Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

YAŞADIKÇA…

YAŞADIKÇA…

Evet, insan yaşadıkça, neler görür, nelere şahit olur…

Türkiyenin 1980 sonrası son 40 yılını zaman zaman analiz ediyorum. Yaşadık çünki.

İç ve dış Ekonomi, Siyaset, Uluslar arası ilişkiler, Diplomasi, Terörizm, Ortadoğu sorunları, Çin gerçeği, Rusya ve ABD- AB’nin olaylara bakışları, duruşları, incelediğim ve araştırdığım hususlardır.

Sürekli bu konular üzerinde okur, inceleme yaparım. Tüm bu hususlarda;

Devlet eski bakanı H.Ufuk Söylemez, Dış Politika Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı başta olmak üzere çok sayıda akademisyenin yazılarını, görüşlerini, varsa kitaplarını, okurum.

Okurken, bu sağcı, bu solcu, bu yolcu demem, bu uğurda emek harcayan herkesin görüşünü, tezini, yazısını okurum.

Doğruyu söylemek gerekse, 2003-2006 arası beni bilenler bilir, Türkiyenin etnik yapısı, sosyo politik durumu ve Ortadoğu meseleleri üzerine 3 kez ayrı ayrı yerde konferans verdim.

Hatta bugünlerde dünyada yaşanacak olayları sanki kahin gibi biliyormuşçasına o konferanslarda dile getirdim, hatta o konferasnlarda konuştuklarımı kitaplaştırdım.

Tabiki kahin değilim. Tabiki uydurmadım. Okudum, inceledim, araştırdım ve kendimce geliştirdiğim bulgularla insanlara, insanlığa, dünyaya, yaşama birşeyler vermek istedim.

Bugün, o gün benimle olup beni dinleyen ve izleyenler, “Yahu ağbi ne kadar haklıymışsın, sen bunları o zaman söylüyor yazıyordun” diyorlar. Laf olsun, övünç olsun diye şimdi bunları yazmıyorum. Ülkem adına üzülüyorum, çünkü hiçbir şeyden, hiçbir olaydan ve yaşananlardan ders çıkaramıyoruz.

Rahmetli babamın (Nur içinde uyusun) bizlere çocukluğumuzdan bu yana söylediği çok güzel sözleri vardı.

Derdi ki; “Hiç kimseden sınırsız, bir sadâkat bekleme. / İnsan pervane gibi, rüzgâr bulunca döner, / Gündüz fener kesilir, gece olunca söner…”

“Allah’tan başkasına, güvenip de yaslanma./ Var gününde sevilir, el üstünde olursun; / Dar gününde kendini, yapayalnız bulursun…”

Ve en önemlisi, “DAVANDA HAKLI OL, KİMSENİN MERHAMETİNE SIĞINMA”

Çok çile çektim, çekmeyede devam ediyorum, bedel ödedim, ödemeyede devam ediyorum. Yüce Allah (cc) bu günümüzü aratmasın.

1980 ve sonrası İki kez  suikast yaşadım, üç kez saldırıya uğradım, haksız yere mahpusları yaşadım, ama ülkemi, devletimi, milletimi (İnsanları) sevmekten hiç vazgeçmedim.

Dün HDP binasında yaşanan ölümlü olay, insan olan herkesi derinden üzmüştür. Ben uyuyamadım.

Ülkemizin, devletimizin, milletimizin bekası için, huzur için, güven için, insanların iyiliği için uyuyamadım.

Bu devlet hepimizin devleti. Adalet, hak ve hukuk kavramı hepimize eşit ve güvenilir şekilde tecelli etmek zorunda.

Bu coğrafyada yaşayan, doğusu- batısı- güneyi- kuzeyi ile bir bütün olan, adına ANADOLU dediğimiz bu topraklarda bulunan, etnik kökeni, dini, dili, ırkı ne olursa olsun tüm insanlar, hepimiz kardeşiz. Yeter atrık kan dökülmesin. Yeter artık, üzerimizde oynanan kirli oyunlar son bulsun.

Ülkemizin aydın insanları, akademisyenleri, makam sahipleri, STK önderleri, Demokratik kitle kuruluş önderleri, Mesleki ve sınai oda başkanları bir araya gelsinler, ilim ile irfan ile yol yürüsünler ve BARIŞ- HUZUR- MUTLULUK- SEVGİ- SAYGI- HOŞGÖRÜ ortamının yeşermesini sağlasınlar.

Zor değil. Allah diyoruz, Allah’a inanıyorsak, bu hiç zor değil. Unutmayalım. Kalpler ancak Allah’ı, anmakla huzur bulacaktır. Makam, mevki, para, pul, insan olmaya yetmiyor. İnsanda irfan yoksa, varlığın beş para etmediği gerçeğini görmeliyiz.

Birbirimizi dinlemeliyiz, anlamalıyız, sabır göstermeliyiz, hoşgörülü olmalıyız, kavgaya değil sevgiye sarılmalıyız.

Bu duygularla Rahmeti rahmana kavuşan Deniz kızımıza Allahtan Rahmet, kederli ailesine baş sağlığı diliyorum.