haberanaliz
Yalçın TOPÇU

Yalçın TOPÇU

Mail: yt@gmail.com

21 MAYIS 1864: ÇERKES VE ABHAZ SOYKIRIMI…

21 MAYIS 1864: ÇERKES VE ABHAZ SOYKIRIMI…

Milletlerin hafızasında derin izler bırakan bazı hadiselerin yaşandığı öyle tarihler vardır ki, üzerinden asırlar geçse de acısı dinmez, hatırası silinmez.

21 MAYIS 1864’de Çarlık Rusya tarafından ABHAZ ve ÇERKES kardeşlerimize yapılan soykırım, Kafkasya’nın kadim halkları ile birlikte, insanım diyen herkes için acısı asla unutulmayan bir tarihtir.

Bu tarih, yalnızca bir savaşın sona erdiği gün değil; kadim Kafkasya halkları olan ABHAZ ve ÇERKES kardeşlerimizin anayurtlarından koparılıp, sürgün süsü verilmiş soykırımın ve insanlık trajedisinin başladığı gündür.

Bu nedenle 21 MAYIS, ABHAZ ve ÇERKES kardeşlerimizin ortak hafızasında bir matem günü olduğu kadar, tüm insanlık vicdanının da yüzleşmesi gereken tarihî bir kırılmadır.

ÇARLIK RUSYA’sının yaklaşık 101 yıl süren Kafkas Savaşları’nı “zafer” ilan ettiği 21 MAYIS 1864, gerçekte Kafkasya’nın yerli halkları açısından zulmün, sürgünün ve sistematik yok etme politikalarının miladı olmuştur.

Özellikle KBAADA YAYLASINDA ve KARADENİZ KIYILARINDA teslim olmayan ÇERKES ve ABHAZ iradesi, ağır askerî operasyonlarla bastırılmış; yüz binlerce insan ya katledilmiş ya da sürgün yollarında hayatını kaybetmiştir.

Karadeniz’in soğuk sularında, hastalık, açlık ve insanlık dışı şartlar altında can veren binlerce insanın dramı, tarihin en büyük zorunlu nüfus hareketlerinden biri olarak kayıtlara geçmiştir.

Geride kalan köylerin yakılması, toprakların gasp edilmesi ve halkın anayurdundan koparılması, yaşananların yalnızca bir göç değil; aynı zamanda bir kimliği ve hafızayı yok etme girişimi olduğunu açıkça göstermektedir.

Çünkü sürgün süsü verilmiş bu soykırımın amacı yalnızca insanları yerinden etmek değil; onları kültürlerinden, dillerinden ve tarihî aidiyetlerinden uzaklaştırmak ve varlıklarını yok etmekti.

Ancak tarih göstermiştir ki, köklerinden koparılmak istenen milletler, hafızalarını ve kültürlerini yaşattıkları sürece varlıklarını sürdürmeye devam ederler.

Bugün Türkiye’de yaşayan milyonlarca ABHAZ ve ÇERKES kardeşimiz; dillerini, örflerini, “XABZE” kültürünü ve tarihî hafızalarını yaşatarak bu büyük acının unutulmamasını, 86 milyon Türk milleti ile birlikte sağlamaktadırlar.

Onlar, sürgün geldikleri ikinci vatanları Türkiye’de kültürel kimliklerini korurken, aynı zamanda da Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal, kültürel, devlet ve millet hayatının asli unsurlarından biri hâline gelmişlerdir.

Nitekim Birinci Dünya Savaşı’ndan Millî Mücadele’ye kadar, ABHAZ ve ÇERKES kökenli büyüklerimiz, Türk kardeşleriyle omuz omuza mücadele etmiş; Çanakkale’den Sakarya’ya, Dumlupınar’dan Doğu Cephesi’ne kadar birçok cephede canlarını ortaya koyarak vefanın, sadakatin, kardeşliğin ve fedakârlığın en güçlü örneğini göstermişlerdir.

Kafkas Kartalı ŞEYH ŞAMİL’in “Biz ölsek de milletimiz ölmez.” sözü, sürgüne rağmen yok olmayan aidiyet bilincini ortaya koymakta; bir Çerkes atasözü olan “Özgür doğan insan, köle yaşamaz.” ifadesi de Kafkas halklarının kardeşleri Türkistan halkları ile birlikteki hürriyet anlayışını ve direniş ruhunu özetlemekte ve bu sözler, yalnızca geçmişi değil, bugün de canlılığını koruyan tarihî bir hafızanın sesi olarak devam etmektedir.

Bugün genç nesilleriyle birlikte dilini, kültürünü ve tarihî mirasını yaşatarak, Türkiye’nin toplumsal zenginliğine önemli katkılar sunmakta olan ABHAZ ve ÇERKES kardeşlerimiz, TÜRK EBRUSUNUN vazgeçilmez ve olmazsa olmaz asil renklerinden biri olarak, ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin ayrılmaz parçasıdırlar.

21 MAYIS 1864 ÇERKES ve ABHAZ SOYKIRIM SÜRGÜNÜ; yalnızca bir sürgünün değil; insanlık vicdanında kapanmamış büyük bir yaranın ve hesabı verilmemiş soykırımın tarihidir.

Bu günü anmak, sadece geçmişe ağıt yakmak değil, tarihî hafızayı da diri tutmak, benzer acıların tekrar yaşanmaması için ortak bir bilinç oluşturmaya katkı sağlamaktır.

21 MAYIS 1864 sürgününde hayatını kaybeden yüz binlerce ABHAZ ve ÇERKES büyüğümüzü rahmet ve minnetle anıyor, Kafkas Kartalı ŞEYH ŞAMİL’den, ABHAZ KAHRAMANI ASLAN BEY ÇAÇBA’ya, DUDAYEV’den, BASAYEV’e kadar vatanı, hürriyeti ve kimliği uğruna mücadele eden KAFKASYA’nın tüm özgürlük kahramanlarımızı saygıyla, şükranla selamlıyoruz.

Yalçın Topçu

T.C. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı