İYİ PARTİLİ TÜRKKAN'DAN TARIM BAKANLIĞINA CEVAP

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
İYİ PARTİLİ TÜRKKAN'DAN TARIM BAKANLIĞINA CEVAP
LÜTFÜ TÜRKKAN: Geçtiğimiz hafta tarımla ilgili düzenlediğim basın toplantımıza Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan bir cevap geldi. Bazı gerçekler rahatsız etmiş olacak ki her zaman olduğu gibi yine yalanlamaya kalkmışlar. Dedi va bakın neler söyledi....

Milletimize ithal soğan – patates yediren Tarım Bakanlığı cevabında patates kıvamında zafer hikayesi yazmış.

Tekrar söylüyorum 5553 sayılı tohumculuk kanunu ve Bakanlığın tarım politikaları birer Sevr Anlaşması’dır.

Tarım Bakanlığı’na buradan kendilerine çok yakışacak bir hatırlatma yapmak istiyorum.

Damat Ferit tarafından görevlendirilen Reşat Halis Bey, Hadi Paşa ve Rıza Tevfik Bey 10 Ağustos 1920’de Sevr anlaşmasını imzaladılar. Hiçbiri de kendilerinin ne olduğunu kabul etmediler.

Tarım Bakanlığı, meşruluğu ve doğrululuğu tartışılan TÜİK rakamlarına çok güvenmesin.

Bakanlık, tohumda dışa bağımlı olmadığımızı söylemiş.

Peki Bakanlığın web sitesindeki tohum ithalatı rakamlarını en has müşterisi olduğumuz için Putin mi yazdı?

Madem tohumda dışa bağımlı değiliz.

Bu yılın yani 2020’nin ilk dört ayındaki rakamlara bakalım.

Tohumda 84 milyon dolar ihracatımız var. Ama nedense 114 milyon dolar da ithalatımız var. Ülke meteliğe kurşun atarken, tohum yüzünden 30 milyon dolar bütçe açığımız var. Hani kendi kendimize yetiyorduk.

Sertifikalı 879 tohumculuk firması olduğundan bahsetmiş Tarım Bakanlığı.

Bu firmaların hangileri yabancı ortaklı, hangilerinin tabelası yerli ama aslı yabancı firmalar. Bakanlık bu bilgileri, bu firmaların üretim kapasiteleri ve cirolarını da bir zahmet paylaşıversin. Yerli ve milli olanları görelim.

Buğday üretiminde sahte bir zaferden bahseden Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri beni iyi dinlesin. 19 milyon ton buğday üretiminden bahsetmişsiniz. Dünyada buğday üretimi artarken Türkiye’de buğday üretimi düşüyor.

2014’te 77 milyonluk Türkiye’de 19 milyon ton buğday üretildi. Bir sonraki yıl 22 milyon ton buğday üretildi.

Bugün 85 milyonluk nüfusuyla giderek büyüyen Türkiye’nin buğday üretimi 20 milyon ton. Ayrıca makarna sektörünün de etkisiyle 10 milyon ton buğday ithalatı gerçekleştirdik.

Bunun 8 milyon tonu Rusya’dan, kalanı ise Ukrayna ve Kazakistan gibi ülkelerden ithal ettiğimiz buğday.

Bu sene onlar yok. İstesek de yok. Çünkü salgın yüzünden daralan ve içine kapanan Rusya buğday ithalatını yasakladı.

Halk arasında bir tabir vardır. Dımdızlak ortada kalmak diye.

Dımdızlak ortada kaldık.

Demek ki neymiş. Olması gereken buğday üretimimiz en az 30 milyon ton olmalı.

Türkiye’nin makarna ihracatı ise ithalata bağlı. Şimdi elimizdeki buğdaydan ekmek mi yapalım, makarna mı?

Ekmek yoksa pasta mı yiyelim?

Buğdayda dışarı bağımlı olmadığı söylenen Türkiye geçen sene 1 milyar dolarlık buğday ve buğday ürünleri ihracatı gerçekleştirdi.

Fakat 2,1 milyar dolar da buğday ve buğday ürünleri ithalatı yaptık. İthal buğday yüzünden cari açığımız 1 milyar dolar arttı.

Üstelik bu ithalat rakamına makarna üretimi için ithal edilen durum buğdayı dahil değil.

600 milyon dolarlık makarna ihracatı yapabilmek için 400 milyon dolarlık buğday daha ithal etmemiz gerekli. Kısaca Ak Parti’nin tarım politikaları yüzünden ithal edemeden vatandaşını doyuramayan bir Türkiye ortaya çıktı.

Bizbize yeteriz diyerek sadece 2 milyar lira toplayabildiniz.

Bu topladığınız para kadar, biz bu yılın ilk dört ayında 353 milyon dolar sadece buğday kaleminde 353 milyon dolar dış ticaret açığı verdik.

Bakanlık yetkilileri belki rakamlardan uzak. Ama bir dönem küresel tarım çetelerinin patates mümessilliğini yapan Tarım Bakanı dolar hesabından iyi anlar diye düşünüyorum.

Bakanlık madem geçen hafta düzenlediğim basın toplantısından kendine ev ödevi çıkarmış. Onlara yeni bir ödev veriyorum.

Siz insanınızı doyuramıyorsunuz ki hayvanları doyurabilesiniz. Hayvancılık sektöründen bahsediyorum.

2019 yılında 250 milyon dolarlık hayvan yemi ihraç ettik. Ama kulaklarınızı iyi açın. 3,5 milyar dolarlık hayvan yemi ithal ettik. Bütçe açığımız tam 3,2 milyar dolar daha arttı.

Soya fasulyesi, mısır danesi, soya küspesi bile devletin kasasında 2 milyar dolar ek bütçe açığına sebep oluyor.

2020’nin daha yarısındayız. Bu sene delik, yılın ilk dört ayı için tam 1 milyar doları geçti.

4 ayda 186 milyon dolar ihracat yapmışız. 1,2 milyar dolar ise ithalat.

Bizim en büyük hatamız rakamlar ortadayken Tarım Bakanı’ndan ülkeyi doyurmasını beklemek.

Bakanlık ithalat sopasını göstere göstere, yerli üreticimizi küstürdü. Korkuttu. Oysa görüyoruz ki ekmek ne kadar kutsal bir şey.  Bir buğday tanesi ne kadar büyük nimet. Bir başak, bir ülke için altın kadar kıymetli.

Türkiye’de açlık ve yokluk kapıda diyorum. Önlem alın diyorum. 3 ay ithal edemezsek, limana gemi gelmez ise açız derken boşa konuşmadım. Kasada para yok. Emanet Katar parası da karın doyurmaz. Rakamlar ortada. Bakanlık ödevine iyi çalışsın.


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
CESUR’UN SAĞLIKÇILARA DESTEĞE DEVAM EDİYORÖnceki Haber

CESUR’UN SAĞLIKÇILARA DESTEĞE DEVAM EDİY...

ABTTF, ABD 2019 Uluslararası Dini Özgürlükler Raporunu yayımladıSonraki Haber

ABTTF, ABD 2019 Uluslararası Dini Özgürl...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!