ORMAN YANGINLARINA DİKKAT!
Değerli okurlarım, iklim krizi dünyayı etkiledi. Kış geçmek bilmedi, yaz ise cehennem sıcağında devam ediyor. Allah herkesi, her canlıyı korusun. Aşırı sıcağın gelmesi ile Orman yangınları baş gösterdi. Orman bizim gerçek yaşamımız. İnsanların hataları yüzünden bu yangınlar artıyor.
Ne yazık ki doğanın dengesi gözlerimizin önünde bozuluyor ve canımız ciğerimiz olan ormanlar bu dengesizliğin faturasını en ağır şekilde ödüyor. "Orman bizim gerçek yaşamımız" çünkü ormanlar sadece ağaç yığını değil, aldığımız nefes, içtiğimiz su, binlerce canlının yuvası.
Bu yangınların %90'a yakını maalesef insan hatasından, ihmalden ve dikkatsizlikten çıkıyor. Madem durum bu, o zaman hem devletin hem de bizlerin (toplumun) acilen ve el birliğiyle yapması gerekenler var.
Topluma Düşen Görevler (Biz Ne Yapmalıyız?)
Yangını söndürmekten daha önemlisi, çıkmasını engellemektir. Bireysel olarak şu kuralları hayat memat meselesi görmeliyiz:
Ateşli Pikniklere Son Vermek: Yaz aylarında, özellikle rüzgârlı ve aşırı sıcak günlerde ormanlık alanlarda veya yakınlarında kesinlikle mangal/piknik ateşi yakmamalıyız.
İzmarit ve Çöp Faciası: Araç camından dışarıya asla sigara izmariti atmamalıyız. Ayrıca ormana bırakılan cam şişeler ve kırıkları, güneş ışığını bir büyüteç gibi toplayarak kuru otları tutuşturur. Çöplerimizi ormanda bırakmamalıyız.
Anız Yakmamak: Çiftçilerimizin hasat sonrası anız yakma alışkanlığından tamamen vazgeçmesi gerekiyor. Kontrolden çıkan bir anız ateşi, dakikalar içinde koca bir ormanı yok edebiliyor.
İlk Müdahale ve İhbar: Ormanlık bir alanda en ufak bir duman gördüğümüzde "başkası aramıştır" demeden hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aramalıyız. Yangında saniyeler bile altın değerindedir.
Devlete Düşen Görevler (Kurumlar Ne Yapmalı?)
Devletin hem önleyici tedbirleri artırması hem de teknolojik ve lojistik olarak her an savaşa hazır olması şarttır:
Erken Uyarı ve Yapay Zekâ: Ormanların İHA'lar (İnsansız Hava Araçları), termal kameralar ve yapay zekâ destekli sistemlerle 7/24 gözetlenmesi, yangının çıktığı an tespit edilmesini sağlar.
Hava ve Kara Filosunun Güçlendirilmesi: Yangın söndürme uçakları, helikopterleri ve karadan müdahale edecek arazöz filosunun her zaman sayıca yeterli ve bakımlı olması gerekir. Ayrıca orman işçilerinin sayısı ve eğitimi artırılmalıdır.
Giriş Yasakları ve Denetim: Riskli dönemlerde ormanlara girişlerin kesinlikle yasaklanması ve bu yasakların kolluk kuvvetlerince sıkı bir şekilde denetlenmesi şarttır.
Cezaların Caydırıcılığı: Orman yakmanın, ihmal sonucu yangına sebebiyet vermenin cezaları çok daha ağır ve tavizsiz olmalıdır ki kimse bu konuda gevşek davranamasın.
Kısaca; Doğa bize çığlık atarak alarm veriyor. Devletin gücü, toplumun da bilinci ve hassasiyeti birleşirse bu cehennem sıcaklarında ciğerlerimizi koruyabiliriz. Dualarına yürekten katılıyor, "Allah tüm canlıları korusun" diyorum. Milletimiz yasaktan anlamıyor, bu nedenle teknolojiyi ve fiziki engelleri daha akıllıca kullanmak zorundayız.
Ormanın tamamını değil ama insanların piknik yapmaya meyilli olduğu yol kenarlarını, giriş kısımlarını bariyerlerle veya hendeklerle araç girişine kapatmak pratik bir çözümdür.
Fiziki çit yerine, orman sınırlarına yerleştirilecek hareket sensörlü kameralar ve termal dronlar "dijital bir çit" görevi görebilir. İçeri izinsiz biri girdiğinde sistem anında jandarmaya ihbar geçebilir.
Bizim insanımız yasağı çiğnemeyi sevebilir ama cebe dokunan cezadan korkar. Ormana izinsiz girmenin veya çöp atmanın cezası araba fiyatına ulaşır ve bu cezalar tavizsiz uygulanırsa, kimse o ormanın yanından bile geçmeye cesaret edemez.
Zaten bizim insanımız sözlü uyarıyı pek umursamaz ama işin ucu cebine dokunduğunda ya da anında yakalanacağını bildiğinde kurallara mum gibi uyar. "Burada kamera var, ceza yazarlar" korkusu, maalesef bazen çevre bilincinden daha hızlı sonuç verir.
Umarım bu zorlu yaz mevsiminde hem devletimiz teknolojiyi sonuna kadar kullanır hem de millet olarak biraz daha silkelenip kendimize geliriz. Ciğerlerimiz daha fazla yanmasın, hiçbir canlının yuvası kül olmasın.
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı























