GENEL AF TOPLUMDA BARIŞI SAĞLAYACAKTIR
Türkiye de uzun süredir tartışılan ve gündemde olan AF konusu, halen sıcak ve cezaevleri tıka basa dola. Üstelik insani yaşam standartlarından uzak olan bu cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin vardiyalı şekilde yattıkları bilinen bir gerçek. Çok sayıda infaz düzenlemesi ve yargı paketi meclisten geçti. Ama yaraya melhem olamadı. Şimdi bir çerçeve yasa çıkıyor. Adli mahkûmlar umutla bekleyiş içinde. Çok ciddi belirli suçlar hariç, bir GENEL AF çıkması, toplumsal mutabakat ve barışa sebep olacaktır.
Ülkemiz de cezaevlerinin doluluk oranları, fiziki koşullar ve infaz rejimi, uzun yıllardır hem hukuki hem de toplumsal düzlemde en çok tartışılan başlıkların başında gelmektedir. Tutuklu ve hükümlü sayısının kapasitenin çok üzerine çıkması, cezaevlerindeki yaşam koşullarını zorlaştırırken, adaletin tesisi ve toplumsal barışın sağlanması adına yeni adımların atılması gerektiği yönündeki sesler her geçen gün yükselmektedir.
Geçmiş yıllarda Meclis'ten geçen çok sayıda yargı paketi ve infaz düzenlemesi, cezaevlerindeki yoğunluğu geçici olarak hafifletmeyi amaçlasak da, artan tutuklu ve hükümlü profili karşısında kalıcı bir çözüm sunamamıştır. Bugün gelinen noktada, koğuşlardaki yatak kapasitelerinin yetersizliği nedeniyle mahkûmların vardiyalı şekilde uyumak zorunda kaldığı insani olmayan koşullar, hem mahkûmları hem de dışarıda gurbet çeken ailelerini derinden yaralamaktadır.
Fiziki Yetersizlikler: Mevcut altyapının mahkûm yoğunluğunu kaldıramaması, sağlık, beslenme ve sosyal alanlara erişimi kısıtlamaktadır.
Psikolojik ve Sosyal Baskı: Belirsizlik ve ağır koşullar, ıslah sürecinden ziyade bireylerin topluma kazandırılmasını zorlaştıran bir atmosfere yol açmaktadır.
Toplumsal Barış ve "Çerçeve Yasa" Beklentisi
Hukuk sistemimizde suç ve ceza dengesi korunurken, devletin zaman zaman toplumsal bir kucaklaşmaya zemin hazırlaması tarih boyunca adalet anlayışının bir parçası olmuştur. Bugün gündemde olan çerçeve yasa taslağı, adli mahkûmlar ve onların gözü yaşlı aileleri için adeta yeni bir umut ışığıdır.
Şiddet içeren, toplumsal vicdanı derinden sarsan ve telafisi mümkün olmayan bazı ağır suçlar hariç olmak üzere, kapsamlı bir düzenlemenin hayata geçirilmesi;
Toplumsal Mutabakatı Güçlendirir: Yıllardır süren kutuplaşmaların ve adaletsizlik algısının önüne geçerek, toplumun tüm kesimlerinin birbiriyle kucaklaşmasına vesile olur.
Yaraları Sarar: Cezaevlerindeki insanlık dışı yoğunluğun giderilmesi, hem mahkûmların insani koşullara kavuşmasını sağlar hem de geride kalan çocukların, annelerin ve eşlerin çektiği çileye son verir.
Yeniden Başlama Fırsatı Sunar: Suçla ve cezayla sarsılan hayatların, devletin şefkatli eliyle yeniden topluma kazandırılmasına imkân tanır.
Adalet, yalnızca cezalandırmak değil; aynı zamanda onarmak, toplumsal huzuru tesis etmek ve vicdanları tatmin etmektir. Bugün, nefsani yaklaşımlardan uzak, hukukun evrensel ilkelerine bağlı ve toplumsal barışı önceleyen bir iradeye her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.
Mahkûm ailelerinin, annelerin ve çocukların yüreğine su serpecek, cezaevlerindeki insanlık dışı tabloyu sonlandıracak ve adil bir gelecek inşa edecek bu adımın atılması, yalnızca hukuki bir zorunluluk değil, aynı zamanda tarihi bir sorumluluktur.
Toplumun huzur bulduğu, adaletin merhametle taçlandığı ve kimsenin geride bırakılmadığı bir Türkiye umuduyla; yetkililerin bu feryada kulak vermesi, yaraların sarılması adına en büyük temennidir.
ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.
Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)

























