GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Özümüze Dönüş Çağrısı

Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş günün anlam ve önemine binaen yazdı: Özümüze Dönüş Çağrısı
Son günlerde yaşananlar bize bir kez daha hatırlatıyor ki, insan olmanın gereği ile Müslüman olmanın gereği ayrı düşünülemez.
İsimde Değil, Özde Müslüman Olmak: Bugün etrafımıza baktığımızda, vicdanları sızlatan manzaralarla, toplumsal çürümenin acı emareleriyle ve ahlaki değerlerin yavaş yavaş aşındığı bir iklimle karşı karşıyayız. Yaşanan her olay, her skandal ve her adaletsizlik bize çok acı bir gerçeği, gayet net bir şekilde hatırlatıyor: İnsan olmanın erdemiyle, Müslüman olmanın ahlaki ve vicdani yükümlülüğü birbirinden bağımsız düşünülemez. Yolsuzluğun, hırsızlığın, arsızlığın, haksızlığın, iffetsizliğin ve yüzsüzlüğün sıradanlaştığı bir yerde, kimlik kartımızda ya da dilimizde "Müslümanım" yazmasının ne kıymeti var? Sadece bu kelimeyi söylemek, hayatımızı ve ahlakımızı bu değerlerle donatmadığımız sürece bizi kurtarmaya yeter mi?
Cevap, Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim’in çizdiği o muazzam ve sarsıcı profilde gizlidir. Gerçek manada inananlar; adı konulmuş birer etiket sahibi değil, hayatın her alanında ahlakın, adaletin ve erdemin sancağını taşıyan şuurlu neferlerdir:
Onlar; “Yetimin hakkını kesinlikle yemezler.” Çünkü bilirler ki yetimin hakkı, toplumsal adalet duvarının en temel tuğlasıdır.
Onlar; “Yolda kalmışlara yardım ederler.” ve yardımı bir lütuf değil, kul hakkı olarak görürler.
Onlar; “İnsanların kusurlarını affederler.” ve kinle, öfkeyle değil; merhametle bir toplum inşa ederler.
Onlar; “Yalnızca Allah’a dayanıp güvenirler.” çıkar odaklarına, makam ve makvelere kul olmaktan imtina ederler.
Onlar; “Yeryüzünde alçak gönüllü olarak yürürler.” kibirden, bencillikten ve dev aynasında bakmaktan arınmışlardır.
Onlar; “Hakkı bile bile gizlemezler.” menfaatleri zedelense dahi adaletten ve doğrudan şaşmazlar.
Onlar; “Irzlarını korurlar,”“Her türlü zinaya asla yaklaşmazlar.” ve toplumsal namusun, iffetin kalesidirler.
Onlar; “Anne ve babalarına ‘Öf!’ bile demezler,” aile kurumunu ve hürmeti baş tacı ederler.
Onlar; “Kötü zandan ve gıybetten kaçınırlar.” toplumun huzurunu dedikoduyla zehirlemezler.
Onlar; “Ahitlerine sadıktırlar” ve “Söz verdiklerinde sözlerinde dururlar.” Güvenilirlik onların en temel markasıdır.
Onlar; “Zekâtlarını hakkıyla verirler,”“Darlıkta ve bollukta da infak ederler;” paylaşmanın ve kardeşliğin zenginliğini yaşarlar.
Onlar; “Mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı izzetlidirler;”“Kınayıcının kınamasından hiçbir zaman korkmazlar.”
Onlar; “Allah’ın adı anıldığı zaman kalpleri ürperir,” derin bir mesuliyet bilinciyle hareket ederler.
Onlar; “Emanetlerine ihanet etmezler,” makamı, malı ve yetkiyi birer ilahi emanet bilirler.
Onlar; “Boş şeylerden tümüyle yüz çevirirler,”“Cahillerle asla tartışmazlar.” Vakitlerini ve enerjilerini ülkeye, millete ve insanlığa değer üretecek işlere harcarlar.
Şimdi Kendimize Gelme Vaktidir!
Bugün yaşanan her türlü olumsuzluk, her birimize ayna tutmaktadır. Devletimizi, milletimizi ve geleceğimizi ön planda tutmak zorundayız. Çünkü adaletle mülk kaim olur; lakin adaletsizlik, ahlaksızlık ve vicdansızlık devletleri de toplumları da içten çürütür. Müslümanlık; kimlik cüzdanlarında yazan bir soyut ibareden ibaret olsaydı, bugün bu coğrafya bu kadar acı, bu kadar haksızlık ve bu kadar riyakârlıkla sınanmazdı. Artık titreyip kendimize gelmek zorundayız!
Birey olarak: Nefsimizi, asılsız çıkarlarımızı bir kenara bırakıp ahlakı kuşanmalıyız.
Toplum olarak: Yanlışa "yanlış", hırsızlığa "hırsızlık", haksızlığa "haksızlık" diyebilme cesaretini yeniden kazanmalıyız. Kimden gelirse gelsin adaleti savunmalı, mazlumun yanında, zalimin karşısında dik durmalıyız.
Devlet ve millet bilinciyle: Bu toprakları bu medeniyetin değerleriyle, yani dürüstlükle, liyakatle, emanete riayetle ve kardeşlikle yeniden imar etmeliyiz.
Unutmayalım ki; Allah katında değerli olan, kulaktan dolma ya da sadece dilde kalan iddialar değil; hayatın ve ahlakın süzgecinden geçirilmiş "yaşanmış" bir imandır. Gün, silkelenip özümüze dönme, insanlıkta ve Müslümanlıkta hakiki manada buluşma günüdür.
Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.
Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
Kişisel instağram sayfam:
https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/
WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:
https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d
haberanaliz Facebook gurubu:
https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net
haberanaliz X hesabı:







































