Prof.Dr.Mehmet Ali Körpınar

Prof.Dr.Mehmet Ali Körpınar

Mail: korpinar@istanbul.edu.tr

AB-D EMPERYALIZMI BU KEZ LIBYADA !!!

AB-D emperyalizminin, kendi çıkarları uğruna Irakta yaptığı katliamları ve yandaşları Fransa - İngiltere ile birlikte Libya’yı nasıl bombaladıklarını içeren 9 yıl önce sizlere göndermiş olduğum AB-D EMPERYALİZMİ BU KEZ LİBYA’DA!!! başlıklı yazımı yeniden anımsatmak istedim.

Umarım değerli yönetici ve danışmanlarımız, AB-D emperyalizminin oyunlarını bir kez daha düşünür, değerlendirir ve de değerli askerlerimizi Libya bataklığına göndermez.

Acı gerçekler er veya geç ortaya çıkar. Nitekim ABD gazeteci örgütlerinin bir araştırması ile ABD Başkanı George W. Bush ile diğer yetkililerin Irak'ın işgali öncesinde, bu ülkenin dünya için tehdit oluşturduğu konusunda 935 yanlış açıklama yaptıkları saptandı. En çok yanlış beyanat veren kişilerin başında, kitle imha silahları hakkında 231, Irak'ın El Kaide ile bağlantısı hakkında 28 olmak üzere toplam 259 açıklamayla Başkan Bush geliyor. Bush'u, kitle imha silahları hakkında 244, Irak-El Kaide ilişkisi hakkında 10 beyanatla dönemin Dışişleri Bakanı Colin Powell izliyormuş (24.01.2008-Milliyet).

İşte bu ABD yöneticileri, Irak için yaptıkları yalan ve yanlış açıklamalarla birlikte 11 Eylül olayını da kullanarak, dünyanın birçok ülkesini, Irak işgali için ikna ettiler. Dünyada sanki bir haçlı seferi gibi algılanan, bu işgalden sonra geçen 8 yıl içinde Irakta;

·      800.000 Iraklı hayatını kaybetti, 1,5 milyon Iraklı ise yaralandı,

·      3 milyon Iraklı ülkesinden göç etmek zorunda kaldı,

·      1250 Üniversite hocası ve akademik kişi öldürüldü,

·      4400 ABD askeri öldü, binlercesi yaralandı ve sakat kaldı,

·      Irağın müzeleri soyuldu, tarihi eserleri çalındı,

·      Geride kalan Sünnilerle, Şiiler birbirine düşürüldü. Müslüman olmalarına rağmen birbirilerinin camilerini bombalar hale getirildiler,

·      Kalanlar için yaşamak çok zorlaştı. Her gün patlayan bombalar, binlerce masum çocuk ve kadının hayatına maloluyor. Yaşam için gerekli olan bir bardak temiz su bulmak bile mucize oldu.

·      BM Kalkınma Programı ve UNICEF, geçtiğimiz yıl yayımladığı bir raporda Irak’ın en fazla mayın döşenmiş ülkelerden biri olduğunu belirtti. Ülkenin sınır bölgelerinde ve güneydeki petrol yatakları civarında en az 20 milyon mayın bulunduğu belirtildi.

·       Yaşanan savaşın ardından dul ve yetimlere yönelik resmi veri bulunmuyor. Ancak tahminler dul sayısının en az 1 milyonyetim sayısının ise 3 milyon olduğu yönünde.

AB-D emperyalizmi bu cinayetlere ve işgale bizi de ortak etmek istedi. Ama 1 Mart 2003 tezkeresi, yapılan oylama sonucunda TBMM de red edildi. Başta CHP’li MV’ler olmak üzere ret oyu veren, tüm Milletvekillerimizi bir kez daha kutlarım. Güzel ülkemizin, bu vahşi işgalin aktörlerinden birisi olmasını engellediler ve uluslararası saygınlığını korumasını sağladılar.

İşgal sırasında ABD’ye destek veren ve ABD’nin taşeronu olan Irak Kürtleri, Kuzey Irakta şu aşamada daha mutlu. Çünkü Irak’tan, onbinlerce kilometre uzakta olan ABD, işgal etmiş ülkenin bölünmesi için karar aldı. ABD kongresinin üst kanadı senato, önde gelen Demokrat Senatör Joe BIDEN (şimdi ABD başkan yardımcısı) tarafından önerilen ve Irak’ın gevşek bir federatif yapı içinde Şii, Sünni ve Kürt bölgelerini içeren üç bölgeye ayrılmasını öngören tasarıyı 23’e karşı 75 oyla onayladı (Washington-AA, 27.09.2007-Milliyet). Demek ki ABD de demokratlık, bir başka ülkenin bölünmesini kendi ülkesindeki senatoda karar almak olarak algılanıyormuş !!!!

Üstelik Kürt aşiretleri liderlerinden Talabani, Irak Cumhurbaşkanı oldu. Kürtler, tüm Irak’ın Petrolunu ABD adına korumakta ve dışarıya pazarlamakla meşguller. AB-D emperyalizminin emri ile gereken 30 yıllık anlaşmalar, uluslararası şirketlerle yapıldı. Bakalım Iraklı Kürtlerin bu mutlulukları ne zamana kadar sürecek ve petrol bitince ne olacak???

Bu kez AB-D emperyalizmi yine ülkemizi ve askerimizi NATO şemsiyesi altında Libya’da kullanmak istiyor. Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in de belirttiği gibi Güvenlik konseyinin 1973 sayılı kararı Orta Çağdaki Haçlı Seferine daveti anımsatmaktadır. Bu karara dayanarak Fransa, İngiltere, ABD ve diğer yalaka ülkelerin Libya’yı bombalaması ve attıkları yüzlerce füzelerle yerle bir etmesi insanlığa ve çağdaşlığa yakışmıyor.

Umarım yöneticilerimiz ve danışmanları, AB-D emperyalizminin bu kez Libya’da uygulamaya başladıkları önce bombala ve işgal et, sonra böl ve yönet mantıklı oyununa düşmezler.

Yorum Yazın