© Haberanaliz.net 2005

Vayy... Çamlıbel’de RANT’A KURBAN, ÖYLE Mİ?!

Mersin de ENTERESAN olaylar gelişiyor. Kent de duyarlı insanlar susmuyor. Her gün yeni bir RANT hikâyesi topluma aktarılıyor. Nerede bu Sivil Toplum Kuruluşları, Nerede bu MİMARLAR- MÜHENDİSLER- GAZETECİLER?.. Şehrin orta yerinde olan SİLÜETİ de yok edilecek.. Ayan, Ak partili Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak’ı da, Mersin Gençlik Spor il müdürü Ökkeş Demir’inde ÇAMLIBEL için tavırlarını yazdı. İşte Abdullah Ayan’ın bu günkü köşe yazısı:

Çamlıbel'i kurtaralım derken kent siluetini öldürmek…

Balıkçı Barınağı ve liman batısı ranta kurban edilmemeli…

Yine kimsenin itiraz etmeyeceği varsayımıyla hepimize iyi geleceğini sandıkları masal kadar güzel bir anlatıyla çıkıyorlar karşımıza…

Tıpkı Tevfik Sırrı Gür stadını yıkarken, tıpkı Atatürk parkının kalbine sokulan bıçaktan farksız deniz üzerine platform kondurmaya hazırlanırken yaptıklarını tekrarlıyor, asıl amacı maskelemeye çalışıyorlar…

Türkiye' nin en iyi zeminine sahip stadyumunu ortadan kaldırırken 'size daha iyi, daha büyük bir tesis yapıyoruz' diyorlardı…

Kentin hafıza mekânlarından birini yerini yok edip dağ başına stadyum diktiler…

Bugün artık yaşayarak görüyoruz tercihin telafisi imkânsız yanlışlarını, en azından erişimin zorluğunu…

Amatör sporcunun etkinliklere katılması bir yana çok önemli maçlarda bile yeterince seyircinin ulaşması yeterince maliyetli ve çoğu insan için neredeyse imkansız..

Oysa TSG stadyumu konumu itibariyle 24 saat yaşayan bir mekândı…

Sabahları yaşlı başlı insanların ceplerindeki anahtarla açıp hafif koşular, yürüyüşler yaptıklarını anımsıyorum…

Bugün o olanak kaybolduğu için hepimiz Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki parkın betonunda sakatlanma pahasına yürümeye, koşmaya çalışıyoruz….

Şimdi aynı kafanın Çamlıbel balıkçı barınağına göz diktiğini görüyoruz…

Aslında beslenen niyet bugün ortaya çıkmış değil…

Nisan 2021' de AKP' li Akdeniz Belediye Başkanı Gültak bugün maskelenmiş ve kamuoyuna ninni gibi gelecek hayal projeyle sunulan Çamlıbel Su Sporları Merkezi alanında düşünülen yapılaşmayı şöyle anlatıyordu:

“Şehrimizin ortasında yer alan marina; yaklaşık 60 bin metrekare kapalı alana sahip, çok modern, alışveriş mağazaların bulunduğu önemli bir ticaret merkezine dönüşecek. Mersin Marina Projesi, şehrimize lig atlatacak proje olacak”

60 bin metrekarelik bir AVM ve Ticaret Merkezi…

Nereye kondurulacak?

Çamlıbel Balıkçı Barınağının yerine ve kıyı çizgisi içinde kalan deniz kenarına…

Plan değişikliği AVM olarak kamuoyuna yansırsa tepki çeker diye düşünmüş olacaklar ki, elma şekeri tadında hazırlayıp getiriyorlar önümüze….

6 Temmuz 2022 günü hepimiz 10 gün sürecek bayram telaşına düşmüşken Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü internet sitesinde “Mersin İli, Akdeniz İlçesi, Hamidiye Mahallesi, Çamlıbel Spor Alanı (Su Sporları Merkezi) ve Barınak Amaçlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve  1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyon ve İlavesi” Duyurusu yayınlanıyor..

Bir ay askıda kalacak ve itirazlar gelmezse kesinleşecek…

Nedir kesinleşecek olan?

Kentin hafızasına nakış gibi işlenen, Mersin' in tüm gece siluetlerine yansıyan, o rüya görüntüleriyle gören tüm gözleri çarpan Çamlıbel Balıkçı Barınağının mevcut haliyle yok edilmesi…

Plan değişikliğini yapanlar Gültak kadar açıktan faş etmiyorlar yapacaklarını…

Ne mi diyorlar?

Askıya çıkarılan ve 6 Ağustos akşamı kesinleşecek plan notlarından birlikte okuyalım:

" planlanan “Çamlıbel Su Sporları Merkezi ve Tekne Yanaşma Yeri”ne yönelik çalışmaların hayata geçirilmesinin; bölgenin sosyal, kültürel, eğitsel ve sportif yönleriyle gelişimine katkı sağlayacağı, ilçe merkezi ve il bütününde katma değerli cazibe merkezi niteliğine dönüşebileceği, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve ilgili maddeleri kapsamında düzenlenebilecek ulusal yarışmaların yanında, uluslararası otoritelerce kabul görmüş organizasyonlara da ev sahipliği yapabilmesi için alanda gerekli sosyal-kültürel, alışveriş, yeme-içme ve konaklama hizmetleri vb. aktivitelerine de yer verilmesi gerektiği, katılım gösteren ülke sporcu idareci ve katılımcıların konaklamalarına da imkan verebilmesinin yanında, yerel halkın da rekreaktif, sportif, yeme-içme, dinlence, konaklama sosyal-kültürel ve eğitim ihtiyaçlarına da karşılık verebileceği düşünülerek ilçe ve bölge için yararlı olacağı kanaatine varılmıştır"

Bizim adımıza kanaate varan kim?

Mersin Valiliği Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü…

Kamuoyu görüşü, yeterince yok edilen hafızasının son izleri de silinecek koca bir kent ve kentin onca sivil toplum örgütü, odaları, dernekleri, kent konseylerinin düşünceleri,endişeleri,  önerileri, kaygılarına kulak veren olmuş mu?

En azından halkın bilgilendirilmesi zorunlu olan ÇED dosyası hazırlanmış mı?

Soruların yanıtları ve kamuoyunun mutlaka bilmesi gereken çok önemli detaylar sonraki makaleye…

 

BU KONUDA ÖNCEKİ HABERİMİZİN LİNKİ: https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-camlibel-sahiline-kim-goz-dikti-16768 

İlginizi Çekebilir

GSB, niye doğrudan temin?

Mersin Gençlik Ve Spor il Müdürlüğünün yapmış olduğu ihale ve alımları yıllardır dile getiriyoruz. Israr ile Doğrudan temin ve pazarlık alımlarda hassas olmalarını, bu işlere fazlaca rağbet etmemelerini, mümkün ise birbirine benzeyen aynı işleri toplayıp bir bütün halinde açık ihale çıkmalarını KAMU ADINA, BEYTÜLMALI KORUMA ADINA, DEVLETİMİZ VE MİLLETİMİZ ÇIKARINA rica ettik. Bu arada geçen günler bir ihale yaptılar. AÇIK şekilde onu da takdir ve tebrik eden yazı yazdık. Şimdi doğrudan teminlere yeniden bakıyoruz…

ÇETKODER GENEL BAŞKANI GÖKTAŞ, TÜKETİCİLERE SESLENDİ

Göktaş yaptığı açıklamada: “Ticaret Bakanlığı, yenilenmiş ürünlerin kapsamına televizyonları da alırken, söz konusu ürünler için 14 günlük şartsız cayma hakkı tanındı. Bakanlığın hazırladığı "Yenilenmiş Ürünler Hakkında Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmelikle, kullanılmış malların yenilenmiş olarak tekrar satışa sunulmasına ilişkin uygulama usul ve esasları düzenlendi. Ancak bu konuda biraz geride kalındı, yani geç kalındı. Yine de önemli bir gelişme” dedi. Ve bir dizi uyarıda tavsiyede bulundu.

TOROSLARIN BAŞKANI DOĞRUDAN TEMİNİ ÇOK MU SEVİYOR?

Yürürlükte tasarruf genelgeleri mevcut. Ayrıca birbirine benzeyen işlerin toplu halde ihaleye çıkması daha doğru değil mi? Neden aynı işler aynı kişilerden sık sık alınıyor? İşte 2 aylık doğrudan teminlerden bazıları:

SİLİFKE- MUT- YENİŞEHİR- TOROSLAR İHALELERİNE BAKIN HELE…

Yürürlükte tasarruf genelgeleri var. Devletin kör kuruşunun hesabını yapmak lazım. Ama gerekli gereksiz, abartılı alımlar milletin canını sıkıyor. Bu kez SİLİFKE- MUT- YENİŞEHİR- TOROSLAR Belediyelerinin ihalelerine baktık ve aktarıyoruz:

KARAYOLLARININ PAZARLIKLI İŞLERİ: 5 MİLYAR 7 YÜZ 12 MİLYON 7 YÜZ 79 BİN 3 YÜZ 84 LİRA…

KARAYOLLARI 5.BÖLGEDE PAZARLIKÇI ÇIKTI. 2026 ilk aydan bu güne kadar 5 MİLYAR 7 YÜZ 12 MİLYON 7 YÜZ 79 BİN 3 YÜZ 84 LİRALIK pazarlıklı alım yaptılar. Yürürlükte tasarruf genelgeleri var. Devletin kör kuruşunun hesabını yapmak lazım diyen devlet büyüklerimizin dediklerini dikkate almaları lazım. İhaleler böylesine büyük çapta olmasına rağmen neden AÇIK ihale değil de, pazarlıklı yapılıyor?

NİYE PAZARLIK, NİYE AÇIK İHALE DEĞİL?

Mersin Büyükşehir'in ihalelerini inceledim. Yürürlükte tasarruf genelgeleri mevcut. Belediyelerin alım gücü belli. Yapılan ihale ve alımlar neden pazarlık usulü, niçin açık ihale değil. Açık ihale olsa katılım daha fazla olup rekabet oluşmaz mı?

TÜM HABERLER