Prof.Dr.Mehmet Ali Körpınar

Prof.Dr.Mehmet Ali Körpınar

Mail: korpinar@istanbul.edu.tr

PETROL SAVAŞI VE AB-D EMPERYALİZMİ (2) !!!

Emperyalist ülkeler yüzyıllardır kendi çıkarları için milyonlarca insanı katletmiş ve onlarca ülkeyi de işgal etmiştir. Bu emellerini gizlemek isteseler de bazen açıkça beyan etmektedirler.

Nitekim ABD Başkanı Donald Trump, Cumurbaşkanımızla 28.2.2020 de yaptığı telefon görüşmesinde “Burada Kamışlıda Putin'in ne beklentisi var, ne isteği var?” diye sormuş. Yanıt olarak Cumhurbaşkanımız da 'Kamışlı'da bir petrol olayı var bunların' demiş. Trump da 'Orada petrol var mı' diye sormuş. 'Orada petrol var. Ama Deyrizor kadar değil' demiş. Yani ABD Başkanı Trump, yine petrol sevdasını açıkça ortaya koymuş!!!

Burnumuzun dibindeki İran, Irak ve Suriye gibi ülkelerden fışkıran petrole, neden biz de ulaşamıyoruz? Ne yazık ki biz petrol çıkaramıyoruz ya da birileri petrol çıkarımımızı engelliyor.

1954 de kurmuş olduğumuz TPAO petrol aramıyor ve çıkarmak için de çalışmıyor. Halbuki Diyarbakır, Mardin ve Batman gibi kentlerimizden elde edebileceğimiz petrol geliri ile tüm dış borçlarımızı öder, geleceğimizi daha iyi bir konuma yükseltebiliriz.

Sizlere 21.5.2008 tarihinde yani 12 yıl önce göndermiş olduğum PETROL SAVAŞI VE EMPERYALİZM !!! başlıklı uyarı yazımı yeniden sunmak istedim. Çünkü herkes petrol peşinde ve Ortadoğu ile bizde yıllardır korkunç bir savaş ortamı içindeyiz. Yüzlerce şehit verdik, binlerce gazi ve yaralımız var. Büyük bir üzüntü ve kaygı içindeyiz.

Ayrıca güzel ülkemiz yaklaşık 470 milyar $ dış borç altında kıvranmaktadır. Bu borcun oluşmasında en büyük etken 1995 yılında AB ile imzaladığımız AB gümrük birliği anlaşmasıdır. Bu anlaşma hiçbir AB adayı ülkeye uygulanmayan bir emperyalist önkoşulla yapılan anlaşmadır. Üstelik o dönemdeki yöneticilerimizce en geç 3 yıl içinde AB’ye üye olacağız vaadi ile halkımız da aldatıldı.

Üçüncü ülkelerle tüm ihracat ve ithalatımızı kısıtlayan Gümrük birliği Anlaşmasını imzalamadan önce Başbakan Tansu Çiller ve Dışişleri Bakanı Murat Karayalçın’a, kendisine yapılan davet ile bu anlaşmayı imzalamamaları için gereken uyarıyı yapan Prof. Dr. Erol Manisalının, 24 Aralık 2012 Pazartesi günü yazmış olduğu GÜMRÜK BİRLİĞİ ve DIŞ POLİTİKA başlıklı makalesini aşağıda sizlere anımsatmak istedim.

Gümrük Birliği’ ve Dış Politika

Geçen hafta pazar günü Leyla Tavşanoğlu’nun eski Dışişleri Bakanı Murat Karayalçın’la yaptığı söyleşinin başlığını görünce içim sızladı, acı acı güldüm.

Karayalçın 6 Mart 1995’te Tansu Çiller’le birlikte imzaladığı Gümrük Birliği anlaşmasını eleştiriyor ve değiştirilmesi gerektiğini söylüyordu.

•Anlaşma, başta iyi idi de koşullar değiştiği için mi Türkiye’ye zarar vermeye başlamıştı?

•Yoksa anlaşmanın Türkiye’ye zarar vereceği ve bugün Karayalçın’ın da belirttiği gibi, Türkiye’nin AB dışı dünya ile ilişkilerini ipotek altına alarak büyük ticari kayıplara neden olacağı, daha başlangıçta biliniyor muydu?

”Evet biliniyordu, hem Tansu Çiller’e hem de Murat Karayalçın’a bizzat kendim anlattım.”

6 Mart 1995’ten kısa bir süre önce Başbakan Tansu Çiller’den bir davet aldım. Sait Halim Paşa Yalısı’nda öğle yemeğinde Türkiye-AB ilişkilerini konuşacaktık. Tansu Çiller, Murat Karayalçın ve bendeniz iki saate yakın görüştük; başka hiç kimse yoktu.

• Türkiye’nin AB’ye tam üye olmadan, “neden böyle bir tek yanlı yükümlülük altına giremeyeceğini tek tek, madde madde anlattım”.

•Üçüncü ülkelerle ilişkilerde “Türkiye’yi serbest kılacak Norveç modelinin uygulanmasını” ısrarla savundum.

•Türkiye zaten Avrupa Ekonomik Bölgesi ile anlaşma imzalamıştı. Ancak bu işletilmiyordu. “Gümrük Birliği yükümlülüğü yerine Avrupa Ekonomik Bölgesi üyesi olarak” ilişki kurun diye görüşlerimi belirttim.

Tansu Çiller ve Murat Karayalçın’la görüşmemin ayrıntılarını da Hayatım Avrupa kitabımın 3. cildinin içine ayrıntıları ile koydum. (*)

Ne yazık ki 1995 anlaşması yetmiyormuş gibi bir de 2005 de Gümrük Birliği Ek Protokolünü de imzaladık. Rahmetli Mustafa Koç’un da yıllarca dile getirdiği gibi güzel ülkemiz, üye olmadığı halde AB ile 1995 de imzaladığı Gümrük Birliği anlaşması ile yüzmilyarlarca dolar zarara uğratılmıştır.

Umarım yöneticilerimiz ve danışmanları da, İngiltere’nin AB’den ayrılmasının nedenlerini iyi bir şekilde irdeler ve güzel ülkemizi GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI ile yıllardır sömüren AB ye de artık yeter der.