• 10.05.2014
Gazeteci Gözüyle

Gazeteci Gözüyle

Bir Büyükşehir hikâyesi…

Bir Büyükşehir hikâyesi…
Biliyorsunuz Biz Mersin Temsilciliğimizde pek bulunmayız. 
Çünkü Temsilcilikteki arkadaşımız sürekli dışarıda haber kovalar. 
Bunu bildiğimiz için hem haber sitemizin KÜNYE bölümüne, hem de her yazdığımız köşe yazısının altına “bize göndereceğiniz cevaplar, düzeltmeler, her hangi bir resmi yazıyı, şu e-mail adresine atın, vakit kaybetmeyin” diye not koyarız.
Adamlar okumaktan aciz, görev yapmaktan aciz, laf olsun torba dolsun diye çalıştıklarından, görevlerinin gereğini gerektiği şekilde yapmıyorlar. 
Burhanettin Kocamaz bey’in işi gerçekten çok zor. 
Bu kadro ile nasıl başarı sağlar doğrusu merak ediyorum. 
Allah yardımcısı olsun.
Neyse…
Konuya döneyim.
Konumuz şu: Toplu Taşıma araçlarının hijyenliği ve güveni hususunda herkesi göreve çağırdık.

"Tüketicilerimizin çoğunluğunun mecburi olarak kullandığı topluk taşıma araçlarının hijyenik koşullardan uzak olması, sağlıksız koşulları barındırması, yaşamsal tehdit oluşturuyor. Ülkemizde dikkat çekilmesi gereken en önemli toplumsal, yaşamsal hususlardan birisi de toplu taşıma araçlarının rezaletidir. Toplu taşıma araçları halkın çoğunluğu tarafından mecburen kullanılan araçlar. Bu araçları 7/24 saat kullanmakta olan insanlarımızın içinde, Hasta olanı var, rezil kıyafetler ile bineni var, üstü başı kir pasak içinde bineni var, Eğer bu araçlar steril edilmez ise, her çeşit mikrobu ve hastalığı barındırdığı gibi bulaştırıyor da. Halk otobüsleri, dolmuşlar ve her çeşit toplu taşıma aracının çok sıkı elden geçmesi ve hijyenik koşulların oluşmasının sağlanması gerekir. Bu işin insan sağlığı ile ilgili yaşamsal boyutu var. Araçların içi toz toprak kalıntısı dolu. Çoğu bakımsız, kirli, pasaklı, berbat halde... Oturaklar ayrı dert, ayakta duran yolcu için tutamak dediğimiz kolluklar, demir korkuluklar ayrı dert. Araçların içi resmen mikrop ve hastalık yuvası. Araçlara binmek bir dert, binmemek bir dert. Vatandaş bu hususta çaresiz..
Artık vatandaş, bu araçlardan insanca, uygarca, çağın gereğine uygun şekilde hizmet almak istiyor. Bu işe bir çeki düzen verilmesi gerekir. Başta bu işten ekmek yiyen şirketler, kuruluşlar, kooperatifler, dernekler, meslek odaları, bu işe el atmalı. Belediyeler ve Çevre müdürlükleri, Halk sağlığı birimleri el ele verip, halkı da bilinçlendirmeli, bu ticari araçların işletici ve sahiplerini uyarmalı. Gereken tedbirler bir an evvel alınmalı. Resmen hastalık saçıyorlar, hijyenik koşullardan bir haber yolcu taşıyorlar. Bu araçlarda hayvan değil insan taşınıyor. Ona göre de tedbir gerekir.
Lütfen hijyene dikkat edelim. Öncelikle bu araçların hepsinde koltuk düzenini değiştirmek lazım… Tozu çeken, pisliği içinde barındıran koltuk düzeninden tüketiciyi kurtarmak, temizliği daha kolay olan, yıkanabilir ve kurumasında sorun olmayacak maddelerden oluşan koltuklar koymak lazım. Elle tutulan tutamakları, koridorlardaki koltuk başları ve korkuluk demirlerinin kir, ter, mikrop yaymayan cinsten alaşımlı maddelerden oluşturmalı. İç dizaynı öyle yapılmalı ki, akşam otobüsü garaja çekerken, sürücüsü ve kullanıcısı içine hortumu alıp, ilaçlı su ile yıkadığında kuruması da, temizliği de dert olmamalı. Gün aşırı yıkama, hem araca zarar vermemeli, hem araçtı hijyeni sağlamalı. Araç içlerinde gündüz insan taşırken içerdeki pis havayı dışarı atacak tertibin alınması, ayrıca havadaki mikrobun kırılmasını sağlayacak dezenfektan kokunun yayılmasını sağlamak gerek. Açılır kapanır kapıların aralarında hava girmesini engelleyecek tertibin alınması, kapı fitillerinin düzeltilmesi, toz toprak ve zararlı bakterilerin girmesini engellemek gerek. Resmen toplu taşıma araçları insan sağlığını tehdit ediyor.”
Böyle dedik ve yazdık Büyükşehir ilgilileri ile diğer ilgililere seslendik.
Mersin Valiliği yazımızın çıktısını almış Büyükşehir Başkanlığına göndermiş. 
Tarih 7.1.2014… 
Orası ise sözde gereğini yapmış ve Valiliğe cevap göndermiş. 
Ardından da bize, mevzuat ve usul gereği göndermesi gereken cevabı göndermemiş. 
Dün ZABITALAR marifeti ile Mersin temsilciliğimizin adresine aşağıda yayınlayacağımız cevabı bilgilendirme yazısını elden göndermişler. 
Üstelik açık halde, kapalı bir zarf içinde bile değil. 
Bizi bulamamışlar, komşuya açık halde bırakıp gitmişler.
Temsilcimiz geliyor, alıyor okuyor. 
Bakıyor ki, aylar öncesinden, yayınlarımıza istinaden bize  yazılmış olan bir bilgilendirme yazısı.  
Temsilcimiz ilgili resmi evrağın altındaki telefonlara ulaşıp, yarım saat uğraştan sonra ilgilisini buluyor. İlgiliye durumu aktarıyor. 
Cevap şu: “Sizi birkaç kez gelmiş bulamamışlar, bu yazı aylardır burada, bu kez size zabıta ile gönderdik”  
Şu rezalete bakın yahu!
Bu haber sitesinin KÜNYE BÖLÜMÜNDE, İLETİŞİM BÖLÜMÜNDE VE her yazılan yazının altında cevap göndereceğiniz adres deyip bir posta adresi veriyoruz ki, zaman kaybı ve israfı olmasın diye. Devir iletişim devri. Ama Bizim Büyükşehirin bu işten haberi yok (!)
Ne hikmet ise o günkü başkan yellense haber bülteni yapıp bizlere gönderen belediye basın bürosu, bu kendisine bağlı birimlere bir yazı çıkartıp, ilgili haber sitelerinin künyelerini, iletişim adreslerini okuyun, ona göre bilgi verin diyemiyor (!) 
Yada kendisi bu işleri takip edemiyor (!)
Neyse…
14.1.2014 günü bize yazıldığı imzalı resmi evraktan belli olan ancak dün elimize geçen bilgilendirme notunu size aktarıyoruz.
Aşağıda. Okuyun bakın, ne yazmışlar!

Şimdi soruyoruz, TOPLU TAŞIMA ARAÇLARINDAKİ TEMİZLİK VE HİJYEN KONUSUNDA ne değişti? 
Değişen bir şey var mı? 
Denetim yapıp gereğini yapıyor musunuz? 
Yapıyor iseniz, yukarıdaki makalenin içeriğine ve ruhuna uygun şu ana kadar ne yaptınız, kime ne yaptırım uyguladınız? 
Halen Mersin’deki tüm toplu taşıma araçları hijyen konusunda berbat. Sağlıksız koşullarda hizmet sunuyorlar. 
Ayrıca Durak harici indir bindir devam ediyor. 
Aşırı yolcu ve ayakta yolcu olayı devam ediyor. 
Yok mu buna bir çözüm bulacak!
Geliyorum işin ZABITA bölümüne. 
Bir resmi evrak zabıta ile tebliğ edilmez. 
Kapıya zabıta gelince, konu komşu, acaba bir pislik iş mi var, ne oldu da zabıta geldi diye konuşmaya başlar.
Ayıptır. 
Çirkindir. 
Edep ve adap dışıdır. 
Tebligatın yasal prosedürü var. 
PTT ile gönderirsin. 
PTT gelir, bulamaz ise haber kağıdı bırakır. 
Niye masraf yapalım derseniz, bizde PTT masrafı yapmayın diye zaten e-mail adresi koymuşuz. 
Bülten gönderenler, cevabi yazıyı göndermeyi beceremiyorlar mı? 
Ne diye zamanı hor kullanıyor, devletin zabıtasını bu işle meşgul ediyorsunuz. 
Şu anlayışa bakın ya!
Mersin Büyükşehir Başkanı sn. Burhanettin Kocamaz lütfen bu işle ilgilensin. 
Ve başta toplu taşıma araçlarının sağlıklı koşullarda seyrini sağlasın, ardından zabıtanın böyle işlerde kullanılmasının önünü kessin, basına verilecek bilgi ve cevabi yazıları da her birim basın bürosu aracılığı ile yapsın. 
O basın bürosu niye var? 
Her birim basın ile kendi muhatap olacak ise, o birimi neden kurmuşlar? 
Buraya bir çeki düzen vermek gerekmez mi sayın Başkan! 
Tüm birimlerinize yazılı bildirin. 
Valilikten gelen basınla ilgili yazılar, sizin basın büronuz aracılığı ile ilgililere gitsin ve ilgililerden de yine basına basın bürosu aracılığı ile gelsin. 
Daha iyi olur. 
Seri olur.
Zaman kaybı olmaz.
İsraf olmaz.
Kamuoyu sağlıklı bilgi edinir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.