haberanaliz
Perihan ÇAKIROĞLU

Perihan ÇAKIROĞLU

Mail: perihancakiroglu@gmail.com

YANGINLARA ÇIKMADAN HAZIR OLMALIYIZ...

Ortadoğu, tam bir ateş bölgesi haline geldi.

ABD- İsrail ve İran arasındaki savaşlar, çevre ülkeleri olduğu kadar Türkiye’yi de etkiliyor. Topraklarımıza füze parçaları düşüyor. “Yurtta Sulh, Dünyada Sulh” prensibiyle savaşlara karşı çıkıyoruz.

Peki, bölgemiz böyle yangın yeri iken önümüzdeki bahar ve yaz mevsimlerinde çıkabilecek orman yangınlarına ve endüstriyel tesis yangınlarına hazır mıyız? Çünkü, böyle yangınlar da adeta savaş çıkmış gibi ülkemize zarar veriyor.

Geçen yıl 2 bin futbol sahası büyüklüğünde orman alanımız yandı. Bu yangınların çıkmasında yüzde 2 civarında yıldırım çarpması etkili olurken, yüzde 98’i bilerek veya bilmeyerek insanlar aracılığıyla gerçekleşiyor.

Öyleyse yangınlarla baş edilmek isteniyorsa öncelik, çıkmaması için sürdürülebilir mücadeleler yapmak ve sosyal anlamda toplumu canlandırmaya çalışmaya verilmeli değil mi? Kampanyalar açılarak, kamu spotlarıyla ve akılcı videolarla halkı bu yönde etkilemek lazım. Bunlar yapılıyor mu? Bazen rastlıyoruz ama etkili değil yeterince. Oysa, görsellik içeren unsurlar, yapay zekanın da devreye girmesiyle zenginlik  taşıyor.

Kampanyalar yanında gerekli denetimleri şimdiden almak çok daha güvenli. Yani, yangından önce koruma önlemleri lazım..

Yine olası büyük İstanbul depreminde olası yangınlara karşı da bugünden neler yapabileceğimizi birer birer netleştirmeliyiz.

Geçenlerde yapılan bir toplantıda ülkemizdeki tek endüstriyel yangın önleme firması Falckon’un Genel Müdürü Anıl Yamaner’le tanıştım. Çok da yararlı oldu.

Onun çalıştığı Falckon’u Danimarkalılar kurmuş.

Başına da Danimarka’da uzun yıllar birlikte çalıştıkları  Yamaner geçmiş. Şu anda yangın söndürme sektöründe başka bir firma da yok. Oysa, dünyanın ilk şehir itfaiye binası İstanbul’da yapılmış büyük yangınlar için. Ne var ki, yangın söndürme araçları artık üretilmiyor.

Yamaner ile önemli yangın meselelerini konuştuk.

ERKEN HAREKETTE İHA’LAR…

Yamaner, depremlerin en büyük etkilerinden birisinin takip eden yangınlar olduğunu söylerken, “İşletmeler deprem ve yangın senaryolarını doğru hesaplamalı. Deprem acil durum senaryoları çok detaylı olmalı” diyor.

Bu anlamda yazılım sistemlerinin de yangın güvenliğinde çığır açtığını hatırlatarak, “Erken haber alma”nın ve erken harekete geçmenin planlanmasının en etkili davranış eylemi olduğuna dikkat çekiyor. Küçük yangınlarda helikopterlerin daha başarılı olduğunu belirten Yamaner’e göre

Türkiye, insansız hava araçları (İHA) üreten bir ülke olmasına rağmen uçaklar yerine İHA’ları kullanmalı.

Peki neden öyleyse İHA’lar kullanılmıyor?

Öyle ya, diyelim orman yangını çıktı, ne kadar hızlı olsa da ormanlara araçlarla girmek kolay iş değil. Bir söndürme uçağı veya helikopterin ulaşması da en az 15- 20 dakika alır, oysa İHA’lar emsalsiz araçlar yangınlar için..

Kendisini ve 400 civarında insan çalıştıran şirketini, “Endüstriyel İtfaiyeci” olarak tanımlayan Yamaner, neler yaptıklarını şöyle anlattı;

“İşin özünde profesyonellik ve kurumsallık mevcut. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan üretim tesislerini yangına karşı her boyuttan koruyan entegre bir operasyonuz.

Başta Arçelik 33 büyük sanayi firmasına hizmet verdiklerini belirten Yamaner, ekliyor;

“Tesislerin yangınlara karşı bağışıklık sistemlerini güçlendirip riski azaltıyor, yangın çıktığında da doğrudan müdahale edip üretimin devamlılığını sağlıyoruz. Bunu sahada 7/24 çalışan personellerimiz, merkezden sürekli destek veren ulusal ve uluslararası uzmanlarımız, eşsiz yazılım uygulamamız, prosedürlerimiz ve geniş bilgi ağımızdan oluşan bir sistem ile temin ediyoruz.”

AB MEVZUATI UYGULANIRSA İYİ OLUR..

Yamaner, yangın söndürme alanında Avrupa Birliği(AB) mevzuatının ve denetimin Türkiye’de de uygulanmasını öneriyor ve şu andaki sistemin çok eskidiğine dikkatimizi çekiyor.

Endüstriyel yangınlarda artış var mı? Soruma, Yamaner, şöyle cevap veriyor;

“Bu alanda Kimya Mühendisleri Odası’nın araştırması var o da çok sınırlı. 2025 rakamları henüz çıkmadı ancak 2023 ve 2024 verilerine kıyasla yüzde 40’lık bir artış görünüyor. Verilerde eksiklikler var. Belediyeler Birliği, tüm belediyelerden verileri isteyip bilgileri yenilemesi lazım. Mesela 575 büyük endüstriyel yangın ve patlamalar olduğu görülürken, 323 gibi bir veri iletiliyor.”

ELEKTRİK KONTAĞI VE ASIL GERÇEKLER

Yamaner, İTÜ’de makine mühendisliği okumuş, sonra da Danimarka’da yangın söndürme üzerine işletme yüksek lisansı yapmış. Ve bu alanda çalışmış.

Gerçekten böyle uzmanlara çok ihtiyacımız var. Onunla sohbet ederken çok şey öğrendim.

Aklıma geldi, ona, “Neden yangınlar, hep elektrik kontağından çıktı deniliyor?” sorusunu da yönelttim.

Bakın neler söyledi; “Birçok yangın olayının bir numaralı müsebbibi risklerin farkında olmamaktır. Bizim Türkiye’de son 10 yılda doğrudan dahil olduğumuz 795 yangın ve ramak kala vaka değerlendirmemizde gördüğümüz, yangınların yüzde 56’sının ya prosedürün hiç olmamasından ya da olan bir prosedüre uyulmamasından çıktığına dair yayınladığımız bir raporumuz var. Bu konudaki uluslararası istatistikler de aynı şeyi söylüyor. Yani evde veya fabrikalardaki elektrik sistemlerinde yangınlar sistem risklerinden çıkıyor.”

Ona göre üretim teknolojileri nasıl her gün değişiyorsa, yangın güvenliği de sürekli değişip gelişiyor. Pek çok sistem ve ekipman yenilenen ihtiyaçlara uygun evrim geçirmek zorunda.

Dilerim ki ülkemizde hiç ormanlar yanmasın, fabrikalar kül olmasın..

Tabii ki ana unsur insan, doğru ve uygulanabilir, denetim unsurları yüksek yasa ve yönetmeliklerin çıkması.