TİSAN DAVASINDA DANIŞTAY’DAN BOZMA KARARI: 1 HAZİRAN'DA YENİDEN KEŞİF YAPILACAK
EKONOMİMersin’in Silifke ilçesindeki Tisan Koyu’nda yapımı süren “Faras Tisania” otel ve konut projesine karşı TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer tarafından açılan iptal davasında önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Danıştay 6. Dairesi, yerel mahkemenin kararını eksik inceleme gerekçesiyle bozarak bölgede yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına hükmetti.
Mersin’in Silifke ilçesindeki Tisan Koyu’nda yapımı süren “Faras Tisania” otel ve konut projesine karşı TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer tarafından açılan iptal davasında önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Danıştay 6. Dairesi, yerel mahkemenin kararını eksik inceleme gerekçesiyle bozarak bölgede yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına hükmetti.
“Dünyanın En Güzel 13. Koyu” olarak bilinen bölgenin kıyı mevzuatına aykırı şekilde betonlaşmasına karşı ilk günden itibaren net bir duruş sergileyen Başkan Vahap Seçer’in başlattığı bu süreç, yüksek yargının müdahalesiyle yeni bir boyut kazandı. Danıştay 6. Dairesi; Mersin 2. İdare Mahkemesi’nin projeye dair imar planlarını ve çevreye yönelik iddiaları yüzeysel değerlendirdiğini belirterek, yargılama usullerine tam uyulmadan verilen önceki kararı geçersiz kıldı.
Mersin Büyükşehir’in Tisan kıyıları için dava hamlesi Danıştay kararıyla hukuki karşılığını buldu
2022 yılında ortaya çıkan projeye göre; Tisan’da 5 katlı bir otel yapılması ve koyun yıllardır yapılaşmadan korunan kısımlarında da yapılaşma başlamasını öngören plan proje sahiplerince hazırlandı. Dönemin Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yönetimindeki Silifke Belediyesi Meclisi’nden geçen proje, Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de tartışmalara yol açtı ve Başkan Vahap Seçer, uyulmayan kıyı yönetmeliklerini ve doğal güzelliklerin betonlaştırma ile yok edilme teşebbüsüne itirazlarını yöneltti. Adalet ve Kalkınma Partili (AK Parti) ve MHP’li Meclis üyelerinin oylarıyla Büyükşehir Meclisi’nden geçen karar sonrasında Başkan Seçer, 2024 yılında Kıyı Kanunu’na, Şehircilik İlkeleri ve Planlama Esasları ile bölgenin yapılaşma dokusuna aykırılık gerekçesi ile kamu yararını gözeterek yerel mahkemeye başvurarak Faras Akdeniz Konut Yapı Kooperatifi’ne karşı hukuki süreci başlattı. Yerel mahkeme ve istinaf yollarının neticesinde dava reddedilirken, dosya yüksek yargıya taşınarak Danıştay başvurusu gerçekleştirildi. Danıştay’ın yerel mahkeme kararını geçersiz kılan iptal kararında; eksik inceleme ve usul hataları, kısmi yapılaşma teşebbüsünün belirsizliği, yapı yüksekliğinin uygunsuzluğu, altyapı eksikliği, Kıyı Kanunu’nun ‘kıyıların kamu yararına açık tutulması’ ilkesine aykırılığı gözler önüne serildi.
Tüm bu gelişmeler doğrultusunda Danıştay kararı ile yerel mahkemenin davayı reddinin hukuka uygun olmadığına, imar planlarının Kıyı Mevzuatı ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na ve kamu yararına uygunluğunun kapsamlı bir araştırma ile yeniden değerlendirilmesine karar verildi. Söz konusu mahallin yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi işlemlerinin ise 1 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilmesine karar verildi.
Mersin’in doğal ve tarihi güzelliklerini kentin zenginliği olarak ifade eden Başkan Vahap Seçer’in, rant ve yapılaştırma ile kıyıların tahribatına karşı duruşu kentin uluslararası alanda tanınan Tisan bölgesinin korunması adına önemli gelişmelerin başlangıcı oldu. Başkan Vahap Seçer’in süreç boyunca ortaya koyduğu ‘Rant odaklı değil, çevre ve insan odaklı belediyecilik’ duruşu; kıyıların, doğal yaşam alanlarının ve bölgenin ekolojik dengesinin korunmasını merkeze alan bir yerel yönetim anlayışını bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle son yıllarda yoğun yapılaşma baskısıyla karşı karşıya kalan kıyı bölgelerinde, doğal güzelliklerin ve kamusal alanların korunmasına yönelik bu tutum; yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkını da gözeten önemli bir çevre hassasiyetini ortaya koydu.
Tisan’ın kendine özgü doğal yapısı, deniz ekosistemi, bitki örtüsü ve yıllardır korunan kıyı dokusunun sürdürülebilir biçimde geleceğe aktarılması gerektiğine dikkat çeken Başkan Seçer’in yaklaşımı; rant ve betonlaşma odaklı projeler yerine doğa ile uyumlu, kamu yararını önceleyen bir kent vizyonunu ön plana çıkardı. Kıyıların herkes için erişilebilir, sağlıklı ve yaşanabilir alanlar olarak korunması gerektiği yönündeki bu anlayışla atılan adımların olumlu neticelenmesi doğal alanların korunmasına yönelik toplumsal hassasiyetin hukuki süreçlerde de karşılık bulduğunu gösterdi. (BASIN BÜLTENİDİR)
İlginizi Çekebilir
ÇETKODER GENEL BAŞKANI GÖKTAŞ, TÜKETİCİLERE SESLENDİ
Göktaş yaptığı açıklamada: “Ticaret Bakanlığı, yenilenmiş ürünlerin kapsamına televizyonları da alırken, söz konusu ürünler için 14 günlük şartsız cayma hakkı tanındı. Bakanlığın hazırladığı "Yenilenmiş Ürünler Hakkında Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmelikle, kullanılmış malların yenilenmiş olarak tekrar satışa sunulmasına ilişkin uygulama usul ve esasları düzenlendi. Ancak bu konuda biraz geride kalındı, yani geç kalındı. Yine de önemli bir gelişme” dedi. Ve bir dizi uyarıda tavsiyede bulundu.
TOROSLARIN BAŞKANI DOĞRUDAN TEMİNİ ÇOK MU SEVİYOR?
Yürürlükte tasarruf genelgeleri mevcut. Ayrıca birbirine benzeyen işlerin toplu halde ihaleye çıkması daha doğru değil mi? Neden aynı işler aynı kişilerden sık sık alınıyor? İşte 2 aylık doğrudan teminlerden bazıları:
SİLİFKE- MUT- YENİŞEHİR- TOROSLAR İHALELERİNE BAKIN HELE…
Yürürlükte tasarruf genelgeleri var. Devletin kör kuruşunun hesabını yapmak lazım. Ama gerekli gereksiz, abartılı alımlar milletin canını sıkıyor. Bu kez SİLİFKE- MUT- YENİŞEHİR- TOROSLAR Belediyelerinin ihalelerine baktık ve aktarıyoruz:
KARAYOLLARININ PAZARLIKLI İŞLERİ: 5 MİLYAR 7 YÜZ 12 MİLYON 7 YÜZ 79 BİN 3 YÜZ 84 LİRA…
KARAYOLLARI 5.BÖLGEDE PAZARLIKÇI ÇIKTI. 2026 ilk aydan bu güne kadar 5 MİLYAR 7 YÜZ 12 MİLYON 7 YÜZ 79 BİN 3 YÜZ 84 LİRALIK pazarlıklı alım yaptılar. Yürürlükte tasarruf genelgeleri var. Devletin kör kuruşunun hesabını yapmak lazım diyen devlet büyüklerimizin dediklerini dikkate almaları lazım. İhaleler böylesine büyük çapta olmasına rağmen neden AÇIK ihale değil de, pazarlıklı yapılıyor?
NİYE PAZARLIK, NİYE AÇIK İHALE DEĞİL?
Mersin Büyükşehir'in ihalelerini inceledim. Yürürlükte tasarruf genelgeleri mevcut. Belediyelerin alım gücü belli. Yapılan ihale ve alımlar neden pazarlık usulü, niçin açık ihale değil. Açık ihale olsa katılım daha fazla olup rekabet oluşmaz mı?
MERSİN BÜYÜKŞEHİRİN 50 MİLYONLUK PAZARLIKLI İHALESİ
Yürürlükte tasarruf genelgeleri de var. Ama idareler ne hikmet ise pazarlıklı alımlardan bir türlü vazgeçmiyorlar.