CHP’Lİ ÖZDEMİR: YENİ SİSTEM SADECE EKONOMİYİ VE HUKUK DEVLETİNİ DEĞİL EĞİTİMİ DE VURDU

CHP’Lİ ÖZDEMİR: YENİ SİSTEM SADECE EKONOMİYİ VE HUKUK DEVLETİNİ DEĞİL EĞİTİMİ DE VURDU CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir, ilkokula başlama yaşının 69 aya çıkarılması, sözleşmeli personelin mecburi çalışma süresinin düşürülmesi gibi temel konulara ilişkin yasal düzenlemelerin de bulunduğu Kanun Teklifi üzerine konuştu.

CHP’Lİ ÖZDEMİR: YENİ SİSTEM SADECE EKONOMİYİ VE HUKUK DEVLETİNİ DEĞİL EĞİTİMİ DE VURDU
  • 28 Haziran 2019, Cuma 13:21

CHP’NİN ELEŞTİRİLERİNİN HAKLI OLDUĞU DA BİR KEZ DAHA GÖRÜLDÜ

TBMM Genel Kurulunda önceki gün kabul edilen Kanun Teklifi ile yapılan yasal düzenlemelerin aslında çok büyük tartışmalar sonrasında değiştirildiğini ve o gün de bu uyarıları yaptıklarını kaydeden CHP’li Sibel Özdemir, “Kanun teklifiyle ilkokula başlama yaşı, mesleki eğitim, sözleşmeli personelin mecburi çalışma süresi, özellikle öğretmenlerin kadro hakları, yurtların denetimi ve işletilmesinin devri gibi eğitim sistemimizde gerçekten çok önemli, detaylı çözümler gerektiren konularda maalesef günübirlik geçici çözümler üretilmesi çabasını görüyoruz. Bu kanun teklifindeki bu önemli düzenlemeler aslında önceden çok büyük tartışmalar sonrasında değiştirilen, örneğin ilkokula başlama yaşı, sözleşmeli öğretmenlerin süreleri gibi... Aslında bu konularda bir ilerleme kaydedilmediği gibi, başladığımız noktaya geri döndüğümüze de şahit oluyoruz. Bizlerin zamanında ve yerinde yaptığı eleştirilerde ne kadar haklı olduğumuzu da bir kez daha görmüş oluyoruz.” dedi.

AK PARTİ DÖNEMİNDE DEVLET VE ÖZEL OKULLAR ARASINDAKİ EŞİTSİZLİK MAKASI AÇILDI

Devlet ve özel okullar arasındaki nitelik farkının kapatılması için özel okullara teşvik verilmesi yerine bu kaynağın devlet okullarının alt yapısı için kullanılması gerektiğini savunan Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü: “Millî Eğitim Bakanının daha önce defalarca paylaşmış olduğu özel okullara giden öğrencilere verilen teşvike ilişkin bir değişikliğin ve ayrıca özel eğitim kurumları ile devlet okulları arasındaki farkın azaltılmasına yönelik düzenlemelerin de yapılmasıydı. Ancak bu kanun teklifinde bu düzenlemenin yapılmamasını bir eksiklik olarak görüyoruz. Şöyle ki: Yine bu iktidarın bir eğitim bakanı döneminde yapılan bir düzenlemeyle özel okullara gidecek öğrencilere eğitim desteği bir teşvik verildi ve bu teşvikle eğitimdeki fırsat eşitsizliğindeki makas maalesef daha da açıldı. Eğitim politikalarının özelleştirilmesinden ya da özel öğretim kurumlarının teşvik edilmesinden ziyade, bu eğitim bütçesinin devlet okullarının altyapısı, donanım, nitelik, sosyal imkânlarına ayrılması gerekmiyor muydu? Bu teklifle de devlet okullarına giden öğrenciler ile özel okullara giden öğrenciler arasındaki öğretim, nitelik farkını kapatmamız önceliğimiz olmalıydı. Ama bugünkü düzenlemeyle bu temel eşitsizlik sorununa ilişkin bir adım atılmadı ve işte bu eksikliklerin yaşanmasının temel nedeni de bu kanun teklifinde olduğu gibi geçici çözümlerle sorunlara yaklaşılmasıdır.”

EĞİTİM: AK PARTİ’NİN EN BAŞARISIZ OLDUĞU ALAN

“Milli Eğitim Bakanı göreve büyük beklentilerle geldi. Aradan geçen bir yılda maalesef eğitim sistemimize somut bir ilerlemeye imza atamadı. Eğitim sistemimizin, AK Parti iktidarlarının en başarısız olduğu alan olarak ortadadır. Evet, en çok bakanın değiştiği, gelen her bakanla sistemin değiştiği ve neticede nitelik anlamında eğitim sistemimizin başarısız olduğu konusunda hemfikiriz. Oysa Meclis’te şu anda 1'inci parti olan AK Partili hatiplerin özellikle değindiği konu, en fazla bütçenin Millî Eğitim Bakanlığına ayrılması konusudur. Ancak bu bütçe dağılımına baktığımız zaman, bu bütçenin yüzde 83,4 gibi büyük bir kısmı personel giderlerine ayrılmıştır ve daha çarpıcı bir veri, 2008 yılında Millî Eğitim Bakanlığının yatırım ödeneği yüzde 14,8 iken bu pay 2019'da yüzde 10'a kadar düşmüştür. İşte bu oranlarla gelişmekte olan ülkeler arasında da geri sıralarda yer almaya devam etmekteyiz. Yani ayrılan bu bütçenin altyapı, nitelik, sosyal olanaklar, fırsat eşitsizliğini giderme gibi eğitimdeki temel sorunlara yeteri kadar ayrılmadığı da açıktır. Gerek ulusal düzeyde gerekse uluslararası düzeydeki raporlarda, değerlendirmelerde maalesef eğitimde beklenen ilerlemeyi sağlayamıyoruz. AK Parti iktidarları dönemince eğitim politikamıza makro, bütüncül ve stratejik bir bakış açısı çabaları oldu ama maalesef, bu sağlanamadı. Eğitimdeki başarının ölçütünü sadece “bütçedeki artış, yapılan okul sayısı, açılan derslik sayısı, ataması yapılan öğretmen sayısı -ki hâlâ temel sorun alanı” gibi nicel verilerle değerlendiren bir öngörüsüz, plansız bakış açısını iktidar partisi artık terk etmelidir.”

YENİ SİSTEM SADECE EKONOMİYİ VE HUKUK DEVLETİNİ DEĞİL EĞİTİMİ DE VURDU

“Övünerek gerçekleştirilen yeni anayasal düzenlemedeki yönetim anlayışı sadece ekonomiyi, hukuk devletini, güçler ayrılığını, bağımsız işleyen kurumsal yapıları değil, eğitim sistemimizi de vurdu ve maalesef bir ilerleme de gerçekleştiremedi, hatta bir geriye gidiş de yaşanmaktadır. İşte bu yeni yönetim anlayışının bir eksikliğini biz Mecliste yaşıyoruz. Biz burada gerek Komisyon aşamasında gerekse Genel Kurulda eğitimin temel sorunlarını tartışıyoruz. Önemli yasal düzenlemeler yaptığımız alanların ilgili bakanları ile yasama organı arasında bağın kopmuş olması da yeni yönetimin sisteminin en büyük zafiyetidir. İşte, özellikle de eğitim politikalarını -ki en stratejik politikamız- detaylı olarak tartıştığımız bu Genel Kurulda Millî Eğitim Bakanının olmaması durumu dahi, sorunları çözme iddiamızdaki çelişkiyi ortaya koymuyor mu?”

-BÜLTEN-

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık