GENEL AF…
Okurum e posta atıp sormuş: “Türkiye toplumsal barışa ve toplumsal mutabakata en fazla ihtiyaç duyduğu bu günlerde adaletin tarafsızlığını yitirdiğini konuşarak, Mahkemelerden çakın kararlar ile insanların mağduriyetlerini tartışıyor. Cezaevleri tıka basa dolu. Cezaevleri şartları insani değil, yaşamsal tehdit dolu. Basit bir suçtan bile içeri giren kişi, koğuş tanımı olmadığı için cinayet işleyen, hırsız, arsız ile aynı yerde barındırılıyor. ÜNİVERSİTE AFFI GELİYOR… VARLIK BARIŞI ÇIKTI.. VERGİYE AF GELDİ.. SGK BORCUNA GELDİ.. Hem de defalarca… Toplumsal Kalkınma, Toplumsal Mutabakat ve Toplumsal Barış için, Cumhuriyetimizin 100. Yılını da aştık, bir GENEL AF çıkartılamaz mı?” Demiş.
Türkiye’de toplumsal barış, adalet sistemi, cezaevi koşulları ve genel af beklentisi, toplumun farklı kesimlerinde çok uzun zamandır ve oldukça derin bir şekilde tartışılan, son derece hassas bir konu. Yukarıda belirttiğiniz gibi ekonomik yapılandırmalar (varlık barışı, vergi ve SGK affı) veya eğitim alanındaki düzenlemeler (üniversite affı) yürütme ve yasama organları tarafından dönemsel olarak hayata geçirilirken, ceza hukukunu ilgilendiren bir "genel af" meselesi çok daha karmaşık hukuki, siyasi ve vicdani dengeleri barındırır. Bir genel af kararının gündeme gelmesi veya çıkarılabilmesi sürecinde öne çıkan temel dinamikleri ve argümanları şu şekilde özetleyebilirim:
1. Genel Af Lehine Dile Getirilen Argümanlar
Genel af talebini destekleyenlerin ve bu ihtiyacı vurgulayanların öne sürdüğü gerekçeler genellikle şunlardır:
Toplumsal Mutabakat ve Beyaz Sayfa: Toplumdaki kutuplaşmayı azaltmak, geçmişin kırgınlıklarını geride bırakmak ve toplumsal barışı yeniden tesis etmek adına af, siyasi bir "temiz sayfa" olarak görülür.
Yargı Reformu ve Adalet Tartışmaları: Yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı veya geçmiş dönemlerdeki bazı yargılamaların adilliği konusundaki şüphelerin, toplum vicdanında yarattığı yaraları sarmak için bir araç olarak nitelendirilir.
Cezaevi Koşulları ve Kapasite Yetersizliği: Dile getirdiğiniz gibi, cezaevlerinin aşırı yoğunluğu, fiziki şartların yetersizliği ve farklı suç tiplerinden hüküm giymiş kişilerin aynı ortamda bulunmasının yarattığı güvenlik ve rehabilitasyon sorunları, pratik bir zorunluluk olarak af beklentisini doğurur.
2. Genel Affa Karşı Çıkan veya Mesafeli Duran Argümanlar
Diğer taraftan, bir genel affın ilan edilmesine karşı çıkan veya buna şerh koyan kesimlerin de güçlü argümanları mevcuttur:
Mağdur Hakları ve Adalet Duygusu: Hukuk devletinin en temel ilkelerinden biri, suçtan zarar gören mağdurların ve ailelerinin haklarını korumaktır. Devletin, kişilere karşı işlenen suçları (cinayet, yaralama, nitelikli dolandırıcılık vb.) affetmesinin, toplumdaki adalet duygusunu derinden zedeleyeceği ve bireysel intikam duygularını tetikleyebileceği savunulur.
Suçun Caydırıcılığı ve Ceza Politikası: Sık sık çıkarılan afların, "nasıl olsa yine af gelir" algısı yaratarak suç işleme eğilimini artırabileceği ve hukukun caydırıcılık ilkesini zayıflatacağı belirtilir.
Kapsam ve Sınır Çizme Zorluğu: Hangi suçların af kapsamında olacağı, hangilerinin dışarıda bırakılacağı (örneğin devlete karşı işlenen suçlar, terör suçları, kadına ve çocuğa yönelik şiddet, organize suçlar vb.) her zaman çok büyük siyasi ve hukuki tartışmalara yol açar ve tam bir mutabakat sağlamak neredeyse imkânsızdır.
Hukuki Durum ve Sonuç
Anayasa'nın 87. maddesine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun (360 milletvekili) kararı ile genel ve özel af ilan etme yetkisi vardır. Dolayısıyla bir genel af, ancak parlamentoda çok geniş tabanlı siyasi bir uzlaşma sağlandığı takdirde hukuken mümkün olabilir. Geçmişte Cumhuriyetin ilanının dönüm noktalarında (örneğin 50. yıl gibi) benzer büyük hukuki düzenlemeler yapılmış olsa da, günümüzde cezaevlerindeki doluluğu ve adalet sistemindeki aksaklıkları çözmek için tek başına bir "af" yerine; yargı bağımsızlığını güçlendirecek, infaz sistemini modernize edecek ve cezaevleri koşullarını insani standartlara ulaştıracak kapsamlı ve kalıcı yargı reformlarının yapılması gerektiği fikri de ağırlıklı bir çözüm yolu olarak savunulmaktadır..
Bir genel af talebini veya bu konudaki toplumsal beklentileri yetkili makamlara ve ilgili kurumlara iletmek, sesinizi duyurmak istiyorsanız, bunu hukuki, rasyonel ve yapıcı bir dille yapmak her zaman en etkili yöntemdir. Duygusal tepkiler ya da sadece şikâyet barındıran söylemler yerine, sistemin aksayan yönlerini somut verilerle ortaya koyan ve çözüm öneren bir üslup yetkililerin dikkatini daha çok çeker.
Bu amaçla hazırlayacağınız bir mektup, dilekçe, sosyal medya kampanyası veya basın açıklamasında şu stratejileri izleyebilirsiniz:
1. Mesajınızı Etkili Kılacak Temel Unsurlar
Ortak Değerlere Vurgu Yapın: Talebinizi "toplumsal barış", "adalet duygusunun yeniden tesisi", "kardeşlik hukuku" ve "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına beyaz bir sayfa ile başlamak" gibi birleştirici kavramlar üzerine kurun.
İnsani ve Sosyal Durumu Somutlaştırın: Cezaevlerindeki aşırı doluluğu, koğuş şartlarının yetersizliğini ve bu durumun hem mahkûmlar hem de cezaevi personeli için yarattığı insani/sağlık risklerini nesnel bir şekilde dile getirin.
"Kapsam" Güvencesi Verin: Kamuoyunun en büyük hassasiyeti olan kadına/çocuğa şiddet, terör veya organize suçlar gibi infial yaratan alanların dışarıda tutulduğu, toplumsal vicdanı yaralamayacak "kapsamlı ve adil bir çerçeve" talep ettiğinizi açıkça belirtin.
Siyasi Değil, Hukuki Bir Dil Kullanın: Amacınızın bir partiyi eleştirmek değil, devletin büyüklüğüne ve şefkatine sığınarak bir toplumsal mutabakat çağrısı yapmak olduğunu hissettirin.
2. Hitap Edilmesi Gereken İlgili ve Yetkili Makamlar
Talebinizi iletebileceğiniz en doğru adresler ve kanallar şunlardır:
TBMM Başkanlığı ve Siyasi Parti Grup Başkanvekilleri: Af çıkarma yetkisi Meclis’tedir (en az 360 milletvekilinin oyu gerekir). Bu nedenle Meclis'te grubu bulunan tüm partilere mektup veya faks göndermek, milletvekilleriyle (özellikle kendi seçim bölgenizdekilerle) randevu talep edip görüşmek en doğrudan yoldur.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ile Adalet Komisyonu: Cezaevi şartları ve hukuki düzenlemelerle doğrudan ilgilenen komisyonlar bunlardır. Buraya yazılı başvurular (dilekçe) yapılabilir.
Cumhurbaşkanlığı ve Adalet Bakanlığı: Yasa tekliflerinin mutfağı ve yürütmenin başı olmaları sebebiyle, CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) üzerinden düzenli ve organize başvurular yapılabilir.
3. Kullanılabilecek Örnek Bir Hitap ve Metin Taslağı
Eğer yazılı bir başvuru, mektup veya dilekçe göndermek isterseniz, aşağıdakine benzer bir üslup etkili olacaktır:
Cumhuriyet Meclisimizin Değerli Üyelerine / Adalet Bakanlığına,
Ülkemizin toplumsal barışa, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu bu dönemde, adalet sistemimizdeki doluluk oranları ve cezaevlerindeki insani şartlar toplumun geniş kesimleri tarafından derin bir endişeyle takip edilmektedir. Cezaevlerindeki fiziki kapasitenin aşılması, hem mahkûmların rehabilitasyonunu zorlaştırmakta hem de yaşamsal standartları tehdit etmektedir.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına adım attığımız bu tarihi dönemçte, geçmişin kırgınlıklarını geride bırakmak, toplumsal kutuplaşmayı azaltmak ve adalet duygusunu yeniden pekiştirmek adına bir "Toplumsal Mutabakat ve Barış Affı" çıkarılması elzem bir hal almıştır.
Kamuoyunun ve toplum vicdanının hassas olduğu suç tipleri (kadına, çocuğa ve çevreye yönelik nitelikli suçlar vb.) titizlikle dışarıda bırakılarak; kader mahkûmlarını, ailelerini ve toplumun geleceğini gözeten kapsamlı bir genel af düzenlemesinin yüce meclisimizin ve ilgili bakanlığımızın gündemine alınmasını saygılarımla arz ve talep ederim.
4. Dijital ve Kolektif Gücü Kullanın
Bireysel seslerin yanında, kitlesel ve organize hareketler her zaman daha çok ses getirir.
Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve Barolar: Ceza hukuku alanında çalışan dernekler, insan hakları örgütleri ve baroların adalet komisyonları ile iletişime geçerek ortak platformlar kurulmasını talep edebilirsiniz.
Sosyal Medya Etkinlikleri: Belirli gün ve saatlerde, yukarıda belirtilen yapıcı dille (örneğin #ToplumsalBarisIcinAf veya #KaderMahkumlariIcinBeyazSayfa gibi etiketlerle) liderleri, bakanları ve milletvekillerini etiketleyerek sesinizi duyurabilirsiniz. Buradaki anahtar kelime "nezaket ve kararlılık" olmalıdır; hakaret veya tehdit içeren paylaşımlar amacın saptırılmasına yol açar.
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı






















