Tarım üreticilerinin yaşadığı bu sorunların bir an önce çözüme kavuşturulması gerekiyor

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Tarım üreticilerinin yaşadığı bu sorunların bir an önce çözüme kavuşturulması gerekiyor
HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz TBMM Genel Kurulunda Tarım üreticilerinin sorunlarından ve çözüm önerilerinden bahsetti.

Tarım üreticilerinin sorunlarını birkaç başlıkta sizlere bunu sunmaya çalışacağım. 2019 yılı verilerine göre çiftçi kayıt sistemine, 2 milyon 260 bin çiftçi kayıtlı. Bunların; 119 milyon lirası bankalara, 10 milyon lirası da kooperatiflere olmak üzere 130 milyon lira borcu bulunmaktadır. Bunun yanı sıra tohum, gübre, elektrik, su ve benzeri giderler de hesaba katıldığında 150 ila 160 milyon lira civarında bir borç çiftçilerin sırtında durmaya devam ediyor.

Tarım üreticileri bu sene ürün alamayacak, gelecek seneye hazırlık yapamayacak

Türkiye Ziraat Odaları Birliğiyle yaptığımız görüşmelerde, mayıs ayı içerisinde 46 ilde aşırı sıcaklık, yağış, don, dolu ve benzeri afetlerden kaynaklanan çok ciddi olumsuzluklar yaşandığını tespit ettik. Bu konuyla ilgili, geçen hafta Cumhuriyet Halk Partisinin verdiği bir önerge maalesef reddedilmiş, değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Mayıs ayında, uzun süren poyrazdan sonra gelen çöl sıcakları ve fırtına nedeniyle meyve üreticilerinin; önemli ölçüde zarara uğradıkları, meyvelerin yaklaşık olarak yüzde 95'inin döküldüğü, dolayısıyla ciddi bir mağduriyet yaşadıkları ve bu nedenle de önümüzdeki sene bahçelerini yeniden işleyemeyecekleri, yeniden üretime hazırlayamayacakları bir durumla karşı karşıyayız.

TARSİM, tarım sigortası da, maalesef bu tür afetleri garanti kapsamına almıyor ve bu anlamda çiftçiye herhangi bir destekte bulunmuyor çünkü poyraz, TARSİM'in listesinde yer almıyor. Ülkenin narenciye üretiminin üçte 1'ini karşılayan, vekili olduğum Adana'da, yüzde 80-90 civarında bir ürün kaybı beklenmektedir. Belki şu anda bunu çok hissetmeyiz ama beş altı ay sonra bunu çok derinden hissetmeye başlayacağımızı ifade etmek istiyorum.

Tarım üreticilerinin yaşadığı bu sorunların bir an önce çözüme kavuşturulması gerekiyor. Bunun için de öncelikle, tarıma bakış açısının değiştirilmesi gerekiyor. İthalatçı rejimden vazgeçip, üretime destek olup, tarım alanında faaliyet yürüten insanlara destek olunması, bunun için de ciddi bir zihniyet değişimi gerekiyor.

Çözüm önerilerimiz
 "Bu konuda neler yapılmalı?" diye düşündüğümüz zaman da şunları ifade etmek istiyorum:

  • Corona süreci ve sonrasında yaşanacak kayıpları önlemek için ülkemizde derhâl ülke ve bölgeler düzeyinde yapılacak somut desteklemeler gerçekleştirilmeli, tarımsal üretim planlamasıyla yerli üretim artırılmalıdır.
  • Çiftçilerin, üretim için kullanmak zorunda oldukları gübre, tohum, ilaç benzeri şeyler için vergiler kaldırılmalı, bu anlamda destek verilmeli ve teşvik edilmelidir.
  • Çiftçilere tarım danışmanlığı yapılmalı, ürünlerle ilgili her yıl için özel bir planlama yapılmalıdır.
  • 2006'da çıkartılan Tohumculuk Yasası başta olmak üzere tarımı düzenleyen bütün yasalar, üreticinin aleyhine, büyük şirketlerin ve büyük çiftliklerin lehine sonuçlar veriyor. Bunların mutlaka en kısa zamanda değiştirilmesi gerekiyor.
  • Tarım Sigortaları Kanunu değiştirilmeli, yoksul çiftçilerin sigorta primleri devlet tarafından karşılanmalıdır.
  • Çiftçilere destekleme ödemesi yapılmalı, afet yaşanan bölgelerdeki çiftçilerimizin SGK primleri ödemeleri, sulama ve elektrik borçları hemen silinmeli, ertelemeden vazgeçilmelidir.
  • 5488 sayılı Tarım Kanunu gereği bütçede tarıma ayrılan pay 2021 yılı ve daha sonraki yıllar için en az yüzde 1 oranında gerçekleştirilmelidir. Tarımsal desteklerin, sübvansiyon veya ayni desteklemeler hariç gayrisafi millî hasılanın yüzde 1'inden az olmaması gerekir. Söz konusu desteklemelere hiçbir koşulda bloke konulmamalı, borçlara mahsup edilmemelidir.
  • 2019 yılı destekleme döneminin ödemelerinin tamamı derhâl ödenmelidir.
  • 2020 yılı desteklemeleri tebliği hemen yayınlanmalı destekleme ödemelerinin yarısının avans olarak ödenmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
     
  • Çiftçilerin bankalara, kamuya olan tüm borçları silinmeli ve çiftçilere sıfır faizli kredi verilmelidir. Sulama yatırımları artırılmalı ve tasarruflu su sistemlerine geçilmesi için çiftçilere destek olunmalıdır.
  • Hayvancılığın gelişmesi sağlanarak üreticinin gelir artışı yanında vatandaşın sağlıklı et, süt ve süt ürünleri gibi hayvansal gıdaları tüketmesi için kalıcı, özel önlemler alınmalıdır.
  • Küçük çiftçiler ve aile işletmeciliği mutlaka özel olarak desteklenmelidir. Kırsaldan kentlere yaşanan yoğun ve dengesiz göçün yarattığı sorunlar için kalıcı çözümler bulunmalıdır.
  • Yaklaşık 3 buçuk milyon hektarlık bir alanı ekmekten vazgeçen çiftçilere yeniden tarım alanına dönmeleri için bir yol önerilmeli, destek verilmelidir.

HDP’li belediyelerin iyi tarım uygulamaları

Son olarak, mütevazı bir şekilde de olsa iki belediyenin yapmak istedikleri şeyleri sizlere anlatmak istiyorum. Silopi Belediyesi 9 dönümlük arazide, Tarım Politikaları Müdürlüğünün öncülüğünde, sebze ekimi çalışmaları ile kolektif ekoloji gıda politikası gerçekleştirmeye başlamıştır. Bunun yanı sıra Kars Belediyesi "Tohumu toprakla, alın terini dayanışmayla buluşturuyoruz." sloganıyla Kars'taki ekilemeyen tarım arazilerini ekmeye ve çiftçilere atalık tohum desteği vermeye başladı. Örnek olarak bahçesi olana fidan, tarlası olana tohum, arı yetiştiricilerine kovan, kaz hayvancılığı yapanlara ise kümes dağıtımı gerçekleştirilmeye çalışılıyor.
Sözlerime son verirken Mardin'de 40'a yakın mahallede yirmi sekiz gündür elektriksiz, susuz tarım arazilerinin hepsi kurudu bu konu da en kısa zamanda mutlaka çözülmelidir.


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
BİR DEMOKRASİ ÇINARI: HÜSAMETTİN CİNDORUK...Önceki Haber

BİR DEMOKRASİ ÇINARI: HÜSAMETTİN CİNDORU...

Biz demokrasiyi tekrar ayağa kaldırabilmek için yürüyeceğiz!Sonraki Haber

Biz demokrasiyi tekrar ayağa kaldırabilm...

Başka haber bulunmuyor!