GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ İLE MÜCADELE
Çağımızda insan hayatını olumsuz etkileyen Çevre kirliliği içinde önemli yeri olan GÜRÜLTÜ kirliliği de yaşamsal tehdit oluşturuyor. Yolda, sokakta, iş yerinde, binada, evde, okulda, hastanede, sanayide, ticari alanlarda, istasyon, lokanta, pastane, cafe, banka gibi her alanda gürültü kirliliği ile karşı karşıyayız. İnsan ve çevre sağlığı için büyük önem arz ediyor.
Gürültü kirliliği çoğu zaman "görünmez" olduğu için göz ardı edilse de, kronik stres, işitme kayıpları, uyku bozuklukları ve kalp damar hastalıklarına yol açabilen, kelimenin tam anlamıyla yaşamsal bir tehdit.
7/24 maruz kaldığımız bu modern çağ salgınıyla mücadele etmek için hem bireysel hem de toplumsal ve kamusal düzeyde çok boyutlu adımlar atmamız gerekiyor.
İnsan ve çevre sağlığını korumak adına yapılması gerekenleri şu başlıklar altında toplayabiliriz:
1. Bireysel ve Ev İçi Önlemler (Kendi Alanımızı Korumak)
Gürültüyle mücadele ilk olarak kendi yaşam alanlarımızda başlar.
Yalıtımı Güçlendirmek: Ev ve iş yerlerinde çift camlı pencereler, akustik süngerler ve kalın perdeler kullanarak dışarıdaki sesin içeri girmesini engellemek.
Beyaz Eşya Seçimi: Yeni bir beyaz eşya (çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, buzdolabı) alırken sadece enerji sınıfına değil, dB (desibel) cinsinden ses seviyesine de dikkat etmek.
Ev İçi Farkındalık: Evde televizyon ve müzik sesini sadece kendi duyabileceğimiz seviyede tutmak, özellikle gece saatlerinde yüksek sesli ev işlerinden kaçınmak.
Doğal Ses Bariyerleri: Balkonlarda ve cam önlerinde sık yapraklı bitkiler yetiştirmek. Bitkiler, ses dalgalarını emerek doğal bir akustik bariyer görevi görür.
2. Kamusal ve Kentsel Planlama (Şehirleri Sessizleştirmek)
Belediyelerin ve şehircilik bakanlıklarının bu konuda köklü adımlar atması şarttır.
Gürültü Haritaları ve Bariyerleri: Şehirlerin gürültü haritaları çıkarılmalı, özellikle otoyol kenarlarına ve raylı sistem hatlarına ses yalıtım duvarları (akustik bariyerler) yapılmalıdır.
Yeşil Alanların Artırılması: Ağaçlar ve geniş yeşil kuşaklar mükemmel birer ses emicidir. Şehir merkezlerinde yeşil alanların artırılması gürültüyü ciddi oranda azaltır.
Trafik Yönetimi: Ağır vasıtaların şehir içine girişi sınırlandırılmalı, toplu taşıma araçlarında ve elektrikli araç kullanımında teşvikler artırılmalıdır. Asfalt kalitesi artırılarak tekerlek sesini azaltan "sessiz asfalt" uygulamaları yaygınlaştırılmalıdır.
3. Ticari ve Endüstriyel Alanların Düzenlenmesi
Sokaktaki kafe, lokanta ve sanayi sitelerinin çevreye verdiği zarar denetlenmelidir.
Mekân Akustikleri: Restoran, kafe ve banka gibi ortak alanlarda sesin yankılanmasını engelleyen akustik paneller kullanılmalıdır. Çok yüksek sesle müzik yayını yapan işletmelere ağır yaptırımlar uygulanmalıdır.
Sanayinin Şehir Dışına Taşınması: Gürültü üreten imalathane, atölye ve sanayi tesislerinin kesinlikle yaşam alanlarından uzak, organize sanayi bölgelerinde toplanması sağlanmalıdır.
4. Yasal Düzenlemeler ve Denetim (Yaptırım Gücü)
Kuralların varlığı kadar uygulanabilirliği de önemlidir.
Sıkı Denetim ve Cezalar: Çevre Kanunu kapsamında yapılan gürültü denetimleri artırılmalı; zamansız yapılan inşaatlar, modifiyeli araçlar ve gereksiz korna çalan sürücüler mobese ve denetim ekipleriyle cezalandırılmalıdır.
Hassas Alan Korunması: Okul, hastane ve huzurevi gibi "çok hassas" alanların çevresi "Gürültüden Arındırılmış Bölge" ilan edilmeli ve bu bölgelerde korna çalmak, yüksek sesli faaliyette bulunmak tamamen yasaklanmalıdır.
5. Toplumsal Bilinç ve Nezaket Kültürü
En güçlü yasa bile bireysel bilincin bittiği yerde çaresiz kalır.
Korna Kültürünün Değişmesi: Kornanın bir selamlama, kızgınlık belirtisi veya uyarı dışı bir refleks değil; yalnızca acil bir "tehlikeyi önleme" aracı olduğu bilinci sürücülere aşılanmalıdır.
Kulaklık Kullanımı: Toplu taşıma araçlarında, sokakta veya cafelerde video izlerken ya da müzik dinlerken mutlaka kulaklık kullanılmalı, başkalarının işitsel alanına saygı gösterilmelidir.
Özetle; Gürültü kirliliğiyle mücadele etmek bir lüks değil, halk sağlığı mücadelesidir. Kamunun sıkı denetimi ve bizlerin "başkalarını rahatsız etmeme" bilinci birleştiğinde, daha yaşanabilir ve sakin şehirler inşa etmek mümkündür.
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı























