İzmir Milletvekili Murat Çepni'nin Avukat Hakan Günaslan Hakkındaki Açıklaması

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
İzmir Milletvekili Murat Çepni'nin Avukat Hakan Günaslan Hakkındaki Açıklaması
08/11/2019 tarihinde Balıkesir Kepsut L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda linç edilerek öldürülen Ulaş Yurdakul ile ilgili aşağıdaki önergeyi vermiştik. Önergemize yanıt verilmediği gibi bugün Avukat H. Hakan Günaslan avukat sandalyesinden kaldırılarak sanık sandalyesine oturtuldu. Hakkında doğru düzgün bir soruşturma yürütülmeyen dosya Hakan Günaslan’ın çabalarıyla aydınlatılmaya çalışılmıştır. Üstü kapatılmak istenen dosya Hakan Günaslan sayesinde devam etmiştir. Avukat H. Hakan Günaslan hakkında “soruşturmanın gizliliğini ihlal”den soruşturma başlatıldı. Hakan Günaslan iyi bir avukatlık pratiği sergilediği için, ezilen-katledilen bir Kürt’e adalet aradığı için cezalandırılmak isteniyor.Avukat H. Hakan Günaslan’ın sanık olarak yargılandığı davanın ilk duruşması 5 Mart’ta İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 13.30’da yapılacaktır. Hem Ulaş Yurdakul için hem de Avukat H. Hakan Günaslan için dayanışmayı büyütmek, haksızlıkların önüne geçmek adına 5 Mart’ta herkesi davayı sahiplenmeye ve takip etmeye çağırıyoruz. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e verdiğimiz soruları da bir kez daha tekrarlıyoruz.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Abdulhamit GÜL tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Murat ÇEPNİ-  İzmir Milletvekili

Balıkesir Kepsut L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalan Ulaş Yurdakul,  koğuş temsilcisi ve adamları olduğu ileri sürülen 8 mahkum tarafından 01.01.2017 tarihinde linç edilerek öldürülmüştü.  8 ay boyunca işkence ve kötü muameleye de maruz kalan Ulaş Yurdakul’un ölümü sonrası yapılan soruşturma ile mahkumlar için iddianame hazırlanırken, cezaevi görevlileri açısından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Karara karşı Yurdakul Ailesinin avukatı Hakan Günaslan tarafından karara itiraz edilmiş ayrıca böylesine bir ihmali kamuoyu ile paylaşmak için Yurdakul’un annesi ve kardeşi ile insan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde açıklama yapılarak olayın basında çıkması sağlanmıştır.

Açıklamadan altı gün sonra Hürriyet Gazetesi’nde haberin genişçe yer alması sonucu, aynı gün Balıkesir Başsavcılığı tarafından açıklama yapılarak Kararın kaldırıldığı açıklanmış ve aynı zamanda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 29/12/2017 tarih ve E. 720 emirleri gereğince Balıkesir L Tipi Ceza İnfaz Kurumu özel denetime tabi tutulmuş, Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 02/01/2018 tarihli 201261793/663-07/23/1 ve 2 sayılı emirleri gereğince de görevliler hakkında disiplin soruşturması yapılarak rapor düzenlenmiştir.

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Baş Müfettişi tarafından hazırlanan ve adli soruşturmanın yetersizliğini ortaya koyan raporda ‘‘cezaevinde bir çete olduğu ve idarenin de bu çeteyi kolladığı, Ulaş’ın görevlilerin görevlerini ihmal etmeleri sonucu öldüğü, görevlilerin görevlerini yerine getirmiş olmaları durumunda ölümün meydana gelmeyeceği’’ tespitlerine yer verilerek 26 görevli hakkında işlem yapılması talep edilmiş ve bu yönlü soruşturma başlatılmıştır.  Ancak bu soruşturmaya da birinci soruşturmada olduğu gibi memurları koruma anlayışı hakim olmuş, çoğu görevli hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.

Adalet Başmüfettişleri tarafından disiplin soruşturması sonucu yapılan ihbarla ise üçüncü adli soruşturma 2018/1228 Nolu  ile yapılmakta olup, bu adli soruşturma da aynı savcılar tarafından yapılmaktadır.

Yasalara ve  Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere göre her tutuklu ve hükümlünün hayat hakkı, can güvenliği ve temel insan haklarını korumak, tutuklu ve hükümlülerin ruh ve beden sağlığını sağlayacak fiziki ve sağlık şartlarını sağlamak devletin asli görevidir. Ulaş Yurdakul’un bu hakları gasp edilerek, kamu görevlileri sorumluluklarını yerine getirmemiştir. Yurdakul ailesinin Avukatı Hakan Günaslan’a, Kepsut L Tipi Cezaevi’nde kalan Ulaş Yurdakul’un dövülerek öldürülmesine ilişkin linçin telefon dökümünü, ifade tutanaklarını, Yurdakul’un kaldığı yerin fotoğraflarını basınla paylaştığı iddiasıyla dava açılmış ve yargılanması başlamıştır. Davanın görüldüğü Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi yetkisizlikle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine dosyasını göndermiştir.  Basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı,  Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Basın Kanunu ile güvence altına alınmıştır. 

Bu  bağlamda;

1- Her iki raporda da soruşturmanın yetersizliği ve yeni deliller ortaya çıkmasına rağmen adli soruşturmaların etkisiz şekilde yapılması ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının ikinci kez verilmesi adli soruşturma savcıları tarafından görevlilerin aklanmaya çalışılması anlamına gelmemekte midir?

2- Soruşturmanın gizliliğini katılan vekili olarak Avukat Hakan Günaslan’ın basın açıklaması yaparak ihlal ettiği iddiasına karşın; soruşturma dosyasındaki ifadelerin mahkûmların telefon görüşmelerinde ve mektuplarında geçmiş olması, tanıkların tehdit edilmesi, yüzlerinin doğranmaya çalışılması, Cezaevi 1. Müdür’ü tarafından infaz koruma memurlarına nasıl ifade verecekleri konusunda telkinde bulunulması, Balıkesir Cezaevi’nde bulunan mahkûmların ifade vermezken başka cezaevine sevk edilen mahkûmların yaşananlara ilişkin ifade vermeleri, adli soruşturma dosyasında ifade vermeyen mahkûmların raporlarda gerçekleri anlatmaları, başka Cezaevine tayin edilen görevlilerin ifadelerinin Balıkesir Cezaevi’nde çalışanlardan farklı olması karşısında adli soruşturmanın gizliliğinden ve sıhhatinden ne kadar bahsedilebilir?

3- Avukat Hakan Günaslan’ın,  İHD İstanbul Şubesi’ndeki basın açıklamasında işkence ile öldürülen Ulaş Yurdakul’un durumu hakkında kamuoyunu bilgilendirilmesi ve bu bilgilendirmeden sonra Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün  olayın araştırılması için denetim yapıp usulsüzlükleri saptaması hangi açıdan hukuka uygun değildir? Bir avukatın müvekkillerinin haklarını koruması ve gerçeğin açığa çıkartılması için mücadele etmesi neden suç olarak değerlendirilmektedir?

4- Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün  olayın araştırılması için yaptığı denetimde Soruşturma Savcıları’nın kamu adına görevlerini etkin şekilde yapmadıkları ortaya çıkmasına rağmen Bakanlığı’nız tarafından katılan vekili hakkında aynı Savcılar tarafından soruşturma ve kovuşturma izni istenmesinin ve bu iznin Bakanlığı’nız tarafından verilmesinin hukuka uygun olduğunu düşünüyor musunuz?

5- Devletin can güvenliğini koruyamadığı bir mahkumun durumuna kayıtsız kalan cezaevi görevlilerinin  sadece ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan yargılanmalarının gerekçesi nedir?


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Chron hastası Deniz Ayık neden tahliye edilmemektedir?Önceki Haber

Chron hastası Deniz Ayık neden tahliye e...

Dr. Gergerlioğlu Sordu: ‘ İşkenceyi Nasil Kibarca Anlatabiliriz?’Sonraki Haber

Dr. Gergerlioğlu Sordu: ‘ İşkenceyi Nasi...

Başka haber bulunmuyor!