haberanaliz
Ahmet EROĞLU

Ahmet EROĞLU

Mail: ahmeteroglu33@gmail.com

19 Mayıs’ta Gençliğin Ata’ya Seslenişi

Ey büyük Atam!

            Söylev’inde öngörerek belirtmiş olduğun tehlikeler, ne yazık ki birer birer oluyor.

            Kurduğun ve biz gençliğe güvenerek emanet ettiğin cumhuriyetin ve devriminin sinsice altı oyuluyor.

            1919’da Samsun’a çıktığın günlerde Türkiye ne haldeyse, ülkemiz, halkımız, o günlere doğru hızla savruluyor.

            Ülke yangın yerine dönmüş.

            Hukuk ayaklar altına alınmış.

            Halk kamplaştırılmış.

            Kurtuluş ve kuruluşun simgesi Türkiye Büyük Millet Meclisi kapalı.

           Bin bir emek ve özveriyle oluşturduğun kamu varlıkları “Babalar gibi” ulus ötesi güçlere ve onların yerli işbirlikçilerine satılmış.

             “Ulus devlet bitti” yalanı, mütareke basınına dönüşmüş “Yaygın medya” tarafından yayılıyor.

            Bir Türk Lirası’nın, bir Dolar'a denk olduğu senin günlerine inat, paramız pul oluyor ve ulusal bağımsızlığımızın simgesi bayrağımız mahzun dalgalanıyor.

            Büyük bir titizlikle koruyup geliştirmeye çalıştığın Türk dili, bilinçli bir politikayla kirletiliyor.

            En kötüsü de Atam!

            Herkes senin bir yanından, bir yönünden, bir sözünden tutunup, seni çekiştiriyor!

            Vatanımız zorda!

            Ulusumuz darda!

            Gaflet,

Dalalet,

Gözümüz görmeye dayanamıyor, dilimiz söylemeye varmıyor ama hatta hıyanet!

            “Ey Türk Gençliği…” diyerek, bize seslendin ve güvendin.

“Umudum sizsiniz” dedin.

            Bizler de çok iyi biliyoruz ki, sen hiç yanılmadın.

            Bu kez de yanılmayacaksın.

            Biz;

            Padişaha gitmek yerine, halka gelen bir Anadolu Devrimi’nin gençleriyiz.

            Yedi düvele başkaldırıp, bağımsızlık savaşını başaran bir halkın evlatlarıyız.

            Ey Büyük Atam!

            Ülkemizin tüm Kemalist gençliği, sağ-sol ayrımına düşmeden saflarını tutuyor.

            Dışımızdaki güç odaklarına, içimizdeki uşaklarına ve hatta Atatürkçü görünen

takiyyecilere karşı, Kuvayı Milliye ruhuyla çoban ateşlerini yakıyor.

            Ant olsun ki!

            Bu yolda kaynağımız ve yol göstericimiz senin sözlerin, eylemin, ilkelerin ve devrimindir.

            Seni, kendi devriminden öğrenip, öğreteceğiz.

            Senin ilkelerini, her yerde ve her koşulda, tutarlılık ve kararlılıkla savunacağız.