Halil ÖZTOPRAK

Halil ÖZTOPRAK

Mail: haliloztoprak5@hotmail.com

BİR CUMHURİYET DÜŞMANININ FİKİRLERİ

BİR CUMHURİYET DÜŞMANININ FİKİRLERİ

RİZELİ BİR CUMHURİYET DÜŞMANI’nın FİKİRLERİ

MERSİN’de İKİ GENCİ ÖLDÜRDÜ BİR GENÇ HAPİSHANEYE DÜŞTÜ..

Mersin’de 15  Mart 2022’de bankamatikten para çeken bir genç  4 gencin  bıçaklı saldırısına uğradı. Olayda iki kişi öldü.İki kişi yaralandı bir kişi tutuklandı. Konu ile ilgili görmedim duymadım konuşmuyorum havası var. Yerel ve ulusal basından ses çıkmıyor herkes susuyor ama konu zannedilenden daha derin bir konu.

Ne olduğunu neler olduğunu anlatalım: Öncelikle bu olayı anlatmadan önce yeminli Cumhuriyet düşmanı Niyazi Birinci’yi nam-ı diğer Yavuz BAHADIROĞLU’nu anlatalım.

Yavuz BAHADIROĞLU tarihçi değildi işin aslı tarihten de hiç anlamazdı ama bu önemli değildir önemli olan Cumhuriyet ve onun kurucuları kahramanlara başta  Mustafa Kemal olmak üzer onun silah ve dava arkadaşlarına düşmanlık etmesiydi.Tarihi birkaç kelime ise işin sosudur.Türk milletinin ruhunun derinliklerinde büyük bir iz bırakan Buhara ile ilgili yazdığı 1Elveda Buhara” gibi kitaplar çok basmış ücretsiz olarak dağıtılmıştır.Böylece ünlü bir yazar olduğunun yandaş gazetelerde yazılması için alt yapı oluşturulmuştur. Yavuz BAHADIROĞLU kod adı ile yazan Niyazi Birinci aslen Rize’lidir. Tıpkı Tayyib Erdoğan Şevki Yılmaz Fesli yalancı Kadir Mısırlıoğlu, İsa Mesih olduğunu iddia eden ve hala milletvekili maaşı ve diplomatik pasaport taşıyan Hasan Mezarcı Eski Kültür bakanı Meclis Başkanı İsmail Kahraman ve Rize’de Atatürk heykelini kaldırıp yerine Türk milleti ile dalga geçer gibi 20 metrelik çay bardağı heykeli diken Rize belediye başkanı Reşat Kasap gibi.

Bir olay: Rize’de eski adı Potamya olan Tayyib Erdoğanın’da memleketi Yedisu ilçesinin eski adıdır. Bir çok yerde olduğu gibi burada da Cumhuriyetin ilk yıllarında genç Cumhuriyete karşı isyanlar olmuş ve devleti temsil eden kurumlar ele geçirilmişti. Potamya’da İmam Tarakçızade Sabit Efendi önderliğindeki isyancılar, Cuma namazı çıkışında “Mustafa Kemal’i istemeyiz”,  “Şapka giymeyiz!” , “Cumhuriyet istemeyiz” sloganlarıyla harekete geçmiş ve jandarma karakolunu basarak 6 jandarmayı esir almışlardı. Daha sonra da Rize’ye yürümüşler ve kent merkezinde yağmaya başlamışlardı.Genç Cumhuriyet gerekli tedbirleri almış ve olayları bastırmıştır.

Yine Rize’de bu olaydan yıllar sonra Belediye başkanı Reşat KASAP Atatürk heykelini kaldırmış yerine Türk milleti ile dalga geçer gibi 20 metrelik dev bir çay bardağı heykeli dikmiştir. Oysa Rize’ye Giresun’a Trabzon’a çayı fındığı getiren kişi bizzat Atatürkt’ür.Bu aslında Cumhuriyete meydan okumadır adeta gelin 20 metrelik çay bardağı heykeli önünde Cunhuriyet Törenleri’ni yapın demektir. Bu çirkin bir tutum türk milletini rencide eden bir davranıştır.

Konumuza dönelim. Nurcuların üç Mehmeti olarak bilinen Mehmet Emin Birinci, Mehmet FIRINCI ve Mehmet KUTLULAR nurcuları yönlendirir yönetir karlarını verir. Bu üç “Mehmet”ten biri olan Mehmet Emin BİRİNCİ’in yiğeni olan Niyazi BİRİNCİ memleketi Rize’den İstanbul’a getirtilir adı Yavuz BAHADIROĞLU yapılır , yazar yapılır kitaplar romanlar gazetelerde farklı isimlerle köşe yazıları yazdırılır. En büyük özelliği Cumhuriyet ve Cumhuriyeti kuran kadrolara karşı yaptığı düşmanlıktır. Yazdığı çoğunlula Cumhuriyeti kuran kadrolara hakaret ve yanlış bilgiler içeren bu kitaplar çok satmaz ama çare olarak cemaat evlerinde ücretsiz dağıtılır. İşte bu Cumhuriyet düşmanı fikirlerini nurcu gazeteler aracılığı ile yaymaya başlarlar  beklide nurcular kendi fikirlerini onun aracılığı ile vitrine onu çıkararak yayarlar. İşte Mersinde eski bir ülkü ocakları başkanının yine ülkücüler tarafından saldırıya uğramasının altında yatan kişi de bu Cumhuriyet düşmanı Yavuz BAHADIROĞLU kod adı ile yazan Niyazi Birinci’nin toplumu zehirleyen görüşleri vardır.

Eski  Ülkü ocakları Mersin il başkanı Çağrı Ünel Adana’dan gelen dört ülkücü gencin saldırısına  uğrar olaydan bir kişi ölür iki kişi yaralanır bir kişi hapishaneye gönderilir. İlginç olan basının bu olayı görmezden gelmesidir. Ancak buradaki konu farklıdır. Yavuz BAHADIROLU (gerçek adı Niyazi Birinci ) birden bire Atatürk’e ve Cumhuriyete karşı saldırının dozunu artırır. Dönemin ÜLKÜ  OCAKLARI GENEL BAŞKANI Sinan ATEŞ  bu Cumhuriyet düşmanı yazar Yavuz BAHADIROĞLU’u (gerçek adı ile Niyazi BİRİNCİ) eleştirir ve onun saldırılarına cevap verir. Bunun üzerine MHP Genel Merkezi Sinan ATEŞ’i görevden aldı. Çünkü Yavuz BAHADIROĞLU (gerçek adı Niyazi Birinci) akp iktidarı tarafından çok sevilen ve çok desteklenen bir yazardır. Ve zaman değişir, Akp ve Tayyib Erdoğan’ı en ağır şekilde eleştiren Devlet BAHÇELİ artık Akp ile cumhur ittifakını kurmuştur. Sinan ATEŞ görevden alındıktan sonra Ülkü Ocakları il başkanları da teker teker görevden alınırlar yada istifa ettirilirler. Bunlardan biri de Çağrı ÜNEL’dir. Çağrı Ünel, Sinan ATEŞ’in Yavuz BAHADIROĞLU’na karşı tavrını destekler ve Cumhuriyet düşmanı bu yazarı eleştirmeye başlar. Bundan sonra da Ülkü ocağı başkanlığından istifa ettirilir. 
1) Yursever Devrimci Kemalist Atatürk Milliyetçisi biri   olarak MHP’nin Ülkü Ocakları ile ilgili söz söyleyebilecek en son kişi benim ama bu konu bir iç mesele olmaktan çok bir demokrasi insan hakları meselesidir.
2) Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğunda Türk kökenli Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçının öldürülmesi gibi tehlikeli bir konudur.Mersinde yaşayan bir insan üzerine siyasi görüşü ne  olursa olsun  üzerine başka ilden birilerini gönderip saldırıya uğraması dehşet korkunç bir olaydır.
3) Cumhuriyet ve Cumhuriyeti kuran kadroların düşmanı olan yazar Yavuz BADIROĞLU’nun fikirlerine ülkücü gençlerin katılmadığı Yavuz BAHADIROĞLU’nun Cumhuriyet karşıtı fikirlerine katılmayan bir genel başkan ve o genel başkan Sinan ATEŞ ve ona destek veren arkadaşı Çağrı ÜNEL’e saldırı başlamıştır. Bu olayın gerçek faili Cumhuriyet karşıtı fikirlerini insanlara yaymaya çalışan insanları yanlış fikirlerle zehirleyen bunu yaparken de sahte isim kullanan Yavuz BAHADIROĞLU (Niyazi Birinci)’dir.
4) Yandaş basını anlarım talimat ile yazar ya da susar Yerel basının ulusal basının bu konuda sessiz kalmamalıdır. Ölenlere de yazık hepsi gencecik insanlardır.Yazık değil midir o insanlara yazık değil midir annelerine babalarına.
5) Başta içişleri bakanı Süleyman Soylu bu vahim  olay karşısında sessizliğini bozmalıdır.Başka şehirden başka şehre adam gönderenler kimlerdir ? Adli kurumlar basın  kurumları televizyon gazeteler bu konuyu gündeme taşımalıdırlar. Zira önümüzdeki günlerde bu konular daha da  büyüyebilir daha çok insan ölebilir.
6) Ülkücüler arasında son birkaç yılda çok çatışma çıktı ama ilk defa kan döküldü ilk defa insanlar öldü.Bunun gibi vahim olaylar artarak büyüyebilir zira bu olaylar asıl konuşulması gereken TÜRK TELEKOM soygunu gibi soygunlardır. Bu konular konuşulmasın diye genç insanları birbirine kırdırma senaryosu gündeme sürülmüştür. Bu olay mutlaka iyice araştırılmalıdır ucu nereye giderse gitsin adli kurumlar tarafsızca konuyu araştırmalıdır.
Bir kişinin fikirleri ne olursa olsun fikirlerinden dolayı saldırıya uğraması son derece yanlıştır. Sinan ATEŞ’i de Çağrı ÜNEL’i de hiç tanımam ama bu şekilde saldırıya uğramaları korkunç bir şeydir. Bir o kadar korkunç olan şey de iki genç insanın ölmesidir. Üstelik bu saldırı Mersin gibi barış kardeşlik ve huzurun başkentinde gerçekleştirilmiştir. Konu korkunç bir olaydır bu konuda susan sessiz kalan herkes suça  ortaktır. Korumamız gereken en önemli şey kardeşlik huzur ve barıştır.İnsanlar yasal çerçevede  fikirlerini serbestçe dile getirebilmelidirler ve bunu yapan hiç kimse saldırıya uğramamalıdır.Yaralananlara yazık olmuştur öldürene deölene de  çok yazık olmuştur. Hele hele bu çocukların anne babalarına çok çok yazık olmuştur. Kolay mı o çocukların yetişmesi büyütülmesi yazıktır yazık bu çocuklara yazıktır.
Bu olay hiç olmamalıydı. Burada cezaevine giren kişi cezaevinde olmamalıydı ölenlerde maalesef toprak altında olmamalıydı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin hatta tüm dünyadaki en büyük soygun olan TÜRK TELEKOM soygununda bizimle beraber mücadele içinde  olmalıydılar.
Kınama:18 Mart Cuma günü Çanakkale Zaferi ile ilgili hutbe okutuldu. O hutbede Anafartlar  kahramanı Yarbay Mustafa KEMAL’in adını yine anmayan diyaneti kınıyorum. Diyanet İşleri Başknlığının da kurucusu olan Mustafa KEMAL’e karşı bu düşmanlığı yapanlara da biz düşmanız.