TARİKAT RANTLARI CARİ AÇIK KAPATIR!
Tarikat ve Cemaat meseleleri her zaman gizemli bir konu oldu.
Bunun nedeni de tarikat ve cemaatlerin kendi içlerinde bilinmeyenlerle dolu birer topluluk halinde yaşamaları… Bu yüzden de “şehir efsaneleri” diyebileceğimiz türden gerçek olmayan hikayelere de sık sık yer verilmesi, onları daha da ilginç ve esrarengiz hale getirebiliyor.
Çünkü tarikatlar birer buzdağı gibi. Allah’ın aşkına inananları çatısı altında barındırıyor. Dinle Allah arasında bir köprü kurarak inanan insanları, istediği şekilde yönetebiliyor. Hiç düşündünüz mü, niye eğitime el atıyorlar? Niye Kuran Kursu açıyorlar?
İşler buradan başlıyor. Sonra vakıflar geliyor, ticarete giriyorlar ve hikaye böyle siyasete kadar uzanıp gidiyor.
Gelsin şirketler, gelsin eğitim aracılığıyla yurtlar, fakir aileler ve çocukları toplamda da müritler, onların gelir kaynakları.
Öyle büyüyorlar ki, müritler inançlarıyla adeta yoktan var ediyorlar. Aralarında iş insanları, doktorlar, mühendisler hacılar, hocalar, sermayedarlar sevap adına hem dünya cenneti hem de ahretteki cenneti var ediyorlar.
Tarikat ve cemaatlara katılanlar kötü insan mı, hayır iyi insanlar çoğunlukta. Ne var ki, yönetenler öyle ya da böyle işin kaymağını yiyorlar.
Kayıt dışılık özgürlük üretiyor. Çevrimiçi özgürlük.
Ne zaman ki şirketler kuruluyor her alanda, gelir - gider meseleleri, normal şirketler gibi işliyor, vergi de veriliyor. İş alanı yaratanlar, destekledikleri siyasi parti ile geniş bir etkileşim içine giriyor. Devlette kadrolar da elde ediliyor.
En çok iktidarda olan parti, yararlanıyor. Düşünün milyonlarca mürit, milyonlarca seçmen el altında, çantada keklik.
İktidarı desteklemeyen tarikatlar için vaziyet zor tabii ki.
UYUMLU OL, YOKSA YANARSIN…
Son günlerde gündeme gelen Süleymancılar tarikatı için bir yığın anlatılar medyada yer alıyor.
Hangisi doğru, hangisi yanlış yeterince bilinmiyor.
Bilenen gerçek şu; Süleymancılar için soruşturma başlatıldı. Lider konumundaki Alihan Kuriş ve yönetimde ona yardımcı olan 30 kişi tutuklandı.
Ak Parti, kuruluşunun ve iktidara gelişinin 25’inci yılını kutlarken, neden çok uzun yıllardır bilinen ve hiç dokunulmayan bir tarikata dokunulma gereği duyuldu?
Birçok iddia var. En çok konuşulanı, Süleymancılar tarikatının lideri Alihan Kuriş ile ilgili. Onun iktidarı desteklemediği yönünde bilgiler var. Gelecek seçimlerde milyonlarca üyesi bulunan tarikatın, iktidara değil, muhalefet partilerinden birisine özellikle de eski CHP, şimdi ise Yeni Parti’ye yöneldiği, bunun için de operasyona gidildiği konuşuluyor.
Nitekim, Süleymancıların siyasetçi bireyi ve AK Parti 27’inci dönem milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun bu görüşlerle ilgili ve operasyon sonrası Yeni Şafak Gazetesi’nde önemli açıklamalarda bulunmuştu.
Hatta Denizolgun’un Alihan Kuriş’in yerine yeni lider konumuna geleceği tahminlerine de yer verildi.
Bu arada, soruşturmanın konusu suç örgütü kurma ve yönetme, örgüte üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurumları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet iddiaları olarak duyuruldu.
Bu kapsamda transferlerin hangi kişi ve şirketler üzerinden gerçekleştirildiği, paranın kaynağı ve nihai olarak hangi hesaplara ulaştığına ilişkin finansal kayıtların incelendiği kaydedildi.
Ayrıca hatırlanırsa, soruşturma kapsamında yurt dışı kaynaklı para transferlerinin de mercek altına alındığı bildirildi. Para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler bulunduğu yönündeki iddiaların da dosya kapsamında araştırıldığı ifade edildi.
Soruşturma sırasında suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin korunması ve olası kamu zararının önlenmesi amacıyla bazı şirket ve varlıklara yönelik el koyma ve diğer koruma birlerinin uygulandığı bildirildi.
Tedbirlerin kapsamının ise devam eden mali incelemeler sonucunda netleşmesi bekleniyor. Özellikle şirket kayıtları, banka hareketleri, MASAK raporları ve diğer adli delillerin birlikte değerlendirilmesiyle soruşturmanın mali boyutunun daha açık şekilde ortaya konulacağı belirtiliyor.
AKRABALIK VE SİYASET…
Soruşturmada Süleymancılar çizgisinde iki şahsiyet öne çıkıyor.
Birincisi Lider Alihan Kuriş, ikincisi de Fatih Süleyman Denizolgun.
İkisi de yakın akraba ve kuzenler..
Kuriş mimar, Denizolgun inşaat mühendisi ve müteahhit. İkisi de İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun.
Kuriş, Mimarlık fakültesi, Denizolgun İnşaat fakültesinde okumuş. Kuriş yüksek lisans da yapmış. İkisi de iş insanı.
Kuriş, Süleymancıların kurucu lideri Süleyman Hilmi Tunahan’ın anne tarafından torunu.
Dayısı cemaatin önceki lideri olan Arif Ahmet Denizolgun’du.
Arif Ahmet Denizolgun, eski Başbakan Mesut Yılmaz döneminde ANASOL-D olarak bilinen koalisyon hükümetinde bağımsız milletvekili olarak Ulaştırma Bakanlığı yaptı..
Tarikat lideriyken 8 Eylül 2016’da beyin kanamasından öldü. Bunun ardından toplanan cemaat yöneticileri Alihan Kuriş’i seçerek lider yaptılar.
Hayat böyle gidiyordu.
Ne var ki, cemaate yapılan operasyon dengeleri altüst etti. Kuriş, şimdi Suç Örgütü Lideri olarak anılıyor. Dayıoğlu Fatih Süleyman Denizolgun ise rahat, onun için soruşturmadan söz edilmiyor.
Hatta Yeni Şafak’ta Kuriş’e karşı beyanatlar verdi.
Süleymancılar’ın başına geçeceği bile konuşuluyor.
HEM VEKİL OLDU HEM DE İŞ ALDI…
Fatih Süleyman Denizolgun kuzeni Kuriş’e göre siyasi hayatta daha aktif görünüyor.
Ak Parti kurucularından olduğu gibi milletvekilliği de yapıyor. 27’inci dönem Ak Parti milletvekili olarak görev aldı. Gençken başladı siyasete.
Çalışma hayatında ise mühendislik, inşaat, gayrimenkul ve yatırım alanları öne çıkıyor.
TBMM özgeçmişinde, Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamında sorumlu koordinatör olarak görev yaptığı belirtiliyor.
Projede Yavuz Sultan Selim Köprüsü de yer alıyor. Bunun yanı sıra çeşitli bölgelerde müteahhitlik ve gayrimenkul yatırımları aile şirketlerinde de idari sorumluluk üstlendiği kaydediliyor.
Milletvekilliği döneminde Meclis çalışmalarına da aktif şekilde katılan Denizolgun, çeşitli komisyonlarda da çalışmış.
TBMM kayıtlarında İçişleri Komisyonu üyeliğinin yanı sıra kadın - erkek fırsat eşitliği alanındaki komisyon çalışmalarında da görev yaptığı görülüyor.
CARİ AÇIĞI TARİKATLAR KAPATIR…
Biliyorsunuz Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, arada bir yastık altı rantların ekonomiye kazandırılmasından söz eder.
Çok iyi o zaman cemaat ve tarikatların gelirlerini ekonomiye yönlendirmek için neden bekleniyor.
Külçe altınlar, dolarlar ve eurolar onlarda. Neden harekete geçilmiyor.
Bu ülkede 10 milyona yakın insanın tarikat ve cemaatlere üye olduğu tahmin ediliyor.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, onları birer sivil toplum örgütü olarak nitelemişti.
Evet parası bol sivil toplum örgütleri yani!
Alın kayıt altına cari açığı çevirecek kadar para kazanırsınız.
Maliye ve Hazine Bakanı Mehmet Şimşek, bu konuya el atsın..
Memlekette adım başı cemaat ve tarikatlar var.
Kayıt altına alınsa, Varlık Barışı’na bile gerek kalmaz..
Sayın Şimşek, haydi çalışmalar yapın da görelim..



























