• 09 Temmuz 2019, Salı 10:19
MustafaGÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

En büyük sorun Ekonomi

Bana göre bugün ülkemizin en büyük sorunu EKONOMİ.

İçinden çıkılamaz hale gelen, işsizliğin giderek arttığı, açlık ve yokluğun giderek tırmanış yaptığı, buna paralel sosyal sorunların çığ gibi büyüdüğü bir ortamdayız.

Ülkemizin birde göçmen sorunu buna katılınca, piyasalar allak bullak.

Halk sizin yaptığınız köprüyü, barajı, yolu artık önemsemiyor. Cebinde parası olmaz ise o köprüden, yoldan geçemiyor, akan suyu içemiyor.

Ortaya konan enflasyon rakamlarının bir hile olduğunu, yanıltıcı olduğunu, boş beleş laflarla milletin avutulduğunu görüyor.

Piyasa ortada. Sebze meyve fiyatları uçmuş. Konut satışları ve imalatı, kısacası inşaat sektörü donmuş.

Üretim bitmiş. Tarlada üretim yapanın hali berbat. Hayvancılık çökmüş. Dışarıdan her şeyin ithalatı yapılır vaziyet de, HERŞEY İYİ diyorlar.

Yapmayın. Allah aşkına yapmayın. Bu ekonomik yangını nasıl söndüreceksiniz buna bir çare bulun. Bir çözüm ve çıkış kapısı bulun. Bu gidiş iyi değil.

Her kötülüğün anası açlık ve yokluktur. İnsanlarımızın bir kısmı çifter çifter arabaya binerken, en lüks  lokantalarda yemekleri mideye indirirken, çok değişik kesimlerde bir ekmeği bulamayan, aldığı maaş ile geçinemeyen işçi, memur, emekli, dul yetim var….

Türkiye’nin gerçekleri bunlar. Millet çarşıya pazara çıkmaya korkuyor. Aldığı maaş ile filesini doldurmadan geliyor. İşçi, memur, emekliye verilen zam belli, elektrik, doğalgaz, akaryakıt, su ve sebze ve meyveye gelen zam belli.

Bunları yazıyoruz, söylüyoruz diye, sizin düşmanınız değiliz. Elbette sizde birçok işler yaptınız. Ama sizin göreviniz bu. Siz halka hizmet için o koltuklardasınız. Birçok sorunu çözmüş olabilirsiniz, bu sizi haklı çıkarmaz. Ortaya çıkan yeni sorunları da çözmek zorundasınız, göreviniz.

Eskiden şu şöyle idi, bu böyle idi demek şimdi böyle demenin size getirisi yok. O, eskiyi hatırlayan ve bilen insan sayısı gün geçtikçe azalıyor, yeni bir nesil geliyor. Gençlik sizin dediğinizi anlamıyor ve kavrayamıyor. Çünkü yaşamadı. O gençliğin yaşadığı dönem bu dönem ve bu dönemin artan büyük sorunları var.

Başta okumuş gençliğin işsizliği… Umudunu yitirmiş bir gençlik var ortada ve bu gençliği harekete geçirmek, umudunu yeşertmek, önünü açmak lazım.

Hani diyoruz ya, HAK- HUKUK- ADALET…

Gerçekten bu üç hususa ALLAH RIZASI İÇİN, KUL HAKKI gözeterek riayet edilse, sorun kalmayacak.

Çalmasak, çaldırmasak, ihaleleri yaparken hilelere başvurmasak, devletin parasını israf boyutunda harcamasak, resmi kurumlarda lükse ve şatafata fırsat vermesek, makam odası ve makam arabası saltanatını sonlandırsak…. Daha çok sıralarım…

İnanın bu ülke güllük gülistanlık olur. Canım ülkemin ve devletimin imkânları çok. Ama hor ve acımasız, HAK-HUKUK-ADALET ölçüsünden şaşarak kullanılıyor.

O yüzden hızla son 30 yılda tüketen toplum olduk.

Yeniden üreten bir Türkiye için seferberlik zamanı.

Hem de her alanda.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık