Dr.Yılmaz AKSOY

Dr.Yılmaz AKSOY

Mail: yilmazaksoy@gmail.com

UMUT HIRSIZLARI

UMUT HIRSIZLARI

Eski yılbaşılarını hatırlıyorumda, ne çok heyecanlanırdık, sevinir umutlanırdık.

Yeni yılın gelişinden ziyade, yılbaşında yapılacak, Milli piyango çekilişindeki, BÜYÜK İKRAMİYE, hayallerimizi süslerdi.

Aralık ayında aldığımız bir çeyrek bilet,hayal dünyamızı, Binbir gece masallarından daha büyük mutluluk hülyalarıyla doldururdu.

Biletimiz tam olmadığı için, hayalimiz bile çeyrek olurdu.

Babam köy estitülü ilk okul öğretmeniydi.

Annem ev hanımıydı ve altı kardeştik.

Babamın maaşından başka ek gelirimiz yoktu.

Tek gözlü yer evinde oturuyorduk.

Büyük ikramiyenin çeyreği bile, bütün ihtiyaçlarımızı karşılamaya yettiği gibi, evler, İşhanları,arabalar aldırıyordu,

Çocukluğum boyunca, hayal ettiğim, ama gerçekleşmeyen Bisiklet tutkumda bitecekti.

Babam, Bana ve kardeşlerimin hepsine yüksek tahsil yaptırıyordu.

Bankada da ömür boyu yetecek bir hesabımız oluyordu.

Sınıf atlıyor, güle oynaya yaşıyor, sabahları zeytin ekmek, bir dilim peynir olan kahvaltımız zenginleşiyor, sucuk, pastırma bile yiyorduk.

Herkesin ayrı bir isteği vardı.

İkramiye çıkarsa, babam hepsini yapmaya söz veriyordu.

Kısaca, hayatımız kurtuluyordu hayatımız!

Gazeteler, büyük ikramiyeyle neler alınabileceğini, destan gibi, çarşaf, çarşaf listeler yaparak, hayallerimizi ve umutlarımızı körüklüyordu.

Para olmasa da hayali bile insanı ısıtıyor, mutlu ediyordu.

İşte bir aydır beklenen an gelmişti.

"INI...NINNN "

Gece on ikiye doğru, Heyecandan gazel yaprağı gibi titreyerek, çıt çıkarmadan,radyonun başında,

Milli piyango çekilişini dinliyorduk.

Altı üstü 3-4 adet çeyrek biletimizi takip ediyor Biletimizin 1000 (Bin) numara uzağından, kuyruklu yıldız gibi geçip giden, büyükkramiyelere hayıflanıyorduk.

Gülücüklerimiz maske gibi donup kalıyor, yüzümüz, ağlamakla gülmek arası tuhaf bir hal alıyor, renkten renge giriyordu.

Büyük ikramiyeler geçince, hedef ve hayalimizle birlikte bizde küçülüyorduk.

Benzimiz sararıp soluyordu.

Nihayetinde Bir amortiye razı oluyor, hiç olmazsa paramızı kurtardık diye teselli oluyorduk.

Gönlümüz kırık, başımızdan kaynar su dökülmüş gibi oluyor.

Gerçek bir tokat gibi yüzümüze çarpıyordu.

Kaçış yerimiz ve sığınağımız yataklarımız oluyor, yeni yılı uykuda karşılıyorduk.

Bizden daha büyük hayal kırıklığına uğrayan rahmetli babam, yine de herhangi bir yanlışlığa karşı, bileti yırtmak için, Milli Piyango ikramiye listesini beklerdi.

Son bir umut.

O güzel hayaller için yeni seneyi bekleyecektik...!!!
Ne zaman AKEPE iktidara geldi, özelleştirmeler başladı, seksen yıllık Cumhuriyetin birikimlerini, yandaşlarına peşkeş çektiiler. Fabrikalarımızı, limanlarımızı, elektirik santrallerimizi, Petrollerimizi, madenlerimizi, köprülerimizi, otoyollarımızı sattılar.

Şehrin uzaklarına hastaneleri taşıdılar, et balık kurumlarının ve hastane arsalarına AVM ve Daireler yapılması için yine yandaşlara paylaştırdılar.

Gemicikler, Villalar, arsalar, mağazalar aldılar.

Andımızı kaldırıp, TC 'yi çaldılar.

Ne zaman FETO soruşturmaları başladı, o zaman meydana çıktı ki; Milli Piyango, Spor Toto, Spor Loto gibi şans oyunlarındaki büyük ikramiyeleri de kendi adamlarına çıkarmışlar.

O zamandan beri Bilet almıyor, Şans oyunu oynamıyorum.

Çaldılar, çaldılar, en sonunda çalacak bir şey kalmayınca, FAKİR FUKARANIN HAYALİNİ, UMUDUNU DA ÇALDILAR. UMUT HIRSIZLARI