• 17.04.2017
Gazeteci Gözüyle

Gazeteci Gözüyle

Bakan, Neye Bakan?!

Kusura bakmayın, bu başlığı atmak zorunda kaldım. Çünkü ben bu köşeden onlarca yazı yazarak seslendim. Yazma ile kalmadım, telefonumda kayıtlı olan Mersin içindeki etkin görevde bulunan Ak Partili 256 kişiye link attım. Okusunlar diye. Bunların içinden 15- 20 kadarı bana dönüp haklılığımı beyan etti, iyi niyetlerini ortaya koydular. Ama çoğunluk sessiz. Biz sessizliğin neden kaynaklandığını biliyoruz. Anlamak istemeyenler var. İşte bu yazıları anlamak istemeyenler için yazıyoruz.

Aşağıdaki linkte 29.3.2017 günü “Referandum ve Mersin’deki Bakan Programları” başlıklı bir yazı kaleme aldım.

Linki şu: http://www.haberanaliz.net/yazarlar/gazeteci-gozuyle/referandum-ve-mersindeki-bakan-programlari/94

Üzerini tıklayıp kendiniz okuyun.

Ne demişim, neler yazmışım, nasıl seslenmişim bakın.

31.3.2017 günü bu köşeden yine “Mersin’de MHP Camiası Referandumun Neresinde?” başlıklı bir yazı yazdım. Onun linkini de veriyorum. Tıklayın okuyun.

http://www.haberanaliz.net/yazarlar/gazeteci-gozuyle/mersinde-mhp-camiasi-referandumun-neresinde/97

7.4.2017 günü tekraren buradan bir yazı yazdım. Başlığı “Mersin Referandum’a gidiyor (!)” bu idi.

Linki: http://www.haberanaliz.net/yazarlar/gazeteci-gozuyle/mersin-referanduma-gidiyor/107

Dünde buradan bir başka yazı yazdım.

16.4.2017 günlü “Kedi buysa Ciğer nerde?!” başlıklı yazımda burada duruyor.

Linki: http://www.haberanaliz.net/yazarlar/gazeteci-gozuyle/kedi-buysa-ciger-nerde/115

Ak Partiliyim diyen, Ak Partiye samimi duygular ile hizmet ediyorum diyen, Ben namuslu siyaset yapıyorum, partimi satmıyorum, tezğaha getirmiyorum, bır kısım çıkar ilişkileri içinde değilim, reisin yolunda, İzindeyim diyenin bu verdiğim linklerin üzerini tıklayarak okuması gerekir. Okur, okumaz, kendilerinin bileceği iş.

Ben bu güne geliyorum. Yazımın bugünkü Başlığına dönüyorum. Bakan, Neye Bakan?!”

Mersin yıllarca sahipsiz kent görüntüsünü yenemedi. Siyaset sahnesinde yer alanlar bilirler. Çalışır çabalarlar, ama bir bakarsınız, birini bulur getirirler listenin başına koyarlar. Allar, pullar Mersin’e gagalarlar. Sanki Mersin’in kendi evladı, kendi yöresinin çocuğu, kendi içinde doğmuş büyümüş ve burada hava soluyanı yokmuş gibi, illa dışarıdan birini getirtir oturturlar.

Geçtiğimiz milletvekili seçimlerini bir hatırlayın. Ardı ardına vekillik seçimi yaşadık. Ak partide sıralamaya bakın.

Adam bir önceki seçimde birinci sırada Vekil idi, halkın sevdiği, saydığı, tabanda büyük kabul görmüş, her insanın sorunu ile yakından ilgilenen, herkese koşan bir adamdı, ikinci seçimde adamı sırasından edip kaldırıp attılar.

BAKAN diye getirdiler Lütfi Elvan’ı bu memlekete koydular. Yörüktü, Türkmendi, vızıltı cızıltı birçok laf üretip BAKANI bize monte ettiler.

Badece bu dönemde değil, her dönemde bu işler hep aynı usulde gitti. Mersin’e yazık oldu. Bizlere yazık oldu. ANAP’ın DYP’nin o şaşalı dönemlerini hatırlayın, aynı siyasi tezgâhlar o dönemde de yapıldı.

Bakan Elvan iyi bir insan olabilir. Bizim sözümüz onun insanlığına değil.

Mersin artık ithal isim istemiyor.

Vekil yapısı çok önemli. Sıralamaya koyduğunuz isimler halkın içinde olan sevilen sayılan isimler olmalı.

Yukarıdan dayatma ile aday belirlendiği müddetçe başarılı olmak mümkün değil.

Bu şehrin içinde mütevazi, herkesi kucaklayan, kendi içinden çıkardığı çocuklarını listelere almaz iseniz, önümüzdeki seçim HÜSRANDIR…

Bu Vekil listeleriniz boştur.

Tabanı boştur, altı boştur, içi boştur, bilgi, birikim, donanım yoktur, siyaset bunu kaldırmaz.

Dünü kadar adama, Ağbi diyorlar, adam milletvekili olunca, “bana ağbi deme sayın milletkvekilim diyeceksin” diye herkesin içinde ikazda bulunuyor.

Neler neler yaşanıyor. Hangini anlatalım, aktaralım.

Başbakanın Mersin’de yemekli toplantısında sözde sivil toplum önderleri oraya davet edildi, kendilerine yakın kim varsa onu çağırdılar, toplumsal karşılığı olmayan çok sayıda tip orada idi.

Yine içişleri bakanı Mersin’e geliyor, Kapalıda programı var, salon yarı yarıya boş durumda.

Eleştirip yazıyoruz kızıyorlar.

Sizin düşmanınız değiliz, Ak partiliyiz, Ak Parti daha büyük hale gelsin diye çaba sarf ediyoruz, görmezden geliyorsunuz.

Bakanın programlarının yanlışlığını dile getirip, mütevazılıkten bahsettik, bir baktık bakan bu yazımızdan sonra bir ayakkabı boyacısının fırçasını eline almış ayakkabı cilalıyor ve bunu da basına servis ediyorlar.

Güler misin, ağlar mısın…

Bakan, sadace iş adamlarının ve şehirde belirli kesimin bakanı değil.

Ne dedik?

Biz AYA BAKAN, GÜNEŞE BAKAN, YILDIZA BAKAN, ETRAFINA, YAKIN ARKADAŞLARINA, EŞE DOSTA, AKRABAYA BAKAN değil, şehrimize bakan, milletimize bakan istiyoruz dedik ve yazdık.

Bakan iş adamlarının sofralarında, toplantılarında…

Memlekette sadece iş adamları var, başka kimse yok.

Kocaman teşkilatların içi boş...

İlin yönetici sayısı belli, ilçelerin yönetici sayısı beli. Sadece İl ve Merkezdeki dört ilçenin kadrosunun dörtte biri bakan ile bakanın yanında diğer milletvekilleri hazırken yol yürüseydi, sonuç daha farklı olurdu.

Yine bakanın yanında, eski yeni vekiller, bu davaya hizmet etmiş diğer eski yeni isimler yer alıp, birlikte yol yürüselerdi, netice farklı olurdu.

Bakan ayrı telden, vekiller ayrı telden, teşkilatlar ayrı telden, eski il ilçe başkanları ve yöneticileri ayrı telden, partililer kimin önünde nasıl oynayacaklarını şaşırıp kaldılar (!)

Böyle samimiyetsiz çalışma olursa, böyle sonuç olur.

Utanmadan sıkılmadan ülke geneli alınan yüzde 51’lik neticeyi kendilerine mal ediyorlar.

Yazıklar olsun.

Eğer O Cumhurbaşkanı, o Başbakan olmasa bu neticeyi çok zor alırdınız.

Onların samimi, içten, cansiperane çalışmaları bu neticeyi çıkardı.

Ak parti Mersin’de Teşkilatlardaki isimler dâhil kimse samimi değil, samimi çalışmadı, oranlar ortada.

Derhal, en kısa süre içinde bölge milletvekillerini dinlemeden, sadece teşkilatta dün, bugün, önceki gün görev yapmış ayrıca sade partili durumunda olan kayıtlı üyeyi dinleyerek harekete geçin.

Bize yakın sendika, bize yakın STK diyerek il başkanı, ilçe başkanı, yöneticiler belirlemeye kalkarsanız, MERSİNİN KADERİ İLE OYNARSINIZ, çünkü hep birbiri ile ilintili bağlantılı tipler ve yıllardır Mersin’i geride bırakmak için çaba harcıyorlar.

Tekrar ediyorum. Derhal, en kısa süre içinde bölge milletvekillerini dinlemeden, sadece teşkilatta dün, bugün, önceki gün görev yapmış ayrıca sade partili durumunda olan kayıtlı üyeyi dinleyerek harekete geçin.

İl başkanı, merkezdeki dört büyük ilçenin başkanı ve yönetimleri yeniden yapılanmalı.

Ardından yapılacak ilk seçimde de ithal adaydan vazgeçilip, Mersin’in siyasetini yapan, bu sahnede olan, partide emeği, katkısı, çabası olan, siyasi emekte tuzu ekmeği olanlardan liste oluşturun.

Aksine durum Ak Partiyi Mersin’de daha kötü duruma sokar.

Ak Partinin Mersin’de bir sonraki seçimde yüzde 60- 65 civarında oy almasını istiyorsanız bu dediklerime kulak verirsiniz.

Niyetiniz başka ise, diyecek sözüm yok.

Partide görev almış ama şimdi görevli olmayanları dışlamaktan vazgeçin.

Partiye olumlu bakan, sıcak bakan ama sizin tarafınızdan “Gel aramıza katıl, yol yürüyelim” demediğiniz, diyemediğiniz,  Eski DYP ve ANAP çizgisinde olup bir yere gitmemiş bir kenarda bekleyen insanları kucaklayın. Samimi olun, içinize katın. Ne kaybedersiniz?!

Bakın, kâğıt üzerinde eksiksiz gösterdiğiniz SANDIK KURULLARINA YAZDIĞINIZ isimler bile yerinde yoktu. Sandıkların başıboştu.

Ben oy kullandığım sandıkta Ak Parti temsilcisini göremedim. Acaba yanılıyor muyum dedim, diğer sandıkları gezip içerdeki heyetlere baktım, yoklardı.

Birbirimizi kandırmayalım. Oy verdiğim sandık Mezitli’de. Kız imam hatip lisesi.

Geldim Akdeniz ilçesi yenimahalleye. Doğup büyüdüğüm yer. Buradaki iki okula bizzat gidip birde orda duruma baktım.

Sandıklardın başında Ak Partili görevli göremedim. Birbirimizi kandırmayalım, birbirimize lolo yapmayalım.

Gelin tedbir alalım, gelin adam gibi, el ele vererek, birbirimize burun kıvırmadan, birbirimizi yok saymadan çalışalım.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.