haberanaliz
Hilmi DULKADİR

Hilmi DULKADİR

Mail: hilmidulkadir@gmail.com

Eko-Eleştiri ve Türk Edebiyatında Doğa Duyarlılığı

Toprak Deniz İnsan -XXXI-| 

Kadim Bilgeliğin Güncel Yorumu: Eko-Eleştiri ve Türk Edebiyatında Doğa Duyarlılığı

Yeryüzünün; dağların, akarsuların ve yeşeren her bir otun insanla kurduğu bağ, medeniyetin gürültülü ve betonlaşan çarkları arasında sessizce ama derinden kanayan kadim bir hikâyedir. İnsanoğlu doğayı üzerinde yaşanacak coğrafi bir zemin veya tüketilecek bir hammadde olarak gördüğü gün, kendi köklerinden de kopmaya başlamış demektir. Oysa edebiyat, özellikle de halk edebiyatı ve ekoeleştirel bakış bize toprak olmaktan çok öte, bir hafıza, vicdan ve hatta yaşayan bir şahit olduğunu hatırlatır. (Arıkan, 2011)’in belirttiği üzere, edebî metinlerin ekoeleştirel bir gözle okunması, insanın doğayla olan kopmuş bağlarını yeniden onarması için metinsel birer pusula işlevi görür.

Bu bağlamda, Türk kültürünün köklerinde yatan çevre bilinci, mitolojiden halk şiirine kadar uzanan geniş bir coğrafyada doğayla uyumlu yaşama felsefesinin en somut kanıtıdır; nitekim (Ayaz, 2016, s. 95), geçmişten bugüne Türklerde çevre bilincinin tabiatı tahrip etmeyen, aksine onu kutsal bir emanet bilen bir telakki üzerine kurulduğunu vurgular.

Bu ekolojik hafızanın en köklü yansımalarını Dede Korkut hikâyelerinden başlayarak Türk mitolojisinde ve halk anlatılarında açıkça görmek mümkündür; nitekim (Bütüner, 2021), Türk mitolojisinin ve destan dünyasının doğayı bir hükmetme nesnesi değil, saygı duyulması gereken canlı bir ekosistem olarak ele aldığını ekoeleştirel bir yaklaşımla gözler önüne serer.

Benzer şekilde, Türk edebiyatının ulu çınarlarından Yaşar Kemal’in eserlerinde denizin, toprağın ve balığın insanla verdiği o destansı mücadele, modern dünyanın getirdiği ekolojik yıkımlara karşı en erken ve en güçlü edebî çığlıklardan biridir; nitekim (Yavuz & Büyükarman, 2020), Deniz Küstü romanı üzerinden yürüttükleri incelemede, doğanın katledilmesine karşı yükselen sesin aynı zamanda insan ruhunun da bir iflası olduğunu çarpıcı bir biçimde ortaya koyarlar.

Edebiyatın doğayla kurduğu bu hayati köprü, (Akdemir, 2025) Akdemir’in (2025) de işaret ettiği gibi, ekoloji ve çevre üzerine yürütülen kültürel tartışmaların bugün bilimsel bir zorunluluk değil, aynı zamanda vicdani ve ahlaki bir sorumluluk olduğunu zihnimize nakşetmektedir.

Yeryüzünün sessiz çığlığı, ormanların tahribatı, suların kurutulması ve betonlaşan vadiler fiziksel bir coğrafyanın yitirilmesi değildir. Aynı zamanda insanlığın ortak hafızasının ve kültürel köklerinin de iğdiş edilmesidir. Latife Tekin'in romanlarındaki kentleşme kâbuslarından (Manves City ve Sürüklenme) Ayla Kutlu’nun Huvava: İlk Çevre Koruyucu adlı eserindeki ekolojik direnişe kadar (Yavuz Y. , 2019))…

Türk yazı hayatı doğanın haklarını savunan sarsıcı metinlerle örülmüştür. (Edis & Görmez, 2019)'in (2025) interdisipliner bir yaklaşımla ele aldığı eko-eleştirel perspektif, doğayı korumanın metinlerden sokağa, topraktan insana uzanan kesintisiz bir halka olduğunu hatırlatır. (Oktay & Birtane, 2026) Türk edebiyatında doğa, çevre ve ekoeleştiri üzerine derlediği zengin bibliyografya da göstermektedir ki, bu coğrafyanın yazarları ve araştırmacıları bu hayati meseleyi sahiplenme konusunda derin bir bilinç birikimine sahiptir.

Şimdi bizlere düşen, Toroslar'ın esen serin yelini, akıp giden pınarların duru sesini ve toprağın o bereketli kokusunu sadece nostaljik birer hatıra olarak değil, yarınlara bırakacağımız en kıymetli çevre mirası olarak savunmaktır; zira deniz küserse, toprak kurursa ve insan tabiatına yabancılaşırsa, geriye kalan sadece sessizlikten ibaret bir enkaz olacaktır…

Kaynakça

Akdemir, D. (2025). Ekoeleştiri: Ekoloji ve Çevre Üzerine Kültürel Tartışmalar. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 25(4), s. 431-436. https://dergipark.org.tr/tr/pub/ausbd/article/1734866 adresinden alındı

Arıkan, A. (2011). Edebi Metin Çözümlenmesi ve Ekoeleştiri. Akdeniz İnsan Bilimleri Dergisi, s. 43-51. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/3592891 adresinden alındı

Ayaz, B. (2016). Geçmişten Bugüne Türklerde Çevre Bilinci Üzerine Bir Değerlendirme. M. Aça, & M. Aça (Dü.), Uluslararası Türk Dünyası Kültür Araştırmaları Sempozyumu Bildirileri içinde (s. 91-100). Trabzon: Kültür Bilimleri Akademisi Ltd. Şti.

Bütüner, Ş. (2021, Kasım-Aralık). Çevre Bilinci Oluşturmada Türk Mitolojisinin Rolü: Dede Korkut Hikâyelerine Ekoeleştirel Bir Yaklaşım. Türk Dünyası Araştırmaları(255), s. 433-448. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1844602 adresinden alındı

Edis, Z., & Görmez, A. (2019, Ekim). İnterdisipliner Bir Yaklaşım: Eko-Eleştiri. 5th International Social Research and Behavioral Sciences Symposium (SADAB 2019).1, s. 154-163. Tibilisi: Gürcistan.

Oktay, G., & Birtane, Y. (2026, 01 3). Türk Edebiyatında Doğa/Çevre/Ekoeleştiri Üzerine Yapılmış Çalışmalar Bibliyografyası. ASSOS İnsan ve Toplum Bilimlerinde Araştırmalar Dergisi, s. 83-126. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/5425536 adresinden alındı

Yavuz, M., & Büyükarman, a. (2020). Yaşar Kemal’in Deniz Küstü isimli romanına eko-eleştirel bir yaklaşım. Rumeli'de Dil Ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi(21), s. 267-279. https://doi.org/10.29000/rumelide.835805 adresinden alındı

Yavuz, Y. (2019). Latife Tekin’in Manves City ve Sürüklenme Adlı Romanları. Edebî Eleştiri Dergisi, Eleştiri Kuramları Özel Sayısı, 3(3), s. 245-25. https://doi.org/10.31465/eeder.5673