DİLERİM YAŞATTIKLARINIZI YAŞAMADAN ÖLMEZSİNİZ…
Güç ve Makam Sahiplerine Açık Mektubumdur:
Kul Kuldan Korkar Ama Hak Unutmaz!
Ben bu vatanın toprağına, taşına, devletin bekasına ve milletin namusuna canımı adarken; ömrümü parayla, pullarla değil, zindanlarda ödenen bedellerle, alnımın akıyla tarttım.
Lise yıllarında göğsümüze taktığımız o kutsal misyonu, 1980’in o kapkara günlerinde eza görerek, hücrelerde çile doldurarak ama asla eğilmeyerek korudum.
Rahmetli babamın bana bıraktığı en büyük miras, "Davanda haklı ol, kimsenin merhametine sığınma" nasihatiydi. 43 yıldır gazetecilik mesleğini onurumla yaparken de, cebimi doldurmayı değil, bu vatanın doğasını, insanını ve hakkını savunmayı gaye edindim.
Ceketimle başladım, ceketimle yürüyorum; arkamda ne bir servet bıraktım ne de bir şaibe...
Sadece şu ana kadar 5 kitap, binlerce makale ve devletin namuslu bürokratlarından aldığım 456 takdirname.
Ancak bugün görüyorum ki; dün bizimle aynı cephede olduğunu iddia eden, bugün ise arkasına aldıkları siyasi etiketlerin, oturdukları üst düzey makamların gölgesinde kibir abidesine dönüşen bir güruh, adaleti kendi ikballeri için eğip bükmektedir.
2017 yılında şahsıma kurulan o çirkin kumpasın arkasına saklananlar, bugün "milliyetçilik" kılıfına bürünerek kendi haksızlıklarını gizlemeye çalışıyorlar.
Sizler, ey o yüksek makamlarda oturup da hakikatten sapanlar!
Bana attığınız iftiralarla, dinimi, ırkımı, vatanseverliğimi sorgulamaya cüret ediyorsunuz.
Benim bu devlete, bu millete, bu toprağın kurduna, kuşuna olan sadakatimi ne sizin geçici mühürleriniz onaylayabilir ne de kirli iftiralarınız lekeleyebilir.
Etrafınıza topladığınız korkaklar ordusu, sizin makam gücünüzden ürktüğü için sessiz kalıyor olabilir.
Haklılığımı bildikleri halde kafasını kuma gömenlerin sessizliği sizi aldatmasın; kul kuldan korkar ama Allah her şeyi görür!
Unutmayın ki:
Makamlar Geçicidir: Bugün emrinizde olan o şatafatlı odalar, yarın altınızdan çekilecek birer tahta parçasıdır. Siyasi etiketleriniz, haksızlığın üzerini örten bir zırh değil, ancak ahirette boynunuza dolanacak birer vebal zinciridir.
Asıl Güç Hakikattir: Arkamda ne bir siyasi güç ne de bir sermaye var. Tek başımayım. Ama unuttuğunuz bir şey var: Haklı olanın yanında El-Hak olan vardır. Tek bir doğru, bin kilidinizden, bin kumpasınızdan daha güçlüdür.
Mizan Kaçınılmazdır: Bu dünyanın bir de ahiret boyutu var. Orada ne korumalarınız olacak ne de korkudan susan yandaşlarınız. Orada mühürler değil, kalpler ve amel defterleri konuşacak. Kul hakkıyla, iftirayla, bir ömrünü vatana adamış bir gazetecinin, 103 yaşında annesi ile yaşamaya çalışan bir babanın ahıyla çıkacağınız o mizanı düşünün ve titreyin!
Sizi, büründüğünüz o sahte milliyetçilik kılıfından sıyrılmaya; hakka, adalete ve vicdana davet ediyorum.
Gücünüze güvenip mazlumu ezmeye kalktığınız her gün, kendi sonunuzu kendi ellerinizle hazırlıyorsunuz.
Ben hakkımı, bu vatan için feda ettiğim gençliğimi ve uğradığım haksızlığı önce tarihin şahitliğine, sonra da Ahle’l-Hak olan Yüce Yaradan’ın adaletine havale ediyorum.
O gün geldiğinde, makamlarınızın sizi kurtaramayacağını çok iyi bileceksiniz.
Umarım bu yazı, o sağır kulaklarınızın pasını siler ve vicdan kırıntısı kalmış olanlarınızı ise düşündürür.
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı























Yorum Yazın