KRİZ OLSA DA OTURMAK YOK…
Size de öyle mi geliyor? Nereye gitsem, toplum kıpır kıpır ve değişim içinde..
Ah bu değişimin hızla yayılmakta olduğunu iktidar da anlasa.
İstanbul’da bu durum pek fark edilmiyor. Şöyle Anadolu yollarına çıkıp köyleri, kasabaları ve şehirleri dolaşınca müthiş bir dinamizm sarıyor beni. Hangi bölge olduğu önemli değil. Güzel olan insanlarımızın canlı ve çaba içinde olması.
Umut varsa hayat pozitif ilerler.
Belki limonun tanesi 30 liraya çıktı, istediğimiz sebze ve meyveleri yeterince alıp yiyemedik. Küçük bir bahçede domates, patlıcan, salatalık ve biber yetiştirdik, meyve işini karpuzla idare ettik.
Çok ilde sebze ve meyveleri bu yıl don vurdu.
Bahçe ve tarlalarda ne yazık ki, üretim çok azdı.
Anadolu’yu da saran, en küçük yörelerde bile mağazalar açan üç harfli marketlere akın edildi. Uçuk fiyatlara rağmen poşetlere giren ürünlerle yetinmek zorunda kaldı üretici.
Bazı bölgelerde kuraklık alarmları verilse de çiftçiler sonbahar yağmurlarını bekliyor.
Umutlarını ise ertelediler ve gelecek yıllara aktardılar.
Yine de karamsarlıktan kurtulmaya çalışarak bahçelere kış sebzeleri ekmek için harekete geçtiler.
Umut dedim ya, Zafer Bayramı’nın 103. Yılını ne güzel kutladık. TV kanallarında izledim. Bayram için müthiş ve yaratıcı kutlamalar yapıldı. Her yörede farklıydı, Kapadokya, balonlarla ne güzeldi.
Denizlerdeki kutlamaları çok sevdim. Dalgıçlarımız bayrak açtılar. Dalışlarla büyülendik. Denizlerimizin mavi vatanımızın kıymetini o dalışlarla içimizde hissettik. Geceleri fener alaylarıyla coştuk.
Kim ne derse desin, toplum girişimci bireylerle işini iyi yapan önder insanlarımızla müthiş bir değişim içinde.
Firmaların Zafer Bayramı videoları da anlamlıydı. Her birinde gelecek vurgusu öne çıkıyordu.
Bu sabah uyanınca telefon mesajlarına baktım.
Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörü 7 ayda 9.7 milyardolarlık ihracat yapmış. Yeter mi, yetmez ama nerede hareket, orada bereket...
KOBİ’ler ihracattan çekilmeye başlamış. Ne var ki, iş insanları yine de umutlular. “Kriz var” deyip fabrikalarında oturmak yerine hazır giyimciler, dünyanın dört bir tarafında açılan fuarlara katılıyor. Mesela, Egeli Hazır Giyimciler, bu yıl küresel resesyona inat 4 ülkede 6 fuara milli katılım organizasyonu düzenliyor.
Hazır giyimden söz açılmışken yapay zekâ ile ilgili küçük bir bilgi de verelim. Orka Holding’in ilk sanal stil danışmanı Orkay, erkek modasının yeni ilham kaynağı olmuş. Yani firma, yapay zeka destekli influencer ve stil danışmanı ile dünya modasındaki vizyonunu güçlendirecek. Peki o işleri yapan danışmanlar işsiz mi kalacak?
İş dünyasından bir başka haber vereyim; Turizmciler, bu yaz otellerini doldurmakta pek başarılı olamadılar.
Ayrıca son dönemde yaşanan iflaslar ve gerçekleşmeyen turlar nedeniyle tüketici mağduriyetleri oluştu. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği TURSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya’dan bir çağrı geldi. Bağlıkaya diyor ki, sektörün geleceğini ve tüketici haklarını güvenceye almak için 1618 Sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunun bir an önce yenilenmesi gerekiyor.
Gerçekten bu yasa eskidi ve ihtiyaçlara cevap vermiyor.
Yasa çalışması da yapılmış. Neden bir an önce TBMM”den geçirilip çıkarılmıyor?
Aslında sektörlere girdikçe çok eksiklik ve yetersizlikler görülüyor.
Buna rağmen başta da dediğim gibi toplum değişime hazır ve olası bir erken seçim umutları beklenmedik biçimde yeşertecek…