BAYRAKTAR AİLESİ VE SAVUNMAMIZ
Türkiye, son yıllarda savunma sanayisinde kelimenin tam anlamıyla bir paradigma değişimi yaşıyor.
Dışa bağımlılığı minimize eden, kendi göbeğini kendi kesen ve küresel ölçekte oyun kurucu haline gelen bir Türkiye tablosu izliyoruz.
Bu başarının en parlak, en somut ve tüm dünya tarafından gıptayla takip edilen sayfalarından birini ise şüphesiz Bayraktar ailesi yazıyor.
Vizyonun ve Adanmışlığın Resmi: Bayraktar Ailesi: Özdemir Bayraktar’ın attığı sağlam temeller üzerine, Haluk ve Selçuk Bayraktar kardeşlerin vizyonuyla inşa edilen Baykar, sadece insansız hava araçları üretmedi; Türk mühendisliğinin neleri başarabileceğini tüm dünyaya kanıtladı.
Bayraktar TB2, Akıncı ve nihayetinde göklerdeki yeni gücümüz Kızılelma… Bu projeler sadece birer teknolojik ürün değil; gecesini gündüzüne katan, vatan sevgisini inovasyonla harmanlayan bir ailenin ve arkalarındaki binlerce genç mühendisin adanmışlık hikâyesidir. Karabağ’dan Ukrayna’ya kadar dünyanın dört bir yanında jeopolitik dengeleri değiştiren bu teknolojiler, Türk milletinin göğsünü kabartırken, tüm dünyada da hayranlık uyandırıyor. Bu ülkeye kattıkları katma değer, stratejik güç ve özgüven için Bayraktar ailesi her türlü takdiri ve teşekkürü fazlasıyla hak ediyor.
Durmak Yok: Yatırımlar Daha da Artmalı: Göklerde elde ettiğimiz bu başarı, bize bir gerçeği çok net gösteriyor: Savunma sanayisinde duraklamak, gerilemek demektir.
Teknolojik Üstünlüğün Devamı: Yapay zekâ, siber güvenlik, uzay teknolojileri ve kuantum bilişim gibi alanlar, geleceğin harp doktrinini belirliyor.
Tam Bağımsızlık: Savunma sanayisine yapılan her bir kuruş yatırım, Türkiye'nin masadaki elini güçlendiriyor, tam bağımsızlığımızın teminatı oluyor.
Ekonomik Çarpan Etkisi: Bu alandaki AR-GE yatırımları, sivil teknolojilere de ilham vererek topyekûn bir kalkınmanın lokomotifi haline geliyor.
Bu yüzden, devletimizin ve özel sektörümüzün savunma sanayisine, yerli yazılımlara ve genç beyinlere yaptığı yatırımları katlayarak artırması hayati bir önem taşıyor.
Yeni Bayraktar'lara, Yeni Dehalara İhtiyacımız Var: Baykar’ın ve TEKNOFEST kuşağının bize gösterdiği en güzel şey, bu topraklardan çıkan gençlerin fırsat verildiğinde neleri başarabileceği oldu. Ancak bu meşale sadece bir kurum veya aileyle sınırlı kalmamalı.
Türk Gençliğine ve Girişimcilerine Çağrı: Sadece savunma sanayisinde değil; biyoteknolojide, enerjide, yazılımda ve yapay zekâda yeni başarı hikayelerine ihtiyacımız var. Bayraktar ailesinin açtığı bu yol, sizler için en büyük rehber ve motivasyon kaynağıdır. "Biz yapamayız" prangasını kıran bu başarıyı örnek alarak; kendi girişimlerinizi kurmalı, hayallerinizin peşinden gitmeli ve bu ülkenin geleceğine imza atmalısınız.
Gelecek, yüksek teknolojiyi üreten ve yöneten milletlerin olacaktır. Başlatılan bu milli teknoloji hamlesini daha da büyüterek yarınlara taşımak, bu ülkenin her bir ferdinin, girişimcisinin ve yatırımcısının en büyük ödevi olmalıdır. Yolumuz açık, ufkumuz daima yükseklerde olsun!
ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.
Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı

























