haberanaliz
Perihan ÇAKIROĞLU

Perihan ÇAKIROĞLU

Mail: perihancakiroglu@gmail.com

TÜSİAD’DA FAY KIRIĞI TAMİR OLDU MU?

Yeni yıl, gerçekten çok hızlı başladı…

Karla bütünleşen ilk günün sevinci, bol hareketli günlerle ve ABD Başkanı Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşini paketleyip New York’a getirterek uyduruk bir yargılamayla hapse attırınca “Neler oluyor?” sorusuna cevap aramakla geçer oldu. Çünkü uluslararası hukuk hükümsüz kalmıştı.

Hani daha 2026’ya girdiğimizi bile anlayamadan Trump’lı olaylar zinciri aldı başını gitti. Trump’ın Gröndland’ı almayı kafasına koyduğu, Kolombiya ve Küba’yı ise işgal edeceğini söylemesi, İran’da rejimin değişmesine öncülük edeceğini açıklamasıyla patladı gitti her şey…

İçeriye baktığımızda zam yağmurları ve net 28 bin 75 liralık asgari ücret belirlemesiyle yeni yıl eskisini aratır hale geldi. Uyuşturucu operasyonları, Bebek Otel’e baskınlar ve muhalefetle ilgili davalar, Suriye’deki gelişmeler, her günümüzü meşgul etmeye başladı.

TV kanalları canlı canlı yayınlıyor.  Akşam olunca da yorgun düşüyoruz olup bitenlerden.

TÜSİAD’A MEŞRUBATÇI BAŞKAN…

Ocak ayı, iş dünyası için de hızlı geçiyor.

15 Ocak, Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği TÜSİAD’ın Seçimli Genel Kurulu’na sahne oldu.

Renkli, Nazım Hikmet’ten şiirler okunan, kıdemli üyelere ödüller verilen bir buluşma oldu. Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç,  şakalar yaptı, Sabancı Holding eski Yönetim Kuruu Başkanı Güler Sabancı, TÜSİAD üye aidatlarına gelen yüzde 25’lik artıştan yakındı.

Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, koltuğunu Tokatlı Diren Holding bünyesindeki içecek markası Dimes’in CEO’su Ozan Diren’e devretti. Diren, Turan’ın Başkan Yardımcısıydı.

Derneğin Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras ise aynı görevini sürdürecek.

Halef – Selef Turan ile Diren, konuşmalarında  TÜSİAD’a Başkan olma başarısını Cumhuriyet’e borçlu olduklarını vurguladılar. Ve büyük alkış aldılar.

Aras ve Turan açılış konuşmalarında önemli tesbitler yaptılar.

VERİMLİLİK VE COĞRAFİ AVANTAJ…

Aras, kalkınmanın, 2026'nın ana gündeminin "verimlilik seferberliği" olması gerektiğini belirterek "Bugün yaptığımız mal ve hizmet üretiminden daha iyisini yapmak zorundayız. Katma değeri yüksek, daha kaliteli, AB standartlarına uygun, yüksek teknoloji kullanarak daha az kaynakla daha fazla ürün ve hizmet üretmeliyiz" diye konuştu.

Aras, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Verimlilik Türkiye'nin enflasyonsuz refah üretebilmesinin ve dünyada rekabetçi olabilmesinin temel yoludur. Verimlilik artarsa ücretler reel olarak artar, dış açık küçülür, gelir dağılımı düzelir. Türkiye açısından mesele net. Bunu görmeliyiz. Verimliliği artırarak rekabet gücü yaratacak stratejik avantajlarımız var. Bunları akılcı kullanarak verimlilik artırımını sağlamalıyız. Bulunduğumuz coğrafyayı ekonomik güce çevirme avantajımız var. 4 saatlik uçuş mesafesinde 3 milyar nüfus yaşıyor. Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Orta Asya. Böyle bir coğrafi avantaj başka hiçbir ülkede yok. Kısaca eşsiz bir pazar erişimine sahibiz."

Turan ise öncelikle derneğin gücünün kaynağına dikkat çekti ve şöyle dedi;

"TÜSİAD'ın gücü kişilerden değil, taşıdığı fikirlerden gelir. Kurumlar kişilerle başlar ama fikirlerle yaşar ve o fikirler doğru ellerde yaşamaya devam eder. Bu vesileyle görevi devralacak yeni yönetim kuruluna başarılar diliyorum. Bu bayrağı daha da ileri taşıyacaklarına yürekten inanıyorum."  

55. Olağan Genel Kurul'un Nâzım Hikmet’in 124. doğum gününe denk geldiğini belirten Turan, usta şairin "Davet" şiirinden bir bölüm okuyarak konuşmasını tamamladı.

 

Şiirin tümü şöyle;

“Dörtnala gelip uzak Asya’dan

Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan

Bu memleket bizim

Bilekler kan içinde, dişler kenetli

Ayaklar çıplak

Ve ipek bir halıya benzeyen toprak

Bu cehennem, bu cennet bizim

Kapansın el kapıları bir daha açılmasın

Yok edin insanın insana kulluğunu

Bu davet bizim

 

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşcesine

Bu hasret bizim”

Ne güzel bir şiir değil mi? Solcusu da sağcısı da çok beğenir Nazım’ın bu sözlerini..

 

FAY KIRIĞI TAMİR OLDU MU?

Gelelim Genel Kurul’un perde arkasına..

Bilindiği gibi geçen yıl içinde Ömer Aras ile Orhan Turan, sistemi eleştirdikleri için  soruşturma gözaltı durumu yaşamışlar ve haklarında dava açılmıştı.

Yaşlı ve genç TÜSİAD üyesi iş insanlarıyla konuştum. Gerçekten geçen yılın en kritik gelişmelerinden biriydi.

İsimlerini vermek istemedikleri için yorumlarını ileteceğim..

Çok üzülmüşler önce onu belirtmeliyim. Özetle şöyle dediler;

“Biz ülkemizin kalkınması ve refahı için çalışan bir kurumuz. Hukukun üstünlüğüne inanarak eleştiri yapıyoruz. Bunun arkasında başka bir şey aranmamalı. Her vatandaşın itiraz etme, eleştirme hakkı vardır.  Kimsenin gözaltına alınıp tutuklanmasına izin verilmemeli. “

İki başkanın başına gelenler için TÜSİAD’ın eski kıdemli üyeleri, arka kapı diplomasisiyle hareket etmişler. Ve durum normale dönmüş..

Şunu da eklemeliyim; TÜSİAD’ın kurulduğu gündeki gibi Atatürkçü, laik ve demokratik Türkiye kriterlerinden asla vazgeçmeye niyeti yok…

Bu arada, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının da demokrasi ve hukukun üstünlüğü açısından hatalı bulduklarını ifade ediyorlar..

Bir TÜSİAD Genel Kurulu’ndan izlenimlerim böyle..