haberanaliz
Prof.Dr.Mustafa KAYMAKÇI

Prof.Dr.Mustafa KAYMAKÇI

Mail: mustafa.kaymakci68@gmail.com

TOPRAK DEVRİMİ KONUSU İŞLENDİ Mİ?

DEMOKRASİ VE TOPLUMSAL BARIŞ KONFERANSI"’NDA TOPRAK DEVRİMİ KONUSU İŞLENDİ Mİ?

CHP tarafından 31 Ocak 2026'da düzenlenen "Demokrasi ve Toplumsal Barış Konferansı’”nda dört ayrı panelle konuşmalar yapılmış. İlk oturumda; Türkiye’nin iç barışı ile bölgesel gelişmeler ve farklı barış deneyimleri ele alınmış. İkinci oturumda; demokratikleşme, siyasal temsil, eşit yurttaşlık ve Meclis merkezli çözüm yolları tartışılmış. Üçüncü oturumda; Kürt meselesi ve toplumsal barışın ekonomik boyutu ve dördüncü oturumda; “Barışı Toplumda Yeniden Kurmak” konusu işlenmiş.

Beni ilgilendiren oturum ise,   konferansın “Toplumsal Barışın Sosyoekonomik Zemini: Kapsayıcı Kalkınma” başlıklı panelinde iktisat tarihçisi Prof. Dr. Şevket Pamuk’un bildirisi oldu.Basından öğrendiğimiz kadar Pamuk,bölgesel eşitsizliklere dikkat çekerek “Batıdaki ortalama gelir, doğudaki ortalama gelirin iki buçuk katından fazla” tespitini paylaşmış. Bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi için iş imkanları, sanayi yaratılması ve eğitim niteliğinin artırılması gerektiğine dikkat çekmiş .

Bu bağlamda önce birbirini izleyen üç  görüşüşümü   paylaşmak ve bir önermede bulunmak  isterim.

Kürt Sorunu mu,Doğu Sorunu mu?

Prof.Dr.Halil İnalcık “ABD ve Batı, bilhassa buradaki petrol kaynakları nedeniyle bağımlı hükümetler yaratıyor bölgede…Bugün Amerika Ortadoğu’ya hakim olmak istiyor; İsrail’i yarattı, Irak’a geldi. Kuzey Irak’ta(Biz ekleyelim.Şimdide Suriye’de)başka bir İsrail devleti yaratmaya çalışıyor…AB ve ABD bugün Kürtleri destekliyor; Ermeniler ve Kürtler, şimdi Amerika’nın Ortadoğu’da yeni “parçala-bağımlı yap” politikasından kendileri için çok ümitliler… Bence bütün bunlar, Avrupa’da 19.yüzyıldaki ‘Question d’Orient:Doğu Sorunu” politikasının devamından başka bir şey değildir.” demişti.

Bu görüşe içtenlikle katılıyorum .

Biz ekleyelim, AB ve ABD aynı zamanda  ayrılıkçı hareketleri işine geldiği zaman kullanır, maliyet yükseldiğinde  ya da müttefik dengesi değiştiğinde sahadaki vekilinden  gözünü yaşına bakmadan desteğini çeker .

Bir örnekle yetinelim.Perver Şivan,ABD'ye gözyaşları içinde seslenerek “Bizi kullanıp attınız! .”demedi mi?

Doğu Sorunu’nun Temeli,  Bölgesel Eşitsizlikliği Yaratan Toprak Dağılımında Eşitsizlik Değil Mi?

Pamuk’un bildirisinde; bölgesel eşitsizliği yaratan temel nedenin, toprak dağılımında eşitsizlik  olduğuna ilişkin bir görüşün olduğunu bilmiyorum.

Konferansta da sorunun temelini oluşturan alt yapı sorunlarının, daha açıkçası terör hareketinin daha çok görüldüğü bölgelerde dirlikle doğrudan bağlantılı olan feodalitenin çözümlenmesi doğrultusunda önermeler ortalıkta gözükmüyor. Bir başka deyişle konunun toprak mülkiyeti, topraksız köylüler sorunu olduğu dile getirilmemiş, adeta saklanmış.

Doğu Sorununun Çözümüne Kürt Yoksulları Müdahil Mi?

Kürt ayrılıkçı hareketinin egemen olduğu bölgelerde toprak mülkiyeti; aşiret örgütlenmesi altında toprak ağalarının denetimindedir.

Ağalara ait topraklarda yoksul Kürt köylüsü, yarı aç, yarı tok varlığını sürdürmeye çalışır. Kimi zamanlar topraklar ile satılır ya da pazarlanır.

Seçimlerde oylar kitlesel olarak atılır ve beyler meclise gider. Milletvekilleri, belediye başkanları, genellikle ya toprak ağaları ya da yakınlarıdır.

Sanayici ve ticaret erbapları da benzer sınıfsal yapıdadır. Kentlere gelen yığınlar, sanayi ve hizmet sektörünün yeterince gelişememesi nedeniyle işsizdir.

Bölgede eğitim ve sağlık hizmetleri de talebi karşılamaktan uzak.

Çözüm Ne?

Çözüm, bölgedeki feodal yapıyı tasfiye edecek olan ve temelinde “Toprak Devrimi”’ni kapsayan “Bölgesel Kalkınma Planı”ndan geçmektedir.

Toprak Devrimi’nin ilk aşaması,elbette topraksız ya da az topraklı köylülerin yeter genişlikte topraklandırılması.

Aslında T.C.Anayasası’nın 44. maddesi bunu zorunlu kılmaktadır. Ancak, Toprak Devrimi salt toprak dağıtımını içermemeli.

Aksi durumda dağıtılan topraklar yeniden güçlülerin eline geçecektir.

Bunu engellemek için toprak devriminin, tarım işletmelerinin kooperatif örgütlenmesiyle ele alınması şarttır.

Burada girdilerin temininden başlayarak çıktıların pazarlanmasına değin kooperatifler temel alınmalıdır. Bir başka deyişle, köylüler kooperatifler ile sanayici olmalı.

Toprak devrimiyle birlikte bölgede kamu iktisadi kuruluşları eliyle sanayileşmeye ivme kazandırılmalıdır. Böylesi bir yaklaşımda, Devlet bölgede de yönlendirici ve yatırımcı olmalı.

Daha açıkçası Planlı Karma Ekonomi uygulanmalı. İşsizlik ve yoksulluğun çözümü, liberal ekonominin eline bırakılmamalı.

Doğu Sorununun genel anlamda tek çözümünün ise, “bütün yurttaşlarımıza bu ülkenin kaynaklarını ve üretimini eşit bir şekilde paylaştıracak bir toplumsal sistem” olduğunu ,ayrılıkçıların kimi zamanlar açık,kimi zamanlar örtük dille getirmeye çalıştığı üzere ayrı devlet kurması, özerklik ya da federasyon  gibi seçeneklerin çözüm olamayacağınıdüşünüyorum

CHP Yöneticilerine Atatürk’ün  Toprak Devrimi  Konusunda Yapmış Olduğu Bir Söylemden Anımsatma Yapalım mı?

1 Kasım 1937’de TBMM Açış Konuşması’nda Atatürk; “ Bir defa memlekette topraksız çiftçi bırakılmamalıdır. Bundan daha önemli olanı ise, bir çiftçi ailesini geçindirebilecek toprağın, hiçbir sebep ve suretle bölünemez bir maliyet alması, büyük çiftçi ve çiftlik sahiplerinin işletebilecekleri arazi genişliği, arazinin bulunduğu memleket bölgesinin nüfus kesafetine ve toprak verim derecesine göre sınıflamak lazımdır”.demişti.

CHP’nin Atatürk Devrim ve ilkelerine sahip çıkar yaklaşımını, sözde değil,özde ve uygulamada olmasını diliyorum.