haberanaliz

Kemalbay: "Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a soruyoruz"

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Kemalbay: "Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a soruyoruz"
HDP'li Kemalbay: Amerika Birleşik Devletleri Türkiye Büyükelçisi David M. Satterfield “Türkiye ABD'li ilaç şirketlerine borcunu ödemiyor, şirketlerin böyle devam etmek istemeyebileceği, bunun da Türkiye’nin çıkarına olmayacağı” şeklinde bir açıklama yapmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri Türkiye Büyükelçisi David M. Satterfield  “Türkiye ABD'li ilaç şirketlerine borcunu ödemiyor, şirketlerin böyle devam etmek istemeyebileceği, bunun da Türkiye’nin çıkarına olmayacağı” şeklinde bir açıklama yapmıştır.  

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a soruyoruz;

Türkiye’ye ‘modern ilaç ambargosu’ anlamına gelebilecek bir ilaç tedarikinin karşılanmaması riski var mıdır? Devlet hastanelerinin yabancı şirketlere olan ilaç borç miktarı toplamda ne kadardır?

Son bir yıl içinde 230 milyon dolardan 2.3 milyar dolara çıkan ilaç borcundaki fahiş artışın nedeni nedir?

Tüm dünyayı etkisi altına alan ve Türkiye’de de hızla yayılan Covid-19 pandemisinin yaşandığı bir dönemde Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ile ABD Ticaret Odası tarafından düzenlenen 38’inci Amerikan-Türk Konferansı’nda Amerika Birleşik Devletleri’nin Ankara Büyükelçisi David M. Satterfield’ın “Türkiye’deki devlet hastanelerinin ABD ve diğer ülkelerdeki yabancı ilaç ve tıbbi malzeme şirketlerine olan borcunun bir yıl içinde 230 milyon dolardan 2.3 milyar dolara çıktığını ifade ettiği açıklamasında şirketlerin böyle devam etmek istemeyebileceğine, bunun da Türkiye’nin çıkarına olmayacağına” dair ifadeleri tartışılmaktadır. ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross ise, bir yıl önce Türkiye Cumhurbaşkanı ve Hazine ve Maliye Bakanı ile görüştüğünü ve ödemelerin zamanında yapılacağına dair kendisine güvence verildiğini açıklamıştır.  Ancak bir yılsonunda Türkiye’nin ABD’li şirketlere borçlarını ödeme zorluğuna girdiği açıklanmıştır. Bu durumun sonucu olarak şirketlerin Türkiye piyasasından ayrılmayı ya da Türkiye riskini azaltmayı değerlendireceği açıklanmıştır.  Eczacılar Birliği Başkanı tarafından ise konuya dair "İlaca erişimde sıkıntı yaratacak her adımın, halk sağlığında onarımı mümkün olmayan yaralar açacağı unutulmamalıdır. Sayın Büyükelçi’nin söyledikleri modern ilaç ambargosundan başka bir şey değildir" şeklinde bir açıklama yapılmıştır. Tüm bu açıklamalar Türkiye’nin yeni bir ilaç krizi ile karşı karşıya geldiğini düşündürmekte ve endişe yaratmaktadır.

Özellikle pandemi sürecinin de içinde olduğumuz düşünüldüğünde Türkiye'de ilaca ve sağlık malzemelerine erişememenin ağır sonuçları olacaktır. Sağlıkta Dönüşüm Programı başladığından beri finansman sıkıntısı yaşandıkça birçok ilacın ödeme kapsamından çıkarılması bu ilaç krizinin başka bir boyutudur.  Aralarında öksürük şurupları, grip ilaçları, ağrı kesiciler, eklem içi sıvı azaldığında yapılan iğnelerin de olduğu pek çok ilacın artık kurum tarafından ödenmemesi ‘paran kadar sağlığa erişebilirsin, paran yoksa sağlık da yok’ anlamına gelmektedir. Sağlık hakkı öncelikle devlete sorumluluklar yükleyen temel bir insan hakkıdır. Herkese yaşam hakkı tanınmalı; parasız sağlık muayenesi, ilaç ve her türlü tedavi ihtiyacı devlet tarafından karşılanmalıdır. Hükümetin içine girdiği ekonomik kriz ve ticarileşen sosyal güvenlik anlayışının sağlık alanındaki ağır bedellerinin önüne geçmek için çalışmalar başlatılması gerekirken bunun yapılmayışı, aksine ilaç borçlarındaki fahiş artış, sağlık alanında izlenen yanlış politikalar Türkiye’yi bir ilaç krizinin eşiğine getirmiş olup toplumun sağlık ve yaşam hakkını riske atmaktadır.


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
ÇEVİKÖZ’ÜN HAKKINDA YÜRÜTÜLEN KARALAMA KAMPANYASINA İLİŞKİN AÇIKLAMASIÖnceki Haber

ÇEVİKÖZ’ÜN HAKKINDA YÜRÜTÜLEN KARALAMA K...

İranlı Reza Zarrab’ı meclis gündemine taşıdıSonraki Haber

İranlı Reza Zarrab’ı meclis gündemine ta...

Başka haber bulunmuyor!