Detay Üst

“TEOG ÇOCUKLARI OLUMSUZ ETKİLİYOR”

“TEOG ÇOCUKLARI OLUMSUZ ETKİLİYOR”

“TEOG ÇOCUKLARI OLUMSUZ ETKİLİYOR”
  • 16-09-2017 09:09

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, milyonlarca öğrenciyi ve ailelerini ilgilendiren TEOG’un kaldırılması isteği tartışmaları beraberinde getirdi. TEOG kalkarsa yerine nasıl bir sistem geleceği eğitim camiasında masaya yatırılıyor. Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel konuya ilişkin “TEOG çocukları olumsuzetkiliyor. Okullar kendi öğrencilerini kendileri seçmeli. Yenilikçi sistemlerden korkmamalıyız” diyor.

**

Yücel konuya ilişkin yaptığı açıklamasında  1-2 saatlik sınavlar ve yalnızca puanla okul tercihlerinin tek tip yapılması yerine başvuru kabul modellerinin bilinçli seçimler ve daha kaliteli okullar yaratacağı görüşünde. Yücel; “TEOG’un misyonunu yitirdiğine inanıyorum. Bu açıdan Sayın Cumhurbaşkanımızın  ifade ettiği görüşe katılıyorum. TEOG varlığı ve sonuçlarıyla tüm toplumu, çocuklarımızı ve eğitim sistemimizi olumsuz etkilemektedir. Düşünün ki 8.sınıfı bitiren her öğrencinin girmek durumunda olduğu bu sınavlar için 6.7. ve 8. Sınıflarda okullarda sadece bu sınavlar için hazırlık yapılmakta, 13-16 yaş arası en yüksek beceri kazanma döneminde olan gençler sadece bu sınavla uğraşmakta, okullarda TEOG skorları ve çoktan seçmeli herhangi bir beceri gerektirmeyen bu sistemle öğrenci kabul etmek durumunda kalmaktadırlar. Bu sistem tek tip liseler yaratmakta, ortaokullarda eğitimi sadece sınava endekslemekte, liselerin kimliksizleşmesine, 1,3 milyon gencin, ailesinin ve en önemlisi ülkemizin zaman kabına yol açmaktadır” dedi.

 

Başvuru kabul sistemleri hayata geçirilmeli

TEOG’un kaldırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşlerini destekleyen Yücel’in TEOG yerine alternatif bir model önerisi de var. Yücel; “Çağımızda anaokulundan üniversiteye kadar gençler becerilerle donatılmalı, dijital çağın becerilerini hızlı ve üreterek öğrenmelidir. Bu açıdan ülkemiz Endüstri 4.0, STEM, yüksek katma değerli üretim yapabilmek için “çoktan seçmeli” bu tür sınavlar yerine daha farklı kabul sistemleri uygulamalıdır. Benim önerim; her okul kendi öğrencisini seçebilmelidir. Okullar kendi kültürüne, hedeflerine  göre öğrenci seçebilmelidir. Eğer okulların bunu yapmasına izin verilirse her okulun kültürü, kimliği ve tarzı olacaktır. Öğrenciler de buna göre anaokulundan, ilkokuldan itibaren kendini bu okula göre hazırlayabilecek, okulların rekabet gücü ve öğrencilere farklılaştırılmış modeller sunma şansı doğacaktır. Burada benim önereceğim sistem, üniversitemizde 4 yıldır ve liselerimizde geçen yıldan bu yana uyguladığımız öğrenci başvuru ve kabul modeli olan sistemdir. Okullarımızda uygulamadığımız “Apply BAU ve Apply Fen-tek” adını verdiğimiz bu model öğrencilerin öncelikle okullarımız için bir başvuru yapması (başvuruda öğrenci cv’sini, becerilerini, geçmiş dönemde yaptıklarını, hedeflerini ve hayallerini yazarak başvuru yapabilir) bu başvuru sonucunda öğrencilerle mülakat yapılarak okula uygun öğrencilere kabul verilmesi esasına dayanmaktadır. Bu yöntemle öğrenciler okulları tanımakta, o okula girebilmek için kendini farklı becerilerle donatmaktadır. Sınavlar tabii ki olacaktır ancak öğrencinin neyi bilemediklerinin ölçümü yerine neyi bildikleri test edilecektir. Ona göre de yetenekleri teşhis edilip daha iyi bir yönlendirme yapılabilecektir” dedi.

-BASIN BÜLTENİ-



ÇOK OKUNAN HABERLER