Ahmet EROĞLU

Ahmet EROĞLU

Mail: ahmeteroglu33@gmail.com

Artık Devlet Bahçeli’ye Bir “Navigasyon” Aleti Gerek!

“Tek Adamlık” referandumuyla Türkiye ateş çemberinin içine itilmiştir.

Uluslararası alanda yapayalnız bırakılmıştır.

Corona süreciyle birlikte ekonomi dibe vurmuş, Cumhuriyet tarihinin en yüksek işsizlik rekoru kırılmıştır.

Döviz ve altın akıl almaz boyutlara ulaşmıştır.

Mehmetçik, Suriye'de bizim için çok anlamlı olmayan bir savaşın içine itilmiş ve gelen şehit cenazeleri artık kanıksanır hale gelmiştir. Sanki Suriye politikasından hiç ders alınmamış gibi askerimiz Libya’ya da gönderilmiştir.

Bütün bu süreçlerde, MHP'nin bölünmesine göz yuman Devlet Bahçeli, AKP'ye bütün gücüyle desteğini sunmaya devam etmektedir.

Gerçi bu güne kadar ülke için önemli olan “Kilit konularda” AKP, çözüm ortağı olarak hep MHP’yi kullanmıştır.

MHP içindeki “Milli duyarlılığı” yüksek muhalif kesim, partilerinin ne yapmak istediğini tam olarak kavrayamadıklarını, hükümetin eline sürekli “koz” vermenin nedenini anlayamadıklarını, “Devletin başına Devlet geçecek” sloganının artık hiçbir öneminin ve anlamının kalmadığını yüksek sesle dillendirmekteler.

Hatta daha ileri gidenler;

“MHP’nin iktidar olmak gibi bir isteği yoktur. Artık şansı da kalmamıştır. Sayın Bahçeli pastadan pay alma derdindedir.” görüşünü ileri sürmektedir.

8 yıl önce, 5 Nisan 2012 tarihli “MHP’nin Başının Titreyip Kendine Dönmesi Türkiye’nin Yararınadır” başlıklı köşe yazımı şöyle bitirerek, bu konuya ben de vurgu yapmıştım:

“… İktidar, ABD’nin bizim için uygun gördüğü “Ilımlı İslam Cumhuriyeti” yolunda, MHP’nin desteğini aldı!

Bundan sonra neler olacakları öngörmemek için “Yetmez ama Evet!”  körlüğüne yakalanmış olmak gerek!

MHP, bu tür çelişkili tavırlarla AKP’ye kaptırdığı oylarını geri alabilmeyi düşünüyorsa, büyük yanılgı içindedir.

Çünkü AKP’ye benzeşerek değil, ancak AKP’den farklılaşarak, AKP’de ki milliyetçi oylarının yuvaya dönmesi sağlanabilir.

MHP, Cumhurbaşkanlığı seçiminde de aynı hatayı yaparak “Milli duruş damarı” olan ve AKP’nin emperyal güçlere tam bağımlı politikalarına karşı duran tabanını da oldukça üzmüştü.

Bu tutarsız ve ilke titremesine tutulan ve buram buram “Oy avcılığı” kokan siyaset yapış tarzı, MHP tabanını AKP’ye savurmaktadır.

MHP’nin başının, acilen titreyip kendisine dönmesi, milliyetçi gövdeyi güçlendirebilecek bir siyaset mühendisliğini yaşama geçirmesi, kendi yararına ve AKP’nin zararına bir süreci başlatabilir.

MHP’nin bu süreci başlatması, aynı zamanda Türkiye’nin de yararınadır.”

***

Sekiz yıl önce yazdıklarım, ne yazık ki güncelliğini hala korumakta ve Sayın Bahçeli AKP’nin yararına bir sürece destek vermeye, MHP’yi eritme pahasına devam etmektedir.

Yanını ve yönünü hep şaşırmaktadır.

Göğsüne artık çok geç olmadan bir “navigasyon” aleti yerleştirmek gerek!

“Navigasyon” aletine de tek adres olarak “milleti” kaydetmek gerekir ki, kaybettiği yolunu yeniden bulabilsin!

MHP’yi tehlikeli yollara sürüklemesin!

Sayın Bahçeliye zorunlu hale gelen “navigasyonu” kim verebilir? Göğsüne kim takabilir? Ya da verme ve takma cesaretini kim gösterebilir? Bilemiyorum!

Onu kendi tabanları bilir.