Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

Türkiye de Cennet ve cehennem...

Türkiye de Cennet ve cehennem...

Cenneti ve cehennemi aynı anda yaşayanlar ülkesi olduk.

Ülkemizde işi tıkırında olan bir kesim var.

Azınlıklar.

Ama eriştikleri imkânlar nedeniyle CENNETTE yaşıyorlar.

Birde aldığı maaşla geçinemeyen ücretli, ekonomisi çöken esnaf, işi batan sanayici- tüccar, ürettiğini satamayan çiftçi, açlık ve yoklukla sınanan EMEKLİ, ekmeği bulamayan sokakta yatan çaresizler var...

Hepsinin hali bir diğerinden kötü.

Gören yok, seslerini duyan yok, onları umursayan yok...

Umursuyorlarmış gibi davranan oldukça çok.

Piyasa HİKÂYE anlatan politikacı dolu.

Arkalarında bir torba var, o torbanın içinde KIRK çeşit yalan var.

Yerine göre torbadan bir yalan çıkarıp millete sunuyorlar.

Bu ülkede 2-3-5 maaş alan kişiler var ve sayıları az değil.

Saklayıp gizliyorlar ama ortaya çıkıyor.

Yine Bu ülkede 15- 20 -25- 30- 35- 40 yılı aşkın süre MESLEKİ ODA BAŞKANI- ESNAF BAŞKANI var...

Saltanat sürüyor, onların arasında da 2-3 maaş alan var.

Temsil ettikleri halkı, esnafı düşünen var ise namerdim.

Eskiden başta SENDİKALAR sonrasında ODALAR- BORSALAR- BAROLAR- SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI ses veririler, protesto ederler, eylem yaparlardı.

Onlara da bir hal oldu.

Hak- hukuk- adalet- eşitlik- demokrasi v.s.  diyen her kişi, DAMA ÇIKTI  MERDİVENİ DE ÇEKTİ...

Bir müddet bizden gibi davranıp, nimetlere kavuşunca bizleri unutanların arsızlığını, yolsuzluğunu, pişkinliğini yaşıyoruz...

O türden olanlar her daim vardı, olacaklarda.

Onlar cenneti yaşmaya devam, bizler cehennemi tatmaya devam..

Maaş cennetinde olanların makam ve saltanat aşkı, debdebeli yaşamı giderek artıyor.

Yoksul halkın durumu onları ilgilendirmiyor.

İnleyen piyasa onları ilgilendirmiyor.

Yok olan esnaf, çiftçi onların umurunda değil.

Emekli tencerede taş bile kaynatamaz oldu, açlıktan ölüyor, umurlarında değil.

Ücretli kesim, ay sonunu zor getiriyor.

Evinde soba yakamayan, doğalgaz kullanamayan, elektrik kullanamayan, insanların yüzdelik oranı giderek artıyor.

Sokaklarda barınanları ise gören yok.

Sokaktaki hayvan için yasa çıkaranlar, evi barkı olmayan kendi türüne bir türlü insanca, uygarca düzenlemeleri getiremiyor.

Bunları yazıp çizince de işi tıkırında olanların işine gelmiyorsunuz.

Vurun kahpeye diyorlar!

İtibar suikastları başlıyor, ardından ekonomik suikastlar başlıyor, sizi bitirmek, yok ermek için her yolu mubah görüyorlar.

Konuşanları, kendi gibi konuşmayanları tek tek yok etmenin kibrini yaşıyorlar.

Bu kibri yaşarken, adaletten- haktan- hukuktan koptuklarının farkında değiller.

Zafer sarhoşluğu yaşıyorlar.

Unuttukları şey ise, devletin dininin ADALET OLDUĞU...

Kantarı ile oynarsanız, adaletin ahlakı çöker.

Bir gün gelecek, kantarı ile oynadığınız adalet terazisi sizi de tartacaktır.