Mustafa TURAN

Mustafa TURAN

Mail: mustafaturan3000@hotmail.com

BAYRAM SONRASI PİYASALAR

Piyasalar açısından, bayram öncesinin en önemli olayını, Merkez Bankasının PPK toplantısında aldığı kararlar ve toplantı sonrası yapılan açıklamalar olarak görebiliriz.

Sayın Şahap Kavcıoğlu, şu ana kadar Yeni Şafak gazetesinde yazdıklarından dolayı, oluşan beklentilerin aksine,  sıkı para politikası, yüksek faiz duruşunu devam ettiriyor ve devam ettirmeyi sürdüreceğini ifade ediyor.

Bunu her Merkez Bankası toplantısından sonra basın toplantılarında enflasyonun üstünde reelfaiz vermeye devam edeceklerini ifade edişinden anlıyoruz.

Son aylarda açıklanan aylık ve yıllık enflasyon oranlarına baktığımızda, üretici fiyat enflasyon oranının, tüketici fiyat enflasyon oranının oldukça üzerinde olduğunu görüyoruz.

Bu da bize talep değil maliyet enflasyonu ile karşı karşıya olduğumuzu ve önümüzdeki aylarda da enflasyonun yüksek seyretmeye devam edeceğini, dolayısıyla faiz oranının da, yüksek seyredeceğini gösteriyor.

Faiz oranlarında kısa bir sürede düşüş beklemenin yanlış olacağını söylüyor.

Böylelikle, ekonomide canlılık ve ciddi oranlarda büyüme beklentisi içinde olmamamız gerektiğini anlıyoruz.

Enflasyon, sadece Türkiye’deki bir sorun değil, şu anda.

Bütün dünyayı ilgilendiren bir problem.

Nerdeyse bütün hammadde fiyatları artmış durumda.

Bunun birkaç sebebi var:

Pandemi dolayısıyla oluşan arz sorunu, bunun sonucu olarak devletlerin ve büyük şirketlerin stok artışına gitmek istemeleri ve uluslararası nakliye fiyatlarında meydana gelen aşırı artış.

Öyle ki, 14 Mayısta Amerika’ da açıklanan enflasyon oranları, son zamanların en yükseği oldu. 

Bu durumun Türkiye’ye  yansıması olabilir.

Çünkü, artan enflasyondan dolayı Amerikan Merkez Bankası, FED in faiz oranı arttırması muhtemel beklenti olur.

Yüksek faiz doların ana vatanına dönüşünü hızlandırması, yani gelişmekte olan ülkelerden çekilmesi sonucunu getirir.

Bu durum ülkemizde ve tüm dünya da doların yerel para birimleri karşısında değerlenmesine sebep olabilir.

Bu durumda, ülkemizde ithal girdilerden dolayı maliyet enflasyonuna sebep olmaya devam edecektir.

Bunun sonucu olarak da enflasyon düşüşü kısa sürede olmayacaktır.

Önümüzdeki hafta ile ilgili beklentilerimize gelince:

Borsa İstanbul 23 Nisandan bu yana sürdürmekte olduğu tepki yükselişinin sonuna gelmiş gibi görünüyor. 

Endeks 1.465 seviyesini geçmediği takdirde aşağı salınımına devam eder.

Alman endeksi DAX ve Amerikan DJi de bu durumu destekliyor.

Amerika’da  açıklanan en son enflasyon  oranı sonrası olabilecek faiz artış beklentisi sonucu bütün dünyada, Amerikan doları değerlenmeye başladı Ülkemizde de bunu görüyoruz.

Dolar 8.50 seviyeye gelince bir miktar satış geliyor.

Ancak bu direnç geçilecek olursa çok kötü bir durum ortaya çıkabilir.

Sanki oraya doğru gidiyoruz gibi bir görüntü var.

8.36 lı seviyelerin altında kapanış yapmadığı takdirde yukarı yön devam eder.

Altın uluslararası piyasalarda yükseliş trendine girmiş durumda.

Altı gündür oluşan yatay bir seyir olmakla beraber 1.845 $/ons’lu fiyatlar yukarı kırıldığı takdirde yükseliş devam eder.

Alman DAX ve Amerikan DJİ endekslerinin grafik görüntülerinin orta vade görüntüleri birbirine benziyor. 

Salı günü, her iki endekste meydana gelen sert düşüşün düzeltmesi oluyor gibi, ancak her iki endekste pazartesi gördükleri zirveyi geçmedikleri takdirde aşağı yönlü salınıma devam ederler.

Orta vadeli indikatörler DAX ve DJİ nin düşeceğini söylüyor.

Brent petrole gelince, orta vade indikatörler bize yukarı gideceğini söylüyor.

Ancak kısa vadede aşağı yönlü bir düzeltme içinde olduğunu görüyoruz.

Brent fiyatı 66 $lı fiyatların altında kapanış yaparsa daha da aşağı gider.

Tekrar yükseliyor dememiz için 69 $ üstünde kapanış yapması gerekir.

Burada yazılanların hiçbirisi, kimseye yatırım tavsiyesi değildir.

Kişisel tecrübe ve beklentilerimin kamuoyu ile paylaşılmasıdır.