Haber Analizhttps://www.haberanaliz.net GAZETEMİZ SUYA SABUNA DOKUNUR, BİR SOLUKTA OKUNUR... tr2020-02-18T19:16:51+03:00<![CDATA[GEZİ DAVASINDA KARAR ÇIKTI: BERAAT]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gezi-davasinda-karar-cikti-beraat-8421e2d9ec29-17b0-47aa-8849-a0bedc79db402020-02-18T15:03:00+03:00HABER MERKEZİ GEZİ DAVASINDA KARAR ÇIKTI: BERAAT

GEZİ DAVASINDA KARAR ÇIKTI: BERAAT

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Gezi davasında tüm sanıklar hakkında beraat kararı verildi... Adaletsizlik son buldu! 928 gündür tutuklu olan Osman Kavala tahliye edilecek.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN'Lİ VATANSEVER MİMAR BİR KEZ DAHA İLGİLİLERE SESLENDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersinli-vatansever-mimar-bir-kez-daha-ilgililere-seslendi-84203cd0b4c6-74b4-49d5-8188-c29a2c2ce3162020-02-18T13:18:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN'Lİ VATANSEVER MİMAR BİR KEZ DAHA İLGİLİLERE SESLENDİ

MERSİN'Lİ VATANSEVER MİMAR BİR KEZ DAHA İLGİLİLERE SESLENDİ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">SAYIN MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI VAHAP SEÇER BEY, TERSANE KARARINI VETO EDEBİLİR, HUKUKSAL SÜRECİ BAŞLATABİLİRDİNİZ... YAPMADINIZ...!!!!&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Bilmeniz Gerekir , mersin halkı taşucundaki tersane konusunda her Şeyin farkında .....<br />Sizden Beklentisi çok büyüktü... Hüsrana uğradılar..</span></p><p><span style="font-size:16px">Oysaki siz MERSİN sadece oturumu Yönettiniz ...</span></p><p><span style="font-size:16px">büyük bir kentsel ve çevre sorunu getirecek , doğal yaşam alanlarını katledecek , Uluslararası anlaşmalarla korunan , mersinde işbirlikçi kibar soyguncuların , bizzat ankara lara gidip ortak &nbsp;Çabalarıyla plan tadilatları Yaptırdıkları , kuş cenneti ile tersane yapılacak alan arasındaki koruma bandının dahi kaldırıldığı doğa,çevre katliamına karşı.. ;mersin büyükşehir belediyesi meclis toplantısında, mersin kamuoyuna açıklama yapmak için bilimsel bir rapor hazırlatıp , tersane konusunda meclis kürsüsünden, olumsuzluğunuzu haykırmadınız....</span></p><p><span style="font-size:16px">meclis toplantısında taşucunda yapılacak tersane konusunda görüş Bildirmek İhtiyacını bile hissetmediniz....konuyu çorba kadar önemsemediniz...&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">ben bu kentin büyük şehir belediye başkanıyım , diyerek... ;<br />nükleerden sonra kentin geleceğine ,doğal yaşam alanlarına , gelişmesine ipotek koyacak , karara hayır deyip ,VETO ETMEDİNİZ... ŞERH BİLE KOYMADINIZ ....YANLIŞ YAPIYORSUNUZ BİLE DEMEDİNİZ...&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Şimdilerde mersin kamuoyunun gazını almak için görevlendirilen , timsah Gözyaşları Döken mersin büyükşehir belediye meclis Üyeleri ,halkımızla dalga geçmeyin, oynamayın ...!!!</span></p><p><span style="font-size:16px">mecliste konu oylanırken , Red kararı Verdikten sonra, şerhinizi koyup hukuksal süreci &nbsp;başlatabilirdiniz .... YAPMADINIZ....!!!!</span></p><p><span style="font-size:16px">timsah Gözyaşları Dökmeyin , dahada batıyorsunuz ....</span></p><p><span style="font-size:16px">tersane yapılaşmasına hayır diyorsanız , tabiki Eliniz Kolunuz bağlı değilse ....!!!!<br />büyükşehir belediye Yasasını önünüze açın,Yasadaki &nbsp;meclis üyesi yetki , görev ve Sorumlulukları konusunu İyice okuyun ....<br />hukuk, yasa ve Yönetmelikler çerçevesinde ;<br />tersane konusunda ,<br />gerçekten pişmanlık duyuyor ,Geceleri uyuyamıyorsanız ,&nbsp;<br />yanlışı Düzeltmek için pek çok yolunuz var ...<br />hodri Meydan ...<br />mersin halkına karşı , varsa...!!!!<br />VARLIĞINIZI İSPATLAYIN....!!!</span></p><p><span style="font-size:16px">mersin büyükşehir belediye başkanı Sayın VAHAP SEÇER BEY... ;<br />Bizler, tüm Mersin'e bu kentin sahibi, büyükşehir belediye başkanımız var,VAHAP SEÇER var diye haykırmak istiyoruz...<br />büyükşehir belediye &nbsp;başkanı olduğunuzu bizlere hissettirmenizi istiyoruz ....!!</span></p><p><span style="font-size:16px">MAALESEF BİR SENE GEÇTİ, HİSSETTİREMEDİNİZ...</span></p><p><span style="font-size:16px">Artık Her katıldığınız toplantıdan önce kendinizi tanıtınki, kim olduğunuzu bilelim..!!!</span></p><p><span style="font-size:16px">askı süreci başladığında, Mersin'in gerçek sahiplerinin anayasal haklarını kullanıp , hukuksal süreç Başlatıldığında &nbsp;,yüce mahkemelerimizin ,<br />Taşucu tersanesiyle ilgili kentsel Katliama dur Diyeceği inancındayım ...</span></p><p><span style="font-size:16px">GEÇMİŞ OLSUN MERSİN...</span></p><p><span style="font-size:16px">Selam ve sevgilerimle...<br />mimar ABDULLAH YILMAZ</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KENT MOBİLYALARIYLA GÜZELLEŞİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kent-mobilyalariyla-guzellesiyor-841983d52ee8-ca06-4ae3-8559-848174e3d7bb2020-02-18T13:15:00+03:00HABER MERKEZİ KENT MOBİLYALARIYLA GÜZELLEŞİYOR

KENT MOBİLYALARIYLA GÜZELLEŞİYOR

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Üretimden montajına kadar belediye personeli tarafından titizlikle üretilen malzemeler ihtiyaç duyulan noktalara yerleştiriliyor. Ayrıca mevcut parklarda bulunan kent mobilyalarının bakım ve onarımı da yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>BAŞKAN YILMAZ, "ÜRETİMDEN YANAYIZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz, kamu kaynaklarının daha verimli ve etkin kullanılmasını amaçlayarak hizmet ürettiklerini belirterek, bu anlayışla hayata geçirdikleri çalışmalarla belediyenin her geçen gün kurumsal kimliğini daha da arttırdığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Belediye atölyelerinde üretimin tüm hızıyla devam ettiğini belirten Başkan Yılmaz; "Kent mobilyalarını, kendi atölyelerimizde kendi çalışanlarımızla daha az maliyetle üretiyoruz. Satın almak yerine&nbsp;&nbsp;üretim yaparak tasarruf ediyoruz. Bu çalışmalarımızla üreten belediyeciliğin en güzel örneğini de sergiliyoruz. Ürettiğimiz mobilyaları ilçemizin dört bir yanında vatandaşımızın hizmetine sunuyoruz. İlçemizin çehresini değiştirdiğimiz bu çalışmalarımız vatandaşlarımız tarafından da büyük beğeni kazanıyor" ifadelerine yer verdi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP DOĞA HAKLARI’NDAN ACİL EYLEM PLANI ÇAĞRISI Türkiye’nin Gölleri; Kuraklık ve Kirlilik Tehdidi Altında]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chp-doga-haklarindan-acil-eylem-plani-cagrisi-turkiyenin-golleri-kuraklik-ve-kirlilik-tehdidi-altinda-8418b618c264-49fc-4ef1-afd5-c42b45d8c2b72020-02-18T13:12:00+03:00HABER MERKEZİ CHP DOĞA HAKLARI’NDAN ACİL EYLEM PLANI ÇAĞRISI Türkiye’nin Gölleri; Kuraklık ve Kirlilik Tehdidi Altında

CHP DOĞA HAKLARI’NDAN ACİL EYLEM PLANI ÇAĞRISI Türkiye’nin Gölleri; Kuraklık ve Kirlilik Tehdidi Altında

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>CHP DOĞA HAKLARI’NDAN ACİL EYLEM PLANI ÇAĞRISI</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Türkiye’nin Gölleri; Kuraklık ve Kirlilik Tehdidi Altında</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, kuraklık ve kirlilik başta olmak üzere tehdit altında bulunduğu için yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Göller için acilen harekete geçilmesi çağrısında bulundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir araştırma komisyonu kurulması için Araştırma Önergesi sunan CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Türkiye’de son 50 yılda 40’a yakın gölün kuruduğunu, diğer göllerin de kurumaması için uzmanların acil önlem çağrısı yaptığını dile getirdi. Gülizar Biçer Karaca; “Göller Bölgesi başta olmak üzere ülkemizdeki göllerin durumunun araştırılması, kuraklık ve kirlilikle mücadele için gerekli önlemlerin alınması, göllerimiz için Acil Eylem Planı oluşturulması için gerekli adımların atılması amacıyla bir araştırma komisyonu kurularak konunun tüm boyutları ile araştırılması için TBMM’ye önergesini sundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>KURAKLIK VE KİRLİLİK TEHDİDİNE ACİL EYLEM PLANI HAYATA GEÇİRİLMELİ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Küresel iklim krizinin etkilerinin gözle görülür ölçüde hissedildiğine, Türkiye’de son yıllarda afetlerin arttığına, artan su tüketiminin su kaynaklarını azalttığına, ülkemizin su fakiri haline geldiğine dikkat çeken Gülizar Biçer Karaca, iklim krizi, kuraklık ve insan etkinliklerinden kaynaklı susuzluğun artışına vurgu yaptı, önümüzdeki yazın, göllerimizi kurtarmak için çok geç olduğunu söyledi. TBMM’de uzmanlar ve bilim insanları ile göllerin bulunduğu yörelerdeki yetkililerin TBMM çatısında kurulacak bir araştırma komisyonunda dinlenmesi, çözüm önerilerinin getirilmesi ve acil tedbirlerin hayata geçmesi için çağrı yaptı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>CHP’DEN YERİNDE İNCELEME ZİYARETLERİ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Gülizar Biçer Karaca; CHP Doğa Hakları Manifestosu’nda da belirttikleri gibi Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu su politikası oluşturulması yönünde çaba göstereceklerini, sadece Göller Bölgesi’nin değil ülkemizin stratejik ve yenilenebilir&nbsp;&nbsp;içme suyu rezervinin rehabilite edilerek kurtarılması için çaba gösterenlerle yan yana duracaklarını, Göllerin de ranta ve betonlaşmaya kurban verilmemesi için çalışacaklarını, en kısa zamanda Eğirdir Gölü, Burdur Gölü ve Beyşehir Gölü için&nbsp; CHP heyeti olarak saha ziyareti yapacaklarını ifade etti.&nbsp; &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">CHP’nin Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca’nın araştırma önergesi gerekçesindeki tespitler:&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>VAHİM KURAKLIK TABLOSU:&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Beyşehir’den Burdur’a, Işıklı’dan Acıgöl’e önlem alınmazsa, Göller Bölgesi haritadan silinecek</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Meteoroloji verilerine göre Türkiye’nin ortalama sıcaklığı son 50 yılda 1.2 derece arttı.&nbsp; Türkiye’nin ortalama sıcaklığı&nbsp;1970-1978&nbsp;yılları arasında 12,7 derece,&nbsp;1979-1987&nbsp;yılları arasında 12,8 derece,&nbsp;1988-1996 yılları arasında 12,8 derece,&nbsp;1997-2006&nbsp;yılları arasında 13,4 derece iken 2007-2016&nbsp;yılları arasında ise 13,9 dereceye yükseldi. Bu sıcaklık artışları; kuraklık tehlikesinin ulaştığı boyutun vehametini ortaya koyuyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Özellikle ülkemizin güneyinde, daha çok Burdur, Isparta, Antalya, Afyonkarahisar ve Konya'nın güneyinde yoğunlaşan göllerin oluşturduğu Göller Bölgesi’nde kuraklık önemli bir boyuta ulaşmıştır. Beyşehir, Eğirdir, Akşehir, Burdur, Eber, Acıgöl, Suğla, Ilgın, Işıklı, Salda ve Kovada gibi irili ufaklı gölleri bünyesinde bulunduran Göller Bölgesi, Çöller Bölgesi olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BÜYÜKŞEHİR GAYRİMÜSLİM MEZARLARINI ONARIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/buyuksehir-gayrimuslim-mezarlarini-onariyor-841725b6b8da-1526-43a8-bca4-01f8809623d72020-02-18T13:09:00+03:00HABER MERKEZİ BÜYÜKŞEHİR GAYRİMÜSLİM MEZARLARINI ONARIYOR

BÜYÜKŞEHİR GAYRİMÜSLİM MEZARLARINI ONARIYOR

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">&nbsp;Mamak ilçesi Ortaköy Mezarlığı'nda 7 Şubat tarihinde gayrimüslim vatandaşların mezar taşlarının kırılması olayının ardından harekete geçen Mezarlıklar Daire Başkanlığı, hasar gören mezarlarda bakım ve onarım çalışması başlattı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Yaşları 15-16 arasında değişen 6 çocuk tarafından Ortaköy Mezarlığı'nda bulunan toplam 72 gayrimüslim mezarından 19'una zarar verildiği tespit edildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma başlattığı olayın ardından kırılan ya da hasar gören mezarlıkların tadilatı için çalışmalar hızlandırıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>GÜVENLİK NOKTALARI ARTIRILACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın talimatıyla zarar gören mezarların bakım ve onarım çalışmalarını başlattıklarını belirten Mezarlıklar Daire Başkanı Köksal Bozan, şu bilgileri verdi:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Başkanımız Sayın Mansur Yavaş'ın talimatıyla Daire Başkanlığımıza bağlı ekiplerimiz olaya zaman kaybetmeden müdahale etti. ANFA Güvenlik görevlilerimiz bu mezarlara zarar veren 4 çocuğu anında yakalayarak emniyet güçlerine teslim etti. Zarar gören tüm mezarlarımız kısa bir süre içinde onarılmış olacak. Ortaköy Mezarlığı’nda bulunan her mezara din ve ırk ayrımı yapılmaksızın aynı hassasiyet&nbsp;ve sorumlulukla bakıyor, tüm mezarlarımıza aynı özeni gösteriyoruz. Mezarlıktaki güvenlik noktalarımızın sayısını da artıracağız.”</strong>&nbsp;</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BÜYÜKŞEHİR KONUTLARI SATIŞTA]]>https://www.haberanaliz.net/haber/buyuksehir-konutlari-satista-8416490d2a30-6480-4724-95f7-e8de211080de2020-02-18T13:07:00+03:00HABER MERKEZİ BÜYÜKŞEHİR KONUTLARI SATIŞTA

BÜYÜKŞEHİR KONUTLARI SATIŞTA

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Ankara Büyükşehir Belediyesi, 20 Şubat Perşembe günü aralarında konut ve dükkanların yer aldığı toplam 100 gayrimenkulünü ihaleyle satışa çıkaracak.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Belirli aralıklarla kaynak sağlayacak gayrimenkullerini satışa sunan Büyükşehir Belediyesi, Çankaya ve Mamak ilçelerindeki gayrimenkullerini satacak.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>EN AZ 40 MİLYON 434 BİN 897 TL GELİR BEKLENİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Emlak İstimlak Dairesi Başkanlığı tarafından Çankaya İlçesi İlkbahar Mahallesi’nde yer alan 95 konut ve 1 dükkan, Çayyolu’nda 1 konut, Mamak Araplar Mahallesi’nde bulunan 3 dükkan kapalı teklif usulü ile satışa sunulacak.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;En az 40 milyon 434 bin 897 TL gelir elde edilmesi beklenen taşınmazlar 2+1, 3+1 ve 4+1 oda ve salondan oluşuyor. İhalede hemen teslim konutların takdir edilen bedelleri 220 bin ile 700 bin TL arasında değişirken, dükkanlar da 59 bin 920 ile 2 milyon 881 bin 800 TL arasında değişen fiyatlardan satışa sunulacak.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Krediye uygun ve peşin olarak satışa sunulacak konutlar 120 ve 250 metrekare aralığında yer alırken, dükkanlar ise yaklaşık 18 metrekareden başlayarak 564 metrekareye kadar değişkenlik gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Konut ihaleleri, kapalı zarf usulüyle 20 Şubat Perşembe günü Emniyet Mahallesi Hipodrom Caddesi No:5 B Blok 1.Kat Yenimahalle/Ankara adresinde bulunan Büyükşehir Belediyesi Encümen Toplantı Salonunda saat 14.00’da gerçekleştirilecek.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İhale şartnamesini ve diğer eklerini almak isteyen vatandaşların en geç 19 Şubat Çarşamba günü saat 16.00’a kadar Emlak ve İstimlak Dairesine başvurması, teklif mektuplarını ise en geç 20 Şubat Perşembe günü saat 12.00’a kadar Yazı İşleri ve Kararlar Dairesi Başkanlığına elden ya da iadeli taahhütlü olarak teslim etmeleri gerekiyor.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer, “Çay bahçelerinin üstün nitelikli çay klonlarıyla yenilenmesi amacıyla başlatılan çalışmaları sordu”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-cay-bahcelerinin-ustun-nitelikli-cay-klonlariyla-yenilenmesi-amaciyla-baslatilan-calismalari-sordu-8415f5ed648b-9133-46f1-b6a4-9bf35ac043522020-02-18T13:04:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer, “Çay bahçelerinin üstün nitelikli çay klonlarıyla yenilenmesi amacıyla başlatılan çalışmaları sordu”

Gürer, “Çay bahçelerinin üstün nitelikli çay klonlarıyla yenilenmesi amacıyla başlatılan çalışmaları sordu”

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in, Tarım ve Orman Bakanına yönelttiği “Çay ülkemizde en çok tükettiğimiz ürünlerdendir. Çay üretiminin geleceği ve daha faydalı kılınması amacıyla yapılması gerekenlerin olduğu bir gerçektir. Üründen üretime çiftçiden tüketiciye çok yönlü sorunlarında varlığı bilinmektedir. Özellikle miras yolu ile arazilerin bölünmesi çay ürününde de diğer alanlarda görülen parçalanmış araziler sorunun varlığını yansıtmaktadır. Doğu Karadeniz Bölgesinin en önemli ekonomik ürünü olan Çay ülkemizde 2 milyar dolar ticaret hacmi ile ciddi bir ekonomik ürünüdür. Ülkemiz ve özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi için stratejik ürün olarak değerlendirilen çay tarımının sürdürülebilirliğini sağlamak ve aynı zamanda mevcut çay plantasyon alanlarındaki verimden düşmüş, sürgün verme kabiliyeti azalmış, ekonomik ömrünü tamamlamış çay bahçelerinin belirli bir program dâhilinde sökülüp, üstün nitelikli çay klonları ile yenilenmesi amacıyla başlatılan çalışmalar hangi aşamadadır?” şeklindeki Soru Önergesine Bakan cevap verdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, Gürer’in sorusuna cevaben; “Bakanlığımızca Rize İlinde pilot olarak 1000 dekar alanda uygulanmak üzere proje hazırlanmış, 2020 yılı yatırım programına teklif edilmiştir. Halen değerlendirme aşamasındadır. 11. Kalkınma planı hedefleri arasında da yer almaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">ÇAYKUR'a ait Hayrat Çay fidanlığında 2015 yılında yaklaşık 60 dönümlük bir alanda çay bitkisine ait "Ulusal Gen Kaynağı" oluşturma çalışmaları başlamıştır. Bu amaçla geçmiş yıllarda yapılan seleksiyon çalışmalarında üstün nitelikli ve verim kabiliyeti yüksek olan 6 adet klon çay tespit edilmiş ve bu klonların tescil çalışmaları tamamlanmış, Tohumluk Tescil Sertifikasyon Kuruluşunca Milli Çeşit Listesine alınmışlardır. Bu altı çeşidimize ilaveten önümüzdeki yıllarda 9 çeşit adayımız da tescil için başvuru yapılacak duruma getirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu amaçla çay tarımının ıslahı ve geliştirilmesi kapsamında mevcut çay plantasyon alanlarımızdan seleksiyon yolu ile seçilmiş üstün nitelikli, tescil edilmiş çay tipleri ile, 6 farklı bölgemizde 500 m2' lik model çay bahçeleri tesis edilmiştir. Bu model bahçelerin 5 yıl boyunca takibi yapılmış, verim çağına geldiklerinde 2015 yılında üreticiye teslimi gerçekleştirilmiştir. Bu bahçeler ÇAYKUR tarafından yenileme çalışmalarında damızlık bahçe olarak kullanılabilir durumuna getirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Aynı zamanda, çaylıkların yenilenmesi Cumhurbaşkanlığımızın ve ÇAYKUR'un 2019-2023 yılı Stratejik Planında da yer almaktadır. Çaylıkların yenilenmesi, ÇAYKUR'un stratejik planında "2023 yılı sonuna kadar ekonomik verim yaşını doldurmuş çay bahçelerinin nitelikli klon çay fidanlarıyla (tescil edilmiş) yenilenmesi için gerekli altyapı oluşturulacaktır" adı altında yer almıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">2019 yılı içinde bu projenin alt yapısı oluşturulmuş olup 2020 yılı içinde 50 dekar damızlık çay bahçesi oluşturmak ve bu bahçelerden fidan ihtiyacını karşılamak üzere çalışmalar başlatılmıştır. 2023 yılı sonuna kadar 102.000 nitelikli klon yetiştirilip çaylıkların yenilenmesi çalışmalarına başlanılması için alt yapı oluşturulması planlanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Ayrıca; ÇAYKUR'un Müşterisi olduğu, 2019 yılında Çay İhtisas Üniversitesi olan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinin ise yürütücü olarak yer aldığı ve TÜBİTAK Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı (KAMAG 1007) tarafından finanse edilen ‘Çay Bitkisi Gen Havuzunun Oluşturulması ve Ticari Çay Çeşit Adaylarının Belirlenmesi’ isimli proje 01/03/2019 tarihinde resmen başlamıştır. Şu ana kadar Mevcut Çay Plantasyon alanlarımızdan 760 genotip seçilmiştir. Bu proje sonucu tespit edilecek üstün nitelikli klonlar tescil işlemleri sonrası gen havuzuna aktarılacaktır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gen havuzunda bulunan üstün nitelikli 25 klon çaylarımız ile TÜBİTAK projesi sonucu tespit edilecek klonlarla yapılacak yenileme çalışmaları, bölgemiz için zengin bir çeşit varyasyon kaynağı olacaktır. Aynı zamanda, bölgemiz çay sektörünün sürdürülebilirliğinin en önemli dayanağı olan "Çay bitkisine ait Ulusal Gen Havuzu" oluşturmakla birlikte yenileme çalışmalarında önerilecek nitelikli çay tiplerinin de zenginliği korunmuş olacaktır.” dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ŞEVKİN: YUMURTALIK'TAKİ ARAZİLER ARAPLARA MI SATILACAK?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sevkin-yumurtaliktaki-araziler-araplara-mi-satilacak-8414e91f0b33-704c-4f73-ada9-f192ae2f40e32020-02-18T13:00:00+03:00HABER MERKEZİ ŞEVKİN: YUMURTALIK'TAKİ ARAZİLER ARAPLARA MI SATILACAK?

ŞEVKİN: YUMURTALIK'TAKİ ARAZİLER ARAPLARA MI SATILACAK?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde Çalık Holding’e rafineri kurması için ihalesiz verdiği arazi 11 Aralık 2019’da yine Erdoğan kararıyla bu kez Cumhurbaşkanı sıfatıyla özelleştirme kapsam ve programına alındı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın katıldığı 20 Ekim 2009’daki resmi törende Çalık Holding’e ihalesiz verilen arazinin de içinde yer aldığı Adana’nın Yumurtalık ilçesine bağlı Akyuva, Demirtaş ve Hunutlu mahallelerinde bulunan arazilerin Cumhurbaşkanı kararı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na devredildiği, bu alanlarda varsa kamu kurum ve kuruluşları adına olan tahsislerin kaldırılacağı öğrenildi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>ARAZİLER, ECRİMİSİL ÖDEYEN KÖYLÜLERİN ELLERİNDEN ALINACAK!</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın 2013 yılı sonuna kadar Genel Müdürlüğü’nü yürüttüğü Çalık Holding’in Adana Yumurtalık’ta kurmayı planladığı ve 20 bin kişinin çalışacağı savunulan “Petrokimya ve Rafineri Sanayi Entegre Tesisi”nde aradan geçen 11 yıla rağmen bir arpa boyu yol alınamadı. 11 yıl önce Albayrak yönetimindeki Çalık Grubu Recep Tayyip Erdoğan imtiyazıyla yüzde 55’i hazineye ait toplam 4 bin 600 dönümlük önemli bir araziye sahip oldu ancak tesis kurulumu gerçekleşmedi. Cumhurbaşkanı’nın özelleştirme kararıyla, köylülerin, ecrimisil ödeyerek yıllardır kullandıkları arazilerin de elden çıkacağı öne sürülüyor.<br /><strong>SÜREÇ FİYASKOYLA SONUÇLANDI!</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) ve Kerkük-Yumurtalık, Samsun, Adana-Ceyhan boru hatlarına gelen petrolü işleme hedefiyle Yumurtalık’ta arazi tahsis edilen ve bölgeye 2 milyar dolarlık fon akacağı iddiasıyla yola çıkılan süreç fiyaskoyla sonuçlandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Sadece inşaat döneminde 10 bin kişinin çalışacağını öne sürenler, işletme sırasında doğrudan ve dolaylı olarak 20 bin kişinin istihdam edileceğini savunanlar, Adana'nın gayrisafi yurt içi hâsılasına direkt ve dolaylı olarak yıllık 7 milyar dolarlık (yüzde 30) artış sağlayacağını anlatanlar, Cumhurbaşkanı kararıyla arazinin ve taşınmazların satılacağından haberdar mı bilinmiyor.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>BELEDİYELERİN HAKKI OLMAYACAK!</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Yılda 200-250 milyon ton ham petrolün işlenerek katma değer üretileceği iddiasıyla Çalık Holding’e tahsis edilen arazinin 11 yıl sonra özelleştirme kapsam ve programına alınması durumun vehametini gözler önüne serdi. Bu kararla, söz konusu alanlardaki kamu kurum ve kuruluşları adına olan tahsisler kaldırılacak, taşınmazlar satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ile özelleştirilecek. Bu uygulama ile CHP’li Adana Büyükşehir ve MHP’li Yumurtalık Belediyesi’nin de arazi üzerindeki imar uygulamaları hakkı ortadan kaldırılmış olacak. 1817 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararına göre özelleştirme işlemleri 29 Ekim 2023 tarihine kadar tamamlanacak.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>MÜZEYYEN ŞEVKİN, MECLİSE TAŞIDI</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Konuyu meclis gündemine taşıyan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Cumhurbaşkanı tarafından özelleştirilen arazileri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a sordu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Dr. Şevkin’in önergesinde şu sorular yer yer aldı:</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:16px">1-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Adana’nın Yumurtalık ilçesine bağlı Akyuva, Demirtaş ve Hunutlu Mahallelerini kapsayan 11 Aralık 2019 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde yer alan ve özelleştirilmesi planlanan araziler kimlere aittir?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:16px">2-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Adı geçen araziler Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın 2013 yılı sonuna kadar Genel Müdürlüğü’nü yürüttüğü Çalık Holding’in Adana Yumurtalık’ta kurmayı planladığı ve 20 bin kişinin çalışacağı savunulan ancak aradan geçen yıllara rağmen çivi dahi çakılmayan “Petrokimya ve Rafineri Sanayi Entegre Tesisi” arazileri midir?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:16px">3-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bölgede, Çalık Grubu’nun Recep Tayyip Erdoğan imtiyazıyla yüzde 55’i hazineye ait toplam 4 bin 600 dönümlük önemli bir araziye sahip olduğu ancak tesis kurulumunu gerçekleştiremediği, ardından Cumhurbaşkanı’nın özelleştirme kararıyla , köylülerin, ecrimisil ödeyerek yıllardır kullandıkları arazilerin de elden çıkacağı iddiaları karşısında herhangi bir açıklamanız olacak mı?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:16px">4-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) ve Kerkük-Yumurtalık, Samsun, Adana-Ceyhan boru hatlarına gelen petrolü işleme hedefiyle Yumurtalık’taki arazi tahsis edilen ve bölgeye 2 milyar dolarlık fon akacağı iddiasıyla yola çıkılan süreçle ilgili Cumhurbaşkanı bilgilendirilmiş midir? Bilgilendirilmiş ise bu bilgileri kamuoyu ile paylaşır mısınız?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:16px">5-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Cumhurbaşkanı’nın özelleştirme kararnamesiyle söz konusu alanlardaki kamu kurum ve kuruluşları adına olan tahsislerin kaldırılacağı, taşınmazların satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ile özelleştirileceği, bu uygulama ile CHP’li Adana Büyükşehir ve MHP’li Yumurtalık Belediyesi’nin de arazi üzerindeki imar uygulamaları hakkının ortadan kaldırılmış olacağı yönündeki iddialara açıklık getirir misiniz?</span></p><p style="margin-left:36pt"><span style="font-size:16px">6-&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bürokratik engellerin ötesinde, deniz kenarındaki bu bölge farklı amaçlar için özel yatırımlara ya da bazı özel sektör sahiplerine mi tahsis edilecektir?”</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>FUAT OKTAY’IN YANITI…</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">CHP’li Şevkin’in soru önergesine yanıt veren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, özelleştirmenin Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle gerçekleştirilmesine rağmen soruların Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yöneltilmesi gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>MÜZEYYEN ŞEVKİN: KUŞKULUYUZ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın arazi üzerindeki özelleştirme kararını değerlendiren CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, “Adana-Yumurtalık-Ceyhan bandı Türkiye’nin enerji üssü olmaya aday bir bölgedir. 2007 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Adana`nın Ceyhan ilçesi Kurtpınar ve Sarımazı mevkiinde bulunan 13 milyon 471 bin 964 metrekarelik alana "Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi" kurulması planlandı ancak aradan geçen 12 yıllık süreçte bir çivi dahi çakılmadı. Bölgenin ivedi olarak kamulaştırılması için merkezi idare 2010 yılında ayrı bir karar aldı. Bu karara karşın bölgeyle ilgili altyapı yatırımları ve kamulaştırma çalışmalarının ne aşamada olduğu, bölgeye yatırım yapmak isteyen bir yatırımcının bürokratik olarak nasıl bir yol izleyeceği ve nereye başvuru yapması gerektiği konusunda bir açıklama yok. 12 yıldır, bu denli önemli bir projenin neden ilerlemediği konusu kamuoyunda kuşku uyandırmaktadır. Bölgede bürokratik engellerin ötesinde, deniz kenarındaki bu bölgenin farklı amaçlar için özel yatırımlara ya da bazı özel sektör sahiplerine mi tahsis edileceği konusunda kuşkular oluşmuştur. Bu kuşkularımızı daha önce de dile getirmiştik. Şimdi aynı kuşkuyu Yumurtalık’ta özelleştirme kararı alınan arazi için de taşıyoruz. Yumurtalık’ta deniz kenarındaki arazilerin Kanal İstanbul çevresinde olduğu gibi Arap yatırımcılara satılacağına yönelik iddialar da var” diye konuştu.&nbsp;</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN BÜYÜKŞEHİR, BÜNYESİNE 184 OTOBÜS ŞOFÖRÜ KATIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-buyuksehir-bunyesine-184-otobus-soforu-katiyor-841362bca294-17c4-41cb-90e4-62c180fcf54b2020-02-18T12:57:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN BÜYÜKŞEHİR, BÜNYESİNE 184 OTOBÜS ŞOFÖRÜ KATIYOR

MERSİN BÜYÜKŞEHİR, BÜNYESİNE 184 OTOBÜS ŞOFÖRÜ KATIYOR

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Mersin Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı Toplu Taşıma Şube Müdürlüğü bünyesinde çalışacak 184 otobüs şoförü alımı için 10 Şubat’ta ilana çıkan Büyükşehir Belediyesi, hem toplu taşıma hizmetinin kalitesini arttırmayı amaçlıyor hem de iş arayan yurttaşlara istihdam sağlıyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Büyükşehir Belediyesi’nin otobüs şoförü alımı için 744 kişi iş başvurusunda bulunarak mülakata alındı. Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılan mülakatlar sonucu belirlenecek adaylar direksiyon sınavına da girmeye hak kazanacak.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Büyükşehir 184 otobüs şoförü alımı için ilana çıktı</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Büyükşehir Belediyesi, ilanda 184 şoför alımı gerçekleştireceğini duyurarak adaylarda 26 yaşından gün almış olması ve alanında deneyimli olması şartlarını aradı. Büyükşehir Belediyesi, eski tip E Sınıfı veya yeni tip D Sınıfı ehliyet, Psikoteknik Yeterlilik Belgesi, SRC-1 ya da SRC-2 Mesleki Yeterlilik Belgesi gibi belgelerin yanı sıra adaylarda yüz kızartıcı suçlardan sabıkası veya adli sicil kaydı olmaması, otobüs şoförlüğü yapmaya elverişli sağlık koşullarına ve çalışma prensiplerine sahip olması şartlarını aradı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Toplam 744 kişi otobüs şoförü olmak için başvurdu</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Büyükşehir Belediyesi’nin ilanına 717’si erkek, 27’si kadın olmak üzere toplam 744 kişi başvurdu. Ön elemede aranan şartları karşılayan adaylar mülakata girmeye hak kazandı. Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili Olcay Tok,&nbsp; Ulaşım Dairesi Başkanı Ersan Topçuoğlu, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Ceren Derkuş ve Mersin Büyükşehir Kültür Sanat Bilim Ulaştırma Ticaret ve Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Saim Gül’ün de içinde bulunduğu jüri üyeleri, oluşturulan 7 masada adaylara sorular sordu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Mülakatta adaylara özgeçmişleri, iş deneyimleri, işe ihtiyaç durumları, strese dayanıklılık dereceleri, yolculara karşı duyarlılıkları ve sağlık durumlarıyla ilgili sorular yönetildi. Değerlendirme sonucu belirlenecek adaylar, direksiyon sınavına girmeye hak kazanacak.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Direksiyonda bir kadın gördüğümde o kadar mutlu oluyorum ki”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">27 kadın adaydan Buse Tipi, bir kadın olarak otobüs şoförlüğü de içinde olmak üzere her türlü işte çalışabileceklerini, bu nedenle iş başvurusu yaptığını belirtti. Tipi, şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Şu anda ülkemizde kadının bu kadar çok hiçe sayıldığı, kadın cinayetlerinin arttığı ve kadınların bu kadar çok ötekileştirildiği bir zamanda ‘Kadın yapamaz, kadından nasıl şoför olacak, kadın beceremez’ gibi cümleler duyuyoruz. Erkeklerin yaptığı işi biz çok daha iyi yapıyoruz. Direksiyonda bir kadın gördüğümde o kadar mutlu oluyorum ki. İşlerini ne güzel yapıyorlar. Ben de onlardan birisi olacağım. Başkanımız’ın böyle bir adım atması, bu imkanları sunması mükemmel bir şey.”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Bir işi severek yaparsanız çalışırsınız”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Serkan Uyanmış ise daha önce Mersin’de toplu taşıma aracı şoförlüğü yaptığını, deneyimli bir şoför olarak işe başvurduğunu ifade etti. İşini severek yaptığını vurgulayan Uyanmış,&nbsp;<strong>“Bu işi yapacak kişinin toplu taşıma şoförlüğü yapmış olması lazım. Onun dışında yapamaz, çok zor bir iş. Tecrübem var. Bu iş vazgeçilmez bir şey, severek yapıyorum. Zaten bir işi severek yaparsanız çalışırsınız. Sevmeyerek yaparsanız bir yerde çalışamazsınız. İşe alınsam da alınmasam da Başkanım’a bu imkanları sunduğu için teşekkür ediyorum”</strong>&nbsp;diye konuştu.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’Lİ ŞAHİN: HÜKÜMET YERLİ ŞEKER ÜRETİMİNİ KISITLAYIP RUSYA’DAN ŞEKER İTHAL EDİYOR!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-sahin-hukumet-yerli-seker-uretimini-kisitlayip-rusyadan-seker-ithal-ediyor-8412edc309d2-92ef-4b1b-a909-d46ee3d2b85e2020-02-18T12:54:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’Lİ ŞAHİN: HÜKÜMET YERLİ ŞEKER ÜRETİMİNİ KISITLAYIP RUSYA’DAN ŞEKER İTHAL EDİYOR!

CHP’Lİ ŞAHİN: HÜKÜMET YERLİ ŞEKER ÜRETİMİNİ KISITLAYIP RUSYA’DAN ŞEKER İTHAL EDİYOR!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">CHP’Lİ ŞAHİN: HÜKÜMET YERLİ ŞEKER ÜRETİMİNİ KISITLAYIP RUSYA’DAN ŞEKER İTHAL EDİYOR!</span></p><p><span style="font-size:16px">CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesi, şeker pancarı ve şeker üretiminde kota uygulanması yapılırkentarihte ilk kez Rusya’dan şeker ithali yapılmasını eleştirerek konuyu meclis gündemine taşıdı.<br />Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Av.Suzan Şahin, AKP hükümetlerinin Şeker Fabrikalarını özelleştirilmesi, şeker pancarı ve şeker üretiminde kota uygulanması nedeniyle yerli üretici ve tüketicilerin "üretim kısıtlanırken neden ithalat yapılıyor" endişesi yaşadığını belirterek konuyu TBMM gündemine taşıdı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Şahin yaptığı açıklamada, ‘‘Aralık 2019’da Rusya Federasyonu, ilk kez Türkiye’ye şeker ihraç ettiğini duyurmuştur. Türkiye’de şeker ithalatının birkaç yıldan beri yoğun olarak devam ettiği, büyük bölümü Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında olmak üzere Türkiye, 2019'un ilk 10 ayında 132 bin 915 ton kristal şeker ithal ederken 318 bin 513 ton beyaz şeker eşdeğeri yüksek yoğunluklu tatlandırıcı ithalatı gerçekleştirdiği basına yansımıştır.Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından hazırlanan, "2018 Sektör Raporu" verilerine göre, 2011 yılında sadece 4 bin 700 ton olan pancar şekeri ithalatı, 2012'de 5 bin 500 tona, 2013'te 9 bin tona çıktığı görülmektedir. 2014'te gerileyerek 4 bin 600 tona düşen ithalat, 2015'ten sonra 170 bin ton ile ithalatta deyim yerindeyse patlama yaşamış, 2016'da 279 bin 900 ton pancar şekeri ithal emiştir. Rapora göre 2017'de 230 bin ton ve 2018'de ise 201 bin ton ithalat yapılmıştır.’’ ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Şekerleme sanayinde faaliyet gösteren imalatçı-ihracatçı firmalar yurtdışında rekabet ederek Türkiye'ye döviz kazandırmaları için şeker tahsisatı yapmakta olduğunu söyleyen Suzan Şahin,‘‘Tahsisi yapılan şeker daha önce Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından karşılanmaktayken, son yıllarda bu tahsisatların büyük bölümünün Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ithal edildiği, ithal edilen şekerin bisküvi, kek, gofret, çikolata, helva, lokum, sakız, gazlı içecekler, limonata ve benzeri 30'dan fazla üründe kullanıldığı, bu ürünlerin de ihraç edildiği söylenmektedir. AKP’nin Tarım ve Orman Bakanı TBMM bütçe görüşmelerinde saman ithalatı haberleri ve söylemlerinin çiftçinin moralini bozduğunu söylemişti. Bu timsah gözyaşları sonrası bugün görüyoruz ki Rusya'dan şeker ithalatı haberleri değil, ithalatın yapılması hem çiftçinin hem de tüketicinin moralini bozuyor. Şeker fabrikaları özelleştirilirken, pancar üretimi ve şeker üretimi kota ile sınırlandırılırken şeker ithal edilmesi kamuoyunda doğal olarak tepki doğuruyor. Yerli çiftçiye sen ekme ben Rusya'dan şeker ithal edeceğim demek, üretimi artırmak yerine çiftçiyi iflasa sürükleyip ithalata yönelmek hem üreticinin hem tüketicinin moralini bozmaktadır. Sarayda Sarayın bakanları da her fırsatta millilikten-yerlilikten dem vurup Türkiye tarlalarını çürümeye terkettiriyor. Milletle resmen dalga geçiyorlar!’’ dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin’in, Tarım ve Orman Bakanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını istediği sorular ise şöyle;<br />1)&nbsp;&nbsp; &nbsp;Türkiye, 2012-2019 yılları arasında yıllara göre kaç hektar alanda kaç milyon ton pancar üretimi yapmıştır?<br />2)&nbsp;&nbsp; &nbsp;Türkiye, 2012-2019 yılları arasında yıllara göre kaç milyon ton pancar ithal etmiştir, ithal pancardan kaç milyon ton şeker üretmiştir?<br />3)&nbsp;&nbsp; &nbsp;2012-2019 yılları arasındaki pancar şekeri ithalatının yüzde kaçı Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında şekerli mamul bünyesinde ihraç edilen şekerdir? Yüzde kaçı yurtiçinde üretimi yapılamayan özel amaçlı (ilaç, laboratuvar vb.) şekerdir?<br />4)&nbsp;&nbsp; &nbsp;Türkiye, 2012-2019 yılları arasında yıllara göre ne kadar kristal şeker ithalatı yapılmıştır?&nbsp;<br />5)&nbsp;&nbsp; &nbsp;Türkiye, 2012-2019 yılları arasında yıllara göre ne kadar beyaz şeker eşdeğeri yüksek yoğunluklu tatlandırıcı ithal etmiştir? Bu tatlandırıcılar nerelerde kullanılmıştır?<br />6)&nbsp;&nbsp; &nbsp;Türkiye, 2012-2019 yılları arasında yıllara göre ne kadar şeker ihracatı yapılmıştır?<br />7)&nbsp;&nbsp; &nbsp;Şeker fabrikaları özelleştirilirken, pancar üretimi ve şeker üretimi kota ile sınırlandırılırken, Rusya’dan 1400 ton şeker ithal etmenizin gerekçeleri nelerdir?<br />8)&nbsp;&nbsp; &nbsp;Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu pancarı da şekeri de üretecek potansiyeli yok mudur?</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Yasal düzenlemeler toplumun aynı kesimlerini ayırıyor, farklı haklar veriyor.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yasal-duzenlemeler-toplumun-ayni-kesimlerini-ayiriyor-farkli-haklar-veriyor-8411cb0d00f4-1853-4aac-ae18-f7af58891e802020-02-18T12:47:00+03:00HABER MERKEZİ Yasal düzenlemeler toplumun aynı kesimlerini ayırıyor, farklı haklar veriyor.

Yasal düzenlemeler toplumun aynı kesimlerini ayırıyor, farklı haklar veriyor.

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>YETİMLER ARASINDAKİ AYRIM SON ERİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur yetimler arasında ayrım yapan, adaletsizlik oluşturan düzenlemenin sona ermesi için hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Mer’i kanunlara göre, 5510 sayılı Kanunun, ölüm aylıklarını düzenleyen maddesi ile 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun ölüm aylığını düzenleyen maddesi yetim çocuklar arasında adaletsizlik yaratıyor. 5510 sayılı Kanunun, ölüm aylıklarını düzenleyen maddesi, ölüm aylığı ödenen yetimlerden liseyi bitirdikten sonra aynı yıl üniversiteyi kazananların aylıkları aradaki dönemde kesiliyor yani bu yetimlere 3-4 ay aylık ödenmiyor. T.C. Emekli Sandığı Kanununa tabi yetim çocukların ise aynı yıl üniversiteyi kazandıklarında aldıkları ölüm aylıkları aralıksız ödeniyor. Bu düzenlemeler yetimler arasında ayrımcılık oluşmasına neden oluyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">CHP’li Güzelmansur’unKanun Teklifi de bu adaletsizliğin giderilmesini amaçlıyor. Güzelmansur’un 5510 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde değişiklik öngören Kanun Teklifi yasalaştığında, bütün yetim çocuklar liseyi bitirip aynı yıl üniversiteyi kazandıklarında ölüm aylıklarını kesintisiz bir şekilde almaya devam edecekler.Güzelmansur “Böylece 5510 tâbi olarak ölüm aylığı alan yetimlerin üniversite kaydı, konaklama, ders araç gereçleri için yaptıkları masrafları aylıkları kesintisiz ödenmek suretiyle hafifletilecek” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Toplumun aynı kesimlerine farklı yasal düzenlemeler yapılmasının eşitsizliği, adaletsizliği derinleştirdiğini söyleyen Güzelmansur “Yasal düzenlemelerle emekliler arasında, şehitler arasında, gaziler arasında, yetimler arasında bir ayrım oluşturuluyor. Bir kısmına daha iyi koşullar sağlanırken, diğer kısmına sağlanmıyor. Oysaki yasalar adaletsizlik yaratmaya değil, adalet, eşitlik sağlamaya hizmet etmelidir. Verdiğim Kanun Teklifi ile mevcut yasalarda yetimler arasında yaratılmış olan ayrımın son bulması amaçlanıyor” dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm önerge verdi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/istanbul-milletvekili-zuleyha-gulum-onerge-verdi-8410ab50d06e-2839-4d32-afdd-117986ec63142020-02-18T12:41:00+03:00HABER MERKEZİ İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm önerge verdi

İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm önerge verdi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA<br />Aşağıda belirtilen sorularınCumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat OKTAYtarafındanAnayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.<br />Züleyha GÜLÜM<br />İstanbul Milletvekili</span></p><p><span style="font-size:16px">Kolluk güçleri tarafından yapılan gözaltı operasyonları sırasında işkence, kötü muamele ve onur kırıcı uygulamalar olağan bir hal almıştır. Kolluk güçleri, hukuksuz bir şekilde yapılan ev baskınlarındaçok sayıda yurttaşın yaralanmasına bazen de yaşamını yitirmesine neden olmaktadır. Aranan “şüphelinin” yanı sıra ev halkının tamamı kötü muamele ve tehditlere maruz bırakılmaktadır. Arama izni olmadan kapılar kırılarak evlere girilmekte, insanlar yere yatırılarak darp edilmekte ve kafalarına basılarak silah doğrultulmaktadır. Bu uygulamaların sonucu olarak başta çocuklar olmak üzere evde bulunan insanlar psikolojik travma, maddi ve manevi kayıplar yaşamaktadır.<br />Geçtiğimiz hafta Diyarbakır, Ankara, Mardin, Van, Kocaeli ve İstanbul başta olmak üzere pek çok ilde Halkların Demokratik Patisi’ne (HDP) yönelik yapılan ev baskınlarında onlarca kişi gözaltına alınmıştır. Gözaltılar sırasında ise pek çok kişi polisler tarafından darp edilmiştir.<br />15 Şubat günü HDP’nin önceki dönem Esenyurt İlçe Eş Başkanı Edip Karçik’in evine akşam saatlerinde polisler tarafından baskın düzenlenmiştir. Zor kullanarak eve giren polislere ev aramasına ilişkin savcılık izninin olup olmadığını soran Karçik ile evde bulunan diğer kişiler polisler tarafından yüz üstü yere yatırılarak kafalarına basılmış ve darp edilmiştir. Darp sonucu Edip Karçik ayak bileklerinden ve kafasından yaralanmış yeğeni Mikail Karçik’in yüzünde de morluklar oluşmuştur.<br />Öte yandan polislerin Edip Karçik’inprostat ameliyatı olan abisini yüz üstü yere yatırdıktan sonra kafasına silah dayadıkları ifade edilmektedir.<br />Baskın sonucu darp edilen Edip Karçik ve Mikail KarçikEsenyurt Devlet Hastanesine kaldırılmış, polisler ise “yanlış adresmiş” diyerek evden ayrılmıştır.<br />Bu bağlamda;</span></p><p><span style="font-size:16px">1.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Edip Karçik ve diğer aile fertlerini darp eden kolluk güçleri hakkında herhangi bir idari ve adli soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmamışsa gerekçesi nedir?</span></p><p><span style="font-size:16px">2.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Edip Karçik’in evine girmek için savcılık tarafından polislere verilmiş arama izni bulunmakta mıdır? Kolluk güçlerieve girmeden önce arama iznini Edip Karçik’e göstermiş midir?</span></p><p><span style="font-size:16px">3.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Arama izni olmayan polisi eve almamak her vatandaşın yasal hakkı değil midir?</span></p><p><span style="font-size:16px">4.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Kolluk güçleri bu pervasızlığı yapma gücünü iktidarın cezasızlık politikasından ve teşvik eden politikalarından mı almaktadır?</span></p><p><span style="font-size:16px">5.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Edip Karçik ve diğer aile fertlerine uygulanan şiddet ulusal, uluslararası yasalara ve Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3. Maddesi’nde yer alan işkence ve kötü muamele yasağına aykırı bir uygulama değil midir?</span></p><p><span style="font-size:16px">6.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Son bir hafta içerisinde pek çok ilde yapılan Gözaltı operasyonları, HDP’nin siyasi faaliyetlerini engellemeye dönük siyasetin bir devamı olarak kongreye katılımın önünü kesmeye yönelik uygulamalardan biri midir?</span></p><p><span style="font-size:16px">7.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Evlere yapılan baskınlarda kolluk güçleri tarafından yurttaşlara uygulanan yere yüzüstü yatırma, kelepçeleme ve kapıyı kırma gibi hukuksuzlukların yaşanmaması için Bakanlığınız tarafından önlem alınacak mıdır?</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bayraklı da Masal Evi’ne kavuştu]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bayrakli-da-masal-evine-kavustu-84095a0284d0-8ebe-48fd-a0f5-5703d4d494642020-02-18T12:39:00+03:00HABER MERKEZİ Bayraklı da Masal Evi’ne kavuştu

Bayraklı da Masal Evi’ne kavuştu

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çocukların sosyal gelişimi için uygun koşullar sağlamak ve annelere mesleki beceri kazandırmak için hayata geçirdiği Masal Evi projesi kent geneline yayılıyor. İzmir kent merkezindeki ikinci Masal Evi bugün Bayraklı’da hizmete girdi. Masal Evi projesi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer tarafından ilk kez Seferihisar’da hayata geçirilmişti. İzmir’in kent merkezindeki ilk Masal Evi de daha sonra Konak Toros’ta açılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal Yaşam Parkı'nın içindeki Bayraklı Masal Evi’nin açılış töreninde konuşan Tunç Soyer, “Günümüz dünyasının getirdiği yeniliklere uyum sağlayabilen, üretken ve bu şehrin geleceğini inşa edecek bir kuşak yetişmesine katkı sunmayı hedefliyoruz" dedi. Soyer şöyle devam etti: “Her çocuğun yeteneklerini keşfetmesi, becerilerini geliştirebilmesi, nitelikli eğitim alması ve gelecekte söz sahibi olabilmesi için eşit koşullar ve eşit imkânlar yaratmamız gerekiyor. Masal Evleri sosyoekonomik açıdan eğitim imkânlarına akranlarına göre daha az ulaşan çocuklarımız ve onların anneleri için eşit koşullar yaratmaya yardımcı olacak.”</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İzmir’e Çocuk Belediyesi</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Çocukların hem İzmir’in hem de Türkiye’nin geleceği olduğunun altını çizen Soyer, “Çocukların yaşadığımız şehirlerde ve ülkemizde söz sahibi olması gerektiğine inanıyorum. Bu düşünceyle ülkemizin ilk Çocuk Belediyesi’ni Seferihisar’da açmıştık. Önümüzdeki süreçte bunu İzmir’de de gerçekleştirmeyi hedefliyoruz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal ise Masal Evi projesinin eğitim için umut kaynağı olduğunu söyleyerek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Tunç Soyer Bayraklı Masal Evi'nin açılışına katkı sunan Sun Express’in kabin memurlarına çiçek vererek desteklerinden dolayı teşekkür etti. Masal Evi’nin kurdelesinin kesilmesinin ardından Soyer çocuklarla sohbet etti ve Bayraklı Masal Evi’nin bahçesine çiçek dikti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve eşi Neptün Soyer, Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, CHP İlçe Başkanı Pınar Susmuş, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Buğra Gökçe, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter yardımcıları Aysel Özkan, Yıldız Devran, Suphi Şahin, Barış Karcı, sanatçı Işıl Yücesoy, muhtarlar, yurttaşlar ve Toros Masal Evi öğrencileri katıldı.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Rize Kalkandere Cezaevinde Siyasi Mahpusların Sorunlarına İlişkin Soru Önergesi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/rize-kalkandere-cezaevinde-siyasi-mahpuslarin-sorunlarina-iliskin-soru-onergesi-84081bb37fb5-1702-41b8-abd5-8d99a7e140b62020-02-18T12:36:00+03:00HABER MERKEZİ Rize Kalkandere Cezaevinde Siyasi Mahpusların Sorunlarına İlişkin Soru Önergesi

Rize Kalkandere Cezaevinde Siyasi Mahpusların Sorunlarına İlişkin Soru Önergesi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">YAPILAN YAZILI BASIN AÇIKLAMASI:</span></p><p><span style="font-size:16px">Tarafıma iletilen ve kamuoyuna yansıyan iddialara göre; Rize Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi’nde siyasi mahpusların bulunduğu koğuşların tadilat öne sürülerek, adli koğuşlar ile birleştirildiği, siyasi ve adli mahpusların bir arada kalmak zorunda bırakıldığı gündeme gelmektedir. Tadilat öne sürülerek geçici olduğu söylenen durumun kalıcı hale geldiği ve siyasi mahpusların bu sebeple adli mahkumlar ve infaz koruma memurları tarafından birçok baskıya maruz kaldıkları, siyasi mahpusların Kürtçe konuşmasının adli mahkumlar tarafından bir tehdit sebebi olduğu da iddialar arasındadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA<br />Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Abdulhamit Gül tarafından Anayasanın 98’ inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ ncı ve 99’ uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.<br />&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />Tarafıma iletilen ve kamuoyuna yansıyan iddialara göre; Rize Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi’nde siyasi mahpusların bulunduğu koğuşların tadilat öne sürülerek, adli koğuşlar ile birleştirildiği, siyasi ve adli mahpusların bir arada kalmak zorunda bırakıldığı gündeme gelmektedir.Tadilat öne sürülerek geçici olduğu söylenen durumun kalıcı hale geldiği ve siyasi mahpusların bu sebeple adli mahkumlar veinfaz koruma memurları tarafından birçok baskıya maruz kaldıkları, siyasi mahpusların Kürtçe konuşmasının adli mahkumlar tarafından bir tehdit sebebi olduğu da iddialar arasındadır.&nbsp;<br />Bu bağlamda;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">1.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Bahsi geçen iddialar doğru mudur?&nbsp;<br />2.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Eğer bu iddialar doğruysa, Rize L Tipi Kapalı Cezaevi’nde siyasi mahpusların koğuşlarının adli mahkumlar koğuşları ile birleştirilmesinin gerekçesi nedir?<br />3.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Siyasi mahpusların adli mahkumlar tarafından tehdit edildiği iddiası doğru mudur?&nbsp;<br />4.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Siyasi mahpusların infaz koruma memurları tarafından tehdit edildikleri iddiaları doğru mudur?<br />5.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Siyasi mahpusların Kürtçe konuştukları için tehdit edildikleri iddiaları doğru mudur?&nbsp;<br />6.&nbsp;&nbsp; &nbsp;Bakanlığınıza iletilmiş bu konuyla ilgili şikâyet var mıdır? Varsa, konu ile ilgili Bakanlığınız tarafından herhangi bir girişimde bulunulmuş mudur?&nbsp;</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BAŞKAN YILMAZ'DAN YENİ KÖPRÜ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/baskan-yilmazdan-yeni-kopru-8407cad20ead-a787-4148-bcef-d1bb479a14fd2020-02-18T12:33:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKAN YILMAZ'DAN YENİ KÖPRÜ

BAŞKAN YILMAZ'DAN YENİ KÖPRÜ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Toroslar Belediyesi, Değirmendere Mahallesi'nde aşırı yağış nedeniyle yıkılan dere yatağı üzerindeki eski köprünün yerine yeni bir köprü monte etti.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Geçtiğimiz hafta mahalleyi ziyaret ederek incelemelerde bulunan ve mahalle sakinleriyle görüşen Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz, yıkılan köprü nedeniyle dere yatağının diğer tarafında mahsur kalan ailenin yardımına koştu. Teknik ekiplerine köprünün bir an önce yapılması için gerekli talimatları veren Başkan Yılmaz, ailenin evine ulaşımını sağlayan yeni köprüyü vatandaşın hizmetine sundu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>MUHTAR KARA; "BAŞKANIMIZ ATSIZ AFŞIN YILMAZ HEP YANIMIZDA"</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Değirmendere Mahalle Muhtarı Gıyasettin Kara, Başkan Yılmaz'ın ilçe merkezinin yanı sıra kırsal mahallelere de önemli hizmetler sunduğunu ve ihtiyaçlarını giderdiğini belirterek, kendisine teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Muhtar Kara; "Geçtiğimiz haftalarda yaşanan yoğun yağışlar nedeniyle mahallemizde bulunan köprü yıkıldı. Köprünü diğer tarafında yaşayan&nbsp;&nbsp;komşularımız Barut ailesi bu nedenle evlerinde mahsur kalarak, mahallemizin diğer tarafına geçiş yapamıyordu. Sayın Başkanımız Atsız Afşın Yılmaz, mahallemize gelerek incelemede yaptı. Başkanımızın talimatıyla ekipler en kısa zamanda gelerek köprüyü dere yatağı üzerine monte ettiler. Başkanımız kırsal kesimlerde yaşayan her bir vatandaşa değer vererek, o mahallede dumanı tüten tek bir ocak bile varsa hizmetlerini esirgemiyor ve insan odaklı çalışıyor. Başkanımız bu duyarlılığı bizleri oldukça mutlu ediyor. Değirmendere Mahalle Muhtarı olarak mahalle sakinlerim adına Başkanımız Atsız Afşın Yılmaz'a ve ekibine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>BARUT AİLESİNDEN BAŞKAN YILMAZ'A TEŞEKKÜR</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yıkılan köprü nedeniyle evlerinde mahsur kalan Mehmet Barut ve Fatma Barut çifti ise evleri ile mahalleleri arasında ulaşımı sağlayan yeni köprüden dolayı mutluluk duyduklarını belirterek Başkan Yılmaz'a teşekkür etti.&nbsp;Köprü monte edildikten sonra evlerinden karşı tarafa geçerek köprüyü ilk defa kullanan&nbsp;&nbsp;Barut ailesinin mutluluğu gözlerine yansıdı. Barut çifti; "Burada mahsur kalmıştık. Kurtulduk. Köprümüz çok güzel oldu. Başkanımızdan Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>"HER MAHALLEMİZE EŞİT HİZMET GÖTÜRÜYORUZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz ise amaçlarının tüm mahallelere eşit hizmet götürmek olduğunu kaydederek, yeni köprünün Barut ailesine ve mahalleye hayırlı olmasını diledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İnsan odaklı çalışmaları ile vatandaşın memnuniyetini kazanan Başkan Yılmaz; "İlçe merkezinin yanı sıra yaylalarımızı sürekli ziyaret ederek, esnaf ve vatandaşlarımızın taleplerini dinliyoruz. Burada yaşayan vatandaşlarımızın yaşamlarını daha da kolaylaştırmak adına eksikleri tespit ediyor ve gerekli hizmetleri imkanlarımız ölçüsünde bir an önce yerine getiriyoruz. Yıkılan köprümüzde inceleme yaptıktan sonra Barut ailesinin mağduriyetini giderdik.&nbsp;&nbsp;Değirmendere Mahallemizde yaptığımız yeni köprü ile vatandaşımızın evine, bahçesine gitmesi için bir yol açtık. Mahalle sakinlerimize hayırlı olsun" şeklinde konuştu.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[HDP MİLLETVEKİLİNDEN HAK İHLALİ ÖNERGESİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/hdp-milletvekilinden-hak-ihlali-onergesi-8406ec8efa46-6cda-4ea7-8baa-d9db75e5439d2020-02-18T12:27:00+03:00HABER MERKEZİ HDP MİLLETVEKİLİNDEN HAK İHLALİ ÖNERGESİ

HDP MİLLETVEKİLİNDEN HAK İHLALİ ÖNERGESİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">YAPILAN YAZILI BASIN AÇIKLAMASINDA:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong><em>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde yargılananların adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine ilişkin karar vermesi üzerine birçok tutuklu ve hükümlü&nbsp; “yeniden yargılanma” hakkı kapsamında yeniden yargılanmıştır.&nbsp; İhlalin kaynağı doğrudan yasanın emredici hükümlerinden kaynaklandığından dolayı ihlalin tüm DGM yargılamaları için söz konusu olması gerekirken;&nbsp; bu yargılanmalar sonucunda 2019 yılı itibarı ile Van’da 100’e yakın Hizbullah üyesinin cezaevinden tahliye edildiği,&nbsp; bu kararlara emsal olarak başka davalardan hükümlüler hakkında da tahliye kararları verildiği ve bu kişilerin tahliyesinin tutuklu ve hükümlüler arasında çifte standart uygulandığı tartışmaları basında yer almıştır.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong><em>Devlet Güvenlik Mahkemeleri dosyalarına bakmakla yetkili olan İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin hiçbir DGM hükümlüsünün yeniden yargılanma ya da infaz durdurma talebini kabul etmez ve gerekçesiz olarak red ederken,&nbsp; 28 Şubat dönemi İBDA-C sanığı Yılmaz DALYAN’ın avukatının mahkemeye yeniden yargılama ve infazın durdurulması için örgütün lideri olarak bilinen Salih MİRZABEYOĞLU’nun İstanbul 14.üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen beraat kararını haklı delil olarak görüp Yılmaz DALYAN’ın yargılamasının yeniden yapılmasına ve aldığı hükmün infazının durdurulmasına karar verdiği yine basında yer almıştır. Bu durum hukuki olarak açıklanamaz iken ancak yürütmenin siyasi tercihinin yargıya yansıması ile açıklanabilir. Benzer uyuşmazlıklarda mahkemelerin birbiriyle çelişen kararların verilmesi, siyasi kaygıyla hareket etme, hakimlerin objektif ölçülere göre değil, yargılanan kişilerin durumuna göre kararı verdiği düşüncesini uyandırırken, hukuki güvenlik, belirlilik ilkelerine ve aynı zamanda kişilerin yargı organlarına duymaları beklenen güveni zedelemektedir. Yeniden yargılamanın anlamı her mahkeme açısından aynıdır.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Aşağıdaki sorularımın <strong>Adalet Bakanı Abdülhamit GÜL</strong> tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Serpil KEMALBAY PEKGÖZEGÜ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İzmir Milletvekili&nbsp; </strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nde yargılananların adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine ilişkin karar vermesi üzerine birçok tutuklu ve hükümlü&nbsp; “yeniden yargılanma” hakkı kapsamında yeniden yargılanmıştır.&nbsp; İhlalin kaynağı doğrudan yasanın emredici hükümlerinden kaynaklandığından dolayı ihlalin tüm DGM yargılamaları için söz konusu olması gerekirken; &nbsp;bu yargılanmalar sonucunda 2019 yılı itibarı ile Van’da 100’e yakın Hizbullah üyesinin cezaevinden tahliye edildiği,&nbsp; bu kararlara emsal olarak başka davalardan hükümlüler hakkında da tahliye kararları verildiği ve bu kişilerin tahliyesinin tutuklu ve hükümlüler arasında çifte standart uygulandığı tartışmaları basında yer almıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Devlet Güvenlik Mahkemeleri dosyalarına bakmakla yetkili olan İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin hiçbir DGM hükümlüsünün yeniden yargılanma ya da infaz durdurma talebini kabul etmez ve gerekçesiz olarak red ederken,&nbsp; 28 Şubat dönemi İBDA-C sanığı Yılmaz DALYAN’ın avukatının mahkemeye yeniden yargılama ve infazın durdurulması için örgütün lideri olarak bilinen Salih MİRZABEYOĞLU’nun İstanbul 14.üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen beraat kararını haklı delil olarak görüp Yılmaz DALYAN’ın yargılamasının yeniden yapılmasına ve aldığı hükmün infazının durdurulmasına karar verdiği yine basında yer almıştır. Bu durum hukuki olarak açıklanamaz iken ancak yürütmenin siyasi tercihinin yargıya yansıması ile açıklanabilir. Benzer uyuşmazlıklarda mahkemelerin birbiriyle çelişen kararların verilmesi, siyasi kaygıyla hareket etme, hakimlerin objektif ölçülere göre değil, yargılanan kişilerin durumuna göre kararı verdiği düşüncesini uyandırırken, hukuki güvenlik, belirlilik ilkelerine ve aynı zamanda kişilerin yargı organlarına duymaları beklenen güveni zedelemektedir. Yeniden yargılamanın anlamı her mahkeme açısından aynıdır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu bağlamda;</span></p><p>&nbsp;</p><ol><li><span style="font-size:16px">Devlet Güvenlik Mahkemelerinde yargılanmış olan kaç kişinin bugüne kadar yeniden yargılanma talebi kabul edilmiştir?</span></li><li><span style="font-size:16px">Şimdiye kadar kabul edilen yeniden yargılanma talepleri hangi temel gerekçeler ile kabul edilmiştir?</span></li><li><span style="font-size:16px">Yeniden yargılanma talebi kabul edilen dosyaların yargılaması yapılan örgütlere göre dağılımı nedir?</span></li><li><span style="font-size:16px">Yeniden yargılama talebi kabul edilen kaç kişinin başvurusu, doğrudan bizzat kendisine ait AYM ya da AİHM kararına dayanmaktadır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Yeniden yargılanma talebi kabul edilen kişilerden kaç tanesi bir başkasına ait emsal kararın sirayet ettirilmesi doğrultusunda yeniden yargılanma ve infaz durdurma talebinde bulunmuştur?</span></li><li><span style="font-size:16px">Yeniden yargılanma talebi kabul edilen dosyalardan kaçında infaz durdurma ve tahliye kararı verilmiştir?</span></li><li><span style="font-size:16px">İnfaz durdurma ve tahliye kararı verilen dosyaların örgütlere göre dağılımı nedir?</span></li><li><span style="font-size:16px">DGM dosyalarına bakmakla görevli ve yetkili mahkemelerin aynı hukuki durumda bulunan kişilerin taleplerine karşı farklı yaklaşımlarının gerekçesi nedir?</span></li><li><span style="font-size:16px">Mahkemelerin, İnfaz durdurma ve tahliye kararın da talepte bulunanların örgütlerinin isimlerinin yargılanmalarında etkisi var mıdır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Kamuoyuna Hizbullah davaları ve İBDA-C davaları olarak yansıyan dosyalarda yeniden yargılanma taleplerinin tamamının kabul edilmesi ve ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası alırken benzer nitelikte olan başka örgütlere dair dosyalardaki kişilerin aynı haklardan yararlanmaması ayrımcılık ve hukukun siyasallaşması anlamını taşırken bu durum hangi hukuki kriterle açıklanmaktadır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Hizbullah ve İBDA-C dosyalarında yargılanan ancak kendisine ait bireysel başvurusu dahi bulunmayan dosyalarda yeniden yargılanma ve infaz durdurma talepleri kabul edilirken, kendilerine ait AİHM'nin ihlal kararına dayanarak başvuru yapan kişilerin infaz durdurma ve tahliye başvuruları neden aynı mahkemelerce reddedilmektedir?</span></li><li><span style="font-size:16px">DGM yargılamaları nedeniyle yeniden yargılama, infaz durdurma ve tahliye başvuruları konusunda yargıda yaşanan bu farklı yaklaşımları ortadan kaldırmak, anayasal hukuki eşitlik ilkesini yerine getirmek ve uygulama açısından yargıda birlik sağlamak adına Bakanlığınız tarafından her hangi bir düzenleme yapılması düşünülmekte midir?</span></li><li><span style="font-size:16px">AİHM ve AYM tarafından bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı için adil yargılama yapamayacağı kabul edilen DGM yargılamaları nedeniyle şuan kaç tutuklu ya da hükümlü bulunmaktadır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Hizbullah yargılamalarının bir bölümünün askeri üyelerin DGM'den çıkarıldığı 2000’lerde yapıldı ve bu durumda diğer sanıklar yönünden adil olan bu yargının sadece Hizbullah yargılamaları yönünden sorunlu olduğunu mu kabul edeceğiz?</span></li><li><span style="font-size:16px">DGM yargılamalarının sonuçlarını ortadan kaldırmak için her hangi bir düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz?</span></li><li><span style="font-size:16px">Kamuoyunda 28 Şubat süreci olarak nitelendirilen dönemde DGM de yargılanmak CMK 311. Maddeye göre yeniden yargılanma gerekçesi midir?</span></li><li><span style="font-size:16px">28 Şubat döneminde yargı üzerinde baskı olduğu ilk derece mahkemesi tarafından&nbsp; kabul edilerek yeniden yargılanma başvurusu kabul edildiğine göre, bu kabul o dönem yargılanan (örgüt isimlerine bakmaksızın) tüm sanıkları kapsaması gerekmez mi ? Bir yapıya ya da eğilime ilişkin bağımsız ve tarafsız davranmayan mahkeme heyetlerinin başka yargılamalarında bağımsız ve tarafsız davranabilecekleri konusunda Bakanlığınızın düşüncesi nedir?&nbsp;</span></li><li><span style="font-size:16px">CMK 250. Maddesi ve TMK 10. Maddesi İle yetkili Mahkemelerde ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinde yargılama faaliyeti yapan sayısız hakim ve savcı FETÖ/PDY operasyonları kapsamında görevden alınmasına,&nbsp; soruşturma ve kovuşturma geçirmiş olmasına rağmen bunların yaptığı yargılamaların mağduru olan kişilerin yeniden yargılanma başvuruları neden reddedilmektedir? 28 Şubat süreci yargılamalarının mağduriyet yarattığı kabul ediliyor ise FETÖ/PDY yargılamalarının mağduriyet yaratmadığını mı düşünülmektedir?</span></li><li><span style="font-size:16px">DGM’de yargılanarak ceza alan fakat bireysel başvuru hakkını kullanmayan tutuklu ve hükümlüler var mıdır? Bu kişiler son iki yıl içinde AİHM ve AYM kararlarında altı çizilen "DGM'lerin bağımsız ve tarafsız mahkeme olmadığı, bu nedenle adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine" ilişkin kararlarına dayanarak yeniden yargılanma taleplerinde bulunmaktadırlar.&nbsp; Bu konuda Bakanlığınız çifte standartı ortadan kaldırmak için düzenleme yapmayı düşünmekte midir?</span></li></ol>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’Lİ ANTMEN ADLİYELERDEKİ FAHİŞ FİYATLARI ADALET BAKANINA SORDU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-antmen-adliyelerdeki-fahis-fiyatlari-adalet-bakanina-sordu-84053d4f8b96-92be-47c1-95d6-bd403ffb442d2020-02-18T12:23:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’Lİ ANTMEN ADLİYELERDEKİ FAHİŞ FİYATLARI ADALET BAKANINA SORDU

CHP’Lİ ANTMEN ADLİYELERDEKİ FAHİŞ FİYATLARI ADALET BAKANINA SORDU

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Hakim, savcı ve adliye çalışanlarından daha yüksek fiyatlarla satış yapıldığını belirten İstanbul Barosu’nun açıklaması sonrası bazı avukatlar çözümü adliye önüne çay ocağı kurarak buldu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Konuyu Meclis Gündemine taşıyan CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen “Gıda gibi temel ve insani bir konuda nasıl oluyor da avukatlara; hakim, savcı ve adliye çalışanlarından daha yüksek fiyatlarla satış yapılabilmektedir? Buna kim ya da kimler izin vermektedir?” diye sordu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Adalet Bakanı Abdülhamit Gül tarafından yazılı olarak yanıtlanması için soru önergesi veren CHP’li Vekil, İstanbul’da adliyelerde çok zor şartlarda yoğun mesai ile çalışan avukatlara getirilen gıda fiyatlarına tepki göstererek&nbsp;“Kartal'daki Anadolu Adliyesi'nde geçen yaz uygulanan fiyatlara göre, simit 3,5, büyük çay 7, Türk kahvesi 9, nescafe 10 ve kahvaltı tabağı 25 liradan satılmaktadır. Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde ise, yine geçen yaz paylaşılan fiyat listesine göre, simit 3, karton bardak çay 4, nescafe 6 ve karışık tost 9 liradan satışa sunulmaktadır. Bu kabul edilemez bir tablodur.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Antmen’in önergesinde yer alan sorular şu şekilde;</span></p><p><span style="font-size:16px">– İstanbul Adliyelerinde bulunan kafeteryalardaki bu fahiş fiyatların gerekçesi nedir?</span></p><p><span style="font-size:16px">– Gıda gibi temel ve insani bir konuda nasıl oluyor da avukatlara hakim, savcı ve adliye çalışanlarından daha yüksek fiyatlarla satış yapılabilmektedir? Buna kim ya da kimler izin vermektedir?</span></p><p><span style="font-size:16px">-&nbsp;&nbsp;Avukatlara uygulanan bu yüksek gıda satış fiyatlarının düşürülmesi için herhangi bir girişimde bulunacak mısınız? Böyle bir girişim veya çalışma yapılacaksa bu ne zaman uygulamaya konulacaktır?</span></p><p><span style="font-size:16px">– Adliyelerdeki fahiş gıda fiyatları nedeniyle, adliye dışında yemek yeme ihtiyacını karşılayacak avukatların ve müvekkillerinin kaybettikleri zamanın telafisi nasıl yapılacaktır? Bu fahiş fiyatlar, avukatlara zaman kaybı yaratacağı için mahkemelerde daha çok dosya birikmesine neden olmayacak mıdır? Bunun önüne geçmek için bakanlık olarak hangi acil çalışmayı yapacaksınız?</span></p><p><span style="font-size:16px">– Adliyelerdeki kafeteryalar, Ceza İnfaz Kurumları İle Tutukevleri İşyurtları Kurumu ile birlikte işletilse, gıda fiyatları daha makul hale geleceğinden daha uygun ve yararlı olmaz mı? Bununla ilgili herhangi bir çalışma yapılması düşünülmekte midir?</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Tarımı ciddiye almak zorundayız]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tarimi-ciddiye-almak-zorundayiz-8404687aa3f8-fcad-4437-a0ee-462109de27692020-02-18T12:16:00+03:00HABER MERKEZİ Tarımı ciddiye almak zorundayız

Tarımı ciddiye almak zorundayız

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Tarım ve buna bağlı tarım-gıda sektörleri güçlü olmak zorunda olduğumuz stratejik sektörlerdir. Nüfusu 100 milyona yaklaşan bir Türkiye olarak bu konu bir ulusal güvenlik konusu olabilecek çapta önemli bir konudur. İşin artan bir nüfusu doyurma kısmı var, kimyasallardan arındırılmış ilaç ve ürün yetiştirmeye yönelik insan sağlığı kısmı var. Aynı zamanda toprağımızı bu kimyasal ilaçlardan koruma kısmı var. Elbette bir de bunun üretim, istihdam ve ihracat kısmı var. Yani, ekonomik anlamda katma değer yaratma kısmı var. Her ne kadar son 30-40 yılda sanayi ürünleri ihracatımız %90’ları bulduysa da, bu tarım sektörünün öneminin azaldığı anlamına gelmez. Bazı kentlerimiz büyük oranda hala tarım üretim ve ihracatına dayanan ekonomilere sahip. Sanayi tercihi tarımı bu kadar ihmal etmenin bir sebebi olmamalıydı. Elbette yeni dünyada sanayi ve teknolojiye bağlı bir üretim yükselişte olsa da, sanayiye önem veren gelişmiş devletler tarımı ihmal etmediler. Aksine tarımı da teknolojiye entegre ederek verimliliği sağladılar. Artık bizim de yapmamız gereken bu olmalıdır. Doğru tarım uygulamaları – ki bunun temeli üretici eğitimleridir- &nbsp;doğal tarım uygulamaları, verimliliği arttıracak olan yüksek teknolojiye entegre bir üretim sistemleri odaklanmak zorunda olduğumuz konulardır ki, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak öncüsü olduğumuz Tarım-Gıda Teknoparkımız olan MERSİN AGROPARK’ı bu amaçla kurduk.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Türkiye’nin tarımda bir devrime ihtiyacı var</strong><br />Öte yandan girdi maliyetlerinin artması, tarımsal ürünlerin ithalatın plansızlığı, azalan tarım alanları ve tarım üretiminden çıkan insanlarla birlikte azalan tarım üretimimiz, kalan üreticilerin ise para kazanamaz hale gelmesi Türkiye tarımının en başat sorunları haline geldi. Bu durumu durdurmak ciddi ve uzun soluklu politikalar gerektiriyordu. Ne yazık ki son 15-20 yıldır bu anlamda arzu edilen tarımsal gelişme yaratılamadı. İş dünyası olarak modern anlamda kooperatifçiliğe, kümelenmeye, tarım arazileri ile ilgili sorunlara odaklanmaya, doğru tarım uygulamalarına odaklanmaya gerek olduğunu ortaya koyduk. Zaman zaman bu konularla ilgili makro anlamda adımlar atılsa da bütüncül bir politika yaratamadık. Bugün Türkiye tarımının önünde yeni bir proje var. Kamu tarafından KİT mantığı ile kurulan bir SERA A.Ş. ile aracıyı ortadan kaldıran, tarım firmalarına üretim yaptıran, yerli tohumu ve tarımsal ilacı veren ve bu ürünü satın alarak piyasaya sunacak olan bir sistem. Genel anlamda bakıldığında birçok sorunu ortadan kaldıracak gibi görünen bir model. Ancak, bazı eksikler de var. İş dünyası böyle bir modele karşı değildir, sadece küçük ve orta ölçekli üreticiler bu modelin daha etkin parçası ve ortağı olmak zorundadır. Aksi halde sayıları çok daha büyük olan küçük ve orta ölçekli tarım firmaları yaşayamaz. Başka sorular da akla geliyor. Piyasada arz-talep sistemini yöneten haller ne olacak? Evet, hallerde sorunlar var ama bunu düzeltmenin yolu halleri ortadan kaldırmak değil, doğru Hal Yasası ile halleri etkin ve doğru işler hale getirmektir. Mevcut seralar ne olacak? Üretim, dağıtım planlaması nasıl yapılacak? Küçük üreticiler &nbsp;-ki sayıları olağanüstü fazla- ne olacak? Evet, Türkiye’nin tarımda bir devrime ihtiyacı var. Ama bu tabandan gelen daha detaylı bilgi ve desteklerle olmalıdır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Küçük ve orta ölçekli üretici merkeze alınmalı</strong><br />Kamunun bu adımlarında doğru noktalar var ama eksikler de var. Bu anlamda iş dünyası toptan evetçi veya hayırcı değildir. Tabanın, küçük ve orta ölçekli üreticinin daha merkezde olduğu bir modelin daha etkili olacağına inanıyoruz. Modern anlamda güçlü kooperatif modellerinin yaygınlaşmasına ve havza (ilçe) bazlı kooperatiflerin kurulmasının etkili olacağına inanıyoruz. Özellikle artık yerel yönetimlerin bu işin temel parçası ve payandası olması gerektiğini düşünüyoruz. Yerelden ulusala bir zincirin daha etkin ve doğru olduğuna inanıyoruz. Kamu bunu kontrol eden, planlayan, denetleyen olmalıdır. Tüm sektör ve alanlarda KİT’leri yok etmeye inanan, liberal bir ekonominin tekrar şikayetçi olduğu bir sisteme geri dönmesinin sürdürülebilir olup olmayacağı merak edilen bir konudur.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yerel üretim desteklenmeli</strong><br />Sonuçta tarımda sorunlar yaşıyoruz bu bir realite. Ve bir adım atılması zorunluluğu da bir realite. Küçük bireysel çiftçilerle, sermayesi ve teknoloji düzeyi yetersiz orta ölçekli tarım firmaları ile ve yüksek girdi maliyetleri ile de bu devrimin tabandan bu hali ile gelmesi mümkün görünmüyor. Bundan dolayı kamunun buna çare olarak gördüğü daha kamu odaklı bir sistemi başlatması bir yol olarak görülüyor. Ancak, geçmişteki, KİT’lerin hikayelerini düşününce kısa sürede işe yarasada uzun vadede çözümün yerel üretimi desteklemek, güçlü kooperatif modellerini kurmak, yerel yönetimleri bu işin parçası ve destekçisi haline getirmek veya bu sisteme bunları daha çok entegre etmek olduğunu düşünüyoruz. Unutulmasın ki, tarım hala Türkiye’nin en önemli geçim kaynağı, istihdam kaynağı ve gelir kaynağıdır ve tarımsal işlerle uğraşan insanların bu sektörde kalmasını sağlamak hayati bir konudur. Kurulacak her sistem bunu sağlamaya yönelik olmalıdır.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>Ayhan Kızıltan&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Mersin Ticaret ve Sanayi Odası&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yönetim Kurulu Başkanı</strong></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Besiciler Kara Kara Düşünüyor… Borçlarını Ödeyemiyor…]]>https://www.haberanaliz.net/haber/besiciler-kara-kara-dusunuyor-borclarini-odeyemiyor-8403dfd48e75-15d8-4c05-88e2-d6f9a694d78c2020-02-18T12:13:00+03:00HABER MERKEZİ Besiciler Kara Kara Düşünüyor… Borçlarını Ödeyemiyor…

Besiciler Kara Kara Düşünüyor… Borçlarını Ödeyemiyor…

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong>Yerli Irk Azalıyor Masraflar Artıyor</strong></p><p>Son 4,5 yılda 4 milyar dolar ödenerek 3.000.035 bin hayvan ithal getirildiğine dikkat çeken Gürer, ülkemizde 2002 yılında 3.586.000 olan yerli ırk hayvan sayısının 1.667.000’e düştüğüne, yerli ırk hayvan sayısının giderek azaldığına ve ithal hayvan sayısının patladığını da işaret etti.</p><p>Yerli ırk hayvanın geliştirilmemesinin yarattığı sorunlara da değinen Gürer, ithal hayvanların hastalık, yöreye adaptasyon, özel yem gereksinimi ve buzağıların % 14’lere kadar ölümleri bu anlamda sorunların varlığının da göstergesi olduğunu kaydetti. Meralarda yayılmadan, 12 ay sürekli özel yemle beslenen ithal hayvanların buzağı ölümlerinin de yıllardır önlenememesinin de et açığının oluşmasında bir neden olduğunu belitten Gürer, “Yerli ırk maliyeti masrafı ithal hayvana göre daha az ama verimi düşük diye geri plana itildi, oysa yerli ırk geliştirilip etçi ve sütçü olarak daha çok fayda sağlanacak duruma erdirilebilirdi. ”diye konuştu.</p><p>CHP’Lİ Vekil Ömer Fethi Gürer, “2019 yılının ilk dokuz ayında 203.182 büyükbaş ve 72.000 ton kırmızı et üretildiğini Tarım ve Orman Bakanı açıkladı. Bakanlık verilerine göre 2017 yılında 505.446 büyükbaş besilik, 94711 büyükbaş kesimlik, 193 bin küçükbaş kesimlik canlı hayvan ithal edilmiş. 23.582 ton karkas et ithal getirilmiş, 2018 yılında ise 141.631 büyükbaş besilik, 47.742 büyükbaş kesimlik, 213.000 küçükbaş kesimlik ve 29.904 ton karkas et ithali yapılmış, 2017 yılında Bakanlık Et ve Süt Kurumunda kesilmesi kaydıyla etin kilosuna 25 TL&nbsp; et fiyatı belirlemiş, 2018 yılında Et ve Süt kurumu, kıymanın 29 TL/kg, kuşbaşının 31 TL/kg fiyatla&nbsp; satış gerçekleştirilerek vatandaşa ucuz et söz vermiş ama kurum zarar ettiği gibi vatandaşta ucuz et bulmakta yine sorun yaşamış. Halen fiyatlardaki yükselişe Bakanlık bakıyor&nbsp; ve&nbsp; piyasada et fiyatları tırmanışı sürüyor. Bazı marketlerde et fiyatları büyükbaş hayvan için 90 liraya dayanmış durumda.&nbsp; Hatta et ve Süt kurumu dahi bonfile fiyatını 77,5 liraya kadar çıkarmış bulunuyor. Ülkemizde yine bakanlık verilerine göre, 18.2 milyon büyükbaş ve 50 milyon küçükbaş hayvan sayısı var, kırmızı et üretimi&nbsp; 2,1 milyon tona çıkmış. Bakan Pekdemirli’ye göre Avrupa’da toplam&nbsp; hayvan ve küçükbaş hayvan varlığında&nbsp; 1.nci, büyükbaş hayvan sayısında 2.nci sıradayız ama vatandaşa&nbsp; fiyatı katlanarak artan ve 90 liraya kadar dayanan et yediriliyor. Canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde TÜİK Ocak verilerine göre de %2,55 artış gerçekleştiği açıklandı. 50 ton stokta et var. Et ve Süt Kurumunun stoklarda bekleyen dondurulmuş gövde sığır etlerinin, gerek depo maliyeti, depoda bekleme süresi içerisinde oluşacak fire ve değer kayıplarının önlenebilmesi ve gerekse finansman yüklerinin bertaraf edilmesi için satışı&nbsp; bir an önce yapılması gerekmez mi?&nbsp; Besici&nbsp; girdi maliyetleri nedeni ile perişan, hayvanını kesime veriyor. Bakanlık depoda et tutuyor. Vatandaş pahalı et alıyor. Bu işte bir gariplik yok mu?&nbsp; diye konuştu.</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Besici de Kan Ağlıyor</strong></p><p>Ömer Fethi Gürer , “Köy ve kasabalara gidip küçük aile işletmelerinde besicilerle konuştuğumda hayvancılığın bitme noktasına doğru gittiğini ve çok yerde hayvanlarını borçlarını ödemek için satmak zorunda kaldıklarını anlatıyorlar.&nbsp; Özellikle yem, aşı, veteriner hizmetlerinin maliyetlerini etkilediğini, mazot ve elektrik zamlarının bellerini büktüğünü belirtiyorlar. Aile tipi işletmelerde saman stokları azalınca yeni saman fiyatlarıyla ne yapacaklarını düşünür hale gelmişler. Saman 450 TL’den tonu 1200-1300 TL’ye çıkmış durumda. Bedelsiz temin ettikleri küspenin, Şeker Fabrikaları özelleşmesiyle tonu 400 liraya kadar tırmandı.&nbsp; Hayvan yemine katılan arpanın sezonda tonu 1.000 liraya iken 1.600 liraya çıkmış durumda, bu yetmez gibi mısır kepeğinin KDV'sini yüzde 1'den yüzde 18'e çıkardı. Yoncanın tonu 1.300-1.400 TL aralığında satılıyor. Aşı, Veteriner hizmeti, elektrik, bakım, mazot giderleri eklendiğinde besici yıllık maliyetini hesaplayıp hayvanını satışa götürdüğünde yaptığı masrafı çıkaramıyor. Birde hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleri ile sıkıntı daha da katlıyor. Besici hayvancılığı bırakma noktasına gelmiş. Bakan et açığımız yok hayvan sayımız yeterli diyor. Bu durumda et fiyatları neden yükseliyor. Yine ithal lobisi mi devreye girdi. Bakanlık iktidar bu konuda süreci izlemiyor mu? Besici mağdur, vatandaş fiyatına bakıp et alamıyor. Bu işten birileri vurgun yapmak için ellerini ovuşturuyor gibi görünüyor. Tarımda plansızlık artık her alanda sırıtıyor. Besiciler borçlarını ödeyemiyor. Bankalara ipotekli durumdalar. Hacizler kapıda. İktidarsa gelişmeleri seyrediyor çözüm üretmiyor&nbsp; ”dedi.</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MUSTAFA İSLAMOĞLU PAYLAŞTI: HİÇ DERS ALINMAMIŞ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mustafa-islamoglu-paylasti-hic-ders-alinmamis-8402d8c43570-eebf-4aa1-a9e1-1df9df3499fb2020-02-16T19:53:00+03:00HABER MERKEZİ MUSTAFA İSLAMOĞLU PAYLAŞTI: HİÇ DERS ALINMAMIŞ

MUSTAFA İSLAMOĞLU PAYLAŞTI: HİÇ DERS ALINMAMIŞ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">MUSTAFA İSLAMOĞLU PAYLAŞTI: HİÇ DERS ALINMAMIŞ</span></p><p><span style="font-size:16px">TC’nin açılımı “Türkiye Cemaati” olmamalı diye uyarmıştık. Ama geldiğimiz noktada “TC”nin açılımı “TARİKAT CUMHURİYETİ” oldu.<br />Anlaşılan o ki, bir şeyhin tarikat tekkesinde planladığı ve padişahın katliyle sonuçlanan KULELİ DARBESİ’nden (1859) bu güne hiç ders alınmamış. Eyvah!</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SİYASET RENKLENİYOR: ÇOBAN ATEŞİ HAREKETİ MERSİN'DE]]>https://www.haberanaliz.net/haber/siyaset-renkleniyor-coban-atesi-hareketi-mersinde-8401f2c9d85a-13d0-4ffa-800e-17cec452ad2c2020-02-16T19:44:00+03:00HABER MERKEZİ SİYASET RENKLENİYOR: ÇOBAN ATEŞİ HAREKETİ MERSİN'DE

SİYASET RENKLENİYOR: ÇOBAN ATEŞİ HAREKETİ MERSİN'DE

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5e4971fb39c54.jpg" style="height:1248px; width:1248px" /></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürsel Tekin, İNSAN UTANIR SIKILIR DEDİ...]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gursel-tekin-insan-utanir-sikilir-dedi-840095f01db1-a448-4f32-af97-e5fda00f33452020-02-16T19:36:00+03:00HABER MERKEZİ Gürsel Tekin, İNSAN UTANIR SIKILIR DEDİ...

Gürsel Tekin, İNSAN UTANIR SIKILIR DEDİ...

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Gürsel Tekin açıklamalarına şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:16px">“Elimizde resmi makamlar tarafından hazırlanan bir rapor var. Rapora göre, Türkiye’nin her şehrinde FETÖcülere özelokul kurulması için toplam 934 kamu arazisi peşkeş çekilmiş, bu okullar eliyle terör örgütüne maddi kaynaklar aktarılmış ve militanlar yetiştirilmiş. Bu okulların hepsinin altında iktidarın imzası var.</span></p><p><span style="font-size:16px">Örneğin 81 ilde 109 yurt açtırılmış, buraların bütün izinleri, işlemleri bu iktidar tarafından yapılmıştır. Bunun yanında bu iktidarın Bakanlar Kurulu tarafından, tam104 vakfa kamu yararı statüsü verilmiştir. Hepsinin altında bu iktidarın imzası var. Özelikle FETÖcüler vakıf eliyle örgütlenerek, anayasal düzeni yıkmak için çalıştılar. İktidar da onların faaliyetlerine destek oldu. Diğer bir örnek ise; toplam da FETÖcü 1125 adet dernek kurulmuş, bunların hepsinin izinlerini de bu iktidar vermiştir. YineFETÖcülere ait Ankara’da 7, Bursa’da 2, İstanbul’da 4 ve Şanlıurfa’da 10 sağlık kuruluşu kurulmasına buiktidar izin vermiş, yardım etmiştir.&nbsp; Bu durumda FETÖye sizce kim yardım ve yataklık etmiştir?”</span></p><p><span style="font-size:16px">Ayrıca 2010 Referandumundan sonra, birçok vakfın eğitim ile ilgili arsa tahsisi talepleri reddedilirken, FETÖ’nün tüm talepleri ise kabul edilmiştir. Yani, ne zamandan sonra FETÖ hızla büyümüş? 2010 referandumundan sonra. Cemaate yakın vakıflara kamu arazileri peşkeş çekildikten sonra.</span></p><p><span style="font-size:16px">FETÖ ile mücadele sürecinin hızla sonuçlandırılması isteniyorsa yapılması gereken tek şey var,&nbsp; o da; önce para, imar ve sonra ihaleler takip edilsin.Cemaate verilen kamu arazileri 81 ilin tümünde var. Her ildeki en değerli kupon araziler cemaate peşkeş çekilmiş durumda.Kim tahsis ediyor bu arazileri? Maliye Bakanı. Dönemin Maliye Bakanları hakkında herhangi bir soruşturma var mı? Yok. Okulların bulunduğu bu arsalar maliyeye ait. Buralar aynı zamanda imarsız yerler. İmar uygulamalarını kim yapmış? Belediye Başkanları. Belediye Başkanları hakkında bir soruşturma var mı? Yok. Bu okulların yapımı konusunda teşvik kredisini veren kim? Milli Eğitim Bakanı. Millî Eğitim Bakanları hakkında bir soruşturma var mı? Yok. Kimin hakkında soruşturma var? O okulda odacı olarak çalışanın hakkında soruşturma var. İşte AKP’nin adaleti bu.“</span></p><p><span style="font-size:16px">Buradan iktidara bir çağrım var;&nbsp; FETÖ ile mücadele edilecekse önce parayı, imarı ve ihaleleri takip etsinler. Afrika'daki ve diğer ülkelerdeki cemaattin okul isimlerine baksınlar. Yurt dışındaki okulları ziyaret eden siyasetçilere baksınlar, istihbarata gerek yok." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Sorunun çözümü için tek bir adres var o da bağımsız yargı. Bağımsız yargıyı sağlayabilirsek FETÖnün siyasi ayağını kolaylıkla çözebiliriz, aksihalde ne yazıkki siyasi ayağa ulaşamayacağız.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Şevkin’den depreme karşı ‘Fay Hattı Kanun Teklifi’]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sevkinden-depreme-karsi-fay-hatti-kanun-teklifi-8399472afd7d-6416-4f4b-a395-10bca51422052020-02-16T19:25:00+03:00HABER MERKEZİ Şevkin’den depreme karşı ‘Fay Hattı Kanun Teklifi’

Şevkin’den depreme karşı ‘Fay Hattı Kanun Teklifi’

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, ‘Türkiye Diri Fay Haritası’nın göz önüne alınarak depremler nedeniyle yaşanan felaketlerin önlenmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) ‘Fay Hattı Kanun Teklifi’ sundu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Fay hatları üzerindeki yapılaşmaların durdurulması ve hat üzerinde yeni yapılaşmalara izin verilmemesi amacını taşıyan kanun teklifi ile ilgili bilgi veren Dr. Şevkin, ‘Türkiye Diri Fay Haritası’ baz alınarak yapılan incelemede, “Aksaray, Bolu, Sakarya, Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Denizli, Erzurum, Kahramanmaraş, Hatay, Hakkari, Muğla, Eskişehir, Kütahya, Bingöl” gibi 18 ilin merkez yerleşim birimleri ile 80’i aşkın ilçe merkezinin ve ilk belirlemelere göre yine içinde son Elazığ Sivrice depremini yaşadığımız köylerin de bulunduğu 502 köyün deprem üretme potansiyeli yüksek aktif fayların geçtiği hatlar üzerine doğrudan oturduğunun bilinmesi nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) ‘Fay Hattı Kanun Teklifi’ sunduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“MEVCUT KANUN TEKLİFİ HERHANGİ BİR YAPTIRIM İÇERMİYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">15/5/1959tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2’nci maddesinin birinci fıkrasının, “Yapılacak özel jeolojik araştırmalar sonucunda aktif olduğu tespit edilen fay hattı veya zonları ile heyelan, kaya düşmesi, çığ, su baskını gibi doğa kaynaklı afetlere uğramış veya uğrayabilir alanlar üzerine herhangi bir yapı inşa edilemez. Tespit edilen bu alanlar 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu çerçevesinde imar planlarına işlenir. İmar planı bulunmayan kasaba ve köylerde harita ve krokilere işlenmek suretiyle afete maruz olabilecek alan olarak ilan edilir. Afete maruz alanlar, İçişleriBakanın teklifi ile Cumhurbaşkanlığınca kararlaştırılır. Bu suretle tespit olunan alan sınırları, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar İçişleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca müştereken çıkarılacakyönetmelikle düzenlenir” şeklinde değiştirilmesini talep eden Dr. Şevkin, uygulamadaki maddenin başta deprem üreten fay hatları üzeri olmak üzere heyelan, kaya düşmesi, çığ, su baskını gibi doğa kaynaklı afetlere uğramış veya uğrayabilir alanlar üzerine herhangi bir yapı inşa edilmesine ilişkin bir yaptırımı içermediğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>SON YAŞANAN ELAZIĞ DEPREMİ VE TEKLİFİN ÖNEMİ!</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Başta deprem olmak üzere doğa kaynaklı afetler sonucunda sık sık can ve ekonomik kayıplar yaşanan Türkiye’de doğa olaylarının afete dönüşmemesi için yapılması gerekenlerin en başında afet zararlarını azaltıcı ve önleyici yasal düzenlemelerin bilimsel, teknik normlara ve uluslararası standartlara uygun olarak yapılması geldiğini ifade eden Dr. Şevkin,&nbsp; şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:16px">“Son yaşadığımız, Elazığ depremi de göstermiştir ki, depreme kaynaklık eden Doğu Anadolu Fay Zonu doğrudan Bingöl ve Kahramanmaraş illerimiz, Palu, Sivrice, Gölbaşı gibi ilçeler ile bir çok köy yerleşim birimlerinin içinden geçmektedir. Bu zon üzerindeki yapıların depreme karşı koyarak ayakta kalması mümkün olmamakta ve can ve mal kayıpları ortaya çıkmaktadır. Çok sayıda il merkezimizin ve ilçelerimizin de benzer durumda olduğu göz önüne alındığında, başta aktif fay hatları veya zonları olmak üzere, doğa kaynaklı afetlere uğramış veya uğrayabilir alanlar üzerine herhangi bir yapı inşa edilmesi önlenmelidir. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile afete maruz alan olarak ilan edilmiş bölgelerin 6306 Sayılı Kanun kapsamına öncelikle alınarak dönüşüme tabii tutulması gerekmektedir. Başta deprem olmak üzere, doğa kaynaklı afetlere maruz olabileceği belirlenerek ilan edilmiş alanlarda can ve ekonomik kayıpların yaşanmaması için 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un 2. Maddesinin önerilen şekilde değiştirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.”</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: Tarımsal Kredi Borçları Çiftinin Belini Büktü]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-tarimsal-kredi-borclari-ciftinin-belini-buktu-83987f88bc60-220f-4ea2-ad50-48305e8309cf2020-02-16T19:23:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: Tarımsal Kredi Borçları Çiftinin Belini Büktü

Gürer: Tarımsal Kredi Borçları Çiftinin Belini Büktü

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Gürer “traktörleri haciz edilen, borç nedeniyle ekim yapamayacak duruma gelen çiftçiler Tarım Kredi Kooperatif %8 olan çiftçi faizini kaynak kullanım bedeli ile %20’leri aşmasıyla beraber kredi borçlarını ödeyemeyecek duruma geldiklerini ifade ediyorlar ve yapılandırma yapılarak faizlerinin silinmesini istiyorlar” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gürer “tarımsal kredi borçlarının çiftçinin önemli sorunlarından biri olması ve bu bağlamda sorunlarının incelenmesi, araştırılması ve çözüm üretilmesi amacıyla Meclis Araştırması yapılması için Meclise önerge verdim. Çiftçiler ürünlerinin değer bulmaması yanında kuraklık ve doğal afetlerin de etkisiyle çiftçi kredi borcunu ödeyemez duruma düştü. Çiftçi borcunu kapatmak için başka bankadan kredi alıp borcu borçla kapatmaya çalışıyorlar. Bu yıl da farklı nedenlerle borçların ödenmesi mümkün görünmemektedir. Yıllardır biriken borçların bir hasat sezonunda ödenebilmesi de mümkün değildir. Nitekim çok sayıda çiftçi, borcunu vadesinde ödeyememiştir. Çiftçilere, alacaklı için kurumlar uyarı yazıları göndermektedir. Bazı tarımsal kredilerde icralar da başlamıştır. Kefiller ile asıl borçlular arasında borcun ödenememesi nedeniyle çıkan sorunlar da her geçen gün artmaktadır.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>HASAT İLE BORÇ DAHİ ÖDENEMİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Gürer “son yıllarda afetlerin de etkisiyle çiftçinin kredi borcunu, başka banka kredisiyle kapatmak zorunda kaldığının, bu yıl da yaşanan afetler nedeniyle borçların ödenmesinin mümkün görünmediğinin altını çizen Ömer Fethi Gürer, “Yıllardır biriken borçların bir hasat sezonunda ödenebilmesi de mümkün değildir. Nitekim çok sayıda çiftçi, borcunu vadesinde ödeyememiştir. Çiftçilere, alacaklı kurumlar uyarı yazıları göndermektedir. Bazı tarımsal kredilerde icralar da başlamıştır. Kefiller ile asıl borçlular arasında borcun ödenememesi nedeniyle çıkan sorunların da her geçen artmaktadır.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>FAİZLER SİLİNSİN</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Gürer, Meclis’e verdiği Araştırma Önergesinde” Yıllardır biriken borçların bir hasat sezonunda ödenemediği gibi faiz ile borçlar katlamaktadır. Bazı tarımsal kredilerde icralar da başlamıştır. Çiftçilerin tüm bankalara olan borçları, çiftçi kayıt sisteminde kaydı olsun olmasın, faizleri silinmek suretiyle en az 5 yıl vadeyle yapılandırılmalıdır. 2019 yılı içinde yaşanan afetler nedeniyle kredi borçlarının faizsiz olarak ertelenmesini sağlayacak düzenlemeler de ihtiyaçtır. Genel olarak sorunların yerinde tespitiyle çözümü için meclis araştırması yapılarak sorun aşılabilir. TBMM yasal düzenlemeler ile sorunlara çözüm getirilebilir.” dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ENDEMİK BİTKİLER BÜYÜKŞEHİR KORUMASINDA]]>https://www.haberanaliz.net/haber/endemik-bitkiler-buyuksehir-korumasinda-8397129f7338-40b2-489c-b004-f09ce6e5b9222020-02-16T19:18:00+03:00HABER MERKEZİ ENDEMİK BİTKİLER BÜYÜKŞEHİR KORUMASINDA

ENDEMİK BİTKİLER BÜYÜKŞEHİR KORUMASINDA

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Ankara Büyükşehir Belediyesi, endemik bitkilerin korunması için harekete geçti.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın park ve bahçelerde ithal ağaç ve bitki yerine yerli üretimin teşvik edilmesi yönündeki talimatı sonrası Ankara’ya özgü endemik bitkiler için de özel bir çalışma yapıldı. Başkent’e özgü 391 bitki türünün korunması amacıyla Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı tüm paydaşları&nbsp;<strong>“Ankara’ya Özgü Endemik Bitkileri Tanıyalım”</strong>&nbsp;toplantısında bir araya getirdi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>“ENDEMİK BİTKİLERİ BAŞKENTLİLERLE TANIŞTIRACAĞIZ, ONLARI KORUMAYA ALACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda akademisyen ve üreticilerin katıldığı toplantıda konuşan Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Hasan Muhammet Güldaş, Ankara’nın bütün değerlerine sahip çıkacaklarını belirterek, şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Endemik bitkiler yola çıkış amaçlarımızdan biri. Ankara’mız sanıldığından çok daha fazla endemik bitki türüne sahip. Bunlar gün geçtikçe yok oluyor. Şu an bütün dünyada yeni bir farkındalık var. Biz de bu konuda bir farkındalık yaratıp, vatandaşlarımızı bilgilendirelim istiyoruz. Değerli bilim insanlarının da değerli görüşleri ve katkılarıyla da endemik bitkilerimizi uygun olan parklarımıza ekip, vatandaşlarımızın görmesini sağlayacağız. Sevgi çiçeğini mesela birçok vatandaşımız görmemiş ve bilmiyor. İsviçre’de endemik bitki türü sayısı 1 iken Türkiye’de bu sayı 3 bin civarında. Sadece Ankara’da ise 391 endemik bitki türü var. Biz bunları Başkentlilerle tanıştırmak istiyoruz. Endemik bitkileri hem korumaya alacağız hem de turizm ve ekonomik değer olarak kullanacağız.”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>ENDEMİK BİTKİLER İÇİN FARKINDALIK</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Toplantıya katılan Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Emre Yaprak, endemik bitkilere yönelik yaptığı bir çalışmayı anlattı:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Beypazarı Geveni bitkisini gurbette koruma çalışması yaparken, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi bahçesinde 4 metrekarelik bir alana bu bitkileri diktik. 4 yıldır bu bitkiler orada yaşıyor. Özellikle odamın karşısına ektirdim ki gelip geçenlerin dikkatini çekiyor mu diye kontrol etmek için. Gerçekten geçen on kişiden dördü bu bitkilerle ilgileniyor. O yüzden Ankara’da endemik bitkileri vatandaşlarımızla buluşturup, tanıştırmalıyız.”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gönüllü olarak toplantıya katılan ve Ankara’ya özgü olduğu bilinen Sevgi Çiçeğinin babası olarak da anılan Hulusi Gürpınar ise,&nbsp;<strong>“Ankara ve doğaseverlerin imdat çağrılarına yanıt veren Mansur Yavaş Başkana ve sizlere çok teşekkür ederiz. İnşallah bundan sonra sevgi çiçeklerini daha çok yerde göreceğiz”</strong>&nbsp;dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KÖPEĞE “UMUT” İSMİNİ KOYDU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kopege-umut-ismini-koydu-8396f3a87cd5-d0ea-4171-9dd8-ddb932f3bf9b2020-02-16T19:15:00+03:00HABER MERKEZİ KÖPEĞE “UMUT” İSMİNİ KOYDU

KÖPEĞE “UMUT” İSMİNİ KOYDU

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Mersin Büyükşehir Belediyesi, hayvan dostlarımız için derman olmaya devam ediyor. Trafik kazası geçiren ağır yaralı bir köpeğin yardımına koşan Büyükşehir Belediyesi Tarımsal ve Veteriner Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler, büyük bir ameliyat geçiren köpeğe&nbsp;<strong>“Umut”&nbsp;</strong>adını verdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Büyükşehir Belediyesi Tarımsal ve Veteriner Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler, 13 Şubat akşamı&nbsp;<strong>“444 2 153”</strong>&nbsp;numaralı ihbar hattına gelen yaralı köpek çağrısıyla harekete geçti. Gözne yolunda bir aracın çarpması sonucu hem bacağından hem de kafasından ciddi bir şekilde yaralanan köpeğin imdadına Büyükşehir Belediyesi’nin Evcil ve Sahipsiz Hayvanlar Şube Müdürlüğü’nde görev yapan ekipler yetişti. Durumu kritik olan köpeğin ameliyatını Büyükşehir bünyesinde görev yapan veteriner hekim Oğulcan Karakuş gerçekleştirdi. Çok kan kaybeden köpeğin bakımını umudunu kaybetmeden üstlenen ekip, köpeğin adını&nbsp;<strong>“Umut”</strong>&nbsp;koydu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Büyükşehir yaralı köpeğe “Umut” oldu</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Tarımsal ve Veteriner Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Evcil ve Sahipsiz Hayvanlar Şube Müdürlüğü’nde görev yapan veteriner hekim Oğulcan Karakuş, yaralı köpeğin bakımevine geldiği ilk dakikalarda durumunun kritik olduğunu ve çok kan kaybettiğini ifade etti. İhbarı alan ekiplerin durumu bildirmesi üzerine ameliyatı için hemen harekete geçen Karakuş, şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Akşam gelen ihbar üzerine olay yerine giden ekipler köpeğimizin bacağının çok kötü olduğunu bana bildirdiler. Hemen kalkıp bakımevimize geldim. Köpeğin ilk genel muayenesini yaptığımda kafa travması olduğunu gördüm. Başının üst kısmında yaklaşık 7-8 santimlik bir yırtık söz konusuydu. Detaylı muayenede sol gözünün hasar aldığını, boyun altında yaklaşık 30 santimlik yırtık olduğunu gördüm. Arka sağ bacakta kırık mevcuttu, kemik kasları delerek dışarı çıkmıştı. Tabi hemen gerekli enjeksiyonlarını yaptık. Daha sonra baş bölgesinden başlayarak dikişleri atıldı. Uyanmasını bekledik, uyandıktan sonra tedavilerine devam ettik. Şu an gayet iyi, sabah onu mutlu bir şekilde gördük. Tabi ki biraz ağrıları söz konusu ama yemek yiyebiliyor, su içebiliyor, sıvı sağaltımları ve tedavileri devam ediyor. Biz köpeğimizin ismini ‘Umut’ koyduk çünkü çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş, ciddi anlamda kan kaybetmiş. Ama geldiğimde hala çok güçlüydü. Biz bundan dolayı umudumuzu hiç kaybetmedik. Umutlarımız devam ediyor.”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Sokağa terk etmeyin, bize emanet edin”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Bakımevine son zamanlarda çok fazla trafik kazası geçirmiş kedi ve köpeğin geldiğini kaydeden Karakuş,&nbsp;<strong>“Sürücülerimiz bu konuda biraz daha dikkatli, biraz daha duyarlı olmalılar. Genelde trafik kazası sonrasında çarpılan kedi ve köpeği oraya bırakıyorlar. En yakın veteriner kliniğine veya ‘444 2 153’ numaralı ihbar hattına haber verdikleri takdirde ekiplerimiz anında müdahale ederek bakımevine alıyorlar. Biz gerekli bütün işlemleri yapıyoruz. Sokakta gören vatandaşlarımız da trafik kazalarına duyarsız kalmasınlar. Bakımevine getirmenin herhangi bir yaptırımı yok, aksine biz çok daha mutlu oluyoruz. Onları sokakta terk etmek yerine bakımevinde bizlere emanet etmeleri çok daha sağlıklı bir davranış”&nbsp;</strong>diye konuştu.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İSTİHDAMDA KADINLARA POZİTİF YAKLAŞIM İÇİNDEYİZ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/istihdamda-kadinlara-pozitif-yaklasim-icindeyiz-8395d7d22b3b-622b-4424-be34-af499e21dcd92020-02-16T19:12:00+03:00HABER MERKEZİ İSTİHDAMDA KADINLARA POZİTİF YAKLAŞIM İÇİNDEYİZ

İSTİHDAMDA KADINLARA POZİTİF YAKLAŞIM İÇİNDEYİZ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’i ziyaret ederek, belediyelerin imzasına açtıkları Acil Yardım Hattı Protokolü hakkında bilgi verdi. Başkan Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak kadınlara yönelik daha pozitif yaklaşım içinde olduklarını belirterek,&nbsp;<strong>“Hatta ‘Kadınların burada ne işi var?’ dedikleri alanlarda, mesela otobüs şoförlüğü gibi alanlarda kadınlara öncelik verdik. İşe alımlarda, ‘Ben belediye otobüsü şoförü olmak istiyorum’ diyen kardeşlerimizin tamamına yakınını istihdam ettik”&nbsp;</strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Seçim manifestomuzda Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı vardı”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Ziyarete, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu da katıldı. Başkan Seçer, önemli bir süreçte görevi devraldığını belirterek, Mersin halkının kendilerine olan güvenini ve inancını boşa çıkarmamak için gece-gündüz çalıştıklarını vurguladı. Türkiye’nin sosyokültürel yapısının, coğrafi konumunun, inanç yapısının kadına yönelik çalışmaları daha da zorlaştırdığına işaret eden Başkan Seçer, şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Biz Mersin’de kendi bölgemize ait, Mersin ölçeğinde kadın nedir, kadının sorunu nedir, Mersin’de kadına bağlı olarak aile nedir? Buranın sosyoekonomik yapısı nedir, kültürel yapısı nedir? Bütün bunları ele aldık ve daha belediye başkanı seçimi yapılmadan Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı kurmaya karar verdik. Seçim manifestomuzda vardı. Biz göreve geldikten sonra bu kararı almadık. Bu bir süreçti. Süratle hukuki altyapı tamamlandı, meclisten de geçti. Şu gün faaliyetlerimizi hukuki zeminde yürütüyoruz. Hukuki zemin olmadan önce de çalışıyorduk. Kadın ve Çocuk Çalışma Grubu olarak çalışıyorduk. Bugün daha iyiyiz. Bir daire başkanlığımız var. Yerleşik bir yapımız var. Hukuki bir zeminimiz var. Güzel şeyler oldu, çok daha güzel işler olacak.”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Kadınlara pozitif yaklaşım içindeyiz”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kendisinin de kadınların sorunlarıyla ilgili olduğunu ve bu alanda bir bakış açısına sahip olduğunu ifade eden Başkan Seçer,&nbsp;<strong>“Hem üst grup yöneticilerde hem de alt grup çalışanlarda kadınlarımıza yönelik daha pozitif yaklaşım içindeyiz. ‘Kadınların burada ne iş var?’ dedikleri alanlarda, mesela otobüs şoförlüğü gibi alanlarda kadınlara öncelik verdik. İşe alımlarda, ‘Ben belediye otobüsü şoförü olmak istiyorum’ diyen kardeşlerimizin tamamına yakınını istihdam ettik. ‘Çok güzel, hep kadınlarımız olsun’ denmeye başlandı”&nbsp;</strong>ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Şiddetin önlenmesinde ve istihdamda belediyeler önemli”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü de, Mersin’de çeşitli incelemelerde bulunduklarını, neleri yapıp, neleri yapamayacaklarını konuştuklarını belirterek, şiddetin önlenmesinde, kadın istihdamının artırılmasında belediyelerin önemli olduğunu vurguladı. Mersin gezisi sırasında çok sayıda belediye işçisi kadınla karşılaşıp, sohbet ettiğini belirten Güllü, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kadın istihdamı konusundaki çabalarını uzun süredir izlediğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Daha çağdaş bir düzene dönüştürme görevini üstlendiniz”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Canan Güllü,<strong>&nbsp;“Algıyı değiştirmek, toplumsal yapının belediye beklentileri ile belediye katkıları arasındaki dengeyi sağlayabilmek. Öyle bir düzen getirdiler ki, eskiden siyasal partiler olmadan bireysel belediye katkılarının topluma dönüştüğü düzeni birden bire belediyenin ulufe dağıttığı, sosyal yardımda balık tutmayı öğretmeden balık verdiği bir sürece getirerek, hep bir beklenti ve algı yaratıldı. Bugün siz o zihniyeti 1920’lerde Cumhuriyet ile başlayan daha çağdaş, daha birey odaklı bir düzene dönüştürme görevini üstlendiniz. Bir de kadını ikincilleştiren zihniyetin, o sanal din tacirlerinin ortaya koyduğu düşünceyi atarak, kadın her yerde, sadece beyinlerde bir algı değil, sahada temizliğini yapacak, otobüsünü sürecek, makine mühendisi, profesör, daire başkanı, özel kalem müdürü, milletvekili, bakan, belediye başkanı, baro başkanı, bütün o meslek örgütlerinin başkanı olacak. Bunun için varlığınızı önemsiyoruz”</strong>&nbsp;dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Ankara’da bir yol arkadaşınız var”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kadın istihdamı konusunda belediyelerden, kentin diğer dinamiklerinden katkı almak istediklerini belirten Canan Güllü,&nbsp;<strong>“Bu nedenle kentlerin değerlerini ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Ticaret Odası’nı, yerel medyayı olayın içine almak, iş ve sivil toplum örgütleriyle kaynakları kullanmak. Her bir kadın denize atılmış bir yıldız gibi, bizim çocukların yetişmesinde, ailenin oluşmasında ya da toplumsal hareketlilikte bir katkı sunacak. O nedenle birlikte çalışmak istiyoruz. 16 ülkede 186 noktada çalışma yapan bir federasyonuz. 55 bin kişiyle yol alıyoruz. Tek üst çatı örgütüyüz. Öncelik şiddet diyoruz ama karar mekanizmalarında olması, eğitimde olması, siyasette olması ve toplumun değişip dönüşmesine dair çalışmalar içindeyiz. Acil Yardım Hattı Protokolü ile mutlak iletişimimiz sağlanacak. Ankara’da bir yol arkadaşınız var”</strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Amacımız düşmeden önlem almak”&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Yaralandıktan sonra pansuman yaparız. Benim derdim o çocukların ya da büyüklerin düşmemeleri”</strong>&nbsp;diyen Canan Güllü, Acil Yardım Hattı Protokolü ile kadınların sosyal, ekonomik, hukuksal sıkıntılarıyla ilgili bilgi alabileceklerini, en doğru şekilde yönlendirilebileceklerini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Ziyaret sonunda Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, Başkan Vahap Seçer’e federasyonun ambleminin olduğu bir plaket sundu.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ETKİNLİKLERİ AMACINA ULAŞTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/etkinlikleri-amacina-ulasti-83945b975a72-2c34-4a2e-986a-e411c0e438ab2020-02-16T19:07:00+03:00HABER MERKEZİ ETKİNLİKLERİ AMACINA ULAŞTI

ETKİNLİKLERİ AMACINA ULAŞTI

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin,&nbsp;<strong>“Türkiye’nin En Temiz Kenti Olmak Elimizde”</strong>&nbsp;sloganıyla hafta başında hem kent genelinde hem de denizde başlattığı çevre temizliği etkinlikleri amacına ulaştı. Çevreyle ilgili bilinç ve duyarlılığın arttırılması amacıyla kentin değişik noktalarında düzenlenen etkinlikler, küçüğünden büyüğüne toplumun her kesiminden büyük ilgi gördü.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Kent Konseyi’nden Balıkçı Barınağı’na kadar farkındalık için yürüdüler</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Bu kapsamda, Mersin Kent Konseyi öncülüğünde Büyükşehir Belediyesi’nin temizlik ekipleri, Akdeniz İlçesi İleri İlkokulu öğrencileri ve STK’ların katılımıyla temiz bir çevre için farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen yürüyüş etkinliklerinin sonuncusu gerçekleşti. Yürüyüş öncesi katılımcılara sıcak çorba servisi, Mersin Kent Konseyi Başkanı Faik Burakgazi ve Kent Konseyi personeli tarafından yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Mersin Kent Konseyi Başkanı Faik Burakgazi’nin de katılımıyla gerçekleşen farkındalık yürüyüşü, Kent Konseyi binası önünden başlayıp, Balıkçı Barınağı’nda sona erdi. Yürüyüş ekibi, mavi ve yeşil yeleklerini giyerek, ellerinde çöp toplama maşaları ile etraftaki çöpleri topladı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Büyükşehir Belediyesi’nin bütün daire başkanlıklarının destek verdiği etkinliğe katılan öğrencilere, çevre temizliğinin yaşantımızdaki önemi anlatıldı. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı bando ekibi, tiyatrocular ve sanatçıların da renk kattığı etkinliğin önemine dikkat çeken Mersin Kent Konseyi Başkanı Faik Burakgazi,&nbsp;<strong>“Büyükşehir Belediyemiz’in bu farkındalık etkinliğini, Kent Konseyi ve bileşenleri olarak biz de destekliyor ve önemsiyoruz. Çevre duyarlılığı ve bilincinin gelişmesi adına temizlik konusunda planlı ve programlı bir çalışma yürüten yerel yönetimlere, halkımızın da gereken desteği vermesi gerekmektedir. Bu konuda bir STK olarak, biz de Mersin Kent Konseyi ve bileşenleri olarak, üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazırız”</strong>&nbsp;dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Öğrenciler, 100 adet fıstık çamı fidanı dikti</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kentte gerçekleşen etkinlikler kapsamında Büyükşehir Belediyesi’nin Toroslar İlçesi’nde yer alan heliportun civarındaki boş arazide de ortaokul öğrencileriyle fidan dikim etkinliği gerçekleştirildi. Temiz olduğu kadar yeşilin de bol olduğu bir kent oluşturmanın farkındalığının yaratıldığı etkinlikte, öğrenciler 100 adet fıstık çamı fidanının dikimini gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Balık adamlar temiz bir deniz için son kez daldılar</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Hafta boyunca deniz kirliliğine dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak amacıyla denize dalış yaparak çöpleri temizleyen Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi bünyesinde görev yapan&nbsp; balık adamlar,&nbsp;<strong>“Kenti Mis”</strong>&nbsp;etkinliklerinin kapanışını yine Marina’da denize dalarak ve çöpleri temizleyerek gerçekleştirdi. Etkinliğe, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcı Ali Rıza Özdemir, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Bülent Halisdemir, ilgili müdürler ve temizlik ekipleri katıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Denizcilik Hizmetleri ve Denetimi Şube Müdürlüğü bünyesinde deniz temizliği için kullanılan Nemrun, Gözne ve Abanoz isimli üç tekne de etkinlikteki yerini aldı. Hafta boyunca balık adamların denizden çıkardığı çöplerin sergilendiği alana, etkinlik kapsamında son çöpler bırakıldı.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[HER KOŞULDA ÖĞRENCİLERİN YANINDA]]>https://www.haberanaliz.net/haber/her-kosulda-ogrencilerin-yaninda-839338c2fc7b-324a-4c97-8030-120266d57cee2020-02-16T18:51:00+03:00HABER MERKEZİ HER KOŞULDA ÖĞRENCİLERİN YANINDA

HER KOŞULDA ÖĞRENCİLERİN YANINDA

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Öğrenci dostu Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in öncülüğünde Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi ile Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlıkları ortak bir çalışma gerçekleştiriyor. Büyükşehir’in bünyesindeki kütüphane, sosyal ve fiziki ortamı iyileştirilerek, başta öğrenciler olmak üzere kullanıcıları için yeni olanaklarla donatılıyor. Öğrenciler, eğitim konusunda tüm ihtiyaçlarını herhangi bir yere başvurmadan Büyükşehir Belediyesi’nden karşılayabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Büyükşehir Belediyesi, evde ders çalışma ortamı bulamayan veya ev dışında ders çalışırken motivasyon kazanan öğrencilere kütüphanenin kapısını sonuna kadar açıyor. Büyükşehir Belediyesi, Kongre ve Sergi Sarayı yerleşkesindeki kütüphanede&nbsp;<strong>“1 Ekmek 1 Çorba”</strong>&nbsp;projesiyle çorba ikramı ve çeşitli branşlardaki öğretmenleriyle de eğitim desteği sunmaya başladı. Akşamüzeri saat 17:30’a kadar açık olan kütüphanenin akşam 20:00’ye kadar açık hale getirilmesi planlanırken, Kongre ve Sergi Sarayı’nda başlatılan çalışmanın kentin farklı noktalarında da hayata geçirilmesi hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Kütüphane, 10 bin kitap, günlük gazeteler, ücretsiz wi-fi ile haftanın 6 günü açık</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı yerleşkesindeki kütüphane, içerisinde yaklaşık 10 bin kitap, süreli yayınlar, günlük gazeteler, 6 bilgisayar, ücretsiz wi-fi ve ücretsiz fotokopi gibi olanaklarla haftanın 6 günü 08:30-17:30 saatleri arasında hizmet veriyor. Mevsime göre iç mekan ısıtması veya soğutması sağlanan kütüphane, dış mekanıyla birlikte aynı anda toplam 150 kullanıcısına hizmet verebiliyor. Yoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu kullanıcıların yanı sıra emekli vatandaşlar da gün içerisinde vakitlerini kütüphanede değerlendiriyor. T.C. Nüfus Cüzdanı fotokopisi ile ücretsiz üyeliğini tamamlayan kullanıcılar, tek seferde en fazla 3 kitabı 15 gün süreyle ödünç alabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Öğretmenlerle eğitim desteği verilmeye ve çorba ikramı yapılmaya başlandı</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Büyükşehir Belediyesi, ilgili daire başkanlıklarının işbirliğiyle kütüphanenin donanımlarını artırarak, öğrencilere elverişli ders çalışma ortamları oluşturmak için kolları sıvadı. Evlerinde ders çalışma ortamı bulamayan veya ev dışında ders çalışırken motivasyon kazanan öğrencilere kütüphanesinin kapılarını sonuna kadar açan Büyükşehir Belediyesi, Kongre ve Sergi Sarayı yerleşkesindeki kütüphanede&nbsp;<strong>“1 Ekmek 1 Çorba”</strong>&nbsp;projesiyle hafta içi her gün öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu 12:00-13:00 saatleri arasında çorba ikramına başladı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Ayrıca, Büyükşehir Belediyesi’nin Eğitim ve Öğretimi Destekleme Kurs Merkezleri’nde görev yapan çeşitli branşlardaki öğretmenler, günün farklı zaman dilimlerinde kütüphane içerisinde öğrencilere derslerinde destek oluyor. İlerleyen günlerde ise kütüphanenin akşam saat 20:00’ye kadar hizmet vermesi, ücretsiz çay ve kahve ikramı yapılması planlanırken, bu tarz ortamların kent genelinde farklı noktalara kazandırılması hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Gençlerimize hizmet edecek çok başarılı işler yapacağız”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Bengi İspir Özdülger, diğer daire başkanlıklarıyla işbirliği içerisinde, sorumluluk alanlarında bulunan kütüphaneyi yeni olanaklarla donatıp, öğrencilere yeni ve modern ders çalışma ortamları sunmak için çalıştıklarını belirtti. Özdülger, şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Kütüphanemizde belli saatler içerisinde gerek emekliler gerekse üniversite sınavına ve KPSS gibi önemli sınavlara hazırlanan genç arkadaşlarımız bulunmakta ve talep her geçen gün daha da artmakta. Hatta öyle ki, hizmet verdiği saatlerin süresini artırmayı planlıyoruz. Öğrenciler, bu sıcak, samimi ve huzur dolu ortamdan mutluluk duydukları için masalarından kalkmamacasına çalışmayı tercih ediyorlar. Bizim de onlara destek olmak adına birtakım planlarımız olmuştu. Bu anlamda Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanımız’a bizi desteklediği için çok teşekkür ediyorum. Ortaklaşa yaptığımız çalışmayla bu odalarımızı, kütüphanelerimizi, salonlarımızı daha da ilerleteceğiz. Gençlerimize hizmet edecek çok başarılı işler yapacağız. Çünkü bizim için gençlerimiz, çocuklarımız çok kıymetli. Bu anlamda Belediyemiz de onların huzurlu ortamda başarıya ulaşması için elinden geleni yapıyor, yapmaya da devam edecek.”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Öğlenleri çorba hizmetimizi buraya getirmiş bulunmaktayız”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Serdal Gökayaz ise kentte öğrenciler için yeterli ders çalışma ortamı olmadığını görerek, bu ihtiyacı karşılamak için çalışmalara başladıklarını ifade etti. Gökayaz,&nbsp;<strong>“Bu aslında kentimizin önemli problemlerinden birisi. Çocuklarımızın ders çalışma ortamlarının yeterince olmamasıyla ilgili bir sıkıntı yaşadıklarını görüyoruz. Kütüphanemizle bu anlamda iyi bir hizmet verdiğimizi söyleyebiliriz. Bu çalışmalara ek olarak çocuklarımızın daha farklı bir yerden, herhangi bir ihtiyaç hissetmemesi adına öğlenleri de çorba hizmetimizi buraya getirmiş bulunmaktayız. Aynı zamanda çocuklarımızın şöyle bir talebi vardı; bazı soruları çözmekte zorlanıyorlardı. Bununla ilgili olarak da ne yapabiliriz diye düşündük. Kendi kurs merkezlerimizdeki öğretmenlerimizi belli saatlerde buraya getirerek, çocuklarımızın zorlandıkları soruları çözmelerine olanak sağladık. Bu öğretmenlerimiz haftanın ve günün belli saatlerinde burada bulunuyorlar ve çocuklarımızla beraber ilgili etüt çalışmalarını yapıyorlar ve sorularını cevaplandırıyorlar”&nbsp;</strong>diye konuştu.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BEKİR TOPÇU TOROSLAR İLÇE BAŞKANI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bekir-topcu-toroslar-ilce-baskani-83923141d6db-0308-436e-8402-15f1799a6c222020-02-16T18:47:00+03:00HABER MERKEZİ BEKİR TOPÇU TOROSLAR İLÇE BAŞKANI

BEKİR TOPÇU TOROSLAR İLÇE BAŞKANI

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Siyasi hayatına 2009 yılında Ak Parti Toroslar Gençlik Kolları Başkanlığı yaparak başlayan Bekir Topçu, daha sonra sırasıyla Ak Parti İl Gençlik Kolları Başkan Yardımcılığı, Ak Parti İl Teşkilat Başkan Yardımcılığı ve AK Parti Yenişehir İlçe Başkanlığı görevlerini üstlenmişti. Son olarak 2019 Mart Yerel Seçimleri’nde Cumhur İttifakı Ak Parti Yenişehir Belediye Başkan Adayı olarak gösterilen Bekir Topçu, Yenişehir’de oy oranını artırarak Mersinlilerin sevgisini kazandı. Ak Parti Genel Merkezi’nin atamalarıyla üstlendiği her görevi başarıyla yerine getiren Bekir Topçu, ‘Makam değil, millet sevdası’ ilkesiyle bundan böyle Toroslar halkının yanında olacak.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ailesi ve yakın çevresiyle birlikte Toroslar’da ikamet eden Bekir Topçu, esnaf kişiliğiyle de dikkat çekiyor. Toroslar’da da 2 şubesi bulunan ve ticaret hayatını ilk şubesini yine Toroslar’da açarak başlattığı Has Develiler Restoran, Baklava ve Pastaneler zincirinin de işletme sahibi olan Bekir Topçu; “Genel başkanımız, cumhurbaşkanımız ve liderimiz Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmamaya kararlıyız. Toroslar’da da girmedik ev, çalmadık kapı, gezmedik esnaf, sıkmadık el bırakmayacağız. Millete hizmet yolunda kutlu yürüyüşe devam” mesajını verdi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BASIN BÜLTENİ</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BAŞKENT’TE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MASAYA YATIRILDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/baskentte-iklim-degisikligi-masaya-yatirildi-8391e3412540-c71f-4a1e-990d-e6eb24bf7ea02020-02-16T18:44:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKENT’TE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MASAYA YATIRILDI

BAŞKENT’TE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MASAYA YATIRILDI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından, "İklim Değişikliği Uyum Çalışmaları" kapsamında, etkileri her gün daha fazla hissedilen iklim değişikliği ve küresel ısınma gibi konuların ayrıntılı olarak konuşulduğu “Küresel İklim Değişikliğinin Ankara Üzerindeki Etkileri Paneli" düzenlendi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Hilton Garden Inn Oteli'nde düzenlenen panele Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Kemal Çokakaoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Başdanışmanı Servet Avcı, &nbsp;21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Cahit Armağan Dilek, Hacettepe Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Demirsoy, Büyükşehir bürokratları ve akademisyenler katıldı. Panele, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve üniversite öğrencileri de yoğun ilgi gösterdi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BAŞKAN YAVAŞ:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">"İNŞAATIN MALİYETİ İLE İNSANLIĞA OLAN MALİYETİ KIYASLANMADAN HESAP EDİLİYOR"</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Küresel iklim değişikliğinin, Başkent'te yaratacağı olumsuz etkileri en aza indirmek için alınması gereken önlemlerin tek tek anlatıldığı panelde konuşan Başkan Yavaş, küresel bir boyuta ulaşan iklim değişikliğinin insanlık için çok büyük bir tehdit olduğunun anlaşılması gerektiğini söyledi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Büyükşehir olarak daha önce Güney Kore’nin başkenti Seul’da "İklim Değişikliği Forumu"na katıldıklarını hatırlatan Başkan Yavaş, "Burada aldığımız sunum sonunda işin vahametini gördük. Ben de bürokrat arkadaşlarıma bir ana evvel konuyla ilgili harekete geçilmesi gerektiğini söyledim. Biz Belediye Meclisinde, bundan sonra sitelerde yağmur sularının depolanabilsin diye yağmur hasadı için şart getirdik. Bunun gibi çevre dostu kararlar aldık ama maalesef uygulamada zorlanıyoruz. Bu tür şeyler zorunlu hale getirilince vatandaşa maliyeti düşünülüyor. O inşaatın maliyeti ile insanlığa olan maliyeti kıyaslanmadan hesap ediliyor" dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">BAŞKAN YAVAŞ'TAN "FARKINDALIK" VURGUSU</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Doğal kaynakları kullanmayı teşvik edecek çevre dostu projelerin hayata geçirilmesinde zorluklarla karşılaşıldığının altını çizen Başkan Yavaş, sorununun çözümü için vatandaşların iklim değişikliği konusunun ne denli ciddi bir tehdit olduğunun farkına varmaları gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">"Biz iklim değişikliği konusunda Ankara'yla ilgili yapılabilecekleri arkadaşlarla görüşeceğiz. Farkındalık sağlamak için tüm mecralarda otobüslerde, billboardlarda, metrolarda bunların görünmesini sağlayacağız. &nbsp;Belediye olarak elimizden geldiği kadar tedbir almaya çalışacağız. Kendi konforumuzdan vazgeçmiyoruz ama insanımızı da bilinçlendirmemiz şart. Çocuklarımızın 2035</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İtfaiyecilerin beklediği kanun teklifi Meclis’e geliyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/itfaiyecilerin-bekledigi-kanun-teklifi-meclise-geliyor-8390a3a51b2d-8058-4255-a8ba-a253aa57cf672020-02-15T13:23:00+03:00HABER MERKEZİ İtfaiyecilerin beklediği kanun teklifi Meclis’e geliyor

İtfaiyecilerin beklediği kanun teklifi Meclis’e geliyor

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Atila Sertel’in, itfaiyeciliğin bir meslek olarak kabul edilmesi için sunduğu kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’na geliyor. TBMM&nbsp;İçtüzüğü’nün&nbsp;37’nci maddesi gereğince 18 Şubat Salı günü Meclis’te görüşülecek olan kanun teklifi kabul edildiği takdirde; ‘Genel İdari Hizmetler’ sınıfı altında görev yapan itfaiyeciler, başlı başına bir hizmet sınıfı içinde yer alarak, mesleklerine özel haklarına kavuşmuş olacak.</span></p><p><span style="font-size:16px">Canları pahasına görev yapan itfaiyecilerin kanunlar önünde meslek olarak görülmediğini, görevi başında yaşamını yitirenlerin de şehit sayılmadığını ifade eden Sertel, “Zor koşullarda çalışan itfaiye görevlileri günün her saatinde canını hiçe sayarak olaylara müdahale ediyor. Sadece yangınlarda değil depremde, selde, göçüklerde, yıkımlarda kısacası her türlü afet durumunda itfaiyecilerimiz görev başında. Son olarak Van’daki çığ faciasında iki itfaiye erimiz yaşamını yitirdi. Hayatını kaybeden itfaiye erlerimizin tabutları Türk Bayrağı’na sarıldı, üzerine ‘şehit’ yazıldı. Ancak itfaiyecilik bir meslek olarak kabul görmediği gibi görevi başında yaşamını yitiren itfaiyeciler de kanunen ‘şehit’ sayılmıyor. 300 yıllık köklü bir mesleğin mensubu olan itfaiyecilerimiz bu yaklaşımı hak etmiyor. Partiler üstü gördüğüm bu kanun teklifinin AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla 18 Şubat Salı günü TBMM Genel Kurulu’nda görüşülerek kabul edileceğini düşünüyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">İtfaiyecilerle sık sık bir araya geldiğini ve sorunlarını bildiğini belirten CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, itfaiyecilerin yangının yanı sıra devlet memurluğunda derece kademe ilerlemesi sağlayamama, yıpranma tazminatında uğradıkları haksızlık, görevi başında ölenlerin şehit sayılmaması gibi çok sayıda sorunla boğuştuklarını söyledi. Sertel, görevi başında yaşamını yitiren itfaiyecilerin şehit sayılması için de gerekli girişimleri yapacağını sözlerine ekledi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP DEPREM VERGİSİNİN KALDIRILMASI İÇİN KANUN TEKLİFİ VERDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chp-deprem-vergisinin-kaldirilmasi-icin-kanun-teklifi-verdi-8389cb1708e2-81c0-4d2d-ba04-95ba7adb8e432020-02-15T13:20:00+03:00HABER MERKEZİ CHP DEPREM VERGİSİNİN KALDIRILMASI İÇİN KANUN TEKLİFİ VERDİ

CHP DEPREM VERGİSİNİN KALDIRILMASI İÇİN KANUN TEKLİFİ VERDİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, Gider Vergileri Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Antmen, teklifinin gerekçesinde Özel İletişim Vergisinin 17 Ağustos 1999 depreminin yaralarını sarmak ve gelecekte yaşanması muhtemel depremlere yönelik çalışmalar için getirildiğini belirterek “Bu depremlerin ardından, deprem sonrasında yaşanan ekonomik zorlukları aşmak ve yaşanacak bir deprem öncesi yaşam alanlarının depreme dayanıklı hale getirilmesi için çeşitli ek vergiler getirilmiştir. 2004 yılında diğer vergiler kalkmış, AKP iktidarı tarafından özel iletişim vergisi ise kalıcı hale getirilmiştir.&nbsp;&nbsp;2004-2019 arası 65 milyar lira, dolar bazında ise 34 milyar dolar toplanmıştır. Elazığ’da yaşanan depremle birlikte, toplanan deprem vergilerinin akıbeti kamuoyunda tartışılmaya başlanmıştır. Yaşanan tartışmalar sonrasında AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘Harcanması gereken yere harcadık. Bundan sonra da bu tür şeylerin hesabını vermeye zamanımız yok’ ifadelerini kullanmıştır” dedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">CHP’li Vekil toplanan deprem vergilerinin, depremlere önlem almak için kullanılmadığının ortaya çıktığını belirterek iktidarın da bu toplanan vergilerin hesabını vermediğini ileri sürdü.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Denetlenemeyen bir vergi harcamasının ve bütçe kullanımının, demokrasilerde yeri olmayan uygulama biçimleri olduğunu belirten Antmen “Türkiye’de ağır vergi yükü altında ezilen vatandaşlara; bir de depremlere önlem alınsın diye toplanan vergilerin hesabının verilmemesi; 6.8 şiddetinde yaşanan bir depremde dahi can kayıplarının olması, dönemin bakanlarının ‘Deprem vergisi ile yol yaptık’ açıklamalarında bulunması ve&nbsp;&nbsp;mevcut Maliye Bakanlığının toplanan deprem vergilerinin nereye harcandığının bilgisine sahip olmaması, 20 yıldır toplanan vergilerin, depreme önlem olarak kullanılmadığını ortaya çıkartmıştır” ifadelerini kullandı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Teklifinde, Japonya’da 9 şiddetinde ve üzerinde deprem olduğunda bile bir kişinin bile ölmediğini;&nbsp;&nbsp;Türkiye’de ise 6.8 şiddetinde depremde dahi 41 insanın hayatını kaybettiğini belirten Alpay Antmen “17 yıldır tek başına ülkeyi yöneten iktidarın halktan topladığı vergileri halk için harcamadığı açık hale gelmiştir.&nbsp;&nbsp;Çok büyük ihaleler alan işadamlarının yüz milyonlarca lira olan vergi borçları silinmekte, halkın parası saraylara, uçaklara, gemilere ve bütçeyi büyük zararlara sokan inşaatlara gitmektedir. Bu nedenle Özel İletişim Vergisi kaldırılmalıdır” dedi.</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’li Sındır, “Devlet sorumluluktan kaçamaz!”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-sindir-devlet-sorumluluktan-kacamaz-8388dca6beb0-43ad-49d7-93e6-f1784ad003282020-02-15T13:16:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’li Sındır, “Devlet sorumluluktan kaçamaz!”

CHP’li Sındır, “Devlet sorumluluktan kaçamaz!”

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">2018 yılında çıkarılan imar barışı düzenlemesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu’na getirilen geçici 16. madde kapsamında verilmiş olan yapı kayıt belgeleriyle devletin sorumluluktan özellikle de depreme karşı dayanıklılık sorumluluğundan&nbsp;kaçtığını söyledi.&nbsp;</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">TBMM genel kurulunda konuşan Sındır, “Çevre ve Şehircilik Bakanı’na soru önergesi vermiştik ve öğrendik ki Kamu idarelerine ait yapılar için düzenlenen Yapı Kayıt Belgesi sayısı yaklaşık 300 bin. Demek ki kamusal amaçlı yapıların neredeyse tamamı ya inşaat ruhsatı alınmadan yapılmış ya da sonrasında ruhsata aykırı işlemler, eklentiler yapılmış. Kamu ve özel olmak üzere toplamda yaklaşık 3.6 milyon yapıya yapı kayıt belgesi düzenlenmiş. Aslında, Yapı Kayıt Belgesiyle Devlet; 'yapı ruhsatsız, kaçak, depreme dayanıksız biliyorum ama görmezden geleceğim, yıkmayacağım ve ceza da kesmeyeceğim' diyor. Elazığ'daki gibi bir deprem meydana geldiğinde ise sorumluluğu da yapı malikine yüklüyor” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>“KAMUYA AİT YAPILARIN NEREDEYSE TAMAMINA YAPI KAYIT BELGESİ DÜZENLENMİŞ”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kamu İdarelerine ait yapılara verilen Yapı Kayıt Belgesi sayısına değinerek sözlerine başlayan Sındır, “Bakın, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum 21 Ekim 2019 tarihinde düzenlenen imar barışı kapsamında 3 milyon 599 bin 867 adet Yapı Kayıt Belgesi düzenlendiğini, yaklaşık 23,5 milyar lira da ödeme alındığını söylemişti. Kamu idarelerine ait yapılara ilişkin kaç adet Yapı Kayıt Belgesi verilmiş? Yani bu 3,6 milyon Yapı Kayıt Belgesi'nin kaçı kamu idarelerine ait yapılar için verilmiş? Bunu bir soru önergesiyle Sayın Bakana yöneltmiştim. Gelen cevap aynen şunu diyor: ‘3194 sayılı Kanun'un geçici 16'ncı maddesi kapsamında kamu idarelerinin ticari maksatla kullanılmayan yapıları için camiler dahil 298 bin 124 adet Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmiştir.’ Kamuya ait yapılar için düzenlenen Yapı Kayıt Belgesi yaklaşık 300 bin. Ülkemizde 84 bin cami, yaklaşık 200 bin Hazineye tescilli kamu binası var. Bunun içinde; kamu binaları, sağlık tesisleri, üniversite eğitim tesisleri, spor tesisleri, kültür tesisleri, okul binaları ve daha nicesi var. Demek ki kamusal amaçlı yapıların neredeyse tamamı ya inşaat ruhsatı alınmadan yapılmış ya da sonrasında ruhsata aykırı işlemler, eklentiler yapılmış” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>“ELAZIĞ VE MALATYA’DA KAÇ TANE YAPI KAYIT BELGESİ DÜZENLENMİŞ?”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Görüşülmekte olan CBS Kanunu’nun 17'nci maddesiyle yapı Kayıt Belgesi alınan yapılarda ilave inşaat alanı ihdas edilmemek şartıyla ‘güçlendirme’ yapılabilmesinin düzenlendiğini ifade eden Sındır; “maddede bu güçlendirme için adına her ne derseniz deyin, ruhsat veya izin, Yapı Denetim Kanunu uyarınca yapılacak güçlendirme projesine istinaden verilir diyor. Yapıya bir nevi resmiyet kazandırılmış olacak. Oysa ki Yapı Kayıt Belgesi, oturma raporu olarak tabir edilen Yapı Kullanma Belgesi anlamına gelmez. Yapı Kayıt Belgesi, sadece: ‘Ben o yapıyı görüyorum, biliyorum, ruhsatsız, kaçak, depreme dayanıklı değil ama ben devlet olarak o yapıyı görmezden geleceğim, yıkmayacağım ve ceza da kesmeyeceğim.’ diyen bir belgedir. Tabii, daha sonra Elazığ'daki gibi bir deprem meydana geldiğinde de ‘Sorumluluk malikine aittir’ deyip devlet sorumluluktan kaçmış oluyor” dedi. Sındır, ayrıca Elazığ ve Malatya’da yıkılan, ağır veya hafif hasar görmüş olan, boşaltılan ve yıkılması zorunlu hale gelen yapıların kaçı hakkında daha önce Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmiş olduğunu ve bunların kaçının kamu idarelerine ait yapılar olduğunu da Meclis kürsüsünden bakana sordu.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>“DÜZENLEMEDE YANIT VE ÇÖZÜM BULAMADIĞIMIZ PEK ÇOK SORUN VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kanun değişikliğiyle ilgili birçok sorunun havada kaldığını ifade ederek sözlerine devam eden Sındır, “güçlendirme yapıldı, sonra ne olacak? Vatandaş yapısına güçlendirme projesi hazırladı, yapı denetim kuruluşuyla anlaştı, yapıyı güçlendirdi, sonrası ne olacak? Yapı Denetim Kuruluşunu ve yapılan işi denetleyen devlet yani kamu ya da ilgili belediyesince işin sonunda herhangi bir oturma raporu dediğimiz Yapı Kullanma Belgesi mi verilecek? Yani yapı projeli, ruhsatlı bir yapıyla eşdeğer mi tutulacak? Hiçbir şey belli değil. Yanıt bulamadığımız bir başka soru; yapının depreme dayanıklılığı hususu imar barışı kanun düzenlemesi gereği malikin sorumluluğundadır. Yapının maliki yapısını devlet denetim ve gözetiminde ve onayıyla güçlendirdi diyelim; yapılarda depreme dayanıklılık hususu devletin sorumluluğuna geçmiş olacak mı? Bu sorulara maalesef yanıt bulamıyoruz, çözüm bulamıyoruz” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>“KAMU BİNALARI GÜÇLENDİRİLEMEYECEK Mİ?”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Diğer yandan, Yapı Denetim Kanunu'nda kamuya ait yapıların, binaların kapsam dışında olduğunu ifade eden Milletvekili Sındır sözlerini şöyle sonlandırdı: “görüşmekte olduğumuz 17. madde kapsamında yapıların Yapı Denetim Kanununa göre güçlendirilebilmesi düzenlenmiş. Oysa ki kamu idarelerine ait yapılar Yapı Denetim Kanunu kapsamı dışında. Peki, hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmiş 300 bine yakın kamu binası (yapı) güçlendirilemeyecek mi? Bu konuda da ciddi bir belirsizlik bulunuyor.”</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÜRER-“ÇAYDA BOYA KATILIYOR DİYEN BAKANLIK YOK DİYEN BAKAN”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-cayda-boya-katiliyor-diyen-bakanlik-yok-diyen-bakan-8387bc14c47e-67c2-4505-a147-4f605f79ae202020-02-15T13:12:00+03:00HABER MERKEZİ GÜRER-“ÇAYDA BOYA KATILIYOR DİYEN BAKANLIK YOK DİYEN BAKAN”

GÜRER-“ÇAYDA BOYA KATILIYOR DİYEN BAKANLIK YOK DİYEN BAKAN”

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, döner etlerinin bozulmaya yaklaştığında çamaşır suyuna batırıldığına dair çıkan haberlere ilişkin olarak, makamında bizzat deney yaptığını, çayda boya, kaşar peynirinde patates, dönerde çamaşır suyu kullanıldığı gibi iddiaların yüzde 90'ının yalan olduğunu ve bazı rakip üreticiler tarafından ısmarlama haber yaptırıldığını belirtti. Bu söylemler piyasada var olan taklit ve tağşiş ürünleri dahi aklamaya yönelik bir yaklaşım olarak görülebilir. Bakan’ın görevi makamında analiz yapmak değil sorunun varlığını ortadan kaldıracak çalışmalarda bulunmaktır. Gıda terörü Bakanın deneylemesi ile ele alınmayacak kadar önemlidir. Çayda boyanın varlığını açıklayan Bakanlık yalanlayan Bakan” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">BAKAN’IN, YAYINLADIĞI DUYURUDAN HABERİ YOK MU?</span></p><p><span style="font-size:16px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığınca 13.1.2020 tarihli yayınlanan taklit ve tağşiş ürünler listesinde siyah çayda boya/gıda boyası tespit edildiğini ve bu durumun Bakanlık tarafından açıkladığına dikkat çekti. “Bakan, açıkladığı firmalar ve ürünlerle ilgili konuşmasında bu durumu aklamış oldu. İlginç bir durum.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gürer, “Bakanlık 11 çay markasında Boya ve gıda Boyası olduğunu kamuoyuna duyurmuştu. Alkolsüz içeceklerde arıcılık ürünlerinde, baharatta, bitkisel yağ ve margarinde, çikolata ve kakao ürünlerinde, enerji ürünlerinde, et ve et ürünlerinde, kuruyemiş ve çerezlerde, süt ve süt ürünlerinde hile olduğunu denetimler sonunda yakalanan firmaları bakanlık açıklamadı mı? Sucukta At ve domuz eti tespit ettiklerini, but dana diye satılan etin domuz eti çıktığını, hatta hazır patlıcan musakkasında tek tırnaklı eti tespiti yapıldığını bakanlık açıklamadı mı? Et dönerde tek tırnaklı hayvan eti varlığını kamuoyu ile paylaşan bakanlık değil mi? Dövülmüş fıstık içinde dahi yer fıstığı saptayan Bakanlık tatlı biber salçasında da boya bulunduğunu kamuoyu ile paylaşmadı mı? Eritme peynirlerde süt yağı harici yağ belirleyen yoğurtta bitkisel yağ varlığını tespit eden yarım yağlı tulum peynirinde nişasta süt &nbsp;yağı harici süt var diyen &nbsp;tereyağında bitkisel yağı belirleyen &nbsp;tost peynirinde &nbsp;nişasta ve bitkisel yağ varlığını kamuoyuna duyuran &nbsp;keçi peynirinde sığır geni bulan, yoğurtta jelatin varlığını belirleyen &nbsp;bakanlık değil mi? Bu nedenle Bakanın sanki hileli ürünlerin varlığı yok gibi &nbsp;kamuoyuna yansıyan açıklamaları &nbsp;kaygı vericidir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">GIDA’DA CİDDİ BİR TERÖR VAR, DÜRÜST ÜRETİCİ KORUNMALI</span></p><p><span style="font-size:16px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıda Ürünleri insan sağlığını doğrudan etkilediğini belirterek, “Tohumdan sofraya, üretimden içeriğe tüm gıda ürünlerinin güvenliği, sağlıklı yaşam İçin büyük önem arz etmektedir. Dürüst üretici de bu süreçten zarar görmektedir. Bu nedenle hileli ürünleri üretenlere karşı daha sert önlemler alınmalıdır “diye konuştu. Ekonomik kriz &nbsp;ile birlikte insanların alım gücünün düştüğüne ve yoksullaşmasının arttığına vurgu yapan Gürer, gıda ürününe erişimde kalite ve içeriğin dikkate alınmasının geri plana atıldığını belirtti. İnsana sağlıklı ve güvenilir gıda erişimi iktidar aslı görevi olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gürer, “Mevcut koşullarda yapılan denetimlerde dahi farklı ürünlerde yüzlerce taklit ve tağşiş ürün varlığı belirlenmektedir. Tüm illeri kapsayacak ve tüm ürünleri içerecek denetimler için yeterli kadrolar oluşturulmalıdır. Gıda &nbsp;ürünlerinde tek yetkili Tarım ve Orman Bakanlığıdır. Bakanlığın ilgi alanları dikkate &nbsp;alındığında bu yapısı ile tüm sorunların aşılabilmesi ancak kadro sorunlarının aşılması ile mümkündür. Kayıt dışı ile ciddi mücadele sağlanmalıdır. ”diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gürer ”Tarım İl müdürlüğü tüm tarımsal ( bitkisel ve hayvansal ) üretimin denetim ve kayıt, belge bürokrasisinden de sorumludur. Ekim aşamasından hasada, satış sürecinden &nbsp;ürün içeriğine tüm ürünlerin sağlıklı kılınması Bakanlık sorumluluğundadır. Kasap, fırın, pastane, kafe denetimine, araziden ormana, hayvandan ağaca, insan gıdasından hayvan yemine, marketten pazara tamamına aynı bakanlık yetkilidir. Her ne kadar mevcut kanunun 31. maddesi 10. &nbsp;tarım bakanlığının “denetim ve kontrol “yetkilerini” kamu kurum ve kuruluşları ile paylaşabileceği ve bu yetkilerinde devredebileceği izne bağlanmış ise de bakanlık bu yetkiyi de gereği gibi kullanmamaktadır. En azında yeni bir yasal düzenlemeye kadar belediyeler bu anlamda daha çok yetkilendirilmelidir. &nbsp;Gıda kontrollerinde ve denetiminde ”belediyeler yetkilendirilerek &nbsp;ceza verebilir duruma getirilmesi halinde, belirlenen olumsuzluklara yüksek cezalar uygulanması caydırıcı olacaktır. Yaygın, sürekli ve etkili denetim &nbsp;için de yetki paylaşımı yararlı olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:16px">P iktidarı ile gıdada sorunlar artmıştır örneğin izin verilen enerji içecekleri ve nbş bazlı şurup gibi uluslarasın üreticilerinin sürece etkisinin de ayrıca sorgulanması gerekir. Bu gibi, bilim insanlarının sorunlu gördüğü ürünler ülkemizde nasıl pazar bulmuştur incelenmesi gereken konulardır. Veteriner hizmetleri, bitki sağlığı, gıda ve yem kanunu bu haliyle “gıda güvenliği” için yeterli olmamaktadır. Bir an önce gıda güvenliğini sağlayacak yeni yasal düzenlemeler yapılarak Halkın sağlığı ile oynayanlara ağır yaptırımlar getirilmelidir. Taklit ve tağşiş ürün satanlar hileli ürünü sürekli piyasaya verenler için katı kuralların olması yaşamımızı doğrudan etkiyen gıda &nbsp;teröristleri için caydırıcı &nbsp;olacaktır.” dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Urfa Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Raporuna İlişkin Araştırma ve Soru Önergeleri]]>https://www.haberanaliz.net/haber/urfa-barosu-cocuk-haklari-komisyonu-raporuna-iliskin-arastirma-ve-soru-onergeleri-8386a9074026-917e-4d4e-9696-325562c6dd952020-02-15T13:07:00+03:00HABER MERKEZİ Urfa Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Raporuna İlişkin Araştırma ve Soru Önergeleri

Urfa Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Raporuna İlişkin Araştırma ve Soru Önergeleri

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA<br />Başta tecavüz ve istismar olmak üzere kadına ve çocuklara yönelik şiddet Türkiye’nin en önemli sorunları olmaya devam etmektedir. &nbsp;Bu bağlamda son olarak, Urfa Barosu Çocuk Hakları Komisyonu, 2019 yılı içerisinde kentte 782 tecavüz ve istismar vakası nedeniyle müdafi avukat ataması yapıldığını, bunların 733’ünün 4 ile 18 yaş aralığında çocuk olduğunu kaydetmektedir.Rapor ‘datecavüz ve istismara maruz kalanların 570’inin kız çocuğu, 163’ünün ise erkek çocuğu olduğunu belirten komisyon, aynı dönemde 18 ile 25 yaş aralığında 44 kadın ve 2 erkeğin, 25 yaş üstü ise 3 kişinin tecavüze maruz kaldığını belirtilmektedir.<br />Raporunda açığa ortaya koyduğu gibi Urfa ilinde tecavüz ve istismar vakaları kontrol edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Bu nedenle ivedilikle Urfa ilindeki tecavüz ve istismar vakaları araştırılması, incelenmesi ve sorunların tespit edilmesi için Anayasa’nın 98’inci, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini ve bilgilerinizi arz ederim.<br />Ömer ÖCALAN- Şanlıurfa Milletvekili<br />GEREKÇE<br />Bedensel ruhsal ve cinsel gelişimin henüz tamamlanmadığı 0-18 yaş arasındaki dönem çocukluk dönemi olarak tanımlanır.Bu dönem içerisinde çocuğun bakmakla yükümlü kimseler ve diğer yetişkinler tarafından fiziksel, duygusal, zihinsel veya cinsel gelişimlerini engelleyen ya da beden veya ruh sağlığına zarar veren, kaza sonucu olmayan durumlarla karşı karşıya bırakılmasına çocuk istismarı denmektedir.Cinsel İstismar: Çocuğun tam olarak anlayamadığı, onay vermesinin mümkün olamayacağı, gelişimsel olarak hazır olmadığı ya da toplumun yasalarına, sosyal normlarına aykırı olacak şekilde bir cinsel etkinliğe dahil edilmesidir.&nbsp;<br />Bu bağlamda 2014 ile 2016 yılları arasındaki TÜİK verilerine bakıldığında, Türkiye’de cinsel istismara maruz kalan çocuk sayısı her geçen gün arttığı açıkça görülmektedir. 2014 yılında 74 bin 64 olan istismara maruz kalan çocuk sayısı 2016 yılında 83 bin 552’ye yükselmiştir. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünden alınan verilere göre ise 2006 yılında yüzde 42,5 olan çocuk cinsel istismar hükümlülerinin oranı 2016’da yüzde 58,8’e çıkarak ciddi bir artış gösterdi. Cinsel istismara maruz kalan çocukların yüzdesi de 2014’ten 2016’ya yüzde 33 artmıştır.<br />İHD İstanbul Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu'nun hazırladığı insan hak ihlali raporuna göre ise; “Adalet verileri, yılda ortalama 8 bin çocuğun cinsel istismara uğradığını ortaya koyuyor. ECPAT 2015 yılı Türkiye Raporu'na göre; çocuklar, Türkiye'de cinsel şiddete en fazla maruz kalan grubu oluşturuyor. Türkiye'deki cinsel suçların yüzde 46'sı çocuklara karşı isleniyor. Çocuğun cinsel istismarında Türkiye dünya listesinde 3'üncü sıradadır. TÜİK verilerine göre, son 10 yılda 482 bin 908 kız çocuğu devletin izniyle evlendirildi. Son 6 yılda 142 bin 298 çocuk anne oldu ve bu çocukların büyük kısmı dini nikâh ile evlendirildi. 2002'den bu yana 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yaptı. 15 yaşın altında cinsel istismara uğrayarak doğum yapan çocuk sayısı ise 15 bin 937 olarak kayıtlara geçti.<br />Konu ile ilgili olarak Urfa Barosu Urfa Barosu Çocuk Hakları Komisyonunun hazırladığı ve sadece 2019 yılını kapsayan ve kısmı veriler içeren raporuna bakıldığında durumun vahameti açıkça görülmektedir. &nbsp;Rapora göre, 2019 yılı içerisinde kentte 894 tecavüz ve istismar vakası nedeniyle müdafi avukat ataması yapıldığını, bunların 842’nin 4 ile 18 yaş aralığında çocuk olduğu, tecavüz ve istismara maruz kalanların 662’nin kız çocuğu, 180’nin ise erkek çocuğu olduğunu belirten komisyon, aynı dönemde 18 ile 25 yaş aralığında 47 kadın ve 2 erkeğin, 25 yaş üstü ise 3 kişinin tecavüze maruz kalmıştır.<br />Urfa Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Halil Güneş,Dünya ve Türkiye Anayasası’nda konuyla ilgili mevcut cezalara rağmen vakaların sürmesini “Dehşet verici” olduğunu ifade etti.Verilerin kısmi olması dehşetin boyutlarını düşünmemiz gereken asıl durumu açığa çıkarmaktadır.Ancak söz konusu yasalara rağmen iktidarın gücünü elinde bulunduran kişilerin söz konusu cezalardan bir şekilde muaf tutulduğu da kamuoyunca da bilinmektedir. Örneğin tecavüz ve istismar vakalarında cezasızlık politikalarına, 5 Şubat’ta Ceylanpınar’da 4 çocuğa tecavüz ederek, fuhuşsa zorlayan 5 kişinin tahliye edilmesi bu duruma açık bir örnek teşkil etmektedir.<br />Bu bağlamda genelde Türkiye’de özelde ise Urfa vahşet olarak tanımlanabilecek tecavüz ve istismar vakalarının bütün yönleriyle araştırılması ve nedenlerinin tespit edilerek önlem alınmasına yönelik bir araştırma komisyonu kurulması elzemdir</span><br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP İzmir Milletvekili Kani Beko yaşanan ilaç sıkıntısını Meclis gündemine taşıdı!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chp-izmir-milletvekili-kani-beko-yasanan-ilac-sikintisini-meclis-gundemine-tasidi-838588dc6c99-fcd0-4d0c-a3c7-5de1621181bc2020-02-15T13:04:00+03:00HABER MERKEZİ CHP İzmir Milletvekili Kani Beko yaşanan ilaç sıkıntısını Meclis gündemine taşıdı!

CHP İzmir Milletvekili Kani Beko yaşanan ilaç sıkıntısını Meclis gündemine taşıdı!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Ülkenin, AKP iktidarının başarısız politikaları sonucunda ağır bir ekonomik krizle karşı karşıya kaldığını ifade eden CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, son günlerde ilaç firmalarının zam beklentisi nedeniyle depolara ilaç vermekten kaçındığı iddiasını dile getirdi. Beko, sıkıntıların kurun erken sabitlenmesi ve sonrasında yaşanan artışlardan kaynaklı olduğunu belirtti. TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP’li Beko, “Bu nedenle hastanelerimizin pek çoğunun ilacını alamadığı yönünde bilgiler yansımaktadır. Tansiyon, epilepsi, grip ilaçları hatta ağrı kesicilerin dahi bulunmadığı yurttaşlarımız tarafından vurgulanmaktadır. Sağlık hizmeti vatandaşın en temel sosyal hakkıdır ve devlet bunu kâr ya da tasarruf etmeyi düşünmeden vermek zorundadır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">İLAÇLAR BULUNMUYOR</span></p><p><span style="font-size:16px">Fiyat güncellenmesi nedeniyle eczanelerin ilacı bulma konusunda sorunlar yaşandığını söyleyen Beko, “Bize gelen bilgilere göre, çok önemli hastalıklarda kullanılanlar da dahil yaklaşık 500 ilaç piyasada bulunmuyor. Piyasada ilaç bulma konusunda yaşanan sorun bazı hastalar açısından tehlike oluşturmaya başladığı bilgileri geliyor. Bu son derece vahim ve önemli bir sorun. Yetkililer bu sorunu bir an önce çözmelidir” uyarısında bulundu. Beko, Sağlık Bakanlığı tarafından ilaç için belirlenen döviz kuru ile reel döviz kuru arasındaki makasın çok açılmış olmasının, ilaç konusunda yüzde 60’lara varan bir ithalatın olduğuna dikkat çekti. Yerli ilacın hammaddesinin yurtdışından getirildiğinin altını çizen Beko, “20 Şubat'ta yürürlüğe girecek yeni kuru bekleyen firmalar, ürettikleri ilaç adedini azaltıyor veya hiç üretmiyor. Yurtdışından getirdikleri ilaçları piyasaya vermiyor. Bu yıl ağustos ayında yaşadığımız döviz krizinden sonra firmalar çok daha fazla tedbir aldı" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">SAĞLIK BAKANLIĞI’NI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM</span></p><p><span style="font-size:16px">Bir çok vatandaşın ağrı kesiciden tansiyon ve diyabet ilacına erişemediğini ve ciddi sorunlar yaşadığını söyleyen Beko,“ Bu konuda bir çok vatandaşımızdan bana ve diğer milletvekili arkadaşlarımıza sorunun çözülmesi için telefonlar geliyor. Konuyu genel kurulda da dile getirmeye çalıştım. Yardım istiyorlar. Hastalar da ciddi sıkıntı içinde. Bir eczacı arkadaşım, “Depoları arıyoruz, onlarda olmadığını öğrenince diğer eczacı arkadaşlarımıza soruyoruz. Üç kutu ilaç alması gerekirken, bulabilirsek bir kutuyla yollayıp, 'idare et' diyoruz. Sorun acil çözülmeli. Geri dönülmez olaylara, hasta kayıplarına yol açabilir. Türkiye'nin her yerinde sıkıntı var.” dedi. Bu çok kötü bir durum. Buradan ilaç sıkıntısını çözmek için Sağlık Bakanlığı’nı göreve çağırıyorum.”</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[RIDVAN TURAN'DAN Uyuşturucu baronu Zindaşti hakkında Araştırma Önergesi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ridvan-turandan-uyusturucu-baronu-zindasti-hakkinda-arastirma-onergesi-8384fb2fa656-d172-4c8c-aafe-ff34ebb26e832020-02-15T13:00:00+03:00HABER MERKEZİ RIDVAN TURAN'DAN Uyuşturucu baronu Zindaşti hakkında Araştırma Önergesi

RIDVAN TURAN'DAN Uyuşturucu baronu Zindaşti hakkında Araştırma Önergesi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>HDP Mersin Milletvekili Dr. Rıdvan Turan, uluslararası uyuşturucu baronu Zindaşti’nin işlediği suçları ve mafya-emniyet-yargı ve hükümet yetkilileriyle ilgili ve uluslararası bağlantılarını meclis gündemine taşıdı.</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">HDP Mersin Milletvekili Dr. Rıdvan Turan, Zindaşti’nin Türkiye’de işlediği suçlar, ulusal ve uluslararası bağlantılarının tespit edilmesi, devlet görevlileriyle ilişkilerinin ortaya çıkarılması ve bundan kaynaklı devlet içindeki mafya-emniyet-yargı-hükümet içindeki ilişkilerin ve olayların tüm ayrıntılarıyla incelenmesi amacıyla meclis araştırması açılması için talepte bulundu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Rıdvan Turan, gerekçe olarak ise şunları belirtti: “Dünyanın sayılı uyuşturucu kaçakçılarından Naci Şerifi Zindaşti, dünyada ve Türkiye’deki çok sayıdaki suçun azmettiricisi olarak bilinmektedir. Hem ulusal hem de uluslararası düzeyde hükümet yetkilileriyle de bağlantıları vardır. Uyuşturucu baronu Zindaşti, buradan almış olduğu güçle, Türkiye’de içinde hükümet yetkililerinin de olduğu karanlıkta kalan birçok suç işledi. Süreç kısaca şu şekilde gelişti:</span></p><p><span style="font-size:16px">İstanbul Kadıköy'de 07.04.2019’da İlhan Ünğan adında bir kişi silahlı saldırı sonucu öldürüldü.&nbsp; İlhan Ünğan, İran asıllı uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti'nin kızı ve şoförünün 2014’te öldürüldüğü Büyükçekmece'deki suikastın azmettiricilerinden biri olarak kırmızı bülten ile aranıyordu.&nbsp; Öldürülmeden önce 11 Nisan 2017’de avukatı aracılığıyla savcılığa verdiği şikâyet dilekçesinde Zindaşti ve ayarladığı tetikçilerin kendisini öldüreceklerini belirtip “…mevcut girişim yalnızca bahsi geçen üç şahsın değil, polisin, birtakım bürokratların da içinde yer aldığı organize bir girişimdir…” demiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">İddiaya göre; 23 Haziran 2014’te Naci Şerifi Zindaşti’nin kendisi gibi İran asıllı ve uyuşturucu baronu Çetin Koç'un bir sevkiyatını Yunan Polisi ve ABD Uyuşturucu ile Mücadele İdaresi’ne (DEA) ihbar etti. Bunun üzerine Çetin Koç, Zindaşti’ye suikast planladı ancak olayda Zindaşti'nin kızı ve yeğeni öldürüldü. Saldırı sonrası İstanbul’da mafya bağlantılı tetikçiler Dubai’de ise azmettirici olduğu iddia edilen Çetin Koç öldürüldü. Bu insanları öldürenlerden birinin de Kanada’da öldürüldüğü bilgisi Kanada resmi makamlarınca bildirildi. </span></p><p><span style="font-size:16px">Zindaşti’nin kızı ve şoförünün öldürülmesiyle ilgili kırmızı bülten ile aranan Orhan Ünğan ise 25 Mart 2016’da “tasarlayarak kişiyi öldürme suçuna azmettirmek” suçundan tutuklandı. Avukatı Kudbettin Kaya, bir duruşmada “Bu dava, basit bir cinayet yargılaması davası değil, başka hesaplar görülmektedir. Ergenekon'a katılan gizli tanık (Naci Zindaşti'yi kastederek) benim hakkımda ifade verip meslek hayatımı bitirme noktasına getirdi. Bir kısım etkili siyasi kişilerin Zindaşti'ye vatandaşlık için referans olduğunu öğrendim…Bu durumu devlete bildirdim ve vatandaşlık verilmesini engelledim. Gelecek oturumda bulunmayabilirim. Öldürülme riskim var veya ben nefsi müdafaa kapsamında birilerini öldürmek durumunda kalabilirim."&nbsp; dedikten sonra 1 Kasım 2017’de silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti. </span></p><p><span style="font-size:16px">Uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti’nin adı ise ilk olarak 2007 yılında Büyükçekmece'de ele geçen 75 kilo 300 gram eroin operasyonunda geçti ve tutuklandı. Cezaevindeyken 2009’da ABD Adalet Bakanlığı Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi (DEA) ajanlarıyla görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmeyle bağlantılı olarak Zindaşti, darbeci Gülen Cemaati’nin firari savcılarından Zekeriya Öz tarafından 2010 yılında Ergenekon soruşturmaları kapsamında “Terazi” kod ismiyle gizli tanık yapıldı, kurmaca ifadeler verdi. Bu ifadelerleBalyoz davasına bakan İstanbul 10.Ağır Ceza Mahkemesi'nin hâkimi Zafer Başkurt ile Hrant Dink cinayeti davasına bakan İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi Erkan Canak'a kumpas kuruldu. Bu kumpasın amacı ise bu mahkemelere darbeci Gülen Cemaati’nin hakimlerinin atanmasıydı ve ardından Zindaşti tahliye edildi. Bunun yanında Zindaşti’nin Avukat Kudbedin Kaya aleyhinde, uyuşturucu davalarında rüşvet vererek tahliye kararı aldırdığı da ileri sürüldü. Naci Şerifi Zindaşti’nin, darbeci Gülen Cemaati soruşturmalarında tutuklanan ABD İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz ile 2007-2013 arası zaman diliminde 30 kez bir araya geldiği, firari eski savcı Zekeriya Öz ile de 2010-2012 arasında 44 kez bir araya geldiği saptandı. Yine darbeci Gülen Cemaati’nin eski emniyet mensuparı ve yurtdışındaki yöneticileriyle görüştüğü tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Zindaşti, ABD Başkonsolosluğu çalışanı Metin Topuz'la ilişkisi ve 10 cinayetle bağlantısından dolayı 6 Nisan 2018’de yeniden tutuklandı. Yöneltilen suçlar şunlardır: "Silahlı örgüt kurmak ve yönetmek, örgüte üye olmak, örgüt faaliyetleri çerçevesinde ülke içi ve dışında adam öldürmek, resmi evrakta sahtecilik, adli görevi kötüye kullanma, gizliliği ihlal, kovuşturma işlemleri sırasında ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda almak, FETÖ üyeliği" Tutuklananlar arasında baş komiser ve emekli polislerin yer alması dikkat çekti.Soruşturma dosyasındaki en önemli bilgilerden biri de İran medya patronu Saeed Karimian ile Kuveytli iş insanı Muhammad Mer Almuntari'nin 29 Nisan 2017 Sarıyer Maslak'ta otomobillerinin içinde uzun namlulu silahlarla taranarak öldürülmeleri oldu.&nbsp; İddiaya göre İran'daki mevcut rejime muhalif olan maktuller, Zindaşti'nin organizasyonunda öldürüldü.&nbsp; </span></p><p><span style="font-size:16px">19 Ekim 2018’de (cuma günü) Zindaşti’nin avukatı 'tutukluluk incelemesi' için İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği'ne başvurdu. Başvuruyu değerlendiren 5. Sulh Ceza Hâkimi Cevdet Özcan, Zindaşti ve 3 adamı hakkında 'tahliye' kararı verdi. Bunun üzerine tutuklular gece saat 23.30 sıralarında Silivri Cezaevi'nden çıktı. Soruşturma savcısı Ercan Devrim karara itiraz etti. Dosyayı ele alan İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimi tekrar tutuklama kararı çıkardı. Ancak Zindaşti ve adamları iki mahkeme arasındaki 3 saat gibi kısa sürede cezaevinden çıkıp sırra kadem bastı. Emniyet yetkilileri Zindaşti ve 3 adamının resmi kayıtlarda yurt dışına çıktığına dair bir ize ulaşamadıklarını ancak yasadışı yollardan yurt dışına firar ettiğini değerlendiriyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) olayla ilgili soruşturma başlattı. Basında davaya bakan hâkimin iktidar partisi eski Milletvekili Burhan Kuzu’nun Zindaşti’nin tahliye edilmesi yönünde baskıda bulunduğu bilgisi yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Konuyla ilgili HSK Teftiş Kurulu müfettişlerine Zindaşti’nin tahliye kararına itiraz eden Savcı Ercan Demir, 08.10.2019’da ifade verdi. Ercan Demir, tahliye kararı veren hâkim Cevdet Özcan için tutanaklara geçen ifadesinde “… Bana ‘Üzerimde çok baskı var. Çok baskı yapıyorlar’ dedi. Nereden olduğunu sorduğumda ‘Ankara’dan Burhan Kuzu sürekli arıyor’…” demiştir. Burhan Kuzu bu durumu inkâr etmesine rağmen kendisinin Zindaşti’yle beraber AKP’nin Beşiktaş İlçe teşkilatında görevli Aliye Uzun’la beraber yemek yediği fotoğraf basına yansıdı. Devamında ise Aliye Uzun’un, Cumhurbaşkanı ve eşi başta olmak üzere tüm AKP'li üst düzey siyasiler ile fotoğraflar çektiren, Cumhurbaşkanının resmî ziyaretlerde bulunduğu ülkelerde heyette bulunan kişi olduğu anlaşıldı. Aliye Uzun’un, Zindaşti’nin Erdal Akkartal adında bir iş adamıyla ticari bir işinde aracılık yaptığı ve Zindaşti-Akkartal ikilisinin anlaşamayıp çatıştığı ortaya çıktı. Aliye Uzun ve Erdal Akkartal’ın aynı zamanda Cumhurbaşkanının Gana ziyareti sonrası bu ülkede tarım ve hayvancılık yatırımı kararı alan bir şirketin yöneticileri olduğu bilgisi kamuoyuna yansıdı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Zindaşti ulusal ve uluslararası çapta birçok suça imza atmış, Türkiye Cumhuriyeti devleti içinde emniyet-yargı ve hükümet bazında bağlantılar kurarak bir takım karanlık işlerin faili olmuştur. Zindaşti bu suçları işlerken en üst düzeydeki hükümet yetkilileriyle ve uluslararası odaklarla iş birliği yapmıştır.&nbsp; Zindaşti’nin suç ortakları da kamuoyuna yansımıştır. Buradan aldığı güç ve cesaretle Türkiye’de işlediği suçlarda hükümet yetkilileri adeta göz yummuşlardır. Emniyetin, savcılığın ve hükümet yetkililerinin de içinde yer aldığı organize bir yapı söz konusudur. Zindaşti’nin arkasında bulunan bu karanlık güçlerin ortaya çıkarılması elzemdir. Bu durum tüm ayrıntılarıyla incelenmeli yerinde araştırmalar ve tespitler yapılmalı, suç olabilecek unsurlar adli mercilere havale edilmeli, ortaya çıkan sonuçlar bir rapor haline getirilmeli ve kamuoyu aydınlatılmalıdır.”</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Oya Ersoy'un TBMM Genel Kurul Gezi Davası Konuşması]]>https://www.haberanaliz.net/haber/oya-ersoyun-tbmm-genel-kurul-gezi-davasi-konusmasi-83832d40d50a-804c-4875-a847-52af8b5865012020-02-15T12:56:00+03:00HABER MERKEZİ Oya Ersoy'un TBMM Genel Kurul Gezi Davası Konuşması

Oya Ersoy'un TBMM Genel Kurul Gezi Davası Konuşması

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Ersoy, “bugün size zaman dilimi içinde, mümkün olduğunca onuruna sahip çıkan bir halkın eşitlik, özgürlük talebiyle sokakları doldurduğu gezi direnişinden bahsetmek istiyorum” dedi</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Gezi'yi Savunduk, Savunmaya Devam Edeceğiz!Gezi Toplumsal Bir Gerçekliktir Ve Türkiye'nin Geleceğidir!</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Sözlerine şöyle devam eden Ersoy, “Yıl 31 Mayıs 2013, bir halk, özgürlük ve saygı talebiyle tam 79 ilde İçişleri Bakanlığının verileriyle2,5 milyon kişi sokaklara döküldü. Bunun bir nedeni vardı ve bunun ayak sesleri vardı. Üniversite hayallerini çaldığınız liseliler, üniversite hakkı elinden alınan, geleceği elinden alınan liseliler evet sokaklardaydı çünkü geleceklerine sahip çıkıyorlardı. Kadınlar sokaklardaydı çünkü yaşamlarına müdahaleye karşı çıkıyorlardı. Evet, "3 çocuk, 5 çocuk doğurun." "Kadın-erkek eşitliğine inanmıyorum." diyenlerin karşısında "Bizim gibi 3 çocuk, 5 çocuk ister misiniz?" diye sokakları doldurdu insanlar, kadınlar ve sadece direnişi değil, sadece talepleri değil, aynı zamanda direnişi de değiştirdi. "Küfürle değil, inatla diren." diyen kadınlar isyanın biçimini de değiştirdiler.Güney illerinde özellikle neden bu kadar insan öldü ve bunlardan 3'ü Antakyalı, hiç düşündünüz mü? Çünkü bu, aynı zamanda, AKP'nin Suriye politikalarına karşı direnen Antakya halkının isyanıydı; bu, Alevilerin isyanıydı; yoksulluğa karşı neoliberal politikalarla geleceği elinden alınan halkın tüm Türkiye'de direnişiydi Gezi ve başından itibaren itibarsızlaştırmaya, bölmeye çalışılan bütün çabalara rağmen her çevreden insan bir bütün olarak bir araya geldi, ne Kürt Türk diye bölebildiniz ne genç-yaşlı diye bölebildiniz ne kadın-erkek diye bölebildiniz; hep beraber direndi herkes ve bu direnişe Lice'de saldırı olduğunda "Diren Lice" diye ses verdi Türkiye'nin dört bir tarafından eşitlik isteyen, özgürlük isteyen halk. Ve sonuna geldik, bir iddianameye sıkıştırılmaya çalışılıyor ve bedel ödetilmeye çalışılıyor. Bunun bir nedeni var çünkü siz halkın isyan ettiği gerici politikaları, neoliberal politikaları sürdürmekte ısrar ettiğiniz için yeniden bir isyanla karşılaşmamak üzere bedel ödetmeye çalışıyorsunuz “dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>Oya Ersoy Taksim Dayanışmasının Metnini Meclis Kürsüsünden Okudu! </strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Ersoy,“Geçtiğimiz gün Taksim Dayanışması bir açıklama yaptı basını ele geçirdiğiniz için bu açıklamayı duymamış olabilirsiniz diyor ki: "Gezi davasında hepimiz, sadece Taksim Dayanışması değil yargılananların 'Yapmadım.' 'Etmedim.' 'Görmedim.' 'Duymadım.' demesini kimse beklemesin."Evet, hiçbiriniz beklemeyin, biz hepimiz oradaydık, onurumuza sahip çıktık, bu ülkede eşitlik ve özgürlük özlemimizi söyledik.</span></p><p><span style="font-size:16px">Ersoy, Taksim Dayanışmasının metnini okuyarak sözlerine devam etti<u>,&nbsp; “Biz Taksim Dayanışması olarak, 2012 yılının Şubat ayında ilk toplantımızı yaptığımız anda ki taleplerimizin de Gezi Parkı'nda ağaçların kesildiği ve çadırlarımızın yakıldığı günlerdeki tepkimizin de gencecik çocuklarımıza kıyan, polis şiddetinden hesap soran tutumumuzun da parklarda, meydanlarda, sokaklarda; özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam talep eden milyonların taleplerinin de kararlılıkla arkasında durmaya devam edeceğiz.”</u></span></p><p><span style="font-size:16px">Ersoy, “Gezi davası, Ali İsmail Korkmaz'a son tekmeyi atan polis MevlütSaldoğan'ın mağdur sıfatıyla katılımını kabul ederek, akıl sağlığının yerinde olmadığını kendisinin de kabul etmiş olan tanığın sesli ve görüntülü ifadesini avukatlardan sakınarak ve duruşma salonuna dahi getirmeden yargının bir parçası olan savunma avukatlarını zan altında bırakarak yargılananların ve savunma avukatlarının tanığa soru sorma hakkını ihlal ederek, reddiheyet talebini hiçe sayarak, AHİM kararlarını da tanımayarak, sadece hukukla değil; vicdanla, akılla ve mantıkla da ilişkisi olmadığını ispat etmiştir. Gizli hiçbir iddianamenin hiçbiri yeniden kıymetlendirilmiş, Fettuhlahçı dosyasının kirletemeyeceği kadar büyük bir toplumsal gerçekliktir ve Türkiye'nin geleceğidir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Gezi'yi Savunduk, Savunmaya Devam Edeceğiz. 18 Şubat’ta&nbsp; Silivri'deyiz.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Son olarak Ersoy, “bir suçlu arıyorsanız, evet, burada suçlu var. Bu suçlu; Berkin Elvan, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım, Hasan Ferit Gedik ve Ahmet Atakan'ın katilleridir suçlu olan ve bunlardan mutlaka ve mutlaka bu ülkede hesap sorulacak. Bu davada adı bile geçmeyen bu canlarımıza Gezi'yi sonuna kadar savunmak bizim, hepimizin borcudur. Gezi'yi savunduk, savunmaya devam edeceğiz. 18 Şubat’ta da Silivri'deyiz”dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kızılay Başkanının derhal istifa etmesi lazım!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kizilay-baskaninin-derhal-istifa-etmesi-lazim-8382205bada5-f1ca-4aa8-aadb-d824561311232020-02-15T12:52:00+03:00HABER MERKEZİ Kızılay Başkanının derhal istifa etmesi lazım!

Kızılay Başkanının derhal istifa etmesi lazım!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>Kızılay’ın tüzüğünde komisyonculuk yazmıyor!</strong></span></p><p><br /><span style="font-size:16px"><em>&nbsp;&nbsp;“Kızılay’ın 19 Şubat 2009 tarihli Resmî Gazete ‘de yayınlanan tüzüğüne baktığımız zaman, faaliyet alanlarıyla ilgili şu açıklama yapılıyor:<br />"Bir, şeffaflık; iki, hesap verebilirlik; üç, sorumluluk; dört, adalet ve eşitlik ilkelerine göre görevlerini yürütür." diyor. Baktığımız zaman, bu maddeler arasında kurumun aracı olarak ya da komisyoncu olarak görev yürüteceğine dair herhangi bir maddeye rastlamıyoruz."</em></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>Bizim oralarda bir söz var "Ha kel Hasan, ha Hasan kel" Ha vergiden kaçınma ha vergi kaçırma ne fark eder!</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><em>“Kızılay Başkanı Sayın Kınık Kızılay kurumunu başka bir kuruma yapılacak bağışa ara bulucu yaparak hem etikten yoksun bir tavır sergilemiş hem vergi kaçırmaya aracılık etmiştir hem kendisine emanet edilen bir gücü özel çıkarlar için kötüye kullanmıştır Bununla da yetinmeyip "kaçırma" ve "kaçınma" kavramlarıyla insanlarımızla alay etmiştir. Bu, bir nevi, bizim oralarda bir söz var "Ha kel Hasan ha Hasan kel." denir, ha vergi kaçırma ha vergiden kaçınma. Ne anlam ifade ediyor? Bu durum, ülkemizin yolsuzluk algısı endeksinde 180 ülke arasında son üç yılda 91'inci sıraya hızla düşüşünün neden gerçekleştiğini de gözler önüne sermektedir.”</em></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>BAŞKENTGAZ, Kızılay, Ensar, TÜRKEN Vakfı saadet zinciri çok güzel işliyor!</strong></span></p><p><br /><span style="font-size:16px"><em>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;“Peki "BAŞKENTGAZ, Kızılay, Ensar, TÜRKEN Vakfı arasında bu saadet zincirini denetleyecek bir kurum yok mu?" diye sorarsanız, öyle bir kurum da var arkadaşlar; o da Yeşilay’ın Genel Saymanı Çetin Dönmez ‘in sahibi olduğu AKSİS Uluslararası Denetim Anonim Şirketi. Yine, Kızılayın ve Yeşilay’ın yönetiminde, TÜRKEN Vakfının ve TÜRGEV'in yönetim kurulu üyesi olan Esra Albayrak saadet zincirini böylece bir şekilde işletiyorlar. Bu saadet zincirine böyle bir baktığımız zaman, vakfın daha önceki yöneticisi Halil Mutlu, Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan'ın dayısının oğlu; şimdiki başkanı yine&nbsp;hemşehri&nbsp;kontenjanından Rize İyidereli Behram Turan; bir başkası İbrahim Bacacı Ensar ve TÜRKEN Vakfının yönetim kurulu üyesi. Yine, böyle devam ediyor, aslında çok sayıda insan var açıkçası. Böyle bir saadet</em>&nbsp;zinciri&nbsp;<em>kurulmuş ve bu saadet zinciriyle hem Türkiye uluslararası alanda zor durumda bırakılıyor hem insanların yardımına koşması gereken Kızılay töhmet altında bırakılıyor.</em><em>”</em></span></p><p><br /><span style="font-size:16px"><strong><em>“<strong><em>Kızılay Başkanının derhal istifa etmesi lazım</em></strong>, eğer istifa etmiyorsa AKP'li arkadaşlarımızın, milletvekili arkadaşlarımızın en azından onu istifaya davet etmesi, o etmiyorsa kendilerinin istifa edip bu ülkeye son anlarında bir fayda sağlamalarını umuyor, teşekkür ediyorum. “</em></strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong><em>bülten</em></strong></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İyi Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, hayvancılıkla ilgili önerge verdi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/iyi-parti-antalya-milletvekili-feridun-bahsi-hayvancilikla-ilgili-onerge-verdi-838106df73ce-e33c-4240-b89e-be754419a5be2020-02-15T12:48:00+03:00HABER MERKEZİ İyi Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, hayvancılıkla ilgili önerge verdi

İyi Parti Antalya Milletvekili Feridun Bahşi, hayvancılıkla ilgili önerge verdi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p style="margin-left:70.8pt">&nbsp;</p><p><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></p><p>Türkiye'de hayvancılık sektöründe yaşanılan sorunlar, bu sorunların çözümü için yapılan çalışmalar ve alınması gereken önlemler konusunda Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince ekte sunulan gerekçe çerçevesinde Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.</p><p><strong>Feridun BAHŞİ</strong></p><p><strong>Antalya Milletvekili</strong></p><p><strong>GEREKÇE</strong></p><p>Yıllar boyu izlenen hükümet politikaları çiftçiliği ortadan kaldırıcı, tarımın şirketleşmesine hizmet edici, kırdan kente göçü tetikleyici politikalardır. Ülkemizde uzun yıllardır popülist eğilimlerin ağırlık kazanması sebebiyle, tarımda uygulanan destekleme politikaları ekonomiyi ve istikrar tedbirlerini olumsuz etkilemektedir. Serbest piyasa şartlarının tam oluşmaması, devletin tarımda belirleyici unsur olması ve bütçe dışı finansman kaynaklarına sıkça başvurulması Hazine’ye maliyet artırımından başka bir şey getirmemektedir. Bunun nedeni, ülkemizde taban fiyatlar belirlenirken, siyasi tercihler ve oy kaygısının ön plana çıkmasıdır. Dünya şartları ile uyumlu olmayan fiyatlar nedeniyle borsalar çalışamamakta, ithalat cazip hale gelmekte ve Ziraat Bankası bütçe dışı kaynak aramak zorunda kalmaktadır. Aktarılan bu kaynaklar doğal olarak devletimizin her yıl katlanan borç oranlarını artırmaktan başka bir işe yaramamaktadır.</p><p>Mevcut sığır sayısının yüzde 36’sı ve koyun sayısının yüzde 97’si düşük verimli yerli ırklardan oluşmaktadır. Hayvancılığın ıslahına gerekli önem verilmediğinden dolayı verimlilik oldukça düşüktür.</p><p>Optimum işletme büyüklüğü tespit edilerek üretim yapılmalıdır. Küçük işletmelerde maliyet dezavantajı işletmeler için büyük bir problemdir. Bu küçük işletmelerin daha verimli çalışmaları için gerekli tedbirler alınmalı ve yeterli finansmanı olmayan çiftçilerimize ucuz maliyetli ya da faizsiz kredi imkanları, yaptığı iş ve hayvan varlığı ipoteğinin dışında ipotek aranmaksızın verilmelidir.</p><p>Gelişen dünyanın gereksinimlerine cevap vermeyen emek-yoğun ve sağlıksız üretim yapan işletmeler kaliteli üretimden uzaklaşmakta ve yok olmaya mahkum olmaktadırlar.</p><p>Yem fiyatlarının pahalılığı yüzünden üretim yapamaz hale gelen hayvancılık işletmelerinde, ürün fiyatlarına paralel yem fiyatı uygulanmasının yapılmasının hiç şüphesiz maliyetlerini düşürerek daha ucuza üretim yapmalarına imkan sağlayacaktır.</p><p>Yeterli derecede bilinçli olmayan kişilerce yönetilen ve kırsal kesimde geleneksel yöntemlerle üretim yapmaya çalışan işletmelerin varlığı hayvan hastalıklarının bertaraf edilmesinde sıkıntılara yol açmaktadır.</p><p>Örgütlenmenin oldukça zayıf olduğu bu sektörde pazarlama zincirinin de uzunluğunu göz önüne aldığınızda üreticilerin yaşadığı sıkıntıların hiç de hafife alınmayacak, oldukça büyük sorunlar olduğu görülmektedir.</p><p>Üretici Birlikleri ticari faaliyetler yapmak yerine hayvancılığın önündeki sorunları giderecek çözümlere odaklanmalıdır.</p><p>Bu gerekçelerle ülkemizdekihayvancılık sektöründe yaşanılan sorunların ve bu sorunların çözümü için yapılan çalışmalar ve alınması gereken önlemler konusunda Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince meclis araştırması açılmasını talep ediyoruz.</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer” Besici darbeyi yedi”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-besici-darbeyi-yedi-8380502aa85c-69d8-4ad2-98ff-10ee88cb50632020-02-15T12:45:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer” Besici darbeyi yedi”

Gürer” Besici darbeyi yedi”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>İTHAL ARPADA ÇÖZÜM OLMADI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer besicilerin girdi fiyatlarındaki artışa dikkat çektiği konuşmasında, ithal arpanın arpa fiyatlarındaki artışlara vurgu yaptı. Gürer” Yem fiyatlarında hızlı artış besiciyi kaygılandırıyor. Sezonunda üreticinin tonunu 1.000 liraya sattığı arpa tüccarda 1.600 liraya çıktı. İktidar ithal arpa getirdi, nakliye ve KDV hariç 1.280 liraya satıyor. Besicinin tüm girdileri katlayarak artmaya devam ediyor. AKP iktidarı çözüm üreteceği yerde hayvan yemi, mısır kepeğinin KDV'sini yüzde 1'den yüzde 18'e çıkardı. Besici, girdi fiyatlarıyla darbeyi yemiş, iktidar vergi bindiriyor. Saman fiyatlarının tonu 450 TL'den 1.300 TL'ye uçtu, yoncanın tonu 1.300-1.400 TL aralığına fırladı, küspe fiyatları 4 kat zamlandı.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İTHAL HORTLAR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer sözlerinin son bölümünde de AKP uygulamalarını eleştirdi. “Besici darbeyi yedi” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürer” AKP iktidarı, çiftçinin, besicinin canına okuyor, "Ekmeyin, üretmeyin, hayvancılık yapmayın." der gibi politikalar uyguluyor. Çiftçi, besici biterse tüketici de pahalı ürüne mecbur kalır, ithalci anlayış hortlar, ülkenin sorunları artar. Bir an önce bu anlayıştan vazgeçilmeli, tarım ve hayvancılıkta sorunlara iktidar duyarsız davranmaktan vazgeçmelidir” diye sözlerini tamamladı.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İzmir’de dört tesise daha güneş enerjisi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/izmirde-dort-tesise-daha-gunes-enerjisi-837902700041-626a-4840-b120-11eb60866b6a2020-02-15T12:39:00+03:00HABER MERKEZİ İzmir’de dört tesise daha güneş enerjisi

İzmir’de dört tesise daha güneş enerjisi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">İzmir Büyükşehir Belediyesi&nbsp;güneş enerjisiyle&nbsp;çalışan tesislerine dört&nbsp;tane daha&nbsp;ekliyor.&nbsp;Büyükşehir sürdürülebilir kent hedefi doğrultusunda Bergama Mezbahası’na 74, Aliağa İtfaiyesi’ne 68, Uzundere Çok Amaçlı Spor Salonu’na 35, Çiğli Aile Danışma Merkezi'ne 25 kilovatlık güneş&nbsp;panelleri&nbsp;kuruluyor.&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Bergama Mezbahası, Aliağa İtfaiyesi ve Uzundere Çok Amaçlı Spor Salonu’ndaki güneş&nbsp;panellerinin&nbsp;montajı&nbsp;tamamlandı. Üç tesis&nbsp;kısa bir süre sonra hizmet vermeye başlayacak. Çiğli Aile Danışma Merkezi'ne kurulacak&nbsp;mini&nbsp;güneş&nbsp;santralinin ise&nbsp;yapımına başlandı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Büyükşehir Belediyesi, güneş enerjisi santralleriyle İzmir’deki toplam seragazı emisyonunu azaltırken kamu kaynaklarını etkin bir biçimde kullanmayı hedefliyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, geçen&nbsp;yıl imzaladığı İklim ve Enerji için Başkanlar Sözleşmesi’yle (Covenant of Mayors for Climate and Energy)&nbsp;İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin&nbsp;yetki alanı içindeki&nbsp;seragazı&nbsp;emisyonlarını&nbsp;2030’a kadar en az yüzde 40 oranında azaltmayı taahhüt etmişti.&nbsp;&nbsp;</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SEÇER: “SİLİFKE’DE TOPLAM 85 MİLYON LİRALIK YATIRIM ÖNGÖRÜYORUZ”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/secer-silifkede-toplam-85-milyon-liralik-yatirim-ongoruyoruz-837813a4e704-5cc7-4d7f-93e3-6f642dac11872020-02-15T12:35:00+03:00HABER MERKEZİ SEÇER: “SİLİFKE’DE TOPLAM 85 MİLYON LİRALIK YATIRIM ÖNGÖRÜYORUZ”

SEÇER: “SİLİFKE’DE TOPLAM 85 MİLYON LİRALIK YATIRIM ÖNGÖRÜYORUZ”

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">İlçe girişinde Silifke halkı tarafından meşaleler, davullar, zurnalar ve çiçekler ile karşılanan Başkan Seçer, karşılamanın ardından ilçede görev yapan Büyükşehir ve MESKİ personeli ile bir araya gelerek, çalışanlara başarılar diledi. Silifke esnafı ve halkı ile de bir araya gelen Seçer, Silifke Kaymakamı Ersin Emiroğlu ve Silifke Belediyesi Başkan Vekili Sadık Altınok’u da makamında ziyaret ederek, görevlerinde başarılar diledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Seçer, Silifke ziyaretinde yaptığı açıklamalarda,&nbsp;<strong>“Silifke’de toplamda 85 milyon liralık bir yatırım öngörüyoruz. Sadece bu yıl için 40 milyon lira. Bu yatırım programına alınmış kısmı. Özellikle altyapı yatırımlarında tabii ki hibe ya da sağlayacağınız ekstra krediler, ortaya çıkacak sorunlara yönelik yeni yatırımlar, bu rakamları artırabilir”&nbsp;</strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Silifke’de hizmet veren personelle bir araya gelen Seçer,<strong>&nbsp;“Belediyenin en alt çalışanı ile Belediye Başkanı arasında bir fark yok. Hepimiz aynı amaç için çalışıyoruz. Partizanlığı bırakın, partizanca düşünmeyin. Bizi sıkıntıya sokan, Türkiye'yi sıkıntıya sokan bu”</strong>&nbsp;dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Şubat ayı ikinci bileşim toplantısını gerçekleştirmek için gittiği Silifke İlçesi’nde bir takım ziyaretlerde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Başkan Seçer, ilçe girişinde coşkuyla karşılandı</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">İlçe girişinde Silifke halkı tarafından meşaleler, davullar, zurnalar ve çiçekler ile karşılanan Başkan Seçer, karşılamanın ardından ilçede görev yapan personelle İtfaiye Dairesi Başkanlığı Silifke Grup Amirliği’nde bir araya gelerek, başarılar diledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Ziyaretlerin ardından bir saha ziyareti de gerçekleştiren Başkan Seçer, Silifke esnafı ve halkı ile bir araya geldi. Sanatçılar Sokak’tan başlayan esnaf ziyareti, Fevzi Çakmak ve Menderes Caddesi ile devam etti. Ardından Grup Toplantısı’nda Meclis Üyeleri ile bir araya gelen Başkan Seçer, meclis üyeleri ile birlikte saha ziyaretini devam ettirdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Başkan Seçer Silifke ziyaretinde ayrıca, Silifke Kaymakamı Ersin Emiroğlu ve Silifke Belediyesi Başkan Vekili Sadık Altınok’u da makamında ziyaret ederek, görevlerinde başarılar diledi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Mersin'i merkezden yönetmeyelim, her noktada olalım”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Başkan Seçer, Meclis toplantılarının ilçelerde gerçekleştirilmesinin önemine değinerek, meclis üyeleri ve bürokratların Meclis Toplantısı dolayısıyla ilçeye gitmelerinin, o yere bir sinerji kazandırdığından söz ederek konuşmasına başladı. Başkan Seçer,&nbsp;<strong>“Silifke tarihiyle, kültürüyle, insanıyla, her şeyiyle harika birikimlere sahip bir ilçemiz. Bizim arzumuz, siyasi, bölgesel, etnik ve inanç farklılıklarını ortadan kaldırıp, bir arada Türkiye olmak. İlçe Meclis toplantılarımızı bunun için organize ettik. Merkeze sıkışmayalım. Merkezden Mersin'i yönetmeyelim. Her noktada olalım. Herkes kendisini Mersin'e ait hissetsin. Toplantılarda ilçeye gidelim, ilçeye bir hareket getirelim, bir moral getirelim, bir sevgi götürelim, insanlara kendilerini iyi hissettirelim”&nbsp;</strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Silifke'nin arıtmasını rehabilite edeceğiz”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Silifke’nin çok güzel bir belde olduğunu, yaz nüfusu ile kış nüfusu arasında dramatik bir fark bulunduğunu belirten Seçer, ilçede süren hizmetlerden ve yapılması planlananlardan bahsetti. Seçer,&nbsp;<strong>“Burası tarım ve turizm bölgesi. Önemli yatırımlar bekliyor. Konulara hakimiz, sorunları biliyoruz, çözüm yollarını da biliyoruz ve yapıyoruz da. Sadece bilmek yetmiyor, çalışmak da gerekiyor. Atayurt Hali sorunları ortadan kalktı. Silifke Hali’nde taşınma devam ediyor, kuralar çekildi. Çalışmalar artık gayet güzel, temiz fiziki koşulları olan bir halde sürecek. Bunun dışında hayvan barınağı inşaatı yer teslimi yapıldı. İhalesi bitti. Altyapı yatırımları önemli burada. Temiz içme suyu, kanalizasyon ve arıtma. Silifke'nin arıtması içler acısı. Bunu bir kere söylememde yarar var. Hiç insanları aldatmaya gerek yok. Çok büyük sorunlar yaşıyoruz. Şimdi rehabilite edeceğiz, onun çalışmalarını yapıyoruz”</strong>&nbsp;ifadelerine yer verdi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Silifke’de toplam 85 milyon liralık bir yatırım öngörüyoruz”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Taşucu'nda çok önemli sorunlar olduğuna değinen, kanalizasyon ve arıtmaya ihtiyaç duyulduğundan bahseden Seçer, yüklenici firma ile yaşanan sorunlardan söz etti. Seçer, alt yapı ile ilgili sorunların çözümlerinden bahsederek, “<strong>Hem daha az maliyetli olsun, hem de sorunu çabuk çözelim diye bir terfi istasyonu vasıtasıyla Taşucu'ndaki kanalizasyon sorununu çözeceğiz. Silifke arıtmasına bağlıyoruz. Burada dediğim gibi, arıtmanın rehabilitasyon çalışmaları başlıyor. Kapasitesi artıyor, teknolojisi değişiyor, yenileniyor ve eksikleri tamamlanıyor. Temiz içme suyu şebeke hatları da sorun. Bu 10 ay içerisinde önemli çalışmalar yapıldı. Önümüzde önemli projeler var. Silifke’de toplamda 85 milyon liralık bir yatırım öngörüyoruz. Sadece bu yıl için 40 milyon lira. Bu yatırım programına alınmış kısmı. Özellikle altyapı yatırımlarında tabii ki hibe ya da sağlayacağınız ekstra krediler, ortaya çıkacak sorunlara yönelik yeni yatırımlar, bu rakamları artırabilir”</strong>&nbsp;dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“2 önemli kaynağa ihtiyacım var; finans ve insan”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kadroların düzene girdiğinden de bahseden Seçer, şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Her zaman söylüyorum. 2 önemli kaynağa ihtiyacım var. Finans ve insan kaynağına. İnsan kaynağını düzene sokuyoruz, çalışmayanlarla yollarımızı ayırıyoruz, çalışmayan yüksek bürokratları görevden alıyoruz. Bize aldığı maaşı hak eden çalışanlar gerekli. Bunda kesin taviz vermeyeceğim, bunu herkes böyle bilsin. Her gün yaygara yapanlar var. Yalan yanlış konuşanlar var. Böyle geldi böyle gitmez. Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz. Bir kere bunu herkes böyle bilsin. Çalışana ekmek çok, çalışmayana iş yok. Bu benim param değil, bu benim babamın çiftliği değil. Ben kıt kanaat Mersin'e hizmet etmeye çalışıyorum. Ben her kuruşu düşünerek harcamak zorundayım. Çok yol aldık onu söyleyeyim. Daha önce 10 lira harcanıyorsa, şu anda 3 liraya düştü. Mali disiplini sağladık. Hiçbir sıkıntı yok. Artık esnaf da gününde parasını alıyor, alacak. O da düzene girdi. Hem personel rejimi, hem mali rejim daha da tahkim olacak.”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Görevimi adaletli yapıyorum”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Başkan Seçer, personel toplantısında yaptığı konuşmasında ise daha önceki ziyaretlerinde de çalışma sistematiğine ilişkin bazı değerlendirmelerde bulunduğunu ifade ederek çalışanlara teşekkür etti. Seçer,&nbsp;<strong>“O günden bugüne yol aldık. O gün konuştuklarımız, bugün güncelliğini yitiriyor yavaş yavaş. Daha eksiklerimiz var, daha belediye içerisinde sorunlarımız var ama mukayese ettiğiniz zaman o günlere göre çok daha iyi noktalardayız. Sizden memnunuz, Allah da sizden razı olsun. Çalışıyorsunuz, emek ediyorsunuz, siz vicdanen rahatsanız, aldığınız parayı hak ettiğinizi düşünüyorsanız, zaten benim bir şey söylememe gerek yok. Ben açıkçası vicdanen rahat bir insanım, her yerde de söylüyorum. Görevimi adaletli yaptığımı düşünüyor değil söylüyorum, adaletli yapıyorum”&nbsp;</strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Ben vicdani hukukumu işleteceğim, adalet dağıtacağım”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Çalışanların adaletli olması gerektiğini söyleyen Seçer,&nbsp;<strong>“10 aydır görevdeyim. Bir saniye dahi maaşınız hesabınıza geç yatmadı. Helalıyla belediyeye hizmet veren parasını aldı. Vermeyenler de denetleniyor. Zaten sizin başka işlerle uğraşma gibi bir göreviniz, lüksünüz yok. Vatandaş kim ise, hangi bölgede ise, hangi siyasi görüşe tercih koyuyorsa, sizin onu sorgulama hakkınız yok. Sizin göreviniz hizmet vermek. Bunun dışında hiçbir şey düşünmeyin. Tekrar söylüyorum, kurumumuza katkı yapan her çalışanım, başta belediye başkanının güvencesindedir. Elbette ki yasaların güvencesindedir. İdarenin her türlü işlem ve eylemlerine karşı yargı yolu açıktır. Anayasada amir hükümdür, o ayrı. Hukuk devleti isek, o Ankara'nın görevi. İşletecek, adalet dağıtacak. Ben vicdani hukukumu işleteceğim, adalet dağıtacağım</strong>” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Partizanlığı bırakın, partizanca düşünmeyin”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Personellerinin bir abisi, bir kardeşi olduğunu ifade eden Başkan Seçer,&nbsp;<strong>“Ben sizin abinizim, kardeşinizim, ben öcü değilim, ben de insanım. Benim de çoluk çocuğum var. Benim de ekmeğim var, benim de ailem var. Aradaki köprüleri yakmayın. Ne olmuş Belediye Başkanı olmuşsam? Belediyenin en alt çalışanı ile belediye başkanı arasında bir fark yok. Hepimiz aynı amaç için çalışıyoruz. Partizanlığı bırakın, partizanca düşünmeyin. Bizi sıkıntıya sokan, Türkiye'yi sıkıntıya sokan bu”</strong>&nbsp;diye konuştu.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ANKARA’DA YERLİ BİTKİ ÜRETİCİLERİ KAZANACAK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ankarada-yerli-bitki-ureticileri-kazanacak-83776308c1f9-19b4-4e7a-8396-6442beb93ce42020-02-15T12:32:00+03:00HABER MERKEZİ ANKARA’DA YERLİ BİTKİ ÜRETİCİLERİ KAZANACAK

ANKARA’DA YERLİ BİTKİ ÜRETİCİLERİ KAZANACAK

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden yerli bitki üreticilerine tam destek.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yerli üreticilerin desteklenmesini önceleyen Büyükşehir Belediyesi, yerli bitki ve çiçekleri de üreticiden tüketiciye aracısız ulaştırmayı amaçlıyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Büyükşehir Belediyesi, Başkent ekonomisini canlandıracak yeni projelerle dikkat çekerken, ANFA Altınpark İşletmeleri Peyzaj Müdürlüğü, yerli üreticilerden aldığı bitkileri Ankara’nın farklı noktalarında açacağı modern konseptiyle bitki satış mağazalarında satışa sunacak.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>BİTKİ VE ÇİÇEK SATIŞ MAĞAZALARININ SAYISI ARTACAK</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ANFA Altınpark İşletmeleri Peyzaj Müdürlüğü bitki satış noktalarının sayısını artırmak için çalışmalara başlarken, yazlık ve kışlık bitki ve çiçeklerin bakımından dikimine kadar gerekli diğer araç ve gereçler de satış mağazalarında yer alacak.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yerli üreticilerden alınacak 200’den fazla iç ve dış mekan bitkileri ile bahçe araç ve gereçlerinin satışa sunulacağı bitki satış mağazalarında ayrıca şahsa özel peyzaj hizmeti de verilecek. Proje kapsamında butik çiçekçilerle de anlaşmalar yapılacak.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>KALİTELİ VE EN UYGUN FİYATLI BİTKİLER</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">ANFA Peyzaj Müdür Yardımcısı Bünyamin Doruk, açılacak olan bitki satış noktalarına ilişkin şu bilgileri verdi:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Ankara’nın muhtelif yerlerinde çeşitliliği ile dikkat çekecek satış mağazaları açmayı planlıyoruz. Daha geniş ürün yelpazesi ile yerli üreticiden aldığımız bitkileri halkımıza ulaştıracağız. Vatandaşlarımıza en kaliteli ve en uygun fiyatlı hizmeti vereceğiz. Adres noktalarını belirlemeye çalıştığımız satış mağazalarımıza vatandaşlarımız otomobilleri ile rahatça ulaşabilecek. Alışverişin ardından keyifli vakit geçirmeleri için de sosyal alanlar yapacağız. Butik çiçekçilerimizi de buralara davet edip piyasadaki haksız rekabeti önleyeceğiz.”</strong></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İBB’DEN “HAYATIMIZI DEĞİŞTİREN GİRİŞİMLER”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ibbden-hayatimizi-degistiren-girisimler-83768d65486f-9edb-45c8-b464-7cb3a0207d102020-02-15T12:31:00+03:00HABER MERKEZİ İBB’DEN “HAYATIMIZI DEĞİŞTİREN GİRİŞİMLER”

İBB’DEN “HAYATIMIZI DEĞİŞTİREN GİRİŞİMLER”

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">TÜSİAD’ın, “Bu gençlikte İŞ Var!” etkinliği bu yıl İBB’nin katkısıyla düzenlendi. Üniversite öğrencilerine yenilikçi bakış açısı ve girişimcilik yetkinliği kazandırmak amacıyla; eğitimden iş dünyası ile etkileşime, ilk kuruluştan rehberliğe kadar geniş yelpazede destek sağlayan program oldukça ilgi gördü.</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’nin dört bir yanından üniversite öğrencilerinin başvurduğu program kapsamında, “Girişimcilik Kampı 2020” yapıldı. Yeditepe Üniversitesi’nde gerçekleştirilen kamp ardından 14 Şubat günü, Zemin İstanbul’da geniş katılımlı bir etkinlik düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Etkinliğin açılış konuşmasını İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Dr. Naim Erol Özgüner yaptı. Etkinliğe İBB Teknoloji Danışmanı Melih Geçek de katılanlar arasındaydı. Özgüner’in kolaylaştırıcılığında yapılan “İstanbul’da Hayatımızı Değiştiren Girişimler” panelinde Piri Kurucusu Çağlar İşçioğlu, Eyedius Kurucu Ortağı Gökhan Tuna ve Deveci Teknoloji Kurucu Ortağı Kerem Deveci panelist olarak yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Çağlar İşçioğlu, gezginlerin hayatlarını kolaylaştıran mobil uygulamalardan bahsederken Gökhan Tuna, 7 sene ABD ve Kanada’da inşaat mühendisi olarak çalıştığını, orada geçirdiği iş kazasından hareketle, güvenlik hizmeti amacıyla sistem kurmaya karar verdiğini söyledi. Zemin İstanbul’da aktif olarak çalışmalar da yapan Kerem Deveci ise şunları anlattı:</span></p><p><span style="font-size:16px">“Çocukluk hayalim, proje yapıp global etkiyi yaratmaktı. Lise yıllarımda metrobüse bindiğimde gelip geçen metrobüslerin rüzgarının enerji üretebileceğini düşündüm. Hikayeme böyle başladım. Şimdi burada sizinle deneyimimi paylaşma şansını yakaladım.”</span></p><p><span style="font-size:16px">Panelin sonunda söz alan Dr. Özgüner, gençlere şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:16px">“İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına bir şeyler söylemek isteriz. Önce Nisan da sonra Haziran’da yönetime geldik. Elimizden geldiğinde hizmet etmeye çalışıyoruz. Öncelikle Ekrem Başkan’ın selamını iletmek isterim. Başkanımız hep der, ‘Gençliğimiz var, heyecanımız var.’ Sevgi ve enerji olunca canlı ve enerjik kalınıyor. Çünkü mucizeler içimizdeki o küçük çocuktan çıkıyor, o çocuğu beslemeye devam edin.” Dr. Özgüner, Mart ayında Zemin İstanbul’da gerçekleşecek Deprem Hackathonu ve Tech İstanbul projelerinden söz etti.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Eczacıbaşı: “Esnek yapıya sahip olmalısınız”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kısa bir network arasından sonra sahneye çıkan Faruk Eczacıbaşı, “Ben kendimi yönetici kuşağından sayıyorum. Arkasından internet geldi ardından internet kuşağının üretim alışkanlığı oldu” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p><p><span style="font-size:16px">“Ülkemizde de yurt dışında da görüyoruz örnekleri. Dünyada da buna benzer çok hareketler oldu. Genel olarak bakıldığında bizim kuşağın sahip olmadığı yetkinlikler var. Benim kuşağım iş sahibi olsun ya da girişimci olsun bizde olmayan bir takım yetkinlikler sizde olmalı. Ben planlama döneminde yetiştim 5 sene sonrasını planlıyorduk 90’lı yıllara geldiğimizde dünya o kadar hızlanmaya başladı. Bunun cevabı nerde derseniz esnekliktedir. Öngörülemeyen girişimler var. Esnek yapıya sahip olmanız lazım.”</span></p><p><span style="font-size:16px">Yapay zekanın bütün gelişmelerin temeli olduğunu düşündüğünü dile getiren Eczacıbaşı, temaslara sahip olmanın çok önemli olduğunu da vurgulayarak, “İstediğiniz doğru bulduğunuz bilgiye ulaşabilmeniz gerekir, eskiden biz bilgiye giderdik ve kişisel bir maliyetti bu ama bugün öyle değil, bugün elinin altında binlercesi var” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Panel de gençlere, gördükleri sorunlara odaklanmaları, şehre bakarak dahi birçok iş fikrinin geliştirilip hayata geçirmelerinin mümkün olduğu mesajı da verildi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MMO'DA Mersin Şubede yönetim kurulu görev dağılımı yapıldı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mmoda-mersin-subede-yonetim-kurulu-gorev-dagilimi-yapildi-8375dbdc1558-bd5f-48bc-9173-cc844da273c52020-02-15T12:27:00+03:00HABER MERKEZİ MMO'DA Mersin Şubede yönetim kurulu görev dağılımı yapıldı

MMO'DA Mersin Şubede yönetim kurulu görev dağılımı yapıldı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">YAPILAN YAZILI BASIN AÇIKLAMASI AŞAĞIDA:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>BASINA VE KAMUOYUNA...</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Yazılı, görsel ve işitsel basınımızın değerli temsilcileri,</span></p><p><span style="font-size:16px">Saygıdeğer Meslektaşlarımız,</span></p><p><span style="font-size:16px">Ve kıymetli misafirlerimiz öncelikle hepiniz hoş geldiniz.</span></p><p><span style="font-size:16px">Şube olarak ilk genel kurulunu 1997 yılında gerçekleştiren ve bugün kayıtlı 2600 ün üzerinde üyesi olan TMMOB Makina Mühendisleri Odası Mersin Şubemizin 12. Olağan Genel Kurul ve Seçimleri 08 - 09 Şubat 2020 tarihinde mesleğimize ve Şubemize yakışan bir olgunluk ve duyarlılık ile demokrasi şenliği şeklinde, hoşgörü ve demokratik bir ortamda gerçekleştirilmiştir. İl genelinde Anamur'dan, Yenice'ye kadar geniş bir coğrafyada çalışan meslektaşlarımız, Cumartesi ve Pazar Günü gerçekleştirilen Genel Kurul ve Şube seçimlerimize her zaman olduğu gibi gerekli özveri ve duyarlılığını göstermiştir. Şubemizde içinde birbirinden değerli meslektaşlarımızın bulunduğu iki grubun katıldığı demokratik yarışta1177 üyemizin oy kullanımı ile, Gelişim Mühendisleri Grubu Başkan adayı İbrahim YÜCESOY 649 oy alırken, Değişim Hareketi Mühendisleri Grubu Başkan adayı Mehmet GÖK 617 oy almıştır. 23 asıl, 23 yedek 48.Dönem Oda Merkez Genel Kurul Delege seçiminde ise Değişim Mühendisleri Grubu 571 oy,Gelişim Mühendisleri Grubu ise 565 oy almıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Odamızın Merkez ve Şubelerinde çalışma ilkesi olarak benimsediği birlikte üretme, birlikte karar alma ve birlikte yönetme anlayışı ile meslektaşlarımızın genel kurulumuzda ortaya koyduğu eleştiri, öneri ve programlarla Şubemizin kurumsal çıtası daha da yükselmiştir. Yeni seçilen Yönetim Kurulumuz bu dönemde de üyelerimiz arasında hiçbir ayrım yapmadan tüm meslektaşlarımızı aynı duyarlılık ve sevgi ile kucaklayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Üyelerimizin takdiri ile yeni seçilen, çağına duyarlı, ulusal teknolojinin geliştirilmesinden ve ülke kaynaklarının ülke yararına kullanılmasından yana olan TMMOB MMO Mersin Şubesi 12. Dönem Yönetim Kurulumuz, İlçe Seçim Kurulundan mazbatalarını alarak yaptığı ilk Yönetim Kurulu toplantısında görev dağılımını aşağıdaki gibi kararlaştırmıştır;</span></p><p><span style="font-size:16px">Şube Başkanı İbrahim YÜCESOY, Şube Başkan Vekili Kader METİN, Şube Sekreteri Mehmet ÇAKMAK, Şube Saymanı İsmail OĞUZ, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet GÖK, Yönetim Kurulu Üyesi Bora DELİBAŞ, Yönetim Kurulu Üyesi Reha Can AVAR, Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Tuğba KÖRÜKÇÜ, Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Bengi ŞANLI, Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Tahsin Güven MERZECİ, Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Tolga ÇOLAK, Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Mehmet Caner CAN, Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Erkan KANDEMİR, Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Muhammed Mikdat BOĞA.</span></p><p><span style="font-size:16px">1954 yılında kurulduğunda üye sayısı 902 olan Odamızın 65. yılında bugün; 120000 üzerinde üyesiolan, 10.000'in üzerinde öğrenci üyesi, 18 Şube, 56 İl Temsilciği, 41 İlçe Temsilciliği, 10 Mesleki Denetim Bürosu, Asansör Onaylanmış Kuruluşu, Akredite Muayene Kuruluşu, Akredite Deney Laboratuvarı, Akredite Kalibrasyon Laboratuvarı, Akredite Personel Belgelendirme Kuruluşu, Meslek İçi Eğitim Merkezi, 10 Uygulamalı Eğitim Merkezi ve Araç Tespit Merkezleri ile ülke genelinde yaygın bir örgütlenme ile Ülkemizin en büyük meslek kuruluşlarından biri olan Makina Mühendisleri Oda'sının Mersin Şubesi olarak; Şubemizin Asıl ve Yedek Yönetim Kurulu üyeleri, İlçe Temsilcilikleri ve İşyeri Temsilcilikleri ile birlikte bir bütün olarak daha önce olduğu gibi bütün üyelerimizin hak ve çıkarları doğrultusunda her platformda gerekli çalışmaları yaparak ve meslek alanlarımıza giren konularda ülkemizin ve kentimizin sorunlarına çözüm üreterek, olumlu projelere destek olmaya devam ederek çalışmalarını sürdürecektir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Odamızın Mersin Şubesi, mesleki demokratik kitle örgütüdür, demokrat ve yurtsever karakterdedir, emekten ve halktan yanadır, barıştan yanadır. İnsan hakları ihlallerine karşıdır, insanlık onurunun korunmasından yanadır. Örgütsel bağımsızlığını her koşulda korur, gücünü sadece üyesinden ve bilimsel çalışmalardan alır. Karar alma süreçlerinde demokratik ve katılımcıdır. TMMOB'ne bağlı Odalar ile birlikte mühendis, mimar ve şehir plancılarının meslek alanlarını düzenler, üyesinin ve halkın çıkarlarını korur. Sanayileşme ve demokratikleşme alanlarında durum tespitleri yapar, politikalar ve çözüm önerileri üretir. Ülkenin demokratikleşmesi için çaba sarf eder. Kamuoyu oluşturmaya yönelik çalışmalar içinde tartışmasız yer alır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Yeni seçilen Yönetim Kurulu olarak, Üyelerimizle birlikte; Oda çalışmalarını halktan, emekten, demokratikleşmeden yana, yurtsever ve anti-emperyalist anlayışla yürüteceğiz. Ulusal bağımsızlığın kazanılması, ulusal programların ve sanayinin gelişmesine katkıda bulunmaya devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:16px">TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu ile kamu yararına çalışan örgütlerle ortak çalışmaları yükselterek ilişkileri geliştireceğiz, "Yaşadığımız kentin sakini değil sahibi" olma anlayışı ile Makina Mühendisleri Odası Mersin Şube etkinlik alanımızda Ülke ve kent gündemlerine müdahil olacağız. Meslek alanlarımızdan yola çıkarak kentimizin ve bölgemizin sorunlarına sahip çıkacak, planlanan yada gündemde olan projelerin yakın takipçisi olacağız. Konuya özel çalışma grupları oluşturularak, hazırlanan raporları kamuoyu ile paylaşacağız.</span></p><p><span style="font-size:16px">Üreten, sanayileşen, hakça bölüşen, barış içinde yaşayan bir Türkiye ve daha etkin bir Meslek Odası olmak için, bize yakışan seviyeli bir düşünce oluşturmaya çalışacağız. Bilimin, mühendisliğin ve halkın çıkarlarının temel alındığı, planlamaya dayanan, insanca yaşanabilir bir Türkiye için mücadeleye devam edip, TAM BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK ve LAİK bir Türkiye'de;&nbsp; kardeşlik, eşitlik, özgürlük ve insanca&nbsp; yaşam için, halkın eğitimi, sağlık, iş, sosyal güvenlik, barınma, temiz su, temiz hava, enerji ve ulaşım hakları için, demokratik kitle örgütleriyle birlikte verilen mücadelenin önümüzdeki dönemde daha da önem kazandığı bilinci içerisinde olacağız.</span></p><p><span style="font-size:16px">Yeni Yönetim Kurulu olarak bütünleştirici çizgimizde, meslek alanlarımıza giren konularda kamusal hizmetlerimiz, kamuoyu bilgilendirme, kamunun çıkarlarını koruyan çalışmalarımız, kamu hizmeti veren diğer kamu kurumları ve yerel yönetimlerle işbirliğimiz artarak devam edecektir. Temel görüşümüz, üye eğilimlerini izleyerek, mesleki çalışmalarda bulunmak, toplumu ve kentin gündemini izleyerek gerektiğinde sorunlara müdahil olmak, çözüm üretmek üyelerimizin sosyal dayanışmasını sağlamaktır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Önümüzdeki süreç içerisinde Üyelerimizin kişisel ve mesleki açıdan gelişimine destek olmak amacıyla; eğitim, seminer, sempozyum düzenlenmesi ve içeriğinin zenginleştirilmesi çalışmaları devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Üyelerimizin ve ailelerinin birbirini tanıması; üyeler arasındaki iletişimin arttırması, dostluk bağlarının güçlendirilerek bilgi, fikir ve deneyim alışverişinde bulunulması, üyelerimizin sosyal ve kültürel etkinliklere katılabilecekleri şube lokalimizin açılabilmesi için gerekli çalışmaları hep birlikte yapacağız.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu düşünce ve duygularla, Genel Kurul ve Seçim sürecimizde Şubemizde aday olan ve katkı sağlayarak demokratik tercihlerini gösteren, desteklerini ve güvenlerini bizden esirgemeyen tüm meslektaşlarımıza, Odamızın çalışmalarını ve faaliyetlerini kamuoyuna iletilmesinde her zaman Şubemize destek olan yerel basın - yayın kurumlarına ve çalışanlarına, Genel Kurulumuza katılan yerel yönetim temsilcilerine ve meslek odası temsilcilerine ve diğer tüm konuklarımıza, katılamayıp çiçek gönderen tüm kurum ve kuruluşlara yeni seçilen Şube Yönetim Kurulu olarak teşekkür ediyor, Odamız adına sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz. 14.02.2020</span></p><p><span style="font-size:16px">TMMOB Makina Mühendisleri Odası&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Mersin Şube Yönetim Kurulu Adına Başkan</span></p><p><span style="font-size:16px">İbrahim YÜCESOY</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İETT OTOBÜSLERİNE BAĞIMSIZ DENETİM]]>https://www.haberanaliz.net/haber/iett-otobuslerine-bagimsiz-denetim-83749b93a7e7-ea88-4934-9579-84272e9f3a542020-02-15T12:25:00+03:00HABER MERKEZİ İETT OTOBÜSLERİNE BAĞIMSIZ DENETİM

İETT OTOBÜSLERİNE BAĞIMSIZ DENETİM

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Günde 4 milyon yolcuya hizmet veren İETT, 3 bin 65 otobüsüne ile 11 garajda bakım ve onarım faaliyetleri yürütüyor. Makine Mühendisleri Odası ile yapılan anlaşma kapsamında, otobüsler İETT bünyesinde görev yapan denetleyici ve kontrol elemanlarının yanı sıra Oda ekipleri tarafından da denetlenecek.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi ile yapılan “Garaj Bakım ve Onarım Faaliyetleri Denetim İşi”ne ait sözleşmenin amacı, üçüncü göz olarak tabir edilen bir sistemle İETT otobüslerinin bağımsız denetimlerini sağlamak. Garajlarda yürütülen araç bakım ve onarım faaliyetlerinin, ilgili teknik kriterlere, kalite standartlarına ve idarenin belirlediği kriterlere göre yapılıp yapılmadığı objektif bir gözle denetlenmiş olacak.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>HİZMET KALİTESİ ARTACAK</strong></span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Oda temsilcileri, bakım onarım yapan yüklenicilerin performanslarını izleyecek, raporlar hazırlayacak ve iyileştirmeye açık yönleri tespit ederek gerekli önlemlerin alınmasını sağlayacak. Böylece, araç arızalarından kaynaklanan sefer kayıplarını azaltması, yolcu güvenliğini arttırması amaçlanıyor. Denetimlerin hizmet kalitesini yükselterek yolcu memnuniyetini de arttırması bekleniyor.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>DENETİMLER İKİ AŞAMADA YAPILACAK</strong></span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Denetimler; teknik ve takip denetimleri olmak üzere iki aşamada yapılacak. Teknik denetimlerde bakım ve onarım faaliyetlerinin teknik kriterlere uygun yapılıp yapılmadığı denetlenecek. Takip denetimlerinde ise; teknik denetimlerde tespit edilen uygunsuzlukların giderilip giderilmediğine bakılacak.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Torbalı’da çiftçilere 173 hayvan dağıtıldı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/torbalida-ciftcilere-173-hayvan-dagitildi-8373f2e3cdab-8f50-4131-99d6-62f6b0493c6f2020-02-15T12:23:00+03:00HABER MERKEZİ Torbalı’da çiftçilere 173 hayvan dağıtıldı

Torbalı’da çiftçilere 173 hayvan dağıtıldı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınma ve küçük ölçekli üreticiye destek olma hedefiyle küçükbaş hayvan dağıtmaya devam ediyor. “Kırsal Kesimde Gelir Getirici Faaliyetlerin ve Küçükbaş Hayvancılığın Desteklenmesi Projesi” kapsamında yetiştiricilik eğitimini başarıyla tamamlayan 13’ü kadın olmak üzere Torbalılı 45 çiftçiye 173 küçükbaş hayvan dağıtıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Torbalı kapalı pazaryerindeki törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer,</span></p><p><span style="font-size:16px">işsizliğin, yoksulluğun ve enflasyonun çaresinin üretmek, ithalatın ve dışa bağımlılığın çaresinin de çiftçiyi ve köylüyü desteklemek olduğunu söyledi. Tunç Soyer şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:16px">“Biz bir taraftan İzmir’in kırsal kalkınmanın başkenti olmasını sağlamayı; diğer taraftan da ülkemize, yaşadığımız bu toprakların bereketini yeniden hatırlatmayı hedefliyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir’in bu bereketli topraklarında üreten herkesi desteklemeye ve üretimi büyütmek için canla başla çalışmaya devam edecek.”</span></p><p><br /><span style="font-size:16px"><strong>Tunç Soyer’e teşekkür</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Torbalı Belediye Başkanı İsmail Uygur ise tarıma ve yerel üreticiye verdiği destekten dolayı İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve Tunç Soyer’e teşekkür ederek “Tarım desteklenmeliydi, bunu da Büyükşehir Belediyemiz yapıyor” dedi. Torbalı Ziraat Odası Başkanı Yılmaz Girgin de Soyer’e desteklerinden dolayı minnettar olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Küçükbaş hayvan dağıtım törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Torbalı Belediye Başkanı İsmail Uygur, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Buğra Gökçe, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Aysel Özkan ve Eser Atak, İzmir Köy-Koop Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Neptün Soyer, Torbalı Ziraat Odası Başkanı Yılmaz Girgin ve İzmir İli Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cafer Gülpınar katıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Küçükbaş hayvanlar çiftçilere kurayla teslim edildi. Törenin ardından Tunç Soyer alandaki dükkanları ziyaret etti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Proje kapsamında Bayındır, Kiraz, Seferihisar ve Tire ilçelerindeki küçükbaş hayvancılık eğitimlerini tamamlayan üreticilere önümüzdeki aylarda dağıtım yapılacak. Aliağa, Bayındır, Bergama, Beydağ, Dikili, Güzelbahçe, Karaburun, Kemalpaşa, Kınık, Kiraz, Menderes, Ödemiş, Seferihisar, Selçuk, Tire ve Urla’da 2 bin 727 üreticiye toplamda 10 bin 613 küçükbaş hayvan dağıtılmıştı.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BEYLİKDÜZÜ’NDE SEVGİ İÇİN 20 BİN GÜL FİDANI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/beylikduzunde-sevgi-icin-20-bin-gul-fidani-8372ae003e5f-ab9d-4c06-99cc-6df7875f40242020-02-15T12:18:00+03:00HABER MERKEZİ BEYLİKDÜZÜ’NDE SEVGİ İÇİN 20 BİN GÜL FİDANI

BEYLİKDÜZÜ’NDE SEVGİ İÇİN 20 BİN GÜL FİDANI

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><strong>Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık 14 Şubat Sevgililer Günü kapsamında Beylikdüzü Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinleriyle bir araya geldi. Huzurevi sakinleriyle tek tek sohbet ederek Sevgililer Günü’nü kutlayan Başkan Çalık; “Beylikdüzü’nde sevgiyi hâkim kılmak bizim birinci önceliğimiz. Yıkıcı duyguların karşısında sevgi en yüce duygudur.” ifadelerini kullandı. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ise Sevgililer Günü kapsamında ayrıca 20 bin gül fidanını ilçenin dört bir yanındaki vatandaşlarla buluşturdu</strong></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[EKONOMİDEKİ KARA DELİK SÜREKLİ BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR !]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ekonomideki-kara-delik-surekli-buyumeye-devam-ediyor-8371d1f4b0db-a9d0-4f81-b335-d0e3b3ab9e832020-02-15T12:14:00+03:00HABER MERKEZİ EKONOMİDEKİ KARA DELİK SÜREKLİ BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR !

EKONOMİDEKİ KARA DELİK SÜREKLİ BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR !

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>EKONOMİDEKİ KARA DELİK SÜREKLİ BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR !</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Ülkemizi uzun yıllardır yöneten AKP iktidarı; devleti, vatandaşları ve şirketleri borç batağına sürükledi ve uzun yıllardır bütçe açığı verdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Aralık 2019 dönemine ilişkin ve 2019'un ödemeler dengesi verileri açıklandı. Cari işlemler hesabı Aralık 2019'da 2 milyar 798 milyon dolar açık vermiştir. 2018’de cari açık 28 milyar 261 milyon dolar olmuştu.2019 yılında 123,7 milyar TL'lik bütçe açığı verdi. 2020 yılında ise açıklanan bütçe açığı hedefi 138,9 milyar TL’dir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bütçeler, ülke ekonomisini bir yıl içindeki gelir ve harcama kalemlerini göstermektedir. Bu bütçeler oluşturulurken milli gelirden kamu kurum ve kuruluşlarına ve emekçilere ne kadar pay alacağını göstermektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">AKP iktidarı; ülke ekonomisinin bir yıl içindeki gelir ve harcama kalemlerini gösteren bütçeleri oluştururken emekçileri ve toplumu değil yerli ve yabanca sermaye örgütlerinin ihtiyaçları ve beklentileri doğrultusunda hareket etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">AKP iktidarı döneminde bütçeler üzerinden gittikçe yoksullaşan emekçilere yüklenen dolaylı vergiler sürekli artmıştır. Yurttaşların geniş bir kesimi artan vergiler ve zamlar altında ezilmiştir. Patronlara teşvik adı altında kaynak aktarılmış, vergi indirimleri, faiz ödemeleri gibi avantajlar sağlanmıştır. Özellikle iktidara yakın holdinglerin vergi borçlarının silinmesi gibi uygulamalar gerçekleşmiştir. Bunların yanında AKP iktidarı döneminde büyük ölçüde sıcak para girişine izin verilmiş ve ülke ekonomisi, buradan gelen paraya bağımlı hale getirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">AKP iktidarı vatandaşların ve toplumun değil, yerli ve yabancı&nbsp; sermaye ve iş adamlarının ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda hareket etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Kamu kaynakları ve halkın ihtiyaçları doğrultusunda aktarılması gereken bütçe; seçim finansmanına, sermaye kesimlerine vergi muafiyeti ve istisnalar ile yap-işlet-devret modeliyle farklı kanallara aktarılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu şekilde hareket edilmesi nedeniyle yüksek cari açıklar oluşmuştur. Emekçilere ait kaynakların kamu kaynaklarına dışındaki alanlara aktarılması her yıl yapılan bütçe açığını arttırmıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’de enflasyon ve işsizliğin istikrarlı bir şekilde artmaya başlaması, reel ücretlerde yaşanan gerilemeler, emekçi ailelerin geçimlerini büyük ölçüde borçlanarak sürdürmeye çalışmaları, emekçiler açısından bakıldığında 2019 yılı&nbsp; oldukça zor geçmiştir ve 2020 yılı ise ekonomik krizi, açlığı&nbsp; ve yoksulluğu derinleştirerek ilerlemektedir. </span></p><p><span style="font-size:16px">Geçtiğimiz yıllardaki ve 2020 yılı içinde hazırlanan bütçeler; sermayeyi destekleyen ve emek düşmanı politikalarla doludur. Bütçelerden başta kamu harcamaları ve kamu yatırımları olmak üzere, hemen hemen tüm gider kalemlerinde ciddi oranda kesintiler yapılmış olmasına rağmen, patronlara vergi kolaylıkları ve istisnalar dışında&nbsp;şehir hastaneleri, köprü, tünel, otoyol ve üçüncü havalimanı için hazine tarafından taahhüt edilen ‘garanti ödeme’ miktarlarıyla doludur. Bu anlayış 2019 yılında açık yarattığı gibi&nbsp; 2020 bütçesinde de açık yaratacaktır.</span></p><p><span style="font-size:16px">2019 bütçesi, başta asgari ücretliler olmak üzere, işçilerin ve kamu emekçilerinin en temel ekonomik taleplerini karşılamamıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak;</strong> krizi derinleştiren, ekonomik-mali açmazları büyüten, uzun vadeli kalkınma planlamayan, kamucu politikaları terk eden, istihdamı, işsizliği öncelemeyen, sürdürülebilir kamu hizmeti olmayan bütçelerin emekçilerin olmadığını belirtiyoruz ve bu anlayışın bütçe açığını artırmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Mehmet BALIK</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Genel Başkanı</strong></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TOROSLAR’DA YOL ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarda-yol-calismalari-suruyor-83701080c2be-3019-4bcf-8592-21ccf852c0352020-02-15T12:11:00+03:00HABER MERKEZİ TOROSLAR’DA YOL ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

TOROSLAR’DA YOL ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Altyapı çalışmaları, kış şartları ve kullanımdan dolayı deforme olan, bozulan, hasar gören yollarda iyileştirme ve düzenleme çalışmalarını gerçekleştiren belediye, hizmette konfor ve kalitenin kalıcı olması amacıyla ilçenin tamamının ihtiyaçlarını belirlenen program çerçevesinde gideriyor. Bu kapsamda Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, Osmaniye Mahallesi’nde başlanan asfalt serim ve bakım çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler, ilk olarak yollarda deforme olmuş bölümleri düzelterek uygun hale getiriyor. Ardından yollar sıcak asfaltla kaplanarak iyileştiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;“Toroslarımıza hak ettiği hizmeti vermek ve yollarımızı güçlendirmek amacıyla gece gündüz demeden çalışıyoruz” ifadesini kullanan Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz, “Ekiplerimiz, belirlenen program dahilinde ilimizdeki yolları tespit ederek buralarda bakım ve onarım çalışması gerçekleştiriyor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yürüttükleri çalışmaların vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşıladığını görmenin kendilerini de mutlu ettiğini ifade eden Başkan Yılmaz, “Vatandaşlarımızı mağdur etmemek ve konforlu yollar sunmak amacıyla başlattığımız yol iyileştirme çalışmalarımız sürüyor. Sürücülerin yollarda rahat hareket etmeleri için gayret gösteriyoruz. Vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak için var gücümüzle çalışacağız” ifadelerini kullandı.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Büyükşehir’den 30 ilçede toplumsal cinsiyet eşitliği semineri]]>https://www.haberanaliz.net/haber/buyuksehirden-30-ilcede-toplumsal-cinsiyet-esitligi-semineri-836988f9b521-be31-443d-b645-9a86f03534d32020-02-15T12:06:00+03:00HABER MERKEZİ Büyükşehir’den 30 ilçede toplumsal cinsiyet eşitliği semineri

Büyükşehir’den 30 ilçede toplumsal cinsiyet eşitliği semineri

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Kadına şiddetin önlenmesi konusunda etkin rol üstlenmeleri hedefiyle okul servisi, taksi ve toplu ulaşım aracı sürücülerine "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" eğitimleri veren İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir’in ilçelerinde de seminerler düzenliyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">İlçelerdeki ilk seminer, İzmir Büyükşehir Belediyesi Toplum Sağlığı Dairesi Başkanlığı tarafından Foça’daki Reha Midilli Kültür Merkezi’nde düzenlendi. “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” seminerine belediye meclisi üyeleri, muhtaralar ve ilçe halkı katıldı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>30 ilçede bilgilendirme çalışması</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Toplantıya ev sahipliği yapan Foça Belediyesi Başkanı Fatih Gürbüz, ilçelerinde kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık gözetildiğini, bu konuda İzmir Büyükşehir Belediyesi ile tam bir iş birliği içerisinde olduklarını vurguladı. Seminere katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyon Başkanı Avukat Nilay Kökkılınç, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda toplumsal cinsiyet eşitliğiyle ilgili farkındalık yaratılması için İzmir’in 30 ilçesinde eşgüdüm içinde çalışıldığını ve seminerlerin devam edeceğini belirtti.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BAŞKAN SEÇER, KADIN DOSTU KENT TAAHHÜTNAMESİNİ İMZALADI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/baskan-secer-kadin-dostu-kent-taahhutnamesini-imzaladi-83684fa13b9e-adb5-4ea4-ac20-0109e306ec932020-02-15T12:02:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKAN SEÇER, KADIN DOSTU KENT TAAHHÜTNAMESİNİ İMZALADI

BAŞKAN SEÇER, KADIN DOSTU KENT TAAHHÜTNAMESİNİ İMZALADI

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Kadın Adayları Destekleme ve Eğitim Derneği (KA.DER) tarafından imzaya açılan Kadın Dostu Kentler Taahhütnamesi’ni imzaladı. Başkan Seçer, bu taahhütnameyle belediyenin tüm çalışmalarında ve organizasyon yapısında kadın-erkek eşitliğini gözeteceği taahhüdünü kayıt altına almış oldu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersin Kent Konseyi’nin de katkısıyla 3 kadın örgütü tarafından düzenlenen&nbsp;<strong>“Yasalar Uygulansın Kadınlar Yaşasın”</strong>&nbsp;paneli için Mersin’de bulunan KA.DER Genel Başkanı Nuray Karaoğlu, Danışma Kurulu üyesi İlksen Sorguç Dinçer ile birlikte Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’i ziyaret etti. Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu’nun da hazır bulunduğu buluşmada KA.DER Genel Başkanı Karaoğlu, Kadın Dostu Kentler Taahhütnamesi hakkında Başkan Seçer’e bilgi verdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Başkan Vahap Seçer de, taahhütnameyi incelediğini, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin temel ilke ve amaçlarıyla örtüştüğünü kaydetti. Başkan Seçer ve KA.DER Genel Başkanı Karaoğlu daha sonra Kadın Dostu Kentler Taahhütnamesi’ni imzaladı.</span></p><p><span style="font-size:16px">KA.DER Genel Başkanı Nuray Karaoğlu,&nbsp; Kadın Dostu Kentler Taahhütnamesi ile ilgili açıklamasında,&nbsp;<strong>“Belediye başkanlarından Kadın Dostu Kentler Taahhütnamesi’ni imzalamalarını talep ediyoruz. Bu taahhütnamede 12 madde var. 12 madde içinde belediyede kadın-erkek eşitliği komisyonu kurulması, kadın sığınağının açılması, kız çocuklarıyla ilgili çalışmaların yapılması, eşitlikçi bütçelerin yapılması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin ön plana çıkarılması var”</strong>&nbsp;dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuda farkındalık yaratarak daire başkanlığı, müdürlük gibi birçok pozisyonda kadınlara rol verdiğini ifade eden Nuray Karaoğlu,&nbsp;<strong>“Bu farkındalığın tüm kademelerde yerleşmiş olmasını, kadın bakış açısının yerleştirilerek bu birimlerde ihtiyacı olan kadınlara, kız çocuklarına hizmet götürülmesini sağlamanın bir temeli olarak görüyoruz.&nbsp; Bu anlamda Birleşmiş Milletler’in 17 sürdürülebilir kalkınma hedefi paralelinde beşinci maddesi toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaygınlaştırılmasıdır. Ve 2030 hedefleri Türkiye hükümetinin de desteklediği hedeflerinden birisidir. Bu hedefi hep birlikte gerçekleştirebilmek ve karşılıklı sorumluluklarımızı yerine getirip birbirimizi desteklemek adına bugün buradaydım. Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Ayrıca Belediye Başkanımızı eşitlikçi bakışından dolayı kutluyorum”</strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Taahhütnamede neler var?</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in imzaladığı Kadın Dostu Kent Taahhütnamesi’nde 12 madde yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Belediye meclisinde Kadın Erkek Eşitlik Komisyonu, Belediye’de Kadın Erkek Eşitlik Birimi kurulması ilk maddeyi oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu maddeleri belediyenin kadınlara yönelik hakları gözetmesi ve koruması, kadınların ve kız çocuklarının konumlarının güçlendirilmesi için sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapılması, belediyenin stratejik planlarının kadınların ihtiyaçlarına uygun ve katılımcı şekilde yapılması, belediyenin faaliyetlerinin ve harcamalarının&nbsp;<strong>“Cinsiyete Duyarlı Veri”</strong>&nbsp;temelli ölçülmesi ve yayınlanması maddeleri izliyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Belediyelerin Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlamasının öngörüldüğü taahhütnamede, belediye bütçesinin toplumsal cinsiyete duyarlılık ilkesiyle hazırlanması, kadın erkek eşitliği konusunda bilinçlendirici çalışmalar yürütülmesi ilkeleri yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Taahhütnamede ayrıca belediye bünyesinde ve çalışmalarında cinsiyetçi eğilim, ayrımcılık ve baskı ile mücadele edilmesi, belediye bünyesinde Danışma ve Dayanışma Evi kurulması, ihtiyaca cevap verecek şekilde sığınma evi açılması, yatırımlarda ve faaliyetlerde kadınların yerel düzeydeki ihtiyaçlarının dikkate alınması ilkelerine yer veriliyor.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Serap Yağız Dinleyenleri Büyüledi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/serap-yagiz-dinleyenleri-buyuledi-8367e0060dbc-3c16-417c-bcf2-d5e3e5aaad0f2020-02-15T11:59:00+03:00HABER MERKEZİ Serap Yağız Dinleyenleri Büyüledi

Serap Yağız Dinleyenleri Büyüledi

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Serap Yağız’ın naif sesiyle kulakların pasını sildiği konser, Kartal Belediyesi Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Çeşitli yörelerden ezgilerin yankılandığı konserde sanatçı; türküler, deyişler ve kendi bestelerinin yanı sıra; Aşık Veysel, Zülfü Livaneli, Erkan Oğur, Edip Akbayram gibi birçok üstadın eserlerine de yer verdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Serap Yağız, türküleri seslendirirken ana enstrümanların yanında, elektrogitar ve davulun kullanılması ise katılımcıların büyük ilgisini çekti. Kendisini dinlemeye gelenlere teşekkürlerini sunan sanatçı “Ben ülkemi gerçekten çok seviyorum, her biriniz benim için çok değerlisiniz. Beni dinlemeye gelenlere, bu güzel buluşmaya vesile olan Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel'e çok teşekkür ediyorum.” dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÇOCUKLARA TEMİZ DENİZİN ÖNEMİ ANLATILDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cocuklara-temiz-denizin-onemi-anlatildi-836674b510f0-1462-4c29-819e-628e07b16efc2020-02-15T11:56:00+03:00HABER MERKEZİ ÇOCUKLARA TEMİZ DENİZİN ÖNEMİ ANLATILDI

ÇOCUKLARA TEMİZ DENİZİN ÖNEMİ ANLATILDI

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>“Kenti Mis”</strong>&nbsp;gibi yapmak için hafta boyu bir dizi etkinliklerle her yaştan yurttaşta çevre temizliği konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan Mersin Büyükşehir Belediyesi, aynı zamanda çocukların ufkunun açılmasını da sağlıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin&nbsp;<strong>“Temizlik Haftası Etkinlikleri”</strong>&nbsp;kapsamında Toroslar İlçesi Musalı Veli Haşim Çiftçi Ortaokulu’ndan 20 öğrenci ile Erdemli İlçesi ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nde deniz kirliliğin zararları ve deniz canlılarının anlatıldığı bir etkinlik düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Ahmet Erkan Kıdeyş: “Balıkları yalnızca yemek değil, izlemek de çok güzel”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Deniz Biyolojisi ve Balıkçılık Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ahmet Erkan Kıdeyş, çocuklara&nbsp;<strong>“Denizimi Tanıyorum ve Koruyorum”</strong>&nbsp;başlığını taşıyan bir sunum yaptı. Erdemli’de bulunan Enstitü’nün yerleşkesindeki limanı balık avına yasak hale getirdiklerini belirten Kıdeyş, 1974-1975 yıllarında kurulan Enstitü bünyesinde gerçekleştirdikleri çalışmalardan bahsetti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’nin en eski araştırma gemilerinden Bilim-2 gemisiyle birçok araştırma yaptıklarını ifade eden Kıdeyş, kimi zaman limanda balıkları seyrettiklerini belirterek,&nbsp;<strong>“Balıkları yalnızca yemek değil, izlemek de çok güzel”</strong>&nbsp;dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Bizim mutlaka denizleri korumamız lazım”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Deniz altındaki yaşam döngüsünden de söz eden Kıdeyş, özellikle Fitoplanktonların oksijen dengesi açısından önemine değindi. Deniz altındaki Plankton, Fitoplankton, Zooplankton, Planktivor ve Karnivor gruplarına ayrılan canlıların yaşam döngüsünden bahseden Kıdeyş,&nbsp;<strong>“Karadaki tüm bitkileri düşünün. Onların çıkarttığı oksijen miktarı Fitoplankton’un çıkarttığı oksijen miktarına eşit. Denizdeki Fitoplanktonlar, karadaki tüm ormanlar kadar oksijen üretimi yaparlar. Fitoplanktonların yok olması demek, insanların yok olması demek. Bizim mutlaka denizleri korumamız lazım”</strong>&nbsp;diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Fitoplanktonlar ilk halkayı oluşturuyor</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Bilimsel Proje Uzmanı Gülşah Can ise öğrencilere&nbsp;<strong>“Ekosistem deyince aklınıza ne geliyor?”</strong>&nbsp;sorusuyla başladığı sunumda, öğrencilerden&nbsp;<strong>“ekonomik bir sistem”</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>“birbirini etkileyen canlılar”</strong>&nbsp;gibi yanıtlar aldı. Ekosistemin, canlı ve cansız varlıkların bir araya gelerek oluşturduğu sistemin en kapsamlı adı olduğunu vurgulayan Can, denizlerdeki yaşam döngüsünde de Fitoplanktonların oksijen üreterek ilk halkayı oluşturduklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Etkinlikte, anlatılanların kalıcı olması için öğrencilerle birlikte bir oyun oynandı. 3 gruba ayrılan öğrenciler, gruplarına&nbsp;<strong>“Deniz Koruyucuları”</strong>,&nbsp;<strong>“Caretta Carettalar”</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>“Akdeniz Fokları”</strong>&nbsp;isimlerini koydu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Mersin Üniversitesi öğrencileri Büyükşehir personeli ile çevre temizliği yaptı</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Öte yandan, Büyükşehir Belediyesi’nin&nbsp;<strong>“Temizlik Haftası Etkinlikleri”</strong>&nbsp;kapsamında hayata geçirilen Kenti Mis Projesi’ne Mersin Üniversitesi’nden öğrenciler de destek verdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Mersin Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı öğrenci topluluğu Büyükşehir Belediyesi’nin projesine destek vererek, personel ile çöp topladı</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SEÇER: “HER ŞEYİN DÖRT DÖRTLÜK YÜRÜMESİNİ İSTİYORUZ”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/secer-her-seyin-dort-dortluk-yurumesini-istiyoruz-836530549583-15c1-49ce-a856-4e9b4d6f43a42020-02-15T11:52:00+03:00HABER MERKEZİ SEÇER: “HER ŞEYİN DÖRT DÖRTLÜK YÜRÜMESİNİ İSTİYORUZ”

SEÇER: “HER ŞEYİN DÖRT DÖRTLÜK YÜRÜMESİNİ İSTİYORUZ”

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Büyükşehir Belediyesi’nin üniversiteye hazırlanan gençlere ücretsiz kurs verdiği Eğitim Öğretimi Destekleme Kurs Merkezleri’nin Tarsus’taki şubesini ziyaret etti. 959 gencin ücretsiz olarak üniversiteye hazırlık kursu aldığı merkezdeki tüm derslikleri gezen Başkan Seçer, hem öğretmenlerle, hem öğrencilerle sohbet etti, kurs merkeziyle ilgili talepleri dinledi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Seçer: “Mutluluk yoksa başarının da anlamı yok”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Üniversiteye hazırlanan ve maddi durumu iyi olmayan gençlere fırsat eşitliği sunmak için eğitim ve öğretimi destekleme kurslarını açtıklarını ifade eden Başkan Seçer, bu merkezlerde her biri alanında kendini kanıtlamış, liyakatli, çağdaş öğretmenlerin görev yaptığına işaret etti. Başkan Seçer öğrencilere, “<strong>Bu kurslara isteyerek geliyorsunuz, güvenle geliyorsunuz, huzurla geliyorsunuz. Yüzünüzün güldüğünü görüyorum. Mutluluk yoksa başarının da, derece yapmanın da bir anlamı yok. İnsan emeğinin karşılığını alırsa mutlu olur. Umarım sizler de emeğinizin karşılığını alacaksınız</strong>” diye seslendi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Eğitim Öğretimi Destekleme Kurs Merkezlerinden bu yıl beklentisinin yüksek olduğunu ifade eden Başkan Seçer, “<strong>Enerji pozitif bakabilmektir. Ailede sıkıntılar olabilir, ekonomik sıkıntılar olabilir. Bunlar hallolur. Ben Tarsus’un Eskiömerli Mahallesi’nde doğdum. Eskiömerli o zamanlar kıyıda köşede kalmış bir mahalleydi. O mahallenin ilkokulundan mezun oldum. Bugün de o okula Büyükşehir Belediye Başkanı olarak girdim. Belediyemiz size bir imkan sunmaya çalışıyor. Bunlar sizin anayasal hakkınız. Sosyal devletin yapması gerekenleri yapmaya çalışıyoruz. Eksiğimiz varsa söyleyin yetkililerimize. Bunları istemek sizin hakkınız, yapmak da bizim görevimiz. Burada her şeyin dört dörtlük yürümesini istiyoruz. Bir eksiklik olduğunda, bir sıkıntı olduğunda şikayetlerinizi bana whatsapp’tan yazın</strong>” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Başkan Seçer, öğrencilerin sorun ve şikâyetlerini bizzat kendisine yazabilmeleri için özel telefon numarasını da öğrencilerle paylaştı. Başkan Seçer, Eğitim Öğretimi Destekleme Kurs Merkezleri’nin Tarsus Şubesi’nde üniversiteye hazırlık kursu alan 65 yaşındaki Bahşende Diren ile de sohbet etti ve sınavlarda başarılar diledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Kurs merkezindeki öğrencilerin klima ve yazı tahtası ile ilgili talepleri üzerine Başkan Seçer, bu olanakların iyileştirilmesi için talimat verdi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP'DE OKLAR FİLİZ ATAİZİ'Yİ GÖSTERİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpde-oklar-filiz-ataiziyi-gosteriyor-8364588aeb5e-8e63-4746-803d-727ab19a6feb2020-02-15T11:43:00+03:00HABER MERKEZİ CHP'DE OKLAR FİLİZ ATAİZİ'Yİ GÖSTERİYOR

CHP'DE OKLAR FİLİZ ATAİZİ'Yİ GÖSTERİYOR

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p>CHP MERSİN YENİŞEHİR İLÇESİ KADIN KOLLARI BAŞKANLIĞI SEÇİMİ YAPILIYOR. MAVİ LİSTE ÖNDE GİDİYOR. OKLAR GENÇ VE DİNAMİK OLAN DEĞİŞİMCİ VE YENİLEŞİMCİ OLAN FİLİZ ATAİZİ'Yİ GÖSTERİYOR...&nbsp;</p><p>SEÇİMLER BAŞLAYACAK VE DELEGELER OY KULLANACAK... HADİ HAYIRLISI....</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bipolar Nedir? Bipolar Bozukluk Belirtileri Nelerdir?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bipolar-nedir-bipolar-bozukluk-belirtileri-nelerdir-83637da3be4b-ce21-4793-bc26-2c6cdaec42322020-02-13T21:27:00+03:00HABER MERKEZİ Bipolar Nedir? Bipolar Bozukluk Belirtileri Nelerdir?

Bipolar Nedir? Bipolar Bozukluk Belirtileri Nelerdir?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Kişinin ruh halinde çarpıcı değişikliklere yol açan yükselme ve alçalma dönemleri, depresif ve manik ‘ataklar’ olarak tanımlanmaktadır. Bazı kişiler depresyona ya da maniye daha yatkın olurken bazı kişilerde belirtiler, iki uç duygu durum arasında gidip gelme (karma epizot) şeklinde olabilmektedir. Toplumda her 100 kişiden % 1-2’sinde görülen bipolar bozukluk, sıklıkla genç erişkenlikte 15-35 yaş aralığında ortaya çıkan, kadın ve erkekte eşit olarak görülen bir rahatsızlıktır.</span></span></p><h2><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mani nedir?</span></span></h2><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Maniye girmiş kişi (yani ‘manik’ hasta) son derece neşelidir. Güler şarkı söyler, herkesle sohbet eder ancak hasta neşeli olmakla birlikte kolaylıkla da sinirlenebilir. Bipolar hastalığı (duygudurum bozukluğu) olan kişilerin fikirlerini eleştirmeye, taşkın davranışlarını engellemeye çalıştığınızda da büyük bir öfkeye kapılabilirler. Mani ‘anormal‘ bir durumdur ve kişi neşeli, mutlu, espirili ve enerjik olmasına rağmen kişinin tüm sosyal uyumu bozulmuştur.</span></span></p><h2><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;Bipolar bozukluk (manik dönem) belirtileri nelerdir?</span></span></h2><ul><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Uyku problemleri (uyku ihtiyacında azalma)</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Oldukça yükselmiş (öforik) duygudurum</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Artmış enerji, etkinlikler ve yerinde duramama hali</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Konsantrasyonda azalma</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Cinsel istek artışı</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Çok para harcama</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Kişinin kendi kabiliyeti konusunda gerçek olmayan inanışlara sahip olması</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Yargılama kapasitesinde azalma</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Düşünme ve konuşma içeriğinde artış</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Tahrik edici, uygun olmayan davranışlarda artış</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Alkol ve madde kullanımında artış</span></span></li></ul><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;Bipolar belirtilerinin üç veya daha fazlasının her gün görülmesi ve bir hafta veya daha uzun sürmesi gerekmektedir. Mani dönemi ani başlar ve tedavi edilmezse haftalarca sürebilir. Kişi genelde mani dönemi yaşarken hasta olduğunu fark etmez ya da tedaviyi reddetme eğilimindedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Manik atağın başlangıcında ya da bağımsız bir atak olarak da görülebilen bir diğer durum da hipomanidir. Hipomani fazı, üretkenliğin arttığı ancak manik belirtilerin daha hafif olduğu bir dönemdir.&nbsp; Hipomani fazında belirtiler genellikle kişinin okul, iş ve sosyal çevresiyle bağlarını etkilemeyecek derece görülürler.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Bipolar Depresif atağa (döneme) ait belirtiler;</strong></span></span></p><ul><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Umutsuz ve karamsar olma</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Üzgün endişeli ve mutsuz hissetme</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Yaşamdan zevk alamama</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Enerji azlığı</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Unutkanlık</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Konsantrasyon güçlüğü</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Değersizlik hissi</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İştah değişikliği; kilo kaybı ya da kilo alımı</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Fazla uyuma, uykuya dalmakta güçlük çekme, geceleri sık uyanma</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Çaresizlik ve değersizlik hisleri</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ölüm ya da intihar düşünceleri</span></span></li></ul><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Depresif dönemde de, en az beş belirtinin iki hafta ya da daha fazla sürmesi beklenir. Depresif ve manik atakların ağır yaşandığı durumlarda da halüsinasyon ve hezeyan gibi psikotik belirtiler de görülebilmektedir.</span></span></p><h2><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bipolar bozukluk nedenleri?</span></span></h2><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Yapılan araştırmalar sonucunda bipolar bozukluk nedenleri arasında genetik faktörlerin yer aldığı bilinmektedir. Genetik olarak bipolar bozukluk hastalığına yatkın olan kişilerin yaşadığı stresli bir hayat bu hastalığı tetikleyebilmektedir. Genetik yatkınlığın yanı sıra beyin gelişimi ve beyin hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan nörotransmitterların da bipolar bozukluk hastalığına sebebiyet verdiği düşünülmektedir. Aile bireylerinde bipolar hastalığı olan kişilerde bipolar bozukluğun ortaya çıkma ihtimali olduğu belirtilmektedir.</span></span></p><h2><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bipolar bozukluk gelişiminde rol alan risk faktörleri nelerdir?</span></span></h2><ul><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Sigara kullanımı</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Yeterli bedensel aktiviteler yapmama</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Kötü beslenme alışkanlıkları</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İlaçların yan etkileri</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İş sorunları</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Stresli yaşam</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Adrenalin, insülin, stres hormonnu ve kortizol sisteminde değişiklikler olması</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Suç oranı yüksek bölgede yaşama</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mali sorunlar</span></span></li></ul><h2><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bipolar bozukluk hastalığı ile görülebilen diğer hastalıklar nelerdir?</span></span></h2><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bipolar hastalığı olan birçok kişide aşağıdaki bazı rahatsızlıklar görülebilmektedir:</span></span></p><ul><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Yemek yeme bozukluğu</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Endişe (anksiyete) bozukluğu</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Maddeleri kötüye kullanma</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Obeziteye ve diyabete yakalanma riski</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Migren tipi baş ağrıları</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Tioid ile ilişkili hastalıklar</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Kalp hastalıkları</span></span></li></ul><h2><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bipolar bozukluğu önlemek için neler yapılabilir?</span></span></h2><ul><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Düzenli ve yeterli uyunmalıdır</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Yaşa ve vücut tipine uygun sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanmak çok önemlidir. Doktor kontrolünde doğru bir beslenme planı oluşturulmalıdır.</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mümkün olduğu kadar egzersiz yapılmalıdır</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Stresli ortamlardan mümkün olduğu kadar uzak durulmalıdır</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Alkol mümkün olduğu kadar azaltılmalı veya hiç tüketilmemelidir</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Nefes egzersizleri yapılmalıdır</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Öfke kontrolü yapılmalıdır</span></span></li></ul><h2><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bipolar bozukluğu olan kişilerde aile ve çevre yardımının önemi</span></span></h2><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bipolar tanısı alan kişiler, çoğu zaman hastalıklarını kabullenmez ve durumlarına sebep olarak da çevrelerinde olup bitenleri gösterme eğilimindedirler. Bu nedenle, tedaviye başlamak ve sürdürmek için aile ve çevre desteği çok önemlidir. Hastanın güvenliğinin temin edilmesi ve tedavinin sağlıklı sürdürülebilmesi için aile bireylerinin hastalık döneminde etkin davranması gerekebilmektedir. Aile bireyleri hastalık dönemine ait davranış problemleri (depresif dönemde çökkünlük ve ağlama atakları ya da manik dönemde kontrolsüz para harcama, alkol ve madde kullanımı gibi ) ve sonuçlarıyla baş etmekte zorluklar yaşayabilmektedirler. Aile bireyleri ve yakın çevrenin de yaşadıkları zorluklarla baş etmek için destekleyici grup terapisi çalışmalarına katılmaları yararlı olabilmektedir.</span></span></p><h2><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bipolar bozukluk tedavisi</span></span></h2><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Herkeste bipolar bozukluğu tanısı farklı alt tip, şiddet, yoğunluk ve sıklık gösterir. Hastalığın tedavisine başlanmadan önce hekim tarafından bipolar testi yapılmalı ve psikiyatrik tanı konduktan sonra uygun tedavi biçimi seçilmelidir. Bipolar tedavisinde, akut alevlenme dönemlerinin tedavisi ve koruma tedavisi olmak üzere iki aşamalı tedavi şekli söz konusudur. Bipolar bozuklukta atak tedavisi, modern tıbbın başarıyla tedavi edebildiği,&nbsp; hastanın zaman zaman geçirdiği manik veya depresif atakların tedavisidir. Atakların tekrarlama riskine karşı planlanan koruyucu tedaviyle de, atak sıklığının azalması, hasta tekrar mani veya depresyon geçirse bile bunların hafif olması ve kısa sürmesi sağlanmaktadır. Uzun dönemde koruyucu tedavinin sürdürülmesi gerekmektedir. Bipolar tedavisinde hekim tarafından planlanan duygudurumu dengeleyen ilaçlar (bipolar bozukluk ilaçları) ile birlikte destekleyici psikoterapi ve psikososyal terapilerin uygulanması bipolar hastalığının kontrolü açısından önemlidir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">MEMORİAL</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[OLCAY KILAVUZ: Haklarını sonuna kadar savunacağız]]>https://www.haberanaliz.net/haber/olcay-kilavuz-haklarini-sonuna-kadar-savunacagiz-836223f453f7-303e-4b84-b311-a34dd81293c62020-02-13T20:15:00+03:00HABER MERKEZİ OLCAY KILAVUZ: Haklarını sonuna kadar savunacağız

OLCAY KILAVUZ: Haklarını sonuna kadar savunacağız

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">MHP MERSİN MİLLETVEKİLİ OLCAY KILAVUZ: Haklarını sonuna kadar savunacağız<br />DEDİ VE PAYLAŞTI...</span></p><p><span style="font-size:16px">Bazı belediyeler tarafından sudan sebeplerle sözleşmesi fesih edilen ya da yenilenmeyen belediye çalışanlarını TBMM’de misafir ettik. Malum belediyelerce mağdur olan tüm işçilerimizin sorunlarını yakından takip ediyoruz. Haklarını sonuna kadar savunacağız.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÇOCUKLAR BU KREŞİ ÇOK SEVİYOR!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cocuklar-bu-kresi-cok-seviyor-8361a9204196-a12c-4f2a-947d-c1a3fcfa60ae2020-02-13T20:05:00+03:00HABER MERKEZİ ÇOCUKLAR BU KREŞİ ÇOK SEVİYOR!

ÇOCUKLAR BU KREŞİ ÇOK SEVİYOR!

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Korukent Mahallesi’nde bulunan Toroslar Belediyesi Trafik Eğitim Parkı’ndaki binada hizmet veren Kreş ve Gündüz Bakım Evinde minikler, alanında uzman eğitimciler eşliğinde eğlenceli, sanatsal, kültürel ve sportif aktivitelerle dolu birçok eğitim alıyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Özellikle çalışan ailelerin huzur ve güven içinde çocuklarını teslim edebileceği bir yuva olan kreş, 0-6 yaş grubundaki çocuklara yaşıtlarıyla eğlenme ve sosyalleşme imkanı da sağlıyor. Zeka geliştirici oyunlar, hikaye anlatımı, resim boyama, serbest zaman ve birbirinden farklı sanat etkinliklerinin de yapıldığı kreşte çocukların özgüven ve yaratıcılık kabiliyetleri de ortaya çıkarılıyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2019-2020 eğitim öğretim yılında hizmete başlayan kreşte okul öncesi eğitime uygun olarak verilen programlar kapsamında çocuğun kendi kendini geliştirebilmesini ve kendine yetebilmesini amaç edinen montessori eğitimi, İngilizce, drama, güzel sanatlar, ebru-seramik jimnastik ve dans ile robotik kodlama eğitimleri de veriliyor. Objektif, sözel ve zihinsel testlerin de yapıldığı kreşte minikler, hobi bahçesinde kendi elleriyle ektikleri sebze ve meyveleri de öğreniyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;7.30 ile 18.30 çalışma saatleri arasında çocukların gelişimlerini destekleyici bir hizmet anlayışı ile sosyolog gözetiminde eğitimler verilirken ayrıca iki ana ve iki ara öğün sunularak isteyen velilere servis olanağı da sağlanıyor.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Başkan Yılmaz, “Okul Öncesi Eğitim Hayatın İlk ve En Önemli Basamağıdır”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Kreş eğitimi ile çocukların geleceğinin şekillendiğine dikkat çeken Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz, “Okul öncesi eğitim süresince çocuklar ilköğretime hazırlanırken, paylaşmayı, dayanışmayı, sosyalleşmeyi ve birlikte çalışmayı öğreniyorlar. Alanında uzman eğitimciler eşliğinde verilen okul öncesi eğitimlerde çocuklara öğrenmeye ilgi uyandırmak ve çocuğun var olan yeteneklerini görünür kılmak esas alınıyor. Bu çocuklarımız için çok önemli. Eğitim hayatlarının devamını etkileyecek olan bu sürecin doğru ellerde şekillenmesi gerekli. Belediyemiz bünyesinde faaliyet gösteren kreşimizde okul öncesi eğitime uygun olarak hizmet vererek burada çocuklarımız hem öğreniyor hem de güzel zaman geçiriyor” şeklinde konuştu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Yaz Dönemi Kayıtları Başladı</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yaz döneminde de hizmet vermeye devam edecek olan Toroslar Belediyesi Şehit Jandarma Durmuş Tek Kreş ve Gündüz Bakım Evi ile ilgili bilgi almak isteyen vatandaşlar, 0507 512 42 80 numaralı telefondan yetkililere ulaşabilir. Aileler çocuklarının kayıtlarını, ikametgah, nüfus cüzdanı fotokopisi, vesikalık, sağlık raporu veya aşı kartları ile yaptırabilirler.</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Dr. Gergerlioğlu Sordu: ‘ İşkenceyi Nasil Kibarca Anlatabiliriz?’]]>https://www.haberanaliz.net/haber/dr-gergerlioglu-sordu-iskenceyi-nasil-kibarca-anlatabiliriz-836034d73075-7b86-4dae-8656-70754892c4ad2020-02-13T20:02:00+03:00HABER MERKEZİ Dr. Gergerlioğlu Sordu: ‘ İşkenceyi Nasil Kibarca Anlatabiliriz?’

Dr. Gergerlioğlu Sordu: ‘ İşkenceyi Nasil Kibarca Anlatabiliriz?’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>'Polis sinkafının' sorulduğu önerge, 'Sinkaflı ifadeler var' gerekçesiyle reddedildi</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bir polisin yeni evli çifti arayarak küfür ve tehditler savurmasıyla ilgili Meclis'te verilen önerge 'kaba ve yaralayıcı' bulunarak iade edildi. Önergenin sahibi HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, "İşkenceyi, tehditleri, sinkaflı sözleri nasıl kibarca anlatabiliriz ki? İnsanlar neye maruz kaldıysa önergelerimizde ona yer verdik. Milletin meclisi bu yaşananları araştırmayacak da neyi araştıracak?" diye tepki gösterdi</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Gazete Duvar’dan Hacı Bişkin’in haberine göre;&nbsp;&nbsp;HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun&nbsp;Ankara’da yaşayan yeni evli E.Y. ve N.Y. çiftini gece yarısı arayarak tehdit eden polisle ilgili verdiği soru önergesi iade edildi. Meclis Başkanı Mustafa Şentop, önergenin içeriğinde yer alan polisin sinkaflı sözlerini, ‘kaba ve yaralayıcı’ bularak önergenin yeniden düzenlemesi halinde işleme konulacağını belirtti.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>POLİSİN SÖZLERİ NEDENİYLE ÖNERGE İADE EDİLDİ</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ankara’da yaşayan yeni evli E.Y. ve N.Y. çifti, 8 Aralık’ta evlerinde uyurken gece yarısı telefonları çaldı. N.Y., telefonu açınca bir erkeğin hakaretleri ve tehditlerine maruz kaldı. Telefonu hemen kapattı. Tehditler bu kez SMS mesajı olarak devam etti. N.Y.’nin eşi E.Y. numarayı geri aradı. Telefonu açan kiş,i E.Y.’ye de sinkaflı küfürler ettikten sonra “Senin secereni ortaya dökerim. Tüm ailenizin bilgileri bende” dedi. Gizemli kişi, bu sözlerin ardından çiftin aile bireylerinin kimliklerini ve adreslerini tek tek söyledi ve tehditlerini yineleyerek telefonu kapadı. Daha sonra bu kişinin polis olduğu ortaya çıkınca çift, durumu Gergerlioğlu’na bildirerek yardım istedi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Gergerlioğlu da polisin sinkaflı sözlerinin de yer aldığı bir önerge hazırlayarak Meclis Başkanlığı’na gönderdi. Ancak önerge Meclis Başkanı Mustafa Şentop’un imzasıyla iade edildi. Önergenin iade gerekçesinde ise, “Kaba ve yaralayıcı sözler nedeniyle iade edilmiştir” denildi. Şentop, ilgili sözlerin çıkartılması halinde önergenin işleme konulacağını bildirirken Gergerlioğlu ise duruma tepki gösterdi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>‘MECLİS BUNU ARAŞTIRMAYACAK DA NEYİ ARAŞTIRACAK?’</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Sinkaflı sözlerin polisin lafları olduğunu belirten Gergerlioğlu böyle bir gerekçeyle önergenin iade edilemeyeceğini söyledi. Gergerlioğlu iade edilen önerge için şunları söyledi: “Yaşanan olay güvenlik devletinin nereye geldiğini gösteren en iyi örnek. Bu örnekte de hiç üstüne vazife olmamasına rağmen bu kişi devletin kendisine verdiği gücü suistimal ederek birinin özel hayatına giriyor. Yine bu kişi, kamunun kendisine verdiği yetkiyi kötüye kullanarak insanların kimlik bilgilerine ulaşıyor. Bu yaşanılanlar çok kötü iken önergemiz ‘kaba ve yaralayıcı’ bulunarak reddediliyor. Evet orada bulunan ifadeler insanın yüzünü kızartıyor. Milletin meclisi bu durumu araştırmayacak da neyi araştıracak?”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;‘İŞKENCEYİ NASIL KİBARCA ANLATABİLİRİZ?’</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Gergerlioğlu, daha önce de bir kişinin maruz kaldığı işkenceyi anlattığı önergesinin iade edildiğini söyleyerek, “Bahane üretiyorlar” dedi ve ekledi: “İşkenceyi, tehditleri, sinkaflı sözleri nasıl kibarca anlatabiliriz ki? Bu ifadeler de aynısı. Biz önceki önergede de bu önergede de tek bir kelime eklemedik. Yorum yapmadık. İnsanlar neye maruz kaldıysa önergelerimizde ona yer verdik. Ama maalesef bu durum araştırılmıyor. Bunun yerine Meclis, ‘Sözler kaba ve yaralayıcı’ diyerek yaşananların üstünü kapatıyor.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>İADE EDİLEN ÖNERGE</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İade edilen önergede şu sorular vardı:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">– Polis memurlarının şikayetçi olan çifte şikayetçi olursanız siz zararlı çıkarsınız dedikleri doğru mudur? Eğer bu iddia doğruysa bu kişiler halen nasıl Emniyet Genel Müdürlüğü’nde çalışmaktadır?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">– Bu tarz olaylarda emniyet teşkilatının polis memurlarını korudukları iddiaları doğru mudur?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">– Son 4 yıl içinde vatandaş tarafından hakkında şikayette bulunulan polis ve bekçi sayısı kaçtır? Bu kişilerinin kaçı hakkında dava açılmıştır? Bu soruşturmaların kaçı taciz ve tecavüz iddiası ile açılmıştır?</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İzmir Milletvekili Murat Çepni'nin Avukat Hakan Günaslan Hakkındaki Açıklaması]]>https://www.haberanaliz.net/haber/izmir-milletvekili-murat-cepninin-avukat-hakan-gunaslan-hakkindaki-aciklamasi-83591f15ac5f-c3df-46ba-b6f0-871e7b0311952020-02-13T19:54:00+03:00HABER MERKEZİ İzmir Milletvekili Murat Çepni'nin Avukat Hakan Günaslan Hakkındaki Açıklaması

İzmir Milletvekili Murat Çepni'nin Avukat Hakan Günaslan Hakkındaki Açıklaması

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Aşağıdaki sorularımın&nbsp;<strong>Adalet Bakanı Abdulhamit GÜL</strong>&nbsp;tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Murat ÇEPNİ-&nbsp;</strong></span></span><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;İzmir Milletvekili</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Balıkesir Kepsut L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalan Ulaş Yurdakul,&nbsp; koğuş temsilcisi ve adamları olduğu ileri sürülen 8 mahkum tarafından 01.01.2017 tarihinde linç edilerek öldürülmüştü.&nbsp; 8 ay boyunca işkence ve kötü muameleye de maruz kalan Ulaş Yurdakul’un ölümü sonrası yapılan soruşturma ile mahkumlar için iddianame hazırlanırken, cezaevi görevlileri açısından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.&nbsp;Karara karşı Yurdakul Ailesinin avukatı Hakan Günaslan tarafından karara itiraz edilmiş ayrıca böylesine bir ihmali kamuoyu ile paylaşmak için Yurdakul’un annesi ve kardeşi ile insan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde açıklama yapılarak olayın basında çıkması sağlanmıştır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Açıklamadan altı gün sonra Hürriyet Gazetesi’nde haberin genişçe yer alması sonucu, aynı gün Balıkesir Başsavcılığı tarafından açıklama yapılarak Kararın kaldırıldığı açıklanmış ve aynı zamanda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 29/12/2017 tarih ve E. 720 emirleri gereğince Balıkesir L Tipi Ceza İnfaz Kurumu özel denetime tabi tutulmuş, Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 02/01/2018 tarihli 201261793/663-07/23/1 ve 2 sayılı emirleri gereğince de görevliler hakkında disiplin soruşturması yapılarak rapor düzenlenmiştir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Baş Müfettişi tarafından hazırlanan ve adli soruşturmanın yetersizliğini ortaya koyan raporda ‘‘cezaevinde bir çete olduğu ve idarenin de bu çeteyi kolladığı, Ulaş’ın görevlilerin görevlerini ihmal etmeleri sonucu öldüğü, görevlilerin görevlerini yerine getirmiş olmaları durumunda ölümün meydana gelmeyeceği’’ tespitlerine yer verilerek 26 görevli hakkında işlem yapılması talep edilmiş ve bu yönlü soruşturma başlatılmıştır.&nbsp; Ancak&nbsp;bu soruşturmaya da birinci soruşturmada olduğu gibi memurları koruma anlayışı hakim olmuş, çoğu görevli hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Adalet Başmüfettişleri tarafından disiplin soruşturması sonucu yapılan ihbarla ise üçüncü adli soruşturma 2018/1228 Nolu&nbsp; ile yapılmakta olup, bu adli soruşturma da aynı savcılar tarafından yapılmaktadır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Yasalara ve&nbsp; Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere göre her tutuklu ve hükümlünün hayat hakkı, can güvenliği ve temel insan haklarını korumak, tutuklu ve hükümlülerin ruh ve beden sağlığını sağlayacak fiziki ve sağlık şartlarını sağlamak devletin asli görevidir. Ulaş Yurdakul’un bu hakları gasp edilerek, kamu görevlileri sorumluluklarını yerine getirmemiştir. Yurdakul ailesinin Avukatı Hakan Günaslan’a, Kepsut L Tipi Cezaevi’nde kalan Ulaş Yurdakul’un dövülerek öldürülmesine ilişkin linçin telefon dökümünü, ifade tutanaklarını, Yurdakul’un kaldığı yerin fotoğraflarını basınla paylaştığı iddiasıyla dava açılmış ve yargılanması başlamıştır. Davanın görüldüğü Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi yetkisizlikle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine dosyasını göndermiştir.&nbsp; Basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı,&nbsp; Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Basın Kanunu ile güvence altına alınmıştır.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Bu&nbsp; bağlamda;</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">1- Her iki raporda da soruşturmanın yetersizliği ve yeni deliller ortaya çıkmasına rağmen adli soruşturmaların etkisiz şekilde yapılması ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının ikinci kez verilmesi adli soruşturma savcıları tarafından görevlilerin aklanmaya çalışılması anlamına gelmemekte midir?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>2</strong>- Soruşturmanın gizliliğini katılan vekili olarak Avukat Hakan Günaslan’ın basın açıklaması yaparak ihlal ettiği iddiasına karşın; soruşturma dosyasındaki ifadelerin mahkûmların telefon görüşmelerinde ve mektuplarında geçmiş olması, tanıkların tehdit edilmesi, yüzlerinin doğranmaya çalışılması, Cezaevi 1. Müdür’ü tarafından infaz koruma memurlarına nasıl ifade verecekleri konusunda telkinde bulunulması, Balıkesir Cezaevi’nde bulunan mahkûmların ifade vermezken başka cezaevine sevk edilen mahkûmların yaşananlara ilişkin ifade vermeleri, adli soruşturma dosyasında ifade vermeyen mahkûmların raporlarda gerçekleri anlatmaları, başka Cezaevine tayin edilen görevlilerin ifadelerinin Balıkesir Cezaevi’nde çalışanlardan farklı olması karşısında adli soruşturmanın gizliliğinden ve sıhhatinden ne kadar bahsedilebilir?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>3</strong>- Avukat Hakan Günaslan’ın,&nbsp; İHD İstanbul Şubesi’ndeki basın açıklamasında işkence ile öldürülen Ulaş Yurdakul’un durumu hakkında kamuoyunu bilgilendirilmesi ve bu bilgilendirmeden sonra Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün&nbsp; olayın araştırılması için denetim yapıp usulsüzlükleri saptaması hangi açıdan hukuka uygun değildir? Bir avukatın müvekkillerinin haklarını koruması ve gerçeğin açığa çıkartılması için mücadele etmesi neden suç olarak değerlendirilmektedir?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>4</strong>-&nbsp;Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün&nbsp; olayın araştırılması için yaptığı denetimde Soruşturma Savcıları’nın kamu adına görevlerini etkin şekilde yapmadıkları ortaya çıkmasına rağmen Bakanlığı’nız tarafından katılan vekili hakkında aynı Savcılar tarafından soruşturma ve kovuşturma izni istenmesinin ve bu iznin Bakanlığı’nız tarafından verilmesinin hukuka uygun olduğunu düşünüyor musunuz?</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>5</strong>- Devletin can güvenliğini koruyamadığı bir mahkumun durumuna kayıtsız kalan cezaevi görevlilerinin&nbsp; sadece ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan yargılanmalarının gerekçesi nedir?</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Chron hastası Deniz Ayık neden tahliye edilmemektedir?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chron-hastasi-deniz-ayik-neden-tahliye-edilmemektedir-835856849d55-b226-4093-bb0f-04d5c780bc9b2020-02-13T19:44:00+03:00HABER MERKEZİ Chron hastası Deniz Ayık neden tahliye edilmemektedir?

Chron hastası Deniz Ayık neden tahliye edilmemektedir?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><strong><u><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İŞTE O ÖNERGE</span></span></u></strong></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></span></p><h1><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Aşağıdaki sorularımın, <strong><em>Adalet BakanıAbdulhamit GÜL </em></strong>tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. Ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. </span></span></h1><h1><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Kemal PEKÖZ -&nbsp;</strong></span></span><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Adana Milletvekili </strong></span></span></h1><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi Hapishaneler Komisyonu'nun 2019 yılı verilerine göre cezaevlerinde 457’i ağır olmak üzere toplam 3 bin 333 hasta mahpus bulunmaktadır. Deniz Ayık da hakkında yürütülen bir soruşturma kapsamında 4 ay önce "örgüt üyesi olmak" iddiasıyla tutuklandıktan sonra Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderilen hasta mahpuslardan biridir. Yüzde 76 engelli ve CHRON hastasıolan Ayık, her geçen gün ağırlaşan sağlık durumuna rağmen hem tedavisi yapılmamakta hem de serbest bırakılmamaktadır.&nbsp;İHD Antalya şubesisöz konusu hastalıktan 2 defa ameliyat olan hasta mahpus Ayık'la görüşmüş ve söz konusu hastalığın ağızdan makata kadar bütün sindirim organlarını etkilediğine dikkat çekmiştir. İHD tarafından yapılan açıklama şöyledir:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><em>"Atak dönemleri, bütün sindirim organlarında kanama ve emilim bozukluğuna yol açabilmektedir. Bu durum, hastanın bütün yaşamını tehdit edebilmektedir. Atağın en ağır sonucu ise, bağırsakların akut olarak tıkanmasıdır. Mahpus daha önce tıkanma nedeniyle yaşamsal tehlike atlatmış ve hekimlerin üstün başarısıyla kurtarılabilmiştir. Tek gözü görmemektedir. Engellilik oranı yüzde 76 olarak tespit edilmiştir. Mahpus; makat kanamasının yanında, ağzı ve burnundan kan geldiğini, arkadaşlarının yardımıyla ayağa kalkabildiğini ya ishal ya da kabızlık yaşadığını, protein ağırlıklı beslenmesi gerekirken, hapishane koşullarında bunun mümkün olmadığını bildirmektedir. Hapishanede getirilen diyet yemeğinin, genel olarak bütün mahpuslara çıkan yemeğin, tansiyon ve şeker hastaları düşünülerek, tuzsuz ve yağsız şeklinden ibaret olduğunu bildirmektedir. Kendisine özel ve hatta, kabızlık-ishal durumuna bağlı olarak her gün değişmesi gereken bir beslenme programının hapishane tarafından uygulanmasının mümkün olmadığını anlatmaktadır."</em></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Bu bağlamda;</strong></span></span></p><ol><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Chron hastası Deniz Ayık neden tedavi edilmemektedir?</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Chron hastası Deniz Ayık neden tahliye edilmemektedir?</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunan Deniz Ayık’ın durumu hakkında bilgi sahibi misiniz?</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Deniz Ayık’ın maruz kaldığı hastalıklarından ve tek başına yaşamını idame ettiremez halde oluşundan dolayı tahliyesi gerçekleşecek midir?</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Sağlık sorunları olduğu halde tedavi süreçlerinden mahrum kalan hasta mahpusların gerekli sağlık hizmetinden faydalanmaları için hangi önlemler alınmaktadır? Alınan önlemlerin sağlık hakkı çerçevesinde hasta mahpusların tedavilerini sağlamama gerekçesi nedir?</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Tek başını hayatını idame ettiremeyen mahpusların cezalarının infazını tamamlamalarında öngörülen kamu yararı ve hukuki fayda nedir?</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ceza İnfaz kurumlarında tutuklu ve hükümlü bulunan kaç hasta mahpus bulunmaktadır?</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ceza İnfaz kurumlarında bulunan hasta mahpusların illere ve kaldıkları cezaevlerine göre dağılımı ne şekildedir?</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Hâlihazırda cezaevlerinde bulunan hasta mahpusların hastalık türleri ve hastalıklarının geldiği aşama ne şekildedir? Kaç ağır hasta mahpus bulunmaktadır?</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Son 10 yıl içerisinde tahliye ve tedavi edilmediği gerekçesiyle yaşamını yitiren hasta mahpus sayısı nedir?</span></span></li><li><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Türkiye cezaevlerinde ağır hasta ve cezaevinde tedavisi imkânsız olan hasta mahpusların tahliye edilmelerine yönelik bir çalışma yapacak mısınız?</span></span></li></ol>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[LÜKS CİPLER SATILDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/luks-cipler-satildi-835748ed195c-fc49-4ab7-b24c-80cb7ac622f62020-02-13T19:39:00+03:00HABER MERKEZİ LÜKS CİPLER SATILDI

LÜKS CİPLER SATILDI

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ankara Büyükşehir Belediyesi,&nbsp;<strong>“hizmetine ihtiyaç duyulmadığı”</strong>&nbsp;gerekçesiyle üç adet lüks arazi aracını satışa çıkardı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Geçmiş yıllarda belediye başkanlarının hizmetinde kullanılan lüks araçlar için önce 31 Ekim 2019 tarihinde ihaleye çıkıldı. Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından açık artırma yöntemiyle 13 Şubat 2020 tarihinde ikinci kez gerçekleştirilen ihalede üç ayrı araç toplam 2 milyon 101 bin TL’ye satıldı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>TASARRUF DÖNEMİ DEVAM EDİYOR</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın israfla mücadele genelgesi kapsamında birçok binek aracı satışa çıkarıldı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; EGO Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunan 75 binek aracı 49’a düşürülürken, Büyükşehir envanterine kayıtlı lüks araçların da yer aldığı listede son olarak üç adet arazi tipi araç için yeniden ihale yapıldı. Genel Sekreter Yardımcısı ve İhale Komisyonu Başkanı Baki Kerimoğlu başkanlığında 50 dakika canlı yayınlanan ihalede 2013 model araç için ayrı ayrı teklifler alındı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>PİYASA DEĞERİNİN ÜSTÜNDE SATILDI</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Katılımın yüksek olduğu ihalede;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">-06 FD 5735 plakalı arazi aracı için 5 teklif yapıldı. 530 bin TL muhammen bedelle satışa çıkarılan araç&nbsp;<strong>651 bin TL</strong>’ye,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">-06 FD 5741 plakalı arazi aracı için 5 teklif yapıldı. 525 bin TL muhammen bedelle satışa çıkarılan araç&nbsp;<strong>655 bin TL</strong>’ye,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">-06 FD 5743 plakalı arazi aracı için 7 teklif yapıldı. 590 bin TL muhammen bedelle satışa çıkarılan araç&nbsp;<strong>795 bin TL</strong>’ye satıldı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yetkililer, toplam 2 milyon 101 bin TL’ye satılan üç aracın piyasa değerinin üzerinde satıldığına dikkat çektiler.</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ARSLANKÖY’ÜN KURTULUŞ MÜCADELESİ ŞİİRLERLE ANLATILACAK]]>https://www.haberanaliz.net/haber/arslankoyun-kurtulus-mucadelesi-siirlerle-anlatilacak-83569b377283-73fe-42a2-9a7f-17b285fa69bc2020-02-13T19:35:00+03:00HABER MERKEZİ ARSLANKÖY’ÜN KURTULUŞ MÜCADELESİ ŞİİRLERLE ANLATILACAK

ARSLANKÖY’ÜN KURTULUŞ MÜCADELESİ ŞİİRLERLE ANLATILACAK

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>SON BAŞVURU TARİHİ “26 ŞUBAT”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Milli mücadele ruhunu yaşatmak ve yeni nesillere tarih şuuru kazandırmak amacıyla düzenlenecek şiir yarışmasının başvuruları ise başlamış olup 26 Şubat 2020 Çarşamba günü mesai bitiminde son bulacak. Yarışmaya yaş sınırı olmadan herkes katılabilecek. 1 Mart 1920 tarihinde Arslanköy’ün kurtuluş mücadelesinde kadınıyla, erkeğiyle, genciyle herkesin vatanı ve bayrağı için gözünü kırpmadan nasıl azim ve kararlılıkla savaştığı da şiirlerle gözler önüne serilecek.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>BAŞKAN YILMAZ: ARSLANKÖY, ADINA YAKIŞIR BİR MÜCADELE VERMİŞTİR</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;“Arslanköy Kurtuluş Savaşı’nda adına yakışır bir mücadele vermiştir” diyen Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz, “Çukurova Bölgesinde ilk Kuvayi Milliye hareketi 1 Mart 1920 tarihinde Arslanköyümüzde başlayarak azim ve kararlılıkla bastırılmış ve bize bugünün gururunu yaşatmıştır” dedi.</span></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“ŞİİR YARIŞMAMIZA BÜTÜN HALKIMIZIN KATILIMINI BEKLİYORUZ”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Arkadaşlar, gidip Toros dağlarına bakın. Eğer orada bir tek yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki, bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez’ sözüne hatırlatma yapan Başkan Yılmaz, “Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün onayı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kararıyla o zaman ki adı Efrenk olan kasabamız, düşman işgalinden tamamen temizlenmesinin ardından Arslanköy adını aldı. Arslanköylü halkımız adına yakışır bir şekilde savaşarak bağımsızlık mücadelesi vermiştir. Biz de verilen bu destansı mücadeleyi düzenleyeceğimiz şiir yarışmasıyla anmak istiyoruz. Arslanköy’ün Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 100. Yılında düzenleyeceğimiz şiir yarışmamıza bütün halkımızın katılımını bekliyoruz. Zorlu şartlarda zafere ulaşan bu mücadelenin her zaman hatırımızda kalmasını ve tarih şuuru kazandırmak istiyoruz. Bu düşüncelerle Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere vatanı için canını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Birinciye 750 TL, ikinciye 500 TL ve üçüncüye 250 TL’nin verileceği şiir yarışmasının katılım şartları ise şöyle;</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">•Yarışmaya isteyen herkes katılabilir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">•Elden teslim edilecek olan şiirler A4 kâğıdına yazılmış olacak.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">•Şiirlerini elden teslim etmek isteyenler Toroslar Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürlüğü'ne ya da Yunus Emre Kültür Merkezi’nde bulunan Kültür İşleri Müdürlüğü’ne ulaştırabilirler.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">•Elektronik ortamda teslim etmek isteyenler&nbsp;<a href="mailto:bilgi@toroslar-bld.gov.tr" target="_blank">bilgi@toroslar-bld.gov.tr</a>&nbsp;adresine e-mail yoluyla şiirlerini ulaştırabilirler.Aynı zamanda bilgi edinmek için; 0532 693 8803 numarasını arayabilirler.</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MESKİ, ATIKSU ARITMA TESİSLERİNDE 84 MİLYON METREKÜP ATIKSU ARITTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/meski-atiksu-aritma-tesislerinde-84-milyon-metrekup-atiksu-aritti-8355aedbd212-ac3e-4f52-9e06-cf4a1efab9dc2020-02-13T19:31:00+03:00HABER MERKEZİ MESKİ, ATIKSU ARITMA TESİSLERİNDE 84 MİLYON METREKÜP ATIKSU ARITTI

MESKİ, ATIKSU ARITMA TESİSLERİNDE 84 MİLYON METREKÜP ATIKSU ARITTI

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">MESKİ Genel Müdürlüğü, Türkiye genelinde en büyük sorunlardan biri olan evsel nitelikli atıksu kirliliğini ortadan kaldırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Yapılan atıksu yatırımları ile sadece Mersin’in değil Akdeniz Bölgesi’nin de kaderi değişiyor. MESKİ, Akdeniz sahillerinin temizlenmesi ve mavi bayraklı plajların sayısının artması için bünyesinde bulunan 12 atıksu arıtma tesisini başarılı bir şekilde işletiyor.&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Atıksu arıtma tesisi hamleleri sürüyor</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">İl genelinde vatandaşların atıksu kaynaklı çevre kirliliğinden etkilenmemesi için yeni tesis hamlesine devam eden MESKİ Genel Müdürlüğü, Erdemli İlçesi Tömük-Arpaçbahşiş ortak atıksu arıtma tesisi, Tarsus İlçesi Günyurdu Mahallesi’nin atıksu şebeke ve paket atıksu arıtma tesisi projesiyle bölgenin kanalizasyon bertarafını sağlayacak. Ayrıca Silifke Atıksu Arıtma Tesisi rehabilite edilecek. Silifke İlçesi’nde yer alan Taşucu Mahallesi’nin kanalizasyon sorununu gidermek için döşenecek kanalizasyon hatları ile atıksuların terfi merkezleri vasıtasıyla Silifke Atıksu Arıtma Tesisi’ne iletimi sağlanarak, mahallenin kanalizasyon problemi çözülecek. Anamur İlçesi Çarıklar Mahallesi Atıksu Arıtma Tesisi, Silifke İlçesi Yeşilovacık Mahallesi Atıksu Arıtma Tesisi, Tarsus İlçesi Yenice Mahallesi Atıksu Arıtma Tesisi, Bozyazı İlçesi Tekeli-Tekmen Mahalleri Ortak Atıksu Arıtma Tesisi, Aydıncık İlçesi Atıksu Arıtma Tesisi, Çamlıyayla İlçesi Sebil Mahallesi Atıksu Arıtma Tesisi projeleri de hayata geçirilecek.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Atıksu arıtma tesislerinin kapasiteleri verimli hale getiriliyor</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">MESKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde işletilen tesisler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından da rutin şekilde denetleniyor. Mersin genelindeki atıksu arıtma tesisleri, 1 Nisan-31 Aralık 2019 tarihleri arasında 177 iç denetim numune sayısıyla denetimlerden tam not aldı. Tam kapasite ile çalıştırılan tesislerinin başarısı bir kez daha tescillendi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Mersin sahillerinde çevreci yatırımlara devam edeceğiz”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">MESKİ Genel Müdürü Alaeddin Alkaç, ekolojik dengenin korunması noktasında atıksu arıtma tesislerinin önemine değinerek,&nbsp;<strong>“Gelecek nesillere daha sağlıklı ve temiz bir Mersin bırakma gayreti içerisindeyiz. Akdeniz’in kirlilikten kurtarılması adına yoğun mesaimiz sürüyor. Altyapı anlamında yapmış olduğumuz yatırımlar ile gelecek nesilleri koruma altına alıyoruz. Evsel nitelikli atıksu kirliliğinin önüne geçerek, çocuklarımız için daha sağlıklı ve temiz bir gelecek inşa ediyoruz. Daha temiz bir çevre ve sağlıklı yaşam temini adına çevreci yatırımlarımıza devam edeceğiz”</strong>&nbsp;dedi.</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GERGERLİOĞLU: “Hapishanede Hiçbir Çocuğun Elinde Oyuncak Görmedim”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gergerlioglu-hapishanede-hicbir-cocugun-elinde-oyuncak-gormedim-8354c448f59e-1b3f-47fc-b677-cb44b32acf862020-02-13T14:53:00+03:00HABER MERKEZİ GERGERLİOĞLU: “Hapishanede Hiçbir Çocuğun Elinde Oyuncak Görmedim”

GERGERLİOĞLU: “Hapishanede Hiçbir Çocuğun Elinde Oyuncak Görmedim”

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Çocuklar ölmesin” dedikten sonra yargılanıp hapiste kalan Ayşe Öğretmen, Gergerlioğlu’na, hapishanede annesiyle birlikte kalmak zorunda olan çocukların durumunu anlattı.</span></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bianetten Ayça Söylemez’in haberine göre;&nbsp;&nbsp;<em>“Annelerinin cezasının ertelenmesi ya da tutuksuz bir şekilde yargılanmasını talep ediyorum, yetkililerden bunu istiyorum çünkü o cezayı anneler değil çocuklar çekiyor.”</em></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Öğretmen Ayşe Çelik, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun YouTube’dan yayın yaptığı ÖFG TV’sine konuk oldu ve hapishanedeki çocukların durumunu anlattı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Beyaz Show’da “Çocuklar ölmesin” dediği için yargılanan ve bu süreçte iki kez Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde kalan Ayşe Çelik, yeniden yapılan yargılama sonucu beraat etmişti. İkinci kez cezaevine girdiğinde 18 aylık kızı da yanındaydı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Çelik, hem kendi çocuğunun yaşadığı zorlukları hem de hapishanedeki kadınların ve çocukların durumunu anlattı:</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Kızımın bezine kadar açıp baktılar”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Ne yazık ki ülkemizde 800’ü aşkın çocuk cezaevinde ve özellikle 0-6 yaş döneminde gelişimlerini sağlıklı bir şekilde sağlayamıyorlar. Dilsel, sosyal, duygusal, psikolojik, öz bakım becerilerini sağlandığı önemli dönemleri maalesef tamamlayamıyorlar.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“İlk cezaevine girdiğim zaman 4 kişinin zor sığabileceği bir odada arandım ve kızımı aramak istediler beton zemin üzerine kızımı yatırmak istediler ben buna müsaade etmedim ama aranmamız gerekiyor ve bezini açmamız lazım dediler. Aramamız lazım deyip kızımın bezine kadar açıp baktılar ne yazık ki.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“İki defa cezaevine girdiğim için farklı koğuşlarda kaldım 2018 yılında 12 kişilik koğuşta 33 kadın 9 çocuk, 2019 yılında girdiğim sene 42 kadın 8 çocuk vardı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“12 kişilik koğuşta 6 adet ranza vardı. Çocuklar 2 ila 4 yaş arasındaydı. 2019 senesinde girdiğim zaman tekrar bu sefer yetişkin sayısı 42 iken çocuk sayısı 8 idi. Yalnız çocuklar 0-1 yaş grubu 40 günlük bebek vardı 2 aylık 6 aylık 9 aylık bebekler vardı.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“33 kadına bir tuvalet”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Diyarbakır Cezaevi hijyenden uzak, alanı çok dardı ve yatak sayısı azdı insan sayısı fazlaydı, her 2 katta da yatılır alt katta yataklar üst katta yer yoktu bazı yataklarda 3 kişi yatıyordu. Bir kadın 2 çocuğuyla beraber aynı yatağı kullanmak zorundaydı çünkü başka yatacak yer yoktu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“İlk gece ben yatakta yatma şansına sahip oldum ranzada bir tane mahkum bu kadının ne özelliği var neden onu ranzada yatırıyorsunuz tuvaletin önünde neden yatmıyor, ilk gelen nasıl uyur diye koğuş sorumlusuyla tartışmaya başladı. Cezaevinin de bir hiyerarşisi vardı ilk gelen yeni gelen tuvaletin önünde yatıp daha sonra zamanla üst katlara çıkabiliyordu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Sabah 8 de sayım vardı, memurlar kapıya sert bir şekilde vurup sayım diye yüksek sesle bağırıyordu kadınlar hızlı bir şekilde alelacele ne bulurlarsa giyip azarlanmasınlar diye çok hızlı bir şekilde aşağı inmeye çalıştılar, sayım bittikten sonra lavabo kuyruğunu anlatamam görmek gerekiyor, 33 kadın sırayla tuvalete gitmeleri gerekiyor, bir tuvalet var.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Kapı açıldığı gibi kendilerini dışarıya atıyorlardı”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Sayım sonrası havalandırmaya çıkıp akşam sayımına kadar havalandırmada kalabiliyorduk. Çocuklar kapı açıldığı gibi kendilerini dışarıya atıyorlardı tabii sadece gökyüzünü görebiliyorlardı. Bir kuş dahi bir hayvan dahi görme şansınız yoktu.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Kapı kapandıktan sonra çok kötü bir şekilde ağlamaya kapıya vurmaya başlıyorlardı bizi çıkart dışarı çıkmak istiyoruz diye… Dışarda su birikintileri vardı mesela onlarla oynuyorlardı…</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Ben oradayken hiçbir çocuğun elinde oyuncak görmedim sadece mutfak eşyaları ile kendi aralarında oynuyorlardı zaten alan dar olduğu için, çocuklar koşarken diğer kadınlar kızardı onları iterdi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Özellikle gece uyurken anneler ciddi problemler yaşıyordu çocuklar ister istemez ağlıyordu uyumak istemiyordu ya da hastaydı. O zaman da azarlanıyorlardı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Kadınlar ya yerlerde ya çıplak merdivenlerinin üzerinde hızlı bir şekilde çocuklarının bezini değiştiriyorlardı.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Çocuklar kreşe gitmek istemiyordu”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Üç defa sabah kahvaltısı öğle yemeği ve akşam yemeği olarak 3 öğün verilirdi yalnız çocuklara özel hiçbir şey yoktu benim tanık olduğum çocuklara sadece mama ve bez verilirdi.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Kreşe gönderiliyordu çocuklar ama kreşe gitmek istemiyorlardı, ağlayarak gitmek istemediklerini gösteriyorlardı annelerine koşup sarılarak… Nedenini bilemiyorum.”</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>“Ancak çok ciddi bir ağrısı varsa müdahale ediliyordu”</strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Çocuklar hastalandığı zaman anında bir tedavi gerçekleştirilmiyordu ancak çok ciddi bir ağrısı varsa müdahale ediliyordu, soğuk algınlığı grip, düşme gibi durumlarda müdahale yoktu ancak sabah sayımda dilekçeler verilir daha sonra memurlar tarafından dilekçe ile revire çıkarılırdı: yani o dilekçeyi vermeden revire çıkmak mümkün değil.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">“Tek derdim o çocukların sağlıklı bir şekilde sağlıklı bir ortamda büyümeleri. Çocukların yeri parklardır salıncaklarla akranlarıyla koşmaları çamurla oynamaları gerekirken bu çocuklar mutfak faraşıyla oynamasın. Annelerinin cezasını çocuklar çekmesin.”</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BEHİÇ ÇELİK MERSİN’İN SORUNLARINI MECLİSTE MASAYA YATIRDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/behic-celik-mersinin-sorunlarini-mecliste-masaya-yatirdi-83535aa3d18f-c290-429c-846e-ace9eb4aff5e2020-02-13T14:12:00+03:00HABER MERKEZİ BEHİÇ ÇELİK MERSİN’İN SORUNLARINI MECLİSTE MASAYA YATIRDI

BEHİÇ ÇELİK MERSİN’İN SORUNLARINI MECLİSTE MASAYA YATIRDI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">SAYIN BAŞKAN, DEĞERLİ MİLLETVEKİLLERİ,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mersin İlimizin sorunları hakkında konuşma yapmak için Gündem dışı söz aldım.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bu vesile ile Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mersin, Türkiye’nin özellikle Cumhuriyetle birlikte hızla gelişen ve ilk 10’a giren önemli bir ilidir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ancak son yıllarda birçok alanda peyderpey gerilemiştir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Özellikle yaşam kalitesinde, çok irtifa kaybetmesi Mersin’in cazibesininazaldığının en büyük kanıtıdır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bunu destekleyen numune veri, nüfus artışında gözükmektedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Son 17 yılda Türkiye’de nüfus artışı %28’dir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Aynı dönemde Mersin’de nüfus artışı ise %21 düzeyindedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Bu Mersin’de nüfusun nisbetenazaldığı anlamına gelmektedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">DEĞERLİ MİLLETVEKİLLERİ ,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mersin Türkiye’de potansiyel olarak ilk 5 Turizm İlinden birisidir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">321 km. sahile sahip olup yılda 300 gün güneşli havası vardır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">150 Arkeolojik ve doğal sit alanı bulunmaktadır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">530 tescilli mimarisi, Silifke Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Alanı, 2000’e yakın tür endemik bitkisi, meşhur yaylaları, ender sedir ormanları, yamaç paraşüt alanları, rafting ve trekking parkurları, kış sporları platformlarıyla eşsiz bir yöredir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><u>Buna rağmen maalesef turizm destinasyonunda layık olduğu yeri alamamıştır. </u></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mersin’de sanayileşmede ve ticarette mihenk taşı olan <u>Mersin Limanı, OSB, Serbest Bölge</u> ve diğer tesis ve fabrikalar şehir ekonomisinde önemli bir yere sahiptir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ne var ki son yıllarda meydana gelen daralma bazı tesis ve işyerlerinin kapanmalarıyla sonuçlanmıştır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Şirketlerde %20’ler düzeyinde daralma yaşandığı görülmektedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">OSB’de üretimini durduran firma oranı ise %6’dır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><u>Demek ki yerel sanayiyi ve ticareti canlandırıcı girişimlere ihtiyaç olduğu açıktır. </u></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">DEĞERLİ MİLLETVEKİLLERİ ,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Turizm’de potansiyele rağmen arzu edilen seviyeye ulaşamayan Mersin, aslında Türk Tarımının başkenti olacak seviyededir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">15.853 km&nbsp; yüzölçümünün%26’sında tarım yapılmaktadır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; .&nbsp; Örtü altı sebzecilikte Türkiye’de % 15 ile ilk sıradadır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; .&nbsp; Türkiye’de toplam yaş sebze üretiminin % 7’si Mersin’in.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; .&nbsp; Domates, biber, patlıcan, hıyar,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; .&nbsp; Muz, kayısı, üzüm ve şeftali başlıca üretilen sebze ve meyvelerdir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mersin;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; .&nbsp; Türkiye’de toplam yaş meyve üretiminin % 10’unu karşılamaktadır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; .&nbsp; Ayrıca açıkta kayısı, kiraz, erik, yenidünya, badem, nar ön plandadır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; .&nbsp; Tarsus civarı üzümde çok iyi düzeydedir,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; .&nbsp; Zeytincilik ve zeytinyağı üretimi çok gelişmiştir,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; .&nbsp; Defne ve lavantin gibi aromatik bitkiler,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; .&nbsp; Hububat, bakliyat ve pamuk ta üretilmektedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; .&nbsp; Mısır ve susam üretimi, yer fıstığı, soya fasulyesinde iyi bir yere sahiptir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; .&nbsp; Avokado ve Ejder Meyvesi üretimi son yıllarda yaygınlaşmıştır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">DEĞERLİ MİLLETVEKİLLERİ ,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><u>Mersin iklimi nedeniyle polikültür tarımın yapıldığı istisnai bir ilimizdir. </u></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Ülkemizde muz, erik, şeftali, çilek, limon üretiminde birinci sıradadır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Tarıma dayalı sanayiye ve hayvancılığa da önem verilmesi gerekmektedir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">ŞİMDİ KISACA SORUNLARA VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNE GEÇERSEK ;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">1.&nbsp; Ulaşım sorunu çözülmelidir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">a. <u>Çukurova Havaalanı</u> hala tamamlanmamıştır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">b. <u>Mersin – Antalya</u> Yolunun (D-400) tünelleri açılmalıdır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">c. <u>Silifke – Mut- Karaman</u> arası (D-715) hem karayolu hem de demiryolu ile bağlanmalıdır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">d. <u>Taşucu Seka Limanı</u> Tersane olarak aktif hale getirilmelidir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">e. Mersin merkez – Silifke hattı rehabilite edilmeli, otoban yapılmalıdır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">2.&nbsp; Turizme önem verilmelidir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">a. <u>Mersin – Tarsus Kıyı Kesimi Turizm Merkezi,</u></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">b. <u>Karboğazı Kış Sporları ve Kayak Merkezi,</u></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">c. İlde mevcut ve yeni yapılması düşünülen <u>yatlimanlarına</u> önem verilmesi,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">d. Konaklama Kapasitesinin arttırılması ve <u>8 TurizmMerkezinin faal hale</u> getirilmesi,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">e. <u>Mersin, turizmde Öncelikli Yöre</u> ilan edilmelidir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">f. <u>Batı Mersin Turizm Master Planı</u></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">g. Sahilleri kapatan <u>73.000’den fazla yazlık konut</u> bulunmaktadır. Bunlarrehabilite edilerek sahiller turizm endüstrisine kazandırılmalı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">h. İnanç turizmi Mersin’de oldukça geliştirilebilir.&nbsp;&nbsp; St. Paul Kilisesi ve Kapadokya ile Hatay hinterlandı. Ashabı Kehf, Hz Danyal.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">3.&nbsp; Tarıma önem verilmelidir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">a. Sulama projeleri ve barajlar tamamlanmalı,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">b. Pamukluk, Aksıfat, Sorgun barajları tamamlanmalı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">c. Yeraltı su dengesi korunmalı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">d. TARSİM bölgede aktif hale getirilmeli,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">e. Pazarlama ve İhracatta tıkanıklıklar giderilmeli,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">f. Mersin Hali ve ilin diğer halleri iyileştirilmelidir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">g. Girdi maliyetleri düşürülmeli</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">h. Teşvikler ve tarımsal krediler düşük faizli ve daha fazla çiftçiye ulaşmalı.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">DEĞERLİ MİLLETVEKİLLERİ ,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Mersin’de işsizlik had safhadadır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Toplumsal yapı sırf bu sebeple dahi gergindir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">&nbsp;Acil çözüm bulunması gereken ;</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">-&nbsp; <u>Suriyeliler meselesi</u> ( ki 400.000’e ulaşmıştır )</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">-&nbsp; Mersin’den <u>başka illere kalifiye insan göçü,</u></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">-&nbsp; Vergi tahsilatında Türkiye’de 6. Olan Mersin’in tüm yaşam istatistiklerinde (eğitim, sağlık vs.) geri olması endişe vericidir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">-&nbsp; Şehir Hastanesinin açılmasıyla ilçe hastaneleri&nbsp; bilinçli olarak geriletilmektedir. Hastanelerde birçok branşta doktor bulunmamaktadır.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">-&nbsp; Şehir merkezi kuzeye doğru kaydırılmalı,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">-&nbsp; Kıyılar kıskançlıkla korunmalı,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">-&nbsp; Yeni bir imar ve şehircilik konsepti benimsenmeli,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">-&nbsp; İstihdam Yaratılmalı,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">-&nbsp; Serbest bölge geliştirilmeli ve sorunları giderilmeli,</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">-&nbsp; Sanayileşmeye önem verilmeli, tarıma dayalı sanayileşme öncelenmelidir.</span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">Teşekkür eder, saygılar sunarım.</span></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MUHARREM ERKEK: Siyasi ayak, siyasi otoritedir.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/muharrem-erkek-siyasi-ayak-siyasi-otoritedir-8352991ddfdc-1ad4-4743-b696-506e10c5d6112020-02-13T14:05:00+03:00HABER MERKEZİ MUHARREM ERKEK: Siyasi ayak, siyasi otoritedir.

MUHARREM ERKEK: Siyasi ayak, siyasi otoritedir.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p>MUHARREM ERKEK: Siyasi ayak, siyasi otoritedir.<br />DEDİ VE YAZIP PAYLAŞTI:<br />Siyasi ayak, siyasi otoritedir.<br />Aynı menzile yürürken iktidar ve rant paylaşımında anlaşamayınca kavgaya tutuşmak bu gerçeğin üzerini örtemez.&nbsp;<br />AK Parti hükümetlerinin hukuki, siyasi ve vicdani sorumluluğu gün ışığı gibi ortadadır.</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CAFER UZUNKUYA: Hep birlikte başaracağız]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cafer-uzunkuya-hep-birlikte-basaracagiz-83518567c5b6-d1fa-4cf4-b3b9-67c1df59df942020-02-13T13:53:00+03:00HABER MERKEZİ CAFER UZUNKUYA: Hep birlikte başaracağız

CAFER UZUNKUYA: Hep birlikte başaracağız

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p>CAFER UZUNKUYA: Hep birlikte başaracağız<br />DEDİ VE YAZIP PAYLAŞTI:<br />İş verenlerimiz için,İş sağlığı ve güvenliği bir maliyet ve yük değil hayattır,üretmektir.Çalışanlarımız içinse meşakkatten öte güven ve sağlıkla hayatta kalmaktır.Hep birlikte başaracağız</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CANDAN YÜCEER PAYLAŞTI: MİLLET AÇ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/candan-yuceer-paylasti-millet-ac-83506d8e0def-2519-4dd0-8dd0-f5d2ac1bf15b2020-02-13T13:49:00+03:00HABER MERKEZİ CANDAN YÜCEER PAYLAŞTI: MİLLET AÇ

CANDAN YÜCEER PAYLAŞTI: MİLLET AÇ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p>CANDAN YÜCEER PAYLAŞTI: MİLLET AÇ<br />DEDİ VE YAZDI<br />Artık insanlar açım diyerek Meclis'in kapısına dayanıyor, iktidar ise Ahlat'a saray yapmak için kanun çıkarma derdinde.</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SÜLEYMAN GİRGİN: Bir kova sudan medet umuyorlar !]]>https://www.haberanaliz.net/haber/suleyman-girgin-bir-kova-sudan-medet-umuyorlar-8349fd1e5bd6-e842-4b2d-9618-895f76139a482020-02-13T13:46:00+03:00HABER MERKEZİ SÜLEYMAN GİRGİN: Bir kova sudan medet umuyorlar !

SÜLEYMAN GİRGİN: Bir kova sudan medet umuyorlar !

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p>SÜLEYMAN GİRGİN: Bir kova sudan medet umuyorlar !<br />DEDİ VE PAYLAŞTI...<br />Hazine bitti.<br />İktidarın gözü doymak bilmedi.<br />Gereksiz harcamaların ardı arkası tüm uyarılara rağmen kesilmeyince yeni para bulma yolları arayışına girildi.</p><p>Kısacası;<br />Denizi kuruttular.<br />Bir kova sudan medet umuyorlar !</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SUZAN ŞAHİN: ‘‘HATAY ÜVEY EVLADINIZ MI?!’’]]>https://www.haberanaliz.net/haber/suzan-sahin-hatay-uvey-evladiniz-mi-83487809b9ca-c5b5-4d14-b4cd-b3baaff9150e2020-02-13T13:35:00+03:00HABER MERKEZİ SUZAN ŞAHİN: ‘‘HATAY ÜVEY EVLADINIZ MI?!’’

SUZAN ŞAHİN: ‘‘HATAY ÜVEY EVLADINIZ MI?!’’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Av.Suzan Şahin, Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Hazine Arazileri satım tebliğiHatay’ınbir kez daha kapsam dışında bırakmasını eleştirerek, Hatay’daki köylülerin hazine toprağı satışından yararlandırılmazken yabancılara yapılan toprak satışınınher yıl arttığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde Şahin, ‘‘<strong><em>Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Hazine Arazileri satım tebliği 26.12.2019 günü itibariyle yürürlüğe girdi. Bu tebliğde hazine arazilerinin kiracılarına, kullanıcılarına satım esasları açıklanmıştır. Hazine Arazilerinin kullanıcılarına satışına yönelik</em></strong><strong><em> tebliğinde</em></strong><strong><em> Hatay bir kez daha kapsam dışında bırakmıştır. Hazineye ait tarım arazilerinin satışı Türkiye’nin her yerinde yapılırken, Hatay uygulamadan muaf tutulmuştur. Türkiye’nin her yerinde hazineye ait tarım arazileri kullanıcılarına satılabiliyor. Ancak Hatay bu uygulamanın dışında bırakılmış durumda. Hatay’daki köylüler hazine toprağının satışından yararlanamazken, yabancılara toprak satışı ise her yıl artmıştır.</em></strong>’’ ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu uygulamanın keyfi olduğunu söyleyen CHP’li Şahin, uygulamanın Anayasada güvence altına alınan ‘eşitlik ilkesine de açıkça aykırı olduğunu söyledi.Suzan Şahin yaptığı açıklamada, ‘‘<strong><em>Anayasamızın 10.Maddesine göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Bu keyfi karar Hatay İlimizde ve özellikle de ilçemizde yaşayan vatandaşlarımızı çok ciddi şekilde mağdur etmiştir</em></strong>.’’ dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Hükümetin, Hatay’ın hazine arazilerinin kullanıcılarına satışına yönelik tebliğinde bir kez daha kapsam dışında bırakılmasınagerekçe olarak, Hatay’ın hassas bir yer olduğu, güvenlik riski bulunmasıgösterildiğini söyleyen Şahin, ‘‘<strong><em>Hatay yüzyıllardır medeniyetlere ev sahipliği yapmış, sevgi, barış ve kardeşlik şehridir. Hatay iç savaştan kaçan 600 bin Suriyeli mülteciye yılardır hoşgörüyle ev sahipliği yapmakta, AKP’nin ısrarla vermediği teşviklere rağmen ekmeğini bölüşmektedir. Bu kararın alındığı zamandada, şu anda da Hatay’da herhangi bir güvenlik riski ise yoktur. AKP, Hatay’a üvey evlat muamelesi yapmakta, aklınca Hataylıları cezalandırmaktadır. Hatay halkı bu çifte standartı görüp en güzel cevabı sandıkta verecektir.</em></strong>’’ dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">CHP’li Şahin, Hatay’a üvey evlat muamelesi yaptığını iddia ettiği AKP hükümetine şu soruları sordu:</span></p><ol><li><span style="font-size:16px">Hatay ilindeki köylüler hazine toprağının satışından yararlanamazken, yabancılara toprak satışı yapıldığı bilinmektedir. Bu noktada hükümetinizin tutumu net olarakkeyfi bir tutumdur mudur?</span></li><li><span style="font-size:16px">Hazine arazilerinin kullanıcılarına satışına yönelik tebliğde&nbsp;Hatay ili hangi sebeplerden ötürü kapsam dışında kalmıştır?</span></li><li><span style="font-size:16px">İki günde bir yakın çevrede bombaların patladığı, füzelerin düştüğü Gaziantep’te, Kilis’te, Islahiye’de güvenlik riski yok denilerek tebliğ kapsamına alınmış ve hazine arazileri oradaki vatandaşlara satılabilirken, Hatay’da güvenlik riski var o nedenle hazine arazileri uzun yıllardır kullanan vatandaşlara satılamaz demek Anayasanın ‘eşitlik’ ilkesine açıkça aykırı değil midir?</span></li><li><span style="font-size:16px">Hatay’daki köylüler hazine toprağının satışından yararlanamazken, yabancılara 2012-2020 yılları arası ne kadar toprak satışı yapılmıştır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Hatay ve kapsam dışı bırakılan diğer bölgelerin de tebliğden yararlanmasına yönelik bir düzenlemeniz olacak mıdır? Olmayacak ise gerekçeleri nelerdir?</span></li></ol>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[‘VATANDAŞIMIZ AÇKEN SARAY TARTIŞMAKTAN BEN UTANDIM SİZ UTANMIYOR MUSUNUZ?’]]>https://www.haberanaliz.net/haber/vatandasimiz-acken-saray-tartismaktan-ben-utandim-siz-utanmiyor-musunuz-83478da6b9a2-6cd5-4048-92bb-de2ce32cc06f2020-02-13T13:33:00+03:00HABER MERKEZİ ‘VATANDAŞIMIZ AÇKEN SARAY TARTIŞMAKTAN BEN UTANDIM SİZ UTANMIYOR MUSUNUZ?’

‘VATANDAŞIMIZ AÇKEN SARAY TARTIŞMAKTAN BEN UTANDIM SİZ UTANMIYOR MUSUNUZ?’

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>GÜLİZAR BİÇER KARACA TBMM’DE AHLAT SARAYI ÜZERİNE KONUŞTU:</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>‘VATANDAŞIMIZ AÇKEN SARAY TARTIŞMAKTAN BEN UTANDIM SİZ UTANMIYOR MUSUNUZ?’</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">CHP Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca Coğrafi Sistemler ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin Ahlat’a saray yapılmasının önünü açan 20. Maddesi üzerine CHP Grubu adına TBMM kürsüsünde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>HUKUKA AYKIRILIKTA ISRAR</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">CHP Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Ahlat’a yapılacak sarayın AK Parti'nin Genel Başkanı 26 Ağustos 2018'de Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümü kutlamalarında bir talimatıyla "Buraya 1.071 metrekarelik bir otağ, saray istiyorum." Demesiyle gündeme geldiğini AK Parti Grubunun bunu emir telakki edip kanun metnini hemen torba yasayla getirdiklerini belirtti. 2019 Ocak ayında Meclisten bütün itirazlara rağmen geçen yasa için Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak Anayasa Mahkemesine gidildiğini söyleyen Gülizar Biçer Karaca, Anayasa Mahkemesinin düzenlemeyi Anayasa'nın 2'nci, 43'üncü ve 56'ncı maddesine aykırılıktan iptal ettiğine dikkat çekti. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının ardından 26 Ağustos 2019'da sarayın tek adamının çıkıp, yine Malazgirt'te dedi ki: "Birileri bizim bu sarayı yapmamıza engel olmaya çalışıyor. Çatlasanız da patlasanız da bu sarayı yapacağız.” dediğini belirten Gülizar Biçer Karaca; ‘Ülkemizi yöneten ve cumhurun başı olan kişi Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi kararının yayımlanmasından bir ay sonra bu karara "Çatlasanız da patlasanız da yapacağız." diyerek uymayacağını açıkça ifade etti. Biz hukuk devletiyiz. Anayasa'mız değişmedi. Anayasa hâlâ hukuk devleti vurgusunu yapmaktadır. Bir ülkenin Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesinin kararına "Çatlasanız da patlasanız da..." diyemez, dememelidir, hukuk devleti de bunu gerektirir.’ dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>SARAY’DAN GELEN TALİMATI UYGULUYORSUNUZ.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Görüşülmekte olan yasa teklifinde sadece Ahlat’ın olduğuna dikkat çeken Gülizar Biçer Karaca ‘Oysaki Anayasa Mahkemesi kararında Rize ve Çandarlı'dan da bahsetmektedir. Ben şimdi size soruyorum: Burada sadece Ahlat maddesi var. Peki, Rize ve Çandarlı aynı Anayasa Mahkemesi kararında hukuka aykırı bulunmasını haklı buluyor da Ahlat'ı mı haksız buluyorsunuz? Neden biliyor musunuz? Çünkü size saraydan gelen talimat bu ve saray, yazlık saray, kışlık saray, uçan saray, yüzen saraydan sonra Ahlat'ta da bir saray emretti ve bu emri hukuku, Anayasa'yı hiçe sayarak burada uygulamaya çalışıyorsunuz.’ Dedi CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca konuşmasına ‘Eğer bir ülkede bugün ‘Ben açım.’diye bağıran bir yurttaşımız kendini yakıyorsa, bugün sarayın yönetimindeki iktidar partisinin Meclis grubunda bir vatandaş ‘Çocuklarım aç, işsizim.’ diye bağırıyorsa burada bir sarayın yapılıp yapılmayacağını tartışmayı, konuşmayı ben içime sindiremiyorum. Bir tartışma, böyle bir madde için bu kürsüden milletin karşısına geçerek konuşmayı da bir utanç vesilesi olarak görüyorum. 'Açım.' diye bağıran yurttaşların olduğu bir ülkede bir saray inşaatına onay vermekten, bir saray inadına ‘Tamam.' demekten sizler utanmıyor musunuz?’’diye devam etti.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>VATANDAŞIN SARAY’A İHTİYACI YOK.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Gülizar Biçer Karaca&nbsp; ‘Milletin saraya ihtiyacı yok. Bugün ayda sadece 275 lira para ödenen yoksul öğrencilere Millî Eğitim Bakanlığınca ödenen bu kredilerimiz "Kaynak yok." diye ödenmiyor. Bugün, Denizli'nin Acıpayam ilçesinde 20 Mart 2019'da meydana gelen deprem sonrasında 170 aile tavanı delik, tabanı delik, 20 metrekarelik konteynerlerde elektrik sobasıyla ısınmaya, eksi 10 derecede yaşamaya çalışıyor ve elektrik faturasını ödeyemediği için konteynerdeki elektrik saatlerini sökerek gidiyorsunuz. İşte bu milletin Ahlat sarayına değil, bu milleti açlıktan ve yoksulluktan intiharın eşiğine getiren ve çocuklarına ekmek parası veremediği için kendini yakmaya ve bu şekilde hayatına son vermeye çalışan vatandaşlarımızın derdine derman olmaya ihtiyacımız var.’ Dedi</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[OLCAY KILAVUZ GÜNDEMİ MECLİSTE DEĞERLENDİRİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/olcay-kilavuz-gundemi-mecliste-degerlendiriyor-83466d4c2115-fd9a-4806-b35b-98f10d0839b02020-02-13T13:29:00+03:00HABER MERKEZİ OLCAY KILAVUZ GÜNDEMİ MECLİSTE DEĞERLENDİRİYOR

OLCAY KILAVUZ GÜNDEMİ MECLİSTE DEĞERLENDİRİYOR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p>OLCAY KILAVUZ GÜNDEMİ MECLİSTE DEĞERLENDİRİYOR<br />İnanç, kültür, deniz, yayla, doğa ve spor turizmin öncü şehirlerinden biri olan Mersinimizin yüksek kıymeti muhakkak surette değerlendirilmeli ve turizme yönelik ciddi bir eylem planı hazırlanmalıdır.</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MEHMET GÖKER GÜNDEME DAİR KONUŞTU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mehmet-goker-gundeme-dair-konustu-83452b746c9b-f28f-4efd-9a2d-916abbfa36452020-02-13T13:21:00+03:00HABER MERKEZİ MEHMET GÖKER GÜNDEME DAİR KONUŞTU

MEHMET GÖKER GÜNDEME DAİR KONUŞTU

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">MEHMET GÖKER (Burdur) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; az önce burada bir tartışma oldu; tartışmanın kapsamı da on yedi veya on sekiz yıllık AK PARTİ'nin Türkiye'ye nereye kadar taşıdığı boyutundaydı.<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Evet, bugünkü grup toplantınızı televizyondan izledim. Sayın Genel Başkanınız çıktı "FETÖ" dedi, "Kılıçdaroğlu" dedi "CHP milletvekilleri" dedi "savaş" dedi ama arkadan bir ses duyuldu; oradan bir baba çıktı, dedi ki: "İşsizim. Çocuklarım aç, aç!" (CHP sıralarından alkışlar) ve işte rüya orada bitti. Türkiye'nin gerçeği; insanlarımız aç!<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Elâzığ'da bir deprem yaşadık ve depremde 41 vatandaşımız hayatını kaybetti; vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Bu yaranın sarılmasında devlet ve millet birlikte, el ele hareket etti; çok güzel bildiriler, çok güzel demeçler verildi ama Sayın İçişleri Bakanı çıktı, neredeyse bütün küçük kurumları saydı sadece Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri es geçti. Bunu da Türk milletinin takdirine bırakıyorum.<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Evet, deprem, Türkiye'nin acı gerçeği. Fay hattının üstüne geldiğimizde; Burdur Devlet Hastanesinin de bu depremden nasibini alabileceği deprem adamlarının, bilim insanlarının söylediği ortak görüş. Burada dört yıldır söylüyorum, Burdur Devlet Hastanesine ilk güçlendirmede 2 milyon 360 bin liralık bir güçlendirme yapıldı ve bu güçlendirmenin yetersizliği Süleyman Demirel Üniversitesi tarafından belgelendi, bunun üzerine Kırıkkale Üniversite de bir değerlendirme yaptı yeniden güçlendirme için ve bu güçlendirmenin 8 milyon lirayı geçeceğini ifade edince nihayet aklımıza geldi "Yeni bir hastane yapalım." dedik. Hastane yapıyorduk; ihalesiydi, tabelasını çaktıydık derken ihale iptal oldu, 2'nci kez bir ihaleye gidildi, henüz kazanan firma açıklanmadı ama Burdur Devlet Hastanesi depremle yüz yüze yaşamaya mahkûm edildi. Bölgenin tek hastanesi olması hasebiyle orada çalışanlar, poliklinikte hizmet almaya çalışan hastalar, yatan hastalar ve refakatçileri olası bir depremde ciddi anlamda risk altında.<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Peki, biz burada neyi görüşüyoruz? Anayasa Mahkemesinin durdurma kararı vermesine rağmen sadece eksik olarak çatısı kalmış, Ahlat'taki yazlık sarayın meşrulaştırılmasını.<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Neyi konuşuyoruz 19'uncu maddede? Salda Gölü'ne yapılacak olan millet bahçesi projesini. Arkadaşlar, değerli iktidar vekilleri; size şunu söylüyoruz: Burdur'a bir millet bahçesi değil, olası bir depremde insanların canlarını kurtarabilecekleri, müdahale edebilecekleri sağlam, depreme dayanaklı bir devlet hastanesi lazım. Evet, getirdiğiniz madde -az önce benden önceki konuşmacılar da söyledi- yasayla düzenlenmesi gereken bir maddeyi yönetmelik keyfîne bırakıyor ve açıkça yasayı ihlal ediyorsunuz, Anayasa'nın 43'üncü maddesine aykırı bir işlemde bulunuyorsunuz.<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bir diğeri, Salda'nın Kayadibi Mahallesi'nde 315 imza toplanıp köy olması yönünde bir karar ortaya atıldı. Biz bu imzaları doğrulatamadık. Ama daha sonrasında gidilen referandumda mahalle halkı, köy halkı, ezici bir çoğunlukla "Ben mahalle kalmak istiyorum." kararını verdi. Peki, siz ne yaptınız? Salda Gölü'nün etrafındaki 2/3'lük alanı egemenliğinde bulunduran, mahiyetinde, yönetiminde bulunduran CHP'li bir belediyeyi, sistem dışına bırakabilmek adına il genel meclisinde bunu oyladınız. Hani hep söylüyorsunuz ya "Millet iradesine karşı siyaset olmaz." diye. Evet, içinden çıktığınız millete karşı siyaset yaptınız, il genel meclisi üyeleriniz mahallenin köye dönüşmesini kabul etti, Sayın Vali de bunu onayladı. Buradan Sayın Bakana bir ricada bulunuyoruz. Lütfen, millî iradeye kulak verin ve Salda'nın hâkimiyetini elinde tutan Kayadibi halkının, elinde kalmasını sağlayacak yasaya, mahalle olarak kalmasına evet deyin.<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Tekrar söylüyoruz, Salda Gölü ekosistem içerisinde kendi kendini temizleyemeyen bir göl. Buranın doğal kalabilmesi adına insani faaliyetlerden uzak durmasını...<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Kıyı kenar çizgisinde Sayın Bakan yanıltılıyor "400-500 metre" diyor, bunun gerçek dışı olduğunu, ilk 50 metreden sonra yapılaşmanın başladığını kendisine tekrar hatırlatıyorum ve lütfen, Salda'ya dokunmayın diyorum. (CHP sıralarından alkışlar)</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[FAİK ÖZTRAK : AK Parti'nin teklifinde manipülatif ve yanıltıcı işlemlere ceza öngörülüyor.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/faik-oztrak-ak-partinin-teklifinde-manipulatif-ve-yaniltici-islemlere-ceza-ongoruluyor-8344cc397d26-d95f-4c58-b6a7-ccb5597cc0182020-02-13T13:02:00+03:00HABER MERKEZİ FAİK ÖZTRAK : AK Parti'nin teklifinde manipülatif ve yanıltıcı işlemlere ceza öngörülüyor.

FAİK ÖZTRAK : AK Parti'nin teklifinde manipülatif ve yanıltıcı işlemlere ceza öngörülüyor.

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">FAİK ÖZTRAK PAYLAŞTI :</span></p><p><span style="font-size:16px">AK Parti'nin teklifinde manipülatif ve yanıltıcı işlemlere ceza öngörülüyor. Bu doğru. Fakat çerçevesini belirleme işi BDDK'ya bırakılıyor. İşte bu olmaz. Bir suçun tanımı ve cezası Meclis'in çıkaracağı kanunla belirlenir. BDDK’nın yönetmeliğiyle değil.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Uzlaşma görüşmelerinde son etaba geçildi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/uzlasma-gorusmelerinde-son-etaba-gecildi-834359f86524-f2f2-40cc-8485-b8b010926f6b2020-02-13T12:54:00+03:00HABER MERKEZİ Uzlaşma görüşmelerinde son etaba geçildi

Uzlaşma görüşmelerinde son etaba geçildi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Gaziemir Emrez Mahallesi’nde kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamındaki uzlaşma görüşmelerinde son etaba geçildi. Görüşmeler hak sahiplerinin komşuluk ilişkilerini korumak ve aynı bölgede yaşamalarını sağlamak için etaplar halinde yürütülüyor. Mahalledeki kentsel dönüşüm çalışmaları yerinde dönüşüm ve yüzde 100 uzlaşı esasına dayanıyor. İletişim ofislerinde şehir plancısı, mühendis ve mimarların olduğu ekipler bölge sakinleriyle birebir temas halinde çalışıyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Büyükşehir, Emrez’in ardından Aktepe Mahallesi’nde de benzer bir süreç yürütmeye hazırlanıyor. Proje kapsamında 20 bin kişinin yaşadığı Gaziemir’in Aktepe ve Emrez mahallelerinde yaklaşık 10 bin konut, işyeri, turizm, ticaret birimi inşa edilecek. Fuar İzmir’in karşısındaki bölge kentle uyumlu hale getirilecek.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Her hak sahibiyle birebir görüşülüyor</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı Proje İkinci Şube Müdürü Vekili İsmail Mutaf uzlaşma sürecinin hak sahipleriyle birebir görüşmelerle yürütüldüğünü söyledi. Mutaf “Uzlaşma sağladığımız alanlarda sözleşme imzalayarak hak sahiplerinin arsalarını Büyükşehir adına devralıyoruz. Ardından hak sahiplerine kira desteği sağlayıp alanı tahliye ediyoruz. Bazı bölgelerde ise geçici iskanı sağlamak için Büyükşehir’e ait konutları tahsis ediyoruz” dedi. Diğer bölgelerden farklı olarak Gaziemir’de Kentsel Dönüşüm Yasası kapsamında bedel karşılığında Hazine’den devralınan Büyükşehir mülkiyetindeki arsada yaklaşık 600 bağımsız birim için kat karşılığı anahtar tesl im yapım ihalesine çıkılacağını ifade eden Mutaf “Böylece hak sahipleri ile uzlaşma görüşmeleri devam ederken bir yandan da konut inşası başlamış olacak” diye konuştu.<br />“<strong>Büyükşehir’in varlığı güven veriyor”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Mahalleli ise çalışmalardan memnun. Emrez’de oturan Özgür Özdemir İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hak sahipleriyle yüklenici arasında garantör rolü üstlenmesinin kendilerine güven verdiğini söyledi. 1983’ten beri bölgede yaşayan Mevlüt Aksu ise “Ömrümüzün kalanını sağlıklı bir çevrede geçirmek istiyoruz. Proje çok güzel. Konutlarımız depreme dayanıklı olacak” dedi. 1984’ten beri Emrez’de yaşayan Mehmet Tanrıöver ise “Projeyle hem arsalarımızın, evlerimizin değeri artacak hem de depreme dayanıklı, çağdaş, sağlıklı konutlarda yaşayacağız” diye konuştu.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Fikret ŞAHİN'in "AKP 'nin İflas Etmiş Sağlık Politikaları" Konulu Basın Açıklaması]]>https://www.haberanaliz.net/haber/fikret-sahinin-akp-nin-iflas-etmis-saglik-politikalari-konulu-basin-aciklamasi-83427a08389c-2f29-4ce2-ac5a-e9ad0dfd600f2020-02-13T12:48:00+03:00HABER MERKEZİ Fikret ŞAHİN'in "AKP 'nin İflas Etmiş Sağlık Politikaları" Konulu Basın Açıklaması

Fikret ŞAHİN'in "AKP 'nin İflas Etmiş Sağlık Politikaları" Konulu Basın Açıklaması

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><em>Ekonomik koşulların ağırlaşması,</em></p><p><em>Vatandaşlarımızın yaşadığı geçim derdi ve gelecek kaygısı, </em></p><p><em>Toplumumuzun fiziksel ve ruhsal sağlığının bozulmasına neden olmakta,</em></p><p><em>Sağlıkta yaşadığımız olumsuzluklar her geçen gün artmaktadır.</em></p><p><em>AKP’nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 tarihinden buyana vatandaşlarımızın</em></p><ul><li><em>Hastaneye başvuru sayısı</em></li><li><em>Kişi başı hekime başvuru oranı</em></li><li><em>Acil servislere başvuru oranı</em></li><li><em>Psikiyatri kliniklerine başvuru sayısı</em></li><li><em>Kullanılan Antidepresan ilaç sayısı</em></li><li><em>Kanserden ölüm oranı </em></li><li><em>Çekilen MR, BT ve USG gibi görüntüleme oranları </em></li></ul><p><em>Her yıl giderek artmıştır.</em></p><p><em>Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan Sağlık Bakanlığı 2018 istatistikleri,&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;diğer araştırma ve verilerde bunu açık olarak görmekteyiz.</em></p><p><strong><em>HASTANEYE BAŞVURU SAYISI&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; /&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; KİŞİ BAŞI HEKİME BAŞVURU SAYISI</em></strong></p><table align="center" border="1" cellpadding="0" cellspacing="0" style="width:604px"><tbody><tr><td style="height:41px; width:151px"><p>&nbsp;</p></td><td style="height:41px; width:151px"><p><strong><em>2002</em></strong></p><p>&nbsp;</p></td><td style="height:41px; width:151px"><p><strong><em>2018</em></strong></p></td><td style="height:41px; width:151px"><p><strong><em>OECD</em></strong></p></td></tr><tr><td style="width:151px"><p><strong><em>Toplam Hekime müracat</em></strong></p></td><td style="width:151px"><p><em>208.966.049</em></p></td><td style="width:151px"><p><em>782.515.204</em></p></td><td style="width:151px"><p><strong><em>Artış % 376</em></strong></p></td></tr><tr><td style="width:151px"><p><strong><em>Kişi başı Hekime müracaat</em></strong></p></td><td style="width:151px"><p><em>3,1</em></p></td><td style="width:151px"><p><em>9,5</em></p></td><td style="width:151px"><p><strong><em>Artış % 306</em></strong></p><p><em>6,8</em></p></td></tr></tbody></table><div>&nbsp;</div><p><strong><em>Dünya’nın en fazla hastaneye başvuran toplumu durumundayız.</em></strong></p><p><em>Kişi başı hastaneye başvuru oranı ;</em></p><p><em>İsveç’te&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2,8</em></p><p><em>ABD’de&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 4</em></p><p><strong><em>ACİL SERVİSE BAŞVURU ORANI</em></strong></p><table align="center" border="1" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p></td><td style="width:151px"><p><strong><em>2011</em></strong></p></td><td style="width:151px"><p><strong><em>2015</em></strong></p></td><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p></td></tr><tr><td style="width:151px"><p><strong><em>112 Acil Servise Başvuru Oranı</em></strong></p></td><td style="width:151px"><p><em>94.781.306</em></p><p><em>796 (2012)</em></p></td><td style="width:151px"><p><em>110.915.408</em></p><p><em>1.998 (2018)</em></p></td><td style="width:151px"><p><em>78,7 milyon (2015)</em></p><p><em>TR Nüfus</em></p></td></tr></tbody></table><div>&nbsp;</div><p><strong><em>Dünya’da kendi nüfusundan fazla oranda Acil servise başvuran tek ülkeyiz.</em></strong></p><p><strong><em>PSİKİYATRİ KLİNİKLERİNE BAŞVURU </em></strong></p><table align="center" border="1" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td style="width:123px"><p>&nbsp;</p></td><td style="width:179px"><p>&nbsp;</p><p><strong><em>2017-2019</em></strong></p></td><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p><p><strong><em>Kadın</em></strong></p></td><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p><p><strong><em>Erkek</em></strong></p></td></tr><tr><td style="width:123px"><p><em>Psikiyatri </em></p><p><em>Başvuru sayısı</em></p></td><td style="width:179px"><p><em>7 milyon 953 bin 651</em></p></td><td style="width:151px"><p><em>% 69</em></p><p>&nbsp;</p></td><td style="width:151px"><p><em>% 31</em></p></td></tr></tbody></table><div>&nbsp;</div><p><strong><em>ANTİDEPRESAN KULLANIM SAYISI</em></strong></p><table border="1" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td style="width:126px"><p>&nbsp;</p></td><td style="width:66px"><p>&nbsp;</p><p><strong><em>2003</em></strong></p></td><td style="width:81px"><p>&nbsp;</p><p><strong><em>2012</em></strong></p></td><td style="width:76px"><p>&nbsp;</p><p><strong><em>2013</em></strong></p></td><td style="width:85px"><p>&nbsp;</p><p><strong><em>2014</em></strong></p></td><td style="width:85px"><p>&nbsp;</p><p><strong><em>2015</em></strong></p></td><td style="width:85px"><p>&nbsp;</p><p><strong><em>2019</em></strong></p></td></tr><tr><td style="width:126px"><p><em>Antidepresan</em></p><p><em>Kullanım Miktarı</em></p></td><td style="width:66px"><p><em>14 </em><em>milyon</em></p></td><td style="width:81px"><p><em>37</em><em> milyon 351 bin 187 kutu</em></p></td><td style="width:76px"><p><em>37</em><em> milyon 355 bin 35 kutu</em></p></td><td style="width:85px"><p><em>39</em><em> milyon 246 bin 223 kutu</em></p></td><td style="width:85px"><p><em>43 </em><em>milyon 563 bin 596 kutu</em></p></td><td style="width:85px"><p><em>55 </em><em>milyon</em></p><p><em>kutu</em></p></td></tr></tbody></table><p>&nbsp;</p><p><strong><em>Antidepresan kullanım oranındaki ARTIŞ % 393</em></strong></p><p><strong><em>Her 5 kişiden 3 kişi Antidepresan kullanmakta… </em></strong></p><p><em>Toplumun ruhsal sağlığının ekonomik refah ile doğrudan ilişkili olduğu, bir toplumda geçim koşulları ne kadar zorlaşırsa huzursuzluğun, endişenin, kaygıya bağlı olarak ruhsal sağlığın bozulmaya başladığı ve giderek tüm kamu sağlığını tehdit etmeye başladığı unutulmamalıdır.</em></p><p><strong><em>SİNİR SİSTEMİ İLAÇ KULLANIM SAYISI</em></strong></p><table align="center" border="1" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p></td><td style="width:151px"><p><strong><em>2013</em></strong></p></td><td style="width:151px"><p><strong><em>2018</em></strong></p></td><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p></td></tr><tr><td style="height:61px; width:151px"><p><em>Sinir Sistemi İlaç Kullanımı toplam</em></p></td><td style="height:61px; width:151px"><p><em>258,5</em></p><p><em>milyon kutu</em></p></td><td style="height:61px; width:151px"><p><em>308</em></p><p><em>milyon kutu</em></p></td><td style="height:61px; width:151px"><p>&nbsp;</p><p><strong><em>Artış % 20</em></strong></p></td></tr><tr><td style="width:151px"><p><em>1000 Kişide Sinir Sistemi İlaç Kullanımı</em></p></td><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p><p><em>79,3</em></p></td><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p><p><em>101,1</em></p></td><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p><p><strong><em>Artış % 28</em></strong></p></td></tr></tbody></table><div>&nbsp;</div><p><strong><em>KANSERDEN ÖLÜM ORANI</em></strong></p><table align="center" border="1" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p></td><td style="width:151px"><p><strong><em>2002</em></strong></p></td><td style="width:151px"><p><strong><em>2012</em></strong></p></td><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p></td></tr><tr><td style="height:52px; width:151px"><p><em>Kanser’den Ölüm </em></p></td><td style="height:52px; width:151px"><p><em>% 12</em></p></td><td style="height:52px; width:151px"><p><em>% 21</em></p></td><td style="height:52px; width:151px"><p><strong><em>Artış % 75</em></strong></p></td></tr></tbody></table><div>&nbsp;</div><p><strong><em>MR – BT – USG ÇEKİM SAYILARI</em></strong></p><table align="center" border="1" cellpadding="0" cellspacing="0"><tbody><tr><td style="width:151px"><p><em>1000 Kişide MR çekim sayısı</em></p></td><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p></td><td style="width:151px"><p><em>186</em></p></td><td style="width:151px"><p><em>OECD 65&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 1.</em></p></td></tr><tr><td style="width:151px"><p><em>1000 Kişide BT çekim sayısı</em></p></td><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p></td><td style="width:151px"><p><em>223</em></p></td><td style="width:151px"><p><em>OECD 144&nbsp; 2.</em></p></td></tr><tr><td style="width:151px"><p><em>1000 Kişide USG çekim sayısı</em></p></td><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p></td><td style="width:151px"><p><em>318</em></p></td><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p></td></tr><tr><td style="width:151px"><p><em>Cihaz başına MR çekimi</em></p></td><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p></td><td style="width:151px"><p><em>16.703</em></p></td><td style="width:151px"><p><em>OECD&nbsp; 4.406</em></p></td></tr><tr><td style="width:151px"><p><em>Cihaz başına BT çekimi</em></p></td><td style="width:151px"><p>&nbsp;</p></td><td style="width:151px"><p><em>15.130</em></p></td><td style="width:151px"><p><em>OECD&nbsp; 6.765</em></p></td></tr></tbody></table><div>&nbsp;</div><p><em>Vesikalık fotoğraf gibi hemen hemen herkesin&nbsp; MR veya&nbsp; BT çekimi bulunmakta…</em></p><p><strong><em>ÖZET OLARAK;</em></strong></p><p><em>AK Parti iktidarı döneminde Vatandaşlarımız;</em></p><ul><li><em>Daha fazla hasta olmuş</em></li><li><em>Daha fazla acil servisi gitmiş</em></li><li><em>Daha fazla depresyona girmiş</em></li><li><em>Daha fazla antidepresan ve sinir ilaçları kullanmış</em></li><li><em>Daha fazla kanser olmuş</em></li><li><em>Daha fazla Radyasyon almıştır</em></li></ul><p><strong><em>SONUÇ OLARAK;</em></strong></p><p><strong><em>AK Parti iktidarının SAĞLIĞA ZARARLI olduğunu,</em></strong></p><p><strong><em>Tıp Literatüründe DEPRESYON ve KANSERE sebep olan faktörler arasında kabul edilebileceğini söyleyebiliri</em></strong></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[AYDIN ÖZER: ÜRETİCİN GÖZÜ KULAĞI RUSYA’DA]]>https://www.haberanaliz.net/haber/aydin-ozer-ureticin-gozu-kulagi-rusyada-83415eca44ca-5d8f-4419-86cc-b97d7de461a02020-02-13T12:41:00+03:00HABER MERKEZİ AYDIN ÖZER: ÜRETİCİN GÖZÜ KULAĞI RUSYA’DA

AYDIN ÖZER: ÜRETİCİN GÖZÜ KULAĞI RUSYA’DA

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Domates üreticisinin gözü Rusya’dan gelecek kota artırımı haberinde. Yıllık 150 bin tonluk kotanın dolması üzerine alımı durduran Rusya ile uzlaşılması bekleniyor. 150 civarında TIR’ın günlerdir liman ve serbest bölgelerde beklediğini söyleyen CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer, “Kota artırımı olmazsa üretici büyük zarar edecek. Üç yılda zaten Rusya pazarının yarısını kaybettik. Toplam domates ihracatımızın yüzde 60’ından fazlasını Rusya’ya yapıyorduk, bugün yüzde 30’lara düştü. Bu gidişle tamamını kaybedebiliriz” dedi. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’nin en büyük pazarıyken, 2015’te Rus uçağının düşürülmesiyle yaşanan krizin domates ihracatına büyük etki ettiğinin altını çizen CHP’li Özer “Rusya o günden itibaren kendi domates üretimine yoğunlaştı, biz ise Rusya’yı geri kazanmaya çalıştık. Birkaç yeni pazar bulduk, örneğin Irak ve Suriye gibi pazarlara daha fazla domates sattık ama yine de Rusya’ya sattığımız ton kadarına erişemedik” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>RUSYA SERALARINI KURUYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’nin yıllardır toplam domates ihracatının yüzde 60’ını Rusya’ya yaptığını söyleyen Özer, “Bu oran 2015’te yüzde 62’ydi. O yıl Rusya’ya yaklaşık 337 bin 500 ton domates ihraç etmişiz. Sonra Rus uçağı düşürüldü ve ihracat sıfırlandı. Bizden domates almayan Rusya ne yaptı? Hemen o gün çalışmaya başladılar. Paraları var, binlerce dönüm arazileri var, bu sayede doğalgazlı, güneş ışığı sağlayan son derece modern seralar kuruyorlar” diye konuştu. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>KENDİ DOMATESİNİ ÜRETİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">CHP’li Özer, Rusya’ya domates ihracatında yaşanacak değişikliklere dikkat çekerek uyardı:&nbsp;“Rusya Tarım Bakanlığı’nın 2018’deki raporuna göre domates üretim kapasiteleri 52 bin tondu. Bizim İhracat Genel Müdürlüğüne göre Rusya 18 bin dönümlük sera kurulumu yaptı, bu yıl 47 bin dönümde sera yapımını sağlayacak. İhracatçılarımıza göre 60 bin dönüme yakın serada üretim planlanıyor. Kısacası Rusya kendi ihtiyacını karşılama yolunda hızla ilerliyor. Bu da elimizdeki en büyük pazarın yitirilmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla ileriye dönük planlama yapmalıyız, bizim kendi üreticimizi düşünmemiz gerekiyor. Bugünlük kota artırımını çözmek gerek ancak yarın için daha kalıcı çözümlere gidilmeli, yeni pazarlar bulunmalı.”</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>ÇİFTÇİMİZİ KÜSTÜRMEMELİYİZ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kalıcı çözümlere gidilmezse üreticinin bir gün buğday gibi domatesten de vazgeçmesine neden olunabileceğini söyleyen Özer, “Hatırlanacak olursa buğday ekim alanlarımız 2000’de 9,2 milyon hektar iken 2019’da 7 milyon hektara düştü. Bir baktık ki, buğday ithal etmeye başlamışız. Bugün Rusya’nın pazarı haline geldik, 10 yılda ithalatımız 100 bin tonlardan 7 milyon tonlara çıktı. Umarım domateste de aynı tabloyla karşılaşmayız” diye konuştu.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bahşi, Kars TUİK Bölge Müdürlüğü personelinin içinde bulunduğu kötü çalışma koşullarını sordu]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bahsi-kars-tuik-bolge-mudurlugu-personelinin-icinde-bulundugu-kotu-calisma-kosullarini-sordu-83400775d013-859c-4f80-8f30-ab1bfcac279e2020-02-13T12:35:00+03:00HABER MERKEZİ Bahşi, Kars TUİK Bölge Müdürlüğü personelinin içinde bulunduğu kötü çalışma koşullarını sordu

Bahşi, Kars TUİK Bölge Müdürlüğü personelinin içinde bulunduğu kötü çalışma koşullarını sordu

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Aşağıdaki sorularımın, Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat ALBAYRAK tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.</span></p><p><span style="font-size:16px">Feridun BAHŞİ</span></p><p><span style="font-size:16px">Antalya Milletvekili</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">19 Mart 2014 tarihinde Türkiye İstatistik Kurumu Kars Bölge Müdürlüğünde bir kurum çalışanı, Bölge Müdürü Mehmet Tolon ile birlikte 6 kurum çalışanını öldürdükten sonra intihar etmişti.Bu olay kamuoyuna "cinnet" olarak açıklanmış ve kapatılmıştı.Olayın ardından Kars Bölge Müdürlüğü binası boşaltılmış,alelacele eski bir işhanına yerleştirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Aradan 6 yıl geçmesine rağmen kurum söz konusu işhanında hizmet vermeye devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">İş hanının koşulları kamu hizmetinin sağlıklı ve verimli işlemesine uygun değildir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bilindiği üzere Türkiye İstatistik Kurumunun Ankara'da bulunan yeni hizmet binası 80.000 metrekare kullanım alanı olan, Ankara’nın en yüksek ve en gösterişli binalarından birisidir.Personel başına neredeyse birkaç oda düşmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Buna göre;</span></p><p><span style="font-size:16px">1.TUİK'in bu derece geniş hacimli bir binaya ihtiyacı var mıdır?</span></p><p><span style="font-size:16px">2.Bu bina ne kadara mal olmuştur,içinin mefruşatına kaç lira harcanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">3.Kars Bölge müdürlüğü personellerinin yaşadıkları ağır travmaya rağmen, terkedilmiş bir iş hanında çalışma yürütmeleri sizce doğru mudur?</span></p><p><span style="font-size:16px">4.Kars bölge müdürlüğüne insanca çalışma koşullarına sahip yeni bir hizmet binası düşünülmekte midir?</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BAŞKENT’TE MEYVE FİDELERİ TOPRAKLA BULUŞUYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/baskentte-meyve-fideleri-toprakla-bulusuyor-8339d97870e7-95bd-4b3a-a4c0-f5a1887ea4c02020-02-13T12:33:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKENT’TE MEYVE FİDELERİ TOPRAKLA BULUŞUYOR

BAŞKENT’TE MEYVE FİDELERİ TOPRAKLA BULUŞUYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkent ekonomisini canlandıracak ve kırsal kalkınmayı teşvik edecek projeleri birer birer hayata geçiriyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, park ve bahçelerde ithal bitki ve ağaç dikilmemesi yönündeki talimatı sonrası yerli üretime ağırlık veren Büyükşehir Belediyesi, Gölbaşı Karaoğlan Mahallesi’nde lavanta ekiminden sonra 12 bin 100 meyve fidesini toprakla buluşturuyor.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>BAKAP PROJESİ TAM GAZ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Başkent Ankara Kalkınma Projesi (BAKAP)&nbsp; kapsamında, Gölbaşı Karaoğlan Mahallesi’nde 2 bin 700 dekarlık alanda yerli bitki ve ağaç üretimine devam eden Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı ve ANFA ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar aralıksız sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tarım Akademisi ve Çiftçi Eğitim Merkezleri’nin de açılacağı alanda incelemelerde bulunan Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yıldırım Şamil Özden, projeye ilişkin şu bilgileri verdi:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Gölbaşı Karaoğlan Mahallesi’nde yaklaşık 2 bin 700 dekarlık bir arazide Tarım Akademisi ve Çiftçi Eğitim Merkezi açmayı planlıyoruz. Burada Sayın Başkanımız Mansur Yavaş’ın talimatlarıyla bitkisel ve hayvansal üretime destek olsun diye örnek bir proje hazırlıyoruz.”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>BAŞKENTLİLER UCUZ MEYVE SEBZE TÜKETECEK</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Başkent’te yerli üretimin artmasıyla birlikte vatandaşların daha ucuz sebze ve meyve yemesini sağlamayı amaçladıklarının da altını çizen Özden,&nbsp;<strong>“Tüm bu çalışmaları Ankara halkımıza hediyemiz olsun diye yapıyoruz. Hem vatandaşlarımız yararlansın hem de çiftçilerimiz bilinçlensin istiyoruz. Burada Ankara’da olabilecek bütün meyve türlerini yetiştireceğiz. Lavanta ile başladık şimdi de meyve ağaçlarımızla devam ediyoruz. Şu an alana vişne ve kiraz ağaçlarımız ekiliyor, kayısı ve erik ağaçlarımızı ekerek devam edeceğiz. Toplamda 12 bin 100 tane meyve fidanı ekilmiş olacak.&nbsp; Bizim buradaki hedefimiz kimyevi gübre kullanılmadan üretim yapmak. Her şey doğaya saygılı bir şekilde yapılacak ve her şey çok farklı olacak”&nbsp;</strong>değerlendirmesinde bulundu.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer sağlık çalışanlar sorunlarını TBMM ‘ye taşıdı.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-saglik-calisanlar-sorunlarini-tbmm-ye-tasidi-8338026f6961-5734-407e-aee1-599aa9f33fec2020-02-13T12:31:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer sağlık çalışanlar sorunlarını TBMM ‘ye taşıdı.

Gürer sağlık çalışanlar sorunlarını TBMM ‘ye taşıdı.

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Gürer” Sağlık çalışanlarının sorunları çözüm bekliyor. Atanamayan 500 bini aşkın sağlık bölümü mezunları atama beklemektedir, atamaları bir an önce yapılmalıdır. Hastanelerde boş kadrolar doldurulmalıdır. Taşeron firmalarda hastane bilgi işlem, diş protez, laboratuvar, radyoloji görüntüleme merkezi, fizik tedavi seans usulü çalışanları, kiralık araç şoförleri, yemekhane, sosyal tesis ve aile hekimliği biriminde çalışanların kadroları verilmelidir. “diye konuştu.<br />CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer taşerondan kadro alan bir kısım işçinin de&nbsp; sorunlarının varlığına işaret etti. Gürer” İşçi kadrosuna geçirilenlerin tayin ve becayiş sorunu çözümlenmelidir; unvan ve görevde yükselme hakları sağlanıp enflasyon farkları ödenmeli, çalışma süreleri makul kılınmalıdır. 112 ambulans şoförlüğünde ve acil biriminde çalışmakta olan, 12/36 mesai sisteminde olanların hakları korunmalıdır. Taşerondan kadroya geçenlerin bir kısmının ücret sorunu devam etmektedir. Sağlıkta çalışanlardan atanamayanlar atanmalı, taşeron firmada kalanlar kadroya alınmalı, kadroya alınanların hakları verilmelidir. Çalışma süreleri mağduriyet yaratmayacak şekilde düzenlenmelidir. Sağlıkta sorunlara iktidar çözüm üretmelidir. “dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[AYHAN BARUT: "Saray ve çevresi keyif sürerken yurttaşlarımız canına kıyıyor"]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ayhan-barut-saray-ve-cevresi-keyif-surerken-yurttaslarimiz-canina-kiyiyor-8337fd395225-0c9e-4443-8f3b-39c7e39f0aa62020-02-13T12:29:00+03:00HABER MERKEZİ AYHAN BARUT: "Saray ve çevresi keyif sürerken yurttaşlarımız canına kıyıyor"

AYHAN BARUT: "Saray ve çevresi keyif sürerken yurttaşlarımız canına kıyıyor"

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">"KRİZİN NEDENİ İKTİDARIN YANLIŞ POLİTİKALARIDIR"<br /><br />Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda ekonomik krizin yarattığı sorunlara değinen Ayhan Barut, AKP iktidarının bir türlü çözüm için adım atmadığını söyledi. Türkiye'nin uzun süredir ekonomik ve siyasi krizle boğuştuğunu, esnafından çiftçisine herkesi mağdur eden krizin ülkeyi kaosa sürüklediğini belirten Barut, "Krizin nedeni üretimden uzaklaşan, ülkenin neyi var neyi yoksa satıp yok eden, ülkemizi her alanda ithalat cennetine çeviren iş bilmezlerin yanlış politikalarıdır. Görülüyor ki 'Her şeyi ben bilirim' edasıyla yanlışta ısrar eden kibirli iktidar temsilcileri, çözüm için adım atmamakta kararlılar" diye konuştu.<br /><br />"YURTTAŞIN BORCU 583 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE"<br /><br />Ekonomik krizin ocakları söndürüp yüreklere ateş düşürdüğünü, herkesin vicdanını sızlatan olayların yaşandığını bildiren Ayhan Barut, şunları kaydetti:<br />"Son dönemde evine ekmek götüremediği için kendini yakan, elektrik faturalarını ödeyemedikleri için siyanürle yaşamına son veren yurttaşlarımızın acısına şahit olduk. Bunun sebebi neydi? Tek neden çaresizlikti. İşsiz kalan, evini geçindiremeyen, borcunu ödeyemeyen, yaşadıkları ekonomik ve sosyal sorunlardan kaynaklı nefes alamayan insanlarımızın çareyi yaşamına son vermekte görmesi yüreklerimizi dağlıyor. TÜİK'in bile resmi işsiz sayısı 4.5 milyona ulaştı. Yurttaşların kredi ve kredi kartı borcu geçen sene itibariyle 583 milyar liranın üzerinde. Akaryakıttan elektriğe ne varsa zamlandı, iğneden ipliğe her şey ateş pahası artık. Tek adam ve Saray çevresi gününü gün ederken yurttaşlarımız canına kıyıyor. Buna çözüm üretmek için adım atılmalı, kanayan bu yaraya acil tedavi bulunmalı."</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[KORAY AYDIN: NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/koray-aydin-ne-mutlu-turkum-diyene-8336a1bf662d-6432-4c58-8c4c-3a32cc69d4292020-02-13T09:24:00+03:00HABER MERKEZİ KORAY AYDIN: NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

KORAY AYDIN: NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p>KORAY AYDIN YAZDI PAYLAŞTI:<br />NE MUTLU TÜRKÜM DİYEN<br />"Herkes sussa da biz susmayacağız,<br />ve Mustafa Akıncı gibi rahatsız olanlara inat, diyeceğiz ki:<br />KIBRIS TÜRKTÜR, TÜRK KALACAK!<br />Ve her zaman, her yerde;<br />NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!<br />NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!<br />NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!"</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ALİ ŞEKER : UMUT OL]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ali-seker-umut-ol-83351ec532da-efd6-4a7f-8bfd-310dfd1084f12020-02-13T09:21:00+03:00HABER MERKEZİ ALİ ŞEKER : UMUT OL

ALİ ŞEKER : UMUT OL

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p>ALİ ŞEKER : UMUT OL DEDİ PAYLAŞTI...<br />Kök hücre bağışı için hemen kan örneği vererek Tolga’ya ve binlerce bekleyen hastaya umut olabilirsiniz. Ben kan örneği verdim siz de kolayca kan örneği verebilirsiniz.<br />İnsanlar için ve de insanlık için insanlığını gösterme zamanı.</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MÜZEYYEN ŞEVKİN: Sanayide hammadde, elektrik sorunu var]]>https://www.haberanaliz.net/haber/muzeyyen-sevkin-sanayide-hammadde-elektrik-sorunu-var-833409fb30fe-9b3c-4ac1-8cb1-ba099dba6d842020-02-13T09:18:00+03:00HABER MERKEZİ MÜZEYYEN ŞEVKİN: Sanayide hammadde, elektrik sorunu var

MÜZEYYEN ŞEVKİN: Sanayide hammadde, elektrik sorunu var

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p>MÜZEYYEN ŞEVKİN PAYLAŞTI:<br />Kocaeli raporumuzu açıkladık.<br />30 fabrika kapısına kilit vurdu.<br />İflas eden ve taşınan fabrikaların sonucunda 5 bin istihdam kaybı yaşandı.<br />Firmalar çok yüksek faizle diğer finans kurumlarından borçlanarak batma noktasına gidiyor.<br />Sanayide hammadde, elektrik sorunu var.</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DURSUN ATAŞ PAYLAŞTI: BANA SADIK MI...]]>https://www.haberanaliz.net/haber/dursun-atas-paylasti-bana-sadik-mi-8333befb267e-5ad9-4d64-bbb6-101165092a912020-02-13T09:14:00+03:00HABER MERKEZİ DURSUN ATAŞ PAYLAŞTI: BANA SADIK MI...

DURSUN ATAŞ PAYLAŞTI: BANA SADIK MI...

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p>DURSUN ATAŞ PAYLAŞTI:<br />Bir göreve atama yapacaksan iki özelliğe bakacaksın:<br />“Vatanına milletine sadık mı?”<br />“İşinin ehli mi?”<br />İktidar ise, bu iki şartı aramak yerine, tek bir kriterle atama yapıyor:<br />“Bana sadık mı?”<br />Sınavdan düşük not alsan da, eğer Ak Parti’ye sadıksan, iş senin.</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GAYE USLUER: Kişi ne zaman affedilme ihtiyacı duyar?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gaye-usluer-kisi-ne-zaman-affedilme-ihtiyaci-duyar-83324fa22e16-d96e-4741-b38f-95804e61217b2020-02-13T09:11:00+03:00HABER MERKEZİ GAYE USLUER: Kişi ne zaman affedilme ihtiyacı duyar?

GAYE USLUER: Kişi ne zaman affedilme ihtiyacı duyar?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p>GAYE USLUER YAZDI PAYLAŞTI:<br />Ne demişlerdi<br />“Aldandık<br />Aldatıldık<br />Rabbim bizi affetsin<br />Milletim bizi affetsin”<br />Ne anlama geliyor bu sözler?<br />Kişi ne zaman affedilme ihtiyacı duyar?</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BÜLENT KUŞOĞLU: Ne çıkarın var neden yanlışta ısrar edip Suriye’yi bölmeye çalışıyorsun?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bulent-kusoglu-ne-cikarin-var-neden-yanlista-israr-edip-suriyeyi-bolmeye-calisiyorsun-833111793b73-e2a4-4166-aea1-82ad84b517c72020-02-13T09:08:00+03:00HABER MERKEZİ BÜLENT KUŞOĞLU: Ne çıkarın var neden yanlışta ısrar edip Suriye’yi bölmeye çalışıyorsun?

BÜLENT KUŞOĞLU: Ne çıkarın var neden yanlışta ısrar edip Suriye’yi bölmeye çalışıyorsun?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">BÜLENT KUŞOĞLU YAZDI PAYLAŞTI:<br />“Vurursa vururuz” demiş Erdoğan. 2 yanlış var; 1-Suriye iki kez vurdu. Tekrar yine vuracak. Toprağı çünkü 2-Vuran Suriye değil Rusya. Vurabilecek misin? Vurursan İsrail’in beklediği ortamı oluşturmaz mısın? Ne çıkarın var neden yanlışta ısrar edip Suriye’yi bölmeye çalışıyorsun?</span><br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer, ”Rastgele Hat Verenler De Dolandırıcılıkta Sorumlu Olsun”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-rastgele-hat-verenler-de-dolandiricilikta-sorumlu-olsun-8330f46d667a-1e90-4942-bdf5-f06bdfb068112020-02-12T13:31:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer, ”Rastgele Hat Verenler De Dolandırıcılıkta Sorumlu Olsun”

Gürer, ”Rastgele Hat Verenler De Dolandırıcılıkta Sorumlu Olsun”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">&nbsp;Gürer, ”&nbsp;5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin&nbsp;Kanun Teklifini ve&nbsp;gerekçesini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gürer, ”Her yerde kişisel bilgilerin beyan zorunluluğu, rastgele talebi ve kaydı, kişisel bilgilerin merkezi veri tabanında tutulması ve bu veri tabanlarına çoğunlukla bilişim&nbsp;güvenliğinden bihaber, tasasız, aldırışsız çok sayıda&nbsp;kişinin ulaşılabilirliği ile telefon ve sanal ortam dolandırıcılığı gün geçtikçe artmaktadır. Bakanlığın&nbsp;ve&nbsp;GSM operatörlerinin bu konuda önlem almadığı her geçen gün artan dolandırıcılık vakalarıyla açığa çıkmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;Abonelerin&nbsp; birden çok hat talep etmesi halinde; hatların kullanıma açılabilmesi için abonelik sözleşmesinin tesisine ilişkin belgelerin tam olduğu ve söz konusu belgelerdeki bilgilerin doğruluğu işletmeci tarafından kontrol edilerek gerekli teyit işlemi İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Kimlik Paylaşımı Sisteminden&nbsp;yapılır. Birden&nbsp;çok hat alan kişi ya da kişilerce 5237 sayılı Kanunun&nbsp;157’nci&nbsp;maddesinde düzenlenen suçun söz konusu hatlarla işlenmesi halinde, meydana gelen zarardan işletmeci ve kurum&nbsp;müteselsilen&nbsp;sorumludur.”dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Dolandırıcılar Can Acıtıyor&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer,&nbsp; telefon dolandırıcılığının son&nbsp;&nbsp;yıllarda artığını ve binlerce insanın mağdur olduğunu belirterek, “Bu mağduriyetlerde &nbsp;bu hatları verenlerin de sorumluluğu olmalıdır. Salt daha çok abone ve müşteri için değil, denetimsizliğin de sorumluluğuna ortak kılınmaları gerekir. Binlerce insan çok ciddi boyutta yaşadığı mağduriyet ile acı çekmekte, varlığını yitirmektedir. Suçlu kişilere erişimde ya da dolandırılan parasal varlığın geri alınmasında sorunlar yaşanmaktadır. Kimi yitip gitmektedir. Dolandırıcılığın sonlanması İçin bu tür kanun düzenlemeleri de ihtiyaçtır” diye konuştu.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Feridun Bahşi, Ülkemize kabul edilen geçici sığınmacıları sordu.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/feridun-bahsi-ulkemize-kabul-edilen-gecici-siginmacilari-sordu-8329b7bdcb0d-b836-4ad5-8e68-3948512157902020-02-12T13:27:00+03:00HABER MERKEZİ Feridun Bahşi, Ülkemize kabul edilen geçici sığınmacıları sordu.

Feridun Bahşi, Ülkemize kabul edilen geçici sığınmacıları sordu.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Aşağıdaki sorularımın, Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt ÇAVUŞOĞLU tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.</span></p><p><span style="font-size:16px">Feridun BAHŞİ</span></p><p><span style="font-size:16px">Antalya Milletvekili</span></p><p><span style="font-size:16px">Suriye’de Esad güçleri ve Rusya’nın İdlib’e saldırıları sonucu sınırımıza göç edenlerin sayısı 692 bine ulaştığı söylenmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Buna göre</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 1-Ülkemize kabul edilen geçici sığınmacıların sayısı kaçtır?</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2-Kabul edilenler hangi araştırmalar sonucu ülkemize alınmaktadır?</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 3-Sınırımızdan ülkemize girenler hangi sağlık kontrollerinden geçmektedir?</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 4-Ülkemize kabul edilen geçici sığınmacılar ile ilgili parmak izi dahil hangi kayıtlar tutulmaktadır?</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: Sağlık Emekçilerinin Sorunları Çözüm Bekliyor…]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-saglik-emekcilerinin-sorunlari-cozum-bekliyor-8328bb59a682-abf7-4e1d-bb4d-9cbc5ef4784d2020-02-12T13:24:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: Sağlık Emekçilerinin Sorunları Çözüm Bekliyor…

Gürer: Sağlık Emekçilerinin Sorunları Çözüm Bekliyor…

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Milletvekili Gürer, “Özellikle ihale türü yaklaşık işçilik maliyeti %70'in altında olan &nbsp;hastane bilgi işlem çalışanları, diş protez, laboratuar çalışanları, radyoloji görüntüleme merkez çalışanları, fizik tedavi seans usulü çalışanları, kiralık araç şoförleri, yemekhane sosyal tesis çalışanlarına kadro verilmedi. Aile hekimliği biriminde çalışanlar kadroya alınmadı. Kamu kurum ve kuruluşlarında taşeron (alt işveren) işçisi olarak çalışmakta olan işçiler, 696 sayılı KHK kapsamında bir kısım işçi sürekli işçi kadrosuna geçirildi. Onların da umduğunu bulduğu söylenemez. Sürekli işçiler kadroya geçtikten sonra gerek mevzuat gereği, gerekse kurum idarecilerinin yanlış yorumlamasından dolayı ortaya çıkan birçok sorun, kurumlarda iş ve işleyişi etkilemektedir. KİT çalışanları taşeron firmada &nbsp;kaldı. Karayolları, demiryolları, PTT, Orman, DSİ, Milli Park çalışanları, kamuda kiralık araç şoförleri halen taşeron firmalarda çalışıyor. Siyasi iktidar taşeron firma çalışanlarının tamamına kadro verme sözünü tutmadı. Ayrıca belediye şirketlerine alınanların esasında doğrudan belediye kadrosuna alınması gerekirdi, alınmadılar. Sağlık çalışanları ile sık sık görüşüyorum. Sorunlarını dinliyorum. Sizlerin sorunlarını yazılı soru, meclis araştırması olarak ve meclis konuşmaları ile sürekli gündemde tutuyoruz. Sağlık emekçilerinin sorunları da çözüm bekliyor” diye konuştu.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px"><strong>Sağlık Çalışanlarının Sorunları Artıyor&nbsp;</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Kamu ve Özel Sağlık Sosyal Hizmetleri İşçileri Sendikası adına Fatih Öksüz de yaşadıkları sorunları anlattı. Öksüz, ”112 ambulans şoförlüğünde ve acil birimlerinde çalışmakta olan sürekli işçiler, 12-36 mesai sisteminde çalışmaktadır. Bakım ve koruma altındaki kişilere, yaşlı ve engelli hastalara hizmet veren bazı yatılı kuruluşlarımızda personel yetersizliği vardır. Sürekli işçi kadrosuna geçen işçilerin bazı kurum idarecileri tarafından iş elbiselerinin yeniden temin edilmemesinden kaynaklı taşeron firma isimlerinin ve logolarının üzerlerinde bulunduğu kıyafetler giydiği görülmektedir. 696 sayılı KHK ile taşeron işçilikten sürekli işçi kadrolarına geçişleri yapılan işçiler&nbsp;31.10.2020&nbsp;tarihine kadar bakanlığın yayınlamış olduğu Yüksek Hakem Sözleşmesinden faydalandırılmıştır. Bu uygulama maalesef işçi kesimi içinde büyük mağduriyetlerin yaşanmasına sebep olmaktadır. Sosyal yardım ve ücret yönünden büyük eksikler yaşanmaktadır. Gerek eş durumundan aile birliğinin bozuluyor olması, gerekse de engel mazereti sebebi ile başvurulmuş ve reddedilen iller arası tayin hakkı verilmemiştir. Taşeron işçiyken, 696 kKHK ile sürekli işçi kadrosunda istihdam ettirilen işçilerin taşeronda maaşlarına ek olarak verilen yüzdelik farkların 01.01.2019 tarihinden itibaren ödenmediği ortaya çıkmıştır.&nbsp;Kurumlarda çalışmakta olan işçilerin yaptıkları işe göre unvanlarının tahsis edilmesi ve belirli dönemlerde görevde yükselme imkânları sağlanmalıdır. Kurumlarınızda eski sürekli işçi kadrosunda çalışan işçiler, enflasyon oranının maaş zammını geçmesi halinde geçen tutar oranında enflasyon zammı almaktadır. Fakat 696 sayılı&nbsp;KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen işçilere bu farkın verilmediği bilinmektedir. &nbsp;&nbsp;Bilindiği üzere 4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesi, haftalık çalışma süresinin 45 saat olduğunu, aksi kararlaştırılmadıkça bu sürenin çalışma günlerine eşit olarak dağıtılacağını hükme bağlamaktadır. Fakat kamu kurum ve kuruluşlarında memurların haftalık 40 saat üzerinden mesailerini tamamladıkları bilinmektedir. Bu gibi durumların irdelenip incelenip gerekirse yasal düzenlemelerle sorunların aşılması sağlanmalıdır.”dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[BÜYÜKŞEHİR KADINLARIN YANINDA]]>https://www.haberanaliz.net/haber/buyuksehir-kadinlarin-yaninda-8327ee4306c0-f584-4a34-bc9c-42ec5a5a26f52020-02-12T13:21:00+03:00HABER MERKEZİ BÜYÜKŞEHİR KADINLARIN YANINDA

BÜYÜKŞEHİR KADINLARIN YANINDA

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Ankara Büyükşehir Belediyesi&nbsp;Kadın Danışma Merkezi, şiddet mağduru kadınlara birçok konuda destek olmaya devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gençlik Parkı içinde hizmet veren Kadın Danışma Merkezi,&nbsp; şiddete uğrayan ya da uğrama riski altında bulunan kadınlara bilgilendirme, hukuksal danışmanlık, psikolojik destek, meslek edindirme gibi konularda ücretsiz destek sağlıyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>KADINLARIN YANINDA VE YAKININDA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Yerli ve yabancı ayrımı yapmaksızın kadınlara birçok konuda destek sağlamak amacıyla kurulan merkez tüm kadınların rahatlıkla ulaşabilmesi için şehrin en merkezi yerlerinden biri olan Ulus Gençlik Parkı içinde faaliyet gösteriyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kadın Danışma Merkezi ayrıca merkeze ulaşım sağlayamayacak olan kadınlar için de Kahramankazan, Çubuk, Ayaş, Hasanoğlan ve Kızılcahamam olmak üzere 5 ilçede Kadın Danışma Birimleriyle hizmetlerini yürütüyor.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>KADINLAR HİZMETTEN MEMNUN</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kadın Danışma Merkezi'nden daha önce haberi olmayan ve yıllarca eşinden&nbsp; şiddet gördüğünü anlatan D.K., merkezden aldığı hizmetten duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getiriyor:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Şiddet gördükten sonra karakola gittim. Oradaki polis memurları beni Kadın Danışma Merkezi’ne getirdi. Daha önceden bu hizmetten hiçbir şekilde haberim yoktu. Keşke daha önceden haberim olsaydı. Aldığım hizmetten çok memnunum. Uzmanlarımıza, müdürümüze, güvenlik görevlilerine çok teşekkür ediyorum. Hepsi ayrı ayrı bizlerle ilgileniyorlar.&nbsp; Sözlü ve fiziksel şiddet mağduruyum. 30 yıl boyunca gördüğüm şiddeti şu an boşuna çekmişim diyorum.”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Bir diğer şiddet mağduru olan A.Y., ise merkezle yeni tanıştığını ve hayata tutunmasında büyük desteği olduğunu anlatıyor:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>“Fiziksel ve psikolojik şiddet mağduruyum. Eşimden sürekli şiddet görüyordum. Bir gün yine şiddet gördüm ve 155’i arayarak yardım istedim. Polisler sayesinde Kadın Danışma Merkezi’nden haberim oldu. Personellerin hepsi hayata tutunmamız için ellerinden gelen tüm desteği bizlere fazlasıyla sunuyorlar. Maddi, manevi ve psikolojik olarak bizleri destekliyorlar. Tüm ilgililere temizlik personelinden güvenlik personeline ve uzmanlarımıza çok teşekkür ediyorum.”</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİNDE BÜYÜKŞEHİR İMZASI</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ayrıca çalışmalarını sürdüren Ankara Büyükşehir Belediyesi, şiddete maruz kalan kadınlara yönelik sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Büyükşehir Kadın Sığınma Evlerinde kalan şiddet mağduru kadınların toplumsal hayata adaptasyonunun sağlanması ve kendi ayakları üzerinde durabilmesi amacıyla Büyükşehir Belediyesi, Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı ve ICTTR Koçluk arasında&nbsp;Ankara Kalkınma Ajansı’nın&nbsp;<strong>"Kendini Keşfet"&nbsp;</strong>projesi kapsamında iş birliği protokolü imzaladı.&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Protokol törenine; Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Arif Şayık, Ankara Büyükşehir Belediyesi Kadın Danışma Merkezi ve Kadın Sığınma Evleri Sorumlusu Şenay Yılmaz, Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Emrah İncili ile ICTTR (Uluslararası Koçluk Eğitimi) Koçluk Kurucu Ortağı-Usta Eğitici Arzu Köksal katıldı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; STK’larla yapılan iş birliği çerçevesinde Büyükşehir'e bağlı Kadın Sığınma Evlerinde kalan kadınların özgüvenlerini tekrar kazanmaları ve kendi ayakları üzerinde durabilmelerini sağlamak için psikolojik destekle birlikte uygulamalı olarak farkındalık ve girişimcilik eğitimleri verilecek.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÜRSEL TEKİN: İstanbul'a ihanete tam gaz devam!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gursel-tekin-istanbula-ihanete-tam-gaz-devam-832620073eca-df03-4261-892a-064e98ad9a402020-02-12T13:18:00+03:00HABER MERKEZİ GÜRSEL TEKİN: İstanbul'a ihanete tam gaz devam!

GÜRSEL TEKİN: İstanbul'a ihanete tam gaz devam!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>Kamusal alanlar imara açılarak İstanbul’a ihanete devam ediliyor.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">“Biz İstanbul'a ihanet ettik” dediler. Biz de bundan böyle imar uygulamalarında dikkatli davranırlar diye düşünürken durum hiç de öyle olmadı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Çevre ve Şehircilik Bakanlığı son olarak, Ümraniye Beledisi ’ne ait “SAĞLIK” tesisi alanının sağlık alanı fonksiyonu kaldırılarak ticaret ve konut fonksiyonu getirdi. Ümraniye Belediyesinin mülkiyetinde olan sağlık alanında yapılan bu plan tadilatı ile kamu rantı yeniden beton lobilerine aktarılmak isteniyor.Bakanlık kamusal bir alanı ticari amaçlarla imara açarak kente ihanete izin veriyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">İmar tadilatı ile mevcut arazide bodrumlar hariç 10 katlı inşaat yapım hakkı tanıyor. Kamusal bu alana aralarında alışveriş merkezi ve konutun da bulunduğu pek çok yapı inşa yapılabilecek. Söylemleri ile uygulamaları bir birini tutmayan, çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yapan bu anlayış kente karşı suç işlemeye devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Plan tadilatları yapılırken İBB ve yerel belediyeler yok sayılıyor ve görüşleri dahi alınmıyor. Esas görevi kentleri korumak ve yaşanılır hale getirmek olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aksini yaparak, kentin yeşilini, doğasını yok etmek için ne gerekiyorsa yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Yasalara ve plan ilkelerine aykırı olan bu plan tadilatları acilen geri çekilmeli, donatı alanları korunmalı, bölgede bulunan yurttaşların deprem toplanma alanına ve yeşil alana ihtiyacı giderilmelidir. Türkiye’nin imar rantı üzerinden soyulmasına artık dur denilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bugün yaşadığımız ekonomik sorunların, işsizlik ve yoksulluğun temel sebebi yolsuzluktur. Türkiye kaynaklarını doğru kullansa, bu ülkede işsizlik de yoksulluk da kalmaz. Söz konusu plan tadilatını kabul etmiyor ve yasal tüm itirazlarımızıyapacağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyorum.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DAHA TEMİZ VE DAHA YAŞANABİLİR BİR ANAMUR İÇİN ÇALIŞIYORUZ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/daha-temiz-ve-daha-yasanabilir-bir-anamur-icin-calisiyoruz-83257212d403-1d1e-4cf3-b32c-3a7e2b561f652020-02-12T13:14:00+03:00HABER MERKEZİ DAHA TEMİZ VE DAHA YAŞANABİLİR BİR ANAMUR İÇİN ÇALIŞIYORUZ

DAHA TEMİZ VE DAHA YAŞANABİLİR BİR ANAMUR İÇİN ÇALIŞIYORUZ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p>Daha temiz ve daha yaşanabilir bir Anamur için çalışıyoruz&nbsp; diyen Anamur Belediye Başkanı Hidayet Kılınç “Daha Temiz ve Daha Yaşanabilir Bir Anamur İçin Çalışıyoruz. Halka hizmet hakka hizmet anlayışı ile çıktığımız bu yolda Anamur’umuz için çalışmaya devam ediyoruz.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yaptığımız görüşmeler neticesinde 360 adet çöp konteyneri hibe olarak temin edilmiştir. Temin edilen konteynerler Temizlik İşleri Müdürlüğü Ekiplerimizce ilçemizin farklı noktalarına yerleştirilmeye başladı.Daha gidecek çok yolumuz, yapılacak çok hizmetimiz var. Bu bağlamda daha temiz ve daha yaşanabilir bir Anamur için çalışıyoruz ve çalışacağız. Yeni çöp konteynerlerimiz Anamur’umuza Hayırlı olsun.” Dedi.</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Ayhan Barut, don mağduru üreticilerin sesi oldu]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ayhan-barut-don-magduru-ureticilerin-sesi-oldu-8324e2210635-24b1-4fe4-b1f2-69f96e2f0dad2020-02-12T13:11:00+03:00HABER MERKEZİ Ayhan Barut, don mağduru üreticilerin sesi oldu

Ayhan Barut, don mağduru üreticilerin sesi oldu

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">"ÖNCE SICAK VE YAĞIŞ, ŞİMDİ DE DON MAĞDUR ETTİ"<br /><br />Adana genelinde özellikle 9, 10 ve 11 Şubat'ta çok etkili olan soğuk hava ve don felaketi nedeniyle narenciye ve meyve ağaçlarıyla küçük fidanlar, patates başta olmak üzere çeşitli sebze ve karpuz ekili alanların zarar gördüğünü belirten Ayhan Barut, "Kentimizde aralıksız 3 gün süreyle etkili olan, gece saatlerinde sıfırın altında 5 dereceye kadar varan soğuk havalarla birlikte don olayı yaşandı. Bahar ve yaz aylarında aşırı sıcakların, geçtiğimiz günlerde ise aşırı yağışların mağdur ettiği çiftçimiz soğuk ve don nedeniyle yine perişan oldu, büyük zarar gördü" dedi.<br /><br />"DERHAL TESPİT YAPILIP ZARARLAR KARŞILANSIN"<br /><br />Türkiye'nin en önemli tarım alanlarından birisi olan Adana'da üreticilerin artan maliyetlerin yanı sıra sürekli olarak sıcak, poyraz, yağış ve zirai don nedeniyle mağdur olduğuna dikkat çeken CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, şunları kaydetti;<br />"Neredeyse son yıllarda sürekli kentimizde etkili olan aşırı sıcak, poyraz, yağmur ve don felaketi nedeniyle tarlalarda, bahçelerde, seralarda büyük zararlar meydana geliyor. Bahar aylarındaki sıcakla birlikte poyraz, kış aylarındaki aşırı yağış ve taşkınlarla birlikte gelen sel, şimdi yine don felaketiyle üreticilerimiz, hayvancılıkla uğraşan yurttaşlarımız ve üretici köylülerimiz mağdur oluyor. Ekonomik olarak milyonlarca lirayı aşan zararlar, üretim maliyetlerindeki fahiş artış ve ürünlerin para etmemesi nedeniyle borca batan çiftçilerimizin mağduriyetini sürekli arttırıyor. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'yi sürekli olarak Adana'ya çağırıyor, zarar gören üreticilerimizin halini görmesini istiyoruz ama hiç ses seda yok. Kentimizin afet bölgesi ilan edilmesini, acil zarar tespit çalışması yapılmasını ve karşılanmasını, üreticilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri'ne olan kredi borçlarının faizsiz en az 2 yıl süreyle ertelenmesini talep ediyoruz. Destekleme primlerinin erken ödenmesini, ilgili kuruluşların ivedilikle mağdur çiftçinin yaralarını sarmasını istiyoruz."</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MÜZEYYEN ŞEVKİN: "Uçuk kaçık projelere milyonları aktaranlar Adana'ya kör bakıyor"]]>https://www.haberanaliz.net/haber/muzeyyen-sevkin-ucuk-kacik-projelere-milyonlari-aktaranlar-adanaya-kor-bakiyor-8323fb26dc38-f8ca-41f6-a07c-42f41b256f022020-02-12T13:08:00+03:00HABER MERKEZİ MÜZEYYEN ŞEVKİN: "Uçuk kaçık projelere milyonları aktaranlar Adana'ya kör bakıyor"

MÜZEYYEN ŞEVKİN: "Uçuk kaçık projelere milyonları aktaranlar Adana'ya kör bakıyor"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">MECLİS'E TAŞIDI<br /><br />Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) yıllardır tartışma konusu olan Adana Hafif Raylı Sistem Projesi'nin Adanalılar'ın adeta başına bela olduğunu vurgulayan CHP Adana Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın bu projeyi ve borçlarını devralmasını istedi. Konuyu soru önergesiyle Meclis gündemine taşıyan Dr. Şevkin, Kanal İstanbul gibi uçuk bir projeye bile 65 milyar dolar kaynak hazırlayanların güzergah, kesin kabul, istimlak ve ikinci etap sorunu yaşayan Adana Hafif Raylı Sistem Projesi'ni dikkate almasını istedi.<br /><br />ACI GERÇEKLERİ ANLATTI<br /><br />Yapımına 1996 yılında başlanan ve 2010 yılı Mayıs ayında resmi açılışı gerçekleştirilen 535 milyon dolar maliyetli Adana hafif raylı sistem projesinin Adanalılar için büyük bir külfet oluşturduğuna dikkat çeken Dr. Şevkin, "Belediye gelirlerinin yüzde 40’ı geçici kabulle çalışan ve büyük risk taşıyan, hastaneye, postaneye, stadyuma, üniversiteye uğramayan ve her gün zarar eden hafif raylı sistem borcuna kesilmektedir. 2010 yılı Mayıs ayında kısmi açılışı gerçekleştirilen metronun, Ankara, İstanbul ve Antalya örneklerinde olduğu gibi Adana Büyükşehir Belediyesi'nden Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına devralınması yönünde adım atılması şarttır. Çünkü Adana Büyükşehir Belediyemizin geçmiş dönemden kalan ciddi borçları vardır. Cumhurbaşkanı tarafından 2011 yılında Adana Uğur Mumcu Meydanı’nda söz verilmesine rağmen raylı sistem henüz bakanlığa devredilmedi, ikinci etap çalışmaları da başlamadı" diye konuştu.<br /><br />BAKANA SERT TEPKİ<br /><br />Türkiye'nin bir çok yerinde tramvay hatları proje ve yapım çalışmalarının Ulaştırma Bakanlığı tarafından üstlenildiğini ifade eden Dr. Şevkin'in soru önergesine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan imzasıyla verilen yanıtta, "İlgili belediyece tamamlanmış projelerin borçları bakanlığımızca devir alınamamaktadır" denildi. Bakan imzasıyla verilen yanıta oldukça sert tepki gösteren Dr. Şevkin, Kanal İstanbul gibi uçuk kaçık projelerle müşteri-geçiş garantili hastane ve köprülere dev kaynakların aktarıldığını anımsatarak, "Uçuk kaçık projelere milyonları aktaranlar, Adana'ya kör bakıyor. Adana'nın suçu günahı nedir, niye Adanalı hemşehrilerimizi cezalandırıyorsunuz? Bakanlık neden sorumluluktan kaçıyor? Kentin sırtında kambur olan bu projenin devriyle ilgili sözlerinizi neden yerine getirmiyorsunuz, neden sözünüzü yutuyorsunuz" şeklinde konuştu.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP MERSİN YENİŞEHİR'DE PIRIL PIRIL BİR ADAY]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chp-mersin-yenisehirde-piril-piril-bir-aday-832279625dd1-a942-4d0c-90e5-e9a13d46f9772020-02-12T13:04:00+03:00HABER MERKEZİ CHP MERSİN YENİŞEHİR'DE PIRIL PIRIL BİR ADAY

CHP MERSİN YENİŞEHİR'DE PIRIL PIRIL BİR ADAY

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Sayın başkanlarım , değerli parti arkadaşlarım, dostlarım, basın emekçileri.<br />CHP Yenişehir Kadın Kolları Başkanlık adaylığı açıklamama hoşgeldiniz<br />Kadınlar güzelleştirecek Türkiye'yi Dünya'yı inanıyorum inanıyoruz...<br />Birlikte elele sevgiyle sloganıyla çıktığım bu yolda CHP Yenişehir Kadın Kolları Başkanlığına adayım.<br />Toplumda kadın olmak kolay değil dolayısıyla siyasette de böyle,<br />Güzel olan zorluklara rağmen siyasette kadının var olması.<br />Siyaset bence yaşamın her alanında olduğu gibi bir sorumluluk toplumu dönüştürmenin araçlarından biri.<br />Ama demokrasi olmazsa tek bir kişinin dediği olursa nitelikli yöneticiler olamaz .<br />Demokrasi katılım demektir.<br />Demokrasi kadının , gençliğin seçme seçilme hakkını kullanabilmesi karar süreçlerine katılması demektir.<br />Eğitim ve ekonomik yaşam her geçen gün kadını geriye çekerken kadın emeği siyasette maalesef değer bulamıyor.<br />CHP kentimizde ve ilçemizde yoğun ve nitelikli kadın gücüne sahiptir.<br />Bundan dolayı siyasette kadının adı var olmalıdır.<br />Ben biz olduğumuz zaman benim diyebilmemiz.<br />Mustafa Kemal ATATÜRK'ün biz kadınlara layık gördüğü ve hak ettiğimiz yere taşımak arzusu ile CHP Yenişehir Kadın Kolları Başkanlığına adayım.<br />Hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum.<br />FİLİZ ATAİZİ<br />CHP Yenişehir Kadın Kolları Başkan Adayı</span></p><p><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5e43ce0e52f7b.jpg" style="height:1061px; width:1080px" /></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İtfaiyenin arama köpekleri hayat kurtarıyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/itfaiyenin-arama-kopekleri-hayat-kurtariyor-83214efd0aa1-dfbd-4ee0-8cbf-ae0788f6a96a2020-02-12T12:59:00+03:00HABER MERKEZİ İtfaiyenin arama köpekleri hayat kurtarıyor

İtfaiyenin arama köpekleri hayat kurtarıyor

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">İzmir İtfaiyesi göçük altında kalan ya da kaybolan canlıları bulmak için köpeklerin hassas koku alma duyularından yardım alıyor. Arama kurtarma köpekleri İzci, Asil ve Bety, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’nın bünyesindeki K9 Köpekli Arama Kurtarma Birimi’nde bulunuyor. Bu birim geniş bir bölgeyi kısa sürede tarayarak hayat kurtarmak ve zamana karşı yarışta avantaj sağlamakta önemli roller üstleniyor. Asil ve İzci, 22 Ocak’ta Manisa’nın Akhisar ilçesinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından İzmir İtfaiyesi’nin arama kurtarma ekibiyle bölgeye gitmişti.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Sürekli eğitim</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Arama kurtarma köpekleri Büyükşehir’in Buca Toros’taki Yangın ve Doğal Afet Eğitim Merkezi’nde sabah 8’de eğitime başlıyor. Sallanan zemin, tahta merdiven ve engelli parkurunun ardından köpekler, farklı felaket senaryolarına göre enkazda arama kurtarma çalışması yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Eğitim, özveri ve planlama önemli</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Bir arama kurtarma köpeğinin 18-20 ayda yetiştiğini belirten K9 Birimi’nin şefi İbrahim Yıldız, farklı enkazlarla eğitimi çeşitlendirdiklerini ifade ediyor. Yıldız şöyle konuşuyor: “Eğitimi ne kadar zor planlarsanız gerçek olaylarda o kadar başarılı olursunuz. Doğru eğitim, iyi bir ekip ve iyi bir planlama başarıyı getirir.” Yıldız, Türkiye’de arama kurtarma köpeklerinin sayısının az olduğunu ve bu sayının arttırılması gerektiğini de sözlerine ekliyor.</span></p><p><span style="font-size:16px">Asil’in eğitmeni Muhittin Çakar ise Asil’le gece gündüz birlikte olduklarını, aradaki bağı sağlamlaştırmak için zaman zaman Asil’i kendi evine dahi götürdüğünü belirtiyor. Bety’in eğitmeni Hakan Şengüler ise köpek sevgisi nedeniyle bu işi yapmaya başladığını ifade ediyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Belçika Malinois cinsi İzci, Asil ve Bety dünyanın her yanında arama kurtarma köpeği olarak görev yapabileceklerini gösteren Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) sertifikasına sahip. İzci 2019’un sonunda AFAD’ın düzenlediği yeterlilik sınavında Türkiye genelinde ikinci olmuş, 2017’deki sınavda ise birincilik almıştı.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İBB GENÇLİK OFİSİ'NDE YENİ EĞİTİM PROGRAMLARI BAŞLIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ibb-genclik-ofisinde-yeni-egitim-programlari-basliyor-8320aef6fe7f-02f5-479c-8326-b12a8eee511f2020-02-12T12:57:00+03:00HABER MERKEZİ İBB GENÇLİK OFİSİ'NDE YENİ EĞİTİM PROGRAMLARI BAŞLIYOR

İBB GENÇLİK OFİSİ'NDE YENİ EĞİTİM PROGRAMLARI BAŞLIYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p>İlki geçtiğimiz yılın kasım ve aralık aylarında gerçekleştirilen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik Ofisi Eğitim Programlarının ikincisi 17 Şubat'ta başlıyor. Mevcut projelerin yanında düzenlediği eğitim programları ile gençlerin kişisel gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlayan İBB, gençleri kariyer ve eğitim hayatlarında bir adım ileriye taşımayı hedefliyor.<br /><strong>17-30 YAŞ ARASI GENÇLER KATILABİLİR</strong><br />Eğitimler, Cağaloğlu’nda İBB Gençlik ve Spor Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren İBB Gençlik Ofisi'nde yapılacak. Üniversiteye hazırlanan, devam eden ve iş hayatına atılacak olmanın heyecanını yaşayan 17 - 30 yaş arası gençlerin katılımına açık olacak eğitimler, akademisyenler ve sektör temsilcileri tarafından verilecek. Müfredatlarına göre 24 ve 32 saatte tamamlanacak olan program, Şubat ayının ikinci haftası başlayacak ve Nisan ayının son haftasında tamamlanacak. Ders saatinin yüzde 70'i oranında devam zorunluluğu şartı taşıyan eğitimlerin sonunda gençlere katılım belgesi verilecek.<br /><strong>EĞİTİMLER UYGULAMALI VE 11 FARKLI ALANI KAPSIYOR</strong><br />Pazar hariç haftanın 6 gününe yayılacak eğitimler; İngilizce Konuşma (Speaking), Mülakat Teknikleri ve Kariyer Planlaması, Uygulamalı Finans ve Ekonometri, Yönetim ve Organizasyon, Araştırma Yöntemleri ve Sunum Teknikleri, Fotoğrafçılık, Proje Yazımı ve Yönetimi, Girişimcilik, Diksiyon, İş Hayatında Yazışmalar konularında düzenlenecek. Bunların yanında bir de Ritim Atölyesi çalışmaları gerçekleştirilecek. Eğitimlere katılanlar, teorik anlatımların yanında sınıf içi uygulama ve saha çalışmaları da yapacaklar.<br /><strong>KAYITLAR BAŞLADI</strong><br />Kayıtların başladığı eğitimlerde her konu başlığı için otuzar kişilik kontenjan bulunuyor. Başvurular ise e-posta, telefon ve online form yoluyla yapılıyor. E-mail yoluyla başvuruyu tercih edecek olanlar isim ve soy isim, mail adresleri ve telefon numaraları ile birlikte katılmak istedikleri eğitim programını yazarak&nbsp;<a href="mailto:genclikspor@ibb.gov.tr" target="_blank">genclikspor@ibb.gov.tr</a>&nbsp;adresine göndererek kayıt olabilirler. 0549 805 92 35'ı arayarak da başvuru ya da bilgi alınabiliyor. Ayrıca eğitimlere katılmak isteyen gençler gün ve saatleri aynı olmayan birden fazla eğitim programına da dahil olabilecekler. Online kayıt için ise alttaki linke giriş yaparak çıkan formun doldurulması kayıt için yeterli kabul ediliyor.</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Van-Bahçesaray'da Yaşanan Çığ Felaketine Yönelik Soru Önergesi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/van-bahcesarayda-yasanan-cig-felaketine-yonelik-soru-onergesi-831984d998de-095f-4eef-baa1-e443db4826862020-02-12T12:51:00+03:00HABER MERKEZİ Van-Bahçesaray'da Yaşanan Çığ Felaketine Yönelik Soru Önergesi

Van-Bahçesaray'da Yaşanan Çığ Felaketine Yönelik Soru Önergesi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Aşağıdaki sorularımın <strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan</strong> tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Serpil KEMALBAY PEKGÖZEGÜ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İzmir Milletvekili</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">5 Şubat 2020 Çarşamba günü Van-Bahçesaray kara yolunda çığ düşmüş, &nbsp;birinci çığ felaketi ardından önlem alınmadan yapılan arama kurtarma çalışması nedeniyle 2. çığ felaketi yaşanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yapılan açıklamaya göre ilk çığda 5, ikinci çığda 36, toplamda 41 kişi yaşamını yitirirken 4’ü ağır olmak üzere 53yurttaşımız da yaralanmıştır. Çalışırken güvenlik önde gelir ve “Önce Güvenlik” şiarıyla davranılması esasolması gerekirken çığ felaketinde bu kural ihlal edilmiştir.Yürütülen kurtarma çalışmalarında öncelikli işlerden biri kurtarma ekiplerinin güvenliğini sağlamak olması gerekirken hiçbirgüvenlik önlemi alınmadan çığ alanına insanların kontrolsüz girişine müsaade edilmiş, arama, kurtarma çalışmaları büyük bir risk altında yürütülerek40’ın üzerinde can kaybı verilmesine neden olunmuştur. Kuşkusuz böylesi bir ihmal liyakat ilkelerine uymadan yapılan personel atama ve görevlendirmelerinden, deneyimli personelin devre dışı bırakılmasının, partizanca uygulamaların etik problemler bir yana hayati sorunlar yaratmasına kadar pek çok sorunun gündeme gelmesine de sebep olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bahçesaray’da bu yaşanan ilk çığ felaketi değildir. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na (AFAD) bağlı olarak ülkedeki doğal afetlerin istatistiğini tutan Türkiye Afet Bilgi Bankası (TABB) verilerinde Van’ın Bahçesaray ilçesinde 2009 – 2017 arasında beş çığ olayı meydana geldiği belirtilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Doğa felaketleri önlenemez ancak yarattığı sonuçlar kesinlikle önlenebilirdir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Afetlere karşı alınacak tedbirleri ve risk azaltıcı önlemleri uluslararası bir standarda kavuşturmayı hedefleyen birçok plan, çalışma ve karar mevcuttur. Bunlar arasında önemli uluslararası çerçevelerin başında Birleşmiş Milletler (BM)'in Üçüncü Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Konferansı'nda ortaya konmuş olan ve Türkiye’nin de uluslararası çerçevelerin ve tavsiye kararlarının tarafı olduğu Afet Risklerinin Azaltılmasına dönük Sendai Çerçevesi 2015-2030 bulunmaktadır.Ancak söz konusu çığ felaketinde Van, Bahçesaray’da bu çerçeveye uyulmadığı görülmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bahçesaray yolunun birçok noktasında yapılması gereken kar tünelleri dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın seçim propagandasında Kanada Modeli kar tüneli sistemi olarak belirttiği Karabet Geçidi “Bahçesaray’ın yolu da bahtı da artık hep açık olacak” söyleminin ötesine geçmemiştir. Yine dönemin Valisi Münir Karaloğlu“2 kilometrelik çığ tünelinin hayata geçmesiyle Bahçesaray yolunun yaz-kış açık kalacağını”iddia etmiş ama bugüne kadar bu vaat gerçekleşmemiştir. 5 Şubat 2020 tarihinde ikinci çığ düşmesinden sonra güvenlik alınmadan olay yerine yanındakilerle birlikte giden ve 2. çığ felaketinden yaralı olarak kurtarılaneski AKP Van Milletvekili ve şimdiki Cumhurbaşkanı danışmanı Gülşen Orhan ise milletvekili iken Şubat 2018’de yaptığı açıklamasında “Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Bahçesaray yoluna 9 kilometre uzunluğunda iki yeni tünel yapılacağını”belirtmiş,&nbsp; ancak aradan iki yıl geçmesine rağmen söz edilen tünel &nbsp;ile ilgili hiçbir çalışma yapılmamıştır. Görüldüğü gibi sorun siyasi iktidar tarafından bilinmesine rağmen seçim dönemlerinde bolca malzeme yapılmış, ancak siyasi iradesini sorunu çözmek yönünde seferber etmemiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Öte yandan daha çığ altında insanlar çıkarılmadan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın Kırıkkale’de yaptığı konuşmada <strong><em>“…İşte modern Türkiye bu. Biz bunu yaptık. Tabi bu arada, çığdan yeni bir haber daha geldi. Çığ altında kalanların sayısı 33. Allah rahmet eylesin. Maalesef çığ, heyelan bütün bunlar, hep tehditler. Ve TOKİ vasıtasıyla bugüne kadar 4 bin 794 konut yaptık…”</em></strong>demiştir.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Bu bağlamda;</span></p><p>&nbsp;</p><ol><li><span style="font-size:16px">İnşaat Mühendisleri Odası Van Şube Başkanı’nın da ifade ettiği üzere yaz aylarında dahi güçlükle gidilen bu bölgede çığ riski olması ve defalarca çığ düşmesine rağmen neden önlem alınmamıştır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Karayollarınca çığ riskinde olan bu bölge neden kullanıma kapatılmamıştır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Bölge halkının insani tüm ihtiyaçları için kullanmak zorunda kaldıkları bu yolda defalarca tünel talep etmelerine ve seçimlerde defalarca vaat edilmesine rağmenkar tüneli neden yapılmamıştır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Çığ tehlikesinin bilinmesine rağmen tehlikeye karşı güven ölçüsünü arttırma faktörleri neden göz önünde bulundurulmamıştır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Çığ facialarında yürütülen kurtarma çalışmalarında öncelikli ilkelerden birisi kurtarma çalışmalarının ve ekiplerin güvenliğini sağlamaktır. Ancak bu önlemler alınmamış, 2. çığ felaketinden önce yurttaşların çığalanına girişleri engellenmemiştir.35 kişinin ölümüne, çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açan bu hatayı yapanlar, tüm sorumlular adalet önüne çıkarılacak mıdır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Yaşanan çığ felaketinin ardından hem arama çalışmaları hem de bölgede ikinci bir çığın yaşanıp yaşanmayacağına ilişkin hiçbir önlem alınmaması, risk testinin yapılmamasının nedeni nedir?</span></li><li><span style="font-size:16px">Onlarca asker, korucu ve ağır tonajlı iş makineleri ile ikinci bir çığ riskine rağmen arama kurtarma çalışmalarının yapıldığı, hatta helikopterkullanıldığı bu ve benzeri ihmaller sonucu yaşamını yitiren insanların sayısının arttığıuzmanlarca dile getirilmektedir. &nbsp;Bu konuya yönelik olarak herhangi bir soruşturma açılmış mıdır?&nbsp;</span></li><li><span style="font-size:16px">Ortaya çıkan ihmaller, liyakat ilkelerine uymadan yapılan personel atama ve görevlendirmelerden mi kaynaklanmaktadır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Çığ yaşanacağı bilinen bir yolda çığa karşı suni çığ yaratarak önlem alınması neden</span></li><li>&nbsp;</li><li><span style="font-size:16px">Cumhurbaşkanı danışmanı Gülşen ORHAN’ın yolu açtırmak için arama kurtarma uzmanlarına müdahale ettiği, iş makinalarının çalıştırılması için etkide bulunduğu yönündeki iddialar araştırılacak mıdır?</span></li><li><span style="font-size:16px">Kış aylarında Bahçesaray’a uzmanların kararı doğrultusunda güvenliği sağlamak için gerekli suni çığ uygulaması yapılacak mıdır? Yapılmayacak ise nedeni nedir?</span></li><li><span style="font-size:16px">Bahçesaray’a&nbsp; kar tüneli yapılacak mıdır? Yapılmayacak ise nedeni nedir?</span></li><li><span style="font-size:16px">İnsan eli ile ortaya çıkan yıkımın sonucu olarak oluşabilecek afetlere ve iklim krizinin olası sonuçlarına yönelik Bakanlığınız tarafından alınan tedbirler nelerdir?</span></li></ol>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Sarı sendikalarda yolsuzluk ve usülsüzlükler]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sari-sendikalarda-yolsuzluk-ve-usulsuzlukler-8318a4b2ccd9-0c33-40c6-a5b1-3aed07c6636d2020-02-12T12:47:00+03:00HABER MERKEZİ Sarı sendikalarda yolsuzluk ve usülsüzlükler

Sarı sendikalarda yolsuzluk ve usülsüzlükler

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Ancak son dönemlerde AKP’ye yakın sendikaların, sendikal faaliyetleri, daha çok çıkar elde etmek, üyelerden toplanan aidatlar ile usulsüz harcamalar yapmak, kendi konumlarını sağlama almak adına nüfuz elde etmek gibi sendikal faaliyetlerin amacı dışında hareket ettikleri iddia edildiği gibi kamuoyunda da açıkça gözlenmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Hiç şüphesiz, demokrasinin vazgeçilmez kurumları olan sendika ve sendikal faaliyetin sağlıklı olarak yürütülmesi bütün yurttaşlarımızın geleceği açısından son derece önem arz etmektedir. Bu bağlamda Türkiye’deki sendika kurumları ile sendikal faaliyetleri bütün yönleriyle araştırılması, incelenmesi ve varsa sorunların tespit edilmesi için Anayasa’nın 98’inci, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini ve bilgilerinizi arz ederim.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Ömer ÖCALAN</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Şanlıurfa Milletvekili</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>GEREKÇE</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’de emek hareketinin ve sendikal mücadelenin gelişme olanaklarının artmasına paralel olarak, hükümet ya da patron destekli sarı sendikaların/yandaş sendikacılığın etkisi ve anlayışının giderek artması bir çelişki olmakla birlikte emekçilerin ve demokratik yaşamın geleceği açısından son derece tehlikeli bir süreci işaret etmektedir.&nbsp; Bu durum, yıllardır sendikaların tepesine çöreklenen bürokratik sendikal anlayışın kaçınılmaz bir sonucu olduğunu unutmamak gerekiyor. Türkiye’de özellikle son birkaç yıl içinde emekçilerin hak ve çıkarları için mücadele eden, en temel örgütlenme faaliyetleri çeşitli yollarla engellenmeye çalışılan, üyeleri sık sık baskı ve tehditlerle karşılaşan, basın açıklaması yapmaları hatta yasal grevleri bile fiilen engellenen ve sürekli itibarsızlaştırılmaya çalışılan az sayıda mücadeleci sendika kaldı. &nbsp;Buna karşı AKP ile yakın ilişkileri olan birçok kurumda yetkili bazı sendikalar, sarı sendika veya ücret sendikacılığı bağlamında faaliyetleri sürdürmekte daha doğrusu temel anlamda fotoğraflarla görüntü vermek dışında sendikal faaliyet yürütmemektedirler.</span></p><p><span style="font-size:16px">AKP ile birlikte, işçi ve emekçilerin çıkarlarını ve haklarını mücadele ederek kazanmak ve korumak yerine, hükümet ya da patronlarla uzlaşıp, üyelerinin çıkarını geri plana iten, hükümetle ya da patronlarla en kötü koşullarda uzlaşan, “karşı taraf”ın taleplerini daha çok önemseyen sendikacılık anlayışı olan “sarı sendika” ile siyasi iktidar ile siyasal-ideolojik yakınlıkları, hatta “organik” bağları nedeniyle “yandaş sendika” anlayışı Türkiye’deki sendikal faaliyetleri geriye doğru götüren, kazanılmış hakları dahi kaybetmeye neden olan bir anlayışı doğurmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Son günlerde özellikle sosyal medyada sürekli gündem olan çeşitli iş kollarında faaliyet sürdüren sendika başkan ve yöneticilerin yaptıkları iddia edilen yolsuzluk ve usulsüzlüklere bakıldığında, TBMM’nin bu konuyu ayrıntılı bir şekilde ele alması ve bu konuda gerekli olması halinde yeniden düzenleme yapılmasının ihtiyaç olduğunu göstermektedir.&nbsp; Bazı sendika başkanlarının 30 yılı aşkın bir sürede görevini sürdürmesi, hükümete yakın olan sendikaların kadro ve tayin vaadiyle yurttaşlardan para alması, sendikalara ait menkul ve gayri menkulleri usulsüz bir şekilde kullandıkları ve&nbsp; aile bireylerine tahsis etmeleri, memur ve işçilere yapılan zammın kat be kat üstünde kendi maaşlarına zam yapmaları, sendika için alınan gayri menkulleri farklı fiyatlandırarak çıkar sağlamak, kişisel harcamaları sendikaya faturalandırmak gibi yolsuzluk ve usulsüzlükler kamuoyunda sıkça tartışılan birkaç örnektir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Yine sendika yöneticileri ve yakınları,&nbsp; kısa sürece normal gelirleriyle ölçülemez şekilde gayri menkul sahibi olmaları sendikacılık faaliyetleri ile elde edilen nüfuzun çıkar sağlamak için kullanıldığına dair soru işaretlerini güçlendirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Oysa Sendika, işveren ve onun yanında yer alan resmi ve sivil kurumlar karşısında işçilerin birliği üzerinde kurulur. Sendika çatısı altında işçi birliği sağlanması, sendikanın temel bir özelliğidir. Bu nedenle işçilerin sermaye ve işveren yanlısı olan tüm unsurlar karşısında onların emek ve emekçi çıkarları ortak paydasından hareketle çıkarlarını savunan, koruyan ve geliştiren kurumdur.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu bağlamda Türkiye’de mevcut sendikal anlayış ile birlikte kamuoyunda tartışılan yolsuzluk ve usulsüzlük boyutuyla bütün sendikaların, faaliyetleri ile birlikte incelenmesi, araştırılması ve açığa çıkan sorunlar ile birlikte sorunların nedenlerinin bütün yönleriyle tespit edilmesi&nbsp;için bir araştırma komisyonu kurulması elzemdir</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili araştırma önergesi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gulistan-dokunun-kaybolmasiyla-ilgili-arastirma-onergesi-83175420c82c-c467-451c-af06-cb2fca2910622020-02-12T12:42:00+03:00HABER MERKEZİ Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili araştırma önergesi

Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili araştırma önergesi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">5 Ocak 2020 tarihinden beri kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan DOKU’nun kaybolması, arama çalışmaları ve şaibeli durumların detaylı incelemelerinin yapılması amacıyla Anayasa’nın 98’inci İçtüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması için gereğini arz ve teklif ederiz.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Dilşat CANBAZ KAYA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İstanbul Milletvekili</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>GEREKÇE</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2. Sınıf öğrencisi Gülistan Doku (21) hâlâ bulunamamıştır. Şehir merkezinin büyük bölümünün son teknoloji kamera sistemleriyle izlendiği ve dinlendiği bir il olan Tunceli’de Gülistan DOKU’nun kaybolmasına yönelik herhangi bir somut delile rastlanmamasıikna ve tatmin edici değildir. Kaybolduğu günden bu yana Diyarbakır’dan gelen Gülistan DOKU’nunailesi yetkili mercilerden hala tatmin edici bir açıklama alamadıklarını ifade etmektedir. Soruşturmanın sadece intihar üzerinden yürütülmesi kaçırılma, cinayet gibi ihtimallerin üzerinde durulmaması kamuoyunda Gülistan DOKU dosyasının karartılmaya çalışıldığı yönünde algılara yol açmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Danışma ve Uygulama Merkezi öncülüğünde oluşan bir heyet de Tunceli’de yaptığı incelemelerde soruşturma aşamasında bazı usulsüzlükler tespit etmişlerdir. Raporda,GülistanDOKU’yukaybolmadan önce darp ettiği iddia edilen ve en son görüştüğü kişi olan Z.A’nın babasının görevli olduğu asayiş şube tarafından yürütülüyor olmasının, etkin ve şeffaf bir soruşturma yürütülmediğine dair şaibelere neden olduğu belirtilmiştir. Ayrıca raporda soruşturmanın sadece intihar eksenli yürütüldüğü, cinayet ve kaçırılma yönünden bir soruşturma yürütülmediği; dosyanın hazırlık aşamasında toplanması gereken delillerin toplanmadığı; babası Tunceli Emniyet Müdürlüğünde görevli olan Z.A’nın telefon, bilgisayar ve diğer teknik cihazlarına el konulup gerekli incelemelerin yapılmadığı tespitleri yer almaktadır. Z.A tarafından şiddete maruz bırakıldığı ve zorla bir araca bindirilmeye çalışıldığı iddia edilmesine karşılık soruşturmanın intihar üzerinden yürütülmesinin Gülistan DOKU hakkında yürütülen soruşturmada belirsizlikleri ve etkili bir soruşturma yürütülmediğine yönelik şüpheleri arttırmaktadır. Tunceli Barosunda Gülistan DOKU’nunailesinin yaptığı basın toplantısında, dosya hakkında haber yapan ve dosyayı yakından takip eden bir gazetecinin bir çete tarafından telefonla aranarak Gülistan Doku dosyasını takip etmemesi yönünde tehdit edildiği iddia edilmiştir. Gülistan DOKU’nun kaybolmasının araştırılması, sorumluların, kamuda görevli bazı kolluk kuvvetlerinin ve diğer kamu yöneticilerinin söz konusu olayla ilişiğinin açığa çıkarılmasıve Gülistan DOKU’nun kaybolmasına yönelik kamuoyunun şeffaf bir biçimde aydınlatılması için meclis araştırması açılması TBMM’nin halka karşı sorumluluğudur.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GENÇ YÖNETİCİ RAMAZAN SÖNMEZ DAYANAMADI YAZIP PAYLAŞTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/genc-yonetici-ramazan-sonmez-dayanamadi-yazip-paylasti-83161c6b7203-2445-4c2b-88c0-be5fd21292572020-02-11T21:47:00+03:00HABER MERKEZİ GENÇ YÖNETİCİ RAMAZAN SÖNMEZ DAYANAMADI YAZIP PAYLAŞTI

GENÇ YÖNETİCİ RAMAZAN SÖNMEZ DAYANAMADI YAZIP PAYLAŞTI

SPOR

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:16px">RAMAZAN SÖNMEZ'İN İŞTE O YAZISI VE PAYLAŞIMI:</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">Kamuoyuna Duyurulur:<br />Çok Değerli&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/g%C3%BClnar?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#Gülnar</a>&nbsp;Halkı'na<br />Gülnar Belediyespor'un değerli yöneticileri bugüne kadar Gülnar belediyespor'a vermiş olduğunuz maddi ve manevi destekleriniz için teşekkür ediyorum göreve geldiğimizden bu yana&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/g%C3%BClnarbelediyespor?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#GÜLNARBelediyespor</a>&nbsp;için elimizden geleni yaptık: Dar ve kısıtlı imkânlar çerçevesinde başarılı olduğumuza da inanıyorum. Karınca kararınca ellerinden gelen her şeyi yapan siz değerli büyüklerime de ayrı ayrı teşekkür ediyorum. #GülnarBelediyespor'un kalan Son maçından sonra görevimi bırakacağım. Yanımızda olanlar yaşadığımız durumlar çektiğimiz sıkıntılar ve bu konuda bize canı gönülden yardımcı olanları anlatarak geldiğimiz durumu son sıradan aldığımız Gülnar Belediye Sporu şu anda Play offa kadar getirip Bu Güzel ilçemizin adını iyi bir şekilde tanıtıp bu takıma transfer ettiğimiz futbolculara kadar harcadığımız para kimden ne yardım aldıysak kim Gülnar Belediye Spor için Gülnar'ın adını duyulması adına elinden geleni yapan dostlara her birine ayrı ayrı teşekkür ederek isim isim açıklayarak alnımızın akıyla yapmış olduğumuz bu görevi Sporun Siyâset olmadığını söylememize rağmen Bazı Kendini siyasî aktör zanneden Şahısların her türlü baskılarına rağmen sadece Gülnar'a olan Gülnar halkına sevgim saygım ve inancımdan dolayı Bazı olayların de açıklanması gereği ihtiyacı doğduğundan bizlere inanan yanımızda olan tüm dostlara bir teşekkür mesajı ile durumumuzu anlatıyorum: Öncelikle sizlerin bilmesi gerekir ki bugüne kadar takımımıza yaklaşık 150.000 bin TL masraf yapmış bulunmaktayız yapmış olduğumuz masrafların 29.000 TL'sini Gülnar ilçe Kaymakamımız Mustafa ayvat beyefendinin girişimiyle Gülnar'da bulunan nükleer santralin yapım aşamasında çalışan İçtaş holdingin müdürü Ahmet Nadir Bağcı ve İbrahim Bey'in destekleriyle takımımız futbolcularına Ödemiş bulunmaktayız .</span></p><p><span style="font-size:16px">Değerli dostum Diş dünyası'ndan&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/drmustafakunt?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#DrMustafaKunt</a>&nbsp;Bey 1000 TL yardım yapmıştır<br />Değerli ağabeyim Mali müşavir&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/r%C4%B1zaibicek?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#Rızaİbicek</a>&nbsp;beyefendi 1000 TL yardım yapmıştır</span></p><p><span style="font-size:16px">Erdemli Ülkü Ocakları Eski Başkanlarindan .. kardeşim arkadaşım 1500 TL yardım yapmıştır</span></p><p><span style="font-size:16px">Bitti Dediğimiz yerde sıkıntıya girdigimiz anda Değerli abim Mersin Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/y%C3%BCksel%C3%A7elik?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#YükselÇelik</a>&nbsp;beyefendi 5000 TL ve 2500 tl Yardım yaparak maç galibiyeti sonraları olarak da takımımız oyuncularını 2 defa yemeğe götürmüştür</span></p><p><span style="font-size:16px">Yedi Kardeşler kebap işletme sahibi&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/sinank%C3%B6ken?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#Sinanköken</a>&nbsp;Mezitli MHP meclis üyesi 2 defa biner TL'lik takımımız futbolcularına maç sonralarında yemek vermiştir</span></p><p><span style="font-size:16px">Akdeniz Belediyesi Milliyetçi Hareket Partisi meclis üyesi Seçkin Vinç in sahibi&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/mehmett%C3%BCrkmen?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#MehmetTürkmen</a>&nbsp;1000 TL yardımda bulunmuştur</span></p><p><span style="font-size:16px">Sarnıç restoranlarının sahibi değerli kardeşim&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/halilhasancao%C4%9Flu?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#Halilhasancaoğlu</a>&nbsp;1000 TL'lik takım tişörtü almıştır</span></p><p><span style="font-size:16px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mersin%C3%B6zelsuhastaneleri?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#MersinÖzelSUhastaneleri</a>&nbsp;yönetim kurulu üyesi Yusuf Öztürk beyefendi takımımıza&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/suhastaneleri?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#SUHastaneleri</a>'nin forma sponsoru olmuştur üzerine takımımızın tüm sağlık giderlerini ve masraflarını karşılamıştır</span></p><p><span style="font-size:16px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/bumerhermes?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#BumerHermes</a>&nbsp;Tur işletmecisi&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/k%C3%BCr%C5%9Fatg%C3%B6khang%C3%B6kta%C5%9F?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#KürşatGökhanGöktaş</a>&nbsp;Bey takımımızı GÜLNAR Belediyespor'un maçlarını oynadığı deplasman maçlarına otobüslerini vererek takımımızın ulaşım sorununa Halletmiştir</span></p><p><span style="font-size:16px">:Kürşat Gökhan futbolcularımızdan Sinan kardeşimize 1000 TL'lik yardımda bulunmuştur üzerine Gülnar'da yapmış olduğumuz maçta Shell Bumer tesislerinde futbolcumuza ve teknik ekibimize maç öncesi yemek vermiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Adalet ve Kalkınma Partisi Mezitli meclis üyesi Mado işletmecisi Osman Çorlu Bey futbolcularımıza deplasman maçları öncesi kahvaltı biner TL'lik kahvaltı vermiştir</span></p><p><span style="font-size:16px">Kulübü aldığım Başkanı olduğum günden bu yana futbolcuların transferleri noktasında futbolcuların peşinat ödemeleri kışlık 5000 tl lık kışlık eşofman takımı futbolcuların amatör futbolcular federasyonu'na futbolcuların lisansını çıkartılması adına 15 Futbolcunun transferleri peşinatları olarak toplamda şahsım&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/ramazans%C3%B6nmez?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#RamazanSÖNMEZ</a>&nbsp;olarak 60.000 TL yardımda bulundum.<br />Gülnar Belediye Spor futbolcularına helal hoş olsun<br />Hyundai Derya Otomotivin Genel müdürü değerli kardeşim Ender Önal in çabalarıyla<br />Mersin Büyükşehir Belediyesi futbolcularımızın deplasman maçları için ulaşım sorunun giderilmesi adına 2 defa otobüs vermiş olup Mersin Büyükşehir Belediyesi Mersin Macit Özcan Spor tesislerini Gülnar Belediye Spor kulübüne antrenmanlarını yapmaları için sahalarını bizlere açmışlardır Teşekkür ediyoruz<br />Mersin Büyükşehir BS Eğitim Hizmetleri eski müdürü Ender Gültekin kulübümüz futbolcularına antrenman malzemesi olarak 1000 TL'lik futbol topu almıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Ekici kasapları&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/muratekici?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#MuratEkici</a>&nbsp;kulübümüz futbolcularına Gülnar Belediyespor Anamur maçı sonrası 1000 TL'lik Ekici restorantta yemek vermişlerdir üzerine 1000 TL'lik nakdi yardımda bulunmuşlardır</span></p><p><span style="font-size:16px">Tulpar Yapı'nın sahibi Değerli kardesim&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/yal%C3%A7%C4%B1ntansal?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#YalçınTansal</a>&nbsp;lisansı atagüç de bulunan yasar bayergi futbolcu kardeşimizi 3000 TL'ye kulübümüze kazandırmıştır</span></p><p><span style="font-size:16px">Kardeşim kirvem yol arkadaşım&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/alt%C4%B1ny%C4%B1ld%C4%B1zotomotivmustafay%C4%B1ld%C4%B1z?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#AltınyıldızOtomotivMustafaYıldız</a>&nbsp;kulübümüze masum Berk adlı futbolcuyu Kuvayi Milliye spordan alarak Kuvayi Milliye spora Mahsun Berge 2500 TL para vererek kulübümüze kazandırmıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Yol arkadaşım değerli ağabeyim Şahin ışık Kazandığımız Silifke Belediye Spor Maçı Sonrası Takımımızı Ciğerci Celalde agarlayip Bizleri onure etmişlerdir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Kulübümüz yöneticilerinden&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafaongun?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#MustafaONGUN</a>&nbsp;kulübümüze 1000 lira yardımda bulunarak bizlere yardımcı olmuştur</span></p><p><span style="font-size:16px">Degerli abim&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/hakanero%C4%9Flu?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#HakanEroğlu</a>&nbsp;işletmecisi olduğu Pizza Majestik de geçen hafta Karacailyas veteranlar spor maçından sonra kulübümüz futbolcularına masrafı 1000 TL'ye Ya kabul eden Gülnar Belediyespor Onuruna yemek vermiştir</span></p><p><span style="font-size:16px">Nur Turizm sahibi&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/ahmetnur?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#AhmetNur</a>&nbsp;Bey Oyuncalarımızdan Burak Murata 500 tl 500 tl bir olmak uzere 1000 tl yardımda bulunmuştur<br />Mersin Büyükşehir Belediyesi genel sekreter eski yardımcısı&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/hasan?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#Hasan</a>&nbsp;gubaroğlu Erdemli spordan Sedat akgün'ü 2000 TL transferler ara dönemde getirmiştir takımımıza kazandırmıştır</span></p><p><span style="font-size:16px">değerli büyüğüm&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/hakang%C4%B1dan%C4%B1n?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#Hakangıdanın</a>&nbsp;Yönetim kurulu başkanı&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/alaattinbah%C3%A7eci?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#AlaattinBahçeci</a>&nbsp;Kulübümüzün<br />Zor anında 10.000 tl Yardım yaparak maça çıkmamızı sağlamıştır<br />Her zaman yanında durmaktan onur ve gurur duyduğum çok Değerli büyüğüm Gülnar Belediye sporu buralara kadar getirmeme vesile olan # Futbolcularımızi bir araya getirip takım olmamızı sağlayan her zaman yanımızda olan&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/hashtag/drali%C3%B6z?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#DrALIÖZ</a>'e Ne Zaman Telefon açsam Yanımda olan #YükselÇelik'e<br />Manevi Destelerini esirgemeyen Kutlay özcan<br />Her Zaman takım için durumunu soran Manevi desteklerini esirgemeyen Mehmet Kaleye<br />Teşekkürü Bir Borç bilirim<br />Gülnar Belediyesinin durumundan dolayı Beni Bu göreve getiren<br /><a href="https://www.facebook.com/hashtag/g%C3%BClnarbelediyeba%C5%9Fkan%C4%B1?source=feed_text&amp;epa=HASHTAG">#GülnarBelediyeBaşkanı</a>&nbsp;Alparslan Ünüvar a<br />Aynı zamanda Silifke Gülnar Belediye spor maçı öncesi 5000 tl Yardım yapmıştır teşekkür ediyoruz<br />Takımımız hocası İbrahim küçükışık süper amatör lig başladı 1.hafta yolspor Gülnar Belediyespor karşılaşması öncesi takımımızı futbolcularının lisanslarını yenileyerek Amatör Spor Kulübü federasyonu'na 3000TL lisans ücreti ödeyerek takımımızın ilk haftadan puan cezasına çarptırılmamasını engellemiştir<br />Son 6 haftadır namağlup bir şekilde ilerlerken takımımız futbolcularına yaklaşık iki buçuk aydır maç başı ücretlerini ödeyemedik harçlık şeklindeki hariç Şahsım olarak samimî dostların yardımıyla harçlık niyetinde takımımızın antrenörü takım kaptanı futbolculara dağıtılmak üzere 7500 TL ödenmiştir<br />Burada bu yardımı yapan tüm dostlarımıza, Gülnar Belediyespor'a sevgisini eksik etmeyenlere şükranlarımı sunarım.<br />Allah hepinizden ayrı ayrı razı olsun bunların dışında takımımıza hiçbir kurum kuruluş şahıstan destek almadım destek istediğimiz büyüklerimiz oldu konuştuğumuz iletişime geçip görüşmek istediğimiz büyüklerimiz oldu Gülnar Belediyespor adına gururumuzu yerler altına alıp defa kez aradığımız büyüklerimiz bizlere maalesef yardımcı olmadılar.<br />Şahsım olarak sizlerin de bana vermiş olduğu destekten kaynaklı almış olduğum sorumluluğun bilinci içerisinde hareket ederek en az masrafla Bu takımın nasıl ayakta tutabiliriz mantık ve akıl ilkelerini düzgün kullanarak diğer rakiplerimizin harcadığı paraları da duyduktan sonra Bu gurupta süper amatör ligde ortalama 1 futbolcu maç başı 250 tl ile 500 tl maç başı ücret almaktadır bir takımda 18 futbolcu bulunmaktadır ayda 4 maç yapılmaktadır maçlar iç saha ve deplasman giderleri ulaşım masrafları konaklama giderleri de girdiğinde hiç bir kurum ve Kuruluştan yardım almadan hareket ettiğinde bir maç başı 250×15=3750 tl eder bir ayda 3750×4=15000 tl yedek oyuncu ve masraflarda düşünüldüğünde dar ölçekli bir takimin aylık gideri maç başı primleri katmadigimizda ayda en az 20.000 tl gideri olur tüm sezonda 26 maç yapıldığı için yaklaşık 7 ay etmektedir play offlari düşündüğünüzde 9 ay etmektedir futbolcu transferleri ile toplam masraflar yaklaşık 250.000 tl etmektedir bizde şu ana kadar Gülnar Belediye spora Transfer ücretleri dâhil 150.000 tl harcamış bulunuyoruz biz bunları yaşarken diğer rakiplerimiz ortalama hakları gereği başarı alma adına Örneğin Silifke Belediyesi Silifke Belediye spor a 750 bin TL masraf harcamış Erdemli Belediyesi erdemli belediyespor'a yaklaşık 600 bin TL masraf harcamış Akdeniz Belediyesi Akdeniz belediyespor'a yaklaşık 600 bin TL masraf harcamış Anamur Belediyesi Anamur belediyespor'a yaklaşık 350 bin TL masraf harcamış Tarsus Belediyesi Tarsus belediyespor'a yaklaşık 350.000 TL masraf harcamış Toroslar Belediyesi Toroslar belediyespor'a yaklaşık ulaşım yemek ücret konaklama masrafları dahil olmak üzere tüm takımlar yapmış oldukları gözle görülmeyen masrafları saydığımızda Toroslar Belediyesi dahil olmak üzere 300.000 TL masraf harcamış Gülnar Belediyespor'un yöneticileri Başkanı olarak şahsınızda Ramazan Sönmez olarak Gülnar Belediye Spor başkanı olarak #GÜLNAR Belediyesi'nden 1 TL almış değilim Belki imkanlar verilmiş olsaydı bu takımı daha ileriye nasıl taşıyabiliriz inancıyla çıkmış olduğumuz bu yolda daha az ücretle çok daha başarılı birtakım yaratabilir dik maalesef siyasi bazı figürlerin spor kültürünü siyasete alet etmelerinden dolayı belirli aktörlerle konu muhatabı olduğumuz büyüklerle iletişim sağlayamadık sonuç olarak geldiğimiz nokta aldığımız yardımlar harcadığımız zaman ile inandığımız takımı Buralara Kadar getirebilmiş olduk.<br />Şahsıma itibar edip güvenen beni yarıyolda bırakmayan Dostluklarından dolayı Şeref duyduğum Her zaman Yanimda olan Dostlarıma kardeşlerime Teşekkürü Bir Borç Bilirim...<br />Bugüne kadar Ramazan SÖNMEZ olarak Dost ve arkadaşlarımın dışında büyüklerimizin hiç bir yardımını ve gerçek muhatabların sorunlarımızı bırak hiç bir şeyimizi sormadıkları ve görevlerini yerine getirmediklerinden<br />Haftalardır Bazı Futbolcularımızın Maç Başı ücretini ödeyemedigimiz için ve Transfer sezonun ayın 15'inde kapanması sebebiyle yarına kadar Futbolcularımızın sorunlarını halledemedigimiz takdire yarın itibariyle Gülnar Belediye Spor Futbolcularının Lisansları bazı futbolculara verdiğim söz üzerine iade edeceğim ve Şu Sartlarda Maalesef play off oynamamız garanti iken Anamur Belediye Spor Maçına maaalesef çıkamayacağız Bugüne kadar yanımızda olan tüm dost ve arkadaşlara yaptıkları yardimlardan dolayı Teşekkür ederken yaşadığımız bu durumu kamuoyunun takdirlerine bırakıyorum...</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kalp yetersizliğinde risk faktörlerine dikkat]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kalp-yetersizliginde-risk-faktorlerine-dikkat-83159fc0c090-312d-4a1c-8004-235c8befecbd2020-02-11T21:27:00+03:00HABER MERKEZİ Kalp yetersizliğinde risk faktörlerine dikkat

Kalp yetersizliğinde risk faktörlerine dikkat

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>İlerleyen evrede kilo kaybı yaşanıyor</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kalp, kanın vücut için gerekli olduğu kadarki kısmını yeteri kadar pompalayamadığı zaman ya da pompaladığı ancak bunu yaparken normalden daha fazla yorulduğu zaman kalp yetersizliği başlamaktadır. Kalp yetersizliği durumunda en sık; nefes darlığı, halsizlik, erken yorulma, sürekli yorgunluk hissi, performans düşüklüğü, önceden çıkılabilen merdiven sayısına ulaşamamak, enerjisizlik gibi şikayetlerin görülmektedir. Bunların yanında; ayaklarda ödem, şişlik yaşanır. Yatarken yüksek ya da birden fazla yastık kullanma ihtiyacı hissedilir. Bazen karında sıvı birikebilir. İştahsızlık yapabilir. İlerleyen zamanlarda bağırsakların emilimini de bozmaktadır. İlk başlarda ödemden dolayı kilo alımı olurken ileri evrelerde sıvının karna dolması sebebiyle iştahsızlıkla beraber kilo kaybı yaşanmaya başlar.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Risk faktörlerine dikkat!</strong></span></p><ul><li><span style="font-size:16px">Kalp yetersizliği sebeplerinde en sık karşılaşılan enfarktüs geçirmiş olmak, stent takılmış olmak gibi daha önce geçirilmiş kalp damar hastalıklarıdır. Bu hastalıkların kalbe bıraktığı hasarlı izler kalbin o bölgesini zayıf bırakmakta ve kalp yetersizliği görülme riski artırmaktadır.</span></li><li><span style="font-size:16px">Hipertansiyon kalp yetmezliği riskini artırmaktadır. Kan basıncında gerçekleşen az miktarlardaki artış bile kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm riskini artırmaktadır.&nbsp;</span></li><li><span style="font-size:16px">Bazı kalp kapak hastalıkları da kalp yetersizliğini tetiklemektedir. Kalp kapaklarındaki darlık veya kaçaklar kalbe fazladan yük anlamına gelir.</span></li><li><span style="font-size:16px">Atriyal fibrilasyon ya da sık ekstrasistoller gibi bazı ritim problemleri uzun süre devam ederse kalp yetmezliğine yol açabilmektedir.&nbsp;&nbsp;</span></li><li><span style="font-size:16px">Aşırı alkol almak ve bağımlılık yapıcı maddeler de kalp yetmezliğine yol açmaktadır. Alkol alımı sınırlandığında bu etki ortadan kalkar ancak bağımlılık yapıcı maddelerin verdiği etkide geri dönüşüm söz konusu olmayabilir. Sigara da yine kalbe olan zararlı etkisiyle kalp yetmezliğinde risk faktörleri arasında sayılmaktadır.</span></li><li><span style="font-size:16px">Grip, nezle gibi bazı enfeksiyonlar direk kalp kasını yorarak kalp yetmezliğine yol açabilmektedir.&nbsp;</span></li><li><span style="font-size:16px">Kalp yetersizliği genetik olarak da ortaya çıkabilir. Genetik sebeplerle olduğunda daha çok gençlerde karşılaşılmaktadır. Hatta konjenital adı verilen bazı doğumsal kalp hastalıklarında da kalp yetersizliği görülmektedir. Bazen ise altta yatan herhangi bir sebep olmadan kalp yetersizliği görülebilmektedir.</span></li></ul><p><span style="font-size:16px"><strong>Erken evrede yaşam tarzı değişikliğiyle iyileşmek mümkün</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kalp yetersizliği tanısı alan hastalarda tedavinin 3 ayağı bulunmaktadır. Yaşam tarzı değişikliklerinde kalp yetersizliği gelişen hastaların ilk olarak evresine bakılmaktadır. Sağlıklı bir insanın günlük alması önerilen sıvı ve tuz miktarı kalp yetersizliği hastaları için oldukça fazladır. Bu nedenle evresine göre hastalara sıvı ve tuz tüketiminde sınırlamalar getirilir ve ödem açısından kilo takibi önerilir. Ayrıca grip aşısı, zatürree aşısı gibi aşılarını aksatmamaları gerekir. İlaç tedavileri bu sürecin omurgasını oluşturmaktadır. İlaç tedavisinde genellikle hastaların 3-4 çeşit ilaç kullanılması gerekebilir. Girişimsel tedavilerde ise hastanın kalp yetersizliği sebebi kalp damar hastalıklarına, ritim problemlerine ya da kapak sorunlarına bağlı olduğunda öncelikle bu hastalıklar stent gibi girişimsel yöntemlerle ya da bypass gibi cerrahi yöntemlerle tedavi edilir. Gerekli olduğu hallerde ritim problemini düzelten veya kalbin daha etkili çalışmasını sağlayan piller takılabilir. Belirli evredeki hastalara ise kısa süreli veya uzun süreli kalp destek cihazı sağlayan ‘yapay kalp’ gibi cihazlar yerleştirilir. Son evrede ise kalp nakline başvurulmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">MEMORİAL</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bebeklikten itibaren önerilen testler hayat kurtarıyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bebeklikten-itibaren-onerilen-testler-hayat-kurtariyor-83143d428f18-7934-4e1e-871f-86be6009eed22020-02-11T21:25:00+03:00HABER MERKEZİ Bebeklikten itibaren önerilen testler hayat kurtarıyor

Bebeklikten itibaren önerilen testler hayat kurtarıyor

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>Yenidoğan dönemde yapılan testleri ihmal etmeyin</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Yenidoğan döneminde yapılması gereken ilk testler kan grubu tayini, yaşamın ilk 48-72 saatini takiben de doğumsal metabolik hastalıklar açısından testleridir. Bu testlerin yapılması için çocuğun beslenmeye başlamış olması önemlidir. Çünkü bu hastalıklar beslenme ile ortaya çıkar. Metabolik hastalık taraması için topuktan kan alma işlemi ilk 3 -7 gün içinde yapılmalıdır. Topuktan alınan kan ile fenilketonüri ve kongenital hipotiroidi gibi büyüme-gelişme ve zeka geriliği yapabilecek hastalıkların tanısı konulabilir. Buna uygun tedavi ve diyet uygulaması ile hastalık kontrol altına alınabilir. Yine yenidoğan döneminde sıkça görülen sarılıklar nedeniyle bilirubin testlerini yapılması öncelikli tetkikler arasındadır.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Çocuklarda 2 yaşına kadar tam kan sayımı yapılmalı</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Ailelerin, bebeklerinin sağlıklı olduğunu düşünerek düzenli doktor kontrollerini aksatması ve bazı tetkikleri yaptırmaması önemli hastalıkların atlanmasına neden olabilir. Sağlıklı çocuklarda 9-12 aylar arasında tam kan sayımı, serum demir düzeyi, tam idrar tetkiki yapılmalıdır. 2 yaş civarında, okul öncesi dönemde tam kan sayımı, tam idrar tetkiki ve rutin biyokimyasal testler (serum lipid düzeyleri dahil) yapılmış olmalıdır. Ayrıca riskli sanayi bölgelerinde yaşayan kişilerin çocuklarının kan kurşun düzeyine de bakılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Okul öncesinde hepatit kontrolü ihmal edilmemeli</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Çocukların okul öncesinde, yenidoğan döneminde hepatit aşısı yapılmış olsa da HBsAg ve AntiHBs tahlilleri yapılmalı, bağışıklık ve aşılama durumları kontrol edilmelidir. Uygun görüldüğünde çocukların hepatit aşıları da yapılmalıdır. Bu dönemde dışkıda parazit araması da yapılması gereken testler arasındadır. Bunun yanında aşırı kilolu çocuklarda şeker hastalığı açısından kan şeker düzeyleri ve büyüme geriliği olan çocuklarda ise çeşitli hormon düzeyleri kontrol edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yetişkinlerde kanser ve kalp taramaları önemsenmeli</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">30-40 yaşlarında kadın ve erkek bireylerde 3 yılda bir tam kan sayımına, kan şekerine ve serum lipid düzeylerine mutlaka bakılmalıdır. 30 yaşından sonra kadınlarda rahim ağzı kanseri erken teşhisi için yılda bir kez PAP smear testi yapılarak, sonucu bir kadın-doğum uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. 40 yaşından sonra hem kadınlarda hem erkeklerde mide-bağırsak hastalıkları erken teşhisi için gaitada gizli kan tetkikinin, 40 yaş üzeri erkeklerde ise prostat kanseri erken tanısı için kanda total ve serbest PSA ölçümünün yapılması gereklidir. 50 yaşından sonra kalp sağlığı için hastanın kilosu, kan yağı düzeyleri, diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıkları dikkate alınarak gerekli testler yapılmalı, bunlara eklenecek ileri tetkikler de bu sayede belirlenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Hangi testin yaptırılacağı uzmana danışarak belirlenmeli</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kişiye ait risk faktörleri, daha önceden geçirilmiş hastalıklar, operasyonlar, aile öyküsü veya genetik özellikleri yapılacak tahlillerin içeriğini ve sıklığını belirleyecektir. Yapılacak tahlillerin öncesinde ve sonrasında doktora danışarak ayrıntılı bilgi edinilmesi gereklidir. Doktor, tahlil öncesi ve sonrasında yapılması gerekenler hakkında bilgilendirme yapacak, gerektiğinde ilave tetkik ve tanı yöntemlerini önerecektir.</span></p><p><span style="font-size:16px">memorial</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERAL AKŞENER: Peki yitirdiğimiz canlardan ne zaman ders alacaksınız?]]>https://www.haberanaliz.net/haber/meral-aksener-peki-yitirdigimiz-canlardan-ne-zaman-ders-alacaksiniz-83133e2d393a-5d8d-47c1-ab0e-e0663d9c11472020-02-11T21:02:00+03:00HABER MERKEZİ MERAL AKŞENER: Peki yitirdiğimiz canlardan ne zaman ders alacaksınız?

MERAL AKŞENER: Peki yitirdiğimiz canlardan ne zaman ders alacaksınız?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p>MERAL AKŞENER: İş işten geçtikten sonra başsağlığına gitmek, evi yıkılanlara ev tahsis etmek, tedbir değildir.&nbsp;<br />Ölümcül virüslere karşı, dut pekmezi yemek de tedbir değildir.&nbsp;<br />Tedbirli olmak, bu kadar zor mu?&nbsp;<br />Nasihatten anlamıyorsunuz.&nbsp;<br />Peki yitirdiğimiz canlardan ne zaman ders alacaksınız?</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP LİDERİ KILIÇDAROĞLU’NDAN FETÖ’NÜN SİYASİ AYAĞI’NA İLİŞKİN 20 SORU VE 20 YANIT]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chp-lideri-kilicdaroglundan-fetonun-siyasi-ayagina-iliskin-20-soru-ve-20-yanit-8312c214d6fb-2d4d-4a9d-843f-36eb42d44e012020-02-11T20:39:00+03:00HABER MERKEZİ CHP LİDERİ KILIÇDAROĞLU’NDAN FETÖ’NÜN SİYASİ AYAĞI’NA İLİŞKİN 20 SORU VE 20 YANIT

CHP LİDERİ KILIÇDAROĞLU’NDAN FETÖ’NÜN SİYASİ AYAĞI’NA İLİŞKİN 20 SORU VE 20 YANIT

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px">1) OHAL İnceleme Komisyonu Raporu’nda tanımlandığı şekliyle,&nbsp;bir terör örgütü “devletin tüm kılcal damarlarına” nasıl sızar?<br /><strong><em>Terör örgütünün üyelerini devletin tüm kılcal damarlarına yerleştiren irade, “siyasi ayak”tır.</em></strong><br />2) Terör örgütünü devletin en hassas birimlerine yerleşmesine izin veren siyasi irade yani siyasi ayak kimdir?<br /><strong><em>FETÖ’nün önünü açan siyasi otorite, FETÖ’nün siyasi ayağıdır. Devleti FETÖ’ye teslim eden kişinin adı: Recep Tayyip Erdoğan’dır.</em></strong><br />3) Terör örgütünün devletin kılcal damarlarına yerleşmesini; esnaf, sanayici, sivil toplum örgütü ya da parlamentoda olup iktidarda olmayan bir muhalefet partisi sağlayabilir mi?<br /><strong><em>Hayır…</em></strong><br />4) İktidardaki parti, terör örgütü üyelerinin devletin kılcal damarlarına yerleştirirken, “ben bunların terörist olduğunu, devletin içinde yapılandıklarını bilmiyordum” diyebilir mi?<br /><strong><em>Bir devlette adalet, liyakat varsa, devleti oluşturan kurumlar devletin ve milletin bekası için çalışıyorsa diyemez.</em></strong><br />5) FETÖ’nün faaliyetleri devlet tarafından izleniyor muydu?<br /><strong><em>Evet izleniyordu. 3 Nisan 1991 tarihli istihbarat raporunda Fetullah Gülen ve CIA bağlantıları saptanmış ve devletin ilgili birimlerine bildirilmiştir.</em></strong><br />6) Sadece 1991 yılında mı MİT raporu düzenlendi?<br /><strong><em>Hayır... MİT, FETÖ’yü düzenli olarak izliyor ve ilgili kurumlar ile Milli Güvenlik Kurulu’na bildiriyordu.</em></strong><br />7) FETÖ ile ilgili istihbaratı sadece MİT mi topluyordu?<br /><strong><em>Hayır… Emniyet Genel Müdürlüğü’nün de onlarca raporu var.</em></strong><br />8) Milli Güvenlik Kurulu FETÖ ile mücadele edilmeli, gerekli önlemler alınmalıdır diye karar aldı mı?<br /><strong><em>Evet… 25 Ağustos 2004 tarihli MGK’da, 481 sayılı kararla hükümete FETÖ ile mücadele görevi verilmiştir ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dır.&nbsp;Erdoğan 2016’da, “…dedik ki bir ortak yanımız vardı. Aynı menzile giden farklı yollardan biri olarak gördüğümüz bu yapının bambaşka niyetinin. Siyasi planların örtüsü olduğunu göremedik” dedi. Oysa 12 yıl önce MGK’da önüne konmuş ve kendisi de okumuştu. Ama aynı menzile gittiği için korudu.</em></strong><br />9) 25 Ağustos 2004 tarihli Milli Güvenlik Kurulu kararı ile ilgili dönemin Hükümeti gerekli önlemleri almış mıdır?<br /><strong><em>Hayır… Dönemin Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, “Bu karar metni Bakanlar Kurulu’nda imzaya açılmadı ve hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Bütün toplumsal ve siyasi risk hükümet adına Sayın Başbakanımız, hukuki riski ise ben üstlenmiştim” diyerek, MGK kararlarının sumen altı edildiğini itiraf etmiştir.</em></strong><br />10) Milli Güvenlik Kurulu’nun kararına rağmen FETÖ elemanlarının devletin kılcal damarlarına yerleştirilmesine devam edildi mi?<br /><strong><em>Evet. Güzelim ülkemize ihanet edilerek, FETÖ unsurları emniyet, yargı, ordu, maliye, TÜBİTAK, MİT, YÖK ve TİB gibi devletin en kritik kurumlarına aşama aşma yerleştirildi.</em></strong><br />11) FETÖ’nün yürütme organının yetkilerini aşan talepleri nasıl yerine getirildi?<br /><strong><em>TBMM devreye sokuldu ve FETÖ’nün tüm talepleri yasalaştırıldı.</em></strong><br /><strong><em>Yasa değişiklikleriyle FETÖ’cülerin kitleler halinde devletin en kritik kurumlarına yerleşmesi sağlandı. Örneğin 6110 sayılı yasa değişikliğiyle Yargıtay’a 160, Danıştay’a 51 FETÖ’cü atandı.</em></strong><br /><strong><em>Bunların çoğu bugün ya hapiste ya da firarda...</em></strong><br />12) FETÖ’cü hakim ve savcılara koruma kalkanı oluşturuldu mu?<br /><strong><em>Evet… Sayın Prof.Dr. Mehmet Haberal kendisini kasıtlı olarak tahliye etmeyen hakimleri tazminata mahkum ettirdi. Hemen bir kanun değişikliği ile tazminat davalarının hakim ve savcılara değil, devlete açılması sağlandı, FETÖ’cülere “Sen kararı ver kardeşim parası neyse biz veririz” denilerek, yeni hukuksuzlukların önü açıldı.</em></strong><br />13) Toplu FETÖ’cü yerleştirme sadece Yargıtay ve Danıştay’da mı oldu?<br /><strong><em>Hayır… Türk Silahlı Kuvvetleri’nde de&nbsp;“17-25 Aralık rüşvet olayları”nın ayyuka çıkmasından sonra benzer adımlar atıldı. &nbsp;İktidarın bu noktadaki sorumluluğu,&nbsp;iddianamelerde “Örgüt ayrıca TSK kademesinin tamamını mümkün olan en kısa sürede ele geçirmek maksadıyla, generalliğe terfi için albaylıkta bekleme süresini 4 yıla indirerek henüz şûra sırası gelmeyen mensuplarını terfi havuzuna dahil etmiştir.&nbsp;Son olarak, kendisine müzahir elemanların en az bulunduğu 1988 ve daha önceki yıllarda mezun olmuş subayları TSK’dan tasfiye etmek için üç devreyi birden toplu olarak emekli edecek ve hizmet süresini 28 yıla indirecek kanuni düzenlemeleri siyasi otoriteye yaptırabilmiştir” şeklinde açıkça tespit edilmiştir.</em></strong><br />14) FETÖ’cüleri devlete yerleştiren siyasi irade, devlette liyakati göz ardı mı etti?<br /><strong><em>Evet…</em></strong><strong>&nbsp;</strong><strong><em>FETÖ’cü olmak devlette post kapmanın en önemli unsuru oldu. FETÖ Çatı İddianamesi’ndeki “Türkiye, sırf Fetullah Gülen Cemaatinden olmanın kamuda atama ve yükselmede yeterli tek kriter olduğu bir dönem yaşamıştır” ifadesi bunun delilidir.</em></strong><br />15) “17-25 Aralık rüşvet olayları”nın kamuoyuna yansımasından sonra FETÖ ile barışma girişiminde bulunuldu mu?<br /><strong><em>Evet… Gazeteci Fehmi Koru, Recep Tayyip Erdoğan’ın “Fetullah Gülen ile bir gidin, görün, konuşun” &nbsp;dediğini yazdı. Bu görüşmeye neden ihtiyaç duyuldu? Daha büyük pisliklerin ortaya çıkmaması için…</em></strong><br />16) “17-25&nbsp;Aralık rüşvet olayları”ndan sonra 15 Temmuz darbe girişimine kadar geçen 2.5 yıllık dönemde, MİT ve Genelkurmay Başkanlığı Hükümeti uyarmış mıdır?<br /><strong><em>Evet… 2.5 yılda MGK 15 toplantı yaptı ve her toplantıda devlet içindeki illegal yapılar Hükümet’e raporlandı. Ama hiçbir önlem alınmadı.</em></strong><br />17) Devletin “Kozmik Odası”nı, namusunu FETÖ’ye kim açtı?<br /><strong><em>Devletin mahremi için “açın” talimatını veren FETÖ’nün siyasi ayağıdır! Kozmik Oda’nın açılması talimatını veren Recep Tayyip Erdoğan’dır.</em></strong><br />18) Sayın İlker Başbuğ FETÖ’nün siyasi ayağını mı açıkladı?<br /><strong><em>Sayın İlker Başbuğ, önergeyi getirenleri, önergeye destek verenleri açıkladı. (Ayak takımını açıkladı) Asıl ayak yukarıda, Saray’da…</em></strong><br />19) TBMM 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’nun raporu yayınlandı mı?<br /><strong><em>Hayır… Komisyon, Recep Tayyip Erdoğan’ın izin vermemesi nedeniyle dönemin MİT Müsteşarı ve Genelkurmay Başkanı’nı dinleyemedi. Yine Recep Tayyip Erdoğan’ın müdahalesi ile çalışmalarını erken bitirdi ve raporu yayınlanmadı.</em></strong><br />20) FETÖ ile gerçekten mücadele ediliyor mu?<br /><strong><em>Hayır…</em></strong><br /><strong><em>ByLock’çuların listesi neden açıklanmadı?</em></strong><br /><strong><em>15 Temmuz gecesi bakanların, siyasilerin nerede olduğu, HTS kayıtları neden açıklanmıyor?</em></strong><br /><strong><em>15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı, kimlerin hangi görevlere getirileceği belliydi. Bunlar neden açıklanmaz?</em></strong><br /><strong><em>Parası olan Fettah Tamince gibiler dışarıda, güçlü olanlar dışarıda, kayınpederi güçlü olanlar dışarıda…</em></strong></span></span></p><p><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong><em>HABER VE KAYNAK:&nbsp;</em></strong></span></span><a href="https://www.chp.org.tr/haberler/chp-lideri-kilicdaroglundan-fetonun-siyasi-ayagina-iliskin-20-soru20-yanit">https://www.chp.org.tr/haberler/chp-lideri-kilicdaroglundan-fetonun-siyasi-ayagina-iliskin-20-soru20-yanit</a></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İBB, SPOR TESİSLERİNİ YENİLİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ibb-spor-tesislerini-yeniliyor-8311e54aae72-5385-474b-8acf-aba93c16a0c42020-02-11T13:49:00+03:00HABER MERKEZİ İBB, SPOR TESİSLERİNİ YENİLİYOR

İBB, SPOR TESİSLERİNİ YENİLİYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Daha fazla İstanbullunun spor yapabilmesi için yeni spor tesisleri ve spor salonları yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), mevcut spor tesislerini de onarım çalışmalarına dahil edip yeniden spor severlerin hizmetine sunuyor. Çalışmalar kapsamında bu yılsonuna kadar 8 halı saha ve 4 spor kompleksi yenilenecek.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px"><strong>HALI SAHALARDA ZEMİN DEĞİŞİYOR, ALT YAPI YENİLENİYOR</strong></span></p><p><br /><span style="font-size:16px">2020 yılının bakım onarım programına dahil edilen halı saha ve spor tesisi yenileme çalışmaları, Maltepe sahilinde bulunan İBB Orhangazi Şehir Parkı'ndaki iki adet halı sahanın yenilenmesi ile başladı. 2015 yılında açılan ve yoğun kullanımdan dolayı suni çimin ömrünü tamamlaması üzerine başlayan tadilat çalışmaları kapsamında yeşil zeminin değiştirilmesinin dışında alt yapı da tamamen yeniden yapılıyor.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Tadilatı başlayan bir başka mekan da İBB Pendik Sahil Spor Tesisi. 2006 yılında yapılan tesiste bulunan iki adet halı saha da tüm alt yapısı ile birlikte yenileniyor. Zeminin ve zemin üstündeki yeşil sahaların zaman içinde yıpranarak kullanıma elverişsiz duruma gelmesi tesiste kapsamlı bir bakım onarım çalışması ihtiyacını ortaya çıkardı. Geçtiğimiz ay yenilenmeye başlayan tesiste çelik konstrüksiyonlar da yıkılarak yerlerine yenileri yapılıyor.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Pendik sahildeki çalışmalar tamamlandığında, onarımın yapılacağı bir sonraki adres İBB Tuzla Sahil Spor Tesisi olacak. Buradaki iki halı saha da koruyucu konstrüksiyonlarıyla birlikte yeniden yapılacak ve bölge halkının hizmetine açılacak. İBB Hidayet Türkoğlu Spor Kompleksi'nde yer alan, çevre halkının da yoğun şekilde kullandığı iki halı saha da bu yıl içinde yenilenecek.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px"><strong>4 SPOR TESİSİ TADİLATA ALINIYOR</strong></span></p><p><br /><span style="font-size:16px">İBB’ye ait olan 4 spor kompleksinde de tadilat başlatılacak. Bunlardan ilki her ay yaklaşık 26 bin 500 kişinin spor yaptığı İBB Kurtköy Spor Kompleksi olacak. Çalışmalar dahilinde ilk olarak yüzme havuzu mahalli ve soyunma odaları ile personelin kullanım alanları tamamen yenilenecek. Buradaki çalışmalar tamamlandıktan sonra sırayla tesisin diğer birimlerinin de tadilata girmesi planlanıyor.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">1991 yılında yapılan ve her ay 11 bin 700 vatandaşın spor hizmeti aldığı Esenler Hakkı Başar Spor Tesisi'nin de fitness salonu ve tüm branşlara ait soyunma odaları günün koşullarına uygun şekilde revize edilecek. Bu iki tesiste yapılacak çalışmalar etap etap devam edecek ve hizmetin aksamaması için tesis kapatılmayacak.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Yüzme branşında Beyoğlu ve çevre ilçelerin ihtiyacına cevap veren İBB Beyoğlu Yüzme Havuzu da bu yıl içinde yenilenmesi planlanan tesisler arasında yer alıyor. Aylık ortalama 11 bin 250 kişinin yüzme için tercih ettiği tesiste farklı bir branş olmadığı için hizmete ara verilerek geniş çaplı bir tadilat başlayacak.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">Projesi yapılan ve 2020 yılı içinde bakım onarıma alınması planlanan son tesis ise Sarıyer'deki Metin Oktay Spor Tesisi<strong>&nbsp;</strong>olacak. Tesisin sorun oluşturan çatısı tamamen yenilenecek. Spor yapan vatandaşların güvenliği ve çalışmaların kısa sürede tamamlanması amacıyla Sarıyer’de tadilat süresi boyunca hizmete ara verilecek.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[İYİ PARTİLİ BEHİÇ ÇELİK BALIK ÇİFTLİKLERİ İLE İLGİLİ SORU ÖNERGESİ VERDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/iyi-partili-behic-celik-balik-ciftlikleri-ile-ilgili-soru-onergesi-verdi-8310915f993c-8f88-416d-a4c6-093a038e06102020-02-11T13:41:00+03:00HABER MERKEZİ İYİ PARTİLİ BEHİÇ ÇELİK BALIK ÇİFTLİKLERİ İLE İLGİLİ SORU ÖNERGESİ VERDİ

İYİ PARTİLİ BEHİÇ ÇELİK BALIK ÇİFTLİKLERİ İLE İLGİLİ SORU ÖNERGESİ VERDİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Aşağıdaki sorularımın Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat KURUM tarafından 1982 Anayasası’nın 98/5. fıkrası ve T.B.M.M. İçtüzüğü ’nün 99. Maddesi gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 10.02.2020</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;Behiç ÇELİK&nbsp; </strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;Mersin Milletvekili</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Bilindiği üzere Mersin ilimizin Mersin Merkez-Anamur arasındaki sahil şeridine farklı şirketler tarafından balık çiftlikleri kurulmak istenmektedir.&nbsp; Bu alanlar turizm bölgeleri ve 1. derece doğal ve arkeolojik sit alanları olarak ilan edilmiştir. Balık çiftliklerinde kullanılan GDO’lu yemler ve ölü balıkların balık yeminde kullanılması insan sağlığına olumsuz etki edecektir. Üretim esnasında tonlarca yem ve balık dışkısı denize karışacak, Bozyazı ve Aydıncık’ta kurulacak çiftliklerden bırakılacak atıklarda hesaba katıldığında ortaya korkunç bir deniz kirliliği çıkacaktır. &nbsp;Kıyılara oldukça yakın deniz alanlarında kurulacak balık çiftlikleri insan sağlığını tehdit etmekle kalmayıp ülkemizin en önemli turizm potansiyeline sahip Mersin İlimizin sahillerinin ve denizinin ekosistemini bozacak ve mavi bayraklı kıyılarımızı olumsuz etkileyecektir. Daha vahim olanı koruma altına alınmış olan bu alanlar dünyada nesli tükenmekte olan Akdeniz Foklarının ve CarettaCarettaların yaşama ve yuvalama alanlarıdır. Sayıları hızla artan balık çiftlikleri Mersin halkını ve turizmcileri endişelendirmektedir. Tüm bu yıkıcı etkilere rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın olumlu yönde verdiği/vereceği ÇED raporu mevzuatla çelişecektir.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Buna göre :</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>1.&nbsp; Ülkemizin en önemli potansiyel turizm bölgesi olan orta ve doğu Akdeniz Bölgesinde işbu açıklamada belirtildiği üzere olumsuz etkilerine rağmen Balık çiftliklerinin kurulmasına izin verilmiş midir?</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>2.&nbsp; Verilmişse hangi bölgelerde ve kaç adettir?</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>3.&nbsp; Olumsuz etkisinin giderilmesi nasıl sağlanacaktır?</strong></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[PINAR UZUN: KATİLLERİ CESARETLENDİRMEYİN]]>https://www.haberanaliz.net/haber/pinar-uzun-katilleri-cesaretlendirmeyin-83097175d0ea-21af-4da9-9029-f50febff5fa22020-02-11T13:37:00+03:00HABER MERKEZİ PINAR UZUN: KATİLLERİ CESARETLENDİRMEYİN

PINAR UZUN: KATİLLERİ CESARETLENDİRMEYİN

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p>CHP'Lİ PINAR UZUN: KATİLLERİ CESARETLENDİRMEYİN<br />DEDİ VE PAYLAŞTI...<br />Milyonlarca kadın her gün katledilme korkusuyla yaşarken, gelecek hayalleri olan #KadirŞeker öldürülmek üzere olan bir kadını koruyor.<br />Erdemli bir genç, şiddet mağduru kadın için kendini tehlikeye atmışken onu cezalandırmak, katilleri cesaretlendirmeye yarar.<br />Yasaların, devlet politikalarının ve kurumların korumadığı kadınları, hayali doktor olmak olan gencecik bir insanın korumak zorunda kalmasından ders çıkarmalı, sorumluluklarınızı ve 6284'ün önemini hatırlamalısınız.</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[EMİNE GÜLİZAR EMECAN: Unutmadık, unutturmayacağız!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/emine-gulizar-emecan-unutmadik-unutturmayacagiz-8308a1a6ec31-6ab9-4351-9223-358659ca23452020-02-11T13:30:00+03:00HABER MERKEZİ EMİNE GÜLİZAR EMECAN: Unutmadık, unutturmayacağız!

EMİNE GÜLİZAR EMECAN: Unutmadık, unutturmayacağız!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p>EMİNE GÜLİZAR EMECAN: Unutmadık, unutturmayacağız!<br />DEDİ VE PAYLAŞTI...<br />Beş yıl önce bugün acımasızca hayattan koparılan #ÖzgecanAslan’ın acısı hala yüreğimizde.<br />Unutmadık, unutturmayacağız!<br />Kadın hayat verendir,kadın hayatın ta kendisidir. Kadına yönelik şiddetin ve cinayetlerin son bulması için gereken neyse yapılacak, mücadelemiz devam edecektir.</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP'Lİ ALİ ŞEKER: “Savaş zorunlu ve hayati olmadıkça cinayettir”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-ali-seker-savas-zorunlu-ve-hayati-olmadikca-cinayettir-8307a3619aff-1a7f-422b-90a3-a4f9dd2a6db02020-02-11T13:25:00+03:00HABER MERKEZİ CHP'Lİ ALİ ŞEKER: “Savaş zorunlu ve hayati olmadıkça cinayettir”

CHP'Lİ ALİ ŞEKER: “Savaş zorunlu ve hayati olmadıkça cinayettir”

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p>CHP'Lİ ALİ ŞEKER: “Savaş zorunlu ve hayati olmadıkça cinayettir”<br />DEDİ VE PAYLAŞIM YAPTI:<br />Ben Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerine ve Atatürk ilkelerine sadık kaldığımı ve kalacağımı bildiririm.<br />“Yurtta sulh cihanda sulh”<br />“Savaş zorunlu ve hayati olmadıkça cinayettir”</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Baş boyun kanserlerinin 8 belirtisine dikkat]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bas-boyun-kanserlerinin-8-belirtisine-dikkat-8306afa460b2-c665-4e91-abdb-94d4704238132020-02-11T13:12:00+03:00HABER MERKEZİ Baş boyun kanserlerinin 8 belirtisine dikkat

Baş boyun kanserlerinin 8 belirtisine dikkat

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>Sigara yine başrolde!</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Baş-boyun bölgesi; yüz cildi, burun içi, dudaklar, ağız içi, dil, yutak, geniz bölgesi, tükürük bezleri, tiroit bezi ve gırtlak bölümlerini içerir. Baş-boyun bölgesi kanserlerini artıran riskler arasında sigara ve tütün ürünlerine maruz kalma, alkol ve HPV virüsü ilk sıralarda yer almaktadır. Ayrıca bazı viral ajanlar, radyoterapi ve diyet ile ilgili faktörlerin de hastalığın görülmesinde etkili olduğu gösterilmiştir. Dudak ve cilt kanserlerine neden olan etkenler arasında güneş ışığına maruz kalmak önemli yer tutar. Özellikle Akdeniz bölgesindeki çiftçilerde, açık arazide çalışan kişilerde dudak kanseri riski daha yüksektir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Erkekler 5 kat daha risk altında</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’de en sık tiroit, gırtlak, dudak ve dil kanserleri görülmektedir. Tiroit kanserlerinde genetik bozukluklar önemli rol oynarken; diğer baş- boyun kanserlerinde sigara, alkol ve güneş ışığına yoğun olarak maruz kalma daha ön plandadır. Baş- boyun kanserleriyle, erkeklerde, kadınlardan 4-5 kat fazla ve 50 yaş üstünde daha sık karşılaşılmaktadır. Boyun bölgesinde 2 haftadan uzun sürede geçmeyen şişliklerin en kısa zamanda bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir. Ses kısıklığı ve sesin karakterinde değişimler gribal bir hastalık sonrasında olacağı gibi; sigara ve alkol kullanan risk grubundaki kişilerin de uzun süren şikayetlerinde gırtlak kanseri açısından ses tellerinin endoskopik olarak değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Ağız kanserleri, katı gıdaların bazen de sıvı gıdaların yutulmasını zorlaştırır. Bu durumlarda da mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Baş-boyun bölgesindeki bazı değişimler kansere işaret edebilir</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">1-Baş ve boyunda şişlik</span></p><p><span style="font-size:16px">2-Dudakta, dilde, ağız iç bölgesinde iyileşmeyen yaralar,</span></p><p><span style="font-size:16px">3-Ses kısıklığı</span></p><p><span style="font-size:16px">4-Yutma güçlüğü</span></p><p><span style="font-size:16px">5-Burun tıkanıklığı</span></p><p><span style="font-size:16px">6-Kulak ağrısı</span></p><p><span style="font-size:16px">7-İşitme kaybı</span></p><p><span style="font-size:16px">8-Yüz felci</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Tedavi tümörün yerleşim yerine göre değişebiliyor</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Hastanın baş-boyun bölgesinde yer kaplayan bir kitle varsa dikkatlice muayene edilmesi gerekir. Ağız içi bölgesi direkt ışık ile geniz, yutak, gırtlak bölgesi endoskop ile detaylı olarak incelenir. Radyolojik incelemeler için ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans yani MR’dan yararlanılır. Şüpheli bölgelerden patolojik inceleme için biyopsi alınır.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Multidisipliner tedavi yaklaşımı başarılı sonuç için etkili</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Baş-boyun kanserlerinin tedavisi, multidisipliner yaklaşım gerektirir. Kanser tanısı almış hastalar, tümör konseyinde baş-boyun cerrahı (KBB uzmanı), radyasyon onkolojisi uzmanı, medikal onkoloji uzmanı, radyoloji uzmanı ve nükleer tıp uzmanı tarafından değerlendirilir. İlk seçenek cerrahidir. Ancak radyoterapi de etkili bir seçenektir. Tümörün yerleşim yerine, kanserin evresine, hastanın yaşına ve sosyoekonomik durumuna bağlı olarak tedavi şekli ve planlaması yapılmalıdır. Erken evredeki hastalar için tek bir tedavi seçeneği yeterli olabilirken, bazı hastalara bileşik tedaviler gerekebilir.</span></p><p><span style="font-size:16px">MEMORİAL</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[DEPREM RİSK YÖNETİMİ VE KENTSEL İYİLEŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI KURULDU]]>https://www.haberanaliz.net/haber/deprem-risk-yonetimi-ve-kentsel-iyilestirme-daire-baskanligi-kuruldu-830591c5c8b5-d974-4964-9e8d-bc675dabed312020-02-11T12:55:00+03:00HABER MERKEZİ DEPREM RİSK YÖNETİMİ VE KENTSEL İYİLEŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI KURULDU

DEPREM RİSK YÖNETİMİ VE KENTSEL İYİLEŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI KURULDU

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Ankara Büyükşehir Belediyesi bünyesine yeni bir daire başkanlığını kattı.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Şubat ayı Belediye Meclisi gündemine taşıdığı&nbsp;<strong>“Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı”</strong>nın kurulmasına ilişkin Başkanlık yazısı oy birliği ile kabul edildi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>DOĞAL AFETLERLE MÜCADELE ANLAYIŞI DEĞİŞİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Doğal afetlerde ilçe belediyeleri ile iş birliği yapmak istediklerini belirten Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş,&nbsp;<strong>“Deprem ülkemizin bir gerçeği. En son yaşadığımız Elazığ depremi şunu gösterdi ki bundan sonra daha koordineli ve daha iyi çalışmalar yapmalıyız. Başkentin maalesef bir AKOM Merkezi yok. En kısa sürede yeni bir bina inşa edeceğiz”</strong>&nbsp;dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Doğal afetlerden karla mücadeleye, yangından su taşkınlarına birçok acil duruma Büyükşehir-ilçe ayrımı yapmadan müdahale etmenin önemine dikkat çeken Başkan Yavaş,&nbsp;<strong>“Hazırlayacağımız bir yazılımla Büyükşehir Belediyesi ve İlçe belediyelerine ait araçlara çip takmak istiyoruz. GPS sistemiyle takip ederek, hangi araç nerde ise en yakın yere onu yönlendirmeyi planlıyoruz”</strong>&nbsp;diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>ÜÇ AŞAMALI PLANLAMA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</strong>Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı’nın kurulmasıyla olası afet durumlarının öncesi, sırası ve sonrası olmak üzere üç aşamalı müdahale planları hazırlanacak.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulacak uluslararası standartlardaki Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) koordinasyonunda daha önceden tespit edilen ve eylem planı hazırlanan doğal afet riski taşıyan alanlar dahil kar ve buzla mücadeleye, sel ve su taşkınlarının yaşanacağı sıcak noktalara daha hızlı müdahale edilmesi sağlanacak.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İlk etapta sahaya inebilecek mobilize 200-300 kişilik uzman ve sertifikalı ekipler oluşturulacak ve gönüllüler eğitilecek.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>BEŞ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ İLE HİZMET VERECEK</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kimyasal atıklar ve radyoaktif kirlenmelerle ilgili riskleri öngören hareket planını da hazırlayacak olan yeni daire başkanlığı bünyesinde; Jeolojik Araştırmalar ve Zemin İnceleme, Afet Koordinasyon Merkezi, Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme, İdari ve Mali İşler ile Afet Teknolojileri İzleme ve Eğitim olmak üzere 5 şube müdürlüğü hizmet verecek.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP'Lİ AKSÜNGER: Milleti ne diye uyutuyorsunuz !!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-aksunger-milleti-ne-diye-uyutuyorsunuz-8304e29c9092-3db4-41aa-9f75-e4c33fd936df2020-02-11T12:28:00+03:00HABER MERKEZİ CHP'Lİ AKSÜNGER: Milleti ne diye uyutuyorsunuz !!

CHP'Lİ AKSÜNGER: Milleti ne diye uyutuyorsunuz !!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İŞTE O PAYLAŞIMI:</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan:”2022’de ilk her şeyi yerli uyduyu Uzaya yollayacağız “ Dünya çevresinde 1419 uydu var, Bunların %95’i son 20 senede atıldı, %43’ü son beş yılda atıldı Önümüzdeki beş yılda 5000 uydu daha atılacak Milleti ne diye uyutuyorsunuz !!</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Bahşi, Temel gıdalarımızdan olan et, süt ve yumurtadan KDV alınmaması için TBMM'ye kanun teklifi verdi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/bahsi-temel-gidalarimizdan-olan-et-sut-ve-yumurtadan-kdv-alinmamasi-icin-tbmmye-kanun-teklifi-verdi-83032be4f5f0-4b8f-47fa-914f-48b1d6fcb18e2020-02-11T12:17:00+03:00HABER MERKEZİ Bahşi, Temel gıdalarımızdan olan et, süt ve yumurtadan KDV alınmaması için TBMM'ye kanun teklifi verdi

Bahşi, Temel gıdalarımızdan olan et, süt ve yumurtadan KDV alınmaması için TBMM'ye kanun teklifi verdi

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:16px"><u>İŞTE O TEKLİF METNİ:</u></span></strong></p><p><span style="font-size:16px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi gerekçesiyle birlikte ekte sunulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Feridun BAHŞİ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Antalya Milletvekili</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>GENEL GEREKÇE</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Bir insanın hayatını devam ettirebilmesi amacıyla tüketmesi gereken temel gıdalardan olan et, süt ve yumurtanın KDV oranının yüksek olmasından dolayı üretici ve tüketiciler mağduriyet yaşamaktadır. Üreticinin üzerindeki KDV yükünün kaldırılarak bu indirimin tüketiciye de yansıması mümkün olabilecektir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Kayıt dışı ile mücadele edebilmek için öncelikle tüm hayvansal protein ürünlerinin KDV’si sıfırlanarak “sosyal bir beslenme” anlayışına geçilmelidir.Süt sektöründe kayıt dışılığın yarattığı haksız rekabeti azaltmak ve süt arzı artışını tetikleyecek talebi artırabilmek için temel gıda maddesi olan süt ve süt ürünlerinde KDV sıfır olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Et sektöründe ekonomik değer zincirinin perakendeye kadar olan halkalarında KDV oranı yüzde 1 iken, perakende satışta KDV oranının yüzde 8 dir.Et fiyatlarının düşürülmesi ve halkımızın kırmızı et kaynaklı proteinle daha çok buluşması için tüketicimiz bu vergi yükünden kurtulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu sebeple temel gıdalarımızdan olan et, süt ve yumurtaya uygulanan KDV'nin kaldırılmasıyla üretici, aracı, satıcı ve tüketici rahat bir nefes alabilecektir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>MADDE GEREKÇELERİ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>MADDE 1-</strong> Madde ile et, süt ve yumurtadan kaynaklanan teslimlere ilişkin Katma Değer Vergisi istisnası getirilmesi amaçlanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>MADDE 2-</strong> Yürürlük maddesidir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>MADDE 3-</strong> Yürütme maddesidir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>KANUN TEKLİFİ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>MADDE 1-</strong> 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17’nci maddesinin (4) numaralı fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">a) Büyük ve küçükbaş hayvanlardan sağlanan et ve süt ürünleri ile kümes hayvanlarından sağlanan yumurtalardan kaynaklanan teslimler.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>MADDE 2-</strong> Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>MADDE 3-</strong> Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[OLCAY KILAVUZ: Ruhu şad mekanı cennet olsun]]>https://www.haberanaliz.net/haber/olcay-kilavuz-ruhu-sad-mekani-cennet-olsun-83025fe733ab-6820-4982-8003-c42983408e0e2020-02-11T12:14:00+03:00HABER MERKEZİ OLCAY KILAVUZ: Ruhu şad mekanı cennet olsun

OLCAY KILAVUZ: Ruhu şad mekanı cennet olsun

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">İnsanlıktan nasibini almamış canavarlarca katledilen <a dir="ltr" href="https://twitter.com/hashtag/%C3%96zgecanAslan?src=hashtag_click">#ÖzgecanAslan</a> kardeşimizi vefatının 5.yılında rahmet, minnet ve dua ile anıyorum. Ruhu şad mekanı cennet olsun. Ruhuna Fatiha</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[AKŞENER BAŞSAĞLIĞI DİLEDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/aksener-bassagligi-diledi-8301f7463dfd-4216-4714-aeef-1a6607274c0c2020-02-11T12:06:00+03:00HABER MERKEZİ AKŞENER BAŞSAĞLIĞI DİLEDİ

AKŞENER BAŞSAĞLIĞI DİLEDİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p>İYİ Parti Kurucular Kurulu üyemiz, değerli yol arkadaşım, 24. dönem Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu'nun vefatını derin bir üzüntü ile öğrendim. Kendisine Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm partimize başsağlığı diliyorum.</p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÇIKACAK YARGI PAKETİNİN "AF" ANLAMINA GELMEDİĞİ, UMUTLARIN YERİNİ HAYAL KIRIKLIĞI ALDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cikacak-yargi-paketinin-af-anlamina-gelmedigi-umutlarin-yerini-hayal-kirikligi-aldi-830081f482b3-4413-4478-8cb0-7e5867fd3bb42020-02-11T11:54:00+03:00HABER MERKEZİ ÇIKACAK YARGI PAKETİNİN "AF" ANLAMINA GELMEDİĞİ, UMUTLARIN YERİNİ HAYAL KIRIKLIĞI ALDI

ÇIKACAK YARGI PAKETİNİN "AF" ANLAMINA GELMEDİĞİ, UMUTLARIN YERİNİ HAYAL KIRIKLIĞI ALDI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Mahkûm ve mahkûm aileleri tarafından UMUTLA BEKLENEN AF işi suya düşmüş gibi.&nbsp;Yapılan çalışma ve düzenleme beklenen dertlere çare değil. Bugün yarın meclise getirilecek olan düzenlemenin toplumu rahatlatmayacağı, toplumsal barışa hizmet etmeyeceği belirtiliyor. Mahkum ve Mahkum aileleri perişan haldeler.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Meclise getirilmeye çalışılan bu taslak, AF bekleyen yüz binlerce insanın derdine derman olmuş değil. Cezaevleri tıka basa dolu. Koğuşlarda nöbetleşe yatma devri var. Koğuşlar haddinden fazla dolu. Cezaevlerinin fiziki şartları ise çok düzgün değil. Tutuklu, Mahkûm ve mahkûm aileleri bu taslağın dertlerine çare olmayacağının altını çizerken, geçmiş dönemlerde çıkan AFLARA dikkat çekip, bu düzenlemenin yaraya melhem olmayacağını belirtiyorlar.</span></p><p><span style="font-size:16px">En azından 5 yıla kadar olan ceza istemlerinde, basit suçlarda, bir defaya mahsus ERTELEME getirilebilinirdi, soruşturma evresinde ise soruşturmanın durması, kovuşturma evresinde ise kovuşturmanın durdurulması sağlanabilinirdi denmekte.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu konuda çıkan haberlemizin linkleri:</span></p><p><span style="font-size:16px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/af-yilan-hikayesine-dondu-743">https://www.haberanaliz.net/makale/af-yilan-hikayesine-dondu-743</a></span></p><p><span style="font-size:16px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/MAHKM-VE-MAHKM-AiLELERi-UMUTLARA-KELEPcE-VURULMAZ-AF-cIKSIN-7097">https://www.haberanaliz.net/haber/MAHKM-VE-MAHKM-AiLELERi-UMUTLARA-KELEPcE-VURULMAZ-AF-cIKSIN-7097</a></span></p><p><span style="font-size:16px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/MAHKMLAR-VE-AiLELERiNiN-AF-BEKLEYisi-SuRuYOR-7004">https://www.haberanaliz.net/haber/MAHKMLAR-VE-AiLELERiNiN-AF-BEKLEYisi-SuRuYOR-7004</a></span></p><p><span style="font-size:16px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/MAHKUM-VE-MAHKUM-AiLELERi-sOK-uSTuNE-sOK-YAsIYOR-6744">https://www.haberanaliz.net/haber/MAHKUM-VE-MAHKUM-AiLELERi-sOK-uSTuNE-sOK-YAsIYOR-6744</a></span></p><p><span style="font-size:16px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/YARGI-PAKETi-RAFA-KAKTI-AF-BEKLEYEN-MAHKUM-VE-AiLELERi-uZGuN--2--5675">https://www.haberanaliz.net/haber/YARGI-PAKETi-RAFA-KAKTI-AF-BEKLEYEN-MAHKUM-VE-AiLELERi-uZGuN--2--5675</a></span></p><p><span style="font-size:16px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/YARGI-PAKETi-RAFA-KAKTI-AF-BEKLEYEN-MAHKUM-VE-AiLELERi-uZGuN-5596">https://www.haberanaliz.net/haber/YARGI-PAKETi-RAFA-KAKTI-AF-BEKLEYEN-MAHKUM-VE-AiLELERi-uZGuN-5596</a></span></p><p><span style="font-size:16px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/MAHKMLAR-VE-AiLELERi-AF-iSTiYOR-3265">https://www.haberanaliz.net/haber/MAHKMLAR-VE-AiLELERi-AF-iSTiYOR-3265</a></span></p><p><span style="font-size:16px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/Mahkum-Yakinlarinin-Af-Umudu-6054">https://www.haberanaliz.net/haber/Mahkum-Yakinlarinin-Af-Umudu-6054</a></span></p><p><span style="font-size:16px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/yargi-duzenlemesine-ek-456">https://www.haberanaliz.net/makale/yargi-duzenlemesine-ek-456</a></span></p><p><span style="font-size:16px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mahkumlar-ve-aillerinin-af-umudu-suya-dustu-8124">https://www.haberanaliz.net/haber/mahkumlar-ve-aillerinin-af-umudu-suya-dustu-8124</a>&nbsp;</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SELİN SAYAK BÖKE, İŞSİZLİK, AÇLIK, YOKLUK KONUSUNDA AÇIKLAMA YAPTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/selin-sayak-boke-issizlik-aclik-yokluk-konusunda-aciklama-yapti-8299d4ede698-ff78-4030-8c4c-da040100125d2020-02-11T11:35:00+03:00HABER MERKEZİ SELİN SAYAK BÖKE, İŞSİZLİK, AÇLIK, YOKLUK KONUSUNDA AÇIKLAMA YAPTI

SELİN SAYAK BÖKE, İŞSİZLİK, AÇLIK, YOKLUK KONUSUNDA AÇIKLAMA YAPTI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">İŞTE&nbsp;O TİVİTLERİ:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Kronikleşen ağır bir ekonomik krizin pençesindeyiz. Bu kriz eskilerine benzemiyor. Finansal ve reel krizi çok aşan ve onlardan çok daha ağır olan sosyal bir kriz. Bu bir toplumsal bunalım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu krizin sorumlusu Saray rejiminin kurduğu ekonomik düzen. Yaşadıklarımız rantçı, yandaşçı, emek sömürüsü ve güvencesizlik üzerinde yükselen vahşi düzenin sonuçları. Yaşadıklarımız hukuksuz, haksız, şahsileşmiş, aile şirketine dönüştürülen parti devleti düzeninin sonuçları.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aylardır bu düzenin yıkımını omuzlarında taşıyamadığı için hayatından vazgeçenlerle sarsılıyoruz. Bu acı toplumsal gerçeklik TÜİK verilerinin soğukluğu içinde kaybolup gitmemeli. Veriler de aynı acı gerçekliği yüzümüze vuruyor. İhtiyaç çok belli: düzeni değiştirmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Verilere kulak verelim: &nbsp;Düzen işsizlik düzeni! İşsizlik çok yaygın. Son 1 yılda 327 bin kişi daha işsiz kaldı. Toplam 4 MİLYON 308 bin kişi işsiz. Çalışabilecek durumda, iş arıyor ama bulamıyor. Düzen halkına iş imkanı yaratamıyor, yaratmayı seçmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzen yıkım düzeni! Sadece yeni istihdam yaratmıyor değil, var olan istihdam imkanlarını da yok ediyor.&nbsp; Son 1 yılda 145 bin istihdam kaybı var. İstihdam oranı son 1yılda %45,6'ya geriledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzen umut hırsızı! Çalışabilir durumda olmalarına rağmen umudunu yitirdiği için veya benzer sebeplerle iş aramaktan vazgeçmiş olan 2 MİLYON 226 bin kişi var. İşgücüne katılım oranı son 1 yılda %52,5'a düştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzen sömürü düzeni! Çalışana güvencesiz, işverene esnek bu düzen günden güne artan kayıtdışılık demek. Son 1 yılda kayıtdışılık %33,8'e yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzen ayrımcı, ötekileştirici! Kadını, genci yok sayan bir düzen. Son 1 &nbsp;yılda 0,9 puan artışla gençler arasında işsizlik %24,5'a fırladı!</span></p><p><span style="font-size:18px">üzen kronikleşen krizin sebebi! 1 yıldan veya daha uzun zamandır işsizliğin karanlığı ile başbaşa bırakılanlar günden güne artıyor! 1 MİLYON 180 BİN insan uzun süredir işsiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">üzen çöküyor! Üzeri yamalarla kapatılmaya çalışılan ağır bir reel sektör çöküşü var. Bugün işsiz olan 4 MİLYON 308 BİN insanın yaklaşık 2,5 MİLYONU ya zaten güvencesiz işlerde çalışırken işsiz kalmış, ya da çalıştığı işyeri kapandığı veya iflas ettiği için.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzen halkın gerçeklerinden kopuk iktidarın düzeni! Bunlar olurken TBMM'ye AKP milletvekillerinin sunduğu torba yasa işsizliği çözmeyi, istihdam yaratmayı, kronikleşen krizi aşmayı, toplumsal bunalımı bitirmeyi değil, iktidarı ayakta tutan düzeni kurtaracak yamayı içeriyor!</span></p><p><span style="font-size:18px">Öyle ki bu yasa teklifi geleceğimizi daha da derin bir karanlığa gömmenin adımlarını içeriyor.&nbsp; Kazılacak kanallardan çıkacak hafriyatın altında ezilecek, Varlık Fonu aracılığıyla ülkeyi daha da derin bir borç batağına sürükleyecek adımlarla meşgul bir zihniyet...</span></p><p><span style="font-size:18px">Çok acilen doğru değerler üzerinden buluşan, bu sömürü düzenine itirazdan büyüyen bir yeni düzeni var etmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Herkesin birbirine benzeyerek toplumun renklerinin soldurulduğu değil herkesin kendisi olabildiği, rantın değil üretimin, yandaşın değil halkın, sermayenin değil emeğin öncelikli olduğu, güçlü bir sosyal devletin güvencesiyle umudun var edildiği bir yeni düzen...</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ALPAY ANTMEN'İN ÖZGECAN PAYLAŞIMI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/alpay-antmenin-ozgecan-paylasimi-8298596c165b-3683-4950-b0bc-92f3b0f2ea8a2020-02-11T11:30:00+03:00HABER MERKEZİ ALPAY ANTMEN'İN ÖZGECAN PAYLAŞIMI

ALPAY ANTMEN'İN ÖZGECAN PAYLAŞIMI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5e4266566b315.jpg" style="height:384px; width:677px" /></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MURAT EMİR: UNUTMADIK SENİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/murat-emir-unutmadik-seni-82977218afee-8b1b-4e3c-bb48-12bc6fa278c72020-02-11T11:26:00+03:00HABER MERKEZİ MURAT EMİR: UNUTMADIK SENİ

MURAT EMİR: UNUTMADIK SENİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5e426560913a9.jpg" style="height:428px; width:679px" /></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Şevkin, Sağlık Bakanlığı’nı göreve çağırdı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sevkin-saglik-bakanligini-goreve-cagirdi-82969e1142bf-2c2c-4302-8ab1-a931ad6973002020-02-11T11:17:00+03:00HABER MERKEZİ Şevkin, Sağlık Bakanlığı’nı göreve çağırdı

Şevkin, Sağlık Bakanlığı’nı göreve çağırdı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Genetik geçiş özelliği olan ve kanda oksijen taşımakla görevli hemoglobinin anormal yapıda üretildiği hastalık olan ‘Orak Hücre Anemisi’ ve ‘Akdeniz Anemisi (Beta Talasemiler)’ Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, bu iki hastalıkta, anormal hemoglobinler nedeniyle alyuvar yıkımının arttığını ve ortaya çıkan demirin de çeşitli organlarda birikmesi nedeniyle organ bozuklukları ve ölümler yaşandığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:16px">Çukurova Bölgesi’nde sıklıkla görülen hastalıkların günümüzde kesin bir çözümünün olmadığına dikkat çeken Dr. Şevkin, meclisin araştırma komisyonu kurmasının gerekliliğine dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Adana Tabip Odası ve uzmanlardan edindiği bilgiler ışığında meclise araştırma önergesi sunan Dr. Şevkin, “Hastalıkların tek şansı bu demiri bağlayan ilaçlarla, demirin organlarda birikip hasar yapması önlenebilmektedir. Ülkemizde başta Adana, Hatay ve Mersin olmak üzere güney illerimizde de oldukça sık görülen hastalıklardır. Hali hazırda Türkiye’de bilinen 4 bin talasemi ve bin 200 &nbsp;civarında orak hücre anemisi hastası vardır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>SAĞLIK MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ!</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kalıtsal kan hastalıklarının görülme oranını düşürmenin en önemli yolunun, genetik danışmanlık yolu ile taşıyıcı bireylerin evlenerek çocuk sahibi olmasını önlemek olduğuna işaret eden Dr. Şevkin, “Bu hastalıkların sıklığının düşürülmesi adına teknolojik ve bilimsel donanımımız olmasına rağmen, sağlık bakanlığımızın halkı aydınlatma, tarama ve aileleri bilinçlendirme alanlarında yeterince çalışma yapmadığı da bir gerçektir. Üstelik bu hastalıklar için hastalığı önlemek hem halk sağlığı açısından daha değerli bir çaba olacak, hem de sağlık maliyetlerini düşürme açısından da yerinde bir girişim olacaktır” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu hastalıklarla ilgili bir diğer önemli sorunun da, organ hasarını önlemek adına bilimsel kullanımı uluslararası tıp otoritelerince önerilen ve ülkemizde de var olan ilaçların temininde yaşandığını dile getiren Dr. Şevkin, şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:16px">“SGK’nın 12.09.2019 tarihinde uygulamaya geçen SUT (Sağlık Uygulamaları Tebliği) ile bu ilaçların geri ödenmesizorlaşmış ve hatta sekteye uğramıştır.&nbsp; Bu hastalıklarda Desferol (Desferrioksamine), Ferriprox (Deferiprone), Exjade (Deferasiroks) ilaçları kullanılmaktadır. Ülkemizde halen çoğunlukla Exjade adlı ilaç kullanılmaktadır. Uluslararası tedavi kılavuzlarına göre bu ilaçları başlamak için hastalarda depo demiri gösteren ferritin parametresinin yüksek olması tek başına hem ilaç başlanması, hem de tedaviye devam kararını vermek için tek başına yeterlidir. Bilimsel camianın böylesi bir uygulaması varken, yeni 12.09.2019 SUT tebliğine göre ilacın SGK tarafından ödenmesi aşağıdaki kriterlere göre yapılmaya başlanmıştır:</span></p><p><span style="font-size:16px">Tebliğ, ‘’Deferasiroks (Exjade) için dağılabilir tablet formları 2 yaş ve üzeri, tablet formları 5 yaş üzeri organ hasarı veya riski olan hastalarda hematoloji uzman hekiminin bulunduğu sağlık kurulu raporu ile karşılanabilecektir. Tedavi devam ederken karaciğer demirkonsantrasyonu 3&lt; miligram/gram kuru ağırlık veya serum ferritin 300&lt; mikrogram/litre olduğunda ise tedavi sonlandırılacaktır. ‘’</span></p><p><span style="font-size:16px">Tebliğdeki karaciğer demirinin belirlenmesi için var olan “karaciğer demir konsantrasyonu” kriteri, ancak riskli ve girişimsel bir işlem olan karaciğer biyopsisi ile mümkündür. Bilimsel kılavuzlar, karaciğer demir yükünü belirlemede manyetik rezonans (MR)&nbsp; görüntülemesinin de kullanılabileceğini belirtmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>TESTLERE DİKKAT ÇEKTİ!</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Yapılan bu son değişiklikle ilaç temini için hastalardan bilimsel önerilerden farklı bir uygulama, yani iki ayrı kan testi istenmiş olmaktadır. Kaldı ki bu testlerden karaciğerdeki demir oranı hali hazırda devlet hastanelerimizin birçoğunda yapılamamaktadır. Ferritin düzeyi ise birçok hastanede yaygın olarak yapılabilmektedir. Ancak SGK iki sonucun birlikte olduğu raporlara ödeme yapmaktadır. Pratikte ise testlerden bir tanesini ilaç geri ödenmesi açısından Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) yeterli görmesine rağmen, SGK yeterli görmeyip ilacı ödememektedir. Devlet kurumları bu uygulama ile &nbsp;kendi içinde çelişkili bir tablo sergilemektedir. Maalesef bu durum 5-6 bin hastanın mağdur olmasına yol açmakta ve eczanelerde de hasta ile eczacı arasında da sorunlar yaşanmasına neden olmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Uzman doktorların önerileri doğrultusunda hastalarda söz konusu ilaca ulaşmada zorluğa neden olan ve tüm sağlık kurumlarında teknik olarak yapılması mümkün olmayan ikinci test şartından vazgeçilmesi ve uzman hekimlerin reçetesi ile ilaca ulaşımın sağlanması, özellikle dar gelirli ve yoksul ailelere ücretsiz ilaç temini amacıyla Anayasa’nın 98 ve içtüzüğümüzün 104 ve 105. maddeleri gereğince meclis araştırması açılmasını saygılarımızla arz ve teklif ederiz.<strong>”</strong></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: Meslek Hastalıklarında risk faktörü artıyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-meslek-hastaliklarinda-risk-faktoru-artiyor-8295651cec0b-565e-42a0-87fe-df79c20f5a5d2020-02-11T11:14:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: Meslek Hastalıklarında risk faktörü artıyor

Gürer: Meslek Hastalıklarında risk faktörü artıyor

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Gürer,” Meslek hastalıkları çalışma çeşitliliğiyle sayısal olarak artmasına karşın binlerce çalışanın mesleklerin etkisiyle hastalansa da farkında olmadan çalıştığını, ya da işsiz kalırım korkusuyla hastalık ileri aşamaya ermeden ses çıkarmadığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gürer, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya verdiği soru önergesinde, “Ülkemizde işçi sağlığı konusunda toplam kaç adet meslek hastalıkları hastanesi bulunmaktadır?&nbsp;Bu hastanelerin bulundukları iller ve yatak kapasiteleri ne kadardır?&nbsp;Kapatılan meslek hastalıkları hastanesi sayısı ve kapatılma nedenleri nelerdir?” diye sordu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bakan Koca,&nbsp;“Ülkemizde iki adet müstakil Meslek Hastalıkları Hastanesi, bir adet ek bina olarak&nbsp;hizmet veren hastanemiz bulunmaktadır. Bunlar;&nbsp;T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi,&nbsp;T.C. Sağlık Bakanlığı Zonguldak Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi&nbsp;ve&nbsp;T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ. İstanbul&nbsp;Süreyyapaşa&nbsp;Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı ek bina'dır.&nbsp;Meslek Hastalıkları Hastanesi Ankara, Zonguldak ve İstanbul illerimizde&nbsp;bulunmaktadır.&nbsp;T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi 104 yatak kapasiteli,&nbsp;T.C. Sağlık Bakanlığı Zonguldak Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi 130 yatak kapasiteli,&nbsp;ayrıca toplam 555 yatak kapasiteli T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ,&nbsp;İstanbul&nbsp;Süreyyapaşa&nbsp;Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı meslek hastalıkları ek binasında 52 yatak kapasite ile hizmet vermektedir. ​</span></p><p><span style="font-size:16px">Kapatılan herhangi bir Meslek Hastalıkları Hastanesi bulunmamakta olup, İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi, T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ. İstanbul&nbsp;Süreyyapaşa&nbsp;Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı ek bina şeklinde hizmet vermeye devam etmektedir.” şeklindeki sözleriyle yanıt verdi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>MESLEK HASTALIĞI GİZLENİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer,” Ülkemizde ne yazı ki meslek hastalıklarıyla izlenebilirlik yeterli düzeyde sağlanamamıştır. İş cinayetlerinde Ülkemizi Avrupa birinciliğine taşıyan AKP iktidarı Meslek hastalıkları konusunda da duyarlılık göstermemekte, mevzuat yayınlayıp orada kalmaktadır. Güncel Meslek hastalık verileri dahi yoktur.2017 yılı verileriyle durum yansıtılmaktadır. Farklı kaynaklar yılda on bin üzerinde ölümün meslek hastalıkları nedeniyle gerçekleştiğinden söz etmektedir. Teşhis ve tedavi aşamasında meslek hastalığı olarak ele alınmayan vakaların varlığı da gerçektir. Çalıştığı işten dolayı sağlığı bozulanlar ne yazı ki yeni iş bulamama korkusuyla işine devam etmektedir. Meslek hastalıklarının sektörlerde ki değişim ile daha yaygın duruma geldiği de bir gerçektir. Üretim aşamasından paketlemeye, iletişim araçlarıyla haberleşmeden aralıksız gürültülü işlerde çalışmaya, tarım zehirlerinden ürün koruyucuya kadar birçok etken meslek hastalıklarına neden olmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Meslek hastalıklarının tespit edilmesi yıpratıcı bir mücadeleyi göze almayı gerekli kılmaktadır. Sosyal devlet bu sorunun oluşumunu ortadan kaldıracak denetim ve takibi sağlamakla yükümlüdür. AKP’nin bu konuda da karnesi zayıftır. Meslek hastalıkları ve iş ile ilgili hastalıkların ortaya çıkarılması değil çıkarılmaması genel politikaları olmuştur. Bakanlıklar tarafından bu konu yeterince takip edilmediği gibi güncel veriler de açıklanmamaktadır. Meslek hastalığına yönelik araştırma, izleme, takip, tedavi ve hastalığa maruz kalan kişilere karşı tazminat ödenmesi ve gereken önlemleri almayanlara karşı ciddi yaptırımlar uygulanması şarttır. İnsan sağlığından, canından daha değerli olan sömürü düzeninde kazanılan para olamaz. Yılda 300 bine yakın meslek hastalığının varlığı yine farklı kaynaklarda yer almaktadır. Bakanlık tespitleri, çeşitlilik, nedenler, önlemler ve yaptırımlar kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Meslek hastalıkları dijital çağ ile çeşitlenmiştir. Bu bağlamda alınması gereken önlemler ve yeni düzenlemelere de gereksinim vardır. Meslek hastalığı belirleme, takip, düzenleme, önleme faaliyetleri bir bütün içinde ele alınmalıdır. Meslek hastalıklarının önlenmesiyle ilgili iktidar ciddi adımlar atarak konuya karşı duyarlılık göstermelidir”. diye konuştu.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Beko: Katliamların faili bellidir!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/beko-katliamlarin-faili-bellidir-8294f9da3367-13b0-43a8-a8b1-40746b0fd4702020-02-11T11:06:00+03:00HABER MERKEZİ Beko: Katliamların faili bellidir!

Beko: Katliamların faili bellidir!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">30 Ocak 2020 tarihinde Zonguldak'ın Kilimli ilçesinde, daha önce mühürlenmesine rağmen kaçak olarak işletilen kömür ocağında meydana gelen göçükte Sabahattin Kalaycıoğlu ve Murat Ovaz’ın hayatını kaybetmesinin üzüntüsü içinde olduklarını belirten CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, “Başımız sağ olsun, işçi kardeşlerimin ailesine sabır diliyorum. Bunun sorumlusu bile bile işçilerin orada çalışmasına izin verenlerdir, denetimsiz, liyakatsız, vicdansız iktidardır. Madene inen insanlar ölmek için değil yaşamak için, çocuklarını yaşatmak, onlara güzel bir gelecek sunmak için, alın terlerinin karşılığı olarak çalışmaktadır. Elinde her tür imkan bulunmasına rağmen yüzlerce insanımızın madenlerde göz göre göre ölümüne engel olmamış AKP iktidarı istiyor ki, iş cinayetleri kader olarak görülsün. Taşeron çalışmayı yasaklamayan, madenleri özelleştiren, zaten işçilerin güvenliğini sağlamaktan çok işverenlerin çıkarlarını korumayı amaçlayan, iş güvenliği yasasını dahi uygulamayan AKP’den başka türlüsünü beklemek de mümkün değil” açıklamasını yaptı.</span></p><p><span style="font-size:16px">AĞIR BİR AKIL TUTULMASI…</span></p><p><span style="font-size:16px">“Kamusal denetimi türlü kısıtlamalar, işveren lehine düzenlemeler yaparak yerine getirmeyip denetim yetkisini emek ve meslek örgütlerine vermeyenlerden umulabilecek tek şey yeni katliamların, cinayetlerin ve yıkımların önünü açmasıdır” diyen Beko, bilime ve bilimsel bilgiye saygı duymayan bir toplumun başına gelen hiçbir hadiseden ders almasının mümkün olmadığını bu nedenler de bir sonraki krize hazırlanmasının da imkansız olduğunu ifade etti. Beko, “Böylesi bir zihniyetin yönetimde olduğu zor günlerden geçiyoruz. Ağır bir akıl tutulması ve bunu örtmek için mide bulandırıcı bir hamaset diliyle karşı karşıyayız. Bunun bedelini ise tüm insanlarımız canlarıyla, bedenleriyle, sevdikleriyle ödemek zorunda kalıyor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">ARTIK YETER DİYORUZ!</span></p><p><span style="font-size:16px">CHP’li Beko Zonguldak Kilimli’de iki işçinin hayatını kaybetmesine neden olan duruma ilişkin bir soru önergesi verdiğini hatırlatarak konuyla ilgili şunları söyledi: “Sabahattin ve Murat kardeşlerimin cinayete kurban gitmesine neden olan duruma ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına vermiş olduğum soru önergesini paylaşmak istiyorum. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle sunduğum önergem vesilesiyle madencilik sektörümüzde uzun zamandan beri yaşanmaya devam eden sorunları kamuoyunun gündemine getiriyor ve dikkatinize sunuyorum,</span></p><p><span style="font-size:16px">“2003’den günümüze;</span></p><p><span style="font-size:16px">1.&nbsp;Mühürlenen toplam maden ocağı sayısı kaçtır? Bunlar arasında mühürlenmesine rağmen çalıştırılmaya devam edilen maden ocaklarının yıllara göre sayısı nedir?</span></p><p><span style="font-size:16px">2. Maden ocaklarının mühürlenmesine rağmen çalıştırılmalarına imkan veren bir düzenleme yapılmış mıdır?</span></p><p><span style="font-size:16px">3.&nbsp;Mühürlenmesine rağmen maden ocaklarının çalıştırılmaya devam edilmesinden ötürü haklarında soruşturma açılan</span></p><p><span style="font-size:16px">a. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">b. Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">c. İçişleri Bakanlığı ve</span></p><p><span style="font-size:16px">d. Adalet Bakanlığı personeli bulunmakta mıdır?</span></p><p><span style="font-size:16px">4&nbsp;Bu soruşturmalarda ceza almış olanların yıllara göre almayanlara oranı ilgili her bir Bakanlık için nedir?</span></p><p><span style="font-size:16px">5&nbsp;Mühürlenmesine rağmen çalıştırılmaya devam edilen halihazırda kaç maden işletmesi vardır?</span></p><p><span style="font-size:16px">6&nbsp;Mühürlenmesine rağmen çalıştırılmaya devam edilen işletmeler arasında faaliyetlerine son verilmiş olan kaç şirket bulunmaktadır?</span></p><p><span style="font-size:16px">7&nbsp;Mühürlenmesine rağmen çalıştırılmaya devam edilen madenleri işlettiği için kamu ihalelerinden yasaklı kaç şirket vardır?</span></p><p><span style="font-size:16px">8&nbsp;Bu nitelikteki maden işletmelerinde İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı uzmanı olarak sorumlu olanların içerisinde çalışma belgeleri iptal edilen kaç kişi vardır?</span></p><p><span style="font-size:16px">9-&nbsp;Yaşam hakkı başta olmak üzere, ihlal edilmiş haklarının tazmini için bugüne kadar Sabahattin Kalaycıoğlu ve Murat Ovaz gibi mühürlenmiş maden işletmelerinde hayatını kaybeden, yaralanan, sakat kalan işçiler ve aileleri için yapılmış bir düzenleme, alınmış bir tedbir bulunmakta mıdır?”</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MERSİN'DE TEFECİ OPERASYONU: 108 ŞÜPHELİ, 49 GÖZALTI, 22 YAKALAMA EMRİ ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mersinde-tefeci-operasyonu-108-supheli-49-gozalti-22-yakalama-emri-cikti-829387e1ba66-59e2-4153-8cf7-17fae32c8b3f2020-02-11T11:02:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN'DE TEFECİ OPERASYONU: 108 ŞÜPHELİ, 49 GÖZALTI, 22 YAKALAMA EMRİ ÇIKTI

MERSİN'DE TEFECİ OPERASYONU: 108 ŞÜPHELİ, 49 GÖZALTI, 22 YAKALAMA EMRİ ÇIKTI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>Mersin Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada: “</strong>Haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla hareket eden ve bu sebeple tefecilik yaptığı değerlendirilen şahısların tespitine ve deşifresine yönelik Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde,&nbsp; Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Kom Şube Mali Suçlar Büro Amirliğince yapılan planlı ve projeli çalışmalar kapsamında; Tefecilik faaliyetlerinde bulundukları tespit edilen 108 şüpheli hakkında yapılan operasyonlarda, &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İl merkezinde ikamet eden 66 şüpheliden 49’u yakalanarak gözaltına alınmıştır. Firari 17 şüpheli hakkında yakalama çalışmaları devam etmektedir.İstanbul, Adana, Şanlıurfa ve Tarsus’ta ikamet ettikleri tespit edilen 10 şüpheliden 9’u yakalanarak gözaltına alınmıştır. Firari 1 şüpheli hakkında yakalanama çalışmaları devam etmektedir. Bimekan oldukları tespit edilen 22 şüpheli hakkında da görüldükleri yerde yakalama&nbsp; ve gözaltı talimatı verilmiştir. 10 şüpheli ise alınan ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştır” denildi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Tanısı zor konulan dermatolojik hastalıklara dikkat]]>https://www.haberanaliz.net/haber/tanisi-zor-konulan-dermatolojik-hastaliklara-dikkat-82923435cae0-1c1a-486a-98e6-1adfe89538b42020-02-10T16:08:00+03:00HABER MERKEZİ Tanısı zor konulan dermatolojik hastalıklara dikkat

Tanısı zor konulan dermatolojik hastalıklara dikkat

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>Cilt sorunlarında önce dermatoloji uzmanına başvurulmalı</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Cilt hastalıklarında tanı süreci, tablonun karmaşıklığı ya da belirtilerin benzerlik göstermesi nedeniyle bazen güçleşebilmektedir. Vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen cilt hastalıklarında ilk önce dermatoloji uzmanına başvurulması gerekir. Tedavi süreci başladıktan sonra yanıt alınamıyorsa farklı dermatoloji uzmanlarından görüş alınabilir. Örneğin çocuk hastalardaki cilt rahatsızlıklarında bazen önce farklı branşlarda ilaç tedavisine başlanabilmektedir. Farklı ilaçların kullanılması bu lezyonların görünümünü bozarak dermatoloji uzmanının tanı koymasını zorlaştırabilir. Dermatolojide lezyonun yerleşimi, süresi, dağılımı, tipi, şekli ve değişimi tanı kriterlerini oluşturur. Bir lezyonun sırt ve karın bölgesinde çıkmasıyla kol bacak gibi bölgelerde çıkması farklı hastalıkları akla getirebilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Farklı uzman görüşleri gerekebiliyor</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Dermatoloji bölümü olarak hastalıklara teşhis konulurken bulgular doğrultusunda en sık görülenden en nadir görülene doğru gidilmektedir. Örneğin yüzde kızarıklıkla başvuran bir hastada kızarıklıkların durumuna göre rozasea, seboreik egzama ya da atopik dermatitten şüphelenilebilir. Oysa bunların yanında halk arasında kelebek hastalığı olarak bilinen lupus ya da dermatomiyozit gibi hastalıkların da düşünülmesi gerekmektedir. Görülme sıklığı az olan bu hastalıklar rahatlıkla göz ardı edilebilmektedir. Ya aynı uzmana birkaç ziyaret sonrası ya da farklı uzmanlara gidildikten sonra gerçek tanıya ulaşılabilir. Bazı hastalıklarda ise kan testleri ve biyopsiler yardımıyla erken tanı konulabilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Hastalığınız alerji kaynaklı olabilir</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Alerjik hastalıklar cilt hastalıklarıyla çok sık karıştırılabilmektedir. Örneğin atopik dermatit, günümüzde çok sık görüldüğü için sedef ve gül hastalığı olarak adlandırılan “pityriasis rosea” ile çok rahat karışabilmektedir. Kelebek hastalığı denilen “lupus” hastalığının deri bulguları egzama ile karışabilir. Sifiliz yani frengi pityriasis rosea adı verilen hastalık ile karışabilir, özellikle genç erkek hastalarda akla gelmelidir. Bu nedenle; deri şikayetleri sürdükçe bir dermatoloji uzmanı ile görüşmenin ihmal edilmemesi gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Şikayetlerinizi eksiksiz aktarın</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Bazen hastalarda cilt problemlerine eşlik eden diğer bulgular olabilmektedir. Hastalar içinde bulundukları durumu tam olarak ifade edemedikleri için de tanı gecikebilmektedir. Tedaviye rağmen şikayetleri geçmeyen hastaların yeniden kontrole gitmeleri gerekmektedir. Çünkü bazen hastalar uzun süre kontrollerine gitmediği için hastalıkların teşhis gecikebilmektedir. Burada hastaların tedavilerini yarım bırakmamaları ve kontrollerini aksatmamaları önem taşımaktadır. Mümkünse aynı doktora gitmeleri tanının daha çabuk konulmasını sağlayabilir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Koltuk altı ve kasık bölgesindeki lezyonlara dikkat!</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Tanısı zor konulan hastalıklardan birisi ‘hidradenitis suppurativa’dır. Erken dönemde koltuk altı, kasık gibi bölgelerde sık tekrarlayan iltihaplı lezyonlar şeklinde ortaya çıkmaktadır. Genellikle genç yaşlarda başlar. İlk muayenede tanı konulması zor bir hastalıktır. Hastalığın seyri, atakların sıklığı ve lezyonların bıraktığı izler önem taşımaktadır. Şiddeti çok değişken olabilmektedir. Şiddetli geçirildiği vakalarda hastanın günlük yaşamını, cinsel yaşamını etkileyebilmektedir. Bu hastalığın tedavisinde etkili olan ilaçlar bulunmaktadır. Önemli olan hastalığın tedavisine en erken şekilde başlanmasıdır. Koltuk altı ve kasık bölgelerinde sık tekrarlayan iltihaplı lezyonları olan hastaların mutlaka bir dermatoloji uzmanına görünmeleri gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">MEMORİAL</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Kış hastalıklarından adaçayı ve ekinezya ile korunabilirsiniz]]>https://www.haberanaliz.net/haber/kis-hastaliklarindan-adacayi-ve-ekinezya-ile-korunabilirsiniz-8291a87e1c90-7a90-4ee0-aff7-7301898b246c2020-02-10T16:03:00+03:00HABER MERKEZİ Kış hastalıklarından adaçayı ve ekinezya ile korunabilirsiniz

Kış hastalıklarından adaçayı ve ekinezya ile korunabilirsiniz

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>Vitamin ve mineral deposu</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Adaçayı K, C, E, A ve bazı B grubu vitaminler içermektedir. Ayrıca içeriğinde potasyum, kalsiyum, demir, manganez, çinko, magnezyum, bakır mineralleri, az miktarda kalori, protein, yağ ve lif bulunmaktadır. Adaçayının faydaları polifenol, rosmanirik, kafeik, klorojenik gibi içerdiği bileşiklerden kaynaklanmaktadır. Ekinezya bitkisinin ise çiçekleri, gövdesi, yaprakları ve kökleri kullanılabilmektedir. İçeriğindeki A, B2, C ve E vitaminlerinin yanı sıra çeşitli mineraller bakımından da zengin olan ekinezya, özellikle içerdiği polisakkaritler nedeniyle bağışıklık sistemi üzerinde çok güçlü etkilere sahip olmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Viral enfeksiyon ve iltihaplanmayı önler</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Adaçayının Akdeniz bölgesine özgü “Salvia Officinalis” türü ile ekinezyanın üç türü, kış aylarının gelmesi ile birlikte toplumun büyük bir kısmını etkisi altına alan kış hastalıklarının önlenmesi ya da hastalık semptomlarının azaltılması için kullanılmaktadır. Aynı zamanda bakteriyel ve viral enfeksiyonlar ile iltihaplanmanın önlenmesinde etkili pek çok yararlı bileşik içermektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Bakterilerle savaşıp çoğalmalarını engeller</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Adaçayı rosmarik, karnosik ve kafeik asit gibi doğal bileşikler içermesi sayesinde güçlü antioksidan ve antibakteriyel etki göstermektedir. Antioksidan etkisi ile vücutta gerçekleşen metabolik aktiviteler sonucu oluşan ve hücre hasarına yol açan serbest radikaller ile savaşarak, bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. İçeriğindeki terpen ve terpenoid adı verilen uçucu bileşenler sayesinde ise pek çok bakteri ile savaşırken, birçok ilaca karşı direnç gösteren bakterilerin de çoğalmasını önlemektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Boğaz ağrısı ve yutkunma güçlüğünü yatıştırır</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Anti-inflamatuar etkiye sahip olan adaçayı ile ekinezya, geniz akıntısıyla seyreden boğaz ağrısına ve akut farenjite iyi gelmektedir. Ayrıca beyaz adaçayı yaprağının, boğaz ağrısının şiddetlendiği ve yutkunmanın güçleştiği durumlarda rahatlatıcı özelliği bulunmaktadır. Ayrıca bu bitkiler sadece balgam söktürücü olarak değil, vücutta toksin atıcı faaliyet de göstermektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Bronşite iyi geliyor</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Adaçayı ve ekinezyayı birlikte kullanmak, soğuk algınlığı ve boğaz ağrısında daha etkili olmaktadır. Üst solunum yolu enfeksiyonları ve bronşitte iyileştirme etkisi olan ekinezya, aynı zamanda bağışıklık sistemini de harekete geçirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Ağız yaraları için gargara yapılabilir</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Ekinezya ve adaçayı içeren boğaz spreylerinin klorheksidin ve lidokain içeren spreyler kadar etkili olduğu da bilinmektedir. Günümüzde pek çok ülkede ekinezya ve adaçayı içeren preperat, şurup ve spreyler sıklıkla kullanılmaktadır. Boğaz ağrısı veya ağız yaraları için adaçayı ve ekinezya ile gargara da yapılabilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Tüketirken dikkatli olunmalı!</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Adaçayı ve ekinezyanın kullanımı konusunda şu noktalara dikkat edilmelidir:</span></p><ul><li><span style="font-size:16px">Adaçayı ve ekinezya çayının gün içerisindeki toplam tüketimi iki kupayı geçmemelidir.</span></li><li><span style="font-size:16px">Sıcak çaya eklenen balda “Hidroksimetil furfural” adı verilen zararlı bir bileşik oluştuğu için özellikle boğaz ağrısını gidermek amacıyla adaçayı ve ekinezya bal ile birlikte tüketilmemelidir.</span></li><li><span style="font-size:16px">Adaçayı, kasılmalara ve sütün azalmasına sebep olduğu için hamileler ve emziren kadınlar tarafından kullanılmamalıdır.</span></li><li><span style="font-size:16px">Her iki bitçi çayı da Antidiyabetik, insülin, kan sulandırıcı, immün sistem baskılayıcı, antikonvulsan ve antidepresan ilaçlarla birlikte tüketilmemelidir.</span></li><li><span style="font-size:16px">Pek çok bitki çayı gibi ekinezya ve adaçayı da güvenli kaynaklardan temin edilmelidir. Açıkta satılan bitki çaylarına farklı türde bitkiler karışabilirken; toz, tarım ilacı, ağır metal gibi maddeler de içerebilir. Özellikle aflatoksin adı verilen ve açıkta satılan çaylarda oluşabilen zehirli bileşik, karaciğer kanseri oluşumuna neden olabilmektedir.</span></li></ul>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[6 saatten az uyumak obezite riskini artırıyor]]>https://www.haberanaliz.net/haber/6-saatten-az-uyumak-obezite-riskini-artiriyor-829068ff120c-9f65-4611-9353-44d6453056122020-02-10T16:01:00+03:00HABER MERKEZİ 6 saatten az uyumak obezite riskini artırıyor

6 saatten az uyumak obezite riskini artırıyor

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>Yeteri kadar uyumuyorsanız dikkat!</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Uyku, gün içerisindeki yorgunluğun giderildiği bir süreç olmanın yanında metabolik ve hormonal düzenleyici etkisi nedeniyle yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, Tip 2 diyabet ve obezite gibi hastalıklar için de belirleyici olmaktadır. Ulusal Uyku Vakfı (National Sleep Foundation) verilerine göre; 26-64 yaş arası bireyler için 7-9 saat; 65 yaş üzerinde 7-8 saatlik uyku süresi ideal olurken, günde 6 saatten daha az uyuyan kişilerde ise obezite riski yüzde 45 artmaktadır. Uykunun açlık üzerinde bu kadar etkili olmasının sebepleri şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>1-Uyku açlık-tokluk hormonlarını etkiliyor</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Yağ dokudan salınan leptin hormonu iştahı baskılarken, mideden salınan ghrelin hormonu iştahı uyarmaktadır. Bu hormonlar vücudun enerji dengesi üzerinde etki gösterirken, az uyuyan kişilerde ghrelin artışı ve leptinin baskılandığını gösteren pek çok çalışma da bulunmaktadır. Bu durum ise gün içerisinde tüketilen besin miktarı ve içeriği üzerinde etkili olmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>2-Az uyuyanlar kendilerini atıştırmalıklarla ödüllendiriyor</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Az uyuyan kişilerde zevk alma ile ilişkili olan uyarılar beyne daha çok gitmektedir. Böylece bu kişilerde kendilerini ödüllendirme isteği artmaktadır. Bu durum ise kişileri enerji, doymuş yağ ve basit karbonhidrattan yoğun gece atıştırmalarına yöneltmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>3-Uyku süresi öğün içerikleri ve saatlerini de etkiliyor</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Uyku süresi, öğün içerikleri, tüketilen porsiyonlar ve öğün saatleri üzerinde de etkili olmaktadır. Yapılan pek çok çalışma az uyuyan kişilerde özellikle protein içeren yiyeceklerden alınan günlük enerjinin; yağdan alınan enerjiye göre daha az olduğunu göstermektedir. Bununla beraber günlük sebze-meyve, kurubaklagil, tam tahıllı ürünler gibi liften zengin besinlerin tüketimi ise azalmaktadır. Bu da kalitesiz bir beslenme şekline yol açmaktadır. Çünkü liften zengin gıdaların yeterli tüketimi bağırsaklarda yaşayan yararlı bakteri dengesini sağlayarak bağışıklık sisteminin güçlenmesinden iştah kontrolüne kadar pek çok mekanizmayı etkilemektedir. Bununla beraber sebze ve meyveler içerdikleri çeşitli vitamin-mineral örüntüsü ile beslenmemize antioksidan kapasiteyi artırarak; tam tahıllar ise içerdikleri B grubu vitaminler ile vücudun enerji mekanizmasında görev alarak katkıda bulunmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>4-Melatonin hormonu düzensiz yemeğe sebep oluyor</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">İnsan vücudunun bir biyolojik saati bulunmaktadır. Bu saatin en önemli bileşenlerinden biri de melatonin; yani uyku hormonudur. Uyku süresindeki kayıp özellikle kahvaltı öğününde daha az besin tüketimi ve gün içerisinde düzensiz saatlerde daha çok atıştırmaya yöneltebilir Bunun sebebi ise melatonin hormon seviyesinin uyanılan saatte henüz azalmamış olması yani vücudun uykuya devam etme isteğinden kaynaklanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>5-Uykusuzluk egzersiz yapma isteğini azaltıyor</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Uykusuzluk gün içerisindeki bilişsel performans kadar fiziksel aktiviteyi de etkilemektedir. Uyku hali, yorgunluk hissi ve enerjik hissetmeme gibi sebepler ile egzersiz yapma isteği de azalmaktadır. Ancak aktif bir yaşam şekli hipertansiyon, inme, koroner kalp hastalığı, Tip 2 diyabet, metabolik sendrom, kolon ve meme kanseri ve depresyona karşı koruyucu etki göstermektedir. Bununla birlikte, sağlıklı bir vücut ağırlığı ve kompozisyonunun da oluşmasını sağlamaktadır. Tüm bunlar daha kaliteli bir yaşam için zemin oluşturur.</span></p><p><span style="font-size:16px">MEMORİAL</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’Lİ EMİR’DEN ÇARPICI İDDİA: AKP MANSUR YAVAŞ’LA UĞRAŞMAK UĞRUNA ÇOCUK PORNOCUSUNU AKLAMA DERDİNDE]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-emirden-carpici-iddia-akp-mansur-yavasla-ugrasmak-ugruna-cocuk-pornocusunu-aklama-derdinde-8289bf42e37b-f227-48ff-8792-541ea0cad59e2020-02-10T15:34:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’Lİ EMİR’DEN ÇARPICI İDDİA: AKP MANSUR YAVAŞ’LA UĞRAŞMAK UĞRUNA ÇOCUK PORNOCUSUNU AKLAMA DERDİNDE

CHP’Lİ EMİR’DEN ÇARPICI İDDİA: AKP MANSUR YAVAŞ’LA UĞRAŞMAK UĞRUNA ÇOCUK PORNOCUSUNU AKLAMA DERDİNDE

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Seçim döneminde Yavaş’ın belediye başkanı olmasını engellemek için her türlü iftira ve tehdide başvurularak&nbsp;vatandaşın iradesine ipotek konmaya çalışıldığını ifade eden Emir, halen Mansur Yavaş’ın üzerine leke atılmaya çalışıldığını söyledi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Necmettin Kesgin üzerinden halen Yavaş’a çamur atarak bir şeyler peşinde olan bir siyasi irade olduğunu, Kesgin’e resmi belgede sahtecilikten Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kesinleşmiş 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiğini belirten Emir şu şekilde konuştu:</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;“Gazi Üniversitesi’ne sahte belgeyle başvurmuş ve hukuk diploması almış bir kişidir, bu kişi. Bir başka davada da 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nin verdiği başka bir karar var. Bilgisayarında çocuk pornosu bulundurma suçundan mahkeme suçlu bularak 3 yıl hapis cezası verilmiş ve bu karar şu an istinaf aşamasında. Ayrıca seçim döneminde de gündeme gelen bir çek davası söz konusu. Aslına bakarsanız yaptığı nitelikli dolandırıcılık ve Sayın Mansur Yavaş’a sahte çek vermiş olmak. 8. Ağır Ceza Mahkemesi 25.12.2019 tarihinde Sayın Mansur Yavaş’ın nitelikli dolandırıcılık iddiasını reddederken bunun dışındaki bütün iddiaları kabul ediyor. Bunlardan biri; 4 sene hapis cezası aldığı resmi belgede sahtecilik suçu. Suçlar bunlarla sınırlı değil. Sayın Mansur Yavaş’a&nbsp;şantajda bulunmak suçundan da 1 sene hapis cezası veriliyor. Yavaş’ın olağan görüşmelerini kayda aldığı için özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçundan da 1 sene 3 ay hapis cezası alıyor.”</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Necmettin Kesgin’in resmi belgede sahtecilik yapan, çocuk pornosu indirdiği ve kaydettiği mahkemece tespit edilmiş, sahte çek yazan biri olduğunun adli mercilerce tespit edildiğini belirten CHP’li Emir, mahkeme neticesinde Mansur Yavaş’ın Kesgin’in nitelikli dolandırıcılıktan da ceza alması gerektiği konusunda istinafa başvurduğunu söyledi. Yavaş’ın başvurusunun delillerin yeteri kadar görüşüldüğü, tartışıldığı ve değerlendirildiği gerekçesiyle reddine karar verildiğini ifade eden Emir, sözlerini şu şekilde sürdürdü:</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">“Bunun üzerine, 30.12.2019’da istinaf savcısı Çetin Akıncı, ‘görüldü’ notunu düşüyor. O not şudur: Bir mahkeme kararı kesinleşince, istinaf kararı, o karar istinaf savcısının önüne gider ve istinaf savcısı da onu değerlendirir, bu onaylama anlamındadır. 25.12.2019’da bu kararın kesinleştiğini açıkça görüyoruz. Ancak burada bir şey oluyor ve aynı Cumhuriyet Savcısı, itiraz ediyor. Diyor ki ‘bu deliller, yeteri kadar değerlendirilmemiştir, dolayısıyla değerlendirilmesi gerekir’. Peki kim bu Cumhuriyet Savcısı, yine Çetin Akıncı. Yani daha önce bu mahkeme kararına görüldü onayı veren ve kesinleşmenin önünü açan sayın savcı, bu sefer sanık lehine tekrar itiraz ediyor. Tekrar üstünü vurgulamak istiyorum, Mansur Yavaş itiraz ettiğinde deliller ‘hukuka uygundur’ derken, kendisi tekrar itiraz ederek ‘deliller tekrar değerlendirilsin’ diyor. Söz konusu deliller hangi deliller? İşte o Mansur Yavaş’a ulaştırılmış olan bu kişinin arkadaşının elinde olan bilgisayardaki deliller.”</span></p><p><span style="font-size:16px">Necmettin Kesgin’in halen korunduğunu ve aklanmaya çalışıldığını ifade eden Emir, davayı kapatan savcının 1 ay içinde neden tekrar görülmesi için itirazda bulunduğunun açıklamaya muhtaç olduğunu ifade etti. “Çocuk pornosundan ceza giymiş birisinin arkasında bir siyasi irade neden durmaya devam eder, bu soru çok önemlidir.” diyen CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, şu şekilde konuştu:</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">“Savcı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134. Maddesine istinaden deliller tekrar değerlendirilsin diyor. Bu iddia şu anlama geliyor. Bu bilgisayar bu kişinindir dolayısıyla bu kişinin bilgisayarı bir şekilde Mansur Yavaş’ın eline geçti, bu dendenle hukuka aykırıdır, bu delillere dikkat edilmemesi gerekir diyor, sayın savcı. Oysa bu kişinin defalarca ‘bu bilgisayar bana ait değildir’ dediği ifadeleri var mahkemede. Dolayısıyla başından hukuksuz, haksız, yasaya aykırı bir işlem başlatılmış oluyor. Eğer Sayın savcının iddia ettiği gibi bilgisayardaki deliller hukuka aykırı delil kabul edilirse bu kişinin bilgisayarında saklamış olduğu çocuk pornosu görüntülerinin de aklanması sonucu doğacak.”</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Diğer bir tehlikenin de FETÖ davalarını etkileyebilecek türden olduğunu belirten Emir, “Eğer bu delil, hukuka aykırı delil sayılırsa, bir bakıma da özellikle FETÖ davalarında kullanılan delillerin de hukuka aykırı sayılmasının önü açılabilecek ve bu davalarda bir tavsama söz konusu olabilecek. Siyasi iktidar ve yargıya etki edenleri buradan uyarıyoruz Mansur Yavaş’la uğraşacağız diye, leke sıçratacağız diye, hem FETÖ davalarında hem de çocuk pornosu davalarındaki delillerin bir şekilde görmezden gelinmesinin önünü açmış&nbsp;olacaksınız. Bu&nbsp;çok büyük bir tehlike, çok büyük bir vebal.” dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÖZER AKDEMİR PAYLAŞTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ozer-akdemir-paylasti-8288550c5766-7105-4009-9cc6-02fc735169e32020-02-10T15:31:00+03:00HABER MERKEZİ ÖZER AKDEMİR PAYLAŞTI

ÖZER AKDEMİR PAYLAŞTI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5e414d57714c5.jpg" style="height:403px; width:598px" /></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[YAŞAM SAVUNUCUSU AVUKAT PAYLAŞTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/yasam-savunucusu-avukat-paylasti-828798a95fc0-6a8a-4e25-98f1-ba28b73603442020-02-10T15:28:00+03:00HABER MERKEZİ YAŞAM SAVUNUCUSU AVUKAT PAYLAŞTI

YAŞAM SAVUNUCUSU AVUKAT PAYLAŞTI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5e414ca8d1e96.jpg" style="height:394px; width:603px" /></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SUZAN ŞAHİN PAYLAŞTI: Mustafa Akıncı'yı özür dilemeye davet ediyoruz.]]>https://www.haberanaliz.net/haber/suzan-sahin-paylasti-mustafa-akinciyi-ozur-dilemeye-davet-ediyoruz-82864526a53f-cd00-4e63-8646-513ca01a96cb2020-02-10T15:24:00+03:00HABER MERKEZİ SUZAN ŞAHİN PAYLAŞTI: Mustafa Akıncı'yı özür dilemeye davet ediyoruz.

SUZAN ŞAHİN PAYLAŞTI: Mustafa Akıncı'yı özür dilemeye davet ediyoruz.

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/5e414bcaace1b.jpg" style="height:401px; width:597px" /></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SUÇ MAHALLİ ÖRTÜLÜYOR MU? SORUMLULAR HESAP VERSİN!!!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/suc-mahalli-ortuluyor-mu-sorumlular-hesap-versin-828572243b69-e3fa-47bc-96ad-9c7e00c8f4ad2020-02-10T15:14:00+03:00HABER MERKEZİ SUÇ MAHALLİ ÖRTÜLÜYOR MU? SORUMLULAR HESAP VERSİN!!!

SUÇ MAHALLİ ÖRTÜLÜYOR MU? SORUMLULAR HESAP VERSİN!!!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">24.01.2020, saat 20.55 de meydana gelen Mw: 6.8 büyüklüğündeki depremde 41 yurttaşımız yaşamını yitirmiş, 1600 aşkın kişi yaralanmış, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda ise gün itibariyle Elazığ’da 8519 bina, Malatya’da 2800 bina olmak üzere toplam 11.319 binanın yıkık, acil yıkılacak veya ağır hasarlı olduğu belirtilmiştir. Bugüne kadar, 200’ü aşkın binanın acilen yıktırıldığı da yapılan açıklamalardan anlaşılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">İçişleri Bakanlığı AFAD Başkanlığı tarafından yapılan açıklama ve ekte yer alan rapordan da anlaşıldığı üzere, Elâzığ’da yer alan 2301 nolu istasyonda yapılan ölçümde en yüksek deprem ivme değerinin doğu-batı yönünde 149.838 gal olduğu belirlenmiştir. Söz konusu raporda Elâzığ merkezde ölçülen 149.838 gal ivme değeri dikkate alındığında, ağır hasar gören çoğu binanın mevcut deprem düzeyine göre hasar görmemesi gerektiği düşünülmektedir. Oysa yukarıda da belirtildiği üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yüksek oranda bina hasarlarının tespit edilmiş olması, hasar gören binaların etüt ve proje müelliflerinin, denetim süreçleri içerisinde yer alan fenni mesullerin, bu binalara ruhsat veren belediye veya ilgili valilikler ile müteahhit firmalarının görevlerini yapmadıklarını açıkça göstermektedir. Gerek 3194 sayılı imar kanunu, gerekse 4708 sayılı yapı denetimi hakkındaki kanun, yapı üretim süreçlerinde görev alan ve ruhsat eki etüt ve projelerin hazırlanmasını gerçekleştiren proje müellifleri, fenni mesuller, müteahhit firma ve ruhsat veren kurumların sorumluluklarını tek tek tanımlamış durumdadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Ancak depremin üzerinden onbeş günü aşkın süre geçmesine rağmen, Cumhuriyet Savcıları harekete geçmemiş, yapı üretim ve denetim süreçlerinde yer alan tek bir kişi hakkında soruşturma açılmadığı gibi, buna ilişkin delillerin de Cumhuriyet Savcıları veya ilgili mahkemeler tarafından tespitleri yapılmaksızın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından alınan idari kararla hızla yıktırılmakta olduğu görülmektedir. Önümüzdeki süreçte, evleri hasar gören vatandaşlarımızın sorumlular hakkında yargı yolu ile işlem yapmasını önleyecek nitelikteki bu uygulama, Bakanlıkça bazı sorunların üstünün örtülmek istenildiği izlenimini vermektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">İçişleri Bakanlığı AFAD Başkanlığı tarafından açıklanan raporda belirtilen deprem ivme değerleri baz alındığında, bu oranda çok sayıda binanın hasar görmemesi gerektiği düşünülmektedir. Binaların yıkılması veya bu oranda ağır hasar görmesinin temel dört nedeni olduğu bilinmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bunlara sırası ile bakacak olursak;</span></p><ul><li><span style="font-size:16px">Zemin araştırmalarının tanımlanan standartlara göre yapılmaması veya denetlenmemesi,</span></li><li><span style="font-size:16px">Taşıyıcı sistem yapısı ve geometrisinin standartların ve uygulama mevzuatının öngördüğü ölçütlere göre yapılmaması veya yaptırılmaması,</span></li><li><span style="font-size:16px">Yapıda kullanılan malzeme ve işçiliğin günün öngördüğü standartlarda yapılmaması,</span></li><li><span style="font-size:16px">Fenni mesul ve ruhsat veren kurumların kontrol ve denetim hizmetlerini gerçekleştirmemesinden,</span></li></ul><p><span style="font-size:16px">kaynaklandığı bilinmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak cumhuriyet savcılarını göreve davet ediyoruz!!!</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Bu kapsamda;</strong></span></p><ul><li><span style="font-size:16px">Elazığ-Sivrice’de meydana gelen Mw: 6.8 büyüklüğündeki depremin odak üssü baz alındığında, Elazığ şehir merkezine kuş uçuşu yaklaşık 35 km mesafede olmasına rağmen toplamda 11.319’u aşkın binanın ağır hasar görmesi, 41 yurttaşımızın yaşamını yitirmesi, 1600’ü aşkın vatandaşımızın yaralanmasına neden olduğu görülmektedir. İnşa tarihi itibariyle o günün norm ve standartlarına göre binaların inşa edilmemesi nedeniyle hasar görmelerine sebebiyet veren müteahhit firmalar, etüt ve proje müellifleri, fenni mesul ve ruhsat veren kurumlarda sorumluluğu bulunan kişilerin tek tek belirlenmesi, sorumlular hakkında soruşturma açılarak gerekli yasal işlemlerin başlatılmasına,</span></li><li><span style="font-size:16px">Mahkemelerden gerekli yıkım kararı çıkmadan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının idari kararla yıkım kararı vererek hasarlı binaları yıktırmasının delilleri karartabileceği düşüncesi ile yıkımların acilen durdurulmasına,</span></li><li><span style="font-size:16px">Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ağır hasarlı olduğu tespit edilen her bir bina için sorumluların ortaya çıkarılması ve vatandaşlarımızın mağduriyetinin önlenmesi amacıyla Cumhuriyet Savcılığına kamusal sorumluluğu gereğince suç duyurusunda bulunması gerektiği,</span></li><li><span style="font-size:16px">Elazığ ve Malatya’da konutları hasar gören her bir vatandaşımızın sorumluların ortaya çıkarılması, bundan sonra olası bir depremde vatandaşlarımızın can ve mal güvenliklerinin sağlanmasına yardımcı olmaları amacıyla Elazığ ve Malatya’da evleri yıkılan veya hasar gören vatandaşların kendi yapılarının ağır hasar görmesine neden olan ve görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyen, etüt ve projeleri günün norm ve standartlarına göre hazırlamayan, kontrol ve denetim görevini yapmayan, malzeme ve işçilikten çalarak vatandaşlarımızın yaşamını yitirmesine, yaralanmasına neden olan kişilerin görev ve sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirmelerini sağlamak amacıyla “<strong>yurttaş inisiyatifi</strong>” üstlenerek Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunmaları,</span></li></ul><p><span style="font-size:16px">gerektiği düşünülmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Sonuç olarak; 41 yurttaşımızın yaşamını yitirmesine, 1600’ü aşkın yurttaşımızın yaralanmasına, 11.319 aşkın binanın ağır hasar görmesine neden olan deprem sonrasında herhangi bir sorumlunun bulunmadığını kabul etmemiz mümkün değildir. Yapı üretim ve denetim süreçlerinden sorumlu herhangi bir kişinin henüz yargı karşına çıkarılmaması, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yargı kararı olmaksızın idari kararlarla binaları yıktırması ve olası delilleri karartması kabul edilemez.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Tüm sorumlular ortaya çıkarılıp yargılanmadan, yapı üretim ve denetim süreçlerini tanımlayan kanun ve yönetmelikler sadece yazılı belgeler olarak kağıt üstünde kalıp hakkıyla yerine getirilmeden bir sonraki depremde de ülkemiz insanı yaşamını yitirmeye devam edecektir.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Saygılarımızla,</span></p><p><span style="font-size:16px">TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası</span></p><p><span style="font-size:16px">Yönetim Kurulu</span></p><p><strong><span style="font-size:16px">KAYNAK LİNK:&nbsp;</span><a href="https://jmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=12981&amp;tipi=17&amp;sube=0#.XkFWxTIzbIW">https://jmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=12981&amp;tipi=17&amp;sube=0#.XkFWxTIzbIW</a></strong></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÖZEL GÜVENLİKÇİLER İÇİN ARAŞTIRMA ÖNERGESİ VERDİ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ozel-guvenlikciler-icin-arastirma-onergesi-verdi-8284bd080145-5bb8-47d4-8101-3629322a50c12020-02-10T15:05:00+03:00HABER MERKEZİ ÖZEL GÜVENLİKÇİLER İÇİN ARAŞTIRMA ÖNERGESİ VERDİ

ÖZEL GÜVENLİKÇİLER İÇİN ARAŞTIRMA ÖNERGESİ VERDİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Özel güvenlik görevlilerinin sorunları ile sektörde yaşanan sıkıntıların araştırılarak özel güvenlik hizmetlerinin geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesiamacıyla Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Feridun BAHŞİ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Antalya Milletvekili</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px"><strong>GEREKÇE</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:16px">Ülkemizde çıkış amacı olan kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özelgüvenlik hizmetlerini yürüten, 365 gün 24 saat ve her noktada olan özel güvenlik hizmetleri vardır. Sanayi tesislerinde, AVM’ ler de, eğitim kurumlarında, limanlarda, hava limanlarında otogarlarda, sitelerde kısacası tüm yaşam alanlarında varlıkları gün geçtikçe hissedilen ve kolluk mantığı içinde yer alan bir yapıya kavuşmuştur.</span></p><p><span style="font-size:16px">Özel güvenlik sektöründe mesafe kat edilmesine rağmen bu gün hala taşların tam anlamıyla yerine oturmadığını görmekteyiz.</span></p><p><span style="font-size:16px">Hali hazırda gelişmeye açık olan özel güvenlik sektörünün yapısal bir takım ihtiyaçlarının yanında çalışanların özlük noktasındaki ihtiyaçları tam olarak karşılanmış değildir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Özel güvenlik sektörünün ayakta durabilmesi için bazı çalışmalar yapılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Harçlar kaldırılmalı veya sembolik rakamlara çekilmeli, ayrıca şirketlerden ve eğitim kurumlarından alınan harçlar makul seviyelerde tutulmalıdır,Kamu ve özel sektör ayrımı yapılmaksızın tüm özel güvenlik görevlilerinin özlük haklarının iyileştirilmelidir. Temel eğitim ücretlerinin eğitim kurumlarını ve adayları mağdur etmeyecek şekilde ortak belirlenmeli ve ücret farklılığı ortadan kaldırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Yenileme eğitim ücretleri devletin eğitim fonlarından veya özel güvenlik harç fonlarından karşılanmalıdır. Özel güvenlik görevlileri ve sektör çalışanları fiili hizmet zammından faydalandırılmalıdır.Sağlık kurul raporlarından alınan ücretler kaldırılmalıdır.Özel güvenlik hiyerarşik yapısının temeli mezuniyet esaslı değil liyakat esaslı düzenlenmelidir. Meslek hastalıkları bünyesinde özel güvenlik mesleğine yönelik psikolojik danışma merkezleri tüm il ve ilçelerde kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Özel güvenlik eğitim kurumlarında mesleki yeterliğe ulaşmış ve en az 15 yıl fiilen çalışmış özel güvenlik personellerinin eğitimci olabilmesinin önü açılmalıdır.Görev gereği hassas yerlerde ve özellikli alanlarda çalışan personellere ek tazminat ödenmelidir.Görev başında ölen ve sakatlananlara şehitlik ve gazilik payesi verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu araştırma önergesiyle; Özel güvenlik görevlilerinin sorunları ile sektörde yaşanan sıkıntıların araştırılarak özel güvenlik hizmetlerinin geliştirilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amaçlanmıştır.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’li Beko, 68 Balkan STK’sı ile ‘birlik’ mesajı verdi]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-beko-68-balkan-stksi-ile-birlik-mesaji-verdi-82836f507e82-a72b-4ffd-8654-f360e075ccd42020-02-10T15:02:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’li Beko, 68 Balkan STK’sı ile ‘birlik’ mesajı verdi

CHP’li Beko, 68 Balkan STK’sı ile ‘birlik’ mesajı verdi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Cumhuriyet Halk Partisi’nin Balkan kökenli İzmir Milletvekili Kani Beko, İzmir’de faaliyet gösteren Balkan STK’ları ile Tarihi Asansör Ceneviz salonunda buluştu. İzmir’deki Balkan kökenli yurttaşların yüzde 80’nini temsil eden 68 sivil toplum kuruluşunun temsilcisinin katıldığı toplantıda birlik vurgusu yapıldı. Sözlerine “Bölüşürsek tok oluruz, birleşirsek var oluruz, bölünürsek yok oluruz” diyerek başlayan Beko, “İzmir’deki Balkan kökenli yurttaşlarımızın en etkin şekilde temsil edilmesi, temsiliyette yeterli söze sahip olması, belediyelerimizle koordineli bir şekilde verimli çalışmaların yapılması için fikir alış verişi yapmalıyız. İzmir’den güzel iş birliklerinin ve çalışmaların çıkacağına inanıyorum. Bize düşen görevleri yapmaya hazırız. Her topluluk gibi bizim için temsiliyette söz hakkı olması gereken önemli topluluklardan birisidir Balkan göçmenleri. Kendim de bir Balkan göçmeni olarak sizleri bir araya toplamak ve ortak çalışmalarda sizlerle iş birliği yapmak benim için bir onur olacaktır” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:16px">BU PARTİLER ÜSTÜ BİR KONU</span></p><p><span style="font-size:16px">Katılımın yoğun olduğu ve her görüşten Balkan STK temsilcisinin katıldığı toplantının çok verimli geçtiğini söyleyen İzmir Milletvekili Kani Beko, şunları dile getirdi: “Toplantıya katılan, destek veren, katkı koyan başkanlarımıza sonsuz teşekkür ediyorum. Amacımız o parti bu parti diyerek bölünmek değil, birlik olabilmek. İzmir’de yaptığımız bu toplantı ile kentin dinamiklerinden biri olan Balkan STK’larını ilk kez bu kadar geniş katılımla bir araya getirmiş ve sizleri dinlemiş olduk. Bundan sonraki adımlarımızı birlik içinde ve çok daha güçlü atacağız. Bu partiler üstü bir konu ve ben de halkın bir temsilcisi olarak sizlere katkı sağlamak için çalışıyorum. Örgütlü olmanın, topluluk olarak hareket etmenin getirdiği avantajları sizlere sağlamak istiyoruz. Biz Balkan göçmenlerinin hemşehrisi olan Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden, onun devrim ve ilkelerine sahip çıkarak bu kentin, bu ülkenin gelişmesi için hep birlikte çalışacağız.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: Tarımda Sorunların Aşılması İçin GAP ve KOP Projeleri Gerçekleşmeli]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-tarimda-sorunlarin-asilmasi-icin-gap-ve-kop-projeleri-gerceklesmeli-82828230f270-da6e-4ec1-80a8-a20f820ced3b2020-02-10T14:58:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: Tarımda Sorunların Aşılması İçin GAP ve KOP Projeleri Gerçekleşmeli

Gürer: Tarımda Sorunların Aşılması İçin GAP ve KOP Projeleri Gerçekleşmeli

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Gürer, “ KOP ve GAP projelerinin kâğıt üzerinde kalması, tarımsal sorunların da artmasına neden olmaktadır. Özellikle 1989 yılında GAP Master Planı’nın çok sektörlü bütünleşmiş bir projeye dönüştürülmesinden sonra bölge için büyük umut vermiş olmasına rağmen hâlihazırda tamamlanmaması, tarımsal sorunların oluşumunda önemli etkendir. KOP Bölge Kalkınma İdaresi, Konya, Karaman, Niğde, Aksaray, Nevşehir, Kırıkkale, Kırşehir, Yozgat illerini kapsamaktadır. Yapılan denetimlerde, Eylem Planında yer alan ve 2016 yılında tamamlanması gereken bir kısım projenin hiç gerçekleşmediği, 2016 ve takip eden yıllarda gerçekleştirilmesi planlanan projelerden 2017 yılına ilişkin kısımlarda da herhangi bir ilerlemenin görülmediği ve 2018 yılında tamamlanması planlanan bazı projelerinse yapılmadan rafa kalktığı Sayıştay raporlarında yer almaktadır. Bu, teşhisi konmuş bir hastalığın tedavisinin yapılmaması durumudur” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “GAP, Güneydoğu&nbsp; ve ülkemiz için çok önemli bir projedir. KOP ise Orta Anadolu’da tarıma, başta sulama suyu olmak üzere, toprak analizinden üretime çok yönlü fayda için oluşturulmuştur. GAP ve KOP’un gereği gibi desteklenmesi ve GAP’in bir an önce bitirilmesinin sağlanması şarttır” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gürer, “GAP Master Planı çerçevesinde, Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde yapımı öngörülen barajlar ve sulama tesisleri ile sulama sorunu bölgenin bütününde sorun olmaktan çıkacaktı. Bölgenin top yekûn sosyoekonomik kalkınmasını hedefleyen, çok sektörlü, bütünleşmiş bir kalkınma anlayışı ile ele alınan bu proje, ülkemizin en önemli projelerindendi. Bölge kalkınmasından öte, ülkemiz için de çok önemli proje olarak uzun süre gündemde kaldı, konuşuldu. AKP ise bu bağlamda gereği gibi projeye sahip çıkmadı. Yürütmedi. Halen de bitirilemedi.1988’de alınan Bakanlar Kurulu kararı ile GAP’taki tüm yatırımların tamamlanması için 2010 hedef yılı olarak belirlenmişti ve GAP Bölge Kalkınma Planı hazırlanmıştı. Sayıştay denetimlerinde, Eylem Planı’nda yer alan 2018 yılında tamamlanması gereken bir kısım projelerin hiç gerçekleşmediği, 2018’den önceki yıllarda gerçekleştirilmesi planlanan projelerde de yine herhangi bir ilerlemenin olmadığı saptadı. GAP Eylem Planı’nda 2014-2018 arası, projeler için hedef yıl olarak belirtilmiş olsa da bu hedeflere ulaşılmadığı da Sayıştay raporlarında yer aldı” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gürer, AKP tarımda birçok reform ve proje açıklayıp bunların bütün olarak devamını getirmediği için tarım ülkemizde sorunlu hale dönüşmüştür. Bu bağlamda plansız programsız çalışmalarla kaynaklar boşa tüketilmiştir. Olması gereken, GAP ve KOP gibi önemli bölgesel projelerin zamanında ve faydacı biçimde ele alınıp çözüm üretilmesidir. Ülkemiz için özellikle toprakların korunması, sulama suyunun tarımda kuru alanlara ulaştırılmasıyla birlikte, doğru ürün deseni ile üretimin ve çiftçinin desteklenmesi şarttır” dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÇGD: İSTANBUL TEMSİLCİMİZ UĞUR GÜÇ’E AÇILAN DAVA, HUKUKU DEĞİL 'SARAY’I EKSEN ALMIŞTIR!]]>https://www.haberanaliz.net/haber/cgd-istanbul-temsilcimiz-ugur-guce-acilan-dava-hukuku-degil-sarayi-eksen-almistir-8281ce6b3e0f-2801-48f2-9d22-45df3b38cc482020-02-10T14:50:00+03:00HABER MERKEZİ ÇGD: İSTANBUL TEMSİLCİMİZ UĞUR GÜÇ’E AÇILAN DAVA, HUKUKU DEĞİL 'SARAY’I EKSEN ALMIŞTIR!

ÇGD: İSTANBUL TEMSİLCİMİZ UĞUR GÜÇ’E AÇILAN DAVA, HUKUKU DEĞİL 'SARAY’I EKSEN ALMIŞTIR!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">STANBUL TEMSİLCİMİZ UĞUR GÜÇ’E AÇILAN DAVA, HUKUKU DEĞİL 'SARAY’I EKSEN ALMIŞTIR!<br /><br />Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı Işıl Özgentürk’ün, iktidar yanlısı basın tarafından hedef gösterilmesinin ardından açılan davada 1.5 yıl hapis cezasına çarptırılması kararını,&nbsp;<a href="http://haber.sol.org/" target="_blank">haber.sol.org</a>‘da yayınlayan sorumlu yazı işleri müdürü, aynı zamanda Çağdaş Gazeteciler Derneği İstanbul Temsilci Uğur Güç’e, haberinden kaynaklı açılan ‘hakaret’ davası, açıkça basın özgürlüğü düşmanlığıdır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gazeteci Uğur Güç, Işıl Özgentürk’e 13 Ocak 2019 tarihli Cumhuriyet gazetesindeki ‘Yeni Kuşak Türbanlılar’ yazısı nedeniyle verilen mahkeme kararını, “Mahkeme küfürbaz avukatın istediğini yaptı: Işıl Özgentürk'e hapis cezası” başlığıyla 4 Temmuz 2019 tarihinde&nbsp;<a href="http://haber.sol.org/" target="_blank">haber.sol.org</a>’da haberleştirdi. Işıl Özgentürk’e ceza verilen davada karşı tarafın avukatı Mustafa Doğan İnal’ın&nbsp;<em>“'Bu yazı iğrenç bir paçavradır, faşist, kindar ve iğrenç iftiraların mahkeme nezdinde cezalandırılmasını talep ediyoruz”</em>&nbsp;sözleri nedeniyle haberinin başlığında ‘küfürbaz avukat’ ifadesini kullanan Uğur Güç hakkında savcılık,&nbsp; ‘kamu davası’ açılmasını kararlaştırdı.</span></p><p><span style="font-size:16px">AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hakaret davalarına da bakan avukat grubu içinde yer aldığı belirtilen Mustafa Doğan İnal’ın şikâyeti üzerine savcılığın, İstanbul Temsilcimiz gazeteci Güç hakkında açtığı davanın hukuki olmadığı ortadadır. İlk önce Işıl Özgentürk’ün, Cumhurbaşkanı’nın danışmanlarından Mariam Kavakçı üzerinden ‘yeni kuşak türbanlılar’a ilişkin yazdığı bir yazının cezalandırılması, ardından bu kararı habercilik sorumluluğu çerçevesinde halka duyurulma görevini yerine getiren Uğur Güç’e, yine ‘saray’a yakın bir avukatın talebi doğrultusunda ‘kamu davası’ açılması, Türkiye için normal evrensel hukuk açısından anormal bir durumdur. Bir avukatın, bir gazeteciye yönelik hakaret dolu sözlerinin haberleştirmesi ve haksız olduğu tartışmasız bu sözlerin ‘küfür’ olarak nitelendirilmesi basın özgürlüğü sınırları içindedir. Aksi durumda hukuk eliyle sansür meşrulaştırılmış olur.</span></p><p><span style="font-size:16px">Hukuk kimsenin oyuncağı değildir; hepimizin hak ve özgürlüklerinin teminatıdır. Bu özgürlükler arasında ‘basın özgürlüğü’nün ayrı bir önemde olduğunu hatırlatıp, kısıtlayıcı her türlü uygulamanın karşısında, basın özgürlüğü yolunda yargılanan tüm meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu bir kez daha belirtiriz.</span></p><p><span style="font-size:16px">Çağdaş Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[EKONOMİK KRİZ İNTİHARLARI MECLİS GÜNDEMİNDE]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ekonomik-kriz-intiharlari-meclis-gundeminde-8280c82b9688-5cb8-45fd-a074-5b602e2acdc82020-02-10T14:45:00+03:00HABER MERKEZİ EKONOMİK KRİZ İNTİHARLARI MECLİS GÜNDEMİNDE

EKONOMİK KRİZ İNTİHARLARI MECLİS GÜNDEMİNDE

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">CHP Hatay Milletvekili Av.Suzan Şahin, Türkiye’de son yıllarda yoksulluk, geçim sıkıntısı, borç ve çalışma koşullarının kötü olması nedeniyle artan intihar vakalarının artış göstermesi üzerine intiharlar neden olan konular ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla meclis araştırması açılmasını istedi. Şahin ‘‘Son aylarda ekonomik sıkıntıları gerekçe göstererek yaşanan toplu intiharlar, kriz nedeniyle insanların yaşam koşullarının giderek daha da ağırlaşarak, işsiz ve yoksul sayısının arttığını ortaya koymaktadır. Geçtiğimiz hafta Hatay Valiliği önünde “Çocuklarım aç, iş istiyorum anlamıyor musunuz?” diyerek kendini yakarak hayatına son veren hemşehrimizAdem Yarıcı artık son olsun.’’ dedi.<br /><br />Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili ve KEFEK Üyesi Suzan Şahin, TÜİK verilerine göre 2002-2018 yılları arasında 50 bin 378 kişi intihar ettiğini belirterek artan intihar oranlarının araştırılması, bu konuda gerekli önlemlerin alınması amacıyla Meclis Araştırması açılması istemiyle TBMM Başkanlığı’na önerge verdi. CHP’li Şahin yaptığı açıklamada‘‘<strong><em>17 yıllık AKP hükümetleri dönemde Türkiye’de her sene ortalama 2 bin 963, her ay 246, her gün 8 kişi hayatına son vermiştir. Aynı dönem içerisinde intihar edenlerin 5 bin 318’i aile içi sorunlar, 4 bin 481’i geçim sıkıntısı, 10 bin 887’si hastalık, bin 4’ü ticari başarısızlık, 2 bin 412’si aşk ve istediği ile evlenememe, 3 bin 896’sı diğer nedenlerle hayatına son verdiği kayda geçerken, 21 bin 256 kişinin ise neden intihar ettiği bilinmemektedir. Sadece 2018 yılında, yüz bin nüfus başına düşen kaba intihar hızı 3.88 olurken, her yüz bin kişiden dördü intihar ederek hayatına son vermiştir. Geçtiğimiz hafta Hatay Valiliği önünde “Çocuklarım aç, iş istiyorum anlamıyor musunuz?” diyerek kendini yakan hemşehrimizAdem Yarıcıartık son olsun.</em></strong>’’ dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Planlı üretim ekonomisine geçilmediği sürece işsizliğin, enflasyonun, her gün gelen zam ve ek vergilerin daha da can yakacağını söyleyen Suzan Şahin, ‘‘<strong><em>AKP politikalarının çökme noktasına getirdiği ekonomi can almaya devam ediyor. Son yıllarda yoksulluk, geçim sıkıntısı borç ve çalışma koşullarının kötü olması nedeniyle intihar vakaları ciddi oranda artış göstermiştir.Geçinmek bu kadar zorlaşırken vatandaşlarımız önünü göremiyor. Bu vesileyle geçen hafta Hatay Valiliği önünde “Çocuklarım aç, iş istiyorum anlamıyor musunuz?” diyerek kendini yakan Adem Yarıcı isimli hemşehrime Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum.Kendini yakan hemşehrim gibi bu ülkede yaşayan milyonlarca insan işsizlikle boğuşuyor, evine aş, ekmek götürememenin ağırlığı altında eziliyor.Tek derdi yandaşını, eşini, dostunu, akrabasını zengin etmek olan AKP hükümeti artık kendine gelmeli!</em></strong>’’ ifadelerini kullandı.</span></p><p><br /><span style="font-size:16px">TBMM Başkanlığına, artan intihar oranlarının araştırılması, bu konuda gerekli önlemlerin alınması amacıyla Meclis Araştırma Önergesi veren CHP’li Şahin, tüm siyasi partilerin önergeye ‘kabul’ oyu vermesi gerektiğini, ülkenin kanayan yarası olan intiharların, mecliste kurulacak bir araştırma komisyonu tarafından bir an önce araştırılarak gerekli önlemlerin devlet eliyle alınması gerektiğini belirtti.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’Lİ ALİ MAHİR BAŞARIR: “ İŞ KAZASI DEĞİL İŞ CİNAYETİ”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-ali-mahir-basarir-is-kazasi-degil-is-cinayeti-82794a200419-5c17-4bb5-8471-0576b625bc7b2020-02-10T14:40:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’Lİ ALİ MAHİR BAŞARIR: “ İŞ KAZASI DEĞİL İŞ CİNAYETİ”

CHP’Lİ ALİ MAHİR BAŞARIR: “ İŞ KAZASI DEĞİL İŞ CİNAYETİ”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>Hiçbir İş Gerekli Güvenlik Önlemlerini Aldırtmayacak Kadar Acil Olamaz</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Türkiye’nin iş kazaları istatistiğinde Avrupada1. Dünyada 3. Olduğunu hatırlatan Ali Mahir Başarır,&nbsp;<strong>&nbsp;"Sadece Ocak ayında iş kazalarında 112 işçimizi kaybettik. Hayatını kaybedenlerin 3’ü çocuk. Ne yazık ki&nbsp;&nbsp;bu yaşananlara iş kazası değil iş cinayeti denir. Unutulmamalıdır ki hiçbir iş gerekli güvenlik önlemlerini aldırtmayacak kadar acil olamaz”&nbsp;</strong>dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İşçi ve Emeğe Değer Verilmemiştir</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">CHP’li Başarır, Türkiye’de edinilen bilgilere göre her yıl 1200-1300 arasında iş kazaları nedeniyle ölümlerin yaşandığını belirterek&nbsp;<strong>“AKP iktidarında uygulanan neo-liberal iktisat politikalarında özelleştirme, taşeronlaştırma, işletme karları gibi benzer durumlar başarı olarak görüldüğünden, hiçbir şekilde bu unsurların arka planında olan işçi ve emeğe değer verilmemiştir. Bu anlayış sorunun temel noktasını oluşturmaktadır”</strong>&nbsp;dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Meclis Araştırma Komisyonu Kurulsun</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">CHP’li Başarır; iş kazalarının ve meslek hastalıklarının oluşu, iş kazalarının artmasındaki temel nedenleri, yasal ve teknik eksikleri, taşeronlaşma ve sendikasızlaştırma politikalarının iş güvenliği ve sağlığı konusundaki etkileri, iş kazası ve meslek hastalıklarının ülke ekonomisine verdiği zararları, ülkemizde yaşanan iş kazalarının gelişmiş ülkelerdeki oranlara çekilmesi ve bu konularda sürdürülebilir ulusal politikaların oluşturulması amacıyla meclis araştırma komisyonu kurulmasını talep eti.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[TÜRKİYE KIYI KUMUL FLORASI KİTABI HAZIRLANIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/haber/turkiye-kiyi-kumul-florasi-kitabi-hazirlaniyor-827814d6a4d4-c15d-4b4e-a6a3-fae7b39c50192020-02-10T14:32:00+03:00HABER MERKEZİ TÜRKİYE KIYI KUMUL FLORASI KİTABI HAZIRLANIYOR

TÜRKİYE KIYI KUMUL FLORASI KİTABI HAZIRLANIYOR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Türkiye kıyı kumul bitkilerinin yazılmasına başlandı. Böylece Türkiye’de 1970 başlarında mevcut 110 büyük kumul yaşam ortamının kendisinin veya doğasının yok edildiği kumul bitki türlerinin tamamına yakını verilmeye çalışılacaktır. Çünkü biz 1970-2000 yılları arasında kıyı kumullarında floristik değil vejetasyon araştırması yaptığımızdan Türkiye kumullarının tüm florasını çıkarmamıştık. Bu çalışma ile Türkiye Kıyı Kumul florası çıkarılmış olacak.</span></p><p><span style="font-size:16px">10 ciltlik “Flora of Turkey” kitaplarında Türkiye kıyı kumul bitkileri çok yetersiz verilmekteydi. Adeta floranın editörü ve öncesindeki tüm bitki toplayıcıları kıyı kumullarını çöl zannedip girmemiş ve araştırmamışlardı. Örneğin Silifke kumulunda 118 bitki türü tespit ettik. Bu bitkilerden sadece bir tanesi10 ciltlik “Türkiye florası” eserinde verilmekteydi. Yani ilk kez 117 bitki türünün Göksu deltası kıyı kumullarındaki varlığını biz tespit ettik.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu çalışmada;</span></p><ol><li><span style="font-size:16px">Kumullardan toplanmış bitkilere ait herbaryum örnekleri,</span></li><li><span style="font-size:16px">Bitki sosyolojisi çalışmalarında örneklik alanlarda veya arazi notlarındakaydedilen kumul bitkileri,</span></li><li><span style="font-size:16px">Türkiye kıyı kumulları ile ilgili bugüne kadar yapılan yayınlar kullanılacaktır.</span></li></ol><p><span style="font-size:16px">Kitap tamamlandığında; tüm Türkiye kumullarının, coğrafi bölgelerin, grid karelerin, illerin ve her bir kumulun floristik listesi bu kitaptan çıkarılabilecektir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu kitabın yazılmasının nedenleri;</span></p><ol><li><span style="font-size:16px">Türkiye’de yok olmakta olan bir yaşam ortamının (ekosistem) bitki çeşitliliğini vermek,</span></li><li><span style="font-size:16px">Kıyı kumullarını tahrip etmekle neleri kaybettiğimizi göstermek,</span></li><li><span style="font-size:16px">İleriki yıllarda bir kıyı kumulunun restorasyonuna karar verilir ise hedef bitki çeşitliliğini vermek,</span></li><li><span style="font-size:16px">Gelecekte kumulların tahribi durursa bu bitki türlerinin tekrar bu kumula gelip gelmediğinin takibini sağlamak.</span></li></ol><p><span style="font-size:16px">Yazılacak kitap ilk kez tüm Türkiye için bir yaşam ortamının floristik listesini verecektir. Bu yayınla Türkiye’nin yaşam ortamı (ekosistem) çeşitliliğinin araştırılması, korunması korunmasının önemine vurgun yapmak istiyoruz. Türkiye’de doğa koruma çalışmaları ekosistemler esas alınarak yapılmadır. Çünkü türü korumak içinde bulunduğu ekosistemi korumakla mümkündür. Bu yanlış kıyı kumullarında da yapılmış ve yaklaşık 50 yıldır deniz kaplumbağaları korunmaya çalışılmıştır. Kumul elosistemi tümüyle korunmadığı için deniz kaplumbağaları da zarar görmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px">İLGİLİ MAKALESİ:&nbsp;<a href="https://www.haberanaliz.net/makale/turkiye-kiyi-kumul-florasi-kitabi-hazirlaniyor-915">https://www.haberanaliz.net/makale/turkiye-kiyi-kumul-florasi-kitabi-hazirlaniyor-915</a></span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP HEYETİ SANAYİ İLÇELERİNDE ÇALIŞMA YAPTI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chp-heyeti-sanayi-ilcelerinde-calisma-yapti-82770cd76872-a3c9-4246-ab30-677e6d5f30752020-02-09T15:40:00+03:00HABER MERKEZİ CHP HEYETİ SANAYİ İLÇELERİNDE ÇALIŞMA YAPTI

CHP HEYETİ SANAYİ İLÇELERİNDE ÇALIŞMA YAPTI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), yaşanan ekonomik kriz nedeniyle çok sayıda fabrikanın kapandığı Kocaeli’nin Gebze, Çayırova ve Dilovası ilçelerinde incelemelerde bulunmak üzere bölgeye heyet gönderdi.<br />Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, Giresun Milletvekili Necati Tığlı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’tan oluşan heyet, 6-7 Şubat günlerinde üç ilçede sanayi bölgelerini ziyaret etti, kapanan fabrikaların sahipleri ve çalışanları ile işçi-işveren örgütleri ve vatandaşlarla görüşmelerde bulundu.<br />CHP Heyeti’nin bölgedeki ilk durağı Gebze Güzeller Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Adem Ceylan oldu. Ceylan’dan hem organize sanayi bölgesi çalışmaları hem de bölge ekonomisi ile ilgili bilgi alan milletvekilleri, ardından CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan’la birlikte, Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler ve Genel Sekreter Mustafa Yaşar Sekim’le görüşmelerde bulundu.<br /><strong>ÇÖZÜM YOLLARINI KONUŞTULAR</strong><br />Gebze Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Vahit Yıldırım’ı da ziyaret eden CHP Heyeti, burada sanayicinin sorunlarını dinledi, çözüm yollarını konuştu.&nbsp;Krizin derin izlerini taşıyan Dilovası Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Türker, Başkanvekili Turgay Ener ve Yönetim kurulu üyesi Sabahattin Yaşa ile de görüş alışverişinde bulunan CHP’li uzman milletvekilleri, işçi örgütlerini de unutmadı. Petrol-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Eyüp Akdemir ve yönetim kurulu üyeleri ile örgütlenmenin ve iş, emek, alınterinin karşılığı olarak sendikalaşmanın önemini masaya yatıran CHP’liler,&nbsp;emekten ve emekçiden yana tavırlarını sürdüreceklerine dikkat çekti.<br /><strong>FABRİKA SAHİPLERİYLE, SENDİKALARLA BİR ARAYA GELDİLER</strong><br />Krizin derinliğini gözler önüne sermek ve çözüm yolları aramak üzere alanlarda bulunan CHP heyeti, daha sonra Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Selçuk Çiftçi ve arkadaşlarıyla görüştü, konuştu, dertleşti.<br />CHP Dilovası İlçe Başkanı Kerem Aydemir ve Meclis Üyesi İnci Aydemir’le birlikte Dilovası İstanbul Madeni Eşya Sanatkârları Sanayi Sitesi (İMES) Bölge Müdürü Onur Kesici ile de bölgenin ekonomik sorunlarına dair görüş alışverişinde bulunan milletvekilleri, Kesici’nin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na iletilmek üzere hediye ettiği tabloyu teslim aldı. CHP heyeti, kapanan fabrika sahipleri ile de detaylı görüşmeler gerçekleştirdi.<br />CHP Kocaeli İl Başkanı Mahmut Cengiz Sarıbay ve yönetim kurulu üyeleri, İzmit İlçe Başkanı Erkan Çakar, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’i de ziyaret eden CHP’li 5 milletvekili ziyaretleri kapsamında kendilerine destek olan tüm yol arkadaşlarına teşekkür etti.<br /><strong>RAPOR SUNACAKLAR</strong><br />Heyet içerisinde yer alan Adana Milletvekili, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, ekonomik krizin tüm izlerini taşıyan bölgede üretim ve istihdamda büyük oranda gerileme yaşandığını kaydetti.&nbsp; Türkiye’yi derinden yaralayan ekonomik krizin sosyoekonomik sorunları da beraberinde getirdiğini vurgulayan Dr. Şevkin, Türk sanayisinin lokomotifi konumundaki Gebze, Dilovası ve Çayırova’da kapanan fabrika sahipleri, işçi ve işveren sendikaları, emekçiler ve vatandaşlarla yaptıkları görüşmelerde ekonomik krizi önlemeye yönelik hiçbir adım atılmamasından duyulan rahatsızlılığı yerinde tespit ettiklerini belirtti. İktidarın artık Türkiye’yi yönetemediğini, sanayi ilçelerinde bu durumu net olarak gördüklerini belirten Dr. Şevkin, ekonomik ve toplumsal sorunlarda hiçbir önlem almayan kabinenin Türkiye’yi yokuş aşağı götürdüğüne işaret etti.<br />Alanında uzman 5 milletvekili, ekonomik krizin bölgede yarattığı tahribatla ilgili hazırladıkları raporu CHP Genel Merkezi'ne sunacak.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[AYHAN BARUT: "Artık acılar dinsin, ölümler son bulsun"]]>https://www.haberanaliz.net/haber/ayhan-barut-artik-acilar-dinsin-olumler-son-bulsun-8276ef59e904-bc7c-4f5c-895e-270e1da97d202020-02-09T15:38:00+03:00HABER MERKEZİ AYHAN BARUT: "Artık acılar dinsin, ölümler son bulsun"

AYHAN BARUT: "Artık acılar dinsin, ölümler son bulsun"

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">"BU VEBALİN ALTINDA KALACAKSINIZ"<br /><br />Geçtiğimiz günlerde Hatay'da uzun süredir işsiz olduğu belirtilen ve "Çocuklarım aç" diyerek kendini yakıp hayatını kaybeden A.Y.'nin yaşadıklarının herkesi derinden sarstığına dikkat çeken Ayhan Barut, ekonomik krizin can almaya, ocakları söndürmeye devam ettiğini söyledi. Uzun süredir ekonomik krize çözüm bulunması için iktidara çağrı yaptıklarını ama somut hiçbir adım atılmadığına vurgu yapan Barut, "Ülke yangın yerine dönmüşken, yurttaşlarımız çaresizliğin pençesinde ölüme giderken, çoluk çocuk acılar içinde kıvranırken daha neyi bekliyorsunuz? Çözüm için adım atılmayan her an bu vebalin altında kalmaya devam edeceksiniz. Kanayan yaralara artık bir çare bulun" diye konuştu.<br /><br />"ONLARCA FACİA YAŞANDI AMA İKTİDAR ADIM ATMADI"<br /><br />Türkiye'nin uzun süredir ekonomik ve siyasi krizle boğuştuğunu, esnafından çiftçisine herkesi mağdur eden bu durumun ülkeyi kaosa sürüklediğini bildiren Ayhan Barut, şunları kaydetti:<br />"Evine ekmek götüremediği için canına kıyanlardan, elektrik faturalarını bile ödeyemedikleri için siyanürle yaşamına son veren ailelere dek yüreklerimizi yakan onca facia yaşadık. Bunun sebebi neydi? Tek neden çaresizlikti. İşsiz kalan, evini geçindiremeyen, borcunu ödeyemeyen, yaşadıkları ekonomik ve sosyal sorunlardan kaynaklı nefes alamayan insanlarımız yüreğimizi dağladı. TÜİK'in inandırıcılığı tartışmalı verilerine göre bile resmi işsiz sayısı 4.5 milyona ulaştı. Yurttaşların kredi ve kredi kartı borcu geçen sene itibariyle 583 milyar liranın üzerinde. Fabrikalar kapanıyor, esnaf kepenk indirirken çiftçi ürettiğinden kazanamıyor. Akaryakıttan elektriğe ne varsa zamlandı, iğneden ipliğe her şey ateş pahası artık. Bu çark dönmüyor. Bunlar ülkeyi yönetemiyor. Tek adam ve Saray çevresi günü gün ederken yurttaşlarımız canına kıyıyor. Buna çözüm üretmek için adım atılmalı, kanayan bu yaraya acil tedavi bulunmalı. Azıcık vicdanınız varsa sizi çözüme çağırıyoruz."</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Gürer: Tarımda Sorunların Aşılması İçin GAP ve KOP Projeleri Gerçekleşmeli]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-tarimda-sorunlarin-asilmasi-icin-gap-ve-kop-projeleri-gerceklesmeli-8275af6eb226-f6b7-4f78-aa47-18b0936591c12020-02-09T15:36:00+03:00HABER MERKEZİ Gürer: Tarımda Sorunların Aşılması İçin GAP ve KOP Projeleri Gerçekleşmeli

Gürer: Tarımda Sorunların Aşılması İçin GAP ve KOP Projeleri Gerçekleşmeli

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Gürer, “ KOP ve GAP projelerinin kâğıt üzerinde kalması, tarımsal sorunların da artmasına neden olmaktadır. Özellikle 1989 yılında GAP Master Planı’nın çok sektörlü bütünleşmiş bir projeye dönüştürülmesinden sonra bölge için büyük umut vermiş olmasına rağmen hâlihazırda tamamlanmaması, tarımsal sorunların oluşumunda önemli etkendir. KOP Bölge Kalkınma İdaresi, Konya, Karaman, Niğde, Aksaray, Nevşehir, Kırıkkale, Kırşehir, Yozgat illerini kapsamaktadır. Yapılan denetimlerde, Eylem Planında yer alan ve 2016 yılında tamamlanması gereken bir kısım projenin hiç gerçekleşmediği, 2016 ve takip eden yıllarda gerçekleştirilmesi planlanan projelerden 2017 yılına ilişkin kısımlarda da herhangi bir ilerlemenin görülmediği ve 2018 yılında tamamlanması planlanan bazı projelerinse yapılmadan rafa kalktığı Sayıştay raporlarında yer almaktadır. Bu, teşhisi konmuş bir hastalığın tedavisinin yapılmaması durumudur” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “GAP, Güneydoğu&nbsp; ve ülkemiz için çok önemli bir projedir. KOP ise Orta Anadolu’da tarıma, başta sulama suyu olmak üzere, toprak analizinden üretime çok yönlü fayda için oluşturulmuştur. GAP ve KOP’un gereği gibi desteklenmesi ve GAP’in bir an önce bitirilmesinin sağlanması şarttır” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gürer, “GAP Master Planı çerçevesinde, Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde yapımı öngörülen barajlar ve sulama tesisleri ile sulama sorunu bölgenin bütününde sorun olmaktan çıkacaktı. Bölgenin top yekûn sosyoekonomik kalkınmasını hedefleyen, çok sektörlü, bütünleşmiş bir kalkınma anlayışı ile ele alınan bu proje, ülkemizin en önemli projelerindendi. Bölge kalkınmasından öte, ülkemiz için de çok önemli proje olarak uzun süre gündemde kaldı, konuşuldu. AKP ise bu bağlamda gereği gibi projeye sahip çıkmadı. Yürütmedi. Halen de bitirilemedi.1988’de alınan Bakanlar Kurulu kararı ile GAP’taki tüm yatırımların tamamlanması için 2010 hedef yılı olarak belirlenmişti ve GAP Bölge Kalkınma Planı hazırlanmıştı. Sayıştay denetimlerinde, Eylem Planı’nda yer alan 2018 yılında tamamlanması gereken bir kısım projelerin hiç gerçekleşmediği, 2018’den önceki yıllarda gerçekleştirilmesi planlanan projelerde de yine herhangi bir ilerlemenin olmadığı saptadı. GAP Eylem Planı’nda 2014-2018 arası, projeler için hedef yıl olarak belirtilmiş olsa da bu hedeflere ulaşılmadığı da Sayıştay raporlarında yer aldı” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Gürer, AKP tarımda birçok reform ve proje açıklayıp bunların bütün olarak devamını getirmediği için tarım ülkemizde sorunlu hale dönüşmüştür. Bu bağlamda plansız programsız çalışmalarla kaynaklar boşa tüketilmiştir. Olması gereken, GAP ve KOP gibi önemli bölgesel projelerin zamanında ve faydacı biçimde ele alınıp çözüm üretilmesidir. Ülkemiz için özellikle toprakların korunması, sulama suyunun tarımda kuru alanlara ulaştırılmasıyla birlikte, doğru ürün deseni ile üretimin ve çiftçinin desteklenmesi şarttır” dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[Adem Yarıcı son yolculuğuna uğurlandı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/adem-yarici-son-yolculuguna-ugurlandi-8274c526420b-8bb9-46aa-a0dd-c04fb065c5932020-02-09T15:32:00+03:00HABER MERKEZİ Adem Yarıcı son yolculuğuna uğurlandı

Adem Yarıcı son yolculuğuna uğurlandı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Merhum Adem Yarıcı'nın cenaze törenine katıldıktan sonra soruları yanıtlayan CHP Hatay&nbsp;Milletvekili&nbsp;Mehmet Güzelmansur: "İş bulamayan, pazarda filesini dolduramayan, mutfakta tenceresine koyacak bir şey bulamayan, çocuğunun karnını doyuramayan, faturasını ödeyemeyen, borç girdabına saplanıp kalan vatandaş çaresizlik içinde intihara yöneliyor. İstanbul’dan Antalya’ya, Kocaeli’den Hatay’a hatta Meclis’e kadar yayılan intiharlar, intihar girişimleri ülkemizin de vatandaşımızın da içinde bulunduğu ekonomik krizi gösteren gerçek verilerdir. Üzerinde oynanmış, çarpıtılmış TÜİK rakamları bize asla ne içinde bulduğumuz durumu gösterir ne de çözüm üretmemize yardım eder” dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GÜRER: ”TARIMDA DESTEKLER AMACINA UYGUN KULLANILMALIDIR”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gurer-tarimda-destekler-amacina-uygun-kullanilmalidir-82736424b144-cac6-4eb1-8039-493c1e8f5bc82020-02-09T15:28:00+03:00HABER MERKEZİ GÜRER: ”TARIMDA DESTEKLER AMACINA UYGUN KULLANILMALIDIR”

GÜRER: ”TARIMDA DESTEKLER AMACINA UYGUN KULLANILMALIDIR”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Gürer, “Sayıştay raporlarına da yansıdığı gibi Avrupa Kırsal Proje desteğinde dahi kırsala&nbsp; gitmesi gereken destekler yerine ulaşmamıştır. Bakanlığın açıkladığı desteklerde&nbsp; üretim ve hasat dönemi değil,&nbsp; bir yıl sonra verilenler vardır. Ya da pamukta olduğu gibi açıklanan destek primi değiştirilebilmektedir. Bu durumda destekler amacına uygun çiftçiye ulaşmamaktadır. Adı var faydası sınırlı kalmaktadır.” dedi.<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; IPARD olarak bilinen Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Projesinin kırsala ulaşmadığının Sayıştay raporuna yansımasının, bu anlamda yapılması gerekenler adına somut bir gösterge olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer,&nbsp; “Bakan Pakdemirli’nin soruma&nbsp; verdiği yanıtta, ‘IPARD I Programında 2007-2016 tarihleri arasında alınan 16.608 başvurudan 888 adedi reddedilmiş, 4.432 adedi başvuru sahipleri tarafından geri çekilmiş ve 11.289 adedi ile sözleşme imzalanmıştır. IPARD II Programı için son raporlama dönemi olan 31.08.2019 tarihli verilere dayanarak; alınan 16.541 başvurudan 6.554 adedi reddedilmiş, 2.417 adedi geri çekilmiş ve 3.996 adet başvuru sahibiyle sözleşme imzalanmıştır’ diye açıklama yaptı. Burada verilen desteklerde yeterince kırsala ulaşmadığı Sayıştay raporunda yer almaktadır. Sayıştay, Kırsal kesimde yaşayan ve görece olarak gelirleri düşük faydalanıcılar için bu bağlamda düzenleme yapılması gerekliliğine vurgu yapmaktadır.” diye konuştu.<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gürer, “Bakanlığının genç çiftçi projesinde ‘genç çiftçi’ kırsal alanda ikamet eden 18-40 yaş aralığında tarımsal faaliyet gösteren ve göstermek isteyen gerçek kişiler olarak tanımlanmaktadır. Genç çiftçiye destek olmanın şartlarından birisi, kırsal alanda ikamet etmektir. TKDK uygulamalarında Bakanlığın getirmiş olduğu genç çiftçi tanımına uyulmamış, 40 yaşın altındaki her başvuru sahibi genç çiftçi olarak kabul edilmiştir.&nbsp; IPARD desteklerinin ikamet şartı aranmaksızın&nbsp;verildiği de görülmektedir. Denetimlerde de ortaya çıktığı gibi desteklemelerde çoklu sorunlar vardır. Ya amacına uygun uygulanmamakta, ya zamanında verilmemekte , ya&nbsp; da yeterli kontrol sağlanmamaktadır.” dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[SABAHAT AKKİRAZ 50’İNCİ SANAT YILINI KADIKÖY’DE KUTLADI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/sabahat-akkiraz-50inci-sanat-yilini-kadikoyde-kutladi-82723593f901-166f-44ad-bd69-b1fc04a3f55c2020-02-09T15:24:00+03:00HABER MERKEZİ SABAHAT AKKİRAZ 50’İNCİ SANAT YILINI KADIKÖY’DE KUTLADI

SABAHAT AKKİRAZ 50’İNCİ SANAT YILINI KADIKÖY’DE KUTLADI

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">İlk 45’lik plağını 1970 yılında henüz 12 yaşındayken çıkaran, 50 yıla 30 albüm, yüzlerce eser, konser ve festival sığdıran Sabahat Akkiraz’a, müzik yolculuğunda yanında yer alan müzisyen dostları eşlik etti. Geceye Tuncay Balcı, Eren Demir ve Ali Kazım Akdağ da konuk sanatçı olarak katıldı. Salonu dolduran kalabalığa müzik hayatı boyunca kendisini yalnız bırakmadıkları için teşekkür eden Akkiraz, ‘Türküler Anadolu’dur. Anadolu’nun yaşanmışlıklarıdır, acılarıdır, sevdalarıdır. Ben bu duyguları türkülerle aktarıyorum, aracıyım. Gençler olduğu sürece türküler yaşamaya devam edecek’ diye konuştu. Etkinliğe ev sahipliği yapan Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı ise ‘Sabahat Akkiraz hem kök hem filizdir. Anadolu’nun bütün seslerini arşa çıkaran bir köktür. O avazı dünya dünya gezdirip Kadıköy’de Caddebostan’a taşıyan bir filizdir’ ifadelerini kullandı. Sanatçı konserin sonunda uzun süre ayakta alkışlandı.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÖMER FETHİ GÜRER: “NADİR HASTALIKLARIN NEDENİ BİLİNMİYOR”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/omer-fethi-gurer-nadir-hastaliklarin-nedeni-bilinmiyor-82710c2e26d1-b697-4694-9928-b1522a5e16182020-02-08T13:17:00+03:00HABER MERKEZİ ÖMER FETHİ GÜRER: “NADİR HASTALIKLARIN NEDENİ BİLİNMİYOR”

ÖMER FETHİ GÜRER: “NADİR HASTALIKLARIN NEDENİ BİLİNMİYOR”

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Bakan Koca&nbsp;<strong>,&nbsp;</strong>bir ülkede veya bir coğrafi bölgede genel nüfusa kıyasla az sayıda insanda görülen hastalıkların&nbsp;nadir hastalık olarak&nbsp;kabul edildiğini,&nbsp;Avrupa'da geçerli&nbsp;olan tanıma göre nadir hastalığın; genel popülasyonun 5/10 000'inden daha az insanı etkileyen hastalık grubu olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bugüne dek, 7 ila&nbsp;8 bin nadir hastalık belirlendiğini,&nbsp;bu hastalıkların yaklaşık olarak %80'inin&nbsp;genetik ve metabolik, %20'sinin çevresel kökenli olduğunu,&nbsp;birçok nadir hastalığın sebebinin bilinmediğini, bu alanda tıbbi ve bilimsel bilgi yetersizliği bulunduğunu, yoğun çalışmalara karşın, büyük çoğunluğunda henüz&nbsp;kesin bir tedavi yöntemi olmadığını vurguladı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">Uygun sağlık tesisi, uygun tedavi ve uygun tıbbi bakım ile bazı hastalıklarda şifanın mümkün olabildiğine,&nbsp;ilerleyici hasarın engellenebildiğine, yaşam kalitesinin&nbsp;artabildiğine dikkat çeken Bakan, “Bu nedenle ülkemizde Bakanlığımız koordinasyonunda nadir hastalıklar ile ilgili bir çalışma programı başlatılmıştır. Bakanlığımızca Nadir hastalıklar çalışmaları kapsamında bilimsel danışma komisyonu oluşturulmuş ve Nadir hastalıklar alanında yaşanılan sıkıntıları giderebilmek amacı ile tanı, tedavi, araştırma, bilgilendirme ve referans merkezler konusunda çalışmalar yürütülmekte olup Ülkemiz, uygulanan tanı ve tedavi yöntemleri konusunda OECD ülkelerinden farklılık göstermemektedir.&nbsp;Mevcut genel sistemlerinin (USS Bilgi Sistemi, Medula) ICD 10 kodlarına göre kayıt tutması ve ICD kodlarının nadir hastalıkları içeren bir kodlama bulunmaması sebebiyle genel nadir verileri alınamamaktadır. Bu kapsamda, bilgi paylaşımı, ağlar ve organizasyon eksikliklerine yönelik olarak iyi uygulama örnekleri incelenmiş olup ulusal nadir hastalıklar web tabanlı uygulamasının oluşturulması ve&nbsp;veri toplanması planlanmaktadır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">Öte yandan nadir hastalıklarda kullanılan ilaçlara ve mamalara (özel tıbbi amaçlı gıdalara) erişim için&nbsp;Bakanlık&nbsp;tarafından azami gayret gösterildiğini belirten Bakan Koca ,&nbsp;söz konusu ilaçların ve mamaların ülkemizde bulunurluğunun sağlanması için fiyatlandırma aşamasında&nbsp;bazı ek destekler verilmekte olduğunu belirtti, “Ülkemizde ruhsatlı olarak piyasada bulunmayan ilaçlar yurtdışından temin edilerek hastalarımızın erişimine sunulmaktadır. Ayrıca zikrolunan ürünlerin ülkemizde üretilmesi için de çalışmalar yürütülmektedir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Nadir hastalıklar son yıllarda daha çok dikkat çekmektedir. Bu sorun takip gerektirir. Toplum bilgilendirilmesi ,önceden sorunun görülmesi ve &nbsp;verilerin düzenli kılınması sorunun aşılması için önemli bir &nbsp;yol olacaktır. Toplumda olan her sorunu gündeme taşımak için çalışıyoruz. Bu bağlamda nadir hastalıklar da ülkemizde varlığı ile dikkat çekmektedir ve bu konuda yapılması gereken çalışmalar süratle sağlanmalıdır.” dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[CHP’Lİ GÖKÇEL: BÖYLE GİDERSE ÇİFTÇİYİ HAYATINDAN EDECEKSİNİZ]]>https://www.haberanaliz.net/haber/chpli-gokcel-boyle-giderse-ciftciyi-hayatindan-edeceksiniz-8270b5140e48-4ba1-45f4-ae98-de71de9f12962020-02-08T13:13:00+03:00HABER MERKEZİ CHP’Lİ GÖKÇEL: BÖYLE GİDERSE ÇİFTÇİYİ HAYATINDAN EDECEKSİNİZ

CHP’Lİ GÖKÇEL: BÖYLE GİDERSE ÇİFTÇİYİ HAYATINDAN EDECEKSİNİZ

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">CHP Mersin Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Cengiz Gökçel, tarım BAĞ-KUR'luların sorunlarını Meclis'te gündeme getirdi. Geçen sene 765 Lira olan tarım BAĞ-KUR priminin yüzde 20 zamlanarak 913 liraya çıkmasını eleştiren Gökçel, çiftçinin artan girdi maliyetleriyle, doğal afetlerle, düşük rekolteyle, borç baskısıyla, icra baskısıyla boğuşurken yılda 11 bin lira prim ödemesinin beklenmesine tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">ÇİFTÇİ KAZANDIĞINI TOPRAĞA KOYUYOR</span></p><p><span style="font-size:16px">Çiftçilerin sosyal sigorta priminin küçük çiftçi için ödenemeyecek düzeyde olmasını bir örnekle anlatan CHP’li Gökçel, “5 dönüm narenciyesi olan çiftçi en iyi şartlarda 20 ton ürün alır, 20 bin liraya bile satamaz. Siz diyorsunuz ki: ‘İster sat, ister satma. 11 bin lirasını BAĞ-KUR primi olarak öde.’ Çiftçi bahçesine mi baksın, kendisine mi baksın, sulama parası mı versin; çiftçi ne yapsın, nasıl üretsin, bu şartlarda nasıl geçimini sağlasın? İlacı, gübresi, elektriği derken küçük çiftçi kazandığını görmeden toprağa koyuyor. Rekolte düşüyor, afet vuruyor, çiftçi üretimden zarar ediyor, siz hâlâ diyorsunuz ki: ‘Üretmeye devam et.’ Çiftçi, bu şartlarda üretemez, üretmez; arazisini bırakır, şehre göçer; şehirde işsiz kalır, iş bulamaz, bulursa da karın tokluğuna çalışmaya razı olur. Türk çiftçisine ve tarımına bunu yapmaya kimsenin hakkı yok.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">3 AYDA 2 MİLYAR</span></p><p><span style="font-size:16px">Çiftçilerin girdi maliyetleri karşısında ezildiği, afetlere karşı çaresiz bırakıldığını söyleyen Gökçel, BDDK verilerine göre Eylül ayında çiftçilerin bankalara olan 115 milyar lira olan borçlarının Aralık sonu itibariyle 2 milyar lira daha artmış olduğunu ifade etti. Tarım Kredi Kooperatiflerine yaklaşık 15 milyar lira borçlu olan çiftçilerin bir yıl vadeli işletme kredilerinde yüzde 27,5; dört yıl vadeli yatırım kredilerinde yüzde 32,5 faiz ödemeye zorlandığını belirten Gökçel, TKK’nin özel bankalardan farkı olmadığının altını çizdi. Çiftçilerin evlerini, arabalarını, tarım arazilerini ipotek ettirdiğini söyleyen CHP’li Vekil, “Hâl böyleyken çiftçimize ‘11 bin lira tarım BAĞ-KUR primini öde.’ diyorsunuz. Tarım BAĞ-KUR primleri en az yüzde 50 oranında sübvanse edilmeli, primler aşağı çekilmeli.” Şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:16px">ÇİFTÇİYİ HAYATINDAN EDECEKSİNİZ</span></p><p><span style="font-size:16px">Konuşmasında BAĞ-KUR primlerinin yılda bir kere ödenmesine imkân tanıyacak düzenlemeler yapılması gerektiğini belirten Cengiz Gökçel, bu şartlarda BAĞ-KUR primlerini düzenli ödeyerek emekli olmanın maharet işi olduğunu söyledi. Açlık sınırının 2.219 lira olduğunu hatırlatan CHP’li Gökçel, tarım emeklisine 1.300 - 1.418 lira arasında emekli maaşı verilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Gökçel“Üretirken çile çek, emekli olabilirsen ömür boyu ıstırap çek. Açlık sınırının 900 lira altında maaş al, yaşam boyu köle ol." diyorsunuz. Türk çiftçisi bunu asla hak etmiyor. ‘Türk çiftçisi de tarımı da bugün bitti, kan ağlıyor.’ diyoruz ama böyle giderse çiftçiyi hayatından edeceksiniz.” Dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[ÖMER FETHİ GÜRER: Protein tozu ve benzer gıda takviyeleri, doktor kontrolünde alınmalı]]>https://www.haberanaliz.net/haber/omer-fethi-gurer-protein-tozu-ve-benzer-gida-takviyeleri-doktor-kontrolunde-alinmali-82696956d32d-9c6c-456e-9d16-fc9081dd86542020-02-08T13:09:00+03:00HABER MERKEZİ ÖMER FETHİ GÜRER: Protein tozu ve benzer gıda takviyeleri, doktor kontrolünde alınmalı

ÖMER FETHİ GÜRER: Protein tozu ve benzer gıda takviyeleri, doktor kontrolünde alınmalı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in “Spor yapan gençler kas geliştirici hormon içerikli farklı gıda takviye ediciler almakta ve&nbsp;sonuçta başta karaciğer olmak üzere bedenlerinde zarar görücü sonuçlar oluştuğu bilim insanlarınca ifade edilmektedir. Protein tozu&nbsp;ve benzer takviye ediciler için doktor kontrolünde alınmasının sağlanması, reçete ile kullanım ve&nbsp;satışında reçete zorunluluğu ile sağlanması düşünülmekte midir?&nbsp;İçerik olarak bu tür takviye edicilerin zararları incelenip önlem alınmakta mıdır?” şeklindeki sorularına Bakan, “Takviye edici gıdaların üretim, ithalat, ihracat ve kontrolüne ilişkin usul ve esasların&nbsp;Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenir” diye cevap verdi.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; SAĞLIK BAKANLIĞI İNCELEMELİ</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bakan Koca, “&nbsp;Sporcu gıdaları mevzuatı, takviye edici gıdalar mevzuatından ayrı olup, takviye edici gıdalar mevzuatını kapsamamaktadır. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince, takviye edici gıdaların üretim, ithalat, ihracat ve kontrolüne ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenmektedir.&nbsp;Takviye edici gıdaların ithalatı, üretimi, işlenmesi ve piyasaya arzı ile ilgili iş ve işlemler 02.05.2013 tarih ve 28635 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan "Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi, İşlenmesi ve Piyasaya Arzına İlişkin Yönetmelik", 16.08.2013 tarih ve 28737 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan ‘Türk Gıda Kodeksi Takviye Edici Gıdalar Tebliği’&nbsp;ve Yönetmelik kapsamında hazırlanan ‘Takviye Edici Gıdaların Onay İşlemleri Uygulama Talimatı’&nbsp;çerçevesinde yürütülmektedir. Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi, İşlenmesi ve Piyasaya Arzına İlişkin Yönetmelik'in ‘Takviye Edici Gıdanın Piyasaya Arzı’ başlıklı 13'üncü maddesinde ‘Takviye edici gıdalar, ithalatçısının ve/veya üreticisinin ve/veya işleyicisinin kendi satış yerinde, piyasaya arz ettiği gıda işletmelerinde veya bu işletmelerin toptan satış depolarında veya gıda işletmecisi tarafından beyan edilen alan adı ve URL adres veya adreslerinde veya gıda işletmecisi ile sözleşme yapılan doğrudan satıcı tarafından satışa sunulmak zorundadır.’hükmü yer almaktadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sporcu gıdaları; "Türk Gıda Kodeksi Sporcu Gıdaları Tebliği" ve "Türk Gıda Kodeksi Özel Beslenme Amaçlı Gıdalara Eklenebilecek Bileşenler Tebliği" başta olmak üzere Türk Gıda Kodeksinin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde denetlenmektedir. Sporcu gıdalarının ambalajında, ürünün kullanım amacı ve şekli, beslenme referans tablosu ve ürün Tebliğinin ambalajlama ve etiketleme - işaretleme bölümünde yer alan bilgilerin yer alması gerekmektedir. Sporcu Gıdaları Tebliği kapsamındaki ürünler kafein içermemeli, hormon ve hormon artırıcı maddeler ile ilaç etken maddeleri bulundurmamalıdır.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Gençlerin kullandığı ürünlerin etkileri ve yansımaları, Sağlık Bakanlığı takip ve kontrolünde olmalıdır. İnsan sağlığını olumsuz kılan her sonucun Sağlık Bakanlığının kontrolünde olduğu bir gerçektir.</span></p><p><span style="font-size:16px">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu nedenle takviye edici ve gençlere geçici enerji veren her madde irdelenip, incelenmeli ve bu nedenle sağlık birimlerine yansıyan sonuçlar gözlenmelidir. Geleceğimiz gençlerimizin sağlığı, Bakanlığın doğrudan ilgi alanı</span></p><p><span style="font-size:16px">olmalıdır. Protein tozu&nbsp;ve benzer takviye edicilerin, doktor kontrolünde alınmasının sağlanması, reçete ile</span></p><p><span style="font-size:16px">satış sağlanması Sağlık Bakanlığının doğrudan uğraş vereceği bir sorun olmalıdır” dedi.</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[MEHMET GÜZELMANSUR: EKONOMİK KRİZ “YAKIYOR”]]>https://www.haberanaliz.net/haber/mehmet-guzelmansur-ekonomik-kriz-yakiyor-8268bf75f5ef-31c3-44f2-93c3-086d644379662020-02-08T13:06:00+03:00HABER MERKEZİ MEHMET GÜZELMANSUR: EKONOMİK KRİZ “YAKIYOR”

MEHMET GÜZELMANSUR: EKONOMİK KRİZ “YAKIYOR”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>EKONOMİK KRİZ “YAKIYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur bugün Hatay’da uzun süredir işsiz olduğu için “çocuklarım aç” diyerek kendini yakan bir babanın çaresizliği sonrası yaptığı değerlendirmede “İş bulamayan, çocuklarının karnını doyuramayan anne-babalar çaresizlikten kendini yakıyor. Çarkları dönmeyen fabrikalar yanıyor. Zamlar cepleri yakıyor. Mutfak yanıyor. Bu yangınları söndürmek için Saray ne zaman harekete geçecek” dedi.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İŞSİZLİK CAN ALIYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Özellikle son 1 yılda Türkiye’de işsizliğe ve geçim sıkıntısına bağlı intihar vakalarının arttığına işaret eden Güzelmansur şunları söyledi: “2018’de 3.161 vatandaşımız intihar ederek hayatına son verdi. Bu intiharların ezici çoğunluğunun nedeni işsizlik ve geçim sıkıntısıdır. İş bulamayan, pazarda filesini dolduramayan, mutfakta tenceresine koyacak bir şey bulamayan, çocuğunun karnını doyuramayan, faturasını ödeyemeyen, borç girdabına saplanıp kalan vatandaş çaresizlik içinde intihara yöneliyor. İstanbul’dan Antalya’ya, Kocaeli’den Hatay’a hatta Meclis’e kadar yayılan intiharlar, intihar girişimleri ülkemizin de vatandaşımızın da içinde bulunduğu ekonomik krizi gösteren gerçek verilerdir. Üzerinde oynanmış, çarpıtılmış TÜİK rakamları bize asla ne içinde bulduğumuz durumu gösterir ne de çözüm üretmemize yardım eder.”</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>EN YAKICI SORUNUMUZ İŞSİZLİK</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Ülkenin en önemli gerçek ve yakıcı sorunununişsizlikolduğunu vurgulayan CHP’li Güzelmansur söyledi: “Gerçek işsiz sayısının 8 milyona dayandığı bir ülkede en önemli gündem maddesi de işsizliği çözmek, üretimi ve istihdamı artırmak olmalıdır. Ancak Ankara’daki Beylerin gündemi 15 Temmuz darbesinin siyasi ayağının üstünü örtmekten ibaret… Bu gerçekten esef verici!”</span></p>
© 2020 Copyright Haber Analiz
]]>
<![CDATA[GEÇİŞLER AZALDI HAZİNE BOŞALDI]]>https://www.haberanaliz.net/haber/gecisler-azaldi-hazine-bosaldi-8267a6eea90e-2afb-4de8-88cd-2114c6a393192020-02-08T13:03:00+03:00HABER MERKEZİ