması arz ve teklif ederiz. 02.06.2021</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürsel TEKİN- İstanbul Milletvekili</span></p></div>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ACİLEN ULUSAL YEM KONSEYİ KURULMALI, YEM FİYATLARINA MÜDAHELE EDİLMELİDİR!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/acilen-ulusal-yem-konseyi-kurulmali-yem-fiyatlarina-mudahele-edilmelidir-13585523553a2-b112-4ace-89df-f5a52abd69972021-06-02T15:26:00+03:00HABER MERKEZİ ACİLEN ULUSAL YEM KONSEYİ KURULMALI, YEM FİYATLARINA MÜDAHELE EDİLMELİDİR!

ACİLEN ULUSAL YEM KONSEYİ KURULMALI, YEM FİYATLARINA MÜDAHELE EDİLMELİDİR!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Covid-19 salgını ile birlikte hayvansal üretim ve tarım sektörünün artan maliyetler nedeniyle zor durumda olduğunu ifade eden Durmaz, acil eylem planının hazırlanarak bir an önce uygulamaya konması noktasında çağrıda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yem fiyatlarının son iki ay içinde 135 TL’den 165 – 170 TL’ye çıktığını müdahale edilemezse daha da yükseleceğini belirtenDurmaz, başta yem fiyatları olmak üzere üreticilerin maliyetlerinin çok arttığına dikkat çekti.Üretici, Ulusal Süt Konseyinin açıkladığı fiyattan bile süt satamamaktadır. Ulusal Süt Konseyi 2,8 TL fiyat açıklamıştır. Süt şuan üreticiden ortalama 2,4 ile 2,8 TL fiyat aralığında alınmaktadır. Üretici sattığı 1 Litre süt ile 1 kg yem alamamaktadır. Süte yılda bir defa zam yapılmakta yem fiyatına ortalama her ay zam gelmektedir. Et fiyatları da yerinde sayarken besi yemine de ortalama her ay zam gelmektedir.&nbsp; Özellikle yem fiyatlarındaki yüzde 70’lere varan zam oranı ile birlikte yaşanan artışla üreticiler nefes alamaz hale gelmiştir ve bu durumun böyle devam etmesi halinde üreticilerin üretimden el çekmesi kaçınılmazdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">2004-2020 yılları arasında işlenen tarım arazisi 4 milyon 240 bin 115 hektar azalmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün 2 milyon çiftçimiz borç batağındadır. Çiftçilerin toplam borcu 150 milyar liraya yaklaşmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">18 Nisan 2006 tarihinde TBMM’de kabul edilen ve 25 Nisan 2006 tarih ve 26149 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun tarımsal desteklemelerin finansmanıyla ilgili 21’inci maddesinde, “Tarımsal destekleme programlarının finansmanı, bütçe kaynaklarından ve dış kaynaklardan sağlanır. Bütçeden ayrılacak kaynak, gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden az olamaz” hükmü yer almıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftçinin ise Tarım kanunu gereği alacağı 211 Milyarı geçmiştir. Çiftçi borçları silinmeli, çiftçi faiz ve haciz kıskacından çıkarılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Durmaz, Tarım ve Orman Bakanlığı Sn. Pakdemirli’ye yaptığı çağrıda;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yem fabrikaları akaryakıt fiyatlarından dolayı nakliye maliyetlerinin arttığını, buğday ve arpa açığının olduğunu, soya, ATK ve DDCS gibi protein kaynaklarının fiyatının kur nedeniyle yükseldiğini ifade etmektedir.&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Acilen Yem Konseyi kurulmalı, devlet tarım ve hayvancılık girdilerini acilen güncellemeli, Ziraat Odaları, Üretici Birlikleri, Yem sanayicileri ve üreticilerle masaya oturup mutlaka çözüm bulunmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuraklıktan dolayı Arpa ve Buğday üretiminde verimin düşük olacağı gerçeği ortadadır. Acilen bu konuda da bir çalışma yapılmalı ve önlem alınmalıdır. Önlem alınmazsa yem ve un fiyatlarının ciddi derecede artacağı gözle görülen bir gerçektir. Bu da demektir ki, can çekişen tarım ve hayvancılığın bitmesi anlamına gelmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üreticiler için acil bir teşvik paketi açıklanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hayvansal üretim ve gıda ihtiyacının karşılanmasında aksaklık yaşanmaması için acil eylem planı hazırlanmalı ve uygulanmalı, yem fiyatlarına gelen zamlara karşı üreticiyi rahatlatmak adına acil tedbirler alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yem bitkisi üreten yetiştiricilere faizsiz, uzun vadeli finansman sağlanmalıdır. Hayvansal üretim yapan yetiştiricilerin kredilere başvuru şartları kolaylaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülke olarak sıkıntılı bir süreçte olduğumuzu belirterek kamusal bir görev bilinciyle&nbsp; “örneğin et açığında Et ve Süt Kurumu devreye girip gemilerle nasıl hayvan veya et getiriyorsa, Toprak Mahsulleri Ofisi nasıl arpa buğday getiriyorsa işte bugün de TMO çok acil yem sektörünün temsilcileriyle görüşüp soya, ATK ve DDCS gibi protein kaynaklarının ithalatını bizzat yapıp yem üreten firmalara temin etmelidir ” dedi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Çepni: Marmara Denizi için acil önlem alınmalıdır]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cepni-marmara-denizi-icin-acil-onlem-alinmalidir-135842d3a5da1-49a3-4db7-8012-e4eb434f7bfa2021-06-02T15:23:00+03:00HABER MERKEZİ Çepni: Marmara Denizi için acil önlem alınmalıdır

Çepni: Marmara Denizi için acil önlem alınmalıdır

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Marmara Denizi, yıllar boyunca derin deşarj yöntemiyle, çoğu basit bir&nbsp; arıtmadan geçen, kentsel ve endüstriyel atık sular ve&nbsp; yağışlarla taşınan tarımsal üretimde kullanılan gübre ve pestisitler nedeniyle yoğun kirlilik yaşamakta, kıyı dolgularıyla en zengin ekolojik alanları yok edilmektedir. Bölgedeki havzalarda tarım ve evsel atık kaynaklı azot ve fosfor kirliliği ciddi boyutlara ulaşmıştır. Bilim insanları, deniz salyasının oluşmasında, iklim krizi nedeniyle deniz suyunun sıcaklığının artmasının ve denizlerdeki kirliliğin gerekli koşulları oluşturduğunu söylemektedirler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Marmara Deniz’inin hemen her sahilinde görülen deniz salyası;&nbsp; deniz canlılarının yaşamını tehdit etmekte, biyolojik çeşitliliği yok etmekte, insan sağlığına olumsuz etkileri bulunmakta, balıkçılar&nbsp; ve turizm sektörü için ciddi mağduriyetlere neden olmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">HDP İzmir Milletvekili ve Çevre Komisyonu Üyesi Murat Çepni, Çevre ve Şehircilik Bakanı’na, Tarım ve Orman Bakanı’na ve Kültür ve Turizm Bakanı’na Marmara Denizinde meydana gelen deniz salyası&nbsp; üzerine soru önergeleri vererek konuyu Meclis gündemine getirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Murat Çepni’nin Çevre ve Şehircilik Bakanı’na soruları;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1- Bilim insanları deniz salyasının içinde ağır metal gibi kirleticilerin de olduğunu açıklamışlardır. Marmara Denizi’nin kirliliği Bakanlığınız tarafından takip edilmekte midir?&nbsp;&nbsp; Bakanlığınız, ilgili kurumlarla işbirliği yaparak Marmara Deniz’inde deniz salyasının oluşum nedenlerini ortaya koyup, temizlenmesi için gerekli çalışmaları yapacak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">2- Doğal yaşamı bozan, balıkçıları mağdur eden ve&nbsp; insan sağlığı için&nbsp; risk oluşturan deniz salyasının&nbsp; daha fazla tehdit oluşturmaması için ne gibi çalışmalarınız olacaktır?</span></p><p><span style="font-size:18px">3- Marmara Denizini kirleten sanayi tesislerinin denetimi yapılmakta mıdır? Atıkların Marmara denizini kirletmeden bertaraf edilmesi için ne gibi çakışmalarınız vardır? Son 5 yılda Marmara denizini kirleten kaç firmaya&nbsp; yaptırım uygulanmıştır?</span></p><p><span style="font-size:18px">4- Marmara Denizi’ni kirletecek atıkların etkin şekilde temizliğinin sağlanması, her türlü atığın sadece biyolojik değil kimyasal arıtmaya da tabi tutulması&nbsp; için çalışmalarınız olacak mıdır? Bu konuda yerel yönetimler ile işbirliğiniz var mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">5- İstanbul'un kanalizasyon atığının %70i&nbsp; derin deniz deşarjı&nbsp; yöntemiyle denize verilmektedir. Ayrıca, Ergene Havzası’nı koruma eylem planı kapsamında organize sanayi bölgelerinin ortak atık su arıtma tesislerinden çıkan suların Marmara Denizi’ne derin deşarjı projesi de yürütülmektedir.&nbsp;&nbsp; Marmara Denizi’nin&nbsp; güncel durumu da dikkate alınarak,&nbsp; proje kapsamında&nbsp; kirli suların Marmara Denizine&nbsp; verilmemesi için projeyi durdurmayı düşünmüyor musunuz? Bu projenin denize vereceği zararların tespiti için demokratik kitle örgütleri ve meslek odaları ile işbirliğiniz olacak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">6- Marmara Denizi’ni kirleten nedenlerin ortadan kaldırılması için bütüncül politikalar üretecek misiniz? Marmara Bölgesinde aşırı sanayileşme ve yapılaşmaya uygun arıtma tesisleri kurulacak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">7- Bilim insanları iklim krizi nedeniyle Marmara Denizinin yüzey sıcaklığının artması ve deniz salyası ilişkisini ortaya koymuşlardır. Hükümetinizin, Marmara Denizi ve diğer denizlerin ekosistemine zarar veren iklim krizini önleyici tedbirleri almak için eylem planı var mıdır? Türkiye genelinde denizlerde deniz salyası vakaları takip edilmekte midir? Bu konuda çalışmalar başlamış mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">8- Marmara Denizin kıyılarında ne kadarlık alanda, hangi il sınırlarında dolgu yapılmıştır? Kıyılarda dolgu yapılacak projeleri engelleyecek yasal düzenlemeler yapılacak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarım ve Orman Bakanı’na soruları;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1- Deniz salyasından ilk etkilenen kesim olan balıkçılar, aylardır&nbsp; deniz salyası nedeniyle yaşadıkları mağduriyetleri duyurmaya çalışmaktadırlar. Marmara Denizi’nde,&nbsp; Ocak 2021 ayından bu yana çalışamayan balıkçıların mağduriyetleri tespit edilmiş midir? Balıkçıların yaşadığım ekonomik mağduriyetlerin giderilmesi için bir çalışmanız var mıdır?&nbsp; Yeterince balık tutamayan ve sezonu erken kapatan balıkçılara ekonomik olarak&nbsp; destek sağlamayı düşünüyor musunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">2- 2020 yılına göre tutulan balıklarda ne kadar kayıp yaşanmıştır?</span></p><p><span style="font-size:18px">3- Deniz salyası nedeniyle teknelerinin motoru yanan balıkçıların zararları için bir desteğiniz olacak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">4- Deniz salyasının Marmara Denizi’nde balık türlerine verdiği zararlar ve deniz salyası nedeniyle ölen balıklar için&nbsp; bir araştırma yapılacak mıdır? Araştırma sonuçları kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">5-Olta balıkçılığı yapan halka, deniz salyası konusunda gerekli uyarı yapılmakta mıdır? Tutulan balıklar için&nbsp; denetim yapılmakta mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kültür ve Turizm Bakanı’na soruları;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1- Marmara Denizinde deniz salyasının turizm sektöründe yaratacağı mağduriyetler tespit edilmiş midir?&nbsp; Turizm sektöründe,&nbsp; ekonomik olarak&nbsp; mağduriyet yaşayacak olan binlerce insanın zararları için desteğiniz olacak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">2- Marmara Denizi&nbsp; kıyılarında, halkın denize girebilmesi, dalış yapabilmesi için gerekli temizleme çalışmaları konusunda ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılacak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">3- Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nın (TÜRÇEV) deniz temizliği kriterine göre Marmara Denizi sahillerinde mavi bayrak verdiği&nbsp; plajlardan deniz salyası nedeniyle kirlenen olmuş mudur?&nbsp; Bu konuda yöre halkının mağduriyeti nasıl giderilecektir?</span></p><p><span style="font-size:18px">4- Uzun dönemde, Marmara Denizinde turizmin devam etmesi için Hükümetinizin projesi var mıdır?&nbsp;</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[AKAR’DAN MERZİFON VE GÜMÜŞHACIKÖY BELEDİYELERİNE ZİYARET]]>https://www.haberanaliz.net/haber/akardan-merzifon-ve-gumushacikoy-belediyelerine-ziyaret-135839d6518bc-59e2-4106-884c-6494a7589c222021-06-02T15:20:00+03:00HABER MERKEZİ AKAR’DAN MERZİFON VE GÜMÜŞHACIKÖY BELEDİYELERİNE ZİYARET

AKAR’DAN MERZİFON VE GÜMÜŞHACIKÖY BELEDİYELERİNE ZİYARET

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, &nbsp;Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ve Giresun Milletvekili Necati Tığlı’nın eşlik ettiği ziyaretler de Akar özellikle Pandemi döneminde Belediyelerin yapmış olduğu çalışmalar hakkında bilgi aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERZİFON İÇİN CANLA BAŞLA ÇALIŞIYORUZ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı tarafından karşılanan TBMM Başkanvekili Haydar Akar’a ziyaretleri için teşekkür eden Kargı 2014 yılında göreve başladığı Merzifon İlçesinde geçen 8 yıllık döneminde birçok projeye imza attıklarını, 1,5 yıllık Pandemi döneminde 56 bin nüfuslu Merzifon’da yaklaşık 12 bin haneye kuru ve yaş gıda yardımları yaptıklarını belirtti. Görev sürecinde Doktor Nezih Caner Evde Bakım ve Sosyal Hizmetler tesisini hayata geçirdiklerini belirten Başkan Yargı, pandemi döneminde de bu hizmetin vatandaşlara büyük fayda sağladığını söyledi. Üretici Market projesinin Merzifonlu üreticiler ve vatandaşlar için önemli olduğunun altını çizen Yargı hizmetlerinin hız kesmeden devam edeceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İKİNCİ DÖNEM DE PANDEMİ ETKİSİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Merzifon ziyareti sonrasın Gümüşhacıköy Belediye Başkanı Zehra Özyol’u ziyaret eden Akar, ikinci döneminde yapmış olduğu çalışmalarla beğeni toplayan Zehra Özyol’u kutladı. Özyol 2014 yılında göreve gelmesi birlikte birçok projeyi hayata geçirdiklerini belirtirken son 1,5 yıldır yaşanan Pandemi sürecinde yapmış oldukları çalışmalar hakkında bilgi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sınırlı bütçelerine rağmen İlçe’nin bütününde maske, dezenfektan, eldiven gibi ihtiyaçların yanında ayrıca kapanma nedeni ile sıkıntı yaşayan vatandaşların ve esnafın da kuru gıda ihtiyaçlarının karşılandığının altını çizen Özyol, Belediyeye ait iş yerlerindeki kiraların ertelendiğini söyledi. Bu zorlu süreçte sokak hayvanlarını da unutmadıklarını belirten Özyol projelerinde hız kesmeden devam ettiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>PANDEMİ DE YEREL YÖNETİM FARKI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">TBMM Başkanvekili Haydar Akar Pandemi döneminde yaşanan sıkıntılara değinerek ilk olarak maske dağıtımın dahi gerçekleştirilemediğini bu dönem de yerel yönetimlerin bu krizi iyi yönettiğini belirterek vatandaşa ulaşmada Belediyelerin önemini vurguladı. Getirilen kısıtlama ve yasaklarda engelli, yaşlı ve çocuklarımızın zorlandığını belirten Başkanvekili Akar, Belediyelerin vatandaşa hızla ulaştığının ve birçok hizmetin bu şekilde evlere yapılmasının bu zorlu süreçte önemli olduğunu vurguladı.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’Lİ ANTMEN ‘SADAT 15 TEMMUZ’DAN ÖNCE GENELKURMAYDA NE GÖRÜŞTÜ?’]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-antmen-sadat-15-temmuzdan-once-genelkurmayda-ne-gorustu-13582ad534573-8689-4a7a-af15-7fdc2ebca0422021-06-02T15:18:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’Lİ ANTMEN ‘SADAT 15 TEMMUZ’DAN ÖNCE GENELKURMAYDA NE GÖRÜŞTÜ?’

CHP’Lİ ANTMEN ‘SADAT 15 TEMMUZ’DAN ÖNCE GENELKURMAYDA NE GÖRÜŞTÜ?’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">SADAT’ın İslam Ülkeleri ve İslam Ordusu kurmak gibi hedeflerinin olduğunu söyleyen CHP’li Vekil “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından SADAT'ın kurucusu emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi'yi, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevine getirmişti. SADAT’ın kurucusu emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi ‘Türkiye’ye eyalet sistemi getirilmelidir. PKK ile hemen görüşülmelidir. Cumhurbaşkanlığı forsuna bir yıldız daha eklenmelidir. Anayasa’da Laiklik olmamladır’ demişti. Cumhurbaşkanlığı'nın başdanışmanlığı görevine getirilmesinde bu görüşlerinin etkisi olmuş muydu?” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">El Nusra, El Kaide ve IŞİD terör örgütleri ile SADAT’ın ilişkisi olduğuna ve SADAT tarafından IŞİD militanlarının eğitildiğine dair iddiaları gündeme getiren Antmen, “SADAT’ın bu örgütlere silah gönderdiği doğru mu? Bu terör örgütlerinin eğitimlerinde SADAT yer almakta mıdır? Cumhuriyet Halk Partisi ve HDP binalarına saldıran Osmanlı Ocakları ile SADAT arasında herhangi bir bağ bulunmakta mıdır? Osmanlı Ocakları’ndan bazı gençlerin SADAT kamplarında eğitildiğine dair iddialar var. Bunu da araştıralım” ifadelerini kullandı.&nbsp;Verilen önerge&nbsp;AKP ve MHP’li Milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[UNUTULMASIN Kİ; ÜLKENİN GERÇEK GÜNDEMİ YOKSULLUK, YOLSUZLUK VE İŞSİZLİKTİR!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/unutulmasin-ki-ulkenin-gercek-gundemi-yoksulluk-yolsuzluk-ve-issizliktir-135818215762d-032c-49df-8249-555e27a362cb2021-06-02T15:15:00+03:00HABER MERKEZİ UNUTULMASIN Kİ; ÜLKENİN GERÇEK GÜNDEMİ YOKSULLUK, YOLSUZLUK VE İŞSİZLİKTİR!

UNUTULMASIN Kİ; ÜLKENİN GERÇEK GÜNDEMİ YOKSULLUK, YOLSUZLUK VE İŞSİZLİKTİR!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AKP iktidarının yanlış ekonomi politikaları yüzünden krizin buhrana dönüştüğünü, salgın sürecini kötü yönettiğini söyleyen CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, işsizlik ve yoksulluk konusunda yaptığı değerlendirmesinde, “Ülkedeki küçük bir azınlık dışında geniş halk kesimleri yoksullaşmaktadır. Kitlesel işsizlik ve yüksek enflasyon nedeniyle milyonlarca emekçi ciddi anlamda geçim sıkıntısı yaşamaktadır. Erdoğan ve Saray Rejimi ülkeyi yıkımın eşiğine getirmiştir. Milyonlar her geçen gün daha da fakirleşmiş, asgari ücretlinin, emeklinin, memurun maaşları dolar karşısında pul olmuştur.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">YOKSULLUK, İŞSİZLİK BEKA SORUNU HALİNE GELDİ</span></p><p><span style="font-size:18px">Yolsuzluk ve yoksulluğa karşı mücadelenin son çeyrek yüzyılda uluslararası önem kazandığını belirten CHP’li Beko, AKP iktidarlarının neoliberal politikaları yüzünden, yoksulluğun ve işsizliğin kronikleşen ve giderek büyüyen bir sorun haline geldiğini vurguladı. Türkiye’nin ülkeler arası gelir istatistikleri sıralamasında sonlarda yer aldığını, halkın her yıl daha da yoksul hale geldiğini belirten Beko, “Bu politikalar zenginlerin zenginliğini her yıl artmakta ve emekçilerin yoksullaşması ise her yıl daha da derinleşmektedir. Ülkemizde yoksulluk, büyüyen bir sorun haline gelmiş bulunmaktadır. AKP iktidarının yıllardır uyguladığı neoliberal politikalar, yoksulluğu her gün daha da derinleştirirken, büyük sermaye mihraklarını ise daha da büyümesini sağlamıştır. Bu yüzden yoksulluk; barınaksızlık, işsizlik, açlık, eğitim, sağlık ve güvenli bir gelecekten yoksun bir yaşam ülkeyi sarmış durumdadır. Yoksulluk, işsizlik ve yolsuzluklar ülkenin beka sorunu haline gelmiştir” uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">TEK ADAM YÖNETİMİ İLE İŞSİZLİK SONA ERMEZ</span></p><p><span style="font-size:18px">Tek adam yönetiminin iktidara geldiği günden beri sermayeye destek olan bilinçli bir tercih yaptığını söyleyen Beko, yıllardır kendisinin ve ailesinin en temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanan emekçilerin gündeminin geçim sıkıntısı olduğunu vurguladı. Yolsuzlukların ortaya saçıldığı AKP iktidarı döneminde işsizlik, açlık-yoksulluk, enflasyon rakamları ve yurttaşların borcunun sürekli arttığını ifade eden Beko, işsizlik rakamlarını paylaşarak, “TÜİK işsizlik hesaplamasında revizyona giderek atıl işgücü yani gerçek işsizlik verilerini hesaplamaya başlasa da bu anlayış işsizliğe çözüm bulamaz, durduramaz. Geniş tanımlı işsizlik geçtiğimiz yılın ilk çeyreğine göre 2,5 milyon kişi artarak 10 milyon 34 bin kişi oldu. 1 Milyon 252 bin kişi bir yıl ve daha uzun süreden beri işsiz. Ülke de her 4 gençten biri ise işsiz durumda. Kadınların yüzde 68’i işgücüne dâhil olamamaktadır…” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">TÜRKİYE, DÜNYA ENFLASYON SIRALAMASINDA İLK 20’DE</span></p><p><span style="font-size:18px">Mayıs ayı açlık-yoksulluk araştırmalarında açlık sınırının 3 bin 472 liraya, gıda dışı gereksinimleri için yapılması gereken harcamanın ise 8 bin 391 liraya yükseldiğini ve yoksulluk sınırının da 11 bin 863 lira olduğunu belirten Beko, Türkiye’nin, dünya enflasyon sıralamasında enflasyonu en yüksek ilk 20 ülke arasında yer aldığını, dünyadaki 172 ülkenin enflasyonunun ise Türkiye’den düşük olduğu bilgisini paylaştı.&nbsp; Enflasyonun son 7 aydır sürekli yükseliş gösterdiğini, resmi enflasyonun bile son 23 ayın en yüksek enflasyon oranı olduğunu kaydeden Beko, “ Merkezi yönetim bütçesi Nisan ayı verilerine göre Türkiye içeride ve dışarıda faiz lobilerine ödediği faiz miktarı sadece ilk 4 ayda 67,5 Milyar TL’ye yükseldi. Bunun yanı sıra 5’li yandaş müteahhitte ödenen para ise 10, 3 milyar TL oldu. Yılın ilk 4 ayında örtülü ödenek adı altında Cumhurbaşkanlığının yaptığı harcama ise 781 Milyon TL’ye yükseldi.&nbsp; Tüketici güven endeksi nisanda bir önceki aya göre yüzde 3,6 azalarak 77,3’e kadar geriledi” sözleriyle tepkisini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Üstelik gerçek olmayan verilerle hazırlanan raporlar sonrasında ekonominin yüzde 7 büyüdüğü ifade ediliyor. Madem ki ekonomi yüzde 7 oranında büyüdü o zaman; neden işsizlerimizin sayısı her geçen gün artıyor. Neden 620 bin sağlık emekçisinin ve ayrıca eğitim emekçilerinin ataması yapılmıyor, neden çiftçinin köylünün borcu ödenmiyor, neden pandemi döneminde zor günler geçiren esnafa, günübirlik işlerde çalışanlara, müzisyen ve sanatçılara daha fazla destek olunmuyor” diyen Beko, &nbsp;son olarak iktidara tüm bu konuların ele alınması ve saplantılı ekonomi-politik anlayışından ve ekonomik-mali açmazları büyütmekten vazgeçerek, kamucu politikalara yönelmesi çağrısında bulundu.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İşsizin gireceği sınav için zam bir yana, ücret bile alınmamalı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/issizin-girecegi-sinav-icin-zam-bir-yana-ucret-bile-alinmamali-135807c29687a-66c7-4f3b-93bd-d4e68e707cad2021-06-02T15:13:00+03:00HABER MERKEZİ İşsizin gireceği sınav için zam bir yana, ücret bile alınmamalı

İşsizin gireceği sınav için zam bir yana, ücret bile alınmamalı

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>KPSS ÜCRETİ ELEŞTİRİSİ&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda söz alarak, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ücretlerine yapılan zamları eleştirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ZAMLAR HIZ KESMİYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Pandemi&nbsp;döneminde dar gelirlilerin sorunlarının katlandığını anlatan Gürer,&nbsp;“AKP iktidarı yeterli desteği vermediği gibi, zamlar hız kesmemektedir, düzenli olarak doğal gaz, elektrik ve akaryakıta zam yapılmaktadır. İşsizlik katlamıştır” dedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AKP SINAVA GİRENİ YOLUYOR&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kamuda yeterli atama yapmayan, iş yaratmayan AKP iktidarının KPSS giriş ücretlerine zam yapmasını ‘ayıp’ olarak nitelendiren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “KPSS Eğitim Bilimleri -her bir oturum için- geçen yıl 80 lirayken bu yıl 90 liraya çıkarılmıştır. KPSS Alan Bilgisi Sınavı 55 liradan 65 liraya çıkarılmıştır. Öğretmenlik Alan Bilgisi Sınavı 80 liradan 95 liraya çıkarılmıştır. El insaf! Vicdan bu kadar mı karardı? İşsizi, iş umuduyla sınava gireni&nbsp;yolmak AKP iktidarına yakışır” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İKTİDARIN YAPAMADIĞINI CHP’Lİ BELEDİYE YAPTI&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı sosyal yardım alanlardan&nbsp;KPSS'ye&nbsp;gireceklerin giriş ücretini karşılayacağını&nbsp;açıkladığını belirten Ömer Fethi Gürer,&nbsp;“AKP iktidarının yapamadığını CHP'li belediye yapmaktadır.&nbsp;KPSS'ye&nbsp;zam yapanlar acaba hiç utanmıyorlar mı? KPSS ücretinin bu dönemde alınması ayıptır” şeklinde konuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ZAM YAĞMURU DİNMİYOR, VATANDAŞIN YÜZÜ GÜLMÜYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer; elektrik, doğalgaz ve akaryakıta her ay düzenli olarak gelen zamların iğneden ipliğe tüm üretim ve yaşama yansıdığını belirtti. Çiftçiye verilen desteklerin mazot zammı ile tek seferde geri alındığını ifade eden Gürer, dar gelirlilerin artan sabit giderleri ile büyük geçim sıkıntısı içine düştüklerini de belirtti. Ömer Fethi Gürer, ülkede kuraklık nedeniyle beklenen yağmurların yağmadığını ancak zam yağmurunun dinmediğini, vatandaşın yüzünün gülmediğini de sözlerine ekledi.</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[EMİR: EL ALTINDAN AŞI İDDİAMIZI KABUL ETTİLER]]>https://www.haberanaliz.net/haber/emir-el-altindan-asi-iddiamizi-kabul-ettiler-135790d150e8a-cefe-4709-bace-8a6f3e34e63e2021-06-02T15:11:00+03:00HABER MERKEZİ EMİR: EL ALTINDAN AŞI İDDİAMIZI KABUL ETTİLER

EMİR: EL ALTINDAN AŞI İDDİAMIZI KABUL ETTİLER

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bugüne kadar 2 doz aşı olduğu bilinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT 1 Ve TRT Haber'in ortak yayınında "Üç doz aşı oldum" ifadesini kullandı. Bu açıklamayla, Aralık ayında söyledikleri "AKP'liler el altından aşı oluyor" iddialarının doğrulandığını ifade eden Emir, sert tepki gösterdi. Yazılı açıklama yapan Emir, şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">ARALIK AYINDA SÖYLEMİŞTİK</span></p><p><span style="font-size:18px">"Aralık ayının başında aşının aslında Türkiye'ye çoktan geldiğini ve bazı AKP'lilerin el altından aşı olduğunu iddia etmiştik. AKP'liler bu iddiamızı reddetmişti. Oysa dün Cumhurbaşkanı "3. doz aşımı oldum" sözleriyle bizi doğrulamış oldu. Çünkü kamuoyu bugüne kadar Erdoğan'ın 14 Ocak ve 11 Şubat tarihlerinde olmak üzere toplam 2 doz aşı vurulduğunu biliyordu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">14 OCAK'TA GÖSTERMELİK Mİ YAPILDI</span></p><p><span style="font-size:18px">3'üncü doz aşının yapılabilmesi için 2'nci dozun üzerinden 6 ay geçmesi gerekiyor. Bu durumda Erdoğan'a 14 Ocak'ta kameralar karşısında göstermelik bir aşı mı yapıldı? Demek ki, Erdoğan, çok önceden ilk doz aşısını oldu. Yani tam da bizim iddia ettiğimiz gibi, Türkiye'ye ilk aşı söylendiği gibi 30 Aralık'ta değil, çok önceden geldi ve AKP'liler herkesten önce aşılandı. COVID nedeniyle bugüne kadar binlerce insanımızı, yüzlerce sağlık çalışanımızı kaybettik. Beceriksizlik ve rant hırsı yüzünden Türkiye'ye büyük bedeller ödettiren AKP iktidarı, halk sağlığı suçu işlemeye devam ediyor."</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MUSTAFA YENEROĞLU'NDAN ÖNEMLİ UYARI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mustafa-yeneroglundan-onemli-uyari-13578a500bcf9-5c61-48f7-a17d-6a67ce39e2182021-06-02T15:07:00+03:00HABER MERKEZİ MUSTAFA YENEROĞLU'NDAN ÖNEMLİ UYARI

MUSTAFA YENEROĞLU'NDAN ÖNEMLİ UYARI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak, yurt dışında yaşayan Türklerin&nbsp;Türkiye’deki banka hesap bilgilerinin diğer ülkelerle paylaşımı&nbsp;konusunu TBMM gündemine taşıdı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aşağıdaki sorularımın Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Lütfi ELVAN tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. &nbsp;&nbsp;02.06.2021</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mustafa YENEROĞLU</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İstanbul Milletvekili</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">20 Mayıs 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan ‘Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi’ hakkında 14.10.2020 tarihinde önceki Hazine ve Maliye Bakanı’na soru önergesi vermiş olmamıza rağmen cevap alamamamız nedeniyle yeni bir soru önergesi verme zarureti hâsıl olmuştur. Kamuoyunda otomatik bilgi paylaşımı olarak bilinen uygulamayla vatandaşlarımız ve Türkiye’de mal varlığı bulunan yabancı ülke vatandaşları gereği gibi bilgilendirilmeden Türkiye’deki banka hesap bilgilerinin diğer ülkelerle paylaşımı bu kişilerin bu ülkeler nezdinde vergi idareleri ve yargı makamlarıyla ceza davalarına kadar varabilecek ciddi sorunlar yaşamalarına sebep olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bağlamda;</span></p><p><span style="font-size:18px">1- Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yayınladığı 25 Ağustos 2020 tarihli rehberde yer alan ve otomatik bilgi paylaşımı başlatılan 54 ülkeye yeni ülkeler eklenmiş midir? Eklendiyse hangi ülkeler eklenmiştir?</span></p><p><span style="font-size:18px">2- Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya ve Fransa ile henüz otomatik bilgi paylaşımı başlamamıştır. Türk diasporasının çoğunluğunun yaşadığı bu ülkelerle otomatik bilgi paylaşımı ne zaman başlayacaktır?</span></p><p><span style="font-size:18px">3- Bilindiği üzere; otomatik bilgi paylaşımı kapsamında veriler geçmişe yürür şekilde bir yıl öncesinden paylaşılmaktadır. Türkiye’nin, bu konuda ciddi ve haklı endişeler taşıyan çok sayıda vatandaşının yaşadığı ülkelerle bilgi paylaşımına ne zaman başlanacağı en az 2 yıl öncesinden vatandaşlarımız ve kamuoyu ile paylaşılacak mıdır? En az 2 yıl öncesinde vatandaşlarımızın bilgilendirilmesi hususu bundan sonra otomatik bilgi paylaşımı yapılacak tüm ülkeler için uygulanacak mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">4- Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza ve ülke ekonomisine otomatik bilgi paylaşımının ne tür etkileri olacaktır? Konunun uzmanları tarafından ‘Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi’ hakkında etki analizi yapılmış mıdır?</span></p><p><span style="font-size:18px">5-&nbsp;Türkiye’deki bankalarda bulunan milyarlarca lira tasarrufları ile ilgili süreç hakkında bilgilendirilmemeleri sebebiyle yaşanan endişeler üzerine birikimlerini bankalardan çeken yabancı ülkelerde ikamet eden vatandaşlarımız, ülkemizde mukim yabancı ülke vatandaşları ile yabancı ülke vatandaşlarının sayısı kaçtır? Bu kişilerin bankalardan çektiği toplam meblağ kaç liradır?</span></p><p><span style="font-size:18px">6- Otomatik bilgi paylaşımından olumsuz etkilenecek vatandaşlarımıza ve mavi kartlılara uzman desteği sağlanacak mıdır? Sağlanması halinde somut olarak neler planlanmaktadır?</span></p><p><span style="font-size:18px">7- Yurtdışında yaşayan ve ülkemizdeki bankalarda hesabı bulunan vatandaşlarımızın ve ülkemizde mukim yabancı ülke vatandaşlarının otomatik bilgi paylaşımı sürecine hazırlanması için hangi çalışmalar yapılmıştır?</span></p>
© 2021 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP'den ‘ideolojik’ normalleşmeye tepki]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpden-ideolojik-normallesmeye-tepki-135778ec79627-d09f-4e1b-b475-0f1a735a8a182021-06-02T15:04:00+03:00HABER MERKEZİ CHP'den ‘ideolojik’ normalleşmeye tepki

CHP'den ‘ideolojik’ normalleşmeye tepki

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Salgınla mücadelede<strong>&nbsp;normalleşme</strong>&nbsp;kararları doğrultusunda, daha önceki&nbsp;<strong>tedbirl</strong>erde olduğu gibi sanatçı, müzisyen ve eğlence sektörünün yine yok sayıldığını belirten CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, kamuoyunda haklı olarak oluşan ‘yaşam tarzına müdahale ediyor’ tartışmalarına son vermek adına iktidarın derhal yeni bir düzenleme yapmak durumunda olduğu” söyledi