Zalime Baş eğmeden
Resulullah (s.a.v) buyuruyor:
“Kıyamet günü bir nidacı nida eder, derki: ‘hani zalimler nerede? Hani zalimlerin avanesi nerede? Hani zulüm ve haksızlık fermanının yazması için zalimlere kalemi gösterenler nerede? Hani onlara kalem hazırlayanlar ve mürekkep tutanlar nerede? Hepsini toplayınız ve ateşten bir tabutun içine koyunuz!’
İnsanın kendine ve diğer insanlara zulmetmesi cahillikten ve mutlak kudret sahibi Allah’ı tanımamasındandır.
Eninde sonunda yapanı da yakacak olan zulüm ateşini söndürmek bir Müslümanın asli vazifelerindendir.
Zulmü görüpte onu ortadan kaldırmaya çalışmayan kişi büyük bir vebal altındadır.
Küfür kıyamete kadar devam edecek fakat zulüm o kadar uzun ömürlü olmayacaktır.
Zira hiçbir insan yoktur ki kendisine yapılan zulme rıza göstersin, aptallardan başka…
İslam’da insanın anne babasının emirlerine karşı gelmekten, komşunun malına zarar vermesine, namazını terk etmesinden haktan gayrısını emreden amirlere itaat etmesine varıncaya kadar pek çok kötülük dairesi içine girer.
Cenab-ı Allah’ın, Salihler, Sıddıklar. Mazlumlar, Müminler ve Fasık, Hain, Zalim, İnkarcılar için vaadi kesindir.
“Sizden hepiniz mutlaka oraya (cehenneme) uğrayacaktır.”
Bu, Rabbin’in yapmayı üzerine aldığı kesinleşmiş bir hükümdür.
Sonra biz, Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanları kurtarır, zalimleri de orada diz üstü çökmüş olarak bırakırız” (Meryem 71-72)
Mazlumların hakkını zalimden almak Cenab-ı Allah’ın kesinleşmiş bir hükmüdür ancak inanan insanların zulmü uygulayan kim olursa olsun, zulmün cinsi ne olursa olsun engel olması dini bir zarurettir.
Resullullah efendimizin hadisine göre Cenab-ı hak eninde sonunda mazlumun hakkını zalimden alacağını, bir insanın zulme uğradığını görüp mazluma yardım etmeye gücü yettiği halde yardımını esirgeyen katı yürekli kimseden de mazlumun intikamını alacağını buyurmuştur.
Baki Selam ve Dua ile.


















