GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Böyle siyaset olur mu yahu!

Araştırmacı Gazeteci Yazar ve İktisatçı, Mustafa Göktaş yazdı: Böyle siyaset olur mu yahu!
Elbette muhalefet yapılacak ve muhalefetsiz olmaz. Ama bununda bir şerefi, namusu, iffeti vardır.
Adalet Bakanı Akın Gürlek geldiği günden beri kararlı bir şekilde suç örgütlerinin, tefecilerin, hırsızların, devlet malını kemirenlerin, devlete yanlış yapanların üzerine gidiyor. Belirli bir kesim ise, yapılan iyi şeyi görmeyip, hep eksileri görüp veryansın edip, Akın Gürlek’e verip veriştiriyorlar, onun üzerinden hükümete yükleniyorlar.
Adam kimin üzerine, hangi olayın üzerine gitse, bir kulp takıyorlar. Olacak iş değil.
Keskin siyasi tartışmaların ve kutuplaşmaların yoğun olduğu dönemlerde, devlet kurumlarının ve bu kurumlarda görev yapan bürokratların icraatları üzerine dengeli ve yapıcı bir bakış açısı ortaya koymak oldukça kıymetlidir. Siyasetin ve muhalefetin temel işlevi elbette denetlemek, eleştirmek ve yanlışları göstermektir; ancak bu sürecin yapıcı bir zeminde, devlete ve millete fayda sağlama ortak paydasında buluşması toplumsal huzur için büyük önem taşır.
Siyaset, demokrasilerin vazgeçilmez bir unsuru ve toplumsal dengenin en önemli güvencesidir. İktidarın icraatlarını denetlemek, eksikleri dile getirmek ve farklı alternatifler sunmak muhalefetin en doğal hakkıdır. Ancak siyasi rekabetin ve eleştirinin de bir üslubu, ahlaki çerçevesi ve ülkenin çıkarlarını gözeten bir sorumluluğu olmalıdır. Çünkü günün sonunda hepimizin ortak paydası bu vatandır, bu devletin huzurudur.
Son dönemde Adalet Bakanlığı göreviyle birlikte suç örgütleri, tefeciler, kamu kaynaklarına zarar verenler ve hukuku hiçe sayan yapılarla mücadele konusunda kararlı adımlar atıldığı görülmektedir. Toplumun huzurunu bozan yapıların üzerine gidilmesi, adalet duygusunun tesisi için atılan her müspet adım, siyasi görüş fark etmeksizin her vatandaşın takdir etmesi gereken gelişmelerdir.
Buna karşın, her yeni döneme ve her atamaya peşinen şüpheyle yaklaşmak, yapılan iyi ve doğru işleri görmezden gelmek ya da bunları sadece siyasi bir ranta tahvil etmek adil bir yaklaşım değildir. Bir göreve yeni gelen bir ismin çalışmalarını değerlendirirken, adalet terazisini hassas tutmak ve icraatları için makul bir zaman tanımak gerekir. Atılan adımların ülkeye, millete ve hukuka sağladığı faydayı görmek, yanlış varsa bunu yapıcı bir dille eleştirmek, doğru yapıldığında ise destek olabilmek bir vatandaşlık borcudur.
Eleştiri hakkı demokrasinin can damarıdır; ancak bu hak, yıkıcı bir dille değil, ülkenin adalet sistemini daha da ileriye taşımayı hedefleyen yapıcı bir perspektifle kullanılmalıdır. Toplum olarak birbirimizi anlamaya, kurumlarımıza ve adalet mekanizmasına güvenmeye her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.
Unutmayalım ki adalet mülkün temelidir ve bu temeli güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Belki de bugün, siyasi cepheleşmeleri bir kenara bırakıp, yapılan doğruların arkasında durma, eksiklerin ise tarafsız bir akılla düzeltilmesini talep etme zamanıdır.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yürüttüğü somut mücadele alanlarına (suç örgütleri, tefeciler, kamu kaynaklarına zarar veren yapılar ve gerçekleştirilen operasyonlar gibi) ve bunların getirdiği sonuçlara daha somut vurgular yapayım.
Siyasetin temel işlevi şüphesiz denetlemek, eleştirmek ve doğru yolu göstermektir. Ancak demokrasilerde siyasi rekabetin de bir ahlaki çerçevesi, üslubu ve ülkenin çıkarlarını gözetme sorumluluğu olmalıdır. Çünkü günün sonunda hepimizin ortak paydası bu devletin huzuru, adaletin tesisi ve milletin refahıdır.
Son dönemde Adalet Bakanı Akın Gürlek öncülüğünde yürütülen çalışmalara baktığımızda, suç örgütlerine, tefecilere, kamu kaynaklarını haksız yere kemiren yapılara ve hukuku hiçe sayan odaklara karşı çok net ve kararlı bir duruş sergilendiği görülmektedir. Türkiye genelinde organize suç ağlarına, finansal kaynaklarına ve çete yapılanmalarına yönelik peş peşe gerçekleştirilen binlerce operasyon, milyarlarca liralık suç varlığına el konulması ve kamu düzenini tehdit eden unsurların bertaraf edilmesi için atılan adımlar, toplumun huzuru adına atılmış son derece kıymetli adımlardır.
Buna rağmen, belirli kesimlerin yapılan bu somut ve olumlu mücadeleyi görmezden gelerek her karara peşinen karşı çıkması, her adım üzerinden siyasi bir gerilim üretmesi adil ve hakkaniyetli bir yaklaşım değildir. Bir göreve yeni gelen kişilerin ve kurum yöneticilerinin icraatlarını görebilmesi, planlarını hayata geçirebilmesi ve adaletin tecellisi için onlara makul bir zaman tanınması şarttır.
Devlete, millete ve vatana hizmet eden her güzel işe destek olmak, yapılan doğruların arkasında durmak bir vatan borcudur. Eleştiri hakkı demokratik bir haktır ancak bu hak, toplumu germeden, ötekileştirmeden, ülkenin adalet mekanizmasını daha da güçlendirmeyi hedefleyen yapıcı bir dille ele alınmalıdır.
Bugün, siyasi önyargıları bir kenara bırakıp, hukukun üstünlüğünü savunan ve suçla kararlılıkla mücadele eden iradeye hak ettiği zamanı ve desteği verme zamanıdır. Unutmayalım ki adalet mülkün temelidir ve bu temeli güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.
Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..
HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.
Baki Selam ve Dua ile.
MUSTAFA GÖKTAŞ
Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)
Kişisel instağram sayfam:
https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/
WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:
https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d
haberanaliz Facebook gurubu:
https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net
haberanaliz X hesabı:





































