SAYIN GÜRLEK, ÇİFTÇİ, HELAL OLSUN SİZE!
43 yıllık Basın hayatımda, neler gördüm, neler işittim ve neler yazdım… Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi’nin iş başına gelmesinden sonra aldığım hazzı kelimelerle anlatamam.
Çünkü hep dedim ve yazdım: “yolsuzluğu, hırsızlığı, üçkâğıdı, devletin kamunun kaynaklarını hor kullanmayı, ihalelerde hileleri, entrikaları önleyin, bu ülkenin kaynakları hepimize fazlası ile yeter.”
Bakın her gün bir dolandırıcılık işi ortaya çıkıyor.
Foncusu, sebze meyve yontucusu, et tırtıklıyıcısı, ihale yancısı, rüşvet ve irtikapçısı, uyuşturucu baronları, terörden beslenen hainler bir bir çıkıyor.
Yeter ki bu devlet istesin beyler. Bunu hep dedim ve yazdım. Bu işin kökünü kazır. Ülkede yokluk, yoksulluk kalmadığı gibi, adil ve eşit hakça hizmet herkese gelir. Ülkemizin kaynaklarını korumak, yetimin şehidin hakkını korumak, kamu kaynaklarına sahip çıkmak ve daha adil ve yaşanılası bir ülke haline getirmek, bu uğurda mücadele eden ve gayret sarf eden her kişiye sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur.
Kamu Kaynaklarının Korunması, Adalet ve Vurgunla Mücadele, Hakça Bir Türkiye İçin Atılan Bu Kararlı Adımlar ÇOK ÖNEMLİDİR!!!
Bu ülkenin toprakları, tarihi birikimi ve yer altı-yer üstü zenginlikleri; her bir vatandaşımızın refah içinde, huzurla ve hakça yaşamasına fazlasıyla yetecek güçtedir. Ancak bu zenginliklerin ve kamusal kaynakların hak sahiplerine, yani aziz milletimize eşit bir şekilde ulaşmasının önündeki en büyük engellerden biri her dönem var olan hortumcular, vurguncular ve haksız kazanç peşinde koşan odaklardır. Devletin iradesi ve kararlılığı tam olduğunda, üzerine gidilemeyecek hiçbir odak, çözülemeyecek hiçbir hukuki ve idari kör düğüm yoktur.
1. Fon Dolandırıcılığı ve Finansal Vurgunlar: Tasarrufların Korunması
Ekonomik istikrarın ve vatandaşın alın terinin en büyük düşmanlarından biri, finansal piyasaları suiistimal eden kayıt dışı ve manipülatif yapılardır. Son dönemde "fon" adı altında yurttaşların yıllarca biriktirdiği dişten tırnağa artan varlıklarını hedef alan dolandırıcılık şebekelerine karşı yürütülen operasyonlar, ekonomik güvenliğin tesisi açısından hayati önem taşımaktadır.
Finansal Güvenlik: Tasarruflarını artırmak veya değerlendirmek isteyen masum insanların hayallerini ve sermayesini sömüren bu odakların üzerine gidilmesi, piyasalardaki denetimsizlik alanlarını daraltmıştır.
Caydırıcılık: Finansal sistemin sömürülmesini engelleyen bu operasyonlar, haksız zenginleşme yollarını tıkayarak dürüst yatırımcının ve üreticinin hakkını korumaktadır.
2. Sebze, Meyve ve Gıda Piyasasındaki Spekülasyonlar: Vatandaşın Sofrasına Uzanan Eller
Gıda arzı ve temel tüketim maddeleri, insan onuruna yaraşır bir yaşamın en temel unsurlarıdır. Tarladan sofraya uzanan zincirde hak etmedikleri kazançları elde etmek amacıyla suni kıtlık yaratan, fiyatları manipüle eden ve sebze-meyve piyasasında spekülasyon yapan "sebze-meyve yontucularına" karşı atılan adımlar, halkın mutfağına ve bütçesine doğrudan bir savunma hattıdır.
Fahiş Fiyatla Mücadele: Enflasyonist baskıları ve piyasa dengesizliklerini fırsat bilerek vatandaşın ekmeğiyle oynayan stokçu ve aracı zihniyete göz açtırılmamaktadır.
Gıda Güvencesi: Tarımsal üreticinin emeğini koruyan ve tüketicinin nitelikli, adil fiyatlı gıdaya erişimini garanti altına alan bu denetimler, sosyal devlet ilkesinin en somut göstergelerindendir.
3. Kamu İhaleleri ve Yolsuzlukla Mücadele: Yetim Hakkının Muhafazası
Devletin ve kamunun kaynakları, bu ülkenin 85 milyon insanının ortak emanetidir. İhalelerde hile yapan, rüşvet ve irtikap çarklarıyla kamu projelerini kendi çıkarlarına peşkeş çeken "ihale yancıları", ülkenin kalkınma hızını kesmekte ve geleceğini ipotek altına almaktadır.
Liyakat ve Şeffaflık: Kamu ihalelerindeki şeffaflık, işin ehline verilmesi ve denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması; kaynakların çarçur edilmesini önlemektedir.
Yetimin Hakkı: İhale hırsızlığının kökünün kazınması, devlete yapılan her bir harcamanın millete hizmet olarak dönmesini sağlamakta, "yetimin ve şehidin hakkı" en yüksek hassasiyetle korunmaktadır.
4. Uyuşturucu Baronları ve Terörün Finansal Damarlarıyla Savaş
Güvenlik ve huzur, bir ülkenin refah seviyesinin ön koşuludur. Gençlerimizi zehirleyen uyuşturucu baronları ve bu gayrimeşru ticaretten beslenerek devlete meydan okuyan terör örgütleri, bir ülkenin geleceğine yöneltilmiş en büyük tehdittir.
Gençliğin Korunması: Uyuşturucu şebekelerine ve organize suç örgütlerine vuruş gücü yüksek operasyonlar düzenlenmesi, geleceğimizin teminatı olan genç nesillerin kurtarılması demektir.
Karanlık Bağların Koparılması: Terörün finans kaynaklarını kurutan operasyonlar, iç huzurun ve kardeşlik ikliminin pekişmesinde milattır.
Emeği Geçenlere Teşekkür
Bu ülkenin kaynaklarını korumak, yetimin ve şehidin hakkını omuzlarında bir şeref madalyası gibi taşıyan millet evlatlarının hakkını savunmak devletin asli görevidir. Bu çetin mücadelede gayretleriyle öne çıkan, hukukun üstünlüğünü ve kamu düzenini tesis etmek için gece gündüz demeden çalışan Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek ile İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’ye gayretlerinden ve özverili emeklerinden ötürü teşekkür etmek ahlaki ve vicdani bir borçtur.
"Adalet mülkün temelidir; mülk ise ancak adalet, liyakat ve kamu kaynaklarının hakkaniyetle paylaşılmasıyla payidar olur."
Yokluk ve yoksulluğun tarihe gömüldüğü, her bireyin fırsat eşitliğine sahip olduğu bir Türkiye inşası; tüm toplumsal kesimlerin ortak sorumluluğudur. Devletin bu konudaki kararlı duruşu desteklendiği sürece, bu ülkenin bereketi de adaleti de artarak devam edecektir.
Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.
Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/
WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:


























