Halil ÖZTOPRAK

Halil ÖZTOPRAK

Mail: haliloztoprak5@hotmail.com

AMERİKA’yı YENİDEN KEŞFETMEK, PİRİ REİS ve VAHAP SEÇER

Türkçe’de yaygın kullanılan bir deyim vardır. “Amerika’yı Yeniden Keşfetmek”. Zaten bilinen bir olayı tekrarlamaya gerek olmadığını anlatır. Zaten bilinen bir iş yeniden uğraşmaya gerek yok anlamında kullanılır.
Önce Amerika’yı kim keşfetti ne zaman keşfetti nasıl keşfetti onu anlatalım. Sanılanın aksine Amerika’yı Kristof Kolomb keşfetmedi. Zaten Kristof Kolomb gemici değil peynir tüccarıdır.Peynir ve yoğurt yapıp satar bunu da Türk gemicilerden öğrenmiştir.Farklı iddialar olsa da aslen Cenovalı olduğu  genel kabul görür.
İtalya Batı Roma yıkıldıktan sonra 18 yy sonlarına birliğini tamamlamamış yaklaşık 1500 sene küçük ama etkili şehir devletleri olarak kalmıştır.Kristof Kolomb’un da İtalya’ya Cenova’ya başka şehirden gelmiş olması muhtemeldir ve tarihi kaynaklarda Kristof Kolomb hakkında   bir çok gizem ve tutarsızlık var bunun sebebi de Amerikan keşfinin türk denizciler tarafından yapıldığı gerçeğini perdelemektir ama  konumuz bu değil.
Kristof Kolomb Cenova’da ünlü denizci  Piri Reis’in amcası Kemal Reis’le tanışır. Akdenizin hatta okyanusların meşhur korsanı Kemal Reis ticaretin merkezi olan ve diğer ülkelere ve şehirlere göre serbest ticaretin yapılabildiği Cenova’dan gemicilerin ihtiyacı olan gıda maddelerini  su almakta almaktadır. (Okyanuslarda Türk Korsanlarla ilgili detaylı bilgiyi bir sonraki yazımda paylaşacağım).Dönemin Ticaret merkezi olan Cenova’da Kemal Reis ve Türk Korsanları ile tanışan onlara hayran  olan Kristof Kolomb onların limana her gelişinde gıda maddeleri ve su teminine yardımcı olur bundan para kazanır. Türk gemicilerden yoğurt ve peynir yapmayı öğrenir bu kadar kolay yoğurt yapılması onu şaşkına çevirir. Hatta bir seferinde mayalamak için yoğurt ayırmadığı için aylarca Kemal Reis’in gelmesini gemisinden yoğurt mayası almayı bekler.Kurulan dostluk nedeni ile denizciliğe başlar denizlerle  tanışır Türk Gemiciler ile denizlere açılır derken oda Kemal Reisin ve diğer türk gemicilein elinde yetişir ve artık kendisini gemici olarak tanımlar. Kemal Reis’ten  başkaca Türk gemicilerin  Hindistan’a gittiğini duyar defalarca gitmişlerdir orada uzun yıllar yaşamışlardır yerlilerle dostluk kurmuş ve hatta Karayipler’ler de devlet kurmuşlardır. Onlara göre dünya yuvarlaktır ve hep batıya gidince Hindistan’ın  doğusuna ulaşılacağını öğrenir. Bunları şaşkınlıkla ve heyecanla dinleyen Kristof Kolomb Kemal Reis’le anlaşır ve Türk gemicilerle Hindistan’a gitmeye karar verir.Ama bir sorun vardır oda gemi ve para .Önce 2. Beyazıta başvurur bir papaz aracılığı ile konuyu anlatır ama 2. Beyazıt Cem Sultanın Vatinkan’da esir olması nedeni ile bu konuya girmek istemez.Zaten babası ftih sultan Mehmet’in Avrupaya yönelik fetih hareketlrini durdurmuş hatta İtalyadaki otranto kalesini fetheden tüm İtalya’yı ele geçirmek isteyen Gedik Ahmet Paşa’ya İtalyadaki Türk kalesi Otrantoyu boşaltmasını ve ilerlememesini emreder.bu sebeblerden dolayı Kristof Kolomb’a da destek vermez.  Ardından  Kristof Kolomb  Avrupalı bir çok krala başvurup gemi ve para ister hep reddedilir ama sonunda ispanya kralı Ferdinand ve Kraliçe Elizabeth 3 Kalyonlu gemi, para ve bir çok adamla destek verir yola çıkarlar.Kemal Resi ve başkaca Türk Gemicilerin rehberliğinde hep batıya giderler ama yolculuk uzundur zordur koşullar ağırdır hiç tanımadıkları sularda Türk gemicilerin yardımı ile yola devam ederler ama Kristof Kolomb’un kendi adamları artık sık sık isyan etmeye başlamışlardır.Aylarca süren deniz yolculuğunda kara görülmez ama artık Kemal Reis ve birkaç yakın adamı ve onların bilgilerine kesin güvenen Kristof Kolomb dışında herkes geri dönmek ister.Sürekli gemide isyanlar çıkar. Kristof Kolomb’u gemi direğine bağlarlar ve geri dönerler. Kemal reis Kristof kolomb’a 4 gün sonra karaya varacağız der çünkü her gün için bir taş almış yolculukta her geçen gün için bir taşı denize atmaktadır ve son 4 taş kalmıştır. Bunun üzerine Kristof Kolomb mürettebatla bir anlaşma yapar 4 gün daha gidelim karayı göremezsek geri döneceğiz karayı ilk görene de 100 Ferdinand altını vereceğim der  gerçekten dört gün sonra gemicilerden biri bağırır karar göründü kara göründü.Gemi defterine Kristof kolomb söyle yazar gerçekten kara 4 gün sonra gözüktü ama ben karayı ilk görene söz verdiğim 100 altını vermedi.Çünkü o barbar birim kavimden (TÜRK) ve hep savaştığımız bir dindendi(MÜSLÜMAN)…..
Gerçekten Türk’ler Hindistan’ın doğusu diye düşündükleri Amerika’ya gitmişlerdi Karayipler’e yerleşip uzun yıllar yaşamışlardı.Bazı Türk gemiciler orada kalmış başta Piri Reisin amcası Kemal reis olmak üzere bazıları da geri dönmüştü.Kalanlar Türk adası Kayık adası ve Büyük Türk adası adındaki adalarda yaşamışlardır. Bugün bile Karayiplerde Türk ve Kayık adaları (Türk And Kayıkos İsland) adıyla bir devlet var ve devletin başkenti de Grand Turk (yani Büyük Türk’tür).
Kemal Reis 1492 de Kristof kolompla gitmiş 1493 te geri dönmüş ama 100 altını alamadığı için bir daha Kristof Kolomb’la Amerika’ya gitmemiştir. Ardında ikinci Beyazıt’ın emrine girmiş  İspanyada Müslümanların uğradı zulümler nedeni ile oradaki müslümanları Kuzey Afrika ve Osmanlı topraklarına taşımış. Bu arada Afrika’yı dolaşan Portekiz’liler direk Hindistan’a yol keşfetmiş Akdeniz’de ticaret zayıflamış İspanyol ve Portekiz gemiciler Amerika ile beraber Afrika’nın ucundan ümit burnunu dolanıp direk Hindistan’a gidebilmişler ve Mısır’a hakim olan Memlük’leri o zaman ki adı ile Türkiye’yi Kızıldeniz ve Hint Okyanusunda sıkıştırdıkları için Memlükler Osmanlı’lardan yardım istemişlerdir. Kemal Reis aracılığı ile defalarca Memlüklere (ozamanki Avrupalıların deyimi ile Türkiye’ye) top barut gemi yapımı için ustalar, savaş malzemesi ve asker göndermişlerdir.Kemal Reis bu yardım seferlerinden birinde gemileri ile fırtına yakalanır ve şehit olur. İşte Meşhur piri reis haritası onun ölümünden sonra yiğeni Piri Reis tarafında çizilir.
Piri Reis amcası ölünce iki sene kadar Lapseki kalesine kendini gönüllü hapseder ve asla kaleden çıkmaz amcasından kalan bilgileri eserleri kullanarak meşhur piri reis haritası ve kitaplarını yazar.O kitabı CHP iktidarda olduğu 50. Hükümet döneminde Fikri sağlar tarafından basımı yaptırılır ben o baskıyı gördüm ve aslında Piri Reisi ne kadar az tanıdığımızı anladım .Bakanlığın bastığı kitapta  bir tarafta Osmanlıca bir tarafta İngilizce bir tarafta Türkçe olarak basılmış ve sadece Amerika değil Avrupa Amerika Afrika ve dünyanın diğer bölgelerinin haritaları  yaşayan insanları  insanların özelikleri kültürler o bölgede yaşayan hayvanlar bitkileri iklimi o kadar detaylı bilgiler vardır ki şaşkınlıkla okunur.
VAHAP SEÇER ve PİRİ REİS
  Vahap  SEÇER Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra Mersin’de  iklim değişti.Barış kardeşlik ve huzurun başkenti olan mersinde yatağa aç giren çocuk yok ihtiyacı olana günde üç öğün 4 çeşit sıcak yemek veriliyor.Üniversite öğrencilerine ve şehrin işlek caddelerinde sahaın köründe işe giden kardeşlerimize sıcak çorba dağıtılıyor.Üniversite üniversiteye gidecek kardeşlerimize kurslar veriliyor sınav parasını yatıramayan evlatlarımızın sınav parasını ödüyor, sınavı kazananlara kayıtsız şartsız burs veriliyor üniversiteli kardeşlerimizin elbiseleri yıkanıyor ütüleniyor karnı tok sırtı pek cebinde parası ile rahat bir şekilde üniversite okuyor.Mersin Üniversite şehir imajında Eskişehir’in önüne geçti.Mersin’de Üniversitelerin puanları artıyor bu talep eğitimin kalitesine yansıyor  gibi şehir esnafına da büyük katkıda bunmaya başladı.
Ama sadece bu değil Bütün şehir cıvıl cıvıl park bahçeler bakımlı mahalleli Büyükşehir Belediyesinden  gayet memnun.
 Bu mahallelerden biri de PİRİ REİS Mahallesidir. PİRİ REİS mahallesi Mersin merkezde Adnan Menderes ve İsmet İnönü Bulvarları gibi şehrİn en önemli bulvarlarının   önemli bir kısmını da içeren sahil kenarında Türkiye’nin en güzel ili Mersin’in en güzel mahalesidir. Mahalle bakımı temizliği bulvarların refüjlerin çiçeklendirilmesi bakımı temizliği ile adeta tarihimizin en önemli denizcilerinden olan PİRİ REİS adına saygıyı gösterir bir bakımdadır.
Piri reis mahalle muhtarımız Aziz EKİNCİLER çok değerli saygıdeğer bir insandır ve  gerçek bir İstanbul beyefendisidir.Gerçek bir İstanbul beyefendisidir ama ama aslen Giritlidir. Girit mubadili bir ailenin oğludur .Tarihten bahsetmişken Aziz amcadan tarihi bir anekdot anlatmak isterim.
Piri Reis mahallesi muhtarımız Aziz amca daha dünyada yokken 1924 yılında Türkiye ile yunanistada karşılıKlı olarak nüfus mubadelesi yapılır.Giritli Türklerin de Giritte kalanları ülkemize gelir.ancak gemiler belirli sayıda insan alır o sayı dolunca emir gereği aileler parçalansa da aynı aileden bir yada bir kaç kişi kalsa orada bırakılır ve bir sonraki gemiyle gelirler.Ancak bir sonraki geminin Türkiye’de bir önceki geminin geldiği yere geleceğinin garantisi yoktur.İşte bu koşullarlarda Aziz amcanın dedesi Mehmet Amcayı Girit’te Rumlar maalesef öldürür kıymetli ailesi Kademi teyze ve iki kızı da  mubadele ile gemiye binip Türkiye’ye gelecektir. Aziz amcanın kıymetli anne annesi  Kademi teyze gemiye biner, teyzesi biner ancak tam aziz amcanın annesi Zehra anne gemiye  binecekken gemi kontenjanı dolar.Aziz amcanın anne annesi Kademi teyze kızını da gemiye almak için mücadele eder bağırır çağırır kabul ettiremez görevliler tamam bir sonraki gemiye binecek der ama Kademi anneyi ikna edemezler ağlar çığlık atar ama yavrucağızını gemiye aldıramaz bu gemi hareket eder.Ama maalesef daha kötüsü de vardır. Bir sonraki gemi gelir ve  dedikleri gibi  Zehra anneyi  alır ama bu gemi Mersine değil İzmir’e gider aile parçalanmıştır.Kademi anne biricik yavrusu Zehra annemize kavuşmak için onlarca yıl bekleyecektir ve çok uzun yıllar sonra ancak kavuşurlar kavuştuklarında çok ağlarlar üzüntüden günlerce konuşamazlar o sessizlik o suskunluk çok acıdır. Hala Aziz amcanın ve onu sevenlerin içinde unutulmaz bir yaradır.
Tarihimize  de Piri Reis’e  de Piri Reis mahallemize de  Girit mubadillerimize de sahip çıkan başkanımıza teşekkür ederiz. Mersin seçmeni de Vahap SEÇER’e sahip çıkacaktır.
Çaresi Var Vahap SEÇER