haberanaliz
Oğuz UÇAR

Oğuz UÇAR

Mail: oguzucar1@gmail.com

ÖZEL GÜNLERİN GÜZEL İNSANLARI

Hepimizin hayatında özel günler ve özel insanlar var değil mi?

Özel günler ve özel insanlar bizleri çoğu zaman mutlu ederken, bazıları da hüzünlendirip, düşündürüyor.

Mevsimlerden baharı, aylardan Mayıs’ı yaşıyoruz...

Bu ayın ilk gününü “Emek ve Dayanışma Günü”,
İlk Cumartesi’sini "Uluslararası Karayolu Trafik Güvenliği Günü",
İkinci Pazar’ını da “Anneler Günü” olarak kutluyoruz.

Bana göre hepsinin üzerinde de iyi durulması gerekiyor.
Öncelikle,çalışan, üreten ve evine helal ekmek götürme peşinde olan bütün işçilerimizi saygı ile selamlıyorum. Hele hele görevlerinin başında hayatlarını kaybedenleri işçilerimizi de rahmet ve minnet ile anıyorum.

***
İzninizle “Anneler günü” ile ilgili duygu ve düşüncelerimi yazmadan önce sormak istiyorum;.

Annelerimizisenenin sadece bir günü anmak yeter mi?
Onların hayatımızdaki yerlerini tartışabilecek bir kişi çıkar mı?
Ya da annelerinin yerlerine alternatif olarak bir başka varlığı koyabilen var mı?

- Olur mu? böyle bir şey

Çocuğunun bunca hatasına ve ihmaline rağmen üzülüp kahrolsa da, onu affetmeyen hiç bir anneye rastlamadım ben. Bu yüzden anneleri sağ ve sağlıklı olanlara sesleniyorum;
“Lütfen onların kıymetini iyi bilin”

***

Çünkü bu satırların sahibi; Annesini hayatının baharında, lise 2’nci sınıfta 16 yaşındayken kaybetti.

İşin kötüsü o gün “Anneler Günü” idi...

Herkesin annesine uzattığı bir çiçekle sevgi içinde kucaklaştığı bir gün, annesini ebediyete uğurladı. Annesinin ölüm haberini aldığında minicik yüreğinde kopan fırtınalar, gözünden akan sel gibi yaşlarla onu derin bir yalnızlığa düşürdü.

Prof.Dr. DoğanCüceloğlu’nun dediği gibi “Annen yok, kimsen yok” duygusuna kapıldı.


Çocuk yüreği ile o gün okulu bırakmayı, her şeye boş vermeyi düşündü. Ancak, arkadaşları veöğretmenleri tarafından yalnız bırakılmadı. Derslerinden kopmasının, hayat kavgasını bırakmasının annesini de üzeceğini düşünerek yeniden toparlandı. Hayatının bütün önemli günlerinde annesinihez zaman yanında aradı.Fiziken olmasa da onu hep yüreğinde taşıdı.

Şimdi size bir de sır vereyim mi?

Bu satırların sahibi;Annesinin vefat etmeden önce ütüleyip katladığı mendili hala o şekilde saklıyor. 43 yıldan bu yana her anneler gününde o mendili koklayarak, annesine dua ediyor. Her “Anneler Günü”nde bu duyguları yaşıyor. Başta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü yetiştiren Zübeyde Annemizi ve şehit annelerini dualarında hiç unutmuyor.

Ruhları şad, mekanları cennet olsun...

***

Geldik"Uluslararası Karayolu Trafik Güvenliği Günü"ne;
Trafik konusunda çok bilinçli bir millet olduğumuz asla söylenemez.

Çünkü, kuralları hiçe saydığımız için bu ülkede her yıl 7 bin insanımız hayatını kaybediyor.
300 bin insanımız yaralanıyor ve 15 bin insanımız da engelli olarak yaşamına devam etmek zorunda kalıyor.

Gördüğümüz kazalardan ibret almadığımız gibi “Bizim başımıza gelmez” diye düşündüğümüz için de kazaların sayısı bir türlü azalmıyor. Bana göre bu konuda daha etkin kararlar alınması ve uygulamaya sokulması gerekiyor.

Ancak aramızda biri var ki;
Emekli olmasına rağmen Trafik konusunda insanlarımızın bilinçlenmesi için çırpınıp duruyor.

Ben kendisini, Bolu’da Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürü olarak tanımıştım. Çalışkanlığı, güler yüzü ve vatandaşlarla iletişimi nedeniyle sevmiştim. Emniyet Genel Müdürlüğü’nde Trafik Daire Başkanı olarak görev yaptıktan sonra emekli oldu ve şimdi memleketi olan Bursa’da yaşıyor ve Bursa Kent Konseyinde görev yapıyor.

Adı;Nevzat Önder...

Geçtiğimiz hafta bu etkinlik çerçevesinde koşturup durdu.
Liselere gidip trafik konulu seminerler vererek farkındalık yaratmaya çalıştığını öğrendim.
İşte bu nedenle enerjisine bir defe daha hayran oldum.

Özel günlerin güzel insanlarını ayakta alkışlıyorum...