ÇGD 2020 Şubat Ayı Medya Raporu yayınlandı

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
ÇGD 2020 Şubat Ayı Medya Raporu yayınlandı
Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Yönetim Kurulu: "Derneğimiz Genel Merkezi bünyesinde faaliyet yürüten Medya İzleme Komisyonu’nun hazırlayıp duyurduğu 'Medya Raporlar'ını artık aylık olarak açıklıyoruz. ÇGD Ankara, Bursa ve Antalya şubelerimizin çalışmalarıyla hazırlanan 2020 yılının Şubat ayını kapsayan rapor öne çıkan gelişmelerin değerlendirildiği basın açıklamasıyla birlikte ektedir." diyerek basın bülteni gönderdi. İşte o metinler:

GAZETECİLER ŞUBAT AYINDA SINIR TANIMAYAN SALDIRI VE BASKILARA UĞRADI

Basın ve ifade özgürlüğüne saldırıları not ettiğimiz Şubat ayı raporumuzda, işten çıkarmalar, erişim engelleri, RTÜK cezaları ve soruşturmaların yanı sıra basında meslek ilkeleri ihlallerini ve manipülasyonları da derlemeye çalıştık. Şubatayı içinde 10 gazeteci gözaltına alındı, 3 meslektaşımıza hapis cezaları verildi, 2 meslektaşımız tutuklandı.

                Bu dönemde gazeteciler üzerinde ağırlaşan tehditlerin, giderek şiddeti artan fiziksel saldırılara dönüşmeye başladığını gördük. Meslektaşlarımızın sokak ortasında sopalı çetelerce dövülmesini, trafikte yolları kesilip darp edilmelerini, kurşunlanmalarını, ölümle tehdit edilmelerini, iktidara yakın güç odaklarınca hedef gösterilmelerini son aylarda çok sık yaşadık. Yerel seçim dönemi öncesinde tırmanmaya başlayan bu saldırıları tek tek raporladık, kınadık, protesto ettik, yetkilileri uyardık… Bu ağır atmosferde gazetecilerin başına gelebilecek herhangi bir kötü olayda sorumluların kim olduğunu ilan edip uyardık. “Her an çok ağır sonuçlar doğuran bir olay gerçekleşebilir, bir gazetecinin daha yaralanmasıyla hatta ölümüyle karşılaşabiliriz” dedik. Ancak iktidar ve ortakları bizleri şaşırtmadı, bu uyarıları ciddiye almadı. Uyarılarımızı dikkate almayanlar, bu tavırlarıyla son dönemde artan şiddeti bilinçli olarak kışkırttığını ya da yönettiğini kabul etmektedirler. 

                Şubat ayının son günlerinde Türkiye’nin bir kez daha savaş atmosferine girmesi yine gazetecilere yönelik saldırıların tırmanmasına neden oldu. Ayın son günlerinde İdlib’de bir günde 33 askerin şehit olmasıyla sonuçlanan hava saldırısının ardından iktidar, kendisine yönelen eleştirileri ve tepkileri muhaliflerine yöneltebilmek amacıyla gündemi saptırmaya başladı. Şehit verilmesiyle sonuçlanan başarısız politikaların sorumlularını gizleyip şehitlerin acısını kendini kurtarmak için kullanmaya ve milliyetçilik dalgasını siyasi fırsata çevirmeye çalıştı. Bu atmosferde Rusya’nın Sputnik ajansının yayınladığı bir haber bahane edilerek bu ajansın Türkiye çalışanları hedef alındı.

                Sputnik ajansının Türkiye servisinde Ankara’da çalışan üç meslektaşımızın evi 29 Şubat gecesi bir grup faşist tarafından basılmış, kapı önlerinde ve apartmanlarda bir süre bağırıp çağıran saldırganlar, sloganlar ve tehditler savurup ayrılmıştır. Ardından bu saldırıya uğrayan meslektaşlarımız gözaltına alınmıştır.

                Hakaretlerle, tehditlerle gazetecinin evini basıp, bağırıp çağırmak ne anlama gelmektedir? Böylesi bir saldırganlık, eşkıyalık nerede görülmüştür? Gazetecilerin ev adreslerini bu çeteye kim vermiştir, neden hiçbiri yakalanmamıştır, neden saldırganlar yerine meslektaşlarımız gözaltına alınmıştır? Biz bu soruları sormaktan vazgeçmeyeceğiz, ta ki demokratik bir toplumda bu tür eşkıyalıkların hesabı sorulana kadar…

                3 meslektaşlarımıza yönelik bu görülmemiş düzeydeki saldırıyı ve soruşturmayı “Tehdit, hakaret, hedef gösterme, şiddet” başlığı altında derlediğimiz hak ihlalleri arasında raporlaştırdık.

                Şubat ayında gazetecilere yönelik bir başka saldırı yine eşi görülmemiş bir biçimde gerçekleşti. Yeniçağ gazetesi yazarı iki gazeteci, istihbarat görevlisi olduğu sonradan öğrenilen iki şehitle ilgili resmi açıklama yapılmamasını eleştirdiği paylaşımları nedeniyle bir “elektronik operasyonla” karşılaştı. Cep telefonlarına, e-posta adreslerine ve sosyal medya hesaplarına uzaktan erişen ve kim olduğu tespit edilemeyen kişiler gazetecilerin kişisel verilerini kopyaladı, paylaşımlarını sildi. Onlardan biri, Murat Ağırel, köşesinde “Türkiye'nin güvenliğini sağlamakla yükümlü olan kurumlarımızın, gazetecilerin sosyal medya hesaplarıyla uğraşmaları kabul edilemez” diye yazdı. Bu hak ihlali ve saldırıyı da “Sansür dışı müdahaleler” başlığı altına not ettik.

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Yönetim Kurulu

MEDYA RAPORU

ŞUBAT 2020

SANSÜR

-RTÜK’ten haberlere ve deprem yayınlarına ağır ceza

            Radyo Televizyon Üst Kurulu Fox TV, KRT, Tele 1, Halk TV, Habertürk ve TV 5’e yayın ilkelerine uyulmadığı gerekçesiyle para cezaları verdi.

            Fox TV Anahaber sunucusu Fatih Portakal, hükümetin Libya politikalarını eleştirmiş, “Anlaşmanın içeriği belli aslında doğalgaz ve petrol... Türkiye'de bu duruma geldi ya. Emperyalistleri biz niye eleştiriyoruz. İnsanların doğal kaynaklarını sömürüyorlar, onu yapıyorlar bunu yapıyorlar” demişti. RTÜK'ten yapılan açıklamada, Portakal'ın,  yasadaki “…tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerini esas almak ve toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olmamak zorundadır” maddesini ihlal ettiği gerekesiyle ağır para cezasına hükmedildiği belirtildi.

            Üst Kurul KRT kanalına da Elazığ depremiyle ilgili yayınlarının “izleyicilerde korku, panik, endişe, karamsarlık oluşturacak nitelikte” olduğu gerekçesiyle ceza verdi. RTÜK kanala, Serdar Akinan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deprem bölgesi ziyaretiyle ilgili haberi nedeniyle de yasanın “soruşturulması mümkün haberler soruşturulmaksızın ve doğruluğundan emin olunmaksızın yayınlanamaz” hükmünü ihlali gerekçesiyle de ceza verdi.

            RTÜK, Tele 1, Halk TV, Habertürk ve TV 5’e de deprem yayınlarında korku, panik oluşturdukları, iftirada bulundukları gibi gerekçelerle para cezası verdi. (6 Şubat 2020)

-RTÜK Başkanı’ndan cezalara eleştiriye tehdit

            RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, Fox TV, KRT, Tele 1, Halk TV, Habertürk ve TV 5’e verilen para cezalarıyla ilgili eleştirilere sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarla yanıt verdi, eleştirili nitelikli haberlerin de cezaya uğrayabileceğini belirterek örtülü tehditte bulundu. Şahin, “Son cezalara ilişkin maalesef bazı medya organlarınca halkı yanıltan yanlı haberler verilmiştir. Cezalar gazetecilerin soruları sebebiyle değil halkı yanıltan, korku ve paniğe sevk eden yorumlarıyla eleştiri sınırlarını aşan sözleri nedeniyle verilmiştir” dedi. (7 Şubat 2020)

-Albayrak’ın Kanal İstanbul güzergâhındaki arazisi haberlerine erişim engeli

            Cumhuriyet gazetesinde Hazal Ocak imzasıyla yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Kanal İstanbul güzergâhında arazi satın aldığı yönündeki habere erişim engeli getirildi. Muhabir Ocak’a da kamu görevlisine hakaret iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Haberde, Albayrak'ın yaklaşık 13 dönümlük araziyi projenin duyurulmasından bir yıl sonra satın aldığı, tarla vasfında olan arazinin, Kanal İstanbul değişiklik planında “konut alanı” içinde kaldığı yazılmıştı. (15 Şubat 2020)

-Kanal İstanbul ve Albayrak eleştirisinin mizahına bile tahammül yok

            Mizah dergisi Leman’ın internet sitesi, 22 Ocak tarihli sayısında “Cumhuriyet Gazetesi: Bakan Berat Albayrak’ın Kanal İstanbul güzergâhında arazisi olduğu ortaya çıktı” spotuyla verdiği kapak karitatürü nedeniyle erişime engellendi. (15 Şubat 2020)

-Erişim engeli getirilmesi haberine de erişim engeli

            Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak’ın Kanal İstanbul güzergâhında aldığı araziyle ilgili habere getirilen erişim engeliyle ilgili haberlere erişim engeli getirildi. (21 Şubat 2020)

-Kaharman hakkındaki Ekşi Sözlük başlığına erişim engeli

            İstanbul 5’inci Sulh Ceza Hâkimliği, Elazığ’da şüpheli şekilde evinde ölü bulunan Kırgızistanlı gazeteci YeldanaKaharman için Ekşi Sözlük’te açılan başlığa erişim engeli getirdi. Ekşi Sözlük, “İstanbul 5’inci Sulh Ceza Hakimliği’nin 11 Şubat tarihli ve 2020/823 iş sayılı kararı uyarınca YeldanaKaharman başlığı altında yer alan içeriklere erişimin engellenmesine karar verildiğini” açıkladı. Ekşi Sözlük, başlık altındaki yorumları kaldırırken mahkemenin erişim engeli kararını da paylaştı. Mehmet Ağar’ın oğlu AKP Elazığ Milletvekili Tolga Ağar’ın YeldanaKaharman’a cinsel saldırıda bulunduğu iddia edilmişti. (25 Şubat 2020)


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
ATATÜRK’ÜN BURDUR’A GELİŞİNİN 90. YILIÖnceki Haber

ATATÜRK’ÜN BURDUR’A GELİŞİNİN 90. YILI

İBB, SARIYER’İN 60 YILLIK TAPU SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN DÜĞMEYE BASTISonraki Haber

İBB, SARIYER’İN 60 YILLIK TAPU SORUNUNU...

Başka haber bulunmuyor!