• 06.12.2014
Gazeteci Gözüyle

Gazeteci Gözüyle

Feshane rezaleti....

İSTANBUL FESHANEDE BİR TANITIM REZALETİ
Aslında bu hususta yazı yazmayacaktım.
Çünkü bu iş ilk olarak yapılıyordu. 
Ama gelin görün ki, Şehrimiz açısından tanıtımının yanlışlığı açısından kahrolduğum için kaleme almak durumunda kaldım.
Yağcılık, yalakalık, yağdanlıkçılık bize göre değil.
Rakı masasına oturup iki kadeh içip yada bir masada yemek yiyip yazı yazanlardan hiçbir zaman olmadım, Olmam da, Allah’da nasip etmesin!
Evet gelelim şu meşhur 27-30 Kasım 2014 tarihlerinde “Mersin Tanıtım Günleri” adı altında İstanbul Feshane’de düzenlenen etkinliklere…
Sözüm ona ilk kez düzenleniyordu.
Bende yazıma başlarken dediğim gibi bir şey demeyecek ve yazmayacaktım.
Ancak, gidenlerin ve görenlerin ( yakın akrabalarım) anlattıklarına göre rezalet diz boyu. 
Etkinlikler 27 Kasım Perşembe günü başlamış olmasına rağmen resmi açılış ise 28 Kasım Cuma günü yapılmış. 
Acaba hangi hazretin programı çakıştı da ikinci güne açılış konularak tam bir fiyasko yaratılmış?(!)
Ben o hazreti biliyorum ve hissediyorum da, adını zikretmek istemiyorum, şimdilik yeni oldukları için yıpranmasınlar, onlara süre tanıyorum. 
Değerli Kardeşlerim bunu baştan organize etseniz de, gelemeyecek kişiye göre Feshane günlerini, 3 gün yapsanız da, resmi açılışı Cuma’dan başlatsanız da, resmi açılışı da ilk gün yapsanız olmaz mıydı?!
Sorun sadece bu olsa yine iyi. 
Feshane Mersin Tanıtım günlerinde salona girerken, hemen soldaki ilk standta bir şey göze çarpıyor.
“Kar Pişmaniye İzmit” afişi asılı. 
Acaba Kocaeli’ye giden eski Valimiz de mi buraya katkı yaptı? (!)
Sonrası daha da vahim…
Mersin Tanıtım Günlerinde, sergide ve stantlarda, Trabzon, Rize, Urfa, Hatay gibi firmalar ve bunların ürünleri var. 
Büyükşehir Belediyesi standı dışındaki, özellikle belediyelerin stantları kör noktalara kurulmuş. 
Valilik Standı 8-10 büyük resim ile donatılmış ancak gelenlere sunacak ne yeni yayın, nede hediye edilecek bir materyal malzeme var. 
Yani hiç olmaz ise bir patenti bize ait olan Mersin’e özgü markalı cezerye ve kerebiç konabilir ve gelenlere dağıtılıp ikram edilebilinirdi…(!)
Sadece bir Led ekranda, ilimizin bazı köşelerinin görselleri ve üzerinde çok kötü;  sanki boyalı su sıkılıyor gibi “Yeryüzü Cenneti Mersin” gibi, hamase bir yazı. 
En çok şaşırılan konu ise ‘Yeryüzü Cenneti Mersin’ yazılı devasa afişin altında yer alan tantuni resmi. 
Nasıl bir tanıtım dehası tasarlamış ise bu afişi, neden hiçbir yetkili, ‘Kardeşim, ne alaka bu burada’ dememiş orasını da anlamak mümkün değil (!)
Gidenlerin gözleri bu tanıtım günlerinde Ticaret Borsası ve Esnaf Odalarını aradı. 
Ne yazık ki ikisi de orada yoktu. 
Hâlbuki bu kentte daha yeni Narenciye Festivali diye bir şey yapıldı. 
O kadar itiraz etmemize ve gereksizliğini aktarmamıza rağmen yapıldı.
Buradan artan bazı objelerle, Ticaret Borsası bu tanıtımı orada renklendiremez miydi? 
O narenciye ile süslü güzelim takıları,  devasa heykelleri bir Tır’a yükleyip İstanbul’a göndermek ne kadar zor olabilir ki?(!)
Mersin’imiz, bırakın Türkiye’yi, artık dünyaya mal olmuş bir ürünü olan, Anamur Muzu da burada unutulmuş. 
Nasıl bir tanıtım günü ise (!)
Sayın Mersin Valisi Özdemir Çakacak,  oradaki konuşmasında, kentin dinamiklerini bir araya toplayarak bu etkinliği yaptık demiş.
Sağ olsun.
Kendisi yeni ve Mersin’e daha yeni yeni alışıyor.
Şimdi sormak lazım!
Nerede Ticaret Borsası, Nerede Esnaf Odası, Nerede Akdeniz ihracatçılar Birliği, Nerede Ziraat Odası Başkanlığı standı ve sergisi!
Bu kuruluşlar, kentimizin DİNAMİKLERİ SAYILMIYOR MU?!
Gelen dinamiklerin SERGİLERİDE laf olsun diye yapılmış.
Ticaret Sanayi Odası 5 sandalye 1 masa, Deniz Ticaret Odası büyük bir stand bir masa 5-6 kurumuna ait yayın koymuş o kadar.
Anlayacağınız Büyükşehir Belediyesinin ajanda ve kalemi de orada olmasa, gelenlere ne hediye ne de tanıtım materyali verilecek.
Onlara da buraya katılım yapan millet hurra bir şekilde saldırır gibi kapıştılar (!)
Tantuni mi? 
Güldürmeyin. 
Tantuni var ama Mersinden değil.
İstanbul’dan bulunan firma 6 liralık tantuniyi 15 liraya satıp, kar etme peşinde. 
Kerebiç satılıyor ancak markası yok. 
Tantuni, kerebiç ve cezerye konusunda tüm Türkiye’nin bildiği, tanıdığı ünlü markalarımız var ama ne yazık ki ne MİYSAD, ne Belediye, ne de Valilik bu firmaları ikna edip, tanıtım günlerine katılmalarını sağlayamamış (!)
Keza, en büyük kaynağı bu tarz tanıtımlar olması gereken otellerden Ulu Otel dışında da stand açan yok. 
Ya onlar da ikna edilmemişler yâda, ki, bu daha da kötüsü; bu tanıtım günlerinin kendi otelleri veya şehre pek katkı sağlayamayacaklarını düşündüklerinden stand açmamışlar (!)
Ey bu tanıtım günlerini düzenleyenler; bu nasıl bir tanıtım ki merkezdeki (3) üç belediye ile (Akdeniz,Yenişehir, Mezitli) Ayrıca  Tarsus, Anamur, Silifke Belediyeleri burada yoklar?!
Bunlar tanıtımı boykot mu ettiler? 
Tarsus ve Anamur bu kentin tarihi dokusunun temelini oluşturan Belediye’ler.
Dünyaca ünlü eserler bu belediyelerin sınırları içerisinde.
Yine Silifke Belediyesi de bu kentin turizm yükünü en çok çeken belediye.
Bu belediyelerin Tanıtım Günlerinde yer almaması başlı başına bir skandaldır.
Bizim kentimizle ilgisi olmayan Pişmaniyeci ile  Sapanca Gölü kenarındaki otel bile burada stand açarken, Mersin’in en gözde Belediyelerinin neden bu Mersin Tanıtım Günleri’nde standı yok bunu yetkililer bizlere açıklamak zorundadırlar.
Tanıtım böyle olmaz.
Bu işi İlla yapacaksanız, Feshane’nin her yeri buram buram Mersin kokmalı.
Mersin’in firmaları bir bir yerini almalı.
Stand parasını çıkartmak ve kar etmek için fahiş fiyata ürünler satılarak mı tanıtacağız biz Mersin’i? 
Unutmadan yazmak isterim.
Milletvekillerimizden açılışa sadece  Mersin Milletvekili Çiğdem Hanım’ın katılması bile organizasyonun ne kadar eksik planlandığının bir kanıtıdır.
Diğerleri nerede? 
Burada olmayıp nerede olacaksınız?
Bu kentin temsilcileri değil misiniz siz?
Kim bilir belki de Çiğdem Hanım İstanbul patentli olduğu için oradaydı. 
Bari yeni Valimizi ayağının tozuyla, tanıtım diyerek böyle bir organizasyonda sukutu hayale uğratmasaydınız. 
Sayın Vali daha toplantıdan önce basınla yaptığı kahvaltıda demişti ki (Mersin Hilton)  ‘Anlaşılan eksiklerimiz var, fikir alışverişi yapılmamış.’ Demişti… 
Bu konuda tabi ki kendisini eleştiremem.
Nitekim kente çok yeni bir isim.
Ama bu kentin Kültür ve Turizm Müdürü yok mu?
Valilik himayesinde Tanıtım Günleri düzenliyorsunuz, her şeyi MİYSAD diye kamuoyunda pek bilinmeyen yeni bir derneğe mi bırakıyorsunuz?
Neticede o da yeni bir kuruluş. Art niyeti olduğunu da zannetmiyorum.
Sonuç olarak, ne Kültür Müdürlüğü ne odalar ne de Belediyeler tam olarak bu işe hazırlanmamış.
Bu organizasyonda fikir birliğine varılmadığı gibi, para kazanmak için başka şehirlere ve ürünlerine burada de yer açılmış.
Mersin’le alakası olamayan ürünler pazarlanmış, tanıtılmış, her yerde kentin simgesi diye gösterdiğimiz tantunimiz İstaanbul’lu bir şirket tarafından fahiş fiyatlarla halka satılmış…
Bu tarz organizasyonların amacı kente turist ve yatırımcı çekmektir. 
Gel gör ki tanıtım materyali dağıtmadan kimi getirebilirsin ki Mersin’e? 
Her konuşmacı ‘İstanbul’da yaşayan Mersin’lilere memleket havası getirdik’ demiş.
15 liraya tantuni satarak mı getirdiniz o havayı?
Anlaşılan, Mersin’i tanıtmışlar tanıtmasına ama biraz yanlış tanıtmışlar…
Geliyorum bir ciddi hataya daha.
O da şu.
Mersin Büyükşehir Basın bürosu basına bir bülten gönderdi. 
Bu bülten de açılışa İstanbul Vali yardımcısının adı verilerek katıldığı beyan edildi.
Bir müddet sonra yapılan hatanın yanlışlığına varılıp, düzeltme yapıldı ve vali yardımcısı katılmadı dendi.
Böyle ciddiyetsiz bir çalışma ile     feshane günleri gerçekleşmiş oldu.
Yine de emeği geçen herkese teşekkürler, ama bu gerçekleri söylemek de yine bize düşer…
Amaca ulaşmayan bir çalışma israftan öteye gitmez. Yazık günah. Harcanan para ve emekte yetimlerin şehitlerin, fakir ve fukaranın hakkı var. Beytülmal!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.