Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

Çağ çocuğunuza Sevgi aşılayın…

Bakın sizlere söylüyorum ve uyarıyorum. 
Gidişatımız hiç iyi değil.
Sevgisiz ve saygısız bir toplum olduk.
Gelin bu güne kadar yapmadığınızı yapın, çocuklarınıza sevgi aşılayın ve öyle büyütün.
Çocuk gelişimi ve Eğitimi bilincinin küçük yaşlarda aileden başladığını hatırlatarak, ona duygularınızı belli edin, çocuk ailesine ait olduğunu hissetmeli. 
Sevildiğini bilmeli ve hatalarını ona söylemelisiniz. 
Sevgiyi görmeyen çocuklar ergenlikte sevgiyi dışarıda arar.
Sevgiyi göstermemek kadar aşırı ilgide çocuklarda ters tepki yapar. 
Ailelerin aşırı korumacı tavrı ve tutumları yüzünden çocuklar kendi kendilerine yemek yiyemez, çorap ve ayakkabılarını giyemez hale gelirler. 
Kaşık tutamayan çocukların büyüdüğünde kalemde tutamayacağını unutmayınız.
Çocuğumuzun her istediğini yapmamalıyız. 
Eğer her istediğini yaparsak hasta ruhlu bir çocuk olur. 
Çocuğumuz ağlasa da, bağırsa da, çağırsa da, alınmaması gereken bir şey ise, yani ihtiyaç değil ise, alınmasını istediği şeyi almamalısınız. 
Ben her zaman diyorum. 
İnsanlara sevgi aşılayın diye. 
Çocuklarımıza sevgi vereceğiz.
Almazlarsa ergenlik de sevgiyi dışarıda arıyor ve bir bakıyorsunuz kötü emelli insanların ağlarına düşmüşler. 
Ya uyuşturucu illeti başa bela oluyor, ya insan tacirlerinin eline düşüyor.
Küçük yaştan itibaren kendi kendine yetmeyi, ayakta durmayı, işlerini kendisinin yapmasını, lüzumlu el becerilerini ona vermeliyiz. 
Kendi yemeğini kendisi yesin bir gün geldi’mi de kendi  yapabilmeli, kendi işini kendi  görmeli. 
İyi çocuk yetiştirmek ayrıca hepimiz için toplumsal bir görev. 
Eğer çocuklarımıza özgüveni aşılamaz isek ileride büyük sıkıntılar onları bekler. 
Eğer bir ağaç zamanında budanmaz ise, düzgün bakılmaz ise kurur. 
Eğer siz ağacı düzgün budar ve bakımını düzgün yaparsanız gürleşir ve çiçek açar, sonrada meyvesini yersiniz. 
Bir işi sürekli başkasından beklemek fayda yerine zarar getirir unutmayacağız. 
İşimizi zamanında ve anında yapacağız. 
Ertelemeyeceğiz, bekletmeyeceğiz, işi son güne bırakmayacağız. 
İş sizin, başkası gelecek ve yapacak değil. 
Kimseyi beklemeyeceğiz ve günü gününe işimizi yapacağız. 
Çocuklarımızı da böyle kendinden emin ve özgüvenli yetiştirmek durumundayız. 
Sevgimizi verelim. 
Kızgınlığımızı ve onun hatalarını da tatlı dil ile belirtelim. 
Neyin ne olduğunu bilmeliler. 
Bu yüzden Doğru anne ve baba, doğru çocuklar diyorum. 
Önce biz Doğru anne ve baba olmalıyız. 
Bunun yolu da eğitimden geçer. 
Ve ilk eğitim de sevgi ve saygı ile evde başlar. 
Çocuklarımıza zaman ayırmak durumundayız. 
İşimiz gereği zamanımız olmayabilir. 
Ama onlara mutlaka vakit ayırmalıyız. 
Ayıramıyorsanız onlara işlerinizin yoğunluğunu hissettirmelisiniz. 
Anne ve babalar çocukları ile sağlıklı bir iletişim kuramadıkları için çocuklarımızın ruh sağlığı bozuluyor.
Onu düşündüğümüzü ve onu sevdiğimizi hissettirmek bile çok şeyleri değiştirir. 
2-3 aylık bebek bile kendisini doyuranın kim olduğunu bilmese bile sevildiğini anlar.
Bakın bunu burada bir kez daha belirtiyorum ki, anahtarımız, sevgi, unutmayalım..