Kürt Halkının Önder ve Şahsiyetlerinin Mezar Yerleri

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Kürt Halkının Önder ve Şahsiyetlerinin Mezar Yerleri
Mezarsızlık politikası, Türkiye’nin kurucu siyaseti olduğu gibi ulus inşa süreçlerinde uygulanan temel politikalardan birisidir. Asimilasyona tabi tutulan halkların hafıza kırıma uğratılması bağlamında, söz konusu halkın nezdinde karşılığı olan önderlerin ve şahsiyetlerin mezar yerleri saklı tutulmakta veya var olan mezarlar bilinmeyen yerlere taşınmaktadır. Bu şekilde o halk ile tarihi arasında var olan bağın kopartılması amançlanmaktadır. Kürt halkı da tarihsel süreçten günümüze bu politikaya maruz bırakılmaktadır. Kürt halkının önemli birçok önder ve şahsiyetlerinin mezar yerleri bilinmemektedir. Bu nedenle Kürt halkı, kendileri için tarihi ve manevi önemi olan şahsiyetlerin mezar yerlerinin açıklanmasını talep etmektedir. Bu bağlamda, Kürt halkı için önemli liderler ve şahsiyetlerinden olan Said-i Nursi (Kurdi), Şeyh Sait, Seyid Rıza ve bu uygulamaya tabi tutulmuş bütün şahsiyetlerin mezar yerlerinin neden gizli tutulduğunun araştırılması ve yerlerinin açıklanmasının sağlanması amacıyla TBMM'de Meclis Araştırma Komisyonun kurulmasını talep ettim.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Mezarsızlık politikası, Türkiye’nin kurucu siyaseti olduğu gibi ulus inşa süreçlerinde uygulanan temel politikalardan birisidir. Asimilasyona tabi tutulan halkların hafıza kırıma uğratılması bağlamında, söz konusu halkın nezdinde karşılığı olan önderlerin ve şahsiyetlerinmezar yerleri saklı tutulmakta veya var olan mezarlar bilinmeyen yerlere taşınmaktadır. Bu şekilde o halk ile tarihi arasında var olan bağın kopartılması amançlanmaktadır. Kürt halkı da tarihsel süreçten günümüze bu politikaya maruz bırakılmaktadır. Kürt halkının önemli birçok önder ve şahsiyetlerinin mezar yerleri bilinmemektedir. Bu nedenle Kürt halkı,  kendileri için tarihi ve manevi önemi olanşahsiyetlerin mezar yerlerinin açıklanmasını talep etmektedir.  Bu bağlamda, Kürt halkı için önemli liderler ve şahsiyetlerinden olan Said-i Nursi (Kurdi), Şeyh Sait, Seyid Rıza ve bu uygulamaya tabi tutulmuş bütün şahsiyetlerin mezar yerlerinin neden gizli tutulduğunun araştırılması ve yerlerinin açıklanmasının sağlanmasıamacıyla Anayasa’nın 98’inci İç Tüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz.

Ömer ÖCALAN

Şanlıurfa Milletvekili

GEREKÇE ÖZETİ

İnsan, yaşama ve ölüme yüklediği anlamlaretrafında oluşturduğu sembol ve ritüeller ile zamansal ve mekânsal devamlılığını sağlamaktadır.Halklar mezarları ile zamana ve mekâna iz düşer, varlıklarını tarihe ve toprağa kaydederler. Buradan bakıldığında, mezarlıklar, insanoğlu tarafından tarihin her döneminde bir hafıza ve anma mekânı olarak kabul edilmiştir. Bununla birlikte bütün dinlerde kutsal sayılan mezarlıklar daima bir dokunulmazlığa sahip olagelmiştir. Çünkü her toplum mezarlıkları kendi geçmişleriyle bağ kurmanın bir aracı olarak görürken mezarlıklar dinin de vazgeçilmez bir parçası sayılmıştır. Buna rağmen geçmişte yürütülen politikalar kapsamında toplumun önde gelen şahsiyetlerinin mezarları ya tahrip edilmiş ya da ortadan kaybedilmiştir. Yıllardırsüregelen mezarsızlık politikalarından dolayı bugün bile Şeyh Said, Said-i Kürdi (Nursi) ve Seyid Rıza’nın mezar yerleri bilinmemektedir. Her ne kadar son yıllarda toplum liderlerinin mezar yerlerinin tespit edilmesi talebi yüksek sesle dile getirilse deşu ana kadar herhangi bir adım atılmamıştır.

Mezarlıklar felaket mahallindeki bütün enkazın, molozların ve mitosların biricik taşıyıcısıdır.Mezarlıklar tarihin somut materyalleridir. Bir yerleşim yerinin ne kadar eski olduğunun göstergelerinden birisi hiç şüphesiz oradaki mezarlıklardır. Buradan yola çıkınca, Türkiye’de muhalif kesimlerin ölülerinin mezarlardan çıkartılması, mezarlıklarının tahrip edilmesi, yerinden alınıp başka bir yere taşınması, Ermeni mezarlığı üzerine tuvalet yapılması gibi kimi politikalar iktidardaki partinin sadece Türk toplumunun milliyetçilik duygularına seslenen birer çağrısı değildir. Bu durum bir çağrı olmanın çok ötesinde, devletin varoluşsal kodlarında yer edinmiş bir kuraldır. Devletler varlığını ancak bedenler üzerinden şekillendirebilir. Biyoiktidar için aynı zamanda bir savaş alanı olan muhalif bedenler, kendisinin bu bedenler/cenazeler üzerinde ortaklık kuracağı bir yer değil, tam tersine üzerinde mutlak hegemonya kuracağı bir fetih alanı olarak görülür. Yani kurbanın/ölünün bedenide, içinde kaldığı mezarlık da egemen açısından bir fetih alanıdır. Bunun güncel bir örneğini şu an yaşıyoruz. Son olarak 267 Kürt gencinin mezarının bulunduğu Bitlis’teki Garzan Mezarlığı’nın iş makineleriyle bütünüyle yıkıldığı ve mezarlıktaki cenazelerinyerlerinden çıkarıldığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu’na kadar gönderildikten sonra bazılarının kaldırımların altına defnedildiği anlaşılmıştır.Söz ettiğimiz ölümler politik ölümlerdir. Dolayısıyla hem yaşamlarının hem de ölümlerinin toplum üzerinde ciddi etkisi var. Bunun bir sonucu olarak da ölüler arasında ciddi bir hiyerarşi uygulanmaktadır. Kürtlerin maruz kaldığı mezarsızlık meselesi aynı zamanda bir hiyerarşi meselesidir.

GEREKÇE

Bu politikalar, Türkiye’nin kurucu siyaseti olan Türklük kimliğinin inşa edilmesinden berisüregelen bir sancıdır. O gün olduğu gibi bugün de aynı politikanın Kürtlerin cenazelerine uygulanması bu tarihsel kodların halen geçerliğini koruduğunu göstermektedir.Dolayısıyla buradan bakınca söz konusu uygulamaların günlük politikaların değil, tarihsel bir politikanın izdüşümü olduğu görülür.Özellikle 1920’li yıllardan bu yana uygulanagelen mezarsızlık politikaları toplumun cezalandırılmasının yanında insanların geçmişleriyle bağını koparmayı amaçlamıştır. Dünya tarihinde birçok iktidar tarafından devreye sokulan bu politikalarla insani değerler ihlal edilip toplum vicdanı incitilirken aynı zamanda demokratik ilkeler de yok edilmiştir. Buna bağlı olarak cezalandırıldığını düşünen toplum kesimleri açısından mezarsızlık politikalarına muhalefet, demokratik bir yaşam talebinde bulunmanın ahlaki ve vicdani gereğini oluşturmaktadır. Çünkü insanlık tarihi boyunca ölülere ve mezarlıklara saygı duyulması, önemli bir insani değer olarak kabul görmüştür.

Bugün mezar yeri halen bilinmeyen şahsiyetlerden birisi olan  Şeyh Said, 29 Haziran 1925’te Şeyh Said İsyanı olarak nitelendirilen olayların ardından 46 arkadaşı ile birlikte Diyarbakır Dağkapı Meydanı’nda idam edilmiştir. Bunun yanında Şeyh Said’nin kişisel eşyaları dahi ailesine verilmediği gibi mezarının nerede olduğu bilinmemektedir. Yine 23 Mart 1960 yılında Şanlıurfa’da vefat eden Said-i Kürdi (Nursi), Şanlıurfa’da Halilur-Rahman Dergahı’na defnedilmiş; fakat 12 Temmuz 1960’ta 27 Mayıs darbe iktidarının talimatıyla mezarından kaçırılarak açıklanmayan bir yere nakledilmiştir. Bu sebeple halen Said-i Kürdi(Nursi)’nin mezarı yeri de bilinmemektedir. Aynı şekilde 15 Kasım 1937 yılında Elazığ ilinin Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyid Rıza’nın mezar yeri de bilinmemektedir.

Kürt halkı için önemli bir yeri ve değeri olan bu üç şahsiyet ile birlikte mezar yeri bilinmeyen birçok şahsiyet bulunmaktadır. Dolayısıyla isimleri belirtilen bu  şahsiyetlerin mezar yerlerinin ailelerinden ve sevenlerinden gizlenmesi, çağdaş hukuk normları ile birlikte İslamhukukuna da  aykırıdır. Çünkü İslam hukunda düşmanın cesedine bile insanlık dışı muamele yapılamayacağı ve cesetlerin ortada bırakılamayacağı belirtilmektedir. Bunun yanında evrensel hukuki değerler de ölen kişilerin mezar yerilerine saygı gösterilmesi ve kişisel eşyalarının yakın akrabalarının isteği doğrultusunda  iade edilmesigerekliliğini ifade etmektedir.

Bütün bu nedenlerden dolayı mezarsızlık politikası bağlamında ölüler üzerinden uygulanan bu hukuksuzluğa  son verilip toplumsal talepler doğrultusunda bir adım atılması, Kürt halkı ile birlikte mütedeyyin kesimler için önemli bir yeri olan Said-i Kurdi(Nursi), Şeyh Sait, Seyid Rıza ile birlikte bu politik uygulama tabi tutulan bütün şahsiyetlerin mezar yerlerinin tespit edilerek ailelerine iade edilmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılması son derece önemlidir.


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
SANAYİ SEKTÖRÜNÜN AĞIRLAŞAN SORUNU KATMA DEĞER VERGİLERİÖnceki Haber

SANAYİ SEKTÖRÜNÜN AĞIRLAŞAN SORUNU KATMA...

Yürürlükteki mevzuat yetimler arasında ayrım yaratıyorSonraki Haber

Yürürlükteki mevzuat yetimler arasında a...

Başka haber bulunmuyor!