Sarı sendikalarda yolsuzluk ve usülsüzlükler

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Sarı sendikalarda yolsuzluk ve usülsüzlükler
Sendika: emekçilerin ekonomik/demokratik hakları için kurdukları, yasaların güvencesi altında olan, emekçilerin örgütlü gücü ve mücadelesiyle korunan demokratik kitle örgütüdür. Bu tanımla birlikte sendikalar; emekçilerin çalışma yaşamında karşılaştıkları sorunlarını çözmek, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel, hak ve çıkarlarını korumak, aynı zamanda, emekçilerin temsilcileri olarak mevcut/kazanılmış hakları korumak ve genişletmek için işveren veya ilgili kamu otoritesi ile kurumsal müzakere ederler.

Ancak son dönemlerde AKP’ye yakın sendikaların, sendikal faaliyetleri, daha çok çıkar elde etmek, üyelerden toplanan aidatlar ile usulsüz harcamalar yapmak, kendi konumlarını sağlama almak adına nüfuz elde etmek gibi sendikal faaliyetlerin amacı dışında hareket ettikleri iddia edildiği gibi kamuoyunda da açıkça gözlenmektedir.

Hiç şüphesiz, demokrasinin vazgeçilmez kurumları olan sendika ve sendikal faaliyetin sağlıklı olarak yürütülmesi bütün yurttaşlarımızın geleceği açısından son derece önem arz etmektedir. Bu bağlamda Türkiye’deki sendika kurumları ile sendikal faaliyetleri bütün yönleriyle araştırılması, incelenmesi ve varsa sorunların tespit edilmesi için Anayasa’nın 98’inci, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini ve bilgilerinizi arz ederim.

Ömer ÖCALAN

Şanlıurfa Milletvekili

GEREKÇE

Türkiye’de emek hareketinin ve sendikal mücadelenin gelişme olanaklarının artmasına paralel olarak, hükümet ya da patron destekli sarı sendikaların/yandaş sendikacılığın etkisi ve anlayışının giderek artması bir çelişki olmakla birlikte emekçilerin ve demokratik yaşamın geleceği açısından son derece tehlikeli bir süreci işaret etmektedir.  Bu durum, yıllardır sendikaların tepesine çöreklenen bürokratik sendikal anlayışın kaçınılmaz bir sonucu olduğunu unutmamak gerekiyor. Türkiye’de özellikle son birkaç yıl içinde emekçilerin hak ve çıkarları için mücadele eden, en temel örgütlenme faaliyetleri çeşitli yollarla engellenmeye çalışılan, üyeleri sık sık baskı ve tehditlerle karşılaşan, basın açıklaması yapmaları hatta yasal grevleri bile fiilen engellenen ve sürekli itibarsızlaştırılmaya çalışılan az sayıda mücadeleci sendika kaldı.  Buna karşı AKP ile yakın ilişkileri olan birçok kurumda yetkili bazı sendikalar, sarı sendika veya ücret sendikacılığı bağlamında faaliyetleri sürdürmekte daha doğrusu temel anlamda fotoğraflarla görüntü vermek dışında sendikal faaliyet yürütmemektedirler.

AKP ile birlikte, işçi ve emekçilerin çıkarlarını ve haklarını mücadele ederek kazanmak ve korumak yerine, hükümet ya da patronlarla uzlaşıp, üyelerinin çıkarını geri plana iten, hükümetle ya da patronlarla en kötü koşullarda uzlaşan, “karşı taraf”ın taleplerini daha çok önemseyen sendikacılık anlayışı olan “sarı sendika” ile siyasi iktidar ile siyasal-ideolojik yakınlıkları, hatta “organik” bağları nedeniyle “yandaş sendika” anlayışı Türkiye’deki sendikal faaliyetleri geriye doğru götüren, kazanılmış hakları dahi kaybetmeye neden olan bir anlayışı doğurmaktadır.

Son günlerde özellikle sosyal medyada sürekli gündem olan çeşitli iş kollarında faaliyet sürdüren sendika başkan ve yöneticilerin yaptıkları iddia edilen yolsuzluk ve usulsüzlüklere bakıldığında, TBMM’nin bu konuyu ayrıntılı bir şekilde ele alması ve bu konuda gerekli olması halinde yeniden düzenleme yapılmasının ihtiyaç olduğunu göstermektedir.  Bazı sendika başkanlarının 30 yılı aşkın bir sürede görevini sürdürmesi, hükümete yakın olan sendikaların kadro ve tayin vaadiyle yurttaşlardan para alması, sendikalara ait menkul ve gayri menkulleri usulsüz bir şekilde kullandıkları ve  aile bireylerine tahsis etmeleri, memur ve işçilere yapılan zammın kat be kat üstünde kendi maaşlarına zam yapmaları, sendika için alınan gayri menkulleri farklı fiyatlandırarak çıkar sağlamak, kişisel harcamaları sendikaya faturalandırmak gibi yolsuzluk ve usulsüzlükler kamuoyunda sıkça tartışılan birkaç örnektir.

Yine sendika yöneticileri ve yakınları,  kısa sürece normal gelirleriyle ölçülemez şekilde gayri menkul sahibi olmaları sendikacılık faaliyetleri ile elde edilen nüfuzun çıkar sağlamak için kullanıldığına dair soru işaretlerini güçlendirmektedir.

Oysa Sendika, işveren ve onun yanında yer alan resmi ve sivil kurumlar karşısında işçilerin birliği üzerinde kurulur. Sendika çatısı altında işçi birliği sağlanması, sendikanın temel bir özelliğidir. Bu nedenle işçilerin sermaye ve işveren yanlısı olan tüm unsurlar karşısında onların emek ve emekçi çıkarları ortak paydasından hareketle çıkarlarını savunan, koruyan ve geliştiren kurumdur.

Bu bağlamda Türkiye’de mevcut sendikal anlayış ile birlikte kamuoyunda tartışılan yolsuzluk ve usulsüzlük boyutuyla bütün sendikaların, faaliyetleri ile birlikte incelenmesi, araştırılması ve açığa çıkan sorunlar ile birlikte sorunların nedenlerinin bütün yönleriyle tespit edilmesi için bir araştırma komisyonu kurulması elzemdir


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili araştırma önergesiÖnceki Haber

Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili a...

Van-Bahçesaray'da Yaşanan Çığ Felaketine Yönelik Soru ÖnergesiSonraki Haber

Van-Bahçesaray'da Yaşanan Çığ Felaketine...

Başka haber bulunmuyor!