haberanaliz
Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

MADURO ve biz…

Bu ne bir ilk, ne de son olacaktır. ABD’nin bu pervasız tutumları geçmişten günümüze devam etmiştir. Şu anda 50- 55 yaşlarında olanlar hatırlayacaklar, İran şahının devrilmesi, Saddam’ın devrilmesi, Kaddafi’nin devrilmesi, Esat’ın devrilmesi… Neler neler döndü son 35- 40 yıl içinde.

Dünyada yeni bir düzen kurmaya çalışan ve bunun planının 50 sene önce yapıp işleve koyanlar, bizde yıllarca PKK illetini başımıza sararken, İsrail’i sinsi sinsi destekliyorlar, bir taraftan Rusya ile Ukrayna savaşını karıştırıyorlar, Öte yandan İran ve Çin için farklı tezgâhlar kuruyorlar ve bize de önümüzdeki günler için pek öyle iyilik düşünmüyorlar…

15 Temmuz kalkışması durup dururken mi ortaya çıktı?

Bunların eseri değil mi?

Egedeki adalar meselesi sürekli kaşınmıyor mu ve orada askeri üsler kuranlar neyin peşinde?

Kıbrıs’ı (KKTC) bunca yıldır, sözde bize dost ve müttefik olup tanımayanlar, GKRY de hangi planları işleve koyuyor?

Mavi vatan işimize nasıl su koyuyorlar?

Savunma sanayinde yaptığımız ilerlemeye nasıl bakıyorlar ve bizi de orta doğudaki diğer ülkeler gibi punduna getirip ufalamak için ne gibi tezgâh içindeler?

Bizi idare edenler salak veya geri zekâlı değil. Elbet önlem almaktalar ve tedbirlidirler.

Bu ABD ve AB ülkelerinin bize dost olduğunu söylemek abesle iştigaldir, ben hiçbir zaman bu ülkelere inanmadım. Samimi değiller. En ufak bir sendelememizde üstümüze tepemize binmek üzere kurulu bekliyorlar.

Bakın bu Maduro işi son olmayacak. ABD’nin başındaki bu adam, dünyayı karıştırmaya devam edecek.

Küresel ekonomi, küresel değişimleri getiriyor. Emperyalist güçler, her yeri kendi egemenliğine almaya çalışıyor. Hiç kimseye özgürlük ve hak tanımıyorlar.

Bu işin başını ise ABD önderliğinde, İsrail, Almanya, Fransa, İngiltere çekiyor…

Dünyayı kendilerine göre gizli bir şekilde pay etmişler, bir taraftan ekonomik saldırılar ile diğer taraftan biyolojik saldırılar ile dünya ülkelerini ele geçirme derdindeler. Eğer bu yolla başarılı olamıyorlar ise, gizli bir ittifak ile son çare oralarda ihtilal yapmak, devrim yapmak, hükümeti ele geçirmek, lideri devirerek, yeni bir oluşuma gitmeyi sağlamakla yapıyorlar.

O ülkelerin sağlığı, sıhhati, yaşamsal hakları, özgürlükleri, insanlıkları umurlarında değil. Her şey kendi çıkarları üzerine kurulu.

Çok ayık olmalıyız. Oynanan bu oyunlara seyirci kalmamalı, tedbirli olmalı, daha dikkatli bir şekilde devletimize ve milletimize sarılmalıyız.

Dünyayı bu ülkeler yüzünden çok kötü günler bekliyor. Biz o kötü günlerde kötülük yapan değil, iyilik sunan ancak kötülüklere karşıda güçlü bir şekilde dimdik duran bir ülke olarak hazır ve nazır olmalıyız.

Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin, gün birlik ve beraberlik, dayanışma günüdür ve içimizde barışın sağlanması günüdür.