haberanaliz
Aytur GEZER

Aytur GEZER

Mail: ayturgezer@gmail.com

1 Ekim, Dünya Yaşlılar Günü…

Takvimlerde bir gün olarak yer alsa da aslında bize bir takvim yaprağından çok daha fazlasını hatırlatır. Çünkü yaşlılık, hayatın kenarında duran bir dönem değil; bir ömrün biriktirdiği tecrübelerin, hatıraların, emeklerin ve hikâyelerin taşıyıcısıdır.

Bugün, belki de her şeyden önce bize zamanın değerini hatırlatır.

Çocukluğumuzu, gençliğimizi, ilk heyecanlarımızı, kurduğumuz hayalleri ve geride bıraktığımız yılları düşündüğümüzde, hayatın ne kadar hızlı geçtiğini fark ederiz. Dün elimizden tutan, bizi büyüten, yol gösteren insanlar bugün yaşlanmış olabilir. Onların yüzündeki her çizgi, aslında bir ömrün izidir. Her beyaz saç, yaşanmış yılların sessiz bir hatırasıdır.

Yaşlılarımız yalnızca geçmişin tanıkları değildir. Onlar aynı zamanda geçmiş ile gelecek arasında kurulmuş canlı bir köprüdür.

Bir toplumun hafızasıdır yaşlılar. Ailelerin geçmişini, mahallelerin hikâyelerini, yoklukta nasıl dayanışıldığını, zor zamanlarda nasıl ayakta kalındığını bilirler. Bugün bize sıradan gelen pek çok imkânın, dün hangi emeklerle elde edildiğini onların hayatlarından öğrenebiliriz.

Bu nedenle yaşlılara saygı göstermek, yalnızca bireysel bir nezaket meselesi değildir. İnsana, emeğe ve hayatın kendisine duyulan saygının bir gereğidir.

Ancak yaşlılarımızın ihtiyacı yalnızca hatırlanmak değildir.

Onların sosyal hayatın içinde, güvende, sağlıklı, üretken ve onurlu bir yaşam sürdürebilmeleri gerekir. Bir telefonla aramak, hâlini hatırını sormak, birlikte bir çay içmek, anlatacaklarını sabırla dinlemek bazen çok kıymetlidir. Çünkü insan, kaç yaşında olursa olsun, görülmek ve değerli olduğunu hissetmek ister.

Bugünün dünyasında kuşaklar arasındaki mesafe giderek büyürken, yaşlılarımızla gençler arasında kurulacak her bağ büyük bir anlam taşır. Gençler enerjileri ve hayalleriyle geleceği kurarken; yaşlılar deneyimleri ve birikimleriyle bu geleceğe ışık tutabilir.

Belki de ihtiyacımız olan şey, kuşakları birbirinden ayırmak değil, birbirinden öğrenebilecekleri bir hayatı yeniden kurmaktır.

1 Ekim vesilesiyle yaşlılarımızı yalnızca bir gün hatırlamak yerine, onların hayatımızdaki yerini yeniden düşünelim.

Bizi büyüten elleri, bize öğrettikleri doğruları, anlattıkları hikâyeleri ve sessizce verdikleri emekleri hatırlayalım.

Çünkü yaş almak, hayattan eksilmek değildir.

Her yaşanmış yıl, insanın hayatına eklenmiş bir hikâyedir.

Ve her hikâye, dinlenilmeyi, anlaşılmayı ve saygıyla hatırlanmayı hak eder.

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü vesilesiyle; başta kendi büyüklerimiz olmak üzere, hayatımıza emek ve değer katan tüm yaşlılarımızın ellerinden saygıyla öpüyor, sağlıklı, huzurlu ve onurlu bir yaşam diliyorum.

İyi ki varsınız. İyi ki hayatımızdasınız.