• 26 Nisan 2019, Cuma 10:32
MustafaGÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

AF Ne Oldu?!

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildiği günlerde Devlet Bahçeli’nin gündeme getirmesi ile ülkemizde AF tartışması başladı.

Hapishaneler tıklım tıklımdı ve insanlar bir yatakta üç kişi yâda yerlerde yatacak durumda idiler. Koğuşlar tıka basa dolu idi. 20 kişilik koğuşta 55 – 60 kişi barınmak durumunda idiler. Cezaevlerinde Yaşamsal şartlar ağır durumda. Çoğu eski binalar. Yenilerinde de durum çok farklı değil.

12 Mayıs'ta Twitter üzerinden yaptığı açıklamalarda dikkat çeken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, tutuklu ve hükümlüler için af istemiş, konuyla ilgili herkese bir çağrıda bulunmuştu.

Hatırlıyorum MHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin bu konuyu gündeme getirdiğini belirtip ''Hapishaneler dolmuş vaziyette. Bunlar da dikkate alınarak bu düzenleme mutlaka yapılacak, bunun geri dönüşü yok artık” demişti.

Hükümet kanadından farklı seslerde geldi. Ama Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi oylanırken Cezaevlerinde bu AF çıkışı büyük ses getirmiş, günlerce Ekranlarda tartışılmış, mahkûm ve mahkûm aileleri umutlanmıştı.

“İster istemez af görünüyor ama hakkaniyetli bir af mı olacak? O tartışılır.” Söylemleri ile gerçekten çok tartışıldı.

Cumhurbaşkanımızın 2018 yılı içinde hâkim ve savcıların kura töreninde bir konuşması olmuştu.

Yanlış aklımda kalmadıysa şöyle idi: “Son af tartışmaları bu rahatsızlığı daha da artırmıştır. Arkadaşlarımızdan af tartışmalarıyla uğraşmak yerine içeriği ve uygulamanın maşeri vicdana daha uygun hale gelmesi yönünde çalışmalar yapmalarını istedim. Bakanlığımız bu konudaki çalışmalarını sürdürüyor”

Umut daha da arttı ve Mahkûm aileleri tutuklu ve hükümlüler bekleyiş içine girdiler. Aradan zaman geçti. 31 Mart seçimlerine geldik dayandık. Seçim yapıldı. Ortaya değişik bir tablo çıktı. Bu tablodan kimse memnun kalmadı. Kazanan kazandığına sevinemedi, kaybeden kaybettiğine üzülemedi.

Tutuklu ve hükümlü aileleri bir umut ve bekleyiş ile sınırlı da olsa, AF beklentisi içinde.

Ceza hukuku uzmanları olanlar günlerce ekranlarda tartıştılar. Hatta bazı ciddi ve saygın köşe yazarları “artık AF kaçınılmaz oldu” diye de yazdılar ve çıkması gerektiğinin altını da çizdiler.

Şimdilerde Ankara kulislerinde duyuyorum. Ciddi bir çalışma yapıldığı, sınırlı bir şekilde çıkartılacağı yönünde.

Ancak dün basına düşen haberi görünce işin doğrusu bu umudumu yitirdim.

Sözcü gazetesinde şöyle bir başlık vardı: “9 milyar lira yatırımla 48 yeni cezaevi geliyor”

Haberin devamında ise: “Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2021 yılına kadar yapılması planlanan 48 cezaevinin toplam büyüklüğü 6 milyon metrekare olacak. Maliyeti 9 milyar lirayı aşacak olan cezaevlerinin tamamlanmasıyla toplam kapasitenin 500 bine ulaşması bekleniyor.” Deniyordu.

Haberin tamamını okumak isterseniz linkini veriyorum:

https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/9-milyar-lira-yatirimla-48-yeni-cezaevi-geliyor-4562242/

Şimdi bunları okuyunca insanın umudu kalmıyor tabi. Tutuklu ve hükümlü aileleri perişanlar. Kader mahkûmu dediğimiz siyasi olmayan, terör eylemine karışmayan, çocuk tecavüzcüsü gibi olayların haricinde olanların beklentisi ve umudu kırılmış durumda.

Bu toplumsal yarayı iyileştirmek gerek diye düşünüyorum. Cezaevleri yapmak, insanları içeri tıkmak çözüm değil. Toplumsal barışı sağlamak ve yıkılan aile birlikteliğini korumak ve inşa etmek için bu AF hususunun ciddi değerlendirilmesi ve bir an evvel hayata geçmesi gerekir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık