Mustafa GÖKTAŞ

Mustafa GÖKTAŞ

Mail: mustafagoktas006@gmail.com

“İZ BIRAKANLAR” ÖYLE Mİ?! -1-

“İZ BIRAKANLAR” ÖYLE Mİ?! -1-

İnsan bir işi kamu adına yapıyorsa, kamunun kaynaklarını kullanarak icra ediyorsa, bu işi yaparken kamunun teknik, fiziki, maddi imkânlarını kullanıyorsa biraz daha ciddi, vicdanlı, merhametli, sağduyulu, hak ve hukuk çiğnemeden tespitler yapmalı ve halka, gelecek nesillere bırakmalıdır.

Ben böyle düşünüyorum.

Günü birlik çıkarlar, menfaatler, ikili ilişkiler, kişisel hırslar ön plana çıkarsa, yapılan hizmete gölge düşer.

Dün ve önceki gün bizim haber sitemizde dâhil, tüm basına bülten geçildi.

Bültenin özü: Mersin’e İZ bırakanlar Müzesi....

Hizmet, AKDENİZ BELEDİYESİ tarafından gerçekleştirilmiş.

Basındaki başlıklar çok ilginç tabi.

“Mersin’de “iz bırakanlar” bu müzede”

Bu başlık çok önemli...

Çok değişik haber başlıkları da var.

Bana göre mesajı veren en önemli başlık bu: “Mersin’de “iz bırakanlar” bu müzede”

Şimdi, bu müzede, o gün açılışta olanlar belli...

Önünde fotoğraf çektirip basına servis edenlerde belli...

İçeride kimlerin ismine, resmine yer verildiği de belli.

Arzulayan gitsin gezsin, tek tek incelesin..

2022 yılındayız.

1923 ten bu yanayı ele aldığımız vakit, her iş ve alanda, (bürokraside, siyaset de, sivil toplumculukta, sendikacılıkta, gazetecilikte, esnaflıkta, tüccarlıkta, sporda, sanat da, kültürde, kısacası her alanda) bu memlekete HİZMET etmiş isimler var.

Siyasi parti ayrımı yapmaksızın, ADALETLİ HAKKANİYETLİ BİR DURUŞLA bunun belirlenmesi gerekir.

Yapılmış mı?

HAYIR!!!

Hizmeti Akdeniz belediyesi yapabilir.

Kaynaklar kamunun kaynağı ve geleceğe miras diye taşınıyor.

Burada gerçekçi, adaletli, hakkaniyetli tespitleri yapmazsanız, iyilik yerine millete (Mersinliye) kötülük yapmış olursunuz.

Ben orada Mersin’e hizmet edip de adına yer verilmeyen çok sayıda rahmete kavuşmuş olan insan ile şu anda yaşayan insanda biliyorum.

Bu isimler tespit edilirken kime sordunuz, hangi kaynağa başvurdunuz, halk kütüphanesi kaynaklarına girdiniz mi, devlet arşivine girdiniz mi, bu konuda kitap yazan insanlara danıştınız mı, bu konuda araştırma inceleme yapan insanlara danıştınız mı?..

Bırakın 1923 ile 1980 yılı arasını...

Belki bazılarınızın ömrü yetmemiştir.

1990 dan sonra ki 42 yılda bu memlekete kimler nasıl hizmet etti, etmeye çalıştı, ne eserler bıraktı bunun ciddi araştırmasını yaptınız mı?..

Göremedim...

Duyamadım..

Sen, ben, bizim oğlan, ikili ilişkiler, çıkar birliktelikleri, günün koşullarına uygun hareket etmelerle, siyasi Saiklerle,  tespit edilen isimlerin sergilenmesi ile böylesine ULVİ- KUTSİ- ONURLU işe gölge düşmüştür.

Elbette içinde bu işi hak eden onurlu kişiler vardır.

Hepsini bu şekilde değerlendirmek AYIPTIR ve ben bu ayıbı yapmam.

Ama bildiğim bir gerçek varsa, içeride sergilenen resim, isim, meslek gruplarında çok yanlışlıklar yapıldığıdır.

Kimsenin, kimsenin yaptığı işi, hizmeti, emeği görmezden gelme hakkı yoktur.

Kişiler birbirini sevmeme hakkına sahiptir.

Ama saygı duymak zorundalar.

Yapılan işler, kamu adına kamu kaynakları kullanılarak yapılıyorsa, hak- hukuk- adalet üçlüsünden sapmadan, herkese eşit ve aynı mesafede durmak yaraşır.

Yoksa bir başka gün gelir, o müzenin adı, şekli, içeriği değişir.

Kalıcı olsun istiyorsak, doğruluk ve dürüstlükten sapmadan, adil tespitler yaparak sergileyeceksiniz...

Bir MERSİNLİ olarak, 60 yaşındaki insan olarak, İZ BIRAKANLAR adı ile buradaki sergilenen resimler, isimler, olaylar, emeği geçenler, benim içime hiç sinmedi.

Devamını ve neden böyle yazdığımı ileriki yazılarımda detayları ile yazacağım.

Biz bu memleketi soyup soğana çevirip iz bırakanları,

İhaleye fesat karıştırıp devleti dolandırıp iz bırakanları,

Sureti haktan görünüp devleti tırtıklayıp iz bırakanları, nicelerini de biliriz...

Bu tipler ile namusuyla tertemiz iş yapmış iz bırakmış olanları ayırt edemezsek tarihe yol gösteren temiz bir ışık değil, kötü bir miras bırakmış oluruz.