Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

CEZAEVLERİ ve AF GERÇEĞİ

CEZAEVLERİ ve AF GERÇEĞİ

Dünyanın hemen hemen her yerinde Cezaevleri ile ilgili sorun ve sıkıntılar basına yansımaktadır. Ülkemizde ise bir ara yapılan araştırmada ortaya çıkan şu idi. Cezaevindeki toplam kişi sayısı 266 bin, Cezaevlerinin toplam kapasitesi 245 bin idi.

8.4.2021 günü DW Türkçe de “Nüfusa göre tutuklu oranında Türkiye Avrupa birincisi” başlığı altında haber çıkmıştı. Bu içerikte, kısaca: “Avrupa cezaevlerinde nüfusa oranla en fazla tutuklu ve mahkûm Türkiye’de bulunuyor. Avrupa Konseyi 2020 Ceza İstatistikleri’ne göre birinci sıradaki Türkiye’yi Rusya ve Gürcistan takip ediyor” denmekte idi.

2.11.2021 günü ise ülkemizle ilgili, Amerikanın sesinde “Hapishane Nüfusunda Korkunç Artış Var” başlıklı haber yer almış, haber içeriğinde ise; “Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği savunuculuk koordinatörü Berivan Korkut, “Hapishane nüfusunda korkunç bir artıştan söz ediyoruz. Her yıl çok ciddi bir artış var. 2019 ve 2020'yi karşılaştırdığımızda, 292 bin olan sayının yaklaşık 266 bine düştüğü vurgusu yapılıyor. Ama şunu da vurgulamak isteriz. TÜİK'in dışında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü (CTE) kendi verilerini açıklıyor ve orada 2021 verileri var. Oraya baktığımızda, tekrar 292 bin sayısıyla karşılaşıyoruz. Yani infaz yasasıyla bırakılan mahpus sayısından neredeyse daha fazla mahpus, şu an tekrar hapishanelerde bulunmakta diyebiliriz” sözlerini kullandı” ibareleri geçmişti.

29.12.2021 günü Bianet sitesinde “Tıka basa dolu cezaevleri başlı başına sağlık sorunu” başlığı adı altında yayınlanan haberde ise, “CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca'nın raporu, cezaevlerinin kapasitesinin üstünde tutuklu ve hükümlü barındırarak başlı başına bir sağlık sorunu haline geldiğine dikkat çekti. Başlıca sorunlar, hijyen, beslenme, hastalıklar, intiharlar ve ölümler” şeklinde yer aldı.

Tüm bu bahsettiğim içeriklerin linkleri yazımın en altındadır. Tıklayıp okuyabilirsiniz.

Türkiye de Cezaevleri gerçekten yetersiz ve bir çoğu eski yapı, kullanım süresini çoktan doldurmuş, hijyenik koşullardan ve insanca, uygarca ortamdan da uzak haldeler. Bu yüzden yeni cezaevleri inşa ediliyor. Yenileri yapılsa da, cezaevi yapmak çözüm değil. Suçu ve suç işlemeyi önlemiyor.

Toplumsal kalkınma ve toplumsal mutabakat adına ve her şeyden evvel toplumsal barış adına bu soruna çözüm bulmak gerekiyor.

Son yıllarda yapılan yargılamalarda ve neticesinde ortaya çıkan tutuklamalarda da hata, hile, yanlış işler döndüğü de zaman zaman ilgili ve siyasilerce de dile getiriliyor. Bu yüzden sık sık meclisten iyileştirme adına yargı paketleri çıkmıyor. İnfaz düzenlemeleri çıkıyor. AF yasası gibi ele alınanlar oluyor. Fakat Cumhuriyet kurulduğundan bu yana çıkan aflar sınırlı ve son 40 yıldır bir genel af bekleyişi var. Mahkûm ve mahkûm aileleri bir umutla GENEL AF çıkması için çalmadık kapı bırakmıyorlar.

1923, geldik 2023’e... 100 yıl geçti. Mağduriyet yaşayan mahkûmlar ve aileleri, genel af istiyorlar. Bunu da sosyal mecrada dillendiriyor, kampanyalar açıyorlar.

Esasen bu umudu MHP lideri ateşledi. Sonrasında ekranlarda yapılan tartışmalarda insanların umudunun yeşermesine sebep oldu.

Dünya büyük bir ekonomik krizden geçiyor. Ülkemiz hem ekonomik hem sosyolojik çok büyük sıkıntılar yaşıyor. Dıştan içe göç alıyoruz. Toplumsal mutabakat, kalkınma ve barış adına AF kaçınılmaz olmuştur.

Düşünülmesinde büyük fayda vardır.

https://t24.com.tr/haber/36-tane-daha-yapilacak-turkiye-deki-toplam-cezaevi-sayisi-419-a-cikacak,1008853

https://www.dw.com/tr/n%C3%BCfusa-g%C3%B6re-tutuklu-oran%C4%B1nda-t%C3%BCrkiye-avrupa-birincisi/a-57133469

https://bianet.org/bianet/saglik/255453-tika-basa-dolu-cezaevleri-basli-basina-saglik-sorunu